“İtiraz etmeyen,

karşı koymayan

herkes suç ortağıdır.”[1]

Coğrafyamızdaki, sürdürülemez özellikleri giderek öne çıkan yoksullaştıran talanın israf ekonomisi için “devr-i saadet” kapanırken, çöküş eğilimi öne çıkıyor.

Çok uzaklara gitmeye gerek yok: 2008’in ‘Büyük Çöküş’ünden sonra kapitalizm “ayarını” bir türlü tutturamadı.

Elbette krizsiz kapitalizm olmaz. 15 Eylül, 2008 Pazartesi günü Amerika’nın büyük şirketi Lehman Brothers resmen iflas etti. Kurtarmadılar. Hemen peşinde dünyanın en büyük sigorta şirketi AIG vardı. Kurtardılar, yoksa sadece Amerika değil, kapitalizmin sigortaladığı dünya kurtarılamayacak şekilde batacaktı.

Ancak 2008’deki çöküş, daha öncekileri andırsa da, onları kopyası değil; belki de III. Büyük Bunalım’ın işaret fişeğiydi.

1990’lardan 2008’e uzanan dönem “Sınır Tanımayan Sermayeler Zamanı” iken; sonrası biz(ler)i buraya getirdi: Asalaklığın yıkım ve çürümesine…

Tarihin tanık olduğu konjonktürde kuşku, kaygı ve çürümenin küreselleştiğini görmekteyiz.

Azınlığın çoğunluğu yönettiği, güvensizliğin güvene ikame edildiği, savaşın barıştan daha değerli görüldüğü, düzenbazlığın olağan sayıldığı, sahiciliğin naiflikle itham edildiği ve yalanın hakikâti alt ettiği bir kesitten geçerken; yaşanan yıkım(lar) yeni bir yaratım(a) çağrı çıkar(t)maktadır.

Verili hâl(imiz)i çağrıştıran belki de Edvard Munch’un ‘Çığlık’ tablosudur. Ancak bunun artısı da verilinin Paul Gauguin’in büyüleyici manzaralarının tasavvuruna ya da Claude Monet’nin ışık huzmeleriyle süslü bahçelerine veya Van Gogh’un o renkli hayal tarlalarına gebe olma ihtimalidir.

Eşikte çürüyerek sürdürülemezin güçlü bir çöküş ihtimali var; hem de İbn Haldun’un işaret ettiği üzere:

“Devlet olmakla ağır ve hantal bir statüko oluşur. Tören ve merasim devleti hâline gelinir. Devletin sahibi yeni ataklar yapmak yerine devletin ilk kuruluş yıllarındaki töreleri (kanun-u kadim) korumaya ve muhafaza etmeye yönelir. Bunlardan ayrılınca devletin yıkılacağını sanarak koyu bir devlet muhafazakârlığı geliştirir. Giderek lüks ve konfora dalınır, israf artar. Devlet asabiyet (hanedan) mensupları arasında pay edilir. Devletin her bir köşesi asabiyet mensuplarının şahsi çiftliklerine dönüşür. Milletin devleti temellükü ve temerküzü (kamusal ruh) kaybolur. Devlet, bir grubun kendi arasında dönüp dolaşan ayrıcalıklı bir kulübe dönüşür. Makam, mansıp, şan, rütbe ve terfiden başka hiç bir şeyi gözü görmeyen bir asalaklar topluluğu ürer.” (İbn Haldun, Mukaddime)

“Devletin manevi temeli ganimetçiliğe kayar. Hanedan, sülale, aile veya bir grup azınlığın menfaatleri ‘Devletin ali menfaatleri’ olur. Devletin bütün enerjisi bu ayrıcalıklı sınıfların çıkarını koruma ve kollamaya yönelir. Artık devlet milletten ontolojik olarak kopmuştur. Millet, bu asalaklar topluluğunu doyurmak için elinde avucunda ne varsa verir. Vergi, mahsul, ürün vs. hepsini doymaz bir iştahla bu asalaklar yer yutar. Devletin kasası açıldıkça açılır. Açıkları kapatmak için bir taraftan yeni vergiler konulur, diğer taraftan borçlanmaya gidilir. Devlet, bir grup azınlığın ‘har vurup harman savurduğu’ (israf ve terbiz) bir çiftliğe dönüşmüştür. Bu durumda devleti elinde tutan topluluk acze düşer, dışardan veya içerden yeni asabiyet dalgaları yükselir. Buna karşı koyamayınca artık o devlet için sonun başlangıcı (mahv, zeval) gelmiş demektir.”[2]

* * * * *

Sözünü ettiğim “İtibardan tasarruf edilemez,” AKP fiiliyatında ifadesini bulan Türk(iye) kapitalizmi hâl(ler)idir…

Eski AKP Milletvekili Burhan Kuzu’nun, “Devlette ve belediyelerde her kademede hastalık hâline gelen lüks araba (çeşitleri/sayıları), cep telefonu, lüks mobilya, eşya, cihaz ve reklam tutkusunun neden olduğu bir israf söz konusudur.” “Yav bu devlette öyle israflar var ki, öylesine masraflar var ki, anam anam anam anamm!”

Ya da yine eski AKP Milletvekili Bülent Arınç’ın, “İsrafın önünü alabilsek, sizden vergi almaya gerek kalmaz,”[3] dedikleri, çürüyerek yoksullaştıran Türk(iye) ekonomisinde egemenlerin israfı, kamu kaynaklarının kötüye kullanması, yolsuzluk, kayırmacılık, hesap vermezlik, istibdadın haşmet suretine bürünmesi, kibrin yüzsüzlüğü demek.

İsrafın anlamına gelince o da: Boşa tüketme, savurganlık; amaç dışı harcama; heba etmedir. (İsrâf, sarfiyât’tan gelir. Bazen hadd’i (sınır) aşmak anlamında da kullanılır.)

“İsraf” kelimesinin -Arapça- etimolojisi, “Srf” kökünden, “göz ardı etme, ihmal etme” anlamındaki “saraf” kelimesinin mastarı olan “azıtma, taşırma, haddini aşma, boşa harcama”dan geliyor…

Zenginlerin toplam nüfusu 500 milyon kadar ki, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde yedisi. Nüfusun yüzde yedisi, geriye kalan yüzde 93’e hayatı zehir ediyorken;[4] kapitalist egemenlik hangi şalı örtünürse örtünsün israfın, ziyankârlığın kendisidir.

