<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/turkiye" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 29 Sep 2026 23:43:56 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/turkiye"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yılmaz Güney ölümünün 42. yılında Hamburg’da anıldı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/yilmaz-guney-olumunun-42-yilinda-hamburgda-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/yilmaz-guney-olumunun-42-yilinda-hamburgda-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ATİF Hamburg tarafından düzenlenen “Devrimci Sanatçı Yılmaz Güney’i Anıyoruz” etkinliği, 27 Eylül 2026 Pazar günü Hamburg’da gerçekleştirildi. Yılmaz Güney’in ölümünün 42. yılı dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, Güney’in sanat yaşamı, mücadelesi ve sinemaya bıraktığı siyasal ve kültürel miras ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Etkinlikte yapılan konuşmanın ardından Yılmaz Güney başta olmak üzere yaşamını yitiren sanatçı, aydın ve emekçilerin anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunulması çağrısı yapıldı.</strong></p>

<p dir="ltr">Programda, Güney’in sanatçı kimliğinin yanı sıra yaşamı ve mücadelesine de vurgu yapıldı.</p>

<p dir="ltr"><img alt="" height="422" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/b-3.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p dir="ltr">Anma programında Yılmaz Güney’in kızı Elif Güney’in de konuşma yapması planlanırken, rahatsızlığı nedeniyle etkinliğe katılamadı. Eski HDP milletvekili İdris Baluken ve ATİF Temsilcisi ise birer konuşma yaptı. Programda ayrıca Haluk Tolga İlhan ile Grup Cemre sahne aldı ve Güney’in yaşamı ile sanat çalışmalarından kesitlerin yer aldığı sinevizyon gösterimi yapıldı.</p>

<p dir="ltr">[related-posts id="117822" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p dir="ltr"><strong>Güney’in sanat yaşamı ve mücadelesi ele alındı</strong></p>

<p dir="ltr">Etkinlikte yapılan konuşmalarda, Yılmaz Güney’in sanat anlayışı ve yaşamı ele alınırken, sanatçının toplumsal sorunları ve halkın yaşam mücadelesini eserlerine taşıdığı vurgulandı. Güney’in sinema alanındaki çalışmalarının yanı sıra sanat ve mücadele anlayışının da anlatıldığı programda, eserleriyle bıraktığı mirasa dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr"><img alt="" height="538" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/c-12.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="796" /></p>

<p dir="ltr">Konuşmalarda ayrıca Güney’in çocukluk ve gençlik yıllarının yanı sıra Türkiye’de yaşanan toplumsal ve siyasal gelişmelerin sanat yaşamı üzerindeki etkilerine değinildi.</p>

<p dir="ltr"><strong>Madımak katliamının 33. yılı da anıldı</strong></p>

<p dir="ltr">Etkinlikte, Yılmaz Güney’in ölümünün 42. yılının yanı sıra Sivas Katliamı’nın 33. yılı da anıldı. Konuşmalarda, 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde yaşamını yitiren 33 aydın, yazar ve sanatçı saygıyla anıldı.</p>

<p dir="ltr">Programda güncel gelişmelere de değinilirken, sanatçı ve sanat alanına yönelik baskılar konusunda değerlendirmeler yapıldı. Nazım Hikmet’in bir şiirinin de okunduğu etkinlikte, sanat ve toplum ilişkisi üzerinden değerlendirmeler paylaşıldı.</p>

<p dir="ltr"><img alt="" height="407" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/d-16.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="771" /></p>

<p dir="ltr">Program, Yılmaz Güney’in sanat ve mücadele yaşamının anılması ve sanatçının bıraktığı kültürel mirasa vurgu yapılmasıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DERNEKLER, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, HAMBURG, KÜLTÜR, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/yilmaz-guney-olumunun-42-yilinda-hamburgda-anildi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 18:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/a-14.JPG" type="image/jpeg" length="26253"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeşiller adayı Belit Onay Hannover’de yeniden Belediye Başkanı seçildi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/yesiller-adayi-belit-onay-hannoverde-yeniden-belediye-baskani-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/yesiller-adayi-belit-onay-hannoverde-yeniden-belediye-baskani-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hannover’de Büyükşehir Belediye Başkanı (Oberbürgermeister) seçimini mevcut başkan ve Yeşiller Partisi’nin adayı Belit Onay kazandı. 27 Eylül 2026 Pazar günü yapılan ikinci turda oyların yüzde 61,5’ini alan Onay, SPD’nin adayı ve Hannover Birinci Belediye Başkan Yardımcısı Axel von der Ohe’yi geride bırakarak ikinci dönem için yeniden göreve seçildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Hannover Belediyesi tarafından açıklanan geçici nihai sonuçlara göre, 478 sandığın tamamının sayılmasıyla Onay yüzde 61,5, von der Ohe ise yüzde 38,5 oy aldı. Seçime katılım oranı yüzde 45 olarak gerçekleşti.</strong></p>

<p dir="ltr"><strong>Halit Yaşar Demirbağ / Hannover</strong></p>

<p dir="ltr">İlk turda da rakibinin açık ara önünde bulunan Belit Onay, 13 Eylül’deki seçimde oyların yüzde 45,6’sını almıştı. SPD adayı Axel von der Ohe ise yüzde 21,5'te kalmıştı. İlk turda hiçbir aday yüzde 50’yi aşamadığı için en yüksek oyu alan iki aday ikinci turda yarıştı.</p>

<p dir="ltr">Toplam dokuz adayın katıldığı ilk turda CDU adayı Peter Karst da yarışmıştı. İlk turdaki katılım oranı yüzde 63,3 olurken, ikinci turda bu oran yüzde 45’e geriledi.</p>

<p dir="ltr">Onay, sonuçların açıklanmasının ardından yaptığı konuşmada seçmenlerden aldığı desteğin büyüklüğünden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bundan sonraki dönemde “Hannover’deki herkesin belediye başkanı” olacağını vurguladı. Onay, kentin daha dayanışmacı ve iklim dostu hale getirilmesi ve toplumsal birlikteliğin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr"><strong>“Siyasi küçük hesaplar değil, büyük hedefler”</strong></p>

<p dir="ltr">Belit Onay, özellikle belediye meclisi seçimlerinin ardından demokratik partilere iş birliği çağrısında bulundu. Hannover’in önündeki temel sorunların birlikte çözülmesi gerektiğini belirten Onay, “siyasi küçük hesaplar değil, büyük hedefler” doğrultusunda çalışılması gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Onay’ın açıklamaları, SPD ile Hannover Belediye Meclisi’nde yeniden iş birliği kurulabileceği yönünde de dikkat çekti. SPD, 2023 yılında Yeşiller ile oluşturduğu kırmızı-yeşil koalisyondan ayrılmıştı.</p>

<p dir="ltr">Seçimi kaybeden SPD adayı Axel von der Ohe ise Onay’ı kutlayarak ikinci döneminde başarı diledi. Von der Ohe, kentin bir arada tutulması ve Hannover’ın herkesin kendisini güvende ve iyi hissettiği bir şehir haline getirilmesi için önlerinde önemli görevler bulunduğunu söyledi.</p>

<p dir="ltr">SPD’nin seçim sonucunu kabul etmesi ve önümüzdeki dönemde kentin yönetimine “yapıcı bir şekilde katkı sunması” gerektiğini belirten von der Ohe, partisinin de bu yönde çalışmaya hazır olduğu izlenimini taşıdığını ifade etti.</p>

<p dir="ltr"><strong>2019’dan bu yana Hannover Belediye Başkanı</strong></p>

<p dir="ltr">1981 yılında Goslar’da, Türkiye’den Almanya’ya göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Belit Onay, hukuk eğitimi aldı. 2013 yılında Aşağı Saksonya Eyalet Meclisi’ne seçilen Onay, 2019’da Hannover Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yarıştı.</p>

<p dir="ltr">2019’daki ikinci turda CDU tarafından desteklenen bağımsız aday Eckhard Scholz’u geride bırakan Onay, Hannover’in ilk Yeşiller Partili Oberbürgermeister’i oldu. 2026’daki seçimi kazanarak ikinci dönem için yeniden Hannover Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Onay, görevini sekiz yıl daha sürdürecek.</p>

<p dir="ltr">Hannover, Yeşiller Partisi’nin Aşağı Saksonya’daki en güçlü olduğu kentlerden biri olarak öne çıkıyor. Eylül ayında yapılan yerel seçimlerde Yeşiller, Hannover Belediye Meclisi’nde en fazla sandalyeye sahip siyasi güç konumuna gelmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/yesiller-adayi-belit-onay-hannoverde-yeniden-belediye-baskani-secildi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 00:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/belit.JPG" type="image/jpeg" length="50440"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’de fon krizi ve sosyal medya engelleri Avrupa basınının gündeminde]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/turkiyede-fon-krizi-ve-sosyal-medya-engelleri-avrupa-basininin-gundeminde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/turkiyede-fon-krizi-ve-sosyal-medya-engelleri-avrupa-basininin-gundeminde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen yatırım fonu krizi ve kriz hakkında haber yapan ekonomist, gazeteci ve piyasa yorumcularının sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engelleri Avrupa basınında da gündeme geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınması ve yaklaşık 455 bin 758 yatırımcının etkilenmesinin ardından 194 X hesabına erişim engellenmesi, Türkiye’de finans piyasalarındaki gelişmeler ile ifade özgürlüğüne yönelik tartışmaları aynı anda gündeme taşıdı.</strong></p>

<p dir="ltr">Türkiye’de yatırım fonları piyasasında yaşanan çalkantının ardından 194 X hesabına erişim engeli getirildi. Engellenen hesaplar arasında ekonomistler, gazeteciler, yatırım danışmanları ve piyasa yorumcularının hesapları da bulunuyor.</p>

<p dir="ltr">İfade Özgürlüğü Derneği’nin (İFÖD) aktardığına göre, İstanbul ve Ankara’daki savcılıkların yürüttüğü soruşturmalar kapsamında, sermaye piyasası araçları hakkında yatırımcılarda korku ve panik yaratabilecek spekülatif paylaşımlar yaptıkları iddiasıyla söz konusu hesaplar hedef alındı. Hesapların toplam takipçi sayısının yaklaşık 12 milyon olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Erişime engellenen hesaplar arasında ekonomist ve köşe yazarı Uğur Gürses, ekonomist Veysel Ulusoy, finans profesörü Bilge Yılmaz, kripto para analisti Ted Pillows, yatırım danışmanı Emre Şirin, gazeteciler Naz Yavuzarslan ve Dinçer Gökçe ile oyuncu Orhan Aydın da bulunuyor.</p>

<p dir="ltr">Gürses’in 16 Eylül tarihli paylaşımlarından biri de erişim engeli getirilen içerikler arasında yer aldı. Gürses, Devlet Denetleme Kurulu’nun fonlarda yaşananlarla ilgili inceleme yapmasını isterken, sürecin bu noktaya gelmesine kimin izin verdiğini, neden önlem alınmadığını ve bundan kimin yararlandığını sordu. İFÖD, Gazete Pencere, Evrensel ve Sözcü’de yayımlanan üç habere de erişim engeli getirildiğini açıkladı.</p>

<p dir="ltr"><strong>131 fon tasfiye ediliyor</strong></p>

<p dir="ltr">Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiye edilmesine karar verdi. Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) kayıtlarına göre bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor.</p>

<p dir="ltr">Tasfiye kapsamındaki fonların toplam büyüklüğünün yaklaşık 891 milyar lira, yani yaklaşık 18,3 milyar dolar olduğu belirtildi.</p>

<p dir="ltr">Bazı fonların yatırımcıların paylarını geri alma taleplerini karşılayamamasının ardından başlayan satış dalgası, piyasada sert kayıplara yol açtı. Borsa İstanbul’un BIST 100 endeksi hafta içinde yüzde 8’den fazla geriledi.</p>

<p dir="ltr">Fonların önemli bölümünün likiditesi düşük hisselerde yoğunlaşması, yatırımcıların para çekme taleplerinin karşılanmasını zorlaştırdı. Fonların bu hisseleri satın alması fiyatları yükseltirken, yükselen fiyatların fon getirilerini artırması yeni yatırımcıların ilgisini çekti. Yeni yatırımlarla aynı veya bağlantılı hisselerin yeniden alınması, kendi kendini besleyen bir fiyat ve yatırım döngüsü oluşturdu.</p>

<p dir="ltr">Adalet Bakanı Akın Gürlek, fonlarda oluşan yapının yeni yatırımcıların sisteme giren paralarıyla sürdürüldüğünü belirterek bunu “Ponzi sistemi”ne benzetti.</p>

