<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 15 Aug 2026 07:48:01 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump’ın iddiası: Hürmüz Boğazı’nda mayınlar temizlendi, kontrol ABD donanmasında]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/trumpin-iddiasi-hurmuz-bogazinda-mayinlar-temizlendi-kontrol-abd-donanmasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/trumpin-iddiasi-hurmuz-bogazinda-mayinlar-temizlendi-kontrol-abd-donanmasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’ndaki tüm mayınların temizlendiğini ve stratejik su yolunun kontrolünün yüzde 100 ABD Donanması’nda olduğunu öne sürdü. Ancak ABD yönetiminden gelen açıklamalar, boğazda güvenli deniz ulaşımının henüz tamamen sağlanamadığına işaret ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine açık olduğunu belirterek, “Boğaz şu an gemi trafiğine tamamen açık. ABD Donanması bölgedeki tek güçtür ve bu su yolunun kontrolünü yüzde 100 oranında sağlamıştır” dedi.</strong></p>

<p>Trump, boğazın tamamında mayın temizleme çalışmalarının yapıldığını söyledi. Ancak <i>Spiegel</i>’in aktardığına göre Trump, tüm mayınların etkisiz hale getirildiğini değil, boğazın tamamında mayın temizleme çalışması yürütüldüğünü ifade etti. Trump ayrıca İran’ın zaman zaman yeni mayınlar döşediğini, ancak bunların tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de hafta sonunda yaptığı açıklamada, İran’ın savaşın başında çok sayıda mayın döşediğini ve güvenli deniz ulaşımını yeniden sağlamak için bir mekanizma üzerinde çalışıldığını belirtmişti. Vance, bu mekanizmanın mayın temizleme çalışmalarının yanı sıra İran’ın ticari gemilere saldırmama yönündeki taahhüdünü de kapsayacağını söylemişti.</p>

<p>Bu nedenle Trump’ın boğazın tamamen açık olduğu yönündeki açıklamasına rağmen, ticari gemilerin geçişinde risklerin sürdüğü belirtiliyor. Gemiler açısından olası mayınların yanı sıra İran’a ait insansız hava araçlarından gelebilecek saldırılar da tehdit oluşturuyor.</p>

<p><strong>Hürmüz Boğazı neden kritik?</strong></p>

<p>Basra Körfezi ile Umman Körfezi arasındaki Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri. Savaşın başlamasından önce dünya petrol ihtiyacının yaklaşık beşte biri bu güzergâhtan taşınıyordu. Boğaz aynı zamanda sıvılaştırılmış doğal gaz ve gübre taşımacılığı açısından da kritik önem taşıyor.</p>

<p>ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın ardından İran’ın gemilere yönelik saldırıları ve tehditleri nedeniyle boğazdaki deniz trafiği büyük ölçüde durma noktasına gelmiş, bunun sonucunda petrol ve doğal gaz fiyatlarında sert yükselişler yaşanmıştı.</p>

<p>ABD yönetiminin hedefinin, Hürmüz Boğazı’ndan petrol ve doğal gaz taşımacılığını savaş öncesindeki seviyeye döndürmek olduğu belirtiliyor.</p>

<p><strong>Almanya da mayın temizleme çalışmalarına katılmak istemişti</strong></p>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımının güvenliğinin sağlanmasına Almanya da katkıda bulunmak istemişti. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, haziran ayında “Fulda” adlı mayın avlama gemisi ile “Mosel” adlı ikmal gemisini bölgeye göndermişti.</p>

<p>Ancak iki gemi temmuz sonunda bölgeden çekilerek Akdeniz’de görevlendirilmek üzere hazır tutulmaya başlandı.</p>

<p><strong>Trump’tan İran’a tazminat talebi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump, Hürmüz Boğazı’na ilişkin açıklamalarının yanı sıra İran’la yaşanan tazminat krizine de değindi. Tahran’ın savaş zararlarının karşılanması yönündeki taleplerine sert tepki gösteren Trump, <strong>“Eğer İran zararların tazminini istiyorsa, o zaman son 50 yılda bize verdiği zararların tazminatını ödemelidir”</strong> dedi.</p>

<p>Trump ayrıca İran’ın son dönemde ülke içinde öldürülen protestocuların ailelerine de tazminat ödemesi gerektiğini savundu. İran’ın yüz binlerce insanın ölümünden sorumlu olduğunu ileri süren Trump, ülkenin bunun bedelini ödediğini söyledi.</p>

<p><strong>“İran’ın askerlerinin maaşlarını bile ödeyecek parası yok”</strong></p>

<p>Trump, İran’ın ekonomik durumuna ilişkin de sert açıklamalarda bulundu. İran’ın “tamamen iflas ettiğini” öne süren Trump, Tahran yönetiminin askerlerinin maaşlarını dahi ödeyemediğini savundu.</p>

<p>Trump, İran’da enflasyonun yüzde 309’a ulaştığını da iddia ederek, ülkenin yalnızca sorun çıkarabilecek durumda olduğunu ancak ekonomik açıdan ciddi sıkıntı yaşadığını söyledi.</p>

<p><strong>Netanyahu ile ilişkisi “çok iyi”</strong></p>

<p>Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Gazze konusunda görüş ayrılığı yaşadığı yönündeki iddiaları da reddetti.</p>

<p>Netanyahu ile ilişkisinin “çok iyi” olduğunu söyleyen Trump, konuya ilişkin bugün kendisine ait Truth Social hesabından ayrıntılı bir açıklama yayımlayacağını belirtti.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli biçimde uluslararası deniz trafiğine açılması ise ABD ile İran arasındaki görüşmelerin en önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/trumpin-iddiasi-hurmuz-bogazinda-mayinlar-temizlendi-kontrol-abd-donanmasinda</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 08:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/3-85.JPG" type="image/jpeg" length="58879"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mekke Savunma Paktı: Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan neden birleşti?]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/mekke-savunma-pakti-turkiye-pakistan-ve-suudi-arabistan-neden-birlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/mekke-savunma-pakti-turkiye-pakistan-ve-suudi-arabistan-neden-birlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke’de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması, dünya basınında geniş yankı buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırının tümüne yapılmış sayılmasını öngören pakt, bölgedeki güvenlik dengelerinde yeni bir dönemin işareti olarak değerlendirilirken, medyada anlaşmanın ABD’nin bölgedeki rolü, İran’la yaşanan gerilim ve yeni bir “Sünni güç bloğu” ihtimali açısından doğurabileceği sonuçlar tartışılıyor.</strong></p>

<p>Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan, Mekke’de imzaladıkları savunma anlaşmasıyla üç ülkeye yönelik ortak tehditlere karşı birlikte hareket etme taahhüdünde bulundu.</p>

<p>Anlaşmaya göre ülkelerden birine yönelik silahlı saldırı, üç ülkenin tamamına yönelik saldırı kabul edilecek. Anlaşma, bölgedeki güvenlik dengelerinde yeni bir dönemin işareti olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Körfez’de süren gerilimlerin ortasında Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan, cuma günü Mekke’de bir savunma paktına imza attı. Anlaşmanın en dikkat çekici maddesine göre, üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırı, diğer iki ülkeye de yapılmış saldırı olarak kabul edilecek.</p>

<p>Anlaşmanın imzalanmasının ardından Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif birlikte cuma namazına katıldı.</p>

<p>Yeni ittifak, bazı yorumlarda “Sünni NATO” benzetmesiyle değerlendiriliyor. Ancak anlaşmanın karar alma mekanizmaları, yükümlülüklerin kapsamı ve ittifakın nasıl işletileceği henüz netleşmiş değil. Bu nedenle bunun NATO benzeri tam teşekküllü bir askeri ittifaka dönüşüp dönüşmeyeceği belirsizliğini koruyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ABD için yeni bir denklem</strong></p>

<p>Anlaşma, ABD açısından da yeni bir güvenlik denklemi oluşturuyor.</p>

<p>İtalya'da yayımlanan <strong>La Stampa</strong> gazetesine göre anlaşma, geçen yıl Riyad ile İslamabad arasında imzalanan ikili savunma anlaşmasının kapsamını genişletiyor. Metinde İran’ın adı doğrudan geçmese de anlaşmanın mesajının açık olduğu savunuluyor.</p>

<p>Bu değerlendirmeye göre Suudi Arabistan’ın ekonomik gücü, Türkiye’nin NATO içindeki en büyük ikinci orduya sahip olması ve Pakistan’ın İslam dünyasındaki tek nükleer güç olması aynı savunma çerçevesinde bir araya geliyor. Bu durum, ABD’nin bölgedeki etkisinin azalması ve güvenlik yükünü giderek azaltması halinde Washington için yeni ve rahatsız edici bir değişken oluşturabilir.</p>

<p><strong>Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan neden birleşti?</strong></p>

<p>Berlin merkezli <strong>TAZ</strong> gazetesinde yer alan değerlendirmede, üç ülkenin farklı alanlardaki güçlerini bir araya getirdiği vurgulanıyor. Buna göre Pakistan’ın büyük bir ordusu, Suudi Arabistan’ın ekonomik gücü, Türkiye’nin ise askeri teknolojisi bulunuyor.</p>

<p>Bu iş birliğinin üç ülkenin ABD’den silah alımına olan bağımlılığını azaltabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Aynı değerlendirmede, Pakistan’ın ekonomik açıdan daha zayıf olmasına rağmen nükleer güç olduğu ve Suudi Arabistan ile Türkiye’nin, İran’ın nükleer silah geliştirmesinin engellenemeyeceği ihtimaline karşı hazırlıklı olmak istediği öne sürülüyor. Pakistan’ın nükleer teknolojisinin bu açıdan önemli bir seçenek olarak görüldüğü ifade ediliyor.</p>

<p><strong>İttifak kime karşı?</strong></p>

<p>Siyasi bilimci Farhad İbragimov, <strong>Kommersant</strong> gazetesine yaptığı değerlendirmede, anlaşmanın dilinin NATO Antlaşması’nın 5. maddesini hatırlattığını belirtiyor. Ancak ona göre “yeni bir İslam NATO’su” oluşturulmasına daha uzun bir yol var.</p>

<p>İbragimov, anlaşmanın kime karşı olduğuna ilişkin resmi açıklamanın “hiç kimseye karşı olmadığı” yönünde olduğunu, ancak gayriresmi boyutun daha karmaşık olduğunu savunuyor.</p>

<p>İbragimov’a göre anlaşmada hem İran hem de İsrail faktörü görülebiliyor. Bunun yanı sıra ABD’nin bölgedeki tek güvenlik garantörü olma kapasitesine yönelik artan güvensizlik de ittifakın arkasındaki unsurlardan biri.</p>

<p><strong>Ukrayna için de örnek gösterildi</strong></p>

<p>Ukraynalı gazeteci ve televizyon sunucusu Kateryna Solyar ise <strong>24tv.ua</strong>’da yayımlanan değerlendirmesinde, Ukrayna’nın da Türkiye ve Suudi Arabistan’ın izlediği modeli örnek alması gerektiğini savundu.</p>

<p>Solyar’a göre Türkiye, NATO ile Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki yeni savunma düzenlemesini birbirinin alternatifi olarak görmedi. Suudi Arabistan da ABD ile ilişkileri ile yeni savunma ittifakı arasında bir tercih yapmadı.</p>

<p>Bu nedenle Ukrayna’nın da tek bir güvenlik garantörü aramak yerine NATO, ABD ve Avrupa’nın tamamını birlikte değerlendirmesi gerektiği görüşü dile getirildi.</p>

<p><strong>Avrupa’nın bölgedeki etkisi azalabilir</strong></p>

<p><strong>Frankfurter Rundschau</strong> ise yeni ittifakın Avrupa’daki NATO üyeleri açısından yaratabileceği risklere dikkat çekti.</p>

<p>Gazeteye göre özellikle Türkiye’nin İran’la yaşanabilecek bir askeri çatışmaya sürüklenmesi ve bunun NATO’nun dayanışma yükümlülüklerini gündeme getirmesi engellenmeli.</p>

<p>Aynı değerlendirmede, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinin bölgedeki etkisinin yeni ittifakla birlikte azalabileceği savunuluyor. İsrail ile Filistin arasındaki savaşlar ve ABD ile İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının ardından Avrupa ülkelerinin Orta Doğu devletleri açısından giderek daha az başvurulan aktörler haline geldiği ifade ediliyor.</p>

<p>Yeni savunma paktının bölgedeki güvenlik mimarisini nasıl değiştireceği ise önümüzdeki dönemde netleşecek. Anlaşmanın İran’ı doğrudan hedef alan bir ittifak olmadığı belirtilirken, Tahran anlaşmanın bölgesel güvenlikteki değişimin bir göstergesi olduğunu değerlendiriyor.</p>

<p><strong>“Ortadoğu’da üçüncü güç ortaya çıkıyor”</strong></p>

<p>Almanya’nın önde gelen haftalık haber dergilerinden <strong>Spiegel</strong> ise, Mekke Savunma Paktı’nın Ortadoğu’da ABD-İsrail ekseni ile İran öncülüğündeki Şii bloktan sonra üçüncü bir güç odağının ortaya çıkışına işaret ettiğini belirtiyor.</p>

<p>Dergiye göre pakt, İran savaşı ve savaşın Körfez’de yarattığı güvensizliğin doğrudan bir sonucu. İran’dan ve Tahran’a yakın Irak ile Yemen’deki gruplardan gelen saldırılar, Suudi Arabistan’ın petrol, liman ve enerji tesislerinin ne kadar savunmasız olduğunu ortaya koyarken, Hürmüz Boğazı’ndaki abluka da ülkenin enerji ihracatı ve ticaret yolları açısından ciddi risk oluşturuyor.</p>

<p>Bu nedenle Riyad’ın kritik altyapısını korumak için hava savunmasını güçlendirmeye yöneldiği ve Türk savunma sanayisine yatırım yapmak istediği belirtiliyor. <i>Spiegel</i>, Türkiye’nin hızla büyüyen savunma sanayisi, savaş İHA’ları ve Suriye, Libya ile Kafkasya’daki operasyonlardan elde ettiği askeri deneyimle pakt içinde önemli bir rol üstlendiğini vurguluyor.</p>

<p>Pakistan ise büyük ordusu, askeri deneyimi ve Müslüman dünyasının tek nükleer gücü olması nedeniyle ittifaka farklı bir caydırıcılık unsuru getiriyor. Dergiye göre Pakistan’ın nükleer kapasitesinin Suudi Arabistan ve Türkiye için fiilen bir “nükleer şemsiye” oluşturup oluşturmayacağı açıkça ifade edilmese de nükleer caydırıcılık, yalnızca böyle bir ihtimalin varlığıyla bile etkili olabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/mekke-savunma-pakti-turkiye-pakistan-ve-suudi-arabistan-neden-birlesti</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 20:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/erdo-35.JPG" type="image/jpeg" length="69282"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meta’ya çocuk güvenliği darbesi: 567 milyon dolarlık yeni ceza]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/metaya-cocuk-guvenligi-darbesi-567-milyon-dolarlik-yeni-ceza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/metaya-cocuk-guvenligi-darbesi-567-milyon-dolarlik-yeni-ceza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin New Mexico eyaletinde mahkeme, çocuk ve genç kullanıcıların ruh sağlığı ile güvenliğini yeterince korumadığı gerekçesiyle Meta’yı 567 milyon dolar ödemeye mahkûm etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Daha önce verilen 375 milyon dolarlık cezayla birlikte şirketin aynı davadaki toplam mali yükümlülüğü 942 milyon dolara çıktı. Mahkeme ayrıca Facebook ve Instagram’da çocukların korunmasına yönelik kapsamlı değişiklikler yapılmasına hükmetti.</strong></p>

