Öne Çıkanlar Sonra Bodrum bir Merkez Cumhuriyet

Cumartesi Anneleri:“Anneler gününü kutlamayacağız“
Cumartesi Anneleri, 424. kez Galatasaray Meydanı'nda oturma eylemi yaparak, gözaltında kaybedilen Halil Alpsoy ve Kasım Alpsoy'un akıbetini sordu, sorumluların cezalandırılmasını istedi.

'UTANMADAN ANNELER GÜNÜNÜ KUTLAYACAKLAR'

İlk olarak söz alan Kenan Bilgin'in kardeşi İrfan Bilgin, "Yarın Anneler Günü. Bakanlar ve Başbakan Türkiye'nin birçok yerinde utanmadan annelerin Anneler Günü'nü kutlayacak" dedi. Bilgin, Galatasaray'da, Diyarbakır'da, İzmir'de, Ankara'da Türkiye'nin birçok yerinde annelerin çocuklarının akıbetini sorduklarını hatırlatarak, "Sonunda anneleri çocuklarının kemiklerine de razı ettiler. Yine de onların kemiklerini vermiyorlar. Anneler çocuklarının kemiklerini almadan, sorumlular yargılanmadan Anneler Günü'nü kutlamayacak" diye konuştu.

"HAYRETTİN EREN 'GAYIP' OLDU"

Hayrettin Eren'in kardeşi İkbal Eren, "Hayrettin Eren'in kayıpken gayıp olduğunu belirtti. Ailesi olarak yürüttükleri mücadelede Hayrettin Eren'i önce diri aradıklarını, sonra çiçek koyacak bir mezar aradıklarını söyleyen Eren, "Geçen yıl açtığımız Gayıplık davasında hakim, gayıplık verdi. Buna göre Hayrettin'in resmi olarak olmasa da gözaltında kaybedildiği tescillendi" diye konuştu.

Anneler Günü'ne de değinen Eren, "Kayıplarımızın akıbeti açıklanmadan annelerin günü olmaz. Buradan Berfo anaya söz veriyoruz! Cemilini kucağına vereceğiz, annelerin kemiklerini vereceğiz" dedi.

'BABAM GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE ALINDI VE KAYBEDİLDİ'


Kasım Alpsoy'un oğlu Mehmet Alpsoy, babasının kimliğini almak için emniyete gittiğini ve bir daha gelmediğini belirtti ve ekledi: "Biz ne kadar acılarımızı azaltmaya çalışsak da acılarımızı ısrarla arttırıyorlar. Başbakan acılarımızı dindireceğini söyledi. Evet dindirdi! Katilleri serbest bırakarak."

'AĞAR'IN SÖYLEDİĞİ ÜÇ ŞEY KAFAMA TAKILDI'

Halil Alpsoy'un oğlu Serdar Alpsoy, her hafta Galatasaray Meydanı'na büyük acılarla geldiklerini ve büyük acılarla döndüklerini dile getirdi. Alpsoy, Mehmet Ağar'ın hapishaneden çıktığı zaman söylediklerini hatırlatarak, "Mehmet Ağar'ın söylediği üç şey kafama takıldı, 'devlet yap dedi yaptık, yat dedi yattık, çık dedi çıktık. Şimdi de torunumun yanına gidiyorum.' Bizim çocuklarımız bu meydanlarda büyüdüler, onlar neden dedelerine kavuşamıyor" diye sordu. Alpsoy, konuşmasının ardından Cumartesi Anneleri için yazdığı şiiri okudu.

GÖZALTINDA KAYDI YOK

İHD İstanbul Şubesi Kayıplar Komisyonu adına bu haftaki açıklamayı Meral Çıldır okudu. Çıldır, Halil Alpsoy ve Kasım Alpsoy'un kaybediliş hikayesini anlattı.

Buna göre, 37 yaşındaki Alpsoy, 12 Mayıs 1994'de eşi ve 40 günlük bebeğiyle birlikte akraba ziyaretinden dönerken, İstanbul Kanarya'daki evinin önünde kimlik gösteren telsizli, silahlı polisler tarafından gözaltına alındı. İtiraz eden eşine "Merak etme, karakola kadar götürüyoruz, yarım saat sonra gelir" denildi. Ancak Alpsoy, bir daha evine gelemedi. 18 gün sonra işkenceden tanınmaz hale gelmiş bedeni, tek kurşunla ensesinden vurulmuş halde Kırıkkale'de ormanlık bir alanda bulundu. "Karakola kadar götürüyoruz" diyen polisler, ailenin tüm başvurularına "Gözaltında kaydı yok" yanıtını verdi.

O BİNADAN HİÇ ÇIKMADI

Halil Alpsoy'un amcasının oğlu 30 yaşındaki deri işçisi Kasım Alpsoy da 18 Mayıs 1994'de Adana'daki evinden polislerce gözaltına alındı. Adana İstihbarata Dairesi tarafından işkenceli sorguya tabi tutulan Alpsoy, aynı günün akşamı kimliğine el konularak serbest bırakıldı ve "Yarın gel kimliğini al" denildi. Alpsoy, ertesi gün kimliğini almak için bir akrabasıyla Adana İstihbarat Dairesi'ne gitti. Akrabası tüm gün kapıda beklerken, sorularına "Sen git o sonra gelir, belki bugün burada kalır ya da İstanbul'a gönderilir" yanıtı verildi. Ancak Kasım Alpsoy bir daha o binadan çıkamadı. Kasım Alpsoy'un ailesine de aynı yanıt verildi: "Gözaltında kaydı yok."

Kasım Alpsoy'un alıkonulduğu gece Akkapı Kimsesizler Mezarlığı'nda polislerin ceset gömdüğünü görenler oldu. Tanıklar mezarın yerini gösterdi ama korkularından tanıklık edemedi. Ailenin mezar açılsın talebi ise reddedildi.

BARIŞ, HAKİKAT VE ADALET İSTER

Halil ve Kasım Alpsoy'un kaybedilmesinden il emniyet müdürleri, valiler, MİT yetkilileri, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve İçişleri Bakanı'nı sorumlu olduklarını öne süren Meral Çıldır, sözlerini şöyle tamamladı: "İşlenen insanlık suçlarındaki cezasızlık, yeni insanlık suçları üretiyor. Bugün bizim devletin kaybettiği evlatlarımızın peşindeki 424. günümüz. Bugün Roboskî katliamının 500. günü. Yarın Anneler Günü... Çocukları kaybedilen, katledilen, devletin savaş uçaklarıyla çocukları paramparça edilen annelere yaşatılan acının hesabı verilmeden, bu topraklarda hiçbir annenin çocuğu için güvenli bir yaşam olmayacak. Annelerin ahı, çocuklarının kanı yerde bırakılarak demokrasi inşa edilemez, barış gerçekleştirilemez. Çünkü barış hakikat ve adalet ister."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner69

banner71

banner84

banner62

banner73

banner57

banner11

banner56

banner51

banner58

banner61

banner82

banner27

banner59

banner81