<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 20 Oct 2026 20:35:04 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Münih’te yolsuzluk skandalı: Vietnam vatandaşlarına para karşılığında oturma izni]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/munihte-yolsuzluk-skandali-vietnam-vatandaslarina-para-karsiliginda-oturma-izni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/munihte-yolsuzluk-skandali-vietnam-vatandaslarina-para-karsiliginda-oturma-izni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Münih kentinde, belediyenin kamu düzeni ve idari işlerden sorumlu biriminde (KVR) görev yapan eski bir memur ile eşi, para karşılığında yasa dışı oturum izni düzenlemek suçlamasıyla hâkim karşısına çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sanıkların, yasal şartları taşımayan Vietnam vatandaşlarına oturum izinleri ve geçici oturum belgeleri sağladıkları öne sürülüyor. Savcılık, 85 ayrı vakada toplam 850 bin avroluk yasa dışı kazanç elde edildiğini iddia ediyor.</strong></p>

<p>37 yaşındaki Malina F. ile eşi Stivi F., Münih I Eyalet Mahkemesi’nde yolsuzluk suçlamalarıyla yargılanıyor.</p>

<p>Malina F. ve eşi hakkındaki yargılama 19 Ekim 2026’da başladı. Mahkemenin, mevcut takvime göre Şubat 2027’nin ortalarında karar vermesi bekleniyor.</p>

<p><strong>Vietnam vatandaşlarına oturum izinleri sağlandı</strong></p>

<p>Münih I Savcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, sanıkların Haziran 2024 ile Mayıs 2025 arasındaki dönemde, Almanya’da yasal olarak kalma şartlarını taşımayan Vietnam vatandaşlarına oturum izinleri ve geçici oturum belgeleri sağladıkları öne sürülüyor. Savcılık, 85 ayrı vakada usulsüz işlem yapıldığını ve bu işlemler karşılığında en az beş haneli avro tutarlarında ödemeler alındığını iddia ediyor.</p>

<p><strong>Sahte Slovenya belgeleriyle işlem yapıldı</strong></p>

<p>İddianameye göre Malina F., KVR’nin yabancılar dairesinde çalıştığı dönemde, gerekli yasal koşullar karşılanmadığı hâlde oturum izinleri ve geçici oturum belgeleri düzenledi. Bu işlemler sırasında eksik belge ve bilgilerin göz ardı edildiği, kurum içindeki yetki ve kontrol mekanizmalarının devre dışı bırakıldığı ileri sürülüyor.</p>

<p>Malina F.’nin eşi Stivi F.’nin ise başvuru sahipleriyle iletişim kurduğu, bazı kişilere sahte Slovenya oturum belgeleri temin ettiği veya bu belgelerin teminine aracılık ettiği iddia ediliyor. Söz konusu belgelerin, Almanya’da oturum izni alınmasını kolaylaştırmak amacıyla kullanıldığı öne sürülüyor.</p>

<p>Savcılığa göre, şebekede yer aldığı iddia edilen bir diğer kişi de başvuru sahiplerini KVR binasında karşılıyor, kararlaştırılan parayı teslim alıyor ve kişileri Malina F.’ye yönlendiriyordu. Oturum belgelerinin teslimi için randevuların da sanıkların bağlantıları üzerinden organize edildiği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İddianamede, 85 vakanın 68’inde sahte Slovenya oturum belgelerinin kullanıldığı iddiası yer alıyor.</p>

<p><strong>850 bin avroluk kazanç </strong></p>

<p>Savcılık, söz konusu işlemler karşılığında toplam 850 bin avro elde edildiğini ileri sürüyor. Başvuru sahiplerinden bazı işlemler için 50 bin avroya kadar ödeme alındığı da iddialar arasında dikkat çekiyor.</p>

<p>Ekim 2025’te çiftin evinde gerçekleştirilen aramada yaklaşık 100 bin avro nakit paranın yanı sıra 200 gram altın ve 250 gram gümüş ele geçirildi. Savcılığın, sanıkların elde ettiği öne sürülen 850 bin avronun devlet tarafından alınmasını talep etmesi bekleniyor.</p>

<p>Malina F. hakkında 85 ayrı vakada rüşvet karşılığında görevini kötüye kullanma ve ticari amaçla, örgütlü biçimde oturma izni olmayan yabancıların yasa dışı girişini veya ülkede kalmasını kolaylaştırma suçlamaları yöneltiliyor. Dosyanın 68 vakasında ise örgütlü ve ticari amaçlı belge sahteciliği suçlaması bulunuyor.</p>

<p><strong>Usulsüzlükler kurum içi denetimlerde ortaya çıktı</strong></p>

<p>Olayın, KVR bünyesinde yürütülen kurum içi kontroller sırasında tespit edilen usulsüzlüklerin ardından ortaya çıktığı bildirildi. Şüpheli işlemlerin belediyenin yolsuzlukla mücadele birimine iletildiği ve ardından savcılığa bildirildiği belirtildi.</p>

<p>Malina F.’nin Mayıs 2025’te doğum iznine ayrılmasının ardından yapılan incelemelerde, görev yaptığı dönemdeki işlemlerin geriye dönük olarak mercek altına alındığı kaydedildi.</p>

<p>Münih KVR Başkanı Hanna Sammüller, daha önce yaptığı açıklamada kurum içindeki kontrol mekanizmalarının işlediğini ve yolsuzluk şüphelerinin bundan sonra da ilgili makamlara bildirileceğini ifade etti.</p>

<p>Malina F. ve eşi hakkındaki yargılama 19 Ekim 2026’da başladı. Mahkemenin, mevcut takvime göre Şubat 2027’nin ortalarında karar vermesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, EKONOMİ, GÖÇ POLİTİKALARI, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/munihte-yolsuzluk-skandali-vietnam-vatandaslarina-para-karsiliginda-oturma-izni</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 17:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/malina.jpg" type="image/jpeg" length="70184"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Der Spiegel: "Erdoğan Türkiye’yi diktatörlüğe sürüklüyor, Almanya ise sessiz kalıyor"]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/der-spiegel-erdogan-turkiyeyi-diktatorluge-surukluyor-almanya-ise-sessiz-kaliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/der-spiegel-erdogan-turkiyeyi-diktatorluge-surukluyor-almanya-ise-sessiz-kaliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Der Spiegel dergisinde gazeteci Maximilian Popp’un değerlendirmesine göre, Türkiye’de basın özgürlüğü ve demokrasi üzerindeki baskılar giderek artıyor. Muhalif gazetecilere yönelik tutuklamalar, bağımsız medya kuruluşlarına getirilen kısıtlamalar ve muhalefete yönelik adımlar, ülkedeki demokratik gerilemenin hızlandığına işaret ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazeteci Murat Ağırel, mesleki faaliyetleri nedeniyle daha önce ev hapsine alınmıştı. Ancak bu kez Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetiminin Ağırel’i, henüz yayımlanmamış olduğu belirtilen eleştirel bir yazı nedeniyle gözaltına aldırdığı öne sürüldü.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>SÜHEYLA KAPLAN</strong></p>

<p>Gözaltına alınan gazeteci Murat Ağırel, gönderdiği bir mesajda yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:</p>

<p>“Daha önce yayımladığım yazılar nedeniyle birçok kez gözaltına alındım. Ancak bu, hiç yazmadığım bir haber yüzünden gözaltına alındığım ilk olay.”</p>

<p>Ağırel’in gözaltına alınması, Türkiye’de eleştirel basına yönelik baskıların yalnızca bir örneği olarak değerlendiriliyor. Haberde aktarılanlara göre hükümet, bağımsız televizyon kanalı Halk TV’ye yönelik kapatma kararı aldı. Ülkenin köklü haber platformlarından T24’e erişimin engellenmesi de basın özgürlüğüne ilişkin endişeleri artırdı.</p>

<p><strong>Gazeteciler üzerindeki baskı artıyor</strong></p>

<p>Türkiye’de gazetecilik yapmanın uzun yıllardır zor olduğunu belirten, kendisi de yıllar önce ülkesinden ayrılmak zorunda kalan gazeteci Can Dündar, mevcut koşulları son derece ağır ifadelerle değerlendirdi.</p>

<p>Dündar’ın değerlendirmesine göre Türkiye, gazeteciler açısından geçmişte de güvenli bir ülke değildi; ancak bugün yaşanan baskıların boyutu daha önce görülmemiş bir noktaya ulaştı.</p>

<p>Muhalif gazetecilere yönelik soruşturmalar ve tutuklamalar, ülkede bağımsız haberciliğin geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıyor.</p>

<p><strong>İmamoğlu ve muhalefet üzerindeki baskı</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetiminin muhalefete yönelik politikaları da eleştirilerin odağında. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Erdoğan’ın en önemli siyasi rakiplerinden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Der Spiegel’in internet sayfasında yer alan habere göre İmamoğlu yaklaşık bir buçuk yıldır tutuklu bulunuyor. Çok sayıda siyasi çalışma arkadaşının da tutuklandığı belirtilirken, ana muhalefet lideri Özgür Özel’in parti görevinden uzaklaştırılmasına ilişkin bir mahkeme kararı da siyasi gerilimi artıran gelişmeler arasında gösteriliyor.</p>

<p>Muhalefete yönelik bu adımlar, Türkiye’de siyasi rekabetin koşulları ve demokratik kurumların bağımsızlığı konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor.</p>

<p><strong>“Türkiye demokrasiden giderek uzaklaşıyor”</strong></p>

<p>Maximilian Popp, 2016-2019 yılları arasında Der Spiegel’in Türkiye muhabiri olarak görev yaptı. Popp’a göre Erdoğan’ın iktidarı döneminde demokratik kurumların zayıflaması uzun süredir devam ediyor; ancak Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasından sonra bu süreç belirgin biçimde hızlandı.</p>

<p>Popp’un değerlendirmesine göre iktidar, serbest seçimlerde başarılı olma konusunda endişe duyuyor olabilir. Bu nedenle Türkiye’de siyasi alanın daha da daraldığını ve ülkenin otoriter bir yönetim biçimine doğru ilerlediğini savunuyor.</p>

<p><strong>Almanya’nın sessizliği eleştiriliyor</strong></p>

<p>Popp’un yazısındaki temel eleştirilerden biri de Avrupa’nın, özellikle Almanya’nın Türkiye’deki gelişmelere gösterdiği ilginin yetersiz kalması.</p>

<p>Türkiye’de basın özgürlüğünün gerilemesi, muhalefete yönelik baskılar ve demokratik kurumların zayıflaması, yalnızca ülke içindeki siyasi dengeleri değil, Türkiye’nin Avrupa ile ilişkilerini de ilgilendiriyor.</p>

<p>Popp, Türkiye’nin giderek dış dünyadan izole olduğunu ve ülkenin adeta “demir bir perdenin” arkasında kaldığını savunuyor. Ona göre Almanya’da ise bu gelişmeler kamuoyunun gündeminde hak ettiği yeri bulmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/der-spiegel-erdogan-turkiyeyi-diktatorluge-surukluyor-almanya-ise-sessiz-kaliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 14:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/der-spiegel.JPG" type="image/jpeg" length="53386"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa'da 22 kurumdan yükselen faşizme karşı birleşik mücadele kararı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/avrupada-22-kurumdan-yukselen-fasizme-karsi-birlesik-mucadele-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/avrupada-22-kurumdan-yukselen-fasizme-karsi-birlesik-mucadele-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Köln kentinde bir araya gelen 22 devrimci, demokratik ve ilerici kurum, faşizme, ırkçılığa, emperyalist savaş politikalarına ve otoriterleşmeye karşı Avrupa çapında ortak mücadeleyi güçlendirmek amacıyla bir platform oluşturma kararı aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Köln'deki Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Merkezi’nde düzenlenen toplantıda, Türkiye’de ve Avrupa’da yaşanan siyasal gelişmeler, yükselen aşırı sağ, göçmen ve mülteci karşıtlığı, sosyal haklardaki gerileme ve savaş politikalarına karşı ortak mücadele olanakları ele alındı.</strong></p>

<p>Aralarında Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Avrupa Kürt Demokratik Toplum Kongresi (KCDK-E), Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AVEG-KON), Avrupa Göçmen Emekçiler Birliği (AGEB), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu (ADHK), Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK) ve Avrupa Sürgünler Meclisi'nin (ASM) bulunduğu 22 kurumun temsilcileri, farklı örgütsel ve politik kimliklerini koruyarak ortak bir mücadele zemini oluşturma konusunda görüş birliğine vardı.</p>

<p><strong>18 kurum platformda, 4 kurum gözlemci olacak</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantıda açıklanan bilgilere göre, 18 kurum kurulması planlanan Birleşik Mücadele ve Dayanışma Platformu içinde yer alacağını bildirirken, dört kurum sürece gözlemci olarak katılacağını açıkladı.</p>

<p>Görüşmelerde emperyalist savaş politikaları, faşist hareketlerin yükselişi, ırkçılık, şovenizm, göçmen karşıtlığı ve doğa düşmanı politikalar öne çıkan başlıklar oldu. Katılımcılar, Avrupa’daki mücadele dinamikleriyle Türkiye’deki demokratik ve toplumsal muhalefet arasında dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Platformun yapısı sonraki toplantıda netleşecek</strong></p>

<p>Köln’deki buluşmada platform oluşturulması konusunda ortak irade ortaya konulurken, yapının örgütlenme biçimi, çalışma ilkeleri ve siyasal perspektifinin bir sonraki toplantıda netleştirilmesi kararlaştırıldı. Ayrıca kurumlar arasında iletişimi güçlendirmek ve yeni katılımların önünü açmak amacıyla ortak bir iletişim ağı kurulması benimsendi.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde farklı kurumlarla görüşmelerin sürdürülmesi ve katılımın genişletilmesi hedefleniyor. Platform girişiminin, Avrupa genelinde emek, demokrasi, özgürlük ve dayanışma mücadelelerini ortak bir zeminde buluşturması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>AVRUPA, DERNEKLER, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/avrupada-22-kurumdan-yukselen-fasizme-karsi-birlesik-mucadele-karari</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/1-233.jpg" type="image/jpeg" length="84425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Otto ailesinin velayet davası: İsmail Özen’e çocuklarıyla görüşme yasağı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/otto-ailesinin-velayet-davasi-ismail-ozene-cocuklariyla-gorusme-yasagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/otto-ailesinin-velayet-davasi-ismail-ozene-cocuklariyla-gorusme-yasagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın en zengin iş insanlarından Dr. Michael Otto’nun kızı Janina Otto (53) ile eski profesyonel boksör Ismail Özen (46) arasındaki velayet mücadelesi mahkemeye taşındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>2016 yılında evlenen ve Ocak 2025’ten bu yana ayrı yaşayan çiftin 9 ve 7 yaşlarında iki çocuğu bulunuyor. Hamburg-Altona Aile Mahkemesi, Eylül 2026’da verdiği kararla çocukların velayetini anneye verirken babanın iki yıl boyunca çocuklarıyla görüşmesini yasakladı.</strong></p>

<p>Mahkeme, babanın çocuklarını sevdiğini ve onlarla yeniden görüşmek istemesinin anlaşılır olduğunu belirtmesine rağmen zorla gerçekleştirilecek görüşmelerin çocukların ruhsal gelişimine zarar verebileceği sonucuna vardı. Çocukların babalarını görmek istemediklerini ifade etmeleri de değerlendirmede önem taşıdı.</p>

<p><strong>BILD manşetten verdi: Velayet davasında servet avantaj sağlıyor mu?</strong></p>

<p>Dava, Almanya’nın en varlıklı ailelerinden birinin mensubu olan annenin ekonomik gücünün velayet kararını etkileyip etkilemediği sorusunu da gündeme getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BILD’e değerlendirmede bulunan avukat Nicole Mutschke’ye göre velayet davalarında belirleyici olan ebeveynlerin serveti değil, çocuğun üstün yararı olmalı. Haberde aktarılan mahkeme belgelerinde de annenin zenginliğinin kararı etkilediğini kanıtlayan bir bulguya yer verilmedi.</p>

<p>Tarafların mahkeme sürecine ilişkin açıklamaları sınırlı kalırken İsmail Özen, çocuklarını çok özlediğini ve gelecekte onlarla güvene dayalı, sevgi dolu bir ilişki kurmak istediğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, HAMBURG, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/otto-ailesinin-velayet-davasi-ismail-ozene-cocuklariyla-gorusme-yasagi</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 00:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/4-69.JPG" type="image/jpeg" length="73366"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa’da protestolar ülke geneline yayıldı: 2 bin kişi gözaltında]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/fransada-protestolar-ulke-geneline-yayildi-2-bin-kisi-gozaltinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/fransada-protestolar-ulke-geneline-yayildi-2-bin-kisi-gozaltinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’da öğrencilerin eğitim sisteminde yaşanan sorunlara karşı başlattığı protestolar, hayat pahalılığı, sosyal eşitsizlik ve kamu harcamalarındaki kesintilere yönelik tepkilerle ülke geneline yayıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ülke genelinde binlerce kişi gözaltına alındı. Gösterilerde yaşananlar, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde siyasi tartışmaları da derinleştirdi.</strong></p>

<p>Fransa’da eğitim sistemindeki sorunlara karşı başlayan protestolar, zamanla hayat pahalılığına, sosyal eşitsizliğe ve kamu hizmetlerinde yaşanan aksaklıklara yönelik daha geniş çaplı bir tepkiye dönüştü. Ülkenin birçok kentinde yüz binlerce kişinin katıldığı gösterilerde binlerce kişi barışçıl biçimde taleplerini dile getirirken, bazı bölgelerde yağma, kundaklama ve şiddet olayları yaşandı.</p>

<p>[article id="5433" color="bg-danger"][/article]</p>

<p>İçişleri Bakanı Laurent Nuñez’in açıklamasına göre, ülke genelindeki gösteriler sırasında yaklaşık 2 bin kişi gözaltına alındı. Çıkan olaylarda 600 polis ve itfaiyecinin yaralandığı bildirildi. Paris’te ise bir göstericinin kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği belirtildi.</p>

<p><img alt="" height="338" src="https://avrupapostasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/fr-22.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>Macron uyardı: Yeni gösteriler yasaklanabilir</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, olayların ardından Başbakan Sébastien Lecornu ve ilgili bakanlarla kriz toplantısı yaptı. Daha sonra halka seslenen Macron, yaşanan şiddeti kınayarak olayları “kontrolsüz şiddet” olarak nitelendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yeni gösterilerin yasaklanabileceği uyarısında bulundu. Macron, hükümetten öğrenci temsilcileri, öğretmenler, sendikalar ve iş dünyasıyla bir araya gelerek somut çözüm önerileri geliştirmesini istedi.</p>

<p>[related-posts id="117885" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>Kentlerde yıkımın izleri</strong></p>

<p>Protestoların ardından Fransa’nın birçok kentinde hasarın boyutu ortaya çıktı. Paris, Marsilya, Lyon, Bordeaux, Rennes, Strasbourg, Grenoble ve Nice başta olmak üzere çok sayıda kentte iş yerleri zarar gördü, araçlar ateşe verildi ve mağazalar yağmalandı.</p>

<p>Limoges kentinde tarihi belediye binasının bir bölümü çıkan yangında ağır hasar gördü. Yetkililer, itfaiyenin müdahalesi sayesinde binanın arka bölümünün kurtarıldığını açıkladı.</p>

<p>Paris’te ise protestoların ardından temizlik ve onarım çalışmaları başlatıldı. Kırılmış vitrinler, yanmış otomobiller ve zarar gören elektrikli bisikletler kentteki yıkımın boyutunu gözler önüne serdi. İş yerleri zarar gören esnafın yaşadığı ekonomik kayıplar da gündemin önemli başlıklarından biri oldu.</p>

<p>Marsilya Belediye Başkanı Benoît Payan, kamu mallarına yönelik saldırıları kınarken şiddet olaylarının barışçıl göstericilerin taleplerine de zarar verdiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Tepkinin odağında hayat pahalılığı ve eğitim var</strong></p>

<p>Gösterilere farklı sendikalar ve sivil toplum kuruluşları öncülük etti. Organizasyoncular katılımın yaklaşık 800 bine ulaştığını açıklarken, resmi makamlar bu sayıyı 550 bin olarak duyurdu.</p>

<p>Protestoların başlıca nedenleri arasında artan yaşam maliyetleri, düşük ücretler, tarım sektörünün sorunları, itfaiye hizmetlerindeki sıkıntılar ve kamu harcamalarında planlanan kesintiler yer alıyor.</p>

<p>Özellikle eğitim alanındaki talepler öne çıkıyor. Öğrenciler ve üniversiteliler, daha fazla öğretmen istihdam edilmesini, sınıfların küçültülmesini ve okulların daha iyi donatılmasını istiyor. Hükümetin parlamentodan geçirmeye çalıştığı tasarruf bütçesinde eğitim harcamalarında kesintiler öngörülmesi de tepkileri artırıyor.</p>

<p>Ancak protestocuların öfkesi yalnızca eğitim sistemiyle sınırlı değil. Emeklilik ve sağlık sistemindeki sorunlar ile ekonomik koşulların giderek ağırlaşması, toplumsal huzursuzluğun temel nedenleri arasında gösteriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>AVRUPA, EĞİTİM, GENEL, GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/fransada-protestolar-ulke-geneline-yayildi-2-bin-kisi-gozaltinda</guid>
      <pubDate>Sun, 18 Oct 2026 22:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/2-167.JPG" type="image/jpeg" length="40626"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Ben Fidel” Avrupa turnesine çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/ben-fidel-avrupa-turnesine-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/ben-fidel-avrupa-turnesine-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fidel Castro’nun 100. doğum yılı kapsamında hazırlanan “Ben Fidel” tiyatro oyunu, Ekim 2026’da Almanya ve İsviçre’de beş şehirde seyirciyle buluşacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Turne kapsamında elde edilecek gelirin bir bölümü, Küba’ya destek amacıyla yürütülen “Küba’ya Güneş Topluyoruz” dayanışma kampanyasına bağışlanacak.</strong></p>

<p>[related-posts id="117494" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p>Nâzım Hikmet Kültür Merkezi – Berlin organizasyonuyla düzenlenen turne, Fidel Castro’nun yaşamını, Küba Devrimi’nin tarihini ve ülkenin bağımsızlık mücadelesini tiyatro sahnesine taşıyacak.</p>

<p><img alt="" height="1087" src="https://avrupapostasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/ben-fidel-31-ekim-cumartesi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Onur Erbilen’in yazıp yönettiği, Fidel Castro’yu Tolga Pancaroğlu’nun canlandırdığı tek kişilik oyun, Küba’nın tarihsel ve siyasal dönüşümünü ele alırken ülkenin günümüzde karşı karşıya olduğu ABD yaptırımlarına da dikkat çekmeyi amaçlıyor.</p>

<p>[related-posts id="117686" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>Almanya ve İsviçre'de beş şehirde sahnelenecek</strong></p>

<p>“Ben Fidel” Avrupa turnesinin programı şöyle:</p>

<ul>
 <li><strong>24 Ekim:</strong> Stuttgart</li>
 <li><strong>25 Ekim:</strong> Basel</li>
 <li><strong>28 Ekim:</strong> Nürnberg</li>
 <li><strong>29 Ekim:</strong> Münih</li>
 <li><strong>31 Ekim:</strong> Berlin</li>
</ul>

