DÜNYA

Putin Pekin’de: Rusya’dan Çin’e “Güvenilir enerji tedariki” mesajı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin ziyaretinden günler sonra Çin’e resmi ziyaret gerçekleştirdi.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping tarafından Pekin’de askeri törenle karşılanan Putin’in ziyareti, küresel jeopolitik dengelerde yaşanan değişimlerin ve Orta Doğu’daki gerilimlerin gölgesinde gerçekleşti.

Halkın Büyük Salonu önünde düzenlenen törende kırmızı halı serilirken, Çin devlet medyasında yayımlanan görüntülerde Rusya ve Çin bayrakları taşıyan çocuklar da yer aldı.

İki liderin görüşmelerinde enerji iş birliği, stratejik ortaklık, Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki gelişmeler ve küresel ekonomik dengeler öne çıktı. Ziyaret kapsamında yaklaşık 40 iş birliği anlaşmasının imzalanması bekleniyor.

Putin’den Çin’e enerji güvencesi

Görüşmenin açılışında konuşan Putin, Rusya’nın kriz dönemlerinde de güvenilir enerji tedarikçisi olmaya devam ettiğini söyledi.

Putin, “Orta Doğu’daki kriz ortamına rağmen Rusya güvenilir bir hammadde tedarikçisi olmayı sürdürüyor. Çin de bu kaynakların sorumlu bir alıcısı olarak hareket ediyor” dedi.

Rus lider, enerji alanındaki iş birliğini Rusya-Çin ilişkilerinin “lokomotifi” olarak tanımladı. Sanayi, tarım, ulaştırma ve yüksek teknoloji alanlarının da ekonomik ortaklıkta öncelikli başlıklar arasında bulunduğunu belirtti.

Moskova yönetiminin verilerine göre Rusya, Çin’in en büyük enerji tedarikçilerinden biri konumunda bulunuyor. 2025 yılında Çin’e 101 milyon ton petrol ile boru hatları ve sıvılaştırılmış doğal gaz yoluyla 49 milyar metreküp doğal gaz sevk edildiği açıklandı.

“Sibirya’nın Gücü 2” hattı gündemde

Görüşmelerde uzun süredir müzakere edilen “Sibirya’nın Gücü 2” doğal gaz boru hattı projesinin de ele alındığı bildirildi. Rus gazını Moğolistan üzerinden Çin’e ulaştırması planlanan proje, Avrupa pazarındaki kayıpların ardından Moskova açısından stratejik önem taşıyor.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, Pekin’de yaptığı açıklamada proje konusunda ilerleme beklendiğini söyledi. Gazprom Başkanı Aleksey Miller’in de Rus heyetinde yer aldığı belirtildi.

Xi: “Dünya savaş ve barış arasında kritik eşikte”

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ise görüşmede, Çin ve Rusya’nın kapsamlı stratejik iş birliğini derinleştirmesi gerektiğini vurguladı.

Şi, Orta Doğu ve Körfez bölgesindeki gelişmelerin “savaş ile barış arasında kritik bir kavşakta” bulunduğunu belirterek çatışmaların durdurulması ve diplomatik müzakerelerin sürdürülmesi çağrısı yaptı.

Çin lideri ayrıca uluslararası sistemin “güçlünün hukukuna” dönüş riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Rusya-Çin anlaşması uzatıldı

Putin ve Şi, iki ülke arasında 25 yıl önce imzalanan “İyi Komşuluk, Dostluk ve İş Birliği Anlaşması”nın uzatılması konusunda da mutabakata vardı.

Şi, anlaşmanın iki ülke arasında uzun vadeli dostluk ve kapsamlı stratejik iş birliğinin temelini oluşturduğunu ifade etti.

Putin de ziyaret öncesinde yayımladığı mesajında, Rusya-Çin ilişkilerinin “eşi benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaştığını” belirterek, “Kimseye karşı ittifak kurmuyoruz, barış ve ortak refah için çalışıyoruz” dedi.

Trump ziyaretinin ardından dikkat çeken temas

Putin’in Pekin ziyareti, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen hafta gerçekleştirdiği Çin ziyaretinin hemen ardından gelmesi nedeniyle uluslararası kamuoyunda yakından izleniyor.

Trump’ın ziyaretinde taraflar “yapıcı stratejik istikrar ilişkisi” vurgusu yaparken, Çin’in kısa süre sonra Putin’i ağırlaması Pekin’in hem Washington hem de Moskova ile ilişkilerini dengeli biçimde sürdürme mesajı olarak değerlendiriliyor.

Çinli ve Rus yetkililer, iki ülke arasındaki ilişkileri “yeni dönemde kapsamlı stratejik koordinasyon ortaklığı” olarak tanımlıyor. Pekin ve Moskova, BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformlarda da yakın iş birliğini sürdürüyor.

Çin-Rusya ilişkileri derinleşiyor

Batı yaptırımları nedeniyle ekonomik ve diplomatik olarak Çin’e daha fazla yaklaşan Rusya’nın, enerji ihracatında Çin pazarına bağımlılığı son yıllarda arttı.

İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2023 ve 2024 yıllarında 240 milyar doların üzerine çıktı. Rusya’nın ihraç ettiği petrol ve doğal gazın yaklaşık yarısının Çin tarafından satın alındığı belirtiliyor.

İran’daki savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki enerji akışında yaşanan risklerin de Çin açısından Rus enerji kaynaklarının önemini artırdığı ifade ediliyor.