ALMANYA

Die Zeit gazetesinde dikkat çeken analiz: Zihinlerdeki faşizm

"Araştırmalar, 1930’larda Nazi Partisi’nin güçlü olduğu bölgelerde bugün aşırı sağ partilere verilen desteğin de yüksek olduğunu gösteriyor. Bu da düşünsel süreklilik ihtimalini güçlendiriyor."

Çeviri: Süheyla Kaplan

1950’li yıllarda Theodor W. Adorno, Almanların zihniyetini test etmek istedi. Ortaya çıkan sarsıcı sonuçları ise kamuoyundan saklı tuttu. Şimdi, efsanevi “Grup Deneyi” yeniden araştırılmaya başlanıyor.

Sonuçlar fazlasıyla çarpıcıydı. O kadar çarpıcıydı ki Theodor W. Adorno, bunları savaş sonrası Alman kamuoyuna sunmamayı tercih etti. 1950’lerin başında Adorno ve Frankfurt Sosyal Araştırmalar Enstitüsü’ndeki meslektaşları, Alman toplumunun zihniyetini incelemiş; antisemitik, antidemokratik ve etnik milliyetçi düşünceler üzerine araştırmalar yürütmüştü. Alman sosyolojisinin en kapsamlı çalışmalarından biri olan bu “Grup Deneyi”, onlarca yıl boyunca enstitü arşivlerinde yayımlanmadan kaldı — ta ki bugüne kadar.

Nasyonal Sosyalizmin, 1945 sonrasında da birçok Almanın zihninde yaşamaya devam ettiği; Müttefiklerin uyguladığı resmî Nazilerden arındırma sürecinin, zihinsel anlamda bir arınmayı otomatik olarak getirmediği artık toplumsal bir kabul haline geldi. Ancak asıl soru şu: Nazi düşünce yapısı savaş sonrası yıllarda tam olarak nasıl varlığını sürdürdü?

Bir cuma öğleden sonrası, Frankfurt’taki Sosyal Araştırmalar Enstitüsü Direktörü Stephan Lessenich ile enstitü arşivinin yöneticisi filozof Dirk Braunstein, Lessenich’in ofisinde oturuyor. Bugün savaş sonrası Almanya’nın düşünce kalıplarını bambaşka bir açıdan görmemizi sağlayacak çalışma onların girişimiyle yeniden gündeme geliyor.

Braunstein şöyle diyor:

“Grup Deneyi’ni ilk kez incelediğimde şunu düşündüm: Bu mutlaka kamuoyuna açılmalı.”

Lessenich de başını sallayarak ekliyor:

“İnanılmaz bir malzeme.”

Wuppertal Üniversitesi ile iş birliği içinde yürütülecek 12 yıllık araştırma projesi kapsamında deneyin belgeleri ilk kez dijital ortamda yayımlanacak.

1.635 kişiyle yapılan dev çalışma

Ağustos 1950 ile Mayıs 1951 arasında, enstitü çalışanları toplam 1.635 deneği grup tartışmalarında bir araya getirdi. Amaç, yeni Federal Almanya’da insanların özel sohbetlerde dile getirdiği gerçek düşünceleri ortaya çıkarmaktı. Çalışma, Batılı işgal güçleri tarafından finanse edildi. Tartışmalar Frankfurt, Lübeck, Augsburg, Münih, Hamburg ve Batı Almanya’nın başka kentlerinde yapıldı. Geriye 33 binden fazla sayfa rapor kaldı.

Transkriptlerde şu tür ifadeler yer alıyordu:

  • “Irklar doğuştan farklıdır ve Tanrı’nın yasası bu ırkların saf tutulmasını gerektirir.”
  • “Almanya’da insanları yönetme yeteneğine sahip güçlü bir adam yönetmeli.”
  • “Hitler döneminde çok iyi şeyler de oldu.”
  • “Biz aslında satranç taşları gibiydik.”

Bu ifadeler; açık antisemitizmi, suç ortaklığını inkâr etmeyi, Nazi rejimini romantikleştirmeyi ve otoriter yönetim özlemini açıkça ortaya koyuyordu.

Adorno neden yayımlamadı?

Adorno, deney için kendi notlarında “sevginin ama aynı zamanda kaygının çocuğu” ifadesini kullandı. Belgelerin kenarına ise şu notu düştü:

“Şok edecek!”

Muhtemelen Alman toplumunun bu gerçekle yüzleşmeye hazır olmadığını düşündü.

Stephan Lessenich bunu şöyle yorumluyor:

“Adorno, Almanya’da demokrasi için sağlam bir toplumsal temel olmadığını fark etti. İnsanların önemli bir kısmı başka yönetim biçimleriyle de kolayca uyum sağlayabilirdi.”

“Naziler yok sanmıştı”

Adorno 1949’da sürgünden Almanya’ya döndüğünde, dışarıdan bakınca “Nazisiz bir Almanya” görmüştü. Thomas Mann’a yazdığı mektupta, insanların yalnızca “Ben Nazi değildim” demediğini; gerçekten Nazi olduklarına inanmadıklarını yazıyordu. Bu durum ona daha da ürkütücü gelmişti.

Fakat Grup Deneyi sonuçları, Nazi düşüncesinin toplumsal bilinçaltında hâlâ canlı olduğunu gösterdi.

Bugüne etkisi

Araştırmacılara göre savaş sonrası zihniyet iki kuşakta tamamen yok olmadı.

Lessenich: “Bugünkü otoriter eğilimleri anlamak için savaş sonrası zihniyet dünyasına bakmak gerekiyor.”

Araştırmalar, 1930’larda Nazi Partisi’nin güçlü olduğu bölgelerde bugün aşırı sağ partilere verilen desteğin de yüksek olduğunu gösteriyor. Bu da düşünsel süreklilik ihtimalini güçlendiriyor.

Grup Deneyi’nin yayımlanacak belgeleri, Nazi ideolojisinin savaş bittikten sonra bile insanların zihinlerinde nasıl yaşamaya devam ettiğini çarpıcı biçimde ortaya koymaktadır.