Kaldı ki her şeyin kâr amacıyla üretildiği, alınıp satıldığı kapitalist düzen israf düzeniyken; Eduardo Galeano’nun “İsraf, teşhircilik ve vicdansızlık iç bulantısına yol açmıyor, hayranlık uyandırıyor: Ruh da dahil her şey alınabilir, satılabilir, kiralanabilir, tüketilebilir. Bir sigaraya, bir otomobile, bir şişe viskiye, bir saate büyülü özellikler atfediliyor: Kişilik kazandırıyorlar, hayatta zafere ulaştırıyorlar, mutluluk ya da başarı getiriyorlar,”[5] saptamasını açımlarcasına ekler Oscar Wilde: “İsraf fakirin lüksüdür, yokluk zenginin…”[6]

Evet, Émile Zola’ya, “Böyle azgın bir israf görülmemişti hiç,”[7] dedirten kapitalist iktidarın israfı, tutumsuzluk, savurganlık, gereksiz tüketim, kaynakların boşa harcanmasında tezahür eder.

Argo deyimle, “Hacıağalık etmek”tir bu; hiç bir değer yaratmadan kaynakları tüketen faaliyetin sonucudur.

Verimsiz tüketim; kaynakların, dengesiz ve yersiz kullanımıdır. (Kanal İstanbul projesidir, örneğin!)

Tüketime elverişli her bir olgu -meta- değerin bilinçsizce kullanılıp yok edilmesi ya da ziyanıdır.

Ya da durmadan hatırlattıkları “O, israf edenleri sevmez.” (en’am suresi, 141.ayet) “Yiyin, için ve israf etmeyin.” (araf suresi, 31. ayet) “İsraf ederek saçıp-savurma.” (isra suresi, 26. ayet) “Çünkü saçıp-savuranlar, şeytanın kardeşleri olmuşlardır”        (isra suresi, 27. ayet) uyarılarına karşı halka “İsraf yapmayın” diyen yönetenlerin israfıdır; görgüsüzlüktür; kendini bilmezliktir; sınırlı kaynakları sınırsızmış gibi kullanma aymazlığıdır!

Ve bu tür “Zaafın fazlası muhakkak büyük israf getirir. Bu yüzdendir ki: Neyin yeterli olduğunu bilirsen mahcup olmazsın. Nerede duracağını bilirsen, tehlikeye düşmezsin. Kalıcı olabilirsin,” diye uyarır Lao Tzu.

* * * * *

İyi de bunlar böyleyken “Hâl-i pür melâlimiz” mi?

Yanıt rakamların kesin dilinde; kulak verin…

Önce Cumhurbaşkanlığı faslı…

i) Tek adama 809 bin asgari ücret… Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı kamunun harcama rakamlarına göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, örtülü ödenekten 800 binden fazla asgari ücretlinin gelirine denk düşen 2.2 milyar TL’yi tek başına harcadı![8]

ii) Örtülü ödenek harcamaları 2022 Şubat’ında Ocak ayındaki harcamayı 3’e katladı![9]

iii) Örtülü ödenek dörde katlandı![10]

iv) Saray iktidarı, örtülü ödenekten 780 milyon TL harcadı. Müteahhitlere 14 milyar TL aktaran iktidarın dört aylık faiz gideri ise 67 milyar TL oldu![11]

v) Sayıştay’ın Cumhurbaşkanlığı Denetim Raporu’na göre, 2020’de Erdoğan, tek başına 2 milyar 896 milyon 174 bin 350 TL harcadı![12]

vi) İktidar, yeni yatırım programını yayınladı: Cumhurbaşkanlığı’nın toplam 4.4 milyar TL’lik projeleri için 2022’de 470.2 milyon TL harcanacak. 2022’de devam eden projeler için 197.8 milyon TL, yeni projeler için de 272.4 milyon TL ayrıldı. Bitlis’teki Ahlat Köşkü ve Marmaris’teki Okluk Konuevi için milyonlarca lira harcama yapılacak. Bina tefrişatı, araç alımı gibi muhtelif işler için 196.2 milyon TL yatırım öngörüldü. Ankara, Bitlis, İstanbul ve Muğla’daki binaların 2 yıl sürecek bakım ve onarımı için de 220.4 milyon TL harcama yapılacak![13]

vii) Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Ekim 2021 merkezi yönetim bütçesi verilerine göre, Cumhurbaşkanlığı’nın kullanımında olan ve “örtülü ödenek” olarak nitelenen “gizli hizmet” harcamaları Ekim’de 310.9 milyon TL’ye yükseldi. Bu rakam bir önceki Eylül ayında 93.2 milyon liraydı. Ayrıca 2020’de 2 milyar lira olan bu tür harcamalar, 2021’in ilk 10 ayında 2.2 milyar liraya ulaştı![14]

viii) İktidarın politikaları ile rayından çıkan bütçe, hesapsız ve denetimsiz harcamalarla alt üst oldu. “Ödenek yetersizliğini gidermek veya bütçelerde öngörülmeyen hizmetler için” AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayıyla kamu idarelerine aktarma yapabilmek için ayrılan yedek ödenek, ölçüsüzce kullanılıyor. 2021 mali yılı başlarken 9.8 milyar TL ayrılan yedek ödenek, Ağustos 2021 itibarıyla 83 milyar TL’ye fırladı![15] Yani sekiz ay içinde dokuza katlandı…

ix) Erdoğan’ın koruma ordusu için milyonlarca lira harcanıyor. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün bilgilere göre, Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı, 2021’in Ocak ile Ekim aylarını kapsayan 10 aylık döneminde tam 262 milyon 592 bin TL harcadı. Bu rakamlara göre, Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı, 2021’de ayda ortalama 26 milyon 200 bin TL ve günlük de 870 bin TL harcadı. Öte yandan Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı 2020’de de tam 263 milyon 627 bin TL harcamıştı![16]

x) Marmaris’te inşa edilen ve kamuoyu tarafından ‘Yazlık Saray’ olarak bilinen Cumhurbaşkanlığı Devlet Konuk Evi 2019’da tamamlandı. Cumhurbaşkanlığı bütçesinden 2018-2021 kesitinde 640 milyon lira harcanarak inşa edilen projenin mimarı Şefik Birkiye görselleri web sitesinden paylaştı. Farklı büyüklükte 5 yapının yer aldığı Yazlık Saray’ın hemen yakınında ise üç blokta personel lojmanları inşa edilirken 10 bin 966 metrekarelik dolgu alanı ise özel kum ve çakılla doldurulup plaj hâline getirildi. Kamuoyuna 300 odalı olduğu bilgisi yansıyan Yazlık Saray’da dinlenme alanları da bulunuyor![17]

xi) Cumhurbaşkanlığı, Ankara, Muğla ve Bitlis’teki sarayları için 2022’de 470 milyon lira harcanacak. Sarayların toplam maliyeti ise 4 milyar 490 milyon liraya ulaşacak![18]

xii) Sarayın mutfağına milyonlar aktı![19]

