<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 10 Jun 2026 01:37:13 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya ve Fransa FCAS savaş uçağı projesini sonlandırdı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-ve-fransa-fcas-savas-ucagi-projesini-sonlandirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanya-ve-fransa-fcas-savas-ucagi-projesini-sonlandirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya ve Fransa, yaklaşık dokuz yıldır üzerinde çalıştıkları Future Combat Air System &#40;FCAS&#41; adlı ortak yeni nesil savaş uçağı projesini sonlandırma kararı aldı. Avrupa'nın bugüne kadarki en büyük ve en maliyetli savunma projelerinden biri olarak görülen girişimin sona erdiği, iki ülke hükümetleri tarafından doğrulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Alman hükümet kaynaklarına göre, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, projede yer alan şirketlerin ortak bir savaş uçağının geliştirilmesi konusunda uzlaşmaya varamayacağı değerlendirmesinde bulundu. Bunun üzerine Merz'in projenin mevcut haliyle sürdürülmemesini önerdiği belirtildi.</strong></p>

<p>Fransa Cumhurbaşkanlığı Sarayı Elysee de ortak savaş uçağı geliştirme planının sona erdiğini teyit etti. Açıklamada, projeye dahil olan şirketlerin iş birliği konusunda anlaşmaya varamamasından duyulan üzüntü dile getirilirken, Almanya ile Fransa arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğinin süreceği vurgulandı.</p>

<p><strong>Avrupa'nın dev savunma projesi 2017'de doğdu</strong></p>

<p>FCAS, 2017 yılında dönemin Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından başlatılmıştı. Daha sonra İspanya'nın da katıldığı program kapsamında, Fransa'nın kullandığı Rafale savaş uçakları ile Almanya ve İspanya envanterindeki Eurofighter Typhoon savaş uçaklarının yerini alacak altıncı nesil bir savaş uçağının geliştirilmesi hedefleniyordu.</p>

<p>2040'lı yıllarda hizmete girmesi planlanan sistem yalnızca yeni bir savaş uçağından oluşmuyordu. Proje kapsamında insanlı savaş uçakları, insansız hava araçları, sensörler ve diğer silah sistemlerinin ortak bir dijital ağ üzerinde birbirine bağlanması öngörülüyordu. "Combat Cloud" adı verilen sistem sayesinde savaş alanındaki tüm unsurların gerçek zamanlı veri paylaşımı yapması amaçlanıyordu.</p>

<p>Toplam maliyetinin 100 milyar euronun üzerine çıkabileceği değerlendirilen FCAS, Avrupa'nın savunma alanındaki stratejik bağımsızlık hedefinin en önemli projelerinden biri olarak görülüyordu.</p>

<p><strong>Airbus ile Dassault arasındaki anlaşmazlık belirleyici oldu</strong></p>

<p>Projenin sona ermesinde başlıca etken olarak Avrupa havacılık şirketi Airbus ile Fransız savunma sanayi şirketi Dassault Aviation arasındaki uzun süredir devam eden anlaşmazlık gösterildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Taraflar arasında özellikle liderlik rolü, iş paylaşımı, fikri mülkiyet hakları, teknoloji transferi ve tedarik zincirinin yönetimi konularında görüş ayrılıkları yaşandı. Dassault, yeni savaş uçağının tasarımında ve geliştirilmesinde başat rol üstlenmek isterken, Airbus daha dengeli bir görev dağılımı talep etti.</p>

<p>Dassault Aviation Üst Yöneticisi Eric Trappier, daha önce yaptığı açıklamalarda şirketinin projedeki lider konumunun kabul edilmemesi halinde girişimin sürdürülemeyeceğini belirtmişti. Almanya ve Fransa'nın yürüttüğü arabuluculuk girişimleri de sonuç vermedi.</p>

<p>Sanayi şirketleri arasındaki anlaşmazlıkların yanı sıra Almanya ve Fransa'nın askeri ihtiyaçları arasındaki farklılıklar da ortak bir tasarım geliştirilmesini zorlaştırdı.</p>

<p>Fransa, uçak gemilerinden operasyon yapabilecek ve nükleer silah taşıma kapasitesine sahip bir savaş uçağı talep ederken, Almanya önceliğini kara üslerinden görev yapacak yeni nesil bir savaş uçağına verdi. Bu farklı beklentiler, ortak teknik gereksinimlerin belirlenmesini güçleştirdi.</p>

<p><strong>Berlin yeni ortaklar arıyor</strong></p>

<p>FCAS'ın savaş uçağı ayağının sona ermesinin ardından Almanya, yeni ortaklık seçeneklerini değerlendirmeye başladı.</p>

<p>Almanya'da iktidar partilerinden siyasetçiler, projenin sona ermesinin ardından alternatif iş birliklerine yönelinmesi gerektiğini belirtti. İsveç ve savunma şirketi Saab, olası ortaklar arasında öne çıkıyor.</p>

<p>Öte yandan İngiltere, İtalya ve Japonya'nın birlikte yürüttüğü Global Combat Air Programme (GCAP) projesiyle olası iş birliği seçenekleri de gündemde bulunuyor. Bazı Alman siyasetçiler, mevcut GCAP ortaklarıyla temas kurulmasını savunurken, İspanya'nın da gelecekteki iş birliklerinde göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade ediyor.</p>

<p><strong>Bundeswehr için yeni arayışlar başladı</strong></p>

<p>FCAS'ın iptal edilmesiyle birlikte Alman Hava Kuvvetleri'nin gelecekte Eurofighter filosunun yerini nasıl dolduracağı sorusu da gündeme geldi.</p>

<p>Alman basınında yer alan değerlendirmelerde, geçiş döneminde ABD yapımı F-35 savaş uçaklarının sayısının artırılmasının seçenekler arasında bulunduğu belirtiliyor. Almanya'nın uzun vadede ise yeni bir Avrupa savaş uçağı programında yer almayı hedeflediği ifade ediliyor.</p>

<p>Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, projenin sona ermesinden duyduğu üzüntüyü dile getirirken, taraflar arasında uzlaşma sağlanmasının artık mümkün olmadığını söyledi. Pistorius, hem Berlin'in hem de Paris'in projeyi sürdürmek için yoğun çaba gösterdiğini ancak sanayi şirketlerinin gerekli uzlaşmayı sağlayamadığını belirtti.</p>

<p><strong>Ortak savaş uçağı iptal edildi, bazı projeler devam ediyor</strong></p>

<p>Ortak savaş uçağı projesinin iptal edilmesine rağmen FCAS kapsamındaki bazı çalışmaların devam etmesi planlanıyor.</p>

<p>Alman ve Fransız hükümet kaynakları, özellikle "Combat Cloud" olarak adlandırılan dijital savaş ağı konseptinin geliştirilmesinin sürdürüleceğini açıkladı. İki ülkenin savunma bakanlıklarının temmuz ayında Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi toplantısında savunma sanayi iş birliğine ilişkin yeni bir çalışma planı sunması bekleniyor.</p>

<p>Öte yandan Financial Times'ın haberine göre Airbus öncülüğünde sekiz Alman savunma ve havacılık şirketi yeni bir altıncı nesil savaş uçağı girişimi başlattı. "Team Gen 6" adı verilen oluşumda Airbus Defence and Space'in yanı sıra Autoflug, Diehl Defence, Hensoldt, Liebherr, MBDA, MTU Aero Engines ve Rohde &amp; Schwarz yer alıyor.</p>

<p>Söz konusu girişimin ilerleyen dönemde İsveç veya İspanya ile olası iş birliklerini değerlendirebileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-ve-fransa-fcas-savas-ucagi-projesini-sonlandirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/1-205.jpg" type="image/jpeg" length="38058"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Peru’da devlet başkanlığı seçiminde solcu aday Sánchez öne geçti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/peruda-devlet-baskanligi-seciminde-solcu-aday-sanchez-one-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/peruda-devlet-baskanligi-seciminde-solcu-aday-sanchez-one-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Peru’da 7 Haziran’da gerçekleştirilen devlet başkanlığı seçiminin ikinci turunda nefes kesen yarış sürerken, oy sayımında sona yaklaşıldıkça dengeler değişti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İlk sonuçlarda sağcı aday Keiko Fujimori’nin önde görünmesine rağmen, kırsal bölgelerden gelen oyların sisteme işlenmesiyle solcu aday Roberto Sánchez rakibinin önüne geçti.</strong></p>

<p>Ulusal Seçim Süreçleri Ofisi'nin (ONPE) açıkladığı verilere göre sandıkların yüzde 95’ten fazlası açıldı. Sonuçlara göre, solcu Peru İçin Birlikte (Juntos por el Peru) ittifakının adayı Roberto Sánchez yaklaşık 8,88 milyon oyla yüzde 50,11 destek oranına ulaşırken, sağcı Popüler Güç Partisi (Fuerza Popular) lideri Keiko Fujimori yaklaşık 8,84 milyon oyla yüzde 49,88’de kaldı.</p>

<p><strong>Kırsal bölgeler sonucu değiştirdi</strong></p>

<p>Seçim gecesi yayımlanan hızlı sayımlarda ve ilk resmi sonuçlarda Fujimori kısa süreliğine önde görünse de, ülkenin uzak ve kırsal kesimlerinden gelen oyların büyük bölümü Sánchez lehine oldu. Bağımsız seçim gözlem kuruluşu Transparencia ile araştırma şirketi Ipsos’un ortak hızlı sayımına göre de Sánchez oyların yüzde 50,3’ünü alırken, Fujimori yüzde 49,7’de kaldı.</p>

<p>Başkent Lima’daki tarihi San Martin Meydanı’nda destekçilerine seslenen Sánchez, zafer konusunda umutlu olduklarını belirterek, “Peru’da değişime inanan yerli topluluklarımıza, köylülerimize, işçilerimize ve toplumun en kırılgan kesimlerine teşekkür ediyorum. Veriler bizi önde gösteriyor ancak resmi sonuçlar açıklanana kadar demokratik sürece saygı duymaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p><strong>Fujimori: Sonuç ne olursa olsun kabul edeceğiz</strong></p>

<p>Dört kez devlet başkanlığına aday olan Keiko Fujimori ise seçim sonuçlarına saygı göstereceğini açıkladı. Seçim gecesi yaptığı açıklamada Fujimori, “Sonuç ne olursa olsun kabul edeceğiz ve rakibimizden de aynı tutumu bekliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Fujimori, 2021 seçimlerinde de benzer şekilde son derece çekişmeli geçen yarışta solcu aday Pedro Castillo’ya çok az farkla kaybetmiş, ancak sonuçları haftalar boyunca tartışmalı hale getiren itirazlarda bulunmuştu.</p>

<p><strong>İki farklı Peru vizyonu</strong></p>

<p>Peru seçmeni ikinci turda birbirinden oldukça farklı iki siyasi projeden birini tercih etmek durumunda kaldı.</p>

<p>Eski Devlet Başkanı Alberto Fujimori’nin kızı olan Keiko Fujimori, seçim kampanyasında sık sık babasının mirasına atıfta bulundu. Fujimori, ekonomide deregülasyon, özel sektör yatırımlarının teşviki, organize suçla mücadele ve düzensiz göçe karşı sert önlemler vaat etti.</p>

<p>Rakibi Roberto Sánchez ise kendisini ülkenin kırsal ve yerli nüfusunun sesi olarak tanımladı. Daha önce Pedro Castillo hükümetinde dış ticaret bakanlığı yapan 57 yaşındaki siyasetçi, sağlık ve eğitim yatırımlarını artırmayı, devletin ekonomideki rolünü güçlendirmeyi ve yolsuzlukla mücadeleyi öncelik haline getireceğini açıkladı. Sánchez ayrıca görevden alınmasının ardından tutuklanan eski Devlet Başkanı Pedro Castillo’yu affedebileceğini de dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Siyasi istikrarsızlık gölgesinde yeni dönem</strong></p>

<p>Son yıllarda ciddi siyasi krizlerle mücadele eden Peru’da devlet başkanlığı makamı büyük bir istikrarsızlık yaşadı. Güney Amerika ülkesinde son on yıl içinde dokuz farklı devlet başkanı görev yaptı. Parlamento ile yürütme arasındaki sert çekişmeler, hükümet krizlerini derinleştiren başlıca unsurlar arasında yer aldı.</p>

<p>Resmi seçim sonuçlarının temmuz ayı ortasına kadar kesinleşmesi bekleniyor. Seçimin galibi, Peru Anayasası gereği ülkenin bağımsızlık günü olan 28 Temmuz’da görevi devralacak. Ancak kim kazanırsa kazansın, karşısında derin siyasi kutuplaşmanın yaşandığı ve değişim beklentisinin yüksek olduğu bir Peru bulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/peruda-devlet-baskanligi-seciminde-solcu-aday-sanchez-one-gecti</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/peru.jpg" type="image/jpeg" length="48810"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya'da CDU'dan SPD'ye "Müslüman Kardeşler" Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-cdudan-spdye-musluman-kardesler-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-cdudan-spdye-musluman-kardesler-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da muhalefetteki Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) bünyesindeki iç güvenlik uzmanları, Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) İslamcı grupların etkisine açık hale gelebileceği yönünde uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>CDU'lu siyasetçiler, özellikle Müslüman Kardeşler hareketinin siyasi ve toplumsal yapılar içerisinde nüfuz kazanmaya çalıştığını öne sürdü.</strong></p>

<p>Süheyla KAPLAN</p>

<p>Berlin Eyalet Meclisi'nin CDU'lu iç politika uzmanlarından Burkard Dregger, SPD içerisinde "İslamcı eğilimlere karşı yeterli mesafenin gösterilmediğini" savundu. Brandenburg Eyaleti İçişleri Bakanı Jan Redmann da siyasi partiler, belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarının bu tür aktörleri hafife almaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Alman basınında yer verilen değerlendirmelere göre Alman güvenlik çevrelerinde, Müslüman Kardeşler'in yıllardır toplumsal ve siyasi yapılarda etkisini artırmaya çalıştığı görüşü bulunuyor. CDU'lu isimler, örgütün nihai hedefinin şeriat temelli bir toplumsal düzen kurmak olduğunu ve bu amaçla demokratik sistemin sunduğu imkanlardan yararlandığını iddia ediyor.</p>

<p><strong>SPD'ye Yönelik Eleştiriler</strong></p>

<p>Berlin'in Neukölln ilçesinin entegrasyon sorumlusu Güner Balcı da daha önce yaptığı açıklamalarda, SPD içerisindeki bazı kesimlerin İslamcı yapılanmalarla mücadele konusunda yeterince kararlı davranmadığını öne sürmüştü. Balcı, Almanya'da büyüyen İslamcılık sorununa dikkat çekerek Müslüman Kardeşler'in bu süreçte önemli bir rol oynadığını ifade etmişti.</p>

<p>Gazeteci ve İslamcılık uzmanı Sascha Adamek ise bazı çevrelerin "ılımlı bir görüntü sergileyerek" üst düzey siyasetçilere erişim sağladığını savundu. Adamek'e göre SPD içerisinde yaşanan bazı gelişmeler, Müslüman Kardeşler'in strateji belgelerinde tarif edilen yöntemlerle benzerlik gösteriyor.</p>

<p><strong>Hükümetten Temkin Çağrısı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alman hükümetine yakın güvenlik uzmanları da Müslüman Kardeşler'in bazı temsilcilerinin ılımlı bir görüntü vermesinin, hareketin ideolojik hedeflerini göz ardı etmeye yol açmaması gerektiğini belirtiyor. CDU'lu Parlamenter İçişleri Devlet Sekreteri Christoph de Vries ise Müslüman Kardeşler ile bağlantı şüphesi bulunan kişi ve kuruluşlar konusunda tüm hükümetlerin ve siyasi partilerin son derece dikkatli davranması gerektiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-cdudan-spdye-musluman-kardesler-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 08:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/musluman-kardesler1.JPG" type="image/jpeg" length="73234"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yazar Claudia Wuttke yıllarca uyuşturularak istismar edildiğini öne sürdü]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/yazar-claudia-wuttke-yillarca-uyusturularak-istismar-edildigini-one-surdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/yazar-claudia-wuttke-yillarca-uyusturularak-istismar-edildigini-one-surdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Hamburg kentinde yaşayan yazar ve edebiyat ajansı sahibi Claudia Wuttke, eski partneri tarafından yıllarca uyuşturularak cinsel saldırıya uğradığını ve bu saldırıların gizlice kayda alındığını öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Olay, Fransa'da büyük yankı uyandıran Gisèle Pelicot davasıyla karşılaştırılırken, Almanya'da cinsel suçlarda zaman aşımı sürelerinin yeniden tartışılmasına yol açtı.</strong></p>

<p><strong>Polis görüntüleri gösterdi</strong></p>

<p>59 yaşındaki Claudia Wuttke, geçen yıl yaz aylarında polisten aldığı bir telefonla karakola çağrıldığını anlattı. Burada kendisine, eski partnerine ait bir bilgisayarda bulunan görüntülerden alınan ekran fotoğrafları gösterildi.</p>

<p>Wuttke, ilk anda görüntülerdeki kişinin kendisi olduğunu anlayamadığını belirterek, <strong>"Tamamen sersemlemiş haldeki bir kadını farklı cinsel saldırı sahnelerinde gördüm. Sonra o kişinin ben olduğumu fark ettim" </strong>ifadelerini kullandı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında ele geçirilen bilgisayarda, Wuttke'nin yer aldığı toplam 67 görüntü bulunduğu belirtildi. Yetkililere göre görüntüler yaklaşık 16 yıllık bir dönemi kapsıyor. En son kaydın ise 2021 yılına ait olduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>"Uyuşturulduğuma inanıyorum"</strong></p>

<p>Der Spiegel'e konuşan Wuttke, yaşananlardan hiçbir şekilde haberdar olmadığını söyledi. Bu nedenle saldırılar sırasında uyuşturulduğuna inandığını belirten yazar, ancak bunu bugün kanıtlamasının mümkün olmadığını ifade etti.</p>

<p>İddialara göre saldırılar yalnızca evlilik döneminde değil, çiftin ayrılmasının ardından iletişimlerini sürdürdükleri süreçte de devam etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eski partnerin avukatı ise suçlamalar hakkında açıklama yapmayarak müvekkil sırrını gerekçe gösterdi.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/wuttke.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>67 olayın 65'i zaman aşımına uğradı</strong></p>

<p>Hamburg Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, kayıtlarda yer alan 67 olayın 65'inin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle işlem dışı bırakıldığı açıklandı.</p>

<p>Savcılık ayrıca birçok olayda mağdurun "savunmasız durumda bulunduğunun" hukuken kesin şekilde ispatlanamadığını değerlendirdi. Bu nedenle daha uzun zaman aşımı sürelerinin uygulanamayacağı belirtildi.</p>

<p>Mevcut durumda yalnızca son beş yıl içinde gerçekleştiği değerlendirilen bir olay ile bir beyzbol sopasının kullanıldığı iddia edilen başka bir olay soruşturma kapsamında kaldı. Alman hukukunda "tehlikeli araç" kullanılması, zaman aşımı süresini uzatan unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Bu iki olayla ilgili davanın önümüzdeki dönemde görülmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>Savcılık dosyayı yeniden açıyor</strong></p>

<p>Wuttke'nin, zaman aşımı nedeniyle kapatılan 65 dosyaya ilişkin karara itiraz ettiği bildirildi.</p>

<p>Der Spiegel'in aktardığı bilgilere göre, yapılan itirazın ardından Hamburg Savcılığı söz konusu dosyaları yeniden inceleme kararı aldı. Böylece daha önce kapatılan soruşturmaların tekrar değerlendirilmesinin önü açılmış oldu.</p>

<p><strong>Almanya'da zaman aşımı tartışması</strong></p>

<p>Olayın kamuoyuna yansımasının ardından Almanya'da cinsel suçlara ilişkin zaman aşımı süreleri yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Hamburg Eyaleti Adalet Senatörü Anna Gallina (Yeşiller), mevcut düzenlemenin mağdurlar açısından ciddi sorunlar yarattığını belirterek tecavüz suçlarında zaman aşımı süresinin yeniden uzatılmasını istedi.</p>

