<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 02 Aug 2026 01:58:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Can kaybı sayısı 67'ye yükseldi: Sánchez AB'yi olağanüstü toplantıya çağırdı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/can-kaybi-sayisi-67ye-yukseldi-sanchez-abyi-olaganustu-toplantiya-cagirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/can-kaybi-sayisi-67ye-yukseldi-sanchez-abyi-olaganustu-toplantiya-cagirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Sebte'de (Ceuta) yaşanan düzensiz göç krizinde hayatını kaybedenlerin sayısı 67'ye yükseldi. İspanya hükümeti, ölenlerin büyük bölümünün Fas'tan yüzerek Sebte'ye ulaşmaya çalışırken boğulduğunu, bazılarının ise sınır geçişleri sırasında yaşanan izdihamda yaşamını yitirdiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hafta içinde Fas'tan Sebte'ye (Ceuta) kara ve deniz yoluyla yaklaşık 60 bin kişinin geçtiği belirtilirken, Madrid yönetimi göçmenlerin büyük bölümünün kısa süre içinde yeniden Fas'a döndüğünü duyurdu.</strong></p>

<p>İspanya İçişleri Bakanlığı'na göre sınırı geçen yaklaşık 50 bin kişiden 48 binden fazlası geri döndü.</p>

<p><strong>Sánchez'ten Avrupa'ya sert mesaj</strong></p>

<p>Krizin ardından İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, bazı Avrupa ülkelerinin Madrid yönetimine yönelttiği eleştirilere sert tepki gösterdi.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/sanchez-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Avrupa Birliği kurumlarına gönderdiği mektupta, bazı üye ülkelerin tutumunu "bencil", "ayrıştırıcı" ve "hukuka aykırı" olarak nitelendiren Sánchez, Avrupa'nın göç krizine ortak hareket ederek çözüm üretmesi gerektiğini savundu.</p>

<p>İspanyol lider, AB üyesi 27 ülkenin içişleri bakanlarının olağanüstü video konferansla toplanmasını talep etti. Diplomatik kaynaklara göre bu çağrıya 22 üye ülke destek verdi.</p>

<p>Sánchez, "Uluslararası konjonktürde Avrupa Birliği'nin önyargılar, yanlış bilgiler ve siyasi hesaplarla hareket etme lüksü yok." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/sinir.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Meloni'nin çıkışı tartışmaları büyüttü</strong></p>

<p>Sebte'deki göç akını Avrupa'da sert siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi.</p>

<p>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, yaşananları "şoke edici" olarak nitelendirirken, İspanya ile Schengen uygulamasının askıya alınmasının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Roma yönetimi bunun ardından hava ve deniz ulaşımında İspanya'ya yönelik sınır kontrollerini geçici olarak yeniden başlattı.</p>

<p>İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ise yaşananların İspanya'nın göç politikasındaki başarısızlığın sonucu olduğunu savundu.</p>

<p>İtalya'nın yanı sıra Danimarka, İsveç, Finlandiya, Çekya ve Avusturya'dan da İspanya'ya yönelik eleştiriler geldi.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/otobusler.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Madrid: Schengen'den çıkarılmamız mümkün değil</strong></p>

<p>İspanya hükümeti ise Schengen tartışmalarına sert karşılık verdi.</p>

<p>Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, Sebte'den İspanya ana karasına ve Schengen bölgesine kontrolsüz geçişin mümkün olmadığını belirterek, "Neredeyse Sebte'ye gelen herkes yeniden Fas'a döndü." dedi.</p>

<p>Hukukçular da mevcut Avrupa Birliği mevzuatı uyarınca herhangi bir üye ülkenin Schengen sisteminden bu şekilde çıkarılmasının hukuken mümkün olmadığına dikkat çekiyor.</p>

<p>AB Göç Komiseri Magnus Brunner ise "Tek bir kişi bile Avrupa ana karasına geçmedi." açıklamasını yaptı.</p>

<p>[related-posts id="117585" color="bg-success"][/related-posts]</p>

<p><strong>İspanya sınırı güçlendiriyor</strong></p>

<p>Madrid yönetimi yeni düzensiz geçişleri önlemek amacıyla Sebte'deki güvenlik önlemlerini artırdı.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı, Tarajal dalgakıranı boyunca deniz üzerine 500 metre uzunluğunda yüzer bariyer kurulmasına başlandığını açıkladı.</p>

<p>30 ila 70 santimetre su yüzeyinin üzerine çıkacak, yaklaşık bir metre derinliğe uzanacak bariyerin, son günlerde göçmenlerin kullandığı en önemli geçiş noktalarından birini kapatması hedefleniyor.</p>

<p>İspanya ayrıca 2021'den bu yana ilk kez Sebte'de sınır güvenliğine destek vermek amacıyla asker konuşlandırırken, bölgeye 60 asker ile 200 özel harekât polisi sevk edildi.</p>

<p><strong>Fas'ın rolü yeniden tartışılıyor</strong></p>

<p>Göç dalgasının nasıl bu kadar kısa sürede büyüdüğü konusunda farklı değerlendirmeler yapılıyor.</p>

<p>İspanyol hükümeti, insan kaçakçılarının sınırın açıldığı yönünde yanlış bilgiler yaydığını savunurken, bazı uzmanlar ise Fas'ın sınır kontrollerini gevşetmiş olabileceği görüşünü dile getiriyor.</p>

<p>Uzmanlar, 2021 yılında da Rabat ile Madrid arasında Batı Sahra nedeniyle yaşanan diplomatik kriz sırasında binlerce kişinin Sebte'ye geçmesine izin verildiğini hatırlatıyor.</p>

<p><img alt="" height="350" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ceuta.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Avrupa İstikrar Girişimi Başkanı Gerald Knaus da yaklaşık 50 bin kişinin bir gün içinde Sebte'ye (Ceuta) ulaşmasını "tamamen olağanüstü" olarak nitelendirirken, geçmişte yaşanan benzer krizlerde belirleyici unsurun Rabat yönetiminin siyasi tercihleri olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>İspanya'da siyasi tartışmalar büyüyor</strong></p>

<p>Sebte krizi İspanya iç siyasetinde de tansiyonu yükseltti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Muhafazakâr Halk Partisi (PP), hükümeti sınır güvenliğinde yetersiz kalmakla suçlarken, Başbakan Sánchez'in kısa süre önce yaklaşık 500 bin belgesiz göçmene yasal statü tanınmasını öngören düzenlemesinin göç hareketlerini teşvik ettiği iddiasını gündeme getirdi.</p>

<p>Hükümet ise yaşanan olağanüstü göç hareketinin düzensiz göç politikalarıyla değil, insan kaçakçılarının yaydığı dezenformasyon ve Fas sınırındaki gelişmelerle bağlantılı olduğunu savunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/can-kaybi-sayisi-67ye-yukseldi-sanchez-abyi-olaganustu-toplantiya-cagirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/cuenta.jpeg" type="image/jpeg" length="27633"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alman basını: Türkiye'de muhalefet belediyelerine yönelik operasyonlar genişliyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/alman-basini-turkiyede-muhalefet-belediyelerine-yonelik-operasyonlar-genisliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/alman-basini-turkiyede-muhalefet-belediyelerine-yonelik-operasyonlar-genisliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alman basını, Türkiye'de muhalefet belediyelerine yönelik yargı operasyonlarını geniş şekilde gündemine taşıdı. Haberlerde, CHP'den seçilen belediye başkanlarına yönelik operasyonların, Özgür Özel'in Yeni Parti'yi kurmasının ardından yoğunlaştığı değerlendirmelerine yer verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Operasyon dalgasının son halkasında Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ve Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner tutuklandı. Daha önce tutuklanan İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ise İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırıldı.</strong></p>

<p>Operasyonlarda çok sayıda belediye yöneticisi ve çalışanı da gözaltına alındı. Soruşturmaların merkezinde rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik ve kamu ihalelerinde usulsüzlük iddiaları yer alıyor.</p>

<p>Üsküdar Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın yanı sıra Alihan Koçoğlu, Burçin Çevik ve Bülent Orhan Tozkoparan da tutuklandı.</p>

<p>Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü ile Adem Altıntaş hakkında ise adli kontrol kararı verildi.</p>

<p>Savcılık, belediye yönetiminin bazı inşaat şirketlerinden rüşvet talep ettiği ve çeşitli ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddialarını soruşturuyor.</p>

<p><strong>Etimesgut'ta 51 kişiye operasyon</strong></p>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ile birlikte 51 kişi gözaltına alındı.</p>

<p><img alt="" height="453" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/behzat-c.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Devlet haber ajansı Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre soruşturma, resmi belgede sahtecilik ve kamu ihalelerinde usulsüzlük iddialarına dayanıyor. Polis, soruşturma kapsamında çok sayıda adrese eş zamanlı baskın düzenledi.</p>

<p><strong>Çankaya Belediye Başkanı da tutuklandı</strong></p>

<p>Ankara'nın merkez ilçesi Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner hakkında da rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma suçlamalarıyla tutuklama kararı verildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında 23 kişinin daha gözaltına alındığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Siyasetin dışından gelen iki isim</strong></p>

<p>Tutuklanan isimler arasında özellikle Sinem Dedetaş ve Erdal Beşikçioğlu, siyaset öncesindeki kariyerleri nedeniyle ülke genelinde tanınan isimler olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Gemi inşaat mühendisi olan Sinem Dedetaş, siyasete girmeden önce İstanbul Şehir Hatları AŞ'nin genel müdürlüğünü yürüttü. Görev süresinde kadın kaptanların istihdam edilmesini teşvik eden çalışmalarıyla dikkat çeken Dedetaş, 2024 yerel seçimlerinde uzun yıllardır AKP yönetimindeki Üsküdar Belediyesi'ni yaklaşık yüzde 50 oy alarak CHP'ye kazandırmıştı.</p>

<p>Erdal Beşikçioğlu ise siyasete oyunculuk kariyerinin ardından adım attı. Türkiye'nin en çok izlenen polisiye dizilerinden "Behzat Ç."de canlandırdığı başkomiser karakteriyle geniş kitleler tarafından tanınan Beşikçioğlu, 2024 yerel seçimlerinde CHP'nin adayı olarak Etimesgut Belediye Başkanlığı'nı kazanmıştı.</p>

<p><strong>İmamoğlu'nun ardından yeni dalga</strong></p>

<p>CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar, 2024 yerel seçimlerinde partinin elde ettiği başarının ardından hız kazandı.</p>

<p>Mart 2025'te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından çok sayıda CHP'li belediye başkanı hakkında soruşturma başlatıldı. Son operasyonlarla birlikte tutuklu CHP'li belediye başkanı sayısı 27'in üzerine çıktı.</p>

<p>İktidar kanadı, operasyonların tamamen yargı süreçleri kapsamında yürütüldüğünü ve soruşturmaların hukuki delillere dayandığını savunuyor.</p>

<p><strong>Muhalefet: Operasyonlar siyasi</strong></p>

<p>Muhalefet ise operasyonların siyasi amaç taşıdığı görüşünde.</p>

<p>CHP'nin eski Genel Başkanı Özgür Özel, mutlak butlan kararı ile görevden alınmasının ardından kurduğu Yeni Parti ile muhalefette yeni bir siyasi oluşum başlatırken, bazı belediye başkanlarının da bu partiye geçmeye hazırlandığı öne sürülüyor. Muhalif çevreler, son gözaltı ve tutuklamaların bu süreçten bağımsız değerlendirilemeyeceğini savunuyor.</p>

<p>Özgür Özel yönetimi, yargının iktidarın baskısı altında hareket ettiğini ileri sürerken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki AKP hükümeti ile yargı makamları bu iddiaları reddediyor.</p>

<p><strong>Üsküdar'da protestolar düzenleniyor</strong></p>

<p>Sinem Dedetaş'ın tutuklanmasının ardından İstanbul'un Üsküdar ilçesinde destek gösterileri düzenlendi.</p>

<p>Gözaltına alınmadan kısa süre önce verdiği bir röportajda "Her an gözaltına alınabiliriz. Buna rağmen işimizi yapmaya devam ediyoruz." ifadelerini kullanan Dedetaş'ın tutuklanması, muhalefet tabanında yeni protestoları beraberinde getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/alman-basini-turkiyede-muhalefet-belediyelerine-yonelik-operasyonlar-genisliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 09:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/s-dedetas.JPG" type="image/jpeg" length="96027"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fas'tan İspanya'ya on binlerce düzensiz göçmen: AB'de Schengen tartışması]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/fastan-ispanyaya-on-binlerce-duzensiz-gocmen-abde-schengen-tartismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/fastan-ispanyaya-on-binlerce-duzensiz-gocmen-abde-schengen-tartismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta, son günlerde Avrupa'nın en büyük düzensiz göç krizlerinden biriyle karşı karşıya.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İspanyol yetkililerin verdiği bilgilere göre birkaç gün içinde on binlerce kişi Fas'tan yüzerek ya da sınır bariyerlerini aşarak kente ulaştı. Yerel makamlar, kente giren göçmen sayısının 49 bine kadar çıkmış olabileceğini değerlendiriyor.</strong></p>

<p>Göç girişimi sırasında en az 18 kişinin hayatını kaybettiği, cansız bedenlerinin kıyıya vurduğu bildirildi. Kitlesel göç<strong> </strong>krizinin nasıl bu kadar kısa sürede büyüdüğü henüz netlik kazanmazken, Fas makamları olaylarla ilgili kamuoyuna açıklama yapmadı.</p>

<p><img alt="" height="467" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/1-215.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<p><strong>AB: İspanya yalnız bırakılmayacak</strong></p>

<p>Kriz üzerine Avrupa Birliği yönetimi İspanya'ya destek mesajı verdi. AB Göçten Sorumlu Komiseri Magnus Brunner, Birliğin Frontex başta olmak üzere çeşitli mekanizmalar aracılığıyla Madrid'e ilave destek sağlamaya hazır olduğunu açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise Ceuta'dan gelen görüntüleri "kabul edilemez" olarak nitelendirerek, Avrupa Birliği'ne girişlerin kurallar çerçevesinde gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı. Von der Leyen, insan kaçakçılığı ağlarının çökertilmesi ve tehlikeli deniz geçişlerinin engellenmesi çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Merz: Dış sınırlar korunmalı</strong></p>

<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz de gelişmeler üzerine yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği'nin dış sınırlarının korunmasının yasa dışı göçle mücadelede temel unsur olduğunu söyledi.</p>

<p>Merz, İspanya'nın Ceuta'daki durumu hızla kontrol altına almasını beklediklerini belirterek, düzensiz göçmenlerin Avrupa kıtasına geçişine izin verilmemesini desteklediğini ifade etti. Berlin ayrıca Fas'tan, yasa dışı yollarla gelen kişileri geri kabul etmesini istedi.</p>

<p><strong>Meloni’den Schengen çıkışı</strong></p>

<p>Krizin ardından en dikkat çekici açıklamalardan biri İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'den geldi.</p>

<p>Ceuta'daki görüntüleri "şoke edici" olarak değerlendiren Meloni, düzensiz göçün Avrupa'nın güvenliği açısından somut bir tehdit oluşturduğunu savundu. İtalya'nın gerekli tüm kurumları harekete geçirdiğini belirten Meloni, olağanüstü tedbirler kapsamında İspanya ile Schengen uygulamasının askıya alınmasının da değerlendirildiğini açıkladı.</p>

<p>Her ne kadar İtalya ile İspanya arasında kara sınırı bulunmasa da, Meloni'nin açıklaması Avrupa'da Schengen sisteminin geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p><strong>Fransa sınır kontrollerini artırıyor</strong></p>