Ardından Diyanet…

xiii) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 2021’de 13.1 milyar TL harcayan Diyanet’in, “Tasarruf anlayışı içinde” hareket ettiğini savundu. Ancak Diyanet 2021 bütçesinden temsil ve tanıtım için 14 milyon TL harcadı![20]

xiv) Yurttaşa, “Lüksten kaçının” uyarısında bulunan Diyanet’in Din İşleri Yüksek Kurulu Alo 190 Dini Soruları Cevaplandırma Hattı personeli, 1-5 Mart 2022 ve 7-10 Mart 2022 arasında iki ayrı grup hâlinde Antalya Manavgat’ta bir araya geldi. Hizmet İçi Eğitim Seminerleri kapsamında Türkiye’nin dört bir yanından Antalya’ya giden personele verilecek seminer için Manavgat ilçesindeki beş yıldızlı bir otel tercih edildi. Seminerler kadın ve erkekler için ayrı ayrı yapıldı. Diyanet, 2020 ve 2021’de gerçekleştirdiği çok sayıda toplantıyı beş yıldızlı otelde düzenledi. 2020’de , “Eğitim Görevlileri Semineri” ve “4-6 Yaş Grubu Kur’an Kursu Öğreticilerine Yönelik Hizmet İçi Eğitim Semineri” için beş yıldızlı otelleri tercih eden idare, Haziran 2021’deki, “Meal Yazım Stratejileri Çalıştayı” için de beş yıldızlı otelle anlaştı![21]

xv) Diyanet’in bünyesinde toplam 53 araba olduğu ortaya çıktı. Kurum, ayrıca 2021’de 64 servis aracı kiraladı. Ali Erbaş ise VIP minibüs kullanmaya başladı![22]

xvi) 2020’de 10 milyar Türk Lirası’nı aşan bütçesiyle yetinmeyen ve bütçenin artırılmasını talep eden Diyanet, 2020 başında öngörülen mal ve hizmet alım harcamasını yüzde 15 aştı, yüz milyonlar harcadı. 10.9 milyar TL’lik harcaması ile altı bakanlığı geride bırakan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, harcama kalemleri, “Az ile yetinilmediğini” ortaya koydu. Başkanlık, yılbaşında verilen ödeneği mal ve hizmet alım kaleminde yüzde 15, cari transferler kaleminde yüzde 7, sermaye giderleri kaleminde ise yüzde 5 aştı![23]

xvii) TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu 2022 bütçe görüşmeleri çerçevesinde kabul edilen Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesi 7 milyar 109 milyon, Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesi ise yaklaşık 17 milyar![24]

xviii) 16.1 milyar liralık bütçesi ile yedi bakanlığı geride bırakan Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an kursu öğrencileri için yeni bir kampanya başlattı. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “Bütçemizin yüzde 96’sı maaşlara, personel masraflarına gidiyor. Geriye kalıyor yüzde 4. O yüzde 4’le biz planladığımız hizmetlerin yarısını bile yapamıyoruz. Şu an 15 bin imam ve müezzine ihtiyacımız var” demişti. Erbaş, katıldığı TV programında ise “7 bin 800 atama yapacağız. Bunlardan 5 bin 600’ü imam, bin 500’ü Kur’an kursu öğretmeni, 700’ü müezzin. Atamaları Ramazan ayına yetiştireceğiz inşallah” ifadesini kullandı![25]

xix) 2020 için ayrılan 11.5 milyar TL’lik ödenek ile yatırımcı bankaların da aralarında olduğu çok sayıda kamu kurumunun bütçesini geride bırakan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın faaliyet raporuna göre idare, dev bütçesinin 8.8 milyar TL’sini personeli için harcadı. 2020’de toplam 10.9 milyar TL harcayan Diyanet, isimleri açıklanmayan birçok dernek ve vakfa, “Kâr amacı gütmeyen kuruluşlara yapılan transferler” kaleminden 78.4 milyon TL aktardı![26]

xx) Bir milyar TL’yi aşan yıllık gelirine karşın Sayıştay’ın denetim kapsamına alınmayan Diyanet Vakfı, 2020’de yurtiçinde 473 milyon TL’lik inşaat harcaması yaptı. Vakıf yurtdışındaki camiler için ise 39.6 milyon avro harcadı![27]

xxi) 2020’de 529 hizmet binası için 9 milyon 818 bin lira kira ödeyen Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, taşra teşkilâtında 1666 aracı olduğu ortaya çıktı. Gayrimenkullerinin bakım ve onarımı için 2 milyon 257 bin 241 lira 49 kuruş ödenek ayrılan başkanlık, bu ödenekten 50 kuruş tasarruf etti![28]

xxii) Diyanet İşleri Başkanlığı, hizmet binaları için 2019’da 8.8 milyon TL, 2020’de 9.8 milyon TL kira ödediği ortaya çıktı![29]

xxiii) Diyanet’in 6 aylık harcaması 6.3 milyar TL’ye ulaştı![30]

xxiv) Kiracılarını icraya veren Diyanet Vakfı, üç yılda 70 milyon TL’ye yakın para topladı. Vakıf, dev bir holdinge dönüşürken 2019’da 1.2 milyar TL gelir elde etti![31]

xxv) 2017, 2018 ve 2019’de toplam 53 milyon TL zarar eden Sümer Holding’in Ankara’da bulunan mağazasının stoklarında yer alan halı ve kilimlerin Diyanet’e hibe edildiği ortaya çıktı![32]