<p>Gallina, iki hafta sonra Hamburg'da düzenlenecek Adalet Bakanları Konferansı'nda tecavüz suçlarında mevcut beş yıllık zaman aşımı süresinin on yıla çıkarılmasını öneren bir girişim sunacağını açıkladı.</p>

<p>Hamburglu siyasetçi, birçok cinsel şiddet vakasının ancak yıllar sonra ortaya çıkabildiğine dikkat çekerek, mevcut düzenlemenin bazı suçların hiç yargılanamamasına neden olabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>2016 reformu yeniden tartışılıyor</strong></p>

<p>Tartışmaların merkezinde, 2016 yılında Almanya'da yürürlüğe giren cinsel suçlar reformu bulunuyor.</p>

<p>Söz konusu reformla cinsel suçlara ilişkin bazı hükümler ağırlaştırılmış olsa da, tecavüz suçlarına yönelik zaman aşımı süresinin 20 yıldan 5 yıla düşürüldüğü belirtiliyor.</p>

<p>Wuttke de kamuoyuna çıkma nedenlerinden birinin bu düzenlemenin sonuçlarına dikkat çekmek olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Gisèle Pelicot davasıyla benzerlikler</strong></p>

<p>Almanya'daki dava, Fransa'da dünya çapında ses getiren Gisèle Pelicot vakasını hatırlattı.</p>

<p>Pelicot, eski eşi tarafından yıllarca ilaçlarla bayıltılmış, ardından çok sayıda erkeğin cinsel saldırısına maruz bırakılmıştı. Fransa'da görülen davada 51 kişi çeşitli hapis cezalarına çarptırılmıştı.</p>

<p>Kamuoyu önünde mücadele etmeyi tercih eden Pelicot, daha sonra cinsel şiddete karşı mücadelenin sembol isimlerinden biri haline gelmişti.</p>

<p>Hamburg'daki soruşturmanın nasıl sonuçlanacağı ve zaman aşımı tartışmalarının Alman hukukunda yeni bir değişikliğe yol açıp açmayacağı ise önümüzdeki dönemde netlik kazanacak.</p>

<p><strong>Kamuoyuna çıkma nedenini anlattı</strong></p>

<p>Yazar Claudia Wuttke, yaşadıklarını kamuoyuyla paylaşma kararını yalnızca kendi davası nedeniyle almadığını söyledi. Asıl amacının, cinsel suçlarda uygulanan zaman aşımı düzenlemelerine dikkat çekmek olduğunu belirten Wuttke, onlarca suçlamanın yalnızca süre aşımı nedeniyle mahkeme önüne taşınamamasını kabul edemediğini ifade etti.</p>

<p>Yazar, yaşadıklarının ortaya çıkmasının ardından ikinci bir travma yaşadığını belirterek, yıllarca sürdüğünü öne sürdüğü saldırıların büyük bölümünün hukuki açıdan artık yargılanamayacak olmasının kendisi için son derece ağır olduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong>Kadın örgütleri ve hukuk çevreleri tartışıyor</strong></p>

<p>Wuttke davası, Almanya'da cinsel suçların soruşturulması ve mağdurların korunmasına ilişkin mevcut düzenlemeleri yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Özellikle mağdurların olayları çoğu zaman yıllar sonra öğrenebildiği veya psikolojik nedenlerle uzun süre şikâyette bulunamadığı vakalarda, mevcut zaman aşımı sürelerinin yeterli olup olmadığı hukuk çevrelerinde tartışılıyor.</p>

<p>Hamburg Adalet Senatörü Anna Gallina da bu nedenle tecavüz suçlarında zaman aşımı süresinin uzatılması gerektiğini savunuyor. Gallina'ya göre, geç ortaya çıkan vakalarda suçların cezasız kalması, yasal koruma amacını zayıflatıyor.</p>

<p><strong>Dava yakından takip ediliyor</strong></p>

<p>Hamburg Savcılığı'nın yeniden inceleme kararı sonrasında gözler dava sürecine çevrildi. Mahkemenin önüne çıkacak dosyaların yanı sıra, savcılığın daha önce zaman aşımı nedeniyle kapattığı olaylara ilişkin yeni değerlendirmeler de kamuoyu tarafından yakından izleniyor.</p>

<p>Almanya'da geniş yankı uyandıran dava, hem cinsel suçlara ilişkin yasal düzenlemeler hem de mağdurların adalete erişimi konusunda önümüzdeki dönemde tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÜNDEM, KADIN, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/yazar-claudia-wuttke-yillarca-uyusturularak-istismar-edildigini-one-surdu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 19:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/4-59.JPG" type="image/jpeg" length="90926"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sanat ve Hayat’tan dayanışma sayısı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/sanat-ve-hayattan-dayanisma-sayisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/sanat-ve-hayattan-dayanisma-sayisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de uzun yıllardır devrimci sanat, toplumcu kültür ve kolektif üretim çizgisinde yayın yapan Sanat ve Hayat dergisi, 3 Şubat 2026 tarihinde sosyalistlere yönelik operasyonlarda hedef alınan kültür-sanat kurumlarından biri oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Medine Durmann / Almanya</strong></p>

<p>Operasyon kapsamında dergi editörlerinden Sema Uçar ile aynı zamanda BEKSAV Eş Başkanı olan Latife Canan Kaplan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kültür-sanat emekçisi gözaltına alınarak tutuklandı. Tüm baskılara rağmen dergi, “Baskı ve yasaklamalara karşı sanatta inat” başlıklı yeni sayısını dayanışma yazılarıyla yayımladı.</p>

<p><strong><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/beksav-es-baskani-olan-canan-kaplan.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" />BEKSAV Eş Başkanı Latife Canan Kaplan</strong><br />
<br />
<strong>Politik sanat ve kolektif kültür üretimi çizgisi</strong><br />
<br />
Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı (BEKSAV) bünyesinde üç ayda bir yayımlanan Sanat ve Hayat dergisi, “Toplum için sanat, insanlık için bilim ve özgürlük için politika” ekseninde yayın yapan alternatif kültür-sanat dergileri arasında yer alıyor.</p>

<p>Edebiyat, tiyatro, sinema, müzik, kültürel hafıza, kadın özgürlük mücadelesi ve toplumsal hareketler üzerine hazırladığı dosyalarla tanınan dergi, sanatı yalnızca estetik bir alan olarak değil; toplumsal mücadelelerin, hafızanın ve özgürleşme arayışının bir parçası olarak ele alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="448" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/beksav1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="526" /><br />
<br />
2002 yılında yayımlanan ilk sayısıyla okurla buluşan derginin kuruluş sürecinde, 68 kuşağı devrimcilerinden sosyalist aydın Kutsiye Bozoklar da yer aldı. İlk sayıda yayın komisyonu başkanı olarak bulunan Bozoklar, dergi çevresi tarafından yaşamıyla direnişin ve devrimci iyimserliğin sembollerinden biri olarak anılıyor. Bir dönem yayınına ara veren dergi, 2015 yılında yeniden yayımlanmaya başlamış; Kürtçe ve Ermenice sayfalara da yer vererek çok dilli kültürel üretim anlayışını sürdürmüştü. Yıllar içerisinde oluşturduğu yayın çizgisiyle politik sanat üretimini, kolektif hafızayı ve toplumcu kültür geleneğini büyüten dergi, bugün de kültür-sanat alanındaki üretimini sürdürüyor.</p>

<p><img alt="" height="640" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/2-142.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="456" /><br />
<br />
<strong>Dayanışma ekseninde hazırlanan sayı</strong><br />
<br />
İlkbahar/Yaz 2026 tarihli 46/31 sayısı doğrudan dayanışma ekseninde hazırlandı. “Baskı ve yasaklamalara karşı sanatta inat” başlığıyla yayımlanan sayının giriş yazısında, operasyonların ardından büyüyen dayanışma ruhuna dikkat çekildi. Açıklamada, kültür-sanat alanına yönelik baskılara rağmen belirleyici olanın dayanışma olduğu vurgulanırken, yeni sayının kolektif bir emekle hazırlandığı ifade edildi.<br />
<br />
Dergi kolektifi tarafından kaleme alınan giriş yazısında şu ifadelere yer verildi:<br />
<br />
“Operasyonla ‘düzen dışı potansiyeli yok etmek’ isteyenlerin karşısına direnenler ve dayanışmanın gücü çıktı. Dayanışma sayısını çıkaracağımızı duyurduğumuz andan itibaren bize ulaşan okurlarımıza, dost ve yoldaşlarımıza çok teşekkür ederiz. Kendimizi bir an olsun yalnız hissetmedik.”<br />
<br />
Yeni sayı yalnızca destek mesajlarından oluşan bir özel sayı niteliği taşımıyor. Türkiye’den ve Avrupa’dan çok sayıda ilerici yazar, sanatçı ve kültür emekçisi doğrudan yazılarıyla dergiye katkı sundu. Böylece dayanışma, yalnızca açıklamalarla değil; şiir, deneme, inceleme, çeviri ve kültürel üretim aracılığıyla büyüyen kolektif bir hat olarak örüldü.<br />
<br />
<strong>Türkiye’den ve Avrupa’dan katkılar</strong><br />
<br />
Derginin bu sayısında Aziz Tunç, Hasan Sağlam, Ferhat Tunç, Atilla Keskin, Ali Çarman, Mine Şirin, Barış Yıldırım, D. Barış Şen, Semra Çelebi, Ayşe Nur Demir ve çeşitli yazarların şiir, inceleme ve kültür yazıları yer aldı. Sayıda ayrıca sansür, faşizm, propaganda, toplumsal hafıza, özgürlük mücadeleleri, politik sanat ve kültürel direniş üzerine makaleler yayımlandı.<br />
<br />
“Tartışma Kültürü”, “Harman”, “Mevsimler”, “Pano” ve “Ayraç” bölümlerinden oluşan sayıda sanatın halkla ilişkisi, hafıza kültürü, kölelik tarihi, devrimci kadınlar ve kültürel direniş gibi başlıklar öne çıktı. Özellikle Almanya’da yaşayan ilerici aydın ve sanatçıların katkıları, dayanışma sayısının uluslararası bir kültürel bağa dönüştüğünü gösterdi.<br />
<br />
Operasyonların ardından yalnızca yazılarla değil, kamuoyuna yapılan çağrılarla da geniş bir dayanışma ağı oluştu. Dayanışma çağrılarına destek veren isimler arasında Barış Atay, Mikail Aslan, Pınar Aydınlar, Hayko Bağdat, Kemal Aydoğan ve Kemal Kahraman gibi isimler yer aldı. Mezopotamya Kültür Merkezi, HDK Kültür Sanat Meclisi, Grup Munzur ve çeşitli tiyatro toplulukları da tutuklanan kültür emekçileriyle dayanışma çağrısı yaptı.<br />
<br />
<strong>Dayanışma çağrıları sürüyor</strong><br />
<br />
Sanat ve Hayat dergisinin dayanışma çağrıları ise sürüyor. Dergi tarafından yapılan çağrıda, “Yazı yazabilir, çeviri yapabilir, şiir, görsel vb. gönderebilirsiniz” denilerek yeni sayının kolektif katkılarla hazırlanacağı duyuruldu. Dergi çevresi, Eylül 2026’da yayımlanacak yeni sayı için hazırlıkların sürdüğünü açıkladı.<br />
<br />
Son dönemde bağımsız tiyatroların, kültür merkezlerinin, alternatif yayınların ve sanat kurumlarının artan baskılarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde yayımlanan bu sayı, yalnızca bir derginin yayına devam etmesi değil; baskılara rağmen kolektif kültür üretiminin ve dayanışmanın sürdüğünü gösteren güçlü bir kültürel yanıt olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/sanat-ve-hayattan-dayanisma-sayisi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/sanat-ve-hayat.jpeg" type="image/jpeg" length="20552"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya'da yeni iltica dönemi: Sığınmacılar için sert kurallar, insan hakları örgütlerinden tepki]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-yeni-iltica-donemi-siginmacilar-icin-sert-kurallar-insan-haklari-orgutlerinden-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-yeni-iltica-donemi-siginmacilar-icin-sert-kurallar-insan-haklari-orgutlerinden-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya, Avrupa Birliği'nin Ortak Avrupa İltica Sistemi'nde (GEAS) yaptığı kapsamlı reform doğrultusunda iltica mevzuatını yeniden düzenledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Federal Meclis tarafından kabul edilen uyum yasalarıyla birlikte yeni kuralların büyük bölümü 12 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.</strong></p>

<p>Federal hükümet, düzenlemelerin AB genelinde iltica kurallarını uyumlu hale getirmeyi amaçladığını belirtirken, insan hakları örgütleri ise reformun sığınmacıların haklarını önemli ölçüde kısıtlayacağı uyarısında bulunuyor.</p>

<p><strong>İltica sistemi AB kurallarına uyarlanıyor</strong></p>

<p>Yeni düzenlemeler, AB'nin 2024 yılında kabul ettiği Ortak Avrupa İltica Sistemi reformunun Almanya'daki uygulama ayağını oluşturuyor.</p>

<p>Buna göre iltica başvurularının değerlendirilmesinde birçok alanda ulusal hukuk yerine doğrudan AB mevzuatı esas alınacak. Bu kapsamda Almanya'da İltica Yasası, Oturma Yasası ve İltica Başvuru Sahipleri Yardım Yasası'nda kapsamlı değişiklikler yapıldı.</p>

<p>Yeni sistemde iltica süreci başvuru, kayıt ve resmi müracaat olmak üzere üç ayrı aşamaya ayrılıyor. Sığınmacılar önce sınır makamlarına veya ilgili kurumlara başvuracak, ardından kayıt işlemleri gerçekleştirilecek ve son aşamada Federal Göç ve Mülteciler Dairesi'ne (BAMF) resmi iltica başvurusu yapılacak.</p>

<p><img alt="" height="447" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/almanya-da-iltica.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Girişte zorunlu tarama uygulaması</strong></p>

<p>Yeni sistemle birlikte sınırlarda veya ülke içerisinde "screening" (tarama) adı verilen ön inceleme süreci uygulanacak.</p>

<p>Bu kapsamda kişinin:</p>

<p>-Kimliği ve uyruğu,</p>

<p>-Sağlık durumu,</p>

<p>-Güvenlik açısından oluşturabileceği riskler,</p>

<p>-Özel koruma ihtiyacı bulunup bulunmadığı incelenecek.</p>

<p>Toplanan veriler AB genelinde erişilebilen ortak veri tabanlarına aktarılacak.</p>

<p><strong>Sınırda iltica prosedürü genişliyor</strong></p>

<p>Reformun en dikkat çekici unsurlarından biri sınır prosedürlerinin genişletilmesi oldu.</p>

<p>Belirli başvurular artık Almanya'ya fiilen giriş yapılmadan önce havaalanlarında, limanlarda veya kara sınırlarında değerlendirilebilecek.</p>

<p>AB genelinde kabul oranı yüzde 20'nin altında olan ülkelerden gelen kişiler de bu kapsama alınabilecek.</p>

<p>Eurostat verilerine göre Irak, Rusya ve Türkiye bu sınırın altında kalan ülkeler arasında yer alıyor.</p>

<p>Federal Göç ve Mülteciler Dairesi'nin başvurular hakkında sekiz hafta içinde karar vermesi öngörülüyor. İstisnai durumlarda süreç 12 haftaya kadar uzayabiliyor.</p>

<p><strong>Bekleme süresi altı aya kadar çıkabilecek</strong></p>

<p>İnsan hakları örgütlerinin en sert eleştirilerinden biri de sınır prosedürlerinde uygulanacak bekleme sürelerine yönelik.</p>

<p>PRO ASYL'e göre daha önce havaalanı prosedürlerinde azami 19 gün olan uygulama süresi artık 12 haftaya kadar uzayabilecek.</p>

<p>Başvurunun reddedilmesi halinde buna ek olarak 12 haftalık geri gönderme prosedürü uygulanabilecek.</p>

<p>Böylece bazı kişilerin havaalanlarında veya sınır tesislerinde toplam altı aya kadar tutulabilmesinin önü açılmış oluyor.</p>

<p><strong>"İkincil göç merkezleri" kurulabilecek</strong></p>

<p>Yeni düzenlemelerle federal eyaletlere "ikincil göç merkezleri" kurma yetkisi veriliyor.</p>

<p>Bu merkezlerde, aslında başka bir AB ülkesinin sorumluluğunda bulunan veya başka bir AB ülkesinde koruma statüsü elde etmiş olmasına rağmen Almanya'ya gelen kişiler barındırılacak.</p>

<p>Yetkililer belirli durumlarda bu kişilerin hareket özgürlüğünü sınırlandırabilecek.</p>

<p>Yetişkinlerin bu merkezlerde kalma süresi 24 aya kadar çıkabilecek. Çocuklu aileler için ise altı aylık süre öngörülüyor. Bazı durumlarda bu süre daha da uzatılabilecek.</p>

<p><strong>PRO ASYL: Fiili gözaltı koşulları oluşabilir</strong></p>

<p>Almanya'da sığınmacıların yasal haklarını savunan Frankfurt merkezli insan hakları örgütü PRO ASYL, söz konusu merkezlerin fiilen gözaltı benzeri koşullar yaratabileceğini açıkladı.</p>

<p>Mültecilere hukuki ve sosyal danışmanlık hizmeti sunan<!--TgQPHd|[]--> kuruluşa göre gece saatlerinde tesisten çıkış yasağı uygulanabilecek, bazı kişiler gündüz saatlerinde de merkezleri terk edemeyecek. Kuruluş, bu uygulamaların özgürlük hakkını ciddi şekilde sınırlandırdığını belirtiyor.</p>

<p>Kuruluş, Mart 2025'ten bu yana pilot proje olarak faaliyet gösteren Eisenhüttenstadt ve Hamburg'daki Dublin merkezlerini örnek gösterdi.</p>

<p>Bu nedenle, yeni yasayla öngörülen sekonder göç merkezlerinin de benzer sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>Çocukların alıkonulması tartışma yarattı</strong></p>

<p>Reform kapsamında en çok eleştirilen düzenlemelerden biri de çocukların belirli koşullar altında alıkonulabilmesine imkan tanınması oldu.</p>

<p>Alman hükümeti bunun yalnızca son çare olarak uygulanacağını savunurken, PRO ASYL ve çeşitli insan hakları kuruluşları çocukların özgürlüklerinden mahrum bırakılmasının hiçbir koşulda çocuk yararıyla bağdaşmayacağını ifade ediyor.</p>

<p><strong>Yeni gözaltı türleri getiriliyor</strong></p>

<p>Yasayla birlikte üç yeni gözaltı türü de mevzuata giriyor:</p>

<p>-Tarama (screening) sürecinin güvence altına alınması amacıyla uygulanabilecek "inceleme gözaltısı",</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>-İltica prosedürü sırasında kişinin kayıplara karışmasını önlemeyi amaçlayan "iltica prosedürü gözaltısı",</p>

<p>-Olumsuz karar sonrası uygulanabilecek "sınır geri gönderme gözaltısı".</p>

<p>Bu uygulamalar özellikle insan hakları örgütleri tarafından yoğun biçimde eleştiriliyor.</p>

<p><strong>Çalışma izni daha erken verilebilecek</strong></p>

<p>Yeni sistemde sığınmacılar açısından bazı olumlu düzenlemeler de bulunuyor.</p>

<p>Buna göre iltica başvurusu devam eden kişiler üç ay sonra çalışma izni alabilecek.</p>

<p>AB mevzuatı altı aylık süre öngörmesine rağmen Almanya bu konuda daha kısa bir süre belirledi.</p>

<p><strong>Çocuklara sağlık hizmetlerinde genişleme</strong></p>

<p>Düzenlemeler kapsamında reşit olmayan (18 yaş altındaki) sığınmacılar için sağlık hizmetlerine erişim de genişletiliyor.</p>

<p>Çocuklar artık yalnızca acil tedavi değil, sosyal yardım mevzuatındaki kapsamlı sağlık hizmetlerinden de yararlanabilecek.</p>

<p>Başlanan tedaviler, çocuk 18 yaşını doldurduktan sonra da tamamlanıncaya kadar sürdürülebilecek.</p>