<p dir="ltr"><strong>Tera Yatırım yöneticileri tutuklandı</strong></p>

<p dir="ltr">Fon krizine ilişkin soruşturma kapsamında Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile şirket yöneticileri Alper Öztürk, Emre Alkin ve Kerem Alkin ile Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan tutuklandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sermaye piyasası işlemlerine ilişkin soruşturması kapsamında tutuklanan beş kişi hakkında yargılama süreci devam ediyor.</p>

<p dir="ltr">Emre Tezmen’in başında bulunduğu Tera Yatırım, fon yönetimi iştiraki üzerinden bazı ödemelerin gerçekleştirilememesiyle başlayan krizin merkezindeki şirketlerden biri oldu.</p>

<p dir="ltr">Kerem Alkin, 2021-2024 yılları arasında Türkiye’nin OECD Büyükelçisi olarak görev yapmış, daha önce Halkbank ve Türkiye Varlık Fonu’nun yönetim kurullarında yer almıştı. Kardeşi Emre Alkin ise ekonomist ve televizyon yorumcusu olarak tanınıyor; İstanbul Topkapı Üniversitesi’nin rektörlüğünü yürütüyor.</p>

<p dir="ltr">Soruşturma kapsamında bazı finans şirketlerinin yöneticilerinin mal varlıklarına tedbir konulduğu, eşleri ve yakınlarının işlemlerine de kısıtlama getirildiği bildirildi. Yurt dışına para ve kripto varlık transferleriyle ilgili olarak da 2024 yılından bu yana gerçekleştirilen işlemlere ilişkin bilgi talep edildi.</p>

<p dir="ltr"><strong>Düzenleyicilerin daha önce uyarıldığı iddiası</strong></p>

<p dir="ltr">Fon krizinin ardından tartışmalar yalnızca soruşturmayla sınırlı kalmadı. Piyasanın neden daha önce denetlenmediği ve olası risklere neden zamanında müdahale edilmediği de gündeme geldi.</p>

<p dir="ltr">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Şubat 2025’te SPK’ya gönderdiği ve bu hafta ortaya çıkan bir yazıda, savcılığın Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın şüpheli hisse işlemlerinin araştırılmasını istediği belirtildi.</p>

<p dir="ltr">Türkiye’nin mali suçlarla mücadele birimi MASAK’ın eski başkan yardımcılarından Ramazan Başak da şüpheli işlemler konusunda yetkilileri defalarca uyardığını ancak uyarılarının dikkate alınmadığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Başak, nisan ayında sosyal medya üzerinden yanıltıcı bilgi yaydığı gerekçesiyle gözaltına alınmıştı. Söz konusu paylaşımlarından birinde bir fonun yüzde 10 bin 128 oranındaki getirisinin mümkün olup olmadığını sorgulamıştı.</p>

<p dir="ltr">Başak, bu hafta yaptığı çevrim içi bir görüşmede daha önce birçok kez uyarıda bulunduklarını, ancak önlem alınmadığını savundu.</p>

<p dir="ltr"><strong>194 X hesabına erişim engeli</strong></p>

<p dir="ltr">Fon krizine ilişkin soruşturmaların devam ettiği sırada ekonomistler, gazeteciler ve piyasa yorumcularına ait 194 X hesabına erişim engeli getirilmesi de tartışma konusu oldu.</p>

<p dir="ltr">İFÖD, kısıtlamaların 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi kapsamında uygulandığını açıkladı. Söz konusu madde, milli güvenlik ve kamu düzeni gibi gerekçelerle internet içeriklerine erişimin engellenmesine olanak tanıyor.</p>

<p dir="ltr">İFÖD, düzenlemenin tek tek paylaşımlar yerine bütün sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesi amacıyla kullanılmasını eleştirdi. Dernek, bu tür uygulamaların yalnızca soruşturma konusu içeriklere değil, hesaplarda yer alan diğer materyallere erişimi de engelleyebileceğini ve ifade özgürlüğü üzerinde orantısız bir etki yaratabileceğini belirtti.</p>

<p dir="ltr">Halk TV gazetecisi Dinçer Gökçe de hesabına getirilen kısıtlamayı eleştirerek gazetecilerin ve yorumcuların hesaplarının engellenmesinin fonlarla ilgili sorunları çözmeyeceğini söyledi.</p>

<p dir="ltr"><strong>Krizin daha geniş bir finansal krize dönüşüp dönüşmeyeceği izleniyor</strong></p>

<p dir="ltr">Fon krizinin, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Türkiye’nin ekonomi yönetimine yönelik güveni yeniden tesis etmeye çalıştığı bir dönemde yaşanması dikkat çekti.</p>

<p dir="ltr">BIST 100 endeksi geçen haftaki yüzde 8’lik düşüşün ardından toparlanma işaretleri gösterirken, yerli yatırımcıların panik halinde döviz veya altına yöneldiğine ilişkin sınırlı kanıt bulunduğu belirtildi. Goldman Sachs’ın hesaplamasına göre 15 Eylül’e kadar olan haftada lira mevduatları 12 milyar dolar arttı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/turkiyede-fon-krizi-ve-sosyal-medya-engelleri-avrupa-basininin-gundeminde</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/t-r-3.JPG" type="image/jpeg" length="88777"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özdemir’den Berlin’de Sol Parti ile koalisyon uyarısı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/ozdemirden-berlinde-sol-parti-ile-koalisyon-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/ozdemirden-berlinde-sol-parti-ile-koalisyon-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeşiller Partili Baden-Württemberg Eyalet Başbakanı Cem Özdemir, partisinin Berlin’de seçimden birinci çıkan Sol Parti ile olası bir koalisyonuna ilişkin uyarıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Özdemir, aşırı sağcı AfD’ye uygulanan siyasi ölçütlerin Sol Parti için de geçerli olması gerektiğini savunurken, Yeşiller Eş Başkanı Franziska Brantner da Sol Parti yönetiminden antisemitizm ve organize suçla ilişkilendirilen çevrelere karşı net bir tutum istedi.</strong></p>

<p dir="ltr">Berlin’de 20 Eylül’de yapılan Eyalet Meclisi seçimlerini Sol Parti, Elif Eralp’in başbakan adayı olduğu listeyle yüzde 25,7 oy alarak kazandı. Parti böylece 2023 seçimlerindeki oy oranını iki katından fazla artırdı. Ancak tek başına hükümet kurmak için gerekli çoğunluğa ulaşamadığı için hükümet kurma süreci SPD ve Yeşiller ile yapılacak görüşmelere bağlı.</p>

<p dir="ltr">Seçimin ardından Sol Parti ile SPD ve Yeşiller arasında olası bir koalisyon tartışılırken, özellikle Berlin Sol Partisi içindeki bazı açıklamalar ve olaylar koalisyon ortakları açısından tartışma konusu oldu.</p>

<p dir="ltr"><strong>Özdemir: “Aynı ölçüt Sol Parti için de geçerli olmalı”</strong></p>

<p dir="ltr">Baden-Württemberg Başbakanı Cem Özdemir, <i>Politico</i>’nun “Berlin Playbook” podcastinde yaptığı değerlendirmede, Sol Parti içindeki bazı siyasetçilere yönelik antisemitizm suçlamalarına değindi.</p>

<p dir="ltr">Özdemir, seçim kampanyası sırasında ırkçı AfD’den gelen kabul edilemez açıklamaların “bunlar yalnızca bazı kişilerin sözleri” denilerek geçiştirilmesine karşı çıktığını belirterek, aynı ölçütün Sol Parti için de uygulanması gerektiğini savundu.</p>

<p dir="ltr">Özdemir, Sol Parti içindeki bazı çevrelerin iktidara yaklaşmaması gerektiğini söylerken, eleştirisinin partinin başbakan adayı Elif Eralp’i doğrudan hedef almadığını özellikle vurguladı.</p>

<p dir="ltr">Eralp hakkında “Kendisini tanımıyorum ve ona haksızlık etmek istemiyorum” diyen Özdemir, asıl soru işaretinin Eralp’in parti teşkilatı üzerindeki etkisi olduğunu söyledi. Özdemir, Eralp’in parti üyelerinin, milletvekillerinin ve gelecekte görev alabilecek senatörlerin aynı tutumu benimsemesini garanti edip edemeyeceği konusunda “büyük bir soru işareti” bulunduğunu ifade etti.</p>

<p dir="ltr"><strong>Konut politikası da tartışma konusu</strong></p>

<p dir="ltr">Özdemir, Sol Parti’nin büyük gayrimenkul şirketlerinin kamulaştırılmasına yönelik politikasını da eleştirdi.</p>

<p dir="ltr">Kamulaştırma için kullanılacak kaynakların yeni konutların inşasında değerlendirilemeyeceğini savunan Özdemir, bu politikanın “yanlış yol ve yanlış ekonomik araç” olduğunu söyledi.</p>

<p dir="ltr">Yeşiller siyasetçisi bunun yerine Berlin’deki konut sorununa çözüm amacıyla Tempelhofer Feld’in çevresinde ölçülü bir yapılaşmayı savundu. Özdemir, geniş alanın bir bölümünde konut inşa edilmesi halinde dahi yeterli kamusal alanın kalacağını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr"><strong>Yeşiller yönetimi de Eralp’ten net tutum istiyor</strong></p>

<p dir="ltr">Özdemir’in açıklamalarının yanı sıra Yeşiller Partisi Eş Başkanı Franziska Brantner da Sol Parti’nin başbakan adayı Elif Eralp’e yönelik çağrıda bulundu.</p>

<p dir="ltr">Brantner, Eralp’in antisemitizm, organize suç ve İslamcılıkla bağlantılı olduğu öne sürülen çevrelere karşı açık bir mesafe koymasını istedi. Brantner, bu tür kişi veya grupların bir hükümeti desteklemesine ya da hükümet politikalarını şekillendirmesine izin verilmemesi gerektiğini savundu.</p>

<p dir="ltr">Yeşillerin diğer eş başkanı Felix Banaszak da Sol Parti’nin seçim gecesi düzenlediği kutlamada tartışma yaratan kişilerin nasıl etkinliğe katılabildiğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi. Banaszak, Eralp ve diğer Sol Parti yöneticilerinin söz konusu kişinin davet edilmediği ve etkinlikten uzaklaştırıldığı yönündeki açıklamalarını dikkate aldığını, ancak olayın ayrıntılarının açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti.</p>

<p dir="ltr"><strong>Neukölln’deki etkinlik tartışması</strong></p>

<p dir="ltr">Sol Parti’ye yönelik eleştirilerin önemli başlıklarından biri de Berlin’in Neukölln ilçesindeki parti etkinliği oldu.</p>

<p dir="ltr">Ağustos ayında Sol Parti’nin Neukölln teşkilatının düzenlediği seçim kampanyası etkinliğinde sahne alan rapçi Dahabflex’in, İsrail ordusuna yönelik şiddet çağrısı olarak yorumlanan ifadelerin yer aldığı bir şarkıyı seslendirmesi tartışma yaratmıştı.</p>

<p dir="ltr">Sol Parti’nin Berlin başbakan adayı Elif Eralp ise olayın ardından yaptığı açıklamada, insanlara yönelik şiddet ve öldürme çağrılarının kabul edilemez olduğunu söyledi. Eralp, Yahudi yaşamının korunmasından yana olduğunu ve antisemitizmin her türüne karşı çıktığını belirterek, olayın nasıl gerçekleştiğinin araştırılmasını ve gerekli sonuçların çıkarılmasını istedi.</p>

<p dir="ltr"><strong>Seçim gecesindeki konuklar da tartışma yarattı</strong></p>

<p dir="ltr">Sol Parti’nin seçim gecesi düzenlediği kutlamada, organize suç çevreleriyle ilişkilendirilen Remmo ailesinden Issa Remmo’nun bulunması da SPD ve Yeşiller tarafından eleştirildi. Aynı etkinlikte Filistin yanlısı aktivist İbrahim İbrahim’in de bulunması tartışmaları artırdı.</p>

<p dir="ltr">Sol Parti yönetimi ve Eralp, söz konusu kişilerin etkinliğe davet edilmediğini ve Remmo’nun etkinlikten uzaklaştırıldığını belirtti. Buna rağmen Yeşiller, olayın nasıl gerçekleştiğinin ve herhangi bir siyasi ya da kişisel bağlantı bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulmasını istiyor.</p>

<p dir="ltr">Ayrıca Sol Parti Federal Meclis Milletvekili Ferat Koçak’ın Remmo ailesinden bir kişiyle mesajlaşmasının ortaya çıkması da tartışmaya konu oldu. Alman kamu yayın kuruluşu ARD’nin haberine göre Sol Parti yönetimi söz konusu olaylar karşısında çeşitli açıklamalar yaparak mesafe koydu.</p>