<p>Fransa da gelişmeler üzerine İspanya sınırındaki kontrolleri sıkılaştırma kararı aldı.</p>

<p>Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, İspanya sınırında denetimlerin derhal artırılması talimatını verdiğini duyurdu. Nuñez, göçmenlerin Fransa topraklarına yönelmesi halinde ek tedbirlerin devreye alınacağını belirtti.</p>

<p><img alt="" height="467" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/2-151.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<p><strong>ABD’de siyasi tartışmanın konusu oldu</strong></p>

<p>Ceuta'daki gelişmeler ABD'de de iç siyasetin gündemine taşındı.</p>

<p>Başkan Donald Trump'ın yardımcıları Stephen Miller ve Steven Cheung, sosyal medya paylaşımlarında yaşananları eski Başkan Joe Biden'ın göç politikalarını eleştirmek için kullandı. Cumhuriyetçi yönetim, Ceuta örneğini sert sınır güvenliği politikalarının gerekliliğine örnek olarak gösterdi.</p>

<p><strong>Uzmanlar: Göç krizinin nedeni belirsiz</strong></p>

<p>Uzmanlara göre göç dalgasının tam olarak neyin tetiklediği henüz bilinmiyor.</p>

<p>İspanya Yüksek Mahkemesi'nin denizde yakalanan düzensiz göçmenlerin doğrudan Fas'a geri gönderilemeyeceğine ilişkin son kararı ile sosyal medyada yayılan "sınır açıldı" söylentilerinin göç hareketliliğini teşvik etmiş olabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Ancak birçok uzman, asıl belirleyici unsurun Fas'ın sınır kontrol politikası olduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p><img alt="" height="467" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/3-81.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<p>Avrupalı göç uzmanları, yaşananların ilk bakışta göründüğü kadar büyük bir Avrupa göç dalgasına dönüşmeyebileceği görüşünde.</p>

<p>Avrupa İstikrar Girişimi Başkanı Gerald Knaus, Ceuta ve Melilla'nın özel bir sınır rejimine sahip olduğunu hatırlatarak, bu bölgelere ulaşan kişilerin otomatik olarak Avrupa'nın serbest dolaşım alanına giremediğini vurguladı.</p>

<p>Ceuta'dan İspanya ana karasına geçebilmek için ikinci bir sınır kontrolünden geçilmesi gerektiğini belirten Knaus, ETIAS dahil çeşitli güvenlik kontrollerinin uygulandığını ifade etti.</p>

<p>Knaus ayrıca İspanya'nın son yıllardaki düzensiz göç rakamlarının İtalya ve Yunanistan gibi ülkelere kıyasla daha düşük seviyelerde seyrettiğini, Akdeniz genelinde de düzensiz göçün gerileme eğiliminde olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Bossing: İspanya ile Fas arasında yürütülrcek görüşmeler önemi</strong></p>

<p>Göç araştırmacısı Raphael Bossing de krizin büyük ölçüde Fas'ın sınır politikalarıyla bağlantılı olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Bossing'e göre benzer olaylar geçmişte de yaşandı ve belirleyici unsur her zaman Rabat yönetiminin sınır kontrollerini sıkılaştırıp sıkılaştırmaması oldu. Uzman, İspanya ile Fas arasında yürütülecek diplomatik görüşmelerin kısa süre içinde tansiyonu düşürebileceğini öngörüyor.</p>

<p><strong>2021’de de benzer kriz yaşanmıştı</strong></p>

<p>Ceuta, Mayıs 2021'de de benzer bir göç akınına sahne olmuştu. O dönemde yaklaşık 9 bin kişi kısa süre içinde sınırı aşmıştı.</p>

<p>Kriz, İspanya'nın Batı Sahra'daki Polisario Cephesi lideri Brahim Ghali'yi tedavi amacıyla ülkeye kabul etmesinin ardından patlak vermiş, iki ülke arasında diplomatik gerilim yaşanmıştı.</p>

<p>Arap dünyası uzmanı Haizam Amirah Fernández'e göre Fas yönetimi zaman zaman göç hareketlerini diplomatik baskı aracı olarak kullanıyor. Fernández, insan hareketliliğinin çoğu zaman Rabat'ın karşılanmayan siyasi beklentilerine mesaj verme amacı taşıdığını ifade ediyor.</p>

<p><strong>Almanya'da da siyasi tartışma başladı</strong></p>

<p>Ceuta'daki gelişmeler Almanya'da da siyasi gündemin üst sıralarına çıktı.</p>

<p>CDU'lu milletvekili Günter Krings, Avrupa Birliği'nin Fas ile acil temas kurması gerektiğini savunurken, aşırı sağcı AfD'nin Eş Başkanı Alice Weidel ise göçmenlerin asıl hedefinin Almanya olabileceğini öne sürdü.</p>

<p>Buna karşın uzmanlar, Ceuta'nın özel statüsü nedeniyle buraya ulaşan göçmenlerin Avrupa'nın diğer ülkelerine serbest şekilde geçemeyeceğini, mevcut krizin esasen İspanya ile Fas arasındaki ilişkilerden kaynaklanan bölgesel bir sorun niteliği taşıdığını değerlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GÖÇ POLİTİKALARI, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/fastan-ispanyaya-on-binlerce-duzensiz-gocmen-abde-schengen-tartismasi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/multeciler-3.jpg" type="image/jpeg" length="15375"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye ve Yunanistan'daki orman yangınları Alman basınında geniş yankı buldu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/turkiye-ve-yunanistandaki-orman-yanginlari-alman-basininda-genis-yanki-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/turkiye-ve-yunanistandaki-orman-yanginlari-alman-basininda-genis-yanki-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ile Yunanistan'da etkisini sürdüren orman yangınları Alman basınının da gündeminde geniş yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Alman medyası, özellikle Ege adaları ile Türkiye'nin Akdeniz ve Ege bölgelerinde devam eden yangınlarla mücadeleyi öne çıkarırken, Fransa ve İspanya'da ise tehlikenin büyük ölçüde kontrol altına alındığını aktardı.</strong></p>

<p>Yunanistan'ın Ege Denizi'ndeki adalarında ve özellikle Girit'te ekipler, son derece zorlu hava koşullarında yangınları kontrol altına almaya çalışıyor. Haberlerde, kasırga şiddetindeki kuzey rüzgarlarının alevleri sürekli yeniden büyüttüğü ve söndürme çalışmalarını büyük ölçüde zorlaştırdığı belirtildi.</p>

<p>Girit'in Preveli bölgesi yakınlarında çıkan yeni yangın nedeniyle yoğun dumanın sahil kesimini kaplaması üzerine sahil güvenlik ekipleri yaklaşık 50 kişiyi güvenli bölgelere tahliye etti. Yetkililer, iki gündür aralıksız görev yapan itfaiye ekiplerinin büyük bölümünün fiziksel olarak tükenme noktasına geldiğini bildirirken, şiddetli rüzgar nedeniyle yangın söndürme uçakları ve helikopterlerin de sınırlı şekilde kullanılabildiği ifade edildi.</p>

<p>Aynı dönemde Andros, Kalimnos ve Paros adalarında da yeni yangınlar çıktı. Meteoroloji uzmanları bölgede görülen olağanüstü hava koşullarının kasırga kuvvetindeki rüzgarlarla yangınların hızla yayılmasına neden olduğunu belirtiyor. Yetkililer, hava koşullarının akşam saatlerinden itibaren kısmen düzelmesini bekliyor. Çarşamba günü yaşanan yangınlarda üç itfaiyecinin hayatını kaybettiği, dört görevlinin ise yaralandığı bildirildi.</p>

<p><strong>Türkiye'de 169 Yangına Müdahale Edildi</strong></p>

<p>Türkiye'de yangınlarla mücadelenin yoğun şekilde sürdüğünü aktaran haberlere göre, Çarşamba gününden itibaren ülke genelinde çıkan 169 yangına müdahale edildi, bunlardan 163'ü Perşembe akşamı itibarıyla kontrol altına alındı.</p>

<p>Antalya'nın Kaş ilçesinde etkili olan fırtına söndürme çalışmalarını güçleştirirken, havadan ve karadan yürütülen yoğun müdahale sayesinde yangının yayılması engellendi. Benzer şekilde Isparta'daki yangının da kontrol altına alındığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın verdiği bilgilere yer veren Alman medyası, yangınlarla mücadelede ülke genelinde 21 uçak, 69 helikopter, yaklaşık 500 arazöz ve 3 bin 500'den fazla personelin görev yaptığını aktardı.</p>

<p><strong>Türkiye Yangınla Mücadelede Drone Teknolojisini Genişletiyor</strong></p>

<p>Haberde, Türkiye'nin orman yangınlarını erken tespit etmek ve müdahaleyi hızlandırmak amacıyla insansız hava araçlarından daha fazla yararlandığına da dikkat çekildi.</p>

<p>Isı kameralarıyla donatılan dronların yoğun duman altında dahi yangının en sıcak noktalarını belirleyebildiği, elde edilen görüntüler sayesinde alevlerin yayılma yönü ile yerleşim alanlarına ulaşma süresinin önceden tahmin edilebildiği ifade edildi.</p>

<p>Adana'da ise aktif olarak yangın söndürme çalışmalarında kullanılabilecek şekilde geliştirilen bir drone sisteminin devreye alındığı belirtildi. Bu sistemin zorlu arazilere koruyucu ekipman ve ilk yardım malzemesi taşıyarak itfaiye ekiplerinin güvenliğini artırmasının hedeflendiği kaydedildi.</p>

<p><strong>Fransa ve İspanya'da Tehlike Azaldı</strong></p>

<p>Haberlere göre Güney Avrupa'nın diğer bölgelerinde ise tablo daha olumlu. Fransa'nın Atlantik kıyılarında tahliye edilen 224 bin kişiden 144 bini evlerine dönerken, yetkililer en kritik dönemin geride kaldığını açıkladı. Bordeaux çevresinde yalnızca iki aktif yangın noktasının kaldığı, ülkenin diğer bölgelerindeki yangınların ise büyük ölçüde kontrol altına alındığı bildirildi.</p>

<p>İspanya'da da Madrid, Ávila ve Toledo çevresindeki yangınların büyük oranda söndürüldüğü, tahliyelerin ve sokağa çıkma kısıtlamalarının önemli ölçüde kaldırıldığı aktarıldı. Valencia'nın kuzeyindeki Castellón bölgesinde devam eden büyük orman yangınının ise artık ilerlemediği açıklandı.</p>

<p><strong>Uzmanlar: Yangınların Büyük Bölümü İnsan Kaynaklı</strong></p>

<p>Uzmanlara göre orman yangınlarının büyük kısmı insan faaliyetlerinden kaynaklanıyor. Söndürülmeyen kamp ateşleri, ormana atılan sigara izmaritleri, kontrolsüz mangallar ve kasıtlı çıkarılan yangınlar en yaygın nedenler arasında gösteriliyor.</p>

<p>Doğal nedenlerle çıkan yangınların ise daha çok yıldırım düşmesi sonucu meydana geldiği, bazı bölgelerde volkanik faaliyetlerin de yangınlara yol açabildiği belirtiliyor. Uzmanlar, yangınların büyümesinde sıcak hava, kuraklık, kuvvetli rüzgar, bitki örtüsü ve arazi yapısının belirleyici rol oynadığına dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, TEKNOLOJİ, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/turkiye-ve-yunanistandaki-orman-yanginlari-alman-basininda-genis-yanki-buldu</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/orman-yanginlari.png" type="image/jpeg" length="31763"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berlin saldırısı sonrası Wegner'den İslam dersi çağrısı, Özdemir'den sert eleştiri]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/berlin-saldirisi-sonrasi-wegnerden-islam-dersi-cagrisi-ozdemirden-sert-elestiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/berlin-saldirisi-sonrasi-wegnerden-islam-dersi-cagrisi-ozdemirden-sert-elestiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Berlin'de geçen hafta sonu bir kişinin öldüğü, 31 kişinin yaralandığı İslamcı terör saldırısının ardından Almanya'da radikalleşmeyle mücadele yeniden siyasi gündemin ilk sıralarına taşındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner (CDU), gençlerin radikal dini grupların etkisine girmesini önlemek amacıyla devlet okullarında İslam din derslerinin verilmesini önerirken, radikal camilere yönelik denetimlerin de sıkılaştırılması çağrısında bulundu. Tartışmaya Baden-Württemberg Eyalet Başbakanı Cem Özdemir de katılarak, İslam çatı kuruluşlarını saldırının nedenlerini açık şekilde dile getirmemekle eleştirdi.</strong></p>

<p><strong>"İslam din dersi radikalleşmeyi önleyebilir"</strong></p>

<p>CDU'lu Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner, devlet denetimindeki okullarda verilecek İslam din derslerinin gençlerin radikal çevrelerin etkisine girmesini önlemede önemli rol oynayacağını söyledi.</p>

<p><img alt="" height="424" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin-22.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>Berlin'de bazı gençlerin "arka bahçe camileri" olarak nitelendirilen ve radikal çevrelerin etkili olduğu yapılarda ideolojik olarak yönlendirildiğini belirten Wegner, devlet okullarında verilecek din eğitiminin bu süreci büyük ölçüde engelleyebileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Wegner, "İslam din derslerinin devlet okullarında verilmesi, gençlerin radikal grupların etkisine girmesini önemli ölçüde önleyebilir. Böylece eğitim devlet denetimi altında yürütülmüş olur" dedi.</p>

<p>Berlin'de tüm camilerin değil, yalnızca bazı radikal yapıların sorun oluşturduğunu vurgulayan CDU'lu siyasetçi, bu nedenle radikal camilere yönelik denetimlerin artırılması ve gerekli görülmesi halinde kapatılmaları gerektiğini de söyledi.</p>

<p>[related-posts id="117552" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>Koalisyon sözleşmesinde yer aldı, ancak uygulanmadı</strong></p>

<p>Berlin'de devlet okullarında din derslerine katılım isteğe bağlı olarak yürütülüyor.</p>

<p>CDU ile SPD'nin 2023 yılında imzaladığı koalisyon sözleşmesinde "Dinler ve Dünya Görüşleri" adı altında zorunlu seçmeli ders uygulamasının hayata geçirilmesi öngörülmesine rağmen, bugüne kadar bu konuda somut bir adım atılmadı.</p>

<p>Almanya'nın bazı eyaletlerinde ise İslam din dersleri uzun süredir devlet okullarında müfredat kapsamında veriliyor.</p>

<p><strong>Tartışmanın fitilini Berlin'deki saldırı ateşledi</strong></p>

<p>İslam din dersi önerisi, geçen hafta sonu Berlin'de düzenlenen ve eşcinsel haklarını savunan etkinlik sırasında gerçekleştirilen terör saldırısının ardından gündeme geldi.</p>

<p>[related-posts id="117555" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p>Saldırıda bir kadın hayatını kaybederken 31 kişi de yaralandı. Polis tarafından etkisiz hale getirilen 21 yaşındaki saldırganın daha önce terör örgütü DEAŞ'a katılma girişimi nedeniyle yargılandığı ve hakkında mahkûmiyet kararı bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Olayın ardından Almanya'da radikalleşmeyle mücadelede eğitim sisteminin rolü yeniden tartışılmaya başlandı.</p>

<p><img alt="" height="360" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/cem-6.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>Cem Özdemir'den İslam kuruluşlarına sert eleştiri</strong></p>

<p>Baden-Württemberg Eyalet Başbakanı Cem Özdemir de saldırının ardından Müslüman çatı kuruluşlarının yaptığı açıklamaları yetersiz bulduğunu söyledi.</p>

<p>Özdemir, saldırının açık biçimde homofobik ve LGBTİ+ karşıtı bir saldırı olduğunun vurgulanması gerektiğini belirterek, bazı açıklamalarda saldırının ideolojik motivasyonunun görmezden gelindiğini savundu.</p>