<p><strong>Avrupa'dan Küba’yla dayanışmaya</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Turnenin dikkat çeken yönlerinden biri de sosyal dayanışma boyutu. Gösterimlerden elde edilecek gelirin bir bölümü, José Martí Küba Dostluk Derneği tarafından Mayıs 2026’da başlatılan <strong>“Küba’ya Güneş Topluyoruz”</strong> kampanyasına aktarılacak.</p>

<p>Sanat, tarih ve dayanışmayı bir araya getiren “Ben Fidel”, Küba devrimi lideri Fidel Castro’nun siyasi mirası ve Küba’nın bağımsızlık mücadelesi üzerine düşünmek ve tartışmak için izleyicilere bir buluşma alanı sunmayı hedefliyor.</p>

<p>Oyunun dramaturgluğunu Ozan Çobanoğlu üstlenirken yapımını Tiyatro Kavuk gerçekleştiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>AVRUPA, DERNEKLER, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/ben-fidel-avrupa-turnesine-cikiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 18 Oct 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/fidel-castro.jpg" type="image/jpeg" length="51117"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadir Brazer Bozlak, İsveç’te 2026 Yılının Girişimcisi Seçildi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/kadir-brazer-bozlak-isvecte-2026-yilinin-girisimcisi-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/kadir-brazer-bozlak-isvecte-2026-yilinin-girisimcisi-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altı yaşında ailesiyle İsveç’e göç eden Ankara doğumlu Kadir Brazer Bozlak, küçük bir restoranla başladığı yolculuğu Avrupa çapında bir başarıya dönüştürdü. 20 restoran, 1.500’den fazla çalışan ve 100 milyon avroluk yıllık ciroya ulaşan girişimci, İsveç’in 2026 Yılın Girişimcisi ödülünün sahibi oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara’da 1989 yılında dünyaya gelen Urban Italian Group’un kurucusu ve CEO’su Kadir Brazer Bozlak, İsveç’te girişimcilik alanının en prestijli ödüllerinden biri olarak gösterilen “2026 İsveç Yılın Girişimcisi” (Årets Företagare i Sverige 2026) ödülüne layık görüldü. </strong></p>

<p>İsveç’in girişimcilik kuruluşu Företagarna tarafından verilen ödül, 10 Ekim’de Stockholm Belediye Sarayı’nda düzenlenen yıllık galada Bozlak’a takdim edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Altı yaşında ailesiyle birlikte İsveç’e taşınan Bozlak, 2017 yılında açtığı küçük bir restoranı, bugün Avrupa’da faaliyet gösteren uluslararası bir restoran grubuna dönüştürdü. Başarılı girişimcinin kurduğu şirket, 20 restoranı ve 1.500’ü aşkın çalışanıyla yıllık 100 milyon avro ciroya ulaştı.</p>

<p><img alt="" height="422" src="https://avrupapostasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/brazer-bozlak.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="537" /></p>

<p><strong>Yatırımcı Olmadan Avrupa’ya Açıldı</strong></p>

<p>Bozlak’ın başarı hikâyesini öne çıkaran en önemli ayrıntılardan biri, şirketin büyüme modeli oldu. Urban Italian Group, dış yatırımcı desteği almadan, banka kredisi kullanmadan ve finansal kiralamaya başvurmadan büyüdü. Restoranlardan elde edilen kazançlar, yeni işletmelerin açılması ve farklı pazarlara girilmesi için yeniden yatırıma dönüştürüldü.</p>

<p>Böylece 2017 yılında tek bir restoranla başlayan girişim, kendi kaynaklarını kullanarak uluslararası ölçekte faaliyet gösteren bir gruba dönüştü. Ödül jürisi de şirketin kendi gücüyle büyümesini ve sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmasını kararında belirleyici unsurlar arasında gösterdi.</p>

<p>Bozlak, ödülün ardından yaptığı açıklamada, <strong>“On yıldan kısa bir sürede küçük bir restorandan uluslararası alanda rekabet eden bir gruba dönüştük. Bu yolculuğun ardından İsveç’te bir girişimcinin alabileceği en prestijli ödülü kazanmak inanılmaz bir duygu”</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Restoran Markaları Avrupa’ya Yayılıyor</strong></p>

<p>İtalyan ve İspanyol mutfağını mimari tasarım ve özgün atmosferle buluşturan Urban Italian Group, Basta, Florentine, Trattoria Giorgio’s, Villa Valentina ve Lola Maria markalarıyla faaliyet gösteriyor.</p>

<p>İsveç’teki büyümesinin ardından İspanya pazarına giren şirket, Marbella ve Madrid’de Florentine markasıyla hizmet veriyor. Grup, Norveç’in başkenti Oslo’da açacağı yeni restoranlarla Avrupa’daki varlığını genişletmeyi hedefliyor.</p>

<p>Şirketin markaları uluslararası alanda da dikkat çekiyor. Basta, NCSC Nordic Awards 2025 kapsamında İskandinavya ve diğer Nordik ülkeleri kapsayan yarışmada en iyi yeme-içme konsepti seçildi. Marbella’daki Florentine ve çatı katı konsepti Cielo ise Vogue España’nın kentin öne çıkan restoranlarını bir araya getiren seçkisinde yer aldı.</p>

<p><strong>Başarının Merkezinde Çalışanlar Var</strong></p>

<p>Jüri, Bozlak’ın yalnızca finansal büyümesini değil, çalışanlarına sunduğu kariyer fırsatlarını da ödüllendirdi. Restoran sektöründe deneyimli personel ve aşçı bulmanın giderek zorlaştığı bir dönemde Urban Italian Group, kendi çalışanlarının gelişimine yatırım yaparak büyümesini sürdürdü.</p>

<p>Yeni restoranların açılması ve farklı ülkelere yayılma süreci, çalışanlara yöneticilik görevleri üstlenme ve kariyerlerini uluslararası ölçekte geliştirme fırsatı sundu. Farklı kökenlerden gelen çalışanların katkısı, grubun büyümesinde önemli rol oynadı.</p>

<p>Ödül töreninde başarının ortak bir emeğin sonucu olduğunu vurgulayan Bozlak,<strong> “Ödülü almak için sahneye ben çıktım ama bu ödül hepimizin. Her gün restoranlarımızda emek veren, misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlayan ve bizimle birlikte büyüyen herkesin” </strong>dedi.</p>

<p><strong>Jüriden Dikkat Çeken Değerlendirme</strong></p>

<p>Ödül jürisi, Bozlak’ın kısa sürede sıfırdan büyük bir şirket kurmasını, uluslararası bir vizyon geliştirmesini ve büyüme sürecinde çalışanlarına yeni fırsatlar sunmasını öne çıkardı.</p>

<p>Jürinin değerlendirmesinde, şirketin cesaret, kararlılık ve ticari öngörüyle uluslararası başarıya ulaştığı belirtilirken, çalışanların sorumluluk almasına ve kariyerlerinde ilerlemesine imkân sağlayan yapısı da vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>AVRUPA, EKONOMİ, GÖÇ POLİTİKALARI, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/kadir-brazer-bozlak-isvecte-2026-yilinin-girisimcisi-secildi</guid>
      <pubDate>Sun, 18 Oct 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/bozlak.jpg" type="image/jpeg" length="39284"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamburg’da tiyatro, müzik ve edebiyat buluşması]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-tiyatro-muzik-ve-edebiyat-bulusmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-tiyatro-muzik-ve-edebiyat-bulusmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asmin Migra Kunst e.V. tarafından düzenlenen iki günlük kültür ve sanat etkinliği, 24-25 Ekim tarihlerinde Hamburg’daki Kultur Palast’ta gerçekleştirilecek. Tiyatro, monolog, çocuk atölyesi, canlı müzik ve edebiyatı bir araya getirecek programda sanatçılar ve yazarlar izleyicilerle buluşacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hamburg, ekim ayının son hafta sonunda tiyatrodan müziğe, edebiyattan görsel sanatlara uzanan kapsamlı bir kültür etkinliğine ev sahipliği yapacak. </strong></p>

<p>Asmin Migra Kunst e.V. tarafından “Sanatın Farklı Dilleri, Aynı Sahnede” temasıyla düzenlenen etkinlik, farklı dilleri, yaşam deneyimlerini ve sanatsal anlatımları aynı sahnede buluşturmayı amaçlıyor. Programın sanatsal genel yönetmenliğini Ferman Fermo Karayiğit üstleniyor.</p>

<p><img alt="" height="1124" src="https://avrupapostasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/4-68.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<section aria-label="DIL content" dir="auto">
<section>
<p>Etkinliğin öne çıkan bölümlerinden biri, Ferman Karayiğit'in kaleme aldığı <strong>“Stummer Schrei / Sessiz Çığlık” </strong>adlı tiyatro oyunu olacak. Hafıza, acı, kayıp ve insanın yaşadığı yaralara rağmen hayata devam etme gücünü konu alan oyunda Sevgi Sevda Polat ve Serpil Yıldız sahne alacak.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.avrupa-postasi.com/vidyome/embed/16453" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupapostasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/5-46.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Çocuklar da etkinlik kapsamında sanatla buluşma fırsatı yakalayacak. Leyla Dönmez Suveren ve Aslı Filiz’in yürüteceği çocuk atölyesinde katılımcılar, yaratıcılıklarını keşfederek kendi fikirlerini geliştirme ve sanatla oyun yoluyla tanışma imkânı bulacak.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupapostasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/1-232.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Monologlarla farklı yaşam hikâyeleri</strong></p>

<p>Programın önemli bölümlerinden birini de monolog gösterileri oluşturacak. Sanatçıların kendi metinlerini yazıp yöneterek sahneye taşıdığı bu bölümde, farklı hikâyeler ve yaşam deneyimleri izleyiciyle buluşacak.</p>

<p>Nurcan Keskin, <strong>“Aşk Kapıyı Çalar mı?”</strong>; Kasım Kasim Palabıyık, <strong>“Telekolik”</strong>; Zeynep Çiçek, <strong>“Alamancı Gelin”</strong>; Nida Sevindik ise <strong>“Annemin Terliği”</strong> adlı eserleriyle sahneye çıkacak. Gülsen Gülbeyaz’ın yazdığı, Demet Güler’in sahneleyeceği <strong>“Suzan’ın Sızısı”</strong> da programda yer alacak. <strong>“Oğul”</strong> adlı gösteride ise Ali Şahin, Çeşmenur Yıldırım ve Özlem Tüfek izleyici karşısına çıkacak.</p>

<p><img alt="" height="970" src="https://avrupapostasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/7-17.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Canlı müzik ve edebiyat buluşması</strong></p>

<p>Etkinliğin müzik bölümünde Sultan Molu ve Ali Temiz canlı performanslarıyla programa eşlik edecek. Müzik, tiyatro gösterileri ve diğer etkinlikler arasında bağ kurarak iki günlük programın önemli unsurlarından biri olacak.</p>

<p>Edebiyatseverler için düzenlenecek imza gününde ise yazarlar Orhan Çelik, Gülsen Gülbeyaz ve Sevim Tarhan, yeni kitaplarıyla okurlarıyla buluşacak. Yazarlar, eserlerini tanıtıp kitaplarını imzalarken okurlarıyla sohbet etme fırsatı da bulacak.</p>

<p>Programın sunuculuğunu Nevin Sevük ve Gülsen Gülbeyaz üstlenecek. Etkinliğin teknik ekibinde Pakize Palabıyık, Sena Harsat ve Atakan Can görev alırken kostüm çalışmalarını Çağla Akgül ve Sema Palabıyık yürütecek.</p>

<p>Etkinlik bilgileri</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Tarih:</strong> 24 Ekim 2026 Cumartesi</p>
 </li>
 <li><strong>Saat:</strong> 18.00</li>
 <li><strong>Tarih:</strong> 25 Ekim 2026 Pazar</li>
 <li><strong>Saat:</strong> 15.00</li>
 <li><strong>Yer:</strong> Kultur Palast</li>
 <li><strong>Adres:</strong> Öjendorfer Weg 30a, 22119 Hamburg</li>
</ul>

<p>Tiyatro, müzik, edebiyat ve görsel sanatları aynı çatı altında buluşturan etkinlik, Hamburg’da farklı sanat dallarına ilgi duyanları bir araya getirmeyi hedefliyor. İki gün boyunca sürecek program, sanatçılarla izleyiciler arasında yeni buluşmalara ve kültürel paylaşımlara alan açacak.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.avrupa-postasi.com/vidyome/embed/16441" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<p></p>
</section>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, GÖÇ POLİTİKALARI, HAMBURG, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-tiyatro-muzik-ve-edebiyat-bulusmasi</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/2-165.jpg" type="image/jpeg" length="54055"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Polonya’daki Starlink saldırısında Türk mafyası şüphesi: Almanya’da iki kişi gözaltında]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/polonyadaki-starlink-saldirisinda-turk-mafyasi-suphesi-almanyada-iki-kisi-gozaltinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/polonyadaki-starlink-saldirisinda-turk-mafyasi-suphesi-almanyada-iki-kisi-gozaltinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna ordusunun iletişiminde önemli rol oynayan Starlink yer istasyonunda çıkan yangınla ilgili soruşturmada, Türkiye kökenli organize suç örgütü “Daltonlar”ın adı gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Almanya’da yakalanan iki Türk vatandaşı, saldırıya katılmakla suçlanıyor. Polonya makamları Rus istihbaratını işaret ederken, örgütün olası rolü ve saldırının arkasındaki bağlantılar araştırılıyor.</strong></p>

<p>Polonya’da Ukrayna’nın iletişim altyapısı açısından önem taşıyan bir Starlink yer istasyonuna yönelik kundaklama olayında, Türk organize suç örgütü “Daltonlar”ın rolü olup olmadığı araştırılıyor. Alman basınında yer alan haberlere göre, saldırıyla bağlantılı oldukları şüphesiyle Almanya’da gözaltına alınan iki Türk vatandaşı dikkat çekiyor.</p>

<p><img alt="" height="452" src="https://avrupapostasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/berlin-28.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Alman polisi, Polonya’nın talebi ve Avrupa çapındaki yakalama kararları doğrultusunda 12 Ekim’de Baden-Württemberg eyaletinin Nürtingen kentinde 34 yaşındaki Müslüm T. ile 38 yaşındaki Ümit E.’yi gözaltına aldı. Polonya makamları, iki şüphelinin 23 Eylül’de başkent Varşova’nın güneyindeki Wola Krobowska’da bulunan Starlink altyapısına yönelik kundaklama eylemine katıldığını öne sürüyor.</p>

<p>Polonya hükümeti olayı kasıtlı sabotaj olarak değerlendirirken, soruşturma kapsamında Rus istihbarat servislerinin olası rolü üzerinde de duruluyor.</p>

<p><strong>Starlink altyapısı neden hedef alındı?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SpaceX tarafından işletilen Starlink, uydu üzerinden internet bağlantısı sağlıyor. Sistem, Rusya’nın işgaline karşı savunma yürüten Ukrayna ordusunun iletişim ve operasyon koordinasyonunda önemli bir işlev görüyor.</p>

<p>Polonya’nın Wola Krobowska yerleşimindeki istasyonda 23 Eylül akşamı çıkan yangında, uydu iletişim altyapısıyla bağlantılı bazı ekipmanlar zarar gördü. Polonya Ulusal Savcılığı, yangının kasıtlı kundaklama sonucu meydana geldiğini belirterek olay hakkında sabotaj ve yabancı istihbarat adına faaliyet yürütülmesi şüphesiyle soruşturma başlattı.</p>

<p>Polonya makamlarına göre saldırının olası amaçlarından biri, Starlink sisteminin Polonya’da ve Orta ile Doğu Avrupa’nın diğer bölgelerinde sağladığı internet bağlantısını aksatmaktı. Bunun Ukrayna’nın iletişim kapasitesi üzerinde de etkiler yaratabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Polonya Başbakanı Donald Tusk olayı “hibrit savaşın bir başka eylemi” olarak nitelendirirken, istihbarat servislerinden sorumlu bakan Tomasz Siemoniak Rus istihbarat servislerinin saldırının arkasında olduğuna dair güçlü bir kanaat taşıdıklarını açıkladı.</p>

<p><strong>Soruşturmada “Daltonlar”ın adı nasıl gündeme geldi?</strong></p>

<p>Alman kamu yayıncısı ARD’nin başkent bürosu ile araştırma programı STRG_F’nin haberlerinde, iki şüphelinin Türk organize suç çevreleriyle bağlantılı olabileceği öne sürüldü. Der Spiegel ve Welt gibi Alman yayın organları da soruşturmadaki izlerin “Daltonlar” olarak bilinen gruba uzanabileceğini bildirdi.</p>

<p><img alt="" height="950" src="https://avrupapostasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/beratcan-gokdemir.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Grubun öne çıkan isimlerinden Beratcan Gökdemir, kamuoyunda “Can Dalton” lakabıyla biliniyor. Gökdemir’in 2024 yılında Rusya’da yakalandığı, Türkiye’nin iadesini talep ettiği ve daha sonra Rusya tarafından korunduğu ya da serbest bırakıldığı yönünde iddialar ortaya atılmıştı.</p>

<p><strong>Soruşturma genişletiliyor</strong></p>

<p>Polonya İç Güvenlik Ajansı (ABW) tarafından 16 Ekim’de yayımlanan bilgilere göre, soruşturma yalnızca yangını çıkardığı şüphelenilen kişilerle sınırlı değil. Yetkililer, istasyonun önceden gözetlenip gözetlenmediğini ve olası organizatörlerle talimat veren kişilerin kimliğini de araştırıyor.</p>

<p>Polonyalı soruşturmacılar, güvenlik kamerası kayıtları, DNA ve parmak izi bulguları ile şüphelilerin hareket güzergâhlarını inceleyerek delil topladı. Resmî açıklamaya göre, iki Türk vatandaşı hakkında yabancı istihbarat adına faaliyet yürütme ve sabotaj suçlamaları yöneltildi. Alman makamları da şüphelilerin Polonya’ya teslim edilmesine ilişkin işlemleri yürütüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/polonyadaki-starlink-saldirisinda-turk-mafyasi-suphesi-almanyada-iki-kisi-gozaltinda</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/polis-14.png" type="image/jpeg" length="40906"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İmamoğlu’nun savunması Alman basınında geniş yer buldu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/imamoglunun-savunmasi-alman-basininda-genis-yer-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/imamoglunun-savunmasi-alman-basininda-genis-yer-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik davada tutuklu eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yaklaşık 19 ay sonra mahkemede yaptığı savunma, Alman kamu yayıncısı ARD’nin Tagesschau bülteninde geniş yer buldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İmamoğlu’nun savunmaya başladığı gün Halk TV’nin merkezine polis operasyonu düzenlenmesi, kanalın yayınlarının durdurulması ve TMSF’nin kayyım olarak atanması uluslararası basında da gündem oldu. </strong></p>

<p>Alman kamu yayıncısı ARD’nin Tagesschau bülteni, İmamoğlu’nun mahkemede yaptığı savunmayı ve Halk TV’ye yönelik polis operasyonu eşliğindeki kayyım atanmasını aynı haber çerçevesinde ele aldı.</p>

<p><strong>Türkiye'de basın ve ifade özgürlüğü tartışmaları büyüyor</strong></p>

<p>Haberde, Türkiye’de bağımsız haberlere erişimin engellendiği ve giderek zorlaştığı yönündeki eleştirilere de yer verildi.</p>

<p>İşte ARD’nin Tagesschau bülteninde İmamoğlu’nun savunması ve Halk TV’nin kayyım darbesiyle susturulmasına ilişkin haberde öne çıkanlar:</p>

<p>Silivri’de görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının 98’inci duruşma gününde savunmasına başlayan İmamoğlu, duruşma salonunun koşullarından yargılama sürecine, basın özgürlüğünden ekonomik sorunlara kadar çeşitli konularda değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Dört gün sürmesi planlanan savunmasının ilk bölümünde yargı sisteminin işleyişini eleştiren İmamoğlu, Türkiye’de yargının bağımsızlığına ilişkin kaygılarını dile getirdi. Savunmasında ülkenin otoriter bir yönetim biçimine doğru ilerlediğini dile getiren İmamoğlu, kendisine yöneltilen suçlamaları da reddetti.</p>

<p>İBB davasında İmamoğlu’nun yanı sıra belediye çalışanları ve çok sayıda kişi yargılanıyor. Savcılık, İmamoğlu’nu 'suç örgütü kurmak ve yönetmekle' suçluyor; rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, görevi kötüye kullanma ve kara para aklama gibi iddiaları içeren dosyada 2 bin yılı aşan hapis cezası talep ediliyor. Suçlamalar henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararıyla sonuçlanmış değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İmamoğlu’nun savunmasıyla aynı gün Halk TV’ye operasyon</strong></p>

<p>İmamoğlu’nun mahkemede savunma yaptığı 14 Ekim sabahı, muhalif yayın çizgisiyle bilinen Halk TV’nin İstanbul’daki merkezine polis ekipleri girdi. Operasyonun ardından kanalın yayınları durduruldu ve bağlantılı şirketlere Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atandı.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu hakkında rüşvet, 'ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' iddiaları kapsamında soruşturma yürütüldüğünü açıkladı. Soruşturma kapsamında 17 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği, 11 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Mahiroğlu ise suçlamaları reddederek operasyonun siyasi amaç taşıdığını savundu.</p>

<p>İmamoğlu, savunmasında Halk TV’ye yönelik kayyımı da gündeme getirdi. Gazetecilere ve medya kuruluşlarına yönelik işlemleri eleştiren İmamoğlu, kanalın yayınlarının durdurulmasına tepki göstererek izleyicilere Halk TV’ye sahip çıkma çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/imamoglunun-savunmasi-alman-basininda-genis-yer-buldu</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/imamoglu-24.jpg" type="image/jpeg" length="29836"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye yasaklar ülkesi mi? Mahir Çayan kitabına toplatma kararı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/turkiye-yasaklar-ulkesi-mi-mahir-cayan-kitabina-toplatma-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/turkiye-yasaklar-ulkesi-mi-mahir-cayan-kitabina-toplatma-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Ekim'de Halk TV’ye kayyım atanması ve yayınlarının durdurulmasının ardından, Mahir Çayan’ın yazılarını ve hakkında kaleme alınan değerlendirmeleri içeren bir kitabın toplatılması, Türkiye’de ifade ve yayın özgürlüğüne ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dipnot Yayınları tarafından yayımlanan Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar adlı kitap hakkında toplatma kararı verilirken, yayınevinin Genel Yayın Yönetmeni Emirali Türkmen'e de “THKP-C terör örgütü propagandası” suçlamasıyla dava açıldı.</strong></p>

<p>Dipnot Yayınları karara “Kitaplar suç aleti, düşünceler suç delili değildir” sözleriyle tepki gösterdi. Yayınevi, kitapların toplatılmasının yalnızca yayıncılığı değil, toplumun geçmişini tartışma ve farklı düşüncelere erişme hakkını da etkilediğini savundu.</p>

<p>19 Haziran 2026’da yayımlanan kitap, Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin kararıyla toplatıldı. Kararda, kitabın örgüt propagandası içerdiği iddiasına yer verildi. Kitabın yayına hazırlanmasından sorumlu Dipnot Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Emirali Türkmen hakkında da “THKP-C terör örgütü propagandası” suçlamasıyla dava açıldı. Davanın ilk duruşmasının 23 Şubat 2027’de yapılacağı bildirildi.</p>

