ALMANYA

Hamburg'da Dersim Tertele Konferansı: Parlamento ve Üniversitede iki günlük buluşma

“21. Yüzyılda Tertele, Alevilik ve Dersim: Soykırım Sonrası Toplumlarda Hafıza, Adalet ve Kimlik” başlıklı konferans iki gün sürdü.

12–13 Haziran 2026 tarihlerinde Hamburg’da düzenlenen uluslararası konferansta; Dersim Tertelesi, Alevilik, kolektif hafıza, travma, yüzleşme, adalet ve kimlik meselelerini akademik, hukuksal, tarihsel ve toplumsal boyutlarıyla ele alan sunumlar yapıldı; resim ve fotoğraf sergisi ile film gösterimi gerçekleştirildi. Konferansın oturumları Hamburg Rathaus ve Hamburg Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.

“21. Yüzyılda Tertele, Alevilik ve Dersim: Soykırım Sonrası Toplumlarda Hafıza, Adalet ve Kimlik” başlıklı konferans; Dersim Soykırımı üzerine çalışan akademisyenleri, araştırmacıları, hukukçuları, sanatçıları, insan hakları savunucularını ve çok sayıda duyarlı insanı bir araya getirdi.

İki gün süren etkinlik; Die Linke Hamburg Fraksiyonu ve Hamburg Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, der Landeszentrale für politische Bildung Hamburg (Hamburg Eyaleti Politik Eğitim Merkezi) ve Stiftung Alevitische Gemeinde Hamburg’un desteğiyle; Tertele: Dersim Genocide Institute girişimi, AABF Kuzey Bölge Temsilciliği, Bergedorf Alevi Kültür Merkezi ve Hamburg Hakevi tarafından organize edildi.

Açılış Hamburg Eyalet Parlamentosu’nda (Rathaus) Gerçekleşti

Sunuculuğunu Nevin Sevük’ün üstlendiği ve forum biçiminde organize edilen etkinlik; milletvekilleri, akademisyenler, sivil toplum temsilcileri ve sanatçılar tarafından ilgiyle takip edildi.

Açılış konuşması Dr. Sabine Ritter (Die Linke Hamburg) tarafından yapıldı. Ritter, Dersim Tertelesi’nin Almanya’da ve Avrupa’da tanınması gerektiğine, partisinin bu konuda duyarlı olduğuna ve bu alandaki çalışmaları destekleyeceklerine vurgu yaptı.

Konferansın organizatörlerinden biri olan Tertele: Dersim Genocide Institute girişimi adına katılımcıları selamlayan Dr. Aras Ergüneş ise Dersim Tertele çalışmalarının akademik, siyasal ve hukuksal alanda sistematik bir çalışma ile ele alınmasının önemine dikkat çekti.

Der Landeszentrale für politische Bildung Hamburg adına konuşan Eike Pockrandt, diğer soykırımlarla birlikte Dersim Tertelesi mağdurlarını desteklemenin önemine değindi. Soykırım, göç ve insan hakları konusunda yapılan çalışmaları desteklemenin ve soykırım mağdurlarıyla dayanışmanın iyileşme süreci açısından önemini anlattı.

Konferansın organizatörlerinden biri olan AABF Kuzey Bölge Temsilciliği adına konuşan Elif Duman ise Alevilerin tarih boyunca yaşadığı katliam ve soykırımları, Dersim Tertelesi’nin Alevi toplumu açısından önemini ve Hamburg Parlamentosu’nda Tertele’nin konuşuluyor olmasının kendisinde yarattığı duyguları paylaştı.

Ardından Dr. Yılmaz Kahraman’ın moderatörlüğünde gerçekleşen açık forumda; Prof. Dr. Jan İlhan Kızılhan, Prof. Dr. Şefik Tagay, Prof. Dr. Bülent Bilmez, yönetmen Nezahat Gündoğan, yazar Cemal Taş ve uluslararası hukuk uzmanı Rojda Arslan gibi isimler; soykırım sonrası toplumlarda hafıza inşası, travma, yüzleşme, onarıcı adalet, tanınma stratejileri ve Tertelenin uluslararası hukuk açısından önemi üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Cemal Taş’ın Kirmanckî/Zazakî sunumu, özellikle bir ilk olması itibarıyla önemle not edildi.

Hamburg Üniversitesi’nde Akademik Oturumlar, Resim ve Fotoğraf Sergisi ile Film Gösterimi

Nevin Sevük’ün sunuculuğunda 13 Haziran 2026 tarihinde saat 09.30’da başlayıp 18.00’e kadar süren konferans programında, Dersim Tertelesi’nin tarihsel, siyasal, hukuksal, toplumsal ve kültürel boyutları çok disiplinli bir perspektifle ele alınarak sunumlar yapıldı.

Hamburg Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen programın bu bölümünde üniversite ve diğer organizasyon partnerleri adına selamlama konuşmaları yapıldı.

Soykırımların kavramsal çerçevesi ve Dersim Tertelesi bağlamında açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Taner Akçam, Dersim Tertelesi’ni anlayabilmek için 1870’lerden başlayıp 1915 ile devam eden Hristiyan toplulukların yok edilmesi politikalarını anlamanın önemine dikkat çekti. İkinci dalga olarak Koçgiri ile başlayıp 1940’ların sonuna kadar devam eden soykırım politikalarının ilişkisi üzerine geniş bir sunum yaptı ve uluslararası boyuta dikkat çekti. Ayrıca Dersim 1937–38 sürecinin yalnızca askerî bir operasyon olarak değil; nüfus mühendisliği, zorunlu iskân, sürgün ve kültürel tasfiye politikalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti ve katliama ilişkin yeni belgeler paylaştı.