<p>Yeşiller Partili siyasetçi, saldırganın dini referanslarına da değinilmediğine dikkat çekerek, "İslamcılık konusunun açık şekilde dile getirilmesi gerekiyor. Bu konuda sessiz kalınamaz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Özdemir ayrıca Müslüman çatı kuruluşlarına homofobiyle daha güçlü mücadele etme çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Uzmanlardan önleme ve iş birliği çağrısı</strong></p>

<p>Erlangen Üniversitesi'nden İslam araştırmacısı Mahmoud Jaraba ise radikalleşmeyle mücadelede Müslüman toplum kuruluşlarının daha fazla sürece dahil edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Jaraba, birçok cami ve derneğin önleyici çalışmalara katılmak istediğini ancak yeterli maddi kaynak ve kamu kurumlarının güvenini bulamadığını belirtti. Bilimsel araştırmaların gençler arasında radikalleşme riskinin gelecekte artabileceğine işaret ettiğini söyleyen Jaraba, önleyici programlara daha fazla yatırım yapılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Osnabrück Üniversitesi'nden İslam bilimci Bülent Uçar da Müslüman toplumunda eşcinselliğe yönelik olumsuz yaklaşımın hâlâ yaygın olduğunu belirterek, bu konuda kısa vadede köklü bir zihniyet değişimi beklemediğini dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EĞİTİM, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/berlin-saldirisi-sonrasi-wegnerden-islam-dersi-cagrisi-ozdemirden-sert-elestiri</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin-de-islam-dersleri.jpg" type="image/jpeg" length="36896"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail ordusunda Givati Tugayı'nda onlarca asker üssü terk etti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/israil-ordusunda-givati-tugayinda-onlarca-asker-ussu-terk-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/israil-ordusunda-givati-tugayinda-onlarca-asker-ussu-terk-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusuna bağlı Givati Tugayı'nda görev yapan onlarca asker, birliklerde kullanılan bazı sembollerin komuta kademesinin talimatıyla kaldırılıp imha edilmesine tepki göstererek Sde Teiman Askeri Üssü'nü terk etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İsrail basını, olayın üst düzey komutanlarla askerler arasında yaşanan anlaşmazlığın ardından meydana geldiğini yazarken, İsrail ordusu da izinsiz ayrılan askerlerle ilgili inceleme başlatıldığını doğruladı.</strong></p>

<p>İsrail merkezli Walla haber sitesinin aktardığına göre olay, Givati Tugayı bünyesindeki Sabar (Tzabar) Taburu'nda yaşandı. Haberde, tabur komutanının birliklerde uzun süredir sergilenen bazı sembol ve işaretlerin kaldırılması talimatını verdiği, askerlerin itirazına rağmen bu kararın uygulanmasında ısrar edildiği belirtildi.</p>

<p>İddiaya göre komutanlardan biri, kaldırılması istenen sembollerden birini yaklaşık 5 kilogramlık bir balyozla parçalayarak imha etti. Birlikte görev yapan askerlerden biri de bu olayı doğrulayarak, yaşananların tabur içinde büyük tepkiye neden olduğunu söyledi.</p>

<p>Taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması üzerine onlarca askerin silahlarını bırakarak Sde Teiman Askeri Üssü'nü izinsiz şekilde terk ettiği öne sürüldü.</p>

<p><strong>İsrail ordusu doğruladı</strong></p>

<p>İsrail ordusu (IDF) Sözcülüğü de olayla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, kısa süre önce muharip taburda görev yapan bazı askerlerin komutanlarından izin almadan üslerini terk etmeye başladığı belirtilerek, olayın tabur komutanının "taburdaki norm dışı olaylarla ve kıdemli-yeni asker geleneğiyle ilişkilendirilen bazı işaret ve sembollerin kaldırılması" yönündeki kararının ardından yaşandığı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, olayın komutanlar tarafından soruşturulduğu belirtilerek, "Bu olay İsrail ordusunun değerleriyle ve askerlerinden beklenen davranışlarla bağdaşmamaktadır." denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, olayın son dönemde orduda yaşanan en dikkat çekici disiplin krizlerinden biri olduğu belirtilirken, askerlerin sembollerin kaldırılmasına yönelik tepki göstermesinin birlik içinde ciddi bir gerilime yol açtığı ifade edildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/israil-ordusunda-givati-tugayinda-onlarca-asker-ussu-terk-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 19:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/protesto-5.jpg" type="image/jpeg" length="52465"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beşikçioğlu'nun gözaltına alınması Avrupa basınında geniş yankı buldu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/besikcioglunun-gozaltina-alinmasi-avrupa-basininda-genis-yanki-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/besikcioglunun-gozaltina-alinmasi-avrupa-basininda-genis-yanki-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınması, Avrupa basınında geniş yer buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya'nın önde gelen yayın organları Der Spiegel, Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) ve Die Zeit ile İsviçre merkezli Bluewin ve BörsenNews, Erdal Beşikçioğlu'nun gözaltına alınmasını manşetlerine taşıdı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Etimesgut Belediyesi'nde bazı ihalelerde usulsüzlük yapıldığı, sahte belgeler düzenlendiği, otopark kiralama işlemleri ile imar ve ruhsat süreçlerinde haksız menfaat sağlandığı iddiaları üzerine operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun da aralarında bulunduğu 52 kişi gözaltına alındı.</p>

<p>Operasyon kapsamında çok sayıda adrese eş zamanlı baskın düzenlenirken, soruşturmanın ihale usulsüzlüğü, resmi belgede sahtecilik ve çeşitli yolsuzluk iddiaları kapsamında yürütüldüğü belirtildi.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/e-besikcioglu.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Avrupa basını manşetlerine taşıdı</strong></p>

<p>Beşikçioğlu'nun gözaltına alınması Avrupa medyasında da geniş yankı uyandırdı. Alman basınında yer alan haberlerde, operasyonun CHP'li belediyelere yönelik son adım olduğu vurgulanırken, gözaltına alınan isimler arasında kamuoyunun yakından tanıdığı eski oyuncu Erdal Beşikçioğlu'nun bulunmasına özellikle dikkat çekildi.</p>

<p>Birçok gazete, Beşikçioğlu'nun televizyon tarihinin en bilinen polisiye dizilerinden biri olan <i>Behzat Ç.</i> dizisinde canlandırdığı komiser karakteriyle tanındığını hatırlattı. Haberlerde, 2024 yerel seçimlerinde CHP'nin adayı olarak Etimesgut Belediye Başkanlığı'nı kazanan Beşikçioğlu'nun, oyunculuk kariyerinin ardından siyasete atıldığı bilgisine de yer verildi.</p>

<p>Avrupa basınındaki değerlendirmelerde ayrıca, son dönemde Türkiye'de CHP'li belediyelere yönelik operasyonların arttığına işaret edilerek, çok sayıda belediye başkanı hakkında soruşturma yürütüldüğü ve bazı belediye başkanlarının tutuklandığı hatırlatıldı.</p>

<p><strong>Belediyeden ilk açıklama</strong></p>

<p>Operasyonun ardından Etimesgut Belediyesi'nde açıklama yapan Belediye Başkan Yardımcısı Ebru Keyvan, soruşturmanın ayrıntılarına ilişkin henüz resmi bilgiye sahip olmadıklarını söyledi.</p>

<p>Hukuk birimi ve avukatlarla sürekli iletişim halinde olduklarını belirten Keyvan, süreci yakından takip ettiklerini ifade etti.</p>

<p>Belediye hizmetlerinin kesintisiz sürdüğünü vurgulayan Keyvan,<strong> "Biz görevimizin başındayız. Başkanımızın arkasındayız. Türkiye'nin içinden geçtiği bu sürecin hukuk içinde sonuçlanacağına inanıyoruz. Çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz."</strong> dedi.</p>

<p>Keyvan ayrıca, Beşikçioğlu'nun göreve gelmesinin ardından Etimesgut'ta önemli çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, belediye yönetiminin hizmetlerine devam edeceğini söyledi.</p>

<p><strong>Soruşturma sürüyor</strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 52 kişinin emniyetteki işlemleri sürerken, savcılığın ihale süreçleri, imar uygulamaları, otopark kiralamaları ve resmi belgelerde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturmayı derinleştirdiği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/besikcioglunun-gozaltina-alinmasi-avrupa-basininda-genis-yanki-buldu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 17:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/besikcioglu.JPG" type="image/jpeg" length="62451"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzun ve sağlıklı yaşamın sırrı genlerde mi, yaşam tarzında mı?]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/uzun-ve-saglikli-yasamin-sirri-genlerde-mi-yasam-tarzinda-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/uzun-ve-saglikli-yasamin-sirri-genlerde-mi-yasam-tarzinda-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Frankfurter Rundschau gazetesinde yayımlanan "Uzun Yaşamın Sırrı 'Mavi Bölgeler'de mi Saklı?" başlıklı makalede gastroenteroloji ve hepatoloji uzmanı Dr. Vittorio Giuliano, uzun ve sağlıklı yaşamın yalnızca genetik mirasla açıklanamayacağını ortaya koyan bilimsel bulguları değerlendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>"Mavi Bölgeler" olarak bilinen ve yüz yaşını aşan insanların yoğun olarak yaşadığı bölgelerden örnekler veren Giuliano, beslenmeden sosyal ilişkilere kadar birçok etkenin sağlıklı yaşlanmadaki rolüne dikkat çekiyor.</strong></p>

<p>İşte Dr. Vittorio Giuliano'nun <a href="https://www.fr.de/verbraucher/geheimnis-eines-langen-lebens-wie-hundertjaehrige-gesund-altern-zr-94417288.html" rel="nofollow"><strong>"Uzun Yaşamın Sırrı 'Mavi Bölgeler'de mi Saklı?"</strong></a> başlıklı makalesi:</p>

<p>Sardinya'nın küçük bir dağ köyünde, Yunanistan'ın güneşe uzanan İkaria Adası'nda ya da Japonya'nın güneyindeki Okinawa köylerinde zaman sanki biraz daha yavaş akıyor. İnsanlar yalnızca uzun yaşamıyor; ileri yaşlarına rağmen hareketli, zihinsel olarak dinç ve toplumla iç içe kalmayı başarıyor.</p>

<p>Amerikalı araştırmacı Dan Buettner, dünyada yüz yaşını aşan insanların yoğun olarak yaşadığı bu bölgeleri "Mavi Bölgeler" olarak adlandırdı. Japonya'daki Okinawa, İtalya'daki Sardinya, Kosta Rika'daki Nicoya Yarımadası, Yunanistan'daki İkaria ve ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Loma Linda, bugün uzun ve sağlıklı yaşamın adeta doğal laboratuvarları olarak görülüyor.</p>

<p>Bu bölgelerde yalnızca yaşam süresi dikkat çekmiyor. Kalp ve damar hastalıkları, diyabet, obezite ve demans gibi kronik rahatsızlıkların daha düşük oranlarda görülmesi de bilim insanlarının ilgisini çekiyor. Belki de en çarpıcı nokta şu: Buradaki birçok insan yaşlılığı bir gerileme dönemi olarak değil, hayatın saygınlık, üretkenlik ve anlam taşıyan doğal bir evresi olarak yaşıyor.</p>

<p><strong>Genler kader değil</strong></p>

<p>Modern bilim, yaşlanmayı tek bir nedene bağlamıyor. Genetik yapı, çevresel koşullar ve yaşam biçimi, birbiriyle iç içe geçen karmaşık bir tablo oluşturuyor.</p>

<p>Genlerimizi değiştiremeyiz. Ancak nasıl beslendiğimiz, ne kadar hareket ettiğimiz, nasıl uyuduğumuz ve hayatımızı nasıl düzenlediğimiz büyük ölçüde kendi elimizdedir. Başka bir deyişle, genetik bize kartları dağıtır; onları nasıl oynayacağımız ise yaşam tarzımızla ilgilidir.</p>

<p>Mavi Bölgelerde yaşayan insanların ortak bazı alışkanlıkları var. Çoğunlukla doğal ve az işlenmiş gıdalar tüketiyor, günlük hayatın içinde düzenli hareket ediyor, yeterince uyuyor ve ölçülü besleniyorlar.</p>

<p>Okinawa'da nesilden nesile aktarılan "Hara Hachi Bu" kuralı bunun en bilinen örneklerinden biri. Bu anlayışa göre kişi, tamamen doymadan, yaklaşık yüzde 80 oranında doyduğunu hissettiğinde sofradan kalkıyor. Yani mesele yalnızca ne yediğiniz değil, ne kadar yediğiniz de.</p>

<p>Ancak uzun yaşamın formülü mutfakta başlayıp mutfakta bitmiyor.</p>

<p>Güçlü aile bağları, dayanışma, komşuluk ilişkileri, topluma ait olma duygusu ve yaşlılara gösterilen saygı da bu yaşam biçiminin önemli parçaları. İnsan, yalnızca yediklerinden değil, içinde yaşadığı toplumdan da besleniyor.</p>

<p><strong>Yediklerimiz genlerimizi nasıl etkiliyor?</strong></p>

<p>Son yıllarda bilim dünyasının üzerinde en çok durduğu konulardan biri epigenetik.</p>

<p>Besinler yalnızca vücudumuza enerji sağlamıyor; bazı genlerin ne zaman ve ne ölçüde çalışacağını da etkileyebiliyor. Epigenetik, DNA dizisini değiştirmeden genlerin faaliyetini düzenleyen biyolojik mekanizmaları inceliyor.</p>

<p>Bunu bir kitap gibi düşünebiliriz: Genler kitabın metnini oluşturur, epigenetik ise hangi sayfaların açılacağını ve hangi bölümlerin okunacağını belirler.</p>

<p>Stres, uyku kalitesi, çevre kirliliği, pestisitler ve beslenme alışkanlıkları bu biyolojik düzen üzerinde etkili olabilir. DNA metilasyonu, kromatin yapısındaki değişiklikler ve mikro-RNA adı verilen küçük moleküller, genlerin çalışma biçiminde önemli rol oynar.</p>

<p>Özellikle mikro-RNA'ların metabolizma, iltihaplanma ve hücre yaşlanmasıyla bağlantılı olduğu biliniyor. Bazı mikro-RNA değişikliklerinin farklı kanser türleriyle ilişkili olduğu da araştırmalarla gösterildi.</p>

<p>Bilimsel çalışmalar, beslenme biçiminin bu moleküllerin düzeyini etkileyebileceğine işaret ediyor. Bu nedenle sofraya koyduğumuz her şeyin, yalnızca bugünkü sağlığımızı değil, uzun vadede hücrelerimizin çalışma biçimini de etkileyebileceği düşünülüyor.</p>

<p><strong>Agouti farelerinden çarpıcı ders</strong></p>

<p>Beslenmenin biyolojik süreçleri ne kadar etkileyebileceğini gösteren en dikkat çekici araştırmalardan biri, Agouti fareleri üzerinde gerçekleştirildi.</p>

<p>Bu farelerde bulunan belirli bir genetik özellik, normal koşullarda sarı tüy yapısı, kilo alma eğilimi ve bazı hastalıklara yatkınlıkla ilişkilendiriliyor.</p>

<p>Ancak bilim insanları, anne farelerin gebelik dönemindeki beslenmesinin yavruların özelliklerini değiştirebildiğini gördü.</p>

<p>Anne farelere, soyada bulunan ve bitkisel östrojen benzeri etki gösterebilen genistein verildiğinde yavruların görünümünde belirgin değişiklikler ortaya çıktı. Yavrular sarı yerine daha koyu renkli tüylere sahip oldu ve aşırı kilo alma eğilimleri azaldı.</p>

