<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 29 Sep 2026 19:23:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Direksiyon sisteminde arıza riski: Volkswagen 1 milyona yakın aracı geri çağırdı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/direksiyon-sisteminde-ariza-riski-volkswagen-1-milyona-yakin-araci-geri-cagirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/direksiyon-sisteminde-ariza-riski-volkswagen-1-milyona-yakin-araci-geri-cagirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alman otomotiv grubu Volkswagen, direksiyon sisteminde yaşanabilecek sorun nedeniyle Almanya’da yaklaşık 1 milyon aracı geri çağırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Federal Motorlu Taşımacılık Dairesi’nin (KBA) verilerine göre Volkswagen, Audi ve SEAT markalarının bazı modellerinde direksiyon sistemindeki bir vidanın korozyon nedeniyle kırılma riski bulunuyor. Söz konusu arızanın direksiyon hâkimiyetinin tamamen kaybedilmesine yol açabileceği belirtiliyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p dir="ltr">Sorunun giderilmesi için direksiyon bağlantısında kullanılan vidanın, korozyona karşı daha dayanıklı yeni bir vidayla değiştirilmesi gerekiyor.</p>

<p dir="ltr">Geri çağırma kapsamında Volkswagen’in Tiguan, Touran, Golf Variant, Caddy ve Golf modelleri bulunuyor. 24 Eylül 2013 ile 1 Temmuz 2024 tarihleri arasında üretilen araçları kapsayan geri çağırmada dünya genelinde yaklaşık 2,16 milyon aracın potansiyel olarak etkilendiği, bunların yaklaşık 900 bininin Almanya’da bulunduğu bildiriliyor.</p>

<p dir="ltr">Audi tarafında ise 31 Ekim 2017 ile 23 Mayıs 2024 tarihleri arasında üretilen Q3 modelleri geri çağırma kapsamında yer alıyor. Dünya genelinde yaklaşık 700 bin aracın potansiyel olarak etkilendiği belirtilirken, Almanya’da bu sayı 58 bin 555 olarak açıklandı.</p>

<p dir="ltr">Aynı sorun SEAT’ın Ateca ve Tarraco modellerinde de tespit edildi. Nisan 2016 ile Eylül 2024 arasında üretilen araçları kapsayan geri çağırma kapsamında dünya genelinde 66 bin 224 aracın, Almanya’da ise 43 bin 574 aracın bulunduğu bildirildi.</p>

<p dir="ltr">KBA’nın geri çağırma kayıtlarına göre Volkswagen için 17016R, Audi için 17014R ve SEAT için 17017R referans numaralarıyla kayıt altına alınan işlemlerde, araçlardaki direksiyon bağlantı vidalarının daha korozyona dayanıklı vidalarla değiştirilmesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, SAĞLIK, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/direksiyon-sisteminde-ariza-riski-volkswagen-1-milyona-yakin-araci-geri-cagirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/vw-4.JPG" type="image/jpeg" length="46344"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD, İsrail ve Arap ülkelerinin komutanları Almanya’da gizli toplantıda buluştu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/abd-israil-ve-arap-ulkelerinin-komutanlari-almanyada-gizli-toplantida-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/abd-israil-ve-arap-ulkelerinin-komutanlari-almanyada-gizli-toplantida-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD, İsrail ve yedi Arap ülkesinden üst düzey askeri yetkililerin, İran savaşı ve Ortadoğu’daki artan gerilimi görüşmek üzere geçen hafta Almanya’da kamuoyuna önceden duyurulmayan bir toplantıda bir araya geldiği ortaya çıktı. Toplantıya İsrail ile diplomatik ilişkisi bulunmayan bazı Arap ülkelerinin genelkurmay başkanlarının da katılması dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>ABD merkezli Axios haber sitesinin iki İsrailli yetkiliye dayandırdığı haberine göre, toplantı ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper tarafından organize edildi. Görüşmede İran’la devam eden savaş, bölgedeki güvenlik durumu ve askeri işbirliği olanakları ele alındı.</strong></p>

<p dir="ltr">Toplantının Almanya’daki bir kayak merkezinde gerçekleştirildiği bildirildi. Katılımcı ülkeler arasında ABD’nin yanı sıra İsrail, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Kuveyt, Katar, Ürdün ve Mısır yer aldı.</p>

<p dir="ltr">Toplantıya katılan ülkelerden hiçbiri buluşmayı önceden kamuoyuna açıklamadı. Ancak CENTCOM daha sonra Almanya’da sekiz ülkeden üst düzey askeri liderlerin katıldığı planlı bir konferansa ev sahipliği yaptığını doğruladı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, görüşmelerde Ortadoğu’da güvenlik işbirliğini geliştirmeye yönelik fırsatların ele alındığını bildirdi.</p>

<p dir="ltr"><strong>İran savaşı ve bölgesel gerilim masadaydı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Axios’un aktardığına göre Amiral Brad Cooper, toplantıya katılan komutanlara İran’ın ABD üslerine yönelik saldırılarına rağmen Amerikan askerlerinin bölgeden çekilmeyeceği mesajını verdi.</p>

<p dir="ltr">Cooper ayrıca ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğini artırmaya yönelik planları hakkında katılımcılara bilgi verdi. Hürmüz Boğazı, küresel enerji taşımacılığı açısından stratejik öneme sahip kritik bir geçiş noktası olarak öne çıkıyor.</p>

<p dir="ltr">İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Eyal Zamir’in de İsrail ordusunun farklı cephelerde yürüttüğü operasyonlar hakkında toplantıya katılan askeri yetkililere bilgi verdiği bildirildi.</p>

<p dir="ltr"><strong>İsrail ile Arap ülkeleri aynı masada</strong></p>

<p dir="ltr">Toplantının dikkat çeken yönlerinden biri, İsrail ile diplomatik ilişkisi bulunmayan bazı Arap ülkelerinin askeri liderlerinin İsrailli mevkidaşlarıyla aynı toplantıda yer alması oldu.</p>

<p dir="ltr">Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Ürdün ve Mısır'ın yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'in askeri yetkilileri toplantıya katıldı. Bu ülkelerin İsrail ile ilişkileri farklı düzeylerde bulunurken, toplantının ortak askeri ve güvenlik başlıkları etrafında gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<p dir="ltr">Axios’a göre toplantı, ABD, İsrail ve bölgedeki bazı Arap ülkeleri arasındaki askeri koordinasyonun İran savaşı sırasında daha da geliştiği bir dönemde gerçekleşti.</p>

<p dir="ltr"><strong>İsrail-Suudi Arabistan askeri işbirliği gündemde</strong></p>

<p dir="ltr">Görüşmenin bir diğer önemli başlığının ise Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları olduğu bildirildi.</p>

<p dir="ltr">Axios’a konuşan kaynaklara göre İsrail ve Suudi Arabistan, ABD’nin desteğiyle Husilere karşı olası bir askeri işbirliğini değerlendirmeye başladı. Bu kapsamda İsrail’in Suudi Arabistan’a istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) desteği sağlayabileceği seçenekler arasında bulunuyor.</p>

<p dir="ltr">Bu modelin, İsrail’in Birleşik Arap Emirlikleri’ne sağladığı bildirilen desteğe benzer olabileceği öne sürüldü.</p>

<p dir="ltr"><strong>Kızıldeniz ve Babülmendep gerilimi</strong></p>

<p dir="ltr">Toplantı, Kızıldeniz ve Babülmendep çevresindeki güvenlik geriliminin yükseldiği bir dönemde gerçekleştirildi.</p>

<p dir="ltr">Axios’un aktardığına göre İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları son dönemde yoğunlaşırken, Babülmendep Boğazı çevresindeki gelişmeler de bölgesel güvenlik gündeminin önemli başlıklarından biri haline geldi. Axios ayrıca Husilerin bölgedeki gemi trafiği üzerindeki kontrolünü artırdığını bildirdi.</p>

<p dir="ltr">ABD, İsrail ve Arap ülkelerinin askeri liderlerini Almanya’da bir araya getiren toplantının, Ortadoğu’daki savaş ve gerilimlerin bölge ülkeleri arasındaki askeri koordinasyonu artırdığı bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, DÜNYA, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/abd-israil-ve-arap-ulkelerinin-komutanlari-almanyada-gizli-toplantida-bulustu</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/1-224.jpg" type="image/jpeg" length="55899"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da silah operasyonu: 165 sahte Glock tabancası ele geçirildi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-silah-operasyonu-165-sahte-glock-tabancasi-ele-gecirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-silah-operasyonu-165-sahte-glock-tabancasi-ele-gecirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Köln ve Wuppertal kentlerinde yasa dışı silah ticaretine yönelik düzenlenen operasyonda 165 yarı otomatik tabanca ele geçirildi. 9 milimetre çapındaki silahların Glock marka tabancaların taklitleri olduğu belirtilirken, operasyon kapsamında altı şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Alman gümrük soruşturma ekipleri, yasa dışı silah ticareti yaptığı öne sürülen bir gruba yönelik kapsamlı operasyon düzenledi. </strong></p>

<p>Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki Köln ve Wuppertal kentlerinde 4 Eylül Cuma günü gerçekleştirilen baskınlarda toplam 165 yarı otomatik tabanca ele geçirildi.</p>

<p>Frankfurt am Main Gümrük Soruşturma Dairesi tarafından yapılan açıklamaya göre, operasyon Frankfurt Savcılığı'nın talimatıyla gerçekleştirildi. Ele geçirilen silahların 9 milimetre Luger çapında ve dünyaca tanınan Glock marka tabancaların taklitleri olduğu tespit edildi.</p>

<p><img alt="" height="800" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/silah-3.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Operasyonda tabancaların yanı sıra çok sayıda şarjör ve elektronik depolama cihazına da el konuldu.</p>

<p><strong>Altı şüpheli gözaltına alındı</strong></p>

<p>Operasyon kapsamında altı şüpheli yakalanırken, soruşturmanın toplam yedi kişi hakkında yürütüldüğü bildirildi.</p>

<p>Şüphelilerin yaşlarının 20 ile 36 arasında değiştiği, soruşturma makamlarının verdiği bilgilere göre grupta bir Suriye, bir Alman ve beş Türk vatandaşı bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Yetkililer, operasyon sırasında dört kişinin geçici olarak gözaltına alındığını, daha sonra iki şüpheli hakkında tutuklama kararı verildiğini açıkladı. İki şüpheli hakkında ise daha önceden çıkarılmış tutuklama emri bulunduğu bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Soruşturma mart ayından beri gizli yürütülüyordu</strong></p>

<p>Yasa dışı silah ticareti şüphesine ilişkin soruşturmanın Mart 2026'da başlatıldığı ve operasyon gününe kadar gizli şekilde sürdürüldüğü belirtildi.</p>

<p><img alt="" height="640" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/zoll.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Frankfurt Gümrük Soruşturma Dairesi ile Frankfurt Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın merkezinde, şüphelilerin yasa dışı silah ticareti faaliyetleri bulunuyor.</p>

<p>Operasyona Frankfurt Gümrük Soruşturma Dairesinin yanı sıra Köln ve Düsseldorf polis teşkilatları ile Federal Kriminal Dairesi (BKA) ekipleri de katıldı.</p>

<p><strong>Silah Kanunu ihlali </strong></p>

<p>Yetkililer, şüpheliler hakkında Silah Kanunu'na ve vergi mevzuatına aykırılıktan soruşturma yürütüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Soruşturmanın halen devam etmesi nedeniyle güvenlik güçleri olayın arka planı, silahların kaynağı ve olası alıcıları hakkında şu aşamada daha fazla bilgi vermedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-silah-operasyonu-165-sahte-glock-tabancasi-ele-gecirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 20:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/silah-2.jpg" type="image/jpeg" length="56163"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Korsanlar Berlin Hükümeti’nden fidye İstedi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/korsanlar-berlin-hukumetinden-fidye-istedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/korsanlar-berlin-hukumetinden-fidye-istedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın başkenti Berlin’de kamu yönetiminin bilgisayar ağına düzenlenen siber saldırıda ele geçirilen yaklaşık 1,44 milyon dosya Dark Web’de yayımlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Rhysida” adlı fidye yazılımı grubu, yaklaşık 5,8 terabaytlık veriyi yayımlamamak karşılığında Berlin Senatosu’ndan 30 Bitcoin, yani yaklaşık 2 milyon euro talep etmişti. Berlin yönetimi fidyeyi ödemeyi reddederken, saldırının ardından kişisel verilerden kritik altyapılara ilişkin bilgilere kadar çok sayıda hassas içeriğin güvenlik riski oluşturabileceği belirtiliyor.</strong></p>

<p><strong>1,44 milyon dosya internete sızdırıldı</strong></p>

<p>Berlin eyalet yönetimine yönelik saldırının ardından fidye talebinde bulunan Rhysida grubu, 4 Eylül Cuma günü verdiği sürenin dolmasının ardından çaldığını iddia ettiği verileri Dark Web’de yayımladı.</p>

<p>Berlin Senatosu, daha önce yaptığı açıklamada grubun elinde yaklaşık 5,7 terabayt veri bulunduğunu bildirmiş ve verilerin yayımlanmasının önüne geçmek için talep edilen 30 Bitcoin’i ödemeyeceğini açıklamıştı. Cuma günü ise çalınan veri paketinin yayımlandığı doğrulandı. Güncel bilgilere göre yayımlanan veri yaklaşık 1,44 milyon dosya ve 5,8 terabayt büyüklüğünde.</p>

<p>Saldırının 7-12 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştiği, Berlin yönetiminin ise ihlali 14 Ağustos’ta fark ettiği bildirildi. Saldırıdan özellikle Berlin Senatosu’nun şehir planlama, inşaat ile ulaşım ve çevre alanlarından sorumlu birimleri etkilenmişti.</p>

<p><strong>Personel dosyaları ve vatandaşlara ait bilgiler de risk altında</strong></p>

<p>Yayımlanan verilerin tamamının içeriği henüz güvenlik birimleri tarafından incelenmiş değil. Berlin Senatosu, IT adli bilişim uzmanlarının milyonlarca dosyayı yoğun biçimde incelemeyi sürdürdüğünü açıkladı.</p>

<p>Şimdiye kadar yapılan incelemelerde, kamu çalışanlarına ait kişisel bilgiler, personel dosyaları, çalışma belgeleri ve bazı maaş bilgilerinin yanı sıra vatandaşlar ve şirketlere ilişkin verilerin de sızmış olabileceği belirtiliyor. Yetkililer, incelemeler sonucunda belirli kişilerin etkilendiğinin tespit edilmesi halinde ilgili kişilerin bilgilendirileceğini duyurdu.</p>

<p>Berlin yönetimi, kendi verilerinin yayımlandığını veya dolandırıcılık ve kimlik hırsızlığı gibi suçlarda kullanıldığını öğrenen vatandaşlara polise suç duyurusunda bulunmaları çağrısı yaptı.</p>

<p><strong>Kritik altyapılarla ilgili hassas bilgiler</strong></p>

<p>Siber saldırının boyutu, yalnızca kişisel verilerin çalınmasıyla sınırlı kalmayabileceği endişesini de beraberinde getirdi.</p>