<p><strong>Kitapta Çayan’ın yazıları ve farklı isimlerin değerlendirmeleri yer alıyor</strong></p>

<p>Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar, Mahir Çayan’ın yazılarının yanı sıra Türkiye’nin yakın siyasi tarihine ve Çayan’ın düşünsel mirasına ilişkin çeşitli anı ve değerlendirmeleri içeriyor.</p>

<p><img alt="" height="443" src="https://avrupapostasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/mahir-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Kitaba Ertuğrul Kürkçü, Mahir Sayın, İlkay Alptekin Demir, Necmi Demir, Abdullah Öcalan, Mahmut Memduh Uyan, Merih Cemal Taymaz, Işık Ergüden, M. Ender Öndeş ve Emir Ali Türkmen katkıda bulundu.</p>

<p>[related-posts id="116963" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>Dipnot Yayınları: Kitaplar suç aleti, düşünceler suç delili değildir</strong></p>

<p>Dipnot Yayınları, toplatma kararı ve Emirali Türkmen hakkında açılan davaya “Kitaplar yasaklanamaz, düşünceler susturulamaz” başlıklı bir açıklamayla tepki gösterdi. Yayınevi, kararın düşünce, ifade ve yayın özgürlüğüne müdahale niteliği taşıdığını belirterek kitapların suç unsuru gibi değerlendirilmesine karşı çıktı.</p>

<p><img alt="" height="587" src="https://avrupapostasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/dipnot.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="540" /></p>

<p>Açıklamada, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 19. maddesi hatırlatılarak herkesin düşünce ve ifade özgürlüğüne sahip olduğu, bu hakkın bilgi ve düşünceleri araştırma, edinme ve yayma özgürlüğünü de kapsadığı vurgulandı.</p>

<p>Bir kitabın toplatılmasının yalnızca bir eserin okurla buluşmasının engellenmesi anlamına gelmediğini belirten yayınevi, bunun aynı zamanda düşüncelerin dolaşımına, tarihsel olayların tartışılmasına ve toplumun kendi geçmişiyle yüzleşme hakkına yönelik bir müdahale olduğunu savundu.</p>

<p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><strong>“Bir kitabın toplatılması, yalnızca basılı bir eserin okurla buluşmasının engellenmesi değil, aynı zamanda düşüncenin dolaşımına, tarihte olan bitenlerin tartışılmasına ve toplumun kendi geçmişiyle yüzleşme hakkına yönelik bir müdahaledir. Oysa kitaplar suç aleti, düşünceler suç delili değildir.”</strong></p>

<p><strong>“Yasaklarla unutturmak mümkün değil”</strong></p>

<p>Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde önemli yer tutan toplumsal ve siyasal hareketlerin yasaklarla unutturulamayacağını belirten Dipnot Yayınları, tarihsel olayların ve siyasi düşüncelerin tartışılmasının engellenmesine karşı çıktı.</p>

<p>Yayınevi açıklamasında, halkın eleştirel ve muhalif düşüncelere erişiminin kısıtlanmasına ve yayıncılık faaliyetlerinin baskı altına alınmasına sessiz kalmayacaklarını bildirdi. Kitapların ve fikirlerin özgürce tartışılabildiği bir toplumdan yana olduklarını vurgulayan yayınevi, eserlerini okurlarla buluşturmaya devam edeceklerini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklama, <strong>“Harflerin, kelimelerin ve kitapların yaratıcı gücüne; eleştirinin, dayanışmanın, barışın ve özgürlüğün kurucu gücüne inanıyoruz” </strong>ifadeleriyle sona erdi.</p>

<p>Emirali Türkmen hakkında açılan davanın ilk duruşması 23 Şubat 2027’de görülecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/turkiye-yasaklar-ulkesi-mi-mahir-cayan-kitabina-toplatma-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/m-cayan.jpg" type="image/jpeg" length="17715"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mihraç Ural Lübnan'da yakalandı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/mihrac-ural-lubnanda-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/mihrac-ural-lubnanda-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye’nin resmi haber ajansı SANA’da, Suriye iç savaşı sırasında Hatay’daki Reyhanlı saldırısından sorumlu olduğu ileri sürülen Mihraç Ural’ın Suriye İstihbarat Teşkilatı tarafından “kaçmaya çalışırken Lübnan’da yakalandığı ve gözaltına alındığı” aktarıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Beyrut merkezli El Modon haber sitesi, Mihraç Ural'ın, yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalanmasından birkaç gün sonra Suriye Genel İstihbarat Teşkilatı tarafından gözaltına alındığını bildirdi.</strong></p>

<p><strong>gözaltına aldığını bildirdi.</strong></p>

<p>Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya İşleri Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, konuya ilişkin yayınladığı açıklamada, “Mihraç Ural’ın, İçişleri Bakanlığı ile koordinasyon halinde Suriye İstihbarat Teşkilatı tarafından yakalanmasından dolayı tebrik ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ulusal Geçiş Dönemi Adaleti Kurumu Başkanı Abdülbasit Abdüllatif ise “Mihraç Ural” adıyla bilinen Ali Kiyalı’nın yakalandığını doğrulayarak, bunun “adalet yolunda önemli bir adım olduğunu” söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="591" src="https://avrupapostasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/ural.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="505" /></p>

<p>Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) ise, kendi kaynaklarına dayandırdığı haberinde Mihraç Ural’ın Lübnan sınırları içerisinde, özellikle de El Resul El Azam Hastanesi’nden döndükten sonra Mansuriye bölgesinde yakalandığını bildirdi. Ural’ın evine baskın düzenlendiği ve götürüldüğü belirtildi.</p>

<p>Gözlemevi’nin yer verdiği bilgilere göre, baskın sırasında Ural’ın eşi ve damadı evin içinde bağlandı. Kaynaklar, operasyonu gerçekleştiren kişilerin Lübnan şivesiyle konuştuğunu ancak baskından sorumlu gücün kimliğinin belirsizliğini koruduğunu aktardı.</p>

<p>Türkiye'de 12 Eylül 1980 darbesi öncesi adı THKP-C Acilciler örgüt ile anılan Mihraç Ural’ın (Ali Kiyalı) yakalanması, Suriye makamlarının eski rejim güçlerini desteklemek amacıyla çatışma operasyonlarına katılmakla suçladığı yardımcısı Cemal Trablusi’nin gözaltına alındığını duyurmasından günler sonra gerçekleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/mihrac-ural-lubnanda-yakalandi</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/mihrac.JPG" type="image/jpeg" length="15050"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yazar Murat Çakır’dan kapitalizm, devlet ve sınıflar üzerine yeni kitap]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/yazar-murat-cakirdan-kapitalizm-devlet-ve-siniflar-uzerine-yeni-kitap</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/yazar-murat-cakirdan-kapitalizm-devlet-ve-siniflar-uzerine-yeni-kitap" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da son 30 yılın siyasi, ekonomik ve toplumsal dönüşümünü mercek altına alan araştırmacı yazar Murat Çakır’ın yeni kitabı "Almanya’da Kapitalizm, Devlet ve Sınıflar (Seçme Yazılar)" adlı yeni kitabı, Ekim 2026’da okurlarla buluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sosyal Araştırmalar Vakfı (SAV) tarafından okurla buluşturulan 288 sayfalık kitap, Alman kapitalizminin tarihsel gelişimini, sınıfsal ilişkilerini ve ülkenin giderek belirginleşen militarist dönüşümünü eleştirel bir perspektifle inceliyor.</strong></p>

<p>Uzun yıllardır Almanya’da yaşayan araştırmacı yazar Murat Çakır’ın Almanya’da Kapitalizm, Devlet ve Sınıflar (Seçme Yazılar) başlıklı eseri, ülkenin son 30 yıllık siyasi, iktisadi ve toplumsal gelişmelerini bir araya getiriyor.</p>

<p>Çakır, Almanya’daki dönüşümü yalnızca güncel olaylar üzerinden değil, Alman kapitalizminin tarihsel gelişimi, devletin rolü ve sınıflar arasındaki ilişkiler çerçevesinde değerlendiriyor.</p>

<p><strong>Tolga Tören: Teorik birikim ile politik deneyimin buluşması</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kitabın editörü Tolga Tören, sunuş yazısında eserin içeriğini ve yazarın yaklaşımını değerlendiriyor. Tören’in aktardığına göre kitap, Çakır’ın kendi ifadesiyle, <strong>“son 30 yılda Almanya’daki siyasi, iktisadi ve sosyal gelişmeleri ele alan ve Almanya’nın militarist dönüşümünü görünür kılan”</strong> makalelerden oluşuyor.</p>

<p>Tören, yazıların önemli bir özelliğinin güncel siyaseti Alman kapitalizminin tarihsel gelişimini göz önünde bulundurarak ele alması olduğunu vurguluyor. Çakır’ın göçmen örgütlenmeleri de dahil olmak üzere Almanya sol siyasetinde ve Türkiye sosyalist hareketinde edindiği deneyimlerin, aktardığı bilgileri şekillendiren önemli bir birikim oluşturduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p>Editöre göre kitabın bir diğer güçlü yanı, kapsamlı bir teorik birikime dayanan değerlendirmelerin okura yalın ve anlaşılır bir dille aktarılması. Böylece eser, yalnızca akademik tartışmalara ilgi duyanlara değil, Almanya’nın siyasi ve toplumsal yapısını daha yakından anlamak isteyen geniş bir okur kitlesine de sesleniyor.</p>

<p><img alt="" height="611" src="https://avrupapostasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/1-231.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="423" /></p>

<p>Kitabın künyesi</p>

<ul>
 <li><strong>Kitap:</strong> Almanya’da Kapitalizm, Devlet ve Sınıflar (Seçme Yazılar)</li>
 <li><strong>Yazar:</strong> Murat Çakır</li>
 <li><strong>Yayınevi:</strong> Sosyal Araştırmalar Vakfı (SAV)</li>
 <li><strong>Baskı:</strong> 1. baskı, Ekim 2026</li>
 <li><strong>Sayfa sayısı:</strong> 288</li>
 <li><strong>Editör:</strong> Tolga Tören</li>
 <li><strong>Yayına hazırlayan:</strong> Serap Korkusuz</li>
 <li><strong>Kapak fotoğrafı:</strong> Hakan Yılmaz</li>
 <li><strong>Baskı öncesi hazırlık:</strong> Ülkü Gündoğdu</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/yazar-murat-cakirdan-kapitalizm-devlet-ve-siniflar-uzerine-yeni-kitap</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 08:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/kitap-9.jpg" type="image/jpeg" length="98861"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hamburg'da Ukraynaca, üniversiteye giriş için Abitur sınavında seçilebilecek]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-ukraynaca-universiteye-giris-icin-abitur-sinavinda-secilebilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-ukraynaca-universiteye-giris-icin-abitur-sinavinda-secilebilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamburg Eyalet Meclisi, Ukraynacanın lise bitirme sınavı Abitur’da seçmeli sınav dersi olarak kabul edilmesi için eyalet yönetimine çalışma başlatma görevi verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>2024/2025 eğitim yılında kentteki okullarda 5 bin 550 Ukraynaca konuşan çocuk ve genç öğrenim görürken, dokuz okulda toplam 19 Ukraynaca kursu düzenleniyor. Yeni uygulamanın hayata geçmesi için müfredat hazırlanması, yeterli sayıda nitelikli öğretmen yetiştirilmesi ve eyaletler arasında uzlaşma sağlanması gerekiyor.</strong></p>

<p>Almanya’nın Hamburg kentinde Ukraynacanın lise bitirme sınavı Abitur’da sınav dersi olarak seçilebilmesi için önemli bir adım atıldı. Hamburg Eyalet Meclisi, 14 Ekim 2026’da aldığı kararla eyalet yönetiminden Ukraynacanın Abitur sınavlarına dahil edilmesi için gerekli hazırlıkları yapmasını istedi.</p>

<p>SPD ve Yeşiller’in girişimiyle gündeme gelen düzenleme, özellikle Ukrayna kökenli öğrencilerin ana dillerindeki bilgi ve becerilerini eğitim sistemi içinde geliştirmelerine ve belgelemelerine olanak sağlamayı amaçlıyor. Ancak Ukraynaca henüz Abitur sınavında seçilebilen dersler arasına girmiş değil. Bunun için eğitim planının hazırlanması, yeterli sayıda öğretmenin görevlendirilmesi ve Almanya genelinde gerekli onayların alınması gerekiyor.</p>

<p><strong>Hamburg okullarında 5 bin 550 Ukraynaca konuşan öğrenci</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SPD ve Yeşiller’in meclise sunduğu başvuruda yer alan verilere göre, 2024/2025 eğitim yılında Hamburg’daki okullarda yaklaşık 5 bin 550 Ukraynaca konuşan çocuk ve genç öğrenim gördü.</p>

<p>Bu öğrenciler Almancalarını geliştirirken ana dillerindeki becerilerini korumak ve Ukrayna’nın kültürü ile tarihine ilişkin bilgilerini derinleştirmek de istiyor. Hamburg’daki okullarda hâlihazırda dokuz okulda toplam 19 Ukraynaca kursu sunuluyor. Bu kurslarda dokuz öğretmen görev yapıyor.</p>

<p>Kentte Ukraynaca eğitimi farklı okul kademelerinde zaten mümkün. Öğrenciler bu dili ek ders, ikinci veya üçüncü yabancı dil ya da lise üst kademesinde çekirdek ders kapsamında seçebiliyor. Ancak mevcut sistemde Ukraynaca, Abitur sınavında doğrudan sınava girilebilen dersler arasında bulunmuyor.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle bu eksikliğin giderilmesi ve Ukraynacanın diğer sınav dilleriyle aynı eğitim olanaklarına kavuşması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Müfredat ve öğretmen ihtiyacı belirleyici olacak</strong></p>

<p>Hamburg Eyalet Meclisi’nin görevlendirmesi doğrultusunda eyalet yönetiminin, Ukraynacanın Abitur düzeyinde okutulması ve sınavının yapılması için kapsamlı bir çerçeve program hazırlaması gerekiyor.</p>

<p>Bu programın yanı sıra lise üst kademesinde kesintisiz eğitim verebilecek, öğrencileri Abitur sınavına hazırlayabilecek ve sınav sorularını oluşturabilecek yeterli sayıda nitelikli öğretmenin bulunması da önem taşıyor.</p>

<p>Bir diğer koşul ise Almanya’daki eyaletlerin eğitim bakanlarının temsil edildiği Eğitim Bakanları Konferansı (Kultusministerkonferenz – KMK) düzeyinde gerekli uzlaşmanın sağlanması. Dolayısıyla Hamburg’daki meclis kararı, uygulamanın önünü açan önemli bir adım olmakla birlikte, Ukraynacanın Abitur sınavına ne zaman dahil edileceği henüz kesinleşmiş değil.</p>

<p>SPD ve Yeşiller’in başvurusunda, eyalet yönetiminin uygulama sürecine ilişkin meclise 31 Aralık 2027’ye kadar rapor sunması da öngörülüyor.</p>

<p><strong>SPD ve Yeşiller: Çok dillilik eğitimde bir kazanım</strong></p>

<p>Girişimi destekleyen SPD ve Yeşiller, Ukraynacanın Abitur sınavına dahil edilmesinin Hamburg’un kültürel çeşitliliğini güçlendireceğini savunuyor.</p>

<p>İki partiye göre, çok dillilik öğrencilerin sahip olduğu önemli bir beceri. Gençlerin ana dillerini geliştirmelerine ve bu alandaki yeterliliklerini resmî bir sınavla ortaya koyabilmelerine imkân tanınması, eğitimde fırsat eşitliği açısından da önem taşıyor.</p>

<p>Yeşiller’in eğitim, göç ve uyum politikalarından sorumlu sözcüsü Parica Partoshoar, Ukrayna’dan gelen gençlerin Almanca öğrenirken kendi dil ve kültürlerini de korumak istediklerini belirterek, Ukraynacanın Abitur sınavına alınmasının bu öğrencilere yeni eğitim fırsatları sunacağını ifade etti.</p>

<p>SPD’nin eğitim politikaları uzmanı Tom Hinzmann da çok dilliliğin Hamburg okullarında günlük yaşamın bir parçası hâline geldiğine dikkat çekti. Hinzmann’a göre, Ukraynacayı ileri düzeyde bilen ve bu dilde eğitim alan öğrencilerin Abitur sınavına da Ukraynaca girebilmesi, mevcut eğitim olanaklarının genişletilmesi anlamına geliyor.</p>

<p><strong>Ukraynaca, diğer sınav dilleri arasına girebilir</strong></p>

<p>Hamburg’da Abitur sınavlarında Arapça, Çince, Farsça, Fransızca, İtalyanca, Lehçe, Portekizce, Rusça, İspanyolca ve Türkçenin de aralarında bulunduğu çeşitli diller seçilebiliyor. Ukraynacanın bu listeye eklenmesi, özellikle ana dili Ukraynaca olan öğrencilerin dil yeterliliklerini lise bitirme sınavında değerlendirebilmelerini sağlayacak.</p>

<p>Bu adım, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısının ardından Almanya’ya gelen ve Hamburg’da eğitim hayatına devam eden çocuklar açısından da önem taşıyor. Öğrencilerin Almanca öğrenmeleri ve Alman eğitim sistemine katılmaları hedeflenirken, ana dillerini ve kültürel bağlarını koruyabilmeleri de eğitim politikasının bir parçası olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Hamburg’daki kararın uygulamaya dönüşmesi, hazırlanacak müfredatın yanı sıra öğretmen kapasitesine ve eyaletler arasındaki eğitim politikası uzlaşmasına bağlı olacak. Sürecin tamamlanması hâlinde Ukraynaca, Hamburg’da Abitur sınavında seçilebilen diller arasına katılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, EĞİTİM, GENEL, GÜNDEM, HAMBURG, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-ukraynaca-universiteye-giris-icin-abitur-sinavinda-secilebilecek</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/cocuklar-2.JPG" type="image/jpeg" length="38353"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Berlin’de koalisyon görüşmeleri yeniden başladı: SPD, Yeşiller ve Sol Parti uzlaştı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/berlinde-koalisyon-gorusmeleri-yeniden-basladi-spd-yesiller-ve-sol-parti-uzlasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/berlinde-koalisyon-gorusmeleri-yeniden-basladi-spd-yesiller-ve-sol-parti-uzlasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antisemitizmle mücadele ve İsrail’in var olma hakkı konusundaki anlaşmazlık nedeniyle kesintiye uğrayan koalisyon görüşmeleri yeniden başladı. Sol Parti’nin başbakan adayı Elif Eralp yanlış anlaşılmaların giderildiğini açıklarken, Yeşiller Meclis Grubu Başkanı Bettina Jarasch yaşanan krizi “belki de hepimize iyi gelen bir sarsıntı” olarak değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>SPD’li Hakan Demir’in büyük konut şirketlerinin kamulaştırılmasına açık kapı bırakan açıklamaları ise Berlin’in yeni hükümetinin önündeki önemli politika başlıklarından birini gündeme taşıdı.</strong></p>

<p>Almanya’nın başkenti Berlin’de 20 Eylül’de gerçekleştirilen eyalet meclisi seçimlerinin ardından yeni hükümeti kurmak için görüşmelerini sürdüren Sosyal Demokrat Parti (SPD), Yeşiller ve Sol Parti (Die Linke), yaşanan siyasi krizin ardından yeniden müzakere masasına döndü.</p>

<p>Sol Parti’nin milletvekili Vanessa Emde’yi meclis grubuna dahil etmesi ve antisemitizmle mücadele konusunda daha önce varılan ortak mutabakatın uygulanmasına ilişkin anlaşmazlıklar nedeniyle salı günü askıya alınan ön görüşmeler, tarafların çarşamba akşamı uzlaşmasıyla yeniden başladı.</p>

<p>Üç parti arasında sağlanan yeni mutabakata göre, antisemitizmle mücadele ve İsrail’in var olma hakkının tanınmasına ilişkin Berlin Mutabakatı, olası bir koalisyon sözleşmesine dahil edilecek. Böylece Berlin’de kırmızı-kırmızı-yeşil olarak anılan SPD, Yeşiller ve Sol Parti koalisyonunun kurulması yönündeki çabalar yeniden ivme kazandı.</p>

<p>[related-posts id="117886" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>Krizin merkezinde antisemitizmle mücadele mutabakatı var</strong></p>

<p>Üç parti arasındaki gerilim, antisemitizmle mücadele konusunda daha önce üzerinde uzlaşılan metnin Sol Parti meclis grubunun kuruluş toplantısında farklı bir belgeyle ilişkilendirilmesi üzerine ortaya çıktı.</p>

<p>Sol Parti meclis grubunun 44 milletvekilinin tamamı, İsrail’in var olma hakkını tanıyan ve antisemitizmle mücadele taahhüdü içeren bir bildiriyi imzaladı. Ancak bildirinin dayanağı olarak, üç partinin daha önce üzerinde anlaştığı Berlin Mutabakatı yerine Sol Parti’nin kendi parti kongresinde aldığı kararların gösterilmesi, SPD ve Yeşiller’in tepkisine neden oldu.</p>

<p>İki parti, bu yaklaşımın daha önce varılan anlaşmanın geçerliliği konusunda soru işaretleri yarattığını belirterek görüşmeleri geçici olarak durdurdu. SPD ve Yeşiller, Sol Parti’den ortak taahhütlerini ne ölçüde ciddiye aldığını ve bunları uygulayıp uygulamayacağını açıklığa kavuşturmasını istedi.</p>

<p>Çarşamba günü gerçekleştirilen görüşmelerde ise taraflar, Berlin Mutabakatı’nın olası koalisyon sözleşmesinin bir parçası olacağı konusunda yeniden uzlaştı. Böylece görüşmelerin devam etmesinin önündeki temel engel şimdilik aşılmış oldu.</p>

<p><strong>Vanessa Emde tartışmaların odağında</strong></p>

<p>Krizin önemli nedenlerinden biri, Neukölln bölgesinden seçilen Sol Partili milletvekili Vanessa Emde’nin siyasi tutumu ve meclis grubuna kabul edilmesi oldu.</p>

<p>Emde, seçim kampanyası sırasında İsrail’e yönelik açıklamaları nedeniyle dikkatleri çekmişti. Devletlerin var olma hakkına ilişkin ifadeleri ve İsrail’in Almanya’nın desteğiyle soykırım işlediği yönündeki sözleri siyasi tartışmalara yol açmıştı. Emde ise kendisine yöneltilen suçlamaları reddediyor.</p>

<p>Sol Parti Meclis Grubu Eş Başkanı Tobias Schulze, bütün milletvekillerinin İsrail’in var olma hakkını tanıyan bildiriyi imzaladığını vurgulayarak Emde’nin de bu taahhüde bağlı kalacağını varsaydığını belirtti.</p>

<p>Ancak tartışma, yalnızca bir milletvekilinin açıklamalarıyla sınırlı kalmadı. SPD ve Yeşiller açısından asıl mesele, üç parti arasında varılan siyasi uzlaşmanın bağlayıcılığı ve olası koalisyon ortaklarının bu anlaşmaya bağlı kalıp kalmayacağı oldu.</p>

<p><strong>Eralp: “Yanlış anlaşılmalar giderildi”</strong></p>

<p>Sol Parti’nin Berlin’deki başbakan adayı Elif Eralp, çarşamba akşamı yaptığı açıklamada üç parti arasındaki yanlış anlaşılmaların giderildiğini bildirdi.</p>

