<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 13 May 2026 01:22:11 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere’de hükümet krizi: Starmer görevde kalmakta kararlı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/ingilterede-hukumet-krizi-starmer-gorevde-kalmakta-kararli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/ingilterede-hukumet-krizi-starmer-gorevde-kalmakta-kararli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İşçi Partisi’nin yerel seçimlerde yaşadığı ağır kayıpların ardından artan istifa çağrılarına rağmen görevini bırakmayacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Starmer, partisinin ve hükümetin ülkeyi yönetmeye devam edeceğini belirterek, seçim sonuçlarının sorumluluğunu üstlendiğini söyledi.</strong></p>

<p>İngiliz basınında yer alan haberlere göre Starmer, kabine toplantısında yaptığı konuşmada, “Ülke bizden yönetmeye devam etmemizi bekliyor. Ben de tam olarak bunu yapıyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Sorumluluğu üstleniyorum”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşçi Partisi’nin geçen hafta yapılan yerel seçimlerde büyük oy kaybı yaşamasının ardından parti içinde Starmer’a yönelik baskı arttı. Başbakan, seçim yenilgisinin sorumluluğunu kabul ederek, “Vatandaşlara söz verdiğimiz değişimi hayata geçirme sorumluluğunu da üstleniyorum” dedi.</p>

<p>İşçi Partisi, İngiltere’deki yerel seçimlerde 1400’den fazla belediye meclisi sandalyesi kaybetmişti. Parti ayrıca Galler’de onlarca yıldır koruduğu siyasi üstünlüğünü de yitirerek, bağımsızlık yanlısı Plaid Cymru ve aşırı sağcı Reform UK’in gerisine düşmüştü. İskoçya’da da beklentilerin altında kalan İşçi Partisi için sonuçlar “ciddi bir siyasi uyarı” olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Bakanlardan istifa çağrısı iddiası</strong></p>

<p>İngiliz medyasına göre İçişleri Bakanı Shabana Mahmood ile Dışişleri Bakanı Yvette Cooper’ın da Starmer’a görevden ayrılması için bir takvim açıklamasını önerdiği öne sürüldü.</p>

<p>BBC ve Sky News’in aktardığına göre, pazartesi günü boyunca 400’ü aşkın İşçi Partili milletvekilinden 70’ten fazlası kamuoyu önünde Starmer’a destek vermeyi bıraktı. Parti içindeki bazı milletvekilleri de başbakanın istifa etmesi gerektiğini savundu.</p>

<p>Ancak İngiltere’de başbakan doğrudan görevden alınamıyor. Starmer’ın liderliğinin resmen tartışmaya açılabilmesi için İşçi Partisi milletvekillerinin en az yüzde 20’sinin, yani 81 milletvekilinin resmi destek vermesi gerekiyor.</p>

<p><strong>“Şüphe duyanlara kendimi kanıtlayacağım”</strong></p>

<p>Yerel seçim yenilgisinin ardından Downing Street’te bazı bakanlarla gece boyunca görüşmeler yaptığı belirtilen Starmer, daha önce yaptığı açıklamada da görevine devam edeceğini söylemişti.</p>

<p>Başbakan, “Benden şüphe duyanlara kendimi kanıtlamak istiyorum” dedi.</p>

<p>Siyasi yorumcular ise Starmer’ın zayıflamasına rağmen parti içinde şu aşamada güçlü bir alternatif liderin bulunmamasının, görevde kalmasını kolaylaştırdığı değerlendirmesinde bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>AVRUPA, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/ingilterede-hukumet-krizi-starmer-gorevde-kalmakta-kararli</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/starmer.png" type="image/jpeg" length="74994"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yanardağ’dan “casusluk” davasında savunma: “Gazetecilik yaptığım için yargılanıyorum”]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/yanardagdan-casusluk-davasinda-savunma-gazetecilik-yaptigim-icin-yargilaniyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/yanardagdan-casusluk-davasinda-savunma-gazetecilik-yaptigim-icin-yargilaniyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik “siyasal casusluk” soruşturması kapsamında tutuklu yargılanan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, davanın ikinci duruşmasında yaklaşık iki saat süren kapsamlı bir savunma yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Merdan Yanardağ, iddianamenin gazeteciliği, siyasal eleştiriyi ve muhalefeti suç haline getirmeye çalıştığını savunarak, ‘Gazetecilik yaptığım için yargılanıyorum’ dedi.”</strong></p>

<p>İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kampanya direktörü Necati Özkan, iş insanı Mahir Gün ve gazeteci Merdan Yanardağ hakkında “siyasal casusluk” suçlamasıyla 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası isteniyor.</p>

<p>Soruşturma kapsamında iş insanı Hüseyin Gün, 4 Temmuz 2025’te “casusluk” iddiasıyla tutuklanmış, etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerin ardından 27 Ekim 2025’te Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ tutuklanmıştı. İddianame ise 18 Şubat 2026’da kabul edilmişti.</p>

<p><strong>“Silivri’den bu ülkeye bir Cumhurbaşkanı çıkacak”</strong></p>

<p>Duruşmada savunmasına sabah saatlerinde başlayan Merdan Yanardağ, bir önceki gün Ekrem İmamoğlu’nun yaptığı savunmaya atıfta bulunarak, “Dün kısa süre sonra bu ülkeye Cumhurbaşkanı olacak Ekrem İmamoğlu’nun savunmasını dinledik. Kendisine de söyledim; Silivri’den bu ülkeye bir Cumhurbaşkanı çıkacak” dedi.</p>

<p>Yanardağ, iddianamenin demokratik hakları hedef aldığını savunarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Demokrasi, demokratik hak ve özgürlükleri, temel vatandaşlık haklarını suç sayan bir iddianameyle karşı karşıyayız. Seçimlere katılmayı, seçim kazanmayı, televizyon yayını yapmayı ve siyasal eleştiriyi suç saymaya çalışıyor.”</p>

<p><strong>“Gazetecilik yaptığım için yargılanıyorum”</strong></p>

<p>Savunmasında geçmişte hakkında açılan davalara da değinen Yanardağ, “terör örgütü propagandası” suçlamasıyla tutuklandığını, daha sonra Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararı verdiğini hatırlattı.</p>

<p>Yanardağ, Abdullah Öcalan’ın avukatları ve ailesiyle görüşebilmesi gerektiğine ilişkin açıklamaları nedeniyle tutuklandığını belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bir yıl sonra çözüm süreci başladı. Devlet ya benden özür dilemeli ya da Devlet Bahçeli’yi tutuklamalıdır. Çünkü Bahçeli, ‘Öcalan Meclis’e gelsin konuşsun’ dedi.”</p>

<p><strong>“İddianame yalanla başlıyor”</strong></p>

<p>Savunmasının önemli bölümünü iddianameye ayıran Yanardağ, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Hüseyin Gün’ün sözlerinin çarpıtıldığını öne sürdü.</p>

<p>İddianamede kendisinin “suçların basın ayağında yer aldığı” yönündeki ifadeye dikkat çeken Yanardağ, “Hüseyin Bey böyle bir şey söylemedi. İfadesinde yok. Kayıtlarda yok. Buna rağmen yandaş medya tarafından ‘itirafçı oldu, casusluğu itiraf etti’ şeklinde yayın yapıldı” dedi.</p>

<p>Yanardağ, savcılığın iddianamede gerçeğe aykırı değerlendirmelere yer verdiğini savunarak, “Türkiye Cumhuriyeti’nin savcısı nasıl böyle bir ifadeyi buraya koyabilir?” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Spor olsun diye casusluk yapmışız”</strong></p>

<p>İddianamenin son bölümünü de eleştiren Yanardağ, casusluk suçlamasının somut hiçbir delile dayanmadığını ileri sürdü.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Can Tuncay’ın imzasını taşıyan iddianamede, “casus ile bilgi aktarımı yapılan taraf arasında anlaşma bulunmasının şart olmadığı” yönündeki değerlendirmeye tepki gösteren Yanardağ şöyle konuştu:</p>

<p>“Yani spor olsun diye casusluk yapmışız. Gazetecilik yaparken canım sıkılmış, ‘Biraz da casusluk yapayım’ demişim gibi bir tablo çiziliyor.”</p>

<p><strong>“Bu dava siyaseti yasaklamaya çalışıyor”</strong></p>

<p>Yanardağ, iddianamenin muhalefeti hedef aldığını öne sürerek, seçimlerde bir adayı desteklemenin suç sayılamayacağını söyledi.</p>

<p>“Ekrem İmamoğlu’nu desteklemek ne zamandan beri casusluk faaliyeti oldu? Bu iddianame siyaseti yasaklamaya çalışıyor. İktidara karşı siyaset yapmayı suç haline getirmeye çalışıyor.”</p>

<p>İddianamenin ileride “içtihat oluşturma” amacı taşıdığını iddia eden Yanardağ, bunun “dikta hukuku yaratma girişimi” olduğunu savundu.</p>

<p><strong>“Canlı yayında casusluk romanı yazmışlar”</strong></p>

<p>TELE1 yayınlarının delil olarak dosyaya konulmasına da tepki gösteren Yanardağ, bir televizyon programı üzerinden “algı operasyonu” yaptığı iddiasını reddetti.</p>

<p>“Dünyanın hiçbir yerinde canlı yayında televizyon kanalı aracılığıyla casusluk yapıldığını görmedim. Hangi gizli belge ele geçirilmiş? Hangi devlet sırrı açıklanmış?”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yanardağ, iddianamenin “soğuk savaş dönemi anlayışıyla hazırlandığını” savundu.</p>

<p><strong>“Operasyonun amacı TELE1’e el koymak”</strong></p>

<p>Savunmasının sonunda TELE1’e yönelik kayyım ve satış girişimlerine dikkat çeken Yanardağ, soruşturmanın temel amaçlarından birinin TELE1’i susturmak olduğunu öne sürdü.</p>

<p>“Tele1, gazetecilerin kurduğu ve yönettiği bağımsız bir medya kuruluşu. Bu operasyonun amaçlarından biri Tele1’e el koymak ve bizi susturmak.”</p>

<p>Yanardağ’ın savunmasının ardından avukatlarının beyanlarına geçildi. Duruşma devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/yanardagdan-casusluk-davasinda-savunma-gazetecilik-yaptigim-icin-yargilaniyorum</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/yanardag-9.jpeg" type="image/jpeg" length="21402"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya'da Hükümet Geri Adım Attı: Göçmenlere Ücretsiz Dil Kursu Yasağı Deliniyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-hukumet-geri-adim-atti-gocmenlere-ucretsiz-dil-kursu-yasagi-deliniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-hukumet-geri-adim-atti-gocmenlere-ucretsiz-dil-kursu-yasagi-deliniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da hükümetin büyük tepki çeken "ücretsiz entegrasyon kurslarını kısıtlama" planında geri adım atıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>SPD ile İçişleri Bakanlığı arasında varılan yeni uzlaşmaya göre, Haziran 2026'dan itibaren oturum güvencesi olmayan bazı göçmenler de yeniden devlet destekli entegrasyon kurslarına katılabilecek.</strong></p>

<p><strong>Süheyla KAPLAN</strong></p>

<p>Şubat ayında alınan kararla ücretsiz kurs hakkı ciddi şekilde daraltılmış, özellikle iltica süreci devam edenler ve geçici statüdekiler sistem dışına itilmişti. Ancak eyalet yönetimleri, belediyeler, kurs merkezleri ve iş dünyasından gelen yoğun baskı sonrası koalisyon geri adım attı.</p>

<p>Alınan yeni karara göre; kurslara katılım tamamen serbest olmayacak. Devlet, her yıl bütçeye bağlı bir "kontenjan sistemi" uygulayacak. Yani ücretsiz kurs hakkı artık hükümetin ayırdığı paraya göre belirlenecek. Bütçe artarsa daha fazla kişi faydalanacak, kesinti olursa sayı düşecek.</p>

<p>Öncelik verilecek gruplar arasında özellikle Ukraynalı mülteciler bulunuyor. Ayrıca Alman iş gücü piyasasında ihtiyaç duyulan AB vatandaşları da destek kapsamına alınacak. Bazı özel durumlar ise ayrı değerlendirmeyle kabul edilebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İltica başvurusu henüz sonuçlanmamış kişiler için ise Kasım ayından itibaren "ilk yönlendirme kursları" genişletilecek. Bu kurslar normal entegrasyon kurslarından daha kısa olacak.</p>

<p>Koalisyon ortağı SPD , İçişleri Bakanlığı'nın önceki kararını koalisyon anlaşmasına aykırı buluyordu. SPD'li siyasetçiler şimdi "genel yasak kaldırıldı" diyerek uzlaşmadan memnun olduklarını açıkladı. Ancak parti içinde hâlâ endişe var: Asıl belirleyici unsurun bütçe görüşmeleri olacağı ve ileride yeniden kısıtlamaların gelebileceği belirtiliyor.</p>

<p>Almanya'da entegrasyon kurslarının maliyeti son yıllarda hızla arttı. 2021'de 500 milyon euronun altında olan harcama, 2025 için 1,3 milyar euroyu geçti. Bu nedenle hükümet bir yandan tasarruf yapmak isterken diğer yandan iş gücü açığı ve toplumsal uyum baskısıyla karşı karşıya kalıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-hukumet-geri-adim-atti-gocmenlere-ucretsiz-dil-kursu-yasagi-deliniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/entegrasyon-kurslari.jpg" type="image/jpeg" length="54868"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Wall Street Journal iddiası: BAE, İran’a gizli hava saldırıları düzenledi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/wall-street-journal-iddiasi-bae-irana-gizli-hava-saldirilari-duzenledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/wall-street-journal-iddiasi-bae-irana-gizli-hava-saldirilari-duzenledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasında haftalardır süren gerilim ve kırılgan ateşkes tartışmaları devam ederken, Wall Street Journal’ın yayımladığı yeni bir haber bölgede dikkatleri Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) çevirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Gazetenin, konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre BAE, nisan ayı başında İran’daki hedeflere gizli hava saldırıları düzenledi.</strong></p>

<p>Haberde, emirlik savaş uçaklarının Basra Körfezi’ndeki İran’a ait Lavan Adası’nda bulunan bir rafineriyi hedef aldığı öne sürüldü. Saldırının büyük bir yangına yol açtığı ve rafinerinin kapasitesinin aylar boyunca devre dışı kaldığı belirtildi.</p>

<p><strong>Saldırı ateşkes ilanı döneminde gerçekleşti</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Wall Street Journal’a göre saldırı, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik beş haftalık hava saldırılarının ardından ateşkes ilan ettiği dönemde gerçekleşti. İran yönetimi olayın ardından saldırıyı “düşmanca bir eylem” olarak nitelendirmiş ve BAE ile Kuveyt’teki hedeflere yoğun füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenlemişti.</p>

<p>BAE Savunma Bakanlığı verilerine göre İran, savaş boyunca Emirlikler’e 550’den fazla füze ve 2 bin 200 İHA gönderdi.</p>

<p><strong>“Tarafsızlık” politikası değişti iddiası</strong></p>

<p>Haberde, savaşın ilk döneminde tarafsız bir tutum sergileyen Abu Dabi yönetiminin, ağır ekonomik kayıpların ardından strateji değiştirdiği ileri sürüldü. İran saldırıları sonrası hava ulaşımı, turizm ve emlak sektörlerinde ciddi düşüş yaşandığı, birçok şirketin işten çıkarma ve kısa çalışma uygulamalarına gittiği belirtildi.</p>

<p><strong>Emirliklere ait savaş uçakları iddiası</strong></p>

<p>BAE’nin İran savaşına dahil olduğuna ilişkin ilk işaretlerin mart ayı ortasında ortaya çıktığı aktarıldı. O dönemde İran hava sahasında görüntülenen ve ne ABD’ye ne de İsrail’e ait olduğu belirlenemeyen savaş uçaklarının, uzmanlara göre Emirlikler tarafından kullanılan Fransız yapımı Mirage savaş uçakları ile Çin üretimi Wing-Loong insansız hava araçları olduğu ifade edildi.</p>

<p>BAE Dışişleri Bakanlığı’nın söz konusu iddialarla ilgili yorum yapmayı reddettiği, Pentagon’un da resmi açıklama yapmadığı bildirildi.</p>

<p><strong>ABD’nin “sessiz destek” verdiği öne sürüldü</strong></p>

<p>Wall Street Journal’ın daha önceki haberlerinde ise ABD’nin BAE’nin operasyona katılımından haberdar olduğu ve bazı Körfez ülkelerinin İran’a yönelik saldırılarını sessiz şekilde desteklediği iddia edilmişti.</p>

<p>Haberlere göre BAE, İran’dan gelen füze ve İHA saldırılarından Körfez’de en fazla etkilenen ülkelerden biri oldu. Emirlik yönetimi daha önce yaptığı açıklamalarda, İran kaynaklı tehditlere karşı “tüm araçlarla caydırıcılık hakkını saklı tuttuğunu” belirtmişti.</p>

<p><strong>Ateşkes pamuk ipliğine bağlı</strong></p>

<p>Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, yaklaşık beş haftadır yürürlükte olan ateşkesin ciddi risk altında olduğunu söyledi. Trump, İran’ın savaşı sona erdirmeye yönelik sunduğu planı “kabul edilemez” olarak nitelendirirken, ateşkesin “yoğun bakımda” olduğunu ifade etti.</p>

<p>İran devlet medyasına göre Tahran yönetimi, ABD’den savaş tazminatı, yaptırımların kaldırılması, Hürmüz Boğazı üzerinde tam egemenlik ve dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılmasını talep ediyor.</p>

<p><strong>Nükleer gerilim sürüyor</strong></p>

<p>ABD ve Batılı ülkeler uzun süredir İran’ın nükleer silah geliştirmeye çalıştığını savunurken, Tahran yönetimi bu suçlamaları reddediyor. Özellikle İran’ın yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyum stokuna sahip olması Batı tarafından ciddi güvenlik riski olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Müzakerelerde ilerleme sağlanamaması üzerine Washington yönetimi İran’a yönelik ekonomik baskıyı da artırdı. ABD, İran petrolünün Çin’e satışına destek verdikleri gerekçesiyle aralarında Hong Kong ve BAE merkezli şirketlerin de bulunduğu çok sayıda kişi ve kuruluşa yeni yaptırımlar uyguladı.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/wall-street-journal-iddiasi-bae-irana-gizli-hava-saldirilari-duzenledi</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 08:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/sasldiri.png" type="image/jpeg" length="30129"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere’de yerel seçim sonuçları: Aşırı sağcı Reform UK yükselişte]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/ingilterede-yerel-secim-sonuclari-asiri-sagci-reform-uk-yukseliste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/ingilterede-yerel-secim-sonuclari-asiri-sagci-reform-uk-yukseliste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşik Krallık’ta İngiltere, İskoçya ve Galler’de gerçekleştirilen yerel ve bölgesel seçimlerin ilk sonuçları, ülke siyasetinde dengelerin değiştiğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Aşırı sağcı Nigel Farage liderliğindeki Reform UK Partisi önemli kazanımlar elde ederken, Başbakan Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi ciddi oy kaybı yaşadı. Galler’de İşçi Partisi ilk kez üçüncü sıraya gerilerken, İskoçya’da İskoç Ulusal Partisi (SNP) yeniden birinci parti oldu.</strong></p>

