<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 20 May 2026 21:42:57 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya’da ehliyet reformu: Teori eğitimi online yapılabilecek]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-ehliyet-reformu-teori-egitimi-online-yapilabilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-ehliyet-reformu-teori-egitimi-online-yapilabilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da sürücü belgesi maliyetlerinin son yıllarda hızla artması üzerine federal hükümet kapsamlı bir ehliyet reformu hazırladı. Federal Kabine tarafından onaylanan düzenleme paketiyle ehliyet eğitiminin daha ucuz, daha esnek ve dijital hale getirilmesi hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Federal Ulaştırma Bakanı Patrick Schnieder, reformun hem maliyet baskısını hafifletmeyi hem de sürücü eğitimini “modern ve çağın gereklerine uygun” hale getirmeyi amaçladığını söyledi.</strong></p>

<p>Almanya’da B sınıfı otomobil ehliyeti için ortalama maliyetin yaklaşık 3 bin 400 euroya ulaştığı, bazı bölgelerde ise bu rakamın 4 bin ila 4 bin 500 euro arasında değiştiği belirtiliyor. Tekrar edilen dersler ve sınavlar nedeniyle toplam maliyetin bazı adaylar için 5 bin euroyu bulabildiği ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Teori eğitimi tamamen online yapılabilecek</strong></p>

<p>Reform kapsamında sürücü kurslarının teorik dersleri tamamen çevrim içi verebilmesinin önü açılıyor. Böylece adaylar teorik eğitimi online, yüz yüze veya her iki yöntemin birlikte kullanıldığı karma sistemle alabilecek.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle sürücü kursları dijital eğitim vermeleri halinde fiziksel sınıf bulundurma zorunluluğundan da kurtulabilecek. Hükümet, bunun işletme maliyetlerini düşürerek kurs ücretlerine olumlu yansıyabileceğini savunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Soru havuzu küçültülecek</strong></p>

<p>Teorik sınavdaki soru sayısının da azaltılması planlanıyor. Halen 1169 sorudan oluşan soru havuzunun yaklaşık üçte bir oranında küçültülmesi öngörülüyor.</p>

<p>Yetkililer, yeni sistemde ağırlığın daha fazla trafik güvenliği konularına verileceğini belirtiyor. Ayrıca sınavdaki puanlama sisteminin de sadeleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p><strong>Zorunlu gece ve otoban sürüşleri azaltılabilir</strong></p>

<p>Mevcut sistemde sürücü adayları için belirli sayıda gece, otoban ve şehir dışı sürüşü zorunlu tutuluyor. Reformla birlikte bu sabit sayı uygulamasının kaldırılması planlanıyor.</p>

<p>Yeni sistemde sürüş eğitmenleri, adayın performansına göre hangi özel sürüşlerin gerekli olduğuna karar verebilecek.</p>

<p>Hükümet, bu değişikliğin gereksiz ek derslerin önüne geçerek maliyetleri azaltabileceğini savunurken, sürücü eğitmenleri trafik güvenliği konusunda endişeli olduklarını ifade ediyor.</p>

<p><strong>Simülatör dönemi başlıyor</strong></p>

<p>Reform paketinde sürüş simülatörlerinin (sanal sürüş eğitimi sağlayan simülatör cihazların) kullanımına da izin verilmesi yer alıyor. Böylece adayların bazı temel sürüş becerilerini gerçek trafiğe çıkmadan önce dijital ortamda öğrenmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Simülatörlerle özellikle vites geçişleri, görüş kontrolü ve standart trafik senaryolarının çalışılabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Ancak sürücü kursları, simülatör sistemlerinin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çekiyor. Bazı cihazların fiyatının 45 bin euroya kadar çıkabildiği ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Ailelerle deneme sürüşleri yapılabilecek</strong></p>

<p>Reformun dikkat çeken maddelerinden biri de “refakatli sürüş” modeli oldu. Avusturya’daki uygulamaya benzer şekilde, belirli şartları yerine getiren sürücü adaylarının ebeveynleri veya güvendikleri yetişkinlerle pratik yapabilmesi planlanıyor.</p>

<p>Bu uygulamanın pilot proje olarak başlatılması öngörülüyor. Sisteme dahil olabilmek için adayın teorik sınavı geçmiş ve belirli sayıda sürüş dersini tamamlamış olması gerekecek.</p>

<p><strong>Sınav süreleri kısalacak</strong></p>

<p>Pratik sürüş sınavlarının süresinin de azaltılması planlanıyor. Mevcut sistemde yaklaşık 55 dakika süren sınavların Avrupa Birliği standartlarına yaklaştırılarak toplam 40 dakikaya düşürülmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yetkililer, bunun sınav randevu sürelerini kısaltabileceğini ve başarısızlık oranlarını azaltabileceğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Fiyatlar ve başarı oranları açıklanacak</strong></p>

<p>Yeni düzenleme kapsamında sürücü kurslarının fiyatları ve başarı oranlarının internet üzerinden yayımlanması da planlanıyor.</p>

<p>Böylece adaylar ve aileler farklı kursların ücretlerini ve sınav başarı oranlarını karşılaştırabilecek.</p>

<p><strong>Sürücü kurslarından güvenlik uyarısı</strong></p>

<p>Sürücü kursu eğitmenleri ve sektör temsilcileri ise reformun bazı yönlerine eleştirel yaklaşıyor. Özellikle zorunlu sürüş derslerinin azaltılması ve refakatli sürüş modelinin trafik güvenliğini olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.</p>

<p>Eğitmenler ayrıca yüksek maliyetlerin yalnızca kurslardan kaynaklanmadığını, devletin uyguladığı kurallar, bürokratik yükler ve artan işletme giderlerinin de fiyatları yükselttiğini savunuyor.</p>

<p>Reform paketinin Federal Meclis ve Eyaletler Meclisi süreçlerinin ardından 2027 yılı başında yürürlüğe girmesi bekleniyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-ehliyet-reformu-teori-egitimi-online-yapilabilecek</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/ehliyet-3.png" type="image/jpeg" length="27590"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Putin Pekin’de: Rusya’dan Çin’e “Güvenilir enerji tedariki” mesajı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/putin-pekinde-rusyadan-cine-guvenilir-enerji-tedariki-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/putin-pekinde-rusyadan-cine-guvenilir-enerji-tedariki-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin ziyaretinden günler sonra Çin’e resmi ziyaret gerçekleştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çin Devlet Başkanı Şi Cinping tarafından Pekin’de askeri törenle karşılanan Putin’in ziyareti, küresel jeopolitik dengelerde yaşanan değişimlerin ve Orta Doğu’daki gerilimlerin gölgesinde gerçekleşti.</strong></p>

<p>Halkın Büyük Salonu önünde düzenlenen törende kırmızı halı serilirken, Çin devlet medyasında yayımlanan görüntülerde Rusya ve Çin bayrakları taşıyan çocuklar da yer aldı.</p>

<p>İki liderin görüşmelerinde enerji iş birliği, stratejik ortaklık, Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki gelişmeler ve küresel ekonomik dengeler öne çıktı. Ziyaret kapsamında yaklaşık 40 iş birliği anlaşmasının imzalanması bekleniyor.</p>

<p><strong>Putin’den Çin’e enerji güvencesi</strong></p>

<p>Görüşmenin açılışında konuşan Putin, Rusya’nın kriz dönemlerinde de güvenilir enerji tedarikçisi olmaya devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Putin, “Orta Doğu’daki kriz ortamına rağmen Rusya güvenilir bir hammadde tedarikçisi olmayı sürdürüyor. Çin de bu kaynakların sorumlu bir alıcısı olarak hareket ediyor” dedi.</p>

<p>Rus lider, enerji alanındaki iş birliğini Rusya-Çin ilişkilerinin “lokomotifi” olarak tanımladı. Sanayi, tarım, ulaştırma ve yüksek teknoloji alanlarının da ekonomik ortaklıkta öncelikli başlıklar arasında bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Moskova yönetiminin verilerine göre Rusya, Çin’in en büyük enerji tedarikçilerinden biri konumunda bulunuyor. 2025 yılında Çin’e 101 milyon ton petrol ile boru hatları ve sıvılaştırılmış doğal gaz yoluyla 49 milyar metreküp doğal gaz sevk edildiği açıklandı.</p>

<p><strong>“Sibirya’nın Gücü 2” hattı gündemde</strong></p>

<p>Görüşmelerde uzun süredir müzakere edilen “Sibirya’nın Gücü 2” doğal gaz boru hattı projesinin de ele alındığı bildirildi. Rus gazını Moğolistan üzerinden Çin’e ulaştırması planlanan proje, Avrupa pazarındaki kayıpların ardından Moskova açısından stratejik önem taşıyor.</p>

<p>Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, Pekin’de yaptığı açıklamada proje konusunda ilerleme beklendiğini söyledi. Gazprom Başkanı Aleksey Miller’in de Rus heyetinde yer aldığı belirtildi.</p>

<p><strong>Xi: “Dünya savaş ve barış arasında kritik eşikte”</strong></p>

<p>Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ise görüşmede, Çin ve Rusya’nın kapsamlı stratejik iş birliğini derinleştirmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Şi, Orta Doğu ve Körfez bölgesindeki gelişmelerin “savaş ile barış arasında kritik bir kavşakta” bulunduğunu belirterek çatışmaların durdurulması ve diplomatik müzakerelerin sürdürülmesi çağrısı yaptı.</p>

<p>Çin lideri ayrıca uluslararası sistemin “güçlünün hukukuna” dönüş riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Rusya-Çin anlaşması uzatıldı</strong></p>

<p>Putin ve Şi, iki ülke arasında 25 yıl önce imzalanan “İyi Komşuluk, Dostluk ve İş Birliği Anlaşması”nın uzatılması konusunda da mutabakata vardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şi, anlaşmanın iki ülke arasında uzun vadeli dostluk ve kapsamlı stratejik iş birliğinin temelini oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Putin de ziyaret öncesinde yayımladığı mesajında, Rusya-Çin ilişkilerinin “eşi benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaştığını” belirterek, “Kimseye karşı ittifak kurmuyoruz, barış ve ortak refah için çalışıyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Trump ziyaretinin ardından dikkat çeken temas</strong></p>

<p>Putin’in Pekin ziyareti, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen hafta gerçekleştirdiği Çin ziyaretinin hemen ardından gelmesi nedeniyle uluslararası kamuoyunda yakından izleniyor.</p>

<p>Trump’ın ziyaretinde taraflar “yapıcı stratejik istikrar ilişkisi” vurgusu yaparken, Çin’in kısa süre sonra Putin’i ağırlaması Pekin’in hem Washington hem de Moskova ile ilişkilerini dengeli biçimde sürdürme mesajı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Çinli ve Rus yetkililer, iki ülke arasındaki ilişkileri “yeni dönemde kapsamlı stratejik koordinasyon ortaklığı” olarak tanımlıyor. Pekin ve Moskova, BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformlarda da yakın iş birliğini sürdürüyor.</p>

<p><strong>Çin-Rusya ilişkileri derinleşiyor</strong></p>

<p>Batı yaptırımları nedeniyle ekonomik ve diplomatik olarak Çin’e daha fazla yaklaşan Rusya’nın, enerji ihracatında Çin pazarına bağımlılığı son yıllarda arttı.</p>

<p>İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2023 ve 2024 yıllarında 240 milyar doların üzerine çıktı. Rusya’nın ihraç ettiği petrol ve doğal gazın yaklaşık yarısının Çin tarafından satın alındığı belirtiliyor.</p>

<p>İran’daki savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki enerji akışında yaşanan risklerin de Çin açısından Rus enerji kaynaklarının önemini artırdığı ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/putin-pekinde-rusyadan-cine-guvenilir-enerji-tedariki-mesaji</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 09:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/putin-ve-si.jpeg" type="image/jpeg" length="98571"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alman istihbaratının 2025 raporunda MİT’in casusluk faaliyetleri mercek altında]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/alman-istihbaratinin-2025-raporunda-mitin-casusluk-faaliyetleri-mercek-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/alman-istihbaratinin-2025-raporunda-mitin-casusluk-faaliyetleri-mercek-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın (Verfassungsschutz) 2025 iç istihbarat raporunda Türkiye'nin Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Türkiye'nin Almanya'daki etkisiyle ilgili bir bölüm de yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye'nin MİT faaliyetleri ve Almanya'daki etki operasyonları</strong></p>

<p>Türkiye'nin iç ve dış istihbarat teşkilatı olan MİT (Millî İstihbarat Teşkilatı), geniş yürütme ve operasyon yetkilerine sahip olup Türkiye'nin güvenlik mimarisinin merkezî unsurlarından biridir. Kurum doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bağlıdır ve onun iktidarını koruma aracı olarak kullanılmaktadır.</p>

<p><strong>Süheyla KAPLAN / Hamburg</strong></p>

<p>2023 seçimlerinden sonra MİT'in başına Erdoğan'a yakın isimlerden İbrahim Kalın getirildi.</p>

<p><strong>Almanya'daki ana hedefler</strong></p>

<p>Rapora göre MİT'in Almanya'daki temel faaliyet alanı:</p>

<p>* PKK'nin izlenmesi,</p>

<p>* Sol örgütlerin takibi,</p>

<p>* Türkiye hükümetine muhalif kişi ve yapıların fişlenmesi,</p>

<p>* Gülen hareketinin ("FETÖ") izlenmesi.</p>

<p><strong>MİT özellikle şu örgütlerle ilgileniyor:</strong></p>

<p>* Partiya Karkerên Kurdistanê (Kürdistan İşçi Partisi /PKK)</p>

<p>* DHKP-C</p>

<p>* TKP/ML</p>

<p>Amaç; bu yapıların faaliyetlerini, lider kadrolarını ve Almanya'daki organizasyon ağlarını ortaya çıkarmak.</p>

<p><strong>Almanya neden önemli?</strong></p>

<p>Raporda Almanya'nın Avrupa'daki en önemli hedef ülke olduğu belirtiliyor. Bunun nedeni Almanya'da yaşayan büyük Türkiye kökenli nüfus.</p>

<p>Türkiye'nin ayrıca Almanya'daki Türk diasporası üzerinde uzun vadeli siyasi ve toplumsal etki kurmaya çalıştığı ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Gülen hareketi ve "FETÖ" takibi</strong></p>

<p>Rapora göre Türkiye hükümeti, Fethullah Gülen hareketini "FETÖ" olarak tanımlıyor ve 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sorumlu tutuyor.</p>

<p>Bu nedenle hareket mensupları "devlet düşmanı" olarak görülüyor ve istihbarat yöntemleriyle takip ediliyor.</p>

<p><strong>Almanya'daki muhbir ağı iddiası</strong></p>

<p>Raporda MİT'in Almanya'da çok geniş bir muhbir ağı kullandığı ileri sürülüyor.</p>

<p><strong>Buna göre:</strong></p>

<p>* Hükümete yakın kişiler bilgi topluyor,</p>

<p>* İnsanlar ihbar edilmeye teşvik ediliyor,</p>

<p>* MİT'in internet sitesinde anonim ihbar formu bulunuyor,</p>

<p>* Bilgiler Türkiye ziyaretleri sırasında da yetkililere aktarılabiliyor.</p>

<p>Ayrıca MİT'in Almanya'daki Türk konsoloslukları üzerinden de faaliyet yürüttüğü belirtiliyor.</p>

<p><strong>Türkiye'nin Almanya'daki "etki operasyonları"</strong></p>

<p>Rapora göre Türkiye:</p>

<p>* Türk diasporasını yönlendirmeye çalışıyor,</p>

<p>* Alman toplumundaki kutuplaşmaları kullanıyor,</p>

<p>* Türkiye'deki siyasi çatışmaları Almanya'ya taşıyor,</p>

<p>* Alman kurumlarına güvensizlik oluşturmayı hedefliyor,</p>

<p>* Türk toplumunu Ankara (hükümet) çizgisinde mobilize etmeye çalışıyor.</p>

<p>Özellikle:</p>

<p>* "İslamofobi"</p>

<p>* "Türklere ayrımcılık"</p>

<p>* "Türkiye'nin olumlu imajı" gibi siyasi anlatıların yaygınlaştırıldığı belirtiliyor.</p>

<p>Raporda Hamburg gibi şehirlerde güç gösterilerinin hükümet karşıtlarına baskı aracı olarak kullanıldığı da ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Köln polisi ve casusluk soruşturması</strong></p>

<p>2025 yazında Alman medyasında çıkan haberlere göre Köln Emniyeti'nde görevli bir kadın polisin MİT ile çalıştığı şüphesi gündeme geldi.</p>

<p>Federal Savcılık, Alman Ceza Kanunu'nun 99. maddesi kapsamında "yabancı istihbarat adına ajanlık" soruşturması başlattı.</p>

<p><strong>Federal Mahkeme'ye göre:</strong></p>

<p>* Polis memuru 2021'den itibaren Türk konsolosluğunda çalışan biriyle iletişim kurdu,</p>

<p>* Şifreli mesajlaşma uygulamaları kullanıldı,</p>

<p>* 2024–2025 arasında gizli polis bilgileri paylaşıldı.</p>

<p>Kararda Türk Konsolosluğu'nun yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda MİT faaliyetleri için örtülü bir merkez gibi çalıştığı şüphesine yer verildi.</p>

<p><strong>Türkiye'ye giriş-çıkışlarda baskı iddiası</strong></p>

<p>Raporda ayrıca bazı kişilerin Türkiye'ye giriş veya çıkışta:</p>

<p>* Sosyal medya paylaşımları,</p>

<p>* Hükümet eleştirileri,</p>

<p>* "Terör propagandası" suçlamaları nedeniyle sorgulandığı veya işlem gördüğü ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Almanya'daki Türk milliyetçi yapılanması ADÜTDF hakkında rapor</strong></p>

<p>Almanya'da faaliyet gösteren "Almanya Demokratik Ülkücü Türk Dernekleri Federasyonu" (ADÜTDF), 1978 yılında Frankfurt'ta kuruldu. Kuruluş, Türkiye'deki Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) yurt dışındaki yapılanması olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Alman güvenlik makamlarının hazırladığı rapora göre, "Ülkücü" hareketi Türk milletini hem etnik hem kültürel anlamda en üstün değer olarak görüyor. Raporda, bu anlayışın zaman zaman diğer halklara yönelik aşağılayıcı söylemlere ve "Türklüğün düşmanları" olarak nitelendirilen gruplara karşı dışlayıcı tutumlara dönüştüğü ifade edildi.</p>

<p><strong>"Bozkurtlar" ve Turancılık vurgusu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk milliyetçi çevreleri Almanya'da "Ülkücü" veya "Bozkurtlar" isimleriyle de anılıyor. Raporda bu iki kavramın aynı ideolojik çevreyi temsil ettiği belirtildi.</p>

<p>Hareketin ideolojik temelinde şu başlıkların bulunduğu kaydedildi:</p>

<p>* Turancılık/Pan-Türkizm düşüncesi,</p>

<p>* Türk ve Türk kökenli halkların kültürel birlikteliği fikri,</p>

<p>* Sünni İslam'ın Türk milliyetçiliğiyle harmanlanan yorumu,</p>

<p>* Kürt karşıtı güçlü söylemler.</p>

<p>2025 yılı boyunca da antisemitik, İsrail karşıtı ve komplo teorilerine dayalı söylemlerin Ülkücü ideolojide yer almaya devam ettiği aktarıldı.</p>

<p><strong>Hamburg'daki Yapılanma</strong></p>

<p>Hamburg Eyalet Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın (LfV Hamburg) değerlendirmesine göre, 2025 yılında Hamburg'daki Ülkücü hareketin çekirdek kadrosu yaklaşık 110 kişiden oluşurken, sempatizan çevresinin birkaç yüz kişiyi bulduğu ifade edildi.</p>

<p>Hamburg'da ADÜTDF'yi "Türkisches Kulturzentrum Hamburg e.V." adlı dernek temsil ediyor. Dernek sosyal medya hesaplarında kendisini "ATF Hamburg Türk Kültür Merkezi" olarak tanıtıyor.</p>

<p>19 Ocak 2025'te gerçekleştirilen genel kurul toplantısına ADÜTDF Genel Başkanı Şentürk Doğruyol'un da katıldığı ve bunun sosyal medya üzerinden paylaşıldığı belirtildi.</p>

<p><strong>"Aile Derneği" görünümü</strong></p>

<p>Rapora göre ADÜTDF, kendisini kamuoyuna daha çok "aile ve kültür derneği" görünümünde sunmaya çalışıyor. Kültürel etkinlikler, konserler, dini programlar ve Ramazan iftarları aracılığıyla Türk kimliği ve aidiyet duygusunun güçlendirilmesinin hedeflendiği ifade edildi.</p>

<p>Örgüt yöneticilerinin üyelerini Almanya yasalarına uymaları konusunda düzenli olarak uyardıkları, özellikle PKK yanlısı gruplarla provokasyona açık çatışmalardan kaçınmaları yönünde telkinlerde bulundukları da raporda yer aldı.</p>

<p><strong>Türkiye'deki gelişmelere sessizlik</strong></p>

<p>7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e saldırısının ardından ADÜTDF'nin kamuoyuna açık açıklama yapmadığı ve gösteri çağrısında bulunmadığı belirtildi.</p>

<p>Ayrıca Abdullah Öcalan'ın silahlı mücadeleyi bırakma çağrısı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 19 Mart 2025'te gözaltına alınması gibi gelişmeler karşısında da Almanya'daki Türk milliyetçi çevrelerin kamuoyunda sessiz kaldığı kaydedildi.</p>

<p><strong>2025 faaliyetleri</strong></p>

<p>Hamburg'daki yapılanmanın 2025 yılı boyunca ağırlıklı olarak içe dönük faaliyetlere yoğunlaştığı, Ramazan ayındaki iftar organizasyonları ve üyelerine yönelik sosyal etkinlikler düzenlediği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/alman-istihbaratinin-2025-raporunda-mitin-casusluk-faaliyetleri-mercek-altinda</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 17:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/alman-istihbaratinin-2025-raporu.jpg" type="image/jpeg" length="85895"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Berlin’de Nakba yürüyüşüne binlerce kişi katıldı: Çok sayıda gözaltı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/berlinde-nakba-yuruyusune-binlerce-kisi-katildi-cok-sayida-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/berlinde-nakba-yuruyusune-binlerce-kisi-katildi-cok-sayida-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen Nakba anma gösterilerine bu yıl binlerce kişi katıldı. Filistin yanlısı grupların çağrısıyla gerçekleştirilen yürüyüşlerde Gazze’deki savaşın sona erdirilmesi ve Filistinlilere yönelik İsrail saldırılarının durdurulması talep edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>“Büyük Felaket” anlamına gelen Nakba, 1948 yılında İsrail devletinin kuruluşu sırasında yaklaşık 700 bin Filistinlinin zorla yerinden edilmesini ifade ediyor. </strong></p>

<p>Berlin’deki Nakba yürüyüşleri son yıllarda güvenlik gerekçesiyle sık sık yasaklanmıştı. Geçen yıl yürüyüşe izin verilmezken yalnızca Kreuzberg’de sabit bir gösteri düzenlenebilmişti.</p>

<p>Bu yıl ise göstericiler Oranienplatz’dan başlayarak Kreuzberg’deki Südstern’e kadar yürüdü. Yaklaşık dört buçuk saat süren gösteriye Berlin polisine göre 9 bine yakın kişi katıldı.</p>