Ve AKP icraatları…

xxvi) AKP her dönem kamu kaynaklarından siyasi ilişkisi olan ve iktidar mücadelesinde kendisini destekleyen dernek ve vakıf gibi sivil oluşumları “cömertçe” destekleme alışkanlığından vazgeçmedi. 2020’de bu oluşumlara bütçeden 1.1 milyar TL aktarılırken Temmuz 2021 itibarıyla aktarılan tutar, 500 milyon 764 bin TL oldu. 18 yılda aktarılan tutar 10 milyar TL’yi geçti![33]

xxvii) Atatürk Havalimanı kapatıldı, 10 milyar avroluk ekonomik kayıp yaratıldı. 4-5 milyar dolar değerindeki havalimanı çöpe atıldı. Çevresinde konuşlanmış havaalanı otelleri, fuarlar, kargo şirketleri, akaryakıt istasyonları zora sokuldu. 200 milyon yolcu kapasitesi kuruluyor. Oysa ki ihtiyaç, 70 milyonluk kapasite yaratmaktı![34]

xxviii) Yavuz Sultan Selim’in garanti yükü 2.6 milyar dolar![35]

xxix) Osmangazi Köprüsü’nde garanti yükü 10.5 milyar doları buluyor. Geçiş, garanti edilenin yüzde 60’ı seviyelerinde![36]

xxx) 2020’nin ilk yarısında 1.7 milyar liralık garanti ödemesi yapılan Osmangazi Köprüsü için garanti kapsamında ikinci 6 ay için 1.5 milyar liralık ödeme yapıldı![37]

xxxi) Kamu-özel-işbirliği projelerinden 8’inin garanti yükü 100 milyar doların üzerinde gözükmektedir. Garantiler döviz cinsi olduğu için kur değiştikçe yükü de değişiyor. Diğer projelerle kaba tahminde bulunursak 140 milyar dolar civarında bir garanti yükünden söz edilebilir![38]

xxxii) Devletin 33 yıl boyunca firmaya garanti ödemesi, bugünkü verilerle yapılan projeksiyona göre 196 milyon avroyu buluyor. Eğer 2044 yılı tam yıl olarak alınmazsa, rakam birkaç milyon avro daha düşük gerçekleşecektir. Ciddi bir kamu zararı vardır![39]

xxxiii) 2031’de Avrasya Tüneli’nde garanti edilen kadar araç geçiş sayısına ulaşılabilir. Bu tarihten sonra gelirin yüzde 30’u Hazine’ye gidecek. Buradan devlet 170 milyon dolar civarında bir gelir sağlayabilir. Toplam garanti yükünden bu gelir düşüldüğünde net 295-300 milyon dolar gibi bir yük rakamına ulaşılıyor![40]

xxxiv) En büyük batak şehir hastanelerinde… Yatırımcılar, yıllık 2.8 milyar dolar gelirle 4-5 yıl içinde yatırımlarını (13.3 milyar dolardı!) geri alacaklar, kalan 19 yılı tamamen kâr yazacaklar. Demek ki devlet, 5-6 yıllık kira bedelleri ile bu hastanelerin tamamını kendisi yapabilirdi. Bu yetmezmiş gibi faal olan onlarca hastane de kapatıldı![41]

xxxv) Sayıştay’ın Karayolları Genel Müdürlüğü 2020 denetim raporuna göre 6 proje için 24 milyar 871 milyon dolar verildi. Gebze-Orhangazi- İzmir Otoyolu için 10 milyar 754 milyon dolar ödeme yapıldı![42]

xxxvi) İktidarın yap-işlet-devret kapsamında araç geçiş garantisi verdiği ancak 17 günlük tam kapanmada boş kalan köprü ve otoyollara garanti bedelleri ödendi![43]

xxxvii) İktidar, 2021’in ilk 4 ayında 798 milyon TL’lik kamu araziyi parsel parsel sattı. Satılan arazilerin toplam büyüklüğü 861 bin metrekareyi aştı![44]

Bir de AKP patentli kurumlar…

xxxviii) THY’nin eski başkanı İlker Aycı’nın 6 yıllık döneminde reklam ve tanıtım için harcadığı tutar 4.5 milyar TL oldu. Şirketin pandemi gölgesindeki 2020’de reklam harcaması ise 561 milyon TL’yi buldu![45]

xxxix) Harcamalarını 2020 yılında ikiye katlayan TRT’nin kasasından tanıtım, reklam ve konuk ağırlama giderleri için 64 milyon 100 bin TL çıktı![46]

xl) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı TÜRASAŞ isimli şirketin yönetim kurulu üyelerinin de çift maaşlı olduğu ortaya çıktı. TÜRASAŞ, altı yönetim kurulu üyesine beş ayda toplam 266 bin TL ödedi. Erdoğan tarafından atanan altı yönetim kurulu üyesine, TÜRASAŞ’ın ‘2020 Yılı Faaliyet Raporu’nda yer alan bilgilere göre, sadece 2020’nin beş ayında ödenen ücret ve ikramiye tutarı toplam 266 bin 265 TL’yi buldu. Yani şirketin kasasından her bir yönetim kurulu üyesine sadece 2020’nin beş ayı için yaklaşık 44 bin TL ödendi![47]

xli) Ziraat Bankası yönetiminin net maaşı 25 bin 785 lira oldu![48]

xlii) Sayıştay raporlarına göre 2019’da 13.7 milyar TL zarar eden Kamu İktisadi Teşebbüsleri, sadece bina kiralarına yılda 43 milyon lira ödüyor![49]

xliii) Kuzey Marmara Otoyolu’nun Kurtköy-Akyazı ile Kınalı-Odayeri kesimlerinde toplam 2 milyar 186 milyon dolar tutarındaki ek maliyet dudak uçuklattı![50]

xliv) Adalet Bakanlığı yeni adalet sarayların yapımı için kesenin ağzını açtı; iki ayda 703 milyon TL ödedik![51]

xlv) Türkiye’de sınır ötesi operasyonun konuşulduğu günlerde güvenlik ve savunmaya yönelik harcamalar da rekor düzeyde arttı. Bir ayda 1 milyar 332 bin liralık silah, araç gereç ve savaş teçhizatı alındı![52]

Bir de çift maaşlılar…

Milyonlarca vatandaş işsizlikle boğuşurken ve milyonlarcası da asgari ücretle geçinmeye çalışırken, bürokraside çifte ve üçlü maaş keyfi var. Bazı bürokratların aldığı aylık ücretler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 88 bin liralık maaşını bile geride bıraktı.

İŞTE ÇİFTE VE 3’LÜ MAAŞ ALAN 14 İSİMLER

NADİR ALPASLAN

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı ve bu görevinden 27 bin 717 TL alıyor. Kuveyt Türk Bank Yönetim Kurulu üyeliği ve kâr payı ile birlikte aylık geliri 176 bin TL’ye yükseliyor.

BURHAN ERSOY

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yanı sıra Kuveyt Türk Katılım Bankası ve Vakıf Katılım Bankası Yönetim Kurulu Üyesi ve aylık maaşı 176 bin TL.

ŞAKİR ERCAN GÜL

Maliye Bakan Yardımcısı, aynı zamanda Sun Express Yönetim Kurulu Üyesi ve Eximbank Yönetim Kurulu Başkanı olarak 3 maaş alıyor ve toplam aylık geliri 81 bin 005 TL.

