<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/turkiye" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 15 Aug 2026 22:06:29 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/turkiye"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Süleymancılar Almanya’da nasıl bir yapılanmaya sahip?]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/suleymancilar-almanyada-nasil-bir-yapilanmaya-sahip</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/suleymancilar-almanyada-nasil-bir-yapilanmaya-sahip" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamburg’da göçmenlerin yoğunlukla yaşadığı Altona İlçesinde Süleymancılara ait olduğu bilinen Ulu Cami yöneticilerine ‘Türkiye’de haklarında başlatılan soruşturmalarla” ilgili görüşmek istemiştim, ancak konuşmak istemediklerini belirttiler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’deki operasyonun ardından gözler şimdi cemaatin Almanya’daki yapılanmasına çevriliyor. 1973’te Köln’de kurulan İslam Kültür Merkezleri Birliği, yani VIKZ, bugün Almanya’nın en büyük Müslüman çatı kuruluşlarından biri. Dokuz eyalette 300’ün üzerinde cami ve ibadethanesi, yaklaşık 100 bin üyesi olduğu belirtiliyor.</strong></p>

<p>Süheyla KAPLAN</p>

<p>Yapının faaliyet alanı yalnızca ibadetle sınırlı değil. Din eğitimi, imam yetiştirme, öğrenci yurtları, eğitim, yayıncılık, seyahat, cenaze hizmetleri, ticaret ve inşaat gibi çok geniş bir alanda faaliyet gösteren şirket ve kurumları bulunuyor.</p>

<p><img alt="" height="822" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/a-13.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Köln’de ise yaklaşık 70 milyon euroluk, 12 bin 600 metrekarelik dev bir kampüs inşa ediliyor. İçerisinde ibadethane, medrese, yurt, misafirhane, ofisler, etkinlik alanları ve halka açık bir kütüphane bulunacak. Projenin finansmanının aidat, bağış ve kredilerle sağlandığı belirtiliyor.</p>

<p>İlginç olan şu: VIKZ, Almanya’da Milli Görüş veya Ülkücü yapılanmalar gibi Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın radarında olan bir yapı değil. Son yıllarda Alman siyasetiyle ilişkileri de güçlenmiş durumda. Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, kuruluşun 50’nci yıl etkinliğine katılarak çalışmalarından dolayı teşekkür etti.</p>

<p><strong><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/koln-vikz.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" />VIKZ Merkezi Köln</strong></p>

<p>Ancak geçmişte VIKZ’in yurtları ve dini eğitim faaliyetleri ciddi biçimde eleştirildi; çocukların toplumdan izole edildiği ve katı dini eğitim aldığı yönünde raporlar hazırlandı. Buna karşılık daha sonraki akademik çalışmalar bu iddiaların tamamını doğrulayan bulgular ortaya koymadı.</p>

<p>Bugün ise asıl soru şu: Türkiye’de “örgüt” suçlamasıyla gündeme gelen bu yapının Almanya’daki VIKZ yapılanmasıyla kurumsal, finansal ve yönetsel açıdan nasıl bir bağlantısı var? Köln’de yükselen 70 milyon euroluk merkez, bu yapılanmanın geleceğinde nasıl bir rol oynayacak?</p>

<p>Ağustos'ta İstanbul, Ankara ve Antalya başta olmak üzere 17 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, kamuoyunda Süleymancılar olarak anılan cemaatin lideri Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu 33 kişi gözaltına alındı.</p>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasında Alihan Kuriş'e "suç örgütü kurmak ve yönetmek", diğer şüphelilere de "örgüt üyeliği" suçlaması yöneltiliyor.</p>

<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de "Dün akşam Adalet Bakanımızla bu konuyu görüştük, değerlendirdik ve bu sabah da operasyon için düğmeye basılmış oldu. Alihan Kuriş, 2016 yılında bu örgütün başına geçti, daha doğrusu akımın başına geçti diyelim. Akımın başına geçmesiyle beraber faaliyetleri daha bir gizlilik içerisinde yürümeye başladı" şeklinde bir açıklama yaptı.</p>

<p>Bakan ayrıca, operasyon ile cemaatin Almanya'nın Köln kentinde inşaatı süren merkezi arasında da bağ kurarak "Büyük bir genel merkez yapıyorlar. Bu bina bittiğinde, inşaat tamamlandığında faaliyetlerin tamamının oraya da kaydırılacağını, artık faaliyetlerin orada yürütüleceğini de değerlendiriyoruz. Dolayısıyla örgütün suç ayaklarına yönelik olarak, finansal ayaklarına yönelik olarak bir operasyondu" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçen yıl İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik soruşturmalara atfen yaptığı bir konuşmada, "Bu karanlık organizasyon İstanbul'la sınırlı kalmamış, ülkedeki pek çok belediyeyi, kurumu, kişiyi içine alan, kolları çok farklı yerlere uzanan, hatta uluslararası ayağı da olan bir ahtapota dönüşmüştür" demiş, burada Süleymancıları kastettiği iddia edilmişti.</p>

<p>Peki Süleymancılar olarak anılan örgütün Almanya'da nasıl bir yapılanması var?</p>

<p><strong>1973'ten beri Almanya'da varlık gösteriyor</strong></p>

<p>Kendilerine "Süleymancılar" denmesinden hoşlanmayan ve kurucusunun adıyla "Süleyman Hilmi Tunahan Cemaati" olarak anılmak isteyen yapı, Almanya'da İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ) olarak örgütlü. 1973'te Köln kentinde kurulan dernek, Almanya'daki ilk Müslüman çatı kuruluşu.</p>

<p>Dokuz eyalette teşkilatı bulunan yapılanmanın Almanya'da 300'ün üzerinde ibadethane veya cami derneği mevcut.</p>

<p>Alman veri portalı Statista'nın bilgilerine göre VIKZ, Diyanet İşleri Türk İslam Birliğinden (DİTİB) sonra Almanya'daki ikinci büyük İslam çatı kuruluşu ve 100 bin üyeye sahip.</p>

<p><strong>Almanya'da ne tür faaliyetlerde bulunuyor?</strong></p>

<p>VIKZ, Almanya'daki faaliyetinin amacını Müslümanların dini, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarına hizmet etmek olarak tanımlıyor. Ayrıca İslam dininin ve Müslümanların Almanya'da kabulünün artması ve toplumun bir parçası olduğunun benimsenmesi olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Bu hedefler bağlamında VIKZ hem federal hem de eyaletler düzeyinde farklı projeler yürüttüğünü, çeşitli bakanlıklar ve Alman vakıflarıyla işbirliği yaptığını da belirtiyor.</p>

<p>VIKZ, Almanya İçişleri Bakanlığının öncülüğünde 2006 yılında kurulan, hükümetin Müslüman vatandaşlar ile diyaloğunun artması, değişen koşullara göre proje ve politikaların geliştirilmesine hizmet eden Almanya İslam Konferansı oluşumu üyesi. Yönetim kurulu altı kişiden oluşan VIKZ'in Başkanı Ali Yılmaz.</p>

<p>Kamu yararına çalışan bir dernek statüsüne sahip olsa da diğer Müslüman cemaatlerde de olduğu gibi, VIKZ'in birçok şirketi bulunuyor.</p>

<p>Ticari verileri toplayan NorthData kuruluşuna göre bunların başında hac, umre ve kültür gezileri sunan Hisar Europe Travel; gıda alanında faaliyet yürüten Tuna ile Ferpa; ticaretten nakliyeye, eğitimden yurt ve gençlere dini hizmet ile yayıncılık alanına geniş bir yelpazede faaliyet gösteren Ender; mimarlık ve inşaat alanında faaliyet yürüten KPG; özel okulların işletilmesine bakan BZ Bildung &amp; Zukunft (Eğitim ve Gelecek) geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca Almanya'da hayatını kaybedenlerin Türkiye'ye nakil işlerini yürüten bir de cenaze şirketi var.</p>

<p><strong>Köln'de 70 milyon euroluk büyük kampüs projesi</strong></p>

<p>Cemaat Köln'de içinde ibadethanelerden medreseye, idari bölüm, ofis ve işletmelerden misafirhane, yurt ve etkinlik mekanlarına 70 milyon euroya mal olması öngörülen büyük bir kampüs de yaptırıyor. 12 bin 600 metrekare kullanım alanı olan bina kompleksinin finansmanı ise VIKZ'e göre üye aidatları, bağışlar ve kredi ile sağlanıyor.</p>

<p>Temeli 2022'de atılan kompleks için VIKZ, Köln Belediyesi, bulunduğu ilçe belediyesi ve semt sakinleri ile yakın işbirliği yürütüyor. Böylece merkezin toplumsal kabulü ve diğer cemaat inşaatlarındaki büyük tepkilerin görülmediği dikkat çekiyor.</p>

<p>Bina, Köln Belediyesi'nin de onayı ile açılan bir yarışta en iyi taslağı sunarak yarışmayı kazanan gmp Mimarlık Ofisi'nin tasarımı. Çok amaçlı modern bir yapıya sahip ve içinde bütün halka açık bir kütüphane ile okuma cafeleri bulunması da öngörülüyor.</p>

<p>25 Temmuz'da medresenin de içinde bulunduğu C Bloku hizmete açıldı ve VIKZ öğrencilerin yeni binaya yerleştiğini ve tesisleri aktif şekilde kullandığını duyurdu.</p>

<p><strong>VIKZ tehlikeli bir grup olarak görülüyor mu?</strong></p>

<p>Oluşum, Alman Anayasası'nı benimsediğini, çalışmalarının ve hedeflerinin de hür ve demokratik anayasal düzenle uyumlu olduğunu taahhüt ediyor.</p>

<p>Partiler üstü bir kuruluş olduğunun altını çizen VIKZ, partizanlığı reddettiğini kaydediyor.</p>

<p>Ayrıca Hanefi mezhebinden olmakla birlikte tasavvufla ilgilenen Müslümanlara da imkânlar sunduğunu savunuyor.</p>

<p><strong>Almanya'daki faaliyetleri gençlere odaklanıyor</strong></p>

<p>VIKZ, Almanya'da aynı zamanda imam eğitimi vermeye başlayan ilk İslami çatı kuruluşu. 1980'lerden beri kendi ibadethane ve kuruluşları için din görevlisi yetiştiren VIKZ'in imamları çoğunlukla Almanya'da doğup büyümüş, dili ve toplumu bilenlerden oluşuyor.</p>

<p>VIKZ'in öncelikli alanlarının başında gençlere yönelik çalışmalar görülüyor. Burada dini eğitimin yanı sıra okul ve meslek eğitimi alanında destek faaliyetleri yürüttüğü dikkat çekiyor.</p>

<p>Merkezi Berlin'de bulunan Bilim ve Siyaset Vakfı (SWP) uzmanlarından Salim Çevik'e göre dini cemaatlerin çocuk ve gençlere odaklanmasının nedeni dindar bir nesil yetiştirmeyi amaçlamalarından. "Bu açıdan Süleymancıların da gençlere yönelik faaliyetlere ağırlık vermesi şaşırtıcı değil" diyor.</p>

<p>Ancak Çevik'e göre Süleymancıları diğer gruplardan ayıran vasıfları, bütün ağırlıklarını Kuran kurslarına vermeleri. "Kuran okumayı iyi öğretmek konusunda bir üne sahipler. Faaliyetleri de genelde bu eksende" diye ekliyor.</p>

<p><strong>Alman siyaseti ile ilişkileri nasıl?</strong></p>

<p>VIKZ, Milli Görüş veya Ülkücülerin dini çatı kuruluşları gibi Alman iç istihbaratının radarına hiç takılmadı. Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) gibi Ankara ile yakın ilişkisi nedeniyle sert eleştiri oklarına hedef olmuyor ve din derslerine veya diğer projelere katılımı sorgulanmıyor. İmam eğitimine dair birkaç çalışma hariç, cemaatin öğretisi ve temsil edildiği VIKZ hakkında akademik çalışma veya raporlar da yok.</p>

<p>Görüş almak için başvurduğumuz uzmanlar, "Açık kaynaklarda bilgi yok, onlar da zaten kapalı kutu" ifadesini kullanıyor. Ortak kanı: Bu cemaatin dışarıdan görünen yapısı dışında kendisine ait bir iç yapılanması olduğu yönünde.</p>

<p>VIKZ 2000 yılında, kurucusu olduğu ve içinde Almanya iç istihbaratının radarındaki Ülkücü, Avrupa Türk-İslam Kültür Dernekleri Birliğinin(ATIB) de üyesi olduğu, Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi'nden (ZMD) ayrıldı.</p>