<p>Çeşitli medya kuruluşlarının ve siber güvenlik uzmanlarının incelediği dosyalarda, Berlin’in kritik altyapısına ilişkin analizler, kamu tesisleri, enerji ve su altyapısı, acil durum planları ve güvenlik açısından hassas kabul edilen bazı kurumlara ilişkin belgelerin bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Tagesspiegel’in aktardığı bilgilere göre yayımlanan belgeler arasında ısı santralleri, yakıt depoları, acil durum enerji sistemleri ve elektrik dağıtım tesisleri gibi kritik altyapılarla bağlantılı içeriklerin yanı sıra cezaevleri, su tesisleri, savunma ve güvenlik alanlarına ilişkin bazı belgeler de yer alıyor.</p>

<p>Ayrıca Berlin’deki su altyapısının durumuna ilişkin hassas bilgilerin de ele geçirilen belgeler arasında bulunduğu yönünde incelemeler yapılıyor.</p>

<p><strong>Bundesrat ve federal kurumlara ilişkin belgeler de inceleniyor</strong></p>

<p>Saldırının etkilerinin Berlin eyalet yönetimiyle sınırlı olup olmadığı da araştırılıyor.</p>

<p>Yayımlanan veriler arasında federal düzeydeki bazı çalışmalara ilişkin belgelerin bulunduğu yönündeki haberlerin ardından Almanya’daki federal güvenlik birimleri de inceleme başlattı. Tagesspiegel’in aktardığı bilgilere göre, Federal Başbakanlık binasının genişletilmesine ilişkin 550’den fazla dosyanın yanı sıra çeşitli kurumların rapor, plan ve görüşlerinin de veri paketinde yer aldığı bildirildi.</p>

<p>Federal hükümet ve güvenlik makamları, Berlin’de yayımlanan verilerin kendi sistemleri ve güvenlik açısından oluşturabileceği riskleri incelemeye devam ediyor. Bundeswehr de olası güvenlik risklerinin değerlendirilmesinin ardından gerekli önlemlerin alınacağını açıkladı.</p>

<p><strong>Berlin: “Şantaja boyun eğmeyeceğiz”</strong></p>

<p>Berlin yönetimi, saldırganların fidye talebini kabul etmeme kararını sürdürdü.</p>

<p>Berlin Eyaleti Dijitalleşmeden Sorumlu Baş Yetkilisi Florian Hauer, “Berlin kendisine yönelik şantaja boyun eğmeyecek” açıklamasında bulunurken, eyalet yönetimi güvenlik makamlarıyla birlikte saldırının sonuçlarını araştırmayı ve kamu ağının güvenliğini artırmayı sürdüreceğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Berlin Senatosu, fidye ödenmemesinin ardından yayımlanan verilerin kapsamının belirlenmesi için kriz yönetimini sürdürürken, Berlin Eyalet Kriminal Dairesi, savcılık, veri koruma makamları ve Federal Bilgi Güvenliği Dairesi (BSI) dahil olmak üzere çeşitli kurumlar soruşturma ve incelemelere dahil edildi.</p>

<p><strong>Kimlik hırsızlığı ve oltalama saldırısı uyarısı</strong></p>

<p>Uzmanlar, yayımlanan kişisel verilerin yalnızca doğrudan kimlik hırsızlığı amacıyla değil, daha inandırıcı dolandırıcılık ve oltalama saldırıları için de kullanılabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Saldırganların bir kişi hakkında ne kadar fazla bilgiye ulaşması, o kişinin kimliğine bürünerek sahte işlemler gerçekleştirmelerini kolaylaştırabiliyor. Özellikle kamu çalışanları, Berlin yönetimiyle iş yapan şirketler ve daha önce etkilenen kurumlarla iletişim kurmuş kişiler açısından hedefli kimlik avı saldırılarının artabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Berlin Senatosu da verilerinin yayımlandığını veya suç amacıyla kullanıldığını düşünen kişilere polis başvurusunda bulunmaları çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Saldırının arkasındaki grup: Rhysida</strong></p>

<p>Saldırıyı üstlenen Rhysida, Avrupa ve ABD’de çeşitli kurumlara yönelik fidye yazılımı saldırılarıyla ilişkilendirilen bir siber suç grubu olarak biliniyor.</p>

<p>Berlin yönetimi, grubun daha önce farklı ülkelerdeki hedeflere yönelik saldırılarla bağlantılı olduğunu belirtirken, şu aşamada saldırının arkasında siyasi bir motivasyon bulunduğuna ilişkin resmi bir bulgu açıklanmadı.</p>

<p><strong>Soruşturma ve veri incelemesi sürüyor</strong></p>

<p>Berlin yönetimi, saldırı sonrasında eyalet ağında yeni bir sızma olduğuna ilişkin şu aşamada herhangi bir bulgu bulunmadığını açıkladı. Ancak adli bilişim incelemeleri devam ediyor ve daha fazla verinin saldırganlar tarafından ele geçirilip geçirilmediği araştırılıyor.</p>

<p>Yetkililer, yayımlanan yaklaşık 1,44 milyon dosyanın tamamının incelenmesinin zaman alacağını belirtirken, hangi kişilerin, kurumların ve kritik altyapıların etkilendiğinin belirlenmesine yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Berlin yönetimi, tespit edilen mağdurlarla risk durumuna göre iletişime geçileceğini açıkladı.</p>

<p>Siber saldırının, 20 Eylül 2026’da yapılacak Berlin Eyalet Meclisi seçimlerini etkileyip etkilemediği de ayrıca takip ediliyor. Mevcut bilgilere göre seçim altyapısının doğrudan etkilendiğine ilişkin bir bulgu bulunmuyor; ancak saldırının yol açtığı güvenlik incelemeleri nedeniyle bazı kamu hizmetlerinde daha önce geçici kısıtlamalar yaşanmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/korsanlar-berlin-hukumetinden-fidye-istedi</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/korsanlar-1.JPG" type="image/jpeg" length="79514"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya ve Belçika'da savunma sektöründeki şirketlere kundaklama]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-ve-belcikada-savunma-sektorundeki-sirketlere-kundaklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanya-ve-belcikada-savunma-sektorundeki-sirketlere-kundaklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Münih kentinde savunma ve teknoloji sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin bulunduğu Berg am Laim semtindeki bir şantiyeye kundaklama düzenekleriyle saldırı düzenlenirken, Belçika’nın Liege kentinde İsrail Havacılık ve Uzay Sanayii’ne (IAI) ait bir şirketin binasında kundaklama meydana geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Münih’te Çarşamba gününü Perşembe’ye bağlayan gece yarısı, Berg am Laim semtindeki Mühldorfstraße’de bulunan bir şantiyeye araçtan çok sayıda kundaklama düzeneği atıldı.</p>

<p>Bir görgü tanığının ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Düzeneklerden en az biri, inşaat konteynerlerinin bulunduğu alanda yangına neden oldu. Polis ekipleri yangını kısa sürede söndürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Polis, olayda daha büyük çaplı bir hasar meydana gelmediğini açıkladı.</p>

<p><strong>Patlamayan düzenek kontrollü şekilde etkisiz hale getirildi</strong></p>

<p>Polis ekipleri olay yerinde patlamamış bir başka kundaklama düzeneği buldu. Bunun üzerine bölge güvenlik çemberine alınırken, Bavyera Eyalet Kriminal Dairesi’nin (LKA) özel ekipleri olay yerine çağrıldı.</p>

<p>Uzman ekipler, patlamayan düzeneği kontrollü şekilde etkisiz hale getirdi.</p>

<p>Saldırının ardından polis bölgede geniş çaplı arama başlattı. Yakındaki bir akaryakıt istasyonunda 28 yaşındaki bir kadın ile 38 yaşındaki bir erkek gözaltına alındı.</p>

<p>Polis sözcüsü, iki şüphelinin Bulgaristan vatandaşı olduğunu açıkladı. Şüphelilerin saldırıyla bağlantılarının bulunup bulunmadığı soruşturuluyor.</p>

<p><strong>Siyasi bağlantı araştırılıyor</strong></p>

<p>Soruşturmayı Bavyera Eyalet Kriminal Dairesi devraldı. LKA, olayın savunma sektöründe faaliyet gösteren bir şirkete yönelik saldırı girişimi olabileceğini değerlendirirken, olayın siyasi bir arka planının bulunup bulunmadığını da araştırıyor.</p>

<p>LKA, saldırının hangi şirkete yönelik olduğunu resmi olarak açıklamadı.</p>

<p>Olayın meydana geldiği şantiyenin karşısında teknoloji şirketi Rohde &amp; Schwarz’ın genel merkezi bulunuyor. Bölgede savunma teknolojileri alanında faaliyet gösteren Helsing şirketinin merkezi de yer alıyor.</p>

<p>Rohde &amp; Schwarz, olay gecesi bölgede polis ve itfaiye ekiplerinin görev yaptığını doğruladı. Şirket sözcüsü, şirketin kendi işletme alanının saldırıdan etkilenmediğini açıkladı.</p>

<p>Güvenli haberleşme ve iletişim sistemleri başta olmak üzere güvenlik teknolojileri geliştiren Rohde &amp; Schwarz, Alman ordusu ve kamu kurumlarına ürün ve sistemler sağlıyor.</p>

<p><strong>Liege’de IAI bağlantılı şirketin binasında kundaklama</strong></p>

<p>Belçika’nın Liege kentinde ise İsrail Havacılık ve Uzay Sanayii’ne (IAI) ait BATS şirketinin binasında kundaklama meydana geldi.</p>

<p>Fransızca yayın yapan kamu televizyonu RTBF’nin haberine göre, Liege merkezli BATS şirketinin binasında çıkan yangının kundaklama sonucu meydana geldiği belirtildi.</p>

<p>Eylemin anonim bir grup tarafından üstlenildiği, grubun açıklamasında BATS şirketinin IAI ile olan bağlantısına dikkat çekildiği kaydedildi.</p>

<p>Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, binanın kullanılamaz hale geldiği görüldü.</p>

<p><strong>Belçika Savunma Bakanı: Aşırılık yanlıları</strong></p>

<p>Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, olayla ilgili ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, eylemi gerçekleştirenleri “aşırılık yanlıları” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Belçika’daki olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-ve-belcikada-savunma-sektorundeki-sirketlere-kundaklama</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/m-1.png" type="image/jpeg" length="71104"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Münih’te savunma şirketine saldırı girişimi: 2 kişi gözaltında]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/munihte-savunma-sirketine-saldiri-girisimi-2-kisi-gozaltinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/munihte-savunma-sirketine-saldiri-girisimi-2-kisi-gozaltinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Münih kentinde, savunma ve teknoloji sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin bulunduğu Berg am Laim semtindeki bir şantiyeye gece yarısı çok sayıda kundaklama düzeneği atıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya’nın Münih kentinde, savunma sanayisinde faaliyet gösteren şirketlerin bulunduğu Berg am Laim semtinde bir şantiyeye gece yarısı kundaklama düzenekleriyle saldırı düzenlendi.</strong></p>

<p>Düzeneklerden biri yangına neden olurken, patlamayan bir başka düzenek Bavyera Eyalet Kriminal Dairesi’nin özel ekipleri tarafından etkisiz hale getirildi. Olayla bağlantılı olabilecekleri şüphesiyle iki Bulgaristan vatandaşı gözaltına alındı.</p>

<p><strong>Gece yarısı araçtan kundaklama düzenekleri atıldı</strong></p>

<p>Olay, Çarşamba gününü Perşembe’ye bağlayan gece yarısı, Mühldorfstraße’de meydana geldi. Bir görgü tanığının polise haber vermesi üzerine ekipler bölgeye sevk edildi. Tanık, bir araçtan şantiyeye birden fazla kundaklama düzeneği atıldığını bildirdi.</p>

<p>Düzeneklerden en az biri, inşaat konteynerlerinin bulunduğu alanda yangın çıkmasına neden oldu. Olay yerine gelen polis ekipleri yangını söndürdü. Polis, daha büyük çaplı bir hasar meydana gelmediğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Olay yerinde ikinci bir düzenek bulundu</strong></p>

<p>Polis ekipleri olay yerinde patlamamış bir başka kundaklama düzeneği daha buldu. Bunun üzerine bölge geniş güvenlik çemberine alındı ve Bavyera Eyalet Kriminal Dairesi’nin özel ekipleri olay yerine çağrıldı.</p>

<p>Uzman ekipler, patlamayan düzeneği kontrollü şekilde etkisiz hale getirdi.</p>

<p><strong>İki Bulgaristan vatandaşı gözaltında</strong></p>

<p>Saldırının hemen ardından polis geniş çaplı bir arama başlattı. Yakındaki bir akaryakıt istasyonunda 28 yaşındaki bir kadın ile 38 yaşındaki bir erkek gözaltına alındı.</p>

<p>Polis sözcüsü, iki kişinin Bulgaristan vatandaşı olduğunu açıkladı. Şüphelilerin saldırıyla bağlantılarının bulunup bulunmadığı ise soruşturma kapsamında araştırılıyor.</p>

<p><strong>LKA siyasi arka planı araştırıyor</strong></p>

<p>Bavyera Eyalet Kriminal Dairesi (LKA), olayın savunma sektöründe faaliyet gösteren bir şirkete yönelik bir saldırı girişimi olabileceğini değerlendiriyor. LKA sözcüsü, saldırının siyasi bir arka planının bulunup bulunmadığının araştırıldığını açıkladı.</p>

<p>Bu nedenle soruşturmayı Bavyera Eyalet Kriminal Dairesi devraldı. LKA, saldırının hangi şirkete yönelik olduğunu ise resmi olarak açıklamadı.</p>

<p>Olayın gerçekleştiği şantiyenin önünde teknoloji şirketi Rohde &amp; Schwarz’ın genel merkezi bulunuyor. Bölgenin yakınında savunma teknolojileri alanında faaliyet gösteren Helsing şirketinin de merkezi bulunuyor.</p>

<p><strong>Rohde &amp; Schwarz’ın işletme alanı etkilenmedi</strong></p>

<p>Rohde &amp; Schwarz, olay gecesi bölgede polis ve itfaiye ekiplerinin görev yaptığını doğruladı. Şirket sözcüsü, şirketin kendi işletme alanının saldırıdan etkilenmediğini açıkladı.</p>

<p>Rohde &amp; Schwarz, güvenli haberleşme ve iletişim sistemleri başta olmak üzere güvenlik teknolojileri geliştiriyor ve Alman ordusu ile kamu kurumlarına ürün ve sistemler sağlıyor.</p>

<p><strong>2021’de de sabotaj yaşanmıştı</strong></p>

<p>Rohde &amp; Schwarz’ın çevresinde 2021 yılında da bir sabotaj olayı yaşanmıştı. Kimliği belirlenemeyen kişiler, bir inşaat çukurunda bulunan elektrik hattını ateşe vermişti.</p>

<p>Olayın ardından internette yayımlanan bir bildiride Rohde &amp; Schwarz “savunma şirketi” olarak hedef gösterilmişti. Söz konusu olay bugüne kadar aydınlatılamadı. Sabotaj nedeniyle Münih’in doğusunda yaklaşık 20 bin haneyi etkileyen elektrik kesintisi yaşanmıştı.</p>

<p>Son saldırıyla 2021’deki sabotaj arasında bağlantı olup olmadığı konusunda ise henüz resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p><strong>Soruşturma sürüyor</strong></p>

