ALMANYA

COSMO'nun kapatılmasına tepki: 500'den fazla kuruluş ve 100 bin imza ARD'ye karşı

Almanya'nın Köln kentinden yayın yapan ve ARD bünyesindeki tek çok dilli ve kültürlerarası radyo programı olan COSMO'nun 1 Nisan 2027'de kapatılacak olması, ülke genelinde geniş tepkiye yol açtı.

Aralarında yönetmen Fatih Akın, müzisyen Herbert Grönemeyer ve iklim aktivisti Luisa Neubauer'in de bulunduğu çok sayıda tanınmış isim ile 500'ü aşkın kuruluş karara karşı çıkarken, "Save Cosmo" kampanyasında toplanan imza sayısı 100 bini aştı.

ARD yönetimine gönderilen açık mektupta, COSMO'nun kapatılması yerine güçlendirilerek ülke çapında ortak bir kamu yayıncılığı projesine dönüştürülmesi talep edildi.

Tarihi ölçekte bir dayanışma

Yeni Alman Medya Çalışanları (Neue deutsche Medienmacher*innen) öncülüğünde hazırlanan ve 11 Haziran'da kamuoyuna açıklanan açık mektuba 500'den fazla göçmen örgütü ile kültür, bilim, medya ve siyaset dünyasından çok sayıda isim destek verdi.

İmzacı kuruluşlar arasında Almanya Türk Toplumu (TGD), Göçmen Örgütleri Federal Konferansı (BKMO), Doğu Almanya Göçmen Örgütleri Çatı Birliği (DaMOst), Rusça Konuşan Ebeveynler Birliği ve çeşitli göçmen kuruluşları yer aldı. Girişime ayrıca gazetecilik, kültür ve akademi çevrelerinden çok sayıda kurum ve isim destek verdi.

Mektupta, Almanya nüfusunun dörtte birinden fazlasının göç geçmişine sahip olduğuna dikkat çekilerek COSMO'nun yalnızca bir radyo programı değil, milyonlarca insan için kamusal alanda temsil ve katılım imkânı sunduğu vurgulandı.

WDR kararı onayladı

Batı Almanya Yayın Kurumu (WDR) Radyo Konseyi'nin aldığı kararla COSMO'nun mevcut yapısıyla yayın hayatına son vermesi ve 1 Nisan 2027'den itibaren WDR'nin gençlik markası bünyesinde "1Live Street" adıyla yeniden yapılandırılması planlanıyor.

Mevcut uygulamada WDR, Radio Bremen ve Berlin-Brandenburg Radyo Televizyon Kurumu'nun (RBB) ortak yürüttüğü programdan RBB mali gerekçelerle çekilme kararı aldı. Böylece COSMO'nun çok kültürlü ve çok dilli yayın yapısının önemli ölçüde değişeceği belirtiliyor.

WDR yönetimi bunun bir kapatma değil, yeniden yapılanma olduğunu savunsa da eleştirmenler, özellikle anadil yayınlarının ve kültürlerarası içeriklerin büyük ölçüde ortadan kalkacağı görüşünde.

"Göçmenlerin yayıncılık evi"

Açık mektupta COSMO'nun bir "niş yayın" olmadığı, Almanya'daki göçmen toplulukların onlarca yıldır kullandığı önemli bir kamusal yayın alanı olduğu ifade edildi.

1960'lı yıllarda Almanya'ya gelen işçi göçmenlere yönelik yayınlarla temelleri atılan Köln Radyosu'nun da COSMO çatısı altında faaliyet gösterdiğine dikkat çekilen açıklamada, çok dilli yayıncılığın demokratik toplum için vazgeçilmez olduğu vurgulandı.

İmzacılar, toplumsal kutuplaşmanın ve aşırı sağın yükseldiği bir dönemde kültürlerarası yayınların zayıflatılmasının ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

"Dezenformasyona karşı koruyucu kalkan"

Mektupta, COSMO ve WDRforyou gibi platformların göçmen kökenli kitleler için kamu yayıncılığı bünyesindeki güvenilir bilgi kaynakları arasında yer aldığı belirtildi.

Bu yayınların ortadan kalkmasının, milyonlarca insanı sosyal medya algoritmalarının ve yabancı devletlerin etkisindeki manipülatif yayınların insafına bırakabileceği ifade edildi. Çok dilliliğin ve kültürlerarası haberciliğin demokratik toplum açısından bir "koruyucu kalkan" işlevi gördüğü vurgulandı.

ARD'ye üç temel talep

Açık mektupta ARD yönetiminden üç temel konuda açıklama istendi:

  • COSMO'nun kapatılmaması, aksine ülke çapında güçlü bir ARD ortak yayın projesine dönüştürülmesi,
  • Göç geçmişine sahip kitlelere ne ölçüde ulaşıldığının şeffaf biçimde açıklanması,
  • Göç toplumu gerçeğinin ARD'nin uzun vadeli yayın stratejisinde nasıl yer aldığının kamuoyuyla paylaşılması.

"Save Cosmo" kampanyasına yoğun destek

COSMO'nun korunması amacıyla başlatılan "Save Cosmo" kampanyasında 100 binden fazla imza toplandığı bildirildi.

Destekçiler arasında yönetmen Fatih Akın, iklim aktivisti Luisa Neubauer, müzisyen Herbert Grönemeyer ve çok sayıda sanatçı ile akademisyen de bulunuyor.

500'ü aşkın kuruluş adına yapılan açıklamada, kararın kabul edilmeyeceği belirtilerek ARD yönetimine diyalog ve çözüm için çağrı yapıldı. Açıklamada, kamu yayıncılığının toplumun tüm kesimlerini kapsaması gerektiği hatırlatılarak, çok kültürlü ve çok dilli yayıncılığın Almanya'nın demokratik geleceği açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı.