Tanesi 43.6 papelden, 393 mangıra ısmarlamış oldukları 9 adet ‘lahmacunu’, demir attıkları Türkbükü Koyu’ndaki yatlarında, ‘şampanya’ eşliğinde tıkınan ‘burjuva müsveddesi görgüsüzler’, ne düşünür bilemeyiz ama cumhurbaşkanlığı seçimleri ‘ekmekçiler’, ‘makarnacılar’ ve ‘soğancılar’ arasında geçecek gözüküyor. Alaçatı adayı Eko’nun seçimde kullanacağı ‘gramajı yüksek’ sloganı; ‘Ekmek için Ekmeleddin’, İhsanoğlu’nun kampanyasına Unlu Mamulcüler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile Türkiye Fırıncılar Federasyonu’nun ‘sponsor’ olduğu izlenimi doğurdu.

RAMAZAN PİDESİ

Bundan sonra arkası mutlaka gelir, İstanbul Şekerci, Pastacı, Helvacı, Tatlıcı, Esnaf ve Sanatkârlar Odası da ‘elini cebine atar’ diye düşündürdü kimimizi! Birleştirici aday ‘Eko’, ekmekler arasında ayrımcılığa, ötekileştirmeye tavassut etmemiş, buğday, yulaf, çavdar, mısır, francala gibi bir vurgu yapmamıştı! Hatta seçime, dinsel referans karıştırmayıp, ‘laik’ yönünü vurgulamak için, ramazan sofralarına atıfta bulunma adına  ‘Pide için İhsanoğlu’ pankartı açtırmamıştı.

ETİMEK

T’ayıpettin Bey, meydanlarda, ‘Bunların buldukları adayın, bana yetişmesi için daha kırk fırın ekmek yemesi lazım’ diye nakarata başlarsa şaşmamak lazım. Tanrı, uzun adama, boy vermiş, çeneyi de koyuvermiş. Ekmeleddin Bey’in metin yazarlarını gerçekten kutlamak lazım. Cumhurbaşkanlığı  ‘ekmek kapısı’ mı ya? Recop Takip Bey’e de malzeme çıktı bu arada: ‘Bakın onu da söyleyeyim. Bunlar cumhurbaşkanı adayı olarak bir ‘fırıncı’ çıkarttılar karşıma!’ ‘Zaten CHP demek, ‘kıtlık’ demek, ‘yokluk’ demek, ‘ekmek karnesi’ demek!’ ‘Kardeşlerim, bu Pennsylvania partileri ‘ekmek’ der, ‘Etimek’ bile veremezler!’ Dilimle dilimle, lokma lokma yut.

BÜLENT ARINÇ HÜNGÜRDER

‘Makarna’ya karşı ‘ekmek’ yani. Ya nasip! CNNTurk’de Şirin Payzın’ın programına katılan, cumhurbaşkanı adaylarından Selahattin Demirtaş’ın sakin, akıcı, yapıcı konuşması, kısaca performansı, dikkat çekti. HDP’nin ‘Türkiye Partisi’ olma yolundaki adımlarını ifade ederek, ikinci turda kesinlikle AKP’ye dönük bir flörtün söz konusu olmayacağının altını çizmesi, puan kazandırdı eş başkana. Selocan’ın seçmen tabanının külliyatlı bir oranı, yıllarca ‘kuru soğana’ talim ettirildiği için Demirtaş’a da ‘kilerden’ çıkarılan, ekmek ve makarnanın yanında, iyi gidecek slogan, şu olurdu: “Soğan için Selahattin.” Bu durum karşısında, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç yine ‘hüngürder’ ama şu an konumuz değil tabii!

GEZİ UYANIŞI

Büyük ustanın ‘cumhurbaşbakanlığı adaylığı’ süresince bağırma, çağırma, haykırma, iftira atma, tehdit savurma, hakaret etme alışkanlıklarına karşı ‘perhiz yapacağı’ iddiaları, boşa çıktı. Recop Takip Bey, salvolarına çoktan başladı bile, tutabilene aşk olsun! Artık açılır da açılır! Ortadoğu Fatihi’nin çiçekten, böcekten haz etmediği ‘Gezi Uyanışı’ sırasında iyice netleşmişti. “Üç-beş ağaç için…” böyle bir direnişe ne gerek vardı ki!

ÇANKAYA’YA ÇELENK

‘Beton ekonomisinde’ ağaca, fidana, çiçeğe, böceğe ayıracak yer olmadığı gibi, siyasette de ‘çiçeği burnunda’ adaylara hiç lüzum yoktu! ‘Alaçatı adayı’ için şöyle fetva veriyordu T’ayıpettin Bey: “Cumhurbaşkanı değil, Türkiye Cumhuriyeti vitrinine, bir vazo, bir saksı seçmenin gayreti içindeler.” Ona göre en doğru tercih, bir ‘çelenk’ olmalı! Çankaya Köşkü’ne ‘bahçıvan’ aranıyor sanki! Gerekirse bu iş için, Meclis Başkanı Cemil Çiçek yeter de artar bile! Hakan Fidan’la dönüşümlü olarak bakarlar artık. ‘Mahşer’ dururken, ‘monşer’ de nereden çıktı şimdi?