<p>Bavyera Eyalet Kriminal Dairesi ve Münih polisi, kundaklama saldırısının arka planını, olası siyasi motivasyonunu ve gözaltına alınan iki kişinin olayla bağlantısını araştırıyor. Saldırının hangi şirkete yönelik olduğu ve olayın arkasında kimlerin bulunduğu henüz açıklığa kavuşmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/munihte-savunma-sirketine-saldiri-girisimi-2-kisi-gozaltinda</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/munih1-1.jpg" type="image/jpeg" length="18648"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya denizcilik sektörü Hamburg’da buluştu: 70 ülkeden 2 bin 300 firma]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/dunya-denizcilik-sektoru-hamburgda-bulustu-70-ulkeden-2-bin-300-firma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/dunya-denizcilik-sektoru-hamburgda-bulustu-70-ulkeden-2-bin-300-firma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın önde gelen gemi inşa ve denizcilik fuarlarından Uluslararası Denizcilik Fuarı (SMM) 2026, Almanya’nın Hamburg kentinde kapılarını açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>1 Eylül’de Hamburg Fuar Merkezi’nde başlayan SMM 2026, 4 Eylül Cuma günü sona erecek. 90 bin metrekarelik alana yayılan fuarda, dünyanın 70 ülkesinden 2 bin 300 firma ürün ve hizmetlerini sergiliyor.</strong></p>

<p>Denizcilik sektörünün önde gelen buluşma noktalarından biri olarak kabul edilen fuarı bu yıl 120 ülkeden 50 binden fazla kişinin ziyaret etmesi bekleniyor. Tersaneler, denizcilik şirketleri, ekipman üreticileri, teknoloji firmaları ve sektörün farklı alanlarında faaliyet gösteren kuruluşlar fuarda bir araya geliyor.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/gemicilik-fuari-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Türkiye’den 71 firma katılıyor</strong></p>

<p>Türkiye, SMM 2026’da geniş bir katılımla yer alıyor. Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği’nin (GYHİB) milli katılım organizasyonu kapsamında 20 Türk firması fuarda bulunurken, 51 firma da bireysel olarak katılıyor. Böylece Türkiye’den fuara katılan firma sayısı 71’e ulaşıyor.</p>

<p><img alt="" height="545" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/tr-fuar.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="476" /></p>

<p>Türk firmaları; gemi inşa teknolojileri, gemi ekipmanları, mühendislik hizmetleri, denizcilik yan sanayisi ve farklı teknolojik çözümlerini uluslararası sektör temsilcilerinin beğenisine sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), SMM fuarındaki Türkiye milli katılım organizasyonunu 2012 yılından bu yana yürütüyor. Türk firmalarının fuardaki varlığının, uluslararası pazarlarda yeni iş bağlantıları kurulması ve ihracat imkanlarının geliştirilmesi açısından önemli olduğu belirtiliyor.</p>

<p><strong>Gündemde yapay zeka ve yeşil dönüşüm var</strong></p>

<p>SMM 2026’da yalnızca gemi inşa teknolojileri değil, denizcilik sektörünün geleceğini yakından ilgilendiren birçok konu da gündeme geliyor. Yapay zeka, dijitalleşme, alternatif yakıtlar, enerji verimliliği, karbonsuzlaşma ve denizcilik güvenliği fuarın öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor.</p>

<p>Fuarda düzenlenen konferans ve panellerde, deniz taşımacılığının geleceği, yeni nesil gemi teknolojileri ve sektörün enerji dönüşümü ele alınıyor.</p>

<p>SMM 2026, 4 Eylül Cuma günü saat 16.00’ya kadar ziyaret edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM-TEK, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, HAMBURG, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/dunya-denizcilik-sektoru-hamburgda-bulustu-70-ulkeden-2-bin-300-firma</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/hh-fuar.jpg" type="image/jpeg" length="20902"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nepal’de sel felaketi: Binlerce kişi kayıp, ölü sayısı 1.100’ü aştı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/nepalde-sel-felaketi-binlerce-kisi-kayip-olu-sayisi-1100u-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/nepalde-sel-felaketi-binlerce-kisi-kayip-olu-sayisi-1100u-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nepal ve Tibet sınırında 26 Ağustos’ta meydana gelen yıkıcı sel ve heyelan felaketinin bilançosu ağırlaşıyor. Himalayalar'daki buzul çökmesiyle tetiklendiği değerlendirilen ani selin ardından Nepal'de hayatını kaybedenlerin sayısı 1.114'e yükselirken, Tibet'te 16 kişi yaşamını yitirdi. Bölgede yaklaşık 4.500 kişinin akıbeti ise halen bilinmiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Arama-kurtarma ekipleri, tonlarca çamur, kaya ve enkazın altında kalanları bulmak için çalışmalarını sürdürürken, felaketin üzerinden bir hafta geçmesiyle birlikte canlı kurtarma umutlarının giderek azaldığı bildiriliyor.</strong></p>

<p>Nepal'de yaklaşık 4 bin kişinin kayıp olduğu belirtilirken, Çin'in Tibet bölgesinde 546 kişinin akıbeti bilinmiyor. Kayıplar arasında yüzlerce yabancı ülke vatandaşı da bulunuyor.</p>

<p>Nepal'de çıkarılan cenazelerin önemli bir bölümünün ağır hasar görmesi nedeniyle kimlik tespitinde ciddi güçlük yaşanıyor. Yetkililer, birçok cenazenin parçalanmış veya ileri derecede bozulmuş halde bulunduğunu belirtiyor. Kimlik tespitinde DNA analizlerinden yararlanılması planlanıyor.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/nepal.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Felakette çok sayıda yabancının da kaybolduğu bildirilirken, farklı ülkeler vatandaşlarını bulmak için Nepal ve Çin makamlarıyla koordinasyon yürütüyor.</p>

<p><strong>2,2 milyon ton enkaz oluştu</strong></p>

<p>Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın (UNDP) ön değerlendirmesine göre, sel ve çamur akıntıları Nepal'de en az 2,2 milyon ton enkaz bıraktı. Bunun yaklaşık 556 bin 200 tonunu, uydu görüntüleriyle tespit edilen 2 binden fazla hasarlı binadan kaynaklanan yapı enkazı oluşturuyor.</p>

<p>Felaketin yol açtığı yıkım, arama-kurtarma çalışmalarını da büyük ölçüde zorlaştırıyor. Çöken binalar, kaya ve çamur yığınları arasında mahsur kalan kişilere ulaşmak için ağır iş makineleri, helikopterler ve özel kurtarma ekipleri kullanılıyor.</p>

<p>BM, şimdiye kadar 10 binden fazla kişinin kurtarıldığını bildirirken, binlerce kişinin geçici barınaklarda yaşamını sürdürdüğünü açıkladı.</p>

<p><strong>Elektrik altyapısı ağır hasar gördü</strong></p>

<p>Sel felaketi Nepal'in enerji altyapısında da büyük hasara yol açtı. BM verilerine göre 11 hidroelektrik santrali ile bir güneş enerjisi santrali devre dışı kaldı. Toplam 431 megavatlık kapasiteyi etkileyen hasarın yanı sıra yapım aşamasındaki 15 hidroelektrik projesi de zarar gördü.</p>

<p>40'tan fazla köprünün yıkılması ve ana ulaşım güzergâhlarının bazı bölümlerinin kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle özellikle dağlık ve ulaşılması güç yerleşimlere yardım ulaştırmakta zorluk yaşanıyor.</p>

<p><strong>Kurtarma ekipleri çamur ve enkazla mücadele ediyor</strong></p>

<p>Nepal ordusu ve diğer kurtarma ekipleri, felaketin en ağır vurduğu Rasuwa ve Nuwakot bölgelerinde çalışmalarını yoğunlaştırdı. Özellikle hidroelektrik santrallerinin tünellerinde mahsur kaldığı değerlendirilen yüzlerce işçiye ulaşılması için yoğun çaba harcanıyor.</p>

<p>Nepal, Çin ve Hindistan'dan ekipler bölgede arama-kurtarma çalışmalarına destek verirken, geçici köprüler kuruluyor, yollar açılıyor ve ağır iş makineleriyle enkaz kaldırılıyor. Ancak devam eden yağışlar ve yeni taşkın riski operasyonları güçleştiriyor.</p>

<p>Tibet tarafında ise taşkın sularının oluşturduğu göller ve biriken çamur nedeniyle bazı kurtarma faaliyetleri geçici olarak durduruldu. Ekiplerin yeni bir taşkın tehlikesine karşı güvenli bölgelere çekildiği bildirildi.</p>

<p><strong>Buzul çökmesi felaketi tetikledi</strong></p>

<p>26 Ağustos'ta Himalayalar'daki Langtang bölgesinde meydana gelen buzul çökmesiyle büyük miktarda buz, kaya ve çamurun nehir yatağına sürüklenmesi, ardından Bhote Koshi-Trishuli nehir sistemi boyunca dev bir sel dalgasının oluşması felaketin temel nedeni olarak gösteriliyor.</p>

<p>İlk saatlerde bölgede meydana gelen 5,2 büyüklüğündeki sarsıntının deprem olduğu düşünülse de daha sonraki değerlendirmelerde sismik hareketin kaynağının buzul çökmesi olduğu belirtildi. Uzmanlar, Himalayalar'da artan sıcaklıkların buzulları istikrarsızlaştırmasının bu tür olayların riskini artırdığına dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>BM salgın ve sağlık riskine karşı uyardı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birleşmiş Milletler, felaketin ardından halk sağlığı açısından da ciddi riskler bulunduğunu bildirdi. Aşırı kalabalık barınaklar, kirlenmiş su kaynakları ve hasar gören sağlık tesislerinin özellikle çocuklar ve kadınlar açısından hastalık riskini artırdığı belirtildi.</p>

<p>BM ayrıca ulaşım ve iletişim altyapısındaki tahribat nedeniyle en uzak yerleşimlere insani yardım ulaştırmanın en büyük sorunlardan biri olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, SAĞLIK, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/nepalde-sel-felaketi-binlerce-kisi-kayip-olu-sayisi-1100u-asti</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/1-222.JPG" type="image/jpeg" length="88530"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Leipzig’de İHA krizi: Berlin suçladı, Moskova reddetti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/leipzigde-iha-krizi-berlin-sucladi-moskova-reddetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/leipzigde-iha-krizi-berlin-sucladi-moskova-reddetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya, Leipzig/Halle Havalimanı’nda 4 Ağustos’ta patlayıcı yüklü bir İHA’nın bulunmasıyla ilgili soruşturmanın ardından Rusya’yı olayın arkasında olmakla suçladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Berlin, soruşturma ve istihbarat bulgularının Rusya’nın müdahalesine açık biçimde işaret ettiğini bildirirken, Moskova suçlamaları reddederek Almanya’nın gerilimi tırmandırdığını savundu.</strong></p>

<p>Alman hükümeti bunun üzerine Rusya’ya yönelik bir dizi yeni tedbir açıkladı. Rusya’nın Bonn Başkonsolosluğu 18 Eylül’de kapatılacak, Berlin’deki Rus Evi ile yapılan sözleşme feshedilecek ve Rus vatandaşlarının Almanya’ya giriş kontrolleri sıkılaştırılacak. Berlin ayrıca Avrupa Birliği (AB) düzeyinde yeni Rus yaptırımlarının uygulanması için girişimde bulunacak ve Moskova’nın sözde gölge filosuna yönelik baskıyı artıracak.</p>

<p><strong>Berlin: Bulgular Rusya’yı işaret ediyor</strong></p>

<p>İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Alman güvenlik makamlarının elde ettiği bulguların ve Avrupalı ortaklardan gelen bilgilerin “açık biçimde Rusya’nın müdahalesine” işaret ettiğini söyledi.</p>

<p>Dobrindt, olay yerinde İHA’ya ait parçaların yanı sıra patlayıcı ve ateşleme sisteminin ele geçirildiğini belirtti. Bu unsurların Rusya’nın daha önce gerçekleştirdiği hibrit operasyonlarda ve Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta kullanılan tekniklerle benzerlik gösterdiğini ifade etti.</p>

<p>Alman bakan, kullanılan teknolojinin ve sistemlerin bir araya getirilme biçiminin yüksek düzeyde teknik uzmanlığa ve önemli bir organizasyon kapasitesine işaret ettiğini söyledi. Buna karşın saldırının sahadaki uygulamasının “düşük seviyeli ajanlar” tarafından gerçekleştirildiği değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>“Savaşta değiliz ama hedefiz”</strong></p>

<p>Dışişleri Bakanı Wadephul ise Leipzig’deki olayın münferit bir vaka olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Almanya’nın Rusya ile savaş halinde olmadığını ancak Rusya’nın hibrit operasyonlarının hedefinde bulunduğunu belirten Wadephul, Berlin’in yeni saldırı girişimlerinin de yaşanabileceği değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Wadephul, hükümetin Ukrayna’ya desteğini ve Almanya’nın savunma kapasitesini güçlendirme politikasını sürdüreceğini vurguladı.</p>

<p><strong>Rusya’nın Bonn Başkonsolosluğu kapatılacak</strong></p>

<p>Berlin yönetiminin açıkladığı tedbirlerin başında Rusya’nın Bonn Başkonsolosluğu’nun kapatılması geliyor. Almanya ayrıca Rusya’nın Berlin Büyükelçisini Dışişleri Bakanlığına çağırdı.</p>

<p>Bunun yanı sıra Berlin’de faaliyet gösteren Rus Evi ile ilgili sözleşmenin feshedileceği açıklandı. Alman hükümeti, kuruluşun artık iki ülke arasında kültürel bağ kurma amacına hizmet etmediği görüşünde.</p>

<p>Almanya ayrıca Rus vatandaşlarına yönelik giriş kontrollerini sıkılaştıracak ve yeni Rus yetkililerin AB yaptırım listelerine alınması için girişimde bulunacak. Rusya’nın yaptırımları aşmak amacıyla kullandığı öne sürülen “gölge filo”ya yönelik baskının da artırılması planlanıyor.</p>

<p><strong>Moskova: “Suçlamalar asılsız”</strong></p>

<p>Almanya’nın açıklamalarına Moskova’dan sert tepki geldi.</p>

<p>Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Berlin’in suçlamalarını reddederek bunları Rusya-Almanya ilişkilerindeki gerilimi artırmak için kullanılan “uydurulmuş bir bahane” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da Almanya’nın suçlamalarını destekleyecek kanıtların kamuoyuna sunulmadığını savundu. Peskov, Berlin’in ilişkilerde yeni bir gerilim ve tırmanma yolunu tercih ettiğini söyledi.</p>

<p><strong>Putin: “Delilleri tahrif ettiler”</strong></p>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Almanya’nın suçlamalarına ilişkin açıklama yaptı. Putin, Berlin’in Rusya’yı sorumlu göstermek amacıyla olayın ardından delilleri tahrif ettiğini öne sürdü.</p>

<p>Moskova, Almanya’nın aldığı tedbirlere karşılık verileceğini bildirirken, Rusya’nın Berlin Büyükelçisi de Almanya’nın kararlarının sonuçları olacağı uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>NATO ve AB’den Berlin’e destek</strong></p>

<p>Almanya’nın suçlamaları ve Moskova ile yaşanan yeni gerilim Avrupa’da da yankı buldu.</p>

<p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Almanya ile “tam dayanışma” içinde olduklarını açıkladı. Rutte, Rusya’nın Avrupa’nın birliğini zayıflatmaya ve Ukrayna’ya verilen desteği kırmaya yönelik girişimlerinin başarısız olacağını belirtti.</p>