<p>ABD’de teknoloji devi Meta’ya yönelik çocuk güvenliği davasında şirketin başını ağrıtacak yeni bir karar çıktı. New Mexico eyalet mahkemesi, Facebook ve Instagram’ın sahibi Meta’nın genç kullanıcıların ruh sağlığına zarar veren uygulamalara ve güvenlik açıklarına göz yumduğu gerekçesiyle 567 milyon dolar ödemesine karar verdi.</p>

<p>Yargıç Bryan Biedscheid’in jürisiz davanın ikinci aşamasında verdiği karar, Meta’nın yalnızca yüksek miktarda bir tazminat ödemesini değil, aynı zamanda platformlarında çocukların güvenliğini artıracak kapsamlı değişiklikler yapmasını da öngörüyor.</p>

<p><strong>Toplam yükümlülük 942 milyon dolara ulaştı</strong></p>

<p>Son karar, aynı dava kapsamında mart ayında verilen 375 milyon dolarlık cezanın üzerine geldi. Böylece Meta’nın New Mexico’daki bu davadan kaynaklanan toplam mali yükümlülüğü 942 milyon dolara ulaştı.</p>

<p>Davada savcılar, Meta’nın genç kullanıcıları platformlarda daha uzun süre tutmak amacıyla bağımlılık yaratabilecek özellikler kullandığını ve şirketin yaş doğrulama ile gizlilik önlemlerinin çocukları korumakta yetersiz kaldığını savundu.</p>

<p>Savcılığa göre bu eksiklikler, çocukların zararlı içeriklere ulaşmasının yanı sıra cinsel istismar ve çevrim içi güvenlik riskleriyle karşı karşıya kalmasına da zemin hazırladı.</p>

<p><strong>420 milyon dolar gençlerin tedavisine ayrılacak</strong></p>

<p>Mahkemenin kararı doğrultusunda 567 milyon dolarlık cezanın 420 milyon doları gençlere yönelik tedavi hizmetlerinin finansmanında kullanılacak.</p>

<p>Geri kalan tutarın ise önümüzdeki beş yıl içinde farkındalık ve önleme programları, tarama hizmetleri ve çocukların çevrim içi güvenliğine yönelik diğer çalışmalar için harcanması planlanıyor.</p>

<p>Kararın dikkat çeken bir diğer boyutu ise Meta’nın platformlarında yapmak zorunda kalacağı değişiklikler oldu.</p>

<p><strong>Facebook ve Instagram’ın çalışma biçimi değişecek</strong></p>

<p>Mahkeme, Meta’nın çocuk ve genç kullanıcıları korumaya yönelik güvenlik önlemlerini güçlendirmesini istedi. Şirketten özellikle bağımlılık yaratabilecek özellikleri sınırlandırması ve yaş doğrulama sistemlerini geliştirmesi bekleniyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra çocukların cinsel istismardan korunması amacıyla daha sıkı denetim mekanizmaları ve varsayılan gizlilik ayarlarının devreye alınması kararlaştırıldı.</p>

<p>Facebook ve Instagram’ın genç kullanıcılarına sunduğu güvenlik araçları konusunda da daha şeffaf olması gerekecek. Platformlarda, güvenlik özelliklerinin nasıl kullanılacağını, uygunsuz yorum ve davranışlara karşı hangi araçların bulunduğunu anlatan bilgilendirme ekranları ve uyarıların daha düzenli şekilde gösterilmesi zorunlu olacak.</p>

<p>Bu değişikliklerin uygulanması ise New Mexico eyalet makamlarının denetimine tabi tutulacak.</p>

<p><strong>İlk aşamada jüri Meta’yı sorumlu bulmuştu</strong></p>

<p>Davada mart ayında görülen ilk aşamada jüri, Meta’nın çocukların ruh sağlığına yönelik riskleri bildiği halde yeterli önlem almadığı ve platformlarındaki çocukların cinsel istismarına ilişkin bilgileri gizlediği sonucuna vararak şirketi 375 milyon dolar ödemeye mahkûm etmişti.</p>

<p>Ardından davanın yaklaşık üç hafta süren ikinci aşamasında, Meta’nın platformlarının New Mexico yasaları kapsamında bir “kamusal rahatsızlık” oluşturup oluşturmadığı ve şirkete hangi ek yaptırımların uygulanacağı ele alındı.</p>

<p>Bu aşamada savcılar, Meta’nın yalnızca para cezasıyla karşı karşıya kalmasının yeterli olmayacağını belirterek platformların işleyişinde temel değişiklikler yapılmasını talep etti.</p>

<p><strong>Meta kararı temyize götürecek</strong></p>

<p>Meta ise mahkemenin kararını kabul etmiyor. Şirket, kararı temyiz edeceğini açıklarken platformlarında zararlı içerikleri tespit etmek ve kaldırmak için çalışmalar yürüttüğünü savundu.</p>

<p>Meta tarafından yapılan açıklamada, şirketin gençleri çevrim içi ortamda koruma konusundaki yaklaşımına güvendiği belirtilerek, kendilerine yöneltilen iddiaların gerçekleri yanlış yansıttığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kararın kesinleşmesi halinde New Mexico’daki dava, Meta’nın çocuk ve genç kullanıcıların güvenliği konusunda karşı karşıya kaldığı en ağır hukuki yaptırımlardan biri olarak öne çıkacak. 942 milyon dolarlık toplam mali yükümlülüğün yanı sıra Facebook ve Instagram’ın çocuklara yönelik güvenlik politikalarında zorunlu değişiklikler yapılması, davayı yalnızca bir para cezası olmaktan çıkararak Meta’nın platform tasarımına doğrudan müdahale edilen önemli bir hukuk mücadelesine dönüştürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, BİLİM-TEK, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/metaya-cocuk-guvenligi-darbesi-567-milyon-dolarlik-yeni-ceza</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/meta-5.jpeg" type="image/jpeg" length="46810"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Leipzig Havalimanı'ndaki patlayıcı yüklü İHA gerilimi: Rusya suçlamaları reddetti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/leipzig-havalimanindaki-patlayici-yuklu-iha-gerilimi-rusya-suclamalari-reddetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/leipzig-havalimanindaki-patlayici-yuklu-iha-gerilimi-rusya-suclamalari-reddetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'daki Leipzig/Halle Havalimanı'nda patlayıcı yüklü bir insansız hava aracının (İHA) bulunmasının ardından başlayan soruşturmada gözler Rusya'ya çevrilirken, Moskova yöneltilen suçlamaları sert bir dille reddetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rusya'nın Berlin Büyükelçiliği olayı "aceleyle hazırlanmış bir provokasyon" olarak nitelendirirdi</strong></p>

<p>Almanya Federal Başsavcılığı soruşturmayı devralarak olayın Almanya'nın ulaşım ve lojistik altyapısına yönelik ciddi bir saldırı girişimi olabileceği değerlendirmesinde bulundu. Ancak şu ana kadar olayın arkasında Rusya'nın bulunduğuna ilişkin kesin bir kanıt açıklanmadı.</p>

<p>[related-posts id="117614" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>Havalimanında patlayıcı yüklü İHA bulundu</strong></p>

<p>İHA, 5 Ağustos gecesi Leipzig/Halle Havalimanı'nın kargo bölümünün güvenlik alanında, Ukrayna'ya ait bir nakliye uçağının yakınında bulundu. Alman makamlarına göre İHA'nın üzerinde profesyonel patlayıcı ve fünye yer alıyordu. Patlayıcı madde, Federal Polis ekiplerinin müdahalesiyle etkisiz hale getirildi.</p>

<p>Olay nedeniyle havalimanındaki uçuş operasyonları geçici olarak durduruldu, bazı uçaklar başka havalimanlarına yönlendirildi. Ayrıca inişini iptal etmek zorunda kalan bir kargo uçağının havada başka bir İHA ile çarpıştığı ve uçakta hafif hasar meydana geldiği bildirildi.</p>

<p><strong>Federal Başsavcılık soruşturmayı devraldı</strong></p>

<p>Almanya Federal Başsavcılığı, olayın önemine işaret ederek soruşturmayı 6 Ağustos'ta devraldı. Savcılık, İHA ile havalimanında patlama meydana getirilmesinin amaçlandığına dair yeterli kanıt bulunduğunu ve olayın "patlayıcı maddeyle patlama gerçekleştirmeye teşebbüs" ile hava trafiğine tehlikeli müdahale şüphesi kapsamında incelendiğini açıkladı.</p>

<p>Başsavcılık, olayı Almanya'nın ulaşım ve lojistik altyapısına yönelik "ciddi bir saldırı" olarak değerlendirdi ve eylemin ülkenin iç ve dış güvenliğini etkileyebilecek nitelikte olduğunu belirtti. Soruşturmanın yürütülmesi Federal Kriminal Dairesi'ne (BKA) verildi.</p>

<p><strong>Rusya: "Aceleyla hazırlanmış bir provokasyon"</strong></p>

<p>Rusya'nın Berlin Büyükelçiliği ise olayla herhangi bir bağlantısı bulunduğu yönündeki iddiaları kesin bir dille reddetti. Büyükelçilik, Almanya'da <strong>"Rusya karşıtı yeni bir histeri dalgası" </strong>yaşandığını açıklayarak, olayı Rusya'ya yönelik "aceleyle hazırlanmış bir provokasyon" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Büyükelçilik açıklamasında, olayın Ukrayna ve Avrupa'daki bazı siyasi çevrelerin çıkarlarına hizmet ettiğini ileri sürdü. Ayrıca Almanya'nın karşı karşıya olduğu asıl tehlikenin Moskova'dan geldiği iddia edilen hibrit saldırılar değil, Rusya ile olası bir savaş senaryosunu gündeme getiren siyasetçiler olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Rusya'nın Berlin Büyükelçiliği, olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin kendi yorumunu da paylaşarak, patlayıcı yüklü olduğu belirtilen İHA'nın tesadüfen fark edildiğini ve etkisiz hale getirildiğini belirtti.</p>

<p><strong>CDU'lu siyasetçi: Rusya'nın açıklamaları inandırıcı değil</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Federal Meclis İstihbarat Servislerini Denetleme Komisyonu Başkanı Marc Henrichmann ise Rusya'nın açıklamalarını inandırıcı bulmadığını söyledi. CDU'lu siyasetçi, Moskova'nın Ukrayna'daki savaş nedeniyle "kuralları olmayan bir oyun" oynadığını savundu.</p>

<p>Henrichmann, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşta sıkışmasının ardından baskıyı Batı'ya, NATO ve Avrupa Birliği ülkelerine doğru genişletmesinin beklenebileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Rusya şüphesi var, ancak kesin kanıt yok</strong></p>

<p>Olayın hedefinde Ukrayna'ya yönelik Batılı silah ve mühimmat sevkiyatlarında kullanılan Antonov An-124 tipi bir nakliye uçağının bulunması, Rusya'nın olası bir fail olarak gündeme gelmesine neden oldu. Ancak uzmanlar, İHA'nın Rus istihbarat servisleriyle bağlantılı olduğuna dair şu aşamada kesin bir kanıt bulunmadığına dikkat çekiyor.</p>

<p>Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt de olayın "çok profesyonel failler" tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğini belirtirken, yabancı güçlerin olası rolünü dışlamadı ancak herhangi bir ülkeyi doğrudan suçlamadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, DÜNYA, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/leipzig-havalimanindaki-patlayici-yuklu-iha-gerilimi-rusya-suclamalari-reddetti</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 07:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/leipzig-kopie.JPG" type="image/jpeg" length="74442"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Google DeepMind'da görev değişimi: Koray Kavukçuoğlu en üst yönetime getirildi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/google-deepmindda-gorev-degisimi-koray-kavukcuoglu-en-ust-yonetime-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/google-deepmindda-gorev-degisimi-koray-kavukcuoglu-en-ust-yonetime-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD merkezli teknoloji şirketi Google’ın yapay zekâ araştırma birimi Google DeepMind’da üst düzey görev değişikliğine gidildi. Türk mühendis Koray Kavukçuoğlu, birimin kıdemli başkan yardımcılığı görevine getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Kavukçuoğlu, Google DeepMind'ın Kıdemli Başkan Yardımcısı (Senior Vice President) olarak şirketin yapay zekâ model geliştirme faaliyetlerine liderlik edecek.</strong></p>

<p>Google'ın çatı şirketi Alphabet'in Üst Yöneticisi (CEO) Sundar Pichai, yaptığı açıklamada, Google DeepMind'ın kurucularından Demis Hassabis'in bundan sonra Alphabet'in Baş Bilim İnsanı ve Google DeepMind Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapacağını duyurdu.</p>

<p><img alt="" height="349" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/1-218.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="585" /></p>

<p>Pichai, Hassabis'in özellikle yapay genel zekâ (AGI) ve bilimsel keşiflere odaklanacağını, aynı zamanda biyoteknoloji şirketi Isomorphic Labs'in liderliğini de sürdüreceğini belirtti.</p>

<p><strong>Koray Kavukçuoğlu en kritik görevlerden birine getirildi</strong></p>

<p>Yapılan görev değişikliği kapsamında Google DeepMind'ın Teknoloji Direktörü (CTO) ve Baş Yapay Zekâ Mimarı olan Türk mühendis Koray Kavukçuoğlu, şirketin Kıdemli Başkan Yardımcılığı görevine yükseltildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="395" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/k-kavukcuoglu.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="582" /></p>

<p>Bu görev kapsamında Kavukçuoğlu; yeni nesil yapay zekâ modellerinin geliştirilmesi, temel yapay zekâ araştırmaları, Google’ın üretken yapay zekâ tabanlı sohbet botu ve dijital asistanı Gemini ile geliştirici ekiplerinden sorumlu olacak.</p>

<p>Google CEO'su Sundar Pichai, Kavukçuoğlu için yaptığı değerlendirmede,<strong> "Koray 13 yıldır Google DeepMind'da görev yapıyor ve alanında dünya çapında tanınan bir uzman. Derin öğrenme ekibimizi kurdu, WaveNet ve DQN gibi çığır açan projelere öncülük etti. Google DeepMind emin ellerde."</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Google kritik bir dönemeçte</strong></p>

<p>Yönetim değişikliği, Google'ın yapay zekâ yarışında yoğun baskı altında bulunduğu bir dönemde gerçekleşti.</p>

<p>Google’ın geliştirdiği yapay zekâ modeli ve sohbet asistanı Gemini'nin yeni sürümünün planlanandan geç yayımlanması, Google'ın OpenAI ve Anthropic karşısında rekabet gücünü kaybettiği yönündeki tartışmaları artırdı.</p>