<p>Buradaki önemli nokta, genlerin değişmemesiydi. Değişen şey, genlerin çalışma biçimiydi.</p>

<p>Bu sonuçlar, beslenmenin biyolojik programları uzun süreli olarak etkileyebileceğini gösteren güçlü örneklerden biri kabul ediliyor. Bazı araştırmacılar, bu tür mekanizmaların farklı toplumlar arasındaki bazı hastalık oranlarını anlamaya da katkı sağlayabileceğini düşünüyor.</p>

<p><strong>Modern beslenmenin görünmeyen yükü</strong></p>

<p>Genlerin işleyişini yalnızca yararlı besinler etkilemiyor. Vücutta yabancı maddeler olarak tanımlanan "ksenobiyotikler" de bu süreçte rol oynayabiliyor.</p>

<p>Gıda katkı maddeleri, pestisitler, çevre kirleticiler, bazı kozmetik içerikler, küf toksinleri ve çeşitli kimyasal bileşikler bu gruba giriyor.</p>

<p>Bazı maddeler "endokrin bozucu" olarak adlandırılıyor. Bu maddeler hormonal sinyalleri etkileyerek metabolik süreçlerde değişikliklere yol açabiliyor.</p>

<p>Son yıllarda ultra işlenmiş gıdaların tüketiminin hızla artması, bilim dünyasında önemli bir tartışma konusu hâline geldi. Uzmanlar, bu beslenme biçiminin kronik hastalıkların yaygınlaşmasına katkıda bulunabileceğini değerlendiriyor.</p>

<p>Burada sorun yalnızca vitamin veya mineral eksikliği olmayabilir. Bazı maddelerin hücresel düzenleme mekanizmalarına yaptığı daha ince ve uzun vadeli etkiler de önem taşıyabilir.</p>

<p><strong>Yüz yaşını aşanlar ne yiyor?</strong></p>

<p>Mavi Bölgelerde yaşayan toplumların mutfaklarının birbirinden farklı olduğu görülüyor. Ancak sofralarında ortak bazı özellikler bulunuyor.</p>

<p>Beslenmenin temelini sebzeler, baklagiller, meyveler, otlar ve kaliteli yağlar oluşturuyor. Endüstriyel olarak yoğun biçimde işlenmiş ürünler ise günlük yaşamda daha az yer tutuyor.</p>

<p>Bu beslenme biçimleri, yaşlanma süreciyle ilişkili birçok yararlı bileşen içeriyor.</p>

<p>Omega-3 yağ asitleri iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olabilir. Antioksidanlar, hücrelere zarar verebilen oksidatif stresin azaltılmasında rol oynayabilir. Folat ve çinko gibi mikro besinler ise DNA'nın onarım mekanizmalarını destekleyebilir.</p>

<p>Günümüzde Akdeniz tipi beslenme, aralıklı oruç ve ketojenik beslenme modelleri yoğun biçimde araştırılıyor. Bazı çalışmalar, bu yaklaşımların metabolik esnekliği artırabileceğini ve hücrelerin kendini yenileme süreçlerini destekleyebileceğini gösteriyor. Bu süreçlerden biri de "otofaji".</p>

<p>Otofaji, hücrelerin kendi içindeki hasarlı veya işlevini yitirmiş parçaları parçalayıp yeniden değerlendirdiği doğal bir geri dönüşüm sistemi olarak tanımlanabilir. Bir bakıma hücrelerin bahar temizliği.</p>

<p>Bu mekanizmanın hücre sağlığının korunmasında önemli rol oynadığı ve sağlıklı yaşlanmayla bağlantılı olabileceği düşünülüyor.</p>

<p><strong>Asıl sır tek bir besinde değil</strong></p>

<p>Mavi Bölgelerde yaşayan insanların keşfettiği tek bir mucize besin ya da sihirli bir formül yok.</p>

<p>Uzun yaşam, görünüşe göre birçok küçük alışkanlığın yıllar boyunca bir araya gelmesiyle ortaya çıkıyor.</p>

<p>Ölçülü beslenmek, her gün hareket etmek, yeterince uyumak, güçlü sosyal ilişkiler kurmak ve hayata anlam katan bir amaç taşımak, bu bütünün parçaları.</p>

<p>Bilimsel araştırmalar, bu alışkanlıkların yalnızca kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlamadığını; metabolizmadan hücresel onarım süreçlerine, genlerin çalışma biçiminden iltihaplanma mekanizmalarına kadar birçok biyolojik sistemi etkileyebileceğini gösteriyor.</p>

<p>Bu nedenle uzun yaşam, tek bir "süper gıda"nın ya da sıra dışı genlerin sonucu olmayabilir.</p>

<p>Asıl mesele, her gün yaptığımız küçük seçimlerin yıllar içinde büyük bir etki yaratması.</p>

<p>Mavi Bölgelerin bize verdiği en önemli ders belki de "Nasıl yüz yaşına kadar yaşarız?" sorusunun yanıtı değil.</p>

<p>Asıl soru şu:</p>

<p>Sahip olduğumuz yılları nasıl daha sağlıklı, daha anlamlı ve daha dolu yaşayabiliriz?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çünkü uzun yaşamak önemli. Ancak asıl değerli olan, yaşadığımız yıllara hayat katabilmek…</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/dr-vittorio-giuliano.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Dr. Vittorio Giuliano kimdir?</strong></p>

<p>Dr. Vittorio Giuliano, gastroenteroloji ve hepatoloji alanında uzman bir hekimdir. Tıp eğitimini Roma'daki La Sapienza Üniversitesi'nde, uzmanlık eğitimini ise Perugia Üniversitesi'nde tamamlayan Giuliano, 2005 yılından bu yana sindirim sistemi hastalıkları, karaciğer, pankreas ve bağırsak rahatsızlıkları üzerine çalışmalar yürütüyor.</p>

<p>2016-2018 yılları arasında Danimarka'nın Hjørring kentinde danışman hekim olarak görev yapan Giuliano, Yeşil Burun Adaları'nda da gönüllü hekimlik yaptı. Bölgesel Çölyak Merkezi'nin yöneticisi olan Giuliano, yüksek çözünürlüklü ultrason, elastografi ve kontrastlı görüntüleme gibi modern tanı yöntemlerini koruyucu hekimlik yaklaşımıyla birleştiriyor.</p>

<p>Uzun ve sağlıklı yaşam, koruyucu tıp ve sindirim sistemi hastalıkları üzerine bilimsel çalışmaları uluslararası dergilerde yayımlanan Giuliano, erken tanı ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaşam kalitesini artırmadaki önemine dikkat çeken çalışmalarıyla tanınıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, EĞİTİM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, SAĞLIK, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/uzun-ve-saglikli-yasamin-sirri-genlerde-mi-yasam-tarzinda-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/saglik-4.JPG" type="image/jpeg" length="63259"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doruk Madencilik işçilerinin eyleminde gözaltı: Holding önünde zincirli protesto]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/doruk-madencilik-iscilerinin-eyleminde-gozalti-holding-onunde-zincirli-protesto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/doruk-madencilik-iscilerinin-eyleminde-gozalti-holding-onunde-zincirli-protesto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan Türkiye Maden-İş Sendikası üyesi işçilerin, ödenmeyen ücret ve kıdem tazminatları nedeniyle Yıldızlar SSS Holding önünde başlattığı eylem gözaltılarla sonuçlandı. Holding binası önünde kendilerini zincirleyen işçiler ve sendika yöneticileri, polisin müdahalesinin ardından gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yıldızlar SSS Holding bünyesinde faaliyet gösteren Doruk Madencilik işçileri, aylardır ödenmeyen ücret, kıdem tazminatı ve diğer hak edişlerinin ödenmesi talebiyle bir süredir eylemlerini sürdürüyor. İşçiler, son olarak holding merkezinin önünde kendilerini zincirleyerek protesto gerçekleştirdi.</strong></p>

<p>Sabah saatlerinde başlayan eylem sırasında bölgeye sevk edilen polis ekipleri holding binası çevresinde güvenlik önlemi aldı. Yaşanan arbede sonrası işçiler ile Türkiye Maden-İş Sendikası yöneticileri gözaltına alındı.</p>

<p><strong>"Protokol uygulanmadı"</strong></p>

<p>Sendikanın açıklamasına göre, 16 Haziran 2026 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın gözetiminde imzalanan protokol kapsamında işçilere yapılması gereken ödemelerin 23 Temmuz'a kadar tamamlanması kararlaştırılmıştı. Ancak sendika, taahhüt edilen ödemelerin yapılmadığını belirterek 27 Temmuz'da yeniden eylem kararı aldı.</p>

<p>Açıklamada, daha önce ödenmeyen üç ila yedi aylık ücretler ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan farkların ödendiği, ancak işçilerin kesinleşmiş kıdem tazminatları ile diğer alacaklarının önemli bölümünün hâlâ karşılanmadığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bakanlıklar önünde de eylem yapıldı</strong></p>

<p>Holding önündeki protestodan önce madenciler, Ankara'da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde de eylemler düzenledi.</p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki son eylem sırasında bir işçinin fenalaşarak baygınlık geçirdiği ve hastaneye kaldırıldığı bildirildi.</p>

<p><strong>"Verilen sözler tutulmadı"</strong></p>

<p>Türkiye Maden-İş Sendikası, işverenin ve sürece garantör olarak dahil olan kurumların verilen taahhütleri yerine getirmediğini savundu.</p>

<p>Sendika açıklamasında, holding yönetiminin belirlenen tarihlerde ödeme yapmadığı, sürekli yeni tarihler verdiği ancak bu sözlerin de tutulmadığı belirtildi. Ayrıca ilgili bakanlıklara yapılan başvurulara rağmen sorunun çözümüne yönelik somut adımların atılmadığı öne sürüldü.</p>

<p><strong>"Direniş sürecek"</strong></p>

<p>Sendika, ödenmeyen kıdem tazminatları, ücretsiz izin ücretleri, primler ve diğer tüm işçi alacakları eksiksiz ödeninceye kadar hem ilgili bakanlıklar hem de Yıldızlar SSS Holding önündeki eylemlerini sürdüreceklerini duyurdu.</p>

<p>İşçiler, alacaklarının ödenmesi ve imzalanan protokol hükümlerinin eksiksiz uygulanması talebiyle mücadeleye devam edeceklerini belirtti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/doruk-madencilik-iscilerinin-eyleminde-gozalti-holding-onunde-zincirli-protesto</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/doruk-madencilik-iscileri-1.jpeg" type="image/jpeg" length="56287"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da seçim barajı tartışması: SPD yüzde 5 yerine yüzde 3 önerdi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-secim-baraji-tartismasi-spd-yuzde-5-yerine-yuzde-3-onerdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-secim-baraji-tartismasi-spd-yuzde-5-yerine-yuzde-3-onerdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da eylül ayında Saksonya-Anhalt, Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin eyaletlerinde yapılacak parlamento seçimleri öncesinde seçim barajı yeniden tartışma konusu oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Saksonya-Anhalt'ta SPD'nin başbakan adayı Armin Willingmann, mevcut yüzde 5'lik seçim barajının yüzde 3'e düşürülmesini önerirken, öneri siyasi partiler arasında yeni bir tartışma başlattı.</strong></p>

<p>6 Eylül'de Saksonya-Anhalt'ta yapılacak eyalet seçimlerinde SPD'nin başbakan adayı olan ve aynı zamanda eyaletin Bilim Bakanı görevini yürüten Armin Willingmann, üç puanlık seçim barajının da parlamentonun parçalanmasını önleyecek yeterli bir güvence sağlayacağını söyledi.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/willingmann.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Willingmann, Tagesspiegel gazetesine yaptığı açıklamada, <strong>"Yüzde 5 barajı istikrarlı çoğunlukların oluşması açısından önemli ve meşru bir uygulamadır. Ancak çok partili siyasi yapının günümüzde ulaştığı noktada bu düzenlemenin hâlâ aynı ölçüde uygun olup olmadığı tartışılmalıdır"</strong> dedi.</p>

<p>SPD'li siyasetçi, seçimlerde önemli sayıda oyun yüzde 5 barajı nedeniyle parlamentoya yansımadığını belirterek, yüzde 3'lük barajın da parlamentonun aşırı parçalanmasını önleyebileceğini savundu. Willingmann, birçok Avrupa ülkesinde benzer uygulamaların bulunduğunu hatırlatarak konunun anayasal ve siyasi açıdan değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/almanya-da-secim-baraji-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Anketler SPD'yi baraj sınırında gösteriyor</strong></p>

<p>Son kamuoyu yoklamalarına göre Saksonya-Anhalt'ta AfD yüzde 41 oy oranıyla açık ara birinci parti konumunda bulunurken, CDU yüzde 24 ile ikinci sırada yer alıyor. SPD ise yüzde 5 ile seçim barajının tam sınırında görünüyor. Yeşiller, FDP ve BSW'nin ise yüzde 4'er oy oranıyla barajın altında kaldığı tahmin ediliyor.</p>

<p>Bu tablo, Willingmann'ın önerisinin zamanlaması konusunda siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi.</p>

<p><strong>FDP: "Demokraside indirim istemiyoruz"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>FDP'nin eyalet başbakan adayı Lydia Hüskens ise öneriye sert tepki gösterdi.</p>

<p>Kendi partisinin de anketlerde yüzde 5'in altında görünmesine rağmen seçim barajının düşürülmesini desteklemediklerini belirten Hüskens, "Demokraside indirim istemiyoruz. Seçimlere birkaç hafta kala barajı değil, eyaletimizin geleceğini konuşmalıyız. Bu çıkış daha çok oy kaybeden SPD'nin paniğini yansıtıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı da destek verdi</strong></p>

<p>Seçim barajının düşürülmesi fikrine destek veren isimlerden biri de Almanya Federal Anayasa Mahkemesi'nin eski Başkanı Hans-Jürgen Papier oldu.</p>

<p>Papier, kısa süre önce yaptığı değerlendirmede, Federal Meclis seçimlerinde uygulanan yüzde 5'lik seçim barajının günümüzün çok partili siyasi yapısına artık tam olarak uymadığını belirterek, barajın yüzde 3'e indirilmesinin anayasal ve siyasi açıdan tartışılabileceğini ifade etmişti.</p>

<p><strong>Muhalefetten farklı görüşler</strong></p>

<p>Öte yandan Bavyera SPD Başkanı Sebastian Roloff ise seçim barajının düşürülmesine karşı çıktı. Roloff, daha düşük seçim barajlarının bazı ülkelerde hükümet kurma süreçlerini zorlaştırdığını belirterek, parçalı parlamentoların küçük partilere orantısız siyasi güç kazandırabileceğini savundu. Hollanda ve İsrail örneklerini veren Roloff, mevcut yüzde 5'lik barajın siyasi istikrar açısından korunması gerektiğini söyledi.</p>

<p>2025 Federal Meclis seçimlerinde BSW yüzde 4,98, FDP ise yüzde 4,3 oy alarak barajın altında kalmış ve parlamentoya girememişti. Bu sonuçlar da Almanya'da seçim barajına ilişkin tartışmaların yeniden gündeme gelmesine neden oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-secim-baraji-tartismasi-spd-yuzde-5-yerine-yuzde-3-onerdi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/secimler1.jpg" type="image/jpeg" length="20785"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'de "figüran" tartışması yargıya taşındı: BirGün gazetecileri ifadeye çağrıldı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/chpde-figuran-tartismasi-yargiya-tasindi-birgun-gazetecileri-ifadeye-cagrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/chpde-figuran-tartismasi-yargiya-tasindi-birgun-gazetecileri-ifadeye-cagrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’nin İstanbul’daki üye katılım törenine ilişkin BirGün gazetesinin yayımladığı “ücretli figüran kullanıldığı” haberiyle başlayan tartışma, karşılıklı hukuki girişimlerle yargıya taşındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ücretli figüran gerçeğini gündeme getiren BirGün muhabiri Ebru Çelik ile gazetenin Web Koordinatörleri Uğur Koç ve Berkant Gültekin, yürütülen soruşturma kapsamında Basın Suçları Savcılığı tarafından ifadeye çağrıldı.</strong></p>

<p>BirGün muhabiri Ebru Çelik, CHP'nin Sarıyer'deki üye katılım törenine cast ajansları aracılığıyla ücret karşılığında figüran taşındığını hazırladığı haberle ortaya çıkardı. Habere göre, törene farklı cast ajanslarından yüzlerce figüran 950 lira karşılığında taşındı.</p>

<p>Ebru Çelik, katılımcı gözlemle yaptığı ve somut bilgilere dayanan haber sonrası [related-posts id="117553" color="bg-danger"][/related-posts] mutlak butlan yönetimi tarafından hedef gösterildi.</p>

<p>Haberin ardından, CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum olarak atanan Gürsel Tekin’in şikâyeti üzerine Ebru Çelik ile BirGün yöneticileri hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.</p>

<p>Savcılık açıklamasında, Sarıyer’de gerçekleştirilen CHP etkinliğine cast ajansı aracılığıyla gerçek üye olmayan kişilerin götürüldüğüne yönelik habere ilişkin yayınlarla ilgili inceleme başlatıldığı bildirildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında Ebru Çelik, Uğur Koç ve Berkant Gültekin’in yarın saat 14.00’te Basın Suçları Savcılığı’nda ifade vereceği açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ajans açıklaması tartışmanın odağında</strong></p>

<p>Tartışmanın merkezindeki haberle ilgili açıklama yapan Merss Prodüksiyon sahibi Ömer İne ise etkinlik için figüran desteği sağladıklarını doğruladı. Ancak CHP Genel Merkezi veya CHP İstanbul İl Başkanlığı’ndan herhangi bir ücret alınmadığını savunan İne, organizasyonun “dostluk bağı ve gönüllülük esasıyla” gerçekleştirildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/ebru-celik1-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>BirGün ise söz konusu açıklamanın, etkinlikte cast organizasyonu yapıldığı yönündeki haberin temel unsurlarını doğruladığını savundu.</p>

<p><strong>Gazeteci Yavuz Oğhan’dan Gürsel Tekin hakkında suç duyurusu</strong></p>

<p>Öte yandan gazeteci Yavuz Oğhan da tartışmalar kapsamında CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum olarak atanan Gürsel Tekin hakkında suç duyurusunda bulundu.</p>

<p>Oğhan’ın avukatı Hüseyin Ersöz aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvuruda, Tekin’in açıklamalarında kamuoyunu yanıltıcı ifadeler kullandığı ve kişileri hedef gösterdiği ileri sürüldü.</p>

<p>Dilekçede Tekin hakkında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “iftira” ve “alenen hakaret” suçlarından soruşturma başlatılması talep edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/chpde-figuran-tartismasi-yargiya-tasindi-birgun-gazetecileri-ifadeye-cagrildi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/gazeteciler-10.JPG" type="image/jpeg" length="35436"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa ve İspanya'daki orman yangınların nedeni iklim değişikliği mi?]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/fransa-ve-ispanyadaki-orman-yanginlarin-nedeni-iklim-degisikligi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/fransa-ve-ispanyadaki-orman-yanginlarin-nedeni-iklim-degisikligi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa ve İspanya tarihinin en yıkıcı orman yangınlarından biriyle mücadele ediyor. On binlerce hektarlık alan küle dönerken, uzmanlar felaketin arkasında iklim değişikliği, kuraklık ve "ateş bulutu" olarak bilinen tehlikeli bir doğa olayının bulunduğuna dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bilim insanlarına göre benzer mega yangınlar gelecekte Almanya ve Orta Avrupa için de ciddi bir risk oluşturabilir.</strong></p>

<p>Fransa'nın güneybatısındaki Gironde bölgesinde geçen çarşamba günü başlayan orman yangını kısa sürede büyüyerek Bordeaux kenti yakınlarına kadar ulaştı. Yüz binlerce kişi güvenli bölgelere tahliye edilirken, yaklaşık 42 bin hektarlık alan kül oldu.</p>

<p>İspanya'da ise Madrid'in batısındaki Ávila ile Madrid ve Toledo çevresinde devam eden yangınlarda şimdiye kadar yaklaşık 80 bin hektar orman ve çalılık alan yok oldu.</p>

<p>Portekiz'in Braga, Bragança ve Santarém bölgelerinde de çok sayıda orman yangınıyla mücadele sürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Felaketin zemini kış aylarında hazırlandı</strong></p>

<p>Uzmanlara göre yangınların bu kadar hızlı büyümesinin temel nedenlerinden biri yılın başındaki yoğun yağışlar oldu.</p>

<p>Ocak ve şubat aylarında Fransa ile İspanya'yı etkileyen kuvvetli fırtınalar ve sağanaklar, bitki örtüsünün olağanüstü şekilde gelişmesini sağladı. İsviçre Kar ve Çığ Araştırmaları Enstitüsü'nden (SLF) iklim bilimci Julia Miller, bu dönemde hızla büyüyen otlar, çalılar ve orman altı bitki örtüsünün yaz aylarındaki aşırı sıcaklarda tamamen kuruduğunu belirtiyor.</p>

<p>Böylece en küçük bir kıvılcım bile büyük yangınların kısa sürede kontrolden çıkmasına neden olabiliyor.</p>

<p>Avrupa Komisyonu'nun Orman Yangını Bilgi Sistemi (EFFIS) verilerine göre, İspanya'da bu yıl şimdiye kadar yanan alan normal bir yıl ortalamasının iki katını, Fransa'da ise beş katını geçti.</p>

<p><strong>"Ateş bulutu" yangını kendi kendine büyütüyor</strong></p>

<p>Yangınları olağanüstü tehlikeli hale getiren en önemli etkenlerden biri ise bilimsel adı Pyrocumulonimbus olan "ateş bulutu" oluşumu.</p>

<p>Devasa yangınların oluşturduğu aşırı sıcak hava; duman, kül ve su buharıyla birlikte kilometrelerce yükselerek kendi hava sistemini oluşturuyor. Atmosferin üst katmanlarında soğuk hava ile karşılaşan bu sıcak hava kütlesi güçlü rüzgârlar meydana getiriyor ve yangını daha da büyütüyor.</p>

<p>Zaman zaman bulutlardan yıldırım da oluşabiliyor. NASA bu doğa olayını "ateş püsküren ejderha" olarak tanımlıyor.</p>

<p>Bugüne kadar daha çok Avustralya, Kanada ve büyük volkanik patlamalar sırasında görülen bu olay, Fransa'da ilk kez kaydedildi.</p>

<p>Fransız itfaiyesi sözcüsü Eric Brocardi'ye göre bu tür yangınlar neredeyse kontrol altına alınamıyor. Çünkü rüzgâr sürekli yön değiştiriyor ve yangın aynı anda farklı noktalarda yeni cepheler oluşturuyor.</p>

<p>Uzmanlara göre böyle bir durumda yangını durdurabilecek iki doğal etken bulunuyor: Günlerce sürecek şiddetli yağış ya da yangının deniz gibi doğal bir engelle karşılaşması.</p>

<p><strong>İklim değişikliği riski kuzeye taşıyor</strong></p>

<p>Bilim insanları, büyük orman yangınlarının artık yalnızca Akdeniz ülkelerinin sorunu olmadığı konusunda uyarıyor.</p>

<p>Aralık ayında yayımlanan uluslararası bir araştırmaya göre iklim değişikliği nedeniyle sıcak ve kurak iklim kuşağı giderek Avrupa'nın kuzeyine doğru ilerliyor. Bu durum, kuru bitki örtüsünü artırarak büyük yangın riskini Orta Avrupa'ya kadar taşıyor.</p>

<p>European Geoscience Union (EGU) tarafından yayımlanan bir başka araştırma da özellikle Almanya'daki Main, Tuna ve Elbe havzalarında yangın riskinin yüzyıl boyunca belirgin şekilde artacağını ortaya koyuyor. Çalışmaya göre özellikle Bavyera'nın doğusundaki ormanlık bölgelerde yüksek yangın riski yüzyılın sonuna doğru olağan hale gelebilir.</p>

<p><strong>Almanya rekor sıcaklıklar yaşadı</strong></p>

<p>Haziran ayı sonunda Almanya'da üst üste sıcaklık rekorları kırıldı.</p>

<p>Alman Meteoroloji Dairesi'nin verilerine göre 28 Haziran'da ülkede ilk kez 41,7 derece ölçüldü. Uzmanlar, aşırı sıcaklarla birlikte toprağın hızla kurumasının yangın riskini ciddi biçimde artırdığına dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>Kuraklığın arkasında sadece yağışların azalması yok</strong></p>

<p>World Weather Attribution (WWA) araştırma grubunun analizine göre kuraklığın nedeni yalnızca yağışların azalması değil; aşırı sıcaklar ve artan buharlaşma da toprağı ve bitki örtüsünü kurutarak yangın riskini artırıyor.</p>

<p>Küresel ısınma nedeniyle artan sıcaklıklar, buharlaşmayı önemli ölçüde hızlandırıyor. Bu nedenle geçmişte kuraklığa yol açmayacak yağış eksiklikleri bugün ciddi kuraklık koşullarına dönüşebiliyor.</p>

<p>Sanayi öncesi döneme göre Dünya'nın ortalama sıcaklığı yaklaşık 1,4 derece arttı. Bilim insanları, küresel sıcaklık artışının 2,8 dereceye ulaşması halinde bugünkü aşırı kuraklık koşullarının iki kat daha sık görülebileceği ve mega yangınların düzenli hale gelebileceği uyarısında bulunuyor.</p>

<p><strong>Uzmanlardan yeni mücadele çağrısı</strong></p>

<p>Avrupa Birliği Ulusal Bilimler Akademileri Danışma Konseyi (EASAC), yalnızca yangın söndürmeye odaklanmanın yeterli olmadığını belirtiyor.</p>

<p>Uzmanlara göre ormanların düzenli bakımı, çalılık alanların temizlenmesi ve arazi planlamasının iyileştirilmesi büyük yangınların önlenmesinde kritik önem taşıyor.</p>

<p>İspanya'da ormancılık uzmanları ise kırsal bölgelerin boşalmasıyla birlikte tarım arazilerinin terk edildiğini, otlakların kullanılmaması nedeniyle çalılık alanların hızla arttığını belirtiyor. Biriken kuru bitki örtüsü de büyük yangınlar için adeta hazır yakıt görevi görüyor.</p>

<p><strong>Kaynak:</strong> Alman Haber Ajansı (dpa), AFP, Avrupa Komisyonu'nun EFFIS verileri ve ilgili bilimsel araştırmalar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/fransa-ve-ispanyadaki-orman-yanginlarin-nedeni-iklim-degisikligi-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/avrupa-da-orman-yanginlari.jpg" type="image/jpeg" length="74165"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrailli yerleşimciler Batı Şeria'da iki camiyi ateşe verdi: Evler ve araçlar da hedef alındı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/israilli-yerlesimciler-bati-seriada-iki-camiyi-atese-verdi-evler-ve-araclar-da-hedef-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/israilli-yerlesimciler-bati-seriada-iki-camiyi-atese-verdi-evler-ve-araclar-da-hedef-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgal altındaki Batı Şeria'da cuma günü yaşanan ölümcül silahlı çatışmanın ardından gerilim daha da tırmandı. İsrailli yerleşimciler gece saatlerinde çok sayıda Filistin yerleşim yerine saldırı düzenlerken, olaylarla ilgili henüz gözaltı yapılmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İsrail ordusu ve Filistinli kaynaklara göre, saldırılarda iki cami, en az bir ev, çok sayıda araç ve iş makinesi ateşe verildi. Saldırılar, Nablus, Tulkerim ve Ramallah çevresindeki çeşitli köylerde gerçekleşti.</strong></p>

<p><strong>Cami ateşe verildi</strong></p>

<p>Nablus'un güneyindeki Kusra köyünde yapımı henüz tamamlanmamış El-Rahma Camisi ateşe verildi. Kusra Belediye Başkanı Abdülazim Vadi, yangında inşaat malzemeleri ile çeşitli ekipmanların zarar gördüğünü açıkladı. Olay yerinden paylaşılan görüntülerde caminin duvarına Davut Yıldızı ile birlikte İbranice "Benajahu'nun intikamı" yazıldığı görüldü.</p>

<p>İsrail ordusu bölgeye asker sevk etti ancak şüphelilerin güvenlik güçleri olay yerine ulaşmadan önce kaçtığı bildirildi. Ordu saldırıyı kınayarak, polisin askeri koruma eşliğinde delil toplayacağını ve tanık ifadelerine başvuracağını açıkladı.</p>

<p>Tulkerim yakınlarındaki Kur köyünde de Filistinli kaynaklara göre bir cami ateşe verildi. Caminin duvarlarına İbranice, "Yahudi kanı boşuna değildir" ifadelerinin yazıldığı belirtildi.</p>

<p><strong>Evler ve araçlar hedef alındı</strong></p>

<p>Nablus yakınlarında kimliği belirsiz kişilerin bir evi ateşe vermeye çalıştığı, olayda yaralanan olmadığı bildirildi.</p>

<p>Ramallah'ın kuzeydoğusundaki el-Muğayyir yakınlarında ise çok sayıda aracın ateşe verildiği aktarıldı. Filistinli kaynaklar, bazı bölgelerde yerleşimcilerin Filistinlilere ait araçlara taş attığını ve yolları kapattığını da bildirdi.</p>

<p>Filistin haber ajansı Wafa'ya göre, Beyt Furik beldesinde bir ev ateşe verildi. Yangın, mahalle sakinlerinin müdahalesiyle söndürüldü.</p>

<p>Ramallah'ın doğusundaki Ayn Samiya bölgesinde ise başka bir yerleşimci grubunun bir taş işleme tesisine saldırdığı, çok sayıda Filistinliyi yaraladığı ve ağır iş makinelerini ateşe verdiği bildirildi. Yaralıların sağlık durumuna ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/israil-ve-isgal.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Çatışmaların ardından şiddet arttı</strong></p>

<p>Saldırılar, cuma günü yaşanan ve iki İsrailli ile dört Filistinlinin yaşamını yitirdiği silahlı çatışmanın ardından gerçekleşti.</p>

<p>Batı Şeria'da şiddet olayları, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e düzenlediği saldırının ardından belirgin şekilde arttı. Filistin Sağlık Bakanlığı'na göre bu tarihten bu yana İsrail askerleri veya yerleşimciler tarafından 1.100'den fazla Filistinli öldürüldü. Aynı dönemde 68 İsrailli sivil ve güvenlik görevlisi hayatını kaybetti.</p>

<p>İsrail ordusunun verilerine göre, aşırılık yanlısı yerleşimcilerin gerçekleştirdiği saldırıların sayısı da yükseldi. Ordu, 2025 yılında 867 saldırı vakası kaydederken, bu sayı 2024'te 682 olarak açıklanmıştı.</p>

<p><strong>Kaynak:</strong> Times of Israel'in haberinden derlenmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/israilli-yerlesimciler-bati-seriada-iki-camiyi-atese-verdi-evler-ve-araclar-da-hedef-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/cami-atese-verildi.jpg" type="image/jpeg" length="91085"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nura ve Baran Kok, Münih'te gençleri buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/nura-ve-baran-kok-munihte-gencleri-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/nura-ve-baran-kok-munihte-gencleri-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Münih kentinde 28 yıldır geleneksel olarak düzenlenen "Oben Ohne" Gençlik Müzik Festivali, bu yıl da on binlerce genci bir araya getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaklaşık 24 bin kişinin katıldığı festivalde rap ve indie-pop sanatçıları sahne alırken, müzik kadar eşitlik, çeşitlilik ve toplumsal mesajlar da öne çıktı.</strong></p>