<p>AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Almanya’nın yanında olduklarını bildirerek, yaşanan ciddi ve giderek sıklaşan olaylara rağmen Avrupa Birliği’nin birlik içinde kalacağını vurguladı. AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise olayı “devlet destekli terörizm” olarak nitelendirdi ve Avrupa’nın buna karşılık vermesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>İHA Ukrayna kargo uçaklarının yakınında bulundu</strong></p>

<p>Olay, 4 Ağustos akşamı Leipzig/Halle Havalimanı’nın güvenlik bölgesinde meydana geldi. Patlayıcı ve ateşleme mekanizması taşıyan İHA, Ukrayna’ya ait kargo uçaklarının yakınında bulundu.</p>

<p>İHA etkisiz hale getirilirken havalimanındaki uçuş operasyonları geçici olarak durduruldu. Leipzig/Halle, Ukrayna’ya yönelik askeri ve insani yardım malzemelerinin taşınmasında önemli bir lojistik merkez olarak öne çıkıyor. Bu nedenle olay, Almanya açısından yalnızca havalimanı güvenliğiyle sınırlı bir tehdit değil, Ukrayna’ya yönelik Avrupa desteğini hedef alan olası bir hibrit saldırı olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/leipzigde-iha-krizi-berlin-sucladi-moskova-reddetti</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/09/2-157.jpeg" type="image/jpeg" length="39118"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rusya’dan İngiltere ve Fransa’ya sert uyarı: “Ateşle oynuyorsunuz”]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/rusyadan-ingiltere-ve-fransaya-sert-uyari-atesle-oynuyorsunuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rusyadan-ingiltere-ve-fransaya-sert-uyari-atesle-oynuyorsunuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya, İngiltere ve Fransa’nın Ukrayna’ya Storm Shadow/SCALP seyir füzelerinin üretimine ilişkin hassas teknolojileri aktarma kararının ardından Londra ve Paris’i sert biçimde uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Moskova, Ukrayna’nın İngiliz yapımı füzeleri Rusya topraklarındaki hedeflere karşı kullanması halinde İngiliz askeri hedeflerinin vurulabileceğini açıkladı.</strong></p>

<p>Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, İngiltere ve Fransa’nın Ukrayna’ya füze teknolojisi aktararak “ateşle oynadığını” söyledi.</p>

<p>Zaharova, söz konusu adımın savaşın yeni ve öngörülemeyen bir aşamaya taşınmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>Moskova’dan İngiltere’ye doğrudan saldırı uyarısı</strong></p>

<p>Zaharova, Ukrayna ordusunun İngiliz füzelerini kullanarak Rusya topraklarındaki hedefleri vurması durumunda İngiliz askeri hedeflerinin misilleme saldırılarının hedefi olabileceğini belirtti. Bu hedeflerin yalnızca Ukrayna içinde değil, Ukrayna dışında da bulunabileceğini söyledi.</p>

<p>Rus sözcü, Londra’ya Ukrayna politikasını değiştirmesi çağrısında bulunarak, İngiltere’nin mevcut tutumunu sürdürmesi halinde çatışmanın “tamamen yeni bir seviyeye” ulaşabileceğini savundu. Rusya’nın son açıklaması, İngiltere’ye yönelik şimdiye kadarki en doğrudan askeri tehditlerden biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Ukrayna’ya Storm Shadow üretimi için teknoloji aktarılacak</strong></p>

<p>İngiltere Başbakanı Andy Burnham, 24 Ağustos’ta Kiev ziyareti sırasında Ukrayna’nın kendi uzun menzilli Storm Shadow füzelerini üretebilmesi için İngiliz yapımı füze bileşenlerine ilişkin gizli teknik bilgilerin paylaşılmasına izin verileceğini açıkladı.</p>

<p>İngiltere ve Fransa tarafından ortak geliştirilen füzenin Fransız versiyonu SCALP, İngiltere’de ise Storm Shadow adıyla biliniyor. İngiltere’nin kararı, Ukrayna’nın bu füzeleri kendi topraklarında üretmesinin önünü açmayı amaçlıyor.</p>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de 25 Ağustos’ta İngiltere ve Fransa’nın ülkesine Storm Shadow/SCALP üretim lisansı verilmesi konusunda anlaşmaya vardığını doğruladı. Fransa’nın lisans konusunda daha önce onay verdiği, İngiltere’nin ise kendi füze bileşenlerine ilişkin gizli bilgilerin paylaşılmasına izin verdiği bildirildi.</p>

<p>Söz konusu füzeler 250 kilometrenin üzerinde menzile sahip ve Rusya’nın derinliklerindeki hedeflere ulaşabilecek kapasitede. Ukrayna’nın bu silahları ülke içinde üretmeye başlamasının ise zaman alması ve üretimin 2027’den önce operasyonel kapasiteye ulaşmasının beklenmemesi, teknolojinin aktarılmasının kısa vadeden çok orta ve uzun vadeli bir askeri kapasite artışı anlamına geldiğini gösteriyor.</p>

<p><strong>Londra-Moskova ilişkilerinde gerilim tırmanıyor</strong></p>

<p>Son gelişme, Rusya ile İngiltere arasındaki zaten son derece gergin ilişkilerin daha da kötüleştiği bir dönemde yaşanıyor. Rusya, geçtiğimiz hafta Ukrayna’ya İngiliz saldırı dronlarının sağlandığına ilişkin haberlerin ardından Londra’yı “sonuçları” olacağı konusunda uyarmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Moskova ayrıca geçen ay İngiltere’deki büyükelçisi Andrey Kelin’i görevinden çekti. Rusya’nın Londra Büyükelçiliği, Kelin’in diplomatik görevini tamamladığını açıkladı. Yedi yıldır İngiltere’de görev yapan Kelin’in 21 Temmuz’da ülkeden ayrıldığı bildirildi. Büyükelçinin yerine henüz yeni bir isim atanmadı ve elçilik geçici olarak maslahatgüzar tarafından yönetiliyor.</p>

<p>Rusya, büyükelçinin çekilmesini İngiltere’nin Ukrayna’ya verdiği desteğin yanı sıra iki ülke arasındaki ilişkilerin “tarihi bir düşük seviyeye” gerilemesiyle ilişkilendirdi. Londra ise Ukrayna’ya yönelik askeri desteğini sürdürmekte kararlı olduğunu belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/rusyadan-ingiltere-ve-fransaya-sert-uyari-atesle-oynuyorsunuz</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 18:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/putin-16.jpeg" type="image/jpeg" length="62306"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CIA Başkanı'nın Moskova ziyareti: NATO uyarısı mı, Ukrayna görüşmesi mi?]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/cia-baskaninin-moskova-ziyareti-nato-uyarisi-mi-ukrayna-gorusmesi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/cia-baskaninin-moskova-ziyareti-nato-uyarisi-mi-ukrayna-gorusmesi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CIA Başkanı John Ratcliffe’in ABD askeri nakliye uçağıyla Moskova’ya yaptığı sürpriz ziyaret, Washington ile Moskova arasındaki temasların yeniden gündeme gelmesine yol açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kremlin, Ratcliffe’in Rus istihbarat yetkilileriyle görüştüğünü doğrularken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le bir görüşme gerçekleşmediğini açıkladı.</strong></p>

<p>ABD medyasına göre Ratcliffe’in Moskova’daki temaslarının önemli başlıklarından biri Rusya’nın NATO ülkelerine yönelik olası bir saldırısı konusunda uyarılmasıydı. Başkan Donald Trump ise bu iddiayı reddederek ziyareti “yarı rutin” olarak niteledi.</p>

<p>ABD ile Rusya arasındaki ilişkilerin Ukrayna savaşı nedeniyle son derece gergin olduğu bir dönemde CIA Başkanı John Ratcliffe’in Moskova’ya yaptığı gizli ziyaret, uluslararası kamuoyunda soru işaretlerine yol açtı.</p>

<p>Ratcliffe, salı günü ABD’ye ait Boeing C-17 Globemaster III tipi askeri nakliye uçağıyla Moskova’daki Vnukovo Havalimanı’na geldi. Uçuş takip verilerine göre uçak yaklaşık sekiz saat Moskova’da kaldıktan sonra yeniden havalanarak Riga’ya geçti. Ratcliffe’in Moskova ziyareti, CIA başkanı olarak Rusya’ya yaptığı bilinen ilk ziyaret oldu.</p>

<p>Ziyaret başlangıçta ne Washington ne de Moskova tarafından resmi olarak açıklanmıştı. Ancak ABD ve Rusya basınında çıkan haberlerin ardından Kremlin, Ratcliffe’in Moskova’da Rus istihbarat yetkilileriyle temaslarda bulunduğunu doğruladı.</p>

<p><strong>Kremlin: “İstihbarat kanalları üzerinden temas gerçekleşti”</strong></p>

<p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ratcliffe’in Rus istihbarat birimleriyle görüştüğünü ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le bir araya gelmediğini açıkladı.</p>

<p>Peskov, Putin’in görüşmelerin sonuçları hakkında gecikmeden bilgilendirildiğini belirtti. Görüşmelerde hangi konuların ele alındığı konusunda ise ayrıntı vermedi.</p>

<p>Kremlin Sözcüsü, iki ülkenin istihbarat servisleri arasındaki temasların en zor dönemlerde dahi sürdüğünü belirterek, bu tür görüşmelerin başlı başına olumlu bir süreç olduğunu söyledi. Ancak temasların ABD-Rusya ilişkilerini mevcut “derin krizden” çıkarıp çıkaramayacağını söylemek için henüz erken olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>ABD medyası: Moskova’ya NATO uyarısı götürdü</strong></p>

<p>Ziyaretin amacı konusunda ilk saatlerde çok sayıda ihtimal gündeme geldi. Bunlar arasında Ukrayna savaşı, olası bir esir takası, İran ve Rusya’nın NATO’ya yönelik yeni bir adım atma ihtimali bulunuyordu.</p>

<p>Ancak Wall Street Journal ve CBS News’in kaynaklara dayandırdığı haberler, Ratcliffe’in Moskova’daki görüşmelerinde Rusya’yı NATO ülkelerine saldırmaması konusunda uyardığını öne sürdü.</p>

<p>Haberlere göre Washington, Rusya’nın özellikle Baltık ülkeleri başta olmak üzere NATO’nun doğu kanadındaki ülkelerin ittifak kararlılığını test etmeye yönelik sınırlı bir askeri girişimde bulunabileceğine ilişkin istihbarat değerlendirmelerine sahip.</p>

<p>CBS News’e konuşan kaynaklar, Ratcliffe’in ayrıca İran konusunu da gündeme getirdiğini ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden deniz trafiğine açılmaması halinde ABD’nin yeni yaptırımlar uygulayacağı yönünde mesaj verdiğini söyledi. CIA ise ziyaretin içeriği hakkında yorum yapmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Trump: “Yarı rutin bir ziyaret”</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump ise NATO ve İran bağlantılı iddiaları reddetti.</p>

<p>Trump, Ratcliffe’in Moskova ziyaretini “yarı rutin” olarak nitelendirirken, ziyaretin Rusya’nın NATO’nun kararlılığını test etme ihtimali veya İran’a yönelik yaptırımlarla ilgili olmadığını söyledi.</p>

<p>Trump, görüşmelerden bir sonuç çıkabileceğini belirterek asıl hedefin Ukrayna savaşının sona erdirilmesi olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Savaşın sona ermesi için çok çalışıyoruz.”</strong></p>

<p>Trump ayrıca hem Moskova’nın hem de Kiev’in savaşın sona ermesini istediğini savundu.</p>

<p>Böylece Washington cephesinden ziyaretin resmi amacı konusunda dikkat çekici bir belirsizlik ortaya çıktı: ABD Başkanı temasları rutin olarak tanımlarken, ABD medyasında yayımlanan kaynaklı haberlerde Ratcliffe’in Rusya’ya doğrudan NATO uyarısı götürdüğü ileri sürülüyor.</p>

<p><strong>Ukrayna ziyaretin merkezinde mi?</strong></p>

<p>Ratcliffe’in Moskova ziyaretinin Ukrayna savaşıyla bağlantılı olduğu ihtimali ise güçlü biçimde gündemde kalmaya devam ediyor.</p>

<p>Ziyaret, Rusya ve Ukrayna’nın karşılıklı uzun menzilli saldırıları artırdığı, diplomatik çabaların ise henüz kalıcı bir ateşkes veya barış anlaşması ortaya çıkaramadığı bir dönemde gerçekleşti.</p>

<p>ABD yönetimi bir yandan Moskova ile Kiev arasındaki savaşı sona erdirmeye çalışırken diğer yandan Rusya’nın Avrupa’daki olası hamleleri konusunda güvenlik değerlendirmeleri yapıyor.</p>

<p>ABD’nin ziyaret sırasında Ukrayna tarafını Moskova’daki temaslar konusunda bilgilendirdiği ve Ratcliffe’in heyeti Rusya’da bulunduğu sürece bazı bölgelere yönelik saldırıların geçici olarak durdurulmasını istediği de bildirildi.</p>

<p><strong>C-17’nin Moskova’ya uçuşu dikkat çekti</strong></p>

<p>Ratcliffe’in Moskova’ya tarifeli bir uçuşla değil, ABD Hava Kuvvetleri’ne ait C-17 Globemaster III tipi askeri nakliye uçağıyla gitmesi de ziyaretin dikkat çeken ayrıntılarından biri oldu.</p>

<p>Uçak önce Washington yakınlarındaki Joint Base Andrews üssünden Riga’ya uçtu. Burada yaklaşık bir gün kaldıktan sonra Moskova’ya geçti.</p>

<p>Uçuş takip verilerine göre uçak Moskova’da yaklaşık sekiz saat kaldı. Daha sonra yeniden Riga’ya hareket etti. Moskova’da aynı saatlerde diplomatik plakalı araçlardan oluşan bir konvoyun görülmesi de Ratcliffe’in ziyaretiyle ilgili spekülasyonları artırdı.</p>

<p><strong>2021’den bu yana ilk CIA başkanı ziyareti</strong></p>

<p>Ratcliffe’in ziyareti, 2021’den bu yana görevdeki bir CIA başkanının Moskova’ya yaptığı ilk bilinen ziyaret olması açısından da önem taşıyor.</p>

<p>Kasım 2021’de dönemin CIA Başkanı William Burns Moskova’ya gitmiş ve Vladimir Putin’le görüşmüştü. Burns, dönemin ABD Başkanı Joe Biden tarafından Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik olası bir saldırısının önüne geçilmesi amacıyla gönderilmişti.</p>

<p>Ancak Rusya, 24 Şubat 2022’de Ukrayna’ya karşı geniş çaplı savaşı başlattı. Buna rağmen savaş sonrasında da ABD ve Rus istihbarat servisleri arasında iletişim kanalları tamamen kopmadı.</p>

<p><strong>Baltık ülkeleri gelişmeleri yakından izliyor</strong></p>

<p>Ratcliffe’in Moskova ziyareti, özellikle Rusya’nın komşusu olan Baltık ülkelerinde de yakından takip ediliyor.</p>

<p>Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nausėda, Washington ile Moskova arasındaki doğrudan temasın gerginliği azaltma girişimi olabileceğini belirtti ancak görüşmelerin içeriği hakkında bilgi sahibi olmadığını söyledi.</p>