<p>Hamas'ın 7 Ekim 2023 saldırısı sonrasında Müslüman cemaatler üzerindeki baskının arttığı ve yurt dışından yönetildikleri eleştirilerinin yoğunlaştığı dönemde de VIKZ, yine kurucusu olduğu çatı kuruluşu Almanya Müslümanlar Koordinasyon Konseyinden (KRM) de ayrıldığını açıkladı. Bu ayrılışın, "özgür ve dışarıdan gelecek her türlü tesirden bağımsız" amaçlı olduğu duyuruldu.</p>

<p>VIKZ, Müslüman çatı kuruluşlarıyla arasına mesafe koyarken federal ve yerel hükümetlerde ise siyasette kabulünün arttığı görülüyor. Kuruluşun 2023'te Köln'de düzenlediği 50'nci yıl kutlamasına çok sayıda üst düzey politikacı dışında Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier bizzat katıldı. Steinmeier, konuşmasında VIKZ ve ona bağlı tüm cami ve eğitim derneklerinin yürüttüğü çalışmalar nedeniyle minnettar olduğunu söyledi.</p>

<p>VIKZ'e son yıllarda hükümet olumlu yaklaşsa da bu her zaman böyle olmadı. Cemaat ilk yatılı okullarını açtığı 2003'ten itibaren sert eleştirilere hedef oldu. Resmi kurumlara bildirim yapmadan kaçak işlettiği yatılı okullar ve yurtlar ile o yıllarda kamuoyunda adı anılan VIKZ hakkında sert bilirkişi raporları da hazırlandı.</p>

<p>Hessen Eyaleti Sosyal İşler Bakanlığının 2004 yılında Türkolog Ursula Spuler-Stegemann'a hazırlattığı raporda, söz konusu yurtlarda kalan öğrencilerin sadece İslam öğretisi ve dini eğitimle yetişmesinin Almanya'ya uyumları önünde büyük engel teşkil ettiği tespiti yapıldı.</p>

<p>Ayrıca çocukların sıkı şeriat öğretisini benimsemiş bir İslami anlayış ile yetiştiği rapor edildi.</p>

<p>Kölner Stadt Anzeiger gazetesi 2008 yılında VIKZ hakkında polisin hazırladığı bir dosyayı haberleştirdi. Buna göre de VIKZ; Batı, demokrasi ve Yahudi karşıtı olmakla suçlanırken çocukların bu kurumun okullarında şiddet gördüğü iddiaları ortaya atıldı.</p>

<p>Ayrıca aynı habere göre polis, yasa dışı faaliyetlerin karartılmasına ilişkin cemaatin bir strateji planının olduğunu da rapor etmişti.</p>

<p>Bu eleştirilere karşı çıkan ve VIKZ'i destekleyen araştırmacılar da oldu. Din bilimci Gerdien Jonker, örneğin "Kapalı ve muhafazakâr olma yönüyle VIKZ'in Katolik Kilisesiyle aynı seviyede bulunduğunu" savundu.</p>

<p>Bu tartışmalar sürerken VIKZ de Almanya'da Müslümanlar konusunda o dönem yürüttüğü çalışmalarıyla öne çıkan Eğitim Bilimci Ursula Boos-Nünning'den bir bilirkişi raporu hazırlamasını istedi. 2010 yılında sonuçları açıklanan rapora göre, VIKZ yurtlarında kalan çocukların yüzde 91'i notlarının iyileşmesi için, yüzde 85'i dini hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için bu kurumda kaldığını söyledi.</p>

<p>Raporu hazırlayan Boos-Nünning, Süleymancı cemaatin yurtlarındaki çocukların ailelerinin baskısı ile bunu yaptığı ve "elit bir kuşak yetiştirmek amaçlı" olduğu iddialarını doğrular bulguya rastlamadığını da duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DERNEKLER, EKONOMİ, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/suleymancilar-almanyada-nasil-bir-yapilanmaya-sahip</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/3-86.jpeg" type="image/jpeg" length="75003"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fethiye’de turist teknesinde yangın: 115 kişi denize atladı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/fethiyede-turist-teknesinde-yangin-115-kisi-denize-atladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/fethiyede-turist-teknesinde-yangin-115-kisi-denize-atladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla’nın Fethiye ilçesinde turistleri taşıyan gezi teknesinde yangın çıktı. Aralarında çocukların da bulunduğu 115 kişi, alevlerin kısa sürede tekneyi sarması üzerine can yeleklerini giyerek denize atladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sahil Güvenlik ekipleri ve çevredeki teknelerin desteğiyle tüm turistler ve mürettebat güvenli şekilde karaya çıkarıldı. Dumandan etkilenen 11 kişi hastaneye kaldırılırken, olayda can kaybı yaşanmadı.</strong></p>

<p>Alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine yolcular ve mürettebat can yeleklerini giyerek denize atladı. Sahil Güvenlik ekipleri ve çevredeki teknelerin desteğiyle herkes güvenli şekilde karaya çıkarılırken, 11 kişi dumandan etkilendi.</p>

<p>Yangın, 13 Ağustos Perşembe günü saat 11.00 sıralarında Fethiye’nin Katrancı Koyu’nda bulunan “İmparator Atilla” isimli gezi teknesinde çıktı. İlk belirlemelere göre yangın turistleri taşıyan teknenin mutfak bölümünde başladı. Nedeni henüz belirlenemeyen yangın kısa sürede büyüyerek teknenin büyük bölümünü sardı.</p>

<p><strong>115 kişi denize atladı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yangının kontrol edilemeyecek kadar büyümesi üzerine teknedeki 103 turisler, 8 animatör ve 4 personel olmak üzere toplam 115 kişi can yeleklerini takarak denize atladı. İhbar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çevrede bulunan diğer tekneler de kurtarma çalışmalarına destek verdi.</p>

<p>Denizde bulunan turistler ve mürettebat ekiplerin çalışmasıyla güvenli şekilde karaya çıkarıldı. Dumandan etkilenen 11 kişi ambulanslarla hastaneye sevk edildi. Denizcilik Genel Müdürlüğü, sağlık durumlarının ciddi olmadığını, hastaneye götürülen kişilerin daha sonra taburcu edildiğini bildirdi.</p>

<p>Fethiye, Ege Denizi kıyısında yer alan ve tatilcilerin yoğun ilgi gösterdiği bir bölge olarak öne çıkıyor. Özellikle aileleri çeken plajları ve koylarıyla bilinen ilçede düzenli olarak dalış ve şnorkelle yüzme eğitimleri (su altı gözlem etkinlikleri) veriliyor. Kentte ayrıca 20. yüzyılın başlarına uzanan çok sayıda tarihi yapı ve antik kalıntı bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/fethiyede-turist-teknesinde-yangin-115-kisi-denize-atladi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/tekne-1.JPG" type="image/jpeg" length="53054"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beşiktaş, Hradec Králové'yi 1-0 mağlup etti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/besiktas-hradec-kraloveyi-1-0-maglup-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/besiktas-hradec-kraloveyi-1-0-maglup-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi 3. eleme turu rövanşında Hradec Králové'yi 1-0 mağlup ederek Play-Off turuna yükselirken, yeni transferler Trossard siyah-beyazlı formayı ilk kez giydi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Siyah-Beyazlılar, UEFA Avrupa Ligi 3. eleme turunda deplasmanda 1-0 kazandığı maçın rövanşında konuk ettiği Hradec Králové’yi aynı skorla mağlup ederek adını Play-Off’a yazdırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beşiktaş’a turu getiren golü Cerny attı. Siyah-Beyazlılar, Play-Off turunda Kauno Zalgiris’le karşılaşacak. Kartal ilk maçı 20 Ağustos’ta evinde, rövanşı ise 27 Ağustos’ta deplasmanda oynayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MAGAZİN, MEDYA, SPOR, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/besiktas-hradec-kraloveyi-1-0-maglup-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/bjk-1.JPG" type="image/jpeg" length="46518"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kampnagel’de Grup Yorum sahne alacak]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/kampnagelde-grup-yorum-sahne-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/kampnagelde-grup-yorum-sahne-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin en tanınmış protest müzik gruplarından Grup Yorum, 16 Ağustos Pazar günü Hamburg’da düzenlenecek konserde dinleyicileriyle buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Grup Yorum, Hamburg’daki Kampnagel’de düzenlenen Uluslararası Yaz Festivali kapsamında 16 Ağustos Pazar günü saat 20.00’de sahne alacak.</strong></p>

<p><strong>Konser öncesi F Tipi Film gösterimi</strong></p>

<p>Grup Yorum konserinden önce saat 18.00’de Alabama Kino sahnesinde F Tipi Film gösterilecek. Hüseyin Karabey, Ezel Akay, Reis Çelik, Barış Pirhasan, Aydın Bulut, M. İlker Altınay, İnan Altın (Grup Yorum), Sırrı Süreyya Önder ve Vedat Özdemir’in yönetmenliğini üstlendiği film, orijinal dilinde Almanca altyazılı olarak izleyiciyle buluşacak.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/f-tipi-film.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Dokuz yönetmenin dokuz ayrı bölümle, siyasi tutsakların tek kişilik hücrelerde tutulmasına ve Türkiye’deki F Tipi yüksek güvenlikli cezaevlerindeki insanlık dışı koşullara karşı direnişi anlattığı film, Grup Yorum’un yapımcılığında farklı sanatçıların çalışmalarını bir araya getiriyor. F Tipi Film, cezaevi, tecrit ve direniş temalarını işleyen kolektif bir yapım olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Film gösteriminin konuğu Grup Yorum olacak. Gösterimin ardından grup, saat 20.00’de Kampnagel’de sahne alacak.</p>

<p><a href="https://kampnagel.de/produktionen/grup-yorum-konzert" rel="nofollow"><span style="color:#e74c3c">Kampnagel</span></a>, Grup Yorum’u "Sanat halk içindir, iktidar sahipleri için değil" anlayışıyla tanımlarken, grubun konserini kolektif direniş ruhunu müziğe taşıyan bir buluşma olarak duyurdu.</p>

<p><img alt="" height="438" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/grup-yorum1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Grup Yorum, 16 Ağustos Pazar günü saat 20.00’de Hamburg'daki Kampnagel’de düzenlenen Uluslararası Yaz Festivali kapsamında sahne alacak. </p>

<p><img alt="" height="560" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/kampnagel.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Konserden önce: Saat 18.00, Alabama Kino sahnesinde F-Tipi filmi gösterilecek.</p>

<p><strong>F Tipi Film biletleri:</strong> 10 Euro. Festival kartı sahiplerine: Yüzde 20 indirim.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Grup Yorum konser biletleri:</strong></p>

<p>Ön satış (VVK): 20 Euro. Gişe (AK): 23 Euro. Festival kartı sahiplerine: Yüzde 50 indirim.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GÖÇ POLİTİKALARI, HAMBURG, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/kampnagelde-grup-yorum-sahne-alacak</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 23:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/grup-yorum.jpg" type="image/jpeg" length="31950"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alman aktivist Paula Maier: “Türkiye'de gözaltında tecavüze uğradım”]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/alman-aktivist-paula-maier-turkiyede-gozaltinda-tecavuze-ugradim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/alman-aktivist-paula-maier-turkiyede-gozaltinda-tecavuze-ugradim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu yılın ocak ayında Rojava’ya yönelik saldırılara karşı dayanışma amacıyla Kuzey Kürdistan’a giden uluslararası heyette yer alan Alman aktivist Paula Maier, Türkiye’de gözaltında tutulduğu sırada bir Türk görevlinin kendisine tecavüz ettiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Heyetin diğer üyeleri de gözaltı sürecinde fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.</strong></p>

<p>Almanya merkezli Sınıf Mücadeleci Örgütler Federasyonu’nun <font face="Times New Roman, serif"><font size="3">(</font></font>Föderation Klassenkämpferischer Organisationen- FKO), Maier’in açıklamalarının ardından Türkiye’deki gözaltı uygulamalarına ilişkin ciddi suçlamalar yöneltti. Örgüt, yaşananları siyasi aktivistlere yönelik baskının bir parçası olarak değerlendirdi.</p>

<p>16 kişiden oluşan uluslararası heyet, ocak ayında DEM Parti’nin daveti üzerine Kuzey Kürdistan’a gitti. Aralarında 13 kadının bulunduğu heyet, Diyarbakır, Nusaybin ve Mardin’de demokratik girişimler, dernekler ve siyasi yapılarla görüşmeler gerçekleştirdi.</p>

<p><img alt="" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/rojava-delegasyonu.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p>Heyetin amacı, Kuzey ve Doğu Suriye’deki gelişmeler ile Kürt bölgelerindeki siyasi ve toplumsal duruma ilişkin yerinde bilgi edinmekti.</p>

<p><strong>Heyet Mardin’de gözaltına alındı</strong></p>

<p>Heyet, gezinin beşinci gününde Mardin’de düzenlenmesi planlanan bir basın toplantısına giderken Türk askeri polisi ve sınır dışı işlemlerinden sorumlu birimler tarafından durduruldu ve gözaltına alındı.</p>

