<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/politika" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 03 Aug 2026 03:32:57 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/politika"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Sebte (Ceuta) krizi AB'yi harekete geçirdi: Gözler salı günkü kritik zirvede]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/sebte-ceuta-krizi-abyi-harekete-gecirdi-gozler-sali-gunku-kritik-zirvede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/sebte-ceuta-krizi-abyi-harekete-gecirdi-gozler-sali-gunku-kritik-zirvede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Sebte'de (Ceuta) yaşanan kitlesel düzensiz göç dalgası Avrupa Birliği'nde siyasi ve diplomatik yankı uyandırmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kısa süre içinde 50 ila 60 bin kişinin Fas'tan Sebte'ye (Ceuta) geçmesi, AB'nin dış sınır güvenliği ve Schengen sistemi konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirirken, Avrupa Birliği içişleri bakanları salı günü olağanüstü video konferansla bir araya gelecek.</p>

<p><strong>Almanya: "Bu tam anlamıyla bir stres testiydi"</strong></p>

<p>Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Sebte'de (Ceuta) yaşananları Avrupa için "tam anlamıyla bir stres testi" olarak nitelendirdi.</p>

<p><img alt="" height="646" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ceuta1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p>Wadephul, Avrupa Komisyonu'na dış sınırların korunmasına en yüksek önceliği vermesi çağrısında bulunarak, <strong>"Sebte'de (Ceuta) son günlerde yaşananlar mutlak bir stres testiydi ve bunun üstesinden geldik. Ancak bu kriz Avrupa'nın ne kadar kırılgan olduğunu da ortaya koydu"</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p>CDU'lu bakan, Schengen'deki serbest dolaşımın korunabilmesi için AB dış sınırlarının daha etkin korunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>[related-posts id="117588" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>"Yanlış bilgiler onlarca insanın ölümüne yol açtı"</strong></p>

<p>Wadephul, insan kaçakçılarının sosyal medya üzerinden yaydığı yanlış bilgilerin krizin büyümesinde etkili olduğunu belirtti.</p>

<p><img alt="" height="534" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ceuta-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>"İnsan hayatını tehlikeye atan dezenformasyonla birlikte mücadele etmeliyiz. Ne yazık ki bu yanlış bilgiler Sebte'de onlarca kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu."</strong> diyen Alman Bakan, düzensiz göçle mücadelenin Avrupa dışındaki ortak ülkelerle iş birliği olmadan başarıya ulaşamayacağını söyledi.</p>

<p>Fas ile İspanya'nın krizi kısa sürede kontrol altına almasını memnuniyetle karşıladığını da dile getirdi.</p>

<p><strong>AB içişleri bakanları olağanüstü toplanıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sebte krizinin ardından 22 AB üyesi ülkenin talebi üzerine Avrupa Birliği içişleri bakanları salı günü olağanüstü video konferans düzenleyecek.</p>

<p>Toplantıda dış sınır güvenliği, düzensiz göç, insan kaçakçılığıyla mücadele ve göçün siyasi baskı aracı olarak kullanılmasının önlenmesi ele alınacak.</p>

<p>Kriz sırasında Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin de aralarında bulunduğu 22 lider, Avrupa Komisyonu'na gönderilen ortak mektupta düzensiz kitlesel sınır geçişlerine karşı ortak Avrupa politikası oluşturulması çağrısında bulunmuştu.</p>

<p>[related-posts id="117585" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>Sebte'de neden bu kadar büyük bir göç dalgası yaşandı?</strong></p>

<p>Uzmanlar, son günlerde yaşanan kitlesel göç hareketinin kesin nedeninin henüz netleşmediğini belirtiyor.</p>

<p>İspanyol hükümetine göre insan kaçakçıları, İspanya Yüksek Mahkemesi'nin Sebte (Ceuta) ve Melilla'daki geri itme uygulamalarını sınırlayan kararını yanlış yorumlayarak sosyal medyada "İspanya sınırlarını açtı" yönünde söylentiler yaydı.</p>

<p>Başbakan Pedro Sánchez de bu yanlış bilgilerin insan kaçakçılığı şebekeleri aracılığıyla kısa sürede yayıldığını ve kitlesel göç hareketini tetiklediğini savundu.</p>

<p>Ancak Faslı sivil toplum temsilcileri, göçmenlerin büyük bölümünün söz konusu mahkeme kararından haberdar olmadığını öne sürüyor.</p>

<p><strong>"Fas göçü siyasi baskı aracı olarak kullanmış olabilir"</strong></p>

<p><strong><img alt="" height="440" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ceuta2.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></strong></p>

<p>Göç uzmanları ise bir başka ihtimale dikkat çekiyor.</p>

<p>2021 yılında da Fas ile İspanya arasında Batı Sahra krizi yaşanırken yaklaşık 10 bin kişi iki gün içinde Sebte'ye geçmişti. O dönemde birçok uluslararası araştırma kuruluşu, Rabat yönetiminin sınır kontrollerini gevşeterek göçü siyasi baskı aracı olarak kullandığını değerlendirmişti.</p>

<p>Avrupa İstikrar Girişimi Başkanı Gerald Knaus da son dönemde İspanya'nın Cezayir ile ilişkilerini geliştirme çabalarının Fas'ta rahatsızlık yaratmış olabileceğini belirtiyor. Ancak Knaus, bu konuda somut kanıt bulunmadığını özellikle vurguluyor.</p>

<p><strong>İspanya asker gönderdi</strong></p>

<p>Göç akınının ardından Sebte'deki kabul merkezleri kapasitesinin üzerine çıktı.</p>

<p>Bunun üzerine Madrid yönetimi bölgeye asker ve özel polis birlikleri sevk etti. Askerlerin sınır güvenliğinde görev yapan Guardia Civil'e destek vereceği açıklandı.</p>

<p>Sebte Bölgesel Yönetimi Başkanı Juan Jesús Vivas ise kentte "tam anlamıyla insani ve sosyal acil durum" yaşandığını söyledi.</p>

<p><strong>Göçmenlerin büyük bölümü geri döndü</strong></p>

<p>İspanya İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre Sebte'ye geçen göçmenlerin büyük bölümü kısa süre içinde gönüllü olarak Fas'a döndü.</p>

<p>İspanyol basınına göre birçok kişi bölgede barınacak yer ve yiyecek bulamadığı, ayrıca İspanya ana karasına geçme ihtimalinin bulunmadığını öğrendiği için geri dönüş yolunu seçti.</p>

<p>İspanya hükümeti, şu ana kadar gelenlerin neredeyse tamamının yeniden Fas'a geçtiğini açıkladı.</p>

<p><strong>Schengen tartışması sürüyor</strong></p>

<p>Kriz Avrupa'da Schengen sistemini de yeniden tartışmaya açtı.</p>

<p>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, İspanya'nın dış sınırları korumakta yetersiz kaldığını savunarak Schengen uygulamasının askıya alınmasını gündeme getirmişti.</p>

<p>Benzer açıklamalar İsveç, Finlandiya ve bazı diğer Avrupa ülkelerinden de gelirken, Brüksel ise tek taraflı sınır kontrollerinin Schengen sistemine zarar verebileceği uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Öte yandan uzmanlar, Sebte'nin Schengen kapsamında özel statüye sahip olduğunu ve buradan İspanya ana karasına geçişlerin zaten sıkı kontroller altında gerçekleştiğini hatırlatıyor.</p>

