Öne Çıkanlar - yaşındaki ile İlçesinde saglik

Dalış Turizmi İçin Batırılan Bot, Yapay Resif Tartışmasını Büyüttü


 

BALIKLARIN TOPLU KONUTU

Törenin yapılacağı bilgisi su altıcıların mail grubuna düşünce ortalık hareketlendi. Kimi su altıcı yapay resife şiddetle karşı gelip, doğal ortamı savunurken kimi de yapay resifi savundu.


Resifler balıkların yaşama alanları. Yapay resifler insan eliyle oluşturuluyor. Yapay resifler suya atılan için boş beton blok olabileceği gibi suya batırılan gemi uçak otobüs de olabiliyor. Yani yapay resife, insanın balıklara yaptığı “toplu konutlar” diyebiliriz.


Su altıcıların yapay resifler için düşündükleri farklı görüşler şöyle:

* Deniz dibine bırakılan yapay resiflerin oluşturduğu yüzey alanının çevredeki doğal kayalık yüzey alanına oranını alırsak sıfır elde ederiz. O zaman bu yapay resiflerin çevredeki balıkların özlemle bekledikleri bir habitat oluşturduğunu savunabilir miyiz?

* Bir yandan “Çapa atmayalım, dibe zarar veriyoruz” diye yakınıyoruz, öbür yandan koskoca gemiyi kayalığın tepesine oturtuyoruz.

* Amaç kendimize dalış noktası yaratmaksa, bunu dile getirmek ayıp değil. Nasıl ki karada turistik tesisler, parklar bahçeler inşa ediyorsak, turistik amaçlarla yapılan yapay resifler de bunların deniz versiyonları. Ama karada yaşadığımız plansız programsız çarpık şehirleşme doğayı nasıl tahrip ediyorsa, dikkat etmezsek denizde de durum ayni olabilir. Doğaya doğal olmayan bir şey yerleştireceksek bunu planlı programlı ve de bilinçli yapalım. Sonuçta olan bize değil doğaya oluyor.

* Son birkaç yılda bir anda sanki denizde yaşamın hızla yok oluşuna en etkin çözüm yapay resiflermiş gibi bir anlayış belirmeye başladı.

* Yapay resiflerin balık popülasyonlarını arttırdığını gösteren makaleler olduğu gibi, zaten var olan balıkları bir yere toplayarak artış görüntüsü verdiğini, aslında produktiviteye hiçbir etkisi olmadığını söyleyen çalışmalar da var. Yapay resiflerin dalış noktası yaratmada çok faydalı olduğu tartışmasız, ama balık popülasyonları üzerinde faydalı olduğu bilimsel camiada çok tartışılan bir konu.

* Eğer düzgün ve uzun vadeli bir planlama yapılır, doğru bir yöntem uygulanırsa yapay resifler biyolojik yasam için faydalı olabilir. Aksi halde etrafı kirleten çöplüklerden farklı olmaz.

* Yapay resiflerin mıknatıs görevi gördüğüne bilim camiasından da kimsenin bir itirazı yok. Bilim adamlarının derdi Yıldız Parkı’nda dolaşan birinin İstanbul’u ağaçlık bir yer zannetmesi gibi batıklardaki balıkları görenlerin çölün geri kalanını da vaha zannetmesi.

* Bir yandan denizin dibini temizlerken bir yandan da böyle büyük bir demir yığınını batırmak?

* Dışarıdan bakıldığında eski hurda bir geminin battığında denizi kirletebileceği izlenimi oluşabilir. Ama bu batığın denizi kirletmesi söz konusu değil. Botun içindeki denizi kirletecek tüm yağlar, yakıt, bakır kablolar, yalıtım malzemeleri ve doğayı kirletmesi muhtemel her şey temizlendi. Yani batık sadece dev bir demir yığını. Batığın amacı dalış turizmini artırmak ve deniz canlılarına yeni bir yaşam alanı ve yuva sağlamak. Batık üzerinde bir sure sonra kabuklular, süngerler, anemonlar oluşacak, birçok balık ve deniz canlısı turu için yumurtalarını bırakabileceği, yaşayabileceği bir ortam oluşacaktır.

* Ülkemiz ne yazık ki coğrafi şartları nedeniyle dalış camiası için çokta cazip bir durumda değil. Üstelik her sene azalan balık popülasyonu nedeniyle hızla kan kaybediyor. Bu tür batıklar dalış sporuna yeni bir heyecan getirecek yurtiçi ve yurtdışından bir çok dalıcı için yeni ve heyecan verici bir dalış noktası olacaktır.

* Ahtapotlar yuva yapsın diye denize plastik boru atan balıkçılardan ya da içeceklerin metal kutularını denize atanlardan hangi konularda daha az zarar veriyor doğaya bu batık. Yanlış anlaşılmasın lütfen ben buna karşı değilim. Sadece bilgi sahibi olmak istiyorum.

