TÜRKIYE:
Bakan Davutoğlu: Vatandaşlarımız Demokratik Haklarını Kullanmışlardır (2)


Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Kayseri'de yaptığı konuşmada ''Türkiye'nin batısında Yunanistan'a İspanyaya uzanan kuşakta ekonomik kriz var. Fransa'nın notu geçtiğimiz günlerde düştü. Zaten bizim gözümüzde düşmüştü. Biraz önce Paris elçimizle konuştum. Aynı tarihi vakayı bizim vatandaşlarımız Fransa’ya gösterdiler. Türk milleti tarihiyle onur duyar'' dedi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Ak Parti Grup Başkanı Mustafa Elitaş, milletvekillerinin de katıldığı Ak Parti İl teşkilat toplantısında, Kayseri’den övgüyle söz ederek, "Kayseri, ben bir medeniyetin tüm unsurlarını burada barındırıyorum diye. Selçuklu medeniyetinde Kayseri Konya’nın ikiz kardeşidir. Kaderleri birbirine ikiz kılınmış iki şehirdir. Her zaman Kayseri, milletimizin istikametinin şekillendiği bir kenttir. Ben de ikiz kardeşten hareketle kendimi Kayserili olarak görüyorum" diyerek Kayseri'den övgüyle söz etti. 

Bakan Davutoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu miras bu topraklara sinmis miras bir başka anlam içeriyor. İstikrar dönemlerinde alışagelmiş olduğu sanılan tarihin hızlı aktığı dönemlerde bir milletin akar damarlarını oluştururlar. Bu gelenekler varsa o milletler ayakta olur ve yeni br vizyonla insanlığa katkıda bulunur. Bu kültürel kodlarımızı ayağa kaldırmanın vaktidir. Yıllar önce 'tarihin sonu gelmeyecektir' diye bir tez yazdım. İvme ile tarih akıyor ve yeni fırsatları krizleri gösteriyor. Türkiye'nin batısında Yunanistan'a İspanyaya uzanan kuşakta ekonomik kriz var. Fransanın ekonomik notu geçtiğimiz günlerde düştü. Zaten bizim gözümüzde düşmüştü. Biraz önce Paris elçimizle konuştum. Aynı tarihi vakayı bizim vatandaşlarımız Fransa’ya gösterdiler. Türk milleti tarihi ile onur duyar. Güneyimizde doğumuz da ise Suriye’den Irak ve Fas’a kadar büyük kriz var. Bu siyasi kriz tam bir bunalım yaşıyor ve yeniden inşaa dönemini yaşıyor. Bu statüko böyle devam edemez. BM’de bazı ülkelerin imtiyazlı olduğu yapı süremez. Bazı ülkeler Somali’de çocuklar bir bardak su bulamazken bu dünyanın düzeni böyle devam edemez. Böyle kriz dönemleri bunu doğru okuyan tarihi doğru okuyan devletler toplumlar için yükselişin işaretleridir. Selçuklu ve Osmanlıların  yükselişi haçlı seferleri ve Moğolların istilasının sonrasında ortaya çıktı. Büyük bir cihan devleti kuruldu. Kriz döneminde herkes kendi kriziyle uğrasırken bir ülke bir devlet bir millet 9-10 yıldır bütün dünyaya istikar özgüven ve liderlik örneği veriyor. Yıldızı parlayan bir ülke olarak ortaya çıkmıştır. Bu Türkiye cumhuriyetidir. Milletin krizi doğru okuyan temsilcileri, kültürel krodlarına sahip çıkan temsilcileri varsa, dünyanın her yerinde savunularlarsa o ülkenin yükselişi engellenemez. AK parti kadroları bu sorumluluğu üstlenmiştir. Onun için teşkilatımızın bu yoldan giderek, salt siyasi bir yapı değil. Kültürel kodlarla birlikte tarihi yönlendiren temsilciler konumundadır. AK parti kurulduğu günden bu yana bu kültürel kodların temsilcisi oldu. İnşallan bu kervan yeni bir düzen kurulana kadar istikrarlı şekilde yoluna devam edecek. Bizim bu dönemde dört bir yanımızın krizler içinde olduğu dönemde istikrarlı ve özgüven içinde millet ile devletin ideal içinde olmasının üç boyutu vardır. Birincisi, sağlıklı işleyen siyasi restorasyon dönemi. Tabii türbülanslar yaşadık. İnişler çıkışlar oldu. Ama bu 9 yıl  ilerde anıldığında bu milletin ve Türkiye Cumhariyetinin restorasyon geçirdiği dönem olacak. Bu restorasyon döneminin ana ezliği milletin kendini devlete kazandırabilme yeteneğini kazanmaktır. Devletle millet arasında meşruiyet oluşturulmasıdır. Devlet ile millet arasındaki meşruiyet bağını bir iktidar halkına güvenerek aldı. Ak Parti kadrolarının halka kurduğu bağ çok önemli. Bu siyasete de yansımaktadır. Bu meşruiyet bağının temeli özgürlüktür. Son 9 yıl içinde bu özgürlük dengesi Türk siyasi hayatında yer etti.’’

