Parti, Potsdam’da düzenlenen federal kurultayında kabul ettiği kararla, Gazze’de Filistinlilere yönelik uygulamaların uluslararası hukuk açısından soykırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini açıkladı.
Kurultayda büyük çoğunlukla kabul edildi
Kurultayda delegelerin büyük çoğunluğunun desteğiyle kabul edilen önergede, “Uluslararası kuruluşlar, insan hakları örgütleri ve çok sayıda uluslararası hukuk uzmanı Gazze’de Filistinlilere karşı bir soykırım yaşandığını ifade ediyor. Biz de bu değerlendirmeye katılıyoruz” denildi.
Parti içindeki tartışmalı konuda uzlaşma sağlandı
İsrail-Filistin meselesi, Sol Parti içinde uzun süredir görüş ayrılıklarına yol açan başlıklardan biri olarak öne çıkıyordu. Parti yönetimi, günler süren müzakerelerin ardından hazırlanan metnin bir uzlaşı belgesi olduğunu vurgularken, daha sert ifadeler içeren alternatif önerge delegeler tarafından reddedildi.
Kararın kabul edilmesiyle birlikte Sol Parti, Gazze’deki savaş konusunda şimdiye kadarki en net siyasi tutumlarından birini ortaya koymuş oldu.
“İsrail’in de Filistin’in de var olma hakkını savunuyoruz”
Kurultayda kabul edilen metinde, İsrail devletinin var olma hakkına açık destek verildi. Kararda, “Yahudiler için bir güvenli yaşam alanı olarak İsrail devletinin özel bir tarihsel ve güncel önemi bulunmaktadır” ifadelerine yer verildi.
Aynı metinde Filistin halkının hakları da vurgulanarak, “Filistin’in var olma hakkını ve Filistin’de yaşayan tüm insanların eşit haklara sahip olmasını savunuyoruz” denildi.
Parti, Ortadoğu sorununda iki devletli çözüm perspektifini desteklediğini de yineledi.
Antisemitizme karşı net tavır
Sol Parti, karar metninde antisemitizme karşı tutumunu da açık biçimde ortaya koydu. Almanya’daki Yahudi yaşamının korunmasının parti açısından temel bir ilke olduğu belirtilirken, dünya genelinde Yahudilere, İsraillilere ve İsrail kurumlarına yönelik saldırılar kınandı.
Kararda, “Yahudi ve İsrailli insanlara yönelik terör kampanyalarını mahkûm ediyoruz. Antisemitizmi ve Yahudi düşmanlığını hiçbir koşulda tolere etmeyeceğiz” ifadeleri kullanıldı.
Parti ayrıca Almanya’da yaşayan Filistinlilerin güvenliğinin ve haklarının da korunması gerektiğini vurguladı.
Jan van Aken görevini bıraktı, yerine Luigi Pantisano seçildi
Kurultayın ikinci gününde parti yönetiminde de önemli bir değişiklik yaşandı. Yaklaşık iki yıldır Sol Parti'nin eş başkanlığını yürüten 65 yaşındaki Jan van Aken, sağlık sorunlarını gerekçe göstererek görevinden ayrıldı.
Delegeler tarafından uzun süre alkışlanan van Aken, veda konuşmasında Sol Parti'nin Almanya'da yüzde 20-25 oy potansiyeline sahip bir "sosyalist halk partisi" haline gelebileceğini savundu. "Bu bir hayal değil, bir görevdir" diyen van Aken, partinin son dönemdeki yükselişine dikkat çekti.
Van Aken'in yerine Federal Meclis'te Sol Parti Grup Başkanvekilliği görevini yürüten 46 yaşındaki Luigi Pantisano seçildi. Pantisano, kurultayda yaptığı konuşmada Friedrich Merz hükümetinin sosyal politikalarını sert sözlerle eleştirerek, işçi sınıfının yeniden Sol Parti saflarında örgütlenmesi gerektiğini söyledi.
Partinin diğer eş başkanı Ines Schwerdtner ise yeniden güven tazeledi. Schwerdtner, kurultay boyunca hem antisemitizme karşı net bir tutum alınması hem de Gazze'deki insani felaket konusunda ortak bir çizginin korunması çağrısında bulundu.
Son dönemde hızlı bir büyüme yaşayan Sol Parti'nin üye sayısının 126 bine ulaştığı belirtilirken, parti yönetimi önümüzdeki yıllarda bu sayıyı 200 bine çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.