<p>Yaklaşık 136 yerel yönetimde 5 bine yakın sandalye için yapılan seçimler, 2024 genel seçimlerinden sonraki en büyük siyasi sınav olarak değerlendirildi.</p>

<p><strong>Reform UK’den tarihi yükseliş</strong></p>

<p>Yerel seçimlerin en dikkat çekici sonucu, Nigel Farage’ın liderliğini yaptığı Reform UK’in yükselişi oldu. Parti şimdiye kadar yaklaşık bin belediye meclisi sandalyesi kazanarak hem İşçi Partisi’nin hem de Muhafazakârların güçlü olduğu bölgelerde önemli başarılar elde etti.</p>

<p>Reform UK; Sunderland, Barnsley, Hartlepool, Redditch, Tameside ve Cannock Chase gibi geleneksel İşçi Partisi bölgelerinde belediye yönetimlerini kazanırken, Muhafazakârların etkili olduğu Newcastle-under-Lyme, Suffolk, Essex ve Norfolk gibi bölgelerde de kontrolü ele geçirdi.</p>

<p>Parti ayrıca Londra’daki Havering Belediyesi’ni kazanarak başkentte ilk büyük yerel seçim başarısını elde etti.</p>

<p>Nigel Farage yaptığı açıklamada, sonuçların “İngiliz siyasetinde tarihi bir değişime işaret ettiğini” savundu.</p>

<p><strong>İşçi Partisi’nde kriz tartışmaları</strong></p>

<p>Başbakan Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi ülke genelinde yüzlerce sandalye kaybetti. Parti; Oxford, Exeter, Hartlepool, Redditch, Wandsworth ve Tameside dahil birçok belediyede kontrolü yitirdi.</p>

<p>En büyük siyasi darbe ise Galler’de yaşandı. İşçi Partisi, 100 yılı aşkın süredir ilk kez bölgede seçimleri kaybetti. Galler Parlamentosu Senedd seçimlerinde milliyetçi Plaid Cymru 43 sandalye ile birinci olurken, Reform UK 34 sandalye ile ikinci sıraya yerleşti. İşçi Partisi ise üçüncü sıraya geriledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Galler Özerk Yönetimi Başbakanı Eluned Morgan seçim yenilgisinin ardından istifa ettiğini açıkladı. Morgan, “Eski siyasi dengeler dağıldı. İşçi Partisi yeniden işçi sınıfının partisi olmak zorunda” dedi.</p>

<p>İşçi Partisi içerisinden de sert eleştiriler geldi. Parti milletvekili Ian Lavery, seçim sonuçlarının ardından Labour’ın “kendini yok etme sürecine girdiğini” savundu. Labour’a yakın “Unite the Union” sendikasının Genel Sekreteri Sharon Graham ise “İşçi sınıfı yalnız bırakıldı ve kararını verdi” açıklamasını yaptı.</p>

<p>Buna karşın Başbakan Starmer görevden çekilmeyeceğini belirterek, <strong>“Ülkeyi kaosa sürüklemeyeceğim. Halk bize beş yıllık görev verdi ve bunu tamamlayacağım” </strong>dedi.</p>

<p><strong>İskoçya’da SNP yeniden birinci</strong></p>

<p>İskoçya’da ise İskoç Ulusal Partisi (SNP) seçimleri yeniden önde tamamladı.</p>

<p>İskoçya Başbakanı John Swinney, sonuçların Birleşik Krallık siyasetinde büyük değişimlere yol açabileceğini belirterek, <strong>“Kuzey İrlanda, Galler ve İskoçya’nın milliyetçi liderler tarafından yönetilmesi Birleşik Krallık’ı temelden değiştirebilir”</strong> dedi.</p>

<p>İskoç Yeşiller Partisi de Edinburgh’da SNP’li Bakan Angus Robertson’u mağlup ederek dikkat çekici bir başarı elde etti.</p>

<p><strong>Muhafazakârlar da ağır kayıplar yaşadı</strong></p>

<p>Ana muhalefetteki Muhafazakâr Parti de seçimlerde ciddi kayıplar verdi. Parti Hampshire’ın kontrolünü kaybederken, Suffolk, Essex ve Norfolk gibi önemli bölgelerde Reform UK’e karşı geriledi.</p>

<p>Buna karşın Muhafazakârlar Westminster Belediyesi’ni yeniden kazanmayı başardı. Londra’daki bu sonuç, parti açısından nadir olumlu gelişmelerden biri olarak değerlendirildi.</p>

<p><strong>Yeşiller ve Liberal Demokratlar güç kazandı</strong></p>

<p>Yeşiller Partisi özellikle büyük şehirlerde dikkat çekici sonuçlar aldı. Parti, Londra’nın Hackney ve Lewisham bölgelerinde ilk kez belediye başkanlığı kazanırken, Norwich Belediyesi’nin kontrolünü de İşçi Partisi’nden aldı.</p>

<p>Liberal Demokratlar ise Stockport ve Portsmouth’ta belediye yönetimini ele geçirirken, Richmond-upon-Thames ve Sutton’daki üstünlüğünü korudu.</p>

<p><strong>Brexit sonrası siyasi yapı değişiyor</strong></p>

<p>Seçim sonuçları, İngiltere’de uzun yıllardır hakim olan iki partili siyasi yapının çözülmeye devam ettiğine işaret etti. Reform UK’in yükselişi, Yeşillerin güç kazanması ve İskoçya ile Galler’de bağımsızlık yanlısı partilerin öne çıkması, ülke siyasetinde parçalı bir dönemin başladığı yorumlarına yol açtı.</p>

<p>İngiliz basını, seçim sonuçlarının ardından Başbakan Starmer’ın önümüzdeki günlerde Avrupa Birliği ile daha yakın ilişkiler kurulmasını hedefleyen yeni ekonomik ve siyasi adımlar açıklamaya hazırlandığını yazdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/ingilterede-yerel-secim-sonuclari-asiri-sagci-reform-uk-yukseliste</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/reform-partisi.png" type="image/jpeg" length="52272"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya’da hükümete çağrı: Entegrasyon kurslarındaki durdurma kararı geri çekilsin]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-hukumete-cagri-entegrasyon-kurslarindaki-durdurma-karari-geri-cekilsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-hukumete-cagri-entegrasyon-kurslarindaki-durdurma-karari-geri-cekilsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da Federal Konsey (Bundesrat), Bremen ve bazı eyaletlerin girişimiyle federal hükümete entegrasyon kurslarına yönelik kabul durdurma kararını geri çekme çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>8 Mayıs 2026 tarihinde kabul edilen kararda, entegrasyon politikalarının sürdürülebilir şekilde finanse edilmesi ve daha güvenilir yapıların oluşturulması talep edildi.</strong></p>

<p>Bremen Eyalet Senatosu tarafından yapılan açıklamada, Almanca bilgisinin toplumsal yaşama ve iş hayatına katılımın anahtarı olduğu vurgulanarak, Federal İçişleri Bakanlığının entegrasyon kurslarında yaptığı kesintilerin çok sayıda göçmeni doğrudan etkilediği belirtildi. Açıklamada, birçok kişinin yaklaşık 3 bin avroluk kurs ücretini artık kendi imkânlarıyla karşılamak zorunda kalabileceğine dikkat çekildi.</p>

<p><strong>“Almanca topluma katılımın anahtarı”</strong></p>

<p>Bremen Belediye Başkanı Andreas Bovenschulte yaptığı açıklamada, başarılı entegrasyon için güvenilirlik, istikrarlı yapılar ve kurumlar arası iş birliğinin gerekli olduğunu belirtti.</p>

<p>Bovenschulte, <strong>“Almanca bilgisi toplumsal yaşama ve iş hayatına katılımın anahtarıdır. Bremen’in sunduğu önergenin Bundesrat tarafından kabul edilmesinden memnuniyet duyuyorum” </strong>dedi.</p>

<p><strong>“İnsanların dil öğrenme yolları kapatılmamalı”</strong></p>

<p>Bremen Çalışma, Sosyal İşler, Gençlik ve Entegrasyon Senatörü Claudia Schilling ise alınan kararın entegrasyon politikaları açısından yanlış bir mesaj verdiğini savundu.</p>

<p>Schilling, “Entegrasyon isteniyorsa insanların dil öğrenme yolları kapatılmamalı” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Federal İçişleri Bakanlığı tarafından uygulanan kabul durdurma kararının insanlara fırsat sunmak yerine önlerine engeller koyduğunu söyleyen Schilling, Almanya’nın gelecekte ekonomik ve sosyal açıdan güçlü kalabilmesi için her yıl yaklaşık 400 bin göçmene ihtiyaç duyduğunu belirterek entegrasyon kurslarının bu süreçte hayati rol oynadığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yaklaşık 130 bin kişi etkileniyor</strong></p>

<p>Uygulamadan ülke genelinde yaklaşık 130 bin kişinin etkilenmesinin beklendiği bildirildi. Etkilenenler arasında Ukrayna’dan gelen savaş mağdurları, sığınmacılar, geçici oturum hakkına sahip kişiler ve Avrupa Birliği vatandaşları da bulunuyor.</p>

<p>Schilling, konunun yalnızca mali değil siyasi bir mesele olduğuna dikkat çekerek, “Burada yaşamak, çalışmak ve toplumun bir parçası olmak isteyen insanlara nasıl bir mesaj verdiğimiz önemlidir” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Kurs merkezleri de zor durumda</strong></p>

<p>Kesintilerin yalnızca kursiyerleri değil, entegrasyon kurslarını düzenleyen kurumları da zor durumda bıraktığı ifade edildi. Birçok kurs merkezinin programlarını azaltmak, bazı kursları iptal etmek ve personel sayısını düşürmek zorunda kalabileceği belirtildi.</p>

<p>Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’nin (BAMF), 9 Şubat 2026 tarihinde yayımladığı genelgede, Oturum Yasası’nın 44. maddesi kapsamındaki entegrasyon kurslarına yeni katılım izinlerinin “bir sonraki duyuruya kadar” durdurulduğu bildirilmişti. Gerekçe olarak ise son yıllarda yaşanan mali zorluklar gösterilmişti.</p>

<p><strong>Bremen’den ek dil kursları desteği</strong></p>

<p>Bremen Eyalet Senatosu’nun 2014 yılından bu yana federal kurslara erişemeyen kişiler için ek belediye dil kursları sunduğu belirtildi. Yıllık 445 bin avroluk bütçeye sahip program kapsamında, oturum statüsü veya geldikleri ülkeye bakılmaksızın çok sayıda kişiye Almanca eğitimi veriliyor.</p>

<p>2025 yılında yaklaşık 36 belediye dil kursunun düzenlendiği, bunlar arasında B1 seviyesindeki kursların yanı sıra kadınlar, gençler ve engellilere yönelik özel programların da yer aldığı kaydedildi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, EĞİTİM, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-hukumete-cagri-entegrasyon-kurslarindaki-durdurma-karari-geri-cekilsin</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 08:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/bamf.jpg" type="image/jpeg" length="35036"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hantavirüs alarmı: Gemide 23 ülkeden yolcu ve mürettebat bulunuyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/hantavirus-alarmi-gemide-23-ulkeden-yolcu-ve-murettebat-bulunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/hantavirus-alarmi-gemide-23-ulkeden-yolcu-ve-murettebat-bulunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hantavirüs vakalarının tespit edildiği Hollanda bandıralı “MV Hondius” adlı yolcu gemisi, İspanya’nın Kanarya Adaları’ndaki Tenerife kentinde bulunan Granadilla de Abona Limanı’na ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gemideki yolcuların tahliye ve ülkelerine dönüş süreci başlatılırken, Fransa’ya gönderilen yolculardan birinde hastalık belirtileri görüldüğü açıklandı. Almanya’da ise Berlin Charité Hastanesi’nin bir yolcu için karantina hazırlığı yaptığı bildirildi.</strong></p>

<p>Yerel saatle 06.00 sıralarında limana ulaşan gemideki yolcular, Liman Müdürlüğüne ait teknelerle gruplar halinde karaya çıkarılmaya başlandı. İlk etapta 15 kişinin tahliye edildiği ve bu kişilerin Tenerife’den İspanya devletine ait bir uçakla Madrid’e götürülerek Gomez Ulla Askeri Hastanesi’nde karantinaya alınacağı açıklandı.</p>

<p>İspanya Sağlık Bakanlığı, daha sonra gemide bulunan Fransız ve Kanadalı yolcuların da özel uçuşlarla ülkelerine gönderildiğini duyurdu. Hollandalı, Türk, İngiliz, İrlandalı ve ABD’li yolcuların da gün içerisinde Tenerife Havalimanı’ndan ayrılmasının planlandığı belirtildi.</p>

<p><strong>Fransa’ya gönderilen yolcuda semptom görüldü</strong></p>

<p>Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, sosyal medya platformu X üzerinden (eski adı Twitter) yaptığı açıklamada, Paris yakınlarındaki Le Bourget Havalimanı’na ulaşan beş Fransız yolcudan birinde uçuş sırasında hantavirüs semptomlarının ortaya çıktığını bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, beş yolcunun tamamının inişin ardından sıkı karantina altına alındığı ve Paris’te bir hastanede detaylı sağlık kontrollerinden geçirileceği belirtildi.</p>

<p>İspanya Sağlık Bakanı Mónica García ise yolcuların gemiden ayrılmadan önce yeniden kontrolden geçirildiğini ve tamamının semptomsuz olarak değerlendirildiğini açıklamıştı.</p>

<p><strong>Berlin Charité’de karantina hazırlığı</strong></p>

<p>Almanya’da da sağlık kurumları olası vakalara karşı hazırlıklarını sürdürüyor. Berlin Senatosu Sağlık İdaresi Sözcüsü, Alman Haber Ajansı’na (dpa) yaptığı açıklamada, Alman yolculardan birinin Berlin Charité Hastanesi’ne sevk edilmesinin planlandığını bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, “Bu vaka için Charité’nin enfeksiyon hastalıkları bölümüne kabul ve ilgili sağlık dairesi tarafından karantina uygulanması öngörülüyor” denildi.</p>

<p>Söz konusu kişinin şu ana kadar herhangi bir semptom göstermediği ve Berlin-Brandenburg bölgesinden olduğu belirtildi. Brandenburg Sağlık Bakanlığı ise eyaletten başka bir kişinin etkilenmediğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alman makamları, Alman yolcuların önce Hollanda’ya götürüleceğini, ardından kendi eyaletlerinde karantinaya alınacağını duyurdu.</p>

<p><strong>Gemide 23 ülkeden yolcu ve mürettebat bulunuyor</strong></p>

<p>“MV Hondius” gemisinde toplam 147 kişinin bulunduğu açıklandı. Yolcu ve mürettebat arasında Filipinler, İngiltere, ABD, İspanya, Hollanda, Almanya, Fransa, Ukrayna, Kanada, Avustralya ve Türkiye dahil 23 ülkeden kişiler yer alıyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre gemide şimdiye kadar, insandan insana bulaşabilen And Dağları varyantı hantavirüse bağlı üç doğrulanmış enfeksiyon ve iki şüpheli vaka tespit edildi. Son haftalarda aralarında bir Alman vatandaşının da bulunduğu üç yolcu yaşamını yitirdi.</p>

<p><strong>Hantavirüs nasıl bulaşıyor?</strong></p>

<p>Hantavirüsün çoğunlukla kemirgenlerden bulaştığı biliniyor. Virüs; kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar veya salyalarının karıştığı havanın solunmasıyla, bazen de ısırık ve tırmalama yoluyla insanlara geçebiliyor.</p>

<p>Hastalık genellikle ateş, kas ağrısı ve yorgunluk belirtileriyle başlıyor. Ağır vakalarda ise solunum yetmezliği, iç kanama ve böbrek yetmezliği görülebiliyor.</p>

<p>İspanyol yetkililer, yolcuların transfer sürecinde sivil halkla hiçbir temas kurulmaması için geniş güvenlik ve sağlık önlemleri alındığını, tüm görevlilerin FFP2 tipi maske kullandığını açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SAĞLIK, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/hantavirus-alarmi-gemide-23-ulkeden-yolcu-ve-murettebat-bulunuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 00:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/gemi2.png" type="image/jpeg" length="26976"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Putin, Ukrayna savaşında arabulucu olarak Schröder’i önerdi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/putin-ukrayna-savasinda-arabulucu-olarak-schroderi-onerdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/putin-ukrayna-savasinda-arabulucu-olarak-schroderi-onerdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna savaşıyla ilgili olası müzakerelerde eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder’i arabulucu olarak görebileceğini söyledi. Kremlin liderinin açıklaması Almanya siyasetinde farklı tepkilere yol açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Putin, Moskova’da İkinci Dünya Savaşı’nın sona erişinin yıl dönümü kapsamında düzenlenen Zafer Günü törenlerinin ardından yaptığı olağanüstü basın toplantısında, ABD’nin arabuluculuk girişimlerinde bulunduğunu belirterek, Avrupa tarafından ise Schröder’in bu rolü üstlenebileceğini ifade etti.</strong></p>

<p>“Avrupalı siyasetçiler arasında görüşmeyi tercih edeceğim kişi Schröder olurdu” diyen Putin, savaşın çözümünün esas olarak Rusya ve Ukrayna’nın meselesi olduğunu vurguladı. Putin, “Ancak birileri yardımcı olmak isterse buna minnettar oluruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Schröder’den açıklama gelmedi</strong></p>

<p>Eski Başbakan Gerhard Schröder’in ofisi ise Alman Haber Ajansı’nın (dpa) sorusuna verdiği yanıtta, Schröder’in bu konuda açıklama yapmayacağını bildirdi.</p>

<p>SPD’li eski başbakan Schröder, uzun yıllardır Putin ile yakın ilişkileri ve Rus enerji şirketlerindeki görevleri nedeniyle Almanya’da eleştirilerin odağında bulunuyor. Schröder, siyaseti bıraktıktan sonra Gazprom’un iştiraki Nord Stream 2’nin yönetim kurulu başkanlığını üstlenmişti. Ancak Kuzey Akım 2 boru hattı, Rusya’nın 2022’de Ukrayna’ya saldırmasının ardından devreye alınmamıştı.</p>

