DÜNYA

Epstein davasını sarsan tanıklık: Virginia Giuffre’nin ölümünden sonra yayımlanan anıları

Jeffrey Epstein ve Ghislaine Maxwell davasının seyrini değiştiren en kritik isimlerden biri olan Virginia Roberts Giuffre, ölümünden sonra yayımlanan anılarıyla dünya kamuoyunda yeni bir sarsıntı yarattı.

Giuffre’nin, yaşamını yitirmeden önce özellikle yayımlanmasını istediği “Nobody’s Girl – Hiç Kimsenin Kızı”, küresel ölçekte korunduğu iddia edilen bir istismar ağını, kendi sözleriyle ve yeni ayrıntılarla ifşa ediyor.

ABD’li milyarder Jeffrey Epstein’e karşı yıllardır süren mücadelenin en görünür isimlerinden biri olan Giuffre’nin, gazeteci Amy Wallace ile birlikte kaleme aldığı kitap, 21 Ekim 2025’te yayımlandı. Eser, yalnızca kamuoyuna mal olmuş anlatıların bir tekrarı değil; Giuffre’nin yaşadıklarıyla doğrudan yüzleştiği, sistematik istismarı ve cezasızlık kültürünü kendi sesiyle anlattığı kapsamlı bir tanıklık metni olarak öne çıkıyor.

Sessizliğin bozulduğu an

Dünya kamuoyu Virginia Giuffre’yi, pedofili suçlarından hüküm giymiş Epstein ve onun en yakın ortağı Ghislaine Maxwell aleyhine açtığı davalarla tanıdı. Yıllar süren sessizliğini bozma kararı, yalnızca kendi hayatında değil; siyaset, iş dünyası ve monarşiye kadar uzandığı iddia edilen bir istismar ağının çözülmesinde de dönüm noktası oldu.

Giuffre, henüz 17 yaşındayken York Dükü Prens Andrew ile cinsel ilişkiye zorlandığını öne sürmüş, bu iddialar uluslararası yankı uyandırmıştı. Prens Andrew ile çekilmiş tek bir fotoğraf, “dokunulmaz” kabul edilen kraliyet itibarının sorgulanmasının simgelerinden biri haline geldi. Prens Andrew suçlamaları reddetse de, 2022 yılında Giuffre ile mahkeme dışı uzlaşmaya varıldı.

“Seks kölesi olarak öleceğimden korktum”

BBC’nin yayımlanmasından önce ulaştığı kitap kopyasında Giuffre, Epstein ve çevresinden duyduğu korkuyu çarpıcı ifadelerle aktarıyor. “Epstein’in ve çevresinin elinde seks kölesi olarak öleceğimden korktum” diyen Giuffre, maruz kaldığı şiddetin boyutlarını açık ve dolaysız bir dille anlatıyor.

Kitapta yer alan anlatıma göre Giuffre, Prens Andrew ile üç kez cinsel ilişkiye girdiğini, bunlardan birinin Epstein ve yaklaşık sekiz genç kadının bulunduğu bir ortamda gerçekleştiğini yazdı. Prens Andrew bu iddiaları bir kez daha kesin bir dille reddederken, Buckingham Sarayı kitap ve yeni iddialarla ilgili yorum yapmadı.

“Acıdan bayılmayı diledim”

Giuffre, anılarında Epstein’in kendisine sadomazoşist cinsel şiddet uyguladığını belirterek yaşadığı travmayı şu sözlerle dile getirdi:

“O kadar çok acı çektim ki, bayılmayı diledim.”

Giuffre, Epstein’in eski sevgilisi Ghislaine Maxwell’den de derin bir korku duyduğunu yazdı. Maxwell’in kendisini Prens Andrew ile tanıştırdığını ve ilişkileri organize ettiğini öne süren Giuffre’nin suçlamaları, Maxwell’in ABD’de insan ticareti ve reşit olmayanların istismarı suçlarından aldığı 20 yıllık hapis cezasıyla yeniden gündeme geldi.

Ölümünden sonra gelen tanıklık

Virginia Giuffre, 25 Nisan 2025’te 41 yaşında hayatını kaybetti. Ölümünden önce, ödüllü gazeteci Amy Wallace ile birlikte kitabını tamamlayan Giuffre, yayınevine gönderdiği bir e-postada, başına ne gelirse gelsin bu kitabın yayımlanmasını istediğini açıkça belirtmişti.

Yayınevi Alfred A. Knopf, Giuffre’nin ölümünden 25 gün önce gönderdiği mesajda, kitabın amacını “savunmasız bireylerin ticaret malzemesi haline gelmesine izin veren sistematik zaafları ortaya koymak” sözleriyle ifade ettiğini açıkladı.

Türkiye’de de okurla buluşacak

“Hiç Kimsenin Kızı”, Türkiye’de Kırmızı Kedi Yayınları etiketiyle yayımlanacak. Kitap, yalnızca bireysel bir yaşam öyküsü değil; güç ilişkileri, cezasızlık ve suskunluk kültürüne karşı verilen bir adalet mücadelesinin belgesi olarak değerlendiriliyor.

Giuffre’nin tanıklığı, ölümünden sonra bile Epstein dosyasının kapanmadığını ve küresel ölçekte hesap sorulması gereken soruların hâlâ ortada durduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.