İran sokaklarında yıllardır görülmesi zor olan bir görüntü artık giderek sıradanlaşıyor. Açık saçlar, dar kot pantolonlar ve omuzları açık kıyafetlerle dolaşan kadınlar, ülkenin başkenti Tahran’ın sokaklarında günlük hayatın bir parçası haline geliyor.
Bugün Tahran’ın bazı bölgelerinde yürüyen bir kişi, kendisini İslam Cumhuriyeti’nin başkentinden çok Atina veya İstanbul’da hissedebiliyor. Oysa yalnızca dört yıl önce bu görüntüleri görmek neredeyse imkânsızdı.
Jina Mahsa Amini’nin ölümü dönüm noktası oldu
22 yaşındaki Jina Mahsa Amini, Eylül 2022’de “başörtüsünü kurallara uygun takmadığı” gerekçesiyle ahlak polisi tarafından gözaltına alındı. Gözaltında hayatını kaybeden Amini’nin ölümü, İran’da yıllardır görülmemiş büyüklükte protestoların fitilini ateşledi.
“Kadın, Yaşam, Özgürlük” sloganıyla ülke geneline yayılan gösteriler aylar boyunca devam etti. Protestolar İran sınırlarını aşarak uluslararası kamuoyunun da gündemine oturdu.
İran yönetimi aylar süren gösterileri güvenlik güçlerinin müdahalesiyle bastırırken, sokaklardaki başörtüsü denetimi de farklı bir boyuta taşındı. Ahlak polisinin yerine modern güvenlik ve gözetleme sistemleri devreye sokuldu. Başörtüsü takmayan kadınlara uyarılar gönderildi, para cezaları uygulandı ve çeşitli yaptırımlar gündeme geldi.
Ancak kadınların sokaktaki tutumu değişmedi.
Gözetim arttı, kadınlar geri adım atmadı
Kadınların başörtüsü takmama eylemi, zamanla bireysel bir tercih olmanın ötesine geçerek gündelik yaşamın görünür bir parçasına dönüştü. Yönetimin denetim ve yaptırım politikalarına rağmen özellikle büyük kentlerde çok sayıda kadın başörtüsü olmadan sokağa çıkmaya devam etti.
Bu süreçte Haziran 2025’te yaşanan 12 günlük savaş ise İran’daki toplumsal dengeleri ve günlük yaşamı yeniden etkiledi. Savaşın ardından sokaktaki uygulamaların ve kadınların başörtüsü konusundaki tutumlarının da yeni bir döneme girdiği görülüyor.
“Bu özgürlük nasıl kazanıldı?”
İran’daki değişim, yalnızca siyasi kararlarla açıklanabilecek bir gelişme olarak görülmüyor. Kadınların yıllar boyunca sürdürdüğü bireysel ve kolektif direniş, sokaklardaki görünümün değişmesinde önemli bir rol oynadı.
“NZZ Akzent” podcastinde İran uzmanı Teseo La Marca, ülkedeki bu dönüşümü ve kadınların başörtüsü konusundaki tutumlarının nasıl değiştiğini ele alıyor.
La Marca, İranlı kadın Zana Rahimi’nin hikâyesi üzerinden başörtüsü olmadan yaşamanın günlük hayatta ne anlama geldiğini anlatıyor. Rahimi’nin deneyimi, İran’da kadınların son yıllarda karşı karşıya kaldığı baskılarla birlikte elde ettikleri yeni hareket alanını da gözler önüne seriyor.