<p dir="ltr"><strong>Eralp: “Partinin büyük çoğunluğu Yahudi yaşamının korunmasından yana”</strong></p>

<p dir="ltr">Elif Eralp ise antisemitizm tartışmalarına ilişkin daha önce yaptığı açıklamalarda, partisinin büyük çoğunluğunun Yahudi yaşamının korunmasından yana olduğunu söylemişti. Eylül ayındaki bir tartışma programında Eralp, antisemitizmin partisinde olağanüstü derecede yaygın olduğu iddiasını reddetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/ozdemirden-berlinde-sol-parti-ile-koalisyon-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 23:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/c-ozdemir.JPG" type="image/jpeg" length="28071"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emeklilikte en iyi ülkeler belli oldu: Almanya ilk 10’da, Türkiye 42. sırada]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/emeklilikte-en-iyi-ulkeler-belli-oldu-almanya-ilk-10da-turkiye-42-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/emeklilikte-en-iyi-ulkeler-belli-oldu-almanya-ilk-10da-turkiye-42-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Para, sağlık ve yaşam kalitesi açısından emeklilik dönemini en rahat geçiren ülkeler belli oldu. Natixis’in 2026 Küresel Emeklilik Raporu'na göre Norveç ilk sırada yer alırken, Almanya 44 ülke arasında yedinci oldu. Türkiye ise 42. sırada yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Emeklilik döneminde maddi güvence, sağlık hizmetlerine erişim ve yaşam kalitesi ülkeden ülkeye önemli farklılıklar gösteriyor. </strong></p>

<p dir="ltr">Fransa merkezli uluslararası finans kuruluşu Natixis ile İngiliz araştırma şirketi CoreData Research tarafından hazırlanan 2026 Dünya Emeklilik Araştırması'na göre, emeklilik dönemi için en elverişli koşullara sahip ülke Norveç oldu. Almanya yedinci sırada yer alırken, Türkiye ise 44 ülke arasında 42. sırada yer aldı.</p>

<p dir="ltr">Araştırmada kullanılan veriler, uluslararası kuruluşların istatistikleri ile akademik ve bilimsel kaynaklardan derleniyor.</p>

<p dir="ltr">Stern dergisinin aktardığı habere göre, toplam 44 ülkenin değerlendirildiği araştırmada Norveç ilk sırada yer aldı. Norveç'i İrlanda, İsviçre, İzlanda, Danimarka ve Hollanda izledi. Almanya ise yedinci sırada yer alarak ilk 10 ülke arasına girdi. Avustralya ise Almanya'nın ardından sıralandı.</p>

<p dir="ltr">Buna karşılık bazı yüksek gelirli ülkeler sıralamanın daha gerilerinde kaldı. Kanada 21'inci, İsveç 22'nci, ABD 24'üncü, Fransa 29'uncu ve İspanya 33'üncü sırada yer aldı.</p>

<p dir="ltr"><strong>Türkiye 42. sırada</strong></p>

<p dir="ltr">Araştırmada Türkiye, 44 ülke arasında 42. sırada yer aldı. Bu sonuçla Türkiye, sıralamanın son üç basamağında bulunuyor.</p>

<p dir="ltr">Türkiye'nin sıralamadaki konumu, araştırmanın yalnızca emekli maaşlarını veya bireysel tasarrufları değil; sağlık, yaşam kalitesi, maddi refah ve emeklilik döneminin finansal koşulları gibi farklı alanlardaki göstergeleri birlikte değerlendirmesinden kaynaklanıyor.</p>

<p dir="ltr"><strong>Almanya sağlık ve yaşam kalitesinde öne çıkıyor</strong></p>

<p dir="ltr">Almanya'nın genel sıralamadaki konumunda özellikle sağlık ve yaşam kalitesi alanındaki sonuçları etkili oldu.</p>

<p dir="ltr">Sağlık kategorisinde ülkelerin ortalama yaşam beklentisi, kişi başına sağlık harcamaları ve sağlık sigortalarının sunduğu kapsam dikkate alınıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Yaşam kalitesi değerlendirmesinde ise mutluluk düzeyinin yanı sıra hava kalitesi, temiz su ve sanitasyon hizmetlerine erişim, karbondioksit salımı ile biyolojik çeşitlilik ve doğal yaşam alanları gibi çevresel göstergeler kullanılıyor.</p>

<p dir="ltr">Almanya bu alanlarda görece güçlü sonuçlar elde ederken, maddi refah ve emeklilik finansmanı kategorilerinde daha düşük puan aldı.</p>

<p dir="ltr"><strong>Emeklilik finansmanı yalnızca bireysel birikimlere bakmıyor</strong></p>

<p dir="ltr">Raporda “emeklilik finansmanı” başlığı, bireylerin banka hesaplarındaki veya yatırımlarındaki birikimleri doğrudan ölçmüyor. Bunun yerine ülkelerin emeklilik dönemini destekleyen ekonomik ve kurumsal koşulları değerlendiriliyor.</p>

<p dir="ltr">Bu kapsamda nüfusun yaş yapısı ve emeklilerin çalışan nüfusa oranı, enflasyon, faiz oranları, ödeme temerrütleri, vergi yükü, devlet yönetiminin niteliği ve kamu borcu gibi göstergeler hesaba katılıyor.</p>

<p dir="ltr">Natixis ve İngiliz araştırma şirketi CoreData Research tarafından her yıl hazırlanan araştırmada ülkeler dört ana başlık altında değerlendiriliyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p dir="ltr"><strong>Maddi refah:</strong> Gelir eşitliği, kişi başına düşen gelir ve işsizlik</p>
 </li>
 <li>
 <p dir="ltr"><strong>Sağlık:</strong> Yaşam beklentisi, kişi başına sağlık harcamaları ve sigorta kapsamı dışındaki sağlık harcamaları</p>
 </li>
 <li>
 <p dir="ltr"><strong>Yaşam kalitesi:</strong> Mutluluk, hava kalitesi, su ve sanitasyon, biyolojik çeşitlilik ve çevresel göstergeler</p>
 </li>
 <li>
 <p dir="ltr"><strong>Emeklilik finansmanı:</strong> Demografi, enflasyon, faiz oranları, ödeme temerrütleri, vergi yükü, yönetim kalitesi ve kamu borcu</p>
 </li>
</ul>

<p dir="ltr">Ülkelerin genel sıralamadaki puanı ise dört ana kategorinin istatistiksel ortalamasından oluşturuluyor.</p>

<p dir="ltr">Karşılaştırmaya sanayileşmiş ülkelerin yanı sıra OECD üyeleri ile Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin'in oluşturduğu BRIC ülkeleri dahil ediliyor.</p>

<p dir="ltr"><img alt="" height="647" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/1-228.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="696" /></p>

<p dir="ltr"><img alt="" height="300" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/11-28.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="675" /></p>

<p dir="ltr"><img alt="" height="635" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/111-4.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="664" /></p>

<p dir="ltr"><img alt="" height="161" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/1111-2.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="648" /></p>

<p dir="ltr"><img alt="" height="159" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/1b-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, SAĞLIK, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/emeklilikte-en-iyi-ulkeler-belli-oldu-almanya-ilk-10da-turkiye-42-sirada</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/emekliler-10.jpg" type="image/jpeg" length="14196"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi’nde Marsilya’yı 4-1 mağlup etti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/besiktas-uefa-avrupa-liginde-marsilyayi-4-1-maglup-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/besiktas-uefa-avrupa-liginde-marsilyayi-4-1-maglup-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UEFA Avrupa Ligi lig aşamasının ilk haftasında Olimpik Marsilya’yı konuk eden Beşiktaş, sahadan 4-1’lik galibiyetle ayrılarak Avrupa macerasına 3 puanla başladı. Siyah-beyazlıların gollerini İlhan Fakılı, Vaclav Cerny, Amir Murillo ve Ernest Poku kaydetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi’ne sahasında aldığı farklı galibiyetle başladı. Tüpraş Stadyumu’nda Olimpik Marsilya’yı ağırlayan siyah-beyazlılar, rakibini 4-1 mağlup ederek lig aşamasına 3 puanla giriş yaptı.</strong></p>

<p dir="ltr">Karşılaşmaya etkili başlayan Beşiktaş, 15. dakikada İlhan Fakılı’nın golüyle 1-0 öne geçti. Marsilya, 29. dakikada Keyliane Abdallah’ın golüyle skoru 1-1’e getirdi.</p>

<p dir="ltr">İlk yarının kalan bölümünde başka gol olmayınca iki takım soyunma odasına 1-1’lik eşitlikle gitti.</p>

<p dir="ltr"><strong>İkinci yarıda Beşiktaş farkı açtı</strong></p>

<p dir="ltr">İkinci yarıya daha etkili başlayan Marsilya karşısında Beşiktaş kısa sürede oyunun kontrolünü yeniden ele aldı.</p>

<p dir="ltr">56. dakikada Vaclav Cerny, Beşiktaş’ı yeniden öne geçiren golü kaydetti. Bu golden yalnızca üç dakika sonra Amir Murillo, 59. dakikada fileleri havalandırarak skoru 3-1’e taşıdı.</p>

<p dir="ltr">İki golün ardından oyunun kontrolünü tamamen eline alan siyah-beyazlılar, Marsilya’nın geliştirmeye çalıştığı ataklara izin vermedi. Konuk ekip hücumda etkili olmakta zorlanırken Beşiktaş, hızlı hücumlarla farkı artırmaya çalıştı.</p>

<p dir="ltr">Karşılaşmanın 81. dakikasında Ernest Poku sahneye çıktı. Genç oyuncunun attığı golle skor 4-1’e geldi.</p>

<p dir="ltr">Kalan dakikalarda başka gol olmayınca Beşiktaş, sahadan 4-1’lik galibiyetle ayrıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr"><strong>Avrupa macerasına 3 puanla başladı</strong></p>

<p dir="ltr">Bu sonuçla Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi lig aşamasına 3 puanla başlarken Marsilya ilk haftayı puansız tamamladı.</p>

<p dir="ltr">Siyah-beyazlı ekip, UEFA Avrupa Ligi’nin ikinci haftasında 15 Ekim Perşembe günü Hoffenheim’a konuk olacak. Marsilya ise aynı gün Olympiakos’u sahasında ağırlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, MAGAZİN, MEDYA, SPOR, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/besiktas-uefa-avrupa-liginde-marsilyayi-4-1-maglup-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 02:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/bjk-2.JPG" type="image/jpeg" length="58401"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yılmaz Güney Hamburg’da anılacak]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/yilmaz-guney-hamburgda-anilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/yilmaz-guney-hamburgda-anilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk sinemasının unutulmaz ismi Yılmaz Güney, ölümünün 42. yılında Hamburg’da düzenlenecek özel bir programla anılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>ATİF Hamburg tarafından gerçekleştirilecek etkinlikte Güney’in sanat yaşamı, mücadelesi ve sinemaya bıraktığı siyasal-kültürel miras ele alınacak.</strong></p>

<p dir="ltr">Türk sinemasında kendine özgü çizgisi ve toplumsal gerçekçi eserleriyle derin izler bırakan Yılmaz Güney, ölümünün 42. yılında Almanya’nın Hamburg kentinde düzenlenecek kapsamlı bir etkinlikle anılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">“Devrimci Sanatçı Yılmaz Güney’i Anıyoruz” başlığıyla gerçekleştirilecek program, 27 Eylül 2026 Pazar günü Hamburg’da yapılacak. Uzun yıllardır geleneksel olarak düzenlenen anma etkinliğinde Güney’in sinema serüveninin yanı sıra sanat anlayışı, yaşamı ve ardında bıraktığı kültürel miras da gündeme taşınacak.</p>

<p dir="ltr"><strong>Güney’in kızı ve siyaset dünyasından isimler katılacak</strong></p>

<p dir="ltr">Anma programında Yılmaz Güney’in kızı Elif Güney, eski HDP milletvekili İdris Baluken ve ATİF Temsilcisi birer konuşma yapacak.</p>

<p dir="ltr">Program kapsamında ayrıca Haluk Tolga İlhan ile Grup Cemre sahne alacak. Etkinlikte sinevizyon gösteriminin de yapılacağı belirtilirken, Güney’in yaşamından ve sanat çalışmalarından kesitlerin katılımcılarla paylaşılması planlanıyor.</p>

<p dir="ltr"><strong>Sinemada iz bırakan bir hayat</strong></p>

<p dir="ltr">9 Eylül 1984’te, tedavi gördüğü Paris’te henüz 47 yaşındayken yaşamını yitiren Yılmaz Güney; yönetmenliğinin yanı sıra oyuncu, senarist, yapımcı ve yazar kimliğiyle de Türkiye'de sinema dünyasının en etkili isimleri arasında yer aldı.</p>