<p>Schröder, ocak ayında Berliner Zeitung’da yayımlanan yazısında savaşı “uluslararası hukuka aykırı” olarak nitelendirmiş, ancak aynı zamanda “Rusya’nın ebedi düşman olarak şeytanlaştırılmasına” karşı çıkmış ve Rusya’dan enerji sevkiyatının yeniden başlatılmasını savunmuştu.</p>

<p><strong>SPD içinde destek verenler oldu</strong></p>

<p>Putin’in önerisine SPD içinde tamamen kapıyı kapatmayan isimler de çıktı.</p>

<p>SPD Federal Meclis Grubu Dış Politika Sözcüsü Adis Ahmetovic, Spiegel’e yaptığı açıklamada, “Her teklifin ne kadar güvenilir olduğu ciddi şekilde incelenmeli” dedi. Ahmetovic, Almanya’nın müzakere masasında yer almasının önemli olduğunu belirterek, bunun için Schröder’in sürece dahil edilmesi gerekiyorsa bunun peşinen reddedilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>SPD’li dış politika uzmanı Ralf Stegner de savaşı sona erdirmeye yönelik her girişimin desteklenmesi gerektiğini ifade ederek, “Eğer bu Schröder gibi biri üzerinden mümkün olacaksa, bunu reddetmek sorumsuzluk olur” dedi.</p>

<p>Aşırı sağcı AfD ve Sol Parti'den ayrılanların kurduğu BSW de Schröder’in arabuluculuk rolüne açık olduklarını açıkladı. Aşırı sağcı AfD'nin Federal Meclis Grubu Dış Politika Sözcüsü Markus Frohnmaier, “Her iki taraftaki ölümleri sona erdirmeye katkı sağlayacak her türlü arabuluculuk memnuniyetle karşılanmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yeşiller ve hükümetten sert tepki</strong></p>

<p>Yeşiller Partisi ise Putin’in önerisini “gerçek dışı” olarak nitelendirdi. Parti Meclis Grup Başkanı Britta Haßelmann, Putin’in savaşın saldırgan tarafı olduğunu ve savaşı “hemen sona erdirebileceğini” söyledi.</p>

<p>FDP’li Avrupa Parlamentosu üyesi Marie-Agnes Strack-Zimmermann da Ukrayna’nın Schröder’i tarafsız bir arabulucu olarak kabul etmeyeceğini düşündüğünü belirtti.</p>

<p>Sol Parti Meclis Grup Başkanı Sören Pellmann ise Putin’in açıklamalarını doğrudan bir arabuluculuk önerisi değil, Avrupa açısından ciddi çatışma potansiyeli taşıyan siyasi bir mesaj olarak değerlendirdi.</p>

<p>Alman hükümet çevrelerinden yapılan açıklamada da Putin’in sözlerine şüpheyle yaklaşıldığı belirtildi. Hükümet kaynakları, bu tür açıklamaların “inandırıcı olmayan görünürde teklifler zincirinin bir parçası” olduğunu ifade ederek, “Almanya ve Avrupa bu şekilde bölünemez” değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/putin-ukrayna-savasinda-arabulucu-olarak-schroderi-onerdi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 18:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/putin-ve-schroder.png" type="image/jpeg" length="67002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Av. U. Efsun Türkmen Erol’a meslekte 25. yıl plaketi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/av-u-efsun-turkmen-erola-meslekte-25-yil-plaketi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/av-u-efsun-turkmen-erola-meslekte-25-yil-plaketi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla Barosu tarafından Avukatlar Günü kapsamında düzenlenen kutlama yemeğinde, meslekte 25, 35 ve 50 yılını dolduran avukatlar için plaket töreni gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Törende, Muğla Barosu İnsan Hakları Komisyonu ve Seçim Hukuku Komisyonu’ndan sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Av. U. Efsun Türkmen Erol’a, meslekteki 25. yılı dolayısıyla plaket verildi.</strong></p>

<p>25. Yıl Plaketi, Muğla Barosu Başkanı Levent Akgün tarafından takdim edildi. Törene, Türkmen Erol’un birlikte görev yaptığı yönetim kurulu üyesi meslektaşları ile CHP Muğla Milletvekili ve önceki dönem Muğla Barosu Başkanı Cumhur Uzun da katıldı.</p>

<p><strong>“Hak, hukuk ve adalet mücadelesiyle geçen 25 yıl”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Plaket töreninde konuşan Av. U. Efsun Türkmen Erol, hak, hukuk ve adalet mücadelesiyle geçen 25 yılın ardından meslektaşları ve yol arkadaşlarının katılımıyla bu plaketi almanın kendisi için büyük bir onur olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="" height="534" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/1-199.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Konuşmasında yaşamını yitiren avukatları da anan Türkmen Erol, yalnızca görevlerini yaptıkları ve vatandaşların haklarını savundukları için meslektaşlarının şiddete maruz kalmasının büyük üzüntü yarattığını ifade etti. Avukatlara yönelik şiddetin önlenmesi için yasal düzenlemelerin ve hukuki mücadelenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Türkmen Erol konuşmasını, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde; vatanımız, evlatlarımız ve aydınlık bir Türkiye için hak, hukuk ve adalet mücadelemizi sürdüreceğiz. İyi ki varsınız, iyi ki varız” sözleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>3.SAYFA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/av-u-efsun-turkmen-erola-meslekte-25-yil-plaketi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 07:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/efsun-turkmen.jpg" type="image/jpeg" length="86428"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CIA raporu: İran füze kapasitesinin büyük bölümünü korudu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/cia-raporu-iran-fuze-kapasitesinin-buyuk-bolumunu-korudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/cia-raporu-iran-fuze-kapasitesinin-buyuk-bolumunu-korudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD basınında yer alan haberlere göre CIA, Trump yönetimine sunduğu analizde İran’ın ABD ve İsrail saldırılarına rağmen füze kapasitesinin büyük bölümünü koruduğunu ve olası bir deniz ablukasına üç ila dört ay dayanabilecek durumda olduğunu bildirdi. Değerlendirme, Washington yönetiminin kamuoyuna yaptığı açıklamalarla çelişti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>The Washington Post’un CIA analizine dayandırdığı haberine göre, İran savaş öncesi füze stokunun yaklaşık yüzde 70’ini, mobil füze rampalarının ise yüzde 75’ini muhafaza etti. </strong></p>

<p>Raporda ayrıca Tahran yönetiminin yer altı füze depolarının önemli bölümünü yeniden faaliyete geçirdiği, hasarlı sistemleri onardığı ve yeni füze üretimine başladığı belirtildi.</p>

<p><strong>Trump: “Füzelerin çoğu imha edildi”</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump ise Oval Ofis’te yaptığı açıklamada İran’ın füze kapasitesinin büyük ölçüde yok edildiğini savundu.</p>

<p>Trump, “Füzelerinin çoğu imha edildi. Muhtemelen yüzde 18-19’u kaldı, ancak eskisine kıyasla çok az” dedi.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da İran’ın füze ve İHA kapasitesinin “önemli ölçüde zayıflatıldığını” öne sürdü. Rubio, İran’ın nükleer programını korumak amacıyla binlerce füze ve insansız hava aracıyla bir “koruma kalkanı” oluşturduğunu savunarak, “Artık o konvansiyonel kalkanları yok” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ancak CIA raporunda yer alan değerlendirmeler, Washington’un İran’ın askeri kapasitesini ciddi biçimde zayıflatma hedefinin tam anlamıyla gerçekleşmediği yorumlarına neden oldu.</p>

<p><strong>“İran’ın siyasi iradesi hafife alınmış olabilir”</strong></p>

<p>ABD basınına konuşan bir yetkili, İran’ın savaş öncesi füze kapasitesinin önemli bölümünü koruduğunu ve yer altı depolama tesislerini yeniden açabildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir başka ABD’li yetkili ise İran yönetiminin direncine dikkat çekerek, “Radikal, kararlı ve ABD’nin siyasi iradesinden daha uzun süre dayanabileceklerine inanıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>CIA analizinde ayrıca, abluka koşullarında dahi İran ekonomisinin en az üç ila dört ay dayanabileceği ifade edildi.</p>

<p><strong>Washington strateji değiştiriyor</strong></p>

<p>Haberlere göre, ABD yönetimi 7 Nisan’dan bu yana yürürlükte olan ateşkes sonrasında doğrudan bombardıman yerine ekonomik baskıya ağırlık verme eğilimine girdi.</p>

<p>Trump yönetiminin, İran’ı müzakere masasında taviz vermeye zorlamak için limanlara yönelik ekonomik baskı ve abluka stratejisinin hava saldırılarından daha etkili olacağını düşündüğü belirtildi.</p>

<p>Pakistan’ın arabuluculuğunda sürdürülen görüşmelerde tarafların anlaşmaya “yakın olduğu” yönünde açıklamalar yapılırken, Washington yönetimi İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmayı sürdürüyor.</p>

<p><strong>İran: “Füze kapasitemiz yüzde 120 seviyesinde”</strong></p>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise ABD basınında yer alan değerlendirmelere yanıt verdi.</p>

<p>Arakçi, “CIA yanılıyor. Füze stoklarımız ve fırlatma kapasitemiz 28 Şubat’taki seviyenin yüzde 75’inde değil; doğru rakam yüzde 120’dir” dedi.</p>

<p>İranlı bakan ayrıca, “Halkımızı savunmaya hazır oluşumuz ise yüzde 1000” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Petrol ihracatı ve abluka tartışması</strong></p>

<p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’ın ana petrol terminali olan Hark Adası’ndaki depolama kapasitesinin dolması halinde Tahran’ın günlük yaklaşık 170 milyon dolar gelir kaybına uğrayacağını öne sürdü.</p>

<p>Buna karşın bazı kaynaklar, İran’ın petrolü tankerlerde depoladığı ve kara yolları üzerinden alternatif satış yöntemleri geliştirmeye çalıştığını belirtti.</p>

<p>İran petrolünün büyük bölümünü deniz yoluyla ihraç etmesine rağmen, ülkenin komşularıyla yürüttüğü kara ticareti nedeniyle Hürmüz Boğazı’na tamamen bağımlı olmadığı ifade ediliyor. İran; Türkiye, Irak, Pakistan, Afganistan, Ermenistan, Azerbaycan ve Türkmenistan ile kara sınırına sahip bulunuyor.</p>

<p>Ayrıca İran’ın temel ihtiyaç maddelerinde yaklaşık yüzde 80 oranında kendi kendine yeterli olduğu değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/cia-raporu-iran-fuze-kapasitesinin-buyuk-bolumunu-korudu</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 06:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/iran-10.png" type="image/jpeg" length="28936"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü SIPRI’nin 2025 raporunun değerlendirmesi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/stockholm-baris-arastirmalari-enstitusu-siprinin-2025-raporunun-degerlendirmesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/stockholm-baris-arastirmalari-enstitusu-siprinin-2025-raporunun-degerlendirmesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“[…] Birleşmiş Milletler Örgütünün 2025 Eylül’ünde yayınladığı bir rapor silahlanma harcamalarının dünya çapında kişi başına 334 dolara denk geldiğini ve bu eğilimin devam etmesi durumunda silahlanma harcamalarının 2035 yılında 6,6 trilyon dolara ulaşacağını tespit etmektedir."]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><font face="Cambria, serif"><font size="4"><strong>Murat Çakır yazdı...</strong></font></font></p>

<p><img alt="" height="203" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/m-cakir.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="200" /></p>

<p><font face="Cambria, serif"><font size="4"><strong>Silahlanma yarışının gösterdikleri</strong></font></font></p>

<p><font face="Cambria, serif">Nisan ayı sonunda yayımlanan son SIPRI verileri 2024’te rekor seviyeye çıkan silahlanma harcamalarının (2,72 trilyon dolar) 2025’te 2,89 trilyon dolarla yeni bir rekor kırıldığını gösteriyor, ki bu artış Trump yönetiminin Ukrayna’ya yapılan askeri yardımları keserek ABD’nin silahlanma harcamalarının yüzde 7,5 azalmasına rağmen sağlandı. </font></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><font face="Cambria, serif">SIPRI verileri dünya çapındaki militarist dönüşümün motorunun Avrupalı emperyalist güçler olduğunu kanıtlıyor. Rusya ve Ukrayna da dahil edilirse Avrupa çapındaki silahlanma harcamaları 2025’te 864 milyar dolara ulaşmış durumda. Sadece Avrupalı NATO üyesi devletler 2025’te 559 milyar dolar harcayarak, 2024’e nazaran yüzde 23,1 dolayında bir artışa neden olmuşlar.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif">Batılı emperyalist güçlerin son dönemlerde aldıkları kararlara bakarak silahlanma harcamalarının önümüzdeki yıllarda hızla artacağını tespit edebiliriz. NATO’nun üye devletleri, yüzde 3,5’i salt askeri harcamalara, yüzde 1,5’i de askeri gerekliliği olan altyapıya olmak üzere GSMH’nın yüzde beşini ayırmaya yükümlü kılması ve Trump yönetiminin ABD’nin “savunma” harcamalarını kısa vadede 1,5 trilyon dolara çıkarma planı bu tespitimizi teyit etmektedir. Kaldı ki 32 NATO üyesi devlet sadece 2025’te toplam 1,6 trilyon doları silahlanma için harcamış durumdadırlar.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif">Avrupa’daki aşırı silahlanmanın itici gücü, SIPRI verilerinin gösterdiği gibi, Almanya. Alman devleti silahlanma harcamalarını 114 milyar avroya çıkartarak bir yılda yüzde 24’lük bir artış sağladı. Merz hükümetinin açıklamaları, önümüzdeki yıllarda silahlanma harcamalarının daha da artacağına işaret ediyor. Federal Savunma Bakanlığı şimdiden silahlanma bütçesinin 2029 yılında 150 milyar avro olmasını planladığını açıkladı bile.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif"><strong>Koşar adım felakete</strong></font></p>

<p><font face="Cambria, serif">ABD dünya çapında savaşların ve silahlanma yarışının itici gücü olur ve Avrupa’da bu rolü Almanya üstlenirken, Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya çapında 1 milyara yakın insan aşırı yoksulluk koşulları altında yaşamak zorunda bırakılıyor. Bu insanların günde 3 dolardan az bir para ile geçinmek zorunda kalmaları ve temiz içme suyuna ulaşamamalarının temel nedeni sömürü, vekalet savaşları ve körüklenen bölgesel ihtilaflardır. Ancak yoksulluk ve yoksunluk imtiyazlı coğrafyalara da yayılmaktadır. Avrupa Birliği’nin istatistik kurumu olan EUROSTAT’ın verilerine göre Avrupa Birliği sınırları içinde yoksulluk ve yoksunluk çeken insan sayısı 93,3 milyona ulaşmış durumda. Avrupa çapında 18 yaş altındaki çocuk ve gençlerin yoksulluk oranı Avrupa’da yüzde 21,4 iken, bu oran Almanya’da yüzde 23,5 ile rekor seviyede. Silahlanma harcamalarını finanse etmek için sosyal giderler ve diğer alanlarda yapılması planlanan kısıtlamalar göz önüne alınırsa, bu oranların daha da yükseleceğine kesin gözüyle bakılabilir.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif">Silahlanma yarışının böylesi olumsuz sonuçları ağırlaşırken, özellikle Almanya, Britanya ve Fransa tüm güçleri ile Ukrayna’daki savaşın devam etmesi ve </font><font face="Cambria, serif"><i>“Rusya’nın dize getirilmesi”</i></font><font face="Cambria, serif"> için bastırmaktalar. Silahlanma yarışının önde gelen kazananlarının uluslararası mali piyasalar ve silah tekelleri olduğu biliniyor. O açıdan Almanya’da Friedrich Merz’in, Britanya’da Keir Starmer’in ve Fransa’da Emanuel Macron’un egemen siyasetin başına getirilmiş olmaları bir tesadüf değildir. Ne de olsa üçü de uluslararası mali piyasalarda faaliyet gösteren tekellerden gelmekteler. Mali sermaye fraksiyonları kontrol altında tuttukları müthiş sermaye ile silahlanma yarışından ve savaşlardan, silah tekellerinin elde ettiklerinden kat be kat fazla kâr elde edebileceklerini biliyorlar.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif">Avrupa’nın en büyük ve en güçlü konvansiyonel ordusuna sahip olmak isteyen Alman militarizminin rövanşizmi, Almanya’daki çoğunluk toplumunda hala var olan “Untertanengeist” [Kulluk ruhu] anlayışını bir kez daha yeşertmekte. Çoğunluk toplumu esas itibariyle devlet medyasında yayınlanan her şeye sonuna kadar inanıyor ve egemen siyasetin savaş körükleyen saldırgan politikalarına destek çıkıyor. Militarizmin yaşamın her alanını boyunduruk altına almasına, demokratik ve sosyal hakların kısıtlanmasına, sosyal bütçelerin silahlanma bütçelerine aktarılmasına, zorunlu askerlik dayatmasına ve saldırgan dış politikaya karşı ciddi bir toplumsal direniş yok sayılacak derecede zayıf durumda. Artık Almanya’daki militarist dönüşümün çoğunluk toplumunu korku toplumundan, salt kendi çıkarlarını düşünen itaatkar kullar kitlesine dönüştürmüş olduğundan şüphe duymamak gerekiyor. Emperyalizmin nimetlerinden faydalandığını bilen kullar kitlesi yeniden çocuklarını marşlar ve çiçekler eşliğinde ölüme göndermeye hazırlanıyor. Nihayetinde Alman emperyalizmi peşine taktığı diğer Avrupalı emperyalist güçler ve halk kitleleriyle, aynı 1914 ve 1939 öncesinde olduğu gibi, koşar adım felakete doğru ilerliyor.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif"><strong>Ya Asya’nın silahlanması?</strong></font></p>