<p>Öte yandan Gemini ekibinden bazı önemli araştırmacıların şirketten ayrılarak kendi girişimlerini kurması da Google açısından dikkat çeken gelişmeler arasında yer aldı.</p>

<p>Şirket, son dönemde veri merkezleri ve yapay zekâ altyapısına on milyarlarca dolarlık yatırım yaparken, yatırımcılar bu harcamaların ticari karşılığının ne zaman alınacağı konusunda soru işaretleri taşıyor.</p>

<p><strong>Hassabis araştırmalara odaklanacak</strong></p>

<p>2024 Nobel Kimya Ödülü sahibi Demis Hassabis, yeni görevinde yapay genel zekâ (Artificial General Intelligence-AGI) araştırmalarına ağırlık vereceğini açıkladı.</p>

<p>Bilgisayarların insan seviyesinde düşünme ve öğrenme kapasitesine ulaşmasını hedefleyen AGI'nin artık "ulaşılabilir bir hedef" haline geldiğini belirten Hassabis, bundan sonraki çalışmalarını bu alana yoğunlaştıracağını ifade etti.</p>

<p>Google, 2023 yılında DeepMind ile Google Brain ekiplerini tek çatı altında birleştirerek yapay zekâ çalışmalarını hızlandırmış, bu yapılanmanın başına da Hassabis'i getirmişti.</p>

<p><strong>Koray Kavukçuoğlu kimdir?</strong></p>

<p>ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü mezunu olan Koray Kavukçuoğlu, yüksek lisansını da aynı üniversitede tamamladı. Daha sonra New York Üniversitesi'nde bilgisayar bilimi alanında yüksek lisans ve doktora yaptı.</p>

<p>Roketsan, Siemens ve NEC Laboratories'de görev aldıktan sonra 2012 yılında Google DeepMind'a katılan Kavukçuoğlu, şirketin derin öğrenme ekibini kurdu ve WaveNet, DQN ile AlphaGo gibi yapay zekâ tarihine geçen projelerde önemli rol üstlendi.</p>

<p>Ocak 2024'te Google DeepMind'ın Teknoloji Direktörü (CTO), Haziran 2025'te ise Google tarihinde ilk kez oluşturulan Baş Yapay Zekâ Mimarı (Chief AI Architect) görevine getirilen Kavukçuoğlu, artık şirketin en üst düzey yöneticileri arasında yer alarak Google'ın yapay zekâ stratejisinin şekillendirilmesinde belirleyici isimlerden biri olacak.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM-TEK, DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/google-deepmindda-gorev-degisimi-koray-kavukcuoglu-en-ust-yonetime-getirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/2-153.JPG" type="image/jpeg" length="75178"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Leipzig/Halle Havalimanı'nda patlayıcı yüklü drone alarmı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/leipzighalle-havalimaninda-patlayici-yuklu-drone-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/leipzighalle-havalimaninda-patlayici-yuklu-drone-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın stratejik öneme sahip Leipzig/Halle Havalimanı'nda Ukrayna'ya ait Antonov-124 tipi kargo uçağının yakınında patlayıcı yüklü bir insansız hava aracının (drone) bulunması ülkede alarm durumuna yol açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Federal Savcılık olayı "patlayıcıyla saldırı girişimi" şüphesiyle devralırken, İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt yaşananları "yeni bir hibrit saldırı senaryosu" olarak değerlendirdi.</strong></p>

<p>Almanya'nın en önemli kargo merkezlerinden biri olan Leipzig/Halle Havalimanı'nda gece saatlerinde pist üzerinde patlayıcı düzenek taşıyan bir drone tespit edildi. Saksonya Eyalet Kriminal Dairesi'nin (LKA) verdiği bilgiye göre, drone Güney Pisti'nde, Ukrayna'ya ait Antonov AN-124 tipi ağır nakliye uçağının yakınında bulundu.</p>

<p>Federal Polis'e bağlı bomba imha uzmanları, drone üzerindeki patlayıcı düzeneği etkisiz hale getirirken, daha sonra bomba kontrollü şekilde imha edildi.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/polis-10.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Federal Savcılık devreye girdi</strong></p>

<p>Olayın ülke güvenliği açısından taşıdığı önem nedeniyle soruşturmayı Almanya Federal Savcılığı devraldı.</p>

<p>Savcılık, olayla ilgili "patlayıcıyla infilak oluşturma girişimi" ve "hava ulaşımını tehlikeye sokma" suçlamaları kapsamında soruşturma yürütüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Yetkililer, drone üzerine profesyonel patlayıcı ile ateşleme mekanizması yerleştirildiğini belirtti. Ayrıca havalimanının yakınında bulunan bir kargo uçağının havadayken ikinci bir drone ile temas etmiş olabileceği ihtimali de araştırılıyor.</p>

<p><strong>Patlayıcı askeri nitelikte</strong></p>

<p>Alman güvenlik kaynaklarına göre, düzende kullanılan patlayıcının Semtex ve PETN olduğu doğrulandı.</p>

<p>Semtex, askeri özellik taşıyan yüksek etkili plastik patlayıcılar arasında yer alıyor. Soğuk Savaş döneminde çeşitli terör saldırılarında kullanılan bu patlayıcı, 1988 yılında 270 kişinin yaşamını yitirdiği Lockerbie uçak saldırısında da kullanılmıştı.</p>

<p>Basında yer alan bilgilere göre patlayıcı, metal bir kutunun içine yerleştirilmiş, alt kısmına ise ateşleme düzeneği monte edilmişti. Drone'un ayrıca yük bırakma sistemi ile iki SIM kart taşıdığı ve bunların uzaktan kontrol amacıyla kullanılmış olabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Facia son anda önlendi</strong></p>

<p>Alman basınına yansıyan bilgilere göre, patlayıcı yüklü drone saatlerce fark edilmeden Ukrayna kargo uçaklarının yakınında kaldı.</p>

<p>Olayı fark eden bir havalimanı çalışanı, drone'u ayağıyla iterek etkisiz hale getirdi. Uzmanlara göre çalışan büyük bir tehlikeyi farkında olmadan önledi. Patlamanın yaşanmamasının ise ateşleme mekanizmasındaki teknik arızadan kaynaklandığı belirtiliyor.</p>

<p><strong>"Yeni bir hibrit saldırı senaryosu"</strong></p>

<p>Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, olay yerinde yaptığı açıklamada bunun sıradan bir güvenlik ihlali olmadığını söyledi.</p>

<p>Dobrindt, olayın "hibrit saldırı girişimi" niteliği taşıdığını belirterek, kullanılan patlayıcı, teknik donanım ve planlamanın son derece profesyonel olduğunu ifade etti.</p>

<p>"Bu amatörce hazırlanmış bir düzenek değil. Almanya yeni bir hibrit tehdit seviyesiyle karşı karşıya" diyen Dobrindt, yabancı devlet bağlantısının da ihtimaller arasında değerlendirildiğini kaydetti.</p>

<p><strong>Ukrayna'nın şüphesi Rusya</strong></p>

<p>Almanya'daki Ukrayna Büyükelçisi Oleksii Makeiev ise saldırının arkasında Rusya'nın olabileceğini öne sürdü.</p>

<p>Makeiev, "Bunu Rusya'dan başka kimin yapmış olabileceğini düşünmek zor" ifadelerini kullanırken, Alman makamlarının soruşturmayı tüm yönleriyle sürdürmesini beklediklerini söyledi.</p>

<p><strong>Uçakta mühimmat bulunmadığı açıklandı</strong></p>

<p>İlk haberlerde Ukrayna kargo uçağında mühimmat bulunduğu öne sürülse de Almanya İçişleri Bakanlığı bu iddiaları yalanladı.</p>

<p>Hükümet kaynakları, olay sırasında havalimanındaki Antonov kargo uçaklarında herhangi bir mühimmat taşınmadığını açıkladı.</p>

<p><strong>İkinci drone aranıyor</strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında ikinci bir drone ihtimali de araştırılıyor.</p>

<p>İddialara göre Hannover'e iniş yapan bir kargo uçağında hafif hasar tespit edildi. Yetkililer, bu hasarın ikinci bir drone ile temas sonucu oluşmuş olabileceğini değerlendiriyor.</p>

<p><strong>Stratejik havalimanı</strong></p>

<p>Leipzig/Halle Havalimanı, Avrupa'nın en büyük kargo merkezlerinden biri olmasının yanı sıra DHL'in küresel lojistik üssü olarak faaliyet gösteriyor. Rusya-Ukrayna savaşının başlamasının ardından Ukrayna'ya ait Antonov AN-124 tipi ağır nakliye uçakları da bu havalimanını yoğun şekilde kullanıyor.</p>

<p>Havalimanı aynı zamanda NATO ve Avrupa'nın askeri ile insani lojistik operasyonları açısından da kritik öneme sahip bulunuyor.</p>

<p><strong>Drone vakalarında dikkat çeken artış</strong></p>

<p>Almanya Hava Trafik Kontrol Kurumu'nun verilerine göre, 2026 yılının ilk altı ayında ülkedeki 15 uluslararası havalimanında toplam 166 drone görüldü. Bu sayı geçen yılın aynı dönemindeki 101 vakaya göre önemli ölçüde arttı.</p>

<p>En fazla ihbar <strong>Berlin Brandenburg (BER)</strong> Havalimanı'nda yapılırken, onu Frankfurt Havalimanı izledi. Yetkililer, kritik altyapılara yönelik drone tehditlerinin giderek arttığı uyarısında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/leipzighalle-havalimaninda-patlayici-yuklu-drone-alarmi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/havalimani.jpg" type="image/jpeg" length="37725"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da ehliyet reformu 2027'de başlıyor: Koalisyon hükümeti harekete geçti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-ehliyet-reformu-2027de-basliyor-koalisyon-hukumeti-harekete-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-ehliyet-reformu-2027de-basliyor-koalisyon-hukumeti-harekete-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da son yıllarda hızla yükselen ehliyet ücretleri siyaset gündemine taşındı. CDU/CSU ile SPD'den oluşan koalisyon hükümeti, özellikle gençlerden gelen eleştiriler üzerine B sınıfı ehliyetin daha hızlı ve daha düşük maliyetle alınabilmesini amaçlayan kapsamlı bir reform hazırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Federal hükümetin hazırladığı yasa tasarısı, Eyaletler Meclisi'nin (Bundesrat) görüşünün alınmasının ardından Federal Meclis'e (Bundestag) sunuldu. Düzenlemenin yürürlüğe girebilmesi için hem Federal Meclis hem de Eyaletler Meclisi'nin onayı gerekiyor.</strong></p>

<p><strong>Ehliyet maliyeti ortalama 3 bin 400 euroya ulaştı</strong></p>

<p>Almanya'da B sınıfı ehliyetin maliyeti bugün ortalama 3 bin 400 euro seviyesine çıktı. Hükümet, trafik güvenliğinden taviz vermeden bu maliyetleri düşürmeyi hedefliyor.</p>

<p>Ulaştırma Bakanlığı'nın hesaplamalarına göre reformun hayata geçmesi halinde vatandaşların yılda toplam yaklaşık 629 milyon euro tasarruf etmesi bekleniyor. Ancak uzmanlar, bu hesaplamaların bazı varsayımlara dayandığını ve tasarruf miktarının uygulamaya göre değişebileceğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Teori eğitimi dijital ortama taşınacak</strong></p>

<p>Tasarıdaki en önemli yeniliklerden biri teori eğitiminde yapılacak değişiklikler.</p>

<p>Buna göre sürücü kursları (Fahrschule), teori derslerini ister sınıfta ister tamamen dijital ortamda verebilecek. Adaylar, dersleri uygulamalar veya çevrim içi platformlar üzerinden de takip edebilecek.</p>

<p>Ancak her sürücü kursunun dijital eğitim sunma zorunluluğu bulunmayacak. Bu nedenle ehliyet adaylarının kendilerine uygun kursu seçmesi gerekecek.</p>

<p>Ayrıca bugün 1.100'ün üzerinde sorudan oluşan teori soru havuzunun yaklaşık üçte bir oranında azaltılması planlanıyor.</p>

<p><strong>Zorunlu sürüş saatlerinde esneklik</strong></p>

<p>Mevcut uygulamada adayların tamamlaması gereken 12 zorunlu özel sürüş dersi de değişiyor.</p>

<p>Şehirler arası yol, otoyol ve gece sürüşleri zorunlu olmaya devam edecek ancak bugünkü gibi her aday için sabit olarak 5 saat şehirler arası, 4 saat otoyol ve 3 saat gece sürüşü şartı uygulanmayacak.</p>

<p>Bunun yerine sürüş eğitmenleri, adayın performansına göre kaç saatlik eğitime ihtiyaç duyduğuna karar verecek.</p>

<p>Böylece daha hızlı öğrenen adayların daha az ders alarak hem zamandan hem de maliyetten tasarruf etmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Sınav öncesi zorunlu prova geliyor</strong></p>

<p>Reform kapsamında pratik sınav öncesinde "olgunluk kontrolü" (Reife-Check) adı verilen zorunlu bir değerlendirme de uygulanacak.</p>

<p>Gerçek sınav koşullarında yapılacak bu uygulamanın, adayların sınava daha iyi hazırlanmasını sağlaması amaçlanıyor.</p>

<p>Pratik sınavın süresi ise değişmeyecek. Sınav en az 40 dakika sürecek ve bunun en az 25 dakikası aktif araç kullanımı olacak.</p>

<p><strong>Anne ve babayla direksiyon eğitimi mümkün olacak</strong></p>

<p>Tasarıdaki en dikkat çekici yeniliklerden biri de aile bireyleri eşliğinde sürüş imkânı.</p>

<p>Teori sınavını başarıyla geçen adaylar, belirli şartları yerine getirmeleri halinde anne, baba veya yakın aile bireylerinin gözetiminde kamuya açık yollarda araç kullanarak deneyim kazanabilecek.</p>

<p>Bunun için adayların öncelikle en az altı profesyonel sürüş dersi almış olması gerekiyor. Ayrıca refakat edecek kişiyle birlikte resmi bir bilgilendirme eğitimine katılmaları ve yetkili makamlardan izin almaları şart olacak.</p>

<p>Refakatçinin en az yedi yıldır kesintisiz B sınıfı ehliyete sahip olması, sürücü sicilinde en fazla bir ceza puanı bulunması ve bu görev karşılığında ücret almaması gerekecek.</p>

<p><strong>Uygulama her eyalette otomatik başlamayacak</strong></p>

<p>Aile eşliğinde sürüş uygulaması Almanya genelinde otomatik olarak yürürlüğe girmeyecek.</p>

<p>Her eyalet, kendi yönetmeliğini çıkararak bu uygulamayı ayrı ayrı hayata geçirecek. Bu nedenle yeni sistemin uygulanması vatandaşın yaşadığı eyalete göre farklılık gösterebilecek.</p>

<p>Yetkililer ayrıca ailelerin, adayın kullandığı aracın trafik sigortasının bu uygulamayı kapsayıp kapsamadığını önceden kontrol etmeleri gerektiğini vurguluyor.</p>

<p><strong>Sürücü kurslarında fiyat şeffaflığı sağlanacak</strong></p>

<p>Tasarıyla birlikte sürücü kurslarının ücretleri ve sınav başarı oranlarının yer alacağı ülke çapında bir kayıt sistemi oluşturulacak.</p>