<p>Letonya Cumhurbaşkanı Edgars Rinkēvičs ise ABD ve Letonya istihbarat servislerinin yakın iş birliği içinde olduğunu belirterek bölgedeki güvenlik durumunun “dinamik” olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/cia-baskaninin-moskova-ziyareti-nato-uyarisi-mi-ukrayna-gorusmesi-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 08:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/trump-ve-ratcliffes.jpeg" type="image/jpeg" length="79393"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da 2025’in tıbbi hata bilançosu: 97 ölüm, 2 bin 700 hastada hata kaynaklı zarar]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-2025in-tibbi-hata-bilancosu-97-olum-2-bin-700-hastada-hata-kaynakli-zarar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-2025in-tibbi-hata-bilancosu-97-olum-2-bin-700-hastada-hata-kaynakli-zarar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da 2025 yılında yaklaşık 11 bin 700 tıbbi hata şüphesi incelendi. Yapılan değerlendirmelerde yaklaşık 3 bin 100 vakada hastaların sağlık açısından zarar gördüğü doğrulanırken, 2 bin 700 vakada hatanın zararın nedeni olduğu belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bu vakaların 97’si hastaların ölümüne yol açtı veya ölüme önemli ölçüde katkıda bulundu. Uzmanlara göre gerçek rakamlar resmi istatistiklerin çok üzerinde olabilir.</strong></p>

<p>Almanya’da tıbbi tedavi hatalarına ilişkin yeni veriler, sağlık sisteminde hasta güvenliğinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Sağlık sigortaları adına incelemeler yapan Medizinischer Dienst (Tıbbi Hizmet Birimi), 2025 yılına ait değerlendirmelerinde 11 bin 735 tıbbi hata şüphesiyle ilgili dosyayı inceledi.</p>

<p>İncelemelerin yaklaşık 3 bin 100’ünde hastaların tedavi nedeniyle sağlık açısından zarar gördüğü doğrulandı. Yaklaşık 2 bin 700 vakada ise tıbbi hatanın ortaya çıkan zararın nedeni olduğu sonucuna varıldı.</p>

<p>En ağır tablo ise ölümle sonuçlanan vakalarda ortaya çıktı. 97 vakada tıbbi hata hastanın ölümüne neden oldu veya ölüme önemli ölçüde katkıda bulundu.</p>

<p><strong>Asla yaşanmaması gereken tıbbi hatalarda artış</strong></p>

<p>2025 yılında yaklaşık 150 vaka, sağlık hizmetlerinde normal şartlarda kesinlikle yaşanmaması gereken ağır ve önlenebilir hatalar olarak sınıflandırıldı. Tıp literatüründe “Never Event” olarak adlandırılan bu vakalar arasında, yanlış hastanın veya yanlış vücut bölümünün ameliyat edilmesi, ameliyat malzemelerinin hastanın vücudunda unutulması ve ciddi ilaç hataları gibi olaylar bulunuyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bu tür vakalar, yalnızca bireysel bir hata değil, sağlık kuruluşlarındaki güvenlik mekanizmalarının da yeterince çalışmadığını gösterebiliyor.</p>

<p><strong>Şikâyetlerin başında ortopedi ve travmatoloji geliyor</strong></p>

<p>Tıbbi hata şüphelerinin yaklaşık yüzde 30’u ortopedi ve travmatoloji alanındaki tedavilerle ilgili oldu.</p>

<p>Ancak Tıbbi Hizmet Birimi, bu oranın söz konusu branşların diğer uzmanlık alanlarından daha güvensiz olduğu anlamına gelmediğine dikkat çekti.</p>

<p>Uzmanlara göre cerrahi müdahalelerde meydana gelen hataların hastalar tarafından fark edilmesi daha kolay. Ameliyat sonrasında ortaya çıkan belirgin bir sorun, hastayı doğrudan tedavinin doğruluğunu sorgulamaya yöneltebiliyor.</p>

<p>Buna karşılık bazı diğer tıbbi alanlarda tedavinin başarısız olup olmadığıyla gerçek bir tıbbi hata arasındaki farkı hastanın kendisinin anlaması çok daha zor olabiliyor.</p>

<p><strong>Vakaların üçte ikisi hastanelerde</strong></p>

<p>İncelenen şüpheli vakaların yaklaşık üçte ikisi yatarak tedavi, yani ağırlıklı olarak hastanelerde gerçekleştirilen işlemlerle ilgiliydi. Yaklaşık üçte biri ise ayakta tedavi alanından geldi.</p>

<p>Almanya’da yalnızca 2024 yılında yaklaşık 17,5 milyon kişi hastanelerde yatarak tedavi gördü. Bu nedenle uzmanlar, mevcut tıbbi hata istatistiklerinin sağlık sisteminde meydana gelen tüm olayları yansıtmadığının altını çiziyor.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/tipcilar.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Gerçek sayı yüz binlerce olabilir</strong></p>

<p>Tıbbi Hizmet Birimi Başkanı Stefan Gronemeyer, resmi istatistiklerin gerçek tablonun yalnızca küçük bir bölümünü gösterdiğini belirterek, tıbbi hatalardaki “karanlık sayının” küçümsenmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Bilimsel araştırmalara göre, hastanelerde tedavi gören kişilerin yaklaşık yüzde 2 ila 4’ünde önlenebilir tıbbi hatalara bağlı zarar meydana gelebiliyor.</p>

<p>Bu oran Almanya’daki hastane tedavilerine uygulandığında, yılda yaklaşık 350 bin ila 700 bin arasında önlenebilir zarar vakası olabileceği tahmin ediliyor.</p>

<p>Dolayısıyla resmi olarak incelenen birkaç bin vaka ile bilimsel araştırmalardan hareketle tahmin edilen yüz binlerce olay arasındaki büyük fark, sorunun boyutuna ilişkin önemli bir soru işareti oluşturuyor.</p>

<p><strong>Tıbbi hataların ekonomik faturası da ağır</strong></p>

<p>Sorunun yalnızca sağlık ve insan hayatı açısından değil, ekonomik açıdan da önemli sonuçları bulunuyor.</p>

<p>Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) tahminlerine göre, hastanelerdeki sağlık harcamalarının yaklaşık yüzde 15’i önlenebilir tıbbi hatalar ve bu hataların yol açtığı zararlarla bağlantılı.</p>

<p>Bu oran Almanya’daki hastane harcamalarına uyarlandığında, yıllık ekonomik yükün yaklaşık 16,7 milyar euro seviyesinde olabileceği hesaplanıyor.</p>

<p>Ancak bu rakamın doğrudan Almanya’da ölçülmüş kesin bir maliyet değil, OECD tahmininin Alman sağlık sistemine uyarlanmasıyla elde edilmiş bir hesaplama olduğu belirtiliyor.</p>

<p><strong>Hastalar hata şüphesinde ne yapmalı?</strong></p>

<p>Bir tedavi sonrasında beklenmedik bir sağlık sorunu yaşayan hastalar açısından en önemli mesele, ortaya çıkan durumun gerçekten bir tıbbi hata mı yoksa tedavinin bilinen ve kaçınılmaz bir komplikasyonu mu olduğunu belirleyebilmek.</p>

<p>Uzmanlar, hastaların bu konuda aceleyle sonuca varmak yerine öncelikle tedavi sürecine ilişkin bütün belgeleri güvence altına almalarını öneriyor.</p>

<p>Hastalar kendi hasta dosyalarını görme ve bunların kopyalarını alma hakkına sahip. Bu nedenle ameliyat raporları, tetkik sonuçları, ilaç kayıtları, epikrizler ve diğer tıbbi belgelerin tamamının temin edilmesi önem taşıyor.</p>

<p>Ayrıca tedavi sürecinde yaşananların tarih sırasına göre yazılması ve mümkün olduğunca ayrıntılı bir kişisel kayıt tutulması da ileride yapılabilecek değerlendirmeler açısından yararlı olabiliyor.</p>

<p><strong>Sağlık sigortası üzerinden ücretsiz inceleme imkânı</strong></p>

<p>Yasal sağlık sigortasına sahip kişiler, şüpheli bir tıbbi hata durumunda kendi sağlık sigortalarından destek isteyebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık sigortası, gerekli gördüğü durumlarda Tıbbi Hizmet Birimi’nden inceleme talep edebiliyor. Hastalar açısından önemli avantajlardan biri, bu kapsamda hazırlanan değerlendirmenin ücretsiz olması.</p>

<p>Ayrıca Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) eyaletinde doktor odalarının bünyesindeki bilirkişi komisyonları üzerinden de mahkeme dışı inceleme yolları bulunuyor. Bu süreçler, tıbbi hata iddiasının değerlendirilmesi ve olası tazminat taleplerinin desteklenmesi açısından önem taşıyabiliyor.</p>

<p><strong>Tıbbi hata ile komplikasyon arasındaki fark kritik</strong></p>

<p>Bir tedavinin beklenen sonucu vermemesi tek başına tıbbi hata olduğu anlamına gelmiyor.</p>

<p>Bir tazminat talebinin ortaya çıkabilmesi açısından yalnızca hatanın meydana gelip gelmediği değil, hatanın hastada ortaya çıkan zarara neden olup olmadığı da belirleyici.</p>

<p>Bu nedenle özellikle ciddi vakalarda uzman değerlendirmesi ve gerektiğinde tıp hukuku alanında çalışan bir avukatın desteği önem kazanıyor.</p>

<p><strong>Uzmanlardan daha güçlü hata bildirim sistemi çağrısı</strong></p>

<p>Tıbbi Hizmet Birimi, ağır ve önlenebilir olayların daha sistematik biçimde kaydedilmesini istiyor.</p>

<p>Özellikle “never event” olarak tanımlanan ciddi hatalar için, sağlık çalışanlarının cezalandırılma korkusu yaşamadan bildirim yapabileceği sanksiyonsuz raporlama sistemlerinin yaygınlaştırılması talep ediliyor.</p>

<p>Amaç, hatayı yapan kişiyi cezalandırmaktan çok, hatanın hangi koşullarda meydana geldiğini anlamak ve aynı olayın tekrar yaşanmasını önlemek.</p>

<p>Viersen’deki Allgemeines Krankenhaus’un yöneticisi ve hekim Dr. Thomas Axer de birçok hastanede “ramak kala” olayların kurum içinde zaten kaydedildiğini, ancak bunların merkezi istatistiklere yansımadığını belirtiyor.</p>

<p>Axer’e göre eğitimlerin artırılması, dijital uyarı sistemleri, güvenlik kontrolleri ve sağlık çalışanlarına hatalardan ders çıkarabilecekleri yeterli zamanın verilmesi hasta güvenliğinin geliştirilmesinde önemli rol oynuyor.</p>

<p><strong>“Sistem hâlâ bir kara kutu”</strong></p>

<p>Hasta hakları savunucuları ise mevcut sistemde hastaların tıbbi hataları kanıtlama konusunda çoğu zaman ağır bir yükle karşı karşıya kaldığını belirtiyor.</p>

<p>Özellikle ciddi bir sağlık sorunu yaşayan kişinin aynı anda hem sağlık mücadelesi vermesi hem tıbbi belgeleri toplaması hem de olası tazminat sürecini yürütmesi büyük bir yük oluşturabiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, tıbbi hata ihtimalinin güçlü olduğu durumlarda hastaların üzerindeki ispat yükünün hafifletilmesini ve ülke çapında merkezi bir tıbbi hata kayıt sisteminin oluşturulmasını savunuyor.</p>

<p><strong>İstatistiklerin gösterdiği ve göstermediği</strong></p>

<p>2025 yılı verileri Almanya’da 11 bin 735 şüpheli vakanın resmi olarak incelendiğini, yaklaşık 3 bin 100 vakada hastanın zarar gördüğünün doğrulandığını ve yaklaşık 2 bin 700 vakada hatanın bu zarara neden olduğunun belirlendiğini gösteriyor.</p>

<p>Ancak bu rakamlar Almanya’daki tüm tıbbi hataların sayısı olarak değerlendirilmemeli. Tıbbi Hizmet Birimi’nin de vurguladığı gibi, yalnızca kendisine ulaşan ve incelenen vakalar istatistiklere girebiliyor.</p>

<p>Bilimsel tahminler ise önlenebilir tıbbi hatalara bağlı zararların gerçek boyutunun yılda yüz binlerce vakaya ulaşabileceğine işaret ediyor.</p>

<p><strong>Çeviri</strong></p>

<p><strong>Kaynaklar:</strong> (Medizinischer Dienst, Tagesschau, WDR)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, SAĞLIK, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-2025in-tibbi-hata-bilancosu-97-olum-2-bin-700-hastada-hata-kaynakli-zarar</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 20:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/tip.jpg" type="image/jpeg" length="25027"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da ekonomik kriz derinleşiyor: Her saat 21 şirket kapanıyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-ekonomik-kriz-derinlesiyor-her-saat-21-sirket-kapaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-ekonomik-kriz-derinlesiyor-her-saat-21-sirket-kapaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya ekonomisi derin bir krizden geçerken, yeni veriler durumun boyutlarını gözler önüne seriyor. Geçen yıl yaklaşık 188 bin şirket faaliyetlerini durdurdu. Bu sayı bir önceki yıla göre yüzde 10 artarken, yaklaşık 20 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dikkat çeken bir diğer gelişme ise şirket kapanmalarının artık yalnızca ekonomik açıdan zor durumdaki işletmelerle sınırlı olmaması. </strong></p>

<p>Kredi derecelendirme ve ticari istihbarat kuruluşu Creditreform’un verilerine göre, iyi veya en azından orta düzeyde kredi değerliliğine sahip şirketler de faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kalıyor.</p>

<p>Creditreform Sözcüsü Patrick-Ludwig Hantzsch, krizin artık ekonominin tamamına yayıldığı uyarısında bulunuyor. Büyük şirketlerin iflasları düzenli olarak manşetlere taşınırken, binlerce küçük ve orta ölçekli işletmenin ise çoğu zaman kamuoyunun dikkatini çekmeden piyasadan çekildiğine dikkat çekiliyor.</p>

<p><strong>Şirketlerin kapanmasının nedenleri</strong></p>

<p>Uzmanlara göre Almanya’daki şirket kapanmalarının arkasında birden fazla neden bulunuyor. İşletmeler aynı anda hızlı teknolojik dönüşüm, artan rekabet baskısı ve devam eden nitelikli iş gücü açığıyla mücadele ediyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra son yıllarda giderek büyüyen bir başka sorun daha ortaya çıkıyor: Şirket sahiplerinin emeklilik yaşına gelmesi ve işletmelerini devralacak halef bulamaması.</p>

<p>Mannheim’daki Leibniz Avrupa Ekonomik Araştırmaları Merkezi’nde (ZEW) araştırmacı olarak görev yapan Sandra Gottschalk’a göre, gönüllü şirket kapanmalarının yaklaşık üçte biri artık yaş nedeniyle gerçekleşiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kapanan şirketlerin çoğu iflas etmedi</strong></p>

<p>Verilerde dikkat çeken noktalardan biri de şirketlerin kapanma biçimi. 2025 yılında faaliyetlerini sonlandıran işletmelerin yalnızca yüzde 13’ü iflas başvurusunda bulundu.</p>

<p>Bu da kapanmaların büyük bölümünün iflas nedeniyle değil, şirket sahiplerinin faaliyetlerini kendi iradeleriyle sona erdirmesi sonucunda gerçekleştiğini gösteriyor.</p>