<p><strong>67 kişi hayatını kaybetti</strong></p>

<p>İspanya hükümetinin son verilerine göre Sebte'ye ulaşmaya çalışırken hayatını kaybedenlerin sayısı 67'ye yükseldi.</p>

<p>Yetkililer, ölümlerin büyük bölümünün denizde boğulma nedeniyle meydana geldiğini, bazı kişilerin ise sınır geçişi sırasında yaşanan izdihamda yaşamını yitirdiğini açıkladı.</p>

<p>Sebte'de son yılların en büyük düzensiz göç hareketi yaşanırken, Avrupa Birliği şimdi hem insani boyutu hem de sınır güvenliği açısından krizin uzun vadeli sonuçlarını değerlendirmeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/sebte-ceuta-krizi-abyi-harekete-gecirdi-gozler-sali-gunku-kritik-zirvede</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/sebte-ceuta.jpg" type="image/jpeg" length="65812"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Can kaybı sayısı 67'ye yükseldi: Sánchez AB'yi olağanüstü toplantıya çağırdı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/can-kaybi-sayisi-67ye-yukseldi-sanchez-abyi-olaganustu-toplantiya-cagirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/can-kaybi-sayisi-67ye-yukseldi-sanchez-abyi-olaganustu-toplantiya-cagirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Sebte'de (Ceuta) yaşanan düzensiz göç krizinde hayatını kaybedenlerin sayısı 67'ye yükseldi. İspanya hükümeti, ölenlerin büyük bölümünün Fas'tan yüzerek Sebte'ye ulaşmaya çalışırken boğulduğunu, bazılarının ise sınır geçişleri sırasında yaşanan izdihamda yaşamını yitirdiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hafta içinde Fas'tan Sebte'ye (Ceuta) kara ve deniz yoluyla yaklaşık 60 bin kişinin geçtiği belirtilirken, Madrid yönetimi göçmenlerin büyük bölümünün kısa süre içinde yeniden Fas'a döndüğünü duyurdu.</strong></p>

<p>İspanya İçişleri Bakanlığı'na göre sınırı geçen yaklaşık 50 bin kişiden 48 binden fazlası geri döndü.</p>

<p><strong>Sánchez'ten Avrupa'ya sert mesaj</strong></p>

<p>Krizin ardından İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, bazı Avrupa ülkelerinin Madrid yönetimine yönelttiği eleştirilere sert tepki gösterdi.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/sanchez-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Avrupa Birliği kurumlarına gönderdiği mektupta, bazı üye ülkelerin tutumunu "bencil", "ayrıştırıcı" ve "hukuka aykırı" olarak nitelendiren Sánchez, Avrupa'nın göç krizine ortak hareket ederek çözüm üretmesi gerektiğini savundu.</p>

<p>İspanyol lider, AB üyesi 27 ülkenin içişleri bakanlarının olağanüstü video konferansla toplanmasını talep etti. Diplomatik kaynaklara göre bu çağrıya 22 üye ülke destek verdi.</p>

<p>Sánchez, "Uluslararası konjonktürde Avrupa Birliği'nin önyargılar, yanlış bilgiler ve siyasi hesaplarla hareket etme lüksü yok." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/sinir.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Meloni'nin çıkışı tartışmaları büyüttü</strong></p>

<p>Sebte'deki göç akını Avrupa'da sert siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi.</p>

<p>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, yaşananları "şoke edici" olarak nitelendirirken, İspanya ile Schengen uygulamasının askıya alınmasının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Roma yönetimi bunun ardından hava ve deniz ulaşımında İspanya'ya yönelik sınır kontrollerini geçici olarak yeniden başlattı.</p>

<p>İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ise yaşananların İspanya'nın göç politikasındaki başarısızlığın sonucu olduğunu savundu.</p>

<p>İtalya'nın yanı sıra Danimarka, İsveç, Finlandiya, Çekya ve Avusturya'dan da İspanya'ya yönelik eleştiriler geldi.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/otobusler.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Madrid: Schengen'den çıkarılmamız mümkün değil</strong></p>

<p>İspanya hükümeti ise Schengen tartışmalarına sert karşılık verdi.</p>

<p>Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, Sebte'den İspanya ana karasına ve Schengen bölgesine kontrolsüz geçişin mümkün olmadığını belirterek, "Neredeyse Sebte'ye gelen herkes yeniden Fas'a döndü." dedi.</p>

<p>Hukukçular da mevcut Avrupa Birliği mevzuatı uyarınca herhangi bir üye ülkenin Schengen sisteminden bu şekilde çıkarılmasının hukuken mümkün olmadığına dikkat çekiyor.</p>

<p>AB Göç Komiseri Magnus Brunner ise "Tek bir kişi bile Avrupa ana karasına geçmedi." açıklamasını yaptı.</p>

<p>[related-posts id="117585" color="bg-success"][/related-posts]</p>

<p><strong>İspanya sınırı güçlendiriyor</strong></p>

<p>Madrid yönetimi yeni düzensiz geçişleri önlemek amacıyla Sebte'deki güvenlik önlemlerini artırdı.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı, Tarajal dalgakıranı boyunca deniz üzerine 500 metre uzunluğunda yüzer bariyer kurulmasına başlandığını açıkladı.</p>

<p>30 ila 70 santimetre su yüzeyinin üzerine çıkacak, yaklaşık bir metre derinliğe uzanacak bariyerin, son günlerde göçmenlerin kullandığı en önemli geçiş noktalarından birini kapatması hedefleniyor.</p>

<p>İspanya ayrıca 2021'den bu yana ilk kez Sebte'de sınır güvenliğine destek vermek amacıyla asker konuşlandırırken, bölgeye 60 asker ile 200 özel harekât polisi sevk edildi.</p>

<p><strong>Fas'ın rolü yeniden tartışılıyor</strong></p>

<p>Göç dalgasının nasıl bu kadar kısa sürede büyüdüğü konusunda farklı değerlendirmeler yapılıyor.</p>

<p>İspanyol hükümeti, insan kaçakçılarının sınırın açıldığı yönünde yanlış bilgiler yaydığını savunurken, bazı uzmanlar ise Fas'ın sınır kontrollerini gevşetmiş olabileceği görüşünü dile getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, 2021 yılında da Rabat ile Madrid arasında Batı Sahra nedeniyle yaşanan diplomatik kriz sırasında binlerce kişinin Sebte'ye geçmesine izin verildiğini hatırlatıyor.</p>

<p><img alt="" height="350" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ceuta.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Avrupa İstikrar Girişimi Başkanı Gerald Knaus da yaklaşık 50 bin kişinin bir gün içinde Sebte'ye (Ceuta) ulaşmasını "tamamen olağanüstü" olarak nitelendirirken, geçmişte yaşanan benzer krizlerde belirleyici unsurun Rabat yönetiminin siyasi tercihleri olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>İspanya'da siyasi tartışmalar büyüyor</strong></p>

<p>Sebte krizi İspanya iç siyasetinde de tansiyonu yükseltti.</p>

<p>Muhafazakâr Halk Partisi (PP), hükümeti sınır güvenliğinde yetersiz kalmakla suçlarken, Başbakan Sánchez'in kısa süre önce yaklaşık 500 bin belgesiz göçmene yasal statü tanınmasını öngören düzenlemesinin göç hareketlerini teşvik ettiği iddiasını gündeme getirdi.</p>