<p>Tarafların yapıcı ve açık bir görüşme gerçekleştirdiğini belirten Eralp, parti yönetimlerinin Berlin Mutabakatı’nı desteklediğini ifade etti. Eralp’e göre, antisemitizmle mücadele konusunda varılan anlaşma olası koalisyon sözleşmesinin bir parçası olacak.</p>

<p>Eralp ayrıca, ön görüşmelerin tamamlanmasının ardından Sol Parti’de düzenlenecek parti kongresinin koalisyon müzakerelerine başlanıp başlanmayacağına karar vereceğini açıkladı. Parti kongresindeki değerlendirmede ön görüşme belgesi ile Berlin Mutabakatı’nın temel alınacağını belirten Eralp, üç partinin Berlin’in öncelikli sorunlarını ele almak üzere görüşmelere devam edeceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu açıklama, koalisyon sürecinin yeniden ilerlemesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak nihai kararın henüz verilmemiş olması, siyasi sürecin önünde aşılması gereken başka aşamalar bulunduğunu gösteriyor.</p>

<p><strong>Jarasch: “Belki de hepimize iyi gelen bir sarsıntı oldu”</strong></p>

<p>Yeşiller Meclis Grubu Başkanı Bettina Jarasch da görüşmelerin yeniden başlamasını olumlu değerlendirdi. RBB televizyonuna konuşan Jarasch, üç partinin antisemitizmle mücadele konusunda daha önce vardığı anlaşmanın geçerli olduğu ve bütün tarafların bu anlaşmanın arkasında durduğu konusunda net bir mutabakat sağlandığını söyledi.</p>

<p>Görüşmelerin salı günü askıya alınmasını değerlendiren Jarasch, yaşananları “Belki de hepimize iyi gelen bir sarsıntı oldu” sözleriyle nitelendirdi.</p>

<p>Jarasch’a göre, yaşanan kriz üç partinin temel siyasi konularda daha açık ve bağlayıcı anlaşmalar yapması gerektiğini ortaya koydu. Tarafların birbirleriyle net biçimde iletişim kurmasının ve karşılıklı güven oluşturmasının önemine dikkat çeken Yeşiller siyasetçisi, son görüşmelerin bu güvenin yeniden inşa edilmesine katkı sağladığını ifade etti.</p>

<p><strong>SPD’li Hakan Demir’den kamulaştırmaya açık kapı</strong></p>

<p>Berlin’de kurulması planlanan yeni hükümetin gündemindeki önemli başlıklardan biri de konut politikası. SPD’nin Neukölln milletvekili Hakan Demir, büyük konut şirketlerinin kamulaştırılmasına ilişkin tartışmalarda bu seçeneğe açık olduğunu açıkladı.</p>

<p>Alman Federal Meclisi’nde Neukölln’i temsil eden Demir, Tagesspiegel gazetesine yaptığı değerlendirmede, gerekli görülmesi hâlinde kamulaştırmanın konut piyasasına müdahale etmek için kullanılabilecek araçlardan biri olabileceğini söyledi.</p>

<p>Federal düzeyde kamulaştırmayı genel olarak yasaklayan bir düzenlemeyi yanlış bulduğunu belirten Demir, böyle bir yasağın hukuki açıdan da ciddi tartışmalara yol açacağını ifade etti. Federal yasama organının kendi yetkileri çerçevesinde düzenleme yapabileceğini kabul eden SPD’li siyasetçi, buna karşın kamulaştırmanın tümüyle ve genel bir biçimde yasaklanmasının anayasal açıdan tartışmalı olduğunu vurguladı.</p>

<p>Demir, ayrıca federal düzeyde böyle bir müdahaleye ihtiyaç görmediğini belirterek eyaletlerin anayasal çerçevede kendilerine tanınan kamulaştırma olanaklarını kullanıp kullanmayacaklarına ve bunu hangi biçimde yapacaklarına kendilerinin karar verebilmesi gerektiğini savundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KADIN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/berlinde-koalisyon-gorusmeleri-yeniden-basladi-spd-yesiller-ve-sol-parti-uzlasti</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/berlin-27.JPG" type="image/jpeg" length="44586"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Halk TV’ye kayyım atanması Avrupa basınında geniş yankı buldu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/halk-tvye-kayyim-atanmasi-avrupa-basininda-genis-yanki-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/halk-tvye-kayyim-atanmasi-avrupa-basininda-genis-yanki-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de muhalif televizyon kanalı Halk TV’ye polis baskını düzenlenmesi, yayınların durdurulması ve kanala kayyım atandığının açıklanması Avrupa basınında geniş yer buldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section>
<p><strong>Alman basınında ve uluslararası haber ajanslarında yayımlanan haberlerde, kayyım operasyonu Türkiye’de basın özgürlüğüne yönelik baskıların yeni bir halkası olarak değerlendirildi. Uluslararası basın ve insan hakları kuruluşları da kayyıma tepki gösterdi.</strong></p>

<p>Türkiye’de basın özgürlüğüne ağır darbe</p>

<p>İstanbul’daki Halk TV merkez binasına sabahın erken saatlerinde düzenlenen polis baskını, Türkiye’de medya özgürlüğü ve yargının bağımsızlığı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Kanalın yayınlarının kesildiği, çalışanların binaya girişinin engellendiği ve şirketlerin yönetimine kayyım atandığı bildirildi.</p>

<p>Alman basınında yayımlanan haberlerde, Türkiye’de AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimini eleştiren medya kuruluşlarının uzun süredir baskı altında olduğu vurgulandı. Haberlerde, Halk TV’ye yönelik polis baskını ile kayyım atanmasının bağımsız ve muhalif medyaya dönük son adımlardan biri olduğu belirtildi.</p>

<p>[related-posts id="117890" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p>Alman medyasının yanı sıra uluslararası haber ajansı AFP de operasyonu geniş biçimde duyurdu. Haberlerde, soruşturmanın resmî gerekçesi ile kanal yönetiminin suçlamalara verdiği yanıt aktarılırken, kayyımın basın özgürlüğü açısından doğurabileceği sonuçlara dikkat çekildi.</p>
</section>

<p><strong>Mahiroğlu hakkındaki soruşturma gerekçe gösterildi</strong></p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasına göre operasyon, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu ile bağlantılı şirketlere el konulması ve bu şirketlere kayyım atanmasına ilişkin mahkeme kararı kapsamında gerçekleştirildi. Mahiroğlu hakkında rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve kara para aklama iddialarıyla soruşturma yürütüldüğü bildirildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında 17 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldığı, bunlardan 11’inin gözaltına alındığı açıklandı. Mahiroğlu ise hakkındaki suçlamaları reddederek iddiaların dayanaksız olduğunu savundu. Yargının siyasi amaçlarla kullanılmasının Türkiye’ye verilebilecek en büyük zararlardan biri olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Muhalif medyaya yönelik baskılar artıyor</strong></p>

<p>Almanya'da birçok yayın kuruluşu, Halk TV’nin Türkiye’de hükümete yakın olmayan önemli televizyon kanallarından biri olduğunu vurguladı. Haberde, kayyımın Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davada savunmaların başlayacağı güne denk gelmesine dikkat çekildi.</p>

<p>Alman Birinci Kanalı ARD’nin haber servisi, Halk TV’nin Türkiye’nin en çok izlenen haber kanallarından biri olduğunu ve ülkedeki medya kuruluşlarının önemli bölümünün hükümet kontrolünde ya da hükümete yakın çizgide bulunduğunu aktardı. Haberde, muhalefetin kayyıma sert tepki gösterdiği belirtildi.</p>

<p>Alman kamu radyosu NDR, operasyonu hükümetin Erdoğan karşıtı medyaya yönelik baskılarının son örneği olarak değerlendirdi. Yayın kuruluşu, Halk TV’ye yönelik müdahaleyi T24 haber sitesine erişimin engellenmesinin ardından yaşanan yeni bir gelişme olarak aktardı.</p>

<p>İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times, operasyonun Türkiye’deki bağımsız medya alanını daha da daralttığına dikkat çekti. Gazete ayrıca kayyım uygulamasının, muhalefet üzerindeki hukuki baskıların ve medya kuruluşlarına yönelik işlemlerin yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleştiğini yazdı.</p>

<p><strong>Euronews ve AFP: Yayın kesildi, 11 kişi gözaltına alındı</strong></p>

<p>Euronews ve Agence France-Presse (AFP) tarafından yayımlanan haberlerde de polis baskınının ayrıntılarına yer verildi. Euronews, canlı yayının kesildiğini ve operasyonun Ekrem İmamoğlu’nun davasındaki savunmaların başlamasından saatler önce gerçekleştiğini bildirdi.</p>

<p>AFP ise müdahalenin ardından gazetecilerin kanal binasına erişemediğini, güvenlik güçlerinin bina çevresinde geniş önlemler aldığını aktardı. Haberde, insan hakları kuruluşlarının müdahaleyi basın özgürlüğüne yönelik ciddi bir darbe olarak nitelendirdiği belirtildi.</p>

<p><strong>Uluslararası insan hakları kuruluşlarından tepki</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uluslararsı Af Örgütü (Amnesty International) İnsan Hakları İzleme Örgütü de müdahaleyi ifade özgürlüğüne ve medya bağımsızlığına yönelik ciddi bir saldırı olarak değerlendirdi.</p>

<p>Uluslararası Af Örgütü Avrupa Bölgesi Direktör Yardımcısı Esther Major, Halk TV’ye yönelik polis baskınını ve kayyım atanmasını basın özgürlüğüne ağır bir darbe olarak nitelendirdi. Yetkililere kanalın bağımsız faaliyetlerinin yeniden sağlanması ve basın özgürlüğüne yönelik saldırıların sona erdirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>AVRUPA, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/halk-tvye-kayyim-atanmasi-avrupa-basininda-genis-yanki-buldu</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 15:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/t-v.jpg" type="image/jpeg" length="12810"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu’nun hedef aldığı Halk TV’ye polis baskını: Kayyım atandı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/kilicdaroglunun-hedef-aldigi-halk-tvye-polis-baskini-kayyim-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/kilicdaroglunun-hedef-aldigi-halk-tvye-polis-baskini-kayyim-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’daki Halk TV merkez binasına sabah saatlerinde polis ekipleri girdi. Binada aramalar sürerken kanalın yayını durduruldu, çalışanların binaya girişine izin verilmedi. Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, kanala kayyım atandığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Halk TV'ye kayyum atanmasına sert tepki gösterdi.</strong></p>

<p>İstanbul’da bulunan Halk TV merkez binasına sabahın erken saatlerinde polis baskını düzenlendi. Polis ekiplerinin binadaki aramaları sürerken kanalın bulunduğu yol trafiğe kapatıldı. Halk TV çalışanları binaya alınmadıklarını duyururken, kanalın yayını da durduruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, baskını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Mahiroğlu, mahkemenin “mutlak butlan” kararıyla CHP Genel Başkanlığına atandığı belirtilen Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibini hedef alarak,<strong> “Butlan lideri Kılıçdaroğlu ve ekibi mutlu olabilir. Polis Halk TV’de”</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kanalın programcılarından Deniz Bayramoğlu da yaşanan gelişmelere ilişkin açıklama yaptı. Bayramoğlu, Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş’ın kayyım heyeti başkanıyla yayının devam etmesi konusunda yaptığı görüşmenin sonuçsuz kaldığını belirterek, “Halk TV yayını durduruldu” dedi.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://avrupapostasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/2-164.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Özgür Özel’den baskına tepki</strong></p>

<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’ye yönelik polis baskını ve kayyım atandığı yönündeki açıklamalara tepki gösterdi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Özel, uygulamayı basın özgürlüğüne müdahale olarak değerlendirdi.</p>

<p>Özel, açıklamasında ekonomik kriz, geçim sıkıntısı ve adaletsizliklerin gündemde olduğu bir dönemde böyle bir gelişmenin yaşanmasını eleştirdi. Türkiye’deki önemli siyasi davalardan birinde savunmaların başlayacağı güne de dikkat çeken Özel, belediyelere kayyım atanmasını hatırlatarak Halk TV’nin de aynı uygulamayla karşı karşıya bırakıldığını savundu.</p>

<p>Halk TV çalışanlarıyla dayanışma içinde olduklarını belirten Özel, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><strong>“Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyım atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir.</strong></p>

<p><strong>Maalesef ülkemizi bu hale getirdiler.</strong></p>

<p><strong>Millet, fon soygununun hesabının sorulmasını isterken; ekonomik kriz, geçim derdi, adaletsizlikler ülkemizin her yerinde sürerken, tam da Türkiye’nin en büyük siyasi davasında savunmanın başlayacağı gün bunu yaptılar.</strong></p>

<p><strong>Belediyelere kayyım atayıp milletin iradesine çökenler, şimdi milyonların izlediği Halk TV’ye kayyım atadılar.</strong></p>

<p><strong>Çünkü aciz ve korkaklar!</strong></p>

<p><strong>Halk TV’nin, basın özgürlüğünün, orada çalışan yüzlerce emekçinin ve ailelerinin yanındayız. Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyımla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindeler.</strong></p>

<p><strong>Türkiye bu kötülüğü yenecek. Halkımızı bu mücadeleye sonuna kadar sahip çıkmaya davet ediyoruz. Millet kazanacak, darbeciler, vesayetçiler yenilecek!”</strong></p>

<p><strong>Mansur Yavaş: “Basın hürdür, sansür edilemez”</strong></p>

<p>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da Halk TV’ye kayyım atandığı yönündeki açıklamalara tepki gösterdi. Basın özgürlüğünün demokratik toplumlar açısından önemine dikkat çeken Yavaş, Türkiye’nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 163’üncü sırada yer aldığını belirtti.</p>

<p>Anayasa’nın 28’inci maddesindeki “Basın hürdür, sansür edilemez” hükmünü hatırlatan Yavaş, basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, halkın doğru haber alma hakkının da güvencesi olduğunu vurguladı.</p>

<p>Yavaş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><strong>“Basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin değil, halkın doğru haber alma hakkının da güvencesidir ve eleştiri suç değil, demokrasinin vazgeçilmez bir parçasıdır. En çok izlenen haber kanallarından biri olan Halk TV’ye kayyım atanması, basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik açık bir müdahaledir!”</strong></p>

<p><strong>Kılıçdaroğlu ile Halk TV arasındaki gerilim yeniden gündemde</strong></p>

<p>Halk TV’ye yönelik baskın ve kayyım atandığı yönündeki açıklamalar, kanal ile Kemal Kılıçdaroğlu arasında dört gün önce yaşanan tartışmaları da yeniden gündeme getirdi.</p>

<p>Kılıçdaroğlu, KRT’de katıldığı canlı yayında Halk TV’yi eleştirerek kanalı “24 saat yalan haber yapmak”la suçlamıştı. Kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu’nun yurt dışında bulunmasını da gündeme getiren Kılıçdaroğlu, Halk TV’yi Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna (RTÜK) şikâyet ettiklerini açıklamıştı.</p>

<p>Kılıçdaroğlu, canlı yayında, “Günün 24 saati yalan haber yapıyor” ifadelerini kullanmış; RTÜK’ün ise kendilerine konunun kurumun görev alanına girmediği yönünde yanıt verdiğini söylemişti.</p>

<p>Cafer Mahiroğlu da Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına sert sözlerle karşılık vermiş ve kendisini, <strong>“Sen, Türkiye siyasetinin başına gelmiş en talihsiz vakasın” </strong>sözleriyle eleştirmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/kilicdaroglunun-hedef-aldigi-halk-tvye-polis-baskini-kayyim-atandi</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 08:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/4-67.jpg" type="image/jpeg" length="78398"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Almanya’da basın özgürlüğüne darbe: Mahkeme, gazetecinin kayıtlarına el koydu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-basin-ozgurlugune-darbe-mahkeme-gazetecinin-kayitlarina-el-koydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-basin-ozgurlugune-darbe-mahkeme-gazetecinin-kayitlarina-el-koydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamburg Eyalet Mahkemesi, Christina Block davasında delil olabileceği gerekçesiyle Die Zeit gazetesinin „House of Block” podcast’i için yaptığı röportajların ses kayıtlarına el konulmasına karar verdi. Gazete, kayıtları mühürlü şekilde teslim ederken karara itiraz etti ve hukuki süreç başlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazetecilik faaliyetlerinin ceza soruşturmasında delil toplama aracına dönüştürülmesi, Almanya’da basın özgürlüğü ve gazetecilerin kaynaklarını koruma hakkı konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.</strong></p>

<p>Almanya’nın Hamburg kentinde, iş insanı Christina Block’un çocuklarının Danimarka’dan Almanya’ya kaçırıldığı iddiasıyla yargılandığı davada dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Hamburg Eyalet Mahkemesinin kararı üzerine savcılık ve Hamburg Eyalet Kriminal Dairesi (LKA) görevlileri, 12 Ekim Pazartesi günü Die Zeit gazetesinin Hamburg’daki merkezine giderek podcast kapsamında kaydedilen görüşmelerin ses kayıtlarını talep etti.</p>

<p>Mahkeme, kayıtların elde edilebilmesi için gazetenin yazı işleri merkezinin ve gazeteci Anne Kunze’nin konutunun aranmasına yönelik karar çıkardı. Ancak kayıtların teslim edilmesi üzerine fiilî arama gerçekleştirilmedi. Die Zeit, ses kayıtlarını mühürlü biçimde teslim etti ve el koyma işlemine itiraz ederek materyalin hukuki inceleme tamamlanmadan kullanılmasını önlemeye çalıştığını açıkladı. Gazete ayrıca, görüşülen kişilerle arasında bulunduğu ileri sürülen sözleşmelere ilişkin belgelerin de talep edildiğini, ancak böyle bir sözleşmenin bulunmadığını bildirdi.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupapostasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/block.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Kayıtlar, çocukların kaçırıldığı iddiasının ardından tutuldu</strong></p>

<p>Dava, Hamburg’daki Block ailesinin çocuklarının 2023 yılının son gecesinde Danimarka’da babalarının yanında bulunduğu sırada kaçırıldığı iddiasına dayanıyor. Christina Block, çocukların babaları Stephan Hensel’in Danimarka’daki ikametinden Almanya’ya götürülmesi için bir İsrailli güvenlik şirketini görevlendirmekle suçlanıyor. Block ve diğer sanıklar hakkındaki suçlamalar yargılama kapsamında ele alınırken, suçlulukları mahkeme kararıyla kesinleşmiş değil.</p>

<p>Die Zeit gazetesi yazarı Anne Kunze, olaydan yaklaşık iki hafta sonra, Ocak 2024’te Danimarka’da aile üyeleriyle görüşmeler gerçekleştirdi ve bu konuşmaları kaydetti. Söz konusu görüşmelerin bazı bölümleri, gazetenin „Zeit Verbrechen: House of Block” adlı podcast’inde yayımlandı.</p>

<p>Podcast’te Christina Block’un eski eşi Stephan Hensel, Hensel’in yeni eşi Astrid Have ve Block ile Hensel’in iki kızı da konuşuyor. Çocuklardan biri, olayların yaşandığı dönemde 13 yaşındaydı. Ailenin büyük kızı ise yıllardır annesinin onayıyla babasıyla birlikte yaşıyor.</p>

<p>Çocukların mahkeme sürecindeki konumu da tartışmanın önemli başlıklarından biri. Kızlardan küçüğü daha önce tanık olarak ifade vermek istememiş, büyük kız ise tanık olarak dinlenmek üzere mahkemeye çağrılmamıştı. Podcast’te yayımlanan konuşmaların, olaydan kısa süre sonra kaydedilmiş olması, mahkemenin bunları olası delil olarak değerlendirmesinde etkili oldu.</p>

<p><strong>Mahkeme: Kayıtlar davanın aydınlatılmasına katkı sağlayabilir</strong></p>

<p>Hamburg Eyalet Mahkemesi, ses kayıtlarının devam eden ceza davasında potansiyel delil niteliği taşıdığı görüşünde. Mahkemeye göre konuşmalarda, şimdiye kadar dosyaya girmemiş veya duruşmalarda ele alınmamış, sanıkların suçluluğu ve uygulanabilecek hukuki sonuçlar bakımından önem taşıyan bilgiler bulunabilir.</p>

<p>Kayıtların, tanık ifadelerinin güvenilirliğinin değerlendirilmesine de katkıda bulunabileceği belirtiliyor. Mahkeme, gazetecinin aile üyeleriyle olaydan kısa süre sonra görüşmüş olmasının kayıtları önemli bir delil hâline getirebileceğini savunuyor.</p>

<p>Die Zeit ise kendisinin davada sanık olmadığını ve gazetecilik faaliyetleri sırasında elde edilen materyalin ceza soruşturmasında kullanılmasının basın özgürlüğü açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor. Gazete, mahkemenin kararının ölçüsüz olduğunu savunarak hukuki yollara başvurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Die Zeit: „Basın özgürlüğünün temelinde kaynakların korunması var”</strong></p>

<p>Die Zeit Yayın Grubu, mahkemenin kararına sert tepki gösterdi. Gazetenin genel yayın yönetmenleri Giovanni di Lorenzo ve Jochen Wegner, gazetecilerin bağımsız habercilik yapabilmesi için kaynaklarını koruma hakkının vazgeçilmez olduğunu belirtti.</p>

<p>İki genel yayın yönetmeni açıklamalarında, „Basın özgürlüğünün temelinde, bağımsız habercilik yapan medya kuruluşları açısından belirleyici öneme sahip olan kaynakların korunması vardır. Bu nedenle tüm hukuki yolları kullanarak mücadele edeceğiz” mesajını verdi.</p>

<p>Gazete, kayıtları mühürlü olarak teslim etmesinin amacının, el koyma işleminin hukuka uygunluğu incelenmeden önce içeriklerinin değerlendirilmesini önlemek olduğunu açıkladı. Yayın grubu, karara itiraz ettiğini ve hukuki mücadelesini sürdüreceğini duyurdu.</p>

<p><strong>Gazetecilik örgütlerinden sert tepki</strong></p>

<p>Alman Gazeteciler Birliği (DJV) ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) de kararı eleştirdi. DJV Genel Başkanı Mika Beuster, gazetecilerin araştırma materyallerinin kolaylıkla ceza soruşturmalarının aracına dönüştürülmemesi gerektiğini belirterek işlemi basın özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahale olarak nitelendirdi.</p>

<p>Beuster’e göre gazeteciler, kamu yararını ilgilendiren olayları araştırabilmek ve kişilerin kendileriyle güven içinde konuşabilmesini sağlayabilmek için mesleki gizlilik ve kaynak korumasına ihtiyaç duyuyor.</p>

<p>Sınır Tanımayan Gazeteciler de gazetecilik araştırmaları sırasında elde edilen materyalin doğrudan kolluk kuvvetlerinin kullanımına sunulmasının ciddi sakıncalar doğurabileceği uyarısında bulundu. Kuruluşa göre böyle bir uygulama, gelecekte gazetecilerle bilgi paylaşmak isteyen kişilerin çekimser davranmasına yol açabilir.</p>

<p>Tartışma, Hamburg’da düzenlenen Basın Özgürlüğü Haftası’nın başlangıcında yaşanması nedeniyle de dikkat çekti.</p>