<p><strong>Polis geniş güvenlik önlemleri aldı</strong></p>

<p>Berlin polisi gösteriler için yaklaşık 1400 polis görevlendirdi. Yürüyüş boyunca çok sayıda gözaltı yaşandı. Polis, akşam saatlerine kadar toplam 68 kişinin gözaltına alındığını, 36 olay hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı. Bunların 16’sının “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” şüphesiyle açıldığı bildirildi.</p>

<p>Gösterinin başlangıcında bazı katılımcılar ellerinde Filistin bayraklarıyla Neptün Çeşmesi’ne tırmandı. Polis, dört kişinin kimlik tespitinin yapıldığını ve haklarında çeşitli suçlamalarla işlem başlatıldığını duyurdu.</p>

<p>Berlin Katedrali yakınlarında ise kortej içinden meşale ve havai fişek türü maddelerin kullanıldığı belirtildi. Polis, organizasyon komitesinin müdahalesiyle bunun devamının engellendiğini açıkladı.</p>

<p><strong>Polis müdahaleleri tartışma yarattı</strong></p>

<p>Gösteri sırasında bazı noktalarda polis ile protestocular arasında arbede yaşandı. Gitschiner Straße’deki müdahalede polisin biber gazı kullandığı görüldü. Olay sırasında çok sayıda kişinin, aralarında yaşlı kadınların da bulunduğu göstericilerin, panik halinde alandan uzaklaşmaya çalıştığı aktarıldı.</p>

<p>Organizasyon komitesinden Ali C., polisin müdahalesini “orantısız şiddet” olarak nitelendirerek, çocukların, kadınların ve ailelerin bulunduğu kalabalığa biber gazı sıkıldığını söyledi.</p>

<p>Kottbusser Damm’daki başka bir polis müdahalesinde de güvenlik güçlerinin göstericilere coplarla müdahale ettiği bildirildi. Gözaltına alınan genç bir kadının gözünde şişlik olduğu görüldü.</p>

<p>Berlin polisi ise gösterilerin genel olarak “büyük ölçüde barışçıl” geçtiğini açıkladı.</p>

<p><strong>Sloganlar ve pankartlar dikkat çekti</strong></p>

<p>Gösteriler boyunca Filistin bayraklarının yanı sıra Lübnan ve İran bayrakları da taşındı. Çok sayıda gösterici, Filistinlilerin geri dönüş hakkını simgeleyen kartondan anahtarlar taşıdı.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/demo1-8.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Katılımcılar sık sık “Berlin’den Gazze’ye intifada”, “Gazze’deki soykırımı durdurun”, “Savaşı durdurun” ve “Yaşasın uluslararası dayanışma” sloganları attı.</p>

<p>Yürüyüş sırasında taşınan çok sayıdaki pankartlarda “Gazze’deki soykırımı durdurun”, “İşgal terörüne son”, ''Kolonyalizme son'' ve “Israil bombalıyor, Almanya finanse ediyor” ifadeleri yer aldı. Polis, bazı slogan ve pankartların suç unsuru taşıdığı gerekçesiyle incelendiğini bildirdi.</p>

<p>Gösteri sırasında bazı grupların Arapça sloganlarla Hamas ve Kassam Tugayları lehine ifadeler kullandığı, bu nedenle polis müdahalesi ve gözaltılar yaşandığı aktarıldı.</p>

<p><strong>“Filistin’e dönüş hakkını savunuyoruz”</strong></p>

<p>Gösterinin organizatörlerinden Ali C., Nakba’nın Filistin halkı açısından bir felaket günü olduğunu belirterek, etkinliğin Filistinlilerin geri dönüş hakkını savunmayı amaçladığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ali C., gösterilerin aynı zamanda İsrail’in Gazze’nin yanı sıra Lübnan ve İran’daki saldırılarına karşı düzenlendiğini ifade etti.</p>

<p>Gösteri, Potsdamer Platz’daki kapanış konuşmalarının ardından akşam saatlerinde sona erdi. Polis, katılımcıların büyük bölümünün toplu taşıma araçlarıyla bölgeden ayrıldığını açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/berlinde-nakba-yuruyusune-binlerce-kisi-katildi-cok-sayida-gozalti</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/palestine.jpeg" type="image/jpeg" length="91442"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD’den eski Küba Devlet Başkanı Raúl Castro’ya iddianame hazırlığı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/abdden-eski-kuba-devlet-baskani-raul-castroya-iddianame-hazirligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/abdden-eski-kuba-devlet-baskani-raul-castroya-iddianame-hazirligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Adalet Bakanlığı’nın, yaklaşık 30 yıl önce iki uçağın düşürülmesi olayıyla bağlantılı olarak eski Küba Devlet Başkanı Raúl Castro hakkında önümüzdeki günlerde iddianame hazırlamaya hazırlandığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Raúl Castro hakkındaki suçlamaların, 1996 yılında ABD merkezli aktivist-insani yardım grubu “Brothers to the Rescue”a ait iki uçağın düşürülmesi olayına dayandığı belirtildi.</strong></p>

<p>ABD büyük jürisinin onayına sunulması beklenen olası iddianame hazırlığı, CIA Direktörü John Ratcliffe’in Kübalı yetkililerle görüşmek üzere Havana’ya gerçekleştirdiği ziyaret sırasında gündeme geldi.</p>

<p><img alt="" height="449" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/kuba-ve-abd-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>94 yaşındaki Raúl Castro, kardeşi Fidel Castro’nun görevden ayrılmasının ardından Küba yönetimini devralmış, 2021 yılında Komünist Parti liderliğinden çekilerek yarım asrı aşan Castro dönemini fiilen sona erdirmişti.</p>

<p><strong>1996’daki uçak krizi yeniden gündemde</strong></p>

<p>“Brothers to the Rescue” adlı sürgündeki Kübalı muhalif grup, denizdeki Kübalı mültecileri tespit etmeye yönelik faaliyetlerinin yanı sıra Küba kıyılarına Castro karşıtı broşürler bırakmasıyla biliniyordu.</p>

<p>Küba yönetimi, grubun ülke hava sahasını birçok kez ihlal ettiğini savunmuştu. Ancak Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), saldırının uluslararası sularda gerçekleştiği sonucuna varmıştı.</p>

<p>Florida Başsavcılığı mart ayında yaptığı açıklamada, Raúl Castro’nun olaydaki olası rolüne ilişkin soruşturmanın yeniden açıldığını duyurmuştu. Florida Valisi Ron DeSantis ise olası cezai suçlamaları “çok gecikmiş bir adım” olarak değerlendirdi.</p>

<p><strong>CIA Direktörü Havana’da temaslarda bulundu</strong></p>

<p>CIA Direktörü John Ratcliffe, Havana’daki İçişleri Bakanlığı’nda Kübalı mevkidaşıyla bir araya geldi. Görüşmede Raúl Castro’nun torunu Raúl Rodríguez Castro da hazır bulundu.</p>

<p>ABD basınında yer alan haberlere göre Ratcliffe, Küba’ya 100 milyon dolarlık yardım teklifinde bulundu. Yardımın, Havana yönetiminin “temel değişiklikler” yapması şartına bağlandığı ifade edildi.</p>

<p>Bir CIA yetkilisi, CBS News’e yaptığı açıklamada, Washington yönetiminin ekonomik ve güvenlik alanlarında diyaloga açık olduğunu ancak bunun yalnızca Küba’nın belirli değişiklikleri hayata geçirmesi durumunda mümkün olacağını söyledi.</p>

<p><strong>Küba’dan “rejim değişikliği” mesajlarına tepki</strong></p>

<p>Küba hükümeti görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, diyaloğun geliştirilmesini hedeflediklerini ve ülkenin ABD ulusal güvenliği açısından tehdit oluşturmadığını belirtti. Havana yönetimi ayrıca Küba’da herhangi bir terör örgütünün barınmadığını vurguladı.</p>

<p>Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez ise Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS toplantısında ABD’nin Küba’ya yönelik ekonomik ve enerji politikalarını “acımasız” olarak nitelendirdi. Rodríguez, Washington’un üçüncü ülkelere yönelik yaptırım baskısının uluslararası hukuku tehdit ettiğini söyledi.</p>

<p><strong>Enerji krizi derinleşiyor</strong></p>

<p>Küba Enerji Bakanı Vicente de la O Levy, ülkedeki enerji sisteminin ciddi darboğaz içinde olduğunu açıkladı. Bakan, ulusal elektrik şebekesinde 1.500 megavatın üzerinde üretim açığı bulunduğunu, bazı termik santrallerin teknik arızalar nedeniyle devre dışı kaldığını belirtti.</p>

<p>Başkent Havana başta olmak üzere birçok bölgede uzun süreli elektrik kesintileri yaşandığı, sağlık kuruluşları ve stratejik tesislere öncelik verilmesi nedeniyle bazı yerleşim bölgelerinde kesintilerin daha da uzadığı ifade edildi.</p>

<p>ABD’nin son dönemde enerji sevkiyatlarını hedef alan yaptırımları sıkılaştırdığı, potansiyel petrol tedarikçilerine yönelik baskıyı artırdığı belirtiliyor. Washington yönetimi ise Küba’ya yönelik yardım teklifini ekonomik ve güvenlik alanlarında iş birliği çağrısıyla birlikte gündeme getiriyor.</p>

<p><strong>Küba: “Sosyalist sistem müzakere konusu değil”</strong></p>

<p>Küba hükümeti, ABD ile sınırlı alanlarda iş birliğine açık olduklarını ancak ülkenin sosyalist sisteminin tartışmaya kapalı olduğunu açıkladı. Havana yönetimi, Çin, Rusya, Vietnam ve Hindistan gibi ülkelerin enerji alanındaki desteklerinin sürdüğünü bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/abdden-eski-kuba-devlet-baskani-raul-castroya-iddianame-hazirligi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 06:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/raul-castro.jpg" type="image/jpeg" length="76199"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya'dan Türkiye'ye AB şartı: Üyelik kriterleri yerine getirilmeli]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyadan-turkiyeye-ab-sarti-uyelik-kriterleri-yerine-getirilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyadan-turkiyeye-ab-sarti-uyelik-kriterleri-yerine-getirilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefini desteklediklerini belirterek, Ankara ile Brüksel arasındaki stratejik ilişkilerin güçlendirilmesinin Almanya açısından önemli olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Berlin’de Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Wadephul, Türkiye’nin AB üyelik perspektifini korumasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.</strong></p>

<p>Wadephul, “Türkiye Avrupa Birliği’ne katılmak istiyorsa, Almanya’da dostane ve güvenilir bir ortak bulacaktır” dedi. Ancak Türkiye’nin üyelik sürecinde tüm AB kriterlerini yerine getirmesi gerektiğini de vurguladı.</p>

<p><strong>“Türkiye, NATO ve Avrupa için kilit ülke”</strong></p>

<p>Almanya Dışişleri Bakanı, Türkiye’yi “önemli bir NATO müttefiki ve Avrupa Birliği’nin kritik ticaret ortaklarından biri” olarak tanımladı. Türkiye’nin Avrupa’nın savunma ve güvenlik politikalarında daha fazla dikkate alınması gerektiğini belirten Wadephul, özellikle savunma sanayii ve bölgesel güvenlik alanlarında iş birliğinin artırılmasının önemine işaret etti.</p>

<p>Türkiye’nin Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki gelişmeler ve İran’daki kriz başlıklarında etkili bir aktör olduğuna dikkat çeken Wadephul, Ankara’nın diplomatik ve stratejik rolünün Avrupa açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<p><strong>Gündemde Gümrük Birliği ve vize serbestisi var</strong></p>

<p>Basın toplantısında Türkiye-AB ilişkilerinin ekonomik boyutu da öne çıktı. Wadephul, Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği’nin modernize edilmesini desteklediklerini açıkladı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise bu sürecin yanında Türk vatandaşları için vize serbestisinin de gündeme alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Fidan, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin yalnızca güvenlik alanıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, siyasi ve ekonomik iş birliğinin de geliştirilmesi çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Almanya’dan Türkiye’ye Patriot desteği</strong></p>

<p>Öte yandan Almanya, İran kaynaklı bölgesel gerilimler ve NATO’nun güneydoğu kanadındaki güvenlik ihtiyacı nedeniyle Türkiye’ye geçici olarak Patriot hava savunma sistemi konuşlandırma kararı aldı.</p>

<p>Alman Savunma Bakanlığı’nın açıklamasına göre, Haziran ayı sonunda Husum kentinden bir Patriot bataryası ve yaklaşık 150 Alman askeri Türkiye’ye gönderilecek. Görevin Eylül ayına kadar sürmesi planlanıyor.</p>

<p>Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, konuya ilişkin açıklamasında, “Almanya NATO içinde daha fazla sorumluluk üstleniyor. Doğu kanadında, Kuzey Avrupa’da ve şimdi de Türkiye’de NATO’nun güneydoğu hattında görev alıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>NATO içinde “adil yük paylaşımı”</strong></p>

<p>Patriot sisteminin Türkiye’deki NATO hava savunma kapasitesine destek vermesi amaçlanıyor. Alman birliği bölgede görev yapan ABD unsurlarının yerini devralacak ve Türk ile Amerikan askeri birlikleriyle koordinasyon içinde çalışacak.</p>

<p>NATO, İran’daki gelişmelerin ardından Türkiye’deki hava savunma kapasitesini son dönemde ek Amerikan unsurlarıyla güçlendirmişti. Almanya Savunma Bakanlığı, yeni görevlendirmenin NATO içinde “adil yük paylaşımı” anlayışı kapsamında gerçekleştirildiğini bildirdi.</p>

<p>Bundeswehr’e ait Patriot sistemleri daha önce 2013-2015 yılları arasında da Suriye sınırındaki NATO hava savunma görevi kapsamında Türkiye’de konuşlandırılmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyadan-turkiyeye-ab-sarti-uyelik-kriterleri-yerine-getirilmeli</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 05:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/1-201.png" type="image/jpeg" length="28045"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya’da “Daltonlar” alarmı: Savcı ve hâkimleri hedef aldıkları iddia edildi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-daltonlar-alarmi-savci-ve-hakimleri-hedef-aldiklari-iddia-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-daltonlar-alarmi-savci-ve-hakimleri-hedef-aldiklari-iddia-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da yayımlanan yüksek tirajlı Bild gazetesi, Türkiye ve Almanya’da faaliyet gösterdiği öne sürülen “Daltonlar” adlı organize suç yapılanmasının Alman savcı ve hâkimlerini hedef aldığını gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Alman basınında yer alan bilgilere göre, “Daltonlar” adıyla bilinen suç örgütünün Alman savcı ve hâkimlerini hedef aldığı, bazı yargı mensupları hakkında “ölüm listeleri” hazırlandığı iddia edildi.</strong></p>

<p>Türkiye’de cinayet, uyuşturucu ticareti ve silahlı saldırılarla gündeme gelen “Daltonlar” yapılanmasının, Berlin başta olmak üzere Almanya’nın çeşitli kentlerinde de uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı, haraç toplama ve tehdit faaliyetlerinde bulunduğuna yönelik genişçe yer verilen bir haber dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çete üyeleri TikTok ve Instagram’da paylaşım yapıyor</strong></p>

<p>Habere göre, “Daltonlar”, “Ezginler”, “Casperler” ve “Şirinler” gibi isimlerle anılan Türk-Kürt kökenli suç çetesi ağları, sosyal medyayı yoğun biçimde kullanarak faaliyet yürütüyor. TikTok ve Instagram’da silah ve mühimmatla paylaşımlar yapan çete üyelerinin, kendilerini adeta “gangster kültürü” üzerinden tanıttıkları belirtiliyor.</p>

<p>Güvenlik birimlerinden aktarılan bilgilere göre Berlin’de 2024’ten itibaren özellikle Türkiye kökenli iş insanlarına yönelik haraç olaylarında ciddi artış yaşandı. Çete üyelerinin önce telefonla tehditlerde bulunduğu, ardından yıllık 500 bin euroya kadar haraç istedikleri; ödeme yapmayan kişilerin iş yerlerine silahlı saldırılar düzenlendiği öne sürüldü.</p>

<p>Artan silahlı saldırılar nedeniyle Berlin polisi ve savcılığının “Ferrum” ve “Telum” isimli özel soruşturma ekipleri kurduğu belirtildi. Soruşturma dosyalarına dayandırılan iddialarda, Alman makamlarının örgüt içine muhbir yerleştirdiği, bu kişilerin gizli noktalarda koruma altında tutulduğu aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Türk çetelerden Alman savcı ve hakimlere tehdit</strong></p>

<p>Söz konusu ifadelerde, örgütün bazı Alman savcı ve hâkimlerinin “başına ödül” koyduğu ve ölüm listeleri hazırladığı öne sürüldü. Alman savcılığı ise bu konuda somut bilgi bulunmadığını açıkladı. Buna karşın güvenlik önlemlerinin artırıldığı belirtilirken, bir savcılık sözcüsü,<strong> “Yargı mensuplarına yönelik bu tür tehdit durumları bizim değerlendirmemize göre istisnai bir durumdur”</strong> dedi.</p>

<p>İddialar arasında Brandenburg eyaletinde görev yapan bir kadın savcının da tehdit edilen isimler arasında bulunduğu yer aldı. Yetkili makamlar ise konuya ilişkin ayrıntılı açıklama yapmadı.</p>

<p>Soruşturmalarda adı geçen suç ağlarının kökeninin İstanbul’a dayandığı belirtilirken, 2021’den itibaren Türkiye’deki organize suç yapıları içinde ayrışan silahlı grupların Avrupa’da da etkinlik göstermeye başladığı ifade edildi. Bu yapıların zaman zaman birlikte hareket ettiği, zaman zaman ise birbirleriyle çatıştığı kaydedildi.</p>

<p>Berlin’de görev yapan bir soruşturmacının, “Bu klasik bir mafya yapılanması değil. Bunlar esnek şiddet ağları” değerlendirmesi dikkat çekti.</p>

<p>Örgütün önde gelen isimlerinden biri olarak gösterilen Beratcan Gökdemir’in, “Can Dalton” adıyla tanındığı belirtildi. Yaklaşık 300 bin Instagram takipçisi bulunan Gökdemir’in 2024 yılında Rusya’da gözaltına alındığı ancak Türkiye’ye iade edilmediği öne sürüldü. Türkiye’de hakkında çok sayıda suçlama bulunduğu ve toplamda 1200 yılı aşan hapis cezasıyla karşı karşıya olduğu ifade edildi.</p>

<p>Soruşturma belgelerinde, “Casperler” grubunun başında Koray T. adlı kişinin bulunduğu; bu kişinin 2022 yılında kızının okul kaydı için çıktığı izin sonrası Berlin’deki cezaevine geri dönmediği ve Dubai’den örgütü yönettiği iddia edildi.</p>

<p>Aynı belgelerde örgüt yapısında “gözetmenler”, “tetikçiler”, “üst düzey suikastçılar”, sürücüler ve lojistik sorumlularının yer aldığı; bazı kişilerin saldırılar için yurtdışından getirildiği ileri sürüldü.</p>

<p>Berlin polisinin verilerine göre kentte silahlı saldırı ve tehdit olaylarında son yıllarda dikkat çekici artış yaşandı. 2024 yılında 362 olan ateşli silahlı saldırı sayısının 2025’te 543’e yükseldiği, silahlı tehdit vakalarının ise 303’ten 629’a çıktığı belirtildi.</p>

<p>Ayrıca bazı çete üyelerinin Almanya’ya turist vizesiyle geldiği, bazılarının ise kaçak yollarla ülkeye sokulduğu; saldırıların ardından izlerini kaybettirdikleri öne sürüldü.</p>

<p>Öte yandan Berlin Emniyeti içinde örgütlerle bağlantılı olduğu iddia edilen bazı polis memurlarının da soruşturulduğu belirtildi. Berlin Emniyet Müdürü Barbara Slowik Meisel’in ise yaşanan güven kaybı nedeniyle Türk-Kürt organize suç gruplarıyla mücadeleyi doğrudan takip ettiği aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-daltonlar-alarmi-savci-ve-hakimleri-hedef-aldiklari-iddia-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/mafya-3.png" type="image/jpeg" length="45962"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Stuttgart Devlet Operası’ndan tartışma yaratan yapım: Atatürk operası sahneleniyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/stuttgart-devlet-operasindan-tartisma-yaratan-yapim-ataturk-operasi-sahneleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/stuttgart-devlet-operasindan-tartisma-yaratan-yapim-ataturk-operasi-sahneleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın önde gelen kültür kurumlarından Stuttgart Devlet Operası (Staatsoper Stuttgart), Mustafa Kemal Atatürk’ü merkeze alan yeni bir opera eserini 2027 sezonunda sahneleyeceğini duyurdu. Daha şimdiden sosyal medyada yoğun tartışmalara neden olan yapımın dünya prömiyerinin 10 Nisan 2027’de gerçekleştirilmesi planlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üç perdelik opera, “Mustafa Kemal Efsanesi” alt başlığını taşıyor. Yapımın librettosu (metin yazarı) Olga Bach tarafından kaleme alınırken, rejisörlüğünü Türk asıllı Alman sanatçı Ersan Mondtag üstleniyor. Eserin müzik direktörlüğünü ise Lübnan doğumlu Polonya vatandaşı şef Bassem Akiki yapıyor.</p>

<p><strong>Atatürk’ü Alman tenor Matthias Klink canlandıracak</strong></p>

<p>Operada Mustafa Kemal Atatürk karakterini Alman tenor Matthias Klink canlandıracak. 1969 doğumlu sanatçı, 2017 yılında Opera dünyasının saygın yayınlarından <i>Opernwelt</i> tarafından “Yılın Şarkıcısı” seçilmişti. Klink, 2013 yılından bu yana Stuttgart Devlet Operası’nda çok sayıda önemli yapımda rol aldı.</p>

<p><img alt="" height="310" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/m-klink-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="400" /></p>

<p>Librettist (Opera metninin yazarı) Olga Bach ise Berlin Özgür Üniversitesi ile İstanbul Üniversitesi’nde felsefe ve Alman filolojisi eğitimi aldı. Yapımın yönetmeni Ersan Mondtag’ın çalışmalarında toplumsal çatışmalar, kimlik meseleleri ve tarihsel hafıza temalarını öne çıkardığı ifade ediliyor.</p>

<p>Eserin müzik direktörü Bassem Akiki de 2016 yılında International Opera Awards’ta “En İyi Genç Şef” kategorisinde finale kalan isimlerden biri olmuştu.</p>

<p><strong>“Atatürk bir ikon değil, çelişkileriyle ele alınan bir insan”</strong></p>

<p>Stuttgart Devlet Operası’nın yayımladığı açıklamada, operanın Atatürk’ü “kahramanlaştırmak” amacı taşımadığı özellikle vurgulandı. Açıklamada, Mustafa Kemal Atatürk’ün 20. yüzyılın hem en etkili hem de en tartışmalı figürlerinden biri olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Atatürk bazıları için laikleşme, kadın hakları, eğitim reformları ve modern Türkiye’nin kuruluşunu temsil ediyor. Başkaları için ise savaş, sürgün, şiddet ve aile hafızalarındaki acılarla bağlantılı bir figür.”</p>

