Almanya Başbakan Yardımcısı Lars Klingbeil, kararın “Türkiye’de demokrasi ve hukuk devleti açısından ciddi bir gerileme” olduğunu söyledi.
Yeşiller Partisi Eş Başkanı Felix Banaszak ise “demokratik kurumların sistematik biçimde zayıflatıldığını” savundu.
SPD milletvekili Macit Karaahmetoğlu da yaptığı açıklamada, “Türkiye otoriterleşme yönünde kritik bir eşikte” ifadelerini kullandı.
Human Rights Watch: “Demokrasiye ağır darbe”
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) de CHP yönetimine yönelik kararları eleştirdi. Örgüt tarafından yapılan açıklamada, gelişmelerin “hukuk devleti, demokrasi ve insan haklarına ağır darbe” niteliği taşıdığı belirtildi.
Açıklamada, Türkiye’de muhalefetin yargı süreçleri üzerinden baskı altına alındığı iddia edildi.
Bilgi Üniversitesi kapatıldı
Siyasi tartışmalar sürerken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararnameyle İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin iptal edilmesi de dikkat çekti.
Resmî Gazete’de yayımlanan kararda, üniversitenin “eğitim yeterliliği” kriterlerini karşılamadığı gerekçesiyle kapatıldığı belirtildi. Ancak muhalefet ve bazı akademik çevreler, üniversitenin liberal ve eleştirel kimliği nedeniyle hedef alındığını öne sürdü.
1996 yılında kurulan Bilgi Üniversitesi, Erasmus programları ve uluslararası akademik iş birlikleriyle tanınıyordu. Üniversitenin öğrencilerinin eğitimlerine Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi bünyesinde devam edebileceği açıklandı.
Gözler olası erken seçim senaryosunda
Siyasi kulislerde yaşanan gelişmelerin olası bir erken seçim hazırlığıyla bağlantılı olabileceği yorumları yapılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mevcut anayasal sınırlamalar nedeniyle 2028 seçimlerinde yeniden aday olabilmesi için erken seçim kararı alınması gerektiği belirtiliyor.
Muhalefet temsilcileri, CHP üzerindeki baskının temel amacının seçim sürecinde muhalefeti zayıflatmak olduğunu savunurken, hükümet cephesi tüm iddiaları reddederek Türkiye’de hukukun bağımsız işlediğini vurguluyor.