<p><strong>Duruşmada podcast tartışması sürüyor</strong></p>

<p>Podcast, ses kayıtlarına el konulmasından önce de Christina Block davasının duruşmalarında gündeme gelmişti. Block’un avukatı Ingo Bott, yayının çocukların babaları tarafından basınla çok erken dönemde ilişki kurduklarını gösterdiğini savunmuştu.</p>

<p>Mahkemenin Stephan Hensel’i podcast hakkında dinlemek istediği, ancak Hensel’in tanıklıktan çekinme hakkını kullandığı bildirildi. Basına yansıyan bilgilere göre, görüşmelerin yayımlanması konusunda olası bir medya işbirliği, ödeme yapılıp yapılmadığı ve yayın tarihinin kim tarafından belirlendiği gibi sorular da gündeme geldi. Bu iddialar ve sorular, tek başına herhangi bir usulsüzlüğün kanıtı niteliğinde değil.</p>

<p>13 Ekim Salı günü yayımlanan haberlerde, Hensel’in yeni eşi Astrid Have’in de usulüne uygun çağrılmasına rağmen duruşmaya katılmadığı aktarıldı. Çocukların avukatı Tanja Jeney’in ise kayıtların alınmasından dolayı müvekkilinin büyük üzüntü duyduğunu ve kızın gazeteciye bazı konuları güvenerek anlattığını ifade ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÜNDEM, HAMBURG, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-basin-ozgurlugune-darbe-mahkeme-gazetecinin-kayitlarina-el-koydu</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/31.jpg" type="image/jpeg" length="30964"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ruh Sağlığının 23 Asırlık Reçetesi Pergamon Asklepionu’nda]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/ruh-sagliginin-23-asirlik-recetesi-pergamon-asklepionunda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/ruh-sagliginin-23-asirlik-recetesi-pergamon-asklepionunda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada yaklaşık her 7 kişiden birinin ruhsal bir bozuklukla yaşadığı, stres ve kaygının milyonlarca insanın yaşamını etkilediği günümüzde, bu tabloya karşılık ruhsal sağlığı iyileştirmeye yönelik psikoterapi uygulamalarının ilk örnekleri yaklaşık 2 bin 300 yıl önce Pergamon Asklepionu’nda uygulanıyordu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><span style="color:#000000">Karanlık uyku odalarından yer altı tünellerindeki su sesi ve telkine, müzik ve tiyatrodan şifalı sulara, çamur banyolarından masaj ve egzersize kadar uygulanan tedavi yöntemlerini, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında profesyonel turist rehberi Fahri Satılmış ile konuştuk.</span></strong></p>

<p><strong><span>Fulya OMAÇ / Bergama - İZMİR</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Satılmış, birlikte adımladığımız Asklepion’un atmosferini, “Bugün bu anıtsal sütunların arasında yürürken yalnızca yüzyıllara meydan okuyan taş ve mermer kalıntılarının arasında dolaşmıyoruz, 23 asır boyunca buraya şifa umuduyla gelen insanların arayışlarına ve hikayelerine tanıklık etmiş canlı bir tarih sahnesini adımlıyoruz” sözleriyle anlattı.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Antik Çağın Ruhsal Tedavilerinden Tıp Logosundaki Yılanın Hikayesine: Pergamon Asklepionu</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Ruh sağlığı konusunda toplumsal farkındalığı artırmayı ve ruhsal hastalıkların daha iyi anlaşılmasını amaçlayan 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nün bu yılki teması, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından “Yaşanmış deneyimlere kulak ver: Gerçek sesler, gerçek değişim” olarak belirlendi. Psikolojik sorun yaşayanların kişisel deneyimlerinin dikkate alınmasını esas alan bu anlayışın tarihsel izleri, 23 asır önce Pergamon Asklepionu’nun sütunları arasında, insanı bedeni, zihni ve yaşadıklarıyla bir bütün olarak ele alan tedavi yöntemlerinde görülüyordu. Adını sağlık ve hekimlik tanrısı Asklepios’tan alan İzmir’in tarihi ilçesi Bergama’daki bu antik tıp kompleksi, eczacılığın babası ve gladyatörlerin hekimi Galenos'un da çalışmalarını sürdürdüğü, dönemin en büyük hastane ve tıp okullarından biri olmasının yanı sıra tarihteki ilk psikoterapi merkeziydi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" height="600" src="https://avrupapostasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/6-24.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></span></p>

<p><span style="color:#000000">Girişinde “Ölümün girmesi yasaktır” sözünün yer aldığı rivayet edilen antik dünyanın bu önemli şifa merkezinde hastalığın kaynağına inmeyi amaçlayan çok yönlü bir sağlık anlayışı uygulanıyordu. Rüyaların dinlenip yorumlanmasından telkine, su ve kuş seslerinden müzik ve tiyatroya, şifalı sulardan çamur banyolarına, masaj ve egzersize kadar farklı yöntemlerden yararlanılıyor, hastanın bedensel ve ruhsal durumu birlikte değerlendirilerek tedavi kişiye göre şekillendiriliyordu.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">DÜNYANIN FARKLI ÜLKELERİNDEN GELEN ZİYARETÇİLERİ AĞIRLIYOR</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Binlerce yıl önce suyun ve müziğin sesiyle ruhları iyileştiren bu kutsal alan, günümüzde tıp tarihine yön veren entelektüel bir buluşma noktası ve Bergama’nın dünyaya açılan en prestijli kültür-turizm vitrinlerinden biri olarak varlığını sürdürüyor. Yaklaşık yarım asırdır ev sahipliği yaptığı psikoterapi kongreleri ve üniversitelerin sağlık buluşmalarıyla antik çağın şifa enerjisini modern tıp dünyasına aktaran merkez, akademik dünyadaki prestijli yerini koruyor. Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı’nın bir parçası olarak 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren ve küresel ölçekte bilinirliği artan tarihi alan, her yıl dünyanın dört bir yanından gelen binlerce turisti ağırlıyor.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">RUH SAĞLIĞI SORUNLARI KANSERİ GERİDE BIRAKTI</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">MÖ 4. yüzyılda kuruluşundan itibaren yaklaşık dokuz yüzyıl boyunca şifa arayanların başvurduğu önemli merkezlerden biri olan Asklepion’dan kalan yapılar ve antik kaynaklar bu tarihsel sağlık anlayışının izlerini bugüne taşırken, ruh sağlığı sorunları günümüz dünyasında önemli halk sağlığı konularının başında geliyor. Stres, kaygı, depresif bozukluklar ve tükenmişlik milyonlarca insanı etkilerken, Ipsos araştırmasında ruh sağlığını önemli bir sağlık tehdidi olarak görenlerin oranı 2025’te yüzde 45’e yükselerek yüzde 41’de kalan kanseri geride bırakıyor.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">DÜNYADA YAKLAŞIK HER 7 KİŞİDEN BİRİ RUHSAL BOZUKLUKLA YAŞIYOR</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">DSÖ’nün geçtiğimiz 23 Eylül’de yayımladığı "World Mental Health Today: Latest Data" verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 1,2 milyar insan (her 7 kişiden biri) ruhsal bir bozuklukla yaşıyor ve bu durumun yarattığı üretim kaybı küresel ekonomiye yıllık 1 trilyon dolara mal oluyor.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">TÜRKİYE’DE HER DÖRT KİŞİDEN ÜÇÜ STRESLE BAŞA ÇIKMAKTA ZORLANIYOR</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Türkiye’de de tablo kaygı verici. Ipsos’un 2025 araştırmasına göre her dört kişiden üçü son bir yılda stres nedeniyle başa çıkamayacağını hissettiğini belirtirken, 2026 araştırmasında her 10 kişiden yaklaşık 8’i ruh sağlığı için daha fazla çaba göstermesi gerektiğini ifade ediyor. 2026 Dünya Mutluluk Endeksi’nde ise Finlandiya 9. kez liderliğini korurken, Türkiye 5,3 puanla 147 ülke arasında 94. sırada ve Avrupa listesinin de sondan ikinci basamağında yer alıyor. CHP İstanbul Milletvekili ve hekim Dr. Gamze Akkuş İlgezdi’nin Sağlık Bakanlığı verilerine dayanarak paylaştığı bilgilere göre, ülkede her 100 bin kişiye yaklaşık 9 psikiyatri uzmanı düşerken, CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut’un açıkladığı verilere göre de antidepresan tüketimi 2025 yılında 71,5 milyon kutuya ulaştı.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">ÖLÜMÜN GİREMEDİĞİ SAĞLIK MERKEZİ</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Günümüzde milyarlarca insanın yaşamını etkileyen ruhsal sorunlara, Bergama Asklepionu’nda yüzyıllar önce beden ve ruhu birlikte ele alan yöntemlerle çare aranıyordu. Dünyada ilk psikoterapi yöntemlerinin uygulandığı sağlık merkezlerinden biri kabul edilen Asklepion, Pergamon’dan başlayan yaklaşık üç kilometrelik Kutsal Yol’un sonunda, Antik Çağ’ın dört bir yanından şifa arayan insanları ağırlıyordu. Kapısında “Ölümün girmesi yasaktır” ibaresinin bulunduğu rivayet edilen bu antik sağlık merkezinin 2 bin yılı aşan geçmişini, profesyonel turist rehberi Fahri Satılmış ile gerçekleştirdiğimiz söyleşiyle sayfalarımıza taşıdık. Bu özel röportajımızda yüzyıllar boyunca şifa merkezi olarak ün kazanan Asklepion’un kuruluş efsanelerinden antik dönemde uygulanan sıra dışı tedavi yöntemlerine, zehrin panzehire yılanın tıbbın simgesine dönüşme öyküsüne, hastaların merkeze kabul süreçlerinden Roma imparatorları ile gladyatörlerin ünlü Bergamalı hekimi ve eczacılığın babası kabul edilen Galenos’un tıp bilimine kazandırdığı ölümsüz değerlere kadar merak edilen pek çok tarihi detayı konuştuk.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" height="533" src="https://avrupapostasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/2-163.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">PERGAMON'UN İLK PRYTAN'I ARKHIAS'IN ŞÜKRANI ASKLEPION'UN TEMELİNİ ATTI</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Fahri Bey, antik dünyanın ilk psikoterapi yöntemlerinin uygulandığı Asklepion'un kuruluş öyküsünü kısaca anlatabilir misiniz?</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">-Bu kuruluşun temelinde bir vefa ve şükran hikayesi yatar. Pergamon’un ilk Prytan’ı, yani o dönemin en yüksek mülki amiri olan Arkhias, Yunanistan’da avlandığı sırada talihsiz bir şekilde ayağından ağır yaralanır. Şifa bulmak amacıyla antik çağın en önemli tıp merkezlerinden biri olan Epidaurus Asklepionu’na başvurur. Epidaurus ve Kos adasındaki şifahanelerin en prestijli sağlık merkezleri kabul edildiği o dönemde, burada gördüğü tedaviyle sağlığına kavuşan Arkhias memleketine döner. MÖ 4. yüzyılda Pergamon’a gelen mülki amir, sağlık tanrısı Asklepios’a duyduğu şükranın bir ifadesi olarak, yanında getirdiği rahip-hekimlerle birlikte bugünkü Bergama Asklepieionu'nun ilk temellerini atar.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">ŞİFALI SUYUN ÇEVRESİNDE YÜKSELEN SAĞLIK KOMPLEKSİ</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Asklepion’un yer seçiminde hangi etkenler belirleyici oldu ve bu şifa merkezi yüzyıllar içinde nasıl büyük bir sağlık merkezine dönüştü?</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">- Asklepion’un yer seçiminde coğrafya ve özellikle su kaynakları belirleyici bir rol oynadı. Geyikli Dağı'nın eteklerinde, bu şifalı pınarların çevresinde yükselen ilk yapılar, merkezin dokuz yüz yıl boyunca kesintisiz sürecek tıp geçmişinin de başlangıcı oldu. Kentin büyümesindeki ana etken de bu doğal kaynaklardır. Asklepion'daki tüm tedavi anlayışında hayati bir yere sahip olan bu kutsal kaynak, yaklaşık 2 bin 300 yıl sonra bugün de aynı yerde akmaya devam ediyor. Yüzyıllar içinde yeni tapınaklar ve şifahane yapılarıyla genişleyen merkez, özellikle Roma İmparatoru Hadrianus döneminde gerçekleştirilen büyük imar faaliyetleriyle anıtsal bir görünüme kavuşarak tıp ve eczacılık eğitiminin de verildiği geniş bir sağlık kompleksine dönüştü.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" height="570" src="https://avrupapostasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/3-91.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">ÜÇ TARAFI SÜTUNLU GALERİLERLE ÇEVRİLİ ANITSAL BİR AVLUYA SAHİPTİ</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Asklepion’un mimari yapısından da biraz söz eder misiniz?</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">- Pergamon Asklepionu, üç tarafı sütunlu galerilerle (stoalarla) çevrili anıtsal bir avluya sahipti. Bugün alanda görülen mermer sütunlar, ağırlıklı olarak bitkisel motifli Korint düzeninde başlıklar taşıyor; antik çağda bu sütunların oluşturduğu revaklar hastaları güneş ve yağmurdan koruyordu. Kompleksin kuzeybatısında ise doğal eğime yaslanan, andezit ve mermerden inşa edilmiş yaklaşık 3 bin 500 kişilik Roma Dönemi tiyatrosu yer alıyordu. Güçlü akustiğe sahip tiyatro, sanatsal gösterilerin yanı sıra hastaların ruhsal iyileşmesini amaçlayan ve katarsis anlayışıyla ilişkilendirilen “tiyatroyla tedavi” (teatroterapi) uygulamalarında da kullanılıyordu.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">YILAN, ŞİFANIN VE YENİLENMENİN SİMGESİYDİ</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Asklepion denilince aklımıza ilk gelen kalıntılardan biri de girişteki iki yılan kabartmalı mermer sütun. Bu sütun neyi simgeliyor, tıp ve eczacılığın sembolü haline gelen yılan figürüyle nasıl bir bağlantısı var?</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">- Asklepion’un girişindeki kutsal avluda yer alan o sütun, antik çağın şifa anlayışını doğrudan yansıtır. Sağlık tanrısı Asklepios’un kutsal hayvanı olan yılan, derisini değiştirerek kendini yenilediği için bilgeliğin, iyileşmenin ve yeniden doğuşun simgesiydi. Zaten Asklepios’un çevresine yılan dolanmış asası, günümüzde de tıbbın evrensel simgesi olarak kullanılıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" height="600" src="https://avrupapostasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/4-66.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">YILAN NASIL TIP VE ECZACILIĞIN SEMBOLÜ OLDU?</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Yılan sembolinin ötesinde, bu meşhur sütunun bir de Galenos ile ilişkilendirilen bir efsanesi bulunuyor. Zehrin ilaca dönüştüğü bu hikayeyi ve sütunun tıp tarihindeki anlamını anlatır mısınız?</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">- Rivayete göre, dönemin en büyük hekimi olan Galenos zamanında, iyileşme umudu kalmayan ağır bir hasta, Asklepion'un "Buraya ölüm giremez" kuralı gereğince tapınaktan çıkarılır ve giriş kapısının önüne, yakınlarının alması için bırakılır. Çaresizlik ve acı içinde ölümü bekleyen hasta, kapının önünde duran bir taş oyuğun (veya kasenin) içindeki sütten içen iki yılan görür. Bu iki yılan sütü paylaşamayarak kavga etmeye başlar ve öfkelerinden zehirlerini sütün içine kusarlar. Acı çekerek ölmektense hızlı bir ölümü tercih eden hasta, hayatına son vermek amacıyla bu zehirli karışımı son damlasına kadar içer. Ancak karışımı içtikten sonra derin bir uykuya dalan hasta, ölmek yerine tamamen iyileşmiş, dinç bir şekilde ayağa kalkar. Durumu öğrenen ünlü hekim Galen, yılan zehrinin doğru dozdaki şifa verici gücünü (farmakolojinin temelini) anlar. Sağlık Tanrısı Asklepios'a bir adak olarak, üzerinde aynı kaptan süt içip zehir kusan iki yılanın resmedildiği mermer bir sütun diktirir ve bunu merkezin sembolü yapar. Hikayenin gerçekliği tartışmalı olsa da, günümüzde tıp ve eczacılığı simgeleyen çifte yılan figürünün kökeni bu Bergama’daki bu şifa efsanesine dayanır.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">ASKLEPION’UN ALTIN ÇAĞI</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Asklepion’un o uzun geçmişine baktığımızda, merkezin adeta altın çağını yaşadığı, tıp dünyasında en çok ses getirdiği dönem hangisiydi?</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">- Özellikle MS 2. yüzyılda Asklepion en parlak dönemlerinden birini yaşıyordu. O dönemde dünyanın dört bir yanından binlerce hasta, tedavi olmak amacıyla adeta buraya akın ediyordu. Tabii burayı sadece bir şifahane olarak görmemek gerek. Hekimlerin, düşünürlerin ve hatiplerin buluştuğu, dönemin düşünsel ve kültürel yaşamına da ev sahipliği yapan devasa bir merkezdi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" height="472" src="https://avrupapostasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/5-45.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">HER HASTA İÇERİ ALINMAZDI</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Girişinde o ünlü "Ölümün girmesi yasaktır" sözünün yazılı olduğu merkezde iyileşme umudu olmayanların içeri alınmadığı doğru mu, bu kurallar nasıl işletiliyordu?</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">- Kesinlikle. O levha sadece bir iddia ya da slogan değil, antik çağın en katı sağlık politikalarından biriydi. Asklepion’un kapısına gelen her hasta içeri alınmazdı. Girişte 'Asklepiades' adı verilen rahip-hekimler tarafından çok sıkı bir ön muayeneden geçirilirlerdi. Sadece tedavi edilebileceğine karar verilenler içeri kabul edilirdi. İyileşme umudu olmayan ağır hastalar, durumu ümitsiz vakalar ve hamile kadınlar kesinlikle içeri kabul edilmezdi.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">AMAÇ İMAJI VE MORAL MOTİVASYONUNU KORUMAK</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Hekimlerin bu eleme sürecini uygulamalarındaki asıl hedef neydi? Bu katı kural hastaların psikolojisini nasıl etkiliyordu?</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">- Buradaki amaç ve Asklepion’un girişinde bulunduğu rivayet edilen 'Bütün Tanrıların Kutsiyeti için Asklepion’a ölüm girmesi yasaktır' sözünün özü hem merkezin o 'mucizevi şifa yeri' imajını ve moral motivasyonunu korumak hem de içeride tedavi gören diğer hastaların psikolojisini canlı tutmaktı. Yani o kapıdan içeri adım atabilmişseniz, hekimler size bakıp 'Senin için hala bir umut var' demiş demekti. Bu bile başlı başına bir psikolojik tedavi başlangıcıydı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" height="600" src="https://avrupapostasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/6-25.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">TEDAVİ, EĞİTİM, DİNLENME VE İNANCIN BİR ARADA OLDUĞU ÇOK YÖNLÜ BİR YAŞAM ALANIYDI</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Asklepion yapısal olarak nasıl bir işleyişe sahipti ve kompleksin içinde hangi bölümler yer alıyordu?</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">- Merkeze "Propylon" adı verilen anıtsal bir girişten ulaşılıyordu. Ziyaretçiler buraya gelmek için o dönem "Via Tecta" denilen, revaklarla çevrili üç kilometrelik Kutsal Yol’u yürürlerdi. Bu yoldaki her adım, hastanın günlük hayatın karmaşasından sıyrılıp ruhsal olarak tedaviye hazırlanma sürecinin bir parçasıydı. Alana girildiğinde karşılaşılan galerili yollar, kompleksin farklı bölümleri arasında bağlantı sağlıyordu. Kuzey, güney, doğu ve batı galerileriyle çevrili bu alanda; kutsal kaynaklar, uyku odaları, çeşmeler, banyo havuzları ve hamamlar bulunuyordu. Komplekste sağlık alanlarının yanı sıra Zeus-Asklepios Tapınağı, Hellenistik dönem tapınakları, büyük bir kütüphane ve yaklaşık 3 bin 500 kişilik bir tiyatro da bulunuyordu. Dolayısıyla burası tedavinin, eğitimin, dinlenmenin ve inancın bir arada olduğu çok yönlü bir yaşam alanıydı. Bunun için de yüzyıllar boyunca çok yönlü bir sağlık merkezi olarak kullanıldı.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">HER HASTAYA ÖZEL TEDAVİ</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Bir hasta Asklepion’a kabul edildikten sonra nasıl bir tedavi sürecinden geçiyordu? Hekimler hangi yöntemleri uyguluyordu?</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">- Merkezde herkese uygulanan tek tip bir tedavi yoktu. Hastanın durumuna göre bedeni ve ruhu birlikte ele alan farklı yöntemlerden yararlanılıyordu. Asklepion’un kutsal kaynağından akan su, tedavinin temel unsurlarından biriydi. Hastalar öncelikle “kutsal ve şifalı” olduğuna inanılan bu sudan belirli miktarlarda içiyordu. Suyun içerdiği minerallerin ve hafif radyoaktif özelliklerinin sindirim sistemi ve genel vücut sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğuna inanılıyordu. Hastaların ihtiyaçlarına göre çamur banyoları ile sıcak ve soğuk su uygulamaları da yapılıyor, böylece suyun farklı biçimlerde kullanıldığı fiziki arınma yöntemlerinden yararlanılıyordu.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">FARKLI TEDAVİLER BİR ARADA KULLANILABİLİYORDU</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Suyun yanı sıra bedenin fiziksel tedavisinde hangi yöntemlerden yararlanılıyordu?</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">- Uygulamalar oldukça çeşitliydi. Güneş banyoları ve fizyoterapinin yanı sıra şifalı bitkilerden özel karışımlar hazırlanıyor; kan alma ve bağırsakların boşaltılması gibi yöntemlere başvuruluyordu. Hastanın durumuna göre açlık ve tokluk kürleri uygulanıyor, çeşitli şifalı yağlarla masajlar yapılıyor ve egzersiz programları düzenleniyordu. Gerektiğinde cerrahi müdahalelere de başvuruluyordu. Dolayısıyla uygulanacak yöntem hastanın durumuna göre belirleniyor ve farklı tedaviler bir arada kullanılabiliyordu.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">RUHUN ŞİFASINDA TELKİN, SU VE MÜZİK</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Bedenin tedavisi bu kadar farklı yöntemle ele alınırken hastanın ruhsal durumu için nasıl bir yol izleniyordu?</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">- Ruhsal iyileşme de tedavinin en önemli parçasıydı. Hastalara telkin uygulanıyor, uyku ve rüyalardan yararlanılıyor, gördükleri rüyalar yorumlanıyordu. Hastaları sakinleştirmek ve ruhsal olarak rahatlatmak amacıyla su ve kuş seslerinin yanı sıra müzikten de yararlanılıyordu. Kutsal kaynaktan gelen suyun sesi de bu ortamın bir parçasıydı. Asklepion’da insanın yalnızca fiziksel rahatsızlığına odaklanılmıyor, bedensel ve ruhsal iyilik hali birlikte ele alınıyordu.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">RÜYALAR ŞİFA TANRISI ASKLEPIOS’UN MESAJI SAYILIYORDU</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Uyku ve rüyaların tedavide önemli bir yeri olduğunu söylediniz. Bu yöntem nasıl uygulanıyordu? Asklepion’daki bu uygulama hangi inanca dayanıyordu?</span></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="color:#000000">- Hastalar önce kutsal su kaynaklarının hemen güneyinde bulunan ve “abaton” adı verilen özel uyku alanlarına alınırdı. Burada ruhu sakinleştirmeye yönelik telkinlerin ardından karanlık ve sessiz bir ortamda istihare uykusuna yatırılırlardı. Antik dünyada “incubatio” olarak adlandırılan bu uygulamada görülen rüyaların, şifa tanrısı Asklepios’un hastaya verdiği mesajları ve tedaviye ilişkin işaretleri taşıdığına inanılırdı.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">TEDAVİNİN YOL HARİTASINI RÜYALAR BELİRLİYORDU</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">İstihare uykusunun ardından hastanın gördüğü rüyalar nasıl değerlendiriliyor ve tedavi sürecini nasıl şekillendiriyordu?</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">- Sabahın ilk ışıklarıyla uyanan hastalar, gece gördükleri düşleri “Asklepiades” adı verilen rahip-hekimlere anlatırdı. Rahip-hekimler rüyaları yorumlayarak hastaya uygulanacak tedaviyi belirler, her hasta için kişiye özel bir program oluştururdu. Beslenme düzeninden egzersize, zihinsel arınmadan su, masaj ve diğer fiziksel uygulamalara kadar tedavinin farklı aşamaları bu değerlendirmeler doğrultusunda planlanırdı. Beden ve ruh asla birbirinden ayrılmazdı. Antik dönemde Asklepion’da uzun süre tedavi gören hatip Aelius Aristides’in kaleme aldığı anlatılar da rüyaların tedavi ve iyileşme sürecindeki merkezi yerini gösteren önemli kaynaklar arasında yer alıyor.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">70 METRELİK TÜNELDE SU SESİ VE TELKİN</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Ünlü Roma hatibi Aristides’in Asklepion’daki tedavi sürecine ilişkin bıraktığı önemli kayıtlara geçmeden önce, burada uygulanan telkin yöntemlerini de konuşalım istiyorum. Kryptoporticus adı verilen yer altı tünelinin bu tedavide nasıl bir işlevi vardı?</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">- Uyku odalarıyla Yuvarlak Tedavi Binası’nın alt katı arasında “Kryptoporticus” adı verilen, yaklaşık 70 metre uzunluğunda tonozlu bir yer altı tüneli uzanıyordu. Hastalar bu geçit sayesinde hava koşullarından etkilenmeden tedavi alanlarına ulaşabiliyordu. Ancak Kryptoporticus yalnızca iki bölüm arasında geçiş sağlayan bir tünel değildi, buradaki su sesi ve kapalı mekanın oluşturduğu atmosfer de tedavi sürecinin bir parçası olarak kullanılıyordu. Hastalar karanlık dehlizde ilerlerken kutsal kaynaktan gelen su, yanlarındaki basamaklardan aşağı doğru akıyor ve sesi tünelin içinde yankılanıyordu. Anlatılanlara göre hekimler de mazgallardan kendilerini göstermeden hastalara alçak sesle “İyileşiyorsun”, “Güçlüsün”, “Hastalığın seni terk ediyor” gibi telkinlerde bulunuyordu. Su sesinin oluşturduğu sakinleştirici ortamla sözlü telkinin bir arada kullanılması, hastanın ruhsal olarak iyileşmeye hazırlanmasını amaçlıyordu. Bu uygulamalar, Asklepion’da bedenin yanı sıra insanın ruhsal durumunun da tedavi sürecine dahil edildiğini gösteren en ilginç örneklerden biridir.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">TİYATRO DA TEDAVİNİN BİR PARÇASIYDI</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Asklepion’un mimarisini anlatırken yaklaşık 3 bin 500 kişilik bir tiyatro bulunduğundan da söz etmiştiniz. Tiyatro ve diğer kültürel faaliyetlerin hastaların tedavi sürecinde nasıl bir yeri vardı?</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">- Tiyatro da Asklepion’daki bütüncül tedavi anlayışının bir parçasıydı. Bu antik tiyatroda dramalar sahneleniyor, çeşitli edebi ve kültürel etkinlikler düzenleniyordu. Bu gösterilerle hastaların günlük kaygılarından uzaklaşmaları, ruhsal olarak rahatlamaları ve tedavi sürecine olumlu katkı sağlanması amaçlanıyordu. Müzikten de benzer şekilde yararlanılıyordu. Kompleksin kütüphanesi ise eğitim ve kültürel faaliyetlerin yürütüldüğü önemli alanlardan biriydi. Böylece hastalar uzun süren tedavileri boyunca sosyal yaşamdan kopmadan, bedensel tedavinin yanı sıra zihinsel ve ruhsal olarak da desteklenen bir ortamda yaşamlarını sürdürüyorlardı.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">DÖNEMİN DÜŞÜNCE, BİLİM VE KÜLTÜR DÜNYASININ ÖNEMLİ BULUŞMA NOKTALARINDANDI</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Asklepion’daki kültürel faaliyetler yalnızca hastalarla mı sınırlıydı? Bu etkinliklere dışarıdan katılım da oluyor muydu?</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">- Evet, kültürel yaşam yalnızca tedavi gören hastalarla sınırlı değildi, dışarıdan gelenler de bu etkinliklere katılıyordu. Burası aynı zamanda dönemin düşünce, bilim ve kültür dünyasının önemli buluşma noktalarından biriydi. Aelius Aristides’in anlatılarında, dönemin ünlü sofistlerinin, hatiplerinin ve filozoflarının Asklepion’a gelerek düzenli olarak konuşmalar ve konferanslar gerçekleştirdiğine ilişkin bilgiler yer alıyor. Böylece hastalar tedavilerini sürdürürken felsefe, edebiyat, hitabet ve tiyatroyla da iç içe bir yaşam sürüyordu.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">ANTİK ŞİFA MERKEZİNİN 1900 YILLIK HASTA GÜNLÜĞÜ</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Az önce adını yeniden andığınız Aelius Aristides’e gelelim. Bildiğim kadarıyla Asklepion’da uzun süre tedavi gören Aristides’in kaleme aldığı Hieroi Logoi (Kutsal Söylemler), buradaki tedavi uygulamaları ve ritüellere ilişkin günümüze ulaşan en ayrıntılı kaynaklardan biri. Bugün Asklepion’daki uyku ve rüya uygulamaları ile hastaların yaşadıklarına ilişkin bildiklerimizin önemli bir bölümünü gerçekten bu esere mi borçluyuz?</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">- Büyük ölçüde evet. MS 2. yüzyılda Pergamon Asklepion’unda uzun süre tedavi gören Aelius Aristides, burada yaşadıklarını Hieroi Logoi (Kutsal Söylemler) adlı eserinde ayrıntılı biçimde kaleme almış. Kendi kronik hastalıklarını, gördüğü rüyaları ve kendisine uygulanan çeşitli tedavi yöntemlerini adeta bir günlük gibi kaydetmiş. Bu sayede antik dönemde Asklepion’daki tedavi sürecini bir hastanın gözünden öğrenebiliyoruz. Yaklaşık 1900 yıl öncesine ışık tutan bu kaynak, Asklepion’daki yaşam ve tedavi uygulamalarına ilişkin çok önemli bilgiler veriyor. Özellikle rüyaların tedavideki yeri, hastaların yaşadığı deneyimler ve uygulanan yöntemlere ilişkin pek çok ayrıntının günümüze ulaşmasında Aristides’in anlatılarının büyük payı var. Ben de bir rehber olarak Asklepion’u anlatırken onun bize bıraktığı bu tarihsel kaynaktan önemli ölçüde yararlanıyorum.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">ASKLEPİON’U GELECEĞE TAŞIYAN TANIKLAR</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Bir hastanın gözünden Asklepion’u Aristides’ten öğreniyoruz. Peki Asklepion’dan söz eden başka antik dönem yazarları da var mı?</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">- Elbette, var. Asklepion’un antik dünyadaki ünü, dönemin en büyük yazarlarının ve düşünürlerinin eserlerinde de karşımıza çıkıyor. Örneğin ünlü coğrafyacı Strabon, Pergamon tarihini ve coğrafyasını anlatırken Asklepion’u kentin kalbi olarak nitelendirip bu şifa kaynağı kutsal alandan da söz ediyor. Ayrıca MS II. yüzyılda yaşayan ünlü gezgin ve coğrafya yazarı Pausanias da seyahat notlarında kutsal alanın mimarisine, tedavi kültürüne, ritüellere ve o dönemin tıp anlayışına ilişkin önemli bilgiler veriyor. Aristides’in bir hasta olarak bıraktığı ayrıntılı kayıtlar ile Strabon ve Pausanias’ın aktardıkları birlikte değerlendirildiğinde, Asklepion’un antik dünyadaki yerini ve burada sürdürülen yaşamı daha geniş bir çerçeveden görebiliyoruz. Bizler de bugün Asklepion hakkında bu kadar ayrıntılı konuşabiliyorsak, yaklaşık iki bin yıl önce bu taşlara ve şifaya tanıklık ederek, geleceğe not bırakan o bilge isimlere borçluyuz. Onun için bu yazılı kaynaklar bizler için çok kıymetli.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">BERGAMA’DA YETİŞTİ, TIP TARİHİNİ DEĞİŞTİRDİ: GALENOS</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Antik dünyanın önemli isimlerinden söz etmişken, son olarak Bergama’da doğan ve tıp ile eczacılık tarihinin en önemli isimlerinden biri kabul edilen Galenos’a gelelim. Galenos’un Asklepion ile yolu nasıl kesişti, burada edindiği deneyimler tıp dünyasına bıraktığı mirası nasıl şekillendirdi?</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">- Harika bir final sorusu. MS 2. yüzyılda Pergamon’da (Bergama) doğan Galenos, tıp tarihini Hippokrates ile birlikte şekillendiren en önemli isimlerden biridir. Asklepion onun için adeta bir okul ve laboratuvar niteliğindeydi. Genç yaşta başladığı tıp eğitimini farklı merkezlerde sürdürdükten sonra Bergama’ya dönerek gladyatörlerin hekimliğini üstlenmiş, bu sayede anatomi, yaralanmalar ve cerrahi konusunda önemli deneyimler kazanmıştı. Galenos burada yalnızca hastalıkların tedavisiyle ilgilenmiyor; anatomi, fizyoloji, farmakoloji ve ilaçların hazırlanması üzerine de çalışmalar yapıyordu. Bitkisel, hayvansal ve mineral kökenli maddelerden ilaç hazırlama yöntemleri sonraki yüzyıllarda büyük etki yarattı ve “eczacılığın babası” olarak anılmasının da temelini oluşturdu. Bugün eczacılıkta kullanılan “galenik farmasi” kavramı da onun adından geliyor. Asklepion’un şifalı suları, otları ve kozmik enerjisiyle harmanladığı reçeteleri, onu Roma İmparatorluğu'nun saray hekimliğine kadar taşıdı. Galenos’un bu topraklarda başlayan tıp yolculuğunun etkisi, sonraki yüzyıllarda çok geniş bir coğrafyaya yayıldı. Eserleri yaklaşık 1500 yıl boyunca hem Doğu hem de Batı’da tıp ve eczacılık okullarında okutulan temel kaynakları arasında yer aldı. Böylece Pergamon Asklepion’u antik dünyanın önemli şifa merkezlerinden biri olmasının yanı sıra Galenos gibi tıp tarihine yön veren bir hekimin yetiştiği merkez olarak da tarihteki yerini aldı.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">SATILMIŞ: “TARİHE, TIBBA VE KÜLTÜRE İLGİ DUYANLARI ASKLEPİON’U KEŞFETMEYE BEKLİYORUZ”</span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#000000">Fahri Bey, verdiğiniz değerli bilgiler için çok teşekkür ederim. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı? Asklepion’u henüz görmemiş olanlara neler söylemek istersiniz?</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">- Ben teşekkür ederim. Oldukça keyifli bir söyleşi oldu. Asklepion’u anlatmak benim için her zaman çok özel. Burada gezerken binlerce yıl önce insanın bedenine ve ruhuna nasıl yaklaşıldığını, dönemin sağlık ve şifa anlayışını yakından görebiliyorsunuz. Bergama’ya yolu düşen yerli ve yabancı turistlerin bu atmosferi yerinde yaşamalarını isterim. Tarihe, tıbba ve kültüre ilgi duyan herkesi bu eşsiz mirası yerinde görmeye ve Asklepion’u keşfetmeye davet ediyorum.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>3.SAYFA, KÜLTÜR, SAĞLIK, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/ruh-sagliginin-23-asirlik-recetesi-pergamon-asklepionunda</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 01:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/1-230.jpg" type="image/jpeg" length="53613"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa Parlamentosu’ndan Müslüman Kardeşler için terör listesi çağrısı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-parlamentosundan-musluman-kardesler-icin-teror-listesi-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-parlamentosundan-musluman-kardesler-icin-teror-listesi-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Parlamentosu, Müslüman Kardeşler ile bağlantılı kişi ve kuruluşların AB’nin terör yaptırımları listesine alınmasına ilişkin hukuki koşulların incelenmesini isteyen kararı 381 oyla kabul etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kararda, Avrupa’daki İslamcı ağların siyasi ve kurumsal etkilerine karşı ortak strateji geliştirilmesi, AB fonlarının daha sıkı denetlenmesi ve yabancı finansman kaynaklarının şeffaflığının artırılması istendi. Türkiye ve Katar kaynaklı finansman da inceleme çağrısı yapılan başlıklar arasında yer aldı. Ancak karar, Müslüman Kardeşler’in doğrudan terör örgütü ilan edilmesi veya Türkiye ve Katar’a yaptırım uygulanması anlamına gelmiyor.</strong></p>