<p><strong>Yeni düzenlemeler 12 Haziran'da yürürlüğe girecek</strong></p>

<p>PRO ASYL, GEAS reformunun ve Almanya'daki uygulama yasalarının sığınmacıların tecrit edilmesine ve haklarının önemli ölçüde sınırlandırılmasına yol açacağını savunuyor.</p>

<p>Kuruluş, özellikle sınır prosedürlerinin genişletilmesi, hareket özgürlüğünün kısıtlanması ve çocukların da dahil olabileceği yeni alıkoyma uygulamalarının ciddi insan hakları sorunları yaratabileceği görüşünde.</p>

<p>Federal hükümet ise reformun temel amacının iltica süreçlerini hızlandırmak, AB genelinde ortak standartlar oluşturmak ve düzensiz göç hareketlerini daha etkin yönetmek olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Yeni düzenlemelerin büyük bölümü 12 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girecek. Bu tarihten itibaren Almanya'daki iltica sistemi son yılların en kapsamlı değişikliklerinden birini yaşamış olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-yeni-iltica-donemi-siginmacilar-icin-sert-kurallar-insan-haklari-orgutlerinden-tepki</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/iltica-3.jpg" type="image/jpeg" length="47412"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin'den Tayvan açıklarında "özel operasyon", Tayvan karşılık verdi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/cinden-tayvan-aciklarinda-ozel-operasyon-tayvan-karsilik-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/cinden-tayvan-aciklarinda-ozel-operasyon-tayvan-karsilik-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin'in, Tayvan'ın doğusundaki sularda başlattığını duyurduğu "özel deniz hukuku uygulama operasyonu" bölgede yeni bir gerilime yol açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tayvan yönetimi, Pekin'in faaliyetlerine karşılık olarak bölgeye sahil güvenlik gemileri gönderdiğini açıklarken, söz konusu operasyonun uluslararası hukuka aykırı olduğunu savundu.</strong></p>

<p><strong>Pekin'den "özel deniz operasyonu" açıklaması</strong></p>

<p>Çin Ulaştırma Bakanlığı, Fujian ve Guangdong eyaletlerinden sahil güvenlik unsurlarının seferber edilerek Tayvan Adası'nın doğusundaki sularda "deniz trafiği mevzuatının uygulanmasına yönelik özel bir operasyon" başlatıldığını duyurdu.</p>

<p>Çin'in resmi haber ajansı Xinhua'nın aktardığına göre operasyon, Japonya ile Filipinler'in Tayvan yakınlarındaki sularda deniz sınırlarının belirlenmesine yönelik müzakereler başlatacaklarını açıklamalarına karşı alınmış "gerekli bir tedbir" olarak tanımlandı.</p>

<p>Pekin yönetimi, Japonya ve Filipinler'in deniz sınırlarının belirlenmesine yönelik girişimini "yasadışı" olarak nitelendirirken, söz konusu sular üzerinde münhasır hak iddiasını yineledi.</p>

<p>Çin makamları operasyonun süresi, kapsamı ve bölgeye kaç gemi gönderildiği konusunda ayrıntılı bilgi paylaşmadı.</p>

<p><strong>Tayvan: Uluslararası hukuk ihlal ediliyor</strong></p>

<p>Tayvan Sahil Güvenliği ise Çin'in faaliyetlerine karşılık olarak bölgeye birden fazla devriye gemisi gönderdiğini açıkladı.</p>

<p>Yapılan açıklamada, Çin'e ait dört sahil güvenlik gemisinin Xiamen Limanı'ndan ayrılarak Tayvan'ın güneybatısındaki kısıtlı sulardan geçtiği belirtilirken, Tayvan'ın da bu faaliyetleri izlemek amacıyla beşten fazla gemi sevk ettiği kaydedildi.</p>

<p>Tayvan yönetimi, Çin'in yürüttüğü operasyonun uluslararası hukuku ihlal ettiğini savunurken, Çin gemilerinin operasyon boyunca yakından takip edildiğini bildirdi.</p>

<p>Taipei ayrıca Japonya ile Filipinler arasında yürütülen deniz sınırı görüşmelerine Tayvan'ın da dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>İlk kez koordineli faaliyet tespit edildi</strong></p>

<p>Tayvan makamları, 6 Haziran'da Güney Çin Denizi'nin kuzeyindeki Dongsha (Pratas) Adaları yakınlarında bir Çin araştırma gemisinin sahil güvenlik gemisi eşliğinde faaliyet yürüttüğünü açıkladı.</p>

<p>Tayvan Sahil Güvenliği, bunun "Çin'e ait bir araştırma gemisi ile sahil güvenlik unsurunun Tayvan'a yönelik koordineli faaliyet yürüttüğünün belgelenen ilk örneği" olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Japonya ve Filipinler'in görüşmeleri gerilimi artırdı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tokyo ve Manila yönetimleri geçtiğimiz ay iki ülkenin münhasır ekonomik bölgeleri ile kıta sahanlıkları arasındaki sınırların belirlenmesine yönelik resmi görüşmelere başlayacaklarını duyurmuştu.</p>

<p>Son yıllarda Çin'in bölgedeki deniz yetki alanı iddiaları nedeniyle Japonya ile Filipinler arasındaki güvenlik ve denizcilik iş birliği önemli ölçüde arttı.</p>

<p>Çin ise hem Doğu Çin Denizi'nde Japonya ile hem de Güney Çin Denizi'nde Filipinler ile egemenlik ve deniz yetki alanları konusunda anlaşmazlıklar yaşıyor. Bölgede sahil güvenlik ve deniz kuvvetleri unsurları arasında zaman zaman gergin karşılaşmalar yaşanıyor.</p>

<p><strong>ABD'den Tayvan'a savunma çağrısı</strong></p>

<p>Öte yandan ABD'nin Taipei'deki fiili temsilcisi Raymond Greene, Tayvan'ın savunma kapasitesini artırması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Greene, katıldığı bir forumda Tayvan'ın Ukrayna savaşı ve Orta Doğu'daki çatışmalardan dersler çıkarması gerektiğini belirterek, adanın Çin karşısındaki askeri dengesini koruyabilmesi için savunma hazırlıklarını güçlendirmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Çin, Tayvan'ı kendi toprağının bir parçası olarak görüyor ve gerektiğinde güç kullanarak ada ile yeniden birleşebileceğini savunuyor. Tayvan ise kendisini egemen bir yönetim olarak tanımlamayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/cinden-tayvan-aciklarinda-ozel-operasyon-tayvan-karsilik-verdi</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/china.JPG" type="image/jpeg" length="67234"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alman basınına göre CHP'ye yönelik baskılar Türkiye siyasetinde yeni bir dönemin işareti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/alman-basinina-gore-chpye-yonelik-baskilar-turkiye-siyasetinde-yeni-bir-donemin-isareti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/alman-basinina-gore-chpye-yonelik-baskilar-turkiye-siyasetinde-yeni-bir-donemin-isareti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yaşanan yargı müdahalesi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen yargı süreçleri ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile ilgili tartışmalar, Almanya’da yayımlanan haber ve yorumlarda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Spiegel ve T-Online kaynaklı analizlerde, Türkiye’nin hem iç siyasetinde hem de dış politikada kritik bir döneme girdiği vurgulandı.</strong></p>

<p>Değerlendirmelerde, Türkiye’de muhalefete yönelik yargı süreçleri, CHP üzerindeki baskı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iç politikadaki güç mücadelesi ele alınırken, ülkenin demokratik yapısına ilişkin tartışmalar da yeniden gündeme taşındı. Analizlerde, Türkiye’nin hem iç siyasette hem de dış politikada kritik bir döneme girdiği vurgulandı.</p>

<p><strong>Erdoğan–Trump hattında dikkat çeken diplomasi trafiği</strong></p>

<p>Haberde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ilişkiye de geniş yer verildi. Trump’ın ilk başkanlık dönemine ilişkin aktarılan diplomatik kulis bilgileri, iki lider arasında doğrudan ve yoğun bir iletişim trafiği bulunduğu yönündeki değerlendirmeleri yeniden gündeme getirdi.</p>

<p>Washington çevrelerinde dile getirilen bir iddiaya göre, Erdoğan’ın Trump ile doğrudan iletişim kanalları kurduğu ve bu süreçten sonra iki lider arasında sık telefon görüşmeleri gerçekleştirildiği ifade edildi. Bu durumun özellikle Suriye ve bölgesel güvenlik konularında Ankara’nın etkisini artırdığı yönünde yorumlar yapıldı.</p>

<p>Haberde ayrıca, Trump’ın ilk başkanlık döneminde ABD’nin Suriye’nin kuzeyinden çekilme kararının Türkiye’nin bölgedeki askerî hareket alanını genişlettiği hatırlatıldı. Söz konusu kararın, iki lider arasındaki doğrudan iletişimin sonuçlarından biri olarak değerlendirildiğine ilişkin yorumlara da yer verildi.</p>

<p><strong>Ekonomik kriz ve iç siyasi baskı tartışmaları</strong></p>

<p>Alman basını, Türkiye’de ekonomik sorunların devam ettiğine dikkat çekerek, yüksek enflasyon ve düşen alım gücünün toplum üzerindeki etkilerine vurgu yaptı. Resmî verilere göre yüzde 30’un üzerinde seyreden enflasyonun, geniş kesimlerin yaşam standartlarını olumsuz etkilediği belirtildi.</p>

<p>Bu ekonomik tablonun muhalefetin güçlenmesine zemin hazırladığı değerlendirilirken, özellikle CHP’nin son seçimlerde elde ettiği başarıların iktidar üzerindeki siyasi baskıyı artırdığı yorumları yapıldı.</p>

<p><strong>CHP ve İmamoğlu üzerinden artan gerilim</strong></p>

<p>Haberde, CHP’nin son dönemde iktidar karşısında güç kazandığı ve Ekrem İmamoğlu’nun muhalefetin öne çıkan isimlerinden biri hâline geldiği vurgulandı. İmamoğlu’nun siyasi faaliyetlerinin çeşitli yargı süreçleriyle karşı karşıya kaldığına ilişkin değerlendirmelere de yer verildi.</p>

<p>Ayrıca, muhalefetle ilgili yargı süreçleri ve siyasi baskıların, Türkiye’deki demokratik rekabet ortamına ilişkin tartışmaları artırdığı ifade edildi.</p>

<p><strong>CHP’de liderlik krizi ve parti içi müdahale </strong></p>

<p>Değerlendirmelerde, CHP içinde yaşanan liderlik tartışmaları da geniş yer buldu. Parti içi süreçlere yönelik yargı müdahaleleri ve yönetim değişikliklerine ilişkin tartışmaların, muhalefetin kurumsal yapısına yönelik baskı iddialarını güçlendirdiği belirtildi.</p>

<p><strong>Orbán benzetmesi: Türkiye için kritik eşik uyarısı</strong></p>

<p>Haber ve yorumlarda, CHP’ye yönelik yargı süreçleri ve muhalefet üzerindeki baskılara dikkat çekilirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güçlenen muhalefet karşısında önemli bir siyasi sınamayla karşı karşıya olduğu ifade edildi.</p>

<p>Bazı analizlerde, Türkiye’de muhalefetin güçlenmesi ve ekonomik sorunların sürmesiyle birlikte siyasi dengelerin değişmeye başladığı, bunun da Erdoğan yönetimi açısından yeni bir siyasi eşik oluşturabileceği değerlendirmesine yer verildi.</p>

<p><strong>Batı ile ilişkiler ve NATO dengesi</strong></p>

<p>Haberde ayrıca, Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki krizler ve NATO içindeki güvenlik tartışmalarının Türkiye’nin stratejik önemini artırdığı vurgulandı. Bu nedenle Batılı ülkelerin Ankara ile ilişkilerinde daha temkinli ve dengeli bir yaklaşım izlediği belirtildi.</p>

<p>Öte yandan, Türkiye’nin jeopolitik konumu nedeniyle Avrupa ve ABD’nin Ankara’ya yönelik eleştirilerinde daha ölçülü bir dil kullandığı yönündeki değerlendirmelere de yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kritik siyasi dönem vurgusu</strong></p>

<p>Türkiye’nin hem ekonomik hem de siyasi açıdan kritik bir dönemden geçtiği belirtilirken, iktidar ile muhalefet arasındaki gerilimin önümüzdeki süreçte daha da artabileceği yorumları yapıldı.</p>

<p>Uzmanlar, Türkiye’de demokratik rekabetin geleceğinin hem iç siyasi gelişmelere hem de Batı ile ilişkilerin seyrine bağlı olacağını ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/alman-basinina-gore-chpye-yonelik-baskilar-turkiye-siyasetinde-yeni-bir-donemin-isareti</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 18:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/erdo-33.JPG" type="image/jpeg" length="19533"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya, BM Güvenlik Konseyi seçimlerinde ilk kez elendi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-bm-guvenlik-konseyi-secimlerinde-ilk-kez-elendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanya-bm-guvenlik-konseyi-secimlerinde-ilk-kez-elendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin 2027-2028 dönemi geçici üyeliği için yürüttüğü kampanyada beklenmedik bir yenilgi alarak, yeniden birleşmenin gerçekleştiği 1990 yılından bu yana ilk kez konseye seçilemedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>New York'ta BM Genel Kurulu'nda yapılan gizli oylamada Almanya, kendi bölgesel grubu olan Batı Avrupa ve Diğerleri Grubu'nda Avusturya ve Portekiz'in gerisinde kaldı.</strong></p>

<p>193 üye ülkenin oy kullandığı seçimde Portekiz 134, Avusturya 131, Almanya ise 104 oy aldı. Geçici üyelik için gerekli olan üçte iki çoğunluk şartını yalnızca Portekiz ve Avusturya sağlayabildi.</p>

<p><strong>Berlin'de şok etkisi</strong></p>

<p>Almanya, yeniden birleşmeden bu yana her sekiz yılda bir BM Güvenlik Konseyi'ne girmeyi başarmış ve bugüne kadar altı kez geçici üye olarak görev yapmıştı. Son olarak 2019-2020 döneminde konseye seçilen ülkenin bu kez başarısız olması Berlin'de geniş yankı uyandırdı.</p>

<p>Seçim sonucunun ardından açıklama yapan Almanya Başbakanı Friedrich Merz, sonucun ülkenin uluslararası sorumluluklarını değiştirmediğini belirterek, <strong>"Almanya çok taraflı sistemin güvenilir bir direği olmaya devam edecektir" </strong>dedi. Merz ayrıca seçimi kazanan Avusturya ve Portekiz'i tebrik ederek bu ülkelerle yakın iş birliğinin süreceğini vurguladı.</p>

<p><strong>Hükümetten "Geç adaylık" savunması</strong></p>

<p>Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ise yenilginin temel nedenlerinden birinin Almanya'nın adaylığını rakiplerinden çok daha geç açıklaması olduğunu söyledi.</p>

<p>Wadephul, Avusturya'nın adaylığını 2011'de, Portekiz'in ise 2013'te ilan ettiğini hatırlatarak Almanya'nın yarışa geç katıldığını belirtti. Bakan ayrıca Almanya'nın Ukrayna'ya verdiği güçlü desteğin Rusya'nın karşı propaganda faaliyetlerine neden olduğunu savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze savaşı nedeniyle Almanya'nın İsrail'e yönelik tarihsel sorumluluğunun da bazı ülkelerin oy tercihlerinde etkili olmuş olabileceğini dile getiren Wadephul, seçim öncesinde daha olumlu bir sonuç beklediğini kabul etti.</p>

<p><strong>Muhalefetten sert eleştiriler</strong></p>

<p>Seçim sonucu Almanya'da muhalefet partilerinin de sert tepkilerine yol açtı.</p>

<p>Muhalefetteki Yeşiller Partisi Eş Başkanı Franziska Brantner, sonucu Başbakan Merz ve Dışişleri Bakanı Wadephul açısından "diplomatik bir hezimet" olarak nitelendirirken, Almanya'nın son aylarda uluslararası alanda önemli ölçüde güven kaybettiğini söyledi.</p>

<p>Sol Parti Genel Başkanı Ines Schwerdtner ise Almanya'nın Gazze, Venezuela ve İran konularında uluslararası hukuk ihlallerine karşı yeterince net tavır göstermemesinin bu sonucun ortaya çıkmasında etkili olduğunu savundu.</p>

<p>Aşırı sağcı AfD'nin lideri Alice Weidel ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, "Bir rezalet diğerini izliyor" ifadeleriyle hükümeti hedef aldı.</p>

<p>SPD Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu da Almanya'nın dış politikada daha tutarlı ve ilkeli bir çizgi izlemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p><strong>"Uluslararası hukukta çifte standart algısı oluştu"</strong></p>

<p>Karaahmetoğlu, Almanya'nın uzun yıllar boyunca uluslararası hukukun ve çok taraflı diplomasinin güçlü savunucularından biri olarak görüldüğünü ancak son dönemde bu algının zedelendiğini söyledi.</p>

<p>Özellikle Gazze'deki insani kriz karşısında Berlin'in tutumunun birçok ülkede tepki çektiğini ifade eden Karaahmetoğlu, Almanya'nın bazı uluslararası krizlerde farklı standartlar uyguladığı yönündeki eleştirilerin ülkenin küresel itibarını olumsuz etkilediğini dile getirdi.</p>

<p>SPD Federal Meclis Grubu Dış Politika Sözcüsü Adis Ahmetovic de seçim sonucunun Almanya'nın uluslararası alandaki algısına ilişkin önemli bir uyarı niteliği taşıdığını belirterek, "Uluslararası hukuku savunduğunu söyleyen bir ülke, bunu her durumda aynı kararlılıkla göstermek zorundadır" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Güvenlik Konseyi'ne kimler seçildi?</strong></p>

<p>Yapılan seçimlerde 2027-2028 dönemi için geçici üyeliğe seçilen ülkeler şöyle oldu:</p>

<ul>
 <li>Avusturya</li>
 <li>Portekiz</li>
 <li>Zimbabve</li>
 <li>Trinidad ve Tobago</li>
</ul>

<p>Asya grubu için yapılan ilk tur oylamada ise Kırgızistan ve Filipinler gerekli çoğunluğu sağlayamadığı için seçim ikinci tura kaldı.</p>

<p><strong>Almanya için bir uyarı mı?</strong></p>

<p>Uzmanlar ve siyasetçiler, Almanya'nın ilk kez BM Güvenlik Konseyi dışında kalmasının yalnızca diplomatik bir yenilgi değil, aynı zamanda Berlin'in son yıllardaki dış politika tercihleri hakkında uluslararası toplumun verdiği önemli bir mesaj olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Almanya'nın Ukrayna savaşı, Gazze'deki soykırım ve diğer uluslararası çatışmalardaki tutumunun dünya genelinde farklı şekillerde algılandığına dikkat çeken gözlemciler, Berlin'in önümüzdeki dönemde uluslararası hukuk, insani yardım ve çok taraflı diplomasi alanlarında güven tazelemek için daha kapsamlı adımlar atmak zorunda kalabileceğini ifade ediyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-bm-guvenlik-konseyi-secimlerinde-ilk-kez-elendi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/bm-3.JPG" type="image/jpeg" length="25965"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump’tan Küba’ya yeni baskı sinyali: “İran’dan sonra ilgileneceğiz”]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/trumptan-kubaya-yeni-baski-sinyali-irandan-sonra-ilgilenecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/trumptan-kubaya-yeni-baski-sinyali-irandan-sonra-ilgilenecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Küba yönetimini hedef alan açıklamalarına yenilerini eklerken, Washington yönetimi de Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel ve bazı üst düzey isimlere yönelik yeni yaptırımlar açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Trump’ın “İran ile işimiz biter bitmez Küba ile ilgileneceğiz” sözleri, ABD’nin Karayipler’deki politikalarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.</strong></p>

<p><strong>Washington’dan Havana’ya yeni yaptırımlar</strong></p>

<p>ABD yönetimi, Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, eşi ve bazı aile üyeleriyle birlikte eski Devlet Başkanı Raúl Castro ailesinden bazı isimlere yeni ekonomik yaptırımlar uygulama kararı aldı.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yaptırımların Küba yönetiminin mali ve kurumsal ağlarını hedef aldığını belirterek, yaptırım listesine alınan kurumlarla iş yapan kişi ve şirketlerin de yaptırım riskiyle karşı karşıya kalabileceğini açıkladı.</p>