<p><strong>Nura</strong> ve <strong>Baran Kok</strong>, Münih'teki "Oben Ohne" Gençlik Müzik Festivali'nde binlerce genci aynı sahnede buluşturdu. Yaklaşık 24 bin kişinin katıldığı etkinlikte rap müziğin yükselen isimleri, sadece performanslarıyla değil, verdikleri siyasi ve toplumsal mesajlarla da alkış topladı.</p>

<p>Münih'in simge noktalarından Königsplatz, hafta sonunda rengârenk kıyafetleri, müzik ve dans eşliğinde buluşan gençlerle dolup taştı. 12 yaş ve üzerindeki gençlere açık olarak düzenlenen "Oben Ohne" Festivali, bu yıl da kısa sürede tükenen biletleriyle büyük ilgi gördü.</p>

<p>Festival programında Almanya'nın genç kuşağının yakından takip ettiği rap ve indie-pop sanatçıları sahne aldı. Günün en çok ilgi gören isimleri arasında rapçi Nura, Baran Kok ve gecenin finalini yapan Souly yer aldı.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/festival-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Müzik kadar toplumsal mesajlar da dikkat çekti</strong></p>

<p>Festivalin en dikkat çeken isimlerinden biri olan Eritre asıllı Alman rap sanatçısı Nura, konserinde yalnızca şarkılarıyla değil, verdiği siyasi mesajlarla da öne çıktı. Polis şiddeti, ırkçılık ve cinsiyetçilik gibi konuları işleyen sanatçı, sahneden izleyicilere "Aranızda Merz'e oy veren var mı?" diye seslendi. Bunun üzerine binlerce kişi hep bir ağızdan <strong>"Merz'i isteyen yok"</strong> sloganı attı. Nura'nın sözleri seyircilerden büyük alkış alırken, festivali izleyen 21 yaşındaki Eleonora Berner, <strong>"Müzik politiktir, aslında her şey politiktir"</strong> diyerek sanatçının mesajlarına destek verdi. Berner ve arkadaşları, Nura'nın toplumsal konuları sahneye taşımasının festivali daha anlamlı kıldığını ifade etti.</p>

<p>Katılımcılar da müziğin yalnızca eğlence olmadığını belirterek, sanatçıların toplumsal meseleleri gündeme taşımasını önemsediklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="509" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/munih-festival1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kürt kökenli Baran Kok'a yoğun ilgi</strong></p>

<p>Festivalin en kalabalık anlarından biri ise Berlinli rapçi Baran Kok sahneye çıktığında yaşandı. Kürt kökenli ve açık kimlikli eşcinsel sanatçı, küçük sahne önünde oluşan yoğun kalabalık nedeniyle programına yaklaşık yarım saat gecikmeli başlayabildi.</p>

<p>Hayranlarının büyük ilgi gösterdiği sanatçı, cesur şarkı sözleri ve sahne performansıyla festivalin en çok konuşulan isimlerinden biri oldu. Organizatörler, yoğunluk nedeniyle sahne alanına girişleri bir süre durdurmak zorunda kaldı.</p>

<p><strong>1998'den bu yana gençler için düzenleniyor</strong></p>

<p>İlk kez 1998 yılında gerçekleştirilen "Oben Ohne" Festivali, Münih Gençlik Konseyi tarafından kâr amacı gütmeyen bir etkinlik olarak organize ediliyor.</p>

<p>Festivalin temel hedefi, gençlerin ekonomik durumlarından bağımsız olarak kültürel etkinliklere katılabilmesini sağlamak. Bu kapsamda maddi imkânı olmayan gençlere ücretsiz "dayanışma biletleri" sunulurken, normal bilet fiyatları da benzer festivallere kıyasla düşük tutuluyor. Erken dönem satışlarında biletler 10 avroya, normal satışlarda ise 17,50 avroya sunuldu.</p>

<p><strong>29 derecelik sıcağa rağmen coşku dinmedi</strong></p>

<p>Yaklaşık 29 dereceyi bulan sıcak havaya rağmen festival boyunca coşku eksik olmadı. Katılımcılar şapkalar, yelpazeler ve su püskürtme alanlarıyla serinlemeye çalışırken, organizasyon boyunca önemli bir güvenlik sorunu yaşanmadı.</p>

<p>Yaklaşık 300 gönüllünün görev yaptığı etkinlikte gençler gün boyu konserlerin yanı sıra çeşitli gençlik kuruluşlarının stantlarını ziyaret etti, dinlenme alanlarında vakit geçirdi ve festival atmosferinin tadını çıkardı.</p>

<p><strong>Finalde Souly sahne aldı</strong></p>

<p>Güneşin Königsplatz üzerinde batmasıyla birlikte festivalin kapanışını rapçi <strong>Souly</strong> yaptı. Binlerce kişinin şarkılara hep bir ağızdan eşlik ettiği konserde alan adeta dev bir açık hava partisina dönüştü.</p>

<p>Organizatörler, hem katılımın hem de festival boyunca oluşan atmosferin beklentilerin üzerinde olduğunu belirterek, "Oben Ohne"nun Almanya'da gençlere yönelik en önemli müzik etkinliklerinden biri olmayı sürdürdüğünü vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/nura-ve-baran-kok-munihte-gencleri-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/munih-festival.JPG" type="image/jpeg" length="45251"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DİSK Basın-İş'ten Ebru Çelik'e destek: "Gazeteciler hedef gösterilemez"]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/disk-basin-isten-ebru-celike-destek-gazeteciler-hedef-gosterilemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/disk-basin-isten-ebru-celike-destek-gazeteciler-hedef-gosterilemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DİSK Basın-İş Sendikası, BirGün muhabiri Ebru Çelik'in CHP'nin İstanbul'da düzenlediği üye katılım törenine ilişkin hazırladığı haberin ardından hedef gösterilmesine tepki gösterdi. Sendika, yaptığı açıklamada gazetecilerin haberleri nedeniyle baskı altına alınmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, "Ebru Çelik'in yanındayız" mesajı verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tartışmalar, CHP'nin İstanbul Sarıyer'de düzenlediği üye katılım törenine ilişkin BirGün'de yayımlanan haberle başladı.</strong></p>

<p>Haberde, Kemal Kılıçdaroğlu ile mutlak butlan kararı sonrası CHP İstanbul İl Başkanlığına atanan CHP İstanbul İl Yönetimi'ne görevlendirilen Gürsel Tekin'in katıldığı etkinlikte kalabalık oluşturmak amacıyla cast ajansları aracılığıyla kişi başına 950 TL ödeme yapılarak yüzlerce kişinin organizasyona getirildiği dikkat çekti.</p>

<p>BirGün muhabiri Ebru Çelik'in de figüran olarak organizasyona katılarak hazırladığı ve çeşitli belge ile tanıklıklara dayandırdığı haberin ardından sosyal medyada hedef gösterildiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>DİSK Basın-İş: Gazetecilik kamu yararı içindir</strong></p>

<p>Gelişmeler üzerine açıklama yapan DİSK Basın-İş, gazeteciliğin herhangi bir siyasi partinin ya da güç odağının hoşuna giden haberleri yazmak değil, kamu yararı doğrultusunda gerçeği araştırmak ve halkın haber alma hakkını savunmak olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="" height="570" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/disk-basin-is.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="530" /></p>

<p>Sendika açıklamasında şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><strong>"BirGün muhabiri Ebru Çelik hakkında yürütülen hedef gösterme kampanyasını kaygıyla izliyoruz. Gazetecilerin itibarsızlaştırılmaya çalışılması ve mesleklerini yaptıkları için baskı altına alınmaları kabul edilemez."</strong></p>

<p><strong>"İtirazın yolu gazeteciyi hedef göstermek değildir"</strong></p>

<p>Açıklamada, Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ne de atıfta bulunularak gazetecinin temel sorumluluğunun halka ve gerçeğe karşı olduğu hatırlatıldı.</p>

<p>DİSK Basın-İş, bir habere yönelik itiraz ya da eleştirinin demokratik toplumlarda deliller üzerinden yapılması gerektiğini belirterek, gazetecilerin haberleri nedeniyle hedef gösterilmesinin kabul edilemeyeceğini ifade etti.</p>

<p>Sendika açıklamasında, "Eğer bir habere ilişkin itiraz veya eleştiri varsa bunun yolu gazeteciyi hedef göstermek, itibarsızlaştırmak ya da baskı altına almak değildir. Demokratik toplumlarda haberler delillerle tartışılır; gazeteciler ise mesleklerini yaptıkları için suçlanamaz." denildi.</p>

<p><strong>"Ebru Çelik'in yanındayız"</strong></p>

<p>DİSK Basın-İş, açıklamasının sonunda Ebru Çelik'le dayanışma içinde olduklarını belirterek şu mesajı paylaştı:</p>

<p>"DİSK Basın-İş olarak gazetecilik faaliyetini yürüten meslektaşımız Ebru Çelik'in yanında olduğumuzu kamuoyuna ilan ediyoruz. Meslektaşlarımızın haber yapma hakkını, editoryal bağımsızlığı ve halkın gerçekleri öğrenme hakkını savunmayı sürdüreceğiz."</p>

<p>Sendika ayrıca gazetecilere yönelik baskı, hedef gösterme ve itibarsızlaştırma girişimlerine karşı dayanışmayı büyütmeye ve gazetecilik mesleğinin etik ilkelerini savunmaya devam edeceklerini vurguladı.</p>

<p><strong>Haberde hangi iddialar yer almıştı?</strong></p>

<p>BirGün'ün haberinde, CHP'nin Sarıyer Ayazağa'daki Rauf Denktaş Kültür Merkezi'nde düzenlediği üye katılım törenine üç farklı cast ajansı aracılığıyla yüzlerce kişinin getirildiği iddia edilmişti.</p>

<p>Habere göre katılımcılar, Mecidiyeköy'deki Trump AVM önünde toplanarak servis araçlarıyla etkinlik alanına götürüldü. Organizasyonda yer alan kişilere slogan provası yaptırıldığı, bir bölümüne CHP Gençlik Kolları yeleği giydirildiği ve konuşmalar sırasında alkış ile sloganların yönlendirildiği öne sürüldü.</p>

<p>Haberde ayrıca, etkinliğe katılan bazı kişilerin CHP etkinliğine değil, bir dizi veya reklam çekimine figüran olarak çağrıldıklarını düşündüklerini söyledikleri aktarıldı.</p>

<p><strong>CHP iddiaları reddetti</strong></p>

<p>Mutlak bultan kararıyla atanan CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı ise iddiaları kesin bir dille reddetti.</p>

<p>Sarı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada haberde yer alan iddiaların "iftira" olduğunu savunarak, partinin düzenlediği üye katılım töreninin gerçek katılımcılarla gerçekleştirildiğini öne sürdü.</p>

<p>CHP, haberde yer alan iddialara ilişkin hukuki yollara başvuracaklarını da duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/disk-basin-isten-ebru-celike-destek-gazeteciler-hedef-gosterilemez</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/ebru-celik1.JPG" type="image/jpeg" length="73773"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berlin Onur Yürüyüşü'nde dehşet: Araç kalabalığın arasına daldı, 1 kişi öldü]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/berlin-onur-yuruyusunde-dehset-arac-kalabaligin-arasina-daldi-1-kisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/berlin-onur-yuruyusunde-dehset-arac-kalabaligin-arasina-daldi-1-kisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın başkenti Berlin'de yüz binlerce kişinin katıldığı Christopher Street Day (CSD) Onur Yürüyüşü, akşam saatlerinde yaşanan kanlı saldırıyla kabusa döndü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Beyaz bir hafif ticari aracın kalabalığın arasına dalması sonucu en az bir kadın hayatını kaybetti, 16 kişi yaralandı. Alman polisi olayı "saldırı şüphesi" kapsamında soruştururken, saldırıyı gerçekleştirdiği öne sürülen 21 yaşındaki şüpheliyi yakalamak için geniş çaplı operasyon başlattı.</strong></p>

<p>Olay, cumartesi akşamı Tiergarten yakınlarında düzenlenen CSD etkinliğinin son saatlerinde meydana geldi.</p>

<p>Polisin verdiği bilgiye göre beyaz renkli bir panelvan, yürüyüş güzergâhındaki kalabalığın arasına daldı. Çarpmanın etkisiyle çok sayıda kişi yere savruldu.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin1-6.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>İlk belirlemelere göre bir kadın yaşamını yitirirken, 16 kişi yaralandı. Yaralılardan üçünün hayati tehlikesinin bulunduğu, sekiz kişinin ağır, beş kişinin ise hafif yaralandığı açıklandı.</p>

<p>Saldırının ardından etkinlik derhal sona erdirildi ve yüz binlerce kişi panik yaşanmaması için kontrollü şekilde alandan tahliye edildi.</p>

<p><strong>Polis: Saldırı şüphesiyle soruşturuluyor</strong></p>

<p>Berlin Polisi, olayın ardından yaptığı açıklamada soruşturmanın "saldırı şüphesi" kapsamında yürütüldüğünü duyurdu.</p>

<p>Yetkililer, saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen kişinin araçtan indikten sonra olay yerinden kaçtığını bildirdi.</p>

<p>Şüpheliyi yakalamak için Berlin'in Schöneberg semtinde bir adrese operasyon düzenlendi ancak zanlı bulunamadı.</p>

<p>Polis, kamuoyuyla paylaştığı arama duyurusunda şüphelinin 21 yaşındaki Abdul B. olduğunu açıkladı. Yaklaşık 1,90 metre boyunda, siyah saçlı ve zayıf yapılı olduğu belirtilen zanlının olay sırasında siyah kapüşonlu üst ve beyaz pantolon giydiği ifade edildi.</p>

<p>Emniyet, vatandaşlardan şüpheliye yaklaşmamalarını, gördükleri takdirde derhal polisi aramalarını istedi.</p>

<p><strong>İslamcı çevrelerle bağlantısı araştırılıyor</strong></p>

<p>Alman basınında yer alan bilgilere göre şüpheli, güvenlik birimlerince daha önce de tanınan bir isim.</p>

<p>Polis sözcüsü, zanlının İslamcı çevrelerle bağlantılı olduğunu doğrularken, Alman Haber Ajansı (dpa), şüphelinin mayıs ayında çocuk ve gençlik cezaevinden tahliye edildiğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturmayı yürüten ekipler ayrıca saldırının yalnızca araçla gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini de araştırıyor.</p>

<p>Polis, olay sırasında bazı kişilerin kesici veya delici aletlerle yaralanmış olabileceğine ilişkin ihbarlar aldıklarını, bu nedenle olası ikinci bir saldırı ihtimali üzerinde de çalışıldığını açıkladı.</p>

<p><strong>Çok sayıda soru hâlâ yanıt bekliyor</strong></p>

<p>Yetkililer, saldırının tek bir kişi tarafından mı yoksa birden fazla fail tarafından mı gerçekleştirildiğinin henüz netleşmediğini belirtti.</p>

<p>Görgü tanıklarının farklı ifadeler vermesi nedeniyle olayın tam seyri ve saldırganın kaçış rotası da henüz kesin olarak ortaya çıkarılamadı.</p>

<p>Saldırının motivasyonuna ilişkin ise resmi makamlar şu aşamada herhangi bir açıklama yapmaktan kaçınıyor.</p>

