Üç perdelik opera, “Mustafa Kemal Efsanesi” alt başlığını taşıyor. Yapımın librettosu Olga Bach tarafından kaleme alınırken, rejisörlüğünü Türk asıllı Alman sanatçı Ersan Mondtag üstleniyor. Eserin müzik direktörlüğünü ise Lübnan doğumlu Polonya vatandaşı şef Bassem Akiki yapıyor.

Atatürk’ü Alman tenor Matthias Klink canlandıracak

Eski RAF sanığı Daniela Klette davasında karar bekleniyor
Eski RAF sanığı Daniela Klette davasında karar bekleniyor
İçeriği Görüntüle

Operada Mustafa Kemal Atatürk karakterini Alman tenor Matthias Klink canlandıracak. 1969 doğumlu sanatçı, 2017 yılında Opera dünyasının saygın yayınlarından Opernwelt tarafından “Yılın Şarkıcısı” seçilmişti. Klink, 2013 yılından bu yana Stuttgart Devlet Operası’nda çok sayıda önemli yapımda rol aldı.

Librettist Olga Bach ise Berlin Özgür Üniversitesi ile İstanbul Üniversitesi’nde felsefe ve Alman filolojisi eğitimi aldı. Yapımın yönetmeni Ersan Mondtag’ın çalışmalarında toplumsal çatışmalar, kimlik meseleleri ve tarihsel hafıza temalarını öne çıkardığı ifade ediliyor.

Eserin müzik direktörü Bassem Akiki de 2016 yılında International Opera Awards’ta “En İyi Genç Şef” kategorisinde finale kalan isimlerden biri olmuştu.

“Atatürk bir ikon değil, çelişkileriyle ele alınan bir insan”

Stuttgart Devlet Operası’nın yayımladığı açıklamada, operanın Atatürk’ü “kahramanlaştırmak” amacı taşımadığı özellikle vurgulandı. Açıklamada, Mustafa Kemal Atatürk’ün 20. yüzyılın hem en etkili hem de en tartışmalı figürlerinden biri olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

“Atatürk bazıları için laikleşme, kadın hakları, eğitim reformları ve modern Türkiye’nin kuruluşunu temsil ediyor. Başkaları için ise savaş, sürgün, şiddet ve aile hafızalarındaki acılarla bağlantılı bir figür.”

Librettonun bu gerilimi gizlemediği, aksine anlatının merkezine yerleştirdiği belirtilirken, eserin tarihsel olaylardan beslendiği ancak Atatürk’ün özel yaşamının bilinçli biçimde kurmaca unsurlarla işlendiği kaydedildi.

Açıklamada ayrıca şu değerlendirmeye yer verildi:

“Atatürk bu eserde bir ikon olarak değil; modernleşme arzusu, kişisel yalnızlık ve otoriter güç iddiası arasında sıkışmış bir insan olarak ele alınıyor.”

Ermeni, Kürt ve Yunan perspektifleri de yer alacak

Operanın dikkat çeken yönlerinden biri de çok dilli ve çok katmanlı yapısı oldu. Eserde Almanca, Türkçe, Ermenice, Kürtçe, Fransızca, Yunanca ve İngilizce kullanılacak. Yapım ekibi, farklı tarihsel hafızalara ve toplumsal deneyimlere aynı anda yer vermeyi amaçladıklarını belirtti.

Operanın tanıtım metninde, Ermeniler, Rumlar ve Kürtlere yönelik şiddet iddiaları ile otoriterlik, milliyetçilik, sürgün ve tarihsel suç gibi konuların da açık biçimde ele alınacağı ifade edildi.

Açıklamada, “Hiçbir karakter mutlak gerçeği temsil etmiyor” denilerek, eserin tarihsel çelişkileri çözmeye değil, görünür kılmaya çalıştığı savunuldu.

“Bir ulus nasıl inşa edilir?”

Operanın resmi özetinde, Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş sürecinden Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan dönem anlatılıyor. Mustafa Kemal’in yeni bir ulus ve yeni bir toplum modeli kurma girişimi merkeze alınırken, şu sorular öne çıkarılıyor:

“Bir ulus yaratmanın bedeli nedir? Reformların bedelini kim öder? Birlik hayalinin içinde ne kadar şiddet vardır?”

Eserde laiklik reformları, kadın hakları, şapka kanunu ve harf devrimi gibi dönüşümlere yer verileceği belirtilirken, anlatının kronolojik bir yapı izlemeyeceği kaydedildi.

Besteci Akiki: “Tarihle yüzleşmek gerekiyor”

Operanın müzik direktörü ve bestecisi Bassem Akiki de projeye ilişkin yayımladığı kişisel değerlendirmede, Lübnan’da büyümüş biri olarak savaş, şiddet ve çözülmemiş tarihsel travmaların hayatının parçası olduğunu söyledi.

“Atatürk operasını yazmak benim için ne duygusal ne de tarihsel olarak kolay bir iş” diyen Akiki, “Rahatsız edici diye tartışmalı tarihsel figürleri yok sayamayız. Tarihle dürüst biçimde yüzleşmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

Akiki, operanın herhangi bir siyasi propaganda amacı taşımadığını savunarak şu değerlendirmede bulundu:

“Bu eser kahramanlar ya da düşmanlar yaratmayı hedeflemiyor. Beni ilgilendiren şey insan çelişkileri, modernleşme, güç ve şiddet arasındaki gerilim.”

Sanatın tarihsel acıları ortadan kaldıramayacağını belirten Akiki, ancak karmaşık tarihsel deneyimlerin tartışılabileceği bir alan açabileceğini ifade etti.

Sosyal medyada tartışma başladı

Operanın duyurulmasının ardından Almanya ve Türkiye’de sosyal medyada yoğun tartışmalar yaşandı. Yapımın tanıtımında yer alan bazı ifadeler, özellikle Atatürk’ün tarihsel rolüne ilişkin değerlendirmeler nedeniyle eleştiri konusu oldu.

Stuttgart Devlet Operası ise yaptığı açıklamada, eserin “tek bir doğruyu dayatmayı değil, diyalog ve düşünme alanı açmayı” amaçladığını savundu.