Birinci Oturum: Kavramsal, Tarihsel ve Hukuksal Çerçeve

Moderatörlüğünü Dr. Aras Ergüneş’in üstlendiği oturumda; Prof. Dr. Bülent Bilmez, Dersim Tertelesi tartışmalarında tanımlamanın ve bunun nasıl ele alınması gerektiğinin önemine değinerek “katliam”, “kırım”, “soykırım” ve “Tertele” kavramlarının yanı sıra devletin “isyan” tezini de değerlendirdi.

Uluslararası hukuk uzmanı Rojda Arslan, Dersim Tertelesi’ni uluslararası soykırım hukuku çerçevesinde değerlendirerek devletin bir topluma yönelik inanç ve etnik kimlik nedeniyle yok etme ve homojenleştirme politikaları üzerinde durdu.

Dr. Yılmaz Kahraman ise soykırımlar, Tertele ve benzeri konular bağlamında Osmanlı’dan Cumhuriyet’e genel olarak Alevilerin ve özel olarak Dersimlilerin maruz kaldığı kimlik sorununa dair değerlendirmelerde bulundu.

İkinci Oturum: Cumhuriyet, İnkâr ve Bellek

Moderatörlüğünü Nevin Sevük’ün yaptığı oturumda; Prof. Dr. Hatice Keneş Çoban, soykırımlar öncesi ve sonrası hedef seçilen toplumsal gruplara yönelik ırkçılığın ve nefretin gündelik yaşam, dil ve söylem aracılığıyla nasıl üretildiğini anlattı. “Yeni ırkçılık” kavramı üzerinde durarak bu alandaki çalışmaların önemine dikkat çekti.

Yazar Haydar Beltan ise Dersim Tertelesi sonrası toplumun hafızayı nasıl oluşturduğunu, taşıdığını ve kuşaklar arasında nasıl aktardığını ağıtlar üzerinden anlattı. Ağıtların, soykırım yaşamış toplumların çığlığı olarak kavramsallaştırılmasının hafıza çalışmalarında önemli bir yer tuttuğunu vurguladı. Dersimli ozan Weliyê Wuşênê İmamî’nin “Vah Vah Vah” ağıtının analizini yaptı.

Dersim Tertelesi’nin bir İslamlaştırma ve Türkleştirme politikasının ürünü olduğunu söyleyen yazar Kazım Gündoğan ise 16. yüzyıldan başlayan Kızılbaş toplulukların İslamlaştırılması ve uluslaşma süreciyle diğer etnik kimliklerin Türkleştirilmesi politikalarını ele aldı. Osmanlı, İttihat ve Terakki ile Cumhuriyet arasındaki devlet aklı sürekliliğini anlattı. 1915 Ermeni, Süryani ve Rum soykırımları ile 1925 Şark Islahat Planı ve 1937/38 Dersim Tertelesi arasındaki ideolojik ve politik sürekliliğe dikkat çekti.

Üçüncü Oturum: Kimlik, Travma ve Toplumsal Cinsiyet

Moderatörlüğünü Selda Akbayır’ın yaptığı son oturumda Prof. Dr. Jan İlhan Kızılhan; soykırım, savaş, sürgün ve kitlesel şiddetin toplumlarda kuşaklar boyunca aktarılan travmalar yarattığını belirtti. Ezidiler ve Dersimliler başta olmak üzere soykırım mağdurlarıyla yaptığı çalışmalardan örnekler verdi. Hafıza ve adalet mekanizmalarının iyileşme süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olduğuna işaret ederek bu alandaki çalışmaların önemine değindi.

Soykırımlar ve göç travmaları uzmanı Prof. Dr. Şefik Tagay ise Ezidi toplumunun IŞİD ve tarihsel fermanlar nedeniyle yaşadığı soykırım travmaları ile bunun kimlik üzerindeki etkileri hakkında konuştu. Yaptığı çalışmalardan örnekler verdi.

Göçlerle taşınan soykırım belleği ve kuşaklararası travmanın oluşumu ve aktarımı konusunda sunum yapan Prof. Dr. Gülnaz Karatay, saha çalışmalarından elde ettiği verilerle Dersim Tertelesi’nin ikinci ve üçüncü kuşaklara aktarımını değerlendirdi. Tertelenin Dersim toplumu üzerindeki güncel travmatik etkileri üzerine de görüşlerini paylaşarak çözüm konusunda önerilerde bulundu.

Yönetmen Nezahat Gündoğan ise “Almanya’dan Dersim’e ve Dersim’in Kayıp Kızları’na Bakmak” başlıklı sunumunda, soykırımlar literatüründe “bir topluluğun çocuklarının zorla başka bir topluma nakledilmesi” uygulamasının Dersim’de kız çocukları üzerinden nasıl gerçekleştiğini anlattı. Benzer politikaların Naziler döneminde, başta Almanya olmak üzere başka soykırımcı rejimlerdeki uygulamalarına ilişkin karşılaştırmalı bir sunum yaptı.

Konferansın sanatsal bölümünde ise yönetmenliğini Nezahat Gündoğan’ın yaptığı, travma, hatırlama ve yüzleşme temalı Hay Way Zaman isimli belgesel film gösterildi. Salonda duygusal anlar yaşandı.

Ayrıca ressam Aslı Filiz’in “Dersim’in Kayıp Kızları” başlıklı resim sergisi ile Dersim Tertelesi dönemine ait fotoğraf sergisi büyük ilgi gördü.

Türkçe ve Almanca gerçekleştirilen konferansta yalnızca geçmiş konuşulmadı; bugün ve gelecek bağlamında hafıza, hakikat, adalet, yüzleşme ve iyileşme için ortak, demokratik bir gelecek inşa etme vurgusuyla program tamamlandı.