ALMANYA

Duisburg'ta dayanışma etkinliği: Merdan Yanardağ ve TELE2 yalnız değildir

Gazetecilere yönelik baskıya karşı “Merdan Yanardağ ve TELE2 ile Dayanışma” etkinliği düzenlendi. Köln Dayanışma Platformu tarafından organize edilen toplantı, Duisburg AWO İnternasyonal Derneği salonunda gerçekleştirildi.

Fikir Atölyesi ve AWO Marxloh İnternasyonal Derneği’nin desteğiyle yapılan dayanışma toplantısının moderatörlüğünü Müge Buket Erciyas üstlendi. TELE1 televizyon kanalının kurucusu ve yayın yönetmeni Merdan Yanardağ ile dayanışma amacıyla düzenlenen etkinliğe yoğun katılım oldu.

“Gazetecilik suç değildir. Basın emekçilerine sahip çıkalım. Merdan Yanardağ 93 gündür Silivri Cezaevi’nde. Gazeteci, yazar ve televizyoncu Merdan Yanardağ’ın tahliye edilmesini talep ediyoruz. Hakkındaki tutuklama kararı Anayasa’ya ve hukuka aykırıdır. Merdan Yanardağ için adalet istiyoruz. Merdan Yanardağ suçsuzdur” dedi.

Etkinlikte AWO İnternasyonal Derneği Başkanı Düzgün Küçükdoğan ile Fikir Atölyesi adına Başkan Orhan Göktan da birer konuşma yaptı.

Uğur Mumcu’nun katledilişinin 33’üncü yılında olunduğunu hatırlatan moderatör Müge Buket Erciyas ise, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Uğur Mumcu, düşüncelerinden ötürü, aydın bir düşün insanı olduğu için evinin önünde karanlık güçler tarafından katledildi. 33 yıl geçti ama gazeteciler farklı yöntemlerle susturulmaya devam ediliyor. Susturulamayan, kalemini eğdirmeyen gazeteciler Merdan Yanardağ gibi zindanlara mahkûm ediliyor. Merdan Yanardağ, ömrünü anti-emperyalist mücadeleye adamış bir devrimci ve yurtseverdir. Buna rağmen kendisine casusluk suçlaması yöneltilmiştir. Toplumcu bir finansman modeliyle kurduğu ve büyüttüğü TELE1’e kayyum atanması, basın ve halkın ifade özgürlüğüne dönük tarihi bir darbedir. Kısılan halkın gerçeğin sesidir. Hukuk adına, memleket adına utanç olacak bir suçlamayla Silivri zindanına gönderilen sadece Merdan Yanardağ değildir; halktır, biziz, bizim sesimizdir.”

Merdan Yanardağ’ın eşi yazar Sevim Kahraman Yanardağ, eşinin Silivri Cezaevi’nden bu etkinliğe özel olarak gönderdiği mektubu okudu. Sevim Kahraman Yanardağ konuşmasında şunları söyledi:
“Türkiye’de de hafta sonu ve hafta içinde etkinlikler düzenliyoruz. Etkinlikler ve imza dayanışma çalışmaları yapıyoruz. Geçen hafta Almanya’da Wiesloch’ta da böyle güzel bir dayanışma etkinliği yaptık. Hepinize teşekkür ediyorum. Burada olmanız bizim için çok değerli, çok kıymetli. Merdan’ın sağlığı da morali de yerinde. Umutluyuz. Bu düzen böyle sürmeyecek. Henüz iddianame yazılmadı. Mahkeme günü henüz belli değil. Bir-iki ay içinde olmasını bekliyoruz. Bu elbette uzun bir süre değil. Elbette bu süre eriyecek. Ben buna değinmeyeceğim. Biliyorum ki aramızda umudu olanın bile umudu var. Umudunuz umudumdur. Tekrar geldiğiniz için teşekkür ediyorum.”

Merdan Yanardağ’ın mektubundan:

“Boyun eğmeyeceğiz, teslim olmayacak ve tekrar biz kazanacağız. Merhaba, sizleri gericiliğe karşı simgesel bir direniş odağına dönüşen Silivri Cezaevi’nden sevgiyle selamlıyorum. Bu etkinliği düzenleyen kurum ve kuruluşlara ve siz katılımcılara teşekkür ediyorum. Ülkemizdeki demokrasi ve özgürlük mücadelesine katılan ve destek veren yol arkadaşlarımıza saygılarımı iletiyorum. Dayanışma, adalet ve özgürlük mücadelesinde bize güç veren en önemli etkinliktir.

AKP, siyasal ve tarihsel ömrünü doldurdu. Toplumsal tabanları çözülmeye, siyasal güçleri dağılmaya başladı. Çürüyen rejim, arkasında bir avuç harami, yobaz ve emperyalist haydut dışında kimse kalmadığından ayakta kalabilmek için devlet teröründen başka bir yol bulamıyor. Ülkeyi bir felakete sürüklüyor. Gerçekten tarihinin en zayıf döneminden geçen İslamcı iktidar, yönetimi eline geçirdiği gücü bırakmak istemiyor. Bunun için şiddet aygıtlarına başvuruyor. Adliye, polis ve jandarmaya yaslanarak iktidarını sürdürmeyi deniyor. Cumhuriyetin kazanımlarıyla, insanlığın ilerici birikimleriyle ve demokratik değerlerle kavgalı olan bu iktidar, büyük bir yol kat etmiş olsa da zaman daralıyor, tarih sıkışıyor. Bu yüzden korkuya ve paniğe kapılıyorlar.”

Merdan Yanardağ, mektubunun devamında Türkiye’deki siyasal gelişmelere ilişkin görüşlerini dile getirirken, internet üzerinden yayın yapan TELE2 kanalıyla dayanışma içinde olanlara da teşekkür etti.

Etkinlikte yazar Mevlüt Asar da bir konuşma yaparak, mücadele konusunda yazarlara düşen sorumluluklardan kaçılmaması gerektiğini ifade etti. Program, Merdan Yanardağ ve Sevim Kahraman Yanardağ’ın kitaplarını imzalamasıyla sona erdi.