Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine açık olduğunu belirterek, “Boğaz şu an gemi trafiğine tamamen açık. ABD Donanması bölgedeki tek güçtür ve bu su yolunun kontrolünü yüzde 100 oranında sağlamıştır” dedi.
Trump, boğazın tamamında mayın temizleme çalışmalarının yapıldığını söyledi. Ancak Spiegel’in aktardığına göre Trump, tüm mayınların etkisiz hale getirildiğini değil, boğazın tamamında mayın temizleme çalışması yürütüldüğünü ifade etti. Trump ayrıca İran’ın zaman zaman yeni mayınlar döşediğini, ancak bunların tespit edildiğini söyledi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de hafta sonunda yaptığı açıklamada, İran’ın savaşın başında çok sayıda mayın döşediğini ve güvenli deniz ulaşımını yeniden sağlamak için bir mekanizma üzerinde çalışıldığını belirtmişti. Vance, bu mekanizmanın mayın temizleme çalışmalarının yanı sıra İran’ın ticari gemilere saldırmama yönündeki taahhüdünü de kapsayacağını söylemişti.
Bu nedenle Trump’ın boğazın tamamen açık olduğu yönündeki açıklamasına rağmen, ticari gemilerin geçişinde risklerin sürdüğü belirtiliyor. Gemiler açısından olası mayınların yanı sıra İran’a ait insansız hava araçlarından gelebilecek saldırılar da tehdit oluşturuyor.
Hürmüz Boğazı neden kritik?
Basra Körfezi ile Umman Körfezi arasındaki Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri. Savaşın başlamasından önce dünya petrol ihtiyacının yaklaşık beşte biri bu güzergâhtan taşınıyordu. Boğaz aynı zamanda sıvılaştırılmış doğal gaz ve gübre taşımacılığı açısından da kritik önem taşıyor.
ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın ardından İran’ın gemilere yönelik saldırıları ve tehditleri nedeniyle boğazdaki deniz trafiği büyük ölçüde durma noktasına gelmiş, bunun sonucunda petrol ve doğal gaz fiyatlarında sert yükselişler yaşanmıştı.
ABD yönetiminin hedefinin, Hürmüz Boğazı’ndan petrol ve doğal gaz taşımacılığını savaş öncesindeki seviyeye döndürmek olduğu belirtiliyor.
Almanya da mayın temizleme çalışmalarına katılmak istemişti
Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımının güvenliğinin sağlanmasına Almanya da katkıda bulunmak istemişti. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, haziran ayında “Fulda” adlı mayın avlama gemisi ile “Mosel” adlı ikmal gemisini bölgeye göndermişti.
Ancak iki gemi temmuz sonunda bölgeden çekilerek Akdeniz’de görevlendirilmek üzere hazır tutulmaya başlandı.
Trump’tan İran’a tazminat talebi
Trump, Hürmüz Boğazı’na ilişkin açıklamalarının yanı sıra İran’la yaşanan tazminat krizine de değindi. Tahran’ın savaş zararlarının karşılanması yönündeki taleplerine sert tepki gösteren Trump, “Eğer İran zararların tazminini istiyorsa, o zaman son 50 yılda bize verdiği zararların tazminatını ödemelidir” dedi.
Trump ayrıca İran’ın son dönemde ülke içinde öldürülen protestocuların ailelerine de tazminat ödemesi gerektiğini savundu. İran’ın yüz binlerce insanın ölümünden sorumlu olduğunu ileri süren Trump, ülkenin bunun bedelini ödediğini söyledi.
“İran’ın askerlerinin maaşlarını bile ödeyecek parası yok”
Trump, İran’ın ekonomik durumuna ilişkin de sert açıklamalarda bulundu. İran’ın “tamamen iflas ettiğini” öne süren Trump, Tahran yönetiminin askerlerinin maaşlarını dahi ödeyemediğini savundu.
Trump, İran’da enflasyonun yüzde 309’a ulaştığını da iddia ederek, ülkenin yalnızca sorun çıkarabilecek durumda olduğunu ancak ekonomik açıdan ciddi sıkıntı yaşadığını söyledi.
Netanyahu ile ilişkisi “çok iyi”
Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Gazze konusunda görüş ayrılığı yaşadığı yönündeki iddiaları da reddetti.
Netanyahu ile ilişkisinin “çok iyi” olduğunu söyleyen Trump, konuya ilişkin bugün kendisine ait Truth Social hesabından ayrıntılı bir açıklama yayımlayacağını belirtti.
Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli biçimde uluslararası deniz trafiğine açılması ise ABD ile İran arasındaki görüşmelerin en önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.