<p>Sürücü kursları belirlenen tarihten itibaren fiyatlarını ve başarı oranlarını sisteme bildirmek zorunda olacak. Böylece adaylar kursları daha kolay karşılaştırabilecek, fiyat ve başarı oranlarını tek merkezden görebilecek.</p>

<p><strong>ADAC'tan destek, uzmanlardan çekince</strong></p>

<p>Almanya'nın en büyük otomobil kulübü ADAC, adaylara daha fazla seçenek sunulmasını olumlu karşılarken, reformun trafik güvenliği üzerindeki etkilerinin beş yıl beklenmeden daha erken değerlendirilmesini istedi.</p>

<p>Bazı eğitim ve trafik uzmanları ise özellikle zorunlu uygulamalı eğitim standartlarının esnetilmesinin uzun vadede olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>2027'de yürürlüğe girmesi planlanıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mevcut takvime göre teori eğitimine ilişkin düzenlemelerin 1 Ocak 2027'de, aile eşliğinde sürüş ve diğer uygulamaların ise 1 Temmuz 2027'de yürürlüğe girmesi planlanıyor.</p>

<p>Ancak yasa tasarısının henüz parlamentodaki yasama sürecini tamamlamadığı ve görüşmeler sırasında değişiklik yapılabileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-ehliyet-reformu-2027de-basliyor-koalisyon-hukumeti-harekete-gecti</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 19:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ehliyet1.jpg" type="image/jpeg" length="46158"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye ve Yunanistan'daki orman yangınları Alman basınında geniş yankı buldu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/turkiye-ve-yunanistandaki-orman-yanginlari-alman-basininda-genis-yanki-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/turkiye-ve-yunanistandaki-orman-yanginlari-alman-basininda-genis-yanki-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ile Yunanistan'da etkisini sürdüren orman yangınları Alman basınının da gündeminde geniş yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Alman medyası, özellikle Ege adaları ile Türkiye'nin Akdeniz ve Ege bölgelerinde devam eden yangınlarla mücadeleyi öne çıkarırken, Fransa ve İspanya'da ise tehlikenin büyük ölçüde kontrol altına alındığını aktardı.</strong></p>

<p>Yunanistan'ın Ege Denizi'ndeki adalarında ve özellikle Girit'te ekipler, son derece zorlu hava koşullarında yangınları kontrol altına almaya çalışıyor. Haberlerde, kasırga şiddetindeki kuzey rüzgarlarının alevleri sürekli yeniden büyüttüğü ve söndürme çalışmalarını büyük ölçüde zorlaştırdığı belirtildi.</p>

<p>Girit'in Preveli bölgesi yakınlarında çıkan yeni yangın nedeniyle yoğun dumanın sahil kesimini kaplaması üzerine sahil güvenlik ekipleri yaklaşık 50 kişiyi güvenli bölgelere tahliye etti. Yetkililer, iki gündür aralıksız görev yapan itfaiye ekiplerinin büyük bölümünün fiziksel olarak tükenme noktasına geldiğini bildirirken, şiddetli rüzgar nedeniyle yangın söndürme uçakları ve helikopterlerin de sınırlı şekilde kullanılabildiği ifade edildi.</p>

<p>Aynı dönemde Andros, Kalimnos ve Paros adalarında da yeni yangınlar çıktı. Meteoroloji uzmanları bölgede görülen olağanüstü hava koşullarının kasırga kuvvetindeki rüzgarlarla yangınların hızla yayılmasına neden olduğunu belirtiyor. Yetkililer, hava koşullarının akşam saatlerinden itibaren kısmen düzelmesini bekliyor. Çarşamba günü yaşanan yangınlarda üç itfaiyecinin hayatını kaybettiği, dört görevlinin ise yaralandığı bildirildi.</p>

<p><strong>Türkiye'de 169 Yangına Müdahale Edildi</strong></p>

<p>Türkiye'de yangınlarla mücadelenin yoğun şekilde sürdüğünü aktaran haberlere göre, Çarşamba gününden itibaren ülke genelinde çıkan 169 yangına müdahale edildi, bunlardan 163'ü Perşembe akşamı itibarıyla kontrol altına alındı.</p>

<p>Antalya'nın Kaş ilçesinde etkili olan fırtına söndürme çalışmalarını güçleştirirken, havadan ve karadan yürütülen yoğun müdahale sayesinde yangının yayılması engellendi. Benzer şekilde Isparta'daki yangının da kontrol altına alındığı belirtildi.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın verdiği bilgilere yer veren Alman medyası, yangınlarla mücadelede ülke genelinde 21 uçak, 69 helikopter, yaklaşık 500 arazöz ve 3 bin 500'den fazla personelin görev yaptığını aktardı.</p>

<p><strong>Türkiye Yangınla Mücadelede Drone Teknolojisini Genişletiyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberde, Türkiye'nin orman yangınlarını erken tespit etmek ve müdahaleyi hızlandırmak amacıyla insansız hava araçlarından daha fazla yararlandığına da dikkat çekildi.</p>

<p>Isı kameralarıyla donatılan dronların yoğun duman altında dahi yangının en sıcak noktalarını belirleyebildiği, elde edilen görüntüler sayesinde alevlerin yayılma yönü ile yerleşim alanlarına ulaşma süresinin önceden tahmin edilebildiği ifade edildi.</p>

<p>Adana'da ise aktif olarak yangın söndürme çalışmalarında kullanılabilecek şekilde geliştirilen bir drone sisteminin devreye alındığı belirtildi. Bu sistemin zorlu arazilere koruyucu ekipman ve ilk yardım malzemesi taşıyarak itfaiye ekiplerinin güvenliğini artırmasının hedeflendiği kaydedildi.</p>

<p><strong>Fransa ve İspanya'da Tehlike Azaldı</strong></p>

<p>Haberlere göre Güney Avrupa'nın diğer bölgelerinde ise tablo daha olumlu. Fransa'nın Atlantik kıyılarında tahliye edilen 224 bin kişiden 144 bini evlerine dönerken, yetkililer en kritik dönemin geride kaldığını açıkladı. Bordeaux çevresinde yalnızca iki aktif yangın noktasının kaldığı, ülkenin diğer bölgelerindeki yangınların ise büyük ölçüde kontrol altına alındığı bildirildi.</p>

<p>İspanya'da da Madrid, Ávila ve Toledo çevresindeki yangınların büyük oranda söndürüldüğü, tahliyelerin ve sokağa çıkma kısıtlamalarının önemli ölçüde kaldırıldığı aktarıldı. Valencia'nın kuzeyindeki Castellón bölgesinde devam eden büyük orman yangınının ise artık ilerlemediği açıklandı.</p>

<p><strong>Uzmanlar: Yangınların Büyük Bölümü İnsan Kaynaklı</strong></p>

<p>Uzmanlara göre orman yangınlarının büyük kısmı insan faaliyetlerinden kaynaklanıyor. Söndürülmeyen kamp ateşleri, ormana atılan sigara izmaritleri, kontrolsüz mangallar ve kasıtlı çıkarılan yangınlar en yaygın nedenler arasında gösteriliyor.</p>

<p>Doğal nedenlerle çıkan yangınların ise daha çok yıldırım düşmesi sonucu meydana geldiği, bazı bölgelerde volkanik faaliyetlerin de yangınlara yol açabildiği belirtiliyor. Uzmanlar, yangınların büyümesinde sıcak hava, kuraklık, kuvvetli rüzgar, bitki örtüsü ve arazi yapısının belirleyici rol oynadığına dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, TEKNOLOJİ, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/turkiye-ve-yunanistandaki-orman-yanginlari-alman-basininda-genis-yanki-buldu</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/orman-yanginlari.png" type="image/jpeg" length="52004"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HUAWEI FreeClip 2 S: Açık kulak deneyiminde yeni nesil konfor ve akıllı özellikler]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/huawei-freeclip-2-s-acik-kulak-deneyiminde-yeni-nesil-konfor-ve-akilli-ozellikler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/huawei-freeclip-2-s-acik-kulak-deneyiminde-yeni-nesil-konfor-ve-akilli-ozellikler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Açık kulak tasarımına sahip kablosuz kulaklıklar, artık yalnızca spor yapan kullanıcıların tercih ettiği ürünler olmaktan çıkıp günlük yaşamın vazgeçilmez teknolojik aksesuarları arasında yer almaya başladı. HUAWEI'nin yeni FreeClip 2 S modeli de bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İlk nesilde sunulan açık kulak deneyimini geliştiren FreeClip 2 S, hem tasarım hem de teknik özellikleriyle günlük kullanım konforunu artırmayı hedefliyor.</strong></p>

<p>Kulak kanalını tamamen kapatmayan yapısı sayesinde kullanıcılar müzik dinlerken veya telefon görüşmesi yaparken çevredeki sesleri de duyabiliyor. Özellikle şehir yaşamında trafik, toplu taşıma anonsları ya da çevredeki kişilerle iletişim açısından bu tasarım önemli bir avantaj sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Huawei'nin geliştirdiği yeni Airy C-Bridge tasarımı, önceki nesle göre daha yumuşak bir yapıya sahip. Yaklaşık 5,1 gram ağırlığındaki kulaklıklar, uzun süreli kullanımda kulak üzerinde baskı hissini en aza indirmeyi amaçlıyor. Açık tasarım sayesinde gözlük kullananlar için de rahatsızlık oluşturmayan ergonomik bir kullanım sunuluyor.</p>

<p><strong>Tasarımda şıklık ön planda</strong></p>

<p>FreeClip serisinin ayırt edici küpeyi andıran tasarım anlayışı yeni modelde de korunuyor. Uzay Gümüşü ve Derin Deniz Mavisi renk seçenekleriyle sunulan kulaklık, spor ve günlük giyim tarzına uyum sağlayan modern bir görünüm sunuyor.</p>

<p>Şarj kutusu da önceki modele göre yenilenmiş. NCVM kaplama kullanılan kutu daha premium bir his verirken, büyütülen iç hacmi sayesinde kullanım kolaylığı sağlıyor.</p>

<p><strong>Ses kalitesi ve akıllı teknolojiler geliştirildi</strong></p>

<p>Açık kulak tasarımına sahip kulaklıklarda en çok tartışılan konulardan biri ses performansı oluyor. FreeClip 2 S, 10,8 mm çift diyaframlı sürücü sistemiyle daha güçlü baslar ve daha dengeli bir ses karakteri sunmayı hedefliyor. Müzik dinlemenin yanı sıra podcast, film ve video içeriklerinde de konuşmaların net biçimde aktarılması amaçlanıyor.</p>

<p>Huawei'nin geliştirdiği ters ses alanı teknolojisi sayesinde ses sızıntısının da önemli ölçüde azaltıldığı belirtiliyor. Böylece sessiz ortamlarda çevredeki kişilerin rahatsız olmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Modelin öne çıkan yeniliklerinden biri de Adaptif Açık Kulak Dinleme özelliği. Sistem, bulunduğu ortamdaki gürültü seviyesini algılayarak ses düzeyini otomatik şekilde ayarlayabiliyor. Kullanıcılar ayrıca Huawei Audio Connect uygulaması üzerinden farklı hassasiyet seviyeleri arasında seçim yapabiliyor.</p>

<p><strong>Görüşme performansı ve bağlantı özellikleri</strong></p>

<p>Telefon görüşmelerinde de önemli geliştirmeler sunan FreeClip 2 S, yeni nesil NPU işlemcisi, çift mikrofon sistemi, kemik iletim sensörü ve yapay zekâ destekli gürültü azaltma teknolojisiyle kalabalık ve gürültülü ortamlarda daha net ses iletimi sağlamayı hedefliyor. Rüzgârlı havalarda da önceki nesle kıyasla daha başarılı bir mikrofon performansı sunduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Dokunmatik kaydırma hareketleriyle ses kontrolü yapılabilirken, baş hareketleriyle çağrı yanıtlama veya reddetme gibi işlevler de günlük kullanım kolaylığı sağlayan özellikler arasında yer alıyor. Çift cihaz bağlantısı sayesinde bilgisayar ve telefon arasında otomatik geçiş yapılabilmesi de dikkat çeken yeniliklerden biri.</p>

<p><strong>Pil ömrü ve dayanıklılık</strong></p>

<p>FreeClip 2 S, tek şarjla 9 saate, şarj kutusuyla birlikte ise 38 saate kadar kullanım süresi sunuyor. Yaklaşık 10 dakikalık hızlı şarjla 3 saate kadar kullanım sağlanabiliyor. IP57 sertifikası sayesinde suya ve toza karşı dayanıklılık sunan model, spor ve açık hava kullanımı için de uygun bir seçenek olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Günlük kullanıma odaklanan bir model</strong></p>

<p>Daha yumuşak tasarımı, gelişmiş görüşme performansı, adaptif ses sistemi, yeni kontrol seçenekleri ve yazılım güncellemeleriyle sunulan uzamsal ses desteği sayesinde HUAWEI FreeClip 2 S, açık kulak kategorisinde günlük kullanım deneyimini geliştirmeyi hedefleyen modeller arasında yer alıyor. Özellikle çevresiyle bağlantısını koparmadan müzik dinlemek veya telefon görüşmesi yapmak isteyen kullanıcılar için dikkat çekici bir alternatif sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM-TEK, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, TEKNOLOJİ, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/huawei-freeclip-2-s-acik-kulak-deneyiminde-yeni-nesil-konfor-ve-akilli-ozellikler</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/kulaklik.png" type="image/jpeg" length="90156"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa ve İspanya'daki orman yangınların nedeni iklim değişikliği mi?]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/fransa-ve-ispanyadaki-orman-yanginlarin-nedeni-iklim-degisikligi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/fransa-ve-ispanyadaki-orman-yanginlarin-nedeni-iklim-degisikligi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa ve İspanya tarihinin en yıkıcı orman yangınlarından biriyle mücadele ediyor. On binlerce hektarlık alan küle dönerken, uzmanlar felaketin arkasında iklim değişikliği, kuraklık ve "ateş bulutu" olarak bilinen tehlikeli bir doğa olayının bulunduğuna dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bilim insanlarına göre benzer mega yangınlar gelecekte Almanya ve Orta Avrupa için de ciddi bir risk oluşturabilir.</strong></p>

<p>Fransa'nın güneybatısındaki Gironde bölgesinde geçen çarşamba günü başlayan orman yangını kısa sürede büyüyerek Bordeaux kenti yakınlarına kadar ulaştı. Yüz binlerce kişi güvenli bölgelere tahliye edilirken, yaklaşık 42 bin hektarlık alan kül oldu.</p>

<p>İspanya'da ise Madrid'in batısındaki Ávila ile Madrid ve Toledo çevresinde devam eden yangınlarda şimdiye kadar yaklaşık 80 bin hektar orman ve çalılık alan yok oldu.</p>

<p>Portekiz'in Braga, Bragança ve Santarém bölgelerinde de çok sayıda orman yangınıyla mücadele sürüyor.</p>

<p><strong>Felaketin zemini kış aylarında hazırlandı</strong></p>

<p>Uzmanlara göre yangınların bu kadar hızlı büyümesinin temel nedenlerinden biri yılın başındaki yoğun yağışlar oldu.</p>