<p><strong>En fazla hangi sektörler etkileniyor?</strong></p>

<p>Şirket kapanmalarından özellikle Almanya ekonomisinin geleneksel sektörleri ağır darbe alıyor. Sanayi, inşaat ve konaklama sektörlerinde kapanan işletmelerin sayısı geçen yıla göre belirgin şekilde arttı.</p>

<ul>
 <li><strong>Sanayi:</strong> 11 bin şirket kapandı, artış yüzde 10</li>
 <li><strong>İnşaat sektörü:</strong> 24 bin şirket kapandı, artış yüzde 12</li>
 <li><strong>Konaklama sektörü:</strong> 15 bin şirket kapandı, artış yüzde 15</li>
</ul>

<p>Almanya’da ekonomi politikaları ve büyüme tartışmaları sürerken, her gün yüzlerce işletme piyasadan çekiliyor. Artan maliyetler, yoğun rekabet ve personel sıkıntısı, çok sayıda işletme sahibi için faaliyetlerini sürdürmeyi giderek daha zor hale getiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, ÖZEL HABER, SAĞLIK, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-ekonomik-kriz-derinlesiyor-her-saat-21-sirket-kapaniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/kapali.JPG" type="image/jpeg" length="43406"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Handelsblatt: Türkiye savunma sanayisinde küresel aktör haline geliyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/handelsblatt-turkiye-savunma-sanayisinde-kuresel-aktor-haline-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/handelsblatt-turkiye-savunma-sanayisinde-kuresel-aktor-haline-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da yayımlanan Handelsblatt’ın Inga Rogg imzalı haberine göre, Türk savunma sanayisi uluslararası pazardaki varlığını giderek güçlendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Savaş uçakları, hava savunma sistemleri, insansız hava araçları ve radar teknolojileri üreten Türk savunma şirketleri, İtalya, İspanya, Fransa ve Polonya’nın da aralarında bulunduğu ülkelere ürün ihraç ediyor.</strong></p>

<p>Türkiye’nin Ukrayna’ya göndermeyi planladığı silah paketi de ülkenin savunma sanayisindeki kapasitesini yeniden gündeme getirdi. Paket kapsamında ABD üretimi 70 adet ATACMS füzesi, çok namlulu roketatar sistemleri ve yaklaşık 50 bin topçu mühimmatı bulunuyor.</p>

<p>Söz konusu silahların büyük bölümünün daha eski üretim modellerinden oluştuğu ve Ukrayna’ya Rusya’ya karşı savunmasında kullanılmak üzere aktarılmasının planlandığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Savunma sanayisi ihracatı 8,5 milyar dolara ulaştı</strong></p>

<p>Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayisindeki ihracat artışı son yıllarda belirgin biçimde hızlandı.</p>

<p>Savunma ve havacılık ürünlerinin ihracatı, 2000 yılı civarında yaklaşık 200 milyon dolar seviyesindeyken, geçen yıl 8,5 milyar dolara yükseldi.</p>

<p>Resmi verilere göre bu yılın ilk yedi ayında da ihracat artışı sürdü. Savunma ve havacılık ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 26’dan fazla artarak yaklaşık 5,8 milyar dolara ulaştı.</p>

<p>Türkiye’nin savunma sanayisinin gelişimi, ABD ile yaşanan anlaşmazlıklardan da etkileniyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/handelsblatt-turkiye-savunma-sanayisinde-kuresel-aktor-haline-geliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 23:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/tr-33.JPG" type="image/jpeg" length="81225"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Moskova’dan Ankara ve Washington’a sert uyarı: “İkili ilişkilere ağır darbe”]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/moskovadan-ankara-ve-washingtona-sert-uyari-ikili-iliskilere-agir-darbe</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/moskovadan-ankara-ve-washingtona-sert-uyari-ikili-iliskilere-agir-darbe" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya, Türkiye’nin ABD yapımı ağır silahları Ukrayna’ya devretme planına karşı Ankara ve Washington’u uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, aralarında 70 ATACMS balistik füzesinin de bulunduğu silah paketinin Ukrayna’ya gönderilmesinin Rusya’nın hem Türkiye hem de ABD ile ilişkilerine “ağır darbe” vuracağını söyledi. Moskova, Ankara ve Washington’dan planlanan silah transferine ilişkin izahat istedi.</strong></p>

<p>Türkiye’nin Ukrayna’ya kapsamlı bir silah paketi göndermeyi planladığı, 6 Ağustos tarihli ABD Kongresi kayıtlarına yansımıştı. ABD yapımı silahların yeniden ihracatı için Washington’un onayı gerekiyor. ABD yönetiminin Kongre’ye bildirdiği pakette 70 M39 ATACMS füzesi, 12 M270 çok namlulu roketatar sistemi, 2 bin 524 M26 roketi ve 47 bin M509A1 203 milimetrelik topçu mühimmatı bulunuyor.</p>

<p>Kongre’nin söz konusu transferi engellemek için 21 Ağustos’a kadar süresi bulunuyor.</p>

<p><strong>Zaharova: “Türkiye güvence vermişti”</strong></p>

<p>Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, ABD ve Türkiye’nin Ukrayna’ya yönelik bu silah transferi konusunda Moskova tarafından temas kurulduğunu söyledi.</p>

<p>Zaharova, silahların yeniden ihracatına ilişkin projenin kim tarafından başlatıldığı, sevkiyatın nasıl gerçekleştirileceği ve silahların Ukrayna’ya ne zaman ulaştırılacağının henüz netlik kazanmadığını belirtti.</p>

<p>Rus sözcü, ABD ve Türkiye’nin bir yandan Ukrayna krizinin çözümünde siyasi ve diplomatik rol üstlenmek istediklerini açıklarken diğer yandan Kiev’e büyük miktarda silah göndermeyi planlamasını eleştirdi.</p>

<p>Zaharova, söz konusu silahların Rusya’yı hedeflerinden vazgeçirmeyeceğini, ancak savaşın yol açtığı can kayıpları ve yıkımı artıracağını savundu.</p>

<p>Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, planın hayata geçirilmesinin Moskova’nın Washington ve Ankara ile ikili ilişkilerine de zarar vereceğini belirterek, <strong>“Bu durum yalnızca kurbanlar ve yıkımla ilgili değil, aynı zamanda Rusya’nın Washington ve Ankara ile ikili ilişkilerine ağır bir darbe vurulması meselesidir”</strong> dedi.</p>

<p>Zaharova ayrıca Türkiye’nin daha önce Ukrayna’ya ölümcül silah sevkiyatından kaçınacağı yönünde güvence verdiğini hatırlatarak, silah tedarikiyle birlikte barış söyleminin kullanılmasının karşılıklı güveni zedeleyeceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Moskova, ABD Kongresi’nde yer alan bilgiler doğrultusunda Washington ve Ankara’dan konuya ilişkin açıklama istedi. Zaharova, satışın durdurulması için hâlâ zaman bulunduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Türkiye’den henüz resmi açıklama gelmedi</strong></p>

<p>Rusya’nın açıklamasının ardından Türkiye’den konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Rus haber ajansı RIA Novosti, Cumhurbaşkanlığı kaynaklarına Rusya’dan böyle bir izahat talebi gelip gelmediğini sordu. Kaynaklar, bu konuda bilgilerinin olmadığını bildirdi.</p>

<p>Türkiye Dışişleri Bakanlığı da Rusya’nın açıklamasına ilişkin yöneltilen soruları yanıtlamadı.</p>

<p>Türkiye’nin ABD’den istediği yeniden ihracat izni, ABD Kongresi’ne sunulan belgelerde yer alıyor. Belgelerde silahların Ukrayna’ya Türk şirketleri aracılığıyla aktarılması öngörülüyor.</p>

<p><strong>Pakette ATACMS ve M270 sistemleri bulunuyor</strong></p>

<p>Planlanan silah paketinin en dikkat çekici unsurlarından biri 70 adet M39 ATACMS füzesi.</p>

<p>M39 modeli, ABD üretimi ATACMS ailesinin daha eski modellerinden biri ve yaklaşık 165 kilometre menzile sahip. Pakette ayrıca 12 M270 çok namlulu roketatar sistemi bulunuyor.</p>

<p>Bunlara ek olarak: 2 bin 524 adet M26 roketi ve 47 bin adet M509A1 203 mm topçu mühimmatı bulunuyor.</p>

<p>Silahların Türkiye’nin mevcut stoklarından aktarılması planlanıyor. Türkiye’nin daha eski sistemleri elinden çıkarırken cephaneliğini modernize etmesi öngörülüyor.</p>

<p><strong>Ankara’nın Moskova-Kiev politikası yeniden gündemde</strong></p>

<p>Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşının başlamasından bu yana hem Moskova hem de Kiev ile ilişkilerini sürdürdü.</p>

<p>Ankara, Ukrayna’ya çeşitli savunma ürünleri sağlarken Rusya ile enerji, ticaret ve diplomasi alanlarındaki ilişkilerini de devam ettirdi. Türkiye ayrıca savaşın sona erdirilmesi için taraflar arasında görüşmelere ev sahipliği yaptı.</p>

<p>Türkiye Dışişleri Bakanlığı da Rusya-Ukrayna savaşının barışçıl yollarla sona erdirilmesini savunduğunu ve taraflar arasında müzakerelere ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu açıklamıştı.</p>

<p><strong>Ukrayna’da karşılıklı saldırılar sürüyor</strong></p>

<p>Silah transferi tartışmasının gündeme geldiği sırada Rusya ve Ukrayna arasındaki karşılıklı saldırılar da devam ediyor.</p>

<p>Rusya, Ukrayna’nın başta Kiev olmak üzere çeşitli bölgelerine balistik füzeler, seyir füzeleri, güdümlü bombalar ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenledi.</p>

<p>Ukrayna makamlarına göre saldırılarda Kiev’de bazı bölgelerde yangınlar çıktı. Rus güçlerinin, Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin memleketi Kriviy Rih’teki ArcelorMittal çelik tesisini de hedef aldığı bildirildi. Saldırıda iki kişinin öldüğü, 14 kişinin yaralandığı ve tesisin üretiminin bir bölümünün durduğu açıklandı.</p>

<p></p>

<p>Zaporijya ve Sumi bölgelerinde de can kayıpları bildirildi.</p>

<p>Rusya da gece boyunca Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının saldırı düzenlediğini açıkladı. Moskova Bölge Valisi Andrey Vorobyov, saldırının son dönemde bölgeye yönelik en büyük saldırılardan biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Rostov bölgesi Valisi Yuri Slyusar, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının bir yerleşim bölgesini vurması sonucu beş kişinin öldüğünü açıkladı. Belgorod, Kursk ve Moskova bölgelerinde de can kayıpları bildirildi.</p>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı ise ülke genelinde 822 Ukrayna İHA’sının düşürüldüğünü açıkladı. Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, bunların yaklaşık 600'ünün Moskova bölgesine yöneldiğini ve 201’inin düşürüldüğünü bildirdi.</p>

<p>Ukrayna ise Rusya’nın füze ve İHA saldırılarına karşı hava savunma sistemlerini kullanmaya devam ediyor. Özellikle balistik füzelere karşı kullanılan ABD üretimi Patriot sistemleri Ukrayna’nın hava savunmasındaki başlıca unsurlar arasında bulunuyor.</p>

<p>Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları ve Ukrayna’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırıları sürerken, Türkiye’nin planlanan silah transferi konusunda ABD Kongresi’nin vereceği karar ve Ankara’nın Rusya’nın talebine vereceği yanıt bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/moskovadan-ankara-ve-washingtona-sert-uyari-ikili-iliskilere-agir-darbe</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 08:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/putin-15.JPG" type="image/jpeg" length="63728"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin’den Küba’ya ikinci güneş enerjisi desteği]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/cinden-kubaya-ikinci-gunes-enerjisi-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/cinden-kubaya-ikinci-gunes-enerjisi-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cuba Heute’nin aktardığı habere göre Çin, Küba’nın derinleşen enerji krizine karşı bir yıl içinde ikinci kez 5 bin güneş enerjisi sistemi bağışladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni sistemler, ülkenin 169 belediyesindeki kırsal haneler ile hastaneler, çocuk yuvaları, yetimhaneler, banka şubeleri ve diğer temel hizmet noktalarında kullanılacak.</strong></p>

<p>Çin’in Havana Büyükelçisi Hua Xin, Havana’daki Dış Ticaret ve Yabancı Yatırım Bakanlığı’nda düzenlenen törende 5 bin fotovoltaik sistemden oluşan ikinci bağışı Küba’ya teslim etti.</p>

<p>Yeni sistemler, Çin’in Kasım 2025’te gönderdiği ilk partiye göre daha yüksek kapasiteye sahip. İlk teslimatta 5 bin sistemin her biri 2 kilovat (kW) çıkış gücüne ve dört adet 630 wattlık güneş paneline sahipti.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/kuba-7.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Yeni sistemlerde ise dört adet 710 wattlık panel bulunuyor. Her sistemin çıkış gücü 3,6 kilovata, batarya depolama kapasitesi ise 14,3 kilovatsaat (kWh) seviyesine ulaşıyor. Depolama kapasitesi, önceki sistemlerin yaklaşık iki katı.</p>

<p>5 bin yeni sistemin toplam kurulu güneş enerjisi kapasitesi yaklaşık 18 megavat (MW), toplam depolama kapasitesi ise yaklaşık 71,5 megavatsaat (MWh) olacak.</p>

<p>Sistemler şebekeden bağımsız çalışacak şekilde tasarlandı. Böylece elektrik kesintileri sırasında da temel elektrik ihtiyacının karşılanması amaçlanıyor. Çin Kalkınma İşbirliği Ajansı tarafından sağlanan sistemlerin yönetimi Küba tarafında gerçekleştirilecek.</p>

<p><img alt="" height="446" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/cinden-kubaya-bagis.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>İlk 5 bin sistem 2025'te gönderildi</strong></p>

<p>Çin'in ilk 5 bin sistemlik bağışı Kasım 2025'te Küba'ya ulaştırılmıştı. Bu sistemler, kasırga Melissa'nın ardından elektrik bağlantısı kesilen ülkenin doğusundaki bölgelere gönderilmişti.</p>

<p>İlk parti kapsamında 2 bin 671 sistem, elektrik şebekesi açısından kritik öneme sahip belediyelerdeki tesislere, 2 bin 329 sistem ise uzak bölgelerdeki hanelere tahsis edildi. Bunların arasında daha önce elektrik şebekesine bağlı olmayan haneler de bulunuyordu.</p>

<p>Yeni sistemler de ülkenin 169 belediyesine dağıtılacak. Öncelikli kullanım alanları arasında kırsal haneler, klinikler, acil servisler, kreşler, yetimhaneler ve banka şubeleri yer alıyor.</p>

<p>Çin'in Havana Büyükelçisi Hua Xin, yeni teslimatı “Çin halkının bir hediyesi” olarak nitelendirdi. Hua Xin, desteğin Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki işbirliğinin bir parçası olduğunu belirtti ve Fidel Castro'nun yaklaşan 100. doğum yıl dönümüne de atıfta bulundu.</p>

<p>Küba Başbakan Yardımcısı ve Dış Ticaret Bakanı Óscar Pérez-Oliva Fraga ise Çin hükümetine enerji sektöründeki “sürekli desteği” nedeniyle teşekkür etti. Pérez-Oliva, yardımın ülkenin enerji sektöründeki mevcut durum nedeniyle özellikle önemli bir zamanda geldiğini söyledi.</p>

