Dublin Düzenlemesi: Sınır dışı zinciri. Binlerce insan yersiz yurtsuz vaziyette beklemekte.

Almanya'da çifte vatandaşlık krizi: Hükümet, kendi tasarısını geri çekti Almanya'da çifte vatandaşlık krizi: Hükümet, kendi tasarısını geri çekti

2007’den itibaren resmi olarak yürürlükte olan AB-Sırbistan arasındaki anlaşmaya, yıllardır aralıksız olarak eklenen “yeniden düzenleme” maddeleri ve yanı sıra oluşturulan Dublin Düzenlemeleri’nin yarattığı sonuç: Binlerce insan yersiz yurtsuz kalmış vaziyette.

Dublin Düzenlemesi: Belçika, Almanya, Avusturya ve Slovakya’dan Romanya’ya sınır dışı zinciri. Dublin Düzenlemesi sonrası Romanya’ya gönderilen mültecilerin, Romanya-Sırbistan sınırında yaptıkları iltica başvurularının yasal olmayan bir biçimde red edilmesi, artık günlük hayatın bir parçası hâline gelmiş vaziyette.

Dublin Düzenlemesi uyarınca Romanya'ya sınır dışı edilen sığınmacılar, zincirleme bir sınır dışı edilme uygulamasıyla karşı karşıya kalmaktalar. Önce Romanya’ya, oradan Sırbistan’a sınır dışı edilmekte ve Sırbistan’dan da sınır dışı edildikten sonra resmen yersiz yurtsuz bir şekilde hayatta kalma mücadelesi vermekteler.

Sırbistan ve Romanya üzerinden Belçika, Almanya, Avusturya ya da Slovakya'ya ulaşmış olan ve orada sığınma başvurusunda bulunan kişiler: Dublin III Düzenlemesi’nin bir parçası olarak Romanya'ya iade edildiler. Orada yaptıkları sığınma başvuruları yasa dışı bir şekilde baştan savıldı. Ve ardından hızla Sırbistan'a sınır dışı edildiler.

Devletler arasında Geri Kabul Anlaşmaları yapılmasının asıl amacı, belgesiz göçmenlerin ülkelerine geri gönderilmesini kolaylaştırmaktır. Bu böyleyken, anlaşmaların içeriğinde istisnai durumları kapsayan maddeler de mevcuttur.

AB ile Sırbistan arasındaki Geri Kabul Anlaşması: Bu anlaşma sadece koruma arayan kişiler için geçerli değildir. İstisnai maddeler de içermektedir.

AB-Sırbistan anlaşması 2007'de imzalandı. Ayrıca, 2011 tarihli bir protokol, Romanya ile Sırbistan arasındaki istisnai durumları da düzenlemektedir. Anlaşmanın 3. Maddesi Sırbistan'ı, geçerli giriş belgeleri olmadan Romanya'ya ulaşan ve daha önce Sırbistan'da kalmış ya da Sırbistan toprakları üzerinden transit geçiş yapmış tüm üçüncü ülke vatandaşlarını ya da vatansız kişileri geri almakla yükümlü kılmaktadır.

Ancak bu madde iltica edenler özgülünde değerlendirmeye dahi alınmamakta, hiçbir hukuki süreç işletilmeden insanlar sınır dışı edilmeye devam edilmektedir.

PRO ASYL yıllardır bu bölgedeki göçmenlerin sorunlarını kamuoyuna duyurmakta, istatistiki verileri sunmakta ve hukuki bir mücadele yolu aramaktaydı. Yasaların bu denli kötüye kullanıldığını Sırbistan’da sürekli irtibatta olduğu aktivistler aracılığıyla belgelediğini açıklayan PRO ASYL, artık bu somut belgelerle birlikte hukuki mücadeleye devam edeceğini açıkladı.

Tüm bu veriler ve sayısız yeni yasal düzenleme değerlendirildiğinde:

Ecevit Piroğlu örneği, tam da “istisnai maddeler” kapsamında yürütülmesi gereken bir dava süreciyken, yasalar kötüye kullanılmakta ve sürekli iadesi yönünde bir tutum sergilenmektedir. Yasal değil politik bir dava süreci işletilmektedir.

Ganime GÜLMEZ