Bunu kimseye söylemedim

Biz, Mart-2020'de Odatv'nin kapatılması, Barışların hapse atılmasıyla ilgilenirken, Ankara'dan gelen üç vergi müfettişi tüm mali dosyalarımıza el koydu...

Çalışma arkadaşlarıma bile söylemedim…

Kimsenin moralini bozmak istemedim…

Ancak. Kapıyı Sözcü Gazetesi açtı. Doğru da yaptı. Halkın ve tarihin yapılan bu zulmü öğrenmesi gerekiyor.

Mesele şu:

Daha Odatv kapatılmamıştı.

Daha Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu tutuklanmamıştı.

Daha Odatv Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan tutuklanmamıştı.

Daha Odatv Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız tutuklanmamıştı.

Bir ay önceydi…

Tarih: 31 Ocak 2020.

Berat Albayrak'ın başında olduğu Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'nda bir görevlendirme yapıldı. Ankara'dan üç mali müfettiş İstanbul'a gönderilecekti.

Görevleri, Odatv'ye “vergi incelemesi” yapmaktı.

İyi de koca İstanbul'da vergi müfettişi mi yoktu; niçin Ankara'dan gönderilecekti bu üç müfettiş? Teamüllere göre görevlendirmenin İstanbul'dan yapılması gerekiyordu. Ki…

Üç vergi müfettişinin İstanbul'a uçakla gelip gitmeleri, aylarca İstanbul'da kalmaları, harcamalar yapmaları devlete masraf değil mi? Kimin umurunda, hesap başkaydı…

Odatv, küçük-orta ölçekli bir kurum; üç vergi müfettişinin inceleme yapmasını gerektirecek büyük mükellef değil yani. Odatv'ye bu “özen/ilgi” nedendi?

Berat Albayrak'ın başında olduğu Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan kim Odatv'ye özel muamele yapılmasını emretti? Bu kişi devlet görevlisi mi? Yoksa bir medya yöneticisi mi?

FETÖ döneminde MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) Odatv üzerine büyük baskı kurdu; her bir kuruşun hesabını sordu. Tertemiz çıktık o karanlık soruşturmalardan. Ama bugün…

Kimileri FETÖ'den öğrendikleri yöntemleri devam ettiriyor.

371 BİN TL

Biz, Mart-2020'de Odatv'nin kapatılması, Barışların hapse atılmasıyla ilgilenirken, Ankara'dan gelen üç vergi müfettişi tüm mali dosyalarımıza el koydu.

Kulağımıza gelen iddialara göre, Odatv'yi çökertmek için 5-6 milyon lira vergi cezası kesilecekti. Üç vergi müfettişini görevlendirmenin amacı buydu!

Pandemi ülke gündeminde ağırlığını hissettirip kimi yasaklamalar başlamasına rağmen Ankara'dan gelen üç vergi müfettişi çalışmalarına ara vermedi. “Kısa zamanda bitirilmelidir” talimatı mı almışlardı?

Odatv dosyalarını/hesaplarını öyle didiklediler ki, örneğin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi/UYAP'a girip, tüm dava giderlerine baktılar! Hiçbir şirkete bu tür bir inceleme yapılmamıştır; görülmüş şey değildi!

Mesele şuydu; ceza kesme beklentileri o kadar büyüktü ki, usulsüzlük bulamadıkça araştırmayı genişlettiler! “Nasıl yaparız da ceza keseriz” diye çabaladılar.

Sonuçta, Odatv'ye 371 bin lira ceza kestiler. Etimiz ne, budumuz ne?

Bunun 132 bin lirası Google reklam faturaları içindi! Aslında Google haber sitelerinden fatura istemiyor. Ama biz bu gelirimizi gösterip, devlete vergimizi verdik. Diyeceksiniz ki, cezayı neden kestiler? Efendim, fatura bir ay sonra kesilmiş! Yılda 12 fatura kesip ödeme yapmışız. Ama “Takdir yetkimizi kullanıyoruz” dediler!

Bitmedi…

NİHAT GENÇ CEZASI

Nihat Genç, Odatv'de yazdığı bir yazı sebebiyle tazminata mahkûm oldu. Yazı insanlarının ekonomik durumu belli; Nihat Genç'in para cezasını Odatv ödedi.

Vergi müfettişleri dedi ki; “Ödeme yasal değil.”

Yahu nasıl yasal değil? Nihat Genç, Odatv yazarı, Odatv'de yazdığı makale sebebiyle ceza almış, başka bir yerde yazmış değil ki? Veya Nihat Genç yazı dışında başka sebeple ceza almış ve bunu Odatv ödemiş değil ki? “Bizce böyledir” deyip, 39 bin lira ceza kestiler!

Sonuçta…

Aynı ödeme için hem kasadan 250 lira, hem kredi kartından 250 lira çekilmiş gibi en ince ayrıntısına kadar inceleme yapılıp toplamda 371 bin lira ceza kestiler.

Odatv'nin başına gelenler destan olur.

Sadece bu yıl:

Odatv'yi kapattılar.

Odatv yöneticilerini ikinci kez hapse attılar.

Odatv'ye toplamda yüzlerce yıllık hapis cezası istenen davalar açtılar.

Odatv'yi mali açıdan çökertmek istediler.

Evimiz barkımızı başımıza yıktılar; özel hayatlarımız üzerinde drone uçurdular.

Günlerce ekranlarda hakkımızda etmedikleri küfür kalmadı.

Tarihimizde böylesine ağır baskılara kaç yayın organı uğradı?

Yukarıda okuduğunuz cümle içindeki “Odatv” yerine, “Sözcü” yazın hiçbir anlam değişikliği olmayacaktır.

Odatv'den Sözcü'ye hakikat merkezleri direnmeyi sürdürecek.

Ey sırtını devlete dayayan sinsi korkaklar:

Biz kalemle mücadele ediyoruz, yiğitseniz kalemle çıkın karşımıza!