Forsa araştırma şirketinin t-online için yaptığı ankete göre, Berlin’de seçimlere yaklaşık dört hafta kala Elif Eralp’in başbakan adayı olduğu Sol Parti yüzde 22 ile açık ara önde bulunuyor.
CDU ve AfD yüzde 18’er oy oranıyla ikinci sırayı paylaşırken, Yeşiller yüzde 16, SPD ise yüzde 12 oy alıyor.
BSW yüzde 4, FDP ise yüzde 3’te kalırken, bu oranlarla iki parti de yüzde 5’lik seçim barajını aşamıyor.
Anket, 4-18 Ağustos tarihleri arasında 1.535 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Hata payının ±3 puan olduğu belirtildi.
Berlin’de iki partili hükümet ihtimali zayıf
20 Eylül’de Berlinliler yeni Eyalet Meclisi’ni ve buna bağlı olarak yeni eyalet hükümetini belirleyecek. Berlin şu anda CDU ile SPD’nin oluşturduğu koalisyon tarafından yönetiliyor.
Ancak son ankette iki partili bir hükümet için yeterli çoğunluk oluşmuyor. Buna karşılık Sol Parti, Yeşiller ve SPD’den oluşan üçlü koalisyon ile CDU, Yeşiller ve SPD’den oluşan bir başka üçlü koalisyon matematiksel olarak mümkün görünüyor. Forsa araştırmasında Sol Parti-Yeşiller-SPD seçeneği, katılımcılar arasında en fazla destek gören hükümet modeli olarak öne çıkıyor.
Öte yandan seçimlere ilişkin farklı araştırmalarda son haftalarda CDU, Sol Parti ve aşırı sağcı AfD'nin zaman zaman birinci sıraya çıktığı görülüyor. Bu nedenle sonucun henüz kesinleşmediği vurgulanıyor. Anketlerin seçim sonucunun tahmini değil, araştırmanın yapıldığı dönemdeki siyasi eğilimin bir göstergesi olduğu belirtiliyor.
Wegner adaylıktan çekildi, CDU Evers’i öne çıkardı
Berlin’deki seçim yarışında dikkat çeken gelişmelerden biri de mevcut Belediye Başkanı Kai Wegner’in (CDU) yeniden aday olmama kararı oldu.
Wegner, ocak ayında yaşanan büyük elektrik kesintisi sırasında kriz yönetimine yönelik eleştirilerin ardından CDU’nun başbakan adayı olmaktan çekildi. Halen Berlin Maliye Senatörü olan Stefan Evers, CDU’nun yeni başbakan adayı olarak seçim yarışına girdi.
Bu tablo, SPD açısından da seçim sonrasında nasıl bir hükümet kurulacağı sorusunu daha önemli hale getiriyor.
Eski SPD’li başbakanlardan Sol Parti’ye sert eleştiri
Sol Parti’nin anketlerde yükselmesi, özellikle SPD içinde olası bir koalisyon konusunda tartışmaları beraberinde getirdi.
Berlin’in eski SPD’li Belediye Başkanı Klaus Wowereit, Sol Parti’nin bugün hükümet sorumluluğu üstlenmeye uygun olmadığını savundu. Wowereit, Berlin gibi son derece çeşitli bir kentte mevcut Sol Parti ile hükümet ortaklığının SPD açısından ciddi sorunlar yaratabileceğini söyledi.
Wowereit, 2002-2011 yılları arasında Berlin’i Sol Parti ile birlikte oluşturduğu SPD-Sol Parti koalisyonuyla yönetmişti. Ancak eski başbakan, bugünkü Sol Parti’nin o dönemdeki partiden önemli ölçüde farklı olduğunu belirtti.
Geçmişte Sol Parti içerisinde Gregor Gysi, Harald Wolf ve Klaus Lederer gibi siyasetçilerle çalıştığını hatırlatan Wowereit, o dönemde parti yöneticilerinin kendi siyasi pozisyonlarını da sorgulamaya ve gerektiğinde değiştirmeye daha açık olduklarını söyledi. Bugünkü Sol Parti’yi ise değerlendirmekte zorlandığını ifade etti.
Kamulaştırma ve İsrail politikası tartışması
Wowereit, Sol Parti ile SPD arasındaki temel anlaşmazlık noktaları arasında kamulaştırma politikası ve İsrail konusundaki yaklaşımı da gösterdi.
Eski Berlin Belediye Başkanı, seçim sonrasında koalisyon seçeneklerini şimdiden tümüyle dışlamaktan yana olmadığını belirtirken, AfD ile bir koalisyona kesinlikle karşı olduğunu söyledi. Ona göre SPD’nin önceliği, seçimlerden güçlü çıkmak ve sosyal demokrat politikaları hayata geçirebilecek bir konuma ulaşmak olmalı.
Wowereit, seçim sonrasında koalisyon görüşmelerinin zor geçeceğini de ifade etti.
Michael Müller de çekinceli
Wowereit’in ardından Berlin’in eski Belediye Başkanı ve SPD’li siyasetçi Michael Müller de Sol Parti konusunda benzer çekinceler dile getirdi.
Müller, SPD’nin Berlin’de sol seçmenler arasındaki en güçlü siyasi parti olma hedefini koruması gerektiğini söyledi. Sol Parti ve Yeşiller ile geçmişte iyi çalıştığını belirten Müller, ancak bugünkü Sol Parti’nin önceki dönemlerden farklı bir yapıya sahip olduğunu savundu.
Müller’e göre partinin çok sayıda yeni üyesi aktivist çevrelerden geliyor ve bu kişilerin hükümet deneyimi bulunmuyor. Ayrıca Sol Parti’nin antisemitizm konusundaki tutumunun yeterince açık olmadığını öne sürdü.
SPD’de üyelerin karar vermesi önerisi
Müller, seçim sonrasında hangi koalisyonun kurulacağı konusunda kararın yalnızca parti yönetimi tarafından verilmemesi gerektiğini savundu.
Olası bir koalisyon konusunda SPD üyelerinin görüşünün alınmasını isteyen Müller, partinin böyle önemli bir kararın arkasında beş yıl boyunca durabilmesi gerektiğini belirtti. SPD’de üyelerin bu tür konularda karar vermesinin daha önce de uygulanan bir yöntem olduğunu söyledi.
SPD’nin eski Berlin Eyalet Başkanı Nicola Böcker-Giannini de benzer bir tutum sergileyerek, Sol Parti veya Yeşiller öncülüğündeki bir koalisyonda SPD’nin küçük ortak konumuna düşmesinin partiye daha fazla oy kaybettirebileceği uyarısında bulundu.
SPD için kritik seçim
Son anket, SPD’nin yüzde 12 ile beşinci sırada bulunduğunu gösteriyor. Buna karşın SPD, seçim sonrasında hükümet kurulması açısından kilit partilerden biri olmaya devam ediyor.
Mevcut oy dağılımına göre Sol Parti-Yeşiller-SPD veya CDU-Yeşiller-SPD şeklindeki üçlü koalisyonlar matematiksel olarak mümkün görünüyor. Bu nedenle SPD’nin seçim sonrasında hangi tarafa yöneleceği, Berlin’in yeni hükümetinin şekillenmesinde belirleyici olabilir.
Ancak seçim gününe kadar oy oranlarının değişebileceği ve mevcut anketlerin yalnızca seçmen eğiliminin bir anlık görüntüsünü sunduğu belirtiliyor. Berlinliler, 20 Eylül 2026’da yeni Eyalet Meclisi için sandık başına gidecek.