<p>Washington ayrıca Küba Silahlı Kuvvetleri Bakanlığı ve bazı devlet bağlantılı kuruluşları da yaptırım kapsamına aldı.</p>

<p><strong>Trump: “Küba çökmüş durumda”</strong></p>

<p>Trump, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada Küba’nın ekonomik ve siyasi açıdan ciddi bir kriz yaşadığını savundu.</p>

<p>“Küba neredeyse tamamen çökmüş durumda. İran ile işimizi bitirir bitirmez orayla ilgileneceğiz. Her seferinde tek bir meseleyle uğraşmayı severim” diyen Trump, Küba halkına yardım etmek istediklerini öne sürdü.</p>

<p>ABD Başkanı ayrıca daha önce de Küba için “başarısız bir ülke” ifadesini kullanmış, Washington’un ülkeye ilişkin “çok iyi planları” olduğunu söylemişti.</p>

<p><strong>Havana’dan sert yanıt</strong></p>

<p>Küba Devlet Başkanı Díaz-Canel ise Washington’un açıklamalarına ve yaptırımlarına sert tepki gösterdi.</p>

<p>ABD yönetimini “saldırganlık” ve “çarpık siyaset” yürütmekle suçlayan Díaz-Canel, Küba’nın dış baskılara boyun eğmeyeceğini söyledi.</p>

<p>“Küba halkına zarar vermeyi amaçlayan bu politikalar karşısında geri adım atmayacağız” diyen Kübalı lider, ülkesinin egemenliğini savunmaya devam edeceklerini vurguladı.</p>

<p><strong>Ekonomik kriz derinleşiyor</strong></p>

<p>Yaklaşık altmış yıldır ABD ambargosu altında bulunan Küba, son yılların en ağır ekonomik krizlerinden birini yaşıyor.</p>

<p>Enerji sıkıntısı, yakıt yetersizliği, uzun süreli elektrik kesintileri ve temel tüketim ürünlerindeki eksiklikler ülke genelinde günlük yaşamı zorlaştırıyor. Son yıllarda yüz binlerce Kübalının ülkeyi terk ederek başta ABD olmak üzere farklı ülkelere göç ettiği belirtiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, Washington’un son dönemde uyguladığı ek yaptırımların ve enerji akışına yönelik baskıların, Küba ekonomisi üzerindeki yükü daha da artırdığı görüşünde.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Askeri müdahale iddiaları tartışılıyor</strong></p>

<p>Trump’ın son açıklamaları bazı uluslararası medya kuruluşlarında, ABD’nin Küba’ya yönelik olası yeni hamleleri hakkında spekülasyonlara yol açtı.</p>

<p>Özellikle Karayipler’de son aylarda artan ABD askeri hareketliliği ve Washington’un Havana yönetimine yönelik sertleşen söylemi dikkat çekiyor. Ancak şu ana kadar ABD yönetimi tarafından Küba’ya yönelik herhangi bir askeri operasyon planlandığını doğrulayan resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Birçok uzman da doğrudan bir askeri müdahalenin son derece maliyetli ve riskli olacağı görüşünü dile getirirken, Washington’un önceliğinin ekonomik baskıyı artırmak ve Havana yönetimini siyasi tavizlere zorlamak olduğu değerlendirmesinde bulunuyor.</p>

<p><strong>Küba-ABD geriliminde yeni dönem</strong></p>

<p>1959’daki Küba devrimi sonrasında gerilen ABD-Küba ilişkileri, uzun yıllardır yaptırımlar ve diplomatik krizlerle şekilleniyor.</p>

<p>Trump yönetiminin son dönemde attığı adımlar, iki ülke arasındaki gerilimin yeniden tırmanabileceğine işaret ederken, Havana ise ekonomik zorluklara rağmen dış baskılara direnmeye devam edeceğini vurguluyor.</p>

<section dir="auto">
<p>Uzmanlar, önümüzdeki dönemde ABD’nin yeni yaptırımlar açıklayabileceğini, ancak Washington ile Havana arasındaki mücadelenin esas olarak ekonomik ve diplomatik alanda süreceğini değerlendiriyor.</p>

<p><strong>Trump yönetiminin hedefi ne?</strong></p>

<p>Trump yönetiminin Küba politikasının arkasında yalnızca ideolojik nedenlerin değil, ekonomik ve jeopolitik hesapların da bulunduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>ABD’deki bazı çevreler, Küba’nın sahip olduğu limanlar, turizm potansiyeli, doğal kaynakları ve Karayipler’deki stratejik konumu nedeniyle Washington açısından önemli bir hedef olmaya devam ettiğini belirtiyor. Özellikle Çin, Rusya, İran ve Venezuela ile ilişkilerini sürdüren Havana yönetiminin, ABD'nin bölgesel politikalarına meydan okuyan son ülkelerden biri olarak görüldüğü ifade ediliyor.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da son açıklamalarında Küba’yı “ABD ulusal güvenliği açısından tehdit oluşturan ülkelerden biri” olarak nitelendirerek Havana’nın Washington karşıtı ülkelerle iş birliğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Muhalifler ve uzmanlar uyarıyor</strong></p>

<p>Öte yandan birçok uluslararası uzman ve insan hakları kuruluşu, yaptırımların Küba yönetiminden çok sıradan vatandaşları etkilediğini savunuyor.</p>

<p>Ekonomik baskının artmasının gıda, ilaç ve enerji krizini daha da ağırlaştırabileceği belirtilirken, yeni yaptırımların kitlesel göç hareketlerini hızlandırabileceği uyarısında bulunuluyor. Son yıllarda yüz binlerce Kübalının ülkeyi terk etmesi, Washington açısından da önemli bir siyasi başlık olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Bazı analistler ise Trump yönetiminin Küba’ya yönelik sert söylemlerinin, ABD iç siyasetinde özellikle Florida’daki Küba kökenli seçmenlere yönelik bir mesaj niteliği taşıdığı görüşünde.</p>

<p><strong>Bölgesel dengeler açısından kritik süreç</strong></p>

<p>Küba’ya yönelik baskının artırılması, yalnızca Havana-Washington hattını değil, Latin Amerika’daki siyasi dengeleri de etkileyebilir.</p>

<p>Son dönemde ABD ile mesafeli ilişkiler yürüten bazı Latin Amerika ülkelerinin Küba’ya destek vermesi beklenirken, bölgedeki sol hükümetlerin Washington’un yeni yaptırımlarına nasıl tepki vereceği merak konusu.</p>

<p>Uzmanlara göre önümüzdeki aylarda ABD-Küba ilişkilerinde tansiyonun daha da yükselmesi olası görünüyor. Ancak mevcut koşullarda Washington’un önceliğinin doğrudan askeri müdahaleden ziyade ekonomik yaptırımlar, diplomatik baskı ve siyasi izolasyon politikalarıyla Havana üzerindeki baskıyı artırmak olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Böylece İran, Venezuela ve Küba gibi ABD ile gerilim yaşayan ülkeler etrafında şekillenen yeni jeopolitik denklem, Trump yönetiminin dış politika gündeminde önemli bir yer tutmaya devam ediyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/trumptan-kubaya-yeni-baski-sinyali-irandan-sonra-ilgilenecegiz</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/kuba-6.JPG" type="image/jpeg" length="98288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doruk Madencilik işçileri yeniden Ankara’da: “Haklarımız ödenene kadar mücadele sürecek”]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/doruk-madencilik-iscileri-yeniden-ankarada-haklarimiz-odenene-kadar-mucadele-surecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/doruk-madencilik-iscileri-yeniden-ankarada-haklarimiz-odenene-kadar-mucadele-surecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen ücret, fazla mesai ve tazminat alacakları için Ankara’da yeniden eyleme geçti. Yıldızlar SSS Holding önünde toplanan işçilere siyasi partiler, sendikalar ve çeşitli emek örgütleri destek verirken, işçilerin hesaplarına ödemelerin bir kısmının yatırılmaya başlandığı bildirildi. Ancak sendika, tüm alacaklar eksiksiz ödenene kadar mücadelenin süreceğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Verilen sözler tutulmadı, eylem yeniden başladı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen ücretleri, fazla mesai alacakları ve tazminat hakları için 12 Nisan 2026’da başlattıkları eylemleri, üç bakanlığın devreye girmesi ve Yıldızlar SSS Holding’in ödeme taahhüdünde bulunması üzerine 28 Nisan’da sonlandırmıştı.</p>

<p>Taraflar arasında yapılan anlaşmaya göre tüm ödemelerin 15 Mayıs 2026’ya kadar tamamlanması kararlaştırılmıştı. Ancak işçiler, holdingin yalnızca alacakların bir bölümünü ödediğini belirterek yeniden eylem kararı aldı.</p>

<p>Bu kapsamda Bağımsız Maden-İş Sendikası, 1 Haziran’da Ankara’da Yıldızlar SSS Holding önünde yeniden direniş çağrısı yapmıştı.</p>

<p><strong>Polis ablukasına rağmen holding önüne yürüdüler</strong></p>

<p>Beypazarı çıkışında polis engeliyle karşılaşan madenciler bir süre bekletildi. Daha sonra destek veren siyasi partiler, sendikalar ve emek örgütleriyle birlikte holding binası önüne yürüyüş gerçekleştirildi.</p>

<p>Eylemde sık sık “Doruk Madencilik işçisi yalnız değildir”, “Direne direne kazanacağız”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek” ve “Fabrikalar, tarlalar, her şey emeğin olacak” sloganları atıldı.</p>

<p><strong>Sendika: “Paralar yatmaya başladı ama mücadele bitmedi”</strong></p>

<p>Bağımsız Maden-İş Sendikası'nın avukatı Mürsel Ünder, holding önünde yaptığı açıklamada işçilerin hesaplarına ödeme yapılmaya başlandığını duyurdu.</p>

<p>Ünder, kendilerine ulaşan bilgilere göre yaklaşık 85 milyon liralık ödemenin gerçekleştirildiğini, kalan kısmın da gün içerisinde yatırılacağının bildirildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak Ünder, ödemelerin eksiksiz yapılıp yapılmadığının kontrol edildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: <strong>“Madencilerin tamamı ‘Ben hakkımı aldım’ demeden bu iş bitmiş değildir.”</strong></p>

<p>Sendika da yaptığı açıklamada, “Holding önünde beklemeye devam edeceğiz. Biz bitti demeden bitmez” mesajını verdi.</p>

<p><strong>Özgür Özel: “Bu mücadele kamuoyu desteğiyle kazanılacak”</strong></p>

<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel de Ankara’daki eyleme katılarak işçilere destek verdi.</p>

<p>Özel, Doruk Madencilik’in bağlı olduğu Yıldızlar Holding’in uzun süredir işçilere ödeme yapmadığını belirterek, üç bakanlığın garantör olduğu anlaşmanın uygulanmadığını söyledi.</p>

<p>Farklı siyasi partilerin ve toplumsal kesimlerin işçiler için bir araya geldiğine dikkat çeken Özel, “Bu mücadeleye sahip çıkılınca ödemeler yapılmaya başlandı. Doruk Madencilik işçileri haklarını kamuoyunun desteğiyle alacak” dedi.</p>

<p><strong>Muhalefet ve sendikalardan ortak destek</strong></p>

<p>Eyleme CHP, DEM Parti, Türkiye İşçi Partisi (TİP), Zafer Partisi, Emek Partisi (EMEP), Türkiye Komünist Partisi (TKP) ve çeşitli emek örgütleri katıldı.</p>

<p>DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Türkiye’yi “emek cehennemi” olarak nitelendirirken, EMEP Milletvekili Sevda Karaca işçilerin mücadelesinin kamuoyu desteği sayesinde sonuç verdiğini söyledi.</p>

<p>BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen ise işçilerin artık yeni haklar için değil, mevcut ücret ve tazminatlarını alabilmek için mücadele etmek zorunda bırakıldığını ifade etti.</p>

<p><strong>İşçiler kararlı</strong></p>

<p>Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, üç bakanlığın işçilerin haklılığını kabul ederek anlaşmaya garantör olduğunu hatırlattı.</p>

<p>Çakır, işçilerin tüm alacakları eksiksiz şekilde ödenene kadar holding önündeki bekleyişlerini sürdüreceklerini belirterek, “Bu bariyerler işçilere değil, sözünü tutmayan patronlara kurulmalı” dedi.</p>

<p>Yaklaşık iki aydır haklarını alabilmek için mücadele veren Doruk Madencilik işçileri ise, yapılan kısmi ödemelerin sorunu çözmediğini vurgulayarak, ücret, fazla mesai ve tazminat alacaklarının tamamı hesaplarına yatıncaya kadar eylemlerine devam edeceklerini ifade etti.</p>

<p>İşçiler, daha önce üç bakanlığın garantörlüğünde varılan anlaşmanın eksiksiz uygulanmasını talep ederken, sendika yetkilileri de ödeme sürecini yakından takip ettiklerini belirtti.</p>

<p>Ankara'daki direniş, farklı siyasi partiler, sendikalar ve emek örgütlerinin desteğiyle sürerken, Bağımsız Maden-İş Sendikası, tüm madenciler haklarını aldığını teyit edene kadar Yıldızlar SSS Holding önünden ayrılmayacaklarını duyurdu.</p>

<p>Sendika temsilcileri, işçilerin aylardır yalnızca yasal ve kazanılmış haklarını talep ettiğine dikkat çekerek, yaşanan sürecin Türkiye'de emekçilerin karşı karşıya kaldığı sorunların da bir göstergesi olduğunu belirtti. Yapılan açıklamalarda, kamuoyu desteğinin sürmesinin mücadelenin sonuç alması açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/doruk-madencilik-iscileri-yeniden-ankarada-haklarimiz-odenene-kadar-mucadele-surecek</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/doruk-iscileri.JPG" type="image/jpeg" length="45571"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sol Parti'den göçmenlere oy hakkı çıkışı: Beş yıl ikamet edenler oy kullanabilsin]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/sol-partiden-gocmenlere-oy-hakki-cikisi-bes-yil-ikamet-edenler-oy-kullanabilsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/sol-partiden-gocmenlere-oy-hakki-cikisi-bes-yil-ikamet-edenler-oy-kullanabilsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da muhalefetteki Sol Parti (Die Linke), ülkede en az beş yıldır yasal olarak yaşayan göçmenlerin federal, eyalet ve yerel seçimlerde oy kullanabilmesini öngören bir önergeyi Federal Meclis'e sundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Önerge, Almanya'da uzun yıllardır devam eden "yabancılara seçim hakkı" tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.</strong></p>

<p>"Yabancı kadın ve erkeklere seçim hakkı getirilsin" başlıklı önerge, Sol Parti milletvekili Ferat Koçak öncülüğünde hazırlandı ve parti eş başkanları Heidi Reichinnek ile Sören Pellmann'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda milletvekili tarafından imzalandı.</p>

<p>Parti, Almanya'da yaşayan milyonlarca göçmenin çalışmasına, vergi ödemesine ve toplumsal yaşama katılmasına rağmen siyasi karar alma süreçlerine dahil olamadığını savunuyor.</p>

<p><strong>"Demokratik temsil açığı oluşuyor"</strong></p>

<p>Önergede, Almanya'da yaşayan göçmenlerin büyük bölümünün uzun yıllardır ülkede hayatlarını sürdürdüğüne dikkat çekilerek, buna rağmen federal ve eyalet düzeyindeki seçimlere katılamadıkları vurgulandı.</p>

<p>Sol Parti'ye göre bu durum demokratik temsil açısından ciddi bir eksiklik yaratıyor. Parti, 2025 yılı itibarıyla Almanya'da yaklaşık 14 milyon yabancı uyruklu kişinin yaşadığını, bunların yaklaşık 5 milyonunun Avrupa Birliği vatandaşı olduğunu hatırlatıyor. İstatistiklere göre yabancı nüfusun Almanya'daki ortalama ikamet süresi ise yaklaşık 15 yıl.</p>

<p>Parti yönetimi, siyasi katılım hakkının vatandaşlık edinme koşullarına veya ekonomik durumlara bağlı olmaması gerektiğini savunuyor.</p>

<p><strong>Anayasal engel tartışması</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Almanya'da seçim hakkı halen Alman vatandaşlığına bağlı bulunuyor. Federal Anayasa Mahkemesi 1990 yılında verdiği kararda, Anayasa'da yer alan "Egemenlik halkındır" ilkesindeki "halk" kavramının Alman vatandaşlarını ifade ettiğine hükmetmiş ve yabancılara seçim hakkı tanıyan eyalet düzenlemelerini iptal etmişti.</p>

<p>Sol Parti ise aradan geçen yıllarda Almanya'nın göç ülkesi kimliğinin güçlendiğini ve hukuki yorumların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Parti temsilcileri, Anayasa'nın çeşitli maddelerinde "Alman halkı" yerine doğrudan "halk" ifadesinin kullanıldığına dikkat çekerek mevcut yaklaşımın yeniden tartışılabileceğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Schleswig-Holstein ve Hamburg'un girişimi</strong></p>

<p>Almanya'da yabancılara seçim hakkı konusu ilk kez 1989 yılında ciddi biçimde gündeme gelmişti.</p>

<p>14 Şubat 1989'da Schleswig-Holstein Eyaleti, en az beş yıldır yasal olarak ülkede yaşayan belirli yabancı gruplara yerel seçimlerde oy kullanma hakkı tanıyan düzenlemeyi kabul etti. Bir gün sonra Hamburg da en az sekiz yıldır Almanya'da yaşayan yabancılara belediye seçimlerinde oy hakkı verilmesini kararlaştırdı.</p>

<p>Ancak CDU/CSU'nun başvurusu üzerine Federal Anayasa Mahkemesi, 31 Ekim 1990 tarihinde her iki düzenlemeyi de Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti.</p>

<p><strong>AB vatandaşları oy kullanabiliyor</strong></p>

<p>Anayasa Mahkemesi kararından kısa süre sonra imzalanan Maastricht Antlaşması ile Avrupa Birliği vatandaşlarına yaşadıkları üye ülkelerde yerel seçimlere katılma hakkı tanındı.</p>

<p>Bu kapsamda Almanya'da yaşayan AB vatandaşları 1994 yılından bu yana belediye ve yerel seçimlerde hem oy kullanabiliyor hem de aday olabiliyor.</p>

<p>Buna karşın Türkiye kökenliler başta olmak üzere AB dışındaki ülkelerden gelen milyonlarca kişi, uzun yıllardır Almanya'da yaşamalarına rağmen seçimlere katılamıyor.</p>

<p><strong>Muhalefetten eleştiriler</strong></p>

<p>Sol Parti'nin önerisi siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi.</p>

<p>Eleştiriler, seçim hakkının vatandaşlıkla doğrudan bağlantılı olduğu ve Alman vatandaşlığının temel anlamını zayıflatabileceği üzerinde yoğunlaşıyor. Muhalif görüşlere göre seçim hakkı, yalnızca ülkedeki yaşamdan etkilenmenin değil, siyasi egemenliğin bir parçası olmanın sonucu olarak değerlendirilmeli.</p>

<p>Federal İçişleri Bakanlığı da uzun süredir Almanya'da yaşayan göçmenlerin vatandaşlığa geçerek seçim hakkı elde edebileceğini hatırlatıyor.</p>

<p>Sol Parti ise vatandaşlığa geçiş süreçlerinin her zaman kolay olmadığını, özellikle ekonomik ve sosyal nedenlerle birçok kişinin bu imkândan yararlanamadığını belirterek siyasi katılım hakkının vatandaşlık şartına bağlı olmaması gerektiğini savunuyor.</p>

<p><strong>Avrupa'da farklı uygulamalar var</strong></p>

<p>Avrupa'da yabancılara yerel seçim hakkı tanıyan ülkelerin sayısı her geçen yıl artıyor. İsveç 1975'ten, Danimarka 1981'den, Hollanda 1985'ten ve Finlandiya 1991'den bu yana ülkelerinde yaşayan yabancılara yerel seçimlerde oy kullanma hakkı tanıyor.</p>