<p dir="ltr">Güney, toplumsal sorunları ve halkın yaşam mücadelesini sinemasının merkezine taşıdığı <strong>“Umut”, “Ağıt”, “Baba”, “Bir Gün Mutlaka”, “Arkadaş”, “Endişe”, “Sürü”, “Duvar”</strong> ve <strong>“Yol”</strong> gibi filmleriyle geniş kitlelere ulaştı.</p>

<p dir="ltr">Sanat yaşamının en önemli dönüm noktalarından biri olan “Yol”, 1982 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülüne layık görülerek Güney’in sinemasını uluslararası alanda da görünür kıldı.</p>

<p dir="ltr"><img alt="" height="1128" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/i-m-g-20260917-w-a0001.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GÖÇ POLİTİKALARI, HAMBURG, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/yilmaz-guney-hamburgda-anilacak</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/yilmaz-guney.jpg" type="image/jpeg" length="80298"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’de LGBTİ+ operasyonları büyüyor: Protestoya da gözaltı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/turkiyede-lgbti-operasyonlari-buyuyor-protestoya-da-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/turkiyede-lgbti-operasyonlari-buyuyor-protestoya-da-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de LGBTİ+ dernekleri ve aktivistlere yönelik gözaltı ve operasyonlar Avrupa basınında geniş yer buldu. Avrupa’nın önde gelen medya kuruluşları, son günlerde düzenlenen baskınları, gözaltıları ve protestolara yönelik polis müdahalesini haberleştirirken, Türkiye’de LGBTİ+ hakları alanındaki gelişmeleri ve ifade özgürlüğüne ilişkin tartışmaları da gündeme taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul’da Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde düzenlenen gösteride çok sayıda kişi gözaltına alınırken, son günlerdeki operasyonlarda 15 ilde 162 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığı açıklandı. </strong></p>

<p>Yetkililerin “Ailem Güvende” adını verdiği operasyon kapsamında dernekler, işyerleri ve evler aranırken çok sayıda sosyal medya hesabına da erişim engeli getirildi.</p>

<p><img alt="" height="449" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/tr1-3.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p dir="ltr">İstanbul’da LGBTİ+ aktivistlerine yönelik son operasyonları protesto etmek ve gözaltına alınanların serbest bırakılmasını talep etmek amacıyla Salı günü Çağlayan Adliyesi önünde bir araya gelen göstericilere polis müdahale etti. Göstericiler, “Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılsın” ve özgürlük mücadelesine destek veren sloganlar attı.</p>

<p dir="ltr">Polis, gösterinin izinsiz olduğunu belirterek kalabalığı çevirdi. Protestocuların basın açıklaması yapmasına izin verilmeden müdahale başladı ve çok sayıda kişi gözaltına alındı. Reuters’ın aktardığına göre İstanbul ve Ankara’daki gösterilerde toplam en az 126 kişi gözaltına alındı.</p>

<p dir="ltr"><strong>Operasyon 15 ile yayıldı</strong></p>

<p dir="ltr">Protestolar, 12 ve 13 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen geniş kapsamlı operasyonların ardından geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Ailem Güvende” adı verilen operasyon kapsamında 15 ilde 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 şirket hakkında adli işlem başlatıldığını açıkladı. Operasyonların İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin başta olmak üzere farklı illerde yürütüldüğü bildirildi.</p>

<p dir="ltr">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, operasyonların 12 ilde 38 şüpheliye yönelik yürütüldüğünü ve bu kişilerden 26’sının gözaltına alındığını açıklamıştı. Ankara’da ise Kaos GL hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 21 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Böylece operasyonların ilk aşamasında en az 47 kişinin gözaltına alındığı açıklandı.</p>

<p dir="ltr">İzmir’de ise soruşturma kapsamında 16 kişi hakkında tutuklama kararı verildi.</p>

<p dir="ltr"><strong>Dernekler ve aktivistlerin evleri arandı</strong></p>

<p dir="ltr">Operasyonlarda LGBTİ+ derneklerinin yanı sıra aktivistlerin evleri ve bazı eğlence mekânları da polis tarafından arandı. Kaos GL, kendi dernek merkezine baskın düzenlendiğini ve yönetim kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu kişilerin gözaltına alındığını duyurdu.</p>

<p dir="ltr">Savcılık tarafından yapılan açıklamalarda soruşturmaların “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “fuhuş” ve “müstehcenlik” gibi suçlamalar kapsamında yürütüldüğü belirtildi. Yetkililer ayrıca bazı soruşturmaların çocukların cinsel yönelimleri ve toplumsal cinsiyet kimlikleri üzerindeki etkiler ve “aile kurumunun korunması” gerekçeleriyle bağlantılı olduğunu açıkladı.</p>

<p dir="ltr"><strong>Çok sayıda sosyal medya hesabına erişim engeli</strong></p>

<p dir="ltr">Operasyonların ardından LGBTİ+ örgütleri ve hak savunucularına ait çok sayıda sosyal medya hesabı ve internet sitesine de erişim engeli getirildi.</p>

<p dir="ltr">İfade Özgürlüğü Derneği’nin EngelliWeb arşivine göre, aralarında Kaos GL ve farklı LGBTİ+ örgütlerinin hesaplarının yanı sıra aktivist, gazeteci, avukat ve insan hakları savunucularına ait hesapların da bulunduğu çok sayıda sosyal medya hesabı Türkiye’den erişilemez hale getirildi.</p>

<p dir="ltr">Engellenen hesaplar arasında Uluslararası Af Örgütü’nün (Amnesty International) Türkiye hesabının da bulunduğu bildirildi.</p>

<p dir="ltr"><strong>Homoseksüellik suç değil</strong></p>

<p dir="ltr">Türkiye’de eşcinsel ilişkiler suç kapsamında bulunmuyor. Ancak LGBTİ+ topluluğu ve hak örgütleri son yıllarda kamu otoritelerinin baskısı ve kısıtlamalarıyla daha sık karşılaştıklarını belirtiyor.</p>

<p dir="ltr">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümet temsilcileri geçmiş yıllarda LGBTİ+ hareketine yönelik sert açıklamalarda bulundu. İstanbul’daki Onur Yürüyüşü de uzun süredir yasaklanıyor ve yürüyüş girişimlerine polis müdahale ediyor.</p>

<p dir="ltr"><strong>Avrupa’dan tepki</strong></p>

<p dir="ltr">Operasyonlar ve gözaltıların ardından Avrupa’dan da açıklamalar geldi. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty, LGBTİ+ sivil toplum kuruluşları ve insan hakları savunucularına yönelik gözaltılar, baskınlar ve çevrimiçi kısıtlamalar konusunda endişe duyduğunu açıkladı.</p>

<p dir="ltr">O’Flaherty, “aile değerleri” veya “çocukların korunması” gerekçelerinin tek başına insan haklarına yönelik kısıtlamaları haklı çıkaramayacağını belirterek, insan hakları ve sivil toplum faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınan kişilerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Operasyonların ardından İstanbul’da adliye önünde yapılan protestoya yönelik müdahale ise Türkiye’de LGBTİ+ örgütlerine yönelik soruşturma ve erişim engellerinin yanı sıra, bu uygulamalara karşı çıkan gösterilere yönelik tutumun da gündeme gelmesine yol açtı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GENEL, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/turkiyede-lgbti-operasyonlari-buyuyor-protestoya-da-gozalti</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/tr-35.jpg" type="image/jpeg" length="26816"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Düsseldorf'ta suikast girişimi davası başladı: Baybaşin'in yeğenine 10 kurşun]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/dusseldorfta-suikast-girisimi-davasi-basladi-baybasinin-yegenine-10-kursun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/dusseldorfta-suikast-girisimi-davasi-basladi-baybasinin-yegenine-10-kursun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Düsseldorf kentinde, "Avrupa'nın Pablo Escobar'ı" olarak anılan Hüseyin Baybaşin'in yeğeni Çağdaş Baybaşin'e yönelik silahlı suikast girişimi davası başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>40 yaşındaki Çağdaş Baybaşin, hareket halindeki taksiye açılan 10 el ateş sonucu vücuduna isabet eden 7 kurşuna rağmen hayatta kaldı. Olası bir kan davası nedeniyle sanıklar olağanüstü güvenlik önlemleri altında mahkemeye getirildi.</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/dusseldorf.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></strong></p>

<p>Düsseldorf'ta 30 Aralık 2025'te yaşanan saldırının ardından başlayan dava, olayın arka planına ilişkin yeni ayrıntıları da gündeme taşıdı.</p>

<p><strong>Sanıklar zırhlı araçlarla getirildi</strong></p>

<p>Düsseldorf Yüksek Eyalet Mahkemesi'nde başlayan duruşma öncesinde olağanüstü güvenlik önlemleri alındı. Üç sanık, ağır silahlı polislerin koruması altında zırhlı araçlarla adliyeye getirildi.</p>

<p>Güvenlik birimleri, sanıkların mahkemeye helikopterle getirilmesini de değerlendirdi. Ancak bu plan, helikopterin olası bir drone saldırısına hedef olabileceği endişesiyle iptal edildi.</p>

<p>Yetkililer, saldırının ardından karşı tarafın kan davası tehdidinde bulunması nedeniyle sanıkların da ciddi bir tehlike altında olabileceğini değerlendiriyor.</p>

<p><img alt="" height="396" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/2-159.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Saldırı böyle gerçekleşti</strong></p>

<p>İddianameye göre saldırıdan önce Çağdaş Baybaşin amcası Hüseyin Baybaşin'in serbest bırakılması talebiyle Hollanda Konsolosluğu önünde düzenlenen gösteriye katıldı.</p>

<p>[related-posts id="116674" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p>Gösterinin ardından taksiyle evine dönen Çağdaş Baybaşin saldırganlar tarafından takip edildi.</p>

<p><img alt="" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/engin-d.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>Engin D., yüzünü dosyayla gizliyor. Sağında ise avukatı Barış Yeşil oturuyor.</strong></p>

<p>Soruşturma makamlarının değerlendirmesine göre Engin D., kullandığı Audi'yi saldırıda kullanılmak üzere diğer şüphelilere verdi. Araçtaki kişilerin daha sonra Çağdaş B.'nin bulunduğu taksiyi takip ettiği belirtildi.</p>

<p>Saldırı aracının Düsseldorf'taki Kö-Bogen Tüneli'nden geçerken hız kamerasına yakalandığı ve görüntülerde üç kişinin bulunduğu değerlendiriliyor.</p>

<p><img alt="" height="422" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/cihan-k.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>Polis, bu fotoğrafla taksiye yönelik saldırıya karıştığı öne sürülen dördüncü şüpheli Elvan Alperen Çınar'ı (26) arıyor.</strong></p>

<p>İddiaya göre direksiyonda halen firari olan 26 yaşındaki Elvan Alperen Çınar, yanında 22 yaşındaki Cihan K., arka koltukta ise 39 yaşındaki Mazloum M. bulunuyordu.</p>

<p><img alt="" height="169" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/cihan-k-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="300" /><img alt="" height="169" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/mazloum-m.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="300" /></p>

<p><strong>Cihan K. (22) ve Mazloum M. (39)</strong></p>

<p>Saat 14.38'de Audi'nin Kaiserstraße üzerinde taksiyi geçtiği, daha sonra taksinin önünde durduğu ve iki kişinin araçtan inerek ateş açtığı öne sürülüyor.</p>

<p>Taksiye 10 el ateş edildi. Ön koltukta oturan Çağdaş Baybaşin'in vücuduna 7 kurşun isabet etti. Ağır yaralanan Baybaşin, acil ameliyat sayesinde hayatta kaldı.</p>

<p><strong>Sanıklardan suçlamalara itiraz</strong></p>

<p>Davanın ilk duruşmasında sanıklar suçlamalara ilişkin farklı savunmalar yaptı.</p>

<p>39 yaşındaki Mazloum M., olay günü Hameln'deki evinde bulunduğunu ve saldırı aracına ait hız kamerası görüntülerinde görülen kişinin kendisi olmadığını savundu.</p>

<p>22 yaşındaki Cihan K.'nin avukatı Aykan Akyıldız ise müvekkilinin olay yerinde bulunduğunu kabul etti ancak ateş açmadığını söyledi.</p>

<p>Savunmaya göre saldırıda kullanılan silah konusunda da soruşturma makamlarının değerlendirmesine itiraz bulunuyor. Avukat, tanıkların iki silah kullanıldığı yönündeki anlatımlarının aksine, ateşlerin yalnızca tek bir silahtan açıldığını öne sürdü.</p>

