DÜNYA

Eski Fransız ve İngiliz diplomatlar: İsrail’e karşı yaptırım uygulanmalı

Fransa ve Birleşik Krallık’ın 100’den fazla eski diplomatı, hükümetlerine İsrail’e karşı daha sert ve somut önlemler alma çağrısında bulundu. 52 eski Fransız diplomat ile 50 eski İngiliz diplomatın imzaladığı mektupta, Gazze’deki yıkım, Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetleri ve yerleşimci şiddeti sert ifadelerle eleştirildi.

Eski diplomatlar silah transferlerinin ve askeri işbirliğinin durdurulmasını, İsrail’le bazı anlaşmaların askıya alınmasını ve yerleşimlere yönelik ticaretin yasaklanmasını istedi.

Fransa ve Birleşik Krallık’tan 100’ü aşkın eski diplomat, iki ülke hükümetlerine gönderdikleri ortak mektupla İsrail’in Filistin politikasına karşı daha sert bir tutum alınmasını istedi.

Fransa'da Le Monde ve İngiltere'de The Guardian gazetesi tarafından yayımlanan mektup, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Birleşik Krallık Başbakanı Andy Burnham’a hitaben kaleme alındı. Mektuba 52 eski Fransız diplomat ile 50 eski İngiliz diplomat imza attı. İmzacılar arasında geçmişte İsrail, Mısır, İran, Bahreyn, Suriye, Katar ve bölgedeki diğer ülkelerde görev yapan üst düzey diplomatlar bulunuyor.

Diplomatlar, Fransa ve Birleşik Krallık’ın 2025 yılında Filistin devletini tanımasının ardından artık bu kararın somut siyasi adımlarla desteklenmesi gerektiğini savundu.

“Filistin dünyanın gözleri önünde siliniyor”

Mektubun dili, eski diplomatların daha önceki diplomatik açıklamalara kıyasla oldukça sert.

Mektupta “Filistin dünyanın gözleri önünde siliniyor” ifadesi kullanılırken, Batı Şeria’daki Filistinlilere ait evlerin yıkılması ve yerleşimci şiddetinin “etnik temizliğe” vardığı savunuldu.

Gazze’de yaklaşık 2 milyon Filistinlinin yıkıma uğramış bölgenin yalnızca yaklaşık yüzde 30’luk kısmında sıkışıp kaldığı, insanların yeterli gıda, ilaç ve barınma imkanından yoksun olduğu belirtildi. Diplomatlar ayrıca İsrail’in Gazze’deki politikalarının yanı sıra Batı Şeria, Doğu Kudüs ve bölgedeki diğer gelişmelerin Filistin devletinin kurulması ihtimalini giderek ortadan kaldırdığını savundu.

Eski diplomatlar, 7 Ekim 2023’te Hamas tarafından gerçekleştirilen saldırılardaki suçları açıkça kınadıklarını da belirtti. Ancak mektupta, bu saldırıların İsrail’in Gazze’deki sistematik yıkım politikasını haklı çıkaramayacağı ifade edildi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İsrail’in “kılıçla yaşamak zorunda olduğu” yönündeki yaklaşımını da eleştiren diplomatlar, bunun müzakere imkanlarını ortadan kaldırdığını ve İsrail’in güvenliğini de tehlikeye attığını savundu.

Silah ve askeri işbirliğinin durdurulmasını istediler

Eski diplomatların hükümetlerinden talepleri yalnızca siyasi açıklamalarla sınırlı kalmadı.

Mektupta Fransa ve Birleşik Krallık’tan: İsrail’e silah transferlerinin durdurulması, İsrail ile ikili askeri işbirliği ile AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın askıya alınması, İngiltere-İsrail ticaret ve ortaklık anlaşmasına son verilmesi, İsrail yerleşimleriyle yapılan ticaretin yasaklanması, Yerleşimlere yönelik yatırım, sigorta ve finansal hizmetlerin engellenmesi, Gazze’ye insani yardımın herhangi bir kısıtlama olmaksızın ulaştırılmasının sağlanması, Gazze’ye gazeteciler, diplomatlar ve parlamenterler için erişim imkanı verilmesi istendi.