<p><strong>Merz: Toplumumuza yapılmış bir saldırı</strong></p>

<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz, saldırıyı "iğrenç bir suç" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Merz, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, "Dünyanın dört bir yanından yüz binlerce insan Christopher Street Day'de barış içinde kutlama yapıyordu. Birlikte hoşgörü içinde yaşamayı savunuyorlardı. Bu, toplumumuza yönelik bir saldırıdır." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Başbakanlık, Merz'in İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt ile sürekli temas halinde olduğunu ve güvenlik makamlarından gelişmeler hakkında düzenli bilgi aldığını bildirdi.</p>

<p><strong>Federal hükümetten Berlin'e destek</strong></p>

<p>İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt de federal hükümetin Berlin makamlarına her türlü desteği vermeye hazır olduğunu açıkladı.</p>

<p>Dobrindt, "Barış içinde kutlama yapan insanlara yönelik bu korkak ve alçak saldırı beni derinden sarstı. Düşüncelerim kurbanlar, yakınları ve bu dehşeti yaşayan herkesle birlikte." dedi.</p>

<p><strong>"Özgür toplumumuza saldırı"</strong></p>

<p>Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner ise saldırının yalnızca CSD katılımcılarını değil, kentin temel değerlerini hedef aldığını söyledi.</p>

<p>Wegner, "Berlin özgürlüğün kentidir ve bugün özgürlüğümüz en korkunç şekilde hedef alınmıştır. Bu saldırı özgür ve açık toplumumuza yöneliktir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yetkililer, organizatörlerin etkinliği hızla sonlandırarak alanı panik yaşanmadan boşaltmasının daha büyük bir faciayı önlediğini belirtti.</p>

<p><strong>Spekülasyon uyarısı</strong></p>

<p>Berlin Eyaleti Kentsel Gelişim Senatörü Christian Gaebler ise olayın arka planına ilişkin spekülasyon yapılmaması çağrısında bulundu.</p>

<p>Gaebler, saldırının siyasi ya da adi suç kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine ilişkin henüz yeterli bilgi bulunmadığını belirterek soruşturmanın sonuçlarının beklenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Berlin İçişleri Senatörü Iris Spranger de güvenlik güçleriyle sürekli temas halinde olduklarını belirterek, "Berlinlilerin ve kentimizi ziyaret edenlerin güvenliği en büyük önceliğimizdir." açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Dünyada yankı uyandırdı</strong></p>

<p>Berlin CSD'deki saldırı uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı.</p>

<p>Etkinliğin kapanış konserinde sahne alan Alman şarkıcı Sarah Connor, tahliye kararından kısa süre önce konserini tamamlamıştı. Connor, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Kelimeler yetersiz. Yaşananlar korkunç." diyerek hayatını kaybeden kişinin yakınlarına başsağlığı diledi.</p>

<p>Olay, başta İngiltere ve ABD olmak üzere birçok uluslararası medya kuruluşunda da son dakika gelişmesi olarak duyuruldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/berlin-onur-yuruyusunde-dehset-arac-kalabaligin-arasina-daldi-1-kisi-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin-21.jpg" type="image/jpeg" length="22110"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hindistan'da sınav skandalı: Gençlerin protestosu Eğitim Bakanı'nı istifa ettirdi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/hindistanda-sinav-skandali-genclerin-protestosu-egitim-bakanini-istifa-ettirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/hindistanda-sinav-skandali-genclerin-protestosu-egitim-bakanini-istifa-ettirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hindistan'da haftalardır milyonlarca genci sokağa döken sınav skandalı protestoları hükümete geri adım attırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ülkenin Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan görevinden istifa ederken, protestoları organize eden "Hamam Böceği Halk Partisi" (Cockroach Janata Party-CJP) hükümetin hareketin tüm taleplerini kabul ettiğini açıkladı. Böylece son yılların en büyük gençlik hareketi zafer ilan ederek ülke genelindeki eylemlerini sona erdirdi.</strong></p>

<p>Protestoların fitilini, Hindistan'da tıp fakültelerine girişte uygulanan ülke çapındaki NEET sınavının sorularının önceden sızdırılması ateşledi.</p>

<p>Sınav sorularının önceden sızdırılmasının ortaya çıkmasının ardından yaklaşık iki milyon aday sınava yeniden girmek zorunda kaldı. Olay, uzun yıllardır sınav güvenliği ve eğitim sistemindeki adaletsizlikler nedeniyle biriken öfkeyi yeniden gündeme getirdi.</p>

<p>AP'nin haberine göre göstericiler, yaşanan skandalın siyasi sorumluluğunu taşıdığı gerekçesiyle Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan'ın istifasını talep etti.</p>

<p><img alt="" height="393" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/3-79.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="531" /></p>

<p><strong>İnternette doğdu, milyonları sokağa çıkardı</strong></p>

<p>Kısa sürede ülke çapında yayılan CJP hareketi, başlangıçta sosyal medyada ortaya çıkan bir protesto girişimiydi.</p>

<p><strong>"Hamam böcekleri"nden "çapulcular"a</strong></p>

<p>Hareketin adı, Hindistan Yüksek Mahkemesi Yargıcı Surya Kant'ın işsiz gençleri "hamam böcekleri" ve "parazitler" olarak nitelendiren açıklamalarına tepki olarak ortaya çıktı. Gençler, hakaret olarak görülen bu ifadeyi sahiplenerek <strong>"Cockroach Janata Party" (Hamam Böceği Halk Partisi)</strong> adını benimsedi ve sosyal medya üzerinden örgütlendi. Bu durum, Türkiye'de 2013'teki Gezi Parkı protestoları sırasında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eylemcileri "üç beş çapulcu" diye nitelendirmesinin ardından protestocuların "çapulcu" ifadesini sahiplenerek bir direniş sembolüne dönüştürmesini hatırlattı.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/hindistan-2.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Milyonlarca takipçiye ulaşan hareket, kısa süre içinde internet kampanyasından ülke tarihinin en büyük gençlik protestolarından birine dönüştü.</p>

<p>CJP'nin kurucusu Abhijeet Dipke, "Bu demokrasidir." diyerek istifayı "adaletin zaferi" olarak nitelendirdi.</p>

<p><strong>Delhi'de büyük kutlama</strong></p>

<p>Eğitim Bakanı'nın istifasının açıklanmasının ardından başkent Yeni Delhi'deki Jantar Mantar meydanında toplanan binlerce genç büyük kutlamalar yaptı.</p>

<p>Bollywood şarkıları eşliğinde bayraklar sallayan ve sloganlar atan göstericiler, haftalardır sürdürdükleri direnişin ilk büyük siyasi sonucunu elde etmiş oldu.</p>

<p>İstifa mektubunu kamuoyuyla paylaşan Dharmendra Pradhan ise, "Gençlik Bharat'ın gücüdür." ifadelerini kullandı. Bharat, Hindistan Cumhuriyeti'nin resmi adlarından biri olarak kullanılıyor.</p>

<p><strong>Polis müdahalesi protestoları büyüttü</strong></p>

<p>Gösteriler sırasında en kritik dönüm noktası, protestocuların parlamentoya yürümek istemesi oldu.</p>

<p>Güvenlik güçleri yürüyüşü göz yaşartıcı gaz, cop ve tazyikli suyla durdurdu. Yaşanan müdahalede çok sayıda gösterici ve polis yaralandı.</p>

<p>Ancak sert polis müdahalesi protestoları bastırmak yerine daha da büyüttü.</p>

<p>Yeni Delhi'nin yanı sıra Mumbai, Kolkata ve birçok kentte yüz binlerce kişi sokaklara çıktı. CJP'nin düzenlediği oturma eylemlerine her gün yeni gruplar katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hareketin görünürlüğünü artıran isimlerden biri de iklim aktivisti Sonam Wangchuk oldu. Haftalar süren açlık grevinin ardından eylemini sonlandıran Wangchuk, istifayı "demokrasinin zaferi" olarak değerlendirdi.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/4-62.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Hükümet geri adım attı</strong></p>

<p>Haftalar boyunca protestoları görmezden gelen Başbakan Narendra Modi hükümeti, eylemlerin ülke geneline yayılması üzerine CJP temsilcileriyle görüşmeyi kabul etti.</p>

<p>Modi daha önce sınav sorularının sızdırılmasıyla mücadele amacıyla özel hızlı mahkemeler kurulacağını ve sınav güvenliğine ilişkin yeni önlemler alınacağını açıklamıştı.</p>

<p>Ancak protestocular bunun yeterli olmadığını belirterek Eğitim Bakanı'nın istifasında ısrar etti.</p>

<p>Pradhan'ın istifasıyla birlikte Modi hükümeti, üçüncü döneminde ilk kez kitlesel sokak gösterileri karşısında önemli bir siyasi geri adım atmış oldu.</p>

<p><strong>Hükümet CJP'nin tüm taleplerini kabul etti</strong></p>

<p>İstifanın ardından CJP temsilcileri ile BJP hükümeti arasında gerçekleştirilen görüşmelerde protesto hareketinin diğer talepleri de masaya yatırıldı.</p>

<p>CJP, hükümetin tüm taleplerini kabul ettiğini açıkladı.</p>

<p>Buna göre sınav skandalıyla bağlantılı olarak yaşamını yitiren öğrencilerin ailelerine yaklaşık 90 bin avro tutarında tazminat ödenecek.</p>

<p>Ayrıca protestolara katılanlar hakkında açılan ceza soruşturmalarından vazgeçilecek, gösterilere müdahale eden Delhi Polisi ile Hızlı Müdahale Gücü'nün (RAF) sert müdahalesi nedeniyle kamuoyundan özür dilemesi sağlanacak.</p>

<p>Bunun üzerine CJP, haftalardır süren ülke çapındaki protestoların sona erdirildiğini duyurdu.</p>

<p><strong>Muhalefet ve uzmanlar: Asıl sorun eğitim sistemi</strong></p>

<p>Göstericiler ise Eğitim Bakanı'nın istifasının tek başına yeterli olmadığını vurguluyor.</p>

<p>Delhi'deki bir protestocu, "Yeni bir bakan gelmesi eğitim sistemindeki sorunları çözmeyecek. Ama en azından ilk kez biri sorumluluk üstlendi." sözleriyle mücadelelerinin süreceğini ifade etti.</p>

<p>Uzmanlar da hareketin yalnızca sınav skandalından ibaret olmadığını belirtiyor.</p>

<p>Analistlere göre CJP, genç işsizliği, fırsat eşitsizliği, ekonomik büyüme ve eğitim sistemindeki yapısal sorunlara yönelik daha geniş bir toplumsal tepkiyi temsil ediyor. Hindistan'da tıp eğitimi, milyonlarca genç için sosyal yükselişin en önemli yollarından biri olarak görülüyor ve NEET sınavı bu nedenle büyük önem taşıyor.</p>

<p>Muhalefet lideri Rahul Gandhi'nin protestolara verdiği destek de hareketin siyasi etkisini artıran unsurlar arasında gösteriliyor.</p>

<p><strong>Modi yönetimi için kritik sınav</strong></p>

<p>2014'ten bu yana iktidarda bulunan Narendra Modi hükümeti, geçmişte protesto hareketleri karşısında nadiren geri adım attı. Uzmanlara göre bu süreç, yaklaşık bir yıl süren çiftçi eylemlerinin ardından tartışmalı tarım yasalarının geri çekilmesinden sonra hükümetin sokak baskısıyla attığı en önemli geri adım oldu.</p>

<p>Siyasi gözlemciler, CJP'nin protestoları sonlandırmasına rağmen hareketin milyonlarca genci kısa sürede örgütleyebilme kapasitesinin Hindistan siyasetinde kalıcı etkiler bırakabileceği görüşünde birleşiyor. Eğitim, istihdam ve fırsat eşitliği taleplerinin ise önümüzdeki dönemde de ülkenin en önemli siyasi gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EĞİTİM, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/hindistanda-sinav-skandali-genclerin-protestosu-egitim-bakanini-istifa-ettirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 09:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/hindistan-da-protesto.JPG" type="image/jpeg" length="81844"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin’den AB’nin Rusya yaptırımlarına karşılık: 14 Avrupa şirketine ihracat kısıtlaması]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/cinden-abnin-rusya-yaptirimlarina-karsilik-14-avrupa-sirketine-ihracat-kisitlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/cinden-abnin-rusya-yaptirimlarina-karsilik-14-avrupa-sirketine-ihracat-kisitlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin, Avrupa Birliği’nin (AB) Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşı nedeniyle kabul ettiği 21. yaptırım paketine karşılık olarak, aralarında Almanya’dan şirketlerin de bulunduğu 14 Avrupa şirketi ve kuruluşa çift kullanımlı (dual-use) ürünlerin ihracatını yasakladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karar yürürlüğe girerken, Brüksel gelişmenin etkilerini incelemeye başladığını ve Pekin’den açıklama talep edeceğini duyurdu.</strong></p>

<p><strong>Pekin’den yaptırımlara karşı hamle</strong></p>

<p>Çin Ticaret Bakanlığı, AB’nin son yaptırım paketi kapsamında Çin ana karası ve Hong Kong merkezli 14 şirketin ihracat kısıtlamaları listesine alınmasına karşılık aynı sayıda Avrupa şirketine ihracat kontrolü uygulandığını açıkladı.</p>

<p>Bakanlık, kararın "ulusal güvenliği ve ulusal çıkarları korumak" amacıyla alındığını belirterek, Çin menşeli çift kullanımlı ürünlerin söz konusu şirketlere satışının yasaklandığını bildirdi. Açıklamada, yalnızca Çinli ihracatçılar değil, Çin menşeli bu ürünleri üçüncü ülkeler üzerinden söz konusu şirketlere ulaştırabilecek yabancı kişi ve kuruluşların da yasak kapsamına girdiği ifade edildi. İstisnai durumlarda ise ihracat için özel izin başvurusu yapılabileceği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Alman şirketleri de listede</strong></p>

<p>Çin’in yaptırım listesinde Almanya’dan üç şirket bulunuyor. Bunlar, Düsseldorf merkezli savunma sanayi şirketi Rheinmetall, Duisburg merkezli kimyasal hammadde ticareti yapan Antraco Chemie-Handelsgesellschaft ve Kempten merkezli malzeme tedarikçisi Sindlhauser Materials.</p>

<p>Sindlhauser Materials, yarı iletken, sensör ve aydınlatma sanayilerinde kullanılan vakum kaplama malzemeleri, seramikler, tungsten, tantal ve molibden bileşenleri ile nadir toprak elementleri tedarik ediyor. Antraco Chemie ise uluslararası kimyasal hammadde ticaretinde faaliyet gösteriyor. Ancak Çin’in ihracat kontrollerinin bu şirketlerin hangi ürün veya ticari ilişkilerini doğrudan etkileyeceğine ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<p><strong>Avrupa’nın farklı ülkelerinden şirketler de etkilendi</strong></p>

<p>Çin’in listesinde Almanya’nın yanı sıra Fransa, İtalya, Polonya, Hollanda, Çekya, Bulgaristan ve Litvanya’dan şirket ve kuruluşlar da yer aldı.</p>

<p>Bunlar arasında İtalyan elektrik motoru üreticisi Lafert, Fransız insansız hava aracı geliştiricisi Cavok UAS, Çek kamyon üreticisi Tatra Trucks, Polonyalı elektronik ve optik teknolojileri şirketi Vigo Photonics ile Polonya’daki Wrocław Teknik Üniversitesi de bulunuyor.</p>

<p><strong>AB’nin yaptırımlarının gerekçesi</strong></p>

<p>AB üyesi ülkeler, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları nedeniyle kabul edilen 21. yaptırım paketi kapsamında toplam 51 şirket ve kuruluşu çift kullanımlı ürünler ile ileri teknoloji ihracatına yönelik kısıtlama listesine ekledi.</p>