<p>Librettonun bu gerilimi gizlemediği, aksine anlatının merkezine yerleştirdiği belirtilirken, eserin tarihsel olaylardan beslendiği ancak Atatürk’ün özel yaşamının bilinçli biçimde kurmaca unsurlarla işlendiği kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca şu değerlendirmeye yer verildi:</p>

<p>“Atatürk bu eserde bir ikon olarak değil; modernleşme arzusu, kişisel yalnızlık ve otoriter güç iddiası arasında sıkışmış bir insan olarak ele alınıyor.”</p>

<p><strong>Ermeni, Kürt ve Yunan perspektifleri de yer alacak</strong></p>

<p>Operanın dikkat çeken yönlerinden biri de çok dilli ve çok katmanlı yapısı oldu. Eserde Almanca, Türkçe, Ermenice, Kürtçe, Fransızca, Yunanca ve İngilizce kullanılacak. Yapım ekibi, farklı tarihsel hafızalara ve toplumsal deneyimlere aynı anda yer vermeyi amaçladıklarını belirtti.</p>

<p>Operanın tanıtım metninde, Ermeniler, Rumlar ve Kürtlere yönelik şiddet iddiaları ile otoriterlik, milliyetçilik, sürgün ve tarihsel suç gibi konuların da açık biçimde ele alınacağı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, “Hiçbir karakter mutlak gerçeği temsil etmiyor” denilerek, eserin tarihsel çelişkileri çözmeye değil, görünür kılmaya çalıştığı savunuldu.</p>

<p><strong>“Bir ulus nasıl inşa edilir?”</strong></p>

<p>Operanın resmi özetinde, Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş sürecinden Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan dönem anlatılıyor. Mustafa Kemal’in yeni bir ulus ve yeni bir toplum modeli kurma girişimi merkeze alınırken, şu sorular öne çıkarılıyor:</p>

<p>“Bir ulus yaratmanın bedeli nedir? Reformların bedelini kim öder? Birlik hayalinin içinde ne kadar şiddet vardır?”</p>

<p>Eserde laiklik reformları, kadın hakları, şapka kanunu ve harf devrimi gibi dönüşümlere yer verileceği belirtilirken, anlatının kronolojik bir yapı izlemeyeceği kaydedildi.</p>

<p><strong>Besteci Akiki: “Tarihle yüzleşmek gerekiyor”</strong></p>

<p>Operanın müzik direktörü ve bestecisi Bassem Akiki de projeye ilişkin yayımladığı kişisel değerlendirmede, Lübnan’da büyümüş biri olarak savaş, şiddet ve çözülmemiş tarihsel travmaların hayatının parçası olduğunu söyledi.</p>

<p>“Atatürk operasını yazmak benim için ne duygusal ne de tarihsel olarak kolay bir iş” diyen Akiki, “Rahatsız edici diye tartışmalı tarihsel figürleri yok sayamayız. Tarihle dürüst biçimde yüzleşmek zorundayız” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akiki, operanın herhangi bir siyasi propaganda amacı taşımadığını savunarak şu değerlendirmede bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bu eser kahramanlar ya da düşmanlar yaratmayı hedeflemiyor. Beni ilgilendiren şey insan çelişkileri, modernleşme, güç ve şiddet arasındaki gerilim.”</p>

<p>Sanatın tarihsel acıları ortadan kaldıramayacağını belirten Akiki, ancak karmaşık tarihsel deneyimlerin tartışılabileceği bir alan açabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Sosyal medyada tartışma başladı</strong></p>

<p>Operanın duyurulmasının ardından Almanya ve Türkiye’de sosyal medyada yoğun tartışmalar yaşandı. Yapımın tanıtımında yer alan bazı ifadeler, özellikle Atatürk’ün tarihsel rolüne ilişkin değerlendirmeler nedeniyle eleştiri konusu oldu.</p>

<p>Stuttgart Devlet Operası ise yaptığı açıklamada, eserin “tek bir doğruyu dayatmayı değil, diyalog ve düşünme alanı açmayı” amaçladığını savundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/stuttgart-devlet-operasindan-tartisma-yaratan-yapim-ataturk-operasi-sahneleniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/klink.jpg" type="image/jpeg" length="73714"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Halk TV’de ayrılıkların ardından Mahiroğlu’ndan özür mesajı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/halk-tvde-ayriliklarin-ardindan-mahiroglundan-ozur-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/halk-tvde-ayriliklarin-ardindan-mahiroglundan-ozur-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halk TV’de son günlerde peş peşe yaşanan istifalar ve yönetim tartışmaları sürerken, kanal sahibi Cafer Mahiroğlu yaptığı açıklamada kullandığı ifadeler nedeniyle özür diledi. Ayrılan gazeteciler ise editoryal bağımsızlık, çalışma koşulları ve yönetim anlayışına yönelik eleştirilerini yineledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kanalın ekran yüzlerinden Seda Selek, Sorel Dağıstanlı, Buket Güler Ozan ve Gözde Şeker’in ayrılık kararlarıyla başlayan süreç, gazetecilerin sosyal medya açıklamaları, canlı yayın tartışmaları ve açık oturum değerlendirmeleriyle daha da büyüdü. </strong></p>

<p>Tartışmaların merkezinde ise “editoryal bağımsızlık”, çalışma koşulları, ücret politikaları ve kanal yönetiminin tutumu yer aldı.</p>

<p>İlk ayrılık açıklaması, hafta içi her sabah yayımlanan “Neden-Sonuç” programının sunucusu Seda Selek’ten geldi. 30 Nisan’daki son yayınında konuşan Selek, “Bilin ki son derece haklı gerekçelerim var” diyerek kanaldan ayrıldığını duyurdu.</p>

<p>Selek daha sonra yaptığı ayrıntılı açıklamada istifa gerekçesini doğrudan kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu’nun yönetim anlayışına bağladı.</p>

<p>Selek açıklamasında şunları söyledi:</p>

<p><strong>“Halk TV benim ikinci evimdi. Orada dostlarımı bıraktım, izleyicilerimi bıraktım. 25 yıldır emek verdiğim, severek yaptığım mesleğime, gelecekte ne olacağını bilmeden ara vermiş oldum. İstifamın sebebi sadece Halk TV’nin patronu Cafer Mahiroğlu’nun yönetim anlayışıdır. Bu anlayışın yol açtığı adaletsizlik ve nobranlıktır. Gazeteciliğin değersizleştirilmesidir. Bu mesleğin bilinmemesi ve ısrarla doğasına aykırı tutum ve davranışlardır.”</strong></p>

<p>Selek ayrıca, kendisine destek paylaşımı yapan Sorel Dağıstanlı’nın ekrandan uzaklaştırılmasının süreci başka bir noktaya taşıdığını belirterek, “Artık açık açık yazma, dayanışma vaktidir” dedi.</p>

<p>Sorel Dağıstanlı da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Selek’e verdiği destek nedeniyle ekrandan alındığını belirtti. Dağıstanlı, <strong>“Fikir özgürlüğü kapsamında yaptığım paylaşıma tahammül edilemeyen bir yerde daha fazla bulunmak her iki taraf için de zaman kaybı olacaktı” </strong>ifadelerini kullandı.</p>

<p>İstifaların ardından Halk TV’nin eski çalışanlarından ve medya dünyasından da çok sayıda destek açıklaması geldi. Kanalın eski Ankara Temsilcisi Özlem Akarsu Çelik, Halk TV yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulunarak, çalışma koşulları ve çalışan hakları konusunda ciddi sorunlar yaşandığını savundu.</p>

<p>Kriz büyürken, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu da sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada kendisine yönelik “organize bir saldırı” yürütüldüğünü öne sürdü. Mahiroğlu, ayrılan gazetecilerin “profesör maaşı” seviyesinde ücret aldığını savunurken, bazı gazetecilerin başka kanallarla anlaşmış olabileceğini iddia etti.</p>

<p>Bu açıklamalar üzerine Dağıstanlı ve diğer bazı gazeteciler, bordrolarının yayımlanmasına izin verdiklerini belirterek kendileri hakkında ortaya atılan yüksek maaş aldıkları yönündeki iddiaları reddetti. Eski Halk TV çalışanı Selin Sabit ise işten çıkarıldığını SGK mesajıyla öğrendiğini söyledi.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/halktv-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Tartışmaların büyümesi üzerine Cafer Mahiroğlu, Halk TV’de katıldığı canlı yayında önceki açıklamalarına ilişkin öz eleştiride bulundu. Mahiroğlu, “Soğukkanlılığımı koruyamadım, ben de bir insanım. Hata yaptım” diyerek özür diledi.</p>

<p><strong>Mahiroğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</strong></p>

<p>“Ben de duygusalım, ben de bir insanım. Neden tepki gösterme hakkım elimden alınıyor? Ben bile kendime şaşırdım. Ben bu kadar kötü bir patron muyum? Çalışanlarım değil, yoldaşlarım bunlar benim.”</p>

<p>Kanalın ekonomik koşullarına da değinen Mahiroğlu, Halk TV’nin gelir-gider dengesini sağlamakta zorlandığını belirterek, “Ben İngiltere’de kazandıklarımla burada risk alıyorum. Ben ülkeme gelemiyorum” dedi.</p>

<p>Ayrılan gazetecilerin başka televizyonlarla görüştüğüne dair duyum aldığını söyleyen Mahiroğlu, “Ana haber, öğlen kuşağı için anlaşılmış. Çok doğal, benden helallik almak zorunda değiller. Ama keşke birdenbire gitmeselerdi” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/gazeteciler-acik-oturumda.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Yaşanan kriz yalnızca ayrılıklarla sınırlı kalmadı. Gazeteci Remziye Demirkol da katıldığı Medyascope'deki bir açık oturumda, yaşananların kişisel değil yapısal bir sorun olduğunu söyledi. Demirkol, Halk TV’ye ihtiyaç olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p><strong>“Bizim açımızdan söyleyeceğimiz her kelime ve cümle bıçak sırtı bir durum. Çünkü bu ülkenin Halk TV’ye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. O yüzden çok dikkatli konuşmaya gayret ediyorum.”</strong></p>

<p>Kendileri hakkında yürütülen tartışmaları “itibarsızlaştırma” olarak niteleyen Demirkol, “Bugün bu tepkiyi gösteren insanların hiçbiri 20 asgari ücret maaş almıyor. Buna yakın rakamlar dahi almıyorlar. Ayrıca mesele sadece ekran yüzlerinin meselesi değil. Sesçide var, editörde var, kameramanda var, muhabirde var. Bu bir bütünsel problem” dedi.</p>

<p>Demirkol ayrıca çalışma koşullarına ilişkin eleştirilerde bulunarak, “Bir kişiye verdiğiniz maaşla o kırk kişiyi kovmayabilirdiniz. Bu bir tercihtir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Aynı açık oturumda konuşan gazeteci Hilmi Hacaloğlu da maaş tartışmalarına değinerek, Halk TV çalışanlarının büyük bölümünün düşük ücretlerle çalıştığını savundu. Hacaloğlu,<strong> “Oradaki maaşlar 35, 40 bin, 45 bin, 50 bin. 60 bin alan az adam var. Ve gazetecilik yapıyoruz. İstanbul’da yaşıyoruz”</strong> dedi.</p>

<p>Hacaloğlu ayrıca Halk TV’nin Türkiye’de muhalif medya açısından önemli bir rol oynadığını belirterek, “Bu toplumun dönüşmesi için en ücra köşelere kadar yayın yapılmasına ihtiyacı var. O yüzden de Halk TV biriciğimiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Medya ombudsmanı Faruk Bildirici ise tartışmaların yalnızca maaş meselesine indirgenmesini eleştirdi. Bildirici, temel sorunun “editoryal bağımsızlığın ortadan kalkması” olduğunu savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Medya ombudsmanı Faruk Bildirici şu değerlendirmeyi yaptı:</strong></p>

<p>“Arkadaşların itirazlarını da dinlediğimizde anlıyoruz ki temel mesele değersizleştirme ve editoryal bağımsızlığın kalmamış olması.”</p>

<p>Sorel Dağıstanlı’nın “ekrandan alındığını muhasebeciden öğrendiği” yönündeki açıklamasına dikkat çeken Bildirici, “Bu -kaç para verirseniz verin- milyonlar verseniz bile bir gazetecinin asla katlanamayacağı bir şey” dedi.</p>

<p>Bildirici, tüm gerilime rağmen ayrılan gazetecilerin Halk TV’ye tamamen sırt çevirmediğini de belirterek, “Hâlâ bu arkadaşlar o ekranlara dönebilirler, dönmelidirler de. Döndükleri zaman da Halk TV kazanır, bu ülkenin gazeteciliği kazanır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Son ayrılık açıklaması ise Gözde Şeker’den geldi. Şeker, canlı yayında “Yarın benim Halk TV’deki son yayınım olacak” diyerek veda etti. Daha sonra yaptığı paylaşımda ise planladığı şekilde ekranda vedalaşmasına izin verilmediğini söyledi.</p>

<p>Yaşanan gelişmelerin ardından çok sayıda gazeteci ve medya çalışanı sosyal medya üzerinden dayanışma mesajları paylaşırken, tartışmalar medya sektöründe çalışma koşulları, editoryal bağımsızlık ve basın emekçilerinin hakları konularını yeniden gündemin merkezine taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/halk-tvde-ayriliklarin-ardindan-mahiroglundan-ozur-mesaji</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/halk-tvde-istifa-krizi.JPG" type="image/jpeg" length="93216"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli işçinin “Ejder meyvesi, manda yoğurdu yok” paylaşımına milyonluk soruşturma]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/emekli-iscinin-ejder-meyvesi-manda-yogurdu-yok-paylasimina-milyonluk-sorusturma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/emekli-iscinin-ejder-meyvesi-manda-yogurdu-yok-paylasimina-milyonluk-sorusturma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin’in Hopa ilçesinde yaşayan ÇAYKUR emeklisi Şükrü Mısırlıoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı “çilingir sofrası” paylaşımı nedeniyle “alkol reklamı” iddiasıyla başlatılan soruşturmayla karşı karşıya kaldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarım ve Orman Bakanlığı, Mısırlıoğlu’ndan savunma isteyerek 3 milyon 291 bin liraya kadar idari para cezası uygulanabileceğini bildirdi.</strong></p>

<p>67 yaşındaki emekli işçiye gönderilen tebligatta, Facebook hesabında yer alan bazı fotoğraf ve videoların “alkollü içki tanıtımı veya reklamı” kapsamında değerlendirilebileceği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Reklam niteliğinde paylaşım” incelemesi</strong></p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen yazıda, 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu’nun alkol reklamını yasaklayan 6. maddesine atıf yapıldı.</p>

<p>Bakanlık, ihlal tespit edilmesi halinde 82 bin liradan 3 milyon 291 bin liraya kadar idari para cezası uygulanabileceğini belirterek Mısırlıoğlu’ndan 15 gün içinde savunma talep etti.</p>

<p>Resmî yazıda, yapılan incelemede sosyal medya hesabında “reklam olarak değerlendirilebilecek fotoğraf ve video paylaşımları yoluyla alkollü içki tanıtımı yapıldığı” ifadeleri yer aldı.</p>

<p><strong>Dosyadaki fotoğraflar</strong></p>

<p>Soruşturma dosyasına giren görseller arasında Mısırlıoğlu’nun elinde rakı kadehiyle bir yakınıyla poz verdiği fotoğraf, elinde viski şişesi bulunan başka bir kare ve arkadaşlarıyla kurduğu çilingir sofrası yer aldı.</p>

<p>Söz konusu paylaşımda Mısırlıoğlu’nun, hayat pahalılığına dikkat çekerek <strong>“İsraf yapmayın, porsiyonları küçültün diyorlar. İyi de bizim porsiyonlar hiç büyümedi ki. Ejder meyvesi, manda yoğurdu, karides ve diğer pahalı mamullerle hiç işimiz olmadı. Rakı, salata, inek yoğurdu hepsi bu…”</strong> ifadelerini kullandığı belirtildi.</p>

<p><img alt="" height="388" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/artvin.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="701" /></p>

<p><strong>Savunma: “Ticari bir amaç yok”</strong></p>

<p>Tebligat sonrası savunmasını süresi içinde Bakanlığa ileten Mısırlıoğlu, paylaşımlarının hiçbir şekilde ticari reklam veya özendirme amacı taşımadığını ifade etti.</p>

<p>Fotoğrafları vefat eden bir arkadaşını anmak için paylaştığını belirten Mısırlıoğlu, alkol reklamı yasağının sosyal medya kapsamı konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını, tespit sonrası içerikleri kaldırdığını kaydetti.</p>

<p>Paylaşımında yaş sınırı bulunduğunu ve içeriklerin özendirici unsur taşımadığını vurgulayan Mısırlıoğlu, hakkında idari para cezası uygulanmamasını talep etti.</p>

<p><strong>“Komedi, tiyatro gibi”</strong></p>

<p>Mısırlıoğlu, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada ise soruşturmaya tepki göstererek şunları söyledi:</p>

<p><strong>“Tam bir komedi, tiyatro. Benim fabrikam yok, tekel bayim yok, gazinom yok. Hiçbir şeyim yokken ‘alkol reklamı yapıyorsun’ diye soruşturma açıldı. Bunun reklamla ne ilgisi var? Ben eve iki ekmek alırken üçüncüyü düşünen bir insanım.”</strong></p>

<p>Paylaşımlarının tamamen kişisel olduğunu vurgulayan Mısırlıoğlu, “Bir Facebook’um var, bazen dertlenir yazarım. Ama bu yapılanın ne olduğunu anlamıyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Soruşturma süreci devam ediyor</strong></p>

<p>Bakanlığın incelemesi sürerken, Mısırlıoğlu’nun savunmasının ardından idari işlem hakkında nihai kararın verileceği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/emekli-iscinin-ejder-meyvesi-manda-yogurdu-yok-paylasimina-milyonluk-sorusturma</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/raki-sofrasi.jpg" type="image/jpeg" length="47703"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump–Xi zirvesi: Yeni uyum arayışı mı, Çin’in sessiz zaferi mi?]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/trump-xi-zirvesi-yeni-uyum-arayisi-mi-cinin-sessiz-zaferi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/trump-xi-zirvesi-yeni-uyum-arayisi-mi-cinin-sessiz-zaferi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Pekin’de gerçekleştirdiği zirve, karşılıklı övgüler ve dostane mesajlarla sona erdi. Ancak görüşmelerin ardından ortaya çıkan tablo, Washington ile Pekin arasındaki güç dengesinde Çin lehine belirgin bir değişime işaret ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Trump, Çin ziyaretini “inanılmaz” ve “fantastik” olarak nitelendirirken, Çin tarafı görüşmeleri “istikrarlı ikili ilişkiler için yeni bir vizyon” olarak sundu. Buna rağmen somut sonuçların sınırlı kalması ve ABD’nin özellikle jeopolitik konularda Pekin’e daha fazla ihtiyaç duyan taraf görüntüsü vermesi dikkat çekti.</strong></p>

<p><strong>Görkemli karşılama, sıcak mesajlar</strong></p>

<p>Trump, Pekin’de büyük törenlerle karşılandı. Halk Büyük Salonu’nda düzenlenen devlet yemeğinde Çin Halk Kurtuluş Ordusu bandosu, Trump’ın sevdiği şarkılardan biri olan “YMCA”yi çaldı. Masalarda altın kaplama çatal-bıçak takımları kullanılırken, menüde Pekin ördeği ve ıstakoz çorbası gibi özel yemekler yer aldı.</p>

<p>Şi Cinping, görüşmede yaptığı konuşmada, “Çin ulusunun yeniden dirilişi ile ‘Amerika’yı yeniden büyük yapma’ hedefi el ele ilerleyebilir” dedi.</p>

<p>Bu ifade, iki lider arasındaki ilişkinin temel karakterini de ortaya koydu. Her iki lider de milliyetçi ve kendi çıkarlarını önceleyen bir dış politika izliyor. Ancak uzmanlara göre Şi uzun vadeli stratejik hedeflerle hareket ederken, Trump daha çok kısa vadeli anlaşmalar üzerinden siyaset yürütüyor.</p>

<p><strong>Çin’in uzun vadeli hedefi: Küresel liderlik</strong></p>

<p>Şi Cinping’in temel hedefinin Çin’i 2049 yılına kadar dünyanın baskın süper gücü haline getirmek olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Bu çerçevede zirvenin en önemli başlıklarını ticaret ve jeopolitik gelişmeler oluşturdu. Tarafların ticaret savaşını daha fazla tırmandırmak istemediği belirtilirken, ekonomik karşılıklı bağımlılık nedeniyle kontrollü bir rekabet modeline yönelindiği yorumları yapıldı.</p>

<p>Rhodium Group’tan Noah Barkin’e göre Washington artık Çin’in devlet destekli ekonomik modelini değiştirmesini talep etmiyor.</p>

<p>Barkin, <strong>“ABD artık daha sınırlı hedeflere sahip kontrollü ticaret yaklaşımına yöneliyor. Bu aynı zamanda Washington’un zayıflığını da ortaya koyuyor” </strong>değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Trump’tan övgüler, sınırlı kazanımlar</strong></p>

<p>Trump görüşmeler boyunca Şi’ye sık sık övgüler yöneltti. Ancak buna karşın elde edilen somut ekonomik kazanımların sınırlı olduğu yorumları yapılıyor.</p>

<p>ABD tarafına göre Çin, 12 milyon ton Amerikan soya fasulyesi satın almayı kabul etti. Ayrıca Trump, Çin’in Boeing’den 200 uçak sipariş edeceğini, bu sayının ileride 750’ye kadar çıkabileceğini söyledi.</p>

<p>Pekin’in ayrıca Amerikan petrolüyle de ilgilendiği ifade edildi.</p>

<p>Buna rağmen Çin tarafı anlaşmalar konusunda ayrıntılı açıklama yapmadı.</p>

<p>Uzmanlar, Trump’ın bu sonuçları özellikle iç politikada ekonomik başarı mesajı vermek için kullandığını belirtiyor. ABD’de yüksek enflasyon ve ekonomik sıkıntıların sürdüğü bir dönemde Trump’ın Pekin’den “başarı hikâyesi” ile dönmeye ihtiyaç duyduğu değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Çin geri adım atmadı</strong></p>

<p>Zirvenin önemli başlıklarından biri de teknoloji ve yapay zekâ alanındaki rekabet oldu.</p>

<p>Trump, Çinli şirketlerin Nvidia’dan yapay zekâ çipleri satın alacağını açıkladı. Ancak bunların yalnızca düşük seviyeli modeller olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nvidia CEO’su Jensen Huang’ın Çin’e gelişmiş yapay zekâ işlemcileri satabilmek için baskı yaptığı ancak Pekin’in kendi teknolojisini geliştirmekte ısrar ettiği aktarıldı.</p>

<p>Trump, Çin’in “kendi çiplerini geliştirmek istediğini” kabul etti.</p>

<p>Bu durum, ABD’nin Çin’in teknolojik ilerlemesini durdurma stratejisinin beklenen sonucu vermediği şeklinde yorumlandı.</p>

<p><strong>İran ve Tayvan dosyaları masadaydı</strong></p>

<p>Trump, görüşmeler sonrası yaptığı açıklamada İran savaşının sona ermesi gerektiğini belirterek, “Ortada biraz çılgınca bir durum var. Böyle devam etmemeli” dedi.</p>

