ALMANYA

Muhalif belediye başkanlarına cezalar Almanya'da gündem

Türkiye'de muhalif belediye başkanlarına verilen uzun süreli hapis cezaları Alman basınında geniş yer buldu. 200 sanıklı yolsuzluk davasında altı CHP'li belediye başkanı mahkûm edilirken, en ağır ceza eski Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'a verildi.

Akpolat toplam 23 yıl 3 ay 7 gün hapis cezasına çarptırıldı. Kararlar, Türkiye'de muhalefete yönelik yargı süreçlerinin yoğunlaştığı bir dönemde alınması nedeniyle siyasi tartışmayı da yeniden alevlendirdi.

Türkiye'de CHP'li belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu 200 sanıklı Aziz İhsan Aktaş davasında karar açıklandı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, görevlerinden uzaklaştırılan muhalif belediye başkanlarından altısını çeşitli suçlardan hapis cezalarına çarptırırken, bir belediye başkanı hakkında beraat kararı verdi.

Karar, Türkiye'de olduğu kadar Almanya'da da dikkat çekti. Der Spiegel ve DIE ZEIT başta olmak üzere Alman basınında yayımlanan haberlerde, özellikle Rıza Akpolat'a verilen 23 yılı aşkın hapis cezası ile davanın muhalefet üzerindeki yargı baskısı tartışmalarıyla bağlantısı öne çıkarıldı.

En ağır ceza Rıza Akpolat'a

İstanbul'un Beşiktaş ilçesinin eski belediye başkanı Rıza Akpolat, “ihaleye fesat karıştırma”, iki ayrı “rüşvet” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlarından toplam 23 yıl 3 ay 7 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Akpolat, davanın en ağır cezaya çarptırılan belediye başkanı oldu. Mahkeme ayrıca Akpolat'ın “örgüt üyeliği” suçundan beraatine karar verdi.

Akpolat, hakkındaki suçlamaları reddederken, kendisine yönelik yargılamanın siyasi amaç taşıdığını savundu.

Diğer belediye başkanlarına da hapis cezaları

Mahkeme, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ı “rüşvet alma” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı.

Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'e “rüşvet alma” suçundan 8 yıl 4 ay, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'ya ise aynı suçtan 6 yıl 8 ay hapis cezası verildi.

Esenyurt'un görevden uzaklaştırılan eski Belediye Başkanı Ahmet Özer, “ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma” suçundan 8 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme bu hüküm bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar hakkında da mahkûmiyet kararı verildi. Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ise beraat etti.

200 sanıklı davanın merkezinde Aziz İhsan Aktaş vardı

Yaklaşık yedi ay süren davada toplam 200 sanık yargılandı.

Soruşturmanın merkezinde iş insanı Aziz İhsan Aktaş bulunuyordu. Savcılık, Aktaş'ın belediyelerden ihale alabilmek amacıyla belediye başkanları ve belediye yöneticilerine rüşvet verdiğini ve ihalelere müdahale eden bir suç örgütü oluşturduğunu ileri sürmüştü.

Ancak mahkeme, Aktaş ve diğer bazı sanıklar hakkında yöneltilen “suç örgütü kurma” ve “örgüt üyeliği” suçlamalarının sabit olmadığı sonucuna vardı ve bu suçlamalar bakımından beraat kararı verdi.

Aktaş ise “ihaleye fesat karıştırma” suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Rüşvet suçlaması bakımından ise etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildi.

Bu durum, davanın en dikkat çekici noktalarından biri oldu. Savcılığın başlangıçta merkezine yerleştirdiği “suç örgütü” iddiası mahkeme tarafından kabul edilmezken, aynı dosyada çok sayıda belediye başkanı çeşitli suçlardan mahkûm edildi.

Muhalefet: “Siyasi amaçlı yargılama”

CHP ve sanıkların destekçileri, davayı muhalefet belediyelerine yönelik daha geniş kapsamlı yargı operasyonlarının bir parçası olarak değerlendiriyor.

Muhalefete göre, özellikle 2024 yerel seçimlerinde CHP'nin önemli bir başarı elde etmesinin ardından CHP'li belediyelere yönelik soruşturmaların yoğunlaşması siyasi bir tablo ortaya koyuyor.

