İstanbul’da Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde düzenlenen gösteride çok sayıda kişi gözaltına alınırken, son günlerdeki operasyonlarda 15 ilde 162 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığı açıklandı.
Yetkililerin “Ailem Güvende” adını verdiği operasyon kapsamında dernekler, işyerleri ve evler aranırken çok sayıda sosyal medya hesabına da erişim engeli getirildi.
İstanbul’da LGBTİ+ aktivistlerine yönelik son operasyonları protesto etmek ve gözaltına alınanların serbest bırakılmasını talep etmek amacıyla Salı günü Çağlayan Adliyesi önünde bir araya gelen göstericilere polis müdahale etti. Göstericiler, “Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılsın” ve özgürlük mücadelesine destek veren sloganlar attı.
Polis, gösterinin izinsiz olduğunu belirterek kalabalığı çevirdi. Protestocuların basın açıklaması yapmasına izin verilmeden müdahale başladı ve çok sayıda kişi gözaltına alındı. Reuters’ın aktardığına göre İstanbul ve Ankara’daki gösterilerde toplam en az 126 kişi gözaltına alındı.
Operasyon 15 ile yayıldı
Protestolar, 12 ve 13 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen geniş kapsamlı operasyonların ardından geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Ailem Güvende” adı verilen operasyon kapsamında 15 ilde 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 şirket hakkında adli işlem başlatıldığını açıkladı. Operasyonların İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin başta olmak üzere farklı illerde yürütüldüğü bildirildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, operasyonların 12 ilde 38 şüpheliye yönelik yürütüldüğünü ve bu kişilerden 26’sının gözaltına alındığını açıklamıştı. Ankara’da ise Kaos GL hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 21 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Böylece operasyonların ilk aşamasında en az 47 kişinin gözaltına alındığı açıklandı.
İzmir’de ise soruşturma kapsamında 16 kişi hakkında tutuklama kararı verildi.
Dernekler ve aktivistlerin evleri arandı
Operasyonlarda LGBTİ+ derneklerinin yanı sıra aktivistlerin evleri ve bazı eğlence mekânları da polis tarafından arandı. Kaos GL, kendi dernek merkezine baskın düzenlendiğini ve yönetim kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu kişilerin gözaltına alındığını duyurdu.
Savcılık tarafından yapılan açıklamalarda soruşturmaların “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “fuhuş” ve “müstehcenlik” gibi suçlamalar kapsamında yürütüldüğü belirtildi. Yetkililer ayrıca bazı soruşturmaların çocukların cinsel yönelimleri ve toplumsal cinsiyet kimlikleri üzerindeki etkiler ve “aile kurumunun korunması” gerekçeleriyle bağlantılı olduğunu açıkladı.
Çok sayıda sosyal medya hesabına erişim engeli
Operasyonların ardından LGBTİ+ örgütleri ve hak savunucularına ait çok sayıda sosyal medya hesabı ve internet sitesine de erişim engeli getirildi.
İfade Özgürlüğü Derneği’nin EngelliWeb arşivine göre, aralarında Kaos GL ve farklı LGBTİ+ örgütlerinin hesaplarının yanı sıra aktivist, gazeteci, avukat ve insan hakları savunucularına ait hesapların da bulunduğu çok sayıda sosyal medya hesabı Türkiye’den erişilemez hale getirildi.
Engellenen hesaplar arasında Uluslararası Af Örgütü’nün (Amnesty International) Türkiye hesabının da bulunduğu bildirildi.
Homoseksüellik suç değil
Türkiye’de eşcinsel ilişkiler suç kapsamında bulunmuyor. Ancak LGBTİ+ topluluğu ve hak örgütleri son yıllarda kamu otoritelerinin baskısı ve kısıtlamalarıyla daha sık karşılaştıklarını belirtiyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümet temsilcileri geçmiş yıllarda LGBTİ+ hareketine yönelik sert açıklamalarda bulundu. İstanbul’daki Onur Yürüyüşü de uzun süredir yasaklanıyor ve yürüyüş girişimlerine polis müdahale ediyor.
Avrupa’dan tepki
Operasyonlar ve gözaltıların ardından Avrupa’dan da açıklamalar geldi. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty, LGBTİ+ sivil toplum kuruluşları ve insan hakları savunucularına yönelik gözaltılar, baskınlar ve çevrimiçi kısıtlamalar konusunda endişe duyduğunu açıkladı.
O’Flaherty, “aile değerleri” veya “çocukların korunması” gerekçelerinin tek başına insan haklarına yönelik kısıtlamaları haklı çıkaramayacağını belirterek, insan hakları ve sivil toplum faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınan kişilerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Operasyonların ardından İstanbul’da adliye önünde yapılan protestoya yönelik müdahale ise Türkiye’de LGBTİ+ örgütlerine yönelik soruşturma ve erişim engellerinin yanı sıra, bu uygulamalara karşı çıkan gösterilere yönelik tutumun da gündeme gelmesine yol açtı.