<p>Avrupa Parlamentosu (AP), Avrupa’daki İslamcı ağların siyasi ve kurumsal etkileriyle mücadele edilmesini öngören kararını 8 Ekim 2026 Perşembe günü yapılan oylamada kabul etti. P10_TA(2026)0342 sayılı karar, 381 lehte, 167 aleyhte ve 15 çekimser oyla kabul edildi.</p>

<p>Kararda, Avrupa Birliği (AB) kurumları ve üye ülkelerin, Parlamento tarafından “İslamcı sızma” olarak tanımlanan faaliyetlerin belirlenmesi ve bunlarla mücadele edilmesi için ortak bir yöntem geliştirmesi istendi. Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olduğu değerlendirilen kişi ve kuruluşların yanı sıra, bu yapılarla ilişkili ağların finansman kaynaklarının ve kurumsal bağlantılarının da daha yakından incelenmesi çağrısı yapıldı.</p>

<p>Ancak kabul edilen karar, Müslüman Kardeşler hareketinin doğrudan terör örgütü ilan edildiği anlamına gelmiyor. AB’nin terör yaptırımları listesine yeni kişi veya kuruluşların eklenmesi için ilgili hukuki koşulların karşılanması ve AB Konseyinin ayrı bir hukuki süreç kapsamında karar alması gerekiyor.</p>

<p><strong>AB fonları ve yabancı finansman mercek altında</strong></p>

<p>Kararın öne çıkan başlıklarından biri, Avrupa kurumlarından sağlanan mali kaynakların denetlenmesi oldu. Parlamento, AB fonlarının izlenebilirliğinin artırılmasını, kaynak tahsisinden önce daha kapsamlı incelemeler yapılmasını ve yasal koşulların oluşması durumunda fonlardan yararlanmanın engellenmesine yönelik mevcut mekanizmaların uygulanmasını talep etti.</p>

<p>Avrupa Komisyonundan, Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olduğu veya karar metninde siyasi İslam kapsamında değerlendirildiği belirtilen kişi ve kuruluşlara sağlanan AB finansmanına ilişkin genel bir değerlendirme hazırlaması da istendi.</p>

<p>Kararda, yabancı finansman kaynaklarının ve sınır ötesi işbirliklerinin daha sıkı denetlenmesi gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda Türkiye ve Katar kaynaklı olduğu belirtilen mali ilişkilerin dikkatle incelenmesi çağrısında bulunuldu.</p>

<p>Bununla birlikte, karar Türkiye veya Katar'a yönelik doğrudan bir yaptırım öngörmüyor. Talep edilen adımlar, yabancı finansman kaynaklarının şeffaflığının artırılması ve AB kaynaklarının kullanımına ilişkin denetimlerin güçlendirilmesiyle sınırlı.</p>

<p><strong>Müslüman Kardeşler için terör listesi süreci</strong></p>

<p>Parlamento, AB Konseyinden Müslüman Kardeşler ile bağlantılı kişi ve kuruluşların terör yaptırımları listesine alınması için gerekli hukuki koşulların bulunup bulunmadığını değerlendirmesini istedi.</p>

<p>Kararda, incelemelerin yalnızca resmî örgütlenmelerle sınırlı tutulmaması; bağlantılı kuruluşların, finansman kanallarının, gençlik ağlarının ve yönetsel ya da koordinasyon görevleri üstlenen kişilerin de değerlendirmeye alınması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Ancak bu çağrı, herhangi bir kişi veya kuruluşun otomatik olarak terör listesine alınmasını sağlamıyor. Mevcut AB çerçevesinde, listeye yeni bir kişi, grup veya kuruluşun eklenebilmesi için ilgili terör eylemleriyle bağlantılı soruşturma, kovuşturma veya mahkûmiyete dayanan, yetkili bir makam tarafından verilmiş uygun bir kararın bulunması gerekiyor. Listeye alınan kişi ve kuruluşlar, mal varlığının dondurulması ve kendilerine fon veya ekonomik kaynak sağlanmasının yasaklanması gibi yaptırımlarla karşılaşabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>FEMYSO da kararda anıldı</strong></p>

<p>Karar, AB kurumlarının belirli kuruluşlarla ortaklık kurmadan veya bu kuruluşlara kurumsal erişim sağlamadan önce daha kapsamlı incelemeler yapmasını da öngörüyor.</p>

<p>Parlamento, bu bağlamda Avrupa Müslüman Gençlik ve Öğrenci Örgütleri Forumu (FEMYSO) adlı kuruluşu açıkça anıyor. Bununla birlikte, bir kuruluşun siyasi bir kararda adının geçmesi, o kuruluş hakkında verilmiş bir ceza hükmü veya terör örgütü olarak sınıflandırıldığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Kararda ayrıca Schengen mekanizmalarının ve Avrupa veri tabanlarının daha etkin kullanılması, Europol ve Eurojust ile işbirliğinin ilgili yetki sınırları içinde güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.</p>

<p>Parlamento, bazı ülkeler tarafından nefret vaizi olarak nitelendirilen kişilere yönelik önlemlerin artırılmasını da gündeme getirdi. Bu çerçevede Avrupa düzeyinde bir liste oluşturulması ve vize ile oturum izinlerine ilişkin incelemelerin sıkılaştırılması istendi. Ancak bu çağrı da tek başına yeni bir vize reddi veya oturum iznini iptal etme yetkisi oluşturmuyor.</p>

<p><strong>Tam örtünme yasağına destek</strong></p>

<p>Kararda tam yüz örtünmesi konusu da ele alındı. Parlamento çoğunluğu, kamuya açık alanlarda peçe ve burka dâhil yüzün tamamen örtülmesini yasaklayan ulusal düzenlemelere destek verdi. Bu yaklaşım, kamu güvenliği, hukukun uygulanması ve başkalarının haklarının korunması gerekçeleriyle savunuldu.</p>

<p>Bununla birlikte karar, AB genelinde doğrudan uygulanabilecek yeni bir örtünme yasağı getirmiyor. Konuya ilişkin düzenlemeler, ulusal mevzuat ve yürürlükteki Avrupa hukuku çerçevesinde belirlenmeye devam edecek.</p>

<p><strong>“İslamcı sızma” tartışması ve temel haklar</strong></p>

<p>Kararda, dinî söylem ile siyasi faaliyetlerin kesişmesi, finansman kaynaklarının şeffaf olmaması, aynı yapılarla tekrarlanan kurumsal ilişkiler ve mevcut ağlarla bağlantılar, incelenmesi gereken göstergeler arasında sıralandı. Farklı muhataplara yönelik değişen söylemler ve kuruluşların farklı adlar ya da biçimler altında yeniden ortaya çıkması da değerlendirme başlıkları arasında yer aldı.</p>

<p>Parlamento, bu göstergeleri kurumsal denetim ve değerlendirme çerçevesinde ele alırken bunların tek başına suç işlendiğini veya bir kuruluşun terör örgütüyle bağlantılı olduğunu kanıtlamadığını da belirtti.</p>

<p>Kararın dikkat çeken bir diğer yönü ise Müslüman vatandaşların haklarına ilişkin vurgusu oldu. Parlamento, Müslümanları ayrımcılığa karşı korumanın demokratik bir yükümlülük olduğunu ifade ederek, Müslüman inancının siyasi veya aşırılıkçı ağlarla özdeşleştirilmemesi gerektiğini kaydetti. Demokratik değerleri savunan ve aşırılıkçı baskılara karşı duran Müslüman temsilciler ile sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>ABD’den karara destek</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Massad Boulos, kararın kabul edilmesini memnuniyetle karşıladı.</p>

<p>Boulos, X üzerinden yaptığı açıklamada, ABD'nin terör faaliyetleri ve istikrarsızlaştırıcı girişimlerle bağlantılı Müslüman Kardeşler yapılanmalarına karşı adımlar attığını belirtti. Avrupalı ortaklarla terörle mücadele, şiddet yanlısı aşırılıkçı ağların faaliyetlerinin engellenmesi ve ortak güvenliğin korunması konularında işbirliğinin sürdürülmesini desteklediklerini ifade etti.</p>

<p>Kararın hazırlanmasında rol oynayan Fransız Avrupa Parlamentosu üyesi Céline Imart ise oylama sonucunu “tarihi” olarak nitelendirdi. Imart, Avrupa kurumlarında uzun süredir tartışılmaktan kaçınıldığını savunduğu bir konuyu gündeme taşıdıklarını ve kararın AB kurumlarının yaklaşımında önemli bir değişime işaret ettiğini söyledi.</p>

<p>Oylama sonuçları, Avrupa Parlamentosundaki siyasi gruplar arasındaki görüş ayrılıklarını da ortaya koydu. Merkez sağ ve sağ partilerin çoğunluğu kararı desteklerken sosyal demokrat, yeşil ve sol grupların büyük bölümü karşı oy kullandı.</p>

<p><strong>Uygulama için Komisyon ve Konseyin adımları bekleniyor</strong></p>

<p>8 Ekim'de kabul edilen karar, Avrupa Parlamentosunun konuya ilişkin siyasi tutumunu ortaya koyuyor. Ancak finansman denetimlerinin artırılması, kurumsal ilişkilerin gözden geçirilmesi ve terör listesine olası yeni kişi veya kuruluşların eklenmesi gibi adımların hayata geçirilmesi, Avrupa Komisyonu, AB Konseyi ve üye ülkelerin atacağı ilave adımlara bağlı.</p>