<p>Hükümet ise yaşanan olağanüstü göç hareketinin düzensiz göç politikalarıyla değil, insan kaçakçılarının yaydığı dezenformasyon ve Fas sınırındaki gelişmelerle bağlantılı olduğunu savunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/can-kaybi-sayisi-67ye-yukseldi-sanchez-abyi-olaganustu-toplantiya-cagirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/cuenta.jpeg" type="image/jpeg" length="15827"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alman basını: Türkiye'de muhalefet belediyelerine yönelik operasyonlar genişliyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/alman-basini-turkiyede-muhalefet-belediyelerine-yonelik-operasyonlar-genisliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/alman-basini-turkiyede-muhalefet-belediyelerine-yonelik-operasyonlar-genisliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alman basını, Türkiye'de muhalefet belediyelerine yönelik yargı operasyonlarını geniş şekilde gündemine taşıdı. Haberlerde, CHP'den seçilen belediye başkanlarına yönelik operasyonların, Özgür Özel'in Yeni Parti'yi kurmasının ardından yoğunlaştığı değerlendirmelerine yer verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Operasyon dalgasının son halkasında Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ve Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner tutuklandı. Daha önce tutuklanan İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ise İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırıldı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Operasyonlarda çok sayıda belediye yöneticisi ve çalışanı da gözaltına alındı. Soruşturmaların merkezinde rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik ve kamu ihalelerinde usulsüzlük iddiaları yer alıyor.</p>

<p>Üsküdar Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın yanı sıra Alihan Koçoğlu, Burçin Çevik ve Bülent Orhan Tozkoparan da tutuklandı.</p>

<p>Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü ile Adem Altıntaş hakkında ise adli kontrol kararı verildi.</p>

<p>Savcılık, belediye yönetiminin bazı inşaat şirketlerinden rüşvet talep ettiği ve çeşitli ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddialarını soruşturuyor.</p>

<p><strong>Etimesgut'ta 51 kişiye operasyon</strong></p>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ile birlikte 51 kişi gözaltına alındı.</p>

<p><img alt="" height="453" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/behzat-c.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Devlet haber ajansı Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre soruşturma, resmi belgede sahtecilik ve kamu ihalelerinde usulsüzlük iddialarına dayanıyor. Polis, soruşturma kapsamında çok sayıda adrese eş zamanlı baskın düzenledi.</p>

<p><strong>Çankaya Belediye Başkanı da tutuklandı</strong></p>

<p>Ankara'nın merkez ilçesi Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner hakkında da rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma suçlamalarıyla tutuklama kararı verildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında 23 kişinin daha gözaltına alındığı bildirildi.</p>

<p><strong>Siyasetin dışından gelen iki isim</strong></p>

<p>Tutuklanan isimler arasında özellikle Sinem Dedetaş ve Erdal Beşikçioğlu, siyaset öncesindeki kariyerleri nedeniyle ülke genelinde tanınan isimler olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Gemi inşaat mühendisi olan Sinem Dedetaş, siyasete girmeden önce İstanbul Şehir Hatları AŞ'nin genel müdürlüğünü yürüttü. Görev süresinde kadın kaptanların istihdam edilmesini teşvik eden çalışmalarıyla dikkat çeken Dedetaş, 2024 yerel seçimlerinde uzun yıllardır AKP yönetimindeki Üsküdar Belediyesi'ni yaklaşık yüzde 50 oy alarak CHP'ye kazandırmıştı.</p>

<p>Erdal Beşikçioğlu ise siyasete oyunculuk kariyerinin ardından adım attı. Türkiye'nin en çok izlenen polisiye dizilerinden "Behzat Ç."de canlandırdığı başkomiser karakteriyle geniş kitleler tarafından tanınan Beşikçioğlu, 2024 yerel seçimlerinde CHP'nin adayı olarak Etimesgut Belediye Başkanlığı'nı kazanmıştı.</p>

<p><strong>İmamoğlu'nun ardından yeni dalga</strong></p>

<p>CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar, 2024 yerel seçimlerinde partinin elde ettiği başarının ardından hız kazandı.</p>

<p>Mart 2025'te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından çok sayıda CHP'li belediye başkanı hakkında soruşturma başlatıldı. Son operasyonlarla birlikte tutuklu CHP'li belediye başkanı sayısı 27'in üzerine çıktı.</p>

<p>İktidar kanadı, operasyonların tamamen yargı süreçleri kapsamında yürütüldüğünü ve soruşturmaların hukuki delillere dayandığını savunuyor.</p>

<p><strong>Muhalefet: Operasyonlar siyasi</strong></p>

<p>Muhalefet ise operasyonların siyasi amaç taşıdığı görüşünde.</p>

<p>CHP'nin eski Genel Başkanı Özgür Özel, mutlak butlan kararı ile görevden alınmasının ardından kurduğu Yeni Parti ile muhalefette yeni bir siyasi oluşum başlatırken, bazı belediye başkanlarının da bu partiye geçmeye hazırlandığı öne sürülüyor. Muhalif çevreler, son gözaltı ve tutuklamaların bu süreçten bağımsız değerlendirilemeyeceğini savunuyor.</p>

<p>Özgür Özel yönetimi, yargının iktidarın baskısı altında hareket ettiğini ileri sürerken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki AKP hükümeti ile yargı makamları bu iddiaları reddediyor.</p>

<p><strong>Üsküdar'da protestolar düzenleniyor</strong></p>

<p>Sinem Dedetaş'ın tutuklanmasının ardından İstanbul'un Üsküdar ilçesinde destek gösterileri düzenlendi.</p>

<p>Gözaltına alınmadan kısa süre önce verdiği bir röportajda "Her an gözaltına alınabiliriz. Buna rağmen işimizi yapmaya devam ediyoruz." ifadelerini kullanan Dedetaş'ın tutuklanması, muhalefet tabanında yeni protestoları beraberinde getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/alman-basini-turkiyede-muhalefet-belediyelerine-yonelik-operasyonlar-genisliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 09:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/s-dedetas.JPG" type="image/jpeg" length="46764"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fas'tan İspanya'ya on binlerce düzensiz göçmen: AB'de Schengen tartışması]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/fastan-ispanyaya-on-binlerce-duzensiz-gocmen-abde-schengen-tartismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/fastan-ispanyaya-on-binlerce-duzensiz-gocmen-abde-schengen-tartismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta, son günlerde Avrupa'nın en büyük düzensiz göç krizlerinden biriyle karşı karşıya.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İspanyol yetkililerin verdiği bilgilere göre birkaç gün içinde on binlerce kişi Fas'tan yüzerek ya da sınır bariyerlerini aşarak kente ulaştı. Yerel makamlar, kente giren göçmen sayısının 49 bine kadar çıkmış olabileceğini değerlendiriyor.</strong></p>

<p>Göç girişimi sırasında en az 18 kişinin hayatını kaybettiği, cansız bedenlerinin kıyıya vurduğu bildirildi. Kitlesel göç<strong> </strong>krizinin nasıl bu kadar kısa sürede büyüdüğü henüz netlik kazanmazken, Fas makamları olaylarla ilgili kamuoyuna açıklama yapmadı.</p>