<p><strong>Elektrik üretim açığı rekor seviyede</strong></p>

<p>Küba'da enerji krizi 2026 yılında da ağırlaşarak devam ediyor. Ülke genelindeki elektrik şebekesi bu yıl yedinci kez tamamen çöktü.</p>

<p>Devlet elektrik şirketi Unión Eléctrica'nın (UNE) verilerine göre, Çin'in yeni yardımından yalnızca birkaç gün önce elektrik üretim açığı 2 bin 380 megavata ulaştı. Bu, resmi verilerin 2022'de tutulmaya başlanmasından bu yana kaydedilen en yüksek üretim açığı oldu.</p>

<p>Gece saatleri için yalnızca 850 megavatlık üretim kapasitesi öngörülürken elektrik talebinin 3 bin 200 megavat seviyesinde olması bekleniyordu.</p>

<p>Temmuz 2026 da Küba'nın elektrik üretimi açısından en kötü ayı olarak kayıtlara geçti. Ay boyunca yalnızca üç günde üretim açığı 2 bin megavatın altında kaldı. Aylık ortalama üretim açığı ise yaklaşık 1.793 megavat oldu.</p>

<p>Küba'da elektrik kesintileri günlük olarak 20 saati aşabiliyor.</p>

<p><strong>Enerji krizinin nedenleri</strong></p>

<p>Küba hükümeti enerji krizinden özellikle ABD'nin ağırlaştırılmış yaptırımlarını sorumlu tutuyor. Bağımsız uzmanlar ise buna ek olarak, uzun yıllardır devam eden yatırım eksikliğine ve enerji altyapısının yaşlanmasına dikkat çekiyor.</p>

<p>Ülkedeki termik santrallerin çoğu 1960'lı ve 1970'li yıllardan kalma ve sık sık arızalanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küba'nın enerji üretiminde yaşanan yakıt sıkıntısı da krizi derinleştiriyor. 2026'nın başından bu yana ülkeye yalnızca bir petrol tankeri ulaştı. Küba'nın dünya piyasalarından sözleşmeyle satın aldığı petrolü taşıyan bazı gemilerin ABD Sahil Güvenliği tarafından durdurulması, dizel jeneratörlerle elektrik üretimi için kullanılan yakıt rezervlerini de önemli ölçüde azalttı.</p>

<p>Çin'in yeni bağışı, toplam 18 megavatlık güneş enerjisi kapasitesi ve 71,5 megavatsaatlik depolama kapasitesi sağlayacak. Sistemlerin özellikle merkezi elektrik şebekesinin en fazla zorlandığı kırsal bölgelerde ve temel hizmetlerin verildiği tesislerde kullanılması planlanıyor.</p>

<p>Çin'in daha önceki destekleriyle birlikte Küba'ya yaklaşık 47 megavatlık fotovoltaik kapasite sağladığı ve yaklaşık 25 bin hanenin bu desteklerden yararlandığı belirtiliyor. Ayrıca kapasitesi 1.000 megavata kadar çıkabilecek yeni işbirliği projeleri de gündemde.</p>

<p>Küba hükümetinin planında ise 2028 yılına kadar ülke genelinde toplam yaklaşık 2.000 megavat kapasiteye sahip 92 güneş enerjisi parkının kurulması öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/cinden-kubaya-ikinci-gunes-enerjisi-destegi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 00:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/cuba-7.jpg" type="image/jpeg" length="94105"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump’ın iddiası: Hürmüz Boğazı’nda mayınlar temizlendi, kontrol ABD donanmasında]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/trumpin-iddiasi-hurmuz-bogazinda-mayinlar-temizlendi-kontrol-abd-donanmasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/trumpin-iddiasi-hurmuz-bogazinda-mayinlar-temizlendi-kontrol-abd-donanmasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’ndaki tüm mayınların temizlendiğini ve stratejik su yolunun kontrolünün yüzde 100 ABD Donanması’nda olduğunu öne sürdü. Ancak ABD yönetiminden gelen açıklamalar, boğazda güvenli deniz ulaşımının henüz tamamen sağlanamadığına işaret ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine açık olduğunu belirterek, “Boğaz şu an gemi trafiğine tamamen açık. ABD Donanması bölgedeki tek güçtür ve bu su yolunun kontrolünü yüzde 100 oranında sağlamıştır” dedi.</strong></p>

<p>Trump, boğazın tamamında mayın temizleme çalışmalarının yapıldığını söyledi. Ancak <i>Spiegel</i>’in aktardığına göre Trump, tüm mayınların etkisiz hale getirildiğini değil, boğazın tamamında mayın temizleme çalışması yürütüldüğünü ifade etti. Trump ayrıca İran’ın zaman zaman yeni mayınlar döşediğini, ancak bunların tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de hafta sonunda yaptığı açıklamada, İran’ın savaşın başında çok sayıda mayın döşediğini ve güvenli deniz ulaşımını yeniden sağlamak için bir mekanizma üzerinde çalışıldığını belirtmişti. Vance, bu mekanizmanın mayın temizleme çalışmalarının yanı sıra İran’ın ticari gemilere saldırmama yönündeki taahhüdünü de kapsayacağını söylemişti.</p>

<p>Bu nedenle Trump’ın boğazın tamamen açık olduğu yönündeki açıklamasına rağmen, ticari gemilerin geçişinde risklerin sürdüğü belirtiliyor. Gemiler açısından olası mayınların yanı sıra İran’a ait insansız hava araçlarından gelebilecek saldırılar da tehdit oluşturuyor.</p>

<p><strong>Hürmüz Boğazı neden kritik?</strong></p>

<p>Basra Körfezi ile Umman Körfezi arasındaki Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri. Savaşın başlamasından önce dünya petrol ihtiyacının yaklaşık beşte biri bu güzergâhtan taşınıyordu. Boğaz aynı zamanda sıvılaştırılmış doğal gaz ve gübre taşımacılığı açısından da kritik önem taşıyor.</p>

<p>ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın ardından İran’ın gemilere yönelik saldırıları ve tehditleri nedeniyle boğazdaki deniz trafiği büyük ölçüde durma noktasına gelmiş, bunun sonucunda petrol ve doğal gaz fiyatlarında sert yükselişler yaşanmıştı.</p>

<p>ABD yönetiminin hedefinin, Hürmüz Boğazı’ndan petrol ve doğal gaz taşımacılığını savaş öncesindeki seviyeye döndürmek olduğu belirtiliyor.</p>

<p><strong>Almanya da mayın temizleme çalışmalarına katılmak istemişti</strong></p>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımının güvenliğinin sağlanmasına Almanya da katkıda bulunmak istemişti. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, haziran ayında “Fulda” adlı mayın avlama gemisi ile “Mosel” adlı ikmal gemisini bölgeye göndermişti.</p>

<p>Ancak iki gemi temmuz sonunda bölgeden çekilerek Akdeniz’de görevlendirilmek üzere hazır tutulmaya başlandı.</p>

<p><strong>Trump’tan İran’a tazminat talebi</strong></p>

<p>Trump, Hürmüz Boğazı’na ilişkin açıklamalarının yanı sıra İran’la yaşanan tazminat krizine de değindi. Tahran’ın savaş zararlarının karşılanması yönündeki taleplerine sert tepki gösteren Trump, <strong>“Eğer İran zararların tazminini istiyorsa, o zaman son 50 yılda bize verdiği zararların tazminatını ödemelidir”</strong> dedi.</p>

<p>Trump ayrıca İran’ın son dönemde ülke içinde öldürülen protestocuların ailelerine de tazminat ödemesi gerektiğini savundu. İran’ın yüz binlerce insanın ölümünden sorumlu olduğunu ileri süren Trump, ülkenin bunun bedelini ödediğini söyledi.</p>

<p><strong>“İran’ın askerlerinin maaşlarını bile ödeyecek parası yok”</strong></p>

<p>Trump, İran’ın ekonomik durumuna ilişkin de sert açıklamalarda bulundu. İran’ın “tamamen iflas ettiğini” öne süren Trump, Tahran yönetiminin askerlerinin maaşlarını dahi ödeyemediğini savundu.</p>

<p>Trump, İran’da enflasyonun yüzde 309’a ulaştığını da iddia ederek, ülkenin yalnızca sorun çıkarabilecek durumda olduğunu ancak ekonomik açıdan ciddi sıkıntı yaşadığını söyledi.</p>

<p><strong>Netanyahu ile ilişkisi “çok iyi”</strong></p>

<p>Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Gazze konusunda görüş ayrılığı yaşadığı yönündeki iddiaları da reddetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Netanyahu ile ilişkisinin “çok iyi” olduğunu söyleyen Trump, konuya ilişkin bugün kendisine ait Truth Social hesabından ayrıntılı bir açıklama yayımlayacağını belirtti.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli biçimde uluslararası deniz trafiğine açılması ise ABD ile İran arasındaki görüşmelerin en önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/trumpin-iddiasi-hurmuz-bogazinda-mayinlar-temizlendi-kontrol-abd-donanmasinda</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 08:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/3-85.JPG" type="image/jpeg" length="31630"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mekke Savunma Paktı: Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan neden birleşti?]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/mekke-savunma-pakti-turkiye-pakistan-ve-suudi-arabistan-neden-birlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/mekke-savunma-pakti-turkiye-pakistan-ve-suudi-arabistan-neden-birlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke’de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması, dünya basınında geniş yankı buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırının tümüne yapılmış sayılmasını öngören pakt, bölgedeki güvenlik dengelerinde yeni bir dönemin işareti olarak değerlendirilirken, medyada anlaşmanın ABD’nin bölgedeki rolü, İran’la yaşanan gerilim ve yeni bir “Sünni güç bloğu” ihtimali açısından doğurabileceği sonuçlar tartışılıyor.</strong></p>

<p>Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan, Mekke’de imzaladıkları savunma anlaşmasıyla üç ülkeye yönelik ortak tehditlere karşı birlikte hareket etme taahhüdünde bulundu.</p>

<p>Anlaşmaya göre ülkelerden birine yönelik silahlı saldırı, üç ülkenin tamamına yönelik saldırı kabul edilecek. Anlaşma, bölgedeki güvenlik dengelerinde yeni bir dönemin işareti olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Körfez’de süren gerilimlerin ortasında Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan, cuma günü Mekke’de bir savunma paktına imza attı. Anlaşmanın en dikkat çekici maddesine göre, üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırı, diğer iki ülkeye de yapılmış saldırı olarak kabul edilecek.</p>

<p>Anlaşmanın imzalanmasının ardından Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif birlikte cuma namazına katıldı.</p>

<p>Yeni ittifak, bazı yorumlarda “Sünni NATO” benzetmesiyle değerlendiriliyor. Ancak anlaşmanın karar alma mekanizmaları, yükümlülüklerin kapsamı ve ittifakın nasıl işletileceği henüz netleşmiş değil. Bu nedenle bunun NATO benzeri tam teşekküllü bir askeri ittifaka dönüşüp dönüşmeyeceği belirsizliğini koruyor.</p>

<p><strong>ABD için yeni bir denklem</strong></p>

<p>Anlaşma, ABD açısından da yeni bir güvenlik denklemi oluşturuyor.</p>

<p>İtalya'da yayımlanan <strong>La Stampa</strong> gazetesine göre anlaşma, geçen yıl Riyad ile İslamabad arasında imzalanan ikili savunma anlaşmasının kapsamını genişletiyor. Metinde İran’ın adı doğrudan geçmese de anlaşmanın mesajının açık olduğu savunuluyor.</p>

<p>Bu değerlendirmeye göre Suudi Arabistan’ın ekonomik gücü, Türkiye’nin NATO içindeki en büyük ikinci orduya sahip olması ve Pakistan’ın İslam dünyasındaki tek nükleer güç olması aynı savunma çerçevesinde bir araya geliyor. Bu durum, ABD’nin bölgedeki etkisinin azalması ve güvenlik yükünü giderek azaltması halinde Washington için yeni ve rahatsız edici bir değişken oluşturabilir.</p>

<p><strong>Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan neden birleşti?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Berlin merkezli <strong>TAZ</strong> gazetesinde yer alan değerlendirmede, üç ülkenin farklı alanlardaki güçlerini bir araya getirdiği vurgulanıyor. Buna göre Pakistan’ın büyük bir ordusu, Suudi Arabistan’ın ekonomik gücü, Türkiye’nin ise askeri teknolojisi bulunuyor.</p>

<p>Bu iş birliğinin üç ülkenin ABD’den silah alımına olan bağımlılığını azaltabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Aynı değerlendirmede, Pakistan’ın ekonomik açıdan daha zayıf olmasına rağmen nükleer güç olduğu ve Suudi Arabistan ile Türkiye’nin, İran’ın nükleer silah geliştirmesinin engellenemeyeceği ihtimaline karşı hazırlıklı olmak istediği öne sürülüyor. Pakistan’ın nükleer teknolojisinin bu açıdan önemli bir seçenek olarak görüldüğü ifade ediliyor.</p>

<p><strong>İttifak kime karşı?</strong></p>

<p>Siyasi bilimci Farhad İbragimov, <strong>Kommersant</strong> gazetesine yaptığı değerlendirmede, anlaşmanın dilinin NATO Antlaşması’nın 5. maddesini hatırlattığını belirtiyor. Ancak ona göre “yeni bir İslam NATO’su” oluşturulmasına daha uzun bir yol var.</p>

<p>İbragimov, anlaşmanın kime karşı olduğuna ilişkin resmi açıklamanın “hiç kimseye karşı olmadığı” yönünde olduğunu, ancak gayriresmi boyutun daha karmaşık olduğunu savunuyor.</p>

<p>İbragimov’a göre anlaşmada hem İran hem de İsrail faktörü görülebiliyor. Bunun yanı sıra ABD’nin bölgedeki tek güvenlik garantörü olma kapasitesine yönelik artan güvensizlik de ittifakın arkasındaki unsurlardan biri.</p>

<p><strong>Ukrayna için de örnek gösterildi</strong></p>

<p>Ukraynalı gazeteci ve televizyon sunucusu Kateryna Solyar ise <strong>24tv.ua</strong>’da yayımlanan değerlendirmesinde, Ukrayna’nın da Türkiye ve Suudi Arabistan’ın izlediği modeli örnek alması gerektiğini savundu.</p>

<p>Solyar’a göre Türkiye, NATO ile Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki yeni savunma düzenlemesini birbirinin alternatifi olarak görmedi. Suudi Arabistan da ABD ile ilişkileri ile yeni savunma ittifakı arasında bir tercih yapmadı.</p>

<p>Bu nedenle Ukrayna’nın da tek bir güvenlik garantörü aramak yerine NATO, ABD ve Avrupa’nın tamamını birlikte değerlendirmesi gerektiği görüşü dile getirildi.</p>

<p><strong>Avrupa’nın bölgedeki etkisi azalabilir</strong></p>

<p><strong>Frankfurter Rundschau</strong> ise yeni ittifakın Avrupa’daki NATO üyeleri açısından yaratabileceği risklere dikkat çekti.</p>

<p>Gazeteye göre özellikle Türkiye’nin İran’la yaşanabilecek bir askeri çatışmaya sürüklenmesi ve bunun NATO’nun dayanışma yükümlülüklerini gündeme getirmesi engellenmeli.</p>