<p>Heyet üyelerinin aktardığına göre daha sonra Mardin’deki polis merkezinden İstanbul Havalimanı’ndaki geri gönderme merkezine götürüldüler.</p>

<p>Gözaltı sürecinde uyumalarına, gözlerini kapatmalarına veya dinlenmelerine izin verilmediği; darp edildikleri, hakarete ve tükürmeye maruz kaldıkları öne sürüldü. Bazı kadınların saçlarının çekilerek koparıldığı da belirtildi.</p>

<p>Heyet üyeleri ayrıca kendilerine kötü muamele gören Kürt savaşçılara ait görüntülerin izletildiğini ve bazı kişilerin tehdit edildiğini aktardı.</p>

<p>Paula Maier ise yaptığı açıklamada, tek kişilik hücrede tutulduğu sırada bir Türk görevlinin kendisine tecavüz ettiğini söyledi.</p>

<p><strong>“Bu yalnızca benim hikâyem değil”</strong></p>

<p>FKO üyesi Maier, başka kadınların da benzer şiddet olayları yaşadığını belirterek, cinsel şiddete karşı ortak mücadele çağrısı yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Maier, yaşadığı olayın ve diğer kadınların maruz kaldığı şiddetin sessizlikle karşılanmaması gerektiğini açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, KADIN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/alman-aktivist-paula-maier-turkiyede-gozaltinda-tecavuze-ugradim</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/paula-maiyer.JPG" type="image/jpeg" length="49851"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halk TV'den ayrılan gazetecilerin yeni adresi Koza TV]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/halk-tvden-ayrilan-gazetecilerin-yeni-adresi-koza-tv</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/halk-tvden-ayrilan-gazetecilerin-yeni-adresi-koza-tv" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halk TV’de geçtiğimiz aylarda yaşanan peş peşe istifaların ardından kanaldan ayrılan ekran yüzlerinin yeni adresi belli oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tecrübeli gazeteciler Seda Selek, Remziye Demirkol ve Buket Güler Ozan, yeni yayın döneminde Koza TV ekranlarında izleyiciyle buluşacak.</strong></p>

<p>Üç gazetecinin Koza TV’deki yeni görevleri, kanalın yeni yayın dönemine ilişkin hazırladığı tanıtım videosunun yayımlanmasıyla kesinlik kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[related-posts id="117239" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>Ne olmuştu?</strong></p>

<p>Halk TV’de ayrılık süreci, uzun yıllardır “Neden-Sonuç” programını sunan Seda Selek’in 30 Nisan’da programının sonunda kanaldan ayrıldığını açıklamasıyla başladı.</p>

<p>Selek, ilk açıklamasında ayrılık kararının arkasında “son derece haklı gerekçeleri” bulunduğunu söyledi. Daha sonra yaptığı açıklamada ise istifasının nedeninin Halk TV patronu Cafer Mahiroğlu’nun yönetim anlayışı olduğunu belirtti.</p>

<p>Selek, söz konusu yönetim anlayışının adaletsizliklere, gazeteciliğin değersizleştirilmesine ve mesleğin doğasına aykırı uygulamalara yol açtığını savundu. Ayrıca arkadaşı ve meslektaşı Sorel Dağıstanlı’nın kendisine destek verdiği için ekrandan uzaklaştırılmasının ayrılık kararında önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.</p>

<p>Selek’in ardından Sorel Dağıstanlı, 8 Mayıs’ta Halk TV’den ayrıldığını duyurdu. Dağıstanlı, ayrılık nedeninin Seda Selek’e destek amacıyla yaptığı sosyal medya paylaşımı olduğunu açıkladı.</p>

<p>Bu ayrılığın ardından Buket Güler Ozan 9 Mayıs’ta, Gözde Şeker 10 Mayıs’ta ve Remziye Demirkol 11 Mayıs’ta Halk TV ile yollarını ayırdıklarını açıkladı.</p>

<p>Gazeteciler ayrılık açıklamalarında mesleki dayanışma ve gazetecilik ilkelerine vurgu yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KADIN, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/halk-tvden-ayrilan-gazetecilerin-yeni-adresi-koza-tv</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/koza-tv.JPG" type="image/jpeg" length="13608"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa Göçmen Emekçiler Birliği’nden Yunanistan’da Tatil Kampı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-gocmen-emekciler-birliginden-yunanistanda-tatil-kampi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-gocmen-emekciler-birliginden-yunanistanda-tatil-kampi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Göçmen Emekçiler Birliği (AGEB) tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Kolektif Tatil Kampı, 26 Temmuz–9 Ağustos tarihleri arasında Yunanistan’ın Tolo kasabasında yüzü aşkın kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İki hafta süren kampta politik eğitim çalışmalarının yanı sıra kadın ve gençlik buluşmaları, kültür-sanat etkinlikleri ve kolektif yaşam çalışmaları düzenlendi. Program, katılımcıların görüş ve önerileri doğrultusunda şekillendirildi.</strong></p>

<p>Kampta ağırlıklı olarak emperyalist savaş politikaları, militarizasyon, sosyal hak gaspları, ırkçılık ve göçmen düşmanlığı ele alındı. Avrupa’da artan silahlanma harcamalarının işçi ve emekçiler üzerindeki ekonomik ve sosyal etkileri değerlendirilirken, yerli ve göçmen emekçilerin ortak mücadelesinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/6-23.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Türkiye’deki güncel gelişmeler, emperyalizme karşı mücadele, Kürt ulusal sorunu ve Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı da kampın önemli gündemleri arasında yer aldı. Kadınların ve gençlerin örgütlenmesi ile politik çalışmalara daha aktif katılımı üzerine değerlendirmeler yapıldı.</p>

<p>Kamp süresince kültür-sanat etkinlikleri ve gezilerin yanı sıra devrimci mücadelede yaşamını yitirenler de anıldı.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/7-16.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Kampın sonunda yapılan değerlendirmede, farklı ülkelerden ve kentlerden gelen katılımcıların ortak yaşamı paylaşması, günlük sorumlulukları kolektif biçimde üstlenmesi ve kadınlarla gençlerin çalışmalara aktif katılımı öne çıkan kazanımlar olarak değerlendirildi.</p>

<p><img alt="" height="404" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/5-43.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>AGEB 4. Kolektif Tatil Kampı, kolektif yaşam, dayanışma ve politik eğitim vurgusuyla 9 Ağustos’ta sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EĞİTİM, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-gocmen-emekciler-birliginden-yunanistanda-tatil-kampi</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/4-63.jpeg" type="image/jpeg" length="55282"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıskançlıktan eşini öldüren Erhan Ö. için müebbet hapis talebi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/oglunun-18-yas-gununde-esini-oldurdu-d</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/oglunun-18-yas-gununde-esini-oldurdu-d" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletindeki Schrozberg kentinde 38 yaşındaki Renur Ö.’nün eşi tarafından öldürülmesiyle ilgili davada, 37 yaşındaki Erhan Ö. cinayet suçundan hakim karşısına çıktı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya’nın 6 bin nüfuslu Schrozberg kentinde geçen yıl yaşanan cinayet davası, aile içinde yaşanan trajik bir olayın ayrıntılarını gündeme taşıdı. Üç çocuk annesi 38 yaşındaki Renur Ö., ailesiyle birlikte en büyük oğlunun 18. yaş gününü kutlamaya hazırlanıyordu.</strong></p>

<p>Ancak iddianameye göre kutlama öncesinde genç kadının hayatı, eşi tarafından sonlandırıldı.</p>

<p><strong>Eşini arka merdivende öldürdü</strong></p>

<p>Olay, çiftin birlikte işlettiği “Özbey” adlı döner işletmesinin arka bölümündeki yangın merdiveninde meydana geldi.</p>

<p><img alt="" height="355" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ozbey.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>İddianameye göre Erhan Ö., eşini burada bekledi ve 38 yaşındaki kadına yaklaşık 50 santimetre mesafeden başına ateş etti. Savcılık, saldırının Renur Ö.’nün kendisini savunmasına fırsat vermeyecek şekilde gerçekleştirildiğini ve bu nedenle cinayetin “tasarlayarak ve hazırlıksız yakalama” niteliği taşıdığını savunuyor.</p>

<p>Davanın ilk duruşmasında savcılık iddianameyi okudu. Savcı Johannes Heth, sanığı cinayeti “alçakça nedenlerle” işlemekle suçladı.</p>

<p>Savcılığın iddiasına göre Erhan Ö., eşinin kendisini aldattığını düşünüyordu. Renur Ö.’yü davranışları nedeniyle sürekli suçlayan sanığın, eşinin ölümünü kendi açısından “onurunu yeniden tesis etmenin” bir yolu olarak gördüğü ileri sürüldü.</p>

<p><strong>“Öldü, bunu hak etti” dediği öne sürüldü</strong></p>

<p>Savcılığın iddiaları bununla da sınırlı değil.</p>

<p>Sanığın, eşini vurduktan sonra silahını üç kez havaya ateşlediği ve ardından “Öldü, bunu hak etti” şeklinde sözler söylediği öne sürülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cinayetin ardından Erhan Ö.’nün polisi kendisinin aradığı belirtildi. Sanık, gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı hakimlikte ise olayla ilgili ifade vermedi.</p>

<p>Davanın ilk duruşmasında sanığın savunması yerine yalnızca suçlamalar ve iddianame okundu.</p>

<p><strong>20 yıl önce Türkiye’den Almanya’ya geldiler</strong></p>

<p>Mahkeme tarafından verilen bilgilere göre Erhan Ö. ile Renur Ö. Türkiye’de aynı köyden geliyordu. Kürt kökenli çift, yaklaşık 20 yıl önce Almanya’ya taşındı.</p>

<p>Çift, Schrozberg’de açtıkları döner işletmesiyle bir hayat kurdu ve üç çocuk sahibi oldu.</p>

<p>Cinayetin yaşandığı gün ailenin en büyük çocuğu 18. yaş gününü kutlayacaktı. Ancak doğum günü kutlaması yerine aile, anne acısıyla karşı karşıya kaldı.</p>

<p>Renur Ö.’nün 16 ve 9 yaşlarındaki iki çocuğuyla birlikte üç kardeşin, olayın ardından baba tarafından büyükanne ve büyükbabalarının yanında yaşamaya başladığı bildirildi.</p>

<p><strong>Kararın 23 Eylül’de açıklanması bekleniyor</strong></p>

<p>Erhan Ö. hakkında cinayet suçundan dava açılırken, savcılığın yönelttiği suçlamalar mahkeme tarafından henüz kesinleşmiş bir hüküm olarak değerlendirilmiş değil. Sanık hakkındaki yargılama devam ediyor ve karar aşamasına kadar suçsuzluk karinesi geçerli.</p>

<p>Dava kapsamında beş duruşma günü daha belirlendi. Mahkemenin kararını 23 Eylül’de açıklaması bekleniyor.</p>

<p>Cinayet suçundan yargılanan Erhan Ö. hakkında mahkûmiyet kararı çıkması halinde müebbet hapis cezası gündeme gelebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KADIN, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, SAĞLIK, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/oglunun-18-yas-gununde-esini-oldurdu-d</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 01:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/erhan-ozbey.JPG" type="image/jpeg" length="50563"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’dan Türkiye’ye sınır dışı kararı: Mahkeme “işkence riski var” dedi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyadan-turkiyeye-sinir-disi-karari-mahkeme-iskence-riski-var-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyadan-turkiyeye-sinir-disi-karari-mahkeme-iskence-riski-var-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF), PKK’nın eski bir üyesini Türkiye’ye sınır dışı etmek istemişti. Ancak alm İdare Mahkemesi, Türkiye’ye gönderilmesi halinde kişinin işkence ve insanlık dışı muamele görme tehlikesi bulunduğuna karar verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye ile yasadışı kabul edilen PKK arasında şu anda bir yakınlaşma süreci yaşanmasına rağmen, üst düzey eski bir PKK yöneticisi hakkındaki sınır dışı etme yasağı devam ediyor.</strong></p>

<p>Süheyla KAPLAN</p>

<p>74 yaşındaki kişi ağır şekilde hasta. 1990’lı yıllarda mülteci olarak Almanya’ya gelmişti. BAMF, daha önce verilmiş olan sınır dışı etme yasağını kaldırmış ve kendisini Türkiye’ye göndermek istemişti. Bunun üzerine kişi Gelsenkirchen İdare Mahkemesi’ne dava açtı.</p>