<p><font face="Cambria, serif">SIPRI verilerine zorlama koşullarından bağımsız baktığımızda, Rusya’da ve Asya ülkelerinde de silahlanma harcamalarının artmakta olduğunu görmekteyiz. Rusya Federasyonu silahlanma harcamalarını yüzde 5,9 ile yaklaşık 190 milyar dolara artırırken, Asya ve Pasifik bölgesinde toplam harcama 681 milyar dolara ulaşmış. SIPRI Çin Halk Cumhuriyeti’nin 336 milyar dolar ile GSMH’nın yüzde 1,7’sini silahlanmaya harcadığını tespit ediyor. Buna karşın 2025’te Hindistan silahlanmaya 92,1 milyar dolar, Japonya 62,2 milyar dolar ve Tayvan 18,2 milyar dolar harcamışlar. Halihazırda Japonya’daki milliyetçi hükümet ülkenin savaşa girmesini yasaklayan anayasa maddesini kaldırmaya çalışıyor, ki ÇHC’ne yönelik savaşta rol alabilsin.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif">Batılı emperyalist güçler açısından silahlanma harcamalarının en önemli gerekçeleri Rusya ve ÇHC’nin tehdit oluşturduğu iddiası. Putin yönetiminin ABD ve diğer Batılı ülkelerin tarih boyunca yaptıklarının aynısını yaparak savaş açması – ya da savaş açmaya zorlanması – Rusya’nın yeniden “geleneksel düşman” haline gelmesi için yeterli oldu. Rusya Federasyonu’nun teritoryal büyüklüğü, devasa enerji ve hammadde kaynakları oldum olası Batılı emperyalist güçlerin iştahını kabartmıştır. ABD’nin silahlanma harcamalarının ancak beşte birine ve Avrupa’daki NATO üyesi devletlerin harcamalarının ise üçte birine yakın harcama yapan Rusya’ya karşı henüz topyekûn bir savaş açılmadıysa, bunun temel nedeni Rusya’nın caydırıcılığı yüksek nükleer cephanesidir.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif">ÇHC’ne gelince: Kanımızca ÇHC’nin yayılmacı bir güç olarak dünyayı tehdit ettiği iddiası kof bir iddiadır. Coğrafya olarak Çin beş bin yıllık tarihi boyunca her zaman merkezde kalmış ve bazı istisnalar dışında komşu ülkeleri aşarak genişlememiştir. Günümüzün ÇHC’nin ise Batı emperyalizmi benzeri yayılmacı bir siyaset izlemediği açıktır.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif">ÇHC’nin dış ve dış ticaret politikasına bir örnek vermek gerekirse: 1 Mayıs 2026’tan itibaren Afrika’nın 53 ülkesi ürünlerini ÇHC’ne gümrüksüz ihraç edebiliyorlar. Bu tek taraflı adım – çünkü Afrika ülkeleri ÇHC’nden yapılan ithalata gümrük vergisi uygulayabilmekteler – 2005 yılından bu yana Afrika’nın en yoksul 33 ülkesi için geçerliydi. Uygulamanın 53 ülkeye çıkartılması ÇHC’ne yılda yaklaşık 1,4 milyar dolarlık maliyet getiriyor. ÇHC’nin sıfır gümrük vergisi politikası, kendi ekonomik kalkınmasının başarısının göstergesi olmasıyla birlikte, Afrika’nın ekonomik kalkınmasına sağlanan önemli bir destek olarak da görülmeli. Sıfır gümrük vergisi politikasının Afrika’nın yoksul ve gelişmekte olan ülkelerinin eşitsiz durumunu aşmaya ve gelecekteki ticaret bilançolarını dengelemeye yarayacağı şüphe götürmüyor.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif">Elbette ÇHC’nin bu adımı kendi çıkarlarına da yaramaktadır. Sonuçta Afrika’dan ÇHC’ne yapılan tarım ürünleri ihracatı artacak ve ÇHC’ndeki gıda güvenliğini güçlendirecektir. Ama Afrika’daki yoksulluğun en çok kırsal bölgelerde görülmesi nedeniyle, ÇHC öncülüğündeki gümrüksüz ticaret Afrika’nın tarıma dayalı bölgelerinde verimlilik artışının itici gücü haline gelecek ve tersinden Afrika’nın gıda güvenliğinin de güçlenmesine neden olacaktır. Batılı emperyalist güçlerin bugüne dek olan Afrika politikalarına bakarak sadece bu örneğin, iddia edildiği gibi ÇHC’nin dünyanın geri kalanı için bir tehdit oluşturmadığını kanıtlamakta olduğunu söyleyebiliriz. Herhangi bir tehditten söz edilecek olursa, o da ÇHC’nin ekonomisi, etki alanları ve karşılıklı çıkarları korumaya odaklı dış politikasının Batılı emperyalist güçlerin yayılmacı ve saldırgan politikalarının ne olduğunu gösteren ve engelleyici faktör olan bir “tehdit” olmasıdır, ki bu insanlık ve dünya barışı açısından olumludur.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif"><strong>Sonuç itibariyle</strong></font><font face="Cambria, serif"> silahlanma yarışı uluslararası politikanın mali sermayenin ve silah tekellerinin kontrolü altına girmekte olduğunu ve bunların dünya çapında savaşları ve ihtilafları körüklediğini göstermektedir. Halihazırda dünyada irili ufaklı 60 silahlı çatışma yaşanmaktadır. Yaklaşık bir düzine ihtilaf daha büyük bir yangına yol açabilecek potansiyel taşımaktadır. Emperyalist saldırganlık ve yayılmacılık İran’dan Lübnan’a, Ukrayna’dan Sudan ve Yemen’e ve farklı coğrafyalara kadar tüm dünyayı tehdit eder hale gelmiştir. SIPRI’nin verileri 100 büyük silah tekelinin sadece 2024 yılında 679 milyar dolar kazandıklarını göstermektedir. Birleşmiş Milletler Örgütünün 2025 Eylül’ünde yayınladığı bir rapor silahlanma harcamalarının dünya çapında kişi başına 334 dolara denk geldiğini ve bu eğilimin devam etmesi durumunda silahlanma harcamalarının 2035 yılında 6,6 trilyon dolara ulaşacağını tespit etmektedir.</font></p>

<p><font face="Cambria, serif">Diğer yandan, gene aynı rapora göre, sadece 93 milyar dolar ile 2030 yılına kadar dünya çapında açlık ortadan kaldırılabilir; 3 milyar dolardan daha azı ile dünyadaki tüm çocuklara aşı yapılabilir ve 5 milyar dolar ile yoksul ülkelerdeki çocuklara on iki yıllık kaliteli eğitim sağlanabilir. Nihayetinde uluslararası mali sermayeye ve silah tekellerine sağlanan kârların küçük bir bölümüyle dahi dünya çapında açlık, sağlık ve eğitim sorunları rahatlıkla çözülebilecektir. Tüm bu sayılar silahlanma yarışının insanlığın ezici çoğunluğuna karşı yürütülen bir sınıf savaşımı olduğunu kanıtlamaktadır. O nedenle antifaşist, antiemperyalist ve antikapitalist mücadele olmaksızın barış sağlanamayacaktır. Neticede dönüp dolaşıp aynı gerçekle karşı karşıya kalmaktayız: insanlığın barışçıl, savaşsız, sömürüsüz, ekolojik, eşit ve özgür geleceği ancak ve ancak sosyalist devrimle olanaklı olacaktır. Rosa Luxemburg’un vurguladığı gibi: ya Sosyalizm ya da barbarlık!</font></p>

<p><font face="Cambria, serif">* * *</font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/stockholm-baris-arastirmalari-enstitusu-siprinin-2025-raporunun-degerlendirmesi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/1-198.JPG" type="image/jpeg" length="23202"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Polis merkezinde gizli kamera skandalı: Kadın meslektaşlarını duşta görüntüledi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/polis-merkezinde-gizli-kamera-skandali-kadin-meslektaslarini-dusta-goruntuledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/polis-merkezinde-gizli-kamera-skandali-kadin-meslektaslarini-dusta-goruntuledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamburg’daki bir polis merkezinde görev yapan 28 yaşındaki polis memuru, kadın meslektaşlarını duş ve soyunma alanlarında gizlice kameraya aldığı için açığa alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Almanya’nın Hamburg kentinde bir polis merkezinde yaşanan gizli kamera skandalı gündeme oturdu. Hamburg Emniyeti, bir polis memurunun kadın meslektaşlarını duş ve yıkanma alanlarında gizlice görüntülediği şüphesiyle hakkında soruşturma başlatıldığını doğruladı.</strong></p>

<p>Olayın, Hamburg şehir merkezindeki Caffamacherreihe’de bulunan 14 No’lu Polis Merkezi’nde meydana geldiği belirtildi. Yaklaşık 240 polisin görev yaptığı karakolda 85 civarında kadın polis memurunun çalıştığı ifade edildi.</p>

<p><strong>Gizli kamerayı kadın polis fark etti</strong></p>

<p>Alman basınında yer alan haberlere göre, 28 yaşındaki polis memuru Mihail L.’nin kadınlara ait duş alanına küçük bir casus kamera yerleştirdiği açıklandı. Kameranın, bir kadın polis tarafından tesadüfen fark edildiği ve durumun hemen amirlere bildirildiği aktarıldı.</p>

<p>Habere göre olay sonrası soruşturmacılar ikinci bir kamera yerleştirerek şüpheliyi takip etti. Kısa süre sonra duş alanındaki kamerayı kontrol etmeye gelen polis memurunun suçüstü yakalandığı belirtildi.</p>

<p><strong>Evi arandı, elektronik cihazlarına el konuldu</strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında şüpheli polisin görev yaptığı birim ve evi arandı. Polis ekiplerinin bilgisayarlar, veri depolama cihazları ve çeşitli elektronik ekipmanlara el koyduğu bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hamburg İçişleri Kurumu Sözcüsü Daniel Schaefer, olayın İç Soruşturmalar Birimi (DIE) tarafından yürütüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Hamburg Polisi Sözcüsü Sebastian Born ise polis memurunun görevden uzaklaştırıldığını belirterek, “Polis Başkanı tarafından memurun görev yapması ikinci bir emre kadar yasaklanmıştır” dedi.</p>

<p>Şüpheli polisin hizmet silahı ve polis kimliği de geri alındı. Hakkında ayrıca disiplin soruşturması başlatıldı.</p>

<p><strong>Görüntülerin internette paylaşılıp paylaşılmadığı araştırılıyor</strong></p>

<p>Eyalet Kriminal Dairesi’ne (LKA) bağlı uzman ekiplerin, ele geçirilen dijital materyalleri incelemeye başladığı bildirildi. Soruşturmada, gizlice çekildiği iddia edilen görüntülerin internette yayımlanıp yayımlanmadığı ya da satılıp satılmadığı da araştırılıyor.</p>

<p>Şüphelinin kadın meslektaşlarını ne kadar süredir gizlice görüntülediğinin ise henüz netlik kazanmadı.</p>

<p>Alman basınında yer alan bilgilere göre, 28 yaşındaki polis memurunun kısa süre önce ebeveyn izninden dönerek yeniden göreve başladığı ifade edildi.</p>

<section dir="auto">
<p>İçişleri bünyesindeki İç Soruşturmalar Birimi’nin (Dezernat Interne Ermittlungen) olaya el koyduğu belirtilirken, polis memuru hakkında ayrıca disiplin soruşturması başlatıldığı aktarıldı. Şüpheli memurun silahı ve görev kimliği de geri alındı. İddiaların doğrulanması halinde ise yalnızca görevini değil, memur statüsünü ve emeklilik haklarını da kaybedebileceği kaydedildi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, BİLİM-TEK, HAMBURG, KADIN, MAGAZİN, ÖZEL HABER, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/polis-merkezinde-gizli-kamera-skandali-kadin-meslektaslarini-dusta-goruntuledi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/polis-8.png" type="image/jpeg" length="19277"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NBC News: ABD’nin Hürmüz Boğazı operasyonu Suudi Arabistan engeline takıldı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/nbc-news-abdnin-hurmuz-bogazi-operasyonu-suudi-arabistan-engeline-takildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/nbc-news-abdnin-hurmuz-bogazi-operasyonu-suudi-arabistan-engeline-takildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NBC News’e göre Donald Trump’ın “Project Freedom” adlı deniz operasyonunu durdurmasının arkasında İran’la yürütülen görüşmelerden çok, Suudi Arabistan’la yaşanan anlaşmazlık bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın, Hürmüz Boğazı’nda ticaret gemilerine askeri eskort sağlanmasını öngören “Project Freedom” (Özgürlük Projesi) operasyonunu ani şekilde durdurmasının arkasında Suudi Arabistan’la yaşanan gerilim olduğu açığa çıktı.</p>

<p>NBC News’in iki ABD’li hükümet yetkilisine dayandırdığı haberine göre, Suudi Arabistan yönetimi, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda askeri koruma operasyonu başlatma planından rahatsız oldu ve Washington’a bazı askeri kısıtlamalar getirdi.</p>

<p><strong>“Suudiler üs kullanımına izin vermedi” </strong></p>

<p>Habere göre Riyad yönetimi, ABD ordusunun operasyon kapsamında Prince Sultan Hava Üssü’nü kullanmasına izin vermedi. Ayrıca Amerikan savaş uçaklarının Suudi hava sahasını kullanmasına da karşı çıkıldı.</p>

<p>Başkent Riyad’ın güneyinde bulunan Prince Sultan Üssü, daha önce ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarında kullanılıyordu. Suudi Arabistan bugüne kadar Amerikan savaş uçaklarının üs üzerinden operasyon yürütmesine ve hava sahasını kullanmasına izin veriyordu.</p>

<p>NBC’ye göre, Trump’ın ticaret gemilerine askeri eskort sağlama planı Suudi yönetiminde “şaşkınlık ve rahatsızlık” yarattı.</p>

<p>Haberde, Donald Trump ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman arasında yapılan telefon görüşmesinin de krizi çözmeye yetmediği belirtildi.</p>

<p>ABD yönetimi ise operasyonun bölgedeki müttefiklere önceden bildirildiğini savundu. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, “Bölgesel ortaklar önceden bilgilendirildi” denildi.</p>

<p><strong>Hürmüz Boğazı küresel enerji ticareti için kritik</strong></p>

<p>Basra Körfezi ile Umman Körfezi’ni birbirine bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve doğal gaz taşımacılığı açısından stratejik öneme sahip bulunuyor. Bölgede yaşanacak bir kriz ya da deniz trafiğinin aksaması, enerji fiyatlarını ve küresel ticareti doğrudan etkiliyor.</p>

<p>NBC’nin haberine göre Suudi Arabistan ve Ürdün, ABD savaş uçaklarının konuşlandırılması açısından kritik rol oynarken; Kuveyt hava geçişleri, Umman ise hem hava operasyonları hem de deniz faaliyetleri bakımından önem taşıyor.</p>

<p><strong>Trump operasyonu aniden durdurmuştu</strong></p>

<p>Trump, “Project Freedom” operasyonunu birkaç gün önce duyurmuş, ardından da ani bir kararla askıya almıştı. ABD Başkanı, kararın gerekçesi olarak Pakistan ve bazı ülkelerden gelen talepleri ile İran’la yürütülen barış görüşmelerindeki ilerlemeyi göstermişti.</p>

<p>Pakistan’ın şu anda Washington ile Tahran arasında arabuluculuk yaptığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>NBC’ye göre operasyonun yürürlükte kaldığı yaklaşık 36 saat boyunca iki ABD ticaret gemisi Amerikan donanması eşliğinde Hürmüz Boğazı’ndan geçirildi. Haberde ayrıca, gemilerde ABD askeri personelinin bulunduğu ve İran kaynaklı saldırı girişimlerinin engellendiği öne sürüldü.</p>

<p><strong>Trump: “İran’la anlaşmaya çok yakınız”</strong></p>

<p>Öte yandan ABD ile İran arasındaki müzakerelerin kırılgan ateşkes ortamında devam ettiği bildirildi.</p>

<p>Donald Trump, PBS televizyonuna verdiği röportajda İran’la anlaşmaya “çok yakın” olduklarını söyledi. Georgia eyaletindeki bir seçim etkinliğinde konuşan Trump, İran’ın nükleer silah edinmesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Yaptığımız şeyin doğru olduğunu çoğu insan anlıyor ve bu savaş hızlı şekilde sona erecek” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/nbc-news-abdnin-hurmuz-bogazi-operasyonu-suudi-arabistan-engeline-takildi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/2-138.png" type="image/jpeg" length="48718"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Apocu Hareket Yönetimi’nden ‘süreç’ açıklaması: "Öcalan’ın statüsü belirlenmeli”]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/apocu-hareket-yonetiminden-surec-aciklamasi-ocalanin-statusu-belirlenmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/apocu-hareket-yonetiminden-surec-aciklamasi-ocalanin-statusu-belirlenmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[PKK’nin fesih kararının birinci yılında yapılan açıklamada, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”nin ilerlemesi için yasal ve hukuki düzenlemelerin yapılması gerektiği vurgulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>PKK’nin fesih kongresinin birinci yıl dönümünde “Apocu Hareket Yönetimi” adıyla yapılan açıklamada, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”ne ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. </strong></p>

<p>Açıklamada, sürecin ilerlemesi için gerekli yasal ve hukuki adımların henüz atılmadığı savunulurken, Abdullah Öcalan’ın statüsünün belirlenmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Fırat Haber Ajansı’nın (ANF) haberine göre, basın toplantısında konuşan KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu ile KCK Genel Başkanlık Konseyi Üyesi Sozdar Avesta, açıklamanın Kürtçe ve Türkçe metinlerini okudu.</p>

<p><strong>“Yasal adımlar atılmadı” eleştirisi</strong></p>

<p>Açıklamada, Kürt tarafının Öcalan’ın çağrıları sonrası çeşitli adımlar attığı hatırlatılarak, bu adımların demokratik siyasal çözümün önünü açmayı hedeflediği belirtildi. Buna karşın, iktidarın sürecin ilerlemesi için gerekli yasal düzenlemeleri hayata geçirmediği vurgulandı.</p>

<p>Metinde, “Biz, demokratik siyasal çözüm için Kürt kamuoyunu hazırlama ve Türkiye halklarına olumlu mesajlar verme konusunda hassas davranırken, bazı iktidar sözcüleri ve iktidara yakın basın aksine kamuoyunda olumsuz algılar yaratan bir tutum içinde olmuştur” ifadelerine yer verildi.</p>

<p><strong>Meclis komisyonu vurgusu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TBMM bünyesinde kurulan komisyonun hazırladığı rapora da değinilen açıklamada, raporun bazı eksikliklerine rağmen uygulanması halinde olumlu etkiler yaratabileceği belirtildi. Ancak önerilerin henüz pratiğe geçirilmemesi, “iktidarın sürece samimi yaklaşmadığı” yönünde bir izlenim oluşturduğu şeklinde değerlendirildi.</p>

<p><strong>“Öcalan’ın statüsü belirlenmeli”</strong></p>

<p>Açıklamada, sürecin ilerlemesi için Abdullah Öcalan’ın rolüne özel vurgu yapıldı. Öcalan’ın “resmi muhatap” olarak kabul edilmesi ve yasal statüsünün netleştirilmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Metinde şu değerlendirme yer aldı: “Ne zaman Rêber Apo’nun statüsü belli olur ve özgür çalışır koşullara kavuşursa o zaman sürecin ilerlemesinden söz edebiliriz.”</p>

<p>Ayrıca, Öcalan’ın farklı kesimlerle görüşebileceği bir zeminin oluşturulmasının, çözüm sürecinin ilerlemesi açısından kritik olduğu belirtildi.</p>

<p><strong>Silah bırakma ve yasal zemin tartışması</strong></p>

<p>Silahların tamamen bırakılması ve demokratik siyasete geçişin, atılacak yasal adımlarla mümkün olacağı ifade edilen açıklamada, bu sürecin “silah bırakmanın tespitine bağlanmasının gerçeği yansıtmadığı” savunuldu.</p>