<p>Bu kuruluşların 14’ü Çin ve Hong Kong merkezli. AB Konseyi, söz konusu şirketlerin Rusya’nın savunma sanayisini desteklediğini veya mevcut yaptırımların aşılmasına yardımcı olduğunu öne sürüyor. İddialar arasında mikroelektronik, bilgisayar kontrollü takım tezgâhları ve yarı iletken üretim ekipmanlarının tedarik zincirlerine katkı sağlanması da yer alıyor.</p>

<p>Pekin ise bu suçlamaları reddederek AB’nin kararını "kabul edilemez" olarak nitelendirdi ve aldığı karşı önlemlerin ulusal güvenliğin korunması ile uluslararası silahların yayılmasını önleme yükümlülükleri çerçevesinde uygulandığını savundu.</p>

<p><strong>Brüksel: Çin’den açıklama isteyeceğiz</strong></p>

<p>Avrupa Komisyonu, Çin’in aldığı kararın olası etkilerini değerlendirdiklerini açıkladı.</p>

<p>Komisyon Sözcüsü Paula Pinho, AB kurumlarının üye ülkeler ve etkilenen şirketlerle temas halinde olduğunu belirterek, "Çinli muhataplarımızdan açıklama isteyeceğiz. Öncelikle bu önlemlerin kapsamını ve etkilerini net biçimde anlamak istiyoruz." dedi.</p>

<p><strong>İlk örnek değil</strong></p>

<p>Çin, Avrupa merkezli şirketlere yönelik benzer ihracat kısıtlamalarını daha önce de uygulamıştı. Nisan ayında, aralarında Alman savunma elektroniği şirketi Hensoldt’un da bulunduğu yedi Avrupa savunma ve havacılık şirketi ihracat kontrol listesine alınmıştı. Pekin, o dönemde bu kararı şirketlerin Tayvan ile silah satışları ve askeri iş birliği faaliyetleri nedeniyle aldığını açıklamıştı.</p>

<p>Son adımla birlikte, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Batı ile Çin arasındaki yaptırım ve karşı yaptırım süreci yeni bir boyut kazanırken, teknoloji ve çift kullanımlı ürün ticaretine yönelik gerilim de daha da derinleşmiş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/cinden-abnin-rusya-yaptirimlarina-karsilik-14-avrupa-sirketine-ihracat-kisitlamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/cin-ve-eu.jpeg" type="image/jpeg" length="16877"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Münih'teki ırkçı terör saldırısında yaşamını yitirenler 10. yılında anıldı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/munihteki-irkci-teror-saldirisinda-yasamini-yitirenler-10-yilinda-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/munihteki-irkci-teror-saldirisinda-yasamini-yitirenler-10-yilinda-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[22 Temmuz 2016'da Münih'teki Olympia Alışveriş Merkezi'nde (OEZ) düzenlenen ırkçı terör saldırısında yaşamını yitiren dokuz kişi, saldırının 10. yıl dönümünde düzenlenen törenle anıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MÜNİH</strong> – <strong>Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'in de katıldığı törende hem ırkçılık ve nefret suçlarına karşı güçlü mesajlar verildi hem de ırkçı saldırıda yaşamını yitirenlerin yakınları olayın tüm yönleriyle aydınlatılması çağrısını yineledi.</strong></p>

<p><strong><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/munih-irkci-saldirisi-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></strong></p>

<p>Münih'teki anma törenine Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'in yanı sıra Bavyera Eyalet Meclisi Başkanı Ilse Aigner, Münih Büyükşehir Belediye Başkanı Dominik Krause, Bavyera Başbakanı Markus Söder, çok sayıda siyasetçi ile saldırıda yaşamını yitirenlerin aileleri ve yakınları katıldı.</p>

<p><img alt="" height="467" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/1-213.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="564" /></p>

<p>Saldırının gerçekleştiği Olympia Alışveriş Merkezi önünde düzenlenen törende katledilen dokuz kişinin fotoğrafları sergilendi. Saat 17.51'de, saldırının başladığı dakikada kentte toplu taşıma araçları kısa süreliğine durdurularak saygı duruşunda bulunuldu.</p>

<p><strong>Steinmeier: "Almanya göç geçmişi olan bir ülkedir"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Steinmeier konuşmasında saldırının yalnızca ırkçı saldırıda hayatını kaybedenleri ve ailelerini değil, tüm Almanya'yı ilgilendirdiğini belirterek, ırkçılık ve antisemitizme karşı kararlı mücadele çağrısı yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Kimse kökeni nedeniyle bir başkasından üstün değildir" diyen Steinmeier, Almanya'nın bir göç ülkesi olduğuna dikkat çekerek, <strong>"Artık şunu kabul edelim; sadece bazı insanların değil, bütün ülkemizin bir göç geçmişi var. Almanya göç geçmişine sahip bir ülkedir ve bu bizim kimliğimizin bir parçasıdır."</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" height="395" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/5-41.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="521" /></p>

<p>Steinmeier, saldırının yıllarca "kişisel nedenli bir cinnet" olarak değerlendirilmesini de dolaylı biçimde eleştirerek, olayın sağ terör saldırısı olarak kabul edilmesinin çok geç gerçekleştiğini söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı ayrıca Hanau, Halle, NSU cinayetleri, Walter Lübcke suikastı ve 1980 Münih Oktoberfest saldırısını hatırlatarak, sağ terörün Almanya için hâlâ ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="" height="519" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/2-149.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="599" /></p>

<p><strong>Ailelerden sert eleştiri: "Artık açıklama değil, gerçeği istiyoruz"</strong></p>

<p>Törenin en dikkat çekici bölümü ise ırkçı saldırıda yaşamını yitirenlerin yakınlarının konuşmaları oldu.</p>

<p>Aileler, saldırının üç yıldan fazla süre boyunca "ırkçı terör" yerine "amok" olarak nitelendirilmesini sert sözlerle eleştirerek, olayın tüm yönleriyle araştırılması için Bavyera Eyalet Parlamentosu'nda araştırma komisyonu kurulması taleplerini yineledi.</p>

<p><img alt="" height="471" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/4-61.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="567" /></p>

<p>Selçuk Kılıç'ın annesi Yasemin Kılıç, konuşmasında duygusal ifadeler kullanırken devlet yetkililerine de seslendi.</p>

<p><strong>"Artık kameralar önündeki güzel sözler bize yetmiyor. Bu saldırıyla ilgili bütün dosyaların açıklanmasını istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı, burada artık aydınlatılmayı talep etmiyoruz; bunu talep etmenin ötesinde, hesap verilmesini istiyoruz."</strong> dedi.</p>

<p>Sevda Dağ'ın eşi Hacı Dağ da saldırının üzerinden on yıl geçmesine rağmen birçok sorunun hâlâ yanıtsız olduğunu belirterek, "Biz aileler gerçeğin tamamını öğrenmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dijamant Zabërgja'nın kız kardeşi Margareta Zabërgja ise Almanya'da göçmen kökenlilerin hâlâ tam anlamıyla kabul görmediğini belirterek, kardeşine hitaben, "Keşke ölümün bir şeyleri değiştirmiş olsaydı. Keşke bugün kimse kökeni nedeniyle korku yaşamasaydı." dedi.</p>

<p><strong>"OEZ sağ terördü" vurgusu</strong></p>

<p>Anma alanında kurbanların büyük fotoğrafları ve çiçekler yer alırken, sahnenin arkasına "Münih OEZ bir sağ terör saldırısıydı" yazılı büyük bir pankart asıldı.</p>

<p>Münih Büyükşehir Belediye Başkanı Dominik Krause de konuşmasında, toplumun sağ terörü açık biçimde adlandırmakta uzun süre zorlandığını belirterek, bunun değişmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="" height="440" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/3-78.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="657" /></p>

<p><strong>Önce "amok", sonra "ırkçı terör"</strong></p>

<p>18 yaşındaki saldırgan, 22 Temmuz 2016'da Münih'teki Olympia Alışveriş Merkezi çevresinde dokuz kişiyi öldürdükten sonra intihar etmişti. Hayatını kaybedenlerin büyük bölümünün Türk, Yunan, Kosovalı, Arnavut ya da Roman kökenli olması dikkat çekmişti.</p>

<p>Saldırı ilk etapta kişisel nedenlerle gerçekleştirilen bir "amok" olarak değerlendirilmiş, ancak Bavyera Eyalet Kriminal Dairesi 2019 yılında olayın <strong>ırkçı ve aşırı sağcı saiklerle işlenmiş bir terör saldırısı</strong> olduğunu resmen kabul etmişti.</p>

<p><img alt="" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/munih1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>Irkçı saldırıda hayatını kaybedenler tek tek anıldı</strong></p>

<p>Törende saldırıda yaşamını yitiren</p>

<ul>
 <li>Armela Segashi</li>
 <li>Can Leyla</li>
 <li>Dijamant Zabërgja</li>
 <li>Guiliano Kollmann</li>
 <li>Hüseyin Dayıcık</li>
 <li>Roberto Rafael</li>
 <li>Sabine Sulaj</li>
 <li>Selçuk Kılıç</li>
 <li>Sevda Dağ</li>
</ul>

<p>isimleri tek tek okunarak anıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/munihteki-irkci-teror-saldirisinda-yasamini-yitirenler-10-yilinda-anildi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 07:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/munih-4.jpeg" type="image/jpeg" length="55095"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da emsal karar: Aşırı sağcı AfD'li adaylara seçim engeli]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-emsal-karar-asiri-sagci-afdli-adaylara-secim-engeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-emsal-karar-asiri-sagci-afdli-adaylara-secim-engeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aşağı Saksonya'da üç AfD'li siyasetçinin adaylığı, "anayasaya bağlılık" şartını taşımadıkları gerekçesiyle reddedildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya'nın Aşağı Saksonya eyaletinde 13 Eylül'de yapılacak belediye başkanlığı ve kaymakamlık (Landrat) seçimleri öncesinde, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinden üç siyasetçinin adaylığına izin verilmedi. </strong></p>

<p>Kararlar, "anayasal düzene bağlılık" gerekçesiyle alınırken, uygulama Almanya'da seçim hakkı ve demokrasi tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Aşağı Saksonya'da bu yıl yürürlüğe giren yeni seçim düzenlemesi kapsamında belediye başkanı ve kaymakam adaylarının, Almanya Anayasası'nda yer alan özgürlükçü demokratik temel düzene bağlılıkları seçim kurulları tarafından denetleniyor.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/af-d-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Bu kapsamda Friesland'da kaymakam adayı olmak isteyen AfD Federal Meclis Milletvekili Martin Sichert, Lüneburg'da kaymakam adayı Stephan Bothe ile Northeim ilçesine bağlı Nörten-Hardenberg'de belediye başkanlığına aday gösterilen Reinhild Goes seçimlere katılma hakkı elde edemedi.</p>

<p><strong>İçişleri Bakanlığı: "Anayasaya bağlılık konusunda ciddi şüpheler var"</strong></p>

<p>Aşağı Saksonya İçişleri Bakanlığı, söz konusu adayların Almanya'nın özgürlükçü demokratik anayasal düzenine bağlı kalacaklarına ilişkin ciddi şüpheler bulunduğunu belirterek seçim kurullarına olumsuz görüş bildirdi.</p>

<p>Kararların gerekçesinde, Aşağı Saksonya AfD teşkilatının Eyalet Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından "kesin aşırı sağcı oluşum" olarak sınıflandırılması ile adayların geçmişte yaptıkları açıklama ve sosyal medya paylaşımları da etkili oldu.</p>

<p>Özellikle 2017'den bu yana Federal Meclis milletvekilliği yapan Martin Sichert'in, Berlin Belediye Binası'na Gökkuşağı Bayrağı asılması üzerine sosyal medya platformu X'te yaptığı paylaşım da dosyada gerekçeler arasında gösterildi. Sichert paylaşımında, belediye binalarına belirli ideolojileri temsil eden bayrakların asılmasına karşı çıkarak yalnızca belediye, eyalet ve Almanya bayraklarının kullanılmasını savunmuştu.</p>

<p><strong>Yeni seçim yasası ilk kez uygulanıyor</strong></p>

<p>Nisan ayında kabul edilen yeni düzenlemeyle birlikte seçim kurulları, adayların anayasal düzene bağlılığı konusunda şüphe duymaları halinde belediye denetim makamlarından görüş isteyebiliyor. Bu makamlar da gerektiğinde Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın değerlendirmelerine başvurabiliyor.</p>

<p>Son kararı ise yine bağımsız seçim kurulları veriyor.</p>

<p>Bu kapsamda yalnızca Sichert, Bothe ve Goes değil; Hannover Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday olan AfD Eyalet Milletvekili Jessica Schülke, Wilhelmshaven, Gifhorn, Fürstenau, Bersenbrück ve Artland'daki bazı AfD adayları da aynı inceleme sürecinden geçirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak Hannover'da toplanan seçim kurulu, Jessica Schülke'nin adaylığına izin verdi. Diğer bazı adaylarla ilgili kararların ise temmuz ayı sonuna kadar açıklanması bekleniyor.</p>

<p><strong>AfD'li siyasetçilerden "Arka kapıdan parti yasağı mı?" tepkisi</strong></p>

<p>AfD yönetimi uygulamayı sert sözlerle eleştirerek bunun "arka kapıdan parti yasağı" anlamına geldiğini savundu.</p>

<p>Parti yetkilileri, adaylıkların engellenmesine karşı hukuki mücadele başlatacaklarını açıkladı. Martin Sichert de kararın iptali için yargıya başvuracağını duyurdu.</p>

<p><strong>Hukukçular ikiye bölündü</strong></p>

<p>Kararlar hukuk çevrelerinde de tartışma yarattı.</p>

<p>Oldenburg Üniversitesi Kamu Hukuku Profesörü Volker Boehme-Neßler, Federal Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmamış bir siyasi partinin üyelerinin yalnızca parti üyelikleri nedeniyle adaylıktan mahrum bırakılmasının hukuken sorunlu olduğunu söyledi.</p>

<p>Boehme-Neßler, seçilme hakkının demokratik sistemin temel unsurlarından biri olduğunu, yasaklanmamış bir partinin üyelerine yönelik bu tür uygulamaların seçim özgürlüğünü zedeleyebileceğini ifade etti.</p>

<p>Buna karşılık Aşağı Saksonya Eyalet Meclisi'nde iktidardaki SPD'nin Grup Başkanı Stefan Politze, düzenlemenin yalnızca AfD'yi değil, anayasal düzene bağlı olmayan sağ ya da sol tüm aşırılık yanlılarını kapsadığını belirterek uygulamayı savundu.</p>

<p><strong>Karar, Almanya genelinde emsal olabilir</strong></p>

<p>Aşağı Saksonya'da uygulanan yeni sistem, Almanya'da ilk kez bu kapsamda hayata geçiriliyor.</p>

<p>Eyalet Seçim Müdürü Markus Steinmetz de adaylıkların reddedilmesinin seçilme hakkına müdahale anlamına geldiğini kabul etmekle birlikte, belediye başkanları ve kaymakamların kamu görevlisi statüsünde olmaları nedeniyle anayasal düzene bağlılık şartının hukuki bir zorunluluk olduğunu vurguladı.</p>

<p>13 Eylül'de yapılacak yerel seçimler öncesinde verilecek diğer kararların, yalnızca Aşağı Saksonya'daki seçimleri değil, Almanya genelinde benzer uygulamalara ilişkin hukuki tartışmaları da yakından etkilemesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-emsal-karar-asiri-sagci-afdli-adaylara-secim-engeli</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/afd-15.jpg" type="image/jpeg" length="31661"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
