AĞLAMAYIN RİCA EDERİM!

Almanya’nın Türkiye’nin de dahil olduğu ülkelere seyahat kısıtlamasını Ağustos ayı sonuna kadar uzatması şikayet ve ağlama tufanına yol açtı. Yetkililerden yetkisizlere ve yandaş yayın organlarına kadar Almanya hükümetinin kararı yersiz ve haksız bulunuyor.

Gerçek durum ise böyle değil ve bugün ağlayıp sızlayanlar daha düne kadar ne söylediklerini hemen unutuveriyorlar.

Hani ekonomi uçuşa geçmişti!

Gerçekte ise Türkiye ekonomisi Almanya’dan gelecek olan turistlerin bırakacağı dövize muhtaçtır. Almanların önceki yılların aksine büyük bölümünün tatilini ülke içinde geçireceği düşünüldüğünde, bu döviz katkısının pek yüksek olmayacağı tahmin edilebilir. Buna rağmen ne kadar kısıtlı olursa olsun döviz gerekliyse, ekonomi uçuşa değil başka bir şeye geçmiş durumdadır.

“Biz bize yeteriz Türkiyem” deniliyordu ama anlaşılan tersi geçerlidir.

Almanya hükümeti Türkiye ve başka aynı durumdaki başka ülkelere seyahati yasaklamadı. İsteyen arabasıyla ya da uçağa binerek gidebilir. Ağustos sonuna kadar yasaklanan seyahat acenteleri yoluyla gidiştir. Bazı acenteler bu nedenle para kazanamayacakmış, varsın öyle olsun.

Daha önemli nokta ise şurasıdır:

Deniliyor ki, İtalya ve İspanya gibi ülkelere acenteler yoluyla seyahat yasağı konulmazken, korona konusunda bu ülkelerden daha iyi olan Türkiye’ye neden konuluyor?

İtiraz doğru temellendirilmiş gibi görünüyor ama değildir. Türkiye’nin korona yaygınlığı ve ölenlerin sayısıyla ilgili verdiği rakamlara inanılmıyor. Türkiye’de korona nedeniyle ölü sayısı yaklaşık aynı nüfusa sahip Almanya’nın yarısı kadardır ama resmi rakamlara kimse inanmıyor.

Bilinmesi zor olmasa gerektir: Türkiye’de çok sayıda Almanca bilen bulunduğu gibi, Almanya’da da çok sayıda Türkçe bilen bulunuyor. Bazı gazeteler Türkiye ile ilgili haberleri Türkçe-Almanca olarak yayınlıyorlar. Bu şu anlama geliyor: Türkiye’de olan her şey yakından izleniyor. Korona nedeniyle ölümlerin gizlendiği, ölen kişilerin başka nedenle ölmüş olarak gösterildiği konusunda açıklama yapan doktorlar kendi kendilerine konuştuklarını düşünmesinler. Almanya bunları iyi duyuyor ve değerlendiriyor. AVM’lerdeki yoğun kalabalık fotoğraflarını başkaları da görüyor. Ve kimse aptal değildir: ülke çapında uygulanan sokağa çıkma yasakları durumun ciddi olduğunun göstergesidir. Bu tür yasakların hemen ardından hızlı serbestleşme olmaz. Türkiye serbestleşmede bu tür yasakları uygulamamış Almanya’dan daha hızlı gidiyor ama bu virüsün etkilerini ve nasıl mücadele edilebileceğini bilenler buna kanmıyor.

Almanya Türkiye’nin açıkladığı resmi rakamlara inanmıyorsa, manipülasyon arıyorsa, bunun herhalde ciddi nedenleri vardır.

Sadece Almanya mı, kimse inanmıyor.

Türkiye’ye acenteler yoluyla seyahat konusunda ağlayıp sızlayanların, “Bu duruma nasıl düştük?” diye kendilerini sorgulamaları herhalde daha yerinde olur.