<p>ABD Başkanı ayrıca Çin ile İran’ın nükleer silah sahibi olmaması konusunda hemfikir olduklarını söyledi.</p>

<p>Ancak uzmanlara göre Washington’un asıl hedefi, Çin’in İran üzerinde baskı kurarak Tahran’ı ABD’nin istediği çizgiye çekmesini sağlamaktı. Bu konuda somut bir sonuç elde edilmediği ifade ediliyor.</p>

<p>Buna karşılık Çin, kendisini uluslararası kamuoyuna “barış arabulucusu” olarak sunma fırsatı yakaladı.</p>

<p>Spear Institute’tan güvenlik uzmanı May-Britt Stumbaum’a göre Çin dışarıya uzlaştırıcı bir güç görüntüsü verirken, perde arkasında İran ile stratejik ilişkilerini sürdürüyor.</p>

<p>Uzmanlar, Pekin’in Rusya, İran ve Kuzey Kore ile iş birliğini artırarak Batı’ya bağımlılığı azaltmayı hedeflediğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Şi’den Tayvan uyarısı</strong></p>

<p>Görüşmelerde Tayvan konusu da gündeme geldi.</p>

<p>Şi Cinping’in Trump’a Tayvan meselesinin iki ülke ilişkilerindeki en önemli konu olduğunu söylediği ve yanlış yönetilmesi halinde ilişkilerin zarar göreceği uyarısında bulunduğu aktarıldı.</p>

<p>Bu açıklama, ABD Kongresi’nin kabul ettiği 11 milyar dolarlık Tayvan silah paketine yönelik dolaylı bir mesaj olarak değerlendirildi.</p>

<p>Trump ise Pekin’de bu konuda açık bir açıklama yapmadı.</p>

<p>Dönüş yolunda gazetecilere konuşan Trump, Tayvan konusunda kararını yakında vereceğini söyledi ancak ayrıntı paylaşmadı.</p>

<p>ABD Başkanı ayrıca Şi’nin kendisine doğrudan <strong>“Çin Tayvan’a saldırırsa ABD adayı savunacak mı?”</strong> sorusunu yönelttiğini açıkladı.</p>

<p>Trump bu soruya verdiği yanıtı açıklamadı ve “Bu cevabı bilen tek kişi benim” demekle yetindi.</p>

<p><strong>“Sessiz zafer” değerlendirmesi</strong></p>

<p>Analistlere göre zirvenin en dikkat çekici sonucu, Çin’in ABD’ye karşı elde ettiği diplomatik üstünlük oldu.</p>

<p>Pekin yönetimi, Washington’un artık Çin’e daha temkinli ve uzlaşmacı yaklaşmak zorunda kaldığını tüm dünyaya göstermeyi başardı.</p>

<p>Uzmanlar, birkaç yıl öncesine kadar ABD’nin Çin karşısında bu kadar “yumuşak” bir görüntü vermesinin düşünülemez olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Çin’in özellikle nadir toprak elementleri, teknoloji üretimi ve İran dosyası üzerinden elindeki stratejik kozları başarıyla kullandığı ifade ediliyor.</p>

<p>Buna karşın Pekin’in de ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Gayrimenkul sektöründeki kriz, genç işsizliği ve düşük iç tüketim Çin ekonomisini baskı altında tutuyor.</p>

<p>Bu nedenle Şi yönetiminin ABD ile gerilimi tamamen koparmak yerine zamana yayılmış kontrollü rekabet stratejisi izlediği değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Avrupa için baskı sürecek</strong></p>

<p>Uzmanlara göre Trump ile Şi’nin bu kez dostane görüntü vermesi, iki ülke arasındaki temel rekabetin sona erdiği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Washington’un Çin’i orta vadede yine en büyük stratejik rakip olarak görmeye devam edeceği belirtiliyor.</p>

<p>Pekin’in ise küresel etkisini daha da artırma hedefinden vazgeçmeyeceği ifade ediliyor.</p>

<p>Bu durumun özellikle Almanya ve Avrupa Birliği üzerindeki baskıyı sürdüreceği değerlendiriliyor.</p>

<p>AB ülkelerinin hem ABD hem Çin ile iş birliğini sürdürmeye çalışırken, aynı zamanda her iki tarafa olan bağımlılığı azaltma stratejisini devam ettirmesi bekleniyor.</p>

<p>Bu kapsamda Avrupa’nın Hindistan ve Güney Amerika ortak pazarı Mercosur ile yeni ticaret anlaşmalarına yönelmesinin önem kazandığı belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/trump-xi-zirvesi-yeni-uyum-arayisi-mi-cinin-sessiz-zaferi-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/trump-ve-xi.JPG" type="image/jpeg" length="65505"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eski RAF sanığı Daniela Klette davasında karar bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/eski-raf-sanigi-daniela-klette-davasinda-karar-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/eski-raf-sanigi-daniela-klette-davasinda-karar-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da eski RAF (Kızıl Ordu Fraksiyonu) üyesi olduğu iddiasıyla yargılanan Daniela Klette, mahkemede yaptığı son konuşmada radikal sol direnişi savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Klette, emperyalizm ve patriyarkal şiddetin olmadığı bir dünya çağrısında bulunurken, saldırılarda mağdur olan kişilerin yaşadığı travmalardan dolayı üzüntü duyduğunu söyledi.</strong></p>

<p>67 yaşındaki Daniela Klette, salı günü Verden Eyalet Mahkemesi’nde görülen davada yaptığı açıklamada, “Emperyalizmin, kapitalist zorunlulukların, sömürgeci ve patriyarkal şiddetin olmadığı bir dünyaya ihtiyaç var” dedi. Klette ayrıca hapishane duvarlarının olmadığı bir dünya istediğini de ifade etti.</p>

<p>Klette yaklaşık iki yıldır Vechta Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor. Alman güvenlik makamları onu hem silahlı soygun zanlısı hem de hayatta kalan son RAF militanlarından biri olarak değerlendiriyor.</p>

<p><img alt="" height="332" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/klette1-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="594" /></p>

<p><strong>35 yıl arandıktan sonra yakalandı</strong></p>

<p>Mart 2025’ten bu yana Verden’de özel olarak eski bir binicilik salonunda kurulan yüksek güvenlikli mahkeme salonunda yargılanan Klette, bir yıl önce Berlin’in Kreuzberg semtindeki küçük bir dairede yakalanmıştı. Hakkında yaklaşık 35 yıl boyunca arama kararı bulunuyordu.</p>

<p>Savcılık, Klette’yi firari RAF zanlıları Burkhard Garweg ve Ernst-Volker Staub ile birlikte 1999-2016 yılları arasında para nakil araçları ve şirketlerin para toplama merkezlerine yönelik 13 silahlı soygun gerçekleştirmekle suçluyor.</p>

<p>Bu saldırılarda toplam 2,7 milyon euro ele geçirildiği belirtiliyor. Savcılık, Klette için 15 yıl hapis cezası talep etti.</p>

<p><strong>“Cinayete teşebbüs” suçlaması</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Savcılık, 6 Haziran 2015’te Stuhr kentinde gerçekleştirilen bir saldırıyı ayrıca “cinayete teşebbüs” kapsamında değerlendiriyor.</p>

<p>Söz konusu olayda bir para nakil aracına ateş açıldığı, iki kurşunun sürücü kabinine isabet ettiği belirtildi. Güvenlik görevlileri yara almadan kurtulurken saldırganlar olay yerinden para alamadan kaçtı.</p>

<p>Savcılık, saldırıların “son derece yüksek suç enerjisiyle” gerçekleştirildiğini savundu.</p>

<p><strong>Evinde silah ve nakit para bulundu</strong></p>

<p>Savcılık ayrıca Klette’nin Berlin Kreuzberg’deki evinde yapılan aramalarda tanksavar maketi, çeşitli silahlar, mühimmat, 240 bin euro nakit para ile para taşıma araçlarının güzergâhları ve gözetlenen süpermarketlere ait fotoğraf ve krokilerin ele geçirildiğini açıkladı.</p>

<p><img alt="" height="534" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/klette-3.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Savunmadan beraat talebi</strong></p>

<p>Klette’in avukatları ise mahkemede yaptıkları savunmada, müvekkillerinin silahlı soygunlara doğrudan katıldığına dair somut kanıt bulunmadığını savundu.</p>

<p>Savunma tarafı, Berlin’de Klette’nin sahte kimlikle yaşadığı evde bulunan silah ve paraların tek başına suçlamaları kanıtlamaya yetmeyeceğini ileri sürdü. Avukatlar, söz konusu eşyaların daha sonra daireye getirilmiş olabileceğini iddia etti.</p>

<p>Savunmaya göre yalnızca ruhsatsız silah bulundurma suçunun kanıtlandığı ifade edilirken, bu suç için savcılığın iki yıl hapis cezası talep ettiği belirtildi.</p>

<p>Klette’nin iki yıldan uzun süredir tutuklu bulunduğuna dikkat çeken avukatlar, olası cezanın fiilen tamamlanmış sayılacağını söyledi.</p>

<p>Savunma tarafı, silah yasasını ihlal suçundan mahkûmiyet, soygun suçlamalarından ise beraat talep etti.</p>

<p><strong>“Fiilen terör davası yürütülüyor”</strong></p>

<p>Savunma avukatları dava sürecindeki yoğun güvenlik önlemlerini de eleştirdi.</p>

<p>Klette’in avukatı, “Fiilen bir terör davası yürütülüyor” diyerek özel mahkeme salonu kurulmasını ve müvekkilinin zırhlı araçlardan oluşan konvoyla taşınmasını eleştirdi.</p>

<p>Savunmaya göre bu uygulamalar normal bir soygun davasıyla bağdaşmıyor ve Klette hakkında peşin hüküm oluşturuyor.</p>

<p><strong>“İsrail merkezli yapay zekâ yazılımı kullanıldı” iddiası</strong></p>

<p>Savunma tarafı ayrıca soruşturma kapsamında elde edilen dijital verilerin analizinde İsrail merkezli ticari bir yapay zekâ yazılımının kullanıldığını öne sürdü.</p>

<p>Avukatlar, bunun hukuka aykırı olduğunu savunarak söz konusu verilerin hüküm kurulurken dikkate alınmamasını talep etti. Yapay zekâ sisteminin yalnızca suçlayıcı verileri seçtiği iddia edildi.</p>

<p>Savunma ayrıca olay yerlerinde bulunan DNA izlerine ilişkin bilirkişi raporlarının hukuki geçerliliğini de sorguladı.</p>

<p><strong>Gençlik yıllarından yeraltına uzanan süreç</strong></p>

<p>Klette, konuşmasında gençlik yıllarına kadar uzanarak siyasi radikalleşme sürecini anlattı.</p>

<p>Karlsruhe’deki gençlik döneminde kapitalist baskıları hissettiğini söyleyen Klette, Vietnam Savaşı, İran Şahı’na karşı protestolar ve öğrenci Benno Ohnesorg’un öldürülmesinin kendisi üzerinde etkili olduğunu belirtti.</p>

<p>Şiddet içermeyen direnişlerin kapitalizm tarafından sürekli bastırıldığı izlenimine kapıldığını ifade eden Klette, daha sonra Wiesbaden’e taşındığını, Startbahn West protestolarına katıldığını ve RAF sanıkları için yürütülen tutuklu dayanışma çalışmalarında yer aldığını anlattı.</p>

<p>Klette, RAF üyelerinin davaları uğruna mücadele konusundaki kararlılığının kendisi üzerinde “büyük bir çekim gücü” yarattığını söyledi.</p>

<p>Kendisine yönelik polis takibi ve çevresindeki gözaltıların arttığını belirten Klette, bunun üzerine direnişi “hayatının merkezine koymaya” karar verdiğini ifade ederek, “Sonra ortadan kayboldum” dedi.</p>

<p><strong>“Devlet RAF’ın son kuşağı hakkında hâlâ çok az şey biliyor”</strong></p>

<p>Yaklaşık 35 yıl boyunca yeraltında yaşayan Klette, RAF içerisindeki rolü hakkında doğrudan açıklama yapmadı. Ancak örgütün hayatında “önemli bir yere sahip olduğunu” söyledi.</p>

<p>Klette, RAF’ın 1992 yılında ölümcül saldırılara son verme kararını doğru bulduğunu, 1998’de örgütün kendini feshetmesini ve toplumsal taban oluşturamadığını kabul etmesini de desteklediğini belirtti.</p>

<p>Buna rağmen Alman devletinin RAF’ın son kuşağı hakkında hâlâ çok az bilgiye sahip olduğunu savunan Klette, “Bunun böyle kalmasını istiyorum” dedi ve firari sanıklar Burkhard Garweg ile Ernst-Volker Staub hakkındaki aramaların sona erdirilmesini istedi.</p>

<p><strong>Soygun suçlamaları hakkında sessiz kaldı</strong></p>

<p>Klette, yöneltilen silahlı soygun suçlamaları hakkında doğrudan konuşmadı. Ancak “cinayete teşebbüs” suçlamasını “tamamen temelsiz” ve “dehşet verici” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Öte yandan saldırıların “macera tutkusu” ya da “zenginleşme isteği” nedeniyle gerçekleştirilmediğini, yeraltındaki yaşamın ancak bu şekilde sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Yaşanan travmalar gerçekten çok üzücü”</strong></p>

<p>Duruşma öncesinde, Stuhr’daki saldırıya uğrayan para nakil aracı şoförünün avukatı Klette için 11 yıl hapis cezası talep etti. Avukat, müvekkilinin olayın etkilerini hâlâ yaşadığını ve saldırıdan sonra bir daha çalışamadığını söyledi.</p>

<p>Klette ise firari sanıklardan Burkhard Garweg’in 2024 sonunda taz gazetesine gönderdiği mektuptan bir bölümü alıntılayarak, para nakil çalışanlarının yaşadığı travmaların “üzücü” olduğunu ifade etti.</p>

<p>“Bu sonuçlar beni gerçekten çok üzüyor” diyen Klette, buna rağmen para taşıma görevlilerinin bu tür durumlara karşı daha iyi eğitilmemesinin de şaşırtıcı olduğunu savundu.</p>

<p><strong>“Gerçek özgürlük ancak herkes özgür olduğunda mümkün”</strong></p>

<p>Konuşmasının devamında yeniden sınıf mücadelesi söylemine dönen Klette, toplumun kapitalizmin yarattığı şiddet nedeniyle travmatize olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Kendi mücadelesini günümüzdeki silahlanma karşıtı protestolar, sosyal hak kesintilerine yönelik gösteriler ve Gazze’deki soykırım karşıtı eylemlerle aynı çizgide gördüğünü belirten Klette, tüm bu sorunların aşılması için bir “sistem değişikliği” gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Gerçekten özgür olabilmemiz için herkesin özgür olması gerekir” diyen Klette’in konuşması yaklaşık bir saat sürdü.</p>

<p><strong>Destekçilerinden alkış</strong></p>

<p>Klette’in konuşmasının ardından duruşmayı izlemek için gelen yaklaşık 50 destekçisi ayağa kalkarak alkışladı, yumruklarını havaya kaldırdı ve pankart açtı. Güvenlik görevlileri pankarta el koyarken, Klette destekçilerine gülümseyerek alkışla karşılık verdi ve elleriyle kalp işareti yaptı.</p>

<p>Konuşmasının bir bölümünde destekçilerine teşekkür eden Klette, “Dayanışmanız beni ayakta tuttu” dedi.</p>

<p><strong>Karar 27 Mayıs’ta açıklanacak</strong></p>

<p>Mahkemenin kararını 27 Mayıs’ta açıklaması bekleniyor.</p>

<p>Klette’i ayrıca Frankfurt Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde ikinci bir dava daha bekliyor. Federal Savcılık kısa süre önce Klette hakkında 1990-1993 yılları arasındaki üç RAF saldırısıyla bağlantılı yeni bir iddianame hazırladı.</p>

<p>Bu davada da suçlama “cinayete teşebbüs” olarak yer alıyor.</p>

<p>Klette davası için Verden’deki mevcut adliye binasının yetersiz kalması nedeniyle eski bir binicilik salonu yüksek güvenlikli mahkeme salonuna dönüştürüldü.</p>

<p>Almanya Adalet Bakanlığı’na göre salonun kira ve tadilat masrafları yaklaşık 3,6 milyon euroya ulaştı.</p>

<p>Kaynak: NDR / Taz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/eski-raf-sanigi-daniela-klette-davasinda-karar-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 02:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/klette-daniel.png" type="image/jpeg" length="47988"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terör şüphesi: 17 Yaşındaki Suriyeli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/teror-suphesi-17-yasindaki-suriyeli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/teror-suphesi-17-yasindaki-suriyeli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Hamburg kentinde terör saldırısı hazırlığında olduğu şüphesiyle gözaltına alınan 17 yaşındaki Suriyeli gencin, Irak istihbaratının verdiği bilgi sonrası tespit edildiği ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Alman yayın kuruluşları NDR ve WDR’nin haberine göre genç, IŞİD’e yakın bir Telegram grubundaki yazışmalar nedeniyle güvenlik birimlerinin radarına girdi.</p>

<p>Haberde yer alan bilgilere göre Irak istihbaratı, nisan ayı sonunda Almanya Federal İstihbarat Teşkilatı’na (BND) IŞİD yanlısı bir Telegram kanalında dikkat çeken bir kullanıcı hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>“Ölmeye hazırım” mesajı</strong></p>

<p>İddiaya göre şüpheli, yazışmalarda saldırı sırasında ölmeye hazır olduğunu ifade etti ve patlayıcı düzenek hazırlamaya yönelik planlardan söz etti. Telegram grubundaki kişilerden özellikle fünyenin nasıl yapılacağı konusunda yardım istediği öne sürüldü.</p>

<p>Şüphelinin ayrıca bıçaklı saldırı ihtimalini de değerlendirdiği ve “hızlı davranması gerektiğini”, çünkü güvenlik birimleri tarafından izlendiğini yazdığı belirtildi.</p>

<p>Almanya Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın çalışmaları sonucunda Telegram kullanıcısının kimliği tespit edildi.</p>

<p><strong>IŞİD sempatizanı olarak güvenlik birimlerinin dikkatini çekmiş</strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında kimliği belirlenen kişinin, geçtiğimiz yılın ortalarında IŞİD sempatizanı olarak güvenlik makamlarının dikkatini çektiği bildirildi.</p>

<p>NDR ve WDR’nin aktardığına göre 17 yaşındaki Suriyeli genç, ailesine yönelik şiddet iddiası nedeniyle de polisin kayıtlarında yer alıyordu.</p>

<p>Şüpheli geçen perşembe günü gözaltına alındı. Gözaltı sırasında Hamburg’un Eppendorf semtindeki psikolojik sorunları bulunan kişilere yönelik bir merkezde gönüllü olarak kaldığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Hedefte alışveriş merkezi, bar veya polis karakolu vardı</strong></p>

<p>Hamburg Başsavcılığı’na göre genç, Hamburg’daki bir alışveriş merkezinde, barda veya polis karakolunda belirsiz sayıda “kafiri” öldürmeyi planlıyordu. Ancak henüz kesin bir hedef belirlemediği belirtildi.</p>

<p>Savcılık açıklamasına göre şüpheli, patlayıcı yapımında kullanılabilecek sıvı mangal tutuşturucusu ve çok amaçlı gübre temin etti. Bu maddelerden patlayıcı ya da molotof kokteyli üretilebildiği kaydedildi.</p>

<p>Ayrıca bir kar maskesi ve bıçak da ele geçirildi. Savcılık, söz konusu malzemelerin gözaltı sırasında yapılan aramalarda bulunduğunu açıkladı.</p>

<p><strong>Gözaltının yapıldığı yer tartışma konusu oldu</strong></p>

<p>Bild gazetesi, özel harekât polislerinin şüpheliyi Hamburg Üniversitesi Hastanesi’ne (UKE) bağlı psikiyatri servisindeki bir odada etkisiz hale getirdiğini ileri sürdü.</p>

<p>Ancak UKE yönetimi bu iddiayı yalanladı. Hastane sözcüsü, “7 Mayıs 2026 tarihinde UKE içerisinde veya hastane yerleşkesinde herhangi bir kişi gözaltına alınmadı” açıklamasında bulundu.</p>

<p>Başsavcılık da Bild’in haberindeki ayrıntıları doğrulamadı.</p>

<p><strong>Tutuklandı</strong></p>

<p>Patlayıcı saldırı planladığından şüphelenilen 17 yaşındaki genç, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Aşağı Saksonya eyaletindeki Hahnöfersand Cezaevi’ne gönderildi.</p>

<p>Saldırı hazırlıklarının ne kadar ilerlediği ise henüz netlik kazanmadı.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, HAMBURG, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/teror-suphesi-17-yasindaki-suriyeli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/hamburg-7.png" type="image/jpeg" length="50785"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Üç Fidan” panelinde sert mesajlar: “Onlar yargılanmadı, infaz edildi”]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/uc-fidan-panelinde-sert-mesajlar-onlar-yargilanmadi-infaz-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/uc-fidan-panelinde-sert-mesajlar-onlar-yargilanmadi-infaz-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HAAK-BİR Alevi Derneği’nin düzenlediği “Üç Fidan, Bir Direniş” panelinde, Cumhuriyet gazetesi yazarı ve gazeteci Barış Pehlivan ile sanatçı Erdal Güney konuşmalarıyla dikkat çekti. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte siyasal baskılar, medya, muhalefetin durumu ve toplumsal dayanışma konuları öne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman"><font>Programın açılış konuşmalarını HAAK-BİR Başkanı Ayfer Orhan ile derneğin eski başkanı Erkan Erçin yaptı. Türkiye’deki güncel siyasal gelişmelerin değerlendirildiği panelin ardından Barış Pehlivan, gazeteci Barış Terkoğlu ile birlikte kaleme aldığı kitapları imzaladı.</font></font></span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman"><font>Süheyla KAPLAN</font></font></span></strong></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman"><font>Moderatörlüğünü Erkan Erçin'in yaptığı panelde Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan davalarına değinen Pehlivan, “Onlar yargılanmadı, adeta infaz edildi. Bu dava tamamen siyasi davaydı” dedi. Dönemin medya düzenini de eleştiren Pehlivan, siyasi davaların “rıza üretimi” üzerinden yürütüldüğünü belirterek, “O yıllarda medya sürekli ‘vatan haini’ manşetleri atıyordu, bu anlamda günümüzle de benzerlikler var” ifadelerini kullandı.</font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman"><font><img alt="" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/2-139.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman"><font>Pehlivan, <strong>“Karşıyaka Mezarlığı’nda bile yan yana gömülmelerine tahammül edemediler. Üç Fidan’ın idamına üzülmek yetmez; onların ruhundan ve mücadele kararlılığından bir parça almalıyız” </strong>diye konuştu.</font></font></span></p>

