ALMANYA

Karabulut’tan Bakırhan’a sert mesaj: “Aleviler sizin siyasal projenizin parçası değildir!”

Avrupa Dersim Dernekleri (FDG) Genel Başkanı Kemal Karabulut, Tuncer Bakırhan’ın Alevi aydınların itirazlarına yönelik açıklamalarına sert tepki gösterdi.

FDG Genel Başkanı Kemal Karabulut’tan Tuncer Bakırhan’a sert tepki: “Aleviler hiçbir siyasi liderin peşine takılmayacak, hiçbir partinin emir eri olmayacak.”

Bakırhan’ın yaklaşımının Alevileri siyasal özne olarak görmeyen ve kendi siyasal çizgisine tabi olması gereken bir kitle olarak değerlendiren anlayışı yansıttığını belirten Karabulut, “Aleviler DEM Parti’nin de, başka herhangi bir partinin de emir eri değildir!” dedi.

Karabulut, Bakırhan’ın Alevi aydınların itirazlarına verdiği yanıtın, Abdullah Öcalan’ın oluşturacağı yeni partide “koltuk kapma telaşının izlerini” taşıdığını savundu. Açıklamanın, Alevileri siyasal özne olarak görmeyen, kendi siyasal çizgisine tabi olması gereken bir kitle olarak gören anlayışın açık bir dışavurumu olduğunu ifade etti.

Bakırhan’ın kullandığı dili eleştiren Karabulut, bunun demokrasi dili değil, itaat talep eden bir iktidar dili olduğunu belirtti. Alevi aydınların tarihsel hafızasına, düşüncelerine ve siyasal itirazlarına cevap vermek yerine onları küçümsemenin ve Alevileri “sokaktan alınmış” insanlar üzerinden tarif etmenin “haddini aşan bir siyasal kibir” olduğunu söyledi.

“Asıl sorun tarih konusunda ortaya çıkmaktadır”

Karabulut açıklamasında, özellikle Yavuz Sultan Selim–İdris-i Bitlisi ittifakına dikkat çekti. Bu ittifakın Alevilerin hafızasında yaşanmış zulmü çağrıştırdığını belirterek, Yavuz döneminde Kızılbaş/Alevi topluluklarına yönelik katliamlar, başta Çaldıran kıyımı olmak üzere takipler ve ağır baskıların Alevi belleğinde derin bir yara bıraktığını ifade etti.

İdris-i Bitlisi’nin ise Yavuz’un Alevi siyasetinde önemli bir işbirlikçisi olduğunu belirten Karabulut, “Bugün Alevi aydınlarının bu ittifakı sorgulaması neden Bakırhan’ı bu kadar rahatsız ediyor?” diye sordu.

Karabulut’a göre mesele yalnızca 16. yüzyılla sınırlı değil. “Mesele, bugün hâlâ devam eden bir siyasal zihniyet tartışmasıdır” diyen Karabulut, Yavuz–Bitlisi dönemindeki Sünni siyasal ittifak anlayışı ile Abdullah Öcalan’ın farklı dönemlerde ortaya koyduğu “İslam kardeşliği”, “İslam bayrağı altında ortak yaşam”, “Medine Vesikası” ve Yavuz–İdris-i Bitlisi ittifakına ilişkin olumlu stratejik değerlendirmelerinin Aleviler açısından ciddi biçimde sorgulanması gereken bir düşünsel paralellik ortaya çıkardığını savundu.

Karabulut, “Bakırhan hâlâ Öcalan’ın böyle ifadelerinin olmadığını iddia etmekte, yumuşatarak Alevilere yedirmek politikasında” ifadelerini kullandı.

“Alevilerin sorusu tam da budur”

Öcalan’ın çözüm sürecindeki mesajlarında Türkler ile Kürtlerin tarihsel birlikteliğini İslam ortaklığı üzerinden açıkladığını belirten Karabulut, aynı şekilde Yavuz–İdris-i Bitlisi modeline Ortadoğu açısından stratejik bir ittifak örneği olarak yaklaşmasının da Alevilerin hafızasında yer edindiğini söyledi.

Karabulut, Alevilerin temel sorusunu şu şekilde dile getirdi:

“Yüzyıllar önce Alevilerin ezilmesine yol açan Sünni siyasal ittifak modeli, bugün Öcalan eliyle yeniden üretilmek isteniyor?”

Bu sorunun düşmanlık ya da provokasyon olarak nitelendirilemeyeceğini belirten Karabulut, bunun Alevilerin en doğal demokratik hakkı olduğunu ifade etti.

Bakırhan’ın tutumunu da eleştiren Karabulut, “Fakat Bakırhan’ın cevabı ne? ‘Biz biliriz, siz susun!’ İşte asıl sorun budur” dedi.

“Aleviler hiçbir siyasi partinin emir eri değildir”

Alevileri kendi tarihinden, kendi hafızasından ve kendi siyasal iradesinden koparmaya çalışan hiçbir anlayışı kabul etmediklerini belirten Karabulut, Alevilerin dün de kendi mücadeleleriyle var olduğunu, bugün de varlığını sürdürdüğünü söyledi.

Alevilerin kazanımlarının hiçbir siyasi hareketin lütfu olmadığını vurgulayan Karabulut, bu uğurda çok sayıda bedel ödendiğini ifade etti.

Karabulut, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Aleviler DEM Parti’nin de, başka herhangi bir partinin de emir eri değildir!

Alevilerden oy isterken ‘demokrasi’, itiraz ettiklerinde ‘cahillik’; Alevileri yanınıza alırken ‘halk’, size karşı konuştuklarında ‘Sokak’tan aldık!’ diyemezsiniz.

Aleviler sizin koltuk hesabınızın aparatı olmayacaktır.”

“Aleviler kendi sözünü kendisi söyleyecek”

Karabulut, Bakırhan’a ve DEM Parti yönetimine açık çağrıda bulunarak Alevilere tepeden bakmaktan ve Alevi aydınlarını küçümsemekten vazgeçmeleri gerektiğini söyledi.

Alevilerin tarihsel hafızasını itibarsızlaştırmaktan ve Aleviler adına konuşma alışkanlığından vazgeçilmesi gerektiğini belirten Karabulut, Alevilerin artık kendilerini gerçekten kimin savunduğunu ve kimin yalnızca kendi siyasal hesabı için Alevilerin desteğini istediğini gördüğünü ifade etti.

Karabulut açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Aleviler hiçbir siyasi liderin peşine takılmayacak, hiçbir partinin emir eri olmayacak ve hiçbir siyasal projenin mezhepçi hesaplarına kurban edilmeyecektir.

Kendi tarihimize ve mücadelemize biz sahip çıkacağız ve sözümüzü de biz söyleyeceğiz!”