56 yaşındaki Burnham’ın göreve gelişi, yalnızca İngiltere’nin iç siyaseti açısından değil, Londra’nın Avrupa Birliği ile gelecekteki ilişkileri açısından da yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
Brexit’e karşı çıkan ve 2016 referandumu öncesinde Avrupa Birliği’nden ayrılmanın İngiltere’yi zayıflatacağını savunan Burnham’ın önündeki en kritik soru ise şu: İngiltere’yi yeniden Avrupa’ya yaklaştıracak bir politika izleyebilecek mi?
Yeni Başbakan, kısa vadede AB’ye yeniden katılma hedefi ortaya koymasa da ekonomi, sanayi, teknoloji ve güvenlik alanlarında Avrupa ile daha yakın işbirliğine kapı aralayabilecek bir çizgi izleyebilir. Avrupa başkentlerinden gelen ilk mesajlar da Burnham döneminde Londra-Brüksel ilişkilerinde yeni bir sayfa açılması beklentisini yansıtıyor.
Brexit karşıtı geçmişiyle biliniyor
Andy Burnham, 2016’daki Brexit referandumu öncesinde Avrupa Birliği’nden ayrılmaya karşı çıkan siyasetçiler arasında yer alıyordu. Dönemin İşçi Partisi’nde gölge içişleri bakanlığı görevini yürüten Burnham, Brexit’in İngiltere’nin uluslararası konumunu zayıflatacağını ve ülke içinde yeni bölünmelere yol açacağını savunmuştu.
Burnham, o dönemde Brexit’in ülkeye vereceği zararın büyük olacağını belirterek, Avrupa’dan kopuşun İngiltere’yi ekonomik ve siyasi açıdan daha kırılgan hale getireceği uyarısında bulunmuştu.
Şimdi ise Brexit’in ardından başbakanlık koltuğuna oturan Burnham için en büyük soru şu: İngiltere’yi yeniden Avrupa Birliği’ne yaklaştıracak bir yol izleyebilecek mi?
AB ile ilişkilerde yeni sayfa mı?
Burnham, Avrupa Birliği’ne yeniden katılma konusunu kısa vadeli bir hedef olarak gündemine almış değil. Ancak uzmanlara göre, ekonomik, sanayi ve teknoloji alanlarında daha fazla işbirliğini savunan yaklaşımı Londra ile Brüksel arasında yeni bir yakınlaşmanın önünü açabilir.
Avrupa’dan gelen ilk mesajlar da olumlu oldu. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, İngiltere ile ilişkilerin güçlendirilmesi konusunda yeni hükümetle çalışmaya hazır olduklarını belirtti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz de AB ile İngiltere arasında daha yakın bir ortaklık kurulması gerektiği mesajını verdi.
Ancak uzmanlara göre Burnham’ın önceliği Avrupa değil, ülke içindeki sorunlar olacak. Özellikle yüksek yaşam maliyetleri, ekonomik durgunluk ve kamu hizmetlerindeki sorunlar, yeni hükümetin ilk sınavları arasında yer alıyor.
Downing Street’in istikrarsız dönemi
Brexit referandumunun yapıldığı 2016’dan bu yana İngiltere siyasi açıdan çalkantılı bir dönem geçirdi.
David Cameron, Brexit referandumunu kaybetmesinin ardından görevinden ayrıldı. Theresa May, Brexit anlaşmasını parlamentodan geçirmekte başarısız oldu. Boris Johnson döneminde kabul edilen ayrılık anlaşması tartışmalara yol açarken, Liz Truss yalnızca yaklaşık 50 gün başbakanlık koltuğunda kalabildi. Rishi Sunak ise Brexit sonrası sorunlarla mücadele etmeye çalıştı.
Son 10 yılda hiçbir İngiliz başbakanı tam bir seçim dönemini tamamlayamadı.
Burnham şimdi bu siyasi mirasın yanı sıra Brexit’in ekonomik ve toplumsal sonuçlarıyla da mücadele etmek zorunda.
İngiltere’nin Avrupa’ya dönüş ihtimali
Uzmanlar, Burnham’ın hemen AB’ye dönüş gibi radikal bir adım atmasının beklenmediğini belirtiyor. Bunun yerine savunma, ticaret, enerji, gıda güvenliği ve gençlerin hareketliliği gibi alanlarda Avrupa ile ilişkilerin güçlendirilmesi daha olası görülüyor.
Brexit sonrası özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler, gümrük işlemleri, ek maliyetler ve ticari engeller nedeniyle zorlandı. Bazı ekonomistler, İngiltere ekonomisinin Brexit nedeniyle potansiyelinin altında kaldığını savunuyor.
AB ile daha kolay ticaret yapmanın ve bazı ortak pazarlara yeniden yaklaşmanın İngiliz ekonomisine katkı sağlayabileceği belirtiliyor.
Ancak siyasi riskler devam ediyor
Burnham’ın önündeki en büyük engellerden biri ise Brexit konusundaki toplumsal hassasiyet. İngiltere’de Avrupa Birliği meselesi hâlâ siyasi açıdan son derece tartışmalı.
Muhafazakar Parti lideri Kemi Badenoch, Avrupa karşıtı çizgisini sürdürürken, Brexit’in mimarlarından biri olan Reform UK lideri Nigel Farage da yeniden güçlü bir siyasi aktör olma ihtimalini koruyor.
Uzmanlara göre Burnham, iç politikada başarılı olması halinde 2029 seçimlerinden sonra Avrupa ile daha büyük bir yakınlaşma adımı atabilir. Ancak bunun için hem kamu desteğini kazanması hem de Brexit konusunda bölünmüş toplumu ikna etmesi gerekiyor.