<p><span><font face="Times New Roman"><font><strong>"Diktatörlüğe karşı birleşmek zorundayız"</strong></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman"><font>Toplumdaki korku iklimine de dikkat çeken Pehlivan, katıldığı toplantılarda insanların korkularını dile getirdiğini belirterek, “Korkmak doğaldır, ben de zaman zaman korkuyorum. Ama korkunun esiri olmamalıyız” dedi. Cumhuriyet değerlerine sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Pehlivan,<strong> “Bizler çoğunluğuz. Onlar belki yüz kişi ama daha örgütlüler. Diktatörlüğe karşı ortak mücadelede birleşmek zorundayız”</strong> ifadelerini kullandı.</font></font></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman"><font><img alt="" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/5-40.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman"><font>Muhalefetin mevcut durumuna ilişkin bir soruya yanıt veren Pehlivan, tarafsız gazetecilik tartışmalarına da değinerek, “Kadın hakları, anayasal özgürlükler gibi konularda taraf olmak gerekiyorsa evet, tarafım” dedi. CHP’nin hataları olduğunu ancak bugün ağır bir saldırı altında bulunduğunu söyleyen Pehlivan, “Eskiden cemaatçiler sahte deliller üretiyordu, şimdi ise AKP delile bile ihtiyaç duymuyorlar” diye konuştu.</font></font></span></p>

<p><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.avrupa-postasi.com/vidyome/embed/14660" webkitallowfullscreen=""></iframe></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman"><font>Gazeteci ve yazar Mine Kırıkkanat’ın Kemal Kılıçdaroğlu hakkındaki sosyal medya paylaşımına ilişkin soruya da yanıt veren Pehlivan, söz konusu yorumdan utanç duyduğunu söyledi. Cumhuriyet gazetesine yönelik boykot çağrılarını ise yanlış bulduğunu belirterek, “Cumhuriyet gazetesi her zaman Alevilerin yanında oldu, bu konuda sicili temizdir” dedi.</font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman"><font><img alt="" height="314" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/baris-pehlivan.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="512" /></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222">“<font face="Times New Roman"><font>Basında hangi kaynaklar takip edilmeli?” sorusuna ise Pehlivan, “Ben gazeteci olduğum için tüm medyayı takip etmek zorundayım. Sizler de tek bir kanala bağlı kalmayın” yanıtını verdi.</font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman"><font>Etkinlikte konuşan sanatçı Erdal Güney de AKP döneminde yaşanan siyasal, kültürel ve ekonomik yozlaşmayı eleştirdi. Türkiye’nin her alanda çoraklaştırıldığını savunan Güney, “Sürekli yalan üzerine kurulu bir düzen var. Tam da sorgulamanın ve dayanışmanın zamanıdır” dedi.</font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman"><font><img alt="" height="451" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/6-20.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></font></font></span></p>

<p><span style="color:#222222"><font face="Times New Roman"><font>Geceye müzik dinletisi de damga vurdu. HAAK-BİR &amp; Eylül korosu sevilen türkü ve ezgileri seslendirirken, etkinlik dayanışma mesajlarıyla sona erdi. </font></font></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, HAMBURG, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/uc-fidan-panelinde-sert-mesajlar-onlar-yargilanmadi-infaz-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/1-200.jpeg" type="image/jpeg" length="95371"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eski Tuğgeneral Sönmezateş: “Ben darbeciyim, ama FETÖ’cü değilim.”]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/eski-tuggeneral-sonmezates-ben-darbeciyim-ama-fetocu-degilim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/eski-tuggeneral-sonmezates-ben-darbeciyim-ama-fetocu-degilim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Temmuz darbe girişimi sonrası tutuklanan isimlerden "darbeciydim" diyen tek isim olan eski Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş, davanın son duruşmasında neden başarısız olduklarına dair konuştu, ilginç iddialarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>15 Temmuz darbe girişimi davalarında, “Ben darbeciyim, ama FETÖ’cü değilim” diyen tek isim olan eski Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş, davanın son duruşmalarında çarpıcı ifadeler kullandı.</strong></p>

<p>Eski Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş, şimdiki belediye operasyonlarında olduğu gibi yüzlerce, binlerce insanın değil, sadece Erdoğan ile 8-10 kişinin tutuklanıp yargılanmasının planlandığını iddia etti.</p>

<p>Bu planlamayı ise Genelkurmay Başkanı ve dört kuvvet komutanının yaptığını, ancak 15 Temmuz’a 3-4 ay kala tek tek Saray’a davet edilmelerinin ardından geri çekildiklerini öne süren Sönmezateş, <i>“Bu görüşmelerden sonra hepsi birdenbire zenginleşti. Ev, para sahibi oldular. Bugün ülkemizin bu adamlar tarafından yönetilmemesi bir şans. Birkaç ev, birkaç milyon dolara sattılar bizi.”</i> dedi. Sönmezateş, bir ülkenin Cumhurbaşkanını almaya gittiği ve başarısız olduğu halde neden öldürülmediğine şaşırdığını da kaydetti.</p>

<p>Görevinin darbe günü Erdoğan’ı almak olduğunu söyleyen Sönmezateş, “<i>Görevim, 3 helikopterle Erdoğan neredeyse onu almaktı. Nerede olduğunu da bilmiyordum. Başarabilseydim, 450 milyon dolarlık haksız servetin hesabını sormak üzere paralarla fotoğrafını çektirip tutuklamak ve mahkemeye vermekti. Ama Erdoğan’a suikast yapmakla suçlandık. Suikast yapılması sözkonusu değildi. Çiğli’de saatlerce bekletildik. 03.20 gibi Marmaris’e hareket ettik. 04.30 gibi gittiğimizde 150’ye yakın polis özel harekatın mevzilendiği yerin ortasına düştük. Ful ateş altındaydık. Polisle işimiz yoktu, çatışmayı kabul etmedik, çekildik</i>” dedi.</p>

<p>Sönmezateş, darbe girişiminin neden başarısız olduğuna ilişkin ise, “<i>En kritik konu, planın deşifre olmasıdır. İstihbarat açığı vermişiz. Hem Saray hem MİT aylar öncesinden konudan haberdar. Saray nasıl öğrendi? Bir numaralı şüpheli Hulusi Akar ve yakın ekibi. Sonraki çözülme Abidin Ünal ve Bülent Bostanoğlu’nun da katılmasıyla oldu. Belli ki, korkmuşlar, bizi satmışlar. Başarısızlığın ikinci sebebi; plan dışına çıkılmasıdır. Plan, ne olursa olsun Erdoğan’ın alınmasıydı. Komutanlar sizi satarsa, tüm plan deşifre olursa, her adımınız içerden MİT’e aktarılırsa başarısız olursunuz tabi, ne bekliyorsunuz ki?</i>” diye konuştu.</p>

<p><img alt="" height="380" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/sonmezates.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="670" /></p>

<p><i><strong>Müyesser Yıldız</strong></i>'ın <i><strong>12 Punto</strong></i>'da yer alan dava haberi şöyle:</p>

<p><strong>“Darbeci” General: “Komutanlarımız Bizi Birkaç Ev ve Birkaç Milyon Dolara Sattı”</strong></p>

<p>“<i>FETÖ diyorsak eğer, Fetullah Gülen öldü, Türkiye’de FETÖ kalmadı. Öyleyse niye başı her sıkışan; rüşvetten, yolsuzluktan, dolandırıcılıktan, hatta mafyadan yargılananlar ‘FETÖ’ diyor? Ben sıradan bir insanım, ölene kadar hapiste kalacağımı biliyorum. Her şeyimi kaybettiğimi de kabul ediyorum. Konuşmalarımdan dolayı aileme, çocuklarıma, arkadaşlarıma hatta avukatıma bile zarar geleceğini kabul ediyorum. Ne korkum var ne de yalan söylemeye ihtiyacım. 15 Temmuz’dan önce devletin her kademesinde görev yaptım, 10 yıldır da hapisteyim. Utancım, bizden önce binlerce insan işkenceye maruz kalmışken gösterdiğimiz duyarsızlıktır. Bizden önce de varmış, ama bize yapılınca duyduk. Sıra bana geldiğinde, hatta kızlarım da işkence görünce, bunlara itiraz ettiğim için özür diliyorum.”</i></p>

<p>Sönmezateş, yargılamalarda itiraz ettiği şeyin, yaptığı fiilden değil yapmadıklarından cezalandırılması olduğunu belirtirken de 15 Temmuz planlamasına ilişkin şu iddialarda bulundu:</p>

<p>“<i>Açık ve net söylüyorum; komutanlarım tarafından bana verilen görev, emniyet ve adalet mekanizmasını ele geçirip bu mekanizmaları kendisi için kullanan ve yolsuzluklarla anılan Erdoğan’ın alınmasıydı. Tüm yaptığım buydu. ’15 Temmuz’u kim planladı, esas sorumluları kim?’ sorusunun cevabını, devletin kritik kademelerinin bildiğini düşünüyorum. Onlara söz verdiğim için sustum, ama Muğla’da hapisteyken MİT’ten üç personel geldi; soruları vardı, cevaplarını aldılar. Ondan bir hafta önce kızlarım çırılçıplak aranmıştı. ‘Bunu yaptınız, şimdi benden yardım mı istiyorsunuz?’ dedim. ‘Biz yapmadık’ cevabı verildi. O soruya dönersek; Hulusi Akar’ın 15 Temmuz’daki pozisyonu bolca tartışıldı, ama konuyu sadece onun üzerinden tartışmak hata olur. En başından itibaren dört kuvvet komutanı işin içinde ve başındaydı. Kuvvet komutanları genelde kibirli olur, ama Kara Kuvvetleri Komutanı Salih Zeki Çolak’ın hiçbir kibri yoktu. Hulusi Akar’ın gölgesi gibiydi, ne derse onu yapardı. Abidin Ünal ile Hulusi Akar arasında ismi konulmamış bir mücadele vardı. İkisi de birbirlerine karşı profesyoneldi, ancak kapalı kapılar arkasında birbirlerinin kuyusunu kazardı. Abidin Ünal’ın en büyük hayali Hava Kuvvetleri Komutanı, sonra da ilk havacı Genelkurmay Başkanı olmaktı. Bu zaafıydı. Genelkurmay Başkanı olsa Cumhurbaşkanlığını da isterdi. Jandarma Genel Komutanı Galip Mendi dürüst bir asker ve komutandı. 15 Temmuz’dan 8-10 ay önce, Eylül 2015’te Hava Kuvvetleri Komutanı ve Deniz Kuvvetleri Komutanı kendi aralarında darbe konusunda fikir birliğine varmıştı. Ama Hulusi Akar kararsızdı. En büyük tereddüdü Galip Mendi’ydi. Çünkü dünya görüşleri, Balyoz-Ergenekon’daki tutumları farklıydı. İçlerinde en tutarlı, mert olan Galip Mendi’ydi. Adam satmaz, ikircikli davranmazdı. O süreçte Balyoz-Ergenekon’dan ders alınarak plan seminerleri yapılmadı. Hep yüz yüze, güvenli ortamlarda görüşüp dar bir kurmay heyetiyle çalıştılar. Özetle birbirlerini tarttıklarını, aşağıya doğru sondaj yaptıklarını, Erdoğan’ın durdurulması konusunda ortak hareket ettiklerini söylüyorum. Zaten darbe olabilmesi için Genelkurmay Başkanı ve dört kuvvet komutanının bir olması şarttı ve 15 Temmuz’dan önce bu sağlanmıştı.”</i></p>

<p>“<strong>Evet Konsey Vardı Ama 38 Kişi Değildi”</strong></p>

<p>Gökhan Şahin Sönmezateş, sözde Yurtta Sulh Konseyi’yle ilgili olarak da şunları anlattı:</p>

<p>“<i>15 Temmuz’da bir konsey ya da Yurtta Sulh Konseyi var mıydı? Evet, vardı; fakat iddianamelerde yazdığı gibi, 38 kişilik konsey değil. Planlamalardaki konsey, aynen 12 Eylül’deki gibi, Genelkurmay Başkanı ve dört kuvvet komutanından ibaretti. Delil dosyasındaki bir mesajda Hulusi Akar’ın adı yazmıyor mu? Akın Öztürk veya Sönmezateş yazmıyor. 38 kişilik liste çalakalem, gerçek konseyi gizlemek için Hulusi Akar ve destekçileri tarafından yeniden organize edildi. Hulusi Akar ve dört kuvvet komutanının o geceki davranışlarına bakıldığında, darbeyi desteklemedikleri görülüyor. Diğerleri yüzde 100 ama Hulusi Akar için öyle değil, hepsi ağız birliği etmişçesine bir darbe olduğunu anlamadıklarını, geç anladıklarını söylediler. 8-10 ay geriye gidelim; gizli toplantılar yaptılar, ama son 3-4 ay içinde çok şey değişmiş gözüküyor. Hepsi tek tek, ayrı ayrı Saray’a davet edildiler, görüşmeler yapıldı. Büyük ihtimalle, darbe planının içinde olup olmadıkları sorulmuş ve geri çekilmişlerdir. Bildiğim, bu görüşmelerden sonra birdenbire hepsi zenginleşti. Ev, para sahibi oldular. Şu kuvvet komutanlarının birinci derece yakınlarıyla birlikte mal varlığına bakılsın. Hulusi Akar son 1 yılda birkaç mülk<i>ü</i>n sahibi oldu. 15 Temmuz’dan 1 yıl önce ev aldığı için parası kalmayan Abidin Ünal, Nisan-Mayıs’ta yeni bir ev aldı. Milyon dolarlık hesabı oldu. Zekai Aksakallı da öyle. 15 Temmuz’da neden mi kelepçelendiler? Onlar darbe için yola çıkıp bizi motive ederken, zenginleştiler. Biz astlarda onlara karşı güven kalmamıştı. Birkaç ev, birkaç milyon dolar için bizi ortada bırakmak üzere gizli gizli düşmanla anlaşmışlardı. Bu komutanların yanı sıra Ahmet Zeki Üçok ve Cihat Yaycı’nın mal varlıklarının araştırılması için dilekçe verdim; ama kabul edilmedi. İftira etmiş olsam beni mahkemeye verirlerdi, vermediler. Buyursun versinler; hepsinin son 15 yıllık MASAK raporlarını alalım. O geceki tavırlarına bakalım. 15 Temmuz başarısız olursa, ‘Bakın, biz içinde yokuz.’ diyeceklerdi, öyle de oldu. Başarılı olunsaydı, ‘Evet çocuklar, nerede kalmıştık? Haydi ülkeyi düzeltelim.’ diyeceklerdi. Bugün ülkemizin bu adamlar tarafından yönetilmemesi bir şans. Birkaç ev, birkaç milyon dolara sattılar bizi.”</i></p>

<p><strong>Darbe İçin Nereyi Adres Gösterdi?</strong></p>

<p>Bundan sonra TSK’nın darbe yapamayacağını kaydeden Sönmezateş, <i>“Çünkü bugün generaller kendi aralarındaki sohbette bile darbe şakası yapamaz. Üstelik generallerin arasında MİT’in ve Saray’ın adamları varken, sızma olmaması mümkün değil. Darbenin en önemli ayağı MİT ve Jandarma’dır. Ancak bunlar da artık TSK’nın kontrolünde değil. Peki kim darbe yapabilir? İçişleri Bakanı ve MİT birlikte hareket ederse, kimse durduramaz.”</i> dedi.</p>

<p>Sönmezateş; Balyoz, Ergenekon ve askeri casusluk kumpaslarının gerçek olduğu iddiasını tekrarlarken de şunları söyledi:</p>

<p>“<i>Onların yargılanması da aynen şimdi İstanbul Büyükşehir Belediyesi yargılamaları gibi Erdoğan’ın emriyle olmuştur. İrticayla mücadele eylem planı da doğruydu. Dursun Çiçek benim gibi kendisine verilen görevi yaptı. Tüm işaretler bu belgenin Şirin Ünal tarafından sızdırıldığını gösterince Ünal emekli edildi; ancak hemen AKP’nin korumasına girip milletvekili olunca Ergenekon, Balyoz ekibi ona dokunamadı. Askeri casusluk, Yaşar Güler bunları herkese izletti, daha neyin kafasını yaşıyoruz? Hani ‘15 Temmuz’dan sonra TSK FETÖ’den temizlendi; Atatürkçü, Kemalist subaylar döndü’ deniyor ya… Sanki ben Mustafa Kemal’in askeri değilmişim gibi. Peki Kara Harp Okulu’ndaki teğmenler atıldığında bu Atatürkçü subayların, generallerin, amirallerin sesi çıktı mı?”</i></p>

<p>“<strong>Sadece Erdoğan ve 8-10 Kişi Alınacaktı”</strong></p>

<p>Savunmasının devamında 15 Temmuz’a ilişkin iddialarını sürdüren Sönmezateş, bu tarihin belirlenmesinde, dönemin İzmir Başsavcıvekili Okan Bato’nun operasyon hazırlığının herhangi bir ilgisi olmadığını belirtirken şöyle konuştu:</p>

<p>“<i>15 Temmuz tarihi önceden belliydi. Konu tarih değil gündü, Cuma olacaktı. Çünkü araya hafta sonu girecek, piyasalar minimum etkilenecek, ilk şok rahat atlatılacaktı. Bu bir tür polisiye operasyondu. Onların yapmadığını, biz TSK yapacaktık. Çünkü çok küçüktü, Erdoğan ve 8-10 kişiydi<strong>.</strong> Belediye operasyonları gibi yüzlerce, binlerce kişi alınmayacaktı.”</i></p>

<p>Sönmezateş bu sözlerinin devamında, <i>“Para konusunun küçümsenmemesi gerekiyor. Rüşvet, yolsuzluk, kokuşmuş yönetim; milyon doları olmayan bakan, kritik görevde general yok.”</i> diyerek birçok ismi sıralayınca Mahkeme Başkanı, <i>“Dava dışındaki kişiler hakkında konuşuyorsun. Aşağılayıcı, suçlayıcı, ‘</i><i>M</i><i>ahkemeye versin’ falan… Bunlar dava dışı, böyle bir yargılama usulümüz yok. Bundan sonra dikkat edin.”</i> uyarısında bulundu.</p>

<p>Sönmezateş de, <i>“Ben bu yolsuzluklar yüzünden bu işe girdim. Hapisteyim, bedelini ödüyorum. Ama uyarınız ve size saygımdan dolayı bazı şeyleri atlıyorum.”</i> karşılığını verdikten sonra <i>“kozmopolit”</i> diye nitelendirdiği sanıklar hakkında bildiklerini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“<strong>Akar Darbeci Değilse Bize Niye ‘Konuşmayın’ Talimatı Verildi?”</strong></p>

<p>15 Temmuz’dan dolayı orgeneral rütbesinde <a href="https://muyesseryildiz.com/2025/02/12/bmden-ankaraya-sok-akin-ozturku-serbest-birakin/" rel="noreferrer noopener" target="_blank">sadece</a> <a href="https://muyesseryildiz.com/2025/04/16/oyle-bir-isim-akp-uyesi-yapildi-ki/" rel="noreferrer noopener" target="_blank">Akın</a> <a href="https://muyesseryildiz.com/2025/08/06/akin-ozturk-kurban-secildim-akar-guler-ve-unal-isi-bana-yiktilar/" rel="noreferrer noopener" target="_blank">Öztürk’ün</a> içerde olduğunun sanıldığını, oysa 2. Ordu Komutanı Adem Huduti’nin de tutuklanıp cezalandırıldığını hatırlatan Sönmezateş şöyle devam etti:</p>

<p>“<i>İstihbarat dokümanlarına göre; Adem Huduti sosyal demokrat, Akın Öztürk ülkücü. Keşke Türk mahkemelerinde yemin etmek gibi bir seçenek olsa. İki çocuğumun üzerine yemin ediyorum; Akın Öztürk ve Adem Huduti FETÖ’cü de darbeci de değil. Onların içeride olması Hulusi Akar, Yaşar Güler ve diğer orgenerallerin utancıdır, ayıbıdır. MİT de Saray da onları biliyor. MASAK’ta tek bir paraları çıkmaz. FETÖ’cü olduklarına dair belge getirin, tüm söylediklerimi geri alayım. 15 Temmuz’dan sonra Yaşar Güler bu isimleri kurtarmak için çok çalıştı. İlhan Talu neredeyse çıkıyordu. 4 saat ertelediler. Bu arada, kendisine ait olmayan bir telefon ona atfedilerek savcılığa iletildi ve hapse düştü. 1 yıl sonra o belgenin sehven yapıldığı kabul edildi, ama çok geç. İlhan Talu, Satı Bahadır Köse, Osman Ünlü niye içerdeler; cevabım yok. ‘O gece televizyona çıksalardı, kararlar değişebilirdi.’ deniyor. Hayır, doğru değil. O gece TRT’ye ilk açıklamayı yapan Osman Ünlü’dür. ‘Keşke bakanlarla konuşsalardı.’ deniyor. Osman Ünlü defalarca Milli Savunma Bakanı, Emniyet Genel Müdürü ile görüşmüş. Çünkü AKP-MHP’ye yakınlığıyla bilinirdi. ‘Askeri birliğe gitmeseydi’; gitti, ama Metin Gürak da bütün askeri birliklere gitti, ne fark var? Destek Kıtaları Komutanı Cengiz Aydın, herhangi bir tarikattan değil, sosyal demokrattır. Kendisine o gece ne emir verildiyse onu yapan, tüm delilleri toplayıp savcılığa teslim eden biri. Evet, ben darbeye katıldım, FETÖ’cü değilim, ama onlar ne darbeci ne FETÖ’cü. Hep birlikte aynı hapisteyiz, Ben bu insanların adını temize çıkarmaya çalışmıyorum. Zaten cezaları onandı. Söylediklerim hiçbir işe yaramayacak. İdam olsa, idam edilmiş olacaklardı. Örgütsel savunma da yapmıyorum, sadece tarih önünde yerimi belirliyorum.”</i></p>

<p>Sönmezateş, Akar’ı derdest <a href="https://muyesseryildiz.com/2026/03/30/genelkurmay-cati-davasi-celsesi/" rel="noreferrer noopener" target="_blank">ettirmekle</a> <a href="https://muyesseryildiz.com/2026/04/01/durusmayi-surpriz-bir-isim-de-izledi-15-temmuzun-kritik-isminden-akara-mesaj-evladiniz-icin-neler-yaptigimi-biliyorsunuz/" rel="noreferrer noopener" target="_blank">suçlanan</a> Mehmet Dişli hakkında ise şunları söyledi:</p>

<p>“<i>Ona güvenmiyorduk, bir şey de paylaşmadık. Darbeye karşı olan tiplerden biri. Bizim için şöyle bir karakterdi; abisi Erdoğan’a çok yakın, aile boyu AKP’liler ve zengin bir aile. Şeker fabrikaları özelleştirildiğinde yüzde 30’unu bunun ailesi aldı. ByLock vs. denilerek atılmış herhangi bir memurun çocuğu infaz edilirken, onun abisi taltif edildi. Eğer Hulusi Akar’ın adamı, yakını, sırdaşı kimdir diye sorarsanız, buradaki sanıkların yüzde 99’u ‘Dişli’ diyecektir. Bugüne kadar bir şey paylaştı mı, hayır. Akıncı’daki ekip, Genelkurmay Başkanvekilliğine Ümit Dündar’ın atandığı haberi gelince, işi gücü bırakıp Hulusi Akar’ı yeniden koltuğa oturtmaya uğraşmış. En önce de Mehmet Dişli ve Barış Avıalan. Başardılar da. Marmaris’te cezaevindeyken bana da geldiler; Hulusi Akar’la ilgili hiçbir şey konuşulmayacak talimatı herkese gitti. O zaten darbeci değil ki, niye böyle bir emire ihtiyaç duyuldu? Dişli’nin, ‘TSK’nın dönüşümü’ dediği şey, 15 Temmuz’dan sonra TSK’nın geldiği noktadır ve Dişli’nin eseridir. O zaman da tasvip edmiyordum, bugün de etmiyorum. Kendisine söyledik, ama Hulusi Akar’la kafa kafaya verdiği için bizi dinlemedi.”</i></p>

