TÜRKIYE:
Teslim Töre:'Karşı devrimin öldürdüğü kadar devrimci, sol içi çatışmalarda öldü'

Haber Merkezi

Aralarında Teslim Töre, Engin Erkiner,İrfan Cüre, Necati Abay, Doğan Akhanlı, A.Kadir Konuk ve Hasan Aksu'nun bulunduğu devrimci demokratik çevrelerin yakından tanıdığı kişilerle, sol içi şiddet üzerine konuşuk. Bugün söz Teslim Töre'de.

İşte sorular ve aldığımız cevaplar:

1)Demokratik ve anti-faşist çevrelerin yoğun olarak yaşadıkları İstanbul Nurtepe, Okmeydanı ve Gazi mahallesinde yaşanan üzücü olaylara karşı Alevi örgütleri ortak bir açıklamayla „ ilk taşı kimin attığı artık önemini yitirmiştir, çatışmaları durdurun“ içerikli çağrı yaparken, örgütlü sol çevrelerden benzeri bir yaklaşımın yeterince gelmemesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
 2)Günden güne diktatörleşen AKP hükümetine karşı Gezi direnişiyle birlikte toplumun farklı kesimlerini  biraraya getiren, olumlu ve hassas süreç önemli oranda darbe yedi. Bunun da dikkate alınarak, kamuoyunda  ve demokratik çevrelerde saygınlığı olan bir akil insanlar komisyonunun kurulması, son olaylar özelinde ‚sol içi şiddet‘e karşı çıkmak için bir başlangıç olamaz mı? 3)12 Eylül darbesi öncesi ve sonrası Türkiye’de, Filistin ve Avrupa‘da sol, yurtsever, devrimci örgüt  ve Parti olarak bilinen güçler içinde ve arasında ağır kayıplara yol açmış ‚'sol içi şiddet‘in kökenleri sizce nereden kaynaklanmaktadır.?

 4) Sol içi şiddeti, solun gündeminden ve mücadele alanlarından kalıcı olarak söküp atmak için sizce ne yaplımalı, somut bir öneriniz var mı?

'KARŞI DEVRİMİN ÖLDÜRDÜĞÜ KADAR DEVRİMCİ, SOL İÇİ ÇATIŞMALARDA ÖLDÜ'



"sol çevrelerden benzeri yaklaşımın yeterince gelmemesi" sanırım solun bu türden çatışmaları kanıksamasından kaynaklı. Siz de biliyorsunuz, sol onlarca yıldır iç çatışma yaşıyor. Karşı devrimin öldürdüğü kadar devrimci de (belki daha fazlası) sol içi çatışmalarda öldü. Bazı çatışmaları karşı devrimin istihbarat örgütlerinin çıkarttığı görüldü. Solun içi temiz değil, karşı devrim sürekli bir şekilde sızıyor. Solun liderlerinden bazılarını kendi örgütleri "ajan çıktı" diyerek infaz etti. Bazıları "Gayrettepe'de" işkenceci oldu. Bazı nedenler bunlar. Bunlara : yetmezlik, cehaletin cürreti, ideolojik esaret, kendi yarattığı ideolojiye "bundan daha doğru ideoloji yoktur, bunun dışındaki bütün ideolojiler sapmadır" diyerek "kendi yapar kendi tapar" gibisinden bencillik hastalığına yakalanma vb. gibi şeyleri de ekleyebiliriz. 
AKİL İNSANLAR ÇARE OLAMAZ
 
"Akıl insanlar komisyonunun kurulmasının" çare olacağını sanmıyorum. Bence öyle bir komisyon kurulsa bile, belki birbirini öldürmezler ama bir biri ile anlaşabileceklerini düşünemiyorum. Diyelim bir olay çıktı, kimin haksız olduğuna oy birliği ile karar vereceklerine inanmıyorum.

 Sol sözcük olarak Fransız devriminden sonra Jakobenlerle Jarondenlerin parlamentoda ki konumlarından sonra gündemleşmiş olsa da nitelik itibarı ile  Materyalizmle birlikte var olagelmiştir. Materyalizm üç bin yaşında. Bence sol da bu yaşta. Ama hayatımda biriken bilgilere göre sol içi katliam Ekim Devriminden sonraki iktidar mücadeleleri ile başladı. Hala devam ediyor.

SOL İÇİ ŞİDDETE KARŞI ORTAK PLATFORM OLUŞTURULMALIDIR

"Sol içi şiddeti solun gündeminden ve mücadele alanlarından kalıcı olarak söküp atmak için" bütün solun içinde yer aldığı platformlar oluşturmak, söz konusu platformu sol siyasetin en etkili gücü konumuna getirmek, sol adına onun dışında kalan ve onu sabote eden her yapıyı tecrit etmek gerekir. HDP bunun ilk adımı. Henüz gereken düzeyde değil, ama söz konusu düzeye doğru tırmanıyor. HDP ileri bir zamanda bir "sol otorite" konumuna gelince, dışında kalan, birliği sabote edenleri tecrit edebilir. Fraksiyonlar HDP' nin bu konuda gösterdiği gelişmeden çok tedirginler. HDP' nin göstermiş olduğu bu gelişme perspektifi karşısında panikleyip, saldırıya geçiyorlar. HDP bu gidişle yakın bir zaman da bütün solu içine alarak "sol bir otorite" olacak gibi. Solun ezici çoğunluğunu içine alırsa  dışında kalanlarla mücadele daha da kolaylaşacaktır diye düşünüyorum.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
sabit uslu 5 yıl önce

kendilerine devrimciyim diyen örgütler neyazikki dünyayi degistirecegiz diyerek yola cikarken bunlardan bazilari devrim adina devrimci halk adina halka zarar vermekten kacinmiyor ve bunu yaparkende yine türlü bahanelerle tehditlerle kendisini savunuyor ve olayin örtbas edilmesini istiyor,yapilan katliamlarin örtbas edilmesi yeni katliamlarida beraberinde getiriyor. bazi devrimci örgütler bulunduklari bölgelerde halki kendi mali gibi görürken kendi icindede demokratik davranmayip kesin kararlar alip siradan ufak olaylarda dahi yargisiz infazlar yapiyor ve bunu yaparkende burjuvazinin dahi kendilerine verdigi savunma hakkini yada belli bir süre yattiktan sonra serbest birakilma hakkini kendi icindeki yargilama sisteminde kullanmiyor. bu tür örgütlerin demokrasi,devrim adina devrimcileri katletmesini ele alirsak bunlarin getirdigi devrimden ne cikar? kendi icinde bile demokrasiyi uygulamayan bu örgütlerden devrim sonrasi katliam cikar örnegi dhkp.c kime hizmet ediyor belli degil.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner71

banner62

banner3

banner73

banner57

banner11

banner56

banner14

banner58

banner82

banner27

banner59

banner81

Yılman: “15 Temmuz yas mı yoksa dinlence...
HaberTürk yazarı Sevilay Yılman’dan 15 Temmuz çıkışı: Resmî tatil olmasın.

Haberi Oku