<p>Mahkeme duruşmasında hâkimler, kişinin Türkiye’ye gönderilmesi durumunda ciddi ölçüde işkence ve insanlık dışı muamele riski bulunduğunu belirtti. Özellikle terör örgütlerine katılmakla suçlanan kişiler açısından Türkiye’deki insan hakları durumunun hâlâ “yetersiz” olduğu ifade edildi. Mahkemeye göre davacı, Türkiye’de hukukun üstünlüğüne dayalı adil bir yargılama bekleyemez.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/pkkli.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Mahkeme, kişinin PKK ile “önemli ölçüde bağlantısı” bulunduğunu da kabul ediyor. Mahkeme başkanına göre kişi geçmişte çatışmalara katılmış ve uzun yıllar PKK içinde görev yapmış eski bir kadro olarak değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak sınır dışı etme yasağının kaldırılıp kaldırılamayacağı konusunda asıl önemli soru şu: Türkiye’de işkence veya insanlık dışı muamele riski geçmişe göre ciddi ve kalıcı biçimde azaldı mı?</p>

<p>Mahkemeye göre bunun gerçekleştiği henüz görülmüyor. Mahkeme Başkanı Dirk Schäfers, Türkiye’deki reform sürecinin henüz başlangıç aşamasında olduğunu ve önümüzdeki yıllarda nasıl gelişeceğinin belirsiz olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyadan-turkiyeye-sinir-disi-karari-mahkeme-iskence-riski-var-dedi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 18:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/2-155.jpeg" type="image/jpeg" length="71893"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sol Partili siyasetçi Türkiye’yi örnek verdi: Ramelow’dan Almanya'da PKK'ye af çağrısı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/sol-partili-siyasetci-turkiyeyi-ornek-verdi-ramelowdan-almanyada-pkkye-af-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/sol-partili-siyasetci-turkiyeyi-ornek-verdi-ramelowdan-almanyada-pkkye-af-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya Federal Meclis Başkanvekili ve Sol Parti üyesi Bodo Ramelow, dün TBMM’de kabul edilen yeni çözüm süreci kapsamındaki Çerçeve Yasa’ya atıfta bulunarak Almanya’daki Kürt aktivistler için de kapsamlı ve hızlı af düzenlemeleri yapılmasını istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ramelow, Rheinische Post gazetesine yaptığı açıklamada, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen Çerçeve Yasa teklifinin barışa giden yolları açtığını ve geçen yıl PKK’nin kendisini feshetmesinin ardından atılmış bir adım olduğunu söyledi.</strong></p>

<p>Ramelow, <strong>“Türk hükümetinin Kürtlerle barış yolunda somut adımlar atmaya görünüşe göre hazır olmasını memnuniyetle karşılıyorum”</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ramelow’a göre böyle bir adım, bölgedeki barışa ve Kürtlerin hakları ile çıkarlarının korunmasına somut bir destek sağlayacak.</p>

<p>Sol Partili siyasetçi, Alman hükümetinin bu süreci diplomatik olarak desteklemesi gerektiğini belirterek, <strong>“Türkiye’nin yapmayı planladığı gibi Almanya’da da Kürt aktivistler için kapsamlı ve hızlı af düzenlemeleri hayata geçirilmeli”</strong> dedi.</p>

<p>PKK, Türkiye devletiyle onlarca yıl süren çatışmanın ardından Mayıs 2025’te kendisini feshettiğini açıklamıştı. PKK, Türkiye, Avrupa Birliği ve ABD tarafından terör örgütü olarak listeleniyor. PKK ile Türk ordusu arasındaki çatışmalarda 1984’ten bu yana en az 50 bin kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/pkk-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>Almanya’daki PKK yasağı önemli bir engel</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ramelow’un çağrısının önündeki en önemli hukuki başlıklardan biri ise Almanya’da PKK’nin 1993’ten bu yana yasaklı bir örgüt olması. PKK, Almanya’da faaliyetleri yasaklanan örgütler arasında yer alıyor.</p>

<p>Bu nedenle Almanya’da Kürt aktivistlere yönelik kapsamlı bir af düzenlemesinin hayata geçirilebilmesi, PKK yasağı ve bu yasak kapsamında yürütülen hukuki süreçlerin de yeniden değerlendirilmesini gündeme getirecek.</p>

<p>PKK yasağı kaldırılmadığı sürece, Ramelow’un sözünü ettiği kapsamlı af talebinin nasıl uygulanacağı önemli bir hukuki sorun olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/sol-partili-siyasetci-turkiyeyi-ornek-verdi-ramelowdan-almanyada-pkkye-af-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ramelow.jpeg" type="image/jpeg" length="58766"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa’da sığınma hakkı bulunan Jülide Yazıcı, Türkiye’nin talebiyle Arnavutluk'ta tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/fransada-siginma-hakki-bulunan-julide-yazici-turkiyenin-talebiyle-arnavutlukta-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/fransada-siginma-hakki-bulunan-julide-yazici-turkiyenin-talebiyle-arnavutlukta-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin iadesini istediği 32 yaşındaki Jülide Yazıcı, Arnavutluk’ta tatil yaptığı sırada gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fransa’da siyasi sığınma hakkı bulunan Yazıcı, Türkiye’ye gönderilmesi halinde hayatının tehlikeye gireceğini ve siyasi görüşleri nedeniyle cezalandırıldığını söyledi.</strong></p>

<p>Türkiye’nin iadesini talep ettiği 32 yaşındaki Jülide Yazıcı hakkında Arnavutluk’ta tutuklama kararı verildi. Yazıcı’nın, iki gün önce tatil yaptığı Saranda’da gözaltına alınmasının ardından Tiran Mahkemesi’nde güvenlik tedbirinin belirlenmesine ilişkin duruşma gerçekleştirildi.</p>

<p>Mahkeme, Türkiye’ye iade amacıyla gözaltına alınan Yazıcı’nın tutuklu kalmasına karar verdi. Karar, iade sürecinin esasına ilişkin bir hüküm niteliği taşımıyor. Yazıcı, süreç devam ederken cezaevinde tutulacak.</p>

<p><strong>Türkiye makamları terör suçlaması yöneltiyor</strong></p>

<p>Edinilen bilgilere göre Yazıcı, sınır kontrolü sırasında Türkiye tarafından arandığının belirlenmesi üzerine gözaltına alındı.</p>

<p>Ankara, Yazıcı’yı bir ‘terör örgütüne’ lojistik destek sağlamak ve ‘terör örgütüne’ katılmakla suçluyor. Yazıcı hakkında bu suçlamalar kapsamında Türkiye’de gıyabında dört yıl hapis cezası verildi.</p>

<p><strong>“Siyasi inançlarım nedeniyle cezalandırılıyorum”</strong></p>

<p>Yazıcı, Arnavutluk mahkemesinde Türkiye makamlarının resmi anlatımına karşı çıktı. Erdoğan karşıtı protestolar nedeniyle siyasi takibata uğradığını savunan Yazıcı, siyasi görüşleri nedeniyle cezalandırıldığını söyledi.</p>

<p>32 yaşındaki Yazıcı, Türkiye’ye iade edilmesi halinde hayatının tehlikeye gireceğini ifade etti.</p>

<p>Yazıcı’nın avukatları da müvekkillerinin siyasi nedenlerle takip edildiğini savunarak Ankara’nın ortaya koyduğu suçlama anlatımına karşı çıktı.</p>

<p><strong>Fransa’daki siyasi sığınma hakkı süreci hassaslaştırıyor</strong></p>

<p>Yazıcı’nın Türkiye’de siyasi takibata uğradığı gerekçesiyle Fransa’dan siyasi sığınma hakkı aldığı bildiriliyor.</p>

<p>Bu nedenle Fransa makamlarının da süreç hakkında bilgilendirileceği belirtildi. Şu ana kadar Fransa’nın Tiran Büyükelçiliği’nden konuya ilişkin herhangi bir açıklama gelmedi.</p>

<p>Arnavut gazeteci Enver Robelli de Yazıcı’nın Fransa’da siyasi sığınma hakkı bulunması halinde Türkiye’ye iade edilmesinin zor olduğunu savundu.</p>

<p>Robelli, Fransa’nın bir Avrupa Birliği ülkesi olduğunu hatırlatarak, Arnavutluk’un da AB’ye katılmak istediğini ve bu nedenle AB’nin hukuk, değerler ve standartlarına saygı göstermesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Robelli ayrıca, Yazıcı’nın Türkiye’ye iade edilmesi halinde bunun “Arnavutluk devletinin suçu” olacağını savundu ve Arnavut siyasetçilerin aktivistlere yönelik tutumlarının ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Robelli, Fransa’nın Tiran Büyükelçiliği’nin bu konudaki tutumunun özellikle önemli olacağını ifade etti.</p>

<p><strong>İade kararı henüz verilmedi</strong></p>

<p>Arnavutluk mahkemesinin verdiği tutuklama kararı, Yazıcı’nın Türkiye’ye iade edilmesine ilişkin nihai bir karar anlamına gelmiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Savcı Francesk Ganaj, Arnavutluk’ta yürürlükte bulunan yasalar ve Türkiye’nin iade prosedürü kapsamında sunduğu belgeler doğrultusunda tutuklama tedbirinin uygulanmasını talep etti.</p>

<p>Mahkemenin kararıyla Yazıcı, iade süreci devam ederken tutuklu kalacak.</p>

<p>Jülide Yazıcı’nın Türkiye’ye iade edilip edilmeyeceği, Ankara’nın talebi ile Yazıcı’nın siyasi takibata uğradığı yönündeki savunması çerçevesinde değerlendirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/fransada-siginma-hakki-bulunan-julide-yazici-turkiyenin-talebiyle-arnavutlukta-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 00:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/j-yazici.jpg" type="image/jpeg" length="91324"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'den ambulans uçakla Hamburg'a getirildi: Cengiz Orhan, "sakat kalabilirdim"]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/turkiyeden-ambulans-ucakla-hamburga-getirildi-cengiz-orhan-sakat-kalabilirdim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/turkiyeden-ambulans-ucakla-hamburga-getirildi-cengiz-orhan-sakat-kalabilirdim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzun yıllar AABF Kuzey Bölge Başkanlığı ve Disiplin Kurulu üyeliği yapan, 12 yıl boyunca Hamburg Alevi Kültür Merkezi Başkanlığı görevini sürdüren Cengiz Orhan, Kuşadası’nda geçirdiği bisiklet kazasının ardından zorlu bir sağlık süreci yaşadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Süheyla KAPLAN</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kaza sonrası Aydın’ın Söke ilçesindeki özel hastaneye kaldırılan Orhan, kalça bölgesinden ameliyat edildi. Ancak ameliyatın ardından şiddetli ağrıları devam etti. Bunun üzerine Almanya’da tedavi olmak isteyen Orhan, yıllar önce yaptırdığı özel yurt dışı sağlık sigortasından yararlanarak Hamburg’a getirildi.</strong></p>

<p><strong>Hamburg’da ikinci ameliyat</strong></p>

<p>Özel sağlık sigortasının organizasyonuyla sağlık ekibinin bulunduğu özel uçakla Hamburg’a nakledilen Orhan, burada bir devlet hastanesinde yeniden muayene edildi. Yapılan röntgen, tomografi ve diğer tetkiklerin ardından Orhan ikinci kez ameliyata alındı.</p>

