Olay, Fransa'da büyük yankı uyandıran Gisèle Pelicot davasıyla karşılaştırılırken, Almanya'da cinsel suçlarda zaman aşımı sürelerinin yeniden tartışılmasına yol açtı.
Polis görüntüleri gösterdi
59 yaşındaki Claudia Wuttke, geçen yıl yaz aylarında polisten aldığı bir telefonla karakola çağrıldığını anlattı. Burada kendisine, eski partnerine ait bir bilgisayarda bulunan görüntülerden alınan ekran fotoğrafları gösterildi.
Wuttke, ilk anda görüntülerdeki kişinin kendisi olduğunu anlayamadığını belirterek, "Tamamen sersemlemiş haldeki bir kadını farklı cinsel saldırı sahnelerinde gördüm. Sonra o kişinin ben olduğumu fark ettim" ifadelerini kullandı.
Soruşturma kapsamında ele geçirilen bilgisayarda, Wuttke'nin yer aldığı toplam 67 görüntü bulunduğu belirtildi. Yetkililere göre görüntüler yaklaşık 16 yıllık bir dönemi kapsıyor. En son kaydın ise 2021 yılına ait olduğu ifade edildi.
"Uyuşturulduğuma inanıyorum"
Der Spiegel'e konuşan Wuttke, yaşananlardan hiçbir şekilde haberdar olmadığını söyledi. Bu nedenle saldırılar sırasında uyuşturulduğuna inandığını belirten yazar, ancak bunu bugün kanıtlamasının mümkün olmadığını ifade etti.
İddialara göre saldırılar yalnızca evlilik döneminde değil, çiftin ayrılmasının ardından iletişimlerini sürdürdükleri süreçte de devam etti.
Eski partnerin avukatı ise suçlamalar hakkında açıklama yapmayarak müvekkil sırrını gerekçe gösterdi.
67 olayın 65'i zaman aşımına uğradı
Hamburg Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, kayıtlarda yer alan 67 olayın 65'inin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle işlem dışı bırakıldığı açıklandı.
Savcılık ayrıca birçok olayda mağdurun "savunmasız durumda bulunduğunun" hukuken kesin şekilde ispatlanamadığını değerlendirdi. Bu nedenle daha uzun zaman aşımı sürelerinin uygulanamayacağı belirtildi.
Mevcut durumda yalnızca son beş yıl içinde gerçekleştiği değerlendirilen bir olay ile bir beyzbol sopasının kullanıldığı iddia edilen başka bir olay soruşturma kapsamında kaldı. Alman hukukunda "tehlikeli araç" kullanılması, zaman aşımı süresini uzatan unsurlar arasında yer alıyor.
Bu iki olayla ilgili davanın önümüzdeki dönemde görülmesi bekleniyor.
Savcılık dosyayı yeniden açıyor
Wuttke'nin, zaman aşımı nedeniyle kapatılan 65 dosyaya ilişkin karara itiraz ettiği bildirildi.
Der Spiegel'in aktardığı bilgilere göre, yapılan itirazın ardından Hamburg Savcılığı söz konusu dosyaları yeniden inceleme kararı aldı. Böylece daha önce kapatılan soruşturmaların tekrar değerlendirilmesinin önü açılmış oldu.
Almanya'da zaman aşımı tartışması
Olayın kamuoyuna yansımasının ardından Almanya'da cinsel suçlara ilişkin zaman aşımı süreleri yeniden gündeme geldi.
Hamburg Eyaleti Adalet Senatörü Anna Gallina (Yeşiller), mevcut düzenlemenin mağdurlar açısından ciddi sorunlar yarattığını belirterek tecavüz suçlarında zaman aşımı süresinin yeniden uzatılmasını istedi.
Gallina, iki hafta sonra Hamburg'da düzenlenecek Adalet Bakanları Konferansı'nda tecavüz suçlarında mevcut beş yıllık zaman aşımı süresinin on yıla çıkarılmasını öneren bir girişim sunacağını açıkladı.
