Hakan ARSLAN / Hamburg

'Bilerek yalnız bırakıldılar.''

Gazeteciler Cumhuriyet Yazarı Barış Terkoğlu, Halk TV Moderatörü Şirin Payzın ve Birgün Yazarı Timur Soykan, Gazeteci Süheyla Kaplan'ın moderatörlüğünde düzenlenen' Depremin Gölgesinde Seçim Süreci ve Basın Özgürlüğü' panelinde bir araya geldi. Hamburg Üniversitesi'nde düzenlenen panelin açılış konuşmasını Gazeteci Adil Yiğit yaptı. 

Depremde hayatını kaybedenlerin anısına bir dakikalılk saygı duruşu sonrası başlayan programda kısa bir açılış konuşması yapan Avrupa Postası Genel Yayın Yönetmeni Adil Yiğit, etkinliğe destek sunan Alman Gazeteciler Birliği'ne, (DJU) Hamburg Üniversite Öğrenci Derneği'ne (AStA) ve Avrupa Türk Gazeteciler Birliği'ne (ATGB) teşekkür etti. Önceki yıllarda da benzeri etkinlikler düzenleyerek Türkiye gerçekliklerini Almanya'da gündeme taşıdıklarını ifade eden Yiğit, bu türden etkinliklere gelecekte de devam edeceğiz dedi.

Türkiye siyasi tarihinde Mart ayının önemine de kısaca değinen Adil Yiğit, konuşmasına 30 Mart 1972 de Kızıldere'de efsaneleşen Mahir Çayan'lar ve 6 Mart 1993 de İstanbul'da katledilen Bedri Yağan'lar ile 21 Mart Newrozlar'da kaybedilenleri 'özlemle ve sevgi ile andıklarını' ifade ederek son verdi.

Mizah yazarı Bülent Taş'ın siyasi göndermeli stand-up gösterisi izleyicileri yer yer hem güldürdü hem de düşündürdü. Kuzey Almanya'da tanınan Grup Çalcaz'ın türkülerinin ardından alkışlar arasında sahneye çıkan Gazeteciler Cumhuriyet Yazarı Barış Terkoğlu, Halk TV Moderatörü Şirin Payzın ve Birgün Yazarı Timur Soykan, Gazeteci Süheyla Kaplan'ın moderatörlüğünde Türkiye gündemini değerlendirdi.

Türkiye'de unutulmayacak derecede korkunç bir deprem felaketi yaşandığına dikkati çeken Payzın, ''Deprem nedeniyle hepimizin kalbi ağrıyor. Antakya'nın yüzde 90'ı kalmamış vaziyette ancak bir taraftan da koştura koştura seçime gidiyoruz. Antakya çok kültürlü bir şehir, demografik yapının bozulması konusunda çok ciddi endişeler var. Hükümetten sürekli inşaat sözü veriliyor, bu da tarihi dokunun dikkate alınmaması anlamına geliyor. Depremde yaşamını kaybedenlerle ilgili verilen sayılar doğru değil. Burda dezenfermasyon görüyoruz, hiçbiri doğru değil. 8 gün kaldım Antakya'da, herşeyi yansıtmaya çalıştım, bunlardan biri de yağmalardı, kadınların güvenlik sorunu vardı, Esnaf büyük bir yağma ile karşılaştı. Antakya'da altın önemli bir yer tutar, kuyumcular yağmalandı, soyuldu. asker orda yoktu, bilerek ve isteyerek orda insanlar yalnız bırakıldı. Depremden sonra Antakya'da ciddi bir nüfuslandırma yapılacak, bu ciddi bir mesele.'' dedi.

Türkiye'deki Kürt seçmenin oylarının seçimlerin sonuçlarını belirleyeceğini de sözlerine ekleyen Gazeteci Payzın, ''Politik bilinci en yüksek kesim Kürtler, stratejik oy kullanmayı biliyorlar. HDP bu süreci çok iyi yönetti, TİP'de çok iyi bir çıkış yakaladı. Bu seçimlerde ya Türkiye Cumhuriyeti'nin devamını sağlayacağız, ya da Ortadoğu diktatörülüğüne dönüşme olasılığımız çok yüksek. Bu son şansımız. Kazandık kazandık, kazanamadık bitti. '' diye konuştu.

Şirin Payzın'dan sağlık durumuna ilişkin açıklama Şirin Payzın'dan sağlık durumuna ilişkin açıklama

''Cinayet işleyen bir suçlu gibi''

Gazeteci Barış Terkoğlu ise depremin doğal ancak sonuçlarının siyasi olduğuna dikkati çekerek, '' Depremin sonuçları siyasi bir meseledir, daha ölü sayısı bile belli değil. Yer hep sallanır ancak o şehrin üstüne şehir inşaa etmek, işte bu siyasi bir karardır, enkaz altında donarak ölmek siyasi bir meseledir, devletin kurtarma kurumları var, bunları yöneten hükümettir, depremden 3 gün sonra bile deprem bölgesinde kimseyi göremediyseniz bu siyasi bir meseledir.'' ifadelerini kullandı. Hükümetin yanlışlarını ortaya çıkardığı için gazetecileri hedef aldığını söyleyen Gazeteci Terkoğlu, ''Hükümet tıpkı cinayet işleyen bir suçlu gibi tanıkları, yani gazetecileri ortadan kaldırmaya çalışıyor. Şimdiye kadar ne zaman gazetecileri tehdit etti? Kendi yolsuzlukları ortaya çıkarıldığı zaman.'' dedi.

Gazeteci Timur Soykan ise depremin asırlar boyu anlatılacak bir acıya neden olduğunu ifade ederek, ''Türkiye komada, nabzı zayıf, bilinci kapalı ve ne yaşadığının farkında değil, ülke ne hissedeceğini bilmiyor. Betonun altında sevdiğin var, sesini duyuyorsunuz ama bir hilti, bir jenaratör bulamıyorsunuz ve bu günler sürüyor. Devlet kurumları öyle çürümüş ki, sevdikleriniz gözlerinizin önünde ölüyor, 10 binlerce insan böyle öldü. Bu komadaki ülke gerçekle yüzleşemiyor, bütün refkeksleri yok olmuş, bilincini yitirmiş durumda. Eğer bu seçimlerde AKP'yi engelleyemezsek çocuklarımız, torunlarımız size, bize 'Allah belanızı versin' diyecek ve haklı olacaklar.'' diyerek tüm muhalefeti oy kullanmaya çağırdı.