ALMANYA

Almanya'da emsal karar: Aşırı sağcı AfD'li adaylara seçim engeli

Aşağı Saksonya'da üç AfD'li siyasetçinin adaylığı, "anayasaya bağlılık" şartını taşımadıkları gerekçesiyle reddedildi.

Almanya'nın Aşağı Saksonya eyaletinde 13 Eylül'de yapılacak belediye başkanlığı ve kaymakamlık (Landrat) seçimleri öncesinde, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinden üç siyasetçinin adaylığına izin verilmedi.

Kararlar, "anayasal düzene bağlılık" gerekçesiyle alınırken, uygulama Almanya'da seçim hakkı ve demokrasi tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Aşağı Saksonya'da bu yıl yürürlüğe giren yeni seçim düzenlemesi kapsamında belediye başkanı ve kaymakam adaylarının, Almanya Anayasası'nda yer alan özgürlükçü demokratik temel düzene bağlılıkları seçim kurulları tarafından denetleniyor.

Bu kapsamda Friesland'da kaymakam adayı olmak isteyen AfD Federal Meclis Milletvekili Martin Sichert, Lüneburg'da kaymakam adayı Stephan Bothe ile Northeim ilçesine bağlı Nörten-Hardenberg'de belediye başkanlığına aday gösterilen Reinhild Goes seçimlere katılma hakkı elde edemedi.

İçişleri Bakanlığı: "Anayasaya bağlılık konusunda ciddi şüpheler var"

Aşağı Saksonya İçişleri Bakanlığı, söz konusu adayların Almanya'nın özgürlükçü demokratik anayasal düzenine bağlı kalacaklarına ilişkin ciddi şüpheler bulunduğunu belirterek seçim kurullarına olumsuz görüş bildirdi.

Kararların gerekçesinde, Aşağı Saksonya AfD teşkilatının Eyalet Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından "kesin aşırı sağcı oluşum" olarak sınıflandırılması ile adayların geçmişte yaptıkları açıklama ve sosyal medya paylaşımları da etkili oldu.

Özellikle 2017'den bu yana Federal Meclis milletvekilliği yapan Martin Sichert'in, Berlin Belediye Binası'na Gökkuşağı Bayrağı asılması üzerine sosyal medya platformu X'te yaptığı paylaşım da dosyada gerekçeler arasında gösterildi. Sichert paylaşımında, belediye binalarına belirli ideolojileri temsil eden bayrakların asılmasına karşı çıkarak yalnızca belediye, eyalet ve Almanya bayraklarının kullanılmasını savunmuştu.

Yeni seçim yasası ilk kez uygulanıyor

Nisan ayında kabul edilen yeni düzenlemeyle birlikte seçim kurulları, adayların anayasal düzene bağlılığı konusunda şüphe duymaları halinde belediye denetim makamlarından görüş isteyebiliyor. Bu makamlar da gerektiğinde Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın değerlendirmelerine başvurabiliyor.

Son kararı ise yine bağımsız seçim kurulları veriyor.

Bu kapsamda yalnızca Sichert, Bothe ve Goes değil; Hannover Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday olan AfD Eyalet Milletvekili Jessica Schülke, Wilhelmshaven, Gifhorn, Fürstenau, Bersenbrück ve Artland'daki bazı AfD adayları da aynı inceleme sürecinden geçirildi.

Ancak Hannover'da toplanan seçim kurulu, Jessica Schülke'nin adaylığına izin verdi. Diğer bazı adaylarla ilgili kararların ise temmuz ayı sonuna kadar açıklanması bekleniyor.

AfD'li siyasetçilerden "Arka kapıdan parti yasağı mı?" tepkisi

AfD yönetimi uygulamayı sert sözlerle eleştirerek bunun "arka kapıdan parti yasağı" anlamına geldiğini savundu.

Parti yetkilileri, adaylıkların engellenmesine karşı hukuki mücadele başlatacaklarını açıkladı. Martin Sichert de kararın iptali için yargıya başvuracağını duyurdu.

Hukukçular ikiye bölündü

Kararlar hukuk çevrelerinde de tartışma yarattı.

Oldenburg Üniversitesi Kamu Hukuku Profesörü Volker Boehme-Neßler, Federal Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmamış bir siyasi partinin üyelerinin yalnızca parti üyelikleri nedeniyle adaylıktan mahrum bırakılmasının hukuken sorunlu olduğunu söyledi.

Boehme-Neßler, seçilme hakkının demokratik sistemin temel unsurlarından biri olduğunu, yasaklanmamış bir partinin üyelerine yönelik bu tür uygulamaların seçim özgürlüğünü zedeleyebileceğini ifade etti.

Buna karşılık Aşağı Saksonya Eyalet Meclisi'nde iktidardaki SPD'nin Grup Başkanı Stefan Politze, düzenlemenin yalnızca AfD'yi değil, anayasal düzene bağlı olmayan sağ ya da sol tüm aşırılık yanlılarını kapsadığını belirterek uygulamayı savundu.

Karar, Almanya genelinde emsal olabilir

Aşağı Saksonya'da uygulanan yeni sistem, Almanya'da ilk kez bu kapsamda hayata geçiriliyor.

Eyalet Seçim Müdürü Markus Steinmetz de adaylıkların reddedilmesinin seçilme hakkına müdahale anlamına geldiğini kabul etmekle birlikte, belediye başkanları ve kaymakamların kamu görevlisi statüsünde olmaları nedeniyle anayasal düzene bağlılık şartının hukuki bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

13 Eylül'de yapılacak yerel seçimler öncesinde verilecek diğer kararların, yalnızca Aşağı Saksonya'daki seçimleri değil, Almanya genelinde benzer uygulamalara ilişkin hukuki tartışmaları da yakından etkilemesi bekleniyor.