Orban: “Merkel döneminde Rusya'nın işgali asla olmazdı” Orban: “Merkel döneminde Rusya'nın işgali asla olmazdı”

Almanya'da haftalık çıkan Der Spiegel dergisinde yer alan araştırma, Almanya’da polis memurları tarafından aşırı güç kullanımı ve bunun ceza hukuku kapsamında nasıl ele alındığına dair ilk kez kapsamlı bilimsel bulgular sağlıyor.

Spiegel'de geniş yer bulan haberde mağdurların genel anlamda polis tarafından sert müdahaleyle karşılaştığı bunun çok az bir kısmının rapor edildiği ve şiddete başvuran polis memurları hakkında mahkûmiyet kararlarının az görüldüğü kaydedildi.

Genellikle erkek memurlar şiddete başvurdu
Alman basınında geniş yer bulan araştırma sonucuna göre, ankete katılanlar ve mağdurların yüzde 72’si erkek ve yaş ortalaması 25. Mağdurların toplamda yüzde 16’sı göçmen kökenli ve siyahi. Araştırmaya katılanların yüzde 55’i, polisin aşırı güç kullanımını özellikle gösteriler ve siyasi eylemler ile futbol maçlarında yaşadıklarını belirtti. Diğer kitlesel etkinliklerde şiddete maruz kaldıklarını iddia edenlerin oranı ise yüzde 25. Ankete katılanlara göre, ağırlıklı olarak 30 yaş altı erkek memurlar güç kullandı. 

»Devlet, kendi çalışanlarının suistimalini cezalandırmayı zor buluyor«

Araştırma ‘Polis Memurları Tarafından Saldırı ve Darp’ adıyla gerçekleştirildi. Bu bağlamda ‘aşırı güç kullanımı’ terimi, mağdurların, avukatların, polis memurlarının ve görüşülen diğer kişilerin bakış açısına göre ‘kabul edilebilir olanın sınırlarını aşan’ ancak yasa dışı olması gerekmeyen eylemleri ifade ettiği belirtildi.

Araştırmacılara göre, polis memurlarının meslektaşları tarafından uygulanan şiddeti eleştirmeleri ve hatta rapor etmeleri önünde büyük engeller bulunuyor. Görüşülen memurların bazıları da muhtemelen cezai kovuşturmada başarı şansı olmadığını bildikleri ya da baskıdan korktukları için bunu rapor etmekte isteksiz davrandıkları kaydedildi. Öte yandan "devlet kendi çalışanlarının suistimalini cezalandırmayı zor buluyor" değerlendirmesi dikkat çekti.

Polis şiddetine yönelik yapılan araştırma geçtiğimiz yıllarda Hamburg, Dortmund, Köln, Berlin, Wuppertal ve birçok şehirde meydana gelen polis şiddetini hatırlattı. Araştırma sonrası Alman polisi özellikle göçmen kökenlilere ve yabancılara karşı orantısız güç mü kullanıyor? Emniyet teşkilatı olayların aydınlatılması için gerekli çabayı gösteriyor mu? soruları ile emniyet teşkilatındaki kurumsal ırkçılık iddiaları ve gittikçe artan polis şiddetine Alman yargısı göz mü yumuyor? soruları gündeme geldi.