<p>Özellikle terör yaptırımları listesine alınma konusunda yürürlükteki hukuki usul ve koşullar geçerliliğini koruyor. Parlamento kararı, bu sürecin yerine geçmiyor; ilgili kurumlara değerlendirme ve inceleme çağrısında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-parlamentosundan-musluman-kardesler-icin-teror-listesi-cagrisi</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 20:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/10/a-b.JPG" type="image/jpeg" length="84703"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa Postası'nın Şubat 2025 sayısı ile okurlarımıza 'Merhaba' diyoruz]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-subat-2025-sayisi-ile-okurlarimiza-merhaba-diyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-subat-2025-sayisi-ile-okurlarimiza-merhaba-diyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğru haber ve özgür düşüncenin adresi Avrupa Postası'nın yeni sayısı 25 Şubat tarihinde çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p data-end="232" data-start="0">Başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinde günden güne yükselen aşırı sağcı AfD'ye karşı neler yapılması gerektiği sorusunun öne çıktığı bu sayımızda, 23 Şubat'ta gerçekleşen Almanya'daki erken genel seçimlere geniş yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p data-end="371" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="234">Toplam 24 sayfadan oluşan ve çoğu özel haberler ile gündeme yönelik gazeteci ve yazar dostlarımızın köşe yazılarının yer aldığı bu sayımızla okurlarımıza "Merhaba" diyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-subat-2025-sayisi-ile-okurlarimiza-merhaba-diyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Mar 2025 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2025/03/sayfa-1.JPG" type="image/jpeg" length="21520"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa Postası'nın yeni sayısı ile 'Merhaba']]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2012 yılından bu yana internet ağırlıklı birçok özel haberle Avrupa ve Türkiye'de gündem yaratan Avrupa Postası'nın yeni sayısı 18 Ekim tarihinde çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Toplam 24 sayfadan oluşan yeni sayımız daha öncekilere kıyasla dolu dolu oldu diyebiliriz.</strong></p>

<p>Frankfurt Kitap Fuarı'nı dikkate alarak kısa sürede hazırlanan bu sayımızda, Almanya'da tartışılan hızlı ve çifte vatandaşlıktan, günden güne yükselen aşırı sağcı ve ırkçı&nbsp;AfD'nin durumuna,&nbsp;ilticacılara verilmesi planlanan&nbsp;para yerine alışveriş&nbsp;kartlarına ve&nbsp;Schuffa'daki değişikliğe kadar birçok&nbsp;özel&nbsp;habere yer verdik.</p>

<p>Yeni sayımızdaki ''Ortadoğu&nbsp;barut kokuyor" başlıklı haberde, Hamas-İsrail savaşı&nbsp;ile adı konulmasa da adeta 3'üncü dünya savaşına doğru mu? gidildiğini sorduk. Savaşla birlikte Avrupa ülkelerinde ifade özgürlüğüne vurulan darbe ve Filistin'e destek içerikli gösterilerin yasaklanmasını&nbsp;haberleştirdik.</p>

<p>Yaklaşık 6 yıldır Almanya'nın başkenti Berlin'de yaşayan dünyaca ünlü yazar Aslı Erdoğan'ın yaşadığı ağır sağlık sorunlarının yanında, yasal statüsü ile ilgili kamuoyuna ilk kez Avrupa Postası aracılığı ile ulaşan,&nbsp;Avrupa ve Türkiye'de geniş&nbsp;yankı&nbsp;bulan haberimizin&nbsp;kısaltılmış&nbsp;şekline yer verdik.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Unutmadan geçemeyeceğimiz haberler arasında, 40 yıl önce Almanya'nın başkenti Berlin'de İdare Mahkemesi'nin altıncı&nbsp;katından atlayarak canına kıymak zorunda kalan&nbsp;Cemal Kemal Altun ile Türk sinemasının 'Çirkin Kral'ı&nbsp;Yılmaz&nbsp;Güney'in ölümünün 39. yılında yapılan anmalara yer verdik. Aynı&nbsp;şekilde 3 Kasım 1982 yılında Köln'de Türkiye Başkonsolosluğu'nu işgal edenler arasında bulunan Devrimci Sol taraftarı Haşım Ağırgöl'ün&nbsp;Leverkusen'deki anması&nbsp;ile 1988 yılında idam hükümlüsü Abdulkadir Konuk'un Çapa Tıp Fakültesi hastanesinden film gibi bir firarı sonrası, yaşadığı Almanya'da&nbsp;sessizlik içinde hayatını kaybetmesi ile ilgili haberler de geçmiş anıları yaşatmak için kayda değer önemdedir.</p>

<p>Bu sayımızda başta yazar dostlarımızın köşe yazıları olmak üzere, güncel Avrupa ve Almanya haberlerinin&nbsp;okurun dikkatini çekerek, birçok&nbsp;telefon ve mail aracılığı ile destek mesajlarını&nbsp;ilk haftada göndermesi&nbsp;bizleri daha da umutlandırdı.</p>

<p>Kısacası Ortadoğu'daki savaştan siyasete,&nbsp;ekonomiden&nbsp;spora ve&nbsp;magazinden&nbsp;bulmacaya kadar daha birçok haberle&nbsp;siz&nbsp;okurlarımıza yeniden 'Merhaba' diyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Oct 2023 06:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/10/avrupa-postasi-small1-page-0001.jpg" type="image/jpeg" length="20146"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa Postası'nın yeni sayısı ile 'Merhaba']]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2012 yılından bu yana internet ağırlıklı birçok özel haberle Avrupa ve Türkiye'de gündem yaratan Avrupa Postası'nın yeni sayısı 18 Ekim tarihinde çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Toplam 24 sayfadan oluşan yeni sayımız daha öncekilere kıyasla dolu dolu oldu diyebiliriz.</strong></p>

<p>Yeni sayımızda ''Ortadoğu&nbsp;barut kokuyor" başlıklı haberde&nbsp;Hamas-İsrail savaşı&nbsp;ile adı konulmasa da adeta 3'üncü dünya savaşına doğru mu gidildiğini sorduk. Savaşla birlikte Avrupa ülkelerinde ifade özgürlüğüne vurulan darbe ve Filistin'e destek içerikli gösterilerin yasaklanmasını&nbsp;haberleştirdik.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Frankfurt Kitap Fuarı'nı dikkate alarak kısa sürede hazırlanan bu sayımızda, Almanya'da tartışılan hızlı ve çifte vatandaşlıktan, günden güne yükselen aşırı sağcı ve ırkçı&nbsp;AfD'nin durumuna,&nbsp;ilticacılara verilmesi planlanan&nbsp;para yerine alışveriş&nbsp;kartlarına ve&nbsp;Schuffa'daki değişikliğe kadar birçok&nbsp;özel&nbsp;habere yer verdik.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/avrupa-postasinin-yeni-sayisi-ile-merhaba</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Oct 2023 18:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/10/avrupa-postasi-small1-page-0001.jpg" type="image/jpeg" length="61981"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ölümünün 40. yılında Cemal Kemal Altun Unutulmadı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/olumunun-40-yilinda-cemal-kemal-altun-unutulmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/olumunun-40-yilinda-cemal-kemal-altun-unutulmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[30 Ağustos 1983 de Almanya'nın başkenti Berlin'deki İdari Mahkemesi'nin altıncı katından atlayarak hayatını kaybeden Cemal Kemal Altun, ölümünün 40. yılında anıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Alman ve Türkiye kökenli 100'e yakın bir kitlenin katılım sağladığı hüzünlü anma, Berlin'in en işlek&nbsp;semtlerinden Zoologischer Garten'deki Harderberg caddesinde&nbsp;gerçekleşti</strong></p>

<p><a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/berlin-idare-mahkemesi" target="_blank" title="Berlin İdare Mahkemesi">Berlin İdari&nbsp;Mahkemesi</a>'nin önünde gerçekleşen anma sırasında&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/cemal-kemal-altun" target="_blank" title="Cemal Kemal Altun">Cemal Kemal Altun</a>&nbsp;adına yapılmış anıt heykelin önüne kırmızı karanfiller ve çiçekler bırakıldı.</p>

<p>Duygu dolu&nbsp;konuşmalarda Cemal Kemal Altun'un&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/30-agustos-1983" target="_blank" title="30 Ağustos 1983">30 Ağustos 1983</a>&nbsp;de Berlin İdare Mehkemesi binasının altıncı katından ölüme atlayarak hayatını kaybettiği, sorumlusunun da zamanın Federal Almanya Hükümeti ve İçişleri Bakanı F. Zimmermann olduğu belirtildi.</p>

<p>Türkiye'de 12 Eylül 1980 sonrası darbeci faşist generaller ile Almanya'daki Kohl hükümetinin ikili kirli ticari, askeri ve diplomatik ilişkileri sonucu Altun'un ölüme sürüklendiği belirtildi.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Almanca&nbsp;ve Türkçe olarak&nbsp;<strong>"Ölümünün 40. yılında&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/kemal-altun" target="_blank" title="Kemal Altun">Kemal Altun</a>'u&nbsp;unutmayacağız"</strong>&nbsp;ile&nbsp;<strong>"Özlemle anıyoruz"</strong>&nbsp;yazan pankart ve dövizlerin&nbsp;taşındığı anmaya, çevreden geçenlerin yoğun ilgisi oldu.</p>

<p>Anma sırasında&nbsp;aralarında Berlin Keuzkirche (Protestan Kilisesi) emekli Papazı&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/jurgen-quand" target="_blank" title="Jürgen Quand">Jürgen Quand</a>, Cemal Kemal Altun Dayanışma Komitesi kurucularından&nbsp;gazeteci Adil Yiğit ve&nbsp;yazar&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/selcuk-sahin-polat" target="_blank" title="Selçuk Şahin Polat">Selçuk Şahin Polat</a>&nbsp;ile Mülteci&nbsp;İnisiyatifi'nden&nbsp;<a href="https://www.avrupa-postasi.com/haberleri/almaz-haile" target="_blank" title="Almaz Haile">Almaz Haile</a>, birer konuşma yaptılar.&nbsp;</p>

<p>Almanca ve Türkçe yapılan konuşmalarda<strong>&nbsp;"Cemal Kemal Altun'un&nbsp;katillerini dün gibi hatırlıyoruz!. Türkiye'de işkence altında alınan gerçek dışı&nbsp;bir&nbsp;ifade sonrası,&nbsp;iadesini&nbsp;isteyen zamanın darbeci faşist generalleri ile Almanya'da iltica dilekçesinin kabul edilmesine rağmen iade teröründe kararlı olan Federal İçişleri Bakanı Friedrich Zimmermann'dır"</strong>&nbsp;denildi.</p>

<p>Konuşmaların devamında, Hitler faşizminin yaşandığı&nbsp;bir ülkede&nbsp;Cemal Kemal Altun’u, zalim 12 Eylül cuntasına teslim etme kararını alan zamanın yöneticileri sert dille eleştirilerek, "Almanya'ya&nbsp;sığınan bir siyasi mültecinin&nbsp;ölümü kurtuluş olarak seçmesini anlamaktan uzak&nbsp;kalanları şiddetle kınıyoruz.</p>

<p>Ölümünün 40'ıncı yılında Cemal Kemal Altun'u sevgi ve özlemle anıyoruz! Cemal Kemal Altun ölmedi yaşıyor! Seni unutmayacağız!" ifadelerinden sonra hep bir ağızdan " Hoch die Internationale&nbsp;Solidarität" (Yaşasın Uluslararası Dayanışma) sloganı&nbsp;haykırıldı.Anma, Altun'un Mariendorf'daki mezarının ziyaret edilmesi ile son buldu. Alman basının anma öncesi ve sonrası siyasi mülteciler için sembol haline gelen Cemal Kemal Altun ile ilgili geniş haberler yapması dikkat çekti.</p>

<p><strong>Anma ile ilgili Alman basınına yansıyan haberlerin bir bölümünün linkleri şu şekilde:</strong></p>

<p><a data-link-id="14" href="https://www.berliner-zeitung.de/mensch-metropole/gedenken-an-cemal-kemal-altun-die-asylpolitik-ist-unmenschlich-li.383860" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.berliner-zeitung.de/mensch-metropole/gedenken-an-cemal-kemal-altun-die-asylpolitik-ist-unmenschlich-li.383860</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a data-link-id="15" href="https://www.jungewelt.de/artikel/458002.gedenken-todessprung.html" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.jungewelt.de/artikel/458002.gedenken-todessprung.html</a></p>

<p><a data-link-id="16" href="https://taz.de/Der-Fall-Altun/!5952693/" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://taz.de/Der-Fall-Altun/!5952693/</a></p>

<p><a data-link-id="17" href="https://www.tagesspiegel.de/berlin/todessprung-aus-dem-gerichtsaal-6941098.html" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.tagesspiegel.de/berlin/todessprung-aus-dem-gerichtsaal-6941098.html</a></p>

<p><a data-link-id="18" href="https://www.nd-aktuell.de/artikel/1175888.kirchenasyl-der-beginn-der-kirchenasylbewegung.html" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.nd-aktuell.de/artikel/1175888.kirchenasyl-der-beginn-der-kirchenasylbewegung.html</a></p>

<p><a data-link-id="19" href="https://www.dw.com/de/kirchenasyl-als-zuhause-auf-zeit/a-66660945" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.dw.com/de/kirchenasyl-als-zuhause-auf-zeit/a-66660945</a></p>

<p><a data-link-id="20" href="https://www.jungewelt.de/artikel/457961.pro-asyl-erinnert-an-cemal-altuns-40-todestag.html" rel="noopener noreferrer" target="_blank">https://www.jungewelt.de/artikel/457961.pro-asyl-erinnert-an-cemal-altuns-40-todestag.html</a></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Etkinlik</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/olumunun-40-yilinda-cemal-kemal-altun-unutulmadi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 Sep 2023 15:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/10/vlcsnap-2023-08-31-16h10m06s994.jpg" type="image/jpeg" length="36828"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anne sütü birçok hastalıktan koruyor!]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/anne-sutu-bircok-hastaliktan-koruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/anne-sutu-bircok-hastaliktan-koruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anne sütü alan bebeklerin almayanlara göre hayatta kalma şansının en az 6 kat daha yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. Nalan Karabayır, “Anne sütü optimal büyüme ve gelişme dışında sağlığın korunması için gereken tüm enerji, besin öğeleri ile çocukluk çağı hastalıklarından koruyan antikorlar ve koruyucu maddeler içerir. Yenidoğana anne sütü dışında herhangi bir yiyecek ya da içecek verildiğinde anne sütünün koruyucu etkisi azalır ve hastalıkların görülme riski artar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1-7 Ağustos Dünya Emzirme Günü&nbsp;çerçevesinde önemli açıklamalarda bulunan Medipol Mega Üniversite Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr.&nbsp;Nalan Karabayır, doğumdan sonraki ilk 1 saat içinde emzirmenin başlatılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Karabayır, “<strong>Gebelikten itibaren bebeğin iki yaşına kadar olan dönem, büyüme ve gelişmenin en hızlı olduğu ve bebeğin çevresel faktörlerden en fazla etkilendiği dönemdir. Bebeklerin bu dönemde en uygun şekilde beslenmesi gerekmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) başta olmak üzere çocuk sağlığı ile uğraşan bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmesini, altıncı ayda uygun ve güvenli tamamlayıcı besinlere başlanarak emzirmenin en az 2 yaşına kadar sürdürülmesini önermektedir. Bu nedenle doğumdan hemen sonra anne-bebek ten teması sağlanmalı ve ilk 1 saat içinde emzirme başlatılmalıdır</strong>” diye konuştu.</p>

<p><strong>HAYATTA KALMA ŞANSI 6 KAT DAHA FAZLA!</strong></p>

<p>Anne sütünün bebekler için ideal besin, temiz ve güvenli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Karabayır, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>“Anne sütü büyüme ve gelişmenin sağlanması, sağlığın korunması için gereken tüm enerji, besin öğeleri ve çocukluk çağı hastalıklarından koruyan antikorlar ve canlı hücreler içerir. Anne sütü orta kulak iltihabı, ishal, üst ve alt solunum yolu enfeksiyonları, bakteriyemi, menenjit, idrar yolu enfeksiyonu gibi hastalıkları önler ya da hafif geçirilmesini sağlar. Erken dönemde bebeğin yeterli kilo almasını sağlar ve beslenme bozukluğundan korur. Alerjik hastalıkların (astım, besin alerjisi, atopik dermatit gibi) daha geç yaşta ortaya çıkmasını ve daha hafif seyretmesini sağlar.</em></p>

<p><em>Dünya çapında, emzirme oranlarının artırılması ile 5 yaş altı çocuk ölümlerinde yüzde 13 azalma olacağı, yıllık 820 bin çocuk ölümünün önleneceği hesaplanmıştır. Anne sütü alan bebeklerin almayanlara göre hayatta kalma şansı en az 6 kat daha yüksektir. Yakın zamanda yapılan bir çalışmaya göre anne sütü ile beslenen bebeklerde ölüm oranı, anne sütü ile beslenmeyen bebeklere göre yüzde 33 daha azdır. Daha önce yapılmış bir çalışmada ise anne sütü ile beslemeye başlama ile yaşamın ilk yılında ölüm sıklığının yüzde 19 ila 26 azalma saptanmıştır. Bu durum anne sütü ile beslenen bebeklerde ani bebek ölümü nekrotizan enterokolit, ishal, zatürre, kulak enfeksiyonu gibi enfeksiyon hastalıkları ile alerji, diyabet, obezite gibi kronik hastalıkların daha az görülmesi ile ilişkilidir.”</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/anne-sutu-bircok-hastaliktan-koruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Aug 2023 09:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/10/anne.jpg" type="image/jpeg" length="16763"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zeka 'modern' Mona Lisa'yı çizdi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/yapay-zeka-modern-mona-lisayi-cizdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/yapay-zeka-modern-mona-lisayi-cizdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zeka kültürel tartışmaların daha büyük bir parçası haline gelirken, Rönesans döneminde yaşamış İtalyan hezârfen Leonardo da Vinci'nin Mona Lisa tablosu yapay zeka tarafından çizildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yapay zeka kültürel tartışmaların daha büyük bir parçası haline geldikçe, ortaya çıkan eserler de insanlarda etki uyandırmaya devam ediyor.</p>

<p></p>

<p>Son olarak Rönesans döneminde yaşamış İtalyan hezârfen&nbsp;<strong>Leonardo da Vinci</strong>'nin&nbsp;<strong>Mona Lisa</strong>&nbsp;tablosu, yapay zeka tarafından yeniden çizildi.</p>

<p>Yapay zeka ile çizilen resimde geniş gözler, biraz makyaj ve büyük göğüs dekoltesi dikkat çekti.</p>

<p><img alt="" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2023/08/monalisa.PNG" style="width: 728px; height: 818px;" /></p>

<p></p>

<p>Sosyal medyada viral olan çizim, bazı insanların da tepkisini çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Resmin yaratıcısı&nbsp;<strong>Gianpaolo Rosa</strong>,&nbsp;<strong>"Leonardo Da Vinci'nin başyapıtını onurlandırmak"</strong>&nbsp;amacıyla yapıldığını iddia ettiği resimle ilgili tartışmalara değinirken, kadınların cinselleştirilmesinin&nbsp;<strong>"üzücü"</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>"sorunlu"</strong>&nbsp;olduğunu, ancak resmin&nbsp;<strong>"sanatı ve kadınları nasıl algıladığımız"</strong>&nbsp;konusunda bir diyalog başlatmasını umduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/yapay-zeka-modern-mona-lisayi-cizdi</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Aug 2023 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/10/mona-lisa-1.jpg" type="image/jpeg" length="17000"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Paskalya yürüyüşünde Küba'yla dayanışma pankartı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paskalya-yurusunde-kuba-ile-dayanisma-pankarti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paskalya-yurusunde-kuba-ile-dayanisma-pankarti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da geleneksel olarak savaşa ve silahlanmaya karşı düzenlenen Paskalya yürüyüşlerinin sonuncusuna Hamburg'da 2 binden fazla kişi katıldı. 6 Nisan'da başlayan ve toplam 120 kentte gerçekleşen yürüyüşlerde "Savaşa hayır" mesajı verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya- Ukrayna arasında sürmekte olan savaşın koşulsuz olarak sona ermesi için, acil olarak karşılıklı&nbsp;diyaloga ihtiyaç vardır şeklinde altı&nbsp;çizilen konuşmalar sonrası, Ukrayna'ya silah gönderilmesini savunan siyasiler ve gazeteciler için 'ABD'ye&nbsp;ve NATO'ya bağlı köpekler' suçlaması dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eski Almanya Şanşölyesi Willy Brandt'ın oğlu Prof. Peter Brandt'ın da aralarında bulunduğu konuşmacılar, "Silahların olmadığı acil barış istiyoruz" talebini dile getirerek, üçlü koalisyon hükümetinin Ukrayna'ya askeri yardım paketlerini sert dille eleştirdiler.&nbsp;</p>

<p>Hamburger Forum tarafından düzenlenen ve 2 binden fazla&nbsp;göstericinin katıldığı Ostermarsch gösterisi sırasında açılan bir pankart ile ABD ve AB ülkelerinin Venezuela ve Küba'ya karşı uyguladıkları ekonomik ve siyasi yaptırımlar da protesto edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paskalya-yurusunde-kuba-ile-dayanisma-pankarti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Apr 2023 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/04/img20230410140213.jpg" type="image/jpeg" length="46161"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[C. Kemal Altun ismi Hamburg'da ölümsüzleşti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/c-kemal-altunun-isimi-hamburgda-olumsuzlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/c-kemal-altunun-isimi-hamburgda-olumsuzlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/c-kemal-altunun-isimi-hamburgda-olumsuzlesti</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/03/a001.jpg" type="image/jpeg" length="57017"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Depremzedeler için dayanışma gösterisi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/depremzedeler-icin-dayanisma-gosterisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/depremzedeler-icin-dayanisma-gosterisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/depremzedeler-icin-dayanisma-gosterisi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2023/03/img20230225144700.jpg" type="image/jpeg" length="58485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Paris Katliamı Hamburg'da protesto edildi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paris-katliami-hamburgda-protesto-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paris-katliami-hamburgda-protesto-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'nın başkanti Paris'te Kürt Kültür Merkezi'ne ve iki ayrı iş yerine yönelik silahlı saldırı sonucu hunharca öldürülen üç Kürt için Avrupa kentlerinde protesto gösterileri gerçekleşti. Almanya'nın Hamburg kentinde merkez tren istasyonu önünde başlayıp şehir merkezine kadar olaysız devam eden yürüyüşte, yüzlerce gösterici insanlık dışı katliamı nefretle kınadı. Konuşmacılar, "Paris Katliamı tüm sonuçları ile soruşturulmalı ve aydınlatılmalıdır" talebinde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransa’nın başkenti Paris'in 10. bölgesinde 23 Aralık günü Kürt Kültür Merkezi'ne yönelik silahlı saldırı sonucu, biri kadın üç Kürt'ün öldürülmesinden sorumlu 69 yaşındaki Fransız vatandaşı ırkçı William M., olay yerinde gözaltına alınmıştı. Saldırgan Savcılık kararı ile&nbsp;psikiyatri kliniğine sevk edilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Paris Savcılığı tarafından yapılan açıklamada, saldırgan hakkındaki gözaltı kararı bir gün sonra&nbsp;kaldırılmışti. Paris Savcılığı, doktor raporu sonucu katilin sağlık durumunu gerekçe göstererek, Paris Emniyet Müdürlüğü Psikiyatri Hastanesi’ne kaldırıldığını bildirmişti.</p>

<p>Kürtlerden ve demokratik kamuoyundan gelen yoğun tepkiler sonrası üç Kürt'ün ölümüne yol açan Fransız katil yeniden gözaltına alınmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/paris-katliami-hamburgda-protesto-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Dec 2022 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2022/12/5.jpg" type="image/jpeg" length="38170"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katar: Galler - İran karşılaşması öncesi tribünde Mahsa Amini pankartı açıldı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/katar-galler-iran-karsilasmasi-oncesi-tribunde-mahsa-amini-pankarti-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/katar-galler-iran-karsilasmasi-oncesi-tribunde-mahsa-amini-pankarti-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Katar'ın ev sahipliğini yaptığı 2022 FIFA Dünya Kupası’nda, B Grubu'nda yer alan Galler ile İran Ahmed bin Ali Stadı'nda karşılaştı. İran taraftarlarının, karşılaşma öncesi tribünde Mahsa Amini yazan pankartlar açması dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/foto-galeri/katar-galler-iran-karsilasmasi-oncesi-tribunde-mahsa-amini-pankarti-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Nov 2022 19:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2022/11/1.jpg" type="image/jpeg" length="88606"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'da öğrenciler “Diktatöre ölüm” sloganlarını attı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/iranda-ogrenciler-diktatore-olum-sloganlarini-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/iranda-ogrenciler-diktatore-olum-sloganlarini-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran'da 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin, “ahlak polisi” tarafından şiddetle gözaltına alındıktan sonra ölümü ülke genelinde protesto gösterilerine yol açtı.

