Her iki soruşturmanın da AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik açıklamalar nedeniyle açıldığı bildirildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Ertuğrul Özkök hakkında katıldığı bir televizyon programında kullandığı ifadeler nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla re'sen soruşturma başlatıldığını açıkladı.
Özkök, gazeteci Bahar Feyzan'ın programında yaptığı değerlendirmede, İspanya'daki Franco döneminin sona erişine değinerek, siyasi rejimlerin kalıcı olmadığını söylemiş ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaşı ile mevcut yönetim modeline ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu.
Konuşmasında ayrıca Türkiye'de adalet, insan hakları, liyakat ve basın özgürlüğünün güçlenmesi halinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçim kazanma ihtimalinin daha yüksek olacağını ifade etmişti.
Özkök, şu ifadeleri kullanmıştı:
"Bu dönemler geçecek. Ben İspanya'da bir öğrenci olarak İspanya'da Franco rejiminin nasıl çöktüğüne tanık oldum gözlerimle. Bir gecede gitti 30 yıllık Franco diktatörlüğü. Öldüğü gece İspanya'da rejim değişti ya, öldüğü gece!
Bu tür rejimlerin böyle bu şekilde devam edeceğini kimse düşünmesin, devam etmez. Bugünkü rejim Türkiye'de Tayyip Erdoğan'ın kişiliği üzerine dizayn edilmiş ve onun kişiliği ile geçerli bir rejim. Bu rejimi Türkiye'de böyle taşıyacak başka ikinci bir insan yok ve uzun süre de olamaz zaten.
Şimdi böyle bir durum olduğu zaman herkes sadece bugüne değil... Neticede Cumhurbaşkanımız da 72 yaşında. Şimdi 72 yaş, daha gider ama neticede yaşlar bir gün bitiyor. Yani ben yaşıyorum bunu, bitiyor yaşlar.
Şimdi o nedenle biraz herkesin şapkayı önüne koyup düşünmesi lazım. Yani ben şunu düşünüyorum: Türkiye'de şu anda adalet daha iyi çalışsa, insan hakları, liyakat daha iyi çalışsa, medya özgürlükleri daha iyi olsa emin ol Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçilme şansı çok daha büyük olurdu."
Sera Kadıgil'e iki ayrı suçlama
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil hakkında, 31 Temmuz'da İzmir'de düzenlenen parti mitingindeki konuşması nedeniyle re'sen soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Başsavcılık açıklamasında, Kadıgil hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesinde düzenlenen "Cumhurbaşkanına hakaret" ile 310/2. maddesindeki "tehdit" suçlamaları kapsamında işlem başlatıldığı belirtildi.
Tartışma yaratan ifadeler
Kadıgil, İzmir'deki konuşmasında, "Tayyip Erdoğan'dan kurtulmak en büyük ve en birinci önceliğimiz ve ant olsun kurtulacağız, söz olsun kurtulacağız, bundan da şüpheniz olmasın." ifadelerini kullanmıştı.
Bu sözlerin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı re'sen soruşturma başlatma kararı aldı.
TİP: İfade özgürlüğüne müdahale
Soruşturmaya tepki gösteren TİP İzmir İl Örgütü, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, milletvekillerinin siyasi eleştiri yapmasının soruşturma konusu haline getirilmesini ifade özgürlüğüne aykırı olarak değerlendirdi.
Açıklamada, Cumhurbaşkanı hakkında eleştiride bulunmanın fiilen suç haline getirildiği savunularak, yargının siyasi baskı aracı olarak kullanıldığı öne sürüldü. Parti ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nı, kamuoyunda tartışılan hukuksuzluk iddialarına odaklanmak yerine sosyal medya üzerinden "cadı avı" yürütmekle eleştirdi.