Diplomatlar ayrıca Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi kararlarına uyulması çağrısında bulundu.

E1 projesi için özel uyarı

Eski diplomatların mektubunda özellikle Batı Şeria’daki E1 yerleşim projesi üzerinde duruldu.

Doğu Kudüs’ün doğusunda bulunan E1 bölgesindeki proje, Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinin genişletilmesini öngörüyor. Projenin hayata geçirilmesi halinde Batı Şeria’nın coğrafi bütünlüğünün ciddi biçimde zarar göreceği ve Filistin topraklarının iki ayrı bölüme ayrılabileceği yönünde eleştiriler bulunuyor.

Diplomatlar, E1 projesine yatırım yapabilecek veya inşaat faaliyetlerine katılabilecek şirketlerin Fransa ve Birleşik Krallık hükümetleri tarafından açık biçimde uyarılmasını istedi. Şirketlere, projeye katılmaları halinde iki ülkedeki ekonomik ve ticari çıkarlarının olumsuz etkilenebileceğinin bildirilmesi çağrısında bulunuldu.

Avrupa ülkelerinden E1 projesine ortak tepki

E1 projesine yönelik eleştiriler yalnızca eski diplomatlarla sınırlı değil.

Almanya, Fransa, Birleşik Krallık, İtalya, Norveç ve Hollanda’nın da aralarında bulunduğu Avrupa ülkeleri, 20 Ağustos’ta yayımladıkları ortak açıklamada İsrail’in E1 bölgesindeki yerleşim planlarını kınadı.

Açıklamada, E1 projesinin Batı Şeria’yı bölerek Filistin topraklarının bütünlüğüne zarar vereceği ve iki devletli çözümün geleceğini daha da zayıflatacağı belirtildi. İsrail’e planı geri çekmesi çağrısı yapıldı.

Avrupa ülkeleri ayrıca yerleşim projelerine katılabilecek şirketleri uyararak, bu tür faaliyetlerin hukuki ve itibari sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

Mektupta dikkat çeken isimler

Mektuba imza atanlar arasında İngiltere’nin Birleşmiş Milletler nezdindeki eski büyükelçileri Jeremy Greenstock ve Emyr Jones Parry de bulunuyor.

Fransa tarafından imza atan önemli isimler arasında ise Fransa Dışişleri Bakanlığı’nın eski Orta Doğu direktörlerinden Yves Aubin de la Messuzière ve Denis Bauchard yer alıyor.

İmzacıların önemli bölümünün geçmişte Orta Doğu’da üst düzey diplomatik görevlerde bulunmuş olması, çağrının dikkat çeken unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. The Guardian da mektuba imza atanların önemli bir bölümünün İsrail, Mısır, İran, Bahreyn, Suriye, Türkiye, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkelerde görev yaptığını aktarıyor.

“Filistin devletinin tanınması artık somut adımlarla desteklenmeli”

Eski diplomatlara göre Fransa ve Birleşik Krallık’ın 2025 yılında Filistin devletini tanıması önemli bir siyasi adımdı. Ancak bu tanımanın, Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkını güvence altına alacak somut politikalarla desteklenmesi gerektiği belirtiliyor.

Mektupta, İsrail hükümetinin bağımsız bir Filistin devletinin kurulması ihtimalini ortadan kaldırmaya çalıştığı ve uluslararası hukuk, Uluslararası Adalet Divanı kararları ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına karşı hareket ettiği ileri sürüldü.

Diplomatlar, iki devletli çözümün korunabilmesi için Fransa ve Birleşik Krallık’ın yalnızca açıklama yapmakla yetinmemesi, ekonomik, diplomatik ve askeri alanda somut yaptırımları gündeme getirmesi gerektiğini savundu.