Savcılık sanıkların hapis cezası almasını talep ederken, bu davanın: Sadece Dış Ticaret Kanunu değil, Savaş Silahlarını Kontrol Kanunu kapsamında da görülmesi gerektiğini düşünüyor. Ancak tüm bu kanunların değişime uğraması nedeniyle, dava Perşembe günü(yarın); G36 tüfeklerinin ihracatıyla da ilgilenen Federal Adalet Divanı’na (Almanya’nın en üst mahkemesi) taşınacak.

ESKİ GENEL MÜDÜRE VERİLEN BERAAT KARARI ŞAŞKINLIKLA İZLENDİ

Duruşma gözlemcileri, Savcı’nın bu beraat kararını kabul etmesini şaşkınlıkla izledi. Avukat Rathbauer davayı şöyle eleştirdi:

Dış Ticaret Kanunu uyarınca bu iki çalışanın hapis cezaları tecil edildi. 2019 yılındaki bir mahkeme kararında silah firmasının binlerce hücum silahını Meksika'ya illegal olarak ihraç ettiklerine dair şüphenin olmadığı ve çok sayıda tanık ve kararın da bunu netleştirdiğini belirtilmişti.

Can Dündar: Erdoğan her türlü numarayı deneyecek Can Dündar: Erdoğan her türlü numarayı deneyecek

Meksika Savunma Bakanlığı'nın (Sedena) bildirimlerine göre; 2006-2009 yılları arasında ülkeye Almanya'dan ihraç edilen toplam 9.652 adet G36 saldırı tüfeğinin 4.796’sı, toplam dört eyalete teslim edildi ve insan haklarını ihlal-kötüye kullanılma riski sebebiyle, alımı, ihracat yetkilileri tarafından onaylanmadı.

SİLAH  FİRMASI İHRACAT İÇİN BELGEDE SAHTECİLİK YAPTI

Bu karar silahlanma eleştirmelerini hayli şaşırttı. Sonuçta, şimdiye kadar hükümetin elinde bulunan her belge, ihraç edilen silahların yanlış ellere geçmeyeceğinin bir garantisiydi. Müşteriden EVE talep edilmeli ve ihracat yetkilisine sunulmalıydı.

PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK?

Bu nedenle Stuttgart Mahkemesi’nin aldığı bu karar, Federal Hükümet’in bugüne dek meşrulaştırdığı hassas silah ihracatına yönelik bir uygulamayı sorguluyor.

G36 tüfekleri, polis memurları ve suçlular tarafından Eylül 2014’te Meksika’nın Iguala kentinde öğrencilere yönelik bir saldırıda kullanıldıktan sonra, o zamanki Berlin'deki koalisyon hükümetinin Ekonomi Bakanı Sigmar Gabriel (SPD), tehlikeli malların nerede depolandığı konusunda daha bağlayıcı kontroller yapma sözü bile vermişti. "Son olarak, silahların nerede olduğu konusunda, alıcıların verdiği bilgiler direk yerinde kontrol edilebilir” diyor, Jürgen Grässlin.

SORUŞTURMALARIN MEKSİKA'DA YÜRÜTÜLMESİ MÜMKÜN OLABİLİR

Federal Adalet Divanı, Stuttgart Bölge Mahkemesi’yle aynı fikirde olursa, tam tersi yönde bir hukuki adım gerçekleşebilir. Ancak bu, hukuki olarak farklı bir rotaya da girebilir. Avukat Rothbauer: "Federal Adalet Divanı, son kullanım beyannamelerinin bağlayıcı birer belge olduğunu onaylasaydı ve bunların sahte etiketlerle piyasaya sunulmasını silah ihracatı kontrolü açısından uygunsuz bir araç olarak tanımlasaydı, bu büyük bir başarı olacaktı.”

Sivil toplum kuruluşları yaptıkları açıklamada BGH’nin bu konuya bir kez daha ışık tutabileceğine işaret ediyor. ECCHR insan hakları merkezinden avukat Christian Schliemann-Radbruch: “İhracat için açık sorumluluk ve ilgili bakanlıklarla sürekli temas halinde olan yönetim seviyesi, sorumluluktan feragat edilmemelidir.” dedi.

Meksika’daki insanlar, Federal Adalet Divanı’nın, soruşturmanın bir ayağını da orada yürüteceğini umudediyor.

ÖĞRENCİLER BU YASA DIŞI G36’LARLA MI VURULDU?

İnsan Hakları Örgütü Centro ProDH'den Sofia de Robina: "Sedena'ya göre, yasadışı teslimatlardan sorumlu olduğu iddia edilen general hakkında herhangi bir soruşturma yapılmadı." Tam da silahlı kuvvetler ülkede giderek daha önemli bir rol oynadığı için, yüksek rütbeli ordunun hangi sorumluluğu taşıdığı açıklığa kavuşturulmalıdır.

De Robina, Iguala'daki saldırının kurbanlarının yakınlarına eşlik ediyor. Bu saldırı sırasında altı kişi ölmüş, 43 öğrenci kaçırılmış ve muhtemelen bu öğrenciler de öldürülmüştü. Bir kişi, bugüne dek komada. Bu kişi büyük olasılıkla bir G36 mermisiyle vuruldu.

Foto: Sina Schuldt/dpa)