<p><img alt="" height="373" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/2-154.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /><br />
Hamburg’daki doktorların, Söke’deki bir özel hastanede ilk ameliyatta yerleştirilen vida/çivinin yanlış konumlandırıldığını tespit ettiğini ve doktorların, vidaların kalça ameliyatı sırasında vidanın yanlış yerleştirilmesinden dolayı şiddetli ağrıların olduğu değerlendirmesinde bulunduğu belirtildi.<br />
<br />
“Yanlış yerleştirilen vida bana 10 gün boyunca işkence çektirdi” diyen Orhan, Hamburg’daki doktorların yapılan tespit karşısında şaşkınlık yaşadığını söyledi.<br />
<br />
Orhan ayrıca yaşanan ve tespit edilen ameliyat sonuçları ilgili ADAC doktorlarının da bilgilendirildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="438" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/3-84.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="500" /><br />
<br />
<strong>“İyi ki özel sağlık sigortası yaptırmışım”</strong><br />
<br />
Yaşadığı sürecin ardından özellikle yurt dışında seyahat eden vatandaşlara özel sağlık sigortası yaptırmaları çağrısında bulunan Orhan, yıllar önce ADAC üzerinden yaptırdığı sigortanın bugün kendisi için büyük önem taşıdığını belirtti.<br />
<br />
<strong>Orhan, sigortasının sağlık naklini de kapsadığını belirterek şöyle konuştu:</strong><br />
<br />
<strong>“Ben yıllar önce yurt dışı tatillerinde kullanmak için ADAC üzerinden özel sağlık sigortası yaptırmıştım. Yıllık çok düşük bir meblağ ödüyorsunuz. Sigortanın içinde sağlık nakli de vardı. Bu sayede özel uçakla Hamburg’a getirildim. Eğer bu sigortam olmasaydı, bugün belki de sakat kalabilirdim. Herkesin böyle bir sigorta yaptırmasını tavsiye ediyorum.”</strong><br />
<br />
Kuşadası’ndaki kazadan Söke’deki ilk ameliyata, Hamburg’a naklinden ikinci ameliyata kadar zorlu bir süreç yaşayan Orhan’ın yaşadıkları, yurt dışında seyahat edenler için sağlık sigortasının ve tıbbi nakil hizmetlerinin önemini bir kez daha gündeme getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, HAMBURG, MEDYA, ÖZEL HABER, SAĞLIK, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/turkiyeden-ambulans-ucakla-hamburga-getirildi-cengiz-orhan-sakat-kalabilirdim</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 19:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/1-219.JPG" type="image/jpeg" length="87806"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsviçre'nin sınır dışı ettiği Bahar Yalçınkaya Türkiye'de tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/isvicrenin-sinir-disi-ettigi-bahar-yalcinkaya-turkiyede-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/isvicrenin-sinir-disi-ettigi-bahar-yalcinkaya-turkiyede-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsviçre'nin Zürih kentindeki geri gönderme merkezinden Türkiye'ye sınır dışı edilen Bahar Yalçınkaya, ülkeye girişinden kısa süre sonra gözaltına alındı ve tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hakkında Türkiye'de yürütülen soruşturma nedeniyle tutuklanma riski bulunduğu daha önce İsviçre makamlarına bildirilen Yalçınkaya, 15 aylık bebeğiyle birlikte Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na gönderildi.</strong></p>

<p>Yalçınkaya, yaklaşık iki yıldır iki çocuğuyla birlikte İsviçre'nin Zürih kentindeki Rückkehrzentrum Oberhalden Finkenried adlı geri gönderme merkezinde kalıyordu. Beş yaşında ve 15 aylık iki çocuğu bulunan Yalçınkaya'nın küçük çocuğu İsviçre'de dünyaya geldi. Yalçınkaya, İsviçre makamlarının kararıyla Türkiye'ye gönderildi.</p>

<p><strong>Avukatı tutuklanma riskine karşı uyarmıştı</strong></p>

<p>İsviçre'deki avukatı Murat Özten, Yalçınkaya hakkında Türkiye'de devam eden soruşturma ve davalar bulunduğunu belirterek, ülkeye gönderilmesi halinde tutuklanma riskinin yüksek olduğu konusunda İsviçre makamlarını önceden uyarmıştı. Yalçınkaya'nın Türkiye'ye gönderilmesinin ardından, avukatının uyardığı üzere tutuklandı.</p>

<p><img alt="" height="569" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/b-yalcinkaya.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="509" /></p>

<p><strong>15 aylık bebeğiyle cezaevine gönderildi</strong></p>

<p>Yalçınkaya, tutuklanmasının ardından 15 aylık bebeğiyle birlikte Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na gönderildi.</p>

<p>Bahar Yalçınkaya'nın İsviçre'deki geri gönderme merkezinden çıkarılışı da tartışma yarattı. Merkezde birlikte kaldığı bir kişinin aktardığına göre polis ekipleri Yalçınkaya'yı kaldığı odadan zorla çıkardı ve çocuklarının gözü önünde elleri arkadan kelepçelendi.</p>

<p>Avukatı Özten, müdahale biçiminin hukuki ve insani açıdan kabul edilemez olduğunu belirterek İsviçre göç makamlarına yazılı başvuruda bulunduğunu, ancak haberin hazırlandığı sırada başvurusuna yanıt alamadığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sınır dışı kararında risk değerlendirmesi tartışılıyor</strong></p>

<p>Bahar Yalçınkaya'nın Türkiye'ye gönderilmesinin hemen ardından tutuklanması, İsviçre makamlarının sınır dışı kararını verirken Türkiye'deki hukuki durumunu ve tutuklanma riskini yeterince değerlendirip değerlendirmediği sorusunu gündeme getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KADIN, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/isvicrenin-sinir-disi-ettigi-bahar-yalcinkaya-turkiyede-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/bahar.jpg" type="image/jpeg" length="90302"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilgesu Erenus: Zor günlerin kadife sesli, dirençli sanatçısı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/bilgesu-erenus-zor-gunlerin-kadife-sesli-direncli-sanatcisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/bilgesu-erenus-zor-gunlerin-kadife-sesli-direncli-sanatcisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tiyatro ve edebiyat dünyasının özgün isimlerinden Bilgesu Erenus, eserleri kadar zor dönemlerde sergilediği aydın tavrı ve dayanışmacı kimliğiyle de hafızalarda yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bilgesu Erenus'un sanatçı kimliğinin ötesinde aydın sorumluluğunu ve mücadeleci duruşunu anlatan, gazeteci-yazar Turan Dolu'nun Bianet'te kaleme aldığı "Zor günlerin kadife sesli, dirençli sanatçısı" başlıklı yazıyı yayımlıyoruz.</strong></p>

<p>Dolu, 12 Eylül sonrası baskı ortamında gençlik mücadelesine destek veren Erenus'un cesaretini, dostluğunu ve aydın sorumluluğunu anlatıyor.</p>

<p>İşte Turan Dolu'nun o yazısı:</p>

<p tabindex="0"><a href="https://bianet.org/yazi/zor-gunlerin-kadife-sesli-direncli-sanatcisi-322269" rel="nofollow"><strong>Zor günlerin kadife sesli, dirençli sanatçısı</strong></a></p>

<p>"Çoğu kurumdan eyleme destek sözleri almamıza rağmen kalacak yer konusunda olumlu bir cevap alamadık. Tam bu arada sanatçı-yazar Bilgesu Erenus’tan davet geldi. Bilgesu-Müştak Erenus çifti bizi evlerine davet ediyorlardı. “Bütün kültür ve sanat insanları adına evimi açtım” diyordu Bilgesu Erenus."</p>

<p>[related-posts id="117607" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><a href="https://bianet.org/etiket/bilgesu-erenus-93396" rel="nofollow">Bilgesu Erenus</a>'un ölüm haberini bir dostumun telefonuyla öğrendim. İster istemez 40 yıl öncesine, 80 sonrası öğrenci gençliğin ilk kitlesel eylemlerle 12 Eylül karanlığını yırtmaya başladığı günlere gittim. İlk öğrenci eylemleriyle, söylemde değil tavır ve eylemde aydın bir kişiliğin buluşması bizim kişisel tanışıklığımızın zemini olmuştu.</p>

<p>"Kelaynaklar" oyunuyla tanıdığımız Bilgesu Eranus'la yolumuzun kesişmesi, tanışmamız o günkü olağanüstü koşullarda (bu ülke tarihinde olağanüstü olmayan bir dönem var mı bilmem) gösterdiği aydın sorumluluğunun, demokrat kişiliğinin, cesaretinin sonucu oldu.</p>

<p>Gençlik mücadelesinin yeniden canlanmaya başladığı, öğrenci derneklerinin kurulmaya çalışıldığı günlerdi. Baskılar, gözdağları, gözaltılar, rektörlük izni dayatmaları, adam kaçırmalar, muhbirlik dayatmaları (yani bugün de yabancısı olmadığımız birçok yöntemle) örgütlenme ve hak arama mücadelesi boğulmaya çalışılıyordu. YÖK eliyle üniversitelerde kurulan baskı, aynı zamanda binlerce öğrencinin okuldan atılmasıyla da kendini yakıcı olarak gösteriyordu.</p>

<p><img alt="" height="924" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/dergi-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<p>Okuldan atılan Marmara üniversitesi öğrencisi İsa Tanrıverdi'nin intiharı sabrı taşıran damla olmuş. 27 Ekim 1986 günü 500 civarında öğrenci Sultanahmet’teki Marmara Üniversitesi önünde toplanmış, polisin gözaltıları sonrası oturma eylemine başlamıs ve 12 Eylül sonrasının ilk kitlesel öğrenci eylemini gerçekleştirmişti.</p>

<p>Bu eylemden sonra YöK'ün 44. maddesi ve Üniversiteden atılmalara karşı mücadele hız kazanmış, bir grup ögrenci derneği kurucusu toplanan imzaları meclise götürmek için Ankara'ya yola çıkarken bir grup kurucu da 7 Kasım 1986'da Çemberlitaş'taki Marmara üniversitesi Basın Yayın Öğrenci Deneği'nde açlık grevine başlamıştı. Benim de içinde bulunduğum 18 öğrencinin başlattığı açlık grevi hem öğrencilerin hem de polisin yoğun ilgisine mahzar olmuştu.</p>

<p>Gözaltı ve tutuklamalar beklendiğinden 18 öğrenciyle sınırlı tutulan eylem birkaç saat içinde polis baskınına uğramış kimlik tesbiti ve tehditlelerle açlık grevinin sonlandırması istenmiş ve derneğin bulunduğu işhanı polis ablukasına alınmıştı. Gazeteciler yoğun bir ilgiyle eylemi izliyor, polis gözaltı yerine başka baskı yöntemlerini uyguluyordu.Akşam saatlerinde hanın kapatılacağı, bu nedenle binanın boşaltılması istendiğinde hanın yöneticisiyle tartışıldı ve dernek merkezi boşaltılmadı. Geceyi burada geçirip, ertesi gün İstanbul Üniversitesi’nin önüne giderek eyleme orada devam edecektik. Saat 23:00’te polis yeniden geldi ve eylemi bitirmemiz için gözdağı verdi. Saat 23:30’da ise polis bu kez derneğin Valilik tarafından üç ay süreyle kapatıldığı kararıyla geldi ve derneğin mühürleneceğini, bu nedenle boşaltılması gerektiğini tebliğ etti. Bürokrasi gece olmasına rağmen hızlı işletilmişti. Dernek boşatıldığında eylemin biteceğini hesaplıyorlardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="912" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/dergi1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<p>Polislerle aramızda yaşanan tartışmalardan sonra dernek boşaltıldı, ama eylem devam etti. Dışarıda yoğun bir yağmur yağıyordu ve iliklerimize kadar işleyen bir soğuk vardı. Biz on sekiz öğrenci, gazeteciler ve arkamızda bir polis ordusuyla gecenin karanlığında Sirkeci’ye doğru yürümeye başladık. Bir sabahçı kahvesi bulup oraya sığınma düşüncesindeyiz.</p>

<p>Sirkeci’de bir sabahçı kahvesine girip oturmaya başlamıştık ki polis kahveyi de kapattırdı. Sonrasında da yolumuzun üzerinde ne kadar sabahçı kahvesi varsa tek tek kapattırmaya başladılar. Yağmur ve soğuğun altında, iliklerimize kadar ıslanmış vaziyette Kabataş’a kadar yürüdük. Hedefimiz Kabataş’taki Sebil Çay Bahçesi. Sebil Çay Bahçesi 7/24 açık bir çay bahçesiydi ama vardığımızda orası da kapatılmıştı. Polis gözaltı yapmıyor, ufak tefek sataşmalarla yetiniyordu. Gazeteciler ve polislerde yağmurun ve soğuğun altında bizle beraber yürüyorlardı.</p>

<p>Gazeteciler ve polis de yağmurun ve soğuğun altında bizle beraber yürüyorlardı. Kabataş’tan tekrar Eminönü’ne yürüdük ve sabaha doğru Cağaloğlu’nda açık bir kahveyi nihayet bulduk. Sanırım polisler kahve kapatma işinden yorulmuşlardı. Bir, iki saatte üstümüzdekileri kurutup biraz ısındıktan sonra saat 07:30’da İstanbul Üniversitesi önündeki banklarda yerimizi aldık.</p>

<p>Basın gece boyu sokaklarda süren eyleme geniş yer vermiş, arkadaşlarımız ve ziyaretçiler gün boyu bizi yalnız bırakmamıştı. Yeni katılan beş öğrenciyle sayımız yirmi üçe çıkmıştı. Bütün gün sohbetler, değerlendirmelerle üniversitenin önünde geçti.</p>