<p>Açıklamada, daha önce yetkililer tarafından Ramazan Bayramı sonrasında yasal adımların atılacağı yönünde beyanlar verildiği, ancak bu adımların hâlen atılmadığı kaydedildi.</p>

<p><strong>Bahçeli’den süreç önerisi</strong></p>

<p>Öte yandan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de dün partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı açıklamada sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, tartışmaların sonlandırılması için sürecin “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” olarak adlandırılmasını önerdi.</p>

<p><strong>“Radikal kararlar alındı” vurgusu</strong></p>

<p>Açıklamada, PKK’nin feshi ve silahlı mücadelenin sonlandırılmasının “radikal kararlar” olduğu ifade edilerek, bu adımların demokratik çözümün önünü açmak amacıyla atıldığı belirtildi.</p>

<p>Ayrıca, gerekli yasal düzenlemelerin yapılması halinde daha geniş çaplı silah bırakma sürecinin gerçekleşebileceği dile getirildi.</p>

<p><strong>Sürecin geleceğine ilişkin mesaj</strong></p>

<p>Sonuç bölümünde, sürecin ilerlemesi için siyasi irade ve hukuki zeminin oluşturulmasının zorunlu olduğu vurgulanarak, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin sonuca ulaşması için Öcalan’ın statüsünün belirlenmesi ve gerekli yasal adımların atılması gerekmektedir” denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/apocu-hareket-yonetiminden-surec-aciklamasi-ocalanin-statusu-belirlenmeli</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 08:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/apocu-hareket-yonetimi.jpg" type="image/jpeg" length="83097"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya’dan Hürmüz Boğazı’na mayın temizleme gemisi: ‘Fulda’ yola çıktı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyadan-hurmuz-bogazina-mayin-temizleme-gemisi-fulda-yola-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyadan-hurmuz-bogazina-mayin-temizleme-gemisi-fulda-yola-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya Donanması’na ait “Fulda” adlı mayın temizleme gemisi, Hürmüz Boğazı’nda olası bir görev için hazırlık kapsamında Akdeniz’e doğru yola çıktı. Gemi, pazartesi günü Kiel-Wik Deniz Üssü’nden hareket ederek NATO’nun Akdeniz’deki mayın savunma birliğine katılmak üzere görevlendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Almanya Savunma Bakanlığı, “Fulda”nın daha önce Kuzey ve Baltık Denizi’ndeki NATO görevinden çekilerek bu yeni misyona yönlendirildiğini açıkladı. Gemi, şimdilik Akdeniz’de hazır bekleyecek.</strong></p>

<p><strong>Hürmüz Boğazı için olası görev</strong></p>

<p>“Fulda”nın ilerleyen süreçte Basra Körfezi’ne ve özellikle Hürmüz Boğazı’na gönderilmesi ihtimali bulunuyor. Ancak bu tür bir konuşlandırma için Alman Federal Meclisi’nin (Bundestag) onayı gerekiyor. Mevcut planlamaya göre gemi, meclis kararı alınana kadar görev bölgesine yakın bir konumda olacak.</p>

<p>CDU’lu Savunma Komisyonu üyesi Bastian Ernst, böyle bir görev için öncelikle bölgede güvenliğin sağlanması gerektiğini belirterek, “Kalıcı ve güvenilir bir ateşkes olmadan bu yönde bir yetki verilmez” dedi.</p>

<p><strong>Enerji güvenliği endişesi</strong></p>

<p>Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve doğalgaz taşımacılığı açısından kritik öneme sahip bir geçiş noktası olarak öne çıkıyor. İran savaşı nedeniyle bölgede artan gerilim ve fiili blokaj, enerji fiyatları ve uluslararası ticaret üzerinde doğrudan etkiler yaratıyor.</p>

<p>Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul da İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi’ye çağrıda bulunarak, Hürmüz Boğazı’nın “derhal serbest bırakılmasını” talep etmişti.</p>

<p><strong>NATO kapsamında görev</strong></p>

<p>Savunma Bakanlığı Sözcüsü, “Fulda”nın Akdeniz’e erken konuşlandırılmasının “önemli zaman kazandıracağını” belirterek, gerekli siyasi karar alındığında geminin mayın temizleme kapasitesinin hızla devreye sokulabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık 40 kişilik mürettebata sahip gemide, mayın tespiti ve imhası konusunda uzman dalgıçlar görev yapıyor. Operasyonlarda sonar sistemleri ve uzaktan kumandalı su altı araçları kullanılıyor.</p>

<p><strong>Çok uluslu görev planı</strong></p>

<p>Olası bir Hürmüz operasyonunda “Fulda”nın tek başına hareket etmeyeceği, NATO çerçevesinde oluşturulacak bir görev gücü içinde yer alacağı belirtildi. Bu kapsamda Alman donanmasına ait “Mosel” adlı ikmal gemisinin de Akdeniz’deki NATO birliğine katılacağı açıklandı.</p>

<p>Planlamaya göre görev gücüne hava savunma fırkateyni ve deniz gözetleme uçaklarının da dahil edilmesi öngörülüyor. Operasyonun kapsamı ve süresi ise Bundestag’ın alacağı karara bağlı olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyadan-hurmuz-bogazina-mayin-temizleme-gemisi-fulda-yola-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/gemi-2.png" type="image/jpeg" length="84778"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya’da üç partiden ortak karar: SPD, Yeşiller ve Sol Parti X’ten çekiliyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-uc-partiden-ortak-karar-spd-yesiller-ve-sol-parti-xten-cekiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-uc-partiden-ortak-karar-spd-yesiller-ve-sol-parti-xten-cekiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da Sosyal Demokrat Parti (SPD), Yeşiller ve Sol Parti, koordineli bir kararla Elon Musk’a ait sosyal medya platformu X’i (eski adıyla Twitter) terk etme kararı aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Partilerin resmi hesaplarının yanı sıra Federal Meclis’teki grup hesaplarının ve çok sayıda siyasetçinin kişisel hesaplarının devre dışı bırakılacağı açıklandı.</strong></p>

<p>Partiler tarafından yapılan ve aynı ifadeleri içeren açıklamalarda, “X son yıllarda kaosa sürüklendi. Siyasi tartışmalar, insanlara ulaşan ve onları bilgilendiren bir alışverişten beslenir. X ise giderek dezenformasyonu teşvik ediyor” denildi. “#WirVerlassenX” etiketiyle paylaşılan mesajlarda, bu nedenle hesapların artık kullanılmayacağı duyuruldu.</p>

<p><strong>Koordineli adım, uzun hazırlık</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kararın, Yeşiller Partisi Genel Sekreteri Pegah Edalatian’ın girişimiyle başlatılan ve haftalar süren bir hazırlık sürecinin ardından alındığı belirtildi. Edalatian, X’in “dezenformasyon için bir giriş kapısı ve agresif bir tartışma alanı” haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>Parti yönetimleri, üyelerine platformdan ayrılmalarını tavsiye ederken, bu konuda nihai kararın bireylere bırakıldığını vurguladı. Sol Parti de benzer şekilde bağlayıcı bir talimat yerine teşvik edici bir tutum benimsedi.</p>

<p><strong>Siyasetçiler de ayrılıyor</strong></p>

<p>Kararın ardından Sol Parti Eş Başkanı Jan van Aken ile Yeşiller’in eş genel başkanları Franziska Brantner ve Felix Banaszak’ın yanı sıra, Yeşiller Meclis Grup Başkanları Katharina Dröge ve Britta Hasselmann gibi isimler de kişisel hesaplarını kapatacaklarını açıkladı. Bazı siyasetçilerin ise daha önce platformdan ayrıldığı belirtildi.</p>

<p>Parti hesaplarının tamamen silinmek yerine şimdilik pasif hale getirileceği bildirildi.</p>

<p><strong>Musk dönemi tartışmaları artırdı</strong></p>

<p>X, Elon Musk’ın 2022 yılında platformu yaklaşık 44 milyar dolara satın almasının ardından sık sık eleştirilerin hedefi oldu. Musk’ın, ifade özgürlüğünü artırma gerekçesiyle dezenformasyona karşı bazı denetim mekanizmalarını geri çektiği belirtiliyor. Ayrıca Musk’ın sağ popülist hareketlere verdiği destek, ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkileri ve zaman zaman Alman siyasetçilere yönelik sert açıklamaları da tartışma yarattı.</p>

<p>Uzmanlar, bu süreçte platformda nefret söylemi, antisemitizm ve aşırı sağ içeriklerin görünürlüğünün arttığına dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>Siyasette görüş ayrılığı</strong></p>

<p>SPD, Yeşiller ve Sol Parti’nin toplu çekilme kararına karşın Almanya’da tüm siyasi aktörler aynı görüşte değil. Federal hükümet daha önce platformdan ayrılma çağrılarını reddederken, Başbakan Friedrich Merz ve çok sayıda bakanlık X’i kullanmayı sürdürüyor.</p>

<p>Ana muhalefetteki ırkçı AfD ise üç partinin kararını eleştirerek, bu adımın siyasi tartışmaları zayıflatacağını savundu.</p>

<p><strong>Alternatif platformlara yönelim</strong></p>

<p>Partiler, dijital iletişim için Instagram ve Bluesky gibi alternatif platformlara yönelmeyi planladıklarını açıkladı. Kararın, Almanya’da ve uluslararası alanda X’e yönelik artan eleştirilerin son halkası olduğu değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, BİLİM-TEK, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-uc-partiden-ortak-karar-spd-yesiller-ve-sol-parti-xten-cekiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/musk-ve-x.JPG" type="image/jpeg" length="13292"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa’da Partizan’dan çağrı: Kaypakkaya’nın ölümünün 53. yılı anmaları]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/avrupada-partizandan-cagri-kaypakkayanin-olumunun-53-yili-anmalari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/avrupada-partizandan-cagri-kaypakkayanin-olumunun-53-yili-anmalari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa’da Partizan tarafından yapılan yazılı açıklamada, 18 Mayıs 1973'te Diyarbakır'da katledilen TKP/ML'nin kurucusu İbrahim Kaypakkaya’nın ölüm yıl dönümü dolayısıyla Almanya, Avusturya ve İsviçre’de anma etkinlikleri düzenleneceği duyuruldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Açıklamada, “Tasfiyeciliğe Karşı, Kurtuluş Yolunda – Kaypakkaya İzinde!” şiarıyla gerçekleştirilecek programlara katılım çağrısı yapıldı.</strong></p>

<p>Buna göre etkinliklerin Almanya’da 9 Mayıs’ta Frankfurt’ta, İsviçre’de 17 Mayıs’ta Zürih’te ve Avusturya’da 24 Mayıs’ta Linz’de yapılacağı belirtildi.</p>

<p>Her yıl geleneksel olarak düzenlenen anma gecelerinde, günün anlam ve önemine ilişkin konuşmaların yanı sıra uluslararası komünist örgüt ve partilerden temsilcilerin katılımının beklendiği, ayrıca müzik dinletilerinin de yer alacağı ifade edildi.</p>

<p><strong>İbrahim Kaypakkaya anılacak</strong></p>

<p>Açıklamada, 18 Mayıs 1973’te Diyarbakır Cezaevi’nde insanlık dışı işkenceler sonucu katledilen İbrahim Kaypakkaya’nın ölümünün 53. yılı dolayısıyla düzenlenecek etkinliklerde kitlesel olarak anılacağı vurgulandı. Kaypakkaya’nın fikirlerinin anlaşılması ve daha geniş kesimlere ulaştırılmasının önemine dikkat çekildi.</p>

<p><strong>Etkinliklere katılım çağrısı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Basın ve kamuoyuna yapılan çağrıda, Avrupa’da yaşayan işçiler, emekçiler ile anti-emperyalist ve anti-faşist çevreler etkinliklere katılmaya davet edildi. Açıklamada ayrıca, farklı ülkelerden katılımlarla uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesinin hedeflendiği ifade edildi.</p>

<p>Etkinliklerin, Kaypakkaya’nın düşüncelerinin hatırlatılması ve politik mirasının tartışılması amacıyla düzenlendiği belirtildi.</p>

<p><img alt="Kaypakkaya" height="283" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/kaypakkaya.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="200" /><img alt="Zürich Te-2" height="282" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/zurich-te-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="200" /><img alt="Linz De" height="282" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/linz-de.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="200" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>AVRUPA, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/avrupada-partizandan-cagri-kaypakkayanin-olumunun-53-yili-anmalari</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/ibrahim-kaypakkaya.jpg" type="image/jpeg" length="57052"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Bağımsız Haber” maskesinin ardındaki Erdoğan bağlantısı iddiası]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/bagimsiz-haber-maskesinin-ardindaki-erdogan-baglantisi-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/bagimsiz-haber-maskesinin-ardindaki-erdogan-baglantisi-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası çatışma haberleri paylaşan ve özellikle X platformunda geniş bir takipçi kitlesine ulaşan Clash Report hakkında dikkat çekici iddialar gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Clash Report Hakkında Dikkat Çeken İddialar: Türkiye Merkezli Medya Ağı ve Siyasi Bağlantılar</strong></p>

<p>ABD’li araştırmacı-yazar Eitan Fischberger’in Mayıs 2026’da yayımladığı Clash Report, Unmasked başlıklı analizde, Clash Report’un kendisini bağımsız ve tarafsız bir haber kaynağı olarak sunmasına rağmen, perde arkasında Türkiye merkezli bir medya yapılanmasının parçası olduğu öne sürüldü.</p>

<p><strong>Süheyla KAPLAN</strong></p>

<p>Araştırmaya göre Clash Report’un bağlı olduğu yapı, İstanbul merkezli Monolog Medya adlı dijital medya şirketi. Fischberger, Apple geliştirici kayıtlarında Clash Report uygulamasının sahibi olarak Monolog Medya’nın göründüğünü; aynı şirketin Türkçe yayın yapan GDH platformunu da işlettiğini belirtti. Analizde, teknik altyapı kayıtlarının Clash Report ile GDH arasında ortak sunucu, ortak CDN ve benzer dijital altyapı kullanımına işaret ettiği ifade edildi.</p>

<p><strong>Monolog Medya ve siyasi çevrelerle ilişki iddiası</strong></p>

<p><strong><img alt="Polat1" height="290" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/polat1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="464" /></strong></p>

<p>Dosyada Monolog Medya’nın yöneticisi Cüneyt Polat’ın geçmişte TRT bünyesinde dijital medya yöneticiliği yaptığı bilgisine yer verildi. Fischberger ayrıca Polat’ın, Aralık 2025’te Türkiye’nin önde gelen televizyon kanallarından Habertürk için genel yayın yönetmenliği görevine getirilebileceğine dair kulis haberlerinde adının geçtiğini aktardı. Yazıda bu durum, Polat’ın hükümete yakın medya çevrelerinde güven duyulan bir isim olarak görüldüğü şeklinde yorumlandı.</p>

<p>Analizde Monolog Medya’nın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ailesine yakın kurumlarla da iş ilişkileri kurduğu iddia edildi. Şirketin kamuya açık referans listesinde, Erdoğan ailesiyle yakınlığıyla bilinen TÜRGEV’in yer aldığı öne sürüldü. Haberde, Erdoğan’ın kızı Esra Albayrak’ın vakfın yönetim kurulunda, oğlu Bilal Erdoğan’ın ise vakıf yapılanmasında görev aldığı hatırlatıldı.</p>

<p>Fischberger, Monolog Medya’nın TÜRGEV için dijital altyapı ve web hizmetleri sunmasını “kurumsal yakınlık göstergesi” olarak değerlendirdi. Ancak bu yorumun yazara ait olduğu ve bağımsız olarak doğrulanmadığı vurgulanıyor.</p>

<p><strong>Teknofest bağlantısı iddiası</strong></p>

<p>Araştırmada Monolog Medya’nın bir diğer bağlantı noktasının Teknofest olduğu öne sürüldü. Kamuya açık dijital sertifika kayıtlarının, Monolog Medya’nın “teknofest-api.monolog.com.tr” adlı bir arka plan sunucusunu yaklaşık üç yıl boyunca işlettiğine işaret ettiği belirtildi.</p>

<p>Teknofest’in, T3 Foundation ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ortaklığında düzenlendiği; vakfın mütevelli heyeti başkanlığını Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın yürüttüğü hatırlatıldı. Fischberger bu bağlantıyı, Monolog Medya’nın Erdoğan ailesine yakın farklı kurumsal yapılarla ilişkide bulunduğu tezine dayanak olarak sundu.</p>

<p><strong>Reklam veren ve editoryal yapı</strong></p>

<p>Haberde Clash Report’un internet sitesindeki tek görünür reklamverenin ASELSAN olduğu belirtildi. ASELSAN’ın, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı çoğunluk hissesiyle faaliyet gösteren ve Türkiye savunma sanayisinin en büyük kuruluşlarından biri olduğu ifade edildi.</p>

<p>Araştırmada Clash Report’un editoryal kadrosuna ilişkin de çeşitli iddialar yer aldı. Buna göre:</p>

<p>Kamer Kurunç’un “Chief Editor” unvanıyla platformda görev aldığı, Mehmet A. Kancı’nın hem TRT hem de Anadolu Ajansı geçmişine sahip olduğu, Levent Kemal’in Anadolu Ajansı’nın eski Suriye muhabirlerinden biri olduğu, Clash Point programının sunucusu Isaac Eshetu’nun ise kişisel sosyal medya paylaşımları nedeniyle tartışmalı isimler arasında gösterildiği ifade edildi.</p>

<p>Fischberger, bu kadro yapısını Clash Report’un “bağımsız bir OSINT kolektifi değil, organize bir medya ağı” olduğu yönündeki tezinin bir parçası olarak sundu. Ancak bu nitelendirmenin, bağımsız kuruluşlarca doğrulanmış bir bulgu değil; araştırma dosyasının yazarı tarafından yapılan bir değerlendirme olduğu belirtiliyor.</p>

<p><strong>Takipçi artışı ve bot iddiası</strong></p>

<p>Araştırmada Clash Report’un X hesabının 2015 yılında açıldığı, ancak ilk paylaşımını 28 Şubat 2020’de Türkiye’nin Operation Spring Shield operasyonu sırasında yaptığı kaydedildi. Hesabın çok kısa sürede on binlerce takipçiye ulaşmasının “olağan dışı” olduğu ileri sürülerek bot ağlarıyla büyütülmüş olabileceği iddia edildi. Ancak bu iddiaya ilişkin kamuya açık bağımsız teknik doğrulama bulunmuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Tr0" height="529" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/tr0.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="654" /></p>

