Anmada yapılan konuşmalarda, Cevahir’in devrimci mirasına sahip çıkılması çağrısı yapılırken, “Bugün daha fazla Cevahir olmaya ihtiyacımız var” vurgusu öne çıktı.

68 kuşağının ve THKP-C'nin önder isimlerinden Hüseyin Cevahir, 1 Haziran 1971'de İstanbul Maltepe'de Mahir Çayan ile birlikte kuşatıldığı evde çıkan çatışmada yaşamını yitirmişti. Cevahir, ölümünün 55. yılında memleketi Dersim'in Mazgirt ilçesinde mezarı başında anıldı.

Mazgirt ilçesine bağlı Yeldeğen köyündeki anmaya Cevahir’in ailesinin yanı sıra DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Dersim Belediye Başkanı Cevdet Konak, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Emek ve Özgürlük Cephesi, Türkiye Komünist Hareketi, Kızıl Parti, Demokratik Alevi Dernekleri temsilcileri, SOL Parti yöneticileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

Cevahir’in mektubu okundu

Anmada Hüseyin Cevahir’in yeğeni Cevahir Çağdaş Özkan tarafından, Cevahir’in 1965 yılında kaleme aldığı mektup okundu.

Mektupta genç yaşta yaşamı, emeği ve toplumsal eşitsizlikleri sorgulayan satırlar yer aldı. Katılımcılar tarafından ilgiyle dinlenen mektupta Cevahir’in şu sözleri dikkat çekti:

Sosyalist Enternasyonal: Özgür Özel’i ve mevcut yönetimini tanımayı sürdüreceğiz
Sosyalist Enternasyonal: Özgür Özel’i ve mevcut yönetimini tanımayı sürdüreceğiz
İçeriği Görüntüle

“Bugün hava güneşliydi. Dersten çıktıktan sonra tek başıma Kabataş’a gidip boğazın hemen kıyısında bir taşa oturdum ve balıkçıların ağlarını onarışlarına baktım. Nasıl özenmezsin şu balıkçının bir günlük mutlu yaşantısına. Bir profesörün ciddiyeti ve dikkatiyle ağları onarıyor, usta elleri sanki ‘Ne sihirdir ne keramet’ demek istiyordu.”

Mektubun son bölümünde yer alan şu ifadeler de anmaya katılanlar tarafından alkışlarla karşılandı:

“Biz ki çemberini kıramayacak çıkımsız bir döngünün içindeyiz, uzağız ve yakınız. Bana öyle geliyor ki mutluluğa doymadan bitiverecek bir yerde günlerimiz.”

“Milyonlarca insanın düşlerini gerçeğe dönüştürmek için”

Anmada kurumlar adına ortak açıklamayı SOL Parti Malatya İl Örgütü Sözcüsü Ali Osman İzci okudu.

Açıklamada Hüseyin Cevahir’in aradan geçen yıllara rağmen devrimci mücadelede önemli bir simge olmaya devam ettiği belirtilerek, “Halkımızın ölümsüz Cevahir’ini sevgi ve saygıyla anıyoruz. Üzerinden onlarca yıl geçse de kalbimizin en derinlerinde yaşamaya devam ediyor” denildi.

Türkiye’de yaşanan siyasal ve toplumsal gelişmelere de değinilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“ABD emperyalizminin desteğini alan rejim en temel demokrasi ilkelerini dahi ayaklar altına alıyor. Her geçen gün dinci gericilik hayatın her alanına yayılmaya çalışılıyor. Yoksulluk ve hayat pahalılığı dayanılmaz boyutlara ulaştı. Seçme ve seçilme iradesi gasp edilerek siyasi partilere kayyum atanıyor. Tüm bunların karşısında umutluyuz. Çünkü memleketi karanlıktan gün yüzüne çıkarmak isteyen milyonlar var. Milyonlarca insanın aydınlıktan yana bir memleket düşlerini gerçeğe dönüştürebilmek için bugün daha fazla Cevahir olmaya ihtiyacımız var.”

“Mahir, Hüseyin, Ulaş sloganı yeniden yükseldi”

Açıklamada, son dönemde gençlerin demokrasi ve özgürlük talepleriyle ortaya koyduğu kitlesel tepkilere de dikkat çekildi.

“19 Mart’ta ortaya çıkan gençliğin kitlesel tepkisinde ‘Mahir, Hüseyin, Ulaş, kurtuluşa kadar savaş’ sloganı yeniden hak ettiği noktaya geldi” denilen açıklamada, Cevahir, Mahir Çayan ve Ulaş Bardakçı’nın fikirlerinin genç kuşaklar tarafından sahiplenilmeye devam ettiği vurgulandı.

Ortak açıklamada ayrıca, Hüseyin Cevahir’in yalnızca geçmişte kalmış bir isim olarak değil, bugünün mücadeleleri içerisinde anlamlandırılarak anıldığı belirtilerek, “Dersim halkının yiğit evladı Hüseyin Cevahir’i, emperyalizme karşı bağımsız Türkiye çağrısıyla, gericiliğe karşı aydınlanma mücadelesiyle ve faşizme karşı kararlı duruşuyla anıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Ayten Kordu: Onların mirasına sahip çıkmalıyız

Anmada konuşan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise Hüseyin Cevahir ve arkadaşlarının eşitlik, özgürlük ve kardeşlik mücadelesinin bugün de yol göstermeye devam ettiğini söyledi.

Kordu, “Bizlere düşen onların canlarıyla, dişleriyle, tırnaklarıyla mücadele ederek kurmaya çalıştıkları eşitlik, özgürlük ve kardeşlik hayalini yaşatmaktır. Onların mirasına sahip çıkmak, daha fazla örgütlenmek ve düşüncelerini yaşamın her alanında büyütmek gerekiyor. Onları ancak böyle yaşatabilir ve ölümsüz kılabiliriz” dedi.

Fotoğraflar: Erdal - Mustafa / Haber: ANKA