<p><img alt="" height="467" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/1-215.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<p><strong>AB: İspanya yalnız bırakılmayacak</strong></p>

<p>Kriz üzerine Avrupa Birliği yönetimi İspanya'ya destek mesajı verdi. AB Göçten Sorumlu Komiseri Magnus Brunner, Birliğin Frontex başta olmak üzere çeşitli mekanizmalar aracılığıyla Madrid'e ilave destek sağlamaya hazır olduğunu açıkladı.</p>

<p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise Ceuta'dan gelen görüntüleri "kabul edilemez" olarak nitelendirerek, Avrupa Birliği'ne girişlerin kurallar çerçevesinde gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı. Von der Leyen, insan kaçakçılığı ağlarının çökertilmesi ve tehlikeli deniz geçişlerinin engellenmesi çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Merz: Dış sınırlar korunmalı</strong></p>

<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz de gelişmeler üzerine yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği'nin dış sınırlarının korunmasının yasa dışı göçle mücadelede temel unsur olduğunu söyledi.</p>

<p>Merz, İspanya'nın Ceuta'daki durumu hızla kontrol altına almasını beklediklerini belirterek, düzensiz göçmenlerin Avrupa kıtasına geçişine izin verilmemesini desteklediğini ifade etti. Berlin ayrıca Fas'tan, yasa dışı yollarla gelen kişileri geri kabul etmesini istedi.</p>

<p><strong>Meloni’den Schengen çıkışı</strong></p>

<p>Krizin ardından en dikkat çekici açıklamalardan biri İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'den geldi.</p>

<p>Ceuta'daki görüntüleri "şoke edici" olarak değerlendiren Meloni, düzensiz göçün Avrupa'nın güvenliği açısından somut bir tehdit oluşturduğunu savundu. İtalya'nın gerekli tüm kurumları harekete geçirdiğini belirten Meloni, olağanüstü tedbirler kapsamında İspanya ile Schengen uygulamasının askıya alınmasının da değerlendirildiğini açıkladı.</p>

<p>Her ne kadar İtalya ile İspanya arasında kara sınırı bulunmasa da, Meloni'nin açıklaması Avrupa'da Schengen sisteminin geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p><strong>Fransa sınır kontrollerini artırıyor</strong></p>

<p>Fransa da gelişmeler üzerine İspanya sınırındaki kontrolleri sıkılaştırma kararı aldı.</p>

<p>Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, İspanya sınırında denetimlerin derhal artırılması talimatını verdiğini duyurdu. Nuñez, göçmenlerin Fransa topraklarına yönelmesi halinde ek tedbirlerin devreye alınacağını belirtti.</p>

<p><img alt="" height="467" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/2-151.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<p><strong>ABD’de siyasi tartışmanın konusu oldu</strong></p>

<p>Ceuta'daki gelişmeler ABD'de de iç siyasetin gündemine taşındı.</p>

<p>Başkan Donald Trump'ın yardımcıları Stephen Miller ve Steven Cheung, sosyal medya paylaşımlarında yaşananları eski Başkan Joe Biden'ın göç politikalarını eleştirmek için kullandı. Cumhuriyetçi yönetim, Ceuta örneğini sert sınır güvenliği politikalarının gerekliliğine örnek olarak gösterdi.</p>

<p><strong>Uzmanlar: Göç krizinin nedeni belirsiz</strong></p>

<p>Uzmanlara göre göç dalgasının tam olarak neyin tetiklediği henüz bilinmiyor.</p>

<p>İspanya Yüksek Mahkemesi'nin denizde yakalanan düzensiz göçmenlerin doğrudan Fas'a geri gönderilemeyeceğine ilişkin son kararı ile sosyal medyada yayılan "sınır açıldı" söylentilerinin göç hareketliliğini teşvik etmiş olabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Ancak birçok uzman, asıl belirleyici unsurun Fas'ın sınır kontrol politikası olduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p><img alt="" height="467" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/3-81.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<p>Avrupalı göç uzmanları, yaşananların ilk bakışta göründüğü kadar büyük bir Avrupa göç dalgasına dönüşmeyebileceği görüşünde.</p>

<p>Avrupa İstikrar Girişimi Başkanı Gerald Knaus, Ceuta ve Melilla'nın özel bir sınır rejimine sahip olduğunu hatırlatarak, bu bölgelere ulaşan kişilerin otomatik olarak Avrupa'nın serbest dolaşım alanına giremediğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ceuta'dan İspanya ana karasına geçebilmek için ikinci bir sınır kontrolünden geçilmesi gerektiğini belirten Knaus, ETIAS dahil çeşitli güvenlik kontrollerinin uygulandığını ifade etti.</p>

<p>Knaus ayrıca İspanya'nın son yıllardaki düzensiz göç rakamlarının İtalya ve Yunanistan gibi ülkelere kıyasla daha düşük seviyelerde seyrettiğini, Akdeniz genelinde de düzensiz göçün gerileme eğiliminde olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Bossing: İspanya ile Fas arasında yürütülrcek görüşmeler önemi</strong></p>

<p>Göç araştırmacısı Raphael Bossing de krizin büyük ölçüde Fas'ın sınır politikalarıyla bağlantılı olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Bossing'e göre benzer olaylar geçmişte de yaşandı ve belirleyici unsur her zaman Rabat yönetiminin sınır kontrollerini sıkılaştırıp sıkılaştırmaması oldu. Uzman, İspanya ile Fas arasında yürütülecek diplomatik görüşmelerin kısa süre içinde tansiyonu düşürebileceğini öngörüyor.</p>

<p><strong>2021’de de benzer kriz yaşanmıştı</strong></p>

<p>Ceuta, Mayıs 2021'de de benzer bir göç akınına sahne olmuştu. O dönemde yaklaşık 9 bin kişi kısa süre içinde sınırı aşmıştı.</p>

<p>Kriz, İspanya'nın Batı Sahra'daki Polisario Cephesi lideri Brahim Ghali'yi tedavi amacıyla ülkeye kabul etmesinin ardından patlak vermiş, iki ülke arasında diplomatik gerilim yaşanmıştı.</p>

<p>Arap dünyası uzmanı Haizam Amirah Fernández'e göre Fas yönetimi zaman zaman göç hareketlerini diplomatik baskı aracı olarak kullanıyor. Fernández, insan hareketliliğinin çoğu zaman Rabat'ın karşılanmayan siyasi beklentilerine mesaj verme amacı taşıdığını ifade ediyor.</p>

<p><strong>Almanya'da da siyasi tartışma başladı</strong></p>

<p>Ceuta'daki gelişmeler Almanya'da da siyasi gündemin üst sıralarına çıktı.</p>

<p>CDU'lu milletvekili Günter Krings, Avrupa Birliği'nin Fas ile acil temas kurması gerektiğini savunurken, aşırı sağcı AfD'nin Eş Başkanı Alice Weidel ise göçmenlerin asıl hedefinin Almanya olabileceğini öne sürdü.</p>

