Emperyalist devletlerin ve bölgesel uşaklarının işgal, ilhak temelli savaş ve kışkırtıcılık politikaları sonucu dünyanın dört bir yanında yığınlar savaşlardan, savaşların yarattığı yıkım , yoksulluk ve yaşam tehlikesinden kaçmak zorunda kalarak; ülkelerini terkediyor, göç yollarına düşüyor yada sürgün ediliyor. Sömürü sisteminden kaynaklı sınıflı toplumun baskı politikaları nedeniyle sürgünlük, göçmenlik, mültecilik dünyamızda artan biçimde devam ediyor.

Açıklamada, "ülkesini işgal eden, savaş çıkartan, gözü Şam'da Namaz kılmak olan saldırgan faşist politikaların sonuçlarının yarattığı bu durumun sorumlusu; Türk Devleti, Erdoğan iktidarı ve arkasındaki emperyalist güçlerdir." ifadeleri dikkat çekti.

İşte o açıklamanın tam metni:

Buda yetmezmiş gibi, Göçmenlerin sığındığı ve zor yaşam mücadelesi verdiği ülkelerde , o ülkelerin dönem dönem iktidarları, yada ırkçı, şoven faşist odakları, yabancı düşmanlığı yaparak, göçmenleri hedef gösteren, saldıran, taciz ve tecavüz eden, katleden pratikler de sergiliyorlar.

Türkiye`de son yıllarda artan dozda Suriyeli, Afgan ve diğer uluslardan göçmenlere, sığınmacılara dönük ırkçı, faşist söylemler seçimler sürecinde tüm faşist – gerici partilerin ” ülkelerine gitsinler, ülkelerine 6 ayda geri yollayacağız ” gibi söylemlerle,  şovenizmi körükleyerek, Türk milliyetçiliğini kabartmakta birbiri ile yarışmaktadırlar.
28 Mayıs Seçimleri sürecinde Türkiye`de sığınmacı olarak yaşayan başta Suriyeli göçmenler endişe ve tedirginlik içindedir.
Ucuz işgücü olarak emekleri sömürülen, pahalı ev kirası ödemek zorunda bırakılan göçmenler; Türkiye`de „Beka“ sorunu olarak gösterilmektedir.
Ülkesini işgal eden, savaş çıkartan, gözü Şam`da Namaz kılmak olan saldırgan faşist politikaların sonuçlarının yarattığı bu durumun sorumlusu; Türk Devleti, Erdoğan iktidarı ve arkasındaki emperyalist güçlerdir.

Türkiye`de Kürt ulusuna yönelik, TC nin kuruluşundan bu yana süren baskı, yok sayma, milli zulüm bu günde yasal partilerini yasaklama, seçilmiş olanlarını tutuklayıp, kayyım atayarak haklarını gaspetme politikasını savunarak ve devamından yana açıklamalar yapılarak, açık faşist politik bir iklim yaratılmakta ve kitlesel faşist taban yaratma gayretleri sürdürülmektedir.

CHP Almanya Federasyonu’nda kongre heyecanı! CHP Almanya Federasyonu’nda kongre heyecanı!

Avrupa ülkelerinde Türkiyeli göçmenler ve Sürgünler nasıl ayrımcı , ırkçı politikalara maruz kalıyorsa, Türkiyede de Suriyeli, Afgan, yada değişik milliyetlerden ve halklardan sığınmacı, sürgünler aynı muameleye maruz kalıyorlar. Irkçılık, tekçilik, şovenizm insanlığın en büyük düşmanı ve faşizmin gıdasıdır. Halklar ve insanlar arasına yayılan ırkçılık zehrine karşı, özgürlük, eşitlik, birlikte kardeşçe yaşama ve sömürüsüz baskısız bir dünya fikri ve pratiğiyle karşı koymalı mücadele edilmelidir.

Seçimlerde 1. Turda ortaya çıkan tablo sonrası, iktidarı almak için çabalayan Millet ittifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, oylarını artırmak için Türk Nazisi faşist Ümit Özdağ ile yaptığı protokol ile kürt düşmanlığı yanında, mülteci düşmanlığı da açıkça deklere edilmiştir.

Faşist Erdoğan iktidarını yıkarak yeni bir demokratik ortam ve ülke yaratılması hayalini yayan Kılıçdaroğlu`da Türk devletinin ve egemen sınıfların tekçi, ırkçı politikalarını sürdürmeye yönelik bir tutumla, olası seçilmişlikte neler yapacağını göstermiştir. Ezilen emekçilerin ve halkların yararına bu sistem partileri hiç bir şey veremez. Aralarındaki dalaş ve kavga, sömürüden pay kapma ve çıkar kavgasıdır.
ASM ( Avrupa Sürgünler Meclisi ) olarak, Mülteci ve göçmen düşmanlığı politikalarını şiddetle kınıyor ve mahkum ediyoruz.
Türkiyede her iki itifak cephesinin  Suriyeli mülteci düşmanlığı yanında Kürt ulusuna yönelik düşmanlıkla; ırkçı ve tekçi politikalarını kınıyoruz.
Ulusların ve Halkların tam hak eşitliği içinde kardeşçe barış içinde yaşayabilecekleri özgür toplum yaratma çabaları için mücadele edelim!
Faşizme, gericiliğe ve İnsan hakları düşmanı ırkçı politikalara karşı sesimizi yükseltelim!

SÜRGÜNLERE – MÜLTECİLERE YÖNELİK SALDIRI VE BASKI POLİTİKALARINA SON !

YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ VE BİRLİKTE MÜCADELESİ !