TÜRKİYE’DE İÇ TEHDİT ORTADAN KALKTI

Dışişleri Bakanı Davutoğlu ilgiyle izlenen ve zaman zaman alkışlarla kesilen konuşmasında şu konulara değindi : "Halkına özgürlükten bakan ve halkı tehdit olarak görmeyen bir anlayışla iç tehdit ortadan kalktı. Bir devlet halkına güvenmiyorsa damarları tıkanmış demektir. Devletin milletle yaptığı kurduğu ilişkidir. Bir daha karar verenlerle, onları yönetenler arasındaki bağ asla kopmayacaktır. Seçilenler iktidara gelenler halk desteğiyle değil başka kadroların aldığı kararlarla ülkeyi yönetiyorlardı. Bu gün milletin geleceğiyle ilgili kararlar sadece bu millete hesap verecek kadrolar tarafından yönetiliyor. Nihai gücümüzün meşruiyet kaynağı millettir. Yeni Anayasa ile bu restorasyon, Türk milleti tarih içinde yürüyüşüne devam edecek. İkinci önemli yönümüz, ekonomimizin güçlülüğüdür. Türkiye 9 yıllık ekonomik dönemde, yeni bir doğalgaz kaynağı veya hiç kimsenin bilmediği bir petrol rezervi bulmadık. Define bulmadık. Bir yerlere gidip sömürgecilik yapmadık. Yüzümüze can geldi. Kan damarlarımızda daha fazla aktı. Gaf yapan Teksas Valisi, bilmiyor ki, Türkiye’yi 10 yıl öncesi sanıyor. Bilmiyor ki Türkiye dış yardım almıyor. Ne oldu. Türkiye, yeni kaynak bulmadı, ama insanımızın gücünü keşfetti. İnsanımızın önünü açtık. Gücümüz, insana güvenmemiz ve insan kaynağını iyi kullanmamızdır.’’

Bakan Ahmet Davutoğlu, Kayseri Büyükşehir Belediyesi meclis salonunda yaptığı konuşmada, vizelerin kaldırılmasının, milletin önündeki bariyerlerin kaldırılması olduğunu söyledi. "İstiyoruz ki vatandaşımız her yere gitsin. Bu insan kaynağı ne kadar çok hareket ederse bu ülkeye o kadar fazla getiri sağlar. Ekonomimizin sağlam olmasında ülkemiz insanına duyduğumuz güven yatıyor’’ diyen Bakan Davutoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "İçerde demokrasi milletin birikmiş güveni ortaya çıkartır. Milletin refah seviyesini yükseltir. Dış politikada bu ekonominin dış politikada seyrüsefer olmasını yapar. Aktif, vizyoner, bu ülkenin potansiyelini anlatan, dış politikanın arkasında insanımıza güven yatar. Dış politikada önemli bir tarihi sorumluluk taşıyoruz. Önümüzdeki 100 yılın hesabını yapacağız. Hangi topraklardan çekilmişsek, 2023’de o topraklardaki kardeşlerimizle buluşacağız. Dış politikayı tarihdaşlarımızla yapılır. Libyalı, Sudanlı ve Bosnalı kardeşlerimizle tarihdaşlarımızla buluşacağız. Yeni bir iddiayı taşımak istiyorsak, o havzalarla buluşacağız. Libya’ya başbakanımızla gittiğimizde Türk bayraklarıyla karşılandık. Orada şükür namazı kıldık. Yaptığımız herşey doğruydu."

LİBYADAKİ TAHLİYELER SIRASINDA NE BEN NE CUMHURBAŞKANI NE DE BAŞBAKAN UYUMADI

Özellikle Libya’daki tahliyeler sırasında ne ben ne Sayın Cumhurbaşkanı ne de Sayın Başbakan bir dakika uyamadık. Tahliyelerin bitmesini bekledik. 25 bin kişiyi, Fizan’dan, Güney Libya’dan, Doğu Libya’dan Bingazi ve Trablus’a getirdik. Tahliye ettik. Bir vatandaşımız sadece kaza kurşunuyla hayatını kaybetti. Kendimize ne istiyorsak, Orta Doğu halkları içinde onu istiyoruz. Biz bu taleplerin karşısında olamayız, yanında yer aldık. Alacağız. Yeni Orta Doğunun kurulmasıyla, Türkiye’nin yükselişi sürecek. Bu coğrafya yeniden şekillenirken, uluslar arası düzeni de yeniden değerler üzerinde inşaa edeceğiz.’’



OE,DÖ (OE/RT)

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner71

banner73

banner57

banner11

banner56

banner14

banner58

banner27

Emniyet'te 'FETÖ' operasyonu:...
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Fethullah Gülen Cemaati'nin emniyet teşkilatındaki yapılanmasına...

Haberi Oku