<p>Belçika, İrlanda, İspanya, Portekiz, Slovenya, Slovakya, Estonya, Litvanya ve Macaristan gibi ülkelerde de belirli koşulları yerine getiren yabancılar yerel seçimlere katılabiliyor.</p>

<p>Almanya'da ise yabancılara seçim hakkı konusu, Sol Parti'nin son önerisiyle birlikte yeniden ülke siyasetinin önemli tartışma başlıklarından biri haline gelmiş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/sol-partiden-gocmenlere-oy-hakki-cikisi-bes-yil-ikamet-edenler-oy-kullanabilsin</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/sol-parti-1.JPG" type="image/jpeg" length="26917"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünyanın en büyük itfaiye ve kurtarma fuarı INTERSCHUTZ 2026 başladı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/dunyanin-en-buyuk-itfaiye-ve-kurtarma-fuari-interschutz-2026-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/dunyanin-en-buyuk-itfaiye-ve-kurtarma-fuari-interschutz-2026-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın itfaiye, kurtarma, sivil savunma ve afet yönetimi alanındaki en önemli fuarlarından biri olarak kabul edilen INTERSCHUTZ 2026, Almanya’nın Hannover kentinde kapılarını açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Beş yılda bir düzenlenen uluslararası fuar, 1-6 Haziran tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak.</strong></p>

<p>Bu yıl “Safeguarding Tomorrow” (Yarını Korumak) temasıyla gerçekleştirilen fuarda, yangınla mücadele, kurtarma hizmetleri, afet yönetimi, çevre koruma ve güvenlik alanlarındaki en yeni teknolojiler sergileniyor.</p>

<p>Fuara bu yıl 54 ülkeden yaklaşık 1.800 firma katılıyor. Organizatörlerin verdiği bilgilere göre INTERSCHUTZ 2026, katılımcı sayısı bakımından fuar tarihinin en büyük organizasyonu olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık 125 bin profesyonel ziyaretçinin fuarı ziyaret etmesi bekleniyor.</p>

<p>Katılımcı firmaların büyük bölümü Almanya’dan gelirken, Avusturya, Çin, Türkiye ve İtalya en fazla temsil edilen ülkeler arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Yapay zekâ ve iklim krizi öne çıkıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hannover Fuar Alanı’ndaki dokuz salonda düzenlenen etkinlikte, kasklardan müdahale araçlarına, haberleşme sistemlerinden kontrol merkezi teknolojilerine kadar geniş bir ürün yelpazesi tanıtılıyor.</p>

<p>Bu yılın öne çıkan başlıkları arasında iklim krizinin yol açtığı sel ve orman yangınlarıyla mücadele, yapay zekâ destekli acil durum yönetim sistemleri, robotik uygulamalar ve sürdürülebilir teknolojiler bulunuyor.</p>

<p>Fuarda ayrıca yangın söndürme araçları, kurtarma ekipmanları, sağlık ve ilk yardım teknolojileri, koruyucu ekipmanlar, alarm ve haberleşme sistemleri ile güvenlik çözümleri sergileniyor.</p>

<p><strong>Mobil sahra hastanesi ilk kez tanıtılıyor</strong></p>

<p>INTERSCHUTZ 2026’nın dikkat çeken yeniliklerinden biri de Alman Kızılhaçı’nın (DRK) kurduğu mobil sahra hastanesi oldu. Yaklaşık 3 bin metrekarelik alana kurulan hastanede ziyaretçiler, kriz ve afet bölgelerinde sağlık hizmetlerinin nasıl organize edildiğini yakından inceleme fırsatı buluyor.</p>

<p><strong>Orman yangınlarına özel kamp</strong></p>

<p>Fuar kapsamında ilk kez kurulan “Wildfire Camp” (Orman Yangını Kampı) alanında ise Almanya ve farklı ülkelerden uzmanlar, orman ve bitki örtüsü yangınlarının önlenmesi ve söndürülmesine yönelik yeni yöntemleri tanıtıyor.</p>

<p>Ayrıca EXPO çatısı altında oluşturulan yüksekte kurtarma pavyonu da fuarın yenilikleri arasında yer alıyor. Altı gün boyunca yalnızca yüksekte kurtarma konusuna odaklanacak alanda çeşitli gösteriler ve eğitim programları düzenlenecek. Fuarın son gününde ise Alman yüksekte kurtarma ekiplerinin ulusal performans yarışması gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>Sektörün geleceği Hannover’de şekilleniyor</strong></p>

<p>Dünya genelinde itfaiye teşkilatları, kurtarma ekipleri, sivil savunma kuruluşları ve afet yönetimi uzmanlarını bir araya getiren INTERSCHUTZ, yalnızca yeni teknolojilerin tanıtıldığı bir platform olmanın ötesinde, geleceğin güvenlik ve afet yönetimi stratejilerinin tartışıldığı uluslararası bir buluşma noktası olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, TEKNOLOJİ, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/dunyanin-en-buyuk-itfaiye-ve-kurtarma-fuari-interschutz-2026-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 08:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/hannover-fuar.JPG" type="image/jpeg" length="83234"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Analistler: Rusya'nın saldırıları cephedeki gerilemeyi gizleyemiyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/analistler-rusyanin-saldirilari-cephedeki-gerilemeyi-gizleyemiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/analistler-rusyanin-saldirilari-cephedeki-gerilemeyi-gizleyemiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik son günlerde yüzlerce insansız hava aracı ve füze kullanarak gerçekleştirdiği yoğun saldırılar dikkat çekse de, birçok analist Moskova'nın savaşta giderek daha fazla zorlandığı görüşünde.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rus ordusunun Ukrayna'daki ilerleyişi büyük ölçüde yavaşlarken, ağır kayıplar nedeniyle yeni asker bulmakta zorlandığı belirtiliyor. </strong></p>

<p>Donetsk ve Luhansk bölgelerinde zorunlu seferberlik uygulamalarının artırılması da bu sıkıntının işaretleri arasında gösteriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Viyana merkezli askeri analist Franz-Stefan Gady, Ukrayna'nın bugün bir yıl öncesine kıyasla daha güçlü bir konumda olduğunu belirtirken, bazı uzmanlar Rusya'nın son saldırılarını olası müzakereler öncesinde avantaj elde etme ve uluslararası gündemi yeniden Ukrayna savaşına çevirmeye yönelik bir hamle olarak değerlendiriyor.</p>

<p>Londra merkezli Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü (RUSI) araştırmacılarından Jack Watling de Ukrayna'nın son dönemde cephede elde ettiği kazanımların savaşın seyrini etkilediğini savunuyor. Watling'e göre Rusya saldırılarını sürdürse de sahadaki askeri performansı geriliyor.</p>

<p>Ukrayna'nın konumu, Avrupa ülkelerinden gelen yeni askeri yardımlarla da güçleniyor. Finlandiya'nın yeni silah paketi ve İsveç'in sağladığı Gripen savaş uçakları bu desteğin son örnekleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Ukraynalı açık kaynak istihbarat platformu DeepState UA'nın verilerine göre Rusya, son aylarda saldırılarını artırmasına rağmen bazı bölgelerde toprak kaybetti. Analistler, bazı Rus birliklerinin ciddi personel eksikliği yaşadığına dikkat çekiyor.</p>

<p>Batılı istihbarat değerlendirmeleri de Rusya'nın ağır kayıplar verdiğini ortaya koyuyor. İngiliz istihbaratına göre savaşın başlangıcından bu yana yaklaşık 500 bin Rus askeri hayatını kaybetti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Rusya'nın her ay 15 ila 20 bin asker kaybettiğini söyledi.</p>

<p>Öte yandan ABD'nin arabuluculuğunda yürütülen barış görüşmeleri de ilerleme kaydetmiyor. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, müzakerelerin durma noktasında olduğunu kabul ederken, Rusya'nın Donbas'ın tamamını kısa vadede kontrol altına alma hedefinin de zorlu göründüğünü ifade etti.</p>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise son saldırıları, Rusya'nın savaşta geri adım atma niyetinde olmadığının göstergesi olarak değerlendirdi. Buna karşın Washington'dan gelen açıklamalar, Ukrayna'nın cephedeki pozisyonuna olan güveninin arttığına işaret ediyor.</p>

<p>Sonuç olarak uzmanlar, Rusya'nın yoğun saldırı kapasitesini korumasına rağmen savaşın dördüncü yılında askeri, ekonomik ve siyasi açıdan giderek daha fazla baskı altında kaldığı görüşünde birleşiyor.</p>

<p><strong><i>Kaynak: Lara Jakes / New York Times</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/analistler-rusyanin-saldirilari-cephedeki-gerilemeyi-gizleyemiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 07:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/savas-8.jpg" type="image/jpeg" length="28173"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa İstatistik Ofisi: Avrupa'da yıllık enflasyon yüzde 3,2'ye çıktı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-istatistik-ofisi-avrupada-yillik-enflasyon-yuzde-32ye-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-istatistik-ofisi-avrupada-yillik-enflasyon-yuzde-32ye-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avro Bölgesi'nin mayıs ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Euro Bölgesi'nde yıllık enflasyon mayıs ayında enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle yüzde 3,2 seviyesine yükseldi</strong></p>

<p>Buna göre, Euro Bölgesi'nde nisanda yüzde 3 olan yıllık enflasyon, mayısta yüzde 3,2'ye ulaştı. Böylece, Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon, Eylül 2023'ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enflasyon, mayısta aylık bazda ise yüzde 0,1 oldu.</p>

<p>Piyasa beklentisi de enflasyonun mayısta yıllık bazda yüzde 3,2 olacağı yönündeydi.</p>

<p>Euro Bölgesi'nde mayıs ayında çekirdek enflasyon yıllık bazda yüzde 2,5, aylık bazda yüzde 0,3 seviyesinde belirlendi.</p>

<p>Euro Bölgesi'nde mayısta enflasyonun ana bileşenlerine bakıldığında, en yüksek yıllık fiyat artışı yüzde 10,9 ile enerji ürünlerinde gerçekleşti. Bunu, yüzde 3,5 ile hizmetler, yüzde 2 ile gıda, alkol ve tütün ürünleri, yüzde 0,9 ile enerji dışı sanayi ürünleri takip etti.</p>

<p>Enflasyon mayısta geçen yılın aynı ayına göre, Almanya'da yüzde 2,7, Fransa'da 2,8, İtalya'da 3,3 ve İspanya'da yüzde 3,6 seviyesinde ölçüldü.</p>

<p>Öte yandan, Avrupa Merkez Bankasının (ECB) Avro Bölgesi enflasyon hedefi yüzde 2 seviyesinde bulunuyor.​​​​​​​</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>AVRUPA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-istatistik-ofisi-avrupada-yillik-enflasyon-yuzde-32ye-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 23:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/eu-15.jpeg" type="image/jpeg" length="82549"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hüseyin Cevahir katledilişinin 55. yılında Dersim’de anıldı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/huseyin-cevahir-katledilisinin-55-yilinda-dersimde-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/huseyin-cevahir-katledilisinin-55-yilinda-dersimde-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye devrimci hareketinin önder isimlerinden, THKP-C kurucularından Hüseyin Cevahir, katledilişinin 55. yılında Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Yeldeğen (Şöbek) köyündeki mezarı başında anıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Anmada yapılan konuşmalarda, Cevahir’in devrimci mirasına sahip çıkılması çağrısı yapılırken, “Bugün daha fazla Cevahir olmaya ihtiyacımız var” vurgusu öne çıktı.</strong></p>

<p>68 kuşağının ve THKP-C'nin önder isimlerinden Hüseyin Cevahir, 1 Haziran 1971'de İstanbul Maltepe'de Mahir Çayan ile birlikte kuşatıldığı evde çıkan çatışmada yaşamını yitirmişti. Cevahir, katledilişinin 55. yılında memleketi Dersim'in Mazgirt ilçesinde mezarı başında anıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/1-204.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Mazgirt ilçesine bağlı Yeldeğen köyündeki anmaya Cevahir’in ailesinin yanı sıra DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Dersim Belediye Başkanı Cevdet Konak, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Emek ve Özgürlük Cephesi, Türkiye Komünist Hareketi, Kızıl Parti, Demokratik Alevi Dernekleri temsilcileri, SOL Parti yöneticileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.</p>

<p><strong>Cevahir’in mektubu okundu</strong></p>

<p>Anmada Hüseyin Cevahir’in yeğeni Cevahir Çağdaş Özkan tarafından, Cevahir’in 1965 yılında kaleme aldığı mektup okundu.</p>

<p><img alt="" height="406" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/cagdas.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="715" /></p>

<p>Mektupta genç yaşta yaşamı, emeği ve toplumsal eşitsizlikleri sorgulayan satırlar yer aldı. Katılımcılar tarafından ilgiyle dinlenen mektupta Cevahir’in şu sözleri dikkat çekti:</p>

<p><strong>“Bugün hava güneşliydi. Dersten çıktıktan sonra tek başıma Kabataş’a gidip boğazın hemen kıyısında bir taşa oturdum ve balıkçıların ağlarını onarışlarına baktım. Nasıl özenmezsin şu balıkçının bir günlük mutlu yaşantısına. Bir profesörün ciddiyeti ve dikkatiyle ağları onarıyor, usta elleri sanki ‘Ne sihirdir ne keramet’ demek istiyordu.”</strong></p>

<p>Mektubun son bölümünde yer alan şu ifadeler de anmaya katılanlar tarafından alkışlarla karşılandı:</p>

<p><strong>“Biz ki çemberini kıramayacak çıkımsız bir döngünün içindeyiz, uzağız ve yakınız. Bana öyle geliyor ki mutluluğa doymadan bitiverecek bir yerde günlerimiz.”</strong></p>

<p><strong>“Milyonlarca insanın düşlerini gerçeğe dönüştürmek için”</strong></p>

<p><strong><img alt="" height="441" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/dersim1-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></strong></p>

<p>Anmada kurumlar adına ortak açıklamayı SOL Parti Malatya İl Örgütü Sözcüsü Ali Osman İzci okudu.</p>

<p>Açıklamada Hüseyin Cevahir’in aradan geçen yıllara rağmen devrimci mücadelede önemli bir simge olmaya devam ettiği belirtilerek, “Halkımızın ölümsüz Cevahir’ini sevgi ve saygıyla anıyoruz. Üzerinden onlarca yıl geçse de kalbimizin en derinlerinde yaşamaya devam ediyor” denildi.</p>

<p>Türkiye’de yaşanan siyasal ve toplumsal gelişmelere de değinilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“ABD emperyalizminin desteğini alan rejim en temel demokrasi ilkelerini dahi ayaklar altına alıyor. Her geçen gün dinci gericilik hayatın her alanına yayılmaya çalışılıyor. Yoksulluk ve hayat pahalılığı dayanılmaz boyutlara ulaştı. Seçme ve seçilme iradesi gasp edilerek siyasi partilere kayyum atanıyor. Tüm bunların karşısında umutluyuz. Çünkü memleketi karanlıktan gün yüzüne çıkarmak isteyen milyonlar var. Milyonlarca insanın aydınlıktan yana bir memleket düşlerini gerçeğe dönüştürebilmek için bugün daha fazla Cevahir olmaya ihtiyacımız var.”</p>

<p><strong>“Mahir, Hüseyin, Ulaş sloganı yeniden yükseldi”</strong></p>

<p>Açıklamada, son dönemde gençlerin demokrasi ve özgürlük talepleriyle ortaya koyduğu kitlesel tepkilere de dikkat çekildi.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/dersim3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>“19 Mart’ta ortaya çıkan gençliğin kitlesel tepkisinde ‘Mahir, Hüseyin, Ulaş, kurtuluşa kadar savaş’ sloganı yeniden hak ettiği noktaya geldi” denilen açıklamada, Cevahir, Mahir Çayan ve Ulaş Bardakçı’nın fikirlerinin genç kuşaklar tarafından sahiplenilmeye devam ettiği vurgulandı.</p>

<p>Ortak açıklamada ayrıca, Hüseyin Cevahir’in yalnızca geçmişte kalmış bir isim olarak değil, bugünün mücadeleleri içerisinde anlamlandırılarak anıldığı belirtilerek, “Dersim halkının yiğit evladı Hüseyin Cevahir’i, emperyalizme karşı bağımsız Türkiye çağrısıyla, gericiliğe karşı aydınlanma mücadelesiyle ve faşizme karşı kararlı duruşuyla anıyoruz” ifadeleri kullanıldı.</p>

<p><img alt="" height="745" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/2-141.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Ayten Kordu: Onların mirasına sahip çıkmalıyız</strong></p>

<p>Anmada konuşan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise Hüseyin Cevahir ve arkadaşlarının eşitlik, özgürlük ve kardeşlik mücadelesinin bugün de yol göstermeye devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Kordu, “Bizlere düşen onların canlarıyla, dişleriyle, tırnaklarıyla mücadele ederek kurmaya çalıştıkları eşitlik, özgürlük ve kardeşlik hayalini yaşatmaktır. Onların mirasına sahip çıkmak, daha fazla örgütlenmek ve düşüncelerini yaşamın her alanında büyütmek gerekiyor. Onları ancak böyle yaşatabilir ve ölümsüz kılabiliriz” dedi.</p>

<p><strong>Fotoğraflar: Erdal - Mustafa | Haber: Haber Merkezi / ANKA</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/huseyin-cevahir-katledilisinin-55-yilinda-dersimde-anildi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 00:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/dersim2.jpg" type="image/jpeg" length="36351"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Telegraph yorumu: Dünya İran’a odaklanırken Erdoğan muhalefeti tasfiye ediyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/telegraph-yorumu-dunya-irana-odaklanirken-erdogan-muhalefeti-tasfiye-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/telegraph-yorumu-dunya-irana-odaklanirken-erdogan-muhalefeti-tasfiye-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiliz Telegraph gazetesinde yayımlanan bir analizde, dünya kamuoyunun dikkatinin İran ve Ortadoğu’daki gelişmelere yöneldiği bir dönemde AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’de muhalefet üzerindeki baskıları artırdığı ileri sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sophia Yan imzalı analizde, uluslararası konjonktürün Erdoğan’a hem iç politikada hem de dış politikada önemli hareket alanı sağladığı savunuldu.</strong></p>

<p>Yazıda, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılmasının ardından yaşanan gelişmeler örnek gösterilerek, Türkiye’deki demokratik alanın giderek daraldığı iddia edildi.</p>

<p><strong>“Dünya başka krizlere bakarken”</strong></p>

<p>Analizde, CHP Genel Merkezi önünde yaşanan polis müdahalesi ayrıntılı şekilde aktarıldı. Güvenlik güçlerinin parti binasına yönelik operasyonu ve göz yaşartıcı gaz kullanımı hatırlatılarak, Özgür Özel’in görevden alınmasına karşı parti binasında direniş gösterdiği belirtildi.</p>

<p>Yazara göre, İsrail-İran savaşı ve bölgedeki güvenlik krizleri dünya kamuoyunun dikkatini başka yöne çekerken, Erdoğan içeride muhalefeti etkisizleştirmeye yönelik adımlarını hızlandırdı.</p>

<p>Washington merkezli Middle East Institute Türkiye Programı Direktörü Gönül Tol’un görüşlerine yer verilen analizde, mevcut uluslararası ortamın Erdoğan açısından “mükemmel koşullar” yarattığı savunuldu.</p>

<p>Orta Doğu üzerine yaptığı analizlerle uluslararası alanda tanınan akademisyen ve yazar Tol, “Bütün bu jeopolitik sarsıntılar Erdoğan’a içeride demokratik alandan geriye ne kaldıysa onun üzerinde istediği gibi hareket etme imkânı veriyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>“Türkiye’nin uluslararası önemi arttı”</strong></p>

<p>Analizde, Rusya-Ukrayna savaşıyla başlayan ve İran kriziyle derinleşen uluslararası belirsizlik ortamının Türkiye’nin jeopolitik önemini artırdığı vurgulandı.</p>

<p>Yazıda, NATO üyesi Türkiye’nin hem Avrupa hem de Ortadoğu açısından vazgeçilmez bir aktör haline geldiği, bu nedenle Batılı ülkelerin Ankara’ya yönelik eleştirilerini azalttığı öne sürüldü.</p>