<p><strong>Firari şüpheli için kamuya açık arama</strong></p>

<p>Duruşmanın başladığı gün soruşturma makamları, saldırının dördüncü şüphelisi olduğu değerlendirilen Elvan Alperen Çınar için kamuoyuna açık arama başlattı.</p>

<p>Çınar'ın saldırganları taşıyan aracın direksiyonunda bulunduğu öne sürülüyor. Yetkililer, şüphelinin silahlı olabileceği uyarısında bulunarak vatandaşlardan kendisine yaklaşmamalarını ve doğrudan polise haber vermelerini istedi.</p>

<p><strong>"Daltonlar" bağlantısı araştırılıyor</strong></p>

<p>Savcılık, saldırının arkasında rakip suç örgütleri arasındaki çatışmanın bulunabileceği ihtimali üzerinde duruyor.</p>

<p>Savcı Murat Ayılmaz, soruşturma kapsamında saldırının "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüyle bağlantılı olduğuna işaret eden bulgular bulunduğunu açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturmacılar, Türkiye'de başlayan ve zaman içerisinde Avrupa'ya yayılan suç örgütleri arasındaki çatışmanın saldırının arka planında olabileceğini değerlendiriyor.</p>

<p>Sanıkların ifade vermesi halinde tehdit altında kalabilecekleri yönündeki endişeler de yüksek güvenlik önlemlerinin gerekçeleri arasında gösteriliyor.</p>

<p>[related-posts id="114233" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>Hüseyin Baybaşin'in yeğeni hedefteydi</strong></p>

<p>Çağdaş Baybaşin, saldırıdan hemen önce amcası Hüseyin Baybaşin'in serbest bırakılması talebiyle düzenlenen gösteriye katılmıştı.</p>

<p><img alt="" height="245" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/baybasin-1.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="523" /></p>

<p>Yaklaşık 28 yıldır Hollanda'da cezaevinde bulunan Hüseyin Baybaşin, kamuoyunda "Avrupa'nın Pablo Escobar'ı" ve "Baba" lakaplarıyla tanınıyor.</p>

<p><strong>Duruşma 14 Eylül'de devam edecek</strong></p>

<p>Düsseldorf'taki dava toplam 19 duruşma günü için planlandı. Bir sonraki duruşmanın 14 Eylül'de yapılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/dusseldorfta-suikast-girisimi-davasi-basladi-baybasinin-yegenine-10-kursun</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/durusma-1.jpg" type="image/jpeg" length="66634"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da Hozat İçin Dayanışma Buluşması]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-hozat-icin-dayanisma-bulusmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-hozat-icin-dayanisma-bulusmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa’da yaşayan Dersimliler, göçün ve daralan ekonomik imkânların etkilediği Hozat için dayanışmayı büyütüyor. Yerel hizmetlerin güçlendirilmesine katkı sunmak amacıyla düzenlenen buluşmada, Hozat’ın ihtiyaçları için imece çağrısı yapılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hozat Gönüllüleri tarafından, Rüsselsheim Dersim Spor ve Alzey Pir Sultan Abdal Cemevi’nin katkılarıyla düzenlenen etkinlik, 27 Eylül 2026 Pazar günü saat 13.00’te Almanya’nın Bischofsheim kentindeki Global Düğün Salonu’nda gerçekleştirilecek.</strong></p>

<p>Buluşmadan elde edilecek gelirle Hozat Belediyesi’nin hizmet ve üretim kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Ekonomik ömrünü tamamlayan araç filosunun yenilenmesi ile belediye hizmetlerinde ve üretim çalışmalarında kullanılmak üzere bir traktör ve kepçenin ilçeye kazandırılması öncelikler arasında yer alıyor.</p>

<p>Programda Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya ile Rüsselsheim Dersim Spor Başkanı Ali Kadir Tanrıverdi birer konuşma yapacak. Hozat’ın müzisyenleri ve sanatçıları da etkinlikte sahne alacak.</p>

<p><strong>“İkametinizi Hozat’a alın”</strong></p>

<p>Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya daha önce yurttaşlara “İkametinizi Hozat’a alın” çağrısında bulunmuştu. “Birlikte üreteceğiz, birlikte yöneteceğiz” anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Kaya, uzun yıllardır devam eden göçün yalnızca nüfusu değil, belediyenin gelirlerini de doğrudan etkilediğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Kaya, Hozat’la bağı bulunan yurttaşlara ikametlerini ilçeye taşımaları çağrısında bulunurken, sınırlı imkânlarla sürdürülen belediye çalışmalarında dayanışma ve imecenin önemli bir yer tuttuğunu vurguluyor.</p>

<p>Son iki yılda belediyenin çeşitli çalışmalarına yurttaşlar tarafından parke taşı, çimento ve mazot gibi destekler sağlandı. Belediye çalışanları ile gönüllülerin ortak emeğiyle tamamlanan düğün ve konferans salonu da bu dayanışmanın örneklerinden biri oldu.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.avrupa-postasi.com/vidyome/embed/16069" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<p><strong>Dayanışma eğitimden kadın çalışmalarına uzanıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hozat’taki dayanışma yalnızca belediyenin fiziki ihtiyaçlarıyla sınırlı değil. Belediye çalışanlarının kurduğu Hozat’ın Kalemleri, Eğitim ve Dayanışma Derneği aracılığıyla öğrencilere burs ve eğitim desteği sağlanıyor.</p>

<p>Kadın Yaşam Merkezi’nde ise kadınların bir araya gelmesine, üretim yapmasına ve sosyal-kültürel faaliyetlere katılmasına yönelik çalışmalar yürütülüyor.</p>

<p>Göç, nüfus kaybı ve sınırlı istihdam olanaklarının uzun süredir gündemde olduğu Hozat’ta, yerel üretimin güçlendirilmesi ve gençlerin ilçeyle bağlarının korunması öncelikli ihtiyaçlar arasında.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.avrupa-postasi.com/vidyome/embed/16071" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<p>27 Eylül’de Bischofsheim’da gerçekleştirilecek buluşma, Hozat’ta sürdürülen bu dayanışmanın Avrupa’daki yeni bir halkasını oluşturacak.</p>

<p>Etkinlik, yalnızca belediyenin ihtiyaçlarına maddi katkı sunmayı değil, Avrupa’da yaşayan Dersimliler ile Hozat arasındaki sosyal ve kültürel bağı dayanışma üzerinden güçlendirmeyi de amaçlıyor.</p>

<p><img alt="" height="1125" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/hozat1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, DERNEKLER, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-hozat-icin-dayanisma-bulusmasi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/hozat.jpg" type="image/jpeg" length="13502"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deniz Göktaş Alman basınında: Komedyene 9 yıldan fazla hapis istemi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/deniz-goktas-alman-basininda-komedyene-9-yildan-fazla-hapis-istemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/deniz-goktas-alman-basininda-komedyene-9-yildan-fazla-hapis-istemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de politik mizahıyla tanınan komedyen Deniz Göktaş’ın, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki esprileri ve “Ölü Deniz” adlı gösterisindeki bazı ifadeler nedeniyle yargılanacağı dava Almanya basınında geniş yer buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul’da kabul edilen iddianamenin ardından Göktaş’ın ilk duruşması 28 Eylül’de görülecek. Yaklaşık iki aydır tutuklu bulunan 32 yaşındaki komedyen hakkında birden fazla suçlamadan hapis cezası isteniyor.</strong></p>

<p>Alman basınında yer alan haberlerde, Göktaş’ın 24 Haziran’da YouTube kanalında yayımladığı stand-up gösterisinin kısa sürede milyonlarca kişiye ulaştığı ve gösteride Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere siyaset, din ve toplumsal konulara ilişkin esprilerin yer aldığı belirtildi. Gösterinin izlenme sayısının 14 milyona ulaştığı aktarılırken, Göktaş’ın ifadeleri hükümete yakın çevrelerin sert tepkisine neden oldu.</p>

<p><strong>İddianame kabul edildi, ilk duruşma 28 Eylül’de</strong></p>

<p>İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi, Deniz Göktaş hakkında hazırlanan iddianameyi kabul etti. Mahkeme, ilk duruşmanın 28 Eylül 2026’da yapılmasına ve Göktaş’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.</p>

<p>Savcılık, Göktaş hakkında “Cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama” ve “suçu ve suçluyu övme” suçlamalarını yöneltiyor.</p>

<p>İddianamede Göktaş’ın bazı ifadelerinin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın toplum nezdindeki itibarını ve onurunu zedelediği ileri sürülüyor. Göktaş ise hakkındaki suçlamaların tamamını reddediyor.</p>

<p><strong>“Erdoğan’ı hayatımın hiçbir dakikasında sevmedim”</strong></p>

<p>Göktaş’ın “Ölü Deniz” adlı gösterisi, özellikle Erdoğan’a yönelik siyasi mizah içeren bölümleri nedeniyle soruşturmanın merkezine yerleşti.</p>

<p>Komedyenin gösteri sırasında, “Recep Tayyip Erdoğan’ı hayatımın hiçbir dakikasında sevmedim” şeklindeki sözleri de iddianamede ele alınan ifadeler arasında yer aldı.</p>

<p>Gösteride bunun yanı sıra din, siyaset, kadınlar ve Türkiye’deki toplumsal gelişmelere ilişkin çeşitli espriler de bulunuyor. Göktaş’ın özellikle dini hassasiyetlere uygun mayo ve kıyafetlerle denize giren kadınlar hakkında yaptığı şakalar da soruşturma dosyasına konu oldu.</p>

<p><strong>Temmuzdan bu yana tutuklu</strong></p>

<p>Deniz Göktaş, gösterisinin YouTube’da yayımlanmasının ardından 3 Temmuz’da tutuklandı ve Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ağustos sonunda hakkında verilen tahliye kararının ardından cezaevinden çıkamadan bu kez “suçu ve suçluyu övme” suçlamasıyla yeniden tutuklandı. Bu suçlamanın, gösterisinde “Daltonlar” adlı suç grubuna ilişkin yaptığı esprilerle bağlantılı olduğu belirtildi.</p>

<p>Göktaş, yeniden tutuklanmasının ardından yaptığı açıklamada, 90 dakikalık gösterisinden iki ay içerisinde yeni suçlamalar çıktığını belirterek duruma tepki gösterdi.</p>

<p><strong>Hapis cezası talebi</strong></p>

<p>İddianamede Göktaş hakkında yöneltilen üç suçlama kapsamında farklı kaynaklarda değişen ceza miktarları aktarılıyor. Bazı kaynaklara göre Göktaş hakkında, üç suçtan toplamda 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası istendiğini bildirirken, diğer haber kaynaklarında üst sınır 9 yıl 8 ay olarak veriliyor.</p>

<p>Göktaş’ın ilk kez hâkim karşısına çıkacağı 28 Eylül’de, davanın esasına ilişkin yargılama başlayacak.</p>

<p><strong>Alman basınında ifade özgürlüğü tartışması</strong></p>

<p>Göktaş davası, yalnızca Türkiye’de değil, Almanya başta olmak üzere Avrupa basınında da ifade özgürlüğü ve siyasi mizah açısından yakından izleniyor.</p>

<p>Alman basınında yayımlanan haberlerde, bir komedyenin Cumhurbaşkanı hakkındaki siyasi esprileri nedeniyle tutuklanması ve hapis cezası istemiyle yargılanması öne çıkarılırken, davanın Türkiye’de ifade özgürlüğüne ilişkin tartışmalar açısından da önem taşıdığı vurgulanıyor.</p>

<p>İnsan hakları kuruluşları da Göktaş hakkındaki davaya tepki göstererek soruşturmanın ifade ve mizah özgürlüğü açısından ciddi kaygılar yarattığını savunuyor.</p>

<p><strong>“Bir daha hapse atamazlar” diyordu</strong></p>

<p>Göktaş, son olarak cezaevinden yaptığı paylaşımda, daha önce kendisini rahatlatmak için “Bir daha hapse atamazlar” diye düşündüğünü belirterek, “Atabiliyorlarmış” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Komedyen, aynı paylaşımda iddianamenin hazırlandığını ve duruşma tarihinin 28 Eylül olduğunu duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/deniz-goktas-alman-basininda-komedyene-9-yildan-fazla-hapis-istemi</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/deniz-3.jpg" type="image/jpeg" length="95010"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Demirtaş’tan Mızraklı mesajı: Yedi yıl hapis yattı, Salı günü tahliye oluyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/demirtastan-mizrakli-mesaji-yedi-yil-hapis-yatti-sali-gunu-tahliye-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/demirtastan-mizrakli-mesaji-yedi-yil-hapis-yatti-sali-gunu-tahliye-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, yaklaşık beş yıldır birlikte hapis yattığı eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı’nın 8 Eylül Salı günü tahliye edileceğini duyurdu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Demirtaş, Mızraklı’nın tahliyesini duyurduğu yazısında, gazeteci Murat Ağırel’ın Gökçek ailesinin Almanya’nın Düsseldorf kentindeki mal varlığı ve bu konudaki gelişmeleri Onlar TV'de duyurmasından ve Cumhuriyet'te kaleme almasının ardından gündeme gelen soruşturmaya da göndermede bulundu.</strong></p>

