Ateşkes kapsamında, küresel enerji piyasaları açısından hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın da belirli kısıtlamalarla gemi trafiğine açılması planlanıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açması halinde ABD’nin bombardıman ve saldırıları iki hafta süreyle durduracağını duyurdu. Ateşkesin karşılıklı olacağı vurgulanırken, Pakistan’ın arabuluculuğu dikkat çekti.
Trump, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Beyaz Saray’a yakın isimlerden Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Asım Münir ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından, İran’a yönelik askeri saldırıların geçici olarak durdurulacağını duyurdu. Reuters ve New York Times’a göre Ateşkes Ayetullah Mücteba Hamaney tarafından onaylandı.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkesin derhal yürürlüğe girdiğini açıklayarak sürecin Lübnan gibi diğer bölgelere de yansıdığını ifade etti. Ancak Binyamin Netanyahu cephesi, ateşkesin Lübnan’ı kapsamadığını belirtti.
Tahran’dan onay ve Hürmüz Boğazı adımı
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi ateşkesi resmen onaylarken, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Hürmüz Boğazı’nın teknik sınırlamalar gözetilerek yeniden açılacağını duyurdu.
İran tarafı, müzakerelerin başlamasının savaşın tamamen sona erdiği anlamına gelmediğini özellikle vurguladı.
İslamabad’da kritik müzakere süreci
Tarafların, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da bir araya gelerek kalıcı anlaşma için görüşmelere başlaması bekleniyor. Görüşmelerin en geç iki hafta içinde sonuçlandırılması hedefleniyor.
Trump, İran tarafından sunulan 10 maddelik planın “uygulanabilir bir temel” oluşturduğunu belirtse de taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının sürdüğü ifade ediliyor.
İran’ın 10 maddelik planı
Tahran yönetiminin sunduğu plan dikkat çekici talepler içeriyor. Bunlar arasında:
- Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişin garanti altına alınması
- ABD güçlerinin bölgedeki üslerden çekilmesi
- İran'a uygulanan tüm yaptırımların kaldırılması
- Dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması
- Savaş zararları için tazminat ödenmesi
- Anlaşmanın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla güvence altına alınması
İran yönetimi, bu taleplerin kabul edilmesini “diplomatik zafer” olarak nitelendiriyor.
“Sahadaki zafer siyasete taşınacak”
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi yaptığı uzun açıklamada, savaşta önemli hedeflerin büyük ölçüde gerçekleştiğini savunarak, müzakerelerin bu kazanımları siyasi alana taşımayı amaçladığını belirtti.
Açıklamada ayrıca, ülke içinde birlik çağrısı yapılırken, müzakerelerin “mücadelenin bir devamı” olduğu vurgulandı.
Belirsizlik sürüyor
Her ne kadar ateşkes kararı alınmış olsa da taraflar arasında özellikle uranyum zenginleştirme, yaptırımlar ve bölgedeki askeri varlık konularında ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor.
Binlerce kişinin hayatını kaybettiği çatışmalarda, yalnızca İran’da 1.600’den fazla sivilin öldüğü belirtilirken, ABD kamuoyunda da savaşa destek ciddi şekilde azalmış durumda.
İki haftalık ateşkes ve müzakere süreci, çatışmaların kalıcı olarak sona erip ermeyeceğini belirleyecek kritik bir dönem olarak görülüyor.