Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 5-8 Ekim 2014 tarihleri arasında düzenlenen Kobane eylemlerine ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında 7 ilde 82 kişi hakkında gözaltı kararı verdi.

Operasyonda HDP RTÜK Üyesi Ürküt, HDP Dış İlişkiler Komisyonu Üyesi Gür, HDP eski MYK Üyesi Can Memiş, HDP'li eski vekil Sırrı Süreyya Önder ve Kars Belediye Başkanı Bilgen gözaltına alındı.

Soruşturma kapsamında o tarihte Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri, eski HDP'li vekiller ve Kars Belediyesi Eş Başkanı Ayhan Bilgen'in de aralarında olduğu çok sayıda kişi sabah saatlerinde evleri basılarak gözaltına alındı.

Eski milletvekili Altan Tan da, "Şu an Diyarbakır'daki evimden Ankara'ya götürülmek üzere gözaltına alınıyorum. Evimde de arama yapılıyor" paylaşımıyla gözaltına alındığını duyurdu.

GÖZALTINA ALINAN İSİMLERDEN BAZILARI

Ankara merkezli, 7 ilde PKK/KCK operasyonu kapsamında 82 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltı kararı verilenlerden bazılarının isimleri şu şekilde: Alp Altınörs MYK, Nazmi Gör Eski MV. MYK, Ali Ürküt MYK, Altan Tan MYK, Ayla Akat Aka Eski MV, Emine Ayna Eski MV, Sırrı Süreyya Önder Eski MV,  Gülfer Kaya MYK, Beyza Üstün Eski MV, Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen.

BAŞSAVCILIK AÇIKLAMA YAPTI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmaya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Kobane eylemlerine işaret edilerek, "6, 7, 8 Ekim 2014 tarihlerinde, ülke genelinde 'Kobani' olayları olarak bilinen terör amaçlı eylemlerde PKK/KCK terör örgütü sözde yöneticileri, örgütün gençlik yapılanması, kadın yapılanması ve şehir silahlı yapılanması ile HDP MYK üyeleri ve eş başkanlarınca sosyal medya hesapları ile PKK/KCK terör örgütünün bazı basın yayın organlarında, Fırat Haber Ajansı ve gençlik yapılanması, kadın yapılanması vb üzerinden halka sokağa çıkıp terör eylemleri gerçekleştirmeleri yönünde çok sayıda çağrı yapıldığı" iddialarına yer verildi.   

Yaşanan ölümler ve yaralanmalara değinilen açıklamada, "Ülke genelinde meydana gelen eylemlerde sokağa çıkma çağrısı yapan PKK/KCK terör örgütü ve sözde örgüt yöneticileri ile bazı siyasi parti yönetici ve partililer hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız Terör Suçları Soruşturma Bürosunca 2014/146757 sayı ile soruşturma başlatılmış, soruşturma kapsamında Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ Şenoğlu tutuklu bulunmakta olup gelinen aşama itibarıyla Ankara merkezli 7 ilde, 25 Eylül 2020 tarihinden geçerli olmak üzere 82 şüphelinin gözaltına alınmasına karar verilmiştir. Karar gereği şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalara Ankara İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince devam edilmektedir" ifadeleri kullanıldı.

'6-7 EKİM KOBANE OLAYLARI' NEDİR?

Demirtaş: Beni Mars’a da götürseler durum değişmez Demirtaş: Beni Mars’a da götürseler durum değişmez

IŞİD tarafından 2014 yılının Eylül ayında Suriye’nin Halep iline bağlı Kobane ilçesine yönelik düzenlenen saldırıların artması ve on binlerce Kobanelinin katledilme tehlikesinin ortaya çıkması üzerine Türkiye’de birçok yurttaşın katılımıyla katliama tepki göstermek ve cihatçı terör örgütünün düzenlediği saldırıya sessiz kalınmaması talebiyle demokratik eylemler düzenlenmişti. Türkiye’den katliama sessiz kalınmaması yönünde çağrılar yükselirken, AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan o sıralarda “Kobani düştü, düşüyor” açıklaması yapmıştı.

7 Ekim itibariyle düzenenlenen protestolarda güvenlik güçleri, Kobane’de düzenlenen saldırılara karşı çıkan ve halkların kardeşliği şiarıyla yapılan eylemlere yönelik orantısız güç kullandı. Devam eden günlerde gelişen olaylarda, 47’si HDP üyesi ve seçmeni olmak üzere toplam 54 kişi hayatını kaybetti. HDP eski Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ da çoğu parti üyelerinin hayatını kaybettiği Kobane olaylarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu olarak yargılanıyor.

Geçtiğimiz yıl (Ekim 2019) 6-7 Ekim olaylarına ilişkin Meclis’e bir önerge veren HDP Grup Başkanvekilleri Fatma Kurtulan ve Saruhan Oluç, 6-8 Ekim 2014 tarihlerinde yaşanan ve kamuoyunda “Kobani olayları“ olarak bilinen olayların tüm boyutlarıyla açığa çıkarılmasını istemişti.

Önergede, IŞİD tarafından 2014 yılının Eylül ayında Suriye’nin Halep iline bağlı Kobane ilçesine yönelik saldırıların artması ve on binlerce Kobanelinin katledilme tehlikesinin ortaya çıkması üzerine Türkiye’de insanlar Anayasal bir hak olan demokratik protesto haklarını kullanarak, iktidarın Kobane’de yaşanması muhtemel katliama sessiz kalmamasını talep ettiği ifade edilerek şöyle denilmişti:

“6 Ekim 2014 tarihine kadar Türkiye’de gerçekleşen demokratik protestolarda herhangi bir ölüm yaşanmamıştır. Türkiye halkları olası bir katliama karşı sesini yükseltirken 7 Ekim günü, AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan Gaziantep’te yaptığı konuşmada “Kobani düştü, düşüyor” demiştir. Yine aynı gün, Muş Varto’da Hakan Buksur adlı 25 yaşındaki gencin güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu başından vurularak öldürülmesi sonrasında 7 Ekim itibariyle gerçekleşen protestolarda güvenlik güçleri halka karşı orantısız güç kullanmıştır. Gelişen olaylarda, 47’si partimizin çalışanı ve seçmeni olmak üzere toplam 54 yurttaşımız yaşamını yitirmiştir. Bu olaylar esnasında yaşamını yitiren yurttaşlarımızla ilgili açılan soruşturmalarda bir arpa boyu yol alınmamıştır,”