<p>Demirtaş, sosyal medya hesabından paylaştığı yazısında 63 yaşındaki Mızraklı’dan “Diyarbakır’ın yüreği sevgiyle dolu genel cerrahı” diye söz etti. Mızraklı’nın yalnızca dört ay belediye başkanlığı yapabildiğini belirten Demirtaş, ardından “suçsuz, günahsız, delilsiz, hukuksuz” yedi yıl hapis yattığını ifade etti.</p>

<p>Demirtaş’ın yazısında dikkat çeken bir diğer bölüm ise eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e ilişkin oldu. Demirtaş, Gökçek’in hakkındaki soruşturma kapsamında ifade vermeye sakızla gelmesine gönderme yaparak, Mızraklı’nın uzun tutukluluğu ile Gökçek’in soruşturma sürecindeki tutumunu karşılaştıran dikkat çekici bir ifadeye yer verdi.</p>

<p><strong>Demirtaş’ın sosyal medyada paylaştığı o yazı şöyle:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Hapishanenin beton duvarına asılı iki karışlık televizyon açık. Selçuk Mızraklı ile masada oturuyoruz, Hoca’nın önünde her zamanki gibi bulmaca var. Gözlükleri, kırlaşmış saçı ve bıyığıyla Einstein’ı andırıyor. Atomu parçalamadı ama sabrıyla, iradesiyle yedi yılda beton duvarları 'çatlattı'.</p>

<p>Bu defaki bulmaca bir hayli zor olsa gerek, Hoca içinden çıkmaya çalışıyor. Epey düşündükten sonra buluyor, soldan sağa dokuz harfli 'kardeşlik'miş. 'Sorusu neydi?' diyorum. 'Sorusu cevabından daha zor' diyor. MGK kararıyla yürürlüğe gireceği zannedilen yıpratılmış, örselenmiş, içi boşaltılmış, kollektif duygu durumu. 'Zormuş' diyorum.</p>

<p>Dr. Adnan Selçuk Mızraklı 63 yaşında, Diyarbakır’ın yüreği sevgiyle dolu genel cerrahı. Sadece dört ay belediye başkanlığı yapabildi. Sonrasında suçsuz, günahsız, delilsiz, hukuksuz yedi yıl hapis.</p>

<p>Hava çok sıcak, basık, boğucu, terliyoruz habire. Bazen bu kuyunun dibinde nefes almak bile zorlaşıyor. Hoca’nın gözü bir ara televizyona takılıyor, bir süre kalıyor öyle. Neye baktığına bakıyorum.</p>

<p>Dört ay belediye başkanlığı yapabilmiş suçsuz, günahsız, yüreği sevgiyle dolu Diyarbakır’ın doktoru, yedi yıldır tutulduğu hücreden, 25 yıl belediye başkanlığı yapmış Ankara’nın parsel parsel günah yüklü şahsiyetinin sakız çiğneyerek adliyeye girişini izliyor.</p>

<p>Bulmaca giderek zorlaşıyor ama Hoca inatçı, yukarıdan aşağıya altı harfli, 'adalet'. Sorusu neymiş? 'Geç olsa bile gelmeyen, MGK kararıyla gelebileceği zannedilen insan onurunun mütemmim cüzü' Zormuş gerçekten.</p>

<p>Şahıs az sonra elini kolunu sallayarak adliyeden çıkıyor, 'Ben öyle çekirge gibi üç defa değil, 500 defa sıçradım' diyor. 'Keramet sakızda mı acaba, sen bir defa bile sıçrayamadın Hoca.' diyorum. 'Yok' diyor, 'O çiğnediği sakız değil, insanlık onuru. Ben bir defa bile çiğnemedim, çiğnetmedim de.</p>

<p>Dr. Adnan Selçuk Mızraklı, Diyarbakır’ın dört ay belediye başkanlığına karşı yedi yıl hapis yatmış ve cezasını tamamlayarak, 'kardeşlik' henüz ona uğramadan 8 Eylül Salı günü tahliye olacak temiz yürekli bilgesi.</p>

<p>Son beş yıldır ben ona emanettim, o bana emanetti. Salı sabahı buradan çıkacak, akşamına da Diyarbakır Havaalanında olacak. Artık size emanettir.</p>

<p>İçeriden dışarıya sekiz harfli. 'ÖZGÜRLÜK'. Hoca bulmacayı tamamlamak üzere.</p>

<p>Televizyonun sesini kısıyoruz, şahıs halen bir şeyler söylüyor. Az sonra haberlerde sürecin geldiği aşamaya ilişkin ayrıntılar verilecekmiş.</p>

<p>Hoca, bulmacadaki son soruyu da çözüyor. Tepeden tırnağa beş harfli: 'İRADE'. 'Sorusu neymiş?' diyorum. 'Bunun sorusu yok' diyor Hoca, 'Sadece cevabı var.'</p>

<p>Hoca, Salı akşamı Diyarbakır’da hayırlısıyla. Kesin, Sakızcı Memo da karşılamaya gelir. Yalnız, bizim sakızcımız çok haysiyetlidir, başkalarıyla karıştırmayın sakın.</p>

<p>Tû her hebî Mamoste. Her bijî. Biçe rêya te her tim vekirî be." (Sen var ol hoca, çok yaşa. Git, yolun daima açık olsun.)"</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/demirtastan-mizrakli-mesaji-yedi-yil-hapis-yatti-sali-gunu-tahliye-oluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/2-158.JPG" type="image/jpeg" length="42766"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karabulut’tan Bakırhan’a sert mesaj: “Aleviler sizin siyasal projenizin parçası değildir!”]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/karabuluttan-bakirhana-sert-mesaj-aleviler-sizin-siyasal-projenizin-parcasi-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/karabuluttan-bakirhana-sert-mesaj-aleviler-sizin-siyasal-projenizin-parcasi-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Dersim Dernekleri (FDG) Genel Başkanı Kemal Karabulut, Tuncer Bakırhan’ın Alevi aydınların itirazlarına yönelik açıklamalarına sert tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>FDG Genel Başkanı Kemal Karabulut’tan Tuncer Bakırhan’a sert tepki: “Aleviler hiçbir siyasi liderin peşine takılmayacak, hiçbir partinin emir eri olmayacak.”</strong></p>

<p>Bakırhan’ın yaklaşımının Alevileri siyasal özne olarak görmeyen ve kendi siyasal çizgisine tabi olması gereken bir kitle olarak değerlendiren anlayışı yansıttığını belirten Karabulut, “Aleviler DEM Parti’nin de, başka herhangi bir partinin de emir eri değildir!” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karabulut, Bakırhan’ın Alevi aydınların itirazlarına verdiği yanıtın, Abdullah Öcalan’ın oluşturacağı yeni partide “koltuk kapma telaşının izlerini” taşıdığını savundu. Açıklamanın, Alevileri siyasal özne olarak görmeyen, kendi siyasal çizgisine tabi olması gereken bir kitle olarak gören anlayışın açık bir dışavurumu olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bakırhan’ın kullandığı dili eleştiren Karabulut, bunun demokrasi dili değil, itaat talep eden bir iktidar dili olduğunu belirtti. Alevi aydınların tarihsel hafızasına, düşüncelerine ve siyasal itirazlarına cevap vermek yerine onları küçümsemenin ve Alevileri “sokaktan alınmış” insanlar üzerinden tarif etmenin “haddini aşan bir siyasal kibir” olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>“Asıl sorun tarih konusunda ortaya çıkmaktadır”</strong></p>

<p>Karabulut açıklamasında, özellikle Yavuz Sultan Selim–İdris-i Bitlisi ittifakına dikkat çekti. Bu ittifakın Alevilerin hafızasında yaşanmış zulmü çağrıştırdığını belirterek, Yavuz döneminde Kızılbaş/Alevi topluluklarına yönelik katliamlar, başta Çaldıran kıyımı olmak üzere takipler ve ağır baskıların Alevi belleğinde derin bir yara bıraktığını ifade etti.</p>

<p>İdris-i Bitlisi’nin ise Yavuz’un Alevi siyasetinde önemli bir işbirlikçisi olduğunu belirten Karabulut, “Bugün Alevi aydınlarının bu ittifakı sorgulaması neden Bakırhan’ı bu kadar rahatsız ediyor?” diye sordu.</p>

<p>Karabulut’a göre mesele yalnızca 16. yüzyılla sınırlı değil. “Mesele, bugün hâlâ devam eden bir siyasal zihniyet tartışmasıdır” diyen Karabulut, Yavuz–Bitlisi dönemindeki Sünni siyasal ittifak anlayışı ile Abdullah Öcalan’ın farklı dönemlerde ortaya koyduğu “İslam kardeşliği”, “İslam bayrağı altında ortak yaşam”, “Medine Vesikası” ve Yavuz–İdris-i Bitlisi ittifakına ilişkin olumlu stratejik değerlendirmelerinin Aleviler açısından ciddi biçimde sorgulanması gereken bir düşünsel paralellik ortaya çıkardığını savundu.</p>

<p>Karabulut, “Bakırhan hâlâ Öcalan’ın böyle ifadelerinin olmadığını iddia etmekte, yumuşatarak Alevilere yedirmek politikasında” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Alevilerin sorusu tam da budur”</strong></p>

<p>Öcalan’ın çözüm sürecindeki mesajlarında Türkler ile Kürtlerin tarihsel birlikteliğini İslam ortaklığı üzerinden açıkladığını belirten Karabulut, aynı şekilde Yavuz–İdris-i Bitlisi modeline Ortadoğu açısından stratejik bir ittifak örneği olarak yaklaşmasının da Alevilerin hafızasında yer edindiğini söyledi.</p>

<p>Karabulut, Alevilerin temel sorusunu şu şekilde dile getirdi:</p>

<p>“Yüzyıllar önce Alevilerin ezilmesine yol açan Sünni siyasal ittifak modeli, bugün Öcalan eliyle yeniden üretilmek isteniyor?”</p>

<p>Bu sorunun düşmanlık ya da provokasyon olarak nitelendirilemeyeceğini belirten Karabulut, bunun Alevilerin en doğal demokratik hakkı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bakırhan’ın tutumunu da eleştiren Karabulut, “Fakat Bakırhan’ın cevabı ne? ‘Biz biliriz, siz susun!’ İşte asıl sorun budur” dedi.</p>

<p><strong>“Aleviler hiçbir siyasi partinin emir eri değildir”</strong></p>

<p>Alevileri kendi tarihinden, kendi hafızasından ve kendi siyasal iradesinden koparmaya çalışan hiçbir anlayışı kabul etmediklerini belirten Karabulut, Alevilerin dün de kendi mücadeleleriyle var olduğunu, bugün de varlığını sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Alevilerin kazanımlarının hiçbir siyasi hareketin lütfu olmadığını vurgulayan Karabulut, bu uğurda çok sayıda bedel ödendiğini ifade etti.</p>

<p>Karabulut, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Aleviler DEM Parti’nin de, başka herhangi bir partinin de emir eri değildir!</p>

<p>Alevilerden oy isterken ‘demokrasi’, itiraz ettiklerinde ‘cahillik’; Alevileri yanınıza alırken ‘halk’, size karşı konuştuklarında ‘Sokak’tan aldık!’ diyemezsiniz.</p>

<p>Aleviler sizin koltuk hesabınızın aparatı olmayacaktır.”</p>

<p><strong>“Aleviler kendi sözünü kendisi söyleyecek”</strong></p>

<p>Karabulut, Bakırhan’a ve DEM Parti yönetimine açık çağrıda bulunarak Alevilere tepeden bakmaktan ve Alevi aydınlarını küçümsemekten vazgeçmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p>Alevilerin tarihsel hafızasını itibarsızlaştırmaktan ve Aleviler adına konuşma alışkanlığından vazgeçilmesi gerektiğini belirten Karabulut, Alevilerin artık kendilerini gerçekten kimin savunduğunu ve kimin yalnızca kendi siyasal hesabı için Alevilerin desteğini istediğini gördüğünü ifade etti.</p>

<p>Karabulut açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>“Aleviler hiçbir siyasi liderin peşine takılmayacak, hiçbir partinin emir eri olmayacak ve hiçbir siyasal projenin mezhepçi hesaplarına kurban edilmeyecektir.</p>