<p>Ocak ve şubat aylarında Fransa ile İspanya'yı etkileyen kuvvetli fırtınalar ve sağanaklar, bitki örtüsünün olağanüstü şekilde gelişmesini sağladı. İsviçre Kar ve Çığ Araştırmaları Enstitüsü'nden (SLF) iklim bilimci Julia Miller, bu dönemde hızla büyüyen otlar, çalılar ve orman altı bitki örtüsünün yaz aylarındaki aşırı sıcaklarda tamamen kuruduğunu belirtiyor.</p>

<p>Böylece en küçük bir kıvılcım bile büyük yangınların kısa sürede kontrolden çıkmasına neden olabiliyor.</p>

<p>Avrupa Komisyonu'nun Orman Yangını Bilgi Sistemi (EFFIS) verilerine göre, İspanya'da bu yıl şimdiye kadar yanan alan normal bir yıl ortalamasının iki katını, Fransa'da ise beş katını geçti.</p>

<p><strong>"Ateş bulutu" yangını kendi kendine büyütüyor</strong></p>

<p>Yangınları olağanüstü tehlikeli hale getiren en önemli etkenlerden biri ise bilimsel adı Pyrocumulonimbus olan "ateş bulutu" oluşumu.</p>

<p>Devasa yangınların oluşturduğu aşırı sıcak hava; duman, kül ve su buharıyla birlikte kilometrelerce yükselerek kendi hava sistemini oluşturuyor. Atmosferin üst katmanlarında soğuk hava ile karşılaşan bu sıcak hava kütlesi güçlü rüzgârlar meydana getiriyor ve yangını daha da büyütüyor.</p>

<p>Zaman zaman bulutlardan yıldırım da oluşabiliyor. NASA bu doğa olayını "ateş püsküren ejderha" olarak tanımlıyor.</p>

<p>Bugüne kadar daha çok Avustralya, Kanada ve büyük volkanik patlamalar sırasında görülen bu olay, Fransa'da ilk kez kaydedildi.</p>

<p>Fransız itfaiyesi sözcüsü Eric Brocardi'ye göre bu tür yangınlar neredeyse kontrol altına alınamıyor. Çünkü rüzgâr sürekli yön değiştiriyor ve yangın aynı anda farklı noktalarda yeni cepheler oluşturuyor.</p>

<p>Uzmanlara göre böyle bir durumda yangını durdurabilecek iki doğal etken bulunuyor: Günlerce sürecek şiddetli yağış ya da yangının deniz gibi doğal bir engelle karşılaşması.</p>

<p><strong>İklim değişikliği riski kuzeye taşıyor</strong></p>

<p>Bilim insanları, büyük orman yangınlarının artık yalnızca Akdeniz ülkelerinin sorunu olmadığı konusunda uyarıyor.</p>

<p>Aralık ayında yayımlanan uluslararası bir araştırmaya göre iklim değişikliği nedeniyle sıcak ve kurak iklim kuşağı giderek Avrupa'nın kuzeyine doğru ilerliyor. Bu durum, kuru bitki örtüsünü artırarak büyük yangın riskini Orta Avrupa'ya kadar taşıyor.</p>

<p>European Geoscience Union (EGU) tarafından yayımlanan bir başka araştırma da özellikle Almanya'daki Main, Tuna ve Elbe havzalarında yangın riskinin yüzyıl boyunca belirgin şekilde artacağını ortaya koyuyor. Çalışmaya göre özellikle Bavyera'nın doğusundaki ormanlık bölgelerde yüksek yangın riski yüzyılın sonuna doğru olağan hale gelebilir.</p>

<p><strong>Almanya rekor sıcaklıklar yaşadı</strong></p>

<p>Haziran ayı sonunda Almanya'da üst üste sıcaklık rekorları kırıldı.</p>

<p>Alman Meteoroloji Dairesi'nin verilerine göre 28 Haziran'da ülkede ilk kez 41,7 derece ölçüldü. Uzmanlar, aşırı sıcaklarla birlikte toprağın hızla kurumasının yangın riskini ciddi biçimde artırdığına dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>Kuraklığın arkasında sadece yağışların azalması yok</strong></p>

<p>World Weather Attribution (WWA) araştırma grubunun analizine göre kuraklığın nedeni yalnızca yağışların azalması değil; aşırı sıcaklar ve artan buharlaşma da toprağı ve bitki örtüsünü kurutarak yangın riskini artırıyor.</p>

<p>Küresel ısınma nedeniyle artan sıcaklıklar, buharlaşmayı önemli ölçüde hızlandırıyor. Bu nedenle geçmişte kuraklığa yol açmayacak yağış eksiklikleri bugün ciddi kuraklık koşullarına dönüşebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanayi öncesi döneme göre Dünya'nın ortalama sıcaklığı yaklaşık 1,4 derece arttı. Bilim insanları, küresel sıcaklık artışının 2,8 dereceye ulaşması halinde bugünkü aşırı kuraklık koşullarının iki kat daha sık görülebileceği ve mega yangınların düzenli hale gelebileceği uyarısında bulunuyor.</p>

<p><strong>Uzmanlardan yeni mücadele çağrısı</strong></p>

<p>Avrupa Birliği Ulusal Bilimler Akademileri Danışma Konseyi (EASAC), yalnızca yangın söndürmeye odaklanmanın yeterli olmadığını belirtiyor.</p>

<p>Uzmanlara göre ormanların düzenli bakımı, çalılık alanların temizlenmesi ve arazi planlamasının iyileştirilmesi büyük yangınların önlenmesinde kritik önem taşıyor.</p>

<p>İspanya'da ormancılık uzmanları ise kırsal bölgelerin boşalmasıyla birlikte tarım arazilerinin terk edildiğini, otlakların kullanılmaması nedeniyle çalılık alanların hızla arttığını belirtiyor. Biriken kuru bitki örtüsü de büyük yangınlar için adeta hazır yakıt görevi görüyor.</p>

<p><strong>Kaynak:</strong> Alman Haber Ajansı (dpa), AFP, Avrupa Komisyonu'nun EFFIS verileri ve ilgili bilimsel araştırmalar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/fransa-ve-ispanyadaki-orman-yanginlarin-nedeni-iklim-degisikligi-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/avrupa-da-orman-yanginlari.jpg" type="image/jpeg" length="39192"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB’den Google’a 890 milyon euroluk para cezası: ABD’den sert tepki]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/abden-googlea-890-milyon-euroluk-para-cezasi-abdden-sert-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/abden-googlea-890-milyon-euroluk-para-cezasi-abdden-sert-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BRÜKSEL – Avrupa Komisyonu, ABD'li teknoloji devi Google'ın çatı şirketi Alphabet'e, Dijital Piyasalar Yasası'nı (DMA) ihlal ettiği gerekçesiyle toplam 890 milyon euro para cezası verdi. Bu ceza, DMA kapsamında bir teknoloji şirketine kesilen ilk mali yaptırım olarak kayıtlara geçerken, Washington kararı sert sözlerle eleştirdi. Google ise karara itiraz edebileceğinin sinyalini verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa Komisyonu, cezanın 460 milyon euroluk bölümünü Google'ın internet aramalarında kendi hizmetlerini rakip platformlara göre öne çıkarması nedeniyle verdi.</strong></p>

<p>Komisyona göre Google, spor sonuçları, otel, restoran, uçak ve tren rezervasyonları ile çeviri hizmetleri gibi alanlarda kendi lisanslı içeriklerini arama sonuçlarının en üst sıralarında göstererek rakip hizmetleri dezavantajlı duruma düşürdü. Avrupa Birliği'nin Dijital Piyasalar Yasası ise büyük dijital platformların arama sonuçlarında şeffaf, adil ve ayrımcılık içermeyen sıralama kriterleri uygulamasını zorunlu kılıyor.</p>

<p>Kalan 430 milyon euroluk ceza ise Google Play Store uygulamalarıyla ilgili ihlaller nedeniyle kesildi. Komisyon, Google'ın uygulama geliştiricilerinin kullanıcıları daha uygun fiyatlı alternatif satış kanallarına yönlendirmesini engellediğini ve bu konuda Avrupa kurallarını ihlal ettiğini belirtti.</p>

<p><strong>Google Play uygulamaları da inceleme altında</strong></p>

<p>AB düzenlemelerine göre uygulama geliştiricileri, kullanıcıları kendi internet siteleri veya alternatif uygulama mağazalarındaki daha düşük fiyatlı tekliflerden ücretsiz şekilde haberdar edebilmeli ve bu kanallara yönlendirebilmeli.</p>

<p>Ancak Komisyon, Google'ın geliştiricilerin bu iletişimi kurmasını sınırlandırdığını, alternatif ödeme yöntemlerini tanıtmasını zorlaştırdığını ve bazı durumlarda DMA'nın izin verdiğinin üzerinde komisyon talep ettiğini savundu.</p>

<p>Avrupa Komisyonu, Google'ın söz konusu uygulamalarını 60 gün içinde değiştirmesini istedi. Aksi halde şirkete, küresel yıllık cirosunun yüzde 5'ine kadar ulaşabilecek günlük ek para cezaları uygulanabileceği uyarısında bulunuldu.</p>

<p><strong>Google: Hizmetler kötüleşecek</strong></p>

<p>Google ve Alphabet'in Küresel İlişkiler Başkanı ve Hukuk Direktörü Kent Walker, Brüksel'in kararına sert tepki gösterdi.</p>

<p>Walker, DMA'nın uygulanış biçiminin Avrupalı kullanıcıların günlük hayatta kullandığı hizmetleri olumsuz etkileyeceğini savunarak, "Kurallara uyabilmek için otel, uçuş ve restoranlara ilişkin anlık fiyat ve müsaitlik bilgileri gibi kullanıcıların değer verdiği bazı gerçek zamanlı arama özelliklerini kaldırmak zorunda kalabiliriz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Google Play tarafında da benzer değişikliklerin güvenliği zayıflatacağını öne süren Walker, düzenlemenin adil rekabet yaratmadığını ve ürünleri geliştirmek yerine kötüleştirdiğini söyledi.</p>

<p>Şirket, karara karşı hukuki yollara başvurabileceğinin de sinyalini verdi.</p>

<p><strong>ABD: Ticarette belirsizlik yaratıyor</strong></p>

<p>Karara Washington'dan da tepki geldi.</p>

<p>ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Avrupa Komisyonu'nun kararının ABD şirketleri açısından ciddi ticari belirsizlik oluşturduğunu belirtti. Greer, AB'nin ticaret ilişkilerinde istikrar ve öngörülebilirlik hedeflediğini savunmasına rağmen bu tür kararların Amerikan mal ve hizmet ihracatını olumsuz etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Açıklama, son dönemde dijital düzenlemeler nedeniyle ABD ile Avrupa Birliği arasında artan ticari gerilimin yeni bir göstergesi olarak değerlendirildi.</p>

<p><strong>İlk DMA cezası, ancak beklentilerin altında</strong></p>

<p>890 milyon euroluk ceza, DMA kapsamında verilen ilk para cezası olmasına rağmen Brüksel'de tartışmaları da beraberinde getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa Parlamentosu'ndaki bazı milletvekilleri, Alphabet'in yıllık küresel cirosu dikkate alındığında cezanın oldukça düşük kaldığını savunuyor. Mevzuat kapsamında Komisyon'un teorik olarak şirketin küresel cirosunun yüzde 10'una kadar para cezası kesme yetkisi bulunurken, verilen ceza Alphabet'in yıllık gelirinin yalnızca yaklaşık yüzde 0,22'sine denk geliyor.</p>

<p>Avrupa Parlamentosu'nun Avrupa Halk Partisi (EPP) üyesi Andreas Schwab, Komisyon'un büyük teknoloji şirketlerine karşı yeterince kararlı davranmadığını belirterek, "Komisyon geri adım attı." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Trump iddiaları yeniden gündemde</strong></p>

<p>Kararın ardından Brüksel'de, cezanın beklenenden düşük tutulmasında ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin olası baskısının etkili olup olmadığı yönünde tartışmalar da yeniden alevlendi.</p>

<p>Trump, seçim kampanyası döneminden itibaren Avrupa'nın Amerikan teknoloji şirketlerine yönelik dijital düzenlemelerini sık sık eleştirmiş ve bu uygulamaların sürmesi halinde Avrupa ülkelerine yönelik ilave gümrük tarifeleri uygulanabileceği uyarısında bulunmuştu. Haziran 2026'da ise ABD'li teknoloji şirketlerine dijital vergi uygulayan ülkelere yüzde 100'e varan ek gümrük vergisi getirebileceğini açıklamıştı.</p>

<p>Avrupa Komisyonu ise cezanın tamamen hukuki değerlendirmeler sonucunda belirlendiğini, siyasi baskıların karar üzerinde hiçbir etkisinin olmadığını savunuyor.</p>

<p><strong>Dijital düzenlemelerde kritik dönüm noktası</strong></p>

<p>Google'a verilen ceza, Avrupa Birliği'nin büyük teknoloji platformlarını daha sıkı denetlemeyi amaçlayan Dijital Piyasalar Yasası'nın ilk önemli uygulaması olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/abden-googlea-890-milyon-euroluk-para-cezasi-abdden-sert-tepki</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 19:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/google-5.JPG" type="image/jpeg" length="77686"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin’den AB’nin Rusya yaptırımlarına karşılık: 14 Avrupa şirketine ihracat kısıtlaması]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/cinden-abnin-rusya-yaptirimlarina-karsilik-14-avrupa-sirketine-ihracat-kisitlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/cinden-abnin-rusya-yaptirimlarina-karsilik-14-avrupa-sirketine-ihracat-kisitlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin, Avrupa Birliği’nin (AB) Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşı nedeniyle kabul ettiği 21. yaptırım paketine karşılık olarak, aralarında Almanya’dan şirketlerin de bulunduğu 14 Avrupa şirketi ve kuruluşa çift kullanımlı (dual-use) ürünlerin ihracatını yasakladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karar yürürlüğe girerken, Brüksel gelişmenin etkilerini incelemeye başladığını ve Pekin’den açıklama talep edeceğini duyurdu.</strong></p>

<p><strong>Pekin’den yaptırımlara karşı hamle</strong></p>

<p>Çin Ticaret Bakanlığı, AB’nin son yaptırım paketi kapsamında Çin ana karası ve Hong Kong merkezli 14 şirketin ihracat kısıtlamaları listesine alınmasına karşılık aynı sayıda Avrupa şirketine ihracat kontrolü uygulandığını açıkladı.</p>

<p>Bakanlık, kararın "ulusal güvenliği ve ulusal çıkarları korumak" amacıyla alındığını belirterek, Çin menşeli çift kullanımlı ürünlerin söz konusu şirketlere satışının yasaklandığını bildirdi. Açıklamada, yalnızca Çinli ihracatçılar değil, Çin menşeli bu ürünleri üçüncü ülkeler üzerinden söz konusu şirketlere ulaştırabilecek yabancı kişi ve kuruluşların da yasak kapsamına girdiği ifade edildi. İstisnai durumlarda ise ihracat için özel izin başvurusu yapılabileceği kaydedildi.</p>