<p>Oluşturduğumuz bir heyet çeşitli sendika, ilerici demokrat dernek merkezlerini ziyaret ederek hem eylemi ve taleplerini duyurmaya, hem de gece kalacak yer sorununu çözmeye çalışıyordu. Çoğu kurumdan eyleme destek sözleri almamıza rağmen kalacak yer konusunda olumlu bir cevap alamadık. Tam bu arada sanatçı-yazar Bilgesu Erenus’tan davet geldi. Bilgesu-Müştak Erenus çifti bizi evlerine davet ediyorlardı. “Bütün kültür ve sanat insanları adına evimi açtım” diyordu Bilgesu Erenus. “Kültürsüzleştirme politikası güden, boyutsuz insanlar yaratmak isteyen YÖK’e karşı giriştikleri bu eylemlerini destekliyorum” açıklamasıyla gerçek aydın tavrının pratik ve güzel bir örneğini sergiliyordu. "Bütün kültür ve sanat insanları adına", "kim olsa benim yaptığımı yapardı diyerek de mütevazi bir tutum sergiliyordu. Onun ve Müştak abinin açtığı ev gerçek aydının aydınlığa açtığı bir kapıydı aslında. Sadece sanatıyla değil tutum ve tavrıyla da "aydın sorumluluğunu" hatırlatıyordu bu dünyaya. Bugün aramızdan ayrılan Bilgesu Abla bu ve benzer tavırlarıyla hep aramızda yaşayacak.</p>

<p>Erenus çiftinin Cihangir’deki evlerine Beyazıt’tan yürüyerek, yürüyüşü de bir protesto biçimi olarak eyleme dönüştürerek gittik.</p>

<p>Yirmi üç kişilik bir misafir grubunu, açlık grevi eylemcilerini büyük bir misafirperverlikle ve dostlukla ağırladılar.</p>

<p>Sabaha kadar sohbetler ve Bilgesu Erenus’un gitarı eşliğinde şarkılar, Müştak Erenus’un şiir dinletileriyle geçti zaman.</p>

<p>Ertesi sabah bu kez Cihangir’den Beyazıt’a doğru uzanıyordu yürüyüş kolu. Yürüyerek vardığımız üniversite önü bu kez daha çok kalabalıktı. Öğlen saatlerinde bir basın açıklamasıyla açlık grevi bitirildi.<br />
Bilgesu Eranus'la yaşadığımız bir anıyı daha tarihin belleğine geçirerek devam edelim. Tarihe "Nisan Direnişleri" olarak geçen Tek Tip Öğrenci Derneği Yasa Tasarısına karşı tüm Türkiye genelinde birçok ilde gerçekleşen eylemler süreciydi. 14 Nisan'da o dönemin en kitlesel öğrenci protesto yürüyüşü Aksaray'dan Beyazıt'a kadar gerçekleşmiş, polis saldırısıyla onlarca yaralı ve gözaltı ile yürüyüş bitirilmeden yarıda kalmış, ancak mücadeleye büyük bir coşku ve ivme katmıştı.</p>

<p>17 Nisan'da Beyazıt Meydanı'nda 85 ögrenci ile başlayıp 300'leri aşan bir kitleselliğe ulaşan açlık grevi ve oturma eylemi başladı. Polisin vahşi saldırısı protesto ediliyor ve gözaltındaki öğrencilerin serbest bırakılması isteniyordu. Üç gün süren eylemi Bilgesu Erenus her gün ziyaret etti, saatlerce öğrencilerle beraber oturdu ve onlarla aynı havayı soludu. Ayaküstü, yasak savan bir ziyaretçi, destekçi değil bizzat içindeydi pratiğin.</p>

<p>Polis helikopteri eylemcilerin üzerine alçalıp tozu dumana kattığında Bilgesu Erenus ayağa kalktı<br />
"Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz" türküsünü başlatarak tüm kitlenin hep bir ağızdan haykırdığı bir direniş ve coşkuyu örgütledi.</p>

<p>O Solcu öğrencilerin BİLGESU ablasıydı. Sığınağıydı.</p>

<p>Zor dönemlerin dirençli sesiydi. Muhalif sanatın özel ve cesur örneklerinden biriydi...</p>

<p>Geride,<br />
paylaştığımız direniş günleri, şarkıları, sımsıcak anısı kaldı...</p>

<p>(TD/Mİ)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KADIN, KÜLTÜR, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/bilgesu-erenus-zor-gunlerin-kadife-sesli-direncli-sanatcisi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 18:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/bilgesu-erenus-1.jpeg" type="image/jpeg" length="51809"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cezaevinde ölen Özcan Aksu'nun ailesi: "İşkence sonucu yaşamını yitirdi"]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/cezaevinde-olen-ozcan-aksunun-ailesi-iskence-sonucu-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/cezaevinde-olen-ozcan-aksunun-ailesi-iskence-sonucu-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da 22 Haziran'da gözaltına alındıktan sonra tutuklanarak Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu'na gönderilen 32 yaşındaki Özcan Aksu'nun yaşamını yitirmesiyle ilgili ailesi, Aksu'nun cezaevinde işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı, gerekli tıbbi müdahalenin ise zamanında yapılmadığı iddiasında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Baba Rasmi Aksu ve ablası Melek Aksu, cenazede ve cezaevindeki görüş sırasında ağır darp izleri gördüklerini belirterek, ölümün tüm yönleriyle soruşturulmasını ve sorumluların hesap vermesini istedi.</strong></p>

<p><strong><img alt="" height="526" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/aksu-ailesi.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="671" /></strong></p>

<p>İnsan Hakları Derneği (İHD) ise işkence iddialarının gözaltında mı yoksa cezaevinde mi yaşandığının ortaya çıkarılması ve sorumluların yargı önüne çıkarılması çağrısında bulundu.</p>

<p>Ablası Melek Aksu, gözaltı ve tutuklama süreci boyunca aileye hiçbir resmi kurum tarafından bilgi verilmediğini belirterek, kardeşinin tutuklandığını bir arkadaşının haber vermesiyle öğrendiklerini söyledi.</p>

<p>Silivri Cezaevi'ne gittiğinde Özcan Aksu'nun hastaneye götürüldüğünün söylendiğini ifade eden Melek Aksu, hangi hastanede bulunduğuna ilişkin ise kendilerine net bilgi verilmediğini dile getirdi.</p>

<p><img alt="" height="354" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/melek-aksu-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="511" /></p>

<p><strong>"Kardeşimi tanınmayacak halde gördüm"</strong></p>

<p>Melek Aksu, 26 Haziran'da yaptığı ilk kapalı görüşte kardeşini ağır yaralı halde gördüğünü anlattı.</p>

<p>Kardeşinin yüzünde, gözünde ve ağzında ciddi darp izleri bulunduğunu belirten Aksu, kolunun ön kısmındaki derinin sıyrıldığını, ensesinde ve saçlarında kan olduğunu, bilincinin sürekli gidip geldiğini ve kendisini ilk anda tanıyamadığını söyledi.</p>

<p>Kardeşinin sürekli titrediğini ve bulunduğu yerin farkında olmadığını ifade eden Melek Aksu, buna rağmen hastaneye sevk edilmediğini öne sürdü.</p>

<p><strong>"Gardiyanları işaret etti"</strong></p>

<p>Görüş sırasında kardeşine "Seni kim bu hale getirdi?" diye sorduğunu anlatan Melek Aksu, Özcan Aksu'nun arkasında bekleyen gardiyanları işaret ettiğini iddia etti.</p>

<p>Gardiyanların görüş boyunca yanlarında bulunduğunu söyleyen Aksu, kardeşinin baskı altında olduğu için konuşamadığını öne sürdü.</p>

<p>Aksu ayrıca, 26 Haziran'da burnunda kırık bulunmadığını, ancak cenazeyi teslim aldıklarında burnunun kırık olduğunu ve yüzünde yeni yaralar gördüklerini belirterek, darp olayının daha sonra da devam etmiş olabileceğini düşündüklerini ifade etti.</p>

<p><strong>30 Haziran'da çelişkili bilgiler</strong></p>

<p>Aile, 30 Haziran'da yeniden cezaevine giderek haftalık görüş için bekledi.</p>

<p>Melek Aksu, önce kardeşinin koğuşunda olduğunun söylendiğini, saatler sonra ise hastaneye kaldırıldığının bildirildiğini aktardı.</p>

<p>Özcan Aksu'nun daha sonra Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaklaşık iki gün tedavi gördüğünü belirten aile, 5 Temmuz günü ölüm haberini aldıklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"İşkence izlerini cenazede de gördük"</strong></p>

<p>Aile, cenazeyi Yenibosna Adli Tıp Kurumu'ndan teslim aldıktan sonra Muş'a götürdü.</p>

<p>Melek Aksu, cenazeyi yıkama sırasında vücudunda çok sayıda morluk ve yara izi gördüklerini belirterek, köye ulaştıklarında kefeni açıp fotoğraf ve video çektiklerini söyledi.</p>

<p>Babası Rasmi Aksu ise oğlunun dizlerinden ayak bileklerine kadar uzanan izlerin cop ya da bot darbelerine benzediğini öne sürerek, ölüm nedeninin açıklığa kavuşturulmasını istedi.</p>

<p><img alt="" height="404" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/rasmi-aksu.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="508" /></p>

<p><strong>Baba Aksu: Oğlumun hakkı yerde kalmasın</strong></p>

<p>Rasmi Aksu, oğlunun ölüm nedeninin hâlâ bilinmediğini belirterek, "Kafasını bir yere mi vurdu, üzerine mi çöküldü, nefessiz mi bırakıldı, gerçekten kalp krizi mi geçirdi bilmiyoruz. Tek isteğimiz bunun ortaya çıkarılmasıdır" dedi.</p>

<p>Devlet gözetimindeki bir kişinin yaşam hakkından devletin sorumlu olduğunu vurgulayan Aksu, <strong>"Benim oğlum neden işkence gördü? Eğer vücudundaki izleri görmeseydim belki 'düştü, kalp krizi geçirdi' derdim. Ama gördüğümüz yaralar bizi kuşkulandırdı. Sorumlular hesap versin"</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Onu ölüme terk ettiler"</strong></p>

<p>Melek Aksu, kardeşinin tek kişilik hücrede tutulduğunu belirterek, o haliyle yemek yiyebilecek ya da tuvalete gidebilecek durumda olmadığını söyledi.</p>

<p>Aksu, <strong>"O gün ya da hemen sonrasında yoğun bakıma alınsaydı bugün belki yaşıyor olacaktı. Onu ölüme terk ettiler" </strong>dedi.</p>

<p>Kardeşinin dizi ve sinema setlerinde kuaför olarak çalıştığını belirten Aksu, devlet gözetimindeki bir kişinin yalnızca 14 günlük tutukluluğun ardından yaşamını yitirmesinin mutlaka açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>İHD: Tüm süreç soruşturulmalı</strong></p>

<p>İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Jiyan Tosun ise olaydaki en önemli sorunun, işkence ve kötü muamelenin gözaltında mı yoksa cezaevinde mi gerçekleştiğinin henüz bilinmemesi olduğunu söyledi.</p>

<p>Tosun, ilk gözaltı anından itibaren tüm sağlık muayeneleri, doktor raporları, cezaevi kayıtları ve sevk süreçlerinin eksiksiz biçimde soruşturma dosyasına eklenmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Özcan Aksu hakkında dile getirilen "kaçmaya çalıştı" iddiasına da değinen Tosun, benzer şüpheli ölüm dosyalarında sıkça aynı savunmaların yapıldığını belirterek, olayın tüm yönleriyle bağımsız biçimde araştırılması ve sorumluların yargı önüne çıkarılması gerektiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/cezaevinde-olen-ozcan-aksunun-ailesi-iskence-sonucu-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 20:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ozcan-aksu-1.JPG" type="image/jpeg" length="88525"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazar, şair ve senarist Bilgesu Erenus yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/yazar-sair-ve-senarist-bilgesu-erenus-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/yazar-sair-ve-senarist-bilgesu-erenus-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tiyatro ve edebiyatın toplumcu gerçekçi çizgideki önemli isimlerinden yazar, şair ve senarist Bilgesu Erenus, 83 yaşında hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşamı boyunca tiyatro, edebiyat ve müzik alanındaki üretiminin yanı sıra demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesindeki duruşuyla da tanınan Erenus için 8 Ağustos Cumartesi günü İstanbul'da tören düzenlenecek.</strong></p>

<p>Bilgesu Erenus'un yaşamını yitirdiği haberi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları tarafından sosyal medya üzerinden duyuruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="594" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/bilgesu-erenus.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="590" /></p>

<p>Şehir Tiyatroları'nın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><strong>"Türk tiyatrosunun ve edebiyatının değerli isimlerinden Bilgesu Erenus'un vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Kaleme aldığı eserlerle tiyatro edebiyatında derin izler bırakan, repertuvarımızda yer alan <i>Yaftalı Tabut</i> oyununun yazarı Bilgesu Erenus'u saygı ve rahmetle anıyoruz. Değerli yazarımız için 8 Ağustos Cumartesi günü saat 10.30'da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde tören düzenlenecektir. İBB Şehir Tiyatroları ailesi olarak değerli sanatçımıza Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm sanat camiasına başsağlığı diliyoruz."</strong></p>

<p>Bilgesu Erenus için 8 Ağustos Cumartesi günü saat 10.30'da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde bir veda töreni gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>Bilgesu Erenus kimdir?</strong></p>