<p>Buna karşın uzmanlar, Ceuta'nın özel statüsü nedeniyle buraya ulaşan göçmenlerin Avrupa'nın diğer ülkelerine serbest şekilde geçemeyeceğini, mevcut krizin esasen İspanya ile Fas arasındaki ilişkilerden kaynaklanan bölgesel bir sorun niteliği taşıdığını değerlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GÖÇ POLİTİKALARI, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/fastan-ispanyaya-on-binlerce-duzensiz-gocmen-abde-schengen-tartismasi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/multeciler-3.jpg" type="image/jpeg" length="53222"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berlin saldırısı sonrası Wegner'den İslam dersi çağrısı, Özdemir'den sert eleştiri]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/berlin-saldirisi-sonrasi-wegnerden-islam-dersi-cagrisi-ozdemirden-sert-elestiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/berlin-saldirisi-sonrasi-wegnerden-islam-dersi-cagrisi-ozdemirden-sert-elestiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Berlin'de geçen hafta sonu bir kişinin öldüğü, 31 kişinin yaralandığı İslamcı terör saldırısının ardından Almanya'da radikalleşmeyle mücadele yeniden siyasi gündemin ilk sıralarına taşındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner (CDU), gençlerin radikal dini grupların etkisine girmesini önlemek amacıyla devlet okullarında İslam din derslerinin verilmesini önerirken, radikal camilere yönelik denetimlerin de sıkılaştırılması çağrısında bulundu. Tartışmaya Baden-Württemberg Eyalet Başbakanı Cem Özdemir de katılarak, İslam çatı kuruluşlarını saldırının nedenlerini açık şekilde dile getirmemekle eleştirdi.</strong></p>

<p><strong>"İslam din dersi radikalleşmeyi önleyebilir"</strong></p>

<p>CDU'lu Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner, devlet denetimindeki okullarda verilecek İslam din derslerinin gençlerin radikal çevrelerin etkisine girmesini önlemede önemli rol oynayacağını söyledi.</p>

<p><img alt="" height="424" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin-22.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>Berlin'de bazı gençlerin "arka bahçe camileri" olarak nitelendirilen ve radikal çevrelerin etkili olduğu yapılarda ideolojik olarak yönlendirildiğini belirten Wegner, devlet okullarında verilecek din eğitiminin bu süreci büyük ölçüde engelleyebileceğini ifade etti.</p>

<p>Wegner, "İslam din derslerinin devlet okullarında verilmesi, gençlerin radikal grupların etkisine girmesini önemli ölçüde önleyebilir. Böylece eğitim devlet denetimi altında yürütülmüş olur" dedi.</p>

<p>Berlin'de tüm camilerin değil, yalnızca bazı radikal yapıların sorun oluşturduğunu vurgulayan CDU'lu siyasetçi, bu nedenle radikal camilere yönelik denetimlerin artırılması ve gerekli görülmesi halinde kapatılmaları gerektiğini de söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[related-posts id="117552" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>Koalisyon sözleşmesinde yer aldı, ancak uygulanmadı</strong></p>

<p>Berlin'de devlet okullarında din derslerine katılım isteğe bağlı olarak yürütülüyor.</p>

<p>CDU ile SPD'nin 2023 yılında imzaladığı koalisyon sözleşmesinde "Dinler ve Dünya Görüşleri" adı altında zorunlu seçmeli ders uygulamasının hayata geçirilmesi öngörülmesine rağmen, bugüne kadar bu konuda somut bir adım atılmadı.</p>

<p>Almanya'nın bazı eyaletlerinde ise İslam din dersleri uzun süredir devlet okullarında müfredat kapsamında veriliyor.</p>

<p><strong>Tartışmanın fitilini Berlin'deki saldırı ateşledi</strong></p>

<p>İslam din dersi önerisi, geçen hafta sonu Berlin'de düzenlenen ve eşcinsel haklarını savunan etkinlik sırasında gerçekleştirilen terör saldırısının ardından gündeme geldi.</p>

<p>[related-posts id="117555" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p>Saldırıda bir kadın hayatını kaybederken 31 kişi de yaralandı. Polis tarafından etkisiz hale getirilen 21 yaşındaki saldırganın daha önce terör örgütü DEAŞ'a katılma girişimi nedeniyle yargılandığı ve hakkında mahkûmiyet kararı bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Olayın ardından Almanya'da radikalleşmeyle mücadelede eğitim sisteminin rolü yeniden tartışılmaya başlandı.</p>

<p><img alt="" height="360" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/cem-6.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>Cem Özdemir'den İslam kuruluşlarına sert eleştiri</strong></p>

<p>Baden-Württemberg Eyalet Başbakanı Cem Özdemir de saldırının ardından Müslüman çatı kuruluşlarının yaptığı açıklamaları yetersiz bulduğunu söyledi.</p>

<p>Özdemir, saldırının açık biçimde homofobik ve LGBTİ+ karşıtı bir saldırı olduğunun vurgulanması gerektiğini belirterek, bazı açıklamalarda saldırının ideolojik motivasyonunun görmezden gelindiğini savundu.</p>

<p>Yeşiller Partili siyasetçi, saldırganın dini referanslarına da değinilmediğine dikkat çekerek, "İslamcılık konusunun açık şekilde dile getirilmesi gerekiyor. Bu konuda sessiz kalınamaz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Özdemir ayrıca Müslüman çatı kuruluşlarına homofobiyle daha güçlü mücadele etme çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Uzmanlardan önleme ve iş birliği çağrısı</strong></p>

<p>Erlangen Üniversitesi'nden İslam araştırmacısı Mahmoud Jaraba ise radikalleşmeyle mücadelede Müslüman toplum kuruluşlarının daha fazla sürece dahil edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Jaraba, birçok cami ve derneğin önleyici çalışmalara katılmak istediğini ancak yeterli maddi kaynak ve kamu kurumlarının güvenini bulamadığını belirtti. Bilimsel araştırmaların gençler arasında radikalleşme riskinin gelecekte artabileceğine işaret ettiğini söyleyen Jaraba, önleyici programlara daha fazla yatırım yapılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Osnabrück Üniversitesi'nden İslam bilimci Bülent Uçar da Müslüman toplumunda eşcinselliğe yönelik olumsuz yaklaşımın hâlâ yaygın olduğunu belirterek, bu konuda kısa vadede köklü bir zihniyet değişimi beklemediğini dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EĞİTİM, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/berlin-saldirisi-sonrasi-wegnerden-islam-dersi-cagrisi-ozdemirden-sert-elestiri</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin-de-islam-dersleri.jpg" type="image/jpeg" length="78043"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deniz Yavuzyılmaz: 229 milyon dolarlık petrol gelirinin akıbeti belirsiz]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/deniz-yavuzyilmaz-229-milyon-dolarlik-petrol-gelirinin-akibeti-belirsiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/deniz-yavuzyilmaz-229-milyon-dolarlik-petrol-gelirinin-akibeti-belirsiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı üzerinden 2019 yılında elde edilen petrol taşıma gelirine ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yavuzyılmaz, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nden tahsil edilen 494 milyon 186 bin dolarlık taşıma ücretinin 229 milyon 276 bin dolarlık bölümünün akıbetinin bilinmediğini öne sürdü.</p>

<p>Sosyal medya hesabından açıklama yapan Yavuzyılmaz, daha önce 2014-2018 dönemine ilişkin usulsüz petrol taşımacılığına dair iddiaları kamuoyuyla paylaştığını belirterek, bu kez 2019 yılına ait verileri açıkladığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="480" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/3-80.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="555" /></p>