<p><strong>Resmî açıklama yok</strong></p>

<p>Fischberger, çalışmasını açık kaynak araştırmaları, dijital incelemeler ve çeşitli analiz araçlarıyla hazırladığını; Monolog Medya, GDH, Clash Report ve ilgili bazı isimlerden görüş talep ettiğini, ancak yanıt alamadığını ifade etti.</p>

<p>Öte yandan, söz konusu iddialar şu ana kadar bağımsız uluslararası medya kuruluşları tarafından kapsamlı biçimde doğrulanmış değil. Clash Report ya da Monolog Medya cephesinden de kamuoyuna açık ayrıntılı bir açıklama yapılmış değil. Bu nedenle dosyada yer alan değerlendirmeler, şimdilik araştırma yazısında ortaya konan bulgular ve iddialar çerçevesinde ele alınıyor.</p>

<p><strong>Kaynak: Eitan Fischberger, Clash Report, Unmasked (Fisch Files, Mayıs 2026)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/bagimsiz-haber-maskesinin-ardindaki-erdogan-baglantisi-iddiasi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/t-r.JPG" type="image/jpeg" length="65660"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Die Zeit gazetesinde dikkat çeken analiz: Zihinlerdeki faşizm]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/die-zeit-gazetesinde-dikkat-ceken-analiz-zihinlerdeki-fasizm</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/die-zeit-gazetesinde-dikkat-ceken-analiz-zihinlerdeki-fasizm" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Araştırmalar, 1930’larda Nazi Partisi’nin güçlü olduğu bölgelerde bugün aşırı sağ partilere verilen desteğin de yüksek olduğunu gösteriyor. Bu da düşünsel süreklilik ihtimalini güçlendiriyor."]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çeviri: Süheyla Kaplan</strong></p>

<p>1950’li yıllarda Theodor W. Adorno, Almanların zihniyetini test etmek istedi. Ortaya çıkan sarsıcı sonuçları ise kamuoyundan saklı tuttu. Şimdi, efsanevi “Grup Deneyi” yeniden araştırılmaya başlanıyor.</p>

<p>Sonuçlar fazlasıyla çarpıcıydı. O kadar çarpıcıydı ki Theodor W. Adorno, bunları savaş sonrası Alman kamuoyuna sunmamayı tercih etti. 1950’lerin başında Adorno ve Frankfurt Sosyal Araştırmalar Enstitüsü’ndeki meslektaşları, Alman toplumunun zihniyetini incelemiş; antisemitik, antidemokratik ve etnik milliyetçi düşünceler üzerine araştırmalar yürütmüştü. Alman sosyolojisinin en kapsamlı çalışmalarından biri olan bu “Grup Deneyi”, onlarca yıl boyunca enstitü arşivlerinde yayımlanmadan kaldı — ta ki bugüne kadar.</p>

<p>Nasyonal Sosyalizmin, 1945 sonrasında da birçok Almanın zihninde yaşamaya devam ettiği; Müttefiklerin uyguladığı resmî Nazilerden arındırma sürecinin, zihinsel anlamda bir arınmayı otomatik olarak getirmediği artık toplumsal bir kabul haline geldi. Ancak asıl soru şu: Nazi düşünce yapısı savaş sonrası yıllarda tam olarak nasıl varlığını sürdürdü?</p>

<p>Bir cuma öğleden sonrası, Frankfurt’taki Sosyal Araştırmalar Enstitüsü Direktörü Stephan Lessenich ile enstitü arşivinin yöneticisi filozof Dirk Braunstein, Lessenich’in ofisinde oturuyor. Bugün savaş sonrası Almanya’nın düşünce kalıplarını bambaşka bir açıdan görmemizi sağlayacak çalışma onların girişimiyle yeniden gündeme geliyor.</p>

<p>Braunstein şöyle diyor:</p>

<p>“Grup Deneyi’ni ilk kez incelediğimde şunu düşündüm: Bu mutlaka kamuoyuna açılmalı.”</p>

<p>Lessenich de başını sallayarak ekliyor:</p>

<p><strong>“İnanılmaz bir malzeme.”</strong></p>

<p>Wuppertal Üniversitesi ile iş birliği içinde yürütülecek 12 yıllık araştırma projesi kapsamında deneyin belgeleri ilk kez dijital ortamda yayımlanacak.</p>

<p><strong>1.635 kişiyle yapılan dev çalışma</strong></p>

<p>Ağustos 1950 ile Mayıs 1951 arasında, enstitü çalışanları toplam 1.635 deneği grup tartışmalarında bir araya getirdi. Amaç, yeni Federal Almanya’da insanların özel sohbetlerde dile getirdiği gerçek düşünceleri ortaya çıkarmaktı. Çalışma, Batılı işgal güçleri tarafından finanse edildi. Tartışmalar Frankfurt, Lübeck, Augsburg, Münih, Hamburg ve Batı Almanya’nın başka kentlerinde yapıldı. Geriye 33 binden fazla sayfa rapor kaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Transkriptlerde şu tür ifadeler yer alıyordu:</strong></p>

<ul>
 <li>“Irklar doğuştan farklıdır ve Tanrı’nın yasası bu ırkların saf tutulmasını gerektirir.”</li>
 <li>“Almanya’da insanları yönetme yeteneğine sahip güçlü bir adam yönetmeli.”</li>
 <li>“Hitler döneminde çok iyi şeyler de oldu.”</li>
 <li>“Biz aslında satranç taşları gibiydik.”</li>
</ul>

<p>Bu ifadeler; açık antisemitizmi, suç ortaklığını inkâr etmeyi, Nazi rejimini romantikleştirmeyi ve otoriter yönetim özlemini açıkça ortaya koyuyordu.</p>

<p><strong>Adorno neden yayımlamadı?</strong></p>

<p>Adorno, deney için kendi notlarında “sevginin ama aynı zamanda kaygının çocuğu” ifadesini kullandı. Belgelerin kenarına ise şu notu düştü:</p>

<p><strong>“Şok edecek!”</strong></p>

<p>Muhtemelen Alman toplumunun bu gerçekle yüzleşmeye hazır olmadığını düşündü.</p>

<p>Stephan Lessenich bunu şöyle yorumluyor:</p>

<p>“Adorno, Almanya’da demokrasi için sağlam bir toplumsal temel olmadığını fark etti. İnsanların önemli bir kısmı başka yönetim biçimleriyle de kolayca uyum sağlayabilirdi.”</p>

<p><strong>“Naziler yok sanmıştı”</strong></p>

<p>Adorno 1949’da sürgünden Almanya’ya döndüğünde, dışarıdan bakınca “Nazisiz bir Almanya” görmüştü. Thomas Mann’a yazdığı mektupta, insanların yalnızca “Ben Nazi değildim” demediğini; gerçekten Nazi olduklarına inanmadıklarını yazıyordu. Bu durum ona daha da ürkütücü gelmişti.</p>

<p>Fakat Grup Deneyi sonuçları, Nazi düşüncesinin toplumsal bilinçaltında hâlâ canlı olduğunu gösterdi.</p>

<p><strong>Bugüne etkisi</strong></p>

<p>Araştırmacılara göre savaş sonrası zihniyet iki kuşakta tamamen yok olmadı.</p>

<p>Lessenich: “Bugünkü otoriter eğilimleri anlamak için savaş sonrası zihniyet dünyasına bakmak gerekiyor.”</p>

<p>Araştırmalar, 1930’larda Nazi Partisi’nin güçlü olduğu bölgelerde bugün aşırı sağ partilere verilen desteğin de yüksek olduğunu gösteriyor. Bu da düşünsel süreklilik ihtimalini güçlendiriyor.</p>

<p>Grup Deneyi’nin yayımlanacak belgeleri, Nazi ideolojisinin savaş bittikten sonra bile insanların zihinlerinde nasıl yaşamaya devam ettiğini çarpıcı biçimde ortaya koymaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/die-zeit-gazetesinde-dikkat-ceken-analiz-zihinlerdeki-fasizm</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 23:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/almanya-da-fasiszm.JPG" type="image/jpeg" length="65916"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü: Türkiye 180 ülke arasında 163. sıraya geriledi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/3-mayis-dunya-basin-ozgurlugu-gunu-turkiye-180-ulke-arasinda-163-siraya-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/3-mayis-dunya-basin-ozgurlugu-gunu-turkiye-180-ulke-arasinda-163-siraya-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla yapılan açıklamalar ve yayımlanan raporlar, hem Türkiye’de hem de dünyada basın özgürlüğüne yönelik baskıların arttığını ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), gazetecilere yönelik baskılara dikkat çekerek tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması çağrısında bulunurken, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) verileri küresel ölçekte gerilemeye işaret etti.</p>

<p><strong>TGC: “Gazeteciler üzerindeki baskılar artıyor”</strong></p>

<p>TGC Yönetim Kurulu’nun açıklamasında, gazetecilerin işsizlik, sansür, oto sansür, tehdit, fiziksel saldırı, gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya olduğu vurgulandı. RSF’nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre Türkiye’nin 180 ülke arasında 163. sıraya gerilediği hatırlatıldı.</p>

<p>Açıklamada, Türk Ceza Kanunu’nun “Dezenformasyon Yasası” olarak bilinen 217/A maddesinin gazetecilere karşı kötüye kullanıldığı ifade edildi. Bu kapsamda cezaevinde yaptıkları haberler nedeniyle 14 gazetecinin bulunduğu belirtilirken, son olarak gazeteciler Merdan Yanardağ, İsmail Arı ve Alican Uludağ’ın tutuklandığı aktarıldı.</p>

<p>Gazeteci Tolga Şardan’ın bir yazısı nedeniyle 5 ay hapis cezasına çarptırıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, Zafer Arapkirli’nin ise sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle 2 yıl 6 ay hapis cezası aldığı belirtildi. Halk TV’de yaptıkları yorumlar nedeniyle Murat Ağırel ile Barış Pehlivan’ın da aynı yasa kapsamında birer yıl üç ay hapis cezasına çarptırıldığı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca çok sayıda gazeteci hakkında dava açıldığı ve bazı gazetecilerin adli kontrol şartıyla baskı altında tutulduğu vurgulandı. Toplumsal olayları ve basın açıklamalarını takip etmenin dahi gözaltı gerekçesi haline geldiğine dikkat çekildi.</p>

<p><strong>Almanya’da gerileme</strong></p>

<p>RSF’nin raporuna göre Almanya da basın özgürlüğü sıralamasında geriledi. Ülke, üç basamak düşerek 14. sıraya indi. Raporda Almanya’nın durumu “tatmin edici” olarak değerlendirilse de gazetecilerin sahada ve dijital ortamda artan tehditlerle karşı karşıya olduğu belirtildi.</p>

<p>Özellikle sosyal medyada artan nefret söylemi, kutuplaşma ve itibarsızlaştırma kampanyalarının gazetecilik faaliyetlerini zorlaştırdığına dikkat çekildi. Medyaya olan güven kaybının da önemli bir sorun olduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>Küresel tablo: Yarım asırda en kötü dönemlerden biri</strong></p>

<p>RSF verilerine göre, endeksin 25 yıllık tarihinde ilk kez ülkelerin yarısından fazlasında basın özgürlüğü “zor” veya “çok ciddi” kategorisinde yer aldı. Dünya nüfusunun yalnızca yüzde 1’inin “iyi” düzeyde basın özgürlüğüne sahip ülkelerde yaşadığı belirtildi.</p>

<p>Norveç’in ilk sırada yer aldığı listede Hollanda, Estonya ve Danimarka üst sıralarda bulunurken; Eritre, Kuzey Kore ve Çin listenin sonlarında yer aldı. ABD ise yedi basamak gerileyerek 64. sıraya düştü.</p>

<p><strong>BM: “Basın özgürlüğü tüm hakların temelidir”</strong></p>

<p>Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, 3 Mayıs mesajında gazetecilerin dünya genelinde artan baskı ve tehlikelerle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Özellikle savaş ve çatışma bölgelerinde gazetecilere yönelik saldırıların arttığına dikkat çekilen mesajda, gazetecilere karşı işlenen suçların yüzde 85’inin cezasız kaldığı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, basın özgürlüğünün demokrasi, insan hakları ve barış için temel olduğu vurgulanarak, gazetecilerin korunması ve özgür çalışabilmesi için daha fazla çaba gösterilmesi çağrısı yapıldı.</p>

<p><strong>“Toplum da sorumluluk almalı”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, basın özgürlüğünün korunması için yalnızca devletlerin değil, toplumun da sorumluluk alması gerektiğine dikkat çekiyor. Bağımsız gazeteciliğin desteklenmesi, medya kuruluşlarının çalışanlarını koruması ve kamuoyunun doğru bilgiye erişim için medyaya sahip çıkması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü kapsamında yapılan tüm çağrılarda ortak mesaj ise açık: Özgür ve güvenli gazetecilik, demokratik toplumların vazgeçilmez unsuru olmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/3-mayis-dunya-basin-ozgurlugu-gunu-turkiye-180-ulke-arasinda-163-siraya-geriledi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 08:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/dunya-basin-ozgurlugu-gunu.JPG" type="image/jpeg" length="31977"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa Postası'nın Şubat 2025 sayısı ile okurlarımıza 'Merhaba' diyoruz]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-subat-2025-sayisi-ile-okurlarimiza-merhaba-diyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-subat-2025-sayisi-ile-okurlarimiza-merhaba-diyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğru haber ve özgür düşüncenin adresi Avrupa Postası'nın yeni sayısı 25 Şubat tarihinde çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p data-end="232" data-start="0">Başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinde günden güne yükselen aşırı sağcı AfD'ye karşı neler yapılması gerektiği sorusunun öne çıktığı bu sayımızda, 23 Şubat'ta gerçekleşen Almanya'daki erken genel seçimlere geniş yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p data-end="371" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="234">Toplam 24 sayfadan oluşan ve çoğu özel haberler ile gündeme yönelik gazeteci ve yazar dostlarımızın köşe yazılarının yer aldığı bu sayımızla okurlarımıza "Merhaba" diyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-subat-2025-sayisi-ile-okurlarimiza-merhaba-diyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Mar 2025 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2025/03/sayfa-1.JPG" type="image/jpeg" length="81507"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa Postası'nın yeni sayısı ile 'Merhaba']]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2012 yılından bu yana internet ağırlıklı birçok özel haberle Avrupa ve Türkiye'de gündem yaratan Avrupa Postası'nın yeni sayısı 18 Ekim tarihinde çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Toplam 24 sayfadan oluşan yeni sayımız daha öncekilere kıyasla dolu dolu oldu diyebiliriz.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Frankfurt Kitap Fuarı'nı dikkate alarak kısa sürede hazırlanan bu sayımızda, Almanya'da tartışılan hızlı ve çifte vatandaşlıktan, günden güne yükselen aşırı sağcı ve ırkçı&nbsp;AfD'nin durumuna,&nbsp;ilticacılara verilmesi planlanan&nbsp;para yerine alışveriş&nbsp;kartlarına ve&nbsp;Schuffa'daki değişikliğe kadar birçok&nbsp;özel&nbsp;habere yer verdik.</p>

<p>Yeni sayımızdaki ''Ortadoğu&nbsp;barut kokuyor" başlıklı haberde, Hamas-İsrail savaşı&nbsp;ile adı konulmasa da adeta 3'üncü dünya savaşına doğru mu? gidildiğini sorduk. Savaşla birlikte Avrupa ülkelerinde ifade özgürlüğüne vurulan darbe ve Filistin'e destek içerikli gösterilerin yasaklanmasını&nbsp;haberleştirdik.</p>

<p>Yaklaşık 6 yıldır Almanya'nın başkenti Berlin'de yaşayan dünyaca ünlü yazar Aslı Erdoğan'ın yaşadığı ağır sağlık sorunlarının yanında, yasal statüsü ile ilgili kamuoyuna ilk kez Avrupa Postası aracılığı ile ulaşan,&nbsp;Avrupa ve Türkiye'de geniş&nbsp;yankı&nbsp;bulan haberimizin&nbsp;kısaltılmış&nbsp;şekline yer verdik.</p>

<p>Unutmadan geçemeyeceğimiz haberler arasında, 40 yıl önce Almanya'nın başkenti Berlin'de İdare Mahkemesi'nin altıncı&nbsp;katından atlayarak canına kıymak zorunda kalan&nbsp;Cemal Kemal Altun ile Türk sinemasının 'Çirkin Kral'ı&nbsp;Yılmaz&nbsp;Güney'in ölümünün 39. yılında yapılan anmalara yer verdik. Aynı&nbsp;şekilde 3 Kasım 1982 yılında Köln'de Türkiye Başkonsolosluğu'nu işgal edenler arasında bulunan Devrimci Sol taraftarı Haşım Ağırgöl'ün&nbsp;Leverkusen'deki anması&nbsp;ile 1988 yılında idam hükümlüsü Abdulkadir Konuk'un Çapa Tıp Fakültesi hastanesinden film gibi bir firarı sonrası, yaşadığı Almanya'da&nbsp;sessizlik içinde hayatını kaybetmesi ile ilgili haberler de geçmiş anıları yaşatmak için kayda değer önemdedir.</p>

<p>Bu sayımızda başta yazar dostlarımızın köşe yazıları olmak üzere, güncel Avrupa ve Almanya haberlerinin&nbsp;okurun dikkatini çekerek, birçok&nbsp;telefon ve mail aracılığı ile destek mesajlarını&nbsp;ilk haftada göndermesi&nbsp;bizleri daha da umutlandırdı.</p>

<p>Kısacası Ortadoğu'daki savaştan siyasete,&nbsp;ekonomiden&nbsp;spora ve&nbsp;magazinden&nbsp;bulmacaya kadar daha birçok haberle&nbsp;siz&nbsp;okurlarımıza yeniden 'Merhaba' diyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Oct 2023 06:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/10/avrupa-postasi-small1-page-0001.jpg" type="image/jpeg" length="92254"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa Postası'nın yeni sayısı ile 'Merhaba']]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2012 yılından bu yana internet ağırlıklı birçok özel haberle Avrupa ve Türkiye'de gündem yaratan Avrupa Postası'nın yeni sayısı 18 Ekim tarihinde çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Toplam 24 sayfadan oluşan yeni sayımız daha öncekilere kıyasla dolu dolu oldu diyebiliriz.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni sayımızda ''Ortadoğu&nbsp;barut kokuyor" başlıklı haberde&nbsp;Hamas-İsrail savaşı&nbsp;ile adı konulmasa da adeta 3'üncü dünya savaşına doğru mu gidildiğini sorduk. Savaşla birlikte Avrupa ülkelerinde ifade özgürlüğüne vurulan darbe ve Filistin'e destek içerikli gösterilerin yasaklanmasını&nbsp;haberleştirdik.</p>