Ülke çapında protestolar devam ederken, İranlı öğrencilerin verdiği poz, sosyal medyada gündem oldu.

ÖĞRENCİLER HUMEYNİ'NİN PORTRESİNE ORTA...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>İran'da 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin, “ahlak polisi” tarafından şiddetle gözaltına alındıktan sonra ölümü ülke genelinde protesto gösterilerine yol açtı.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Ülke çapında protestolar devam ederken, İranlı öğrencilerin verdiği poz, sosyal medyada gündem oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>ÖĞRENCİLER HUMEYNİ'NİN PORTRESİNE ORTA PARMAK İŞARETİ YAPTILAR</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Sokaklardaki gösteriler İran'da okullara yayıldı. Birçok kentte&nbsp;İranlı öğrenciler, sınıflarda bulunan Humeyni portresine karşılık başörtülerini çıkartarak orta parmak işareti yaptı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Sosyal medyada paylaşılan bir görüntü ise dünyanın gündemine oturdu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Öğrenciler daha sonra okulun kontrolünü ele alarak “Diktatöre ölüm” sloganlarını attı. Olaya müdahale etmek isteyen okul müdürü, kız öğrencileri tarafından okuldan dışarıya itildi.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Ülke çapında devam eden protestolarda 130’den fazla kişinin hayatını kaybettiği düşünülüyor.</span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/iranda-ogrenciler-diktatore-olum-sloganlarini-atti</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Oct 2022 16:20:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/3.png" type="image/jpeg" length="21350"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsveç devlet televizyonu SVT'de Erdoğan'la dalga geçildi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/isvec-devlet-televizyonu-svtde-erdoganla-dalga-gecildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/isvec-devlet-televizyonu-svtde-erdoganla-dalga-gecildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsveç devlet televizyonu SVT'de Kadir Meral'in Kürtçe sunumu ile, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'la dalga geçilen bir yayın yapıldı.

İsveç devlet televizyonu SVT’de, AKP'li Cumhurbaşkanı&nbsp;Erdoğan’la dalga geçilen Kürtçe yayın, sosyal medyada gündem oldu ve&nbsp;yoğun şekilde paylaşıldı.

Söz...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>İsveç devlet televizyonu SVT'de Kadir Meral'in Kürtçe sunumu ile, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'la dalga geçilen bir yayın yapıldı.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">İsveç devlet televizyonu SVT’de, AKP'li Cumhurbaşkanı&nbsp;Erdoğan’la dalga geçilen Kürtçe yayın, sosyal medyada gündem oldu ve&nbsp;yoğun şekilde paylaşıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Söz konusu yayında Erdoğan’ın, çeşitli konulardaki tutumlarıyla dalga geçildi. İşte onlardan bazıları:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">“Erdoğan, nasıl oluyor da senin gibi bir Türk’ün saçı yok? Herkesin gidip saç ekimi yaptırdığı bir ülkeden geliyorsun. Git hemen saçını ektir ya da bir eşarp tak”</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">SVT’deki programda&nbsp;<strong>“Erdoğan, sen İsveç’ten rejim muhalefetleri ve aktivistleri istiyorsun. Yani sana uymayan ve nefret ettiğin şeyler. İnternet üzeri alışveriş yaptığında da böyle misin? Aman ne kadar çirkin bir şey, bir de beden yanlış. Ama yine de almak istiyorum. Erdoğan, sen kendini dönemin yeni Sultanı sanıyorsun”</strong>&nbsp;ifadelerine yer verildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Programın sonunda, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi bayrakları açılarak “Yaşasın demokrasi” sloganı atıldı.</span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/isvec-devlet-televizyonu-svtde-erdoganla-dalga-gecildi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Oct 2022 17:55:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/erdo.png" type="image/jpeg" length="20374"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli Baba - Güldür Güldür Show 37. Bölüm]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/emekli-baba-guldur-guldur-show-37-bolum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/emekli-baba-guldur-guldur-show-37-bolum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><iframe allow=";" allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/N5A2BN5BzWw" width="640"></iframe></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/emekli-baba-guldur-guldur-show-37-bolum</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Aug 2022 22:41:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/guldur_guldur_1.jpg" type="image/jpeg" length="35186"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irkçı saldırının 30'uncu yıl dönümünde aşırı sağ uyarısı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/irkci-saldirinin-30uncu-yil-donumunde-asiri-sag-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/irkci-saldirinin-30uncu-yil-donumunde-asiri-sag-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alman iç istihbarat kurumu Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın Başkanı Thomas Haldenwang, Rostock-Lichtenhagen’da yaşanan ırkçı saldırıların 30’uncu yıl dönümünde devam eden aşırı sağ tehlikesine karşı uyardı.
                                

Almanya&nbsp;Redaksiyon Ağı’na (RND) konuşan Haldenwang, “B...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p itemprop="description"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Alman iç istihbarat kurumu Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın Başkanı Thomas Haldenwang, Rostock-Lichtenhagen’da yaşanan ırkçı saldırıların 30’uncu yıl dönümünde devam eden aşırı sağ tehlikesine karşı uyardı.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Almanya&nbsp;Redaksiyon Ağı’na (RND) konuşan Haldenwang, “Bugünler, Rostock-Lichtenhagen’da yaşanan insanlık düşmanı iğrenç ayaklanmaların 30’uncu yıl dönümü. Aşırı sağcılık ve insana karşı nefret o tarihte kendini günlerce bir şiddet taşkınlığı şeklinde gösterdi” ifadelerini kullandı.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><iframe allow=";" allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/vCX4013Ujc4" width="640"></iframe></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/irkci-saldirinin-30uncu-yil-donumunde-asiri-sag-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Aug 2022 12:15:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/irkcilik.jpg" type="image/jpeg" length="86188"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Terzi Fikri'nin karaborsaya vurgu yapan o konuşması]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/terzi-fikrinin-karaborsaya-vurgu-yapan-o-konusmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/terzi-fikrinin-karaborsaya-vurgu-yapan-o-konusmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın&nbsp;1980 önce Ordu Fatsa'nın sosyalist belediye başkanı Terzi Fikri'yi de hedef alarak, "Ordu, Terzi Fikri’yi de iyi bilir, onların bedelini benim Ordum çok ödedi” ifadelerini kullanması, Fatsa'yı ve Fikri Sönmez'i yeniden gündeme taşıdı.&nbsp;

Erdoğan'ın hedef al...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın&nbsp;1980 önce Ordu Fatsa'nın sosyalist belediye başkanı Terzi Fikri'yi de hedef alarak, "Ordu, Terzi Fikri’yi de iyi bilir, onların bedelini benim Ordum çok ödedi” ifadelerini kullanması, Fatsa'yı ve Fikri Sönmez'i yeniden gündeme taşıdı.&nbsp;</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Erdoğan'ın hedef aldığı sosyalist belediye başkanı Fikri Sönmez,&nbsp;bu konuşmasında karaborsaya vurgu yaptı.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Fatsa’da 1979 yılında yapılan seçimde belediye başkanı seçilen terzi Fikri’nin miting konuşmasındaki.<strong> "bu soygun ve sömürü düzeninin beyleri, ağababaları, faizcileri, karaborsacıları bizleri yıllar boyu kendilerine köle etmişlerdir." </strong>ifadeleri Türkiye'de fındıkta yaşanan sömürüyü hatırlattı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>TERZİ FİKRİ KİMDİR</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Fikri Sönmez, bilinen ismiyle Terzi Fikri, 1938 yılında Ordu-Fatsa'nın Kabakdağı köyünde doğdu.&nbsp;</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">1960'lı yılların ortalarında TİP'e üye oldu ve partide aktif olarak görev aldı. Dev-Genç saflarında 6. Filo'ya karşı düzenlenen gösterilere katıldı. 1970 ortalarında sol içinde ortaya çıkan yeni saflaşmalarda Mahir Çayan'ın görüşlerine katılarak THKP-C tarafında yer aldı. </span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">1971-1972 yıllarında Mahir Çayan ve arkadaşlarının Maltepe Askeri Cezaevi'nden kaçışlarından sonra Karadeniz Bölgesi'ne geçmelerinde ve bu bölgedeki ilişkilerinde ve eylemlerinde onlara yardımcı olduğu gerekçesiyle THKP-C Davası'nın diğer sanıklarıyla birlikte 2 yıl kadar tutuklu olarak yargılandı ve 1974 affıyla tahliye oldu.14 Ekim 1979'de yapılan ara seçimler sonrası Devrimci Yol'un bağımsız adayı Fikri Sönmez Fatsa Belediye başkanı seçildi. </span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Belediye halk komiteleri şeklinde örgütlendi.</span></span>&nbsp;<span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Her yerde Direniş Komiteleri halkla birlikte karar veriyordu.</span></span>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Fatsa’da&nbsp;devrimci&nbsp;belediye başkanı Sönmez, Türkiye’nin hiç de alışık olmadığı bir belediyeciliği hayata geçiriyordu.&nbsp;Çorum’da ise&nbsp;faşist çeteler katliam yapıyordu. Zamanın Başbakanı&nbsp;Demirel, "Çorum’u bırak Fatsa’ya bak" diyerek Fatsa'ya kapsamlı bir askeri operosyonun işaretini vermişti</span></span>.&nbsp;<span style="font-size: 18px; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, Times, serif;">8 Temmuz 1980'de askeri birlikler Fatsa ilçesine gönderildi ve 9 Temmuz 1980 tarihinde Kenan Evren ordu komutanlarıyla beraber "inceleme" yapmak için Fatsa'ya gitti. 11 Temmuz sabah erken saatlerinde asker ve polis 'nokta operasyonu' düzenlenmiş ve Fatsa Bağımsız Belediye Başkanı Fikri Sönmez ile beraber 300 kişi daha gözaltına alındı. 12 Temmuz'da sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş ve kaymakam görevden alındı. İddianameye göre direniş komitesi yaratmakla suçlanan Sönmez 18 Temmuz'da tutuklandı.&nbsp;</span><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Fatsa Belediye Başkanı 12 Eylül rejiminin işkencehanelerinde</span></span><span style="font-size: 18px; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, Times, serif;">&nbsp;4 Mayıs 1985 günü kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.</span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/terzi-fikrinin-karaborsaya-vurgu-yapan-o-konusmasi</guid>
      <pubDate>Sun, 31 Jul 2022 17:18:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/terzi_fikri.jfif" type="image/jpeg" length="95592"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bedel Ödeyenler: 40.Yılında 12 Eylül]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/bedel-odeyenler-40yilinda-12-eylul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/bedel-odeyenler-40yilinda-12-eylul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Gazi" profesyonel devrimciler 12 Eylül’ün 40. yılında anlatıyor: hapishane yıllarından sonra nasıl yeni bir hayat kurabildik?
                                

12 Eylül darbesinde ağır bedeller ödeyen devrimcilerle ilgili kısa bir film. Herkesin izlemesi gereken bir film. Hepsi güzel ve yürekli i...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">“Gazi" profesyonel devrimciler 12 Eylül’ün 40. yılında anlatıyor: hapishane yıllarından sonra nasıl yeni bir hayat kurabildik?</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">12 Eylül darbesinde ağır bedeller ödeyen devrimcilerle ilgili kısa bir film. Herkesin izlemesi gereken bir film. Hepsi güzel ve yürekli insanlar. Özellikle günümüz gençlerinin bu insanları tanıması, bilmesi gerekir. Onlardan öğrenecekleri çok şey var.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><iframe allow=";" allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/u7QpSnR5qd4" width="640"></iframe></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/bedel-odeyenler-40yilinda-12-eylul</guid>
      <pubDate>Sat, 23 Jul 2022 17:07:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/a_3.png" type="image/jpeg" length="52906"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çeçen lider Kadirov, Zelenski’ye özür diletti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/cecen-lider-kadirov-zelenskiye-ozur-diletti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/cecen-lider-kadirov-zelenskiye-ozur-diletti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çeçen lider Ramazan Kadirov, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’ye özür dilettirip teslimiyet anlaşması imzalattırdığı bir kısa film yayınladı: “Aman çok saldırgan yorum yapmayın, zaten zor durumda. Kalpten gidebilir.”

Rusya – Ukrayna Savaşı başladığından beri yaptığı çıkışlar ile gündeme...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Çeçen lider Ramazan Kadirov, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’ye özür dilettirip teslimiyet anlaşması imzalattırdığı bir kısa film yayınladı: “Aman çok saldırgan yorum yapmayın, zaten zor durumda. Kalpten gidebilir.”</strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Rusya – Ukrayna Savaşı başladığından beri yaptığı çıkışlar ile gündeme gelen Çeçen lider Ramazan Kadirov, bu defa bir kısa film yayınladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Savaşın başlangıcında Çeçen askerler ile adeta televizyon programı gibi “şov” yaparak videolar hazırlayan ve daha sonra resmi Telegram hesabındaki profil fotoğrafının yerine Vladimir Putin’in fotoğrafını koyan Kadirov, yayınladığı kısa filmde bizzat rol aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’yi oynayan oyuncu, ağlayarak Putin’den özür diledi. Daha sonra “koşulsuz şartsız teslimiyet” belgesine imza attı. O esnada omzuna bastıran elin, Çeçen Lider Ramazan Kadirov’a ait olduğu görüldü.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Kadirov, videoyu şu notla birlikte resmi Telegram hesabından paylaştı:&nbsp;<strong>“Luhansk’ı işgalcilerden kurtardık ve Zelenski koşulsuz şartsız teslim oldu. Sizden rica ediyorum, aman videoya saldırgan yorumlar yapmayın. Zaten zor durumda olan Zelenski kalpten gidebilir.”</strong></span></span></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/cecen-lider-kadirov-zelenskiye-ozur-diletti</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Jul 2022 12:54:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/kadirov_ve_zelensky.jfif" type="image/jpeg" length="20630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SIVAS 93 / Belgesel Oyun / Yöneten: Genco ERKAL]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/sivas-93-belgesel-oyun-yoneten-genco-erkal</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/sivas-93-belgesel-oyun-yoneten-genco-erkal" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dostlar Tiyatrosu’nun 2007 yılında sahnelediği belgesel oyun Sivas Katliamını sahneye taşıyor.

Genco Erkal geçen hafta YouTube’a yüklediği “Marx’ın Dönüşü”nün ardından bu hafta da “Sivas 93”ü sanal ortamda izleyiciyle buluşturuyor.&nbsp;

MÜZİĞİ FAZIL SAY'A AİT

Erkal “Sivas 93”ün YouTuba üze...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Dostlar Tiyatrosu’nun 2007 yılında sahnelediği belgesel oyun Sivas Katliamını sahneye taşıyor.</span></span></strong></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Genco Erkal geçen hafta YouTube’a yüklediği “Marx’ın Dönüşü”nün ardından bu hafta da “Sivas 93”ü sanal ortamda izleyiciyle buluşturuyor.&nbsp;</span></span></p>

<h3><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>MÜZİĞİ FAZIL SAY'A AİT</strong></span></span></h3>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Erkal “Sivas 93”ün YouTuba üzerinden erişime açıldığını perşembe akşamı yaptığı bir canlı yayınla duyurdu. Ardından Twitter üzerinden şunları yazdı: “Bugün (17 Nisan Cuma) 17.00’de “Sivas 93” YouTube’da yayına giriyor. 2007 yılında sahnelenen belgesel oyun, 1993 yılında Sivas’taki Madımak Oteli’nde yaşanan katliamı anlatıyor. Genco Erkal’ın yazıp yönettiği oyunun müziği Fazıl Say’a ait. On yıl önce kaydedilen film ilk kez bugün gösterime giriyor.”</span></span></p>

<p><strong><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">2 TEMMUZ 1993'TE&nbsp;33 AYDIN YAKILARAK ÖLDÜRÜLDÜ</span></span></strong></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Sivas’ta Madımak Oteli’nde 2 Temmuz 1993'te 33 aydının yakılarak öldürüldüğü, 2 otel çalışanın da dumandan etkilenerek yaşamını yitirdiği katliamın üzerinden 29 yıl geçti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><iframe allow=";" allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/Zfc3aTQG5Jc" width="640"></iframe></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Hafızalara bir katliam tarihi olarak kazınan 2 Temmuz günü, Pir Sultan Abdal Şenliklerine katılmak için Sivas'a giden aydın ve sanatçılardan 33'ü ile iki otel görevlisi otelin yakılması sonucu hayatını kaybetti. Olaylarda iki saldırgan da öldü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">33 kişinin en yaşlısı 66 yaşındaki Asım Bezirci, en genci ise folklor gösterisi için Sivas'a giden 12 yaşındaki Koray Kaya'ydı. Hollanda vatandaşı Carina Cuanna Thedora Thuys katliamın tek yabancı kurbanıydı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Katliamdan iki gün önce kentte bir bildiri dağıtılmıştı. Bildiride Aziz Nesin'in o sırada başyazarı olduğu Aydınlık gazetesinde yayımlanan Salman Rüşdi'nin "Şeytan Ayetleri" kitabından bahsedilmiş, Nesin hedef gösterilmişti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Bildiride dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilgin'in şenliklere ev sahipliği yapması eleştirilmiş, Nesin için "Şehirde adeta Müslümanlarla alay edercesine gezebilmektedir" ifadesi kullanılmıştı.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">2 Temmuz günü Cuma namazının ardından etkinliklerin yapıldığı kültür merkezinin önüne bir yürüyüş başladı. "Sivas laiklere mezar olacak" atılan sloganlardan biriydi. Saldırgan grubun bir kısmı yeni dikilen "Halk Ozanları" heykelini yıkıp, yerde sürüklerken; bir kısmı Valilik önünde Ahmet Karabilgin'i protesto etti.<br />
Valinin katliam sonrası İçişleri Bakanlığı'na gönderdiği rapora göre, saldırganların sayısı her saat sayısı artıyordu. Yine aynı rapora göre, akşam saat 18.00'de Madımak Oteli'nin önünde o ana kadar hiçbir aşamada dağıtılmamış 15 bin kişi vardı. Otel önündeki araçlar ve sürüklenen heykel ateşe verildi, otelin camları kırıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Yaklaşık 2 saat sonra otel ateşe verildi, saldırgan kalabalık sloganlarına devam etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Madımak Oteli'nin önünden çekim yapan İhlas Haber Ajansı'nın görüntülerinde otelin etrafını kuşatanların sloganları yanında sözleri de duyuluyordu. Biri otelin birinci katına çıkan saldırgana "Lan yakın" diye seslenirken, bir diğeri ilk alevin görünmesiyle "Cehennem ateşi işte" diye sesleniyordu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>KATLİAMIN TELSİZ KONUŞMALARI</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Katliam sonrasında ortaya çıkan polis telsiz konuşmalarının dökümü ise güvenlik tedbirlerindeki yetersizliği ortaya koydu. O anlar, dönemin Sivas Valisi ile Emniyet Müdürü’nün de yer aldığı konuşmalara şöyle yansıdı:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Saat 19:00: Merkez, heykeli yakıp sürükleyerek meydana götürüyorlar.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: 33 10 merkez (Emniyet müdüründen) 3210 (valiye) Tugay’dan kuvvet gönderin, biz zor durumdayız.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: Madımak Oteli’ne 5-10 kişilik kuvvet gönderdik.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: 33.10'un (emniyet müdürünün) emirleri, cop kullanabilirsiniz.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: 33:10-32:10( emniyet müdürü ve valiye) Otele 5 metre mesafede kaldı, topluluk kontrolden çıktı, acele kuvvet gönderin.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: Merkez, işhanı çatısından aşağıya taş atıyorlar.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:05: 33 10 Merkez, itfaiyeye söyleyin, buraya gelsin. Tazyikli su sıksın.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:40: İtfaiye araçları buradan ayrıldı, bilginiz olsun.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:45: Elektrikler kesildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:45: Merkez, otelin içine girdiler.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:45: Merkez, kalabalık kontrolden çıktı, otel önünde otolar yanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:45: Merkez, itfaiye araçları arka tarafa gitti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: 32:10 merkez, (valiye) Asker yetişmezse burası harap olur.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: 32:10 Dayan müdür Bey dayan, Tugay’dan asker gelecek. Şimdi buradan geçti, asker geliyor, bilginiz olsun.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: Merkez itfaiye çalışamıyor, vatandaşlar müdahale ediyor. İtfaiye gidemeyeceğini söylüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: 33:10 Merkez, olaylar çığırından çıktı, müdahale edemiyoruz, yangın otelin içine dışına dağıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: Merkez, Madımak Oteli önünde ve içinde yangın var, içinde görevliler var, dışarı çıksınlar.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: Merkez çıkamıyoruz dışarı, bilginiz olsun.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">19:50: 33.20 merkez, Madımak Oteli’nde son durum nedir?</span></span></p>

<p><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;">Valinin yaptığı son anonsa ise yanıt veren olmadı.</span></span></p>

<p></p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/sivas-93-belgesel-oyun-yoneten-genco-erkal</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Jul 2022 19:06:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/sivas_katliami.jpg" type="image/jpeg" length="77156"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Laikler beyinsiz adamlar" diyen AKP'li yazar özür diledi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/video/laikler-beyinsiz-adamlar-diyen-akpli-yazar-ozur-diledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/video/laikler-beyinsiz-adamlar-diyen-akpli-yazar-ozur-diledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akit TV ekranlarında program yapan Yusuf Kaplan da skandal sözlere imza attı. Laikliği savunanlara hakaretler yağdıran Kaplan, "Laiklerin kafası basmıyor, beyinsiz adamlar" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p itemprop="description"><span style="font-family:Times New Roman,Times,serif;"><span style="font-size:18px;"><strong>Akit TV ekranlarında program yapan Yusuf Kaplan da skandal sözlere imza attı. Laikliği savunanlara hakaretler yağdıran Kaplan, "Laiklerin kafası basmıyor, beyinsiz adamlar" ifadelerini kullandı.</strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Film</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/video/laikler-beyinsiz-adamlar-diyen-akpli-yazar-ozur-diledi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jun 2022 12:36:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupapostasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/images/video/akit.jpg" type="image/jpeg" length="33894"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