<p>Sönmezateş, darbe bildirisinin altında <a href="https://muyesseryildiz.com/2025/07/17/darbe-bildirisinde-ismi-olan-partigoc-konustu-ben-yapsam-basarili-olurdu/" rel="noreferrer noopener" target="_blank">ismi</a> <a href="https://muyesseryildiz.com/2025/07/18/15-temmuzun-kritik-ismi-cumhurbaskanina-nasil-suikast-yapilir-diye-anlatsam/" rel="noreferrer noopener" target="_blank">bulunan</a> Mehmet Partigöç’ü de, <i>“Kızlarımın üstüne yemin ediyorum, darbeye karşı olanlardan birisiydi. Darbenin dışındaydı. Partigöç’ün bir kişiliği, kapasitesi var, eski ÖKK’cı. O gece Hulusi Akar’ın makamını ve karargâhını korudu. İfadelerinde de eski silah arkadaşlarına, ‘Ben bu işin içinde olmadım’ mesajını vermeye çalıştı. Onu Levent Göktaş’a soracaksınız. En iyi adamıydı; ‘Partigöç FETÖ’cü, hain’ desin, kabul ederim.”</i> sözleriyle savundu.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı eski başyaveri Ali Yazıcı’yı ilk kez birlikte yargılandıkları Marmaris davasında gördüğünü, öncesinde kendisiyle hiçbir iletişimi olmadığını, zaten Saray’da çalışan hiç kimseye güvenmeme gibi bir strateji izlediklerini ve bugün de kendisi, <i>“Ben Cumhurbaşkanını tutuklamaya giden insanım”</i> derken <a href="https://muyesseryildiz.com/2024/02/27/darbeci-general-ve-erdoganin-eski-basyaverinden-dehset-suclamalar/" rel="noreferrer noopener" target="_blank">Yazıcı’nın</a>, <i>“Hâlâ Cumhurbaşkanımıza bağlıyım”</i> dediğini, Kubilay Selçuk ve Hakan Evrim’le ise hiç çalışmadığını bildiren Sönmezateş, alt rütbedekiler için de, <i>“Buradaki gençlerin sorumluluğu sıfır. Salonda görevli jandarmalar mahkemenin kararından ne kadar sorumluysa, bu gençler de öyle.”</i> dedi.</p>

<p>“<strong>Beni Niye Öldürmediniz?</strong>“</p>

<p>Gökhan Şahin Sönmezateş, savunmasının ilk günkü bölümünü Marmaris’te yaşananlara ilişkin şu anlatımlarla bitirdi:</p>

<p>“<i>Asıl suçlandığım konu ve aktif görev yaptığım yer Marmaris’te. Ancak heyetiniz Marmaris’i hiç dinlemedi. İddianamede de yapmadığım işlerden suçlandım ve ceza aldım. Bir ülkenin Cumhurbaşkanını tutuklamaya gidiyorsanız ve başarısız olursanız, ne diyeceksiniz? Şaşırdığım için TEM’de, ‘Beni niye öldürmediniz?’ diye sordum. Ankara ve İstanbul’da yaşananlardan haberim yoktu, onların da benden. Gerçeği anlattığım halde buradakiler bile inanmadı. Görevim, 3 helikopterle Erdoğan neredeyse onu almaktı. Nerede olduğunu da bilmiyordum. Başarabilseydim, 450 milyon dolarlık haksız servetin hesabını sormak üzere paralarla fotoğrafını çektirip tutuklamak ve mahkemeye vermekti. Ama Erdoğan’a suikast yapmakla suçlandık. Suikast yapılması sözkonusu değildi. Çiğli’de saatlerce bekletildik. 03.20 gibi Marmaris’e hareket ettik. 04.30 gibi gittiğimizde 150’ye yakın polis özel harekatın mevzilendiği yerin ortasına düştük. Ful ateş altındaydık. Polisle işimiz yoktu, çatışmayı kabul etmedik, çekildik. 16 Temmuz’da İzmir’deydim. TV’lerden olanı biteni izledim, başıma ne geleceğini biliyordum. İzmir’de hayat normaldi, bu güvenli ortamda kaçma imkanım da vardı. Kaçmadım, arabayla Ankara’ya döndüm. Abidin Ünal’la telefonla görüştüm. Buraya geldiğinde, kendisine görüşüp görüşmediğimizi sordum, ‘Hatırlamıyorum, görüşmüş olabiliriz’ deyince elimden kurtuldu. ‘Hayır’ dese, bir orgeneral nasıl rezil olur, gösterecektim. Hulusi Akar’la görüşmeye çalıştım, ulaşamadım. Namusum, şerefim ve iki kızımın üzerine yemin ediyorum ki, o iki polisi ben veya ekibim öldürmedi. Onlar saat 12.30’da öldürüldüler. Biz 04.30’da gittik. O gece Antalya’dan kalkan üç jandarma Sikorsky helikopteri var. 42 tanık, gelenlerin siyah giyimli, gaz maskeli, tam teçhizatlı olduğunu söyledi. Biz ise ne siyah giymiştik ne de gaz maskemiz vardı.”</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/eski-tuggeneral-sonmezates-ben-darbeciyim-ama-fetocu-degilim</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 21:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/sonmazatas1.jpg" type="image/jpeg" length="21632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD ambargosu sonrası Küba’da protesto dalgası]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/abd-ambargosu-sonrasi-kubada-protesto-dalgasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/abd-ambargosu-sonrasi-kubada-protesto-dalgasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küba’nın başkenti Havana’da, uzun süren elektrik kesintileri ve derinleşen yakıt krizi nedeniyle yüzlerce kişi sokaklara çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD’nin uyguladığı yakıt ambargosunun ardından ülkenin enerji sisteminin “kritik noktaya” geldiği belirtilirken, protestocular “Işıkları açın” sloganları attı.</strong></p>

<p>Çarşamba akşamı Havana’nın birçok mahallesinde düzenlenen protestolarda vatandaşlar yolları kapattı, tencere ve tavalara vurarak elektrik kesintilerini protesto etti.</p>

<p>Reuters’a göre gösteriler, ülkedeki enerji krizinin başlamasından bu yana başkentte tek gecede görülen en büyük protestolar arasında yer aldı.</p>

<p>Özellikle Havana’nın dış mahallelerinde toplanan kalabalıklar, yakılan çöp yığınlarıyla yolları kapatırken “Halk birleşirse yenilmez” sloganları attı.</p>

<p>Reuters muhabirleri kent genelinde çok sayıda barışçıl protesto gözlemlerken, bazı bölgelerde elektriğin yeniden verilmesinin ardından kalabalıkların dağıldığı bildirildi.</p>

<p><strong>40 saatten uzun süre elektriksiz kaldılar</strong></p>

<p>Gösteriler sırasında yoğun polis varlığı dikkat çekti. Ancak güvenlik güçlerinin büyük ölçüde müdahalede bulunmadığı aktarıldı.</p>

<p>Havana’nın Playa semtinde yaşayan devlet çalışanı Rodolfo Alonso, mahallesinin 40 saatten uzun süre elektriksiz kaldığını söyledi.</p>

<p>Alonso, <strong>“Mahallemde çok sayıda yaşlı ve yatağa bağımlı insan var. Yiyeceklerimiz bozuluyor. Sadece birkaç saat elektrik istiyoruz. Bu siyasi bir mesele değil, yaşam meselesi”</strong> dedi.</p>

<p>Marianao semtinde protestolara katılan 38 yaşındaki Irailda Bravo ise günlerdir sıcak nedeniyle evinde uyuyamadığını belirterek, “Ülkedeki durumun kaotik olduğunu biliyoruz. Ama çocuklarımız var, çalışmak zorundayız. Dinlenemiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Hiç yakıtımız ve dizelimiz yok. Rezervimiz kalmadı”</strong></p>

<p>Küba Enerji ve Madenler Bakanı Vicente de la O, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada ülkenin dizel ve fuel oil stoklarının tamamen tükendiğini duyurdu.</p>

<p>Bakan, elektrik şebekesinin “kritik durumda” olduğunu belirterek, “Hiç yakıtımız ve dizelimiz yok. Rezervimiz kalmadı” dedi.</p>

<p>Açıklamaya göre Havana’nın bazı bölgelerinde günlük elektrik kesintileri 20 ila 22 saate kadar ulaştı. Ülkede gıda, ilaç ve yakıt sıkıntısının da giderek ağırlaştığı ifade edildi.</p>

<p>Yaklaşık 10 milyon nüfuslu Karayip ülkesi son aylarda tarihinin en ağır ekonomik ve enerji krizlerinden biriyle karşı karşıya bulunuyor.</p>

<p><strong>ABD’nin yakıt ambargosu krizi derinleştirdi</strong></p>

<p>Küba yönetimi, enerji krizinin ağırlaşmasında ABD yaptırımlarının belirleyici rol oynadığını savunuyor.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, ocak ayında Küba’ya yakıt sağlayan ülkelere yaptırım ve ek gümrük tarifesi tehdidinde bulunmuştu. Bu kararın ardından Küba’nın başlıca petrol tedarikçileri arasında yer alan Meksika ve Venezuela’nın sevkiyatları durdurduğu belirtildi.</p>

<p>Küba Enerji Bakanlığı, ülkenin yakıt ithalatı için görüşmelerini sürdürdüğünü açıkladı. Ancak İran savaşı nedeniyle yükselen petrol fiyatları ve taşımacılık maliyetlerinin süreci daha da zorlaştırdığı ifade edildi.</p>

<p>Bakanlık, Aralık ayından bu yana yalnızca Rus bandıralı “Anatoly Kolodkin” adlı büyük petrol tankerinin Küba’ya ham petrol ulaştırdığını ve bunun nisan ayında geçici rahatlama sağladığını bildirdi.</p>

<p><strong>BM: ABD’nin Küba’ya yönelik yakıt ambargosunu “hukuka aykırı”</strong></p>

<p>Birleşmiş Milletler uzmanları ise geçen hafta yaptıkları açıklamada ABD’nin Küba’ya yönelik yakıt ambargosunu “hukuka aykırı” olarak değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BM uzmanları, yaptırımların Küba halkının kalkınma hakkını engellediğini ve gıda, sağlık, eğitim ile temiz suya erişim üzerinde ciddi olumsuz etkiler yarattığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/abd-ambargosu-sonrasi-kubada-protesto-dalgasi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/kuba-5.JPG" type="image/jpeg" length="90354"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump ve Şi Pekin’de Görüştü: “Dünya Bir Yol Ayrımında”]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/trump-ve-si-pekinde-gorustu-dunya-bir-yol-ayriminda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/trump-ve-si-pekinde-gorustu-dunya-bir-yol-ayriminda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Pekin’de resmi görüşmelere başladı. İki lider, küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde bir araya gelirken, Şi “Dünya bir yol ayrımında” mesajı verdi. Trump ise Çin liderini “büyük bir lider” olarak nitelendirerek iki ülkenin “fantastik” bir ortak geleceğe sahip olabileceğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trump, Pekin’de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping tarafından resmi törenle karşılandı. Görüşmenin açılışında konuşan Şi, zirvenin önemine dikkat çekerek dünyanın çalkantılar ve belirsizliklerle şekillenen kritik bir dönemden geçtiğini ifade etti.</p>

<p>Şi, Çin ile ABD arasındaki temel sorunun, “iki ülkenin küresel sorunlarla birlikte mücadele edip edemeyeceği ve dünyaya daha fazla istikrar sağlayıp sağlayamayacağı” olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Trump’tan Şi’ye övgü</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Başkanı Donald Trump ise basına yaptığı kısa açıklamada, Çin lideriyle uzun yıllara dayanan ilişkilerinde yaşanan sorunlara yalnızca dolaylı şekilde değindi.</p>

<p>İki ülke arasında geçmişte yaşanan ticaret savaşları, ABD’nin Tayvan’a verdiği destek nedeniyle oluşan gerilimler ve Trump yönetiminin, fentanyl üretiminde kullanılan kimyasal maddelerin Çin’den geldiği yönündeki eleştirileri görüşmenin ön planına çıkmadı.</p>

<p>Trump ayrıca İran’daki savaş konusunda yaşanan görüş ayrılıklarına da değinmedi. Bunun yerine Şi Cinping’e övgüler yağdıran ABD Başkanı, iki ülkenin önünde “fantastik bir ortak gelecek” bulunduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Devlet yemeği verilecek</strong></p>

<p>Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in, görüşmelerin ardından Trump onuruna resmi devlet yemeği vereceği bildirildi.</p>

<p>ABD Başkanı Trump’ın cuma günü Pekin’den ayrılarak ülkesine dönmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/trump-ve-si-pekinde-gorustu-dunya-bir-yol-ayriminda</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/si-ve-trump.jpg" type="image/jpeg" length="97345"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya'da çete savaşı mı? Hells Angels üyesi silahlı saldırı sonucu öldürüldü]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-cete-savasi-mi-hells-angels-uyesi-silahli-saldiri-sonucu-olduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-cete-savasi-mi-hells-angels-uyesi-silahli-saldiri-sonucu-olduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) eyaletine bağlı Wassenberg kentinde bir kişinin silahlı saldırı sonucu öldürülmesi, ülkede yeni bir motosiklet çetesi çatışması yaşanabileceği endişesini gündeme getirdi. Polis, olayın ardından geniş çaplı operasyon başlatırken saldırganlar kaçmayı başardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Heinsberg bölgesindeki Wassenberg’de pazartesi akşamı meydana gelen olayda, bir erkek evinin önünde silahlı saldırıya uğradı. Ağır yaralanan kişi olay yerinde hayatını kaybetti.</strong></p>

<p>Polis sözcüsü, saldırgan ya da saldırganların halen firarda olduğunu doğrularken, halk için herhangi bir tehlike bulunmadığını açıkladı.</p>

<p><strong>Araçtan inip ateş açtı</strong></p>

<p>Polis kaynaklarından edinilen ilk bilgilere göre saldırı, saat 20.00’ye kısa süre kala gerçekleşti. Bir aracın içinden inen saldırgan, evin önünde bulunan kişiye ateş açtı. Saldırının ardından zanlı, araçta bekleyen başka bir kişiyle birlikte olay yerinden kaçtı.</p>

<p>Bunun üzerine polis geniş çaplı arama çalışması başlattı. Operasyonda helikopter de kullanıldı ancak kaçan araç henüz bulunamadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Öldürülen kişinin</strong><strong> Hells Angels üyesi olduğu iddiası</strong></p>

<p>Bild gazetesi, öldürülen kişinin Hells Angels motosiklet kulübü üyesi “Ömer” olduğunu öne sürdü. Haberde, aynı kişinin daha önce de bir saldırının hedefi olduğu ancak o olaydan sağ kurtulduğu belirtildi.</p>

<p>İddiaya göre Ömer, bu nedenle ailesiyle yaşadığı evi adeta kaleye çevirmişti. Evin çevresi metrelerce yüksek beton duvarlarla kapatılmış, mülkün birçok noktasına güvenlik kameraları yerleştirilmişti.</p>

<p>Kapı zilinde isim bulundurmadığı belirtilen kişinin, evin dış cephesine ise bir güvenlik şirketinin tabelasını astığı aktarıldı.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/nrw-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Komşularıyla mesafeli yaşam</strong></p>

<p>Mahalle sakinlerinin, öldürülen kişiyi yalnızca görsel olarak tanıdığı ifade edildi. Komşularıyla yakın ilişki kurmadığı ancak karşılaştığında genellikle selam verdiği belirtildi.</p>

<p>Haberlere göre Ömer, zamanının büyük bölümünü ailesiyle birlikte yüksek beton duvarlarla çevrili evinde geçiriyordu. Ancak alınan yoğun güvenlik önlemleri saldırıyı engelleyemedi.</p>

<p><strong>Hollanda’ya kaçmış olabilirler</strong></p>

<p>Alman Haber Ajansı dpa’nın aktardığına göre saldırgan ateş açtıktan sonra hızla araca geri döndü ve kendisini bekleyen diğer kişiyle birlikte kaçtı.</p>

<p>Polis, kaçan şüphelilerin Hollanda’ya geçmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Çünkü olay yerinin Hollanda sınırına yaklaşık sekiz kilometre uzaklıkta olduğu belirtildi.</p>

<p><strong>Olası çete hesaplaşması araştırılıyor</strong></p>

<p>Polis ve savcılık, saldırının nedeni hakkında henüz resmi açıklama yapmadı. Ancak olayın motosiklet çeteleriyle bağlantılı olması durumunda, Kuzey Ren-Vestfalya’da yeni bir “rocker savaşı” yaşanabileceği yorumları yapılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, GÜNDEM, MAGAZİN, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-cete-savasi-mi-hells-angels-uyesi-silahli-saldiri-sonucu-olduruldu</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/jells-angels.png" type="image/jpeg" length="65601"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cem Özdemir Baden-Württemberg Eyalet Başbakanı Seçildi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/cem-ozdemir-baden-wurttemberg-eyalet-basbakani-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/cem-ozdemir-baden-wurttemberg-eyalet-basbakani-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da Yeşiller Partili siyasetçi Cem Özdemir, Baden-Württemberg Eyalet Parlamentosu’nda yapılan oylamayla eyalet başbakanı seçildi. Özdemir, böylece Almanya tarihinde Türk kökenli ilk eyalet başbakanı oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Stuttgart’taki eyalet parlamentosunda çarşamba günü (bugün) gerçekleştirilen seçimde Özdemir, kullanılan 157 oyun 93’ünü aldı. Oylamada 26 milletvekili “hayır” oyu verirken, dört milletvekili çekimser kaldı.</strong></p>

<p>Özdemir, 2011 yılından bu yana görevde bulunan ve yeniden aday olmayan Yeşiller Partili Winfried Kretschmann’ın yerine geçti.</p>

<p><img alt="" height="432" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/cem-5.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="768" /></p>

<p><strong>“Tanrı yardımcım olsun” diyerek yemin etti</strong></p>

<p>Seçimin hemen ardından yemin eden Özdemir, Almanya’daki teamül gereği isteğe bağlı olan dini ifadeyi de kullanarak görev yemini etti. Özdemir yeminini, “Tanrı yardımcım olsun” sözleriyle tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yeni eyalet hükümeti de şekillendi</strong></p>

<p>Özdemir’in yemin töreninin ardından Baden-Württemberg Eyalet Parlamentosu yeni kabine üyelerini de onayladı.</p>

<p>CDU Eyalet Başkanı Manuel Hagel, yeni içişleri bakanı ve başbakan yardımcısı oldu. Yeşiller Partili Danyal Bayaz, maliye bakanı olarak görevine devam edecek.</p>

<p>Kabinede ayrıca şu isimler yer aldı:</p>

<ul>
 <li>Andreas Jung (CDU) – Eğitim Bakanı</li>
 <li>Nicole Hoffmeister-Kraut (CDU) – Ekonomi Bakanı</li>
 <li>Nicole Razavi (CDU) – Ulaştırma Bakanı</li>
 <li>Moritz Oppelt (CDU) – Adalet Bakanı</li>
 <li>Marion Gentges (CDU) – Tarım Bakanı</li>
 <li>Thekla Walker (Yeşiller) – Çevre Bakanı</li>
 <li>Petra Olschowski (Yeşiller) – Bilim Bakanı</li>
 <li>Oliver Hildenbrand (Yeşiller) – Sosyal İşler Bakanı</li>
 <li>Theresa Schopper (Yeşiller) – İmar ve Yapı Bakanı</li>
</ul>

<p><strong>Aşırı sağcı AfD’den taktik hamle</strong></p>

<p>Özdemir’in seçimi öncesinde aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi, CDU lideri Manuel Hagel’i eyalet başbakanlığı için karşı aday olarak önerdi.</p>

<p>AfD, seçmenin “merkez sağ” yönünde tercih yaptığını savunurken, Hagel ise Yeşiller ile varılan koalisyon anlaşmasına bağlı olduklarını belirterek adaylığı kabul etmedi.</p>

<p>CDU lideri oylama öncesinde yaptığı açıklamada, “Bu öneri için hazır değilim. Cem Özdemir’i birlik içinde destekleyeceğiz” dedi. Hagel ayrıca partilerinin seçim sonrasında da istikrar ve birlikten yana tavır alacağını ifade etti.</p>

<p>Buna rağmen gizli oylamada Hagel’e 34 oy çıktı. AfD’nin eyalet parlamentosunda 35 milletvekili bulunuyor. Ancak oylama gizli yapıldığı için oyların tamamının AfD’den gelip gelmediği netlik kazanmadı.</p>

<p><strong>Koalisyonda fireler dikkat çekti</strong></p>

<p>Yeşiller ile CDU’dan oluşan koalisyonun parlamentoda toplam 112 sandalyesi bulunmasına rağmen Özdemir yalnızca 93 oy alabildi. Böylece en az 19 koalisyon milletvekilinin Özdemir’e destek vermediği ortaya çıktı.</p>

<p>8 Mart’ta yapılan eyalet seçimlerinde Yeşiller yüzde 30,2 oyla birinci parti olmuş, CDU ise yüzde 29,7 ile ikinci sırada yer almıştı. Her iki parti de yeni parlamentoda 56’şar milletvekiliyle temsil ediliyor.</p>

<p>Haftalar süren koalisyon görüşmelerinin ardından Yeşiller ve CDU, önümüzdeki beş yılı kapsayan ortak hükümet programı üzerinde anlaşmaya varmıştı. Koalisyon sözleşmesi pazartesi günü Cem Özdemir ile CDU Eyalet Başkanı Manuel Hagel tarafından imzalanmıştı.</p>

<p>Yeni hükümet programında ücretsiz ve zorunlu son anaokulu yılı ile bürokrasiyi azaltmaya yönelik reformlar öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/cem-ozdemir-baden-wurttemberg-eyalet-basbakani-secildi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/cem-ozdemir.png" type="image/jpeg" length="46196"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB, İsrailli Yerleşimcilere Yönelik Yaptırımlarda Uzlaştı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/ab-israilli-yerlesimcilere-yonelik-yaptirimlarda-uzlasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/ab-israilli-yerlesimcilere-yonelik-yaptirimlarda-uzlasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları, Brüksel’de gerçekleştirilen toplantıda Batı Şeria’daki şiddet olaylarına karışan radikal İsrailli yerleşimcilere yönelik yeni yaptırımlar konusunda siyasi uzlaşmaya vardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Karar, uzun süredir süreci bloke eden Macaristan’ın tutumunu değiştirmesiyle mümkün oldu.</strong></p>

<p>Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada “Başardık” ifadelerini kullandı. AB kaynaklarına göre yaptırım listesine en az yedi yerleşimci ya da yerleşimci kuruluşu ile birlikte Hamas bağlantılı bazı isimler de eklendi.</p>

<p>Planlanan yaptırımlar kapsamında AB ülkelerindeki mal varlıklarının dondurulması öngörülüyor. Listede yer alan kişilere ayrıca AB’ye giriş ve transit geçiş yasağı uygulanacak.</p>

<p><strong>İsrailli bakanlara yaptırım çıkmadı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alman haber ajansı dpa’ya göre yaptırım uygulanacak kişi ve kuruluşların isimleri, kararların önümüzdeki haftalarda resmen kabul edilmesinin ardından açıklanacak.</p>