<p><strong>Alman şirketleri de listede</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çin’in yaptırım listesinde Almanya’dan üç şirket bulunuyor. Bunlar, Düsseldorf merkezli savunma sanayi şirketi Rheinmetall, Duisburg merkezli kimyasal hammadde ticareti yapan Antraco Chemie-Handelsgesellschaft ve Kempten merkezli malzeme tedarikçisi Sindlhauser Materials.</p>

<p>Sindlhauser Materials, yarı iletken, sensör ve aydınlatma sanayilerinde kullanılan vakum kaplama malzemeleri, seramikler, tungsten, tantal ve molibden bileşenleri ile nadir toprak elementleri tedarik ediyor. Antraco Chemie ise uluslararası kimyasal hammadde ticaretinde faaliyet gösteriyor. Ancak Çin’in ihracat kontrollerinin bu şirketlerin hangi ürün veya ticari ilişkilerini doğrudan etkileyeceğine ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<p><strong>Avrupa’nın farklı ülkelerinden şirketler de etkilendi</strong></p>

<p>Çin’in listesinde Almanya’nın yanı sıra Fransa, İtalya, Polonya, Hollanda, Çekya, Bulgaristan ve Litvanya’dan şirket ve kuruluşlar da yer aldı.</p>

<p>Bunlar arasında İtalyan elektrik motoru üreticisi Lafert, Fransız insansız hava aracı geliştiricisi Cavok UAS, Çek kamyon üreticisi Tatra Trucks, Polonyalı elektronik ve optik teknolojileri şirketi Vigo Photonics ile Polonya’daki Wrocław Teknik Üniversitesi de bulunuyor.</p>

<p><strong>AB’nin yaptırımlarının gerekçesi</strong></p>

<p>AB üyesi ülkeler, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları nedeniyle kabul edilen 21. yaptırım paketi kapsamında toplam 51 şirket ve kuruluşu çift kullanımlı ürünler ile ileri teknoloji ihracatına yönelik kısıtlama listesine ekledi.</p>

<p>Bu kuruluşların 14’ü Çin ve Hong Kong merkezli. AB Konseyi, söz konusu şirketlerin Rusya’nın savunma sanayisini desteklediğini veya mevcut yaptırımların aşılmasına yardımcı olduğunu öne sürüyor. İddialar arasında mikroelektronik, bilgisayar kontrollü takım tezgâhları ve yarı iletken üretim ekipmanlarının tedarik zincirlerine katkı sağlanması da yer alıyor.</p>

<p>Pekin ise bu suçlamaları reddederek AB’nin kararını "kabul edilemez" olarak nitelendirdi ve aldığı karşı önlemlerin ulusal güvenliğin korunması ile uluslararası silahların yayılmasını önleme yükümlülükleri çerçevesinde uygulandığını savundu.</p>

<p><strong>Brüksel: Çin’den açıklama isteyeceğiz</strong></p>

<p>Avrupa Komisyonu, Çin’in aldığı kararın olası etkilerini değerlendirdiklerini açıkladı.</p>

<p>Komisyon Sözcüsü Paula Pinho, AB kurumlarının üye ülkeler ve etkilenen şirketlerle temas halinde olduğunu belirterek, "Çinli muhataplarımızdan açıklama isteyeceğiz. Öncelikle bu önlemlerin kapsamını ve etkilerini net biçimde anlamak istiyoruz." dedi.</p>

<p><strong>İlk örnek değil</strong></p>

<p>Çin, Avrupa merkezli şirketlere yönelik benzer ihracat kısıtlamalarını daha önce de uygulamıştı. Nisan ayında, aralarında Alman savunma elektroniği şirketi Hensoldt’un da bulunduğu yedi Avrupa savunma ve havacılık şirketi ihracat kontrol listesine alınmıştı. Pekin, o dönemde bu kararı şirketlerin Tayvan ile silah satışları ve askeri iş birliği faaliyetleri nedeniyle aldığını açıklamıştı.</p>

<p>Son adımla birlikte, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Batı ile Çin arasındaki yaptırım ve karşı yaptırım süreci yeni bir boyut kazanırken, teknoloji ve çift kullanımlı ürün ticaretine yönelik gerilim de daha da derinleşmiş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/cinden-abnin-rusya-yaptirimlarina-karsilik-14-avrupa-sirketine-ihracat-kisitlamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/cin-ve-eu.jpeg" type="image/jpeg" length="74341"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa, AB’de bir ilke imza attı: 15 yaş altına sosyal medya yasağı geliyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/fransa-abde-bir-ilke-imza-atti-15-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/fransa-abde-bir-ilke-imza-atti-15-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’da Ulusal Meclis’te kabul edilen yasa tasarısı ile Fransa, 15 yaş altındaki çocuklara sosyal medya kullanımını yasaklayan ilk Avrupa Birliği (AB) ülkesi oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>PARİS</strong> – Fransa, Avrupa Birliği'nde 15 yaşın altındaki çocuklara sosyal medya kullanımını yasaklayan ilk ülke oldu. Fransız Senatosu'nda 243'e karşı 2 oyla kabul edilen yasa, Ulusal Meclis'te de 279'a karşı 81 oyla kabul edildi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Anayasa Konseyi'nin inceleme sürecinin tamamlanması bekleniyor.</p>

<p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un uzun süredir desteklediği yasa ile ülkede "dijital reşitlik yaşı" 15 olarak belirlendi. Macron, parlamentodaki oylamanın ardından yaptığı açıklamada, yeni kuralların yaz tatilinin ardından başlayacak eğitim-öğretim yılıyla birlikte yürürlüğe girmesini hedeflediklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yeni hesaplar 1 Eylül'de, mevcut hesaplar 2027'de denetlenecek</strong></p>

<p>Hükümetin planına göre, 1 Eylül 2026'dan itibaren 15 yaşın altındaki çocuklar yeni sosyal medya hesabı açamayacak. Halihazırda sosyal medya hesabı bulunan 15 yaş altı kullanıcılar için ise platformlara dört aylık geçiş süresi tanınacak. Bu sürenin sonunda, 1 Ocak 2027 itibarıyla mevcut hesaplar da yaş doğrulama sisteminden geçirilecek ve kurallara uymayan hesaplar kapatılabilecek.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, EĞİTİM, GENEL, GÜNDEM, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/fransa-abde-bir-ilke-imza-atti-15-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-geliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/fr1-6.JPG" type="image/jpeg" length="56093"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran'dan ABD'ye sert uyarı: "Saldırılar sürerse kapsamlı imha aşamasına geçeceğiz"]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/irandan-abdye-sert-uyari-saldirilar-surerse-kapsamli-imha-asamasina-gececegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/irandan-abdye-sert-uyari-saldirilar-surerse-kapsamli-imha-asamasina-gececegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasında son günlerde tırmanan askeri gerilim yeni bir aşamaya taşındı. ABD ordusunun yedinci gece üst üste İran'daki hedefleri vurmasının ardından, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in danışmanı ve eski Devrim Muhafızları Komutanı Muhsin Rezai, Washington'a sert mesajlar verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rezai, ABD saldırılarının sürmesi halinde İran'ın artık yalnızca misillemeyle yetinmeyeceğini, "kapsamlı saldırı ve imha aşamasına" geçeceğini söyledi.</strong></p>

<p><strong>ABD saldırıları yedinci gece de sürdü</strong></p>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın askeri kapasitesini zayıflatmak amacıyla yedinci gece üst üste operasyon düzenlediklerini açıkladı. Açıklamada, yer altı silah depoları, gözetleme sistemleri ve askeri altyapının hedef alındığı belirtildi.</p>

<p>İran devlet medyası ise saldırılarda askeri hedeflerin yanı sıra köprüler, bir havaalanı ve denizcilik altyapısının da vurulduğunu öne sürdü. Hürmüzgan eyaletinde bulunan bir deniz suyu arıtma tesisinin bombalanması nedeniyle en az 10 bin kişinin içme suyundan mahrum kaldığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi ise sivil altyapıya yönelik saldırıların "savaş suçu" niteliği taşıdığını savundu.</p>

<p><strong>"ABD üsleri siyasi sınırların ötesinde de hedef olacak"</strong></p>

<p>İran devlet televizyonuna konuşan Muhsin Rezai, ABD'nin ateşkesi askeri hazırlık yapmak için kullandığını iddia ederek, Washington'un artık hem savaş hem de müzakere stratejisini birlikte yürüttüğünü söyledi.</p>

<p>Rezai, "ABD ordusu ateşkesi askeri kapasitesini güçlendirmek için kullandı. Ateşkesi tek taraflı uzatarak hazırlıklarını sürdürdü" ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD'nin saldırılarını sürdürmesi halinde İran'ın yeni bir askeri strateji izleyeceğini belirten Rezai, şu uyarıda bulundu:</p>

<p><strong>"Eğer ABD saldırıları iki ya da üç gün daha devam ederse, İran kapsamlı saldırı ve imha operasyonları aşamasına geçecek. Artık yalnızca misilleme yapmakla yetinmeyeceğiz."</strong></p>

<p>Rezai ayrıca, ABD askerleri ile "siyasi sınırların ötesindeki" Amerikan askeri üslerinin de hedef alınacağını söyledi.</p>

<p><strong>"Amaç İran'ı kuşatmak" iddiası</strong></p>

<p>Eski Devrim Muhafızları Komutanı, ABD'nin İran'ın güney kıyıları ile enerji altyapısını hedef almasının amacının ülkeyi denizden kuşatmak olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Rezai'ye göre Washington, Hark Adası ile nükleer tesislere yönelik daha büyük operasyonlara hazırlanıyor ve bu süreçte İran içindeki direnci zayıflatmayı amaçlıyor.</p>

<p><strong>Hürmüz Boğazı yeniden gerilimin merkezinde</strong></p>

<p>İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'nda iki petrol tankerinin mayınlara çarparak patladığını öne sürdü. Ayrıca dört geminin füze ve insansız hava araçlarıyla durdurulduğu iddia edildi.</p>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ise bu açıklamaları kısa bir açıklamayla yalanlayarak, İran'ın iddialarının gerçeği yansıtmadığını bildirdi.</p>

<p>Son günlerde Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiği büyük ölçüde durma noktasına gelirken, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) piyasalarında da fiyatlar yeniden yükselişe geçti.</p>

<p><strong>İran'dan Körfez'deki ABD üslerine yeni saldırılar</strong></p>

<p>İran ordusu, son misilleme saldırılarında Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün'deki ABD askeri tesislerini de hedef aldı. Kuveyt hava savunma sistemlerinin İran'a ait insansız hava araçlarına karşı devreye girdiği açıklanırken, Bahreyn'de sirenler çaldı ve halka sığınaklara gitmeleri çağrısı yapıldı.</p>

<p>ABD'nin Avrupa'dan Orta Doğu'ya ilave savaş uçakları ve onlarca yakıt ikmal uçağı sevk ettiği de Amerikan basınına yansıdı.</p>

<p><strong>"ABD'nin hedefi enerji piyasasını kontrol etmek"</strong></p>

<p>Rezai, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın ortak yönetilmesi yönündeki önerisini de reddettiklerini belirterek, Washington'un asıl amacının boğaz üzerinde hakimiyet kurarak küresel enerji ticaretini kontrol etmek olduğunu öne sürdü.</p>

<p>İranlı yetkili, bunun aynı zamanda Rusya ve Çin'e karşı daha geniş kapsamlı bir jeopolitik planın parçası olduğunu savunarak, "ABD, Hürmüz Boğazı üzerinden küresel enerji piyasasını kontrol ederek Rusya ve Çin'e karşı yeni bir küresel çatışmanın zeminini hazırlamak istiyor" iddiasında bulundu.</p>

<p>Bölgede karşılıklı saldırıların devam etmesi nedeniyle diplomatik çözüm umutları zayıflarken, Orta Doğu'daki gerilimin daha geniş çaplı bir çatışmaya dönüşebileceği yönündeki endişeler de giderek artıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/irandan-abdye-sert-uyari-saldirilar-surerse-kapsamli-imha-asamasina-gececegiz</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/savas-11.JPG" type="image/jpeg" length="17779"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SPD'li eski Bakan Gabriel: Merkel görevde kalsaydı Ukrayna savaşı yaşanmazdı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/spdli-eski-bakan-gabriel-merkel-gorevde-kalsaydi-ukrayna-savasi-yasanmazdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/spdli-eski-bakan-gabriel-merkel-gorevde-kalsaydi-ukrayna-savasi-yasanmazdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın eski Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sigmar Gabriel, Ukrayna savaşının önlenebileceğini savunarak, "Angela Merkel başbakan olarak kalsaydı bu savaş yaşanmazdı" dedi. Gabriel, Merkel'in olası barış görüşmelerinde arabulucu olabileceğini belirtirken, kendi partisi SPD'ye de sert eleştiriler yöneltti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya'nın eski Dışişleri Bakanı ve eski SPD Genel Başkanı Sigmar Gabriel, İsviçre'nin Neue Zürcher Zeitung (NZZ) gazetesine verdiği röportajda Ukrayna savaşı, Avrupa'nın Rusya politikası ve Almanya'daki iç siyaset hakkında dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.</strong></p>

<p>Gabriel, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgalinin, Angela Merkel'in görevde kalması halinde büyük ihtimalle yaşanmayacağını öne sürdü.</p>

<p><strong>"Merkel başbakan olsaydı savaş olmazdı"</strong></p>

<p>Gabriel, Ukrayna krizinin diplomasi yoluyla önlenebileceğini savunarak, Merkel döneminde imzalanan Minsk Anlaşmaları'nın uygulanmasının savaşın önüne geçebileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/gabriel-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>"<strong>Minsk Anlaşmaları yürürlükte kalıp uygulanmış olsaydı savaş bu şekilde patlak vermezdi. Hatta daha ileri gidiyorum; Angela Merkel başbakan olarak kalsaydı bu savaş yaşanmazdı</strong>" diyen Gabriel, Merkel'in Rusya ile diyaloğu sürdüren son önemli Avrupalı liderlerden biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Eski bakan, Merkel'in 2021 yılında düzenlenen son AB Zirvesi'nde Moskova'ya üst düzey bir müzakere heyeti gönderilmesini önerdiğini ancak bu teklifin, Macaristan Başbakanı Viktor Orban dışında tüm Avrupa liderleri tarafından reddedildiğini hatırlattı.</p>

<p>Gabriel, "En azından bunu denemek çok daha akıllıca olurdu" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>"Merkel arabulucu olabilir"</strong></p>

<p>Sigmar Gabriel, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile olası barış görüşmelerinde Avrupa'nın deneyimli isimlerinden yararlanması gerektiğini belirterek Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile birlikte Angela Merkel'i de arabulucu adayları arasında gösterdi.</p>

<p>Merkel'in daha önce böyle bir görevi istemediğini açıkladığını hatırlatan Gabriel, "Ancak Avrupalılar kendisinden bunu resmen talep ederse, hayır diyeceğine inanmıyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Öncelik kalıcı ateşkes olmalı"</strong></p>

<p>Gabriel'e göre Ukrayna'da kapsamlı bir barış anlaşması kısa vadede gerçekçi görünmüyor.</p>