* Denizlerimiz her türlü dış kaynaklı ağır metal ve madde salınımı yapabilecek her şeye yasaklanması mantıklıdır. Dalış camiası turistik amaçlı insan çekmek için Türkiye’de gerek gemi gerek uçak batırarak bu konuda destek olmasına rağmen Türkiye'de bunun randımanlı bir sonucu alınamamıştır. Alınamayan sonuç çeşitlilikteki artıştır.

* Batıklar her ne kadar bir hurda yığını gibi görünse de yapılan çalışmalar ve temizleme ile denize ve canlılarına zarar verecek tüm unsurlardan arındırarak batırılarak sualtında yapay barınaklar oluyorlar ve bu basit yönü bile henüz algılanamadığından eleştirilerde alabiliyorsunuz.

* Eğer balık türlerinin, daha doğrusu söz konusu bölge canlılarının türlerinin korunması ve bu türlerin popülasyonlarının arttırılması için bilimsel verilere dayanılarak su altında bir yapılaşma sağlanacaksa bunu sadece desteklemek gerekir.

* Bir yoğurt kabının içinde veya bir teneke bira kutusunun içinde konumlanmış canlılara -çoğunlukla balıklara- rastlar ve bunların fotoğraflarını çekeriz. Bu fotoğraflar arasında ödül kazananlar da vardır. Ama bütün bunlara rağmen bu malzemelerin sualtı için yararlı olduğunu söyleyebilir miyiz?

* Yıllara dayanan gözlemlerim göre özellikle batıkların, bulundukları bölgede canlıların toplanma, üreme ve sonucunda popülasyonlarını arttırma yönünde sanıldığı kadar katkıları olmadığı şeklindedir. Varsa bile çok azdır.

* Doğayı korumak istiyoruz. Ama önce kendimiz için orayı değiştirip, yabancılaştırıp, sonra geri dönüşümden bahsetmek bana doğru gelmiyor.

* Bunu fırsat bilip Boğazları, Marmara, Karadeniz ve Ege’yi enkaz yığınına çevirmeye çalışanlar var.

* Gerçekten batırılan gemiler zararlı maddelerden ayırt ediliyor mu?

* Bu konu dalış okullarının savaşı olmamalı. Yapay resifler, balıkçılık konusudur ve avlanma sahaları için düşünülüp, hedef türlere göre planlanır. Bilimsel yayınlar bu doğrultudadır.

* Metal dışında tüm izolasyonu ve doğaya zararlı maddelerinden arındırılmış bir batığın başka canlılar için küçümsenemeyecek habitat yarattığını da yadsımamanız gerekir. Metal batıkların çok daha uzun ömürlü olması da artı değil midir?

* Resif balıkçılık için düşünülmüş ve geliştirilmiştir. Rahat rahat, güç harcamadan av yapmak için. Bu yöntem genelde okyanus ülkelerinde tercih edilmiştir. Sert hava koşullarına ve balıkçılığa uygun olmayan kıyılarda veya açık denizde su kütlesindeki dağınık balığı toplamak için.

* Batırılan gemiler de ise yakıt, zehirli boya ve yağ gibi toksik maddeler uzaklaştırılıyor. Ama kendi metal yığını bu düşünülmüyor. Yine metal arasında yalıtım da kullanılan, kanserojen maddeler zaman içinde metalin aşınımı ile açığa çıkıyor. Metal ve bu maddeler atık üzerinde biriken canlıların genetik yapısında bozulmalara sebep olduğu gibi besin zinciri ile üst seviyelere kadar bu bozukluğun taşındığı da söyleniyor.

* Denizdeki her yabancı maddenin üzerinde birkaç tür barınır. Özellikle pet şişelerin, metal kutuların üstünde. Ama bu yabancı maddeler zemin ile deniz suyu arasında ki ilişkiyi kestiği için anoksik şartlarında oluşmasına sebep olur. Yapılan araştırmalar katı atığın yoğun olduğu bölgelerde dip oksijenin düştüğünü ve biyo çeşitliliğin azaldığını göstermektedir. Büyük bir metal yığınının çürüyüp sediman içine gömüldüğünü düşünün (eski batıklara daldığınızda sedimanı da incelemenizi tavsiye ederim) ve bu habitat içinde (düşük oksijen ve oksitlenmiş metal karışımı) eğer henüz varsa yaşamaya çalışan canlıları izleyin.

* Benim için en önemli sorunlardan biri de deniz kazaları veya sigortadan para almak için batırılan gemilerin sigorta şirketleri mahkemelerde bunu kullanıyor. Resif olsun diye bırakılan gemiler hem tehlikeye, hem de çevre felaketine sebep oluyor.