<p>Ancak ilk aşamada gündeme gelen İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ile Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’e yönelik yaptırımlar konusunda AB içinde gerekli mutabakat sağlanamadı.</p>

<p>AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da toplantı öncesinde yaptığı açıklamada, “Şiddet yanlısı yerleşimcilere yönelik yaptırımlar konusunda siyasi anlaşma bekliyorum” demişti.</p>

<p><strong>Batı Şeria’daki şiddet artışı</strong></p>

<p>AB’ye göre, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği saldırının ardından başlayan Gazze savaşıyla birlikte Batı Şeria’da radikal İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere ve mülklerine yönelik saldırılarında ciddi artış yaşandı.</p>

<p>Birlik, hem Filistinlilere yönelik saldırıları hem de Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerini Orta Doğu’da kalıcı barış çabalarının önündeki engeller arasında görüyor.</p>

<p>AB, yerleşimci şiddeti nedeniyle ilk yaptırımları 2024 yılında devreye sokmuştu. Ancak sonraki ek yaptırım planları Macaristan tarafından engellenmişti. Brüksel’deki siyasi uzlaşının, hafta sonu Macaristan’da yaşanan hükümet değişikliğinin ardından mümkün olduğu belirtildi.</p>

<p><strong>İsrail’den sert tepki</strong></p>

<p>İsrail hükümeti ise AB’nin yaptırım planlarına sert tepki gösterdi. Dışişleri Bakanı Gideon Saar yaptığı açıklamada, ülkeye yaptırımlar yoluyla siyasi dayatmada bulunulmasının kabul edilemez olduğunu ve sonuç vermeyeceğini söyledi.</p>

<p>Saar ayrıca, AB’nin İsrailli vatandaşlarla Hamas mensuplarını aynı kategoriye koymasının “katlanılamaz bir eşitleme” olduğunu savundu. Bu açıklamanın, AB’nin Hamas’a yönelik yeni yaptırım kararlarına gönderme yaptığı değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Rusya’ya da yeni yaptırımlar</strong></p>

<p>Öte yandan AB dışişleri bakanları, Ukraynalı çocukların sistematik ve yasa dışı şekilde Rusya’ya götürülmesi nedeniyle de yeni yaptırımlar kabul etti.</p>

<p>AB üyesi ülkelerin temsilcilerinden yapılan açıklamaya göre, yaptırımlar 16 kişi ile yedi kurum ve kuruluşu kapsıyor. Bu kapsamda da mal varlıklarının dondurulması ve seyahat yasakları uygulanacak.</p>

<p>Uluslararası Ceza Mahkemesi, Ukraynalı çocukların zorla Rusya’ya götürülmesi nedeniyle üç yıldan uzun süre önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı.</p>

<p>AB tahminlerine göre Rusya, savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 20 bin 500 Ukraynalı çocuğu zorla yerinden etti. Bu çocukların bir kısmının kimlik ve vatandaşlık bilgilerinin değiştirildiği ve evlatlık verildiği belirtiliyor.</p>

<p>Ukraynalı yetkililere göre uluslararası girişimlere rağmen şimdiye kadar yalnızca yaklaşık 2 bin 100 çocuk ülkeye geri getirilebildi.</p>

<p>Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul adına Brüksel’de bulunan Avrupa İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Gunther Krichbaum ise yaşananları “insani bir felaket” olarak nitelendirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/ab-israilli-yerlesimcilere-yonelik-yaptirimlarda-uzlasti</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/eu-14.jpg" type="image/jpeg" length="12789"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa Postası'nın Şubat 2025 sayısı ile okurlarımıza 'Merhaba' diyoruz]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-subat-2025-sayisi-ile-okurlarimiza-merhaba-diyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-subat-2025-sayisi-ile-okurlarimiza-merhaba-diyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğru haber ve özgür düşüncenin adresi Avrupa Postası'nın yeni sayısı 25 Şubat tarihinde çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p data-end="232" data-start="0">Başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinde günden güne yükselen aşırı sağcı AfD'ye karşı neler yapılması gerektiği sorusunun öne çıktığı bu sayımızda, 23 Şubat'ta gerçekleşen Almanya'daki erken genel seçimlere geniş yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p data-end="371" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="234">Toplam 24 sayfadan oluşan ve çoğu özel haberler ile gündeme yönelik gazeteci ve yazar dostlarımızın köşe yazılarının yer aldığı bu sayımızla okurlarımıza "Merhaba" diyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-subat-2025-sayisi-ile-okurlarimiza-merhaba-diyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Mar 2025 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2025/03/sayfa-1.JPG" type="image/jpeg" length="99832"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa Postası'nın yeni sayısı ile 'Merhaba']]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2012 yılından bu yana internet ağırlıklı birçok özel haberle Avrupa ve Türkiye'de gündem yaratan Avrupa Postası'nın yeni sayısı 18 Ekim tarihinde çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Toplam 24 sayfadan oluşan yeni sayımız daha öncekilere kıyasla dolu dolu oldu diyebiliriz.</strong></p>

<p>Frankfurt Kitap Fuarı'nı dikkate alarak kısa sürede hazırlanan bu sayımızda, Almanya'da tartışılan hızlı ve çifte vatandaşlıktan, günden güne yükselen aşırı sağcı ve ırkçı&nbsp;AfD'nin durumuna,&nbsp;ilticacılara verilmesi planlanan&nbsp;para yerine alışveriş&nbsp;kartlarına ve&nbsp;Schuffa'daki değişikliğe kadar birçok&nbsp;özel&nbsp;habere yer verdik.</p>

<p>Yeni sayımızdaki ''Ortadoğu&nbsp;barut kokuyor" başlıklı haberde, Hamas-İsrail savaşı&nbsp;ile adı konulmasa da adeta 3'üncü dünya savaşına doğru mu? gidildiğini sorduk. Savaşla birlikte Avrupa ülkelerinde ifade özgürlüğüne vurulan darbe ve Filistin'e destek içerikli gösterilerin yasaklanmasını&nbsp;haberleştirdik.</p>

<p>Yaklaşık 6 yıldır Almanya'nın başkenti Berlin'de yaşayan dünyaca ünlü yazar Aslı Erdoğan'ın yaşadığı ağır sağlık sorunlarının yanında, yasal statüsü ile ilgili kamuoyuna ilk kez Avrupa Postası aracılığı ile ulaşan,&nbsp;Avrupa ve Türkiye'de geniş&nbsp;yankı&nbsp;bulan haberimizin&nbsp;kısaltılmış&nbsp;şekline yer verdik.</p>

<p>Unutmadan geçemeyeceğimiz haberler arasında, 40 yıl önce Almanya'nın başkenti Berlin'de İdare Mahkemesi'nin altıncı&nbsp;katından atlayarak canına kıymak zorunda kalan&nbsp;Cemal Kemal Altun ile Türk sinemasının 'Çirkin Kral'ı&nbsp;Yılmaz&nbsp;Güney'in ölümünün 39. yılında yapılan anmalara yer verdik. Aynı&nbsp;şekilde 3 Kasım 1982 yılında Köln'de Türkiye Başkonsolosluğu'nu işgal edenler arasında bulunan Devrimci Sol taraftarı Haşım Ağırgöl'ün&nbsp;Leverkusen'deki anması&nbsp;ile 1988 yılında idam hükümlüsü Abdulkadir Konuk'un Çapa Tıp Fakültesi hastanesinden film gibi bir firarı sonrası, yaşadığı Almanya'da&nbsp;sessizlik içinde hayatını kaybetmesi ile ilgili haberler de geçmiş anıları yaşatmak için kayda değer önemdedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu sayımızda başta yazar dostlarımızın köşe yazıları olmak üzere, güncel Avrupa ve Almanya haberlerinin&nbsp;okurun dikkatini çekerek, birçok&nbsp;telefon ve mail aracılığı ile destek mesajlarını&nbsp;ilk haftada göndermesi&nbsp;bizleri daha da umutlandırdı.</p>

<p>Kısacası Ortadoğu'daki savaştan siyasete,&nbsp;ekonomiden&nbsp;spora ve&nbsp;magazinden&nbsp;bulmacaya kadar daha birçok haberle&nbsp;siz&nbsp;okurlarımıza yeniden 'Merhaba' diyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Oct 2023 06:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/10/avrupa-postasi-small1-page-0001.jpg" type="image/jpeg" length="27772"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa Postası'nın yeni sayısı ile 'Merhaba']]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2012 yılından bu yana internet ağırlıklı birçok özel haberle Avrupa ve Türkiye'de gündem yaratan Avrupa Postası'nın yeni sayısı 18 Ekim tarihinde çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Toplam 24 sayfadan oluşan yeni sayımız daha öncekilere kıyasla dolu dolu oldu diyebiliriz.</strong></p>

<p>Yeni sayımızda ''Ortadoğu&nbsp;barut kokuyor" başlıklı haberde&nbsp;Hamas-İsrail savaşı&nbsp;ile adı konulmasa da adeta 3'üncü dünya savaşına doğru mu gidildiğini sorduk. Savaşla birlikte Avrupa ülkelerinde ifade özgürlüğüne vurulan darbe ve Filistin'e destek içerikli gösterilerin yasaklanmasını&nbsp;haberleştirdik.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Frankfurt Kitap Fuarı'nı dikkate alarak kısa sürede hazırlanan bu sayımızda, Almanya'da tartışılan hızlı ve çifte vatandaşlıktan, günden güne yükselen aşırı sağcı ve ırkçı&nbsp;AfD'nin durumuna,&nbsp;ilticacılara verilmesi planlanan&nbsp;para yerine alışveriş&nbsp;kartlarına ve&nbsp;Schuffa'daki değişikliğe kadar birçok&nbsp;özel&nbsp;habere yer verdik.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Oct 2023 18:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/10/avrupa-postasi-small1-page-0001.jpg" type="image/jpeg" length="94773"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ölümünün 40. yılında Cemal Kemal Altun Unutulmadı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/olumunun-40-yilinda-cemal-kemal-altun-unutulmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/olumunun-40-yilinda-cemal-kemal-altun-unutulmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[30 Ağustos 1983 de Almanya'nın başkenti Berlin'deki İdari Mahkemesi'nin altıncı katından atlayarak hayatını kaybeden Cemal Kemal Altun, ölümünün 40. yılında anıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Alman ve Türkiye kökenli 100'e yakın bir kitlenin katılım sağladığı hüzünlü anma, Berlin'in en işlek&nbsp;semtlerinden Zoologischer Garten'deki Harderberg caddesinde&nbsp;gerçekleşti</strong></p>

<p><a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/berlin-idare-mahkemesi" target="_blank" title="Berlin İdare Mahkemesi">Berlin İdari&nbsp;Mahkemesi</a>'nin önünde gerçekleşen anma sırasında&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/cemal-kemal-altun" target="_blank" title="Cemal Kemal Altun">Cemal Kemal Altun</a>&nbsp;adına yapılmış anıt heykelin önüne kırmızı karanfiller ve çiçekler bırakıldı.</p>

<p>Duygu dolu&nbsp;konuşmalarda Cemal Kemal Altun'un&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/30-agustos-1983" target="_blank" title="30 Ağustos 1983">30 Ağustos 1983</a>&nbsp;de Berlin İdare Mehkemesi binasının altıncı katından ölüme atlayarak hayatını kaybettiği, sorumlusunun da zamanın Federal Almanya Hükümeti ve İçişleri Bakanı F. Zimmermann olduğu belirtildi.</p>

<p>Türkiye'de 12 Eylül 1980 sonrası darbeci faşist generaller ile Almanya'daki Kohl hükümetinin ikili kirli ticari, askeri ve diplomatik ilişkileri sonucu Altun'un ölüme sürüklendiği belirtildi.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Almanca&nbsp;ve Türkçe olarak&nbsp;<strong>"Ölümünün 40. yılında&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/kemal-altun" target="_blank" title="Kemal Altun">Kemal Altun</a>'u&nbsp;unutmayacağız"</strong>&nbsp;ile&nbsp;<strong>"Özlemle anıyoruz"</strong>&nbsp;yazan pankart ve dövizlerin&nbsp;taşındığı anmaya, çevreden geçenlerin yoğun ilgisi oldu.</p>

<p>Anma sırasında&nbsp;aralarında Berlin Keuzkirche (Protestan Kilisesi) emekli Papazı&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/jurgen-quand" target="_blank" title="Jürgen Quand">Jürgen Quand</a>, Cemal Kemal Altun Dayanışma Komitesi kurucularından&nbsp;gazeteci Adil Yiğit ve&nbsp;yazar&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/selcuk-sahin-polat" target="_blank" title="Selçuk Şahin Polat">Selçuk Şahin Polat</a>&nbsp;ile Mülteci&nbsp;İnisiyatifi'nden&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/almaz-haile" target="_blank" title="Almaz Haile">Almaz Haile</a>, birer konuşma yaptılar.&nbsp;</p>

<p>Almanca ve Türkçe yapılan konuşmalarda<strong>&nbsp;"Cemal Kemal Altun'un&nbsp;katillerini dün gibi hatırlıyoruz!. Türkiye'de işkence altında alınan gerçek dışı&nbsp;bir&nbsp;ifade sonrası,&nbsp;iadesini&nbsp;isteyen zamanın darbeci faşist generalleri ile Almanya'da iltica dilekçesinin kabul edilmesine rağmen iade teröründe kararlı olan Federal İçişleri Bakanı Friedrich Zimmermann'dır"</strong>&nbsp;denildi.</p>

<p>Konuşmaların devamında, Hitler faşizminin yaşandığı&nbsp;bir ülkede&nbsp;Cemal Kemal Altun’u, zalim 12 Eylül cuntasına teslim etme kararını alan zamanın yöneticileri sert dille eleştirilerek, "Almanya'ya&nbsp;sığınan bir siyasi mültecinin&nbsp;ölümü kurtuluş olarak seçmesini anlamaktan uzak&nbsp;kalanları şiddetle kınıyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ölümünün 40'ıncı yılında Cemal Kemal Altun'u sevgi ve özlemle anıyoruz! Cemal Kemal Altun ölmedi yaşıyor! Seni unutmayacağız!" ifadelerinden sonra hep bir ağızdan " Hoch die Internationale&nbsp;Solidarität" (Yaşasın Uluslararası Dayanışma) sloganı&nbsp;haykırıldı.Anma, Altun'un Mariendorf'daki mezarının ziyaret edilmesi ile son buldu. Alman basının anma öncesi ve sonrası siyasi mülteciler için sembol haline gelen Cemal Kemal Altun ile ilgili geniş haberler yapması dikkat çekti.</p>

<p><strong>Anma ile ilgili Alman basınına yansıyan haberlerin bir bölümünün linkleri şu şekilde:</strong></p>

<p><a data-link-id="14" href="https://www.berliner-zeitung.de/mensch-metropole/gedenken-an-cemal-kemal-altun-die-asylpolitik-ist-unmenschlich-li.383860" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.berliner-zeitung.de/mensch-metropole/gedenken-an-cemal-kemal-altun-die-asylpolitik-ist-unmenschlich-li.383860</a></p>

<p><a data-link-id="15" href="https://www.jungewelt.de/artikel/458002.gedenken-todessprung.html" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.jungewelt.de/artikel/458002.gedenken-todessprung.html</a></p>

<p><a data-link-id="16" href="https://taz.de/Der-Fall-Altun/!5952693/" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://taz.de/Der-Fall-Altun/!5952693/</a></p>

<p><a data-link-id="17" href="https://www.tagesspiegel.de/berlin/todessprung-aus-dem-gerichtsaal-6941098.html" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.tagesspiegel.de/berlin/todessprung-aus-dem-gerichtsaal-6941098.html</a></p>

<p><a data-link-id="18" href="https://www.nd-aktuell.de/artikel/1175888.kirchenasyl-der-beginn-der-kirchenasylbewegung.html" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.nd-aktuell.de/artikel/1175888.kirchenasyl-der-beginn-der-kirchenasylbewegung.html</a></p>

<p><a data-link-id="19" href="https://www.dw.com/de/kirchenasyl-als-zuhause-auf-zeit/a-66660945" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.dw.com/de/kirchenasyl-als-zuhause-auf-zeit/a-66660945</a></p>

<p><a data-link-id="20" href="https://www.jungewelt.de/artikel/457961.pro-asyl-erinnert-an-cemal-altuns-40-todestag.html" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.jungewelt.de/artikel/457961.pro-asyl-erinnert-an-cemal-altuns-40-todestag.html</a></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Etkinlik</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/olumunun-40-yilinda-cemal-kemal-altun-unutulmadi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 Sep 2023 15:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/10/vlcsnap-2023-08-31-16h10m06s994.jpg" type="image/jpeg" length="70062"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anne sütü birçok hastalıktan koruyor!]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/anne-sutu-bircok-hastaliktan-koruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/anne-sutu-bircok-hastaliktan-koruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anne sütü alan bebeklerin almayanlara göre hayatta kalma şansının en az 6 kat daha yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. Nalan Karabayır, “Anne sütü optimal büyüme ve gelişme dışında sağlığın korunması için gereken tüm enerji, besin öğeleri ile çocukluk çağı hastalıklarından koruyan antikorlar ve koruyucu maddeler içerir. Yenidoğana anne sütü dışında herhangi bir yiyecek ya da içecek verildiğinde anne sütünün koruyucu etkisi azalır ve hastalıkların görülme riski artar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1-7 Ağustos Dünya Emzirme Günü&nbsp;çerçevesinde önemli açıklamalarda bulunan Medipol Mega Üniversite Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr.&nbsp;Nalan Karabayır, doğumdan sonraki ilk 1 saat içinde emzirmenin başlatılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Karabayır, “<strong>Gebelikten itibaren bebeğin iki yaşına kadar olan dönem, büyüme ve gelişmenin en hızlı olduğu ve bebeğin çevresel faktörlerden en fazla etkilendiği dönemdir. Bebeklerin bu dönemde en uygun şekilde beslenmesi gerekmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) başta olmak üzere çocuk sağlığı ile uğraşan bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmesini, altıncı ayda uygun ve güvenli tamamlayıcı besinlere başlanarak emzirmenin en az 2 yaşına kadar sürdürülmesini önermektedir. Bu nedenle doğumdan hemen sonra anne-bebek ten teması sağlanmalı ve ilk 1 saat içinde emzirme başlatılmalıdır</strong>” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>HAYATTA KALMA ŞANSI 6 KAT DAHA FAZLA!</strong></p>

<p>Anne sütünün bebekler için ideal besin, temiz ve güvenli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Karabayır, şunları kaydetti:</p>

<p><em>“Anne sütü büyüme ve gelişmenin sağlanması, sağlığın korunması için gereken tüm enerji, besin öğeleri ve çocukluk çağı hastalıklarından koruyan antikorlar ve canlı hücreler içerir. Anne sütü orta kulak iltihabı, ishal, üst ve alt solunum yolu enfeksiyonları, bakteriyemi, menenjit, idrar yolu enfeksiyonu gibi hastalıkları önler ya da hafif geçirilmesini sağlar. Erken dönemde bebeğin yeterli kilo almasını sağlar ve beslenme bozukluğundan korur. Alerjik hastalıkların (astım, besin alerjisi, atopik dermatit gibi) daha geç yaşta ortaya çıkmasını ve daha hafif seyretmesini sağlar.</em></p>

<p><em>Dünya çapında, emzirme oranlarının artırılması ile 5 yaş altı çocuk ölümlerinde yüzde 13 azalma olacağı, yıllık 820 bin çocuk ölümünün önleneceği hesaplanmıştır. Anne sütü alan bebeklerin almayanlara göre hayatta kalma şansı en az 6 kat daha yüksektir. Yakın zamanda yapılan bir çalışmaya göre anne sütü ile beslenen bebeklerde ölüm oranı, anne sütü ile beslenmeyen bebeklere göre yüzde 33 daha azdır. Daha önce yapılmış bir çalışmada ise anne sütü ile beslemeye başlama ile yaşamın ilk yılında ölüm sıklığının yüzde 19 ila 26 azalma saptanmıştır. Bu durum anne sütü ile beslenen bebeklerde ani bebek ölümü nekrotizan enterokolit, ishal, zatürre, kulak enfeksiyonu gibi enfeksiyon hastalıkları ile alerji, diyabet, obezite gibi kronik hastalıkların daha az görülmesi ile ilişkilidir.”</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/anne-sutu-bircok-hastaliktan-koruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Aug 2023 09:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/10/anne.jpg" type="image/jpeg" length="57115"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zeka 'modern' Mona Lisa'yı çizdi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/yapay-zeka-modern-mona-lisayi-cizdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/yapay-zeka-modern-mona-lisayi-cizdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zeka kültürel tartışmaların daha büyük bir parçası haline gelirken, Rönesans döneminde yaşamış İtalyan hezârfen Leonardo da Vinci'nin Mona Lisa tablosu yapay zeka tarafından çizildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yapay zeka kültürel tartışmaların daha büyük bir parçası haline geldikçe, ortaya çıkan eserler de insanlarda etki uyandırmaya devam ediyor.</p>

<p></p>

<p>Son olarak Rönesans döneminde yaşamış İtalyan hezârfen&nbsp;<strong>Leonardo da Vinci</strong>'nin&nbsp;<strong>Mona Lisa</strong>&nbsp;tablosu, yapay zeka tarafından yeniden çizildi.</p>

<p>Yapay zeka ile çizilen resimde geniş gözler, biraz makyaj ve büyük göğüs dekoltesi dikkat çekti.</p>

<p><img alt="" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2023/08/monalisa.PNG" style="width: 728px; height: 818px;" /></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal medyada viral olan çizim, bazı insanların da tepkisini çekti.</p>

<p>Resmin yaratıcısı&nbsp;<strong>Gianpaolo Rosa</strong>,&nbsp;<strong>"Leonardo Da Vinci'nin başyapıtını onurlandırmak"</strong>&nbsp;amacıyla yapıldığını iddia ettiği resimle ilgili tartışmalara değinirken, kadınların cinselleştirilmesinin&nbsp;<strong>"üzücü"</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>"sorunlu"</strong>&nbsp;olduğunu, ancak resmin&nbsp;<strong>"sanatı ve kadınları nasıl algıladığımız"</strong>&nbsp;konusunda bir diyalog başlatmasını umduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/yapay-zeka-modern-mona-lisayi-cizdi</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Aug 2023 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/10/mona-lisa-1.jpg" type="image/jpeg" length="34695"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Paskalya yürüyüşünde Küba'yla dayanışma pankartı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paskalya-yurusunde-kuba-ile-dayanisma-pankarti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paskalya-yurusunde-kuba-ile-dayanisma-pankarti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da geleneksel olarak savaşa ve silahlanmaya karşı düzenlenen Paskalya yürüyüşlerinin sonuncusuna Hamburg'da 2 binden fazla kişi katıldı. 6 Nisan'da başlayan ve toplam 120 kentte gerçekleşen yürüyüşlerde "Savaşa hayır" mesajı verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya- Ukrayna arasında sürmekte olan savaşın koşulsuz olarak sona ermesi için, acil olarak karşılıklı&nbsp;diyaloga ihtiyaç vardır şeklinde altı&nbsp;çizilen konuşmalar sonrası, Ukrayna'ya silah gönderilmesini savunan siyasiler ve gazeteciler için 'ABD'ye&nbsp;ve NATO'ya bağlı köpekler' suçlaması dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eski Almanya Şanşölyesi Willy Brandt'ın oğlu Prof. Peter Brandt'ın da aralarında bulunduğu konuşmacılar, "Silahların olmadığı acil barış istiyoruz" talebini dile getirerek, üçlü koalisyon hükümetinin Ukrayna'ya askeri yardım paketlerini sert dille eleştirdiler.&nbsp;</p>