<p>Gönül Tol, birçok ülkenin artık Erdoğan yönetimiyle çalışmak zorunda hissettiğini belirterek, “Avrupa ülkeleri, NATO müttefikleri ve bölgesel aktörler Erdoğan’la iş birliği yapmaktan başka seçeneklerinin olmadığını düşünüyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İmamoğlu davası ve Batı’nın sessizliği</strong></p>

<p>Makalede, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yargı sürecine de geniş yer verildi.</p>

<p>İmamoğlu hakkında hazırlanan binlerce sayfalık iddianamede yolsuzluk ve suç örgütü yöneticiliği gibi suçlamaların bulunduğu belirtilirken, muhalefet çevrelerinin bu suçlamaları siyasi nitelikli olarak değerlendirdiği aktarıldı.</p>

<p>Yazar, İmamoğlu’nun mahkemeye çıktığı dönemde Batılı ülkelerden ve uluslararası kuruluşlardan ciddi bir tepki gelmediğini savunarak, bunun dikkat çekici olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Ekonomik kriz Erdoğan’ın desteğini aşındırıyor”</strong></p>

<p>Analizde, son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon ve ekonomik sıkıntıların Erdoğan’ın toplumsal desteğini olumsuz etkilediği değerlendirmesi de yer aldı.</p>

<p>ABD merkezli danışmanlık şirketi Amena Strategies’den Yusuf Can’ın görüşlerine yer verilen yazıda, iktidarın geçmiş yıllardaki kadar güçlü halk desteğine sahip olmadığı öne sürüldü.</p>

<p>Can, “Erdoğan yönetimi 10-15 yıl önceki toplumsal desteğe artık sahip olmadığını görüyor. Bu nedenle CHP’yi etkisizleştirmeye yönelik daha baskıcı yöntemlere başvuruyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Savunma sanayii ve yeni dış politika hamleleri</strong></p>

<p>Telegraph analizinde Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki yükselişi de önemli başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p>Irak’ın Türkiye’den hava savunma sistemleri satın alma kararı ve Endonezya’nın Bayraktar Kızılelma insansız savaş uçakları için yaptığı anlaşma örnek gösterilerek, Ankara’nın uluslararası alandaki etkisinin arttığı ifade edildi.</p>

<p>Yazıda ayrıca Türkiye’nin NATO içindeki askeri ağırlığına dikkat çekilerek, ülkenin dünyanın önde gelen silah ihracatçıları arasına yükseldiği belirtildi.</p>

<p>Analize göre, savunma sanayii ihracatı Erdoğan’ın uluslararası konumunu güçlendirirken, iç politikada da yönetime ekonomik ve siyasi destek sağlıyor.</p>

<p><strong>“Muhalefeti etkisizleştirme çabası”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Makalenin son bölümünde, Erdoğan’ın Türkiye’yi enerji, ticaret ve lojistik alanlarında bölgesel bir merkez haline getirmeye çalıştığı belirtilirken, bu hedeflerin siyasi istikrar ve güçlü merkezi yönetim anlayışıyla birlikte yürütüldüğü savunuldu.</p>

<p>Uzman görüşlerine dayandırılan değerlendirmelerde, iktidarın bu süreçte muhalefeti etkisizleştirmeyi stratejik bir hedef olarak gördüğü ileri sürüldü.</p>

<p>Gönül Tol ise Batılı ülkelerin Türkiye’deki demokratik gerilemeye eskisi kadar önem vermediğini savunarak, günümüzde daha çok savunma kapasitesi, üretim gücü ve güvenlik iş birliklerinin öne çıktığını ifade etti.</p>

<p>Tol, otoriter yönetimlerle kurulan ilişkilerin uzun vadede risk taşıdığını belirterek, <strong>“Rejimlerin önceliği her zaman kendi varlıklarını korumaktır. Bu nedenle böyle yönetimler istikrarlı müttefikler olmayabilir”</strong> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Telegraph’ta yayımlanan analiz, İran krizi ve küresel güvenlik gündeminin gölgesinde Türkiye’deki siyasi gelişmelerin uluslararası kamuoyunda yeterince tartışılmadığını savunurken, Erdoğan yönetiminin aynı dönemde hem içeride hem dışarıda pozisyonunu güçlendirdiği görüşünü dile getiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>AVRUPA, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/telegraph-yorumu-dunya-irana-odaklanirken-erdogan-muhalefeti-tasfiye-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/erdo-32.png" type="image/jpeg" length="12469"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamburg'da olimpiyat hayaline halktan ret: Belediye yönetimine sert eleştiri]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-olimpiyat-hayaline-halktan-ret-belediye-yonetimine-sert-elestiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-olimpiyat-hayaline-halktan-ret-belediye-yonetimine-sert-elestiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Hamburg kentinde düzenlenen halk oylamasında, şehrin Olimpiyat Oyunları'na ev sahipliği yapmak için adaylık başvurusu yapması yönündeki teklif reddedildi. Sonuç, Belediye Başkanı Peter Tschentscher ve kent yönetimi için önemli bir siyasi yenilgi olarak değerlendiriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hamburger Morgenpost (MOPO) gazetesinde yayımlanan yorum yazısında, belediye yönetiminin halkın nabzını tutamadığı ve Olimpiyat projesi konusunda vatandaşları ikna etmekte başarısız olduğu savunuldu.</strong></p>

<p><strong>Süheyla KAPLAN</strong></p>

<p>Yazıda, kent sakinlerinin uzun süredir mega projelere ve büyük kamu harcamalarına karşı daha temkinli yaklaştığına dikkat çekildi.</p>

<p>Yorumda özellikle Belediye Başkanı Tschentscher'in kampanya sürecinde yeterince görünür olmadığı eleştirildi. Gazete, halkın desteğini kazanmak isteyen siyasi liderlerin daha fazla sahada olması, eleştirilerle yüzleşmesi ve projeyi duygusal bir vizyonla anlatması gerektiğini belirtti. Buna karşın belediye yönetiminin yürüttüğü kampanyanın beklenen heyecanı yaratamadığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="337" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/spd-3.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>MOPO'ya göre tartışmalar, projenin maliyetleri ve olası ekonomik getirileri etrafında sıkışıp kaldı. Vatandaşların önemli bir bölümü, Olimpiyatların kendilerine doğrudan fayda sağlayacağına ikna olmadı. Yazıda, gelecekte oluşabilecek maliyetlerin ve güvenlik giderlerinin belirsizliğinin de seçmenleri etkilediği vurgulandı.</p>

<p>Gazete ayrıca, Hamburg'da 2015 yılında da benzer bir Olimpiyat referandumunun başarısız olduğunu hatırlatarak, bu kez yaşanan sonucun farklı nedenlere dayandığını ileri sürdü. 2015'te yönetime yönelik kibir eleştirileri öne çıkarken, 2026'daki oylamada ise belediye yönetiminin halkı ikna edecek güçlü bir kampanya yürütememesinin belirleyici olduğu görüşü dile getirildi.</p>

<p>Muhalefetteki CDU Başkanı Dennis Thering ise sonucu "kaçırılmış tarihi bir fırsat" olarak nitelendirirken, Hamburg'un uluslararası görünürlüğünü artıracak ve kente yeni yatırımlar getirecek bir şansın kaybedildiğini söyledi.</p>

<p>Sonuç, Hamburg'da son yılların en önemli yerel siyasi tartışmalarından biri olarak görülürken, belediye yönetiminin kent halkıyla iletişim kurma biçimi de yeniden gündeme taşınmış oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÜNDEM, HAMBURG, MAGAZİN, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-olimpiyat-hayaline-halktan-ret-belediye-yonetimine-sert-elestiri</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 23:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/hh5-2.JPG" type="image/jpeg" length="25099"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamburg’da olimpiyat adaylığına halk vetosu: Yüzde 54,9 “hayır” dedi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-olimpiyat-adayligina-halk-vetosu-yuzde-549-hayir-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-olimpiyat-adayligina-halk-vetosu-yuzde-549-hayir-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Hamburg kentinde düzenlenen referandumda seçmenler, kentin 2036, 2040 veya 2044 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’na ev sahipliği yapmak üzere aday olmasına bir kez daha “hayır” dedi. Böylece Hamburg, daha ulusal adaylık süreci tamamlanmadan Alman Olimpiyat yarışından çekilmiş oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Referandumda oy kullananların yüzde 54,9’u olimpiyat adaylığına karşı çıkarken, yüzde 45,1’i adaylığı destekledi. Yaklaşık 1,3 milyon kişinin oy kullanma hakkına sahip olduğu referanduma katılım oranı ise yüzde 49,5 olarak gerçekleşti.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sonuçla birlikte Hamburg, 2015 yılında olduğu gibi ikinci kez olimpiyatlara ev sahipliği yapma girişimini halk oylamasında kaybetmiş oldu. O dönemde de kent sakinleri 2024 Olimpiyat Oyunları adaylığına karşı çıkmıştı.</p>

<p><strong>Hamburg Belediye Başkanı Tschentscher: Karara saygı duyuyoruz</strong></p>

<p>Hamburg Belediye Başkanı Peter Tschentscher, referandum sonucunun ardından kentin olimpiyat adaylığını geri çektiğini açıkladı.</p>

<p><img alt="" height="542" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/hh-22.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="791" /></p>

<p>Referandum öncesinde “evet” kampanyasının en görünür isimlerinden biri olan Tschentscher, sonucun kendileri açısından hayal kırıklığı yarattığını belirtirken, halkın kararına saygı duyduklarını söyledi.</p>

<p>Hamburg Senatosu’nun referandum sonucuyla bağlı olduğunu vurgulayan Tschentscher, olimpiyatların kent için önemli fırsatlar sunacağını düşündüklerini ancak seçmenlerin farklı yönde karar verdiğini ifade etti.</p>

<p><strong>DOSB’de hayal kırıklığı</strong></p>

<p>Alman Olimpik Spor Konfederasyonu (DOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Otto Fricke de sonuçtan duyduğu üzüntüyü dile getirdi.</p>

<p>Fricke, Hamburg’daki sonucun kendileri açısından hayal kırıklığı yarattığını belirterek, “Münih, Kuzey Ren-Vestfalya ve Kiel’de yapılan halk oylamalarında olumlu sonuçlar almıştık. Hamburg’un demokratik biçimde ‘hayır’ demesi elbette üzücü, ancak bu da şeffaf sürecimizin bir parçası” dedi.</p>

<p><strong>Neden “hayır” çıktı?</strong></p>

<p>Referandum sonucunun ardından gözler seçmenlerin neden olimpiyat adaylığına karşı çıktığına çevrildi.</p>

<p>Alman basınında yer alan değerlendirmelerde ekonomik kaygılar öne çıktı. Özellikle artan kiralar, olası trafik sorunları, yüksek kamu harcamaları ve sosyal eşitsizliklerin derinleşeceği endişesinin seçmen davranışında etkili olduğu belirtildi.</p>

<p>Birçok yorumcuya göre Hamburg halkı, olimpiyatların getireceği belirsiz kazanımlar yerine mevcut yaşam koşullarını korumayı tercih etti.</p>

<p>Bazı analizlerde ise Münih ile Hamburg arasındaki farklara dikkat çekildi. Münih ve çevresinde yapılan halk oylamalarında seçmenlerin yaklaşık üçte ikisi olimpiyat adaylığını desteklerken, Hamburg’da destek yüzde 45 seviyesinde kaldı.</p>

<p>Uzmanlar, Münih’in son yıllarda Avrupa Şampiyonaları gibi büyük spor organizasyonlarına ev sahipliği yapmasının olimpiyatlara yönelik olumlu algıyı güçlendirdiğini, Hamburg’un ise benzer ölçekte deneyimlere sahip olmadığını vurguladı.</p>

<p><strong>Hamburg yarış dışı kaldı</strong></p>

<p>Referandum sonucunun ardından Hamburg, Almanya’nın olimpiyat adaylığı yarışından çekilmiş oldu.</p>

<p>Böylece Alman Olimpik Spor Konfederasyonu’nun önünde üç seçenek kaldı: Berlin, Münih ve merkezinde Köln’ün yer aldığı Rhein-Ruhr bölgesi.</p>

<p>DOSB, Almanya’nın uluslararası olimpiyat adayını 26 Eylül’de açıklayacak.</p>

<p><strong>Gözler Berlin, Münih ve Rhein-Ruhr’da</strong></p>

<p>DOSB, aday şehirleri altyapı, finansman, sürdürülebilirlik ve kamuoyu desteği gibi kriterler üzerinden değerlendiriyor.</p>

<p>Münih ve Rhein-Ruhr bölgesinde yapılan halk oylamalarında seçmenlerin yaklaşık yüzde 66’sı olimpiyat adaylığına destek verdi. Kiel’de yapılan referandumda ise seçmenlerin yüzde 63,5’i kentin gelecekteki olimpiyatlarda yelken merkezi olarak yer almasını destekledi.</p>

<p>Berlin ise anayasal nedenlerle referanduma gitmedi. Kent meclisi mayıs ayında aldığı kararla olimpiyat adaylığına destek vermişti.</p>

<p><strong>Alman basını: “Hamburg ikinci kez olimpiyatlara kapıyı kapattı”</strong></p>

<p>Alman basını referandum sonucunu geniş şekilde haberleştirdi. Birçok yayın organı, Hamburg’un 2015’ten sonra ikinci kez olimpiyatlara “hayır” dediğine dikkat çekti.</p>

<p>Yorumlarda, Paris 2024 Olimpiyatları sonrasında Almanya’da genel olarak olimpiyatlara yönelik desteğin arttığına işaret edilirken, Hamburg sonucunun yine de önemli bir uyarı niteliği taşıdığı vurgulandı.</p>

<p>Bazı değerlendirmelerde ise Alman Olimpik Spor Konfederasyonu’nun aday belirleme sürecinin Hamburg’un çekilmesiyle daha da netleştiği ifade edildi. Buna göre uluslararası görünürlük açısından Berlin, halk desteği bakımından Münih ve ekonomik potansiyel açısından Rhein-Ruhr bölgesi öne çıkan seçenekler olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Hamburg ise birçok yorumcuya göre güçlü bir denge sunabilecek bir aday olmasına rağmen, halkın tercihiyle yarış dışında kaldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, HAMBURG, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-olimpiyat-adayligina-halk-vetosu-yuzde-549-hayir-dedi</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 22:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/olimpiyatlara-hayir-1.JPG" type="image/jpeg" length="51125"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FAZ: Erdoğan'ın güç siyaseti ekonomide belirsizliği derinleştiriyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/faz-erdoganin-guc-siyaseti-ekonomide-belirsizligi-derinlestiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/faz-erdoganin-guc-siyaseti-ekonomide-belirsizligi-derinlestiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın önde gelen gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ)'da gazeteci Andreas Mihm tarafından kaleme alınan makalede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın son dönemdeki siyasi hamlelerinin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkileri değerlendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Mihm, Erdoğan'ın muhalefete yönelik baskılarının finans piyasalarında geçmişe kıyasla daha sınırlı tepkiyle karşılandığını belirterek, bunun nedenlerinden birinin iş dünyasında oluşan "alışılmışlık" ve kaderciliğe varan kabulleniş olduğunu savundu.</strong></p>

<p>Süheyla KAPLAN</p>

<p>Makaleye göre Türk yöneticiler ve yatırımcılar, siyasi müdahaleleri artık olağan karşılıyor ve şirketlerin krizlere uyum sağlama kapasitesini dayanıklılık göstergesi olarak görüyor.</p>

<p>Bununla birlikte yazar, ekonomik göstergelerin aynı derecede olumlu olmadığını vurguluyor. Yüksek enflasyon, artan üretim maliyetleri ve ihracatçıların yaşadığı zorlukların ekonomiyi baskıladığı belirtilirken, İran kaynaklı bölgesel gerilimlerin enerji maliyetlerini yükselterek cari açığı büyüttüğüne dikkat çekiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Makalede, yüzde 30'un üzerinde seyreden enflasyonun halkın en büyük sorunlarından biri olmaya devam ettiği, orta sınıfın giderek zayıfladığı ve buna karşın çok zenginlerin sayısının arttığı ifade ediliyor. Merkez Bankası'nın yüksek faiz politikasıyla enflasyonu kontrol altına almaya çalıştığı, ancak bunun yatırımları ve ekonomik büyümeyi olumsuz etkilediği belirtiliyor.</p>

<p>Andreas Mihm ayrıca, önümüzdeki Merkez Bankası faiz kararının hem kurumun bağımsızlığı hem de hükümetin enflasyonla mücadele konusundaki kararlılığı açısından önemli bir test olacağını yazıyor. Yazıda, uluslararası yatırımcıların güvenini kazanmak için öngörülebilir ekonomi politikalarının ve güçlü kurumların gerekli olduğu vurgulanıyor.</p>

<p>FAZ'daki değerlendirmede, Erdoğan'ın giderek daha fazla güç topladığı ve demokratik denge-denetleme mekanizmalarını zayıflattığı yönündeki eleştirilere de yer veriliyor. Bu durumun Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerini zorlaştırdığı ve üyelik perspektifini daha da uzaklaştırdığı ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/faz-erdoganin-guc-siyaseti-ekonomide-belirsizligi-derinlestiriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 17:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/erdo2-2.JPG" type="image/jpeg" length="19442"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa Postası'nın Şubat 2025 sayısı ile okurlarımıza 'Merhaba' diyoruz]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-subat-2025-sayisi-ile-okurlarimiza-merhaba-diyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-subat-2025-sayisi-ile-okurlarimiza-merhaba-diyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğru haber ve özgür düşüncenin adresi Avrupa Postası'nın yeni sayısı 25 Şubat tarihinde çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p data-end="232" data-start="0">Başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinde günden güne yükselen aşırı sağcı AfD'ye karşı neler yapılması gerektiği sorusunun öne çıktığı bu sayımızda, 23 Şubat'ta gerçekleşen Almanya'daki erken genel seçimlere geniş yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p data-end="371" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="234">Toplam 24 sayfadan oluşan ve çoğu özel haberler ile gündeme yönelik gazeteci ve yazar dostlarımızın köşe yazılarının yer aldığı bu sayımızla okurlarımıza "Merhaba" diyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-subat-2025-sayisi-ile-okurlarimiza-merhaba-diyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Mar 2025 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2025/03/sayfa-1.JPG" type="image/jpeg" length="29702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa Postası'nın yeni sayısı ile 'Merhaba']]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2012 yılından bu yana internet ağırlıklı birçok özel haberle Avrupa ve Türkiye'de gündem yaratan Avrupa Postası'nın yeni sayısı 18 Ekim tarihinde çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Toplam 24 sayfadan oluşan yeni sayımız daha öncekilere kıyasla dolu dolu oldu diyebiliriz.</strong></p>

<p>Frankfurt Kitap Fuarı'nı dikkate alarak kısa sürede hazırlanan bu sayımızda, Almanya'da tartışılan hızlı ve çifte vatandaşlıktan, günden güne yükselen aşırı sağcı ve ırkçı&nbsp;AfD'nin durumuna,&nbsp;ilticacılara verilmesi planlanan&nbsp;para yerine alışveriş&nbsp;kartlarına ve&nbsp;Schuffa'daki değişikliğe kadar birçok&nbsp;özel&nbsp;habere yer verdik.</p>

<p>Yeni sayımızdaki ''Ortadoğu&nbsp;barut kokuyor" başlıklı haberde, Hamas-İsrail savaşı&nbsp;ile adı konulmasa da adeta 3'üncü dünya savaşına doğru mu? gidildiğini sorduk. Savaşla birlikte Avrupa ülkelerinde ifade özgürlüğüne vurulan darbe ve Filistin'e destek içerikli gösterilerin yasaklanmasını&nbsp;haberleştirdik.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık 6 yıldır Almanya'nın başkenti Berlin'de yaşayan dünyaca ünlü yazar Aslı Erdoğan'ın yaşadığı ağır sağlık sorunlarının yanında, yasal statüsü ile ilgili kamuoyuna ilk kez Avrupa Postası aracılığı ile ulaşan,&nbsp;Avrupa ve Türkiye'de geniş&nbsp;yankı&nbsp;bulan haberimizin&nbsp;kısaltılmış&nbsp;şekline yer verdik.</p>