<p>1943 yılında Bilecik'in Gölpazarı ilçesinde doğan Bilgesu Erenus, İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü'nden mezun oldu. 1965-1973 yılları arasında TRT'de metin yazarı ve prodüktör olarak görev yaptı. Toplumcu gerçekçi anlayışla kaleme aldığı tiyatro oyunları, romanları ve senaryolarıyla Türk edebiyatı ve tiyatrosunda önemli bir yer edindi. Uzun yıllar emek, demokrasi ve özgürlük mücadelesi içinde yer alan Erenus, <i>El Kapısı</i>, <i>Misafir</i> ve <i>Yaftalı Tabut</i> gibi eserleriyle tanındı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/yazar-sair-ve-senarist-bilgesu-erenus-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/1-217.JPG" type="image/jpeg" length="59946"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hüseyin Kenan Aydın’ın 40 Erkanı Oberhausen’de Gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/huseyin-kenan-aydinin-40-erkani-oberhausende-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/huseyin-kenan-aydinin-40-erkani-oberhausende-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da eşitlik, demokrasi, emek ve insan hakları mücadelesinin önde gelen isimlerinden, eski Alman Federal Meclisi (Bundestag) milletvekili ve Dersim Kültür ve Tarih Merkezi (DKG) Başkanı Hüseyin Kenan Aydın, vefatının 40. gününde Oberhausen Alevi Kültür Merkezi'nde düzenlenen 40 Erkanı ile anıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dersim Kültür ve Tarih Merkezi ile eşi Aynur Aydın'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen anma programına çok sayıda dostu, yol arkadaşı, siyasetçi, sendikacı ve Alevi kurumlarının temsilcileri katıldı.</strong></p>

<p><strong>Fatih ÇİMEN / OBERHAUSEN</strong></p>

<p>Program, AABF İnanç Kurulu Başkanı Dede Hasan Ali İçlek'in yürüttüğü erkânla başladı.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/huseyin-kenan-aydin-anma-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Hasan Ali İçlek: "Mücadelesi gönüllerde yaşamaya devam edecek"</strong></p>

<p>Dede Hasan Ali İçlek, Türkçe ve Zazaca yaptığı konuşmada, Hüseyin Kenan Aydın'ın yalnızca siyasi kimliğiyle değil, insani duruşu ve toplumsal mücadelesiyle de hafızalarda yaşamaya devam edeceğini vurguladı.</p>

<p>İçlek konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><strong>"Önemli bir dostumuzu, önemli bir değerimizi, önemli bir kardeşimizi kaybetmenin acısı içerisindeyiz. İnsan bedeninin toprağa sır edildiği andan itibaren asıl önemli olan, gönüllerde kazandığı yerin yaşamaya devam etmesidir. Hüseyin Kenan Aydın, Dersim'in evlatları, kayıpları, şehitleri, inancı ve ikrarı için yıllarını verdi. Ruhu bedeninden ayrılmış olabilir; ancak anıları, mücadelesi ve insanlığı gönüllerimizde yaşamaya devam edecektir."</strong></p>

<p><img alt="" height="464" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/huseyin-kenan-aydin-anma-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Ahmet Canpolat: "Mesele onun yerini doldurmak değil, ideallerini yaşatmaktır"</strong></p>

<p>Dersim Kültür ve Tarih Merkezi Başkan Yardımcısı Ahmet Canpolat, konuşmasında Hüseyin Kenan Aydın ile yıllara dayanan ortak çalışmalarını anlattı.</p>

<p><img alt="" height="501" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/1-216.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Canpolat, "Dersim 1937–38 Tanıkları Projesi" kapsamında yaklaşık 400 sözlü tarih mülakatı gerçekleştirdiklerini belirterek, bu çalışmaların akademik zemine taşınmasında Hüseyin Kenan Aydın'ın belirleyici bir rol üstlendiğini söyledi.</p>

<p><strong>"Bu mülakatların bilimsel yöntemlerle dünyaya tanıtılması gerekiyordu. İlk akademik çalışmayı Hüseyin Kenan Aydın ile birlikte yürüttük. Bugün mesele onun yerini doldurmak değil; onun ideallerini başarıyla geleceğe taşımaktır."</strong></p>

<p><img alt="" height="429" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/huseyin-kenan-aydin-anma-6-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Canpolat, Hüseyin Kenan Aydın'ı tek bir cümleyle anlatmasının istenmesi hâlinde, "Halka adanmış bir ömür." diyeceğini belirtti.</p>

<p>Uzun yıllar yol arkadaşlığı yaptıklarını ifade eden Canpolat, onun yalnızca bilgi ve birikimiyle değil, alçakgönüllülüğü ve insanlara yaklaşımıyla da örnek olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:</p>

<p><strong>"Hayatım boyunca kimsenin gönlünü kırmadığını gördüğüm iki insan tanıdım. Bunlardan biri Seyit Rıza'nın torunu Rüstem Polat, diğeri ise Hüseyin Kenan Aydın'dı."</strong></p>

<p>Konuşmasında Aydın'ın genç yaşlardan itibaren emek mücadelesine katıldığını da hatırlatan Canpolat, 21 yaşında sendikal mücadeleye başladığını, işçi hakları için verdiği mücadelenin onu Almanya'nın en büyük sendikalarından IG Metall bünyesinde önemli projelere taşıdığını söyledi.</p>

<p>[related-posts id="117351" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>IG Metall: "İşçi haklarının yılmaz savunucusuydu"</strong></p>

<p>IG Metall adına konuşan Nihat Öztürk, Hüseyin Kenan Aydın'ın hem yakın çalışma arkadaşı hem de dostu olduğunu belirterek, onun emek mücadelesine yaptığı katkıları anlattı.</p>

<p>Öztürk konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><strong>"Bugün dostum ve çalışma arkadaşım Hüseyin Aydın'ın vefatının kırkıncı gününde hem IG Metall adına hem de kendi adıma ona veda etmek kolay değil."</strong></p>

<p>1986 yılında Alman Sendikalar Birliği Eğitim Merkezi, Hans Böckler Vakfı ve Dortmund Sosyal Akademisi'nin ortak projesinde tanıştıklarını belirten Öztürk, Hüseyin Kenan Aydın'ın daha o yıllarda çalışkanlığı, toplumsal duyarlılığı ve öğrenme isteğiyle dikkat çektiğini söyledi.</p>

<p>"Haksızlığın karşısında, mazlumun yanında duran bir insandı. Çalışma hayatı boyunca işçilerin haklarını korumak için büyük emek verdi."</p>

<p><strong>Aynur Aydın: "46 yıllık hayat arkadaşımı kaybettim"</strong></p>

<p>Programın en duygusal konuşmalarından birini yapan Aynur Aydın, 46 yıllık hayat arkadaşını kaybetmenin tarifsiz acısını yaşadığını söyledi.</p>

<p><strong>"Siz onu sendikacı, siyasetçi, milletvekili ve Dersim sevdalısı olarak tanıyorsunuz. Ben ise 46 yıl hayatı paylaştığım insanı kaybettim. Birlikte büyüdük, birlikte çoğaldık. Acımız büyük; bu yaranın kabuk bağlaması uzun zaman alacak."</strong></p>

<p>Aynur Aydın ayrıca, "Dersim 1937–38 Tanıkları Projesi"nin Alman Federal Meclisi'nde gündeme taşınmasının kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek,</p>

<p>"O gün o onuru birlikte yaşadık. Bundan dolayı büyük mutluluk duyuyorum." dedi.</p>

<p><strong>Dersim'in hafızasını geleceğe taşıdı</strong></p>

<p>Siyasi yaşamının yanı sıra akademik ve kültürel çalışmalarıyla da öne çıkan Hüseyin Kenan Aydın, özellikle Dersim'in tarihsel hafızasının korunmasına yönelik projelerde önemli sorumluluklar üstlendi.</p>

<p>Ruhr Üniversitesi Bochum (RUB) ile ortak yürütülen "Dersim 1937–38 Tanıkları Projesi"nin koordinatörlüğünü üstlenen Aydın, yüzlerce tanıklığın kayıt altına alınmasına öncülük ederek sözlü tarih çalışmalarına kalıcı katkılar sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[related-posts id="115904" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p>Aydın ayrıca, Berlin Parlamentosu'nda düzenlenen 4 Mayıs Dersim anmalarında aktif görev aldı; Dersim'in tarihini ve hakikatini uluslararası platformlara taşımak amacıyla yürütülen çalışmalarda önemli rol oynadı. Son olarak, 21–22 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen Dersim Arşivi Açılış Programı'nın hazırlanmasında da öncü isimlerden biri olarak görev yaptı.</p>

<p>Hayatını demokrasiye, emek mücadelesine ve Dersim'in tarihsel hafızasının korunmasına adayan Hüseyin Kenan Aydın, geride yalnızca siyasi bir miras değil, aynı zamanda gelecek kuşaklara aktarılacak güçlü bir toplumsal hafıza bıraktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/huseyin-kenan-aydinin-40-erkani-oberhausende-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 00:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/huseyin-kenan-aydin-potr.JPG" type="image/jpeg" length="39849"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Franco' benzetmesi ve "Erdoğan'dan kurtulacağız" sözlerine soruşturma]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/franco-benzetmesi-ve-erdogandan-kurtulacagiz-sozlerine-sorusturma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/franco-benzetmesi-ve-erdogandan-kurtulacagiz-sozlerine-sorusturma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla başlatılan soruşturmalara yenileri eklendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı gazeteci Ertuğrul Özkök hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil hakkında re'sen soruşturma başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Her iki soruşturmanın da AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik açıklamalar nedeniyle açıldığı bildirildi.</strong></p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Ertuğrul Özkök hakkında katıldığı bir televizyon programında kullandığı ifadeler nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla re'sen soruşturma başlatıldığını açıkladı.</p>

<p>Özkök, gazeteci Bahar Feyzan'ın programında yaptığı değerlendirmede, İspanya'daki Franco döneminin sona erişine değinerek, siyasi rejimlerin kalıcı olmadığını söylemiş ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaşı ile mevcut yönetim modeline ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu.</p>

<p>Konuşmasında ayrıca Türkiye'de adalet, insan hakları, liyakat ve basın özgürlüğünün güçlenmesi halinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçim kazanma ihtimalinin daha yüksek olacağını ifade etmişti.</p>

<p>Özkök, şu ifadeleri kullanmıştı:</p>

<p><strong>"Bu dönemler geçecek. Ben İspanya'da bir öğrenci olarak İspanya'da Franco rejiminin nasıl çöktüğüne tanık oldum gözlerimle. Bir gecede gitti 30 yıllık Franco diktatörlüğü. Öldüğü gece İspanya'da rejim değişti ya, öldüğü gece!</strong></p>

<p><strong>Bu tür rejimlerin böyle bu şekilde devam edeceğini kimse düşünmesin, devam etmez. Bugünkü rejim Türkiye'de Tayyip Erdoğan'ın kişiliği üzerine dizayn edilmiş ve onun kişiliği ile geçerli bir rejim. Bu rejimi Türkiye'de böyle taşıyacak başka ikinci bir insan yok ve uzun süre de olamaz zaten.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Şimdi böyle bir durum olduğu zaman herkes sadece bugüne değil... Neticede Cumhurbaşkanımız da 72 yaşında. Şimdi 72 yaş, daha gider ama neticede yaşlar bir gün bitiyor. Yani ben yaşıyorum bunu, bitiyor yaşlar.</strong></p>

<p><strong>Şimdi o nedenle biraz herkesin şapkayı önüne koyup düşünmesi lazım. Yani ben şunu düşünüyorum: Türkiye'de şu anda adalet daha iyi çalışsa, insan hakları, liyakat daha iyi çalışsa, medya özgürlükleri daha iyi olsa emin ol Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçilme şansı çok daha büyük olurdu."</strong></p>

<p><strong>Sera Kadıgil'e iki ayrı suçlama</strong></p>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil hakkında, 31 Temmuz'da İzmir'de düzenlenen parti mitingindeki konuşması nedeniyle re'sen soruşturma başlatıldığını duyurdu.</p>

<p>Başsavcılık açıklamasında, Kadıgil hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesinde düzenlenen "Cumhurbaşkanına hakaret" ile 310/2. maddesindeki "tehdit" suçlamaları kapsamında işlem başlatıldığı belirtildi.</p>

<p><strong>Tartışma yaratan ifadeler</strong></p>

<p>Kadıgil, İzmir'deki konuşmasında, <strong>"Tayyip Erdoğan'dan kurtulmak en büyük ve en birinci önceliğimiz ve ant olsun kurtulacağız, söz olsun kurtulacağız, bundan da şüpheniz olmasın."</strong> ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p>Bu sözlerin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı re'sen soruşturma başlatma kararı aldı.</p>