HÜSEYİN AYDIN

Eski Ziraat Bankası Genel Müdürü ve Turkcell Yönetim Kurulu üyeliği ile Ziraat Katılım Yönetim Kurulu Başkanlığından ücret alıyor. Eski Türkiye Varlık Fonu Üyesi ve Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı olan Aydın, buralardan ise maaş almadığını açıkladı. Aylık geliri 74 bin TL.

SALİM ARDA ERMUT

Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü. Tüpraş Yönetim Kurulu Üyesi. Ermut’un iki görevinden aylık geliri 66 bin 917 TL.

ERDAL ERDEM

Kardemir Yönetim Kurulu ve Kalkınma Bankası Yönetim Kurulu Üyesi. Karçel Yönetim Kurulu Başkanı da olan Erdem, buradan ücret almıyor. Aylık toplam ücreti 62 bin 403 TL.

ÖMER FATİH SAYAN

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı ve Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı. Sayan buradan da ücret artı 6 maaş ikramiye alıyor. Aylık geliri 61 bin 766 TL.

SELİM DURSUN

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı… Aylık geliri Türk Telekom Yönetim Kurulu üyeliği ile 61 bin 766 TL’ye ulaşıyor.

ENVER İSKURT

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Enver İskurt aynı zamanda Türk Telekom Yönetim Kurulu Üyesi. Buradan aldığı ücret ve ikramiyelerle maaşı 61 bin 766 TL’ye çıkıyor.

NURETTİN NEBATİ

Eski Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı ve Türk Telekom Yönetim Kurulu Üyesi. AKP eski milletvekili Nebati’nin maaşı da 61 bin 766 TL.

BÜLENT AKSU

Eski Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı ve Eski Eximbank Genel Müdürü Aksu, Turkcell Yönetim Kurulu Başkanlığı yapıyor. Aksu’nun aylık geliri toplam 56 bin TL.

MEHMET CEYLAN

Eski Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı, eski Kalkınma Bakan Yardımcısı ve eski AKP milletvekili olan Ceylan aynı zamanda PETKİM Yönetim Kurulu Üyesi. Ceylan’ın maaşı 44 bin TL.

MEHMET BOSTAN

Eski Türkiye Varlık Fonu Yönetim Kurulu Başkanı, Eski Turkcell Yönetim Kurulu Üyesi ve Eski Vakıf Emeklilik Genel Müdürü. PETKİM Yönetim Kurulu Üyesi, maaşı 44 bin TL.

ZEHRA ZÜMRÜT SELÇUK

Eski Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı. Bakanlıktan ayrıldı, Kardemir’e yönetim kurulu üyesi oldu ve 39 bin 423 lira ücret alıyor. Bakanken maaşı 28 bin liraydı.

Enerji Piyasası Denetleme Kurulu (EPDK) Başkanlığı yapan Mustafa Yılmaz’ın, EPDK’deki maaşının yanında, yönetim kurulu üyesi olduğu Türk Hava Yolları Teknik A.Ş’den de aylık 6 bin 500 TL huzur hakkı aldığı ortaya çıktı.

Ayrıca Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü ve Tüpraş Yönetim Kurulu Üyesi Salim Ermut, iki görevinden aylık 66 bin 917 TL gelir elde ediyorken; Maliye Bakan Yardımcısı ve Sun Express Yönetim Kurulu Üyesi Şakir Gül, Eximbank Yönetim Kurulu Başkanlığı da yapıyor. Gül’ün aylık toplam gelirinin 81 bin TL olduğu biliniyor![54]

Şimdi burada durup Arthur Schopenhauer’un, “Binlerce insan, kendileri için sağlıklı kulübeler yapmak yerine, mutlu azınlık için büyük saraylar inşa eder”…

Thomas More’un, “Kendi rahatını sağlamaya çalışırken başkasını rahatından etmek haksızlığın ta kendisidir”…

Jean Baudrillard’ın, “İnsan artık ihtiyaç duyduğu için tüketmiyor, tüketmeye ihtiyaç duyuyor”…

Karl Marx’ın, “Lüks doğal gereksinimin zıddıdır,”[55] sözlerini hatırlatayım!

Öyle ya, yukarıda sıraladığım –ve sıralayamadığım- tüm harcamalar, işsizlik ve pahalılıkla boğuşan halkın cebinden çıkıyor…

* * * * *

İş bu kadar veya soru(n)lar bunlarla da sınırlı değil; yoksullaştıran yıkımın talanı söz konusu bir de…[56]

Ekonomik krizle boğuşan emekçiler dipsiz bir kuyuya doğru itiliyorken; yurttaşların yüzde 60’ı temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Yüzde 27’sinin maaşı ise harcamalarına “ucu ucuna” yetiyor.[57]

Ayrıca nüfusunu yaklaşık yüzde 32’si yardımlarla ayakta durabiliyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı verilerine göre yaklaşık 6 milyon hane gıdadan yakacağa, sağlıktan barınmaya kadar birçok kalemde sosyal yardım alıyor.[58]

Yoksulluk ve zamlar sağlığı tehdit ediyor. Sosyal ve ekonomik destekten yararlanan çocuk sayısı ise AKP iktidarı döneminde 12 bin 75’ten 200 bine dayandı.[59]

DİSK Genel-İş Sendikası’nın ‘Gelir Eşitsizliği ve Yoksulluk Raporu’na göre, özellikle gıda enflasyonun 2005’de yüzde 4.92 iken, 2021’de 9 kat artarak yüzde 43.80’e çıktı.[60]

Ipsos’un araştırmasına göre, Türkiye’de 100 kişiden 44’ünün en büyük endişesi enflasyonken;[61] 16.8 milyon kişi yardıma muhtaç.[62] Ayrıca İstanbul’da yaşayan 10 kişiden 5’i geçinebilecek kadar para kazanamıyor.[63]

İstanbul Ekonomi Araştırma’nın anketine göre, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında her 4 kişiden 3’ü daha az doğal gaz ve elektrik kullanmaya başladı.[64]

Bunların yanında vergi kaçıranlara yüzde 50 indirim yapılıp;[65] kaynağı belirsiz para girişinde rekor kırılan[66] coğrafyamızda Ocak 2022’de bireysel kredisini ödeyemeyenler yüzde 247, kredi kartını ödeyemeyenler yüzde 162 arttı.[67] Ocak 2022’de karşılıksız çek sayısı yüzde 53.4, bunların tutarı yüzde 108.2 yükseldi.[68]

