ALMANYA

Almanya: İklim aktivistlerine 7 eyalette polis baskını

Almanya'da polisin, ‘Son Nesil’ (Letzte Generation) aktivistlerine yönelik 7 eyalette başlattığı eş zamanlı baskınların ardından, eylemcilere yönelik sert tedbirler tartışılmaya başladı. Öte yandan siyasi parti yetkililieri ile Federal Ulaştırma Bakanı ve Anayasayı Koruma Dairesi Başkanı'ndan gelen farklı açıklamalar dikkat çekti.

Almanya'da bir süredir çevreye duyarlı barışçıl eylemleri ile yurt içi ve yurt dışında geniş kamuoyunun ilgisini çeken iklim aktivistlerine karşı Alman polisinin 'suç örgütü' gibi değerlendirilmesi kapsamında ülke genelinde operasyonlar yapmasına farklı tepkiler geldi. 

FEDERAL ULAŞTIRMA BAKANI: SORUŞTURMA AÇILMASI DOĞRU

Eylemcilere yönelik en sert tepkiler Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partili siyasetçiler ile FDP'li Federal Ulaştırma Bakanı Volker Wissing'den geldi. Wissing, Münih savcılığının ‘Son Nesil’ hakkında suç örgütü kurma şüphesiyle başlattığı soruşturmayı olumlu bulduğunu açıklarken, “Yargının burada hukukun tüm titizliğiyle harekete geçmesinin doğru olduğunu düşünüyorum. Bu yasa ihlallerini tahammül edilemez buluyorum” dedi.

CDU'lu Federal Meclis milletvekili Christoph de Vries, Die Welt gazetesine verdiği demeçte, “Sistematik olarak suç planlayan, işleyen ve anayasal organlarımıza yönelik şiddet içeren suçlardan, tehditlerden ve baskılardan çekinmeyen bir örgüt, Anayasayı Koruma Dairesi için bir vakadır” dedi.

CSU milletvekili Alexander Hoffmann ise, grup içinde ‘Olağanüstü hal yasası, siyasi organların ve kararlarının tamamen ortadan kaldırılması ve mülkiyetin yeniden dağıtılması gibi fikirlerin’ tartışıldığını söylerken, “Bu açıkça anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yöneliktir” diye konuştu.

ANAYASAYI KORUMA DAİRESİ BAŞKANI: AŞIRILIK YANLISI DENİLEMEZ

Konuya yönelik tepkiler üzerine Federal Anayasayı Koruma Dairesi Başkanı Thomas Haldenwang ise kısa bir süre önce, istihbaratın, aktivist grubu aşırılık yanlısı olarak değerlendirmek için yeterli kanıta sahip olmadığını söylemişti. Haldenwang, eylemcilerin temel tutumunun aktif şiddetten kaçınmak olduğu için ‘aşırıcılık’ söz konusu olmadığını ifade etti. Bu değerlendirmede anayasanın korunmasından sorumlu 16 devlet dairesinin tamamıyla hemfikir olduğu da vurgulandı. Bununla birlikte, istihbaratın, olayların gelişimini günlük olarak izlediği ve değerlendirdiği kaydedildi.