Hükümet ise yargıya siyasi müdahale edildiği iddialarını reddediyor ve soruşturmaların yolsuzlukla mücadele kapsamında yürütüldüğünü savunuyor. Alman basınında da davanın bu siyasi boyutu özellikle vurgulandı.

İmamoğlu davasıyla bağlantılı tartışma

Aktaş davasının kararı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin görevden uzaklaştırılan başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik devam eden yargı süreçleri açısından da yakından izleniyor.

İmamoğlu, Mart 2025'te tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırıldı. CHP'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı en güçlü siyasi rakiplerinden biri olarak görülen İmamoğlu, ayrı bir davada yolsuzluk ve suç örgütü kurma suçlamalarıyla yargılanıyor. İmamoğlu hakkındaki suçlamaları reddediyor.

İmamoğlu'nun davasında savcılık tarafından talep edilen toplam hapis cezasının 2 bin 300 yılı aşabileceği belirtiliyor. Alman basını da Aktaş davasının sonucunun, İmamoğlu hakkında devam eden davanın seyri açısından önem taşıyabileceğine dikkat çekti.

“Yeni davalar için örnek oluşturabilir”

Aktaş davası, CHP'li belediye başkanlarına yönelik soruşturmalar açısından önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor.

Davada mahkemenin “suç örgütü” iddiasını kabul etmemesine rağmen belediye başkanlarının önemli bölümünü rüşvet, ihaleye fesat karıştırma veya benzeri suçlardan mahkûm etmesi, bundan sonraki davalarda kullanılacak hukuki yöntemler açısından dikkat çekiyor.

DW Türkçe'nin değerlendirmesinde de Aktaş davasında verilen kararların dayanakları ayrıntılı biçimde incelendi. Özellikle Akpolat ve Zeydan Karalar hakkındaki mahkûmiyetlerin, savcılığın ileri sürdüğü belirli rüşvet ve ihale iddialarına dayandırıldığı aktarıldı.

Alman basınında Türkiye'deki siyasi tablo öne çıktı

Alman basınında yayımlanan haberlerde yalnızca mahkeme kararlarının ayrıntıları değil, Türkiye'de son dönemde muhalif siyasetçilere yönelik artan soruşturma ve tutuklamalar da ele alındı.

Der Spiegel, altı muhalif siyasetçinin hapis cezasına çarptırıldığını ve Akpolat'ın 23 yılın üzerinde ceza aldığını duyururken, destekçilerinin davaları siyasi amaçlı olarak değerlendirdiğini aktardı.

DIE ZEIT ise kararı, Türkiye'deki muhalif belediye başkanlarına yönelik gözaltı ve tutuklama dalgasının yaşandığı bir dönemde verilen önemli bir yargı kararı olarak değerlendirdi. Haberde, davanın yaklaşık 200 sanığı kapsadığı ve Aktaş'ın suç örgütü kurduğu yönündeki suçlamadan beraat etmesine rağmen belediye başkanlarının ağır cezalara çarptırıldığı vurgulandı.

Türkiye'de muhalefet üzerindeki baskı tartışması büyüyor

Aktaş davasının sonuçlanması, Türkiye'de muhalefet ile iktidar arasındaki siyasi gerilimin yüksek olduğu bir döneme denk geldi.

CHP, 2024 yerel seçimlerinde Türkiye genelinde önemli bir başarı elde ederek çok sayıda büyükşehir ve il belediyesini kazanmıştı. Sonraki dönemde ise aralarında belediye başkanlarının da bulunduğu çok sayıda CHP'li siyasetçi hakkında soruşturma ve tutuklama kararları gündeme geldi.

Muhalefet bu süreçleri siyasi baskı olarak nitelendirirken, iktidar ve hükümet yetkilileri yargının bağımsız olduğunu ve yolsuzluk iddialarının siyasi kimliğe bakılmaksızın soruşturulduğunu belirtiyor.

Aktaş davasında verilen kararlar, bu karşıt görüşlerin yeniden gündemin merkezine yerleşmesine neden oldu.

Rıza Akpolat'a verilen 23 yıl 3 ay 7 günlük hapis cezası, davanın en dikkat çekici sonucu olurken, mahkemenin aynı dosyanın merkezindeki “suç örgütü” iddiasını kabul etmemesi, kararın hukuki ve siyasi tartışmasını daha da büyütecek gibi görünüyor.