<p>Aynı değerlendirmede, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinin bölgedeki etkisinin yeni ittifakla birlikte azalabileceği savunuluyor. İsrail ile Filistin arasındaki savaşlar ve ABD ile İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının ardından Avrupa ülkelerinin Orta Doğu devletleri açısından giderek daha az başvurulan aktörler haline geldiği ifade ediliyor.</p>

<p>Yeni savunma paktının bölgedeki güvenlik mimarisini nasıl değiştireceği ise önümüzdeki dönemde netleşecek. Anlaşmanın İran’ı doğrudan hedef alan bir ittifak olmadığı belirtilirken, Tahran anlaşmanın bölgesel güvenlikteki değişimin bir göstergesi olduğunu değerlendiriyor.</p>

<p><strong>“Ortadoğu’da üçüncü güç ortaya çıkıyor”</strong></p>

<p>Almanya’nın önde gelen haftalık haber dergilerinden <strong>Spiegel</strong> ise, Mekke Savunma Paktı’nın Ortadoğu’da ABD-İsrail ekseni ile İran öncülüğündeki Şii bloktan sonra üçüncü bir güç odağının ortaya çıkışına işaret ettiğini belirtiyor.</p>

<p>Dergiye göre pakt, İran savaşı ve savaşın Körfez’de yarattığı güvensizliğin doğrudan bir sonucu. İran’dan ve Tahran’a yakın Irak ile Yemen’deki gruplardan gelen saldırılar, Suudi Arabistan’ın petrol, liman ve enerji tesislerinin ne kadar savunmasız olduğunu ortaya koyarken, Hürmüz Boğazı’ndaki abluka da ülkenin enerji ihracatı ve ticaret yolları açısından ciddi risk oluşturuyor.</p>

<p>Bu nedenle Riyad’ın kritik altyapısını korumak için hava savunmasını güçlendirmeye yöneldiği ve Türk savunma sanayisine yatırım yapmak istediği belirtiliyor. <i>Spiegel</i>, Türkiye’nin hızla büyüyen savunma sanayisi, savaş İHA’ları ve Suriye, Libya ile Kafkasya’daki operasyonlardan elde ettiği askeri deneyimle pakt içinde önemli bir rol üstlendiğini vurguluyor.</p>

<p>Pakistan ise büyük ordusu, askeri deneyimi ve Müslüman dünyasının tek nükleer gücü olması nedeniyle ittifaka farklı bir caydırıcılık unsuru getiriyor. Dergiye göre Pakistan’ın nükleer kapasitesinin Suudi Arabistan ve Türkiye için fiilen bir “nükleer şemsiye” oluşturup oluşturmayacağı açıkça ifade edilmese de nükleer caydırıcılık, yalnızca böyle bir ihtimalin varlığıyla bile etkili olabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/mekke-savunma-pakti-turkiye-pakistan-ve-suudi-arabistan-neden-birlesti</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 20:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/erdo-35.JPG" type="image/jpeg" length="18556"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meta’ya çocuk güvenliği darbesi: 567 milyon dolarlık yeni ceza]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/metaya-cocuk-guvenligi-darbesi-567-milyon-dolarlik-yeni-ceza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/metaya-cocuk-guvenligi-darbesi-567-milyon-dolarlik-yeni-ceza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin New Mexico eyaletinde mahkeme, çocuk ve genç kullanıcıların ruh sağlığı ile güvenliğini yeterince korumadığı gerekçesiyle Meta’yı 567 milyon dolar ödemeye mahkûm etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Daha önce verilen 375 milyon dolarlık cezayla birlikte şirketin aynı davadaki toplam mali yükümlülüğü 942 milyon dolara çıktı. Mahkeme ayrıca Facebook ve Instagram’da çocukların korunmasına yönelik kapsamlı değişiklikler yapılmasına hükmetti.</strong></p>

<p>ABD’de teknoloji devi Meta’ya yönelik çocuk güvenliği davasında şirketin başını ağrıtacak yeni bir karar çıktı. New Mexico eyalet mahkemesi, Facebook ve Instagram’ın sahibi Meta’nın genç kullanıcıların ruh sağlığına zarar veren uygulamalara ve güvenlik açıklarına göz yumduğu gerekçesiyle 567 milyon dolar ödemesine karar verdi.</p>

<p>Yargıç Bryan Biedscheid’in jürisiz davanın ikinci aşamasında verdiği karar, Meta’nın yalnızca yüksek miktarda bir tazminat ödemesini değil, aynı zamanda platformlarında çocukların güvenliğini artıracak kapsamlı değişiklikler yapmasını da öngörüyor.</p>

<p><strong>Toplam yükümlülük 942 milyon dolara ulaştı</strong></p>

<p>Son karar, aynı dava kapsamında mart ayında verilen 375 milyon dolarlık cezanın üzerine geldi. Böylece Meta’nın New Mexico’daki bu davadan kaynaklanan toplam mali yükümlülüğü 942 milyon dolara ulaştı.</p>

<p>Davada savcılar, Meta’nın genç kullanıcıları platformlarda daha uzun süre tutmak amacıyla bağımlılık yaratabilecek özellikler kullandığını ve şirketin yaş doğrulama ile gizlilik önlemlerinin çocukları korumakta yetersiz kaldığını savundu.</p>

<p>Savcılığa göre bu eksiklikler, çocukların zararlı içeriklere ulaşmasının yanı sıra cinsel istismar ve çevrim içi güvenlik riskleriyle karşı karşıya kalmasına da zemin hazırladı.</p>

<p><strong>420 milyon dolar gençlerin tedavisine ayrılacak</strong></p>

<p>Mahkemenin kararı doğrultusunda 567 milyon dolarlık cezanın 420 milyon doları gençlere yönelik tedavi hizmetlerinin finansmanında kullanılacak.</p>

<p>Geri kalan tutarın ise önümüzdeki beş yıl içinde farkındalık ve önleme programları, tarama hizmetleri ve çocukların çevrim içi güvenliğine yönelik diğer çalışmalar için harcanması planlanıyor.</p>

<p>Kararın dikkat çeken bir diğer boyutu ise Meta’nın platformlarında yapmak zorunda kalacağı değişiklikler oldu.</p>

<p><strong>Facebook ve Instagram’ın çalışma biçimi değişecek</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahkeme, Meta’nın çocuk ve genç kullanıcıları korumaya yönelik güvenlik önlemlerini güçlendirmesini istedi. Şirketten özellikle bağımlılık yaratabilecek özellikleri sınırlandırması ve yaş doğrulama sistemlerini geliştirmesi bekleniyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra çocukların cinsel istismardan korunması amacıyla daha sıkı denetim mekanizmaları ve varsayılan gizlilik ayarlarının devreye alınması kararlaştırıldı.</p>

<p>Facebook ve Instagram’ın genç kullanıcılarına sunduğu güvenlik araçları konusunda da daha şeffaf olması gerekecek. Platformlarda, güvenlik özelliklerinin nasıl kullanılacağını, uygunsuz yorum ve davranışlara karşı hangi araçların bulunduğunu anlatan bilgilendirme ekranları ve uyarıların daha düzenli şekilde gösterilmesi zorunlu olacak.</p>

<p>Bu değişikliklerin uygulanması ise New Mexico eyalet makamlarının denetimine tabi tutulacak.</p>

<p><strong>İlk aşamada jüri Meta’yı sorumlu bulmuştu</strong></p>

<p>Davada mart ayında görülen ilk aşamada jüri, Meta’nın çocukların ruh sağlığına yönelik riskleri bildiği halde yeterli önlem almadığı ve platformlarındaki çocukların cinsel istismarına ilişkin bilgileri gizlediği sonucuna vararak şirketi 375 milyon dolar ödemeye mahkûm etmişti.</p>

<p>Ardından davanın yaklaşık üç hafta süren ikinci aşamasında, Meta’nın platformlarının New Mexico yasaları kapsamında bir “kamusal rahatsızlık” oluşturup oluşturmadığı ve şirkete hangi ek yaptırımların uygulanacağı ele alındı.</p>

<p>Bu aşamada savcılar, Meta’nın yalnızca para cezasıyla karşı karşıya kalmasının yeterli olmayacağını belirterek platformların işleyişinde temel değişiklikler yapılmasını talep etti.</p>

<p><strong>Meta kararı temyize götürecek</strong></p>

<p>Meta ise mahkemenin kararını kabul etmiyor. Şirket, kararı temyiz edeceğini açıklarken platformlarında zararlı içerikleri tespit etmek ve kaldırmak için çalışmalar yürüttüğünü savundu.</p>

<p>Meta tarafından yapılan açıklamada, şirketin gençleri çevrim içi ortamda koruma konusundaki yaklaşımına güvendiği belirtilerek, kendilerine yöneltilen iddiaların gerçekleri yanlış yansıttığı ifade edildi.</p>

<p>Kararın kesinleşmesi halinde New Mexico’daki dava, Meta’nın çocuk ve genç kullanıcıların güvenliği konusunda karşı karşıya kaldığı en ağır hukuki yaptırımlardan biri olarak öne çıkacak. 942 milyon dolarlık toplam mali yükümlülüğün yanı sıra Facebook ve Instagram’ın çocuklara yönelik güvenlik politikalarında zorunlu değişiklikler yapılması, davayı yalnızca bir para cezası olmaktan çıkararak Meta’nın platform tasarımına doğrudan müdahale edilen önemli bir hukuk mücadelesine dönüştürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, BİLİM-TEK, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/metaya-cocuk-guvenligi-darbesi-567-milyon-dolarlik-yeni-ceza</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/meta-5.jpeg" type="image/jpeg" length="72209"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Leipzig Havalimanı'ndaki patlayıcı yüklü İHA gerilimi: Rusya suçlamaları reddetti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/leipzig-havalimanindaki-patlayici-yuklu-iha-gerilimi-rusya-suclamalari-reddetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/leipzig-havalimanindaki-patlayici-yuklu-iha-gerilimi-rusya-suclamalari-reddetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'daki Leipzig/Halle Havalimanı'nda patlayıcı yüklü bir insansız hava aracının (İHA) bulunmasının ardından başlayan soruşturmada gözler Rusya'ya çevrilirken, Moskova yöneltilen suçlamaları sert bir dille reddetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rusya'nın Berlin Büyükelçiliği olayı "aceleyle hazırlanmış bir provokasyon" olarak nitelendirirdi</strong></p>

<p>Almanya Federal Başsavcılığı soruşturmayı devralarak olayın Almanya'nın ulaşım ve lojistik altyapısına yönelik ciddi bir saldırı girişimi olabileceği değerlendirmesinde bulundu. Ancak şu ana kadar olayın arkasında Rusya'nın bulunduğuna ilişkin kesin bir kanıt açıklanmadı.</p>

<p>[related-posts id="117614" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>Havalimanında patlayıcı yüklü İHA bulundu</strong></p>

<p>İHA, 5 Ağustos gecesi Leipzig/Halle Havalimanı'nın kargo bölümünün güvenlik alanında, Ukrayna'ya ait bir nakliye uçağının yakınında bulundu. Alman makamlarına göre İHA'nın üzerinde profesyonel patlayıcı ve fünye yer alıyordu. Patlayıcı madde, Federal Polis ekiplerinin müdahalesiyle etkisiz hale getirildi.</p>

<p>Olay nedeniyle havalimanındaki uçuş operasyonları geçici olarak durduruldu, bazı uçaklar başka havalimanlarına yönlendirildi. Ayrıca inişini iptal etmek zorunda kalan bir kargo uçağının havada başka bir İHA ile çarpıştığı ve uçakta hafif hasar meydana geldiği bildirildi.</p>

<p><strong>Federal Başsavcılık soruşturmayı devraldı</strong></p>

<p>Almanya Federal Başsavcılığı, olayın önemine işaret ederek soruşturmayı 6 Ağustos'ta devraldı. Savcılık, İHA ile havalimanında patlama meydana getirilmesinin amaçlandığına dair yeterli kanıt bulunduğunu ve olayın "patlayıcı maddeyle patlama gerçekleştirmeye teşebbüs" ile hava trafiğine tehlikeli müdahale şüphesi kapsamında incelendiğini açıkladı.</p>

<p>Başsavcılık, olayı Almanya'nın ulaşım ve lojistik altyapısına yönelik "ciddi bir saldırı" olarak değerlendirdi ve eylemin ülkenin iç ve dış güvenliğini etkileyebilecek nitelikte olduğunu belirtti. Soruşturmanın yürütülmesi Federal Kriminal Dairesi'ne (BKA) verildi.</p>

<p><strong>Rusya: "Aceleyla hazırlanmış bir provokasyon"</strong></p>

<p>Rusya'nın Berlin Büyükelçiliği ise olayla herhangi bir bağlantısı bulunduğu yönündeki iddiaları kesin bir dille reddetti. Büyükelçilik, Almanya'da <strong>"Rusya karşıtı yeni bir histeri dalgası" </strong>yaşandığını açıklayarak, olayı Rusya'ya yönelik "aceleyle hazırlanmış bir provokasyon" olarak nitelendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyükelçilik açıklamasında, olayın Ukrayna ve Avrupa'daki bazı siyasi çevrelerin çıkarlarına hizmet ettiğini ileri sürdü. Ayrıca Almanya'nın karşı karşıya olduğu asıl tehlikenin Moskova'dan geldiği iddia edilen hibrit saldırılar değil, Rusya ile olası bir savaş senaryosunu gündeme getiren siyasetçiler olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Rusya'nın Berlin Büyükelçiliği, olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin kendi yorumunu da paylaşarak, patlayıcı yüklü olduğu belirtilen İHA'nın tesadüfen fark edildiğini ve etkisiz hale getirildiğini belirtti.</p>

<p><strong>CDU'lu siyasetçi: Rusya'nın açıklamaları inandırıcı değil</strong></p>

<p>Federal Meclis İstihbarat Servislerini Denetleme Komisyonu Başkanı Marc Henrichmann ise Rusya'nın açıklamalarını inandırıcı bulmadığını söyledi. CDU'lu siyasetçi, Moskova'nın Ukrayna'daki savaş nedeniyle "kuralları olmayan bir oyun" oynadığını savundu.</p>

<p>Henrichmann, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşta sıkışmasının ardından baskıyı Batı'ya, NATO ve Avrupa Birliği ülkelerine doğru genişletmesinin beklenebileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Rusya şüphesi var, ancak kesin kanıt yok</strong></p>

<p>Olayın hedefinde Ukrayna'ya yönelik Batılı silah ve mühimmat sevkiyatlarında kullanılan Antonov An-124 tipi bir nakliye uçağının bulunması, Rusya'nın olası bir fail olarak gündeme gelmesine neden oldu. Ancak uzmanlar, İHA'nın Rus istihbarat servisleriyle bağlantılı olduğuna dair şu aşamada kesin bir kanıt bulunmadığına dikkat çekiyor.</p>

<p>Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt de olayın "çok profesyonel failler" tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğini belirtirken, yabancı güçlerin olası rolünü dışlamadı ancak herhangi bir ülkeyi doğrudan suçlamadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, DÜNYA, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/leipzig-havalimanindaki-patlayici-yuklu-iha-gerilimi-rusya-suclamalari-reddetti</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 07:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/leipzig-kopie.JPG" type="image/jpeg" length="82685"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