<p>Yavuzyılmaz'ın sosyal medyadaki paylaşımına göre, AKP hükümeti Irak Merkezi Hükümeti'nin onayı olmaksızın Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı üzerinden taşınan ve Ceyhan Limanı'ndan sevk edilen petrol karşılığında, 2019 yılında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nden 494 milyon 186 bin dolar taşıma ücreti aldı.</p>

<p>Açıklamaya göre söz konusu tutar, ilk olarak Jersey Adası'nda kurulan Turkish Energy Company (TEC) adlı şirkete aktarıldı. Yavuzyılmaz, bu şirketin finansal tablolarının kamuoyuna kapalı olduğunu öne sürerek, buradan 264 milyon 909 bin doların BOTAŞ'a transfer edildiğini, geriye kalan 229 milyon 276 bin doların ise akıbetinin bilinmediğini yazdı.</p>

<p>Yaklaşık 229 milyon dolarlık tutarın güncel kurla yaklaşık 11 milyar liraya karşılık geldiğini belirten Yavuzyılmaz, bu paranın "Jersey Adası'nda adeta buharlaştığını" savundu.</p>

<p>Yavuzyılmaz, açıklamasında söz konusu kaynağın akıbetinin ortaya çıkarılması gerektiğini belirterek, "Bunun adı uluslararası soygundur." ifadelerini kullandı. Milletvekili ayrıca, kayıp olduğu öne sürülen tutarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile süreçte görev alan ilgili AKP'li bürokratların mal varlıklarından tahsil edilmesi gerektiğini ileri sürdü.</p>

<p>Yavuzyılmaz, iddialarına dayanak olarak Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin 2019 yılına ilişkin Deloitte tarafından hazırlanan resmi petrol raporu, BOTAŞ'ın 2019 yılı Sayıştay Raporu ile Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu raporunu gösterdi.</p>

<p>İddialarla ilgili hükümet veya BOTAŞ tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/deniz-yavuzyilmaz-229-milyon-dolarlik-petrol-gelirinin-akibeti-belirsiz</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/1-214.JPG" type="image/jpeg" length="57687"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail ordusunda Givati Tugayı'nda onlarca asker üssü terk etti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/israil-ordusunda-givati-tugayinda-onlarca-asker-ussu-terk-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/israil-ordusunda-givati-tugayinda-onlarca-asker-ussu-terk-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusuna bağlı Givati Tugayı'nda görev yapan onlarca asker, birliklerde kullanılan bazı sembollerin komuta kademesinin talimatıyla kaldırılıp imha edilmesine tepki göstererek Sde Teiman Askeri Üssü'nü terk etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İsrail basını, olayın üst düzey komutanlarla askerler arasında yaşanan anlaşmazlığın ardından meydana geldiğini yazarken, İsrail ordusu da izinsiz ayrılan askerlerle ilgili inceleme başlatıldığını doğruladı.</strong></p>

<p>İsrail merkezli Walla haber sitesinin aktardığına göre olay, Givati Tugayı bünyesindeki Sabar (Tzabar) Taburu'nda yaşandı. Haberde, tabur komutanının birliklerde uzun süredir sergilenen bazı sembol ve işaretlerin kaldırılması talimatını verdiği, askerlerin itirazına rağmen bu kararın uygulanmasında ısrar edildiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İddiaya göre komutanlardan biri, kaldırılması istenen sembollerden birini yaklaşık 5 kilogramlık bir balyozla parçalayarak imha etti. Birlikte görev yapan askerlerden biri de bu olayı doğrulayarak, yaşananların tabur içinde büyük tepkiye neden olduğunu söyledi.</p>

<p>Taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması üzerine onlarca askerin silahlarını bırakarak Sde Teiman Askeri Üssü'nü izinsiz şekilde terk ettiği öne sürüldü.</p>

<p><strong>İsrail ordusu doğruladı</strong></p>

<p>İsrail ordusu (IDF) Sözcülüğü de olayla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, kısa süre önce muharip taburda görev yapan bazı askerlerin komutanlarından izin almadan üslerini terk etmeye başladığı belirtilerek, olayın tabur komutanının "taburdaki norm dışı olaylarla ve kıdemli-yeni asker geleneğiyle ilişkilendirilen bazı işaret ve sembollerin kaldırılması" yönündeki kararının ardından yaşandığı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, olayın komutanlar tarafından soruşturulduğu belirtilerek, "Bu olay İsrail ordusunun değerleriyle ve askerlerinden beklenen davranışlarla bağdaşmamaktadır." denildi.</p>

<p>İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, olayın son dönemde orduda yaşanan en dikkat çekici disiplin krizlerinden biri olduğu belirtilirken, askerlerin sembollerin kaldırılmasına yönelik tepki göstermesinin birlik içinde ciddi bir gerilime yol açtığı ifade edildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/israil-ordusunda-givati-tugayinda-onlarca-asker-ussu-terk-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 19:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/protesto-5.jpg" type="image/jpeg" length="13380"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beşikçioğlu'nun gözaltına alınması Avrupa basınında geniş yankı buldu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/besikcioglunun-gozaltina-alinmasi-avrupa-basininda-genis-yanki-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/besikcioglunun-gozaltina-alinmasi-avrupa-basininda-genis-yanki-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınması, Avrupa basınında geniş yer buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya'nın önde gelen yayın organları Der Spiegel, Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) ve Die Zeit ile İsviçre merkezli Bluewin ve BörsenNews, Erdal Beşikçioğlu'nun gözaltına alınmasını manşetlerine taşıdı.</strong></p>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Etimesgut Belediyesi'nde bazı ihalelerde usulsüzlük yapıldığı, sahte belgeler düzenlendiği, otopark kiralama işlemleri ile imar ve ruhsat süreçlerinde haksız menfaat sağlandığı iddiaları üzerine operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun da aralarında bulunduğu 52 kişi gözaltına alındı.</p>

<p>Operasyon kapsamında çok sayıda adrese eş zamanlı baskın düzenlenirken, soruşturmanın ihale usulsüzlüğü, resmi belgede sahtecilik ve çeşitli yolsuzluk iddiaları kapsamında yürütüldüğü belirtildi.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/e-besikcioglu.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Avrupa basını manşetlerine taşıdı</strong></p>

<p>Beşikçioğlu'nun gözaltına alınması Avrupa medyasında da geniş yankı uyandırdı. Alman basınında yer alan haberlerde, operasyonun CHP'li belediyelere yönelik son adım olduğu vurgulanırken, gözaltına alınan isimler arasında kamuoyunun yakından tanıdığı eski oyuncu Erdal Beşikçioğlu'nun bulunmasına özellikle dikkat çekildi.</p>

<p>Birçok gazete, Beşikçioğlu'nun televizyon tarihinin en bilinen polisiye dizilerinden biri olan <i>Behzat Ç.</i> dizisinde canlandırdığı komiser karakteriyle tanındığını hatırlattı. Haberlerde, 2024 yerel seçimlerinde CHP'nin adayı olarak Etimesgut Belediye Başkanlığı'nı kazanan Beşikçioğlu'nun, oyunculuk kariyerinin ardından siyasete atıldığı bilgisine de yer verildi.</p>