<p>Unutmadan geçemeyeceğimiz haberler arasında, 40 yıl önce Almanya'nın başkenti Berlin'de İdare Mahkemesi'nin altıncı&nbsp;katından atlayarak canına kıymak zorunda kalan&nbsp;Cemal Kemal Altun ile Türk sinemasının 'Çirkin Kral'ı&nbsp;Yılmaz&nbsp;Güney'in ölümünün 39. yılında yapılan anmalara yer verdik. Aynı&nbsp;şekilde 3 Kasım 1982 yılında Köln'de Türkiye Başkonsolosluğu'nu işgal edenler arasında bulunan Devrimci Sol taraftarı Haşım Ağırgöl'ün&nbsp;Leverkusen'deki anması&nbsp;ile 1988 yılında idam hükümlüsü Abdulkadir Konuk'un Çapa Tıp Fakültesi hastanesinden film gibi bir firarı sonrası, yaşadığı Almanya'da&nbsp;sessizlik içinde hayatını kaybetmesi ile ilgili haberler de geçmiş anıları yaşatmak için kayda değer önemdedir.</p>

<p>Bu sayımızda başta yazar dostlarımızın köşe yazıları olmak üzere, güncel Avrupa ve Almanya haberlerinin&nbsp;okurun dikkatini çekerek, birçok&nbsp;telefon ve mail aracılığı ile destek mesajlarını&nbsp;ilk haftada göndermesi&nbsp;bizleri daha da umutlandırdı.</p>

<p>Kısacası Ortadoğu'daki savaştan siyasete,&nbsp;ekonomiden&nbsp;spora ve&nbsp;magazinden&nbsp;bulmacaya kadar daha birçok haberle&nbsp;siz&nbsp;okurlarımıza yeniden 'Merhaba' diyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Oct 2023 06:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/10/avrupa-postasi-small1-page-0001.jpg" type="image/jpeg" length="48532"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa Postası'nın yeni sayısı ile 'Merhaba']]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2012 yılından bu yana internet ağırlıklı birçok özel haberle Avrupa ve Türkiye'de gündem yaratan Avrupa Postası'nın yeni sayısı 18 Ekim tarihinde çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Toplam 24 sayfadan oluşan yeni sayımız daha öncekilere kıyasla dolu dolu oldu diyebiliriz.</strong></p>

<p>Yeni sayımızda ''Ortadoğu&nbsp;barut kokuyor" başlıklı haberde&nbsp;Hamas-İsrail savaşı&nbsp;ile adı konulmasa da adeta 3'üncü dünya savaşına doğru mu gidildiğini sorduk. Savaşla birlikte Avrupa ülkelerinde ifade özgürlüğüne vurulan darbe ve Filistin'e destek içerikli gösterilerin yasaklanmasını&nbsp;haberleştirdik.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Frankfurt Kitap Fuarı'nı dikkate alarak kısa sürede hazırlanan bu sayımızda, Almanya'da tartışılan hızlı ve çifte vatandaşlıktan, günden güne yükselen aşırı sağcı ve ırkçı&nbsp;AfD'nin durumuna,&nbsp;ilticacılara verilmesi planlanan&nbsp;para yerine alışveriş&nbsp;kartlarına ve&nbsp;Schuffa'daki değişikliğe kadar birçok&nbsp;özel&nbsp;habere yer verdik.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Oct 2023 18:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/10/avrupa-postasi-small1-page-0001.jpg" type="image/jpeg" length="90810"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ölümünün 40. yılında Cemal Kemal Altun Unutulmadı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/olumunun-40-yilinda-cemal-kemal-altun-unutulmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/olumunun-40-yilinda-cemal-kemal-altun-unutulmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[30 Ağustos 1983 de Almanya'nın başkenti Berlin'deki İdari Mahkemesi'nin altıncı katından atlayarak hayatını kaybeden Cemal Kemal Altun, ölümünün 40. yılında anıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Alman ve Türkiye kökenli 100'e yakın bir kitlenin katılım sağladığı hüzünlü anma, Berlin'in en işlek&nbsp;semtlerinden Zoologischer Garten'deki Harderberg caddesinde&nbsp;gerçekleşti</strong></p>

<p><a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/berlin-idare-mahkemesi" target="_blank" title="Berlin İdare Mahkemesi">Berlin İdari&nbsp;Mahkemesi</a>'nin önünde gerçekleşen anma sırasında&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/cemal-kemal-altun" target="_blank" title="Cemal Kemal Altun">Cemal Kemal Altun</a>&nbsp;adına yapılmış anıt heykelin önüne kırmızı karanfiller ve çiçekler bırakıldı.</p>

<p>Duygu dolu&nbsp;konuşmalarda Cemal Kemal Altun'un&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/30-agustos-1983" target="_blank" title="30 Ağustos 1983">30 Ağustos 1983</a>&nbsp;de Berlin İdare Mehkemesi binasının altıncı katından ölüme atlayarak hayatını kaybettiği, sorumlusunun da zamanın Federal Almanya Hükümeti ve İçişleri Bakanı F. Zimmermann olduğu belirtildi.</p>

<p>Türkiye'de 12 Eylül 1980 sonrası darbeci faşist generaller ile Almanya'daki Kohl hükümetinin ikili kirli ticari, askeri ve diplomatik ilişkileri sonucu Altun'un ölüme sürüklendiği belirtildi.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Almanca&nbsp;ve Türkçe olarak&nbsp;<strong>"Ölümünün 40. yılında&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/kemal-altun" target="_blank" title="Kemal Altun">Kemal Altun</a>'u&nbsp;unutmayacağız"</strong>&nbsp;ile&nbsp;<strong>"Özlemle anıyoruz"</strong>&nbsp;yazan pankart ve dövizlerin&nbsp;taşındığı anmaya, çevreden geçenlerin yoğun ilgisi oldu.</p>

<p>Anma sırasında&nbsp;aralarında Berlin Keuzkirche (Protestan Kilisesi) emekli Papazı&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/jurgen-quand" target="_blank" title="Jürgen Quand">Jürgen Quand</a>, Cemal Kemal Altun Dayanışma Komitesi kurucularından&nbsp;gazeteci Adil Yiğit ve&nbsp;yazar&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/selcuk-sahin-polat" target="_blank" title="Selçuk Şahin Polat">Selçuk Şahin Polat</a>&nbsp;ile Mülteci&nbsp;İnisiyatifi'nden&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/almaz-haile" target="_blank" title="Almaz Haile">Almaz Haile</a>, birer konuşma yaptılar.&nbsp;</p>

<p>Almanca ve Türkçe yapılan konuşmalarda<strong>&nbsp;"Cemal Kemal Altun'un&nbsp;katillerini dün gibi hatırlıyoruz!. Türkiye'de işkence altında alınan gerçek dışı&nbsp;bir&nbsp;ifade sonrası,&nbsp;iadesini&nbsp;isteyen zamanın darbeci faşist generalleri ile Almanya'da iltica dilekçesinin kabul edilmesine rağmen iade teröründe kararlı olan Federal İçişleri Bakanı Friedrich Zimmermann'dır"</strong>&nbsp;denildi.</p>

<p>Konuşmaların devamında, Hitler faşizminin yaşandığı&nbsp;bir ülkede&nbsp;Cemal Kemal Altun’u, zalim 12 Eylül cuntasına teslim etme kararını alan zamanın yöneticileri sert dille eleştirilerek, "Almanya'ya&nbsp;sığınan bir siyasi mültecinin&nbsp;ölümü kurtuluş olarak seçmesini anlamaktan uzak&nbsp;kalanları şiddetle kınıyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ölümünün 40'ıncı yılında Cemal Kemal Altun'u sevgi ve özlemle anıyoruz! Cemal Kemal Altun ölmedi yaşıyor! Seni unutmayacağız!" ifadelerinden sonra hep bir ağızdan " Hoch die Internationale&nbsp;Solidarität" (Yaşasın Uluslararası Dayanışma) sloganı&nbsp;haykırıldı.Anma, Altun'un Mariendorf'daki mezarının ziyaret edilmesi ile son buldu. Alman basının anma öncesi ve sonrası siyasi mülteciler için sembol haline gelen Cemal Kemal Altun ile ilgili geniş haberler yapması dikkat çekti.</p>

<p><strong>Anma ile ilgili Alman basınına yansıyan haberlerin bir bölümünün linkleri şu şekilde:</strong></p>

<p><a data-link-id="14" href="https://www.berliner-zeitung.de/mensch-metropole/gedenken-an-cemal-kemal-altun-die-asylpolitik-ist-unmenschlich-li.383860" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.berliner-zeitung.de/mensch-metropole/gedenken-an-cemal-kemal-altun-die-asylpolitik-ist-unmenschlich-li.383860</a></p>

<p><a data-link-id="15" href="https://www.jungewelt.de/artikel/458002.gedenken-todessprung.html" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.jungewelt.de/artikel/458002.gedenken-todessprung.html</a></p>

<p><a data-link-id="16" href="https://taz.de/Der-Fall-Altun/!5952693/" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://taz.de/Der-Fall-Altun/!5952693/</a></p>

<p><a data-link-id="17" href="https://www.tagesspiegel.de/berlin/todessprung-aus-dem-gerichtsaal-6941098.html" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.tagesspiegel.de/berlin/todessprung-aus-dem-gerichtsaal-6941098.html</a></p>

<p><a data-link-id="18" href="https://www.nd-aktuell.de/artikel/1175888.kirchenasyl-der-beginn-der-kirchenasylbewegung.html" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.nd-aktuell.de/artikel/1175888.kirchenasyl-der-beginn-der-kirchenasylbewegung.html</a></p>

<p><a data-link-id="19" href="https://www.dw.com/de/kirchenasyl-als-zuhause-auf-zeit/a-66660945" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.dw.com/de/kirchenasyl-als-zuhause-auf-zeit/a-66660945</a></p>

<p><a data-link-id="20" href="https://www.jungewelt.de/artikel/457961.pro-asyl-erinnert-an-cemal-altuns-40-todestag.html" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.jungewelt.de/artikel/457961.pro-asyl-erinnert-an-cemal-altuns-40-todestag.html</a></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Etkinlik</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/olumunun-40-yilinda-cemal-kemal-altun-unutulmadi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 Sep 2023 15:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/10/vlcsnap-2023-08-31-16h10m06s994.jpg" type="image/jpeg" length="43603"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anne sütü birçok hastalıktan koruyor!]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/anne-sutu-bircok-hastaliktan-koruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/anne-sutu-bircok-hastaliktan-koruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anne sütü alan bebeklerin almayanlara göre hayatta kalma şansının en az 6 kat daha yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. Nalan Karabayır, “Anne sütü optimal büyüme ve gelişme dışında sağlığın korunması için gereken tüm enerji, besin öğeleri ile çocukluk çağı hastalıklarından koruyan antikorlar ve koruyucu maddeler içerir. Yenidoğana anne sütü dışında herhangi bir yiyecek ya da içecek verildiğinde anne sütünün koruyucu etkisi azalır ve hastalıkların görülme riski artar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1-7 Ağustos Dünya Emzirme Günü&nbsp;çerçevesinde önemli açıklamalarda bulunan Medipol Mega Üniversite Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr.&nbsp;Nalan Karabayır, doğumdan sonraki ilk 1 saat içinde emzirmenin başlatılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Karabayır, “<strong>Gebelikten itibaren bebeğin iki yaşına kadar olan dönem, büyüme ve gelişmenin en hızlı olduğu ve bebeğin çevresel faktörlerden en fazla etkilendiği dönemdir. Bebeklerin bu dönemde en uygun şekilde beslenmesi gerekmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) başta olmak üzere çocuk sağlığı ile uğraşan bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmesini, altıncı ayda uygun ve güvenli tamamlayıcı besinlere başlanarak emzirmenin en az 2 yaşına kadar sürdürülmesini önermektedir. Bu nedenle doğumdan hemen sonra anne-bebek ten teması sağlanmalı ve ilk 1 saat içinde emzirme başlatılmalıdır</strong>” diye konuştu.</p>

<p><strong>HAYATTA KALMA ŞANSI 6 KAT DAHA FAZLA!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anne sütünün bebekler için ideal besin, temiz ve güvenli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Karabayır, şunları kaydetti:</p>

<p><em>“Anne sütü büyüme ve gelişmenin sağlanması, sağlığın korunması için gereken tüm enerji, besin öğeleri ve çocukluk çağı hastalıklarından koruyan antikorlar ve canlı hücreler içerir. Anne sütü orta kulak iltihabı, ishal, üst ve alt solunum yolu enfeksiyonları, bakteriyemi, menenjit, idrar yolu enfeksiyonu gibi hastalıkları önler ya da hafif geçirilmesini sağlar. Erken dönemde bebeğin yeterli kilo almasını sağlar ve beslenme bozukluğundan korur. Alerjik hastalıkların (astım, besin alerjisi, atopik dermatit gibi) daha geç yaşta ortaya çıkmasını ve daha hafif seyretmesini sağlar.</em></p>

<p><em>Dünya çapında, emzirme oranlarının artırılması ile 5 yaş altı çocuk ölümlerinde yüzde 13 azalma olacağı, yıllık 820 bin çocuk ölümünün önleneceği hesaplanmıştır. Anne sütü alan bebeklerin almayanlara göre hayatta kalma şansı en az 6 kat daha yüksektir. Yakın zamanda yapılan bir çalışmaya göre anne sütü ile beslenen bebeklerde ölüm oranı, anne sütü ile beslenmeyen bebeklere göre yüzde 33 daha azdır. Daha önce yapılmış bir çalışmada ise anne sütü ile beslemeye başlama ile yaşamın ilk yılında ölüm sıklığının yüzde 19 ila 26 azalma saptanmıştır. Bu durum anne sütü ile beslenen bebeklerde ani bebek ölümü nekrotizan enterokolit, ishal, zatürre, kulak enfeksiyonu gibi enfeksiyon hastalıkları ile alerji, diyabet, obezite gibi kronik hastalıkların daha az görülmesi ile ilişkilidir.”</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/anne-sutu-bircok-hastaliktan-koruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Aug 2023 09:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/10/anne.jpg" type="image/jpeg" length="80781"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zeka 'modern' Mona Lisa'yı çizdi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/yapay-zeka-modern-mona-lisayi-cizdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/yapay-zeka-modern-mona-lisayi-cizdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zeka kültürel tartışmaların daha büyük bir parçası haline gelirken, Rönesans döneminde yaşamış İtalyan hezârfen Leonardo da Vinci'nin Mona Lisa tablosu yapay zeka tarafından çizildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yapay zeka kültürel tartışmaların daha büyük bir parçası haline geldikçe, ortaya çıkan eserler de insanlarda etki uyandırmaya devam ediyor.</p>

<p></p>

<p>Son olarak Rönesans döneminde yaşamış İtalyan hezârfen&nbsp;<strong>Leonardo da Vinci</strong>'nin&nbsp;<strong>Mona Lisa</strong>&nbsp;tablosu, yapay zeka tarafından yeniden çizildi.</p>

<p>Yapay zeka ile çizilen resimde geniş gözler, biraz makyaj ve büyük göğüs dekoltesi dikkat çekti.</p>

<p><img alt="" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2023/08/monalisa.PNG" style="width: 728px; height: 818px;" /></p>

<p></p>

<p>Sosyal medyada viral olan çizim, bazı insanların da tepkisini çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Resmin yaratıcısı&nbsp;<strong>Gianpaolo Rosa</strong>,&nbsp;<strong>"Leonardo Da Vinci'nin başyapıtını onurlandırmak"</strong>&nbsp;amacıyla yapıldığını iddia ettiği resimle ilgili tartışmalara değinirken, kadınların cinselleştirilmesinin&nbsp;<strong>"üzücü"</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>"sorunlu"</strong>&nbsp;olduğunu, ancak resmin&nbsp;<strong>"sanatı ve kadınları nasıl algıladığımız"</strong>&nbsp;konusunda bir diyalog başlatmasını umduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/yapay-zeka-modern-mona-lisayi-cizdi</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Aug 2023 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/10/mona-lisa-1.jpg" type="image/jpeg" length="28236"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Paskalya yürüyüşünde Küba'yla dayanışma pankartı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paskalya-yurusunde-kuba-ile-dayanisma-pankarti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paskalya-yurusunde-kuba-ile-dayanisma-pankarti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da geleneksel olarak savaşa ve silahlanmaya karşı düzenlenen Paskalya yürüyüşlerinin sonuncusuna Hamburg'da 2 binden fazla kişi katıldı. 6 Nisan'da başlayan ve toplam 120 kentte gerçekleşen yürüyüşlerde "Savaşa hayır" mesajı verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya- Ukrayna arasında sürmekte olan savaşın koşulsuz olarak sona ermesi için, acil olarak karşılıklı&nbsp;diyaloga ihtiyaç vardır şeklinde altı&nbsp;çizilen konuşmalar sonrası, Ukrayna'ya silah gönderilmesini savunan siyasiler ve gazeteciler için 'ABD'ye&nbsp;ve NATO'ya bağlı köpekler' suçlaması dikkat çekti.</p>

<p>Eski Almanya Şanşölyesi Willy Brandt'ın oğlu Prof. Peter Brandt'ın da aralarında bulunduğu konuşmacılar, "Silahların olmadığı acil barış istiyoruz" talebini dile getirerek, üçlü koalisyon hükümetinin Ukrayna'ya askeri yardım paketlerini sert dille eleştirdiler.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hamburger Forum tarafından düzenlenen ve 2 binden fazla&nbsp;göstericinin katıldığı Ostermarsch gösterisi sırasında açılan bir pankart ile ABD ve AB ülkelerinin Venezuela ve Küba'ya karşı uyguladıkları ekonomik ve siyasi yaptırımlar da protesto edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paskalya-yurusunde-kuba-ile-dayanisma-pankarti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Apr 2023 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/04/img20230410140213.jpg" type="image/jpeg" length="66242"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[C. Kemal Altun ismi Hamburg'da ölümsüzleşti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/c-kemal-altunun-isimi-hamburgda-olumsuzlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/c-kemal-altunun-isimi-hamburgda-olumsuzlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/c-kemal-altunun-isimi-hamburgda-olumsuzlesti</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/03/a001.jpg" type="image/jpeg" length="17537"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Depremzedeler için dayanışma gösterisi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/depremzedeler-icin-dayanisma-gosterisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/depremzedeler-icin-dayanisma-gosterisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/depremzedeler-icin-dayanisma-gosterisi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/03/img20230225144700.jpg" type="image/jpeg" length="72358"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Paris Katliamı Hamburg'da protesto edildi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paris-katliami-hamburgda-protesto-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paris-katliami-hamburgda-protesto-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'nın başkanti Paris'te Kürt Kültür Merkezi'ne ve iki ayrı iş yerine yönelik silahlı saldırı sonucu hunharca öldürülen üç Kürt için Avrupa kentlerinde protesto gösterileri gerçekleşti. Almanya'nın Hamburg kentinde merkez tren istasyonu önünde başlayıp şehir merkezine kadar olaysız devam eden yürüyüşte, yüzlerce gösterici insanlık dışı katliamı nefretle kınadı. Konuşmacılar, "Paris Katliamı tüm sonuçları ile soruşturulmalı ve aydınlatılmalıdır" talebinde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransa’nın başkenti Paris'in 10. bölgesinde 23 Aralık günü Kürt Kültür Merkezi'ne yönelik silahlı saldırı sonucu, biri kadın üç Kürt'ün öldürülmesinden sorumlu 69 yaşındaki Fransız vatandaşı ırkçı William M., olay yerinde gözaltına alınmıştı. Saldırgan Savcılık kararı ile&nbsp;psikiyatri kliniğine sevk edilmişti.</p>

