DÜNYA

Nepal’de sel felaketi: Binlerce kişi kayıp, ölü sayısı 1.100’ü aştı

Nepal ve Tibet sınırında 26 Ağustos’ta meydana gelen yıkıcı sel ve heyelan felaketinin bilançosu ağırlaşıyor. Himalayalar'daki buzul çökmesiyle tetiklendiği değerlendirilen ani selin ardından Nepal'de hayatını kaybedenlerin sayısı 1.114'e yükselirken, Tibet'te 16 kişi yaşamını yitirdi. Bölgede yaklaşık 4.500 kişinin akıbeti ise halen bilinmiyor.

Arama-kurtarma ekipleri, tonlarca çamur, kaya ve enkazın altında kalanları bulmak için çalışmalarını sürdürürken, felaketin üzerinden bir hafta geçmesiyle birlikte canlı kurtarma umutlarının giderek azaldığı bildiriliyor.

Nepal'de yaklaşık 4 bin kişinin kayıp olduğu belirtilirken, Çin'in Tibet bölgesinde 546 kişinin akıbeti bilinmiyor. Kayıplar arasında yüzlerce yabancı ülke vatandaşı da bulunuyor.

Nepal'de çıkarılan cenazelerin önemli bir bölümünün ağır hasar görmesi nedeniyle kimlik tespitinde ciddi güçlük yaşanıyor. Yetkililer, birçok cenazenin parçalanmış veya ileri derecede bozulmuş halde bulunduğunu belirtiyor. Kimlik tespitinde DNA analizlerinden yararlanılması planlanıyor.

Felakette çok sayıda yabancının da kaybolduğu bildirilirken, farklı ülkeler vatandaşlarını bulmak için Nepal ve Çin makamlarıyla koordinasyon yürütüyor.

2,2 milyon ton enkaz oluştu

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın (UNDP) ön değerlendirmesine göre, sel ve çamur akıntıları Nepal'de en az 2,2 milyon ton enkaz bıraktı. Bunun yaklaşık 556 bin 200 tonunu, uydu görüntüleriyle tespit edilen 2 binden fazla hasarlı binadan kaynaklanan yapı enkazı oluşturuyor.

Felaketin yol açtığı yıkım, arama-kurtarma çalışmalarını da büyük ölçüde zorlaştırıyor. Çöken binalar, kaya ve çamur yığınları arasında mahsur kalan kişilere ulaşmak için ağır iş makineleri, helikopterler ve özel kurtarma ekipleri kullanılıyor.

BM, şimdiye kadar 10 binden fazla kişinin kurtarıldığını bildirirken, binlerce kişinin geçici barınaklarda yaşamını sürdürdüğünü açıkladı.

Elektrik altyapısı ağır hasar gördü

Sel felaketi Nepal'in enerji altyapısında da büyük hasara yol açtı. BM verilerine göre 11 hidroelektrik santrali ile bir güneş enerjisi santrali devre dışı kaldı. Toplam 431 megavatlık kapasiteyi etkileyen hasarın yanı sıra yapım aşamasındaki 15 hidroelektrik projesi de zarar gördü.

40'tan fazla köprünün yıkılması ve ana ulaşım güzergâhlarının bazı bölümlerinin kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle özellikle dağlık ve ulaşılması güç yerleşimlere yardım ulaştırmakta zorluk yaşanıyor.

Kurtarma ekipleri çamur ve enkazla mücadele ediyor

Nepal ordusu ve diğer kurtarma ekipleri, felaketin en ağır vurduğu Rasuwa ve Nuwakot bölgelerinde çalışmalarını yoğunlaştırdı. Özellikle hidroelektrik santrallerinin tünellerinde mahsur kaldığı değerlendirilen yüzlerce işçiye ulaşılması için yoğun çaba harcanıyor.

Nepal, Çin ve Hindistan'dan ekipler bölgede arama-kurtarma çalışmalarına destek verirken, geçici köprüler kuruluyor, yollar açılıyor ve ağır iş makineleriyle enkaz kaldırılıyor. Ancak devam eden yağışlar ve yeni taşkın riski operasyonları güçleştiriyor.

Tibet tarafında ise taşkın sularının oluşturduğu göller ve biriken çamur nedeniyle bazı kurtarma faaliyetleri geçici olarak durduruldu. Ekiplerin yeni bir taşkın tehlikesine karşı güvenli bölgelere çekildiği bildirildi.

Buzul çökmesi felaketi tetikledi

26 Ağustos'ta Himalayalar'daki Langtang bölgesinde meydana gelen buzul çökmesiyle büyük miktarda buz, kaya ve çamurun nehir yatağına sürüklenmesi, ardından Bhote Koshi-Trishuli nehir sistemi boyunca dev bir sel dalgasının oluşması felaketin temel nedeni olarak gösteriliyor.

İlk saatlerde bölgede meydana gelen 5,2 büyüklüğündeki sarsıntının deprem olduğu düşünülse de daha sonraki değerlendirmelerde sismik hareketin kaynağının buzul çökmesi olduğu belirtildi. Uzmanlar, Himalayalar'da artan sıcaklıkların buzulları istikrarsızlaştırmasının bu tür olayların riskini artırdığına dikkat çekiyor.

BM salgın ve sağlık riskine karşı uyardı

Birleşmiş Milletler, felaketin ardından halk sağlığı açısından da ciddi riskler bulunduğunu bildirdi. Aşırı kalabalık barınaklar, kirlenmiş su kaynakları ve hasar gören sağlık tesislerinin özellikle çocuklar ve kadınlar açısından hastalık riskini artırdığı belirtildi.

BM ayrıca ulaşım ve iletişim altyapısındaki tahribat nedeniyle en uzak yerleşimlere insani yardım ulaştırmanın en büyük sorunlardan biri olduğunu vurguladı.