Geliri giderini karşılayamayan vatandaş adeta boğazına kadar borca battı. Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye’de 4 milyon 157 bin kişinin günlük 15 lira ile geçinmek zorunda kaldığını vurguluyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) gelir ve yaşam koşulları araştırmasına göre günde 34 TL’den az geliri olan 12 milyon 267 bin kişi varken; 4 milyon 157 bin kişinin ise günde 15 TL’ye geçinmeye çalışıyor.[69]

Birkaç şey daha…

i) Geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 22.9![70]

ii) 2021’in son çeyreğine dair verilere göre 1.05 milyon kişi bir yıldan uzun süredir işsiz![71]

iii) ‘Eğitim Reformu Girişimi’nin hazırladığı çalışmada ne eğitimde ne de istihdamda yer alan gençler umutsuzken; bunların oranı yüzde 25’i buluyor… Ne eğitimde ne istihdamda olanların sayısı: 3.01 milyon… 1 yılı aşkın süredir işsiz olanların oranı: yüzde 28.5…1 yılı aşkın süredir işsiz olanların sayısı: 1.04 milyon![72]

iv) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı verilerine göre ekonomik yoksunluk nedeniyle korunmaya, yardıma ve bakıma muhtaç çocuk sayısı hızla artıyor. Bu artışın en önemli nedenleri işsizlik, yoksulluk ve gelir dağılımındaki eşitsizlik. SED hizmetinden yararlanan çocuk ve genç sayıları 2002’de 12 bin 75’ken 2019’da 198 bin 97’ye yükseldi. Yurttaşların giderek daha fazla yoksullaştığı rakamlarla sabit. SED’den yararlananların yüzde 83.31’i okul öncesi ve ilköğretime devam eden çocuklar. Yoksulluğun en belirgin etkisi ise beslenme yetersizliği ve açlık![73]

v) TÜİK’in 2019 ‘5’inci Çocuk İşgücü Araştırması’na göre bir ekonomik faaliyette çalışan 5-17 yaş grubundaki çocuk sayısı 720 bin. Çalışan çocukların yüzde 15.9’unu 12-14 yaş grubundakiler, yüzde 4.4’ünü ise 5-11 yaş grubundaki çocuklar oluşturuyor![74]

Böylesi bir tabloda “Halkın üçte ikisi ekonomiden umudu kesti. AKP’nin tabanıyla kurduğu ranta dayalı çıkar birlikteliğinin çöktü”ğünü ifade eden akademisyen Onur Alp Yılmaz, “Örgütsüz toplumda sosyal patlamanın nereye gideceği belirsiz,” diyor.[75]

Gerçekten de ekonomik soru(n)ları ağırlaşan emekçiler; aç, açıkta olanlar; düzenli geliri olmayanlar olumsuz ruhsal sonuçlarla yüzleşiyorlar.

Ev içi şiddet artıyor. Cinsiyet rolleri ve erkek egemenliği nedeniyle eve kapanan ailelerde kadın ve çocuklar hem daha fazla ev işi yükü yüklenmeleri yanında; “canı sıkılan” erkeğin öfkesine maruz kalıyorlar.

Yaşlıların, beslenme ve barınma sorunları yanında sağlıklarının bozulması riski artıyor.

Korku, kaygı, yalnızlık, yalıtılma, çaresizlik ve çıkışsızlık yaygınlaşırken; belirsizlik, çaresizlik, yalnızlık, yalıtılma ve yoksulluk ruhsal hastalık riskini büyütüyor ve kimi zaman intihar davranışı görülebiliyor.

İntihar olaylarını ya da yaşamaktan başka türlü vazgeçiş biçimlerine tanık oldukça coğrafyamızın nasıl battığını, çürüdüğünü görüyoruz.

Thomas More’un, “Halkın yoksulluğa düşmesinin baş nedeni aristokratların çokluğudur,” diye tarif ettiği zorlayıcı yaşam olaylarının sayısı arttıkça yıkımın nasıl da büyüdüğüne taraf kılınıyoruz…

Tüm bunların yoksullaştıran talanın israf ekonomisiyle bire bir ilişki olduğunu görmeyen var mı hâlâ? Varsa ne yazık!

* * * * *

Şimdi bir dönemin sonundayız ve artık Pyotr Kropotkin’in, “Herkes için refah bir hayal değildir,” vurgusuyla “Dur” deme zamanı.

Unutmayın: “Hiç sadaka dağıtmayın ve özellikle hayır kurumlarınızı ortadan kaldırın. Yoksulluk içinde doğmuş kişi, bu tehlikeli kaynaklardan yoksun olduğunu görerek, doğduğu durumdan kurtulmak için doğadan aldığı tüm cesareti, tüm yolları kullanacaktır.”[76]

Evet Slovenyalı felsefeci, sosyolog ve hukuk teorisyeni Renata Salecl’in ifadesiyle, “Son yıllarda, neo-liberal ideoloji, otoriter liderlere yardım etti. Herkesin kendi düşüncelerinden sorumlu olduğunu ön plana çıkaran bir ideoloji var… Çelişkili bir biçimde, kendimiz hakkında eleştirel olmamız, endişeli olmamız popülist liderlerin yükselmesini sağlıyor”ken;[77] “Dur” deme; “Durdurma” zamanıdır şimdiler…

Çünkü “Kapitalizm karşıtı mücadelenin tarihi, en az kapitalizmin tarihi kadar eskidir. Kanlı ve çetin savaşlar, zaferler ve yenilgiler yaşanmıştır. Fakat solun azmi meşhurdur. Kızıl bayrağımız için savaşır, daha iyi bir dünya için mücadele eder, sosyalizm için çalışırız. Her şeye rağmen asla vazgeçmeyiz…”[78]

29 Mart 2022, 10:44:16, İstanbul.

N O T L A R

[*] Newroz, Nisan 2021…

[1] Stefan Zweig.

[2] İbn Haldun, Mukaddime, çev: Turan Dursun, Onur Yay., 1977.

[3] aktaran: Prof. Dr. Burhanettin Can, “Türkiye’de İsraf Ekonomisi”, Umran Dergisi, Kasım 2018… http://www.sekam.com.tr/sayfa.php?detay=turkiye%E2%80%99de-israf-ekonomisi

[4] https://www.credit-suisse.com/about-us/en/reports-research/global-wealth-report.html

[5] Eduardo Galeano, Biz Hayır Diyoruz, çev: Bülent Kale, Metis Yay., 2008, s.21.

[6] Oscar Wilde, Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda Parıldar, çev: Özlem Alkan Karakuş, Can Yay., 2020.