<p>Paris Savcılığı tarafından yapılan açıklamada, saldırgan hakkındaki gözaltı kararı bir gün sonra&nbsp;kaldırılmışti. Paris Savcılığı, doktor raporu sonucu katilin sağlık durumunu gerekçe göstererek, Paris Emniyet Müdürlüğü Psikiyatri Hastanesi’ne kaldırıldığını bildirmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kürtlerden ve demokratik kamuoyundan gelen yoğun tepkiler sonrası üç Kürt'ün ölümüne yol açan Fransız katil yeniden gözaltına alınmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paris-katliami-hamburgda-protesto-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2022/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="56249"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katar: Galler - İran karşılaşması öncesi tribünde Mahsa Amini pankartı açıldı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/katar-galler-iran-karsilasmasi-oncesi-tribunde-mahsa-amini-pankarti-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/katar-galler-iran-karsilasmasi-oncesi-tribunde-mahsa-amini-pankarti-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Katar'ın ev sahipliğini yaptığı 2022 FIFA Dünya Kupası’nda, B Grubu'nda yer alan Galler ile İran Ahmed bin Ali Stadı'nda karşılaştı. İran taraftarlarının, karşılaşma öncesi tribünde Mahsa Amini yazan pankartlar açması dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/katar-galler-iran-karsilasmasi-oncesi-tribunde-mahsa-amini-pankarti-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Nov 2022 19:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2022/11/1.jpg" type="image/jpeg" length="23575"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'da öğrenciler “Diktatöre ölüm” sloganlarını attı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/iranda-ogrenciler-diktatore-olum-sloganlarini-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/iranda-ogrenciler-diktatore-olum-sloganlarini-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>İran'da 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin, “ahlak polisi” tarafından şiddetle gözaltına alındıktan sonra ölümü ülke genelinde protesto gösterilerine yol açtı.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Ülke çapında protestolar devam ederken, İranlı öğrencilerin verdiği poz, sosyal medyada gündem oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>ÖĞRENCİLER HUMEYNİ'NİN PORTRESİNE ORTA PARMAK İŞARETİ YAPTILAR</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Sokaklardaki gösteriler İran'da okullara yayıldı. Birçok kentte&nbsp;İranlı öğrenciler, sınıflarda bulunan Humeyni portresine karşılık başörtülerini çıkartarak orta parmak işareti yaptı</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Sosyal medyada paylaşılan bir görüntü ise dünyanın gündemine oturdu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Öğrenciler daha sonra okulun kontrolünü ele alarak “Diktatöre ölüm” sloganlarını attı. Olaya müdahale etmek isteyen okul müdürü, kız öğrencileri tarafından okuldan dışarıya itildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Ülke çapında devam eden protestolarda 130’den fazla kişinin hayatını kaybettiği düşünülüyor.</span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/iranda-ogrenciler-diktatore-olum-sloganlarini-atti</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Oct 2022 16:20:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/3.png" type="image/jpeg" length="36334"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsveç devlet televizyonu SVT'de Erdoğan'la dalga geçildi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/isvec-devlet-televizyonu-svtde-erdoganla-dalga-gecildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/isvec-devlet-televizyonu-svtde-erdoganla-dalga-gecildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>İsveç devlet televizyonu SVT'de Kadir Meral'in Kürtçe sunumu ile, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'la dalga geçilen bir yayın yapıldı.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">İsveç devlet televizyonu SVT’de, AKP'li Cumhurbaşkanı&nbsp;Erdoğan’la dalga geçilen Kürtçe yayın, sosyal medyada gündem oldu ve&nbsp;yoğun şekilde paylaşıldı.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Söz konusu yayında Erdoğan’ın, çeşitli konulardaki tutumlarıyla dalga geçildi. İşte onlardan bazıları:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">“Erdoğan, nasıl oluyor da senin gibi bir Türk’ün saçı yok? Herkesin gidip saç ekimi yaptırdığı bir ülkeden geliyorsun. Git hemen saçını ektir ya da bir eşarp tak”</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">SVT’deki programda&nbsp;<strong>“Erdoğan, sen İsveç’ten rejim muhalefetleri ve aktivistleri istiyorsun. Yani sana uymayan ve nefret ettiğin şeyler. İnternet üzeri alışveriş yaptığında da böyle misin? Aman ne kadar çirkin bir şey, bir de beden yanlış. Ama yine de almak istiyorum. Erdoğan, sen kendini dönemin yeni Sultanı sanıyorsun”</strong>&nbsp;ifadelerine yer verildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Programın sonunda, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi bayrakları açılarak “Yaşasın demokrasi” sloganı atıldı.</span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/isvec-devlet-televizyonu-svtde-erdoganla-dalga-gecildi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Oct 2022 17:55:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/erdo.png" type="image/jpeg" length="32683"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli Baba - Güldür Güldür Show 37. Bölüm]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/emekli-baba-guldur-guldur-show-37-bolum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/emekli-baba-guldur-guldur-show-37-bolum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><iframe allow=";" allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/N5A2BN5BzWw" width="640"></iframe></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/emekli-baba-guldur-guldur-show-37-bolum</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Aug 2022 22:41:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/guldur_guldur_1.jpg" type="image/jpeg" length="69449"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irkçı saldırının 30'uncu yıl dönümünde aşırı sağ uyarısı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/irkci-saldirinin-30uncu-yil-donumunde-asiri-sag-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/irkci-saldirinin-30uncu-yil-donumunde-asiri-sag-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p itemprop="description"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Alman iç istihbarat kurumu Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın Başkanı Thomas Haldenwang, Rostock-Lichtenhagen’da yaşanan ırkçı saldırıların 30’uncu yıl dönümünde devam eden aşırı sağ tehlikesine karşı uyardı.</strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Almanya&nbsp;Redaksiyon Ağı’na (RND) konuşan Haldenwang, “Bugünler, Rostock-Lichtenhagen’da yaşanan insanlık düşmanı iğrenç ayaklanmaların 30’uncu yıl dönümü. Aşırı sağcılık ve insana karşı nefret o tarihte kendini günlerce bir şiddet taşkınlığı şeklinde gösterdi” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><iframe allow=";" allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/vCX4013Ujc4" width="640"></iframe></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/irkci-saldirinin-30uncu-yil-donumunde-asiri-sag-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Aug 2022 12:15:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/irkcilik.jpg" type="image/jpeg" length="85127"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terzi Fikri'nin karaborsaya vurgu yapan o konuşması]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/terzi-fikrinin-karaborsaya-vurgu-yapan-o-konusmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/terzi-fikrinin-karaborsaya-vurgu-yapan-o-konusmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın&nbsp;1980 önce Ordu Fatsa'nın sosyalist belediye başkanı Terzi Fikri'yi de hedef alarak, "Ordu, Terzi Fikri’yi de iyi bilir, onların bedelini benim Ordum çok ödedi” ifadelerini kullanması, Fatsa'yı ve Fikri Sönmez'i yeniden gündeme taşıdı.&nbsp;</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Erdoğan'ın hedef aldığı sosyalist belediye başkanı Fikri Sönmez,&nbsp;bu konuşmasında karaborsaya vurgu yaptı.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Fatsa’da 1979 yılında yapılan seçimde belediye başkanı seçilen terzi Fikri’nin miting konuşmasındaki.<strong> "bu soygun ve sömürü düzeninin beyleri, ağababaları, faizcileri, karaborsacıları bizleri yıllar boyu kendilerine köle etmişlerdir." </strong>ifadeleri Türkiye'de fındıkta yaşanan sömürüyü hatırlattı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>TERZİ FİKRİ KİMDİR</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Fikri Sönmez, bilinen ismiyle Terzi Fikri, 1938 yılında Ordu-Fatsa'nın Kabakdağı köyünde doğdu.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">1960'lı yılların ortalarında TİP'e üye oldu ve partide aktif olarak görev aldı. Dev-Genç saflarında 6. Filo'ya karşı düzenlenen gösterilere katıldı. 1970 ortalarında sol içinde ortaya çıkan yeni saflaşmalarda Mahir Çayan'ın görüşlerine katılarak THKP-C tarafında yer aldı. </span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">1971-1972 yıllarında Mahir Çayan ve arkadaşlarının Maltepe Askeri Cezaevi'nden kaçışlarından sonra Karadeniz Bölgesi'ne geçmelerinde ve bu bölgedeki ilişkilerinde ve eylemlerinde onlara yardımcı olduğu gerekçesiyle THKP-C Davası'nın diğer sanıklarıyla birlikte 2 yıl kadar tutuklu olarak yargılandı ve 1974 affıyla tahliye oldu.14 Ekim 1979'de yapılan ara seçimler sonrası Devrimci Yol'un bağımsız adayı Fikri Sönmez Fatsa Belediye başkanı seçildi. </span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Belediye halk komiteleri şeklinde örgütlendi.</span></span>&nbsp;<span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Her yerde Direniş Komiteleri halkla birlikte karar veriyordu.</span></span>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Fatsa’da&nbsp;devrimci&nbsp;belediye başkanı Sönmez, Türkiye’nin hiç de alışık olmadığı bir belediyeciliği hayata geçiriyordu.&nbsp;Çorum’da ise&nbsp;faşist çeteler katliam yapıyordu. Zamanın Başbakanı&nbsp;Demirel, "Çorum’u bırak Fatsa’ya bak" diyerek Fatsa'ya kapsamlı bir askeri operosyonun işaretini vermişti</span></span>.&nbsp;<span style="font-size: 18px; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, Times, serif;">8 Temmuz 1980'de askeri birlikler Fatsa ilçesine gönderildi ve 9 Temmuz 1980 tarihinde Kenan Evren ordu komutanlarıyla beraber "inceleme" yapmak için Fatsa'ya gitti. 11 Temmuz sabah erken saatlerinde asker ve polis 'nokta operasyonu' düzenlenmiş ve Fatsa Bağımsız Belediye Başkanı Fikri Sönmez ile beraber 300 kişi daha gözaltına alındı. 12 Temmuz'da sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş ve kaymakam görevden alındı. İddianameye göre direniş komitesi yaratmakla suçlanan Sönmez 18 Temmuz'da tutuklandı.&nbsp;</span><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Fatsa Belediye Başkanı 12 Eylül rejiminin işkencehanelerinde</span></span><span style="font-size: 18px; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, Times, serif;">&nbsp;4 Mayıs 1985 günü kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.</span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/terzi-fikrinin-karaborsaya-vurgu-yapan-o-konusmasi</guid>
      <pubDate>Sun, 31 Jul 2022 17:18:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/terzi_fikri.jfif" type="image/jpeg" length="32236"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bedel Ödeyenler: 40.Yılında 12 Eylül]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/bedel-odeyenler-40yilinda-12-eylul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/bedel-odeyenler-40yilinda-12-eylul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">“Gazi" profesyonel devrimciler 12 Eylül’ün 40. yılında anlatıyor: hapishane yıllarından sonra nasıl yeni bir hayat kurabildik?</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">12 Eylül darbesinde ağır bedeller ödeyen devrimcilerle ilgili kısa bir film. Herkesin izlemesi gereken bir film. Hepsi güzel ve yürekli insanlar. Özellikle günümüz gençlerinin bu insanları tanıması, bilmesi gerekir. Onlardan öğrenecekleri çok şey var.</span></span></p>

<p><iframe allow=";" allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/u7QpSnR5qd4" width="640"></iframe></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/bedel-odeyenler-40yilinda-12-eylul</guid>
      <pubDate>Sat, 23 Jul 2022 17:07:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/a_3.png" type="image/jpeg" length="61458"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çeçen lider Kadirov, Zelenski’ye özür diletti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/cecen-lider-kadirov-zelenskiye-ozur-diletti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/cecen-lider-kadirov-zelenskiye-ozur-diletti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Çeçen lider Ramazan Kadirov, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’ye özür dilettirip teslimiyet anlaşması imzalattırdığı bir kısa film yayınladı: “Aman çok saldırgan yorum yapmayın, zaten zor durumda. Kalpten gidebilir.”</strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Rusya – Ukrayna Savaşı başladığından beri yaptığı çıkışlar ile gündeme gelen Çeçen lider Ramazan Kadirov, bu defa bir kısa film yayınladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Savaşın başlangıcında Çeçen askerler ile adeta televizyon programı gibi “şov” yaparak videolar hazırlayan ve daha sonra resmi Telegram hesabındaki profil fotoğrafının yerine Vladimir Putin’in fotoğrafını koyan Kadirov, yayınladığı kısa filmde bizzat rol aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’yi oynayan oyuncu, ağlayarak Putin’den özür diledi. Daha sonra “koşulsuz şartsız teslimiyet” belgesine imza attı. O esnada omzuna bastıran elin, Çeçen Lider Ramazan Kadirov’a ait olduğu görüldü.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Kadirov, videoyu şu notla birlikte resmi Telegram hesabından paylaştı:&nbsp;<strong>“Luhansk’ı işgalcilerden kurtardık ve Zelenski koşulsuz şartsız teslim oldu. Sizden rica ediyorum, aman videoya saldırgan yorumlar yapmayın. Zaten zor durumda olan Zelenski kalpten gidebilir.”</strong></span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/cecen-lider-kadirov-zelenskiye-ozur-diletti</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Jul 2022 12:54:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/kadirov_ve_zelensky.jfif" type="image/jpeg" length="67164"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SIVAS 93 / Belgesel Oyun / Yöneten: Genco ERKAL]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/sivas-93-belgesel-oyun-yoneten-genco-erkal</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/sivas-93-belgesel-oyun-yoneten-genco-erkal" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Dostlar Tiyatrosu’nun 2007 yılında sahnelediği belgesel oyun Sivas Katliamını sahneye taşıyor.</span></span></strong></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Genco Erkal geçen hafta YouTube’a yüklediği “Marx’ın Dönüşü”nün ardından bu hafta da “Sivas 93”ü sanal ortamda izleyiciyle buluşturuyor.&nbsp;</span></span></p>

<h3><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>MÜZİĞİ FAZIL SAY'A AİT</strong></span></span></h3>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Erkal “Sivas 93”ün YouTuba üzerinden erişime açıldığını perşembe akşamı yaptığı bir canlı yayınla duyurdu. Ardından Twitter üzerinden şunları yazdı: “Bugün (17 Nisan Cuma) 17.00’de “Sivas 93” YouTube’da yayına giriyor. 2007 yılında sahnelenen belgesel oyun, 1993 yılında Sivas’taki Madımak Oteli’nde yaşanan katliamı anlatıyor. Genco Erkal’ın yazıp yönettiği oyunun müziği Fazıl Say’a ait. On yıl önce kaydedilen film ilk kez bugün gösterime giriyor.”</span></span></p>

<p><strong><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">2 TEMMUZ 1993'TE&nbsp;33 AYDIN YAKILARAK ÖLDÜRÜLDÜ</span></span></strong></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Sivas’ta Madımak Oteli’nde 2 Temmuz 1993'te 33 aydının yakılarak öldürüldüğü, 2 otel çalışanın da dumandan etkilenerek yaşamını yitirdiği katliamın üzerinden 29 yıl geçti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><iframe allow=";" allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/Zfc3aTQG5Jc" width="640"></iframe></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Hafızalara bir katliam tarihi olarak kazınan 2 Temmuz günü, Pir Sultan Abdal Şenliklerine katılmak için Sivas'a giden aydın ve sanatçılardan 33'ü ile iki otel görevlisi otelin yakılması sonucu hayatını kaybetti. Olaylarda iki saldırgan da öldü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">33 kişinin en yaşlısı 66 yaşındaki Asım Bezirci, en genci ise folklor gösterisi için Sivas'a giden 12 yaşındaki Koray Kaya'ydı. Hollanda vatandaşı Carina Cuanna Thedora Thuys katliamın tek yabancı kurbanıydı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Katliamdan iki gün önce kentte bir bildiri dağıtılmıştı. Bildiride Aziz Nesin'in o sırada başyazarı olduğu Aydınlık gazetesinde yayımlanan Salman Rüşdi'nin "Şeytan Ayetleri" kitabından bahsedilmiş, Nesin hedef gösterilmişti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Bildiride dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilgin'in şenliklere ev sahipliği yapması eleştirilmiş, Nesin için "Şehirde adeta Müslümanlarla alay edercesine gezebilmektedir" ifadesi kullanılmıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">2 Temmuz günü Cuma namazının ardından etkinliklerin yapıldığı kültür merkezinin önüne bir yürüyüş başladı. "Sivas laiklere mezar olacak" atılan sloganlardan biriydi. Saldırgan grubun bir kısmı yeni dikilen "Halk Ozanları" heykelini yıkıp, yerde sürüklerken; bir kısmı Valilik önünde Ahmet Karabilgin'i protesto etti.<br />
Valinin katliam sonrası İçişleri Bakanlığı'na gönderdiği rapora göre, saldırganların sayısı her saat sayısı artıyordu. Yine aynı rapora göre, akşam saat 18.00'de Madımak Oteli'nin önünde o ana kadar hiçbir aşamada dağıtılmamış 15 bin kişi vardı. Otel önündeki araçlar ve sürüklenen heykel ateşe verildi, otelin camları kırıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Yaklaşık 2 saat sonra otel ateşe verildi, saldırgan kalabalık sloganlarına devam etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Madımak Oteli'nin önünden çekim yapan İhlas Haber Ajansı'nın görüntülerinde otelin etrafını kuşatanların sloganları yanında sözleri de duyuluyordu. Biri otelin birinci katına çıkan saldırgana "Lan yakın" diye seslenirken, bir diğeri ilk alevin görünmesiyle "Cehennem ateşi işte" diye sesleniyordu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>KATLİAMIN TELSİZ KONUŞMALARI</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Katliam sonrasında ortaya çıkan polis telsiz konuşmalarının dökümü ise güvenlik tedbirlerindeki yetersizliği ortaya koydu. O anlar, dönemin Sivas Valisi ile Emniyet Müdürü’nün de yer aldığı konuşmalara şöyle yansıdı:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Saat 19:00: Merkez, heykeli yakıp sürükleyerek meydana götürüyorlar.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: 33 10 merkez (Emniyet müdüründen) 3210 (valiye) Tugay’dan kuvvet gönderin, biz zor durumdayız.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: Madımak Oteli’ne 5-10 kişilik kuvvet gönderdik.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: 33.10'un (emniyet müdürünün) emirleri, cop kullanabilirsiniz.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: 33:10-32:10( emniyet müdürü ve valiye) Otele 5 metre mesafede kaldı, topluluk kontrolden çıktı, acele kuvvet gönderin.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: Merkez, işhanı çatısından aşağıya taş atıyorlar.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: 33 10 Merkez, itfaiyeye söyleyin, buraya gelsin. Tazyikli su sıksın.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:40: İtfaiye araçları buradan ayrıldı, bilginiz olsun.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:45: Elektrikler kesildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:45: Merkez, otelin içine girdiler.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:45: Merkez, kalabalık kontrolden çıktı, otel önünde otolar yanıyor.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:45: Merkez, itfaiye araçları arka tarafa gitti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: 32:10 merkez, (valiye) Asker yetişmezse burası harap olur.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: 32:10 Dayan müdür Bey dayan, Tugay’dan asker gelecek. Şimdi buradan geçti, asker geliyor, bilginiz olsun.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: Merkez itfaiye çalışamıyor, vatandaşlar müdahale ediyor. İtfaiye gidemeyeceğini söylüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: 33:10 Merkez, olaylar çığırından çıktı, müdahale edemiyoruz, yangın otelin içine dışına dağıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: Merkez, Madımak Oteli önünde ve içinde yangın var, içinde görevliler var, dışarı çıksınlar.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: Merkez çıkamıyoruz dışarı, bilginiz olsun.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: 33.20 merkez, Madımak Oteli’nde son durum nedir?</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Valinin yaptığı son anonsa ise yanıt veren olmadı.</span></span></p>

<p></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/sivas-93-belgesel-oyun-yoneten-genco-erkal</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Jul 2022 19:06:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/sivas_katliami.jpg" type="image/jpeg" length="40229"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Laikler beyinsiz adamlar" diyen AKP'li yazar özür diledi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/laikler-beyinsiz-adamlar-diyen-akpli-yazar-ozur-diledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/laikler-beyinsiz-adamlar-diyen-akpli-yazar-ozur-diledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p itemprop="description"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Akit TV ekranlarında program yapan Yusuf Kaplan da skandal sözlere imza attı. Laikliği savunanlara hakaretler yağdıran Kaplan, "Laiklerin kafası basmıyor, beyinsiz adamlar" ifadelerini kullandı.</strong></span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/laikler-beyinsiz-adamlar-diyen-akpli-yazar-ozur-diledi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jun 2022 12:36:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/akit.jpg" type="image/jpeg" length="76973"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