<p>Frankfurt Kitap Fuarı'nı dikkate alarak kısa sürede hazırlanan bu sayımızda, Almanya'da tartışılan hızlı ve çifte vatandaşlıktan, günden güne yükselen aşırı sağcı ve ırkçı&nbsp;AfD'nin durumuna,&nbsp;ilticacılara verilmesi planlanan&nbsp;para yerine alışveriş&nbsp;kartlarına ve&nbsp;Schuffa'daki değişikliğe kadar birçok&nbsp;özel&nbsp;habere yer verdik.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Oct 2023 18:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/10/avrupa-postasi-small1-page-0001.jpg" type="image/jpeg" length="33610"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ölümünün 40. yılında Cemal Kemal Altun Unutulmadı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/olumunun-40-yilinda-cemal-kemal-altun-unutulmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/olumunun-40-yilinda-cemal-kemal-altun-unutulmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[30 Ağustos 1983 de Almanya'nın başkenti Berlin'deki İdari Mahkemesi'nin altıncı katından atlayarak hayatını kaybeden Cemal Kemal Altun, ölümünün 40. yılında anıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Alman ve Türkiye kökenli 100'e yakın bir kitlenin katılım sağladığı hüzünlü anma, Berlin'in en işlek&nbsp;semtlerinden Zoologischer Garten'deki Harderberg caddesinde&nbsp;gerçekleşti</strong></p>

<p><a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/berlin-idare-mahkemesi" target="_blank" title="Berlin İdare Mahkemesi">Berlin İdari&nbsp;Mahkemesi</a>'nin önünde gerçekleşen anma sırasında&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/cemal-kemal-altun" target="_blank" title="Cemal Kemal Altun">Cemal Kemal Altun</a>&nbsp;adına yapılmış anıt heykelin önüne kırmızı karanfiller ve çiçekler bırakıldı.</p>

<p>Duygu dolu&nbsp;konuşmalarda Cemal Kemal Altun'un&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/30-agustos-1983" target="_blank" title="30 Ağustos 1983">30 Ağustos 1983</a>&nbsp;de Berlin İdare Mehkemesi binasının altıncı katından ölüme atlayarak hayatını kaybettiği, sorumlusunun da zamanın Federal Almanya Hükümeti ve İçişleri Bakanı F. Zimmermann olduğu belirtildi.</p>

<p>Türkiye'de 12 Eylül 1980 sonrası darbeci faşist generaller ile Almanya'daki Kohl hükümetinin ikili kirli ticari, askeri ve diplomatik ilişkileri sonucu Altun'un ölüme sürüklendiği belirtildi.&nbsp;&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Almanca&nbsp;ve Türkçe olarak&nbsp;<strong>"Ölümünün 40. yılında&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/kemal-altun" target="_blank" title="Kemal Altun">Kemal Altun</a>'u&nbsp;unutmayacağız"</strong>&nbsp;ile&nbsp;<strong>"Özlemle anıyoruz"</strong>&nbsp;yazan pankart ve dövizlerin&nbsp;taşındığı anmaya, çevreden geçenlerin yoğun ilgisi oldu.</p>

<p>Anma sırasında&nbsp;aralarında Berlin Keuzkirche (Protestan Kilisesi) emekli Papazı&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/jurgen-quand" target="_blank" title="Jürgen Quand">Jürgen Quand</a>, Cemal Kemal Altun Dayanışma Komitesi kurucularından&nbsp;gazeteci Adil Yiğit ve&nbsp;yazar&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/selcuk-sahin-polat" target="_blank" title="Selçuk Şahin Polat">Selçuk Şahin Polat</a>&nbsp;ile Mülteci&nbsp;İnisiyatifi'nden&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/almaz-haile" target="_blank" title="Almaz Haile">Almaz Haile</a>, birer konuşma yaptılar.&nbsp;</p>

<p>Almanca ve Türkçe yapılan konuşmalarda<strong>&nbsp;"Cemal Kemal Altun'un&nbsp;katillerini dün gibi hatırlıyoruz!. Türkiye'de işkence altında alınan gerçek dışı&nbsp;bir&nbsp;ifade sonrası,&nbsp;iadesini&nbsp;isteyen zamanın darbeci faşist generalleri ile Almanya'da iltica dilekçesinin kabul edilmesine rağmen iade teröründe kararlı olan Federal İçişleri Bakanı Friedrich Zimmermann'dır"</strong>&nbsp;denildi.</p>

<p>Konuşmaların devamında, Hitler faşizminin yaşandığı&nbsp;bir ülkede&nbsp;Cemal Kemal Altun’u, zalim 12 Eylül cuntasına teslim etme kararını alan zamanın yöneticileri sert dille eleştirilerek, "Almanya'ya&nbsp;sığınan bir siyasi mültecinin&nbsp;ölümü kurtuluş olarak seçmesini anlamaktan uzak&nbsp;kalanları şiddetle kınıyoruz.</p>

<p>Ölümünün 40'ıncı yılında Cemal Kemal Altun'u sevgi ve özlemle anıyoruz! Cemal Kemal Altun ölmedi yaşıyor! Seni unutmayacağız!" ifadelerinden sonra hep bir ağızdan " Hoch die Internationale&nbsp;Solidarität" (Yaşasın Uluslararası Dayanışma) sloganı&nbsp;haykırıldı.Anma, Altun'un Mariendorf'daki mezarının ziyaret edilmesi ile son buldu. Alman basının anma öncesi ve sonrası siyasi mülteciler için sembol haline gelen Cemal Kemal Altun ile ilgili geniş haberler yapması dikkat çekti.</p>

<p><strong>Anma ile ilgili Alman basınına yansıyan haberlerin bir bölümünün linkleri şu şekilde:</strong></p>

<p><a data-link-id="14" href="https://www.berliner-zeitung.de/mensch-metropole/gedenken-an-cemal-kemal-altun-die-asylpolitik-ist-unmenschlich-li.383860" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.berliner-zeitung.de/mensch-metropole/gedenken-an-cemal-kemal-altun-die-asylpolitik-ist-unmenschlich-li.383860</a></p>

<p><a data-link-id="15" href="https://www.jungewelt.de/artikel/458002.gedenken-todessprung.html" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.jungewelt.de/artikel/458002.gedenken-todessprung.html</a></p>

<p><a data-link-id="16" href="https://taz.de/Der-Fall-Altun/!5952693/" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://taz.de/Der-Fall-Altun/!5952693/</a></p>

<p><a data-link-id="17" href="https://www.tagesspiegel.de/berlin/todessprung-aus-dem-gerichtsaal-6941098.html" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.tagesspiegel.de/berlin/todessprung-aus-dem-gerichtsaal-6941098.html</a></p>

<p><a data-link-id="18" href="https://www.nd-aktuell.de/artikel/1175888.kirchenasyl-der-beginn-der-kirchenasylbewegung.html" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.nd-aktuell.de/artikel/1175888.kirchenasyl-der-beginn-der-kirchenasylbewegung.html</a></p>

<p><a data-link-id="19" href="https://www.dw.com/de/kirchenasyl-als-zuhause-auf-zeit/a-66660945" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.dw.com/de/kirchenasyl-als-zuhause-auf-zeit/a-66660945</a></p>

<p><a data-link-id="20" href="https://www.jungewelt.de/artikel/457961.pro-asyl-erinnert-an-cemal-altuns-40-todestag.html" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.jungewelt.de/artikel/457961.pro-asyl-erinnert-an-cemal-altuns-40-todestag.html</a></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Etkinlik</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/olumunun-40-yilinda-cemal-kemal-altun-unutulmadi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 Sep 2023 15:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/10/vlcsnap-2023-08-31-16h10m06s994.jpg" type="image/jpeg" length="91302"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anne sütü birçok hastalıktan koruyor!]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/anne-sutu-bircok-hastaliktan-koruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/anne-sutu-bircok-hastaliktan-koruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anne sütü alan bebeklerin almayanlara göre hayatta kalma şansının en az 6 kat daha yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. Nalan Karabayır, “Anne sütü optimal büyüme ve gelişme dışında sağlığın korunması için gereken tüm enerji, besin öğeleri ile çocukluk çağı hastalıklarından koruyan antikorlar ve koruyucu maddeler içerir. Yenidoğana anne sütü dışında herhangi bir yiyecek ya da içecek verildiğinde anne sütünün koruyucu etkisi azalır ve hastalıkların görülme riski artar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1-7 Ağustos Dünya Emzirme Günü&nbsp;çerçevesinde önemli açıklamalarda bulunan Medipol Mega Üniversite Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr.&nbsp;Nalan Karabayır, doğumdan sonraki ilk 1 saat içinde emzirmenin başlatılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Karabayır, “<strong>Gebelikten itibaren bebeğin iki yaşına kadar olan dönem, büyüme ve gelişmenin en hızlı olduğu ve bebeğin çevresel faktörlerden en fazla etkilendiği dönemdir. Bebeklerin bu dönemde en uygun şekilde beslenmesi gerekmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) başta olmak üzere çocuk sağlığı ile uğraşan bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmesini, altıncı ayda uygun ve güvenli tamamlayıcı besinlere başlanarak emzirmenin en az 2 yaşına kadar sürdürülmesini önermektedir. Bu nedenle doğumdan hemen sonra anne-bebek ten teması sağlanmalı ve ilk 1 saat içinde emzirme başlatılmalıdır</strong>” diye konuştu.</p>

<p><strong>HAYATTA KALMA ŞANSI 6 KAT DAHA FAZLA!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anne sütünün bebekler için ideal besin, temiz ve güvenli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Karabayır, şunları kaydetti:</p>

<p><em>“Anne sütü büyüme ve gelişmenin sağlanması, sağlığın korunması için gereken tüm enerji, besin öğeleri ve çocukluk çağı hastalıklarından koruyan antikorlar ve canlı hücreler içerir. Anne sütü orta kulak iltihabı, ishal, üst ve alt solunum yolu enfeksiyonları, bakteriyemi, menenjit, idrar yolu enfeksiyonu gibi hastalıkları önler ya da hafif geçirilmesini sağlar. Erken dönemde bebeğin yeterli kilo almasını sağlar ve beslenme bozukluğundan korur. Alerjik hastalıkların (astım, besin alerjisi, atopik dermatit gibi) daha geç yaşta ortaya çıkmasını ve daha hafif seyretmesini sağlar.</em></p>

<p><em>Dünya çapında, emzirme oranlarının artırılması ile 5 yaş altı çocuk ölümlerinde yüzde 13 azalma olacağı, yıllık 820 bin çocuk ölümünün önleneceği hesaplanmıştır. Anne sütü alan bebeklerin almayanlara göre hayatta kalma şansı en az 6 kat daha yüksektir. Yakın zamanda yapılan bir çalışmaya göre anne sütü ile beslenen bebeklerde ölüm oranı, anne sütü ile beslenmeyen bebeklere göre yüzde 33 daha azdır. Daha önce yapılmış bir çalışmada ise anne sütü ile beslemeye başlama ile yaşamın ilk yılında ölüm sıklığının yüzde 19 ila 26 azalma saptanmıştır. Bu durum anne sütü ile beslenen bebeklerde ani bebek ölümü nekrotizan enterokolit, ishal, zatürre, kulak enfeksiyonu gibi enfeksiyon hastalıkları ile alerji, diyabet, obezite gibi kronik hastalıkların daha az görülmesi ile ilişkilidir.”</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/anne-sutu-bircok-hastaliktan-koruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Aug 2023 09:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/10/anne.jpg" type="image/jpeg" length="12347"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zeka 'modern' Mona Lisa'yı çizdi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/yapay-zeka-modern-mona-lisayi-cizdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/yapay-zeka-modern-mona-lisayi-cizdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zeka kültürel tartışmaların daha büyük bir parçası haline gelirken, Rönesans döneminde yaşamış İtalyan hezârfen Leonardo da Vinci'nin Mona Lisa tablosu yapay zeka tarafından çizildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yapay zeka kültürel tartışmaların daha büyük bir parçası haline geldikçe, ortaya çıkan eserler de insanlarda etki uyandırmaya devam ediyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son olarak Rönesans döneminde yaşamış İtalyan hezârfen&nbsp;<strong>Leonardo da Vinci</strong>'nin&nbsp;<strong>Mona Lisa</strong>&nbsp;tablosu, yapay zeka tarafından yeniden çizildi.</p>

<p>Yapay zeka ile çizilen resimde geniş gözler, biraz makyaj ve büyük göğüs dekoltesi dikkat çekti.</p>

<p><img alt="" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2023/08/monalisa.PNG" style="width: 728px; height: 818px;" /></p>

<p></p>

<p>Sosyal medyada viral olan çizim, bazı insanların da tepkisini çekti.</p>

<p>Resmin yaratıcısı&nbsp;<strong>Gianpaolo Rosa</strong>,&nbsp;<strong>"Leonardo Da Vinci'nin başyapıtını onurlandırmak"</strong>&nbsp;amacıyla yapıldığını iddia ettiği resimle ilgili tartışmalara değinirken, kadınların cinselleştirilmesinin&nbsp;<strong>"üzücü"</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>"sorunlu"</strong>&nbsp;olduğunu, ancak resmin&nbsp;<strong>"sanatı ve kadınları nasıl algıladığımız"</strong>&nbsp;konusunda bir diyalog başlatmasını umduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/yapay-zeka-modern-mona-lisayi-cizdi</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Aug 2023 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/10/mona-lisa-1.jpg" type="image/jpeg" length="57383"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Paskalya yürüyüşünde Küba'yla dayanışma pankartı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paskalya-yurusunde-kuba-ile-dayanisma-pankarti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paskalya-yurusunde-kuba-ile-dayanisma-pankarti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da geleneksel olarak savaşa ve silahlanmaya karşı düzenlenen Paskalya yürüyüşlerinin sonuncusuna Hamburg'da 2 binden fazla kişi katıldı. 6 Nisan'da başlayan ve toplam 120 kentte gerçekleşen yürüyüşlerde "Savaşa hayır" mesajı verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya- Ukrayna arasında sürmekte olan savaşın koşulsuz olarak sona ermesi için, acil olarak karşılıklı&nbsp;diyaloga ihtiyaç vardır şeklinde altı&nbsp;çizilen konuşmalar sonrası, Ukrayna'ya silah gönderilmesini savunan siyasiler ve gazeteciler için 'ABD'ye&nbsp;ve NATO'ya bağlı köpekler' suçlaması dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eski Almanya Şanşölyesi Willy Brandt'ın oğlu Prof. Peter Brandt'ın da aralarında bulunduğu konuşmacılar, "Silahların olmadığı acil barış istiyoruz" talebini dile getirerek, üçlü koalisyon hükümetinin Ukrayna'ya askeri yardım paketlerini sert dille eleştirdiler.&nbsp;</p>

<p>Hamburger Forum tarafından düzenlenen ve 2 binden fazla&nbsp;göstericinin katıldığı Ostermarsch gösterisi sırasında açılan bir pankart ile ABD ve AB ülkelerinin Venezuela ve Küba'ya karşı uyguladıkları ekonomik ve siyasi yaptırımlar da protesto edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paskalya-yurusunde-kuba-ile-dayanisma-pankarti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Apr 2023 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/04/img20230410140213.jpg" type="image/jpeg" length="15686"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[C. Kemal Altun ismi Hamburg'da ölümsüzleşti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/c-kemal-altunun-isimi-hamburgda-olumsuzlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/c-kemal-altunun-isimi-hamburgda-olumsuzlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/c-kemal-altunun-isimi-hamburgda-olumsuzlesti</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/03/a001.jpg" type="image/jpeg" length="58416"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Depremzedeler için dayanışma gösterisi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/depremzedeler-icin-dayanisma-gosterisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/depremzedeler-icin-dayanisma-gosterisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/depremzedeler-icin-dayanisma-gosterisi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/03/img20230225144700.jpg" type="image/jpeg" length="88161"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Paris Katliamı Hamburg'da protesto edildi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paris-katliami-hamburgda-protesto-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paris-katliami-hamburgda-protesto-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'nın başkanti Paris'te Kürt Kültür Merkezi'ne ve iki ayrı iş yerine yönelik silahlı saldırı sonucu hunharca öldürülen üç Kürt için Avrupa kentlerinde protesto gösterileri gerçekleşti. Almanya'nın Hamburg kentinde merkez tren istasyonu önünde başlayıp şehir merkezine kadar olaysız devam eden yürüyüşte, yüzlerce gösterici insanlık dışı katliamı nefretle kınadı. Konuşmacılar, "Paris Katliamı tüm sonuçları ile soruşturulmalı ve aydınlatılmalıdır" talebinde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransa’nın başkenti Paris'in 10. bölgesinde 23 Aralık günü Kürt Kültür Merkezi'ne yönelik silahlı saldırı sonucu, biri kadın üç Kürt'ün öldürülmesinden sorumlu 69 yaşındaki Fransız vatandaşı ırkçı William M., olay yerinde gözaltına alınmıştı. Saldırgan Savcılık kararı ile&nbsp;psikiyatri kliniğine sevk edilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Paris Savcılığı tarafından yapılan açıklamada, saldırgan hakkındaki gözaltı kararı bir gün sonra&nbsp;kaldırılmışti. Paris Savcılığı, doktor raporu sonucu katilin sağlık durumunu gerekçe göstererek, Paris Emniyet Müdürlüğü Psikiyatri Hastanesi’ne kaldırıldığını bildirmişti.</p>