<p>Bu nedenle öncelikle uzun süreli bir ateşkes sağlanması gerektiğini belirten eski bakan, çatışmaların dondurulduğu bir modelin ilk adım olabileceğini söyledi.</p>

<p>Kalıcı barışın ise ancak Rusya'nın gelecekte yeniden Avrupa güvenlik mimarisinin bir parçası haline gelmesiyle mümkün olabileceğini savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Putin'den gereğinden fazla korkulmamalı"</strong></p>

<p>Gabriel, Rusya'nın NATO ülkelerine yakın zamanda saldıracağı yönündeki değerlendirmeleri de ihtiyatla karşıladı.</p>

<p>Beş yılı aşkın süredir devam eden savaşta Rus ordusunun Ukrayna topraklarının yaklaşık yüzde 20'sini kontrol altına alabildiğine dikkat çeken Gabriel, bunun Rusya'nın sınırsız bir askeri güce sahip olduğu anlamına gelmediğini söyledi.</p>

<p>Batı'nın hâlâ ekonomik güç, askeri caydırıcılık ve diplomatik kapasiteye sahip olduğunu vurgulayan Gabriel, korku siyaseti yerine müzakere kanallarının açık tutulması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>SPD'ye sert eleştiri</strong></p>

<p>Gabriel, Almanya'daki CDU-SPD koalisyonunda yer alan kendi partisi SPD'yi de sert sözlerle eleştirdi.</p>

<p>SPD'nin hükümette olmasına rağmen muhalefet gibi davrandığını belirten Gabriel, <strong>"Partim koalisyonda hâlâ sanki başka bir hükümete bakan gönderiyormuş gibi davranıyor. Bakanlarını hükümete gönderiyor ama ardından muhalefet yapıyor. Bu tavır siyasi açıdan adeta intihar anlamına geliyor" </strong>dedi.</p>

<p>Gabriel'e göre SPD'nin yeniden güç kazanabilmesi için Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki hükümetin başarılı olmasına katkı sunması gerekiyor.</p>

<p><strong>Aşırı sağcı AfD değerlendirmesi</strong></p>

<p>Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi hakkında da konuşan Gabriel, diğer partilerin AfD ile iş birliği yapmamasını doğru bulduğunu söyledi.</p>

<p>Buna karşın, AfD'ye karşı uygulanan "güvenlik duvarı" stratejisinin toplum nezdinde başarısız olduğunu savunan Gabriel, partinin kamuoyu yoklamalarında yükselmeye devam etmesinin bunun göstergesi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Gabriel, AfD'nin yalnızca dışlanmasının yeterli olmadığını belirterek, partiyle siyasi düzlemde daha güçlü bir fikir mücadelesi yürütülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/spdli-eski-bakan-gabriel-merkel-gorevde-kalsaydi-ukrayna-savasi-yasanmazdi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/merkel-und-putin.JPG" type="image/jpeg" length="96488"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'den Küba'ya yeni yaptırım dalgası: Turizm Bakanlığı da hedefte]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/abdden-kubaya-yeni-yaptirim-dalgasi-turizm-bakanligi-da-hedefte</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/abdden-kubaya-yeni-yaptirim-dalgasi-turizm-bakanligi-da-hedefte" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD yönetimi, Küba üzerindeki ekonomik baskıyı artıran yeni yaptırım paketini açıkladı. Turizm Bakanlığı, devlet şirketleri ve hükümete bağlı bazı kuruluşlar yaptırım listesine alınırken, Washington yönetimi Havana'yı siyasi ve ekonomik reform yapmaya çağırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Küba'ya yönelik yaptırımları genişletti. </strong></p>

<p>ABD Hazine ve Dışişleri bakanlıklarının açıkladığı yeni yaptırım paketi kapsamında, Küba Turizm Bakanlığı'nın yanı sıra çok sayıda devlet kurumu, ticaret şirketi ve hükümete bağlı kuruluş yaptırım listesine eklendi.</p>

<p>Yeni yaptırımların, Küba ekonomisinin temel gelir kaynaklarından biri olan turizm sektörünü doğrudan hedef alması dikkat çekti.</p>

<p><strong>Turizm Bakanlığı yaptırım listesinde</strong></p>

<p>ABD'nin yaptırım listesine alınan kurumlar arasında Küba Turizm Bakanlığı, bir devlet dış ticaret şirketi, liman ve denizcilik faaliyetlerini yürüten kamu holdingi ile çeşitli devlet kuruluşları yer aldı.</p>

<p>Bu karar doğrultusunda ABD vatandaşları ve Amerikan şirketleri, yaptırım uygulanan kurumlarla ticari ilişki kuramayacak. ABD'deki olası mal varlıkları da dondurulacak.</p>

<p>Washington yönetimi ayrıca, ithalat ve yakıt ticareti yapan bazı devlet şirketlerinin de yaptırımlardan etkileneceğini açıkladı.</p>

<p><strong>Hükümete yakın gruplar da hedef alındı</strong></p>

<p>Yaptırım listesine yalnızca ekonomik kurumlar değil, hükümete yakın bazı örgütler de eklendi.</p>

<p>Bunlar arasında, insan hakları örgütlerinin hükümet karşıtı gösterilere müdahale etmekle suçladığı "Hızlı Müdahale Tugayları" ile Küba Silahlı Kuvvetleri'ni destekleyen gönüllü "Toprak Savunma Milisleri" de bulunuyor.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı ayrıca, muhalifleri izlemekle suçlanan Küba Devrim Savaşçıları Birliğini de yaptırım kapsamına aldığını duyurdu.</p>

<p><strong>Rubio'dan reform çağrısı</strong></p>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yaptırımların Küba'nın siyasi ve ekonomik yapısının temel unsurlarını hedef aldığını belirterek Havana yönetimine reform çağrısını yineledi.</p>

<p>Rubio, Küba hükümetinin siyasi ve ekonomik reformlara yönelmesi halinde iki ülke arasında farklı bir ilişkinin mümkün olabileceğini savunurken, bunun "çok geç olmadan" gerçekleşmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Turizm gelirleri ağır darbe aldı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Turizm, uzun yıllardır Küba'nın en önemli döviz kaynaklarından biri olarak görülüyor. Ancak ABD yaptırımları, ekonomik kriz ve enerji sorunları nedeniyle adaya gelen turist sayısında son yıllarda ciddi düşüş yaşandı. Çok sayıda uluslararası hava yolu şirketi uçuşlarını azaltırken, bazı otel zincirleri de faaliyetlerini durdurdu veya sınırlandırdı.</p>

<p>ABD'li yetkililer, yaptırım uygulanan bazı şirketlerin daha önce de yaptırım kapsamına alınan ve Küba ordusunun kontrolündeki GAESA grubuyla bağlantılı olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Küba derin ekonomik krizle mücadele ediyor</strong></p>

<p>Küba, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana en ağır ekonomik krizlerinden birini yaşıyor. Ülke genelinde uzun süreli elektrik kesintileri, yakıt sıkıntısı ve temel gıda ürünlerine erişimde yaşanan sorunlar günlük yaşamı ciddi biçimde etkiliyor.</p>

<p>Son haftalarda ülke çapında art arda yaşanan elektrik şebekesi çökmeleri nedeniyle milyonlarca kişi saatlerce elektriksiz kaldı. Bazı bölgelerde planlı elektrik kesintileri günde 20 saati aşarken, kırsal kesimlerde bu süre zaman zaman 70 saatin üzerine çıkıyor.</p>

<p>Enerji krizinin sağlık hizmetlerinden toplu ulaşıma, içme suyu temininden bankacılık ve iletişim altyapısına kadar birçok alanda ciddi aksamalara yol açtığı belirtiliyor.</p>

<p><strong>Almanya'dan seyahat uyarısı</strong></p>

<p>Almanya Dışişleri Bakanlığı da Küba'daki ağır enerji krizi nedeniyle vatandaşlarına seyahat uyarısında bulundu.</p>

<p>Bakanlık, ülke genelinde sık sık yaşanan elektrik kesintileri, yakıt yetersizliği ve hava yolu şirketlerinin uçuşlarını azaltması nedeniyle Küba'ya zorunlu olmayan seyahatlerden kaçınılmasını tavsiye etti. Açıklamada, sağlık hizmetlerinin ciddi ölçüde aksadığı, otellerin kısıtlı hizmet verdiği ve yeni kesintilerin her an yaşanabileceği uyarısına da yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/abdden-kubaya-yeni-yaptirim-dalgasi-turizm-bakanligi-da-hedefte</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/cuba-6.JPG" type="image/jpeg" length="97130"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hürmüz Boğazı'nda belirsizlik: İran "Kapalı", ABD "Açık" diyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/hurmuz-bogazinda-belirsizlik-iran-kapali-abd-acik-diyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/hurmuz-bogazinda-belirsizlik-iran-kapali-abd-acik-diyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasında yeniden tırmanan askeri gerilim, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nı yeniden küresel krizin merkezine taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Taraflar son 24 saat içinde karşılıklı olarak füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları düzenlerken, İran Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattığını ilan etti. </strong></p>

<p>ABD ise boğazın uluslararası deniz trafiğine açık olduğunu ve seyrüsefer güvenliğini sağlamaya devam edeceğini açıkladı.</p>

<p>Karşılıklı açıklamalar, bölgede tansiyonun daha da yükseleceğine işaret ederken, Körfez ülkeleri alarm seviyesini artırdı.</p>

<p><strong>ABD: İran'ın askeri kapasitesini hedef aldık</strong></p>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere yönelik saldırılarının ardından İran'a karşı yeni bir saldırı dalgası başlatıldığını duyurdu.</p>

<p>CENTCOM'un açıklamasına göre son operasyonda yaklaşık 140 askeri hedef vuruldu. Son üç gün içinde ise toplam 300'den fazla hedefin imha edildiği belirtildi. Hedefler arasında hava savunma sistemleri, radar istasyonları, füze rampaları, insansız hava aracı üsleri, Devrim Muhafızları'na ait deniz unsurları, mühimmat depoları ve komuta merkezlerinin bulunduğu ifade edildi.</p>

<p>ABD yönetimi, operasyonların amacının İran'ın Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik saldırı kapasitesini azaltmak olduğunu bildirdi.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump da yaptığı açıklamada, "İran'a ağır darbe vurduk." ifadelerini kullanırken, Hürmüz Boğazı'nın açık kalacağını ve uluslararası deniz ulaşımının korunacağını söyledi.</p>

<p><strong>İran: Hürmüz Boğazı kapalı</strong></p>

<p>İran Devrim Muhafızları ise ABD saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı'nın ikinci bir duyuruya kadar kapatıldığını açıkladı.</p>

<p>İran devlet medyasına göre, izinsiz rotada ilerlediği belirtilen bir gemiye uyarı ateşi açıldıktan sonra boğaz deniz trafiğine kapatıldı. Ertesi gün ikinci bir gemiye de müdahale edildiği öne sürüldü.</p>

<p>Yeni kurulan Basra Körfezi Boğaz İdaresi tarafından yapılan açıklamada, "ABD'nin yasa dışı askeri faaliyetleri nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndan geçişler şu an mümkün değildir. Güvenlik yeniden sağlandığında geçişlere izin verilecektir." denildi.</p>

<p>Ancak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı bu açıklamayı reddederek, Umman kıyılarına yakın oluşturulan alternatif güney rotasının çift yönlü deniz trafiğine açık olduğunu ve ticari gemilerin geçişlerini sürdürdüğünü duyurdu.</p>

<p><strong>Körfez ülkelerine saldırılar</strong></p>

<p>İran, ABD'nin son operasyonlarına karşılık Körfez'deki Amerikan askeri varlığını hedef aldı.</p>

<p>İran Devrim Muhafızları, Ürdün, Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD askeri tesisleri ile komuta merkezlerine saldırılar düzenlediklerini açıkladı. İran kaynakları ayrıca Katar, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki ABD askeri unsurlarının da hedef alındığını öne sürdü.</p>

<p>Körfez ülkeleri ise peş peşe güvenlik uyarıları yayımladı.</p>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri, hava savunma sistemlerinin çok sayıda füze ve İHA'yı etkisiz hale getirdiğini açıkladı.</p>

<p>Bahreyn, İran kaynaklı hava saldırılarının önlendiğini duyururken, Kuveyt ordusu bazı tesislerde hasar meydana geldiğini ve bir petrol platformunda çalışan bir kişinin yaralandığını bildirdi.</p>

<p>Katar ise düşen füze parçaları nedeniyle biri çocuk olmak üzere üç kişinin yaralandığını açıklayarak saldırının tüm sorumluluğunun İran'a ait olduğunu bildirdi.</p>

<p>Umman da iki farklı bölgede düzenlenen İHA saldırılarının ardından İran'ın Maskat Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığı'na çağırarak resmî protestoda bulundu.</p>

<p><strong>Bender Abbas ve Kiş Adası çevresinde patlamalar</strong></p>

<p>İran basını, ABD'nin son saldırılarının ardından ülkenin güneyindeki stratejik Bender Abbas Limanı ile Hürmüz Boğazı girişindeki Kiş ve Kişm (Gheschm) adaları çevresinde çok sayıda patlama meydana geldiğini duyurdu.</p>

<p>Patlamaların askeri tesisler ve hava savunma sistemlerini hedef aldığı belirtilirken, İran ordusundan bir subayın yaşamını yitirdiği bildirildi.</p>

<p><strong>Hürmüz Boğazı yeniden enerji piyasalarının odağında</strong></p>

<p>Dünya petrolü ile sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki kriz, küresel enerji piyasalarını da doğrudan etkiledi.</p>

<p>Artan güvenlik endişeleri nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3'ün üzerinde yükselerek 78 doların üzerine çıktı. ABD tipi ham petrol (WTI) de benzer oranda değer kazandı.</p>

<p>Enerji fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon üzerindeki baskıyı artırabileceği değerlendirilirken, özellikle ABD'de yaklaşan Kongre seçimleri öncesinde akaryakıt fiyatlarının Donald Trump açısından siyasi risk oluşturabileceği yorumları yapılıyor.</p>

<p><strong>Diplomasi tamamen sona ermedi</strong></p>

<p>Askeri gerilim sürerken diplomatik temaslar ise tamamen kesilmiş değil.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi hafta sonu Maskat'ta Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik düzenlemelerini görüştü. İran tarafı, teknik ve siyasi düzeyde görüşmelerin Katar'ın da katılımıyla devam edeceğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arakçi ayrıca Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar ile yaptığı telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri değerlendirdi. İran basını, Pakistan'ın Washington ile Tahran arasında olası yeni müzakerelerde önemli arabuluculardan biri olabileceğini öne sürdü.</p>

