TÜRKIYE:
Demirtaş: Gazete okumamdan korkan bir iktidar var

4 Kasım 2016’dan bu yana Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş’ın yargılanmasına Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.

Duruşmanın görüldüğü Sincan Cezaevi Kampusu içerisinde güvenlik önlemleri artırıldı. Sağlık sorunlarını gerekçe göstererek duruşmaya SEBGİS aracılığıyla bağlanan Demirtaş, duruşma başlamadan bir süre önce salonda bulunan bazı HDP’li milletvekilleri ile sohbet etti.

TÜRKİYE'DE YARGININ SİYASALLAŞMASI MISIR'DAN GERİ DEĞİLDİR
Mısır’da darbeyle devrilen ve duruşmada yaşamını yitiren Muhammet Mursi’nin durumu ile kendisinin yaşadıklarına işaret eden Demirtaş, ikisini de “utanç verici” olarak niteleyerek “Bugün Mursi’ye yapılanlar tam bir trajedidir. Bu bir cinayettir. Türkiye’de de yargının siyasalaşması açısından yaşananlar Mısır’dan geri değildir. Mısır’da yaşanalar nasıl utanç verici ise Türkiye’de yargıçlar üzerinde kurulmak istenen tahakküm de o kadar utanç vericidir” dedi.

BURADA GAZETE OKUMAMDAN KORKAN BİR İKTİDAR VAR
Anayasa Mahkemesi’nin cezaevinde süreli yayın yasaklarıyla ilgili ihlal kararını verdiği gün cezaevi idaresinin arasında Cumhuriyet, Evrensel ve Yeni Yaşam’ın bulunduğu gazetelerin kendisine verilmemesi kararı alındığını anlatan Demirtaş, “Cezaevinde 200’den fazla yasaklama kararı ile karşı karşıya kaldım. Burada gazete okumamdan korkan bir iktidar var. Zühtü Bey’e buradan sesleniyorum. Bir cezaevi idare kurulu seni, kararlarını tanımıyor. Her yıl açılış yıldönümünde konuşuyorsun da seni buradaki memur takmıyor. Konuşacaksan bunları konuş” dedi. 

Demirtaş, İmralı’da PKK lideri Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla yaptığı görüşmelere dikkat çekerek, “Öcalan’ın avukatlarıyla görüştüğü dönemlerde Türkiye rahat bir nefes almıştır. Ben ve partim HDP, elimizden ne geliyorsa yapmaya gayret ediyoruz. Aslolan demokratik siyasetle mücadele etmektir” dedi. 

DEMOKRASİ MÜCADELESİ İKTİDARA KARŞI VERİLİR
İmralı’daki bazı gelişmelerin önemli olduğunu ifade eden Demirtaş, şöyle konuştu: “AKP iktidarının da artık düşmanlaştırma, karşıtlaştırma politikasından giderek vazgeçmesi herkesin yararına olur. Muhalefet de AKP’ye oy vermiş olanları, AKP çevrelerini düşmanlaştırıcı, ötekileştirici bir söylemden ısrarla kaçınmalıdır. Herkes diline dikkat etmelidir. Ben de dahil, bu konuda geçmişte yeterince özenli davranmadığımı biliyorum. Önümüzdeki dönem, yani İstanbul seçimi sonrasında bütün Türkiye’de demokrasi isteyen herkes elini hızla taşın altına koyup yeni bir demokrasi hamlesi, birlikte demokrasi mücadelesi vermelidir... Demokrasi mücadelesi birine karşı verilmez. İktidara, AKP’ye karşı verilir. Erdoğan’a karşı hamlelerle demokrasi mücadelesi verilmez. Demokrasi mücadelesi toplum için toplum yararına verilir. Birbirine karşıtlık üzerinden yapılan siyasi çalışma, sadece düşmanlığı besler, düşmanlığı körükler.”

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner71

banner62

banner3

banner73

banner57

banner11

banner56

banner14

banner58

banner82

banner27

banner59

banner81

Demirel ve Mavioğlu'na "Bakur/Kuzey"...
Bakur belgeseli nedeniyle Çayan Demirel ile birlikte 4’er yıl 6’şar ay hapis cezası alan gazeteci ve yönetmen...

Haberi Oku