[7] Émile Zola, Nana, çev: Samih Tiryakioğlu, Can Yay., 2009

[8] Hüseyin Şimşek, “Tek Adama 809 Bin Asgari Ücret”, Birgün, 16 Aralık 2021, s.4.

[9] Mustafa Çakır, “Örtülü Harcama Üçe Katlandı”, Cumhuriyet, 16 Mart 2022, s.11.

[10] “Örtülü Dörde Katlandı”, Cumhuriyet, 17 Temmuz 2021, s.9.

[11] Hüseyin Şimşek, “Örtülü Harcama 780 Milyon TL”, Birgün, 18 Mayıs 2021, s.9.

[12] “Saray Sadece Bir Günde 7 Milyon Lira Harcıyor”, 28 Eylül 2021… https://www.dokuz8haber.net/saray-sadece-bir-gunde-7-milyon-lira-harciyor

[13] Mustafa Çakır, “Yatırımlar Saray Sefasına”, Cumhuriyet, 16 Ocak 2022, s.5.

[14] Mustafa Çakır, “Örtülü 2020’yi Aştı”, Cumhuriyet, Cumhuriyet, 16 Kasım 2021, s.11.

[15] Nurcan Gökdemir, “… ‘Özel’ Ödenekten Ölçüsüz Harcama”, Birgün, 21 Eylül 2021, s.1.

[16] İsmail Arı, “… ‘Şahsı’ Korumaya Para Dayanmıyor”, Birgün, 13 Aralık 2021, s.8.

[17] İsmail Şahin, “İşte Herkesin Merak Ettiği Yazlık Saray”, Sözcü, 6 Temmuz 2021, s.9.

[18] “Erdoğan’ın Sarayları İçin Kaç Para Harcanacak?”, 15 Ocak 2022… https://artigercek.com/haberler/erdogan-in-saraylari-icin-kesenin-agzi-yine-acildi-milyonlarca-lira-harcanacak

[19] “Sarayın Mutfağına Milyonlar Akmış”, Yeni Yaşam, 30 Eylül 2021, s.13.

[20] Mustafa Bildircin, “Diyanet ‘Tasarruf’ Anlayışı İçindeymiş”, Birgün, 29 Ocak 2022, s.10.

[21] Mustafa Bildircin, “Yurttaşa Tasarruf Diyanet’e Lüks Otel”, Birgün, 10 Mart 2022, s.7.

[22] Sefa Uyar, “Erbaş’ın VIP Araçları”, Cumhuriyet, 16 Mart 2022, s.5.

[23] Mustafa Bildircin, “Diyanet’in Hesabı Çarşıya Uymadı”, Birgün, 28 Temmuz 2021, s.13.

[24] Vecdi Sayar, “Diyanet Bütçesi Kültür’ü Katladı”, Birgün, 21 Kasım 2021, s.15.

[25] Sefa Uyar, “Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan Hafız İçin Bağış Çağrısı”, Cumhuriyet, 12 Şubat 2022, s.4.

[26] Mustafa Bildircin, “Diyanet’in Yıllık Kirası 10 Milyon TL’ye Dayandı”, Birgün, 15 Haziran 2021, s.6.

[27] Mustafa Bildircin, “40 Milyon Avroya Yurtdışında Cami”, Birgün, 19 Haziran 2021, s.10.

[28] Sefa Uyar, “Diyanet’in Bir Yıllık Tasarrufu: 50 Kuruş”, Cumhuriyet, 5 Ekim 2021, s.6.

[29] Deniz Ayhan, “Diyanet’in İki Yıllık Kirası 18.6 Milyon Lira”, Sözcü, 15 Haziran 2021, s.7.

[30] Mustafa Çakır, “Devletin Malı Deniz!”, Cumhuriyet, 18 Temmuz 2021, s.4.

[31] Mustafa M. Bildircin, “Vakıf Değil Dev Holding”, Birgün, 21 Nisan 2021, s.6.

[32] Mustafa M. Bildircin, “Sümer Halıları Diyanet’e Hibe”, Birgün, 1 Nisan 2021, s.8.

[33] Nurcan Gökdemir, “… ‘Arka Bahçe’ye 10 Milyar TL”, Birgün, 24 Ağustos 2021, s.6.

[34] İbrahim Ekinci, “… ‘Bir Sevda’ Uğruna Yıkım”, Birgün, 23 Ağustos 2021, s.13.

[35] İbrahim Ekinci, “Yavuz Sultan Selim’in Garanti Yükü 2,6 Milyar Dolar”, Birgün, 17 Ağustos 2021, s.13.

[36] İbrahim Ekinci, “10.5 Milyar Dolarlık Yük”, Birgün, 16 Ağustos 2021, s.13.

[37] “Osmangazi’ye 6 Ay İçin 1.5 Milyar TL Ödenecek”, Sözcü, 12 Mart 2021, s.7.

[38] İbrahim Ekinci, “Garanti Yükünün Maliyeti 100 Milyar Doları Geçiyor”, Birgün, 24 Ağustos 2021, s.14.

[39] İbrahim Ekinci, “Zafer Havalimanı’nda Garanti Ödeme Faciası”, Birgün, 22 Ağustos 2021, s.13.

[40] İbrahim Ekinci, “300 Milyon Dolarlık Garanti”, Birgün, 20 Ağustos 2021, s.14.

[41] İbrahim Ekinci, “En Büyük Batak Şehir Hastanelerinde”, Birgün, 18 Ağustos 2021, s.14.

[42] “Garantili Otoyolların Faturası Ortaya Çıktı”, 29 Eylül 2021… https://t24.com.tr/haber/garantili-otoyollarin-faturasi-ortaya-cikti-6-proje-icin-24-milyar-871-milyon-dolar-verildi,981904

[43] Erdem Sevgi, “Köprü ve Otoyollara Milyonlarca Lira Ödenecek”, Cumhuriyet, 20 Temmuz 2021, s.8.

[44] “AKP, 2021’de 798 milyon TL’lik Kamu Arazisini Parsel Parsel Sattı”, 26 Nisan 2021… https://siyasihaber6.org/akp-2021de-798-milyon-tllik-kamu-arazisini-parsel-parsel-satti

[45] İlker Aycı, önceki yıllarda Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği, DEİK Türk-Çin İş Konseyi, Vakıf Emeklilik A.Ş. ve Güneş Sigorta Spor Kulübü gibi kurumlarda benzer görevlerde bulunmuştu. Türk Hava Yolları Temsilciliği ile Türkiye-ABD, Türkiye-Brezilya, Türkiye-İngiltere İş Konseylerinde Yürütme Kurulu Üyeliği görevlerini de sürdürdü. Aycı, 2015 yılından bu yana Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanlığı yaptı. Öte yandan, THY 2020 Faaliyet Raporu’yla, THY Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Mehmet İlker Aycı’nın İhracatçı Birliği’nden Futbol Federasyonu’na ve THY bağlantılı toplam 17 birlik, konsey, şirket ve federasyonda daha koltuğu bulunduğu ortaya çıkmıştı. (Mustafa Bildirinci, “THY’nin Reklam Masrafı Uçmuş”, Birgün, 1 Mart 2022, s.6.)