<p>Öte yandan İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Tek taraflı anlaşmalar dönemi sona erdi. Ya sözünüzü tutun ya da bedelini ödeyin." ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD ile İran arasındaki karşılıklı saldırılar sürerken, Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmeler yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel enerji arzı, uluslararası deniz ticareti ve dünya ekonomisini de doğrudan etkilemeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/hurmuz-bogazinda-belirsizlik-iran-kapali-abd-acik-diyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 08:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/hurmuz-2.JPG" type="image/jpeg" length="46414"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran Hürmüz Boğazı'nı kapattı, ABD yeni saldırı başlattı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/iran-hurmuz-bogazini-kapatti-abd-yeni-saldiri-baslatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/iran-hurmuz-bogazini-kapatti-abd-yeni-saldiri-baslatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasında yeniden tırmanan gerilim, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nı savaşın merkezine taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD Başkanı Donald Trump'ın ateşkesin sona erdiğini açıklamasının ardından Washington'un İran'a yönelik yeni saldırılar başlattığını duyurması üzerine, İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Hürmüz Boğazı'nın "ikinci bir duyuruya kadar" deniz trafiğine kapatıldığını açıkladı.</strong></p>

<p>İran devlet ajansı IRNA'nın aktardığı açıklamada, uyarılara rağmen rotasını değiştirmediği ve deniz güvenliğini tehlikeye attığı öne sürülen bir gemiye uyarı ateşi açıldığı belirtilerek, ABD'nin bölgedeki askeri müdahaleleri sona erene kadar hiçbir geminin boğazdan geçişine izin verilmeyeceği ifade edildi.</p>

<p>Devrim Muhafızları ayrıca, "Amerikan-Siyonist düşmanın topraklarına girmesine izin veren ülkeler, bu müdahalenin sonuçlarından sorumlu tutulacaktır." açıklamasıyla bölge ülkelerine de uyarıda bulundu. İran basını, boğazda ikinci bir gemiye yönelik müdahalede bulunulduğunu da öne sürdü.</p>

<p><strong>CENTCOM: İran'a karşı üçüncü saldırı dalgası başlatıldı</strong></p>

<p>İran'ın açıklamasının ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, bu hafta İran'a yönelik üçüncü saldırı dalgasının başlatıldığını duyurdu.</p>

<p>CENTCOM, saldırıların Hürmüz Boğazı'nda Kıbrıs bandıralı bir konteyner gemisine düzenlendiği belirtilen saldırıya karşılık gerçekleştirildiğini açıkladı. Açıklamada, gemide bulunan sivil mürettebattan bir kişinin kayıp olduğu, çıkan yangın nedeniyle makine dairesinin ağır hasar aldığı ve geminin seyrine devam edemediği bildirildi.</p>

<p>ABD ordusu, Trump'ın talimatıyla gerçekleştirildiğini belirttiği operasyonlarda yaklaşık 140 hedefin vurulduğunu açıkladı. Hedefler arasında füze ve insansız hava aracı sistemleri, deniz kuvvetlerine ait tesisler, mühimmat depoları, iletişim altyapısı ve kıyı gözetleme merkezlerinin bulunduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>Körfez ülkelerinde alarm</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran ise ABD saldırılarına karşılık Körfez bölgesindeki Amerikan askeri üslerini hedef aldığını duyurdu. Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı, ülkeye yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarının hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini açıkladı.</p>

<p>Kuveyt, hava savunma sistemlerinin devreye alındığını bildirirken, Bahreyn'de sabaha karşı sirenler çaldı ve halka güvenli bölgelere geçmeleri çağrısı yapıldı. Katar İçişleri Bakanlığı da güvenlik tehdidinin ciddi olduğunu belirterek vatandaşlardan evlerinde kalmalarını ve pencerelerden uzak durmalarını istedi. Katar Savunma Bakanlığı ise hava savunma sistemlerinin bir füze saldırısını önlediğini açıkladı.</p>

<p><strong>Ateşkes fiilen sona erdi</strong></p>

<p>ABD ile İran arasında geçen ay varılan çerçeve mutabakatının ardından bölgede kısa süreli bir sakinlik yaşanmıştı. Ancak Trump'ın ateşkesin sona erdiğini ilan etmesiyle birlikte ABD'nin İran'a yönelik yeni saldırıları başladı.</p>

<p>İran Meclis Başkanı ve müzakere heyetinin önde gelen isimlerinden Muhammed Bakır Kalibaf ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Washington'u anlaşmayı ihlal etmekle suçladı. Kalibaf, "Tek taraflı anlaşmalar dönemi sona erdi. Sözünüzü tutun ya da bedelini ödeyin." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Öte yandan diplomatik temaslar tamamen kesilmiş değil. Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi'nin İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik ve deniz ulaşımını görüştüğü, tarafların teknik ve siyasi düzeyde temasları sürdürme konusunda mutabık kaldığı bildirildi.</p>

<p>Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı'nda yaşanan son gelişmeler, küresel enerji arzı ve bölgesel güvenlik açısından endişeleri yeniden artırmış durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/iran-hurmuz-bogazini-kapatti-abd-yeni-saldiri-baslatti</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/hurmuz-1.JPG" type="image/jpeg" length="17716"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da yeni sıcak hava dalgası: İlk altı ayda 5 bin 120 can kaybı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-yeni-sicak-hava-dalgasi-ilk-alti-ayda-5-bin-120-can-kaybi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-yeni-sicak-hava-dalgasi-ilk-alti-ayda-5-bin-120-can-kaybi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya, hafta sonundan itibaren yeni bir sıcak hava dalgasının etkisi altına girmeye hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Meteoroloji uzmanları özellikle ülkenin batı ve güneybatısında sıcaklıkların 35 dereceye yaklaşacağını belirtirken, Robert Koch Enstitüsü (RKI) yılın ilk altı ayında aşırı sıcaklara bağlı sağlık sorunları nedeniyle yaklaşık 5 bin 120 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. </strong></p>

<p><strong>Sıcaklıklar her gün artacak</strong></p>

<p>En fazla güneşin Rheinland-Pfalz, Saarland ve Baden-Württemberg eyaletlerinde görülmesi beklenirken, bu bölgelerde sıcaklıkların 26 ila 33 derece, Yukarı Ren (Oberrhein) bölgesinde ise 34 dereceye kadar çıkacağı tahmin ediliyor.</p>

<p><img alt="" height="609" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/almanya-da-hava-raporu-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="507" /></p>

<p><strong>Batı ve güneybatıda 35 derece bekleniyor</strong></p>

<p>Meteorologlara göre cuma ile pazar günleri arasında özellikle Kuzey Ren-Vestfalya, Saarland, Rheinland-Pfalz, Mosel Vadisi ve Oberrhein çevresinde sıcaklıklar 33 ila 35 dereceye ulaşacak.</p>

<p>Bu sıcaklıkların, Fransa üzerinde etkili olan "ısı kubbesi" (Heat Dome) nedeniyle Almanya'nın batı kesimlerinde daha yoğun hissedileceği belirtiliyor.</p>

<p>Kuzey ve doğu eyaletlerinde ise hava nispeten daha serin geçecek. Hamburg ve Berlin'de sıcaklıkların 28-29 derece, Berlin'de ise yer yer 30 dereceye ulaşması bekleniyor.</p>

<p><strong>Uzmanlar: Yeni sıcak hava dalgası başladı</strong></p>

<p>Meteorolog Dominik Jung, batı ve güneybatıda art arda üç gün boyunca 30 derecenin üzerindeki sıcaklıkların görülmesinin meteorolojik olarak sıcak hava dalgası anlamına geldiğini söyledi.</p>

<p>İklim bilimci Dr. Karsten Brandt ise gelecek hafta başında sıcaklıklarda kısa süreli bir düşüş ve yerel gök gürültülü sağanakların görülebileceğini, ancak bunun ardından havanın yeniden ısınacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, bu sıcak hava dalgasının haziran sonunda yaşanan aşırı sıcaklar kadar etkili olmayacağını, mevcut tahminlere göre 40 derecenin görülmesinin beklenmediğini vurguluyor.</p>

<p><strong>Aşırı sıcaklar can almaya devam ediyor</strong></p>

<p>Öte yandan, Robert Koch Enstitüsü'nün (RKI) yayımladığı son verilere göre, yılın ilk altı ayında Almanya'da yaklaşık 5 bin 120 kişi aşırı sıcakların yol açtığı sağlık sorunları nedeniyle yaşamını yitirdi.</p>

<p>Bunların 4 bin 310'u, 22-28 Haziran tarihleri arasında etkili olan sıcak hava dalgası sırasında hayatını kaybetti.</p>

<p>Bu sayı, daha yılın ortasında önceki yılların tamamındaki rakamları geride bıraktı. Almanya'da sıcaklığa bağlı ölümler 2024 yılında yaklaşık 2 bin 900, 2023'te ise 3 bin 200 olarak kaydedilmişti.</p>

<p><strong>En büyük risk yaşlılarda</strong></p>

<p>RKI verilerine göre sıcaklığa bağlı ölümlerin yüzde 80'inden fazlasını 75 yaş ve üzerindeki kişiler oluşturuyor. Kadınlarda ölüm sayısının daha yüksek olduğu belirtilirken, bunun temel nedeninin ileri yaş grubunda kadın nüfusunun daha fazla olması olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Bilim insanları, sıcaklığın çoğu zaman tek başına ölüm nedeni olarak kayıtlara geçmediğini, kalp-damar hastalıkları ve diğer kronik rahatsızlıklarla birleştiğinde ölüm riskini önemli ölçüde artırdığına dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>"İklim değişikliğiyle risk daha da artacak"</strong></p>

<p>Helmholtz Münih Çevresel Riskler Araştırma Grubu Başkanı Prof. Dr. Alexandra Schneider, Avrupa'da bugün için soğuk havanın sıcaklardan daha fazla can aldığını ancak küresel iklim değişikliği nedeniyle bu tablonun hızla değiştiğini söyledi.</p>

<p>Schneider, yalnızca sıcaklığa bağlı ölümlerin değil, sıcak çarpması vakalarının, hastane başvurularının, sağlık sistemi üzerindeki yükün ve ekonomik maliyetlerin de giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurguladı. ( Kaynak: Tagesschau)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-yeni-sicak-hava-dalgasi-ilk-alti-ayda-5-bin-120-can-kaybi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/sicaklar.JPG" type="image/jpeg" length="42046"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'den Hürmüz'de geniş çaplı saldırı: İran, ABD üslerini İHA'larla hedef aldı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/abdden-hurmuzde-genis-capli-saldiri-iran-abd-uslerini-ihalarla-hedef-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/abdden-hurmuzde-genis-capli-saldiri-iran-abd-uslerini-ihalarla-hedef-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'ın, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Liderler Zirvesi sırasında İran'a yönelik yeni askeri operasyon emrini verdiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD ordusu, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik saldırılarına karşılık olarak 80'den fazla askeri hedefi vururken, Tahran da Körfez'deki ABD üslerine füze ve İHA saldırılarıyla karşılık verdi. Böylece, kırılgan ateşkes bir kez daha ciddi biçimde sarsıldı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Operasyon emri Ankara'da verildi</strong></p>

<p>ABD basınında yer alan haberlere göre Donald Trump, NATO Zirvesi için bulunduğu Ankara'da Savunma Bakanı Pete Hegseth, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hazine Bakanı Scott Bessent ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine ile bir güvenlik toplantısı gerçekleştirdi. Toplantının ardından Trump'ın İran'a yönelik operasyonu onayladığı ve saldırı emrini verdiği belirtildi.</p>

<p>ABD'li bir yetkili, operasyonun "İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen sivil ticaret gemilerine yönelik uluslararası hukuku ihlal eden saldırılarına doğrudan bir yanıt" olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>ABD: 80'den fazla hedef vuruldu</strong></p>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın güneyindeki ve Hürmüz Boğazı çevresindeki 80'den fazla hedefin vurulduğunu açıkladı.</p>

<p>Açıklamaya göre saldırılarda; Hava savunma sistemleri, gemi savar füze bataryaları, devrim Muhafızları'na ait 60'tan fazla sürat botu ve boğaz çevresindeki çeşitli askeri tesisler hedef alındı.</p>

<p>Washington, operasyonun amacının İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini tehdit etme kapasitesini zayıflatmak olduğunu bildirdi.</p>

<p>ABD ordusu ayrıca, İran'ın boğazdan geçen üç ticaret gemisine düzenlediği saldırının "ateşkesin açık ihlali" olduğunu belirterek Tahran'ın bunun "ağır bedelini ödeyeceğini" açıkladı.</p>

<p><strong>İran'dan misilleme</strong></p>

<p>İran ise ABD saldırılarına kısa süre içinde karşılık verdi.</p>

<p>Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD askeri üslerine füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlendiği duyuruldu.</p>

<p>İran devlet televizyonu, toplam 85 ABD askeri hedefinin vurulduğunu öne sürerken, Bahreyn ve Kuveyt yönetimleri hava savunma sistemlerinin devreye alındığını doğruladı.</p>

<p>Öte yandan İran medyası, Bandar Abbas, Sirik ve Keşm Adası çevresinde çok sayıda patlama meydana geldiğini aktardı. Tahran yönetimi saldırıları doğruladı ancak can kaybı veya hasara ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşmadı.</p>

<p><strong>Petrol yaptırımları yeniden yürürlükte</strong></p>

<p>Askeri operasyonla eş zamanlı olarak Washington yönetimi, İran petrolünün satışına ilişkin daha önce tanınan lisansı da iptal etti.</p>

<p>ABD Hazine Bakanlığı, yaptırımların yeniden yürürlüğe girdiğini belirterek, İran'ın uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmediği sürece herhangi bir yaptırım kolaylığından yararlanamayacağını açıkladı.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı ise kararı ateşkes anlaşmasının ihlali olarak nitelendirerek Washington'u bölgedeki gelişmelerden sorumlu tuttu. Açıklamada, "Ulusal güvenliğimizi korumak için gerekli tüm adımları atacağız" denildi.</p>

<p><strong>NATO'dan ABD'ye destek</strong></p>

<p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara'daki zirvede yaptığı değerlendirmede ABD'nin saldırılarını "kesinlikle gerekli" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Rutte, İran'ın ateşkesi ihlal ettiğini savunarak, "ABD'nin kararlı şekilde karşılık vermesi son derece önemliydi" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Eski NATO Avrupa Kuvvetleri Komutanı James Stavridis de CNN'e yaptığı açıklamada Trump yönetiminin izlediği stratejiyi destekledi. Stavridis, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını kırmanın yolunun askeri baskının yanı sıra ekonomik yaptırımların artırılmasından geçtiğini belirterek, "Başarının anahtarı İran ekonomisi üzerindeki baskının ne kadar sürdürülebileceğidir" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Ateşkes yeniden tehlikede</strong></p>

<p>Geçtiğimiz ay haftalar süren çatışmaların ardından varılan geçici ateşkesin ardından taraflar kapsamlı bir anlaşma için müzakere yürütmeyi planlıyordu. Ancak son askeri operasyonlar ve karşılıklı saldırılar, diplomatik sürecin yeniden çıkmaza girdiğine işaret ediyor.</p>

<p>ABD Başkanı Trump daha önce İran'a yönelik "Ya anlaşma yapılacak ya da işi tamamen bitireceğiz" uyarısında bulunmuştu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise tehditler sürdüğü sürece kalıcı bir anlaşma için müzakerelere başlamayacaklarını açıklamıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/abdden-hurmuzde-genis-capli-saldiri-iran-abd-uslerini-ihalarla-hedef-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/savas-10.jpg" type="image/jpeg" length="35840"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