<p>Avrupa basınındaki değerlendirmelerde ayrıca, son dönemde Türkiye'de CHP'li belediyelere yönelik operasyonların arttığına işaret edilerek, çok sayıda belediye başkanı hakkında soruşturma yürütüldüğü ve bazı belediye başkanlarının tutuklandığı hatırlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Belediyeden ilk açıklama</strong></p>

<p>Operasyonun ardından Etimesgut Belediyesi'nde açıklama yapan Belediye Başkan Yardımcısı Ebru Keyvan, soruşturmanın ayrıntılarına ilişkin henüz resmi bilgiye sahip olmadıklarını söyledi.</p>

<p>Hukuk birimi ve avukatlarla sürekli iletişim halinde olduklarını belirten Keyvan, süreci yakından takip ettiklerini ifade etti.</p>

<p>Belediye hizmetlerinin kesintisiz sürdüğünü vurgulayan Keyvan,<strong> "Biz görevimizin başındayız. Başkanımızın arkasındayız. Türkiye'nin içinden geçtiği bu sürecin hukuk içinde sonuçlanacağına inanıyoruz. Çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz."</strong> dedi.</p>

<p>Keyvan ayrıca, Beşikçioğlu'nun göreve gelmesinin ardından Etimesgut'ta önemli çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, belediye yönetiminin hizmetlerine devam edeceğini söyledi.</p>

<p><strong>Soruşturma sürüyor</strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 52 kişinin emniyetteki işlemleri sürerken, savcılığın ihale süreçleri, imar uygulamaları, otopark kiralamaları ve resmi belgelerde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturmayı derinleştirdiği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/besikcioglunun-gozaltina-alinmasi-avrupa-basininda-genis-yanki-buldu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 17:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/besikcioglu.JPG" type="image/jpeg" length="85985"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doruk Madencilik işçilerinin eyleminde gözaltı: Holding önünde zincirli protesto]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/doruk-madencilik-iscilerinin-eyleminde-gozalti-holding-onunde-zincirli-protesto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/doruk-madencilik-iscilerinin-eyleminde-gozalti-holding-onunde-zincirli-protesto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan Türkiye Maden-İş Sendikası üyesi işçilerin, ödenmeyen ücret ve kıdem tazminatları nedeniyle Yıldızlar SSS Holding önünde başlattığı eylem gözaltılarla sonuçlandı. Holding binası önünde kendilerini zincirleyen işçiler ve sendika yöneticileri, polisin müdahalesinin ardından gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yıldızlar SSS Holding bünyesinde faaliyet gösteren Doruk Madencilik işçileri, aylardır ödenmeyen ücret, kıdem tazminatı ve diğer hak edişlerinin ödenmesi talebiyle bir süredir eylemlerini sürdürüyor. İşçiler, son olarak holding merkezinin önünde kendilerini zincirleyerek protesto gerçekleştirdi.</strong></p>

<p>Sabah saatlerinde başlayan eylem sırasında bölgeye sevk edilen polis ekipleri holding binası çevresinde güvenlik önlemi aldı. Yaşanan arbede sonrası işçiler ile Türkiye Maden-İş Sendikası yöneticileri gözaltına alındı.</p>

<p><strong>"Protokol uygulanmadı"</strong></p>

<p>Sendikanın açıklamasına göre, 16 Haziran 2026 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın gözetiminde imzalanan protokol kapsamında işçilere yapılması gereken ödemelerin 23 Temmuz'a kadar tamamlanması kararlaştırılmıştı. Ancak sendika, taahhüt edilen ödemelerin yapılmadığını belirterek 27 Temmuz'da yeniden eylem kararı aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, daha önce ödenmeyen üç ila yedi aylık ücretler ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan farkların ödendiği, ancak işçilerin kesinleşmiş kıdem tazminatları ile diğer alacaklarının önemli bölümünün hâlâ karşılanmadığı ifade edildi.</p>

<p><strong>Bakanlıklar önünde de eylem yapıldı</strong></p>

<p>Holding önündeki protestodan önce madenciler, Ankara'da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde de eylemler düzenledi.</p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki son eylem sırasında bir işçinin fenalaşarak baygınlık geçirdiği ve hastaneye kaldırıldığı bildirildi.</p>

<p><strong>"Verilen sözler tutulmadı"</strong></p>

<p>Türkiye Maden-İş Sendikası, işverenin ve sürece garantör olarak dahil olan kurumların verilen taahhütleri yerine getirmediğini savundu.</p>

<p>Sendika açıklamasında, holding yönetiminin belirlenen tarihlerde ödeme yapmadığı, sürekli yeni tarihler verdiği ancak bu sözlerin de tutulmadığı belirtildi. Ayrıca ilgili bakanlıklara yapılan başvurulara rağmen sorunun çözümüne yönelik somut adımların atılmadığı öne sürüldü.</p>

<p><strong>"Direniş sürecek"</strong></p>

<p>Sendika, ödenmeyen kıdem tazminatları, ücretsiz izin ücretleri, primler ve diğer tüm işçi alacakları eksiksiz ödeninceye kadar hem ilgili bakanlıklar hem de Yıldızlar SSS Holding önündeki eylemlerini sürdüreceklerini duyurdu.</p>

<p>İşçiler, alacaklarının ödenmesi ve imzalanan protokol hükümlerinin eksiksiz uygulanması talebiyle mücadeleye devam edeceklerini belirtti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/doruk-madencilik-iscilerinin-eyleminde-gozalti-holding-onunde-zincirli-protesto</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/doruk-madencilik-iscileri-1.jpeg" type="image/jpeg" length="74480"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da seçim barajı tartışması: SPD yüzde 5 yerine yüzde 3 önerdi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-secim-baraji-tartismasi-spd-yuzde-5-yerine-yuzde-3-onerdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-secim-baraji-tartismasi-spd-yuzde-5-yerine-yuzde-3-onerdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da eylül ayında Saksonya-Anhalt, Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin eyaletlerinde yapılacak parlamento seçimleri öncesinde seçim barajı yeniden tartışma konusu oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Saksonya-Anhalt'ta SPD'nin başbakan adayı Armin Willingmann, mevcut yüzde 5'lik seçim barajının yüzde 3'e düşürülmesini önerirken, öneri siyasi partiler arasında yeni bir tartışma başlattı.</strong></p>

<p>6 Eylül'de Saksonya-Anhalt'ta yapılacak eyalet seçimlerinde SPD'nin başbakan adayı olan ve aynı zamanda eyaletin Bilim Bakanı görevini yürüten Armin Willingmann, üç puanlık seçim barajının da parlamentonun parçalanmasını önleyecek yeterli bir güvence sağlayacağını söyledi.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/willingmann.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Willingmann, Tagesspiegel gazetesine yaptığı açıklamada, <strong>"Yüzde 5 barajı istikrarlı çoğunlukların oluşması açısından önemli ve meşru bir uygulamadır. Ancak çok partili siyasi yapının günümüzde ulaştığı noktada bu düzenlemenin hâlâ aynı ölçüde uygun olup olmadığı tartışılmalıdır"</strong> dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SPD'li siyasetçi, seçimlerde önemli sayıda oyun yüzde 5 barajı nedeniyle parlamentoya yansımadığını belirterek, yüzde 3'lük barajın da parlamentonun aşırı parçalanmasını önleyebileceğini savundu. Willingmann, birçok Avrupa ülkesinde benzer uygulamaların bulunduğunu hatırlatarak konunun anayasal ve siyasi açıdan değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/almanya-da-secim-baraji-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Anketler SPD'yi baraj sınırında gösteriyor</strong></p>