<p><strong>TİP: İfade özgürlüğüne müdahale</strong></p>

<p>Soruşturmaya tepki gösteren TİP İzmir İl Örgütü, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, milletvekillerinin siyasi eleştiri yapmasının soruşturma konusu haline getirilmesini ifade özgürlüğüne aykırı olarak değerlendirdi.</p>

<p>Açıklamada, Cumhurbaşkanı hakkında eleştiride bulunmanın fiilen suç haline getirildiği savunularak, yargının siyasi baskı aracı olarak kullanıldığı öne sürüldü. Parti ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nı, kamuoyunda tartışılan hukuksuzluk iddialarına odaklanmak yerine sosyal medya üzerinden "cadı avı" yürütmekle eleştirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/franco-benzetmesi-ve-erdogandan-kurtulacagiz-sozlerine-sorusturma</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 07:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/3-82.JPG" type="image/jpeg" length="53659"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alman basını: Türkiye'de muhalefet belediyelerine yönelik operasyonlar genişliyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/alman-basini-turkiyede-muhalefet-belediyelerine-yonelik-operasyonlar-genisliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/alman-basini-turkiyede-muhalefet-belediyelerine-yonelik-operasyonlar-genisliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alman basını, Türkiye'de muhalefet belediyelerine yönelik yargı operasyonlarını geniş şekilde gündemine taşıdı. Haberlerde, CHP'den seçilen belediye başkanlarına yönelik operasyonların, Özgür Özel'in Yeni Parti'yi kurmasının ardından yoğunlaştığı değerlendirmelerine yer verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Operasyon dalgasının son halkasında Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ve Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner tutuklandı. Daha önce tutuklanan İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ise İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırıldı.</strong></p>

<p>Operasyonlarda çok sayıda belediye yöneticisi ve çalışanı da gözaltına alındı. Soruşturmaların merkezinde rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik ve kamu ihalelerinde usulsüzlük iddiaları yer alıyor.</p>

<p>Üsküdar Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın yanı sıra Alihan Koçoğlu, Burçin Çevik ve Bülent Orhan Tozkoparan da tutuklandı.</p>

<p>Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü ile Adem Altıntaş hakkında ise adli kontrol kararı verildi.</p>

<p>Savcılık, belediye yönetiminin bazı inşaat şirketlerinden rüşvet talep ettiği ve çeşitli ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddialarını soruşturuyor.</p>

<p><strong>Etimesgut'ta 51 kişiye operasyon</strong></p>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ile birlikte 51 kişi gözaltına alındı.</p>

<p><img alt="" height="453" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/behzat-c.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Devlet haber ajansı Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre soruşturma, resmi belgede sahtecilik ve kamu ihalelerinde usulsüzlük iddialarına dayanıyor. Polis, soruşturma kapsamında çok sayıda adrese eş zamanlı baskın düzenledi.</p>

<p><strong>Çankaya Belediye Başkanı da tutuklandı</strong></p>

<p>Ankara'nın merkez ilçesi Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner hakkında da rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma suçlamalarıyla tutuklama kararı verildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında 23 kişinin daha gözaltına alındığı bildirildi.</p>

<p><strong>Siyasetin dışından gelen iki isim</strong></p>

<p>Tutuklanan isimler arasında özellikle Sinem Dedetaş ve Erdal Beşikçioğlu, siyaset öncesindeki kariyerleri nedeniyle ülke genelinde tanınan isimler olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Gemi inşaat mühendisi olan Sinem Dedetaş, siyasete girmeden önce İstanbul Şehir Hatları AŞ'nin genel müdürlüğünü yürüttü. Görev süresinde kadın kaptanların istihdam edilmesini teşvik eden çalışmalarıyla dikkat çeken Dedetaş, 2024 yerel seçimlerinde uzun yıllardır AKP yönetimindeki Üsküdar Belediyesi'ni yaklaşık yüzde 50 oy alarak CHP'ye kazandırmıştı.</p>

<p>Erdal Beşikçioğlu ise siyasete oyunculuk kariyerinin ardından adım attı. Türkiye'nin en çok izlenen polisiye dizilerinden "Behzat Ç."de canlandırdığı başkomiser karakteriyle geniş kitleler tarafından tanınan Beşikçioğlu, 2024 yerel seçimlerinde CHP'nin adayı olarak Etimesgut Belediye Başkanlığı'nı kazanmıştı.</p>

<p><strong>İmamoğlu'nun ardından yeni dalga</strong></p>

<p>CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar, 2024 yerel seçimlerinde partinin elde ettiği başarının ardından hız kazandı.</p>

<p>Mart 2025'te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından çok sayıda CHP'li belediye başkanı hakkında soruşturma başlatıldı. Son operasyonlarla birlikte tutuklu CHP'li belediye başkanı sayısı 27'in üzerine çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İktidar kanadı, operasyonların tamamen yargı süreçleri kapsamında yürütüldüğünü ve soruşturmaların hukuki delillere dayandığını savunuyor.</p>

<p><strong>Muhalefet: Operasyonlar siyasi</strong></p>

<p>Muhalefet ise operasyonların siyasi amaç taşıdığı görüşünde.</p>

<p>CHP'nin eski Genel Başkanı Özgür Özel, mutlak butlan kararı ile görevden alınmasının ardından kurduğu Yeni Parti ile muhalefette yeni bir siyasi oluşum başlatırken, bazı belediye başkanlarının da bu partiye geçmeye hazırlandığı öne sürülüyor. Muhalif çevreler, son gözaltı ve tutuklamaların bu süreçten bağımsız değerlendirilemeyeceğini savunuyor.</p>

<p>Özgür Özel yönetimi, yargının iktidarın baskısı altında hareket ettiğini ileri sürerken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki AKP hükümeti ile yargı makamları bu iddiaları reddediyor.</p>

<p><strong>Üsküdar'da protestolar düzenleniyor</strong></p>

<p>Sinem Dedetaş'ın tutuklanmasının ardından İstanbul'un Üsküdar ilçesinde destek gösterileri düzenlendi.</p>

<p>Gözaltına alınmadan kısa süre önce verdiği bir röportajda "Her an gözaltına alınabiliriz. Buna rağmen işimizi yapmaya devam ediyoruz." ifadelerini kullanan Dedetaş'ın tutuklanması, muhalefet tabanında yeni protestoları beraberinde getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/alman-basini-turkiyede-muhalefet-belediyelerine-yonelik-operasyonlar-genisliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 09:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/s-dedetas.JPG" type="image/jpeg" length="79690"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye ve Yunanistan'daki orman yangınları Alman basınında geniş yankı buldu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/turkiye-ve-yunanistandaki-orman-yanginlari-alman-basininda-genis-yanki-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/turkiye-ve-yunanistandaki-orman-yanginlari-alman-basininda-genis-yanki-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ile Yunanistan'da etkisini sürdüren orman yangınları Alman basınının da gündeminde geniş yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Alman medyası, özellikle Ege adaları ile Türkiye'nin Akdeniz ve Ege bölgelerinde devam eden yangınlarla mücadeleyi öne çıkarırken, Fransa ve İspanya'da ise tehlikenin büyük ölçüde kontrol altına alındığını aktardı.</strong></p>

<p>Yunanistan'ın Ege Denizi'ndeki adalarında ve özellikle Girit'te ekipler, son derece zorlu hava koşullarında yangınları kontrol altına almaya çalışıyor. Haberlerde, kasırga şiddetindeki kuzey rüzgarlarının alevleri sürekli yeniden büyüttüğü ve söndürme çalışmalarını büyük ölçüde zorlaştırdığı belirtildi.</p>

<p>Girit'in Preveli bölgesi yakınlarında çıkan yeni yangın nedeniyle yoğun dumanın sahil kesimini kaplaması üzerine sahil güvenlik ekipleri yaklaşık 50 kişiyi güvenli bölgelere tahliye etti. Yetkililer, iki gündür aralıksız görev yapan itfaiye ekiplerinin büyük bölümünün fiziksel olarak tükenme noktasına geldiğini bildirirken, şiddetli rüzgar nedeniyle yangın söndürme uçakları ve helikopterlerin de sınırlı şekilde kullanılabildiği ifade edildi.</p>

<p>Aynı dönemde Andros, Kalimnos ve Paros adalarında da yeni yangınlar çıktı. Meteoroloji uzmanları bölgede görülen olağanüstü hava koşullarının kasırga kuvvetindeki rüzgarlarla yangınların hızla yayılmasına neden olduğunu belirtiyor. Yetkililer, hava koşullarının akşam saatlerinden itibaren kısmen düzelmesini bekliyor. Çarşamba günü yaşanan yangınlarda üç itfaiyecinin hayatını kaybettiği, dört görevlinin ise yaralandığı bildirildi.</p>

<p><strong>Türkiye'de 169 Yangına Müdahale Edildi</strong></p>

<p>Türkiye'de yangınlarla mücadelenin yoğun şekilde sürdüğünü aktaran haberlere göre, Çarşamba gününden itibaren ülke genelinde çıkan 169 yangına müdahale edildi, bunlardan 163'ü Perşembe akşamı itibarıyla kontrol altına alındı.</p>

<p>Antalya'nın Kaş ilçesinde etkili olan fırtına söndürme çalışmalarını güçleştirirken, havadan ve karadan yürütülen yoğun müdahale sayesinde yangının yayılması engellendi. Benzer şekilde Isparta'daki yangının da kontrol altına alındığı belirtildi.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın verdiği bilgilere yer veren Alman medyası, yangınlarla mücadelede ülke genelinde 21 uçak, 69 helikopter, yaklaşık 500 arazöz ve 3 bin 500'den fazla personelin görev yaptığını aktardı.</p>

<p><strong>Türkiye Yangınla Mücadelede Drone Teknolojisini Genişletiyor</strong></p>

<p>Haberde, Türkiye'nin orman yangınlarını erken tespit etmek ve müdahaleyi hızlandırmak amacıyla insansız hava araçlarından daha fazla yararlandığına da dikkat çekildi.</p>

<p>Isı kameralarıyla donatılan dronların yoğun duman altında dahi yangının en sıcak noktalarını belirleyebildiği, elde edilen görüntüler sayesinde alevlerin yayılma yönü ile yerleşim alanlarına ulaşma süresinin önceden tahmin edilebildiği ifade edildi.</p>

<p>Adana'da ise aktif olarak yangın söndürme çalışmalarında kullanılabilecek şekilde geliştirilen bir drone sisteminin devreye alındığı belirtildi. Bu sistemin zorlu arazilere koruyucu ekipman ve ilk yardım malzemesi taşıyarak itfaiye ekiplerinin güvenliğini artırmasının hedeflendiği kaydedildi.</p>

<p><strong>Fransa ve İspanya'da Tehlike Azaldı</strong></p>

<p>Haberlere göre Güney Avrupa'nın diğer bölgelerinde ise tablo daha olumlu. Fransa'nın Atlantik kıyılarında tahliye edilen 224 bin kişiden 144 bini evlerine dönerken, yetkililer en kritik dönemin geride kaldığını açıkladı. Bordeaux çevresinde yalnızca iki aktif yangın noktasının kaldığı, ülkenin diğer bölgelerindeki yangınların ise büyük ölçüde kontrol altına alındığı bildirildi.</p>

<p>İspanya'da da Madrid, Ávila ve Toledo çevresindeki yangınların büyük oranda söndürüldüğü, tahliyelerin ve sokağa çıkma kısıtlamalarının önemli ölçüde kaldırıldığı aktarıldı. Valencia'nın kuzeyindeki Castellón bölgesinde devam eden büyük orman yangınının ise artık ilerlemediği açıklandı.</p>

<p><strong>Uzmanlar: Yangınların Büyük Bölümü İnsan Kaynaklı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre orman yangınlarının büyük kısmı insan faaliyetlerinden kaynaklanıyor. Söndürülmeyen kamp ateşleri, ormana atılan sigara izmaritleri, kontrolsüz mangallar ve kasıtlı çıkarılan yangınlar en yaygın nedenler arasında gösteriliyor.</p>

<p>Doğal nedenlerle çıkan yangınların ise daha çok yıldırım düşmesi sonucu meydana geldiği, bazı bölgelerde volkanik faaliyetlerin de yangınlara yol açabildiği belirtiliyor. Uzmanlar, yangınların büyümesinde sıcak hava, kuraklık, kuvvetli rüzgar, bitki örtüsü ve arazi yapısının belirleyici rol oynadığına dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, TEKNOLOJİ, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/turkiye-ve-yunanistandaki-orman-yanginlari-alman-basininda-genis-yanki-buldu</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/orman-yanginlari.png" type="image/jpeg" length="71017"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
