ALMANYA

Erdoğan'a Batı'dan Açık Çek

Türkiye'de artan baskı ve demokratik gerileme eleştirilerine rağmen Batı dünyasının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilişkilerde yeni bir sayfa açma arayışı dikkat çekiyor. Özellikle Avrupa'nın son dönemdeki yaklaşımı, "çıkarlar mı değerler mi?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Erdoğan'ı "güçlü lider" ve "sert adam" olarak övmesi şaşırtıcı bulunmazken, Avrupa'dan gelen mesajlar daha fazla tartışma yaratıyor.

Süheyla KAPLAN

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul'un Ankara ziyaretinde "yeni bir sayfa açma zamanı" vurgusu yapması ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in Türkiye'nin Avrupa yolunun "daha da düzleştirileceği" yönündeki açıklamaları, Ankara'ya verilen bir "açık çek" olarak yorumlanıyor.

Güvenlik Ortaklığı Öncelik Mi?

Türkiye'nin NATO içindeki stratejik konumu, Karadeniz'den Orta Doğu'ya uzanan jeopolitik rolü ve göç yönetimindeki belirleyici etkisi, Batı açısından Ankara'yı vazgeçilmez bir aktör haline getiriyor. Bu durum, Avrupa başkentlerinde reelpolitik yaklaşımın ağır basmasına neden oluyor.

Ancak iç politikadaki gelişmeler farklı bir tablo sunuyor. Araştırmacı gazeteci Alican Uludağ'ın gözaltına alınması, basın ve ifade özgürlüğü konusundaki kaygıları yeniden gündeme taşıdı. Eleştirmenlere göre bu durum münferit bir olay değil; medyaya yönelik baskılar, yargının siyasallaştığı iddiaları ve muhalefete yönelik davalar daha geniş bir sorunun parçası.

Moskova ile Yakınlık, Doğu Akdeniz Gerilimi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile sürdürdüğü yakın temas ve Doğu Akdeniz'de zaman zaman sertleşen dış politika adımları da Avrupa'da geçmişte olduğu kadar güçlü tepkilerle karşılanmıyor. Güvenlik kaygıları ve bölgesel istikrar endişeleri, eleştirilerin tonunu düşürüyor.

2018'de Alman gazeteci Deniz Yücel'in aylar süren diplomatik girişimlerin ardından serbest bırakılması sürecinde Ankara üzerinde ciddi bir uluslararası baskı vardı. Bugün ise küresel dengelerin değiştiği, Türkiye'nin stratejik öneminin arttığı bir dönemde benzer bir baskının oluşması daha zor görünüyor.

Stratejik Değerin Bilincinde

Analistlere göre Erdoğan, Türkiye'nin jeopolitik öneminin farkında ve bu konumu diplomatik bir kaldıraç olarak kullanıyor. Avrupa'nın güvenlik ve göç konularındaki bağımlılığı arttıkça, insan hakları ve demokrasi konusundaki eleştirilerin arka plana itilmesi riski de büyüyor.

Sonuç olarak Ankara ile Batı arasındaki ilişkilerde yeni bir dönem başlarken, bu yakınlaşmanın bedelinin ne olacağı sorusu giderek daha yüksek sesle soruluyor. Türkiye'de basın özgürlüğü ve hukuk devleti ilkeleri konusundaki gelişmeler, Avrupa'nın değer temelli dış politika iddiasının samimiyetini test etmeye devam edecek.