<p>Kürtlerden ve demokratik kamuoyundan gelen yoğun tepkiler sonrası üç Kürt'ün ölümüne yol açan Fransız katil yeniden gözaltına alınmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paris-katliami-hamburgda-protesto-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2022/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="80426"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katar: Galler - İran karşılaşması öncesi tribünde Mahsa Amini pankartı açıldı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/katar-galler-iran-karsilasmasi-oncesi-tribunde-mahsa-amini-pankarti-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/katar-galler-iran-karsilasmasi-oncesi-tribunde-mahsa-amini-pankarti-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Katar'ın ev sahipliğini yaptığı 2022 FIFA Dünya Kupası’nda, B Grubu'nda yer alan Galler ile İran Ahmed bin Ali Stadı'nda karşılaştı. İran taraftarlarının, karşılaşma öncesi tribünde Mahsa Amini yazan pankartlar açması dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/katar-galler-iran-karsilasmasi-oncesi-tribunde-mahsa-amini-pankarti-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Nov 2022 19:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2022/11/1.jpg" type="image/jpeg" length="21469"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'da öğrenciler “Diktatöre ölüm” sloganlarını attı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/iranda-ogrenciler-diktatore-olum-sloganlarini-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/iranda-ogrenciler-diktatore-olum-sloganlarini-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>İran'da 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin, “ahlak polisi” tarafından şiddetle gözaltına alındıktan sonra ölümü ülke genelinde protesto gösterilerine yol açtı.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Ülke çapında protestolar devam ederken, İranlı öğrencilerin verdiği poz, sosyal medyada gündem oldu.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>ÖĞRENCİLER HUMEYNİ'NİN PORTRESİNE ORTA PARMAK İŞARETİ YAPTILAR</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Sokaklardaki gösteriler İran'da okullara yayıldı. Birçok kentte&nbsp;İranlı öğrenciler, sınıflarda bulunan Humeyni portresine karşılık başörtülerini çıkartarak orta parmak işareti yaptı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Sosyal medyada paylaşılan bir görüntü ise dünyanın gündemine oturdu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Öğrenciler daha sonra okulun kontrolünü ele alarak “Diktatöre ölüm” sloganlarını attı. Olaya müdahale etmek isteyen okul müdürü, kız öğrencileri tarafından okuldan dışarıya itildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Ülke çapında devam eden protestolarda 130’den fazla kişinin hayatını kaybettiği düşünülüyor.</span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/iranda-ogrenciler-diktatore-olum-sloganlarini-atti</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Oct 2022 16:20:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/3.png" type="image/jpeg" length="29227"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsveç devlet televizyonu SVT'de Erdoğan'la dalga geçildi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/isvec-devlet-televizyonu-svtde-erdoganla-dalga-gecildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/isvec-devlet-televizyonu-svtde-erdoganla-dalga-gecildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>İsveç devlet televizyonu SVT'de Kadir Meral'in Kürtçe sunumu ile, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'la dalga geçilen bir yayın yapıldı.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">İsveç devlet televizyonu SVT’de, AKP'li Cumhurbaşkanı&nbsp;Erdoğan’la dalga geçilen Kürtçe yayın, sosyal medyada gündem oldu ve&nbsp;yoğun şekilde paylaşıldı.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Söz konusu yayında Erdoğan’ın, çeşitli konulardaki tutumlarıyla dalga geçildi. İşte onlardan bazıları:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">“Erdoğan, nasıl oluyor da senin gibi bir Türk’ün saçı yok? Herkesin gidip saç ekimi yaptırdığı bir ülkeden geliyorsun. Git hemen saçını ektir ya da bir eşarp tak”</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">SVT’deki programda&nbsp;<strong>“Erdoğan, sen İsveç’ten rejim muhalefetleri ve aktivistleri istiyorsun. Yani sana uymayan ve nefret ettiğin şeyler. İnternet üzeri alışveriş yaptığında da böyle misin? Aman ne kadar çirkin bir şey, bir de beden yanlış. Ama yine de almak istiyorum. Erdoğan, sen kendini dönemin yeni Sultanı sanıyorsun”</strong>&nbsp;ifadelerine yer verildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Programın sonunda, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi bayrakları açılarak “Yaşasın demokrasi” sloganı atıldı.</span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/isvec-devlet-televizyonu-svtde-erdoganla-dalga-gecildi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Oct 2022 17:55:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/erdo.png" type="image/jpeg" length="46654"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli Baba - Güldür Güldür Show 37. Bölüm]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/emekli-baba-guldur-guldur-show-37-bolum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/emekli-baba-guldur-guldur-show-37-bolum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><iframe allow=";" allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/N5A2BN5BzWw" width="640"></iframe></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/emekli-baba-guldur-guldur-show-37-bolum</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Aug 2022 22:41:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/guldur_guldur_1.jpg" type="image/jpeg" length="46653"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irkçı saldırının 30'uncu yıl dönümünde aşırı sağ uyarısı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/irkci-saldirinin-30uncu-yil-donumunde-asiri-sag-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/irkci-saldirinin-30uncu-yil-donumunde-asiri-sag-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p itemprop="description"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Alman iç istihbarat kurumu Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın Başkanı Thomas Haldenwang, Rostock-Lichtenhagen’da yaşanan ırkçı saldırıların 30’uncu yıl dönümünde devam eden aşırı sağ tehlikesine karşı uyardı.</strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Almanya&nbsp;Redaksiyon Ağı’na (RND) konuşan Haldenwang, “Bugünler, Rostock-Lichtenhagen’da yaşanan insanlık düşmanı iğrenç ayaklanmaların 30’uncu yıl dönümü. Aşırı sağcılık ve insana karşı nefret o tarihte kendini günlerce bir şiddet taşkınlığı şeklinde gösterdi” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><iframe allow=";" allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/vCX4013Ujc4" width="640"></iframe></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/irkci-saldirinin-30uncu-yil-donumunde-asiri-sag-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Aug 2022 12:15:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/irkcilik.jpg" type="image/jpeg" length="23258"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terzi Fikri'nin karaborsaya vurgu yapan o konuşması]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/terzi-fikrinin-karaborsaya-vurgu-yapan-o-konusmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/terzi-fikrinin-karaborsaya-vurgu-yapan-o-konusmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın&nbsp;1980 önce Ordu Fatsa'nın sosyalist belediye başkanı Terzi Fikri'yi de hedef alarak, "Ordu, Terzi Fikri’yi de iyi bilir, onların bedelini benim Ordum çok ödedi” ifadelerini kullanması, Fatsa'yı ve Fikri Sönmez'i yeniden gündeme taşıdı.&nbsp;</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Erdoğan'ın hedef aldığı sosyalist belediye başkanı Fikri Sönmez,&nbsp;bu konuşmasında karaborsaya vurgu yaptı.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Fatsa’da 1979 yılında yapılan seçimde belediye başkanı seçilen terzi Fikri’nin miting konuşmasındaki.<strong> "bu soygun ve sömürü düzeninin beyleri, ağababaları, faizcileri, karaborsacıları bizleri yıllar boyu kendilerine köle etmişlerdir." </strong>ifadeleri Türkiye'de fındıkta yaşanan sömürüyü hatırlattı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>TERZİ FİKRİ KİMDİR</strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Fikri Sönmez, bilinen ismiyle Terzi Fikri, 1938 yılında Ordu-Fatsa'nın Kabakdağı köyünde doğdu.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">1960'lı yılların ortalarında TİP'e üye oldu ve partide aktif olarak görev aldı. Dev-Genç saflarında 6. Filo'ya karşı düzenlenen gösterilere katıldı. 1970 ortalarında sol içinde ortaya çıkan yeni saflaşmalarda Mahir Çayan'ın görüşlerine katılarak THKP-C tarafında yer aldı. </span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">1971-1972 yıllarında Mahir Çayan ve arkadaşlarının Maltepe Askeri Cezaevi'nden kaçışlarından sonra Karadeniz Bölgesi'ne geçmelerinde ve bu bölgedeki ilişkilerinde ve eylemlerinde onlara yardımcı olduğu gerekçesiyle THKP-C Davası'nın diğer sanıklarıyla birlikte 2 yıl kadar tutuklu olarak yargılandı ve 1974 affıyla tahliye oldu.14 Ekim 1979'de yapılan ara seçimler sonrası Devrimci Yol'un bağımsız adayı Fikri Sönmez Fatsa Belediye başkanı seçildi. </span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Belediye halk komiteleri şeklinde örgütlendi.</span></span>&nbsp;<span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Her yerde Direniş Komiteleri halkla birlikte karar veriyordu.</span></span>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Fatsa’da&nbsp;devrimci&nbsp;belediye başkanı Sönmez, Türkiye’nin hiç de alışık olmadığı bir belediyeciliği hayata geçiriyordu.&nbsp;Çorum’da ise&nbsp;faşist çeteler katliam yapıyordu. Zamanın Başbakanı&nbsp;Demirel, "Çorum’u bırak Fatsa’ya bak" diyerek Fatsa'ya kapsamlı bir askeri operosyonun işaretini vermişti</span></span>.&nbsp;<span style="font-size: 18px; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, Times, serif;">8 Temmuz 1980'de askeri birlikler Fatsa ilçesine gönderildi ve 9 Temmuz 1980 tarihinde Kenan Evren ordu komutanlarıyla beraber "inceleme" yapmak için Fatsa'ya gitti. 11 Temmuz sabah erken saatlerinde asker ve polis 'nokta operasyonu' düzenlenmiş ve Fatsa Bağımsız Belediye Başkanı Fikri Sönmez ile beraber 300 kişi daha gözaltına alındı. 12 Temmuz'da sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş ve kaymakam görevden alındı. İddianameye göre direniş komitesi yaratmakla suçlanan Sönmez 18 Temmuz'da tutuklandı.&nbsp;</span><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Fatsa Belediye Başkanı 12 Eylül rejiminin işkencehanelerinde</span></span><span style="font-size: 18px; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, Times, serif;">&nbsp;4 Mayıs 1985 günü kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.</span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/terzi-fikrinin-karaborsaya-vurgu-yapan-o-konusmasi</guid>
      <pubDate>Sun, 31 Jul 2022 17:18:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/terzi_fikri.jfif" type="image/jpeg" length="46303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bedel Ödeyenler: 40.Yılında 12 Eylül]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/bedel-odeyenler-40yilinda-12-eylul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/bedel-odeyenler-40yilinda-12-eylul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">“Gazi" profesyonel devrimciler 12 Eylül’ün 40. yılında anlatıyor: hapishane yıllarından sonra nasıl yeni bir hayat kurabildik?</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">12 Eylül darbesinde ağır bedeller ödeyen devrimcilerle ilgili kısa bir film. Herkesin izlemesi gereken bir film. Hepsi güzel ve yürekli insanlar. Özellikle günümüz gençlerinin bu insanları tanıması, bilmesi gerekir. Onlardan öğrenecekleri çok şey var.</span></span></p>

<p><iframe allow=";" allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/u7QpSnR5qd4" width="640"></iframe></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/bedel-odeyenler-40yilinda-12-eylul</guid>
      <pubDate>Sat, 23 Jul 2022 17:07:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/a_3.png" type="image/jpeg" length="65784"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çeçen lider Kadirov, Zelenski’ye özür diletti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/cecen-lider-kadirov-zelenskiye-ozur-diletti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/cecen-lider-kadirov-zelenskiye-ozur-diletti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Çeçen lider Ramazan Kadirov, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’ye özür dilettirip teslimiyet anlaşması imzalattırdığı bir kısa film yayınladı: “Aman çok saldırgan yorum yapmayın, zaten zor durumda. Kalpten gidebilir.”</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Rusya – Ukrayna Savaşı başladığından beri yaptığı çıkışlar ile gündeme gelen Çeçen lider Ramazan Kadirov, bu defa bir kısa film yayınladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Savaşın başlangıcında Çeçen askerler ile adeta televizyon programı gibi “şov” yaparak videolar hazırlayan ve daha sonra resmi Telegram hesabındaki profil fotoğrafının yerine Vladimir Putin’in fotoğrafını koyan Kadirov, yayınladığı kısa filmde bizzat rol aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’yi oynayan oyuncu, ağlayarak Putin’den özür diledi. Daha sonra “koşulsuz şartsız teslimiyet” belgesine imza attı. O esnada omzuna bastıran elin, Çeçen Lider Ramazan Kadirov’a ait olduğu görüldü.</strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Kadirov, videoyu şu notla birlikte resmi Telegram hesabından paylaştı:&nbsp;<strong>“Luhansk’ı işgalcilerden kurtardık ve Zelenski koşulsuz şartsız teslim oldu. Sizden rica ediyorum, aman videoya saldırgan yorumlar yapmayın. Zaten zor durumda olan Zelenski kalpten gidebilir.”</strong></span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/cecen-lider-kadirov-zelenskiye-ozur-diletti</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Jul 2022 12:54:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/kadirov_ve_zelensky.jfif" type="image/jpeg" length="79768"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SIVAS 93 / Belgesel Oyun / Yöneten: Genco ERKAL]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/sivas-93-belgesel-oyun-yoneten-genco-erkal</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/sivas-93-belgesel-oyun-yoneten-genco-erkal" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Dostlar Tiyatrosu’nun 2007 yılında sahnelediği belgesel oyun Sivas Katliamını sahneye taşıyor.</span></span></strong></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Genco Erkal geçen hafta YouTube’a yüklediği “Marx’ın Dönüşü”nün ardından bu hafta da “Sivas 93”ü sanal ortamda izleyiciyle buluşturuyor.&nbsp;</span></span></p>

<h3><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>MÜZİĞİ FAZIL SAY'A AİT</strong></span></span></h3>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Erkal “Sivas 93”ün YouTuba üzerinden erişime açıldığını perşembe akşamı yaptığı bir canlı yayınla duyurdu. Ardından Twitter üzerinden şunları yazdı: “Bugün (17 Nisan Cuma) 17.00’de “Sivas 93” YouTube’da yayına giriyor. 2007 yılında sahnelenen belgesel oyun, 1993 yılında Sivas’taki Madımak Oteli’nde yaşanan katliamı anlatıyor. Genco Erkal’ın yazıp yönettiği oyunun müziği Fazıl Say’a ait. On yıl önce kaydedilen film ilk kez bugün gösterime giriyor.”</span></span></p>

<p><strong><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">2 TEMMUZ 1993'TE&nbsp;33 AYDIN YAKILARAK ÖLDÜRÜLDÜ</span></span></strong></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Sivas’ta Madımak Oteli’nde 2 Temmuz 1993'te 33 aydının yakılarak öldürüldüğü, 2 otel çalışanın da dumandan etkilenerek yaşamını yitirdiği katliamın üzerinden 29 yıl geçti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><iframe allow=";" allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/Zfc3aTQG5Jc" width="640"></iframe></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Hafızalara bir katliam tarihi olarak kazınan 2 Temmuz günü, Pir Sultan Abdal Şenliklerine katılmak için Sivas'a giden aydın ve sanatçılardan 33'ü ile iki otel görevlisi otelin yakılması sonucu hayatını kaybetti. Olaylarda iki saldırgan da öldü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">33 kişinin en yaşlısı 66 yaşındaki Asım Bezirci, en genci ise folklor gösterisi için Sivas'a giden 12 yaşındaki Koray Kaya'ydı. Hollanda vatandaşı Carina Cuanna Thedora Thuys katliamın tek yabancı kurbanıydı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Katliamdan iki gün önce kentte bir bildiri dağıtılmıştı. Bildiride Aziz Nesin'in o sırada başyazarı olduğu Aydınlık gazetesinde yayımlanan Salman Rüşdi'nin "Şeytan Ayetleri" kitabından bahsedilmiş, Nesin hedef gösterilmişti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Bildiride dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilgin'in şenliklere ev sahipliği yapması eleştirilmiş, Nesin için "Şehirde adeta Müslümanlarla alay edercesine gezebilmektedir" ifadesi kullanılmıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">2 Temmuz günü Cuma namazının ardından etkinliklerin yapıldığı kültür merkezinin önüne bir yürüyüş başladı. "Sivas laiklere mezar olacak" atılan sloganlardan biriydi. Saldırgan grubun bir kısmı yeni dikilen "Halk Ozanları" heykelini yıkıp, yerde sürüklerken; bir kısmı Valilik önünde Ahmet Karabilgin'i protesto etti.<br />
Valinin katliam sonrası İçişleri Bakanlığı'na gönderdiği rapora göre, saldırganların sayısı her saat sayısı artıyordu. Yine aynı rapora göre, akşam saat 18.00'de Madımak Oteli'nin önünde o ana kadar hiçbir aşamada dağıtılmamış 15 bin kişi vardı. Otel önündeki araçlar ve sürüklenen heykel ateşe verildi, otelin camları kırıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Yaklaşık 2 saat sonra otel ateşe verildi, saldırgan kalabalık sloganlarına devam etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Madımak Oteli'nin önünden çekim yapan İhlas Haber Ajansı'nın görüntülerinde otelin etrafını kuşatanların sloganları yanında sözleri de duyuluyordu. Biri otelin birinci katına çıkan saldırgana "Lan yakın" diye seslenirken, bir diğeri ilk alevin görünmesiyle "Cehennem ateşi işte" diye sesleniyordu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>KATLİAMIN TELSİZ KONUŞMALARI</strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Katliam sonrasında ortaya çıkan polis telsiz konuşmalarının dökümü ise güvenlik tedbirlerindeki yetersizliği ortaya koydu. O anlar, dönemin Sivas Valisi ile Emniyet Müdürü’nün de yer aldığı konuşmalara şöyle yansıdı:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Saat 19:00: Merkez, heykeli yakıp sürükleyerek meydana götürüyorlar.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: 33 10 merkez (Emniyet müdüründen) 3210 (valiye) Tugay’dan kuvvet gönderin, biz zor durumdayız.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: Madımak Oteli’ne 5-10 kişilik kuvvet gönderdik.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: 33.10'un (emniyet müdürünün) emirleri, cop kullanabilirsiniz.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: 33:10-32:10( emniyet müdürü ve valiye) Otele 5 metre mesafede kaldı, topluluk kontrolden çıktı, acele kuvvet gönderin.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: Merkez, işhanı çatısından aşağıya taş atıyorlar.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: 33 10 Merkez, itfaiyeye söyleyin, buraya gelsin. Tazyikli su sıksın.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:40: İtfaiye araçları buradan ayrıldı, bilginiz olsun.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:45: Elektrikler kesildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:45: Merkez, otelin içine girdiler.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:45: Merkez, kalabalık kontrolden çıktı, otel önünde otolar yanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:45: Merkez, itfaiye araçları arka tarafa gitti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: 32:10 merkez, (valiye) Asker yetişmezse burası harap olur.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: 32:10 Dayan müdür Bey dayan, Tugay’dan asker gelecek. Şimdi buradan geçti, asker geliyor, bilginiz olsun.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: Merkez itfaiye çalışamıyor, vatandaşlar müdahale ediyor. İtfaiye gidemeyeceğini söylüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: 33:10 Merkez, olaylar çığırından çıktı, müdahale edemiyoruz, yangın otelin içine dışına dağıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: Merkez, Madımak Oteli önünde ve içinde yangın var, içinde görevliler var, dışarı çıksınlar.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: Merkez çıkamıyoruz dışarı, bilginiz olsun.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: 33.20 merkez, Madımak Oteli’nde son durum nedir?</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Valinin yaptığı son anonsa ise yanıt veren olmadı.</span></span></p>

<p></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/sivas-93-belgesel-oyun-yoneten-genco-erkal</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Jul 2022 19:06:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/sivas_katliami.jpg" type="image/jpeg" length="39760"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Laikler beyinsiz adamlar" diyen AKP'li yazar özür diledi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/laikler-beyinsiz-adamlar-diyen-akpli-yazar-ozur-diledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/laikler-beyinsiz-adamlar-diyen-akpli-yazar-ozur-diledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p itemprop="description"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Akit TV ekranlarında program yapan Yusuf Kaplan da skandal sözlere imza attı. Laikliği savunanlara hakaretler yağdıran Kaplan, "Laiklerin kafası basmıyor, beyinsiz adamlar" ifadelerini kullandı.</strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/laikler-beyinsiz-adamlar-diyen-akpli-yazar-ozur-diledi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jun 2022 12:36:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/akit.jpg" type="image/jpeg" length="85214"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