BÇG YERİNE KÇG

‘Başkomutan adayı’, köşk mevzuatına açıklık getirmeyi de ihmal etmiyor hiç: “Bu ülkede kuş uçsa, cumhurbaşkanının bundan haberi olacak.” Yani bir güvercin havalansa, akbabalar gelip, Recop Takip Bey’e jurnalleyecek. Çıkan MİT Yasası’nın, ülkeyi ‘muhaberat devletine’ götürüyor gerekçesiyle, iptali için AYM’ye başvuran CHP’ye olumlu yanıt geldi. Anayasa Mahkemesi, iptal başvurusunu esastan görüşecek. Ancak bu kez emniyet bünyesinde, 28 Şubat BÇG’sinin bir uyarlaması şeklinde KÇG (Kozmik Çalışma Grubu) oluşturuldu. KÇG’yi, ‘Kuş Çırpıntılarını Gözetleme’ diye de adlandırabiliriz! Öt bakalım, yoksa öttürmesini biz biliriz hesabı!

İNKAR POLİTİKASI

Bitmediii… “Devletin değiiiiil, milletin cumhurbaşkanı olacağııııım.” İyi de devletin ta kendisi, zat-ı aliniz! Bu ‘inkar politikası’ niye? Bitmediii… “Salondan salona değil, şantiyeden şantiyeye koşan, cumhurbaşkanı olacağııııım.” Haydaa! ‘Şantiye şefi’ misin? Yoksa ‘inşaat çavuşu’ mu? Allah muhafaza, ‘mahkemeden mahkemeye koşan’ biri olma da başımıza!

HOMELESS USTA

Geçen hafta, ‘mal darlığını’ açıklayan Recop Takip Bey’in içinde bulunduğu ‘geçim sıkıntısı’ ve yaşadığı ‘sefalet’, memleketi yasa boğmuştu. İktidarının ilk yıllarında boşuna dememiş meğer: “Başbakanlık maaşıyla geçinemiyorum.” Yıllardır katlana katlana kabarmış onca ‘borç-harç’, bunun yanında ‘alacaklarını da tahsil edeme’ sen! Çocuklar da, ‘hayırlı evlat’ çıkmamış şansına canım! İnsan, babasına ‘iki göz’ bir ev almaz mı ya! Hani, ‘bakliyat mülkiyeti’ kabilinden; ‘Nohut oda, bakla sofa’ misali. ‘Başbakanlık Konutu’ da olmasa, tövbe tövbe adamcağız ‘homeless.’

RTE’NİN MAL DARLIĞI

Recop Takip Bey’in, ‘mal darlığında’, Türkiye sınırları içinde olmadığı ve sadece manevi değer taşıdığı için beyannamede bildirilmemiş, ancak İsviçre Bankaları’nın ‘kasalarında’ bulunanları sıralayalım: Fethullah Hoca Efendi tarafından hediye gönderilmiş, henüz kararlaştırılamamış bir tarihte, iade edilecek gümüş bir ‘tespih’ ile ‘dua takkesi’, ABD Başkanı Barak Obama’nın verdiği ‘beyzbol sopası’, el Kaide’nin, Pakistan’dan postaladığı, kabzasında RTE işli ‘kalaşnikof’, Hikmet Yar’dan hatıra olarak alınmış ‘namaz seccadesi’, saç-baş danışmanı Yiğit Brüt’ün Amerika’dan getirdiği ‘kristal küre’, İsrail’den ‘şövalye cüppesi’ ile ‘ne cesaret madalyası’, Kaddafi İnsan Hakları Ödülü, bir teki, 28 Şubat’ta kaybolmuş, Necmettin Erbakan’ın kullandığı ‘sedef kakmalı takunya’, İstanbul Belediye Başkanlığı seçimleri sırasında, küçük kızın eline tutuşturduğu ‘iki altın bilezik’, kazandığı ‘tazminat davalarından’ da, eline geçen tahmini 1milyon lira. Hepi topu bu işte! Ne fesatsınız ya!

YENİ MENÜ

Başbakan Erdoğan, aklının ucundan geçirmese de, çevik kuvvetin destan kahramanlarından(!) Ali İsmail Korkmaz’ı bizlerin unutması mümkün değil. Sahi T’ayıpettin Bey, yeni Türkiye’nin, yeni cumhurbaşbakanlığı Seçimi için, menüyü değiştirip, ‘makarna’ yerine ananaslı ‘spagetti’ servisi mi yapsa acaba?