* Batırılan gemiler kocaman bir çöp yığınıdır ve habitat kaybıdır. Dalış noktası ya da dalış turizmine hizmet için çevre felaketine sebebiyet vermeyelim. Çünkü sizden sonraki nesil o bölgeyi kullanamayacak.

* Bir hikayesi olan batıklara kesinlikle karşı değilim. Bir savaşın veya önemli bir trajedinin anısı olabilir. Bilgilendirme dalışlarının eğitici dalışlar olduğuna inanıyorum. Dalış turizmini artırmak için denizlerimizin canlılarını kullanabiliriz. Her bir türün özelliği, yaşam koşulları, hakkında bilgilendirme doğa sporu yapanların ilgisini çeker diye düşünüyorum.

* Bu iş doğal değil. Sonra “Biz doğalız” demeyin. Gemilerden tüm toksik malzeme sökülüyor lafı kocaman bir yalan.

* Yapay resif amaçlı batırılan gemiler her türlü zararlı maddeden arındırılmıştır. Kaldı ki metal doğadan gelen bir malzemedir neticede.

* Yapay resiflerin özellikle Japon ekolündeki kullanımı sadece balıkları çekmediği artışı da sağladığı apaçık ortadadır. Bundan sonraki biyo çeşitlilik yanlısı yapılan her çalışmada bulunmak isterim.

* Metal doğanın neresinde acaba? Yeraltından çıkarılan bir maden değil mi? Petrolde yeraltından çıkarılıyor. O da mı doğadan geliyor? Bunların zararlarını tek tek yazmamıza gerek yoktur herhalde. Tarafsız bir gözle bakınca bu konuyu savunanlar genelde bu işten geçimini sağlayanlar.

* Yapay resif oluşturma amaçlı Kaş'ın masmavi sularına batırılan uçağa dikkatlice bakılırsa tekerlek lastiklerinin halâ üzerinde olduğu görülebilir. Boyalarından arındırılmadığı da çok açık gözüküyor. Bildiğim kadarıyla Bodrum'da batırılan uçakta da lastikler halâ üzerinde.

* "Hiç bir şey yapılmamalı" görüşündeyim. Yani denizlerimize yabancı malzeme hiç sokmayalım.

* Amerika Birleşik Devleti Okyanus’a her şeyi hatta her bulduğunu atarak ne kadar yanlış bir şey yaptığını anlayıp çalışmalarını daha mantıklı bir şekilde yapmaya karar vermiştir. Çoğunlukla avlama ve üretim amaçlı olan özel dizayn edilmiş yapay resifler kimi zaman dalışa katkı sağlamak içinde yapılabilir. Kaçak trol avcılığını engellemek içinde yapılabilir. Ama asıl amacı balık popülasyonunun artışını barınmasını ve çoğalmasını sağlamaktır.

* Yıllar önce İzmir Körfezi’nde eski otobüsler ve hurda yığınları büyük ve görkemli törenlerle atılmışlardı. Sonuç? Çamurlara gömülüp gittiler ve bıraktıkları metal leşleriyle beraber.

* Yıllar evvel bir balıkçı Karaburun’dan denize atılan otobüslerin mevcut trança yuvalarının girişlerini kapattığını ve eskiden bol miktarda bulunan trançaların artık bizim kıyılarımızı terk ettiğini anlatmıştı.

* Bu bilinçli batırılan gemi veya uçaklar her nasılsa canlı yaşamını bu karanlık ve gizemli ortama çekebiliyor. Ne var ki bunları iki adımda bir yapmamak ve kirlilik yaratmamak gerekiyor.

* Sanırım turistik amaçlı batik oluşturmak yerine, demir atılmasının engellenmesi, avlanmanın engellenmesi gibi canlılığı arttırıcı koruma yöntemlerinin belirlenmesi, uzun surede sonuç verse de çok daha uygun olacaktır.

* Yapay resif amacıyla batırılan uçak, gemi gibi araçların doğal ortama zarardan çok fayda sağladığından aksi ispat edilene kadar eminim. Batıklarda ekonomik değeri olan

büyük balıkların yaşamamasının sebebi zıpkın temizliğidir.

* Batıklar resif değildir. Batıklar enkazdır. Evet üzerine de pek çok çanlı gelir yerleşir. Tıpkı diğer deniz çöplerinin üstünde olduğu gibi. Batıklara resif denmesinden vazgeçin. Türkiye bundan zarar görüyor.

 


BB (MK) (FOTOĞRAF)

 


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner67

banner68

banner69

banner71

banner84

banner62

banner3

banner57

banner11

banner56

banner51

banner58

banner61

banner82

banner27

banner12

banner81