Hamburglu siyasetçi, birçok cinsel şiddet vakasının ancak yıllar sonra ortaya çıkabildiğine dikkat çekerek, mevcut düzenlemenin bazı suçların hiç yargılanamamasına neden olabildiğini söyledi.
2016 reformu yeniden tartışılıyor
Tartışmaların merkezinde, 2016 yılında Almanya'da yürürlüğe giren cinsel suçlar reformu bulunuyor.
Söz konusu reformla cinsel suçlara ilişkin bazı hükümler ağırlaştırılmış olsa da, tecavüz suçlarına yönelik zaman aşımı süresinin 20 yıldan 5 yıla düşürüldüğü belirtiliyor.
Wuttke de kamuoyuna çıkma nedenlerinden birinin bu düzenlemenin sonuçlarına dikkat çekmek olduğunu ifade etti.
Gisèle Pelicot davasıyla benzerlikler
Almanya'daki dava, Fransa'da dünya çapında ses getiren Gisèle Pelicot vakasını hatırlattı.
Pelicot, eski eşi tarafından yıllarca ilaçlarla bayıltılmış, ardından çok sayıda erkeğin cinsel saldırısına maruz bırakılmıştı. Fransa'da görülen davada 51 kişi çeşitli hapis cezalarına çarptırılmıştı.
Kamuoyu önünde mücadele etmeyi tercih eden Pelicot, daha sonra cinsel şiddete karşı mücadelenin sembol isimlerinden biri haline gelmişti.
Hamburg'daki soruşturmanın nasıl sonuçlanacağı ve zaman aşımı tartışmalarının Alman hukukunda yeni bir değişikliğe yol açıp açmayacağı ise önümüzdeki dönemde netlik kazanacak.
Kamuoyuna çıkma nedenini anlattı
Yazar Claudia Wuttke, yaşadıklarını kamuoyuyla paylaşma kararını yalnızca kendi davası nedeniyle almadığını söyledi. Asıl amacının, cinsel suçlarda uygulanan zaman aşımı düzenlemelerine dikkat çekmek olduğunu belirten Wuttke, onlarca suçlamanın yalnızca süre aşımı nedeniyle mahkeme önüne taşınamamasını kabul edemediğini ifade etti.
Yazar, yaşadıklarının ortaya çıkmasının ardından ikinci bir travma yaşadığını belirterek, yıllarca sürdüğünü öne sürdüğü saldırıların büyük bölümünün hukuki açıdan artık yargılanamayacak olmasının kendisi için son derece ağır olduğunu dile getirdi.
Kadın örgütleri ve hukuk çevreleri tartışıyor
Wuttke davası, Almanya'da cinsel suçların soruşturulması ve mağdurların korunmasına ilişkin mevcut düzenlemeleri yeniden gündeme taşıdı.
Özellikle mağdurların olayları çoğu zaman yıllar sonra öğrenebildiği veya psikolojik nedenlerle uzun süre şikâyette bulunamadığı vakalarda, mevcut zaman aşımı sürelerinin yeterli olup olmadığı hukuk çevrelerinde tartışılıyor.
Hamburg Adalet Senatörü Anna Gallina da bu nedenle tecavüz suçlarında zaman aşımı süresinin uzatılması gerektiğini savunuyor. Gallina'ya göre, geç ortaya çıkan vakalarda suçların cezasız kalması, yasal koruma amacını zayıflatıyor.
Dava yakından takip ediliyor
Hamburg Savcılığı'nın yeniden inceleme kararı sonrasında gözler dava sürecine çevrildi. Mahkemenin önüne çıkacak dosyaların yanı sıra, savcılığın daha önce zaman aşımı nedeniyle kapattığı olaylara ilişkin yeni değerlendirmeler de kamuoyu tarafından yakından izleniyor.
Almanya'da geniş yankı uyandıran dava, hem cinsel suçlara ilişkin yasal düzenlemeler hem de mağdurların adalete erişimi konusunda önümüzdeki dönemde tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.