<p>Hamburger Forum tarafından düzenlenen ve 2 binden fazla&nbsp;göstericinin katıldığı Ostermarsch gösterisi sırasında açılan bir pankart ile ABD ve AB ülkelerinin Venezuela ve Küba'ya karşı uyguladıkları ekonomik ve siyasi yaptırımlar da protesto edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paskalya-yurusunde-kuba-ile-dayanisma-pankarti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Apr 2023 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/04/img20230410140213.jpg" type="image/jpeg" length="78142"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[C. Kemal Altun ismi Hamburg'da ölümsüzleşti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/c-kemal-altunun-isimi-hamburgda-olumsuzlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/c-kemal-altunun-isimi-hamburgda-olumsuzlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/c-kemal-altunun-isimi-hamburgda-olumsuzlesti</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/03/a001.jpg" type="image/jpeg" length="92361"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Depremzedeler için dayanışma gösterisi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/depremzedeler-icin-dayanisma-gosterisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/depremzedeler-icin-dayanisma-gosterisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/depremzedeler-icin-dayanisma-gosterisi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/03/img20230225144700.jpg" type="image/jpeg" length="54936"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Paris Katliamı Hamburg'da protesto edildi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paris-katliami-hamburgda-protesto-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paris-katliami-hamburgda-protesto-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'nın başkanti Paris'te Kürt Kültür Merkezi'ne ve iki ayrı iş yerine yönelik silahlı saldırı sonucu hunharca öldürülen üç Kürt için Avrupa kentlerinde protesto gösterileri gerçekleşti. Almanya'nın Hamburg kentinde merkez tren istasyonu önünde başlayıp şehir merkezine kadar olaysız devam eden yürüyüşte, yüzlerce gösterici insanlık dışı katliamı nefretle kınadı. Konuşmacılar, "Paris Katliamı tüm sonuçları ile soruşturulmalı ve aydınlatılmalıdır" talebinde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransa’nın başkenti Paris'in 10. bölgesinde 23 Aralık günü Kürt Kültür Merkezi'ne yönelik silahlı saldırı sonucu, biri kadın üç Kürt'ün öldürülmesinden sorumlu 69 yaşındaki Fransız vatandaşı ırkçı William M., olay yerinde gözaltına alınmıştı. Saldırgan Savcılık kararı ile&nbsp;psikiyatri kliniğine sevk edilmişti.</p>

<p>Paris Savcılığı tarafından yapılan açıklamada, saldırgan hakkındaki gözaltı kararı bir gün sonra&nbsp;kaldırılmışti. Paris Savcılığı, doktor raporu sonucu katilin sağlık durumunu gerekçe göstererek, Paris Emniyet Müdürlüğü Psikiyatri Hastanesi’ne kaldırıldığını bildirmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kürtlerden ve demokratik kamuoyundan gelen yoğun tepkiler sonrası üç Kürt'ün ölümüne yol açan Fransız katil yeniden gözaltına alınmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paris-katliami-hamburgda-protesto-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2022/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="98889"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katar: Galler - İran karşılaşması öncesi tribünde Mahsa Amini pankartı açıldı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/katar-galler-iran-karsilasmasi-oncesi-tribunde-mahsa-amini-pankarti-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/katar-galler-iran-karsilasmasi-oncesi-tribunde-mahsa-amini-pankarti-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Katar'ın ev sahipliğini yaptığı 2022 FIFA Dünya Kupası’nda, B Grubu'nda yer alan Galler ile İran Ahmed bin Ali Stadı'nda karşılaştı. İran taraftarlarının, karşılaşma öncesi tribünde Mahsa Amini yazan pankartlar açması dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/katar-galler-iran-karsilasmasi-oncesi-tribunde-mahsa-amini-pankarti-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Nov 2022 19:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2022/11/1.jpg" type="image/jpeg" length="43468"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'da öğrenciler “Diktatöre ölüm” sloganlarını attı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/iranda-ogrenciler-diktatore-olum-sloganlarini-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/iranda-ogrenciler-diktatore-olum-sloganlarini-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>İran'da 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin, “ahlak polisi” tarafından şiddetle gözaltına alındıktan sonra ölümü ülke genelinde protesto gösterilerine yol açtı.</strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Ülke çapında protestolar devam ederken, İranlı öğrencilerin verdiği poz, sosyal medyada gündem oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>ÖĞRENCİLER HUMEYNİ'NİN PORTRESİNE ORTA PARMAK İŞARETİ YAPTILAR</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Sokaklardaki gösteriler İran'da okullara yayıldı. Birçok kentte&nbsp;İranlı öğrenciler, sınıflarda bulunan Humeyni portresine karşılık başörtülerini çıkartarak orta parmak işareti yaptı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Sosyal medyada paylaşılan bir görüntü ise dünyanın gündemine oturdu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Öğrenciler daha sonra okulun kontrolünü ele alarak “Diktatöre ölüm” sloganlarını attı. Olaya müdahale etmek isteyen okul müdürü, kız öğrencileri tarafından okuldan dışarıya itildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Ülke çapında devam eden protestolarda 130’den fazla kişinin hayatını kaybettiği düşünülüyor.</span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/iranda-ogrenciler-diktatore-olum-sloganlarini-atti</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Oct 2022 16:20:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/3.png" type="image/jpeg" length="98009"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsveç devlet televizyonu SVT'de Erdoğan'la dalga geçildi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/isvec-devlet-televizyonu-svtde-erdoganla-dalga-gecildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/isvec-devlet-televizyonu-svtde-erdoganla-dalga-gecildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>İsveç devlet televizyonu SVT'de Kadir Meral'in Kürtçe sunumu ile, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'la dalga geçilen bir yayın yapıldı.</strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">İsveç devlet televizyonu SVT’de, AKP'li Cumhurbaşkanı&nbsp;Erdoğan’la dalga geçilen Kürtçe yayın, sosyal medyada gündem oldu ve&nbsp;yoğun şekilde paylaşıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Söz konusu yayında Erdoğan’ın, çeşitli konulardaki tutumlarıyla dalga geçildi. İşte onlardan bazıları:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">“Erdoğan, nasıl oluyor da senin gibi bir Türk’ün saçı yok? Herkesin gidip saç ekimi yaptırdığı bir ülkeden geliyorsun. Git hemen saçını ektir ya da bir eşarp tak”</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">SVT’deki programda&nbsp;<strong>“Erdoğan, sen İsveç’ten rejim muhalefetleri ve aktivistleri istiyorsun. Yani sana uymayan ve nefret ettiğin şeyler. İnternet üzeri alışveriş yaptığında da böyle misin? Aman ne kadar çirkin bir şey, bir de beden yanlış. Ama yine de almak istiyorum. Erdoğan, sen kendini dönemin yeni Sultanı sanıyorsun”</strong>&nbsp;ifadelerine yer verildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Programın sonunda, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi bayrakları açılarak “Yaşasın demokrasi” sloganı atıldı.</span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/isvec-devlet-televizyonu-svtde-erdoganla-dalga-gecildi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Oct 2022 17:55:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/erdo.png" type="image/jpeg" length="59393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli Baba - Güldür Güldür Show 37. Bölüm]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/emekli-baba-guldur-guldur-show-37-bolum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/emekli-baba-guldur-guldur-show-37-bolum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><iframe allow=";" allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/N5A2BN5BzWw" width="640"></iframe></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/emekli-baba-guldur-guldur-show-37-bolum</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Aug 2022 22:41:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/guldur_guldur_1.jpg" type="image/jpeg" length="49427"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irkçı saldırının 30'uncu yıl dönümünde aşırı sağ uyarısı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/irkci-saldirinin-30uncu-yil-donumunde-asiri-sag-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/irkci-saldirinin-30uncu-yil-donumunde-asiri-sag-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p itemprop="description"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Alman iç istihbarat kurumu Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın Başkanı Thomas Haldenwang, Rostock-Lichtenhagen’da yaşanan ırkçı saldırıların 30’uncu yıl dönümünde devam eden aşırı sağ tehlikesine karşı uyardı.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Almanya&nbsp;Redaksiyon Ağı’na (RND) konuşan Haldenwang, “Bugünler, Rostock-Lichtenhagen’da yaşanan insanlık düşmanı iğrenç ayaklanmaların 30’uncu yıl dönümü. Aşırı sağcılık ve insana karşı nefret o tarihte kendini günlerce bir şiddet taşkınlığı şeklinde gösterdi” ifadelerini kullandı.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><iframe allow=";" allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/vCX4013Ujc4" width="640"></iframe></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/irkci-saldirinin-30uncu-yil-donumunde-asiri-sag-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Aug 2022 12:15:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/irkcilik.jpg" type="image/jpeg" length="72616"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terzi Fikri'nin karaborsaya vurgu yapan o konuşması]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/terzi-fikrinin-karaborsaya-vurgu-yapan-o-konusmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/terzi-fikrinin-karaborsaya-vurgu-yapan-o-konusmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın&nbsp;1980 önce Ordu Fatsa'nın sosyalist belediye başkanı Terzi Fikri'yi de hedef alarak, "Ordu, Terzi Fikri’yi de iyi bilir, onların bedelini benim Ordum çok ödedi” ifadelerini kullanması, Fatsa'yı ve Fikri Sönmez'i yeniden gündeme taşıdı.&nbsp;</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Erdoğan'ın hedef aldığı sosyalist belediye başkanı Fikri Sönmez,&nbsp;bu konuşmasında karaborsaya vurgu yaptı.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Fatsa’da 1979 yılında yapılan seçimde belediye başkanı seçilen terzi Fikri’nin miting konuşmasındaki.<strong> "bu soygun ve sömürü düzeninin beyleri, ağababaları, faizcileri, karaborsacıları bizleri yıllar boyu kendilerine köle etmişlerdir." </strong>ifadeleri Türkiye'de fındıkta yaşanan sömürüyü hatırlattı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>TERZİ FİKRİ KİMDİR</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Fikri Sönmez, bilinen ismiyle Terzi Fikri, 1938 yılında Ordu-Fatsa'nın Kabakdağı köyünde doğdu.&nbsp;</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">1960'lı yılların ortalarında TİP'e üye oldu ve partide aktif olarak görev aldı. Dev-Genç saflarında 6. Filo'ya karşı düzenlenen gösterilere katıldı. 1970 ortalarında sol içinde ortaya çıkan yeni saflaşmalarda Mahir Çayan'ın görüşlerine katılarak THKP-C tarafında yer aldı. </span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">1971-1972 yıllarında Mahir Çayan ve arkadaşlarının Maltepe Askeri Cezaevi'nden kaçışlarından sonra Karadeniz Bölgesi'ne geçmelerinde ve bu bölgedeki ilişkilerinde ve eylemlerinde onlara yardımcı olduğu gerekçesiyle THKP-C Davası'nın diğer sanıklarıyla birlikte 2 yıl kadar tutuklu olarak yargılandı ve 1974 affıyla tahliye oldu.14 Ekim 1979'de yapılan ara seçimler sonrası Devrimci Yol'un bağımsız adayı Fikri Sönmez Fatsa Belediye başkanı seçildi. </span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Belediye halk komiteleri şeklinde örgütlendi.</span></span>&nbsp;<span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Her yerde Direniş Komiteleri halkla birlikte karar veriyordu.</span></span>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Fatsa’da&nbsp;devrimci&nbsp;belediye başkanı Sönmez, Türkiye’nin hiç de alışık olmadığı bir belediyeciliği hayata geçiriyordu.&nbsp;Çorum’da ise&nbsp;faşist çeteler katliam yapıyordu. Zamanın Başbakanı&nbsp;Demirel, "Çorum’u bırak Fatsa’ya bak" diyerek Fatsa'ya kapsamlı bir askeri operosyonun işaretini vermişti</span></span>.&nbsp;<span style="font-size: 18px; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, Times, serif;">8 Temmuz 1980'de askeri birlikler Fatsa ilçesine gönderildi ve 9 Temmuz 1980 tarihinde Kenan Evren ordu komutanlarıyla beraber "inceleme" yapmak için Fatsa'ya gitti. 11 Temmuz sabah erken saatlerinde asker ve polis 'nokta operasyonu' düzenlenmiş ve Fatsa Bağımsız Belediye Başkanı Fikri Sönmez ile beraber 300 kişi daha gözaltına alındı. 12 Temmuz'da sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş ve kaymakam görevden alındı. İddianameye göre direniş komitesi yaratmakla suçlanan Sönmez 18 Temmuz'da tutuklandı.&nbsp;</span><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Fatsa Belediye Başkanı 12 Eylül rejiminin işkencehanelerinde</span></span><span style="font-size: 18px; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, Times, serif;">&nbsp;4 Mayıs 1985 günü kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.</span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/terzi-fikrinin-karaborsaya-vurgu-yapan-o-konusmasi</guid>
      <pubDate>Sun, 31 Jul 2022 17:18:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/terzi_fikri.jfif" type="image/jpeg" length="70822"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bedel Ödeyenler: 40.Yılında 12 Eylül]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/bedel-odeyenler-40yilinda-12-eylul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/bedel-odeyenler-40yilinda-12-eylul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">“Gazi" profesyonel devrimciler 12 Eylül’ün 40. yılında anlatıyor: hapishane yıllarından sonra nasıl yeni bir hayat kurabildik?</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">12 Eylül darbesinde ağır bedeller ödeyen devrimcilerle ilgili kısa bir film. Herkesin izlemesi gereken bir film. Hepsi güzel ve yürekli insanlar. Özellikle günümüz gençlerinin bu insanları tanıması, bilmesi gerekir. Onlardan öğrenecekleri çok şey var.</span></span></p>

<p><iframe allow=";" allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/u7QpSnR5qd4" width="640"></iframe></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/bedel-odeyenler-40yilinda-12-eylul</guid>
      <pubDate>Sat, 23 Jul 2022 17:07:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/a_3.png" type="image/jpeg" length="41308"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çeçen lider Kadirov, Zelenski’ye özür diletti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/cecen-lider-kadirov-zelenskiye-ozur-diletti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/cecen-lider-kadirov-zelenskiye-ozur-diletti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Çeçen lider Ramazan Kadirov, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’ye özür dilettirip teslimiyet anlaşması imzalattırdığı bir kısa film yayınladı: “Aman çok saldırgan yorum yapmayın, zaten zor durumda. Kalpten gidebilir.”</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Rusya – Ukrayna Savaşı başladığından beri yaptığı çıkışlar ile gündeme gelen Çeçen lider Ramazan Kadirov, bu defa bir kısa film yayınladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Savaşın başlangıcında Çeçen askerler ile adeta televizyon programı gibi “şov” yaparak videolar hazırlayan ve daha sonra resmi Telegram hesabındaki profil fotoğrafının yerine Vladimir Putin’in fotoğrafını koyan Kadirov, yayınladığı kısa filmde bizzat rol aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’yi oynayan oyuncu, ağlayarak Putin’den özür diledi. Daha sonra “koşulsuz şartsız teslimiyet” belgesine imza attı. O esnada omzuna bastıran elin, Çeçen Lider Ramazan Kadirov’a ait olduğu görüldü.</strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Kadirov, videoyu şu notla birlikte resmi Telegram hesabından paylaştı:&nbsp;<strong>“Luhansk’ı işgalcilerden kurtardık ve Zelenski koşulsuz şartsız teslim oldu. Sizden rica ediyorum, aman videoya saldırgan yorumlar yapmayın. Zaten zor durumda olan Zelenski kalpten gidebilir.”</strong></span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/cecen-lider-kadirov-zelenskiye-ozur-diletti</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Jul 2022 12:54:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/kadirov_ve_zelensky.jfif" type="image/jpeg" length="10395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SIVAS 93 / Belgesel Oyun / Yöneten: Genco ERKAL]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/sivas-93-belgesel-oyun-yoneten-genco-erkal</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/sivas-93-belgesel-oyun-yoneten-genco-erkal" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Dostlar Tiyatrosu’nun 2007 yılında sahnelediği belgesel oyun Sivas Katliamını sahneye taşıyor.</span></span></strong></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Genco Erkal geçen hafta YouTube’a yüklediği “Marx’ın Dönüşü”nün ardından bu hafta da “Sivas 93”ü sanal ortamda izleyiciyle buluşturuyor.&nbsp;</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>MÜZİĞİ FAZIL SAY'A AİT</strong></span></span></h3>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Erkal “Sivas 93”ün YouTuba üzerinden erişime açıldığını perşembe akşamı yaptığı bir canlı yayınla duyurdu. Ardından Twitter üzerinden şunları yazdı: “Bugün (17 Nisan Cuma) 17.00’de “Sivas 93” YouTube’da yayına giriyor. 2007 yılında sahnelenen belgesel oyun, 1993 yılında Sivas’taki Madımak Oteli’nde yaşanan katliamı anlatıyor. Genco Erkal’ın yazıp yönettiği oyunun müziği Fazıl Say’a ait. On yıl önce kaydedilen film ilk kez bugün gösterime giriyor.”</span></span></p>

<p><strong><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">2 TEMMUZ 1993'TE&nbsp;33 AYDIN YAKILARAK ÖLDÜRÜLDÜ</span></span></strong></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Sivas’ta Madımak Oteli’nde 2 Temmuz 1993'te 33 aydının yakılarak öldürüldüğü, 2 otel çalışanın da dumandan etkilenerek yaşamını yitirdiği katliamın üzerinden 29 yıl geçti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><iframe allow=";" allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/Zfc3aTQG5Jc" width="640"></iframe></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Hafızalara bir katliam tarihi olarak kazınan 2 Temmuz günü, Pir Sultan Abdal Şenliklerine katılmak için Sivas'a giden aydın ve sanatçılardan 33'ü ile iki otel görevlisi otelin yakılması sonucu hayatını kaybetti. Olaylarda iki saldırgan da öldü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">33 kişinin en yaşlısı 66 yaşındaki Asım Bezirci, en genci ise folklor gösterisi için Sivas'a giden 12 yaşındaki Koray Kaya'ydı. Hollanda vatandaşı Carina Cuanna Thedora Thuys katliamın tek yabancı kurbanıydı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Katliamdan iki gün önce kentte bir bildiri dağıtılmıştı. Bildiride Aziz Nesin'in o sırada başyazarı olduğu Aydınlık gazetesinde yayımlanan Salman Rüşdi'nin "Şeytan Ayetleri" kitabından bahsedilmiş, Nesin hedef gösterilmişti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Bildiride dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilgin'in şenliklere ev sahipliği yapması eleştirilmiş, Nesin için "Şehirde adeta Müslümanlarla alay edercesine gezebilmektedir" ifadesi kullanılmıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">2 Temmuz günü Cuma namazının ardından etkinliklerin yapıldığı kültür merkezinin önüne bir yürüyüş başladı. "Sivas laiklere mezar olacak" atılan sloganlardan biriydi. Saldırgan grubun bir kısmı yeni dikilen "Halk Ozanları" heykelini yıkıp, yerde sürüklerken; bir kısmı Valilik önünde Ahmet Karabilgin'i protesto etti.<br />
Valinin katliam sonrası İçişleri Bakanlığı'na gönderdiği rapora göre, saldırganların sayısı her saat sayısı artıyordu. Yine aynı rapora göre, akşam saat 18.00'de Madımak Oteli'nin önünde o ana kadar hiçbir aşamada dağıtılmamış 15 bin kişi vardı. Otel önündeki araçlar ve sürüklenen heykel ateşe verildi, otelin camları kırıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Yaklaşık 2 saat sonra otel ateşe verildi, saldırgan kalabalık sloganlarına devam etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Madımak Oteli'nin önünden çekim yapan İhlas Haber Ajansı'nın görüntülerinde otelin etrafını kuşatanların sloganları yanında sözleri de duyuluyordu. Biri otelin birinci katına çıkan saldırgana "Lan yakın" diye seslenirken, bir diğeri ilk alevin görünmesiyle "Cehennem ateşi işte" diye sesleniyordu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>KATLİAMIN TELSİZ KONUŞMALARI</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Katliam sonrasında ortaya çıkan polis telsiz konuşmalarının dökümü ise güvenlik tedbirlerindeki yetersizliği ortaya koydu. O anlar, dönemin Sivas Valisi ile Emniyet Müdürü’nün de yer aldığı konuşmalara şöyle yansıdı:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Saat 19:00: Merkez, heykeli yakıp sürükleyerek meydana götürüyorlar.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: 33 10 merkez (Emniyet müdüründen) 3210 (valiye) Tugay’dan kuvvet gönderin, biz zor durumdayız.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: Madımak Oteli’ne 5-10 kişilik kuvvet gönderdik.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: 33.10'un (emniyet müdürünün) emirleri, cop kullanabilirsiniz.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: 33:10-32:10( emniyet müdürü ve valiye) Otele 5 metre mesafede kaldı, topluluk kontrolden çıktı, acele kuvvet gönderin.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: Merkez, işhanı çatısından aşağıya taş atıyorlar.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: 33 10 Merkez, itfaiyeye söyleyin, buraya gelsin. Tazyikli su sıksın.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:40: İtfaiye araçları buradan ayrıldı, bilginiz olsun.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:45: Elektrikler kesildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:45: Merkez, otelin içine girdiler.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:45: Merkez, kalabalık kontrolden çıktı, otel önünde otolar yanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:45: Merkez, itfaiye araçları arka tarafa gitti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: 32:10 merkez, (valiye) Asker yetişmezse burası harap olur.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: 32:10 Dayan müdür Bey dayan, Tugay’dan asker gelecek. Şimdi buradan geçti, asker geliyor, bilginiz olsun.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: Merkez itfaiye çalışamıyor, vatandaşlar müdahale ediyor. İtfaiye gidemeyeceğini söylüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: 33:10 Merkez, olaylar çığırından çıktı, müdahale edemiyoruz, yangın otelin içine dışına dağıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: Merkez, Madımak Oteli önünde ve içinde yangın var, içinde görevliler var, dışarı çıksınlar.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: Merkez çıkamıyoruz dışarı, bilginiz olsun.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: 33.20 merkez, Madımak Oteli’nde son durum nedir?</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Valinin yaptığı son anonsa ise yanıt veren olmadı.</span></span></p>

<p></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/sivas-93-belgesel-oyun-yoneten-genco-erkal</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Jul 2022 19:06:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/sivas_katliami.jpg" type="image/jpeg" length="80729"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Laikler beyinsiz adamlar" diyen AKP'li yazar özür diledi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/laikler-beyinsiz-adamlar-diyen-akpli-yazar-ozur-diledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/laikler-beyinsiz-adamlar-diyen-akpli-yazar-ozur-diledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p itemprop="description"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Akit TV ekranlarında program yapan Yusuf Kaplan da skandal sözlere imza attı. Laikliği savunanlara hakaretler yağdıran Kaplan, "Laiklerin kafası basmıyor, beyinsiz adamlar" ifadelerini kullandı.</strong></span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/laikler-beyinsiz-adamlar-diyen-akpli-yazar-ozur-diledi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jun 2022 12:36:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/akit.jpg" type="image/jpeg" length="56411"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