<p>Kendi tarihimize ve mücadelemize biz sahip çıkacağız ve sözümüzü de biz söyleyeceğiz!”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, DERNEKLER, DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/karabuluttan-bakirhana-sert-mesaj-aleviler-sizin-siyasal-projenizin-parcasi-degildir</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 14:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/00-8.JPG" type="image/jpeg" length="43174"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Can Dündar Hamburg’da “Katilimle Buluştum” kitabını tanıttı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/can-dundar-hamburgda-katilimle-bulustum-kitabini-tanitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/can-dundar-hamburgda-katilimle-bulustum-kitabini-tanitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci-yazar Can Dündar, Hamburg’da Merkez Komite tarafından düzenlenen etkinlikte okuyucularıyla buluştu. Dündar, Almanca yayımlanan “Ich traf meinen Mörder” (Katilimle Buluştum) adlı kitabını tanıtarak, kendisini öldürmekle görevlendirildiğini söyleyen Serkan Kurtuluş ile Arjantin’de gerçekleştirdiği görüşmenin perde arkasını anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sürgünde yaşayan Can Dündar’a 2020 yılının sonunda Buenos Aires’teki bir cezaevinden dikkat çekici bir mektup ulaştı. Mektubu gönderen Serkan Kurtuluş, Dündar’ı öldürmekle görevlendirildiğini iddia ediyor ve bildiği her şeyi anlatmaya hazır olduğunu belirtiyordu.</strong></p>

<p><strong>Süheyla KAPLAN</strong></p>

<p>Bu mektup, Dündar’ın hayatındaki en sıra dışı araştırmalardan birinin başlangıcı oldu. Mektuptaki iddiaların peşine düşen Dündar, Arjantin’e giderek Kurtuluş ile cezaevinde yüz yüze görüştü.</p>

<p>Bu görüşmede ortaya çıkan bilgiler, yalnızca Dündar’a yönelik olduğu öne sürülen suikast planıyla sınırlı kalmadı. Araştırma, Türkiye’de siyaset, istihbarat, organize suç ve farklı uluslararası aktörler arasındaki karmaşık ilişkilere uzandı.</p>

<p><img alt="" height="435" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/i-m-g-0998.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p>Dündar, Hamburg’daki etkinlikte kitabının ortaya çıkış sürecini ve Arjantin’de gerçekleştirdiği görüşmenin ayrıntılarını katılımcılarla paylaştı. Bir mektupla başlayan araştırmanın, kendisini Türkiye ve uluslararası siyasetin karanlık bağlantılarına götürdüğünü anlattı.</p>

<p><strong>Gerçek bir olaydan kitaba</strong></p>

<p>Gerilim filmi senaryosunu andıran bu olay, daha sonra “Ich traf meinen Mörder” adıyla kitaplaştırıldı. Dündar, eserinde yalnızca kendisine yönelik suikast iddiasını değil, araştırma sırasında karşısına çıkan siyasi ve organize suç bağlantılarını da ele alıyor.</p>

<p>Kitapta Erdoğan, Putin, Merkel, Zelenskiy, Esad, Şara, Macron, Biden ve Trump gibi çok sayıda tanınmış siyasi ismin yanı sıra farklı aktörlerin isimleri de yer alıyor.</p>

<p><img alt="" height="473" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/can00.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="642" /></p>

<p>Dündar’ın anlatımıyla kitap, bir gazetecinin kendisini öldürmekle görevlendirildiğini söyleyen bir mahkûmla karşılaşmasından başlayıp, devletler, istihbarat servisleri ve organize suç arasındaki ilişkilerin izini süren gerçek bir araştırma hikâyesine dönüşüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hamburg’daki etkinlikte yoğun ilgi gören buluşmada Dündar, kitabının yanı sıra gazetecilik deneyimlerini ve sürgünde geçen yıllarını da katılımcılarla paylaştı. Etkinlik, soru-cevap bölümü ve kitap imzasıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, HAMBURG, KÜLTÜR, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/can-dundar-hamburgda-katilimle-bulustum-kitabini-tanitti</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/can0.JPG" type="image/jpeg" length="14886"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uğur (Musa) Özdemir’i Bremen'de kaybettik]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/ugur-musa-ozdemiri-bremende-kaybettik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/ugur-musa-ozdemiri-bremende-kaybettik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Bremen kentinde yaşayan Uğur (Musa) Özdemir’i, yakalandığı amansız hastalık nedeniyle 24 Ağustos’ta kaybettik.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>27 Ağustos günü Bremen Cemevi’nde düzenlenen törenin ardından Huckelfriede Friedhof’taki Alevi Mezarlığı’nda sonsuzluğa uğurlanan Uğur Özdemir, geride eşi ve yetişkin iki çocuğunu bıraktı.</strong></p>

<p>Halit Yaşar Demirbağ / Bremen</p>

<p>1957 yılında Çemişgezek’te dünyaya gelen Özdemir, gençlik yıllarında İstanbul’a yerleşti. Yaşadığı Gazi Mahallesi’nde devrimcilerle tanışan Özdemir, dönemin en kitlesel devrimci hareketlerinden Devrimci Yol saflarında faaliyet yürüttü.</p>

<p>Mücadelesi boyunca ağır bedeller ödedi; işkencelerden ve cezaevlerinden geçti. 12 Eylül 1980 askeri darbesı sonrası yeniden aranır duruma düşünce, 1987 yılında yurt dışına çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Almanya’nın Bremen kentine yerleşen Uğur Özdemir, burada da siyasi faaliyetlerine devam etti. Strasbourg’da siyasi tutuklularla dayanışma amacıyla gerçekleştirilen kitlesel açlık grevlerine katıldı.</p>

<p>Daha sonra Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) üyesi Bremen Cemevi’nin kuruluş çalışmalarına katkı sunan Uğur Özdemir, yöneticilik görevlerinde bulundu. Son olarak Bremen Cemevi delegesi olarak çalışmalarını sürdürdü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>3.SAYFA, ALMANYA, GÖÇ POLİTİKALARI, MEDYA, POLİTİKA, SAĞLIK, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/ugur-musa-ozdemiri-bremende-kaybettik</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 21:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/musa-1.jpg" type="image/jpeg" length="27518"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Katilimle Tanıştım”: Can Dündar Hamburg’da]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/katilimle-tanistim-can-dundar-hamburgda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/katilimle-tanistim-can-dundar-hamburgda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kendisini öldürmekle görevlendirilen kişinin yıllar sonra gönderdiği mektupla başlayan sıra dışı hikâye, Can Dündar’ın canlı anlatımıyla Hamburg’da izleyiciyle buluşuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazeteci ve yazar Can Dündar, kendisine yönelik suikast girişiminin perde arkasından Buenos Aires’teki bir hapishaneden gelen mektuba, oradan da iktidar, istihbarat, organize suç ve terör arasındaki karanlık ilişkilere uzanan sıra dışı hikâyesini Hamburg’da sahneye taşıyor.</strong></p>

<p><img alt="" height="500" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/c-dundar-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="510" /></p>

<p>4 Eylül 2026 Cuma günü saat 20.00’de Steindamm 45, 20099 Hamburg'da.</p>

<p><strong>Bir gazetecinin hayatını değiştiren haber</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Can Dündar, Türkiye hükümetinin cihatçı gruplara yönelik gizli silah sevkiyatlarını ortaya çıkaran haberleriyle dünya kamuoyunun dikkatini çekti. Bu yayınların ardından Erdoğan yönetiminin hedefi haline gelen Dündar hakkında 27 yıl hapis cezası verildi.</p>

<p>Gazeteci, İstanbul’da görülen davası sırasında kameralar önünde silahlı bir suikast girişiminin de hedefi oldu. Yaşananların ardından Türkiye’den ayrılmak zorunda kalan Dündar, Almanya’ya yerleşerek Berlin’de sürgün hayatına başladı.</p>

<p>Ancak hikâye burada bitmedi.</p>

<p><strong>“Seni öldürmek için görevlendirildim”</strong></p>

<p>Yıllar sonra Arjantin’in başkenti Buenos Aires’teki bir hapishaneden gelen mektup, Dündar’ın hayatındaki en sıra dışı gelişmelerden birinin kapısını araladı.</p>

<p>Mektubu gönderen kişi, Dündar’ı öldürmekle görevlendirildiğini söylüyor ve gazeteciyle konuşmak istediğini belirtiyordu.</p>

<p>Dündar, bu olağanüstü buluşmayı kabul etti.</p>

<p>Bu karşılaşmanın ardından yürütülen araştırmalar, yalnızca kendisine yönelik suikast planının değil, farklı güç odakları arasındaki bağlantıların da izini sürmeye başladı. Hikâye; iktidar, istihbarat servisleri, organize suç ve terör arasındaki gizli ilişkilerin sorgulandığı daha geniş bir tabloya dönüştü.</p>

<p><strong>Kitaptan sahneye: “Katilimle Karşılaştım”</strong></p>

<p>Dündar, yaşadığı bu sıra dışı süreci “Katilimle Karşılaştım – Bir Gazeteci ve İktidarın Karanlık Yüzü” adlı kitabında kaleme aldı.</p>

<p>Şimdi ise bu hikâyeyi ilk kez sahneye taşıyor.</p>

<p>“KATİLİMLE TANIŞTIM | Can Dündar ile Canlı Anlatım” başlıklı programda Dündar; kendisini öldürmekle görevlendirildiğini söyleyen adamdan aldığı mektupla başlayan süreci, yaptığı araştırmaları ve ortaya çıkan karanlık ilişkileri kendi tanıklıklarıyla anlatacak.</p>

<p>Anlatı boyunca kişisel tanıklıkların yanı sıra özel video görüntüleri, fotoğraflar ve belgesel materyaller de izleyiciyle buluşacak.</p>

<p><strong>Gerçeğin peşinde bir gazetecinin anlatısı</strong></p>

<p>Can Dündar’ın canlı anlatımı, yalnızca bir suikast hikâyesini değil, gerçeği ortaya çıkarmaya çalışan bir gazetecinin karşı karşıya kaldığı tehditleri, korkuyu, cesareti ve bağımsız gazeteciliğin önemini ele alıyor.</p>

<p>Sahnedeki anlatı, izleyiciyi olayların perde arkasına götürürken şu soruyu da gündeme getiriyor: Bir gazeteci, gerçeğin peşinden gittiğinde ne kadar ileri gitmeye hazır olmalı ve bunun bedeli ne olabilir?</p>

<p>Dündar’ın yaşadıkları üzerinden şekillenen bu hikâye, kişisel bir hesaplaşmanın ötesine geçerek gazetecilik, iktidar ve özgürlük üzerine düşündürücü bir anlatıya dönüşüyor.</p>

<p><strong>Hamburg’da buluşma</strong></p>

<p>Can Dündar, bu sıra dışı hikâyeyi anlatmak üzere 4 Eylül saat 20.00’de Hamburg’da izleyicilerle buluşacak.</p>

<p>Etkinlik Türkçe gerçekleştirilecek. Almanca konuşan izleyiciler için program boyunca eşzamanlı Almanca çeviri sunulacak.</p>

<p>Canlı anlatımın ardından seyircilerin sorularını yöneltebileceği bir söyleşi ve soru-cevap bölümü gerçekleştirilecek. Programın sonunda ise kitap imza etkinliği düzenlenecek.</p>

<p>Bir gazetecinin peşine düşen bir suikast emri, yıllar sonra gelen bir mektup ve o mektupla açılan karanlık bir dünyanın hikâyesi…</p>

<p>Can Dündar, “KATİLİMLE TANIŞTIM” diyerek bu kez yalnızca kendi hikâyesini değil, iktidarın karanlık yüzünde saklı kalan gerçekleri de sahneye taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, HAMBURG, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/katilimle-tanistim-can-dundar-hamburgda</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/can-dundar-4.jpg" type="image/jpeg" length="71077"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rotterdam'da yaşamını kaybeden Haydar Kutan Dersim'de sonsuzluğa uğurlandı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/rotterdamda-yasamini-kaybeden-haydar-kutan-dersimde-sonsuzluga-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rotterdamda-yasamini-kaybeden-haydar-kutan-dersimde-sonsuzluga-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda’da yaşamını yitiren Haydar Kutan (Kazım Cihan), Rotterdam’da düzenlenen uğurlama töreninin ardından, vasiyeti üzerine 17 Haziran 2005’te Mercan Vadisi’nde katledilen 17’lerin yanında toprağa verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hollanda’nın Rotterdam kentinde 24 Ağustos 2026’da yaşamını yitiren Haydar Kutan (Kazım Cihan), 29 Ağustos’ta düzenlenen anma töreninin ardından son yolculuğuna Dersim’de uğurlandı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa’nın farklı ülkelerinden ve kentlerinden gelen yüzlerce devrimci, demokrat, dost ve yoldaşı, Kutan’ı Rotterdam’daki törende yalnız bırakmadı.</p>

