ALMANYA

SPD'li eski Bakan Gabriel: Merkel görevde kalsaydı Ukrayna savaşı yaşanmazdı

Almanya'nın eski Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sigmar Gabriel, Ukrayna savaşının önlenebileceğini savunarak, "Angela Merkel başbakan olarak kalsaydı bu savaş yaşanmazdı" dedi. Gabriel, Merkel'in olası barış görüşmelerinde arabulucu olabileceğini belirtirken, kendi partisi SPD'ye de sert eleştiriler yöneltti.

Almanya'nın eski Dışişleri Bakanı ve eski SPD Genel Başkanı Sigmar Gabriel, İsviçre'nin Neue Zürcher Zeitung (NZZ) gazetesine verdiği röportajda Ukrayna savaşı, Avrupa'nın Rusya politikası ve Almanya'daki iç siyaset hakkında dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

Gabriel, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgalinin, Angela Merkel'in görevde kalması halinde büyük ihtimalle yaşanmayacağını öne sürdü.

"Merkel başbakan olsaydı savaş olmazdı"

Gabriel, Ukrayna krizinin diplomasi yoluyla önlenebileceğini savunarak, Merkel döneminde imzalanan Minsk Anlaşmaları'nın uygulanmasının savaşın önüne geçebileceğini söyledi.

"Minsk Anlaşmaları yürürlükte kalıp uygulanmış olsaydı savaş bu şekilde patlak vermezdi. Hatta daha ileri gidiyorum; Angela Merkel başbakan olarak kalsaydı bu savaş yaşanmazdı" diyen Gabriel, Merkel'in Rusya ile diyaloğu sürdüren son önemli Avrupalı liderlerden biri olduğunu ifade etti.

Eski bakan, Merkel'in 2021 yılında düzenlenen son AB Zirvesi'nde Moskova'ya üst düzey bir müzakere heyeti gönderilmesini önerdiğini ancak bu teklifin, Macaristan Başbakanı Viktor Orban dışında tüm Avrupa liderleri tarafından reddedildiğini hatırlattı.

Gabriel, "En azından bunu denemek çok daha akıllıca olurdu" değerlendirmesinde bulundu.

"Merkel arabulucu olabilir"

Sigmar Gabriel, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile olası barış görüşmelerinde Avrupa'nın deneyimli isimlerinden yararlanması gerektiğini belirterek Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile birlikte Angela Merkel'i de arabulucu adayları arasında gösterdi.

Merkel'in daha önce böyle bir görevi istemediğini açıkladığını hatırlatan Gabriel, "Ancak Avrupalılar kendisinden bunu resmen talep ederse, hayır diyeceğine inanmıyorum" ifadelerini kullandı.

"Öncelik kalıcı ateşkes olmalı"

Gabriel'e göre Ukrayna'da kapsamlı bir barış anlaşması kısa vadede gerçekçi görünmüyor.

Bu nedenle öncelikle uzun süreli bir ateşkes sağlanması gerektiğini belirten eski bakan, çatışmaların dondurulduğu bir modelin ilk adım olabileceğini söyledi.

Kalıcı barışın ise ancak Rusya'nın gelecekte yeniden Avrupa güvenlik mimarisinin bir parçası haline gelmesiyle mümkün olabileceğini savundu.

"Putin'den gereğinden fazla korkulmamalı"

Gabriel, Rusya'nın NATO ülkelerine yakın zamanda saldıracağı yönündeki değerlendirmeleri de ihtiyatla karşıladı.

Beş yılı aşkın süredir devam eden savaşta Rus ordusunun Ukrayna topraklarının yaklaşık yüzde 20'sini kontrol altına alabildiğine dikkat çeken Gabriel, bunun Rusya'nın sınırsız bir askeri güce sahip olduğu anlamına gelmediğini söyledi.

Batı'nın hâlâ ekonomik güç, askeri caydırıcılık ve diplomatik kapasiteye sahip olduğunu vurgulayan Gabriel, korku siyaseti yerine müzakere kanallarının açık tutulması gerektiğini dile getirdi.

SPD'ye sert eleştiri

Gabriel, Almanya'daki CDU-SPD koalisyonunda yer alan kendi partisi SPD'yi de sert sözlerle eleştirdi.

SPD'nin hükümette olmasına rağmen muhalefet gibi davrandığını belirten Gabriel, "Partim koalisyonda hâlâ sanki başka bir hükümete bakan gönderiyormuş gibi davranıyor. Bakanlarını hükümete gönderiyor ama ardından muhalefet yapıyor. Bu tavır siyasi açıdan adeta intihar anlamına geliyor" dedi.

Gabriel'e göre SPD'nin yeniden güç kazanabilmesi için Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki hükümetin başarılı olmasına katkı sunması gerekiyor.

Aşırı sağcı AfD değerlendirmesi

Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi hakkında da konuşan Gabriel, diğer partilerin AfD ile iş birliği yapmamasını doğru bulduğunu söyledi.

Buna karşın, AfD'ye karşı uygulanan "güvenlik duvarı" stratejisinin toplum nezdinde başarısız olduğunu savunan Gabriel, partinin kamuoyu yoklamalarında yükselmeye devam etmesinin bunun göstergesi olduğunu ifade etti.

Gabriel, AfD'nin yalnızca dışlanmasının yeterli olmadığını belirterek, partiyle siyasi düzlemde daha güçlü bir fikir mücadelesi yürütülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.