[46] Mustafa Bildirci, “TRT’de Giderler Yüzde 87 Arttı”, 16 Temmuz 2021, s.8.

[47] İsmail Arı, “Çifter Maaş A.Ş.”, Birgün, 1 Ağustos 2021, s.8.

[48] “Ziraat Bankası Yönetiminin Net Maaşı 25 Bin 785 Lira”, Birgün, 9 Haziran 2021, s.13.

[49] Deniz Ayhan, “Kitler Batakta Ama 43 Milyon TL’ye Kirada”, Sözcü, 24 Haziran 2021, s.7.

[50] “Otoyolun Maliyeti 2.1 Milyar Dolar Arttı”, Sözcü, 26 Temmuz 2021, s.7.

[51] “Adalet Saraylarına Son İki Ayda 703 Milyon TL Ödendi”, Cumhuriyet, 1 Mart 2022… https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/adalet-saraylarina-son-iki-ayda-703-milyon-tl-odendi-1911978

[52] “Savunma İçin Rekor Harcama”, Birgün, 16 Ekim 2021, s.6.

[53] Deniz Ayhan, “İşte Çift Maaşlı Bürokratlar”, Sözcü, 17 Haziran 2021, s.9.

[54] Mustafa Bildircin, “Havadan Çift Maaş”, Birgün, 3 Aralık 2021, s.8.

[55] Karl Marx, Aforizmalar, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, çev Peren Demirel, Zeplin Yay., 2014.

[56] Eski Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, 2020 yıl alkollü içkilerden 16.5 milyar TL Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) tahsil edildiğini söyledi. Bu rakam, 7 bakanlığın bütçesinden daha fazla. (Başak Kaya, “İçkiden Alınan ÖTV 7 Bakanlığın Bütçesini Aştı”, Sözcü, 30 Mart 2021, s.8.) Ayrıca bkz: Erdoğan Süzer, “ÖTV Zammı Puroyu Terör Finansörü Yaptı”, Sözcü, 16 Temmuz 2021, s.7; “Para Cezaları Hızlandı”, Cumhuriyet, 17 Nisan 2021, s.11.

[57] Sena Tufan, “Yurttaşın Yüzde 87’si ‘Geçinemiyoruz’ Dedi”, Cumhuriyet, 7 Mart 2022, s.5.

[58] Şehriban Kıraç, “Nüfusun Yüzde 32’si Yardımlarla Ayakta Durabiliyor”, Cumhuriyet, 21 Mart 2022, s.11.

[59] Şehriban Kıraç, “Yoksulluk ve Zamlar Sağlığı Tehdit Ediyor”, Cumhuriyet, 14 Mart 2022, s.11.

[60] Burhanettin Bulut, “İktidarın Tükettiği ‘Orta Direk’…”, Cumhuriyet, 9 Mart 2022, s.2.

[61] Özlem Ermiş Beyhan, “Türklerin Korkusu Enflasyon ve Yoksulluk”, Sözcü, 29 Aralık 2021, s.9.

[62] Havva Gümüş, “Bu Balkondan Halkı Duymuyor”, Birgün, 10 Haziran 2021, s.13.

[63] Sayime Başçı, “İstanbul’da Yaşamanın Maliyeti Yüzde 50 Arttı”, Sözcü, 3 Ocak 2022, s.9.

[64] “Her 4 kişiden 3’ü Daha Az Doğalgaz ve Elektrik Kullanıyor”, 14 Mart 2022… https://gazetepatika18.com/her-4-kisiden-3u-daha-az-dogalgaz-ve-elektrik-kullanmaya-basladi-109757.html

[65] AKP milletvekillerinin imzasını taşıyan Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi ile kamunun 401 milyar TL’lik vergi alacağı ile 74,6 milyar TL’lik SGK alacağı yapılandırılıyor. Ödeme günü geldiği hâlde ödenmeyen 5.2 milyar TL’lik trafik cezasına da indirimli ödeme imkânı tanınacak. (Hüseyin Şimşek, “Vergi Kaçıranlara Yüzde 50 İndirim”, Birgün, 28 Mayıs 2021, s.9.)

[66] “Kaynağı Belirsiz Para Girişinde Rekor”, Birgün, 12 Ekim 2021, s.13.

[67] “Batık Kredi Füze Gibi”, Cumhuriyet, 27 Mart 2022, s.9.

[68] “Çek’te Sorun Büyüyor”, Cumhuriyet, 3 Mart 2022, s.10.

[69] “12 Milyon 267 Bin Kişinin Günlük Geliri 34 TL’den Az!”, 28 Mart 2022… https://yenisoluk.com/12-milyon-267-bin-kisinin-gunluk-geliri-34-tl-den-az

[70] “İşsizlik Rakamları Açıklandı”, Sözcü, 11 Mart 2022, s.7.

[71] “Ekonomik Kriz Evden Çıkardı”, Birgün, 16 Şubat 2022, s.4.

[72] “Gençler Umutsuz”, Birgün, 26 Şubat 2022, s.5.

[73] Ergün Demir-Güray Kılıç, “Yoksulluk Sağlıktan Ediyor”, Birgün, 3 Mart 2022, s.13.

[74] Mustafa Bildircin, “Çocuklar Yoksul”, Birgün, 22 Şubat 2022, s.8.

[75] “Ekonomik Kriz Patlama Yaratır”, Birgün, 18 Şubat 2022, s.9.

[76] Marquis de Sade, Yatak Odasında Felsefe, çev: Kerim Sadi, Ayrıntı Yay., 2009, s.44.

[77] Sercan Meriç, “Renata Saleci: Popülizm Sona Eriyor”, Birgün, 20 Şubat 2022, s.10.

[78] Nicole Aschoff, “Araç Değişse de Sistem Hep Aynı”, Birgün, 3 Ocak 2022, s.11.

Makaleler, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Avrupa Postası'nın kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner69

banner71

banner84

banner62

banner85

banner73

banner57

banner11

banner56

banner51

banner58

banner61

banner82

banner27

banner12

banner81