<p>Haydar Kutan’ın yaşamı ve mücadelesi üzerine yapılan konuşmaların ardından, severek dinlediği ve söylediği “Dağ Dumandır” marşı törene katılanlar tarafından hep birlikte söylendi.</p>

<p><img alt="" height="326" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/kutan.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Değişik demokratik çevrelerden devrimcilerin yoğun şekilde katıldığı uğurlama etkinliği, Enternasyonal Marşı’nın kitlesel olarak söylenmesiyle sona erdi.</p>

<p><strong>Dersim'de sonsuzluğa uğurlandı</strong></p>

<p>Rotterdam’daki anma törenin ardından Haydar Kutan’ın cenazesi Dersim’e götürüldü.</p>

<p>Dersim Cemevi’nde düzenlenen uğurlama törenine Kutan’ın ailesi, yoldaşları ve kurum temsilcilerinin yanı sıra ülkenin farklı bölgelerinden gelen çok sayıda devrimci demokrat katıldı.</p>

<p><img alt="" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/h-kutan.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p>Törenin ardından Kutan’ın cenazesi, vasiyeti doğrultusunda 17 Haziran 2005’te Mercan Vadisi’nde katledilen 17’lerin yanında (MKP/HKO mensubu devrimciler) toprağa verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GÖÇ POLİTİKALARI, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SAĞLIK, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/rotterdamda-yasamini-kaybeden-haydar-kutan-dersimde-sonsuzluga-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 15:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/haydar-hoca-1.jpg" type="image/jpeg" length="86341"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fazıl Say’dan Elbphilharmonie’de unutulmaz konser]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/fazil-saydan-elbphilharmoniede-unutulmaz-konser</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/fazil-saydan-elbphilharmoniede-unutulmaz-konser" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyaca ünlü Türk piyanist ve besteci Fazıl Say, Almanya’nın Hamburg kentindeki Elbphilharmonie Konser Salonu’nda düzenlenen özel bir konserde sahne aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hamburg Devlet Filarmoni Orkestrası’nın (Philharmonisches Staatsorchester Hamburg) şef Omer Meir Wellber yönetiminde gerçekleştirdiği konser, Elbphilharmonie Büyük Salonu’nda büyük ilgi gördü.</strong></p>

<p><strong>Süheyla KAPLAN</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“ZeitenLos” temalı özel program</p>

<p>2026/27 konser sezonunun, Ludwig van Beethoven’ın ölümünün 200. yıl dönümüne ithaf edildiği belirtilen konserde, şef Wellber “ZeitenLos” (Zamansız) başlıklı özgün bir düzenleme sundu. Wellber, Beethoven’ın dokuz senfonisinden 37 bölümü yeniden bir araya getirerek yeni tınısal alanlar oluşturdu.</p>

<p><img alt="" height="473" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/00-7.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="636" /></p>

<p>Konserin açılışını Pyotr Çaykovski’nin “Fatum” (Kader) senfonik fantezisi yaptı. Ardından sahneye çıkan Fazıl Say, kendi bestelediği 3 numaralı Piyano Konçertosu “Silence of Anatolia” (Anadolu’nun Sessizliği) eserini seslendirdi.</p>

<p><img alt="" height="470" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/000-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="629" /></p>
<iframe src="https://www.facebook.com/plugins/video.php?height=476&href=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2Freel%2F27710960771940303%2F&show_text=true&width=267&t=0" width="267" height="591" style="border:none;overflow:hidden" scrolling="no" frameborder="0" allowfullscreen="true" allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; picture-in-picture; web-share" allowFullScreen="true"></iframe>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GÖÇ POLİTİKALARI, HAMBURG, KÜLTÜR, MEDYA, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/fazil-saydan-elbphilharmoniede-unutulmaz-konser</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/29.JPG" type="image/jpeg" length="59526"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ulm’da yaşayan Alman vatandaşı Ferdi Soylu, Türkiye’de tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/ulmda-yasayan-alman-vatandasi-ferdi-soylu-turkiyede-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/ulmda-yasayan-alman-vatandasi-ferdi-soylu-turkiyede-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulm’da yaşayan 46 yaşındaki Ferdi Soylu, Türkiye’de “terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla yaklaşık iki haftadır Sincan Cezaevi’nde tutuluyor. Ailesi, suçlamalara ilişkin şu ana kadar somut bir delil ortaya konulmadığını belirterek sürecin aydınlatılmasını istiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya’nın Ulm kentinde yaşayan 46 yaşındaki Ferdi Soylu, tatil için gittiği Türkiye’de yaklaşık iki hafta önce tutuklandı. Dört kız çocuğu babası olan Soylu, Ankara’daki Sincan Cezaevi’nde tutuluyor.</strong></p>

<p>Türk makamlarının Soylu hakkında “terör örgütüne üyelik” suçlamasında bulunduğu belirtilirken, ailesi suçlamaların dayanağının henüz kendilerine açıklanmadığını ifade ediyor.</p>

<p>Soylu’nun kardeşi Sebahattin Soylu’ya göre olayın geçmişi, yaklaşık 14 yıl önce kızlarından birinin Ulm’daki FEZA Eğitim Derneği’nde ders desteği almasına dayanıyor. FEZA’nın, Türkiye hükümeti tarafından 2016’daki başarısız darbe girişiminden sorumlu tutulan Gülen hareketine yakın olduğu ileri sürülüyor.</p>

<p><strong>Yeşiller Partili Milletvekili Marcel Emmerich: “Suçlamalar açıklanmalı”</strong></p>

<p>Yeşiller Partisi’nden Ulm Milletvekili Marcel Emmerich de olayın aydınlatılması için Almanya Dışişleri Bakanlığı’na başvurdu.</p>

<p>Emmerich, mevcut durumda Almanya vatandaşı olan bir kişinin Türkiye’de tutuklu bulunduğunu ve kendisine yöneltilen somut suçlamaların kamuoyunca bilinmediğini belirterek, Dışişleri Bakanlığı’ndan bilgi istedi.</p>

<p>Milletvekili Marcel Emmerich, konuyla ilgili yaptığı açıklamalarda Türkiye’den suçlamaların açıkça ortaya konulmasını ve Ferdi Soylu hakkında hukukun üstünlüğü ilkelerine uygun bir süreç yürütülmesini istedi.</p>

<p>Almanya Dışişleri Bakanlığı ise dosyadan haberdar olduğunu ve Ferdi Soylu’ya konsolosluk desteği sağlandığını açıkladı. Bakanlık, kişisel verilerin korunması ve ilgili kişinin hakları nedeniyle dosyanın ayrıntıları hakkında daha fazla bilgi veremeyeceğini bildirdi.</p>

<p>Ancak Soylu’nun kardeşi Sebahattin Soylu, henüz Almanya’nın Ankara Büyükelçiliği’nden kardeşiyle ilgili doğrudan bir ziyaret gerçekleşmediğini söylüyor.</p>

<p><strong>Soylu 2003’ten beri Almanya’da yaşıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ailesi Ferdi Soylu’nun suçsuz olduğunu savunuyor. Soylu, 2003 yılından bu yana Almanya’da yaşıyor ve yaklaşık 15 yıldır Alman vatandaşlığına sahip.</p>

<p>Kardeşi Sebahattin Soylu’nun verdiği bilgilere göre Ferdi Soylu, Almanya’da yaşamasına rağmen neredeyse her yıl Türkiye’ye gidiyordu. Son ziyaretini ise geçen yıl Noel’den kısa süre önce gerçekleştirmişti.</p>

<p><strong>Türkiye’de tutuklu veya yargılanan Alman vatandaşlarının sayısı</strong></p>

<p>2017 yılından bu yana Türkiye’de Alman vatandaşları veya çifte vatandaşlarla ilgili benzer vakaların yaşandığı belirtiliyor. Almanya Dışişleri Bakanlığı ve diğer ilgili makamların verdiği bilgilere göre, o dönemde Türkiye’de yaklaşık 85 kişi yargı süreciyle karşı karşıyaydı. Bugün ise bu sayının 144’e ulaştığı ifade ediliyor. Bu kişilerin bir kısmının cezaevinde bulunduğu, bir kısmının ise Türkiye’den çıkışına izin verilmediği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/ulmda-yasayan-alman-vatandasi-ferdi-soylu-turkiyede-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/soylu-3.JPG" type="image/jpeg" length="54401"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da Yüksel Koç’un PKK yöneticiliği iddiasıyla yargılanması isteniyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-yuksel-kocun-pkk-yoneticiligi-iddiasiyla-yargilanmasi-isteniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-yuksel-kocun-pkk-yoneticiligi-iddiasiyla-yargilanmasi-isteniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da PKK’nin Avrupa yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Yüksel Koç hakkında iddianame hazırlandı. Savcılık, Koç'un 2016-2023 yılları arasında örgütün Avrupa yapılanmasının yönetiminde yer aldığını ve propaganda faaliyetlerini koordine ettiğini öne sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya Federal Başsavcılığı, PKK’nin Avrupa yapılanmasının yönetim kademesinde yer aldığı öne sürülen Yüksel Koç hakkında iddianame hazırladı.</strong></p>

<p><strong>Süheyla KAPLAN</strong></p>

<p>Savcılık, Koç'un 2016-2023 yılları arasında örgütün Avrupa yapılanmasında görev aldığını ve propaganda faaliyetlerinin koordinasyonunda rol oynadığını ileri sürdü.</p>

<p>Federal Başsavcılığın açıklamasına göre iddianame, 6 Ağustos 2026’da Hamburg Yüksek Eyalet Mahkemesi Devlet Güvenliği Dairesine sunuldu. Yüksel Koç, Almanya’da yabancı terör örgütü olarak kabul edilen PKK’ye üye olmak ve örgüt adına faaliyet yürütmekle suçlanıyor.</p>

<p>[related-posts id="115970" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>PKK’NİN AVRUPA YAPILANMASINDA YÖNETİCİLİKLE SUÇLANIYOR</strong></p>

<p>Savcılığın iddianamesinde yer alan suçlamalara göre Yüksel Koç, Haziran 2016 ile Temmuz 2023 arasında Avrupa Kürt Demokratik Toplumlar Kongresi’nin (KCDK-E) eş başkanlığını yürüttü. Federal Başsavcılık, Koç'un bu görevi sırasında PKK’nin Avrupa yapılanmasının yönetim kademesinde bulunduğunu öne sürdü.</p>

<p>Savcılığa göre Koç, Avrupa yapılanmasının yönetiminden gelen talimatları uyguladı ve örgütün Avrupa’daki kamuoyu oluşturma ve propaganda faaliyetlerinin koordinasyonu ile yürütülmesinde görev aldı. Koç'un çeşitli etkinliklerde konuşmalar yaptığı, PKK’nin farklı örgütsel kademeleriyle ve örgüte bağlı veya örgüte yakın medya kuruluşlarıyla birlikte çalıştığı da iddianamede öne sürüldü.</p>

<p><strong>2025’TE TUTUKLANMIŞTI</strong></p>

<p>Yüksel Koç, 20 Mayıs 2025’te Bremen’de gözaltına alınarak tutuklandı. Hakkındaki tutuklama kararının, Federal Yüksek Mahkeme soruşturma hâkimi tarafından 1 Ağustos 2025’te uygulanmaktan kaldırıldığı belirtildi. Federal Başsavcılığın talebi üzerine tutuklama kararı 7 Mayıs 2026’da tamamen kaldırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[related-posts id="116190" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p>Alman makamları, Koç hakkındaki suçlamaların Alman Ceza Kanunu’nun 129a ve 129b maddeleri kapsamında bulunduğunu bildirdi. İddianamenin kabul edilip edilmeyeceğine ve davanın açılıp açılmayacağına Hamburg Yüksek Eyalet Mahkemesi karar verecek.</p>

<p>PKK, Mayıs 2025’te örgütün feshedildiğini ve Türkiye devletine karşı onlarca yıldır sürdürdüğü silahlı mücadelenin sona erdiğini açıklamıştı.</p>

<p>Yüksel Koç hakkındaki iddianamenin hazırlanması, kendisinin suçlu bulunduğu anlamına gelmiyor. Hakkındaki nihai karar, yargılama sonucunda verilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DERNEKLER, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-yuksel-kocun-pkk-yoneticiligi-iddiasiyla-yargilanmasi-isteniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 07:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/y-koc.JPG" type="image/jpeg" length="41492"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
