1.5 yıldır Almanya’daki Ziraat’in başında olan Alman kayyumun, müdürlüklerin yetkilerini aldığı ileri sürüldü. Edinilen bilgiye göre, kayyum şube müdürlerini Frankfurt’a bağladı ve kredi verme yetkilerini kaldırdı. Mahkemeye giden müdürler işten atıldı. Ziraat’in Berlin, Münih, Köln, Duisburg, Hamburg ve Hannover şubeleri artık sadece „hesap açma ve havale“ işlemi yapacak.

Daha önce Türkiye’ye verilen kredileri kısıtlayan, büyük kredi verilmesini yasaklayan ve bankanın kredi kullanma oranını düşüren, bankanın işlem hacmini küçülten kayyum, bu kez bütün müdürlerin yetkilerini aldı.

 „ŞUBE SORUMLUSU“ OLDULAR

Türkiye’deki Ziraat Bankası’nın yüzde 100 iştiraki olan Almanya’daki bankanın Berlin, Münih, Köln, Duisburg, Hamburg ve Hannover şubelerindeki müdürlerinin önce “müdürlük yetkileri” ellerinden alındı. Bir tür şube sorumlusu haline getirilen müdürlerden bazıları mahkemeye başvurdu. Bunun üzerine kayyum bunlara çıkışlarını verdi. Frankfurt merkeze bağlanan müdürlüklerin kredi açma ya da kredi taleplerini kabul etme yetkileri de elinden alındı. Kredi başvuruları müdürlükler tarafından Frankfurt’a gönderilecek ve orada incelenecek. Şubeler ise sadece hesap açma ya da havale işlemleri yapabilecek.

Türkiye'de 7,4 şiddetinde deprem: 1541 can kaybı Türkiye'de 7,4 şiddetinde deprem: 1541 can kaybı

50 YILDIR İLK KEZ OLMUŞTU

Ziraat Bank International AG yönetimi, son 10 yılda Türkiye’deki firmalara büyük oranlarda Euro bazında “düşük faizli” kredi kullandırmış ve “siyasi etki” nedeniyle bu krediler çoğunlukla belirli bir çevreye dağıtılmıştı. Bu nedenle, 50 yıllık tarihinde ilk kez geçen yıl temmuz ayında bankaya “Alman kayyum” atanmıştı. Konuyu ilk kez Avrupa Postası ve Sözcü duyurmuştu. 

Almanca adı, “Özel yetkili genel müdür” olsa da, bunun ilgili kanunu, açıkça “Türkiye’deki kayyumdan daha fazla yetkileri” içeriyor. Bir Alman denetleme şirketinin kayyum olarak yaptığı görev 1.5 yılı aştı. Alman yasalarına göre kayyum, Bankacılık Denetleme Kurumu (BaFin) dışında başka hiçbir makam tarafından görevden alınamıyor, siyaseten dokunulamıyor.