<p>Son kamuoyu yoklamalarına göre Saksonya-Anhalt'ta AfD yüzde 41 oy oranıyla açık ara birinci parti konumunda bulunurken, CDU yüzde 24 ile ikinci sırada yer alıyor. SPD ise yüzde 5 ile seçim barajının tam sınırında görünüyor. Yeşiller, FDP ve BSW'nin ise yüzde 4'er oy oranıyla barajın altında kaldığı tahmin ediliyor.</p>

<p>Bu tablo, Willingmann'ın önerisinin zamanlaması konusunda siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi.</p>

<p><strong>FDP: "Demokraside indirim istemiyoruz"</strong></p>

<p>FDP'nin eyalet başbakan adayı Lydia Hüskens ise öneriye sert tepki gösterdi.</p>

<p>Kendi partisinin de anketlerde yüzde 5'in altında görünmesine rağmen seçim barajının düşürülmesini desteklemediklerini belirten Hüskens, "Demokraside indirim istemiyoruz. Seçimlere birkaç hafta kala barajı değil, eyaletimizin geleceğini konuşmalıyız. Bu çıkış daha çok oy kaybeden SPD'nin paniğini yansıtıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı da destek verdi</strong></p>

<p>Seçim barajının düşürülmesi fikrine destek veren isimlerden biri de Almanya Federal Anayasa Mahkemesi'nin eski Başkanı Hans-Jürgen Papier oldu.</p>

<p>Papier, kısa süre önce yaptığı değerlendirmede, Federal Meclis seçimlerinde uygulanan yüzde 5'lik seçim barajının günümüzün çok partili siyasi yapısına artık tam olarak uymadığını belirterek, barajın yüzde 3'e indirilmesinin anayasal ve siyasi açıdan tartışılabileceğini ifade etmişti.</p>

<p><strong>Muhalefetten farklı görüşler</strong></p>

<p>Öte yandan Bavyera SPD Başkanı Sebastian Roloff ise seçim barajının düşürülmesine karşı çıktı. Roloff, daha düşük seçim barajlarının bazı ülkelerde hükümet kurma süreçlerini zorlaştırdığını belirterek, parçalı parlamentoların küçük partilere orantısız siyasi güç kazandırabileceğini savundu. Hollanda ve İsrail örneklerini veren Roloff, mevcut yüzde 5'lik barajın siyasi istikrar açısından korunması gerektiğini söyledi.</p>

<p>2025 Federal Meclis seçimlerinde BSW yüzde 4,98, FDP ise yüzde 4,3 oy alarak barajın altında kalmış ve parlamentoya girememişti. Bu sonuçlar da Almanya'da seçim barajına ilişkin tartışmaların yeniden gündeme gelmesine neden oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-secim-baraji-tartismasi-spd-yuzde-5-yerine-yuzde-3-onerdi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/secimler1.jpg" type="image/jpeg" length="36559"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'de "figüran" tartışması yargıya taşındı: BirGün gazetecileri ifadeye çağrıldı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/chpde-figuran-tartismasi-yargiya-tasindi-birgun-gazetecileri-ifadeye-cagrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/chpde-figuran-tartismasi-yargiya-tasindi-birgun-gazetecileri-ifadeye-cagrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’nin İstanbul’daki üye katılım törenine ilişkin BirGün gazetesinin yayımladığı “ücretli figüran kullanıldığı” haberiyle başlayan tartışma, karşılıklı hukuki girişimlerle yargıya taşındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ücretli figüran gerçeğini gündeme getiren BirGün muhabiri Ebru Çelik ile gazetenin Web Koordinatörleri Uğur Koç ve Berkant Gültekin, yürütülen soruşturma kapsamında Basın Suçları Savcılığı tarafından ifadeye çağrıldı.</strong></p>

<p>BirGün muhabiri Ebru Çelik, CHP'nin Sarıyer'deki üye katılım törenine cast ajansları aracılığıyla ücret karşılığında figüran taşındığını hazırladığı haberle ortaya çıkardı. Habere göre, törene farklı cast ajanslarından yüzlerce figüran 950 lira karşılığında taşındı.</p>

<p>Ebru Çelik, katılımcı gözlemle yaptığı ve somut bilgilere dayanan haber sonrası [related-posts id="117553" color="bg-danger"][/related-posts] mutlak butlan yönetimi tarafından hedef gösterildi.</p>

<p>Haberin ardından, CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum olarak atanan Gürsel Tekin’in şikâyeti üzerine Ebru Çelik ile BirGün yöneticileri hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.</p>

<p>Savcılık açıklamasında, Sarıyer’de gerçekleştirilen CHP etkinliğine cast ajansı aracılığıyla gerçek üye olmayan kişilerin götürüldüğüne yönelik habere ilişkin yayınlarla ilgili inceleme başlatıldığı bildirildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında Ebru Çelik, Uğur Koç ve Berkant Gültekin’in yarın saat 14.00’te Basın Suçları Savcılığı’nda ifade vereceği açıklandı.</p>

<p><strong>Ajans açıklaması tartışmanın odağında</strong></p>

<p>Tartışmanın merkezindeki haberle ilgili açıklama yapan Merss Prodüksiyon sahibi Ömer İne ise etkinlik için figüran desteği sağladıklarını doğruladı. Ancak CHP Genel Merkezi veya CHP İstanbul İl Başkanlığı’ndan herhangi bir ücret alınmadığını savunan İne, organizasyonun “dostluk bağı ve gönüllülük esasıyla” gerçekleştirildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/ebru-celik1-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BirGün ise söz konusu açıklamanın, etkinlikte cast organizasyonu yapıldığı yönündeki haberin temel unsurlarını doğruladığını savundu.</p>

<p><strong>Gazeteci Yavuz Oğhan’dan Gürsel Tekin hakkında suç duyurusu</strong></p>

<p>Öte yandan gazeteci Yavuz Oğhan da tartışmalar kapsamında CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum olarak atanan Gürsel Tekin hakkında suç duyurusunda bulundu.</p>

<p>Oğhan’ın avukatı Hüseyin Ersöz aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvuruda, Tekin’in açıklamalarında kamuoyunu yanıltıcı ifadeler kullandığı ve kişileri hedef gösterdiği ileri sürüldü.</p>

<p>Dilekçede Tekin hakkında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “iftira” ve “alenen hakaret” suçlarından soruşturma başlatılması talep edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/chpde-figuran-tartismasi-yargiya-tasindi-birgun-gazetecileri-ifadeye-cagrildi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/gazeteciler-10.JPG" type="image/jpeg" length="80004"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İşçi Partisi lideri Andy Burnham İngiltere’yi yeniden AB'ye yaklaştırabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/isci-partisi-lideri-andy-burnham-ingiltereyi-yeniden-abye-yaklastirabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/isci-partisi-lideri-andy-burnham-ingiltereyi-yeniden-abye-yaklastirabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere’de İşçi Partisi liderliğine seçilmesinin ardından bir hafta önce başbakanlık koltuğuna oturan Andy Burnham, ülkenin son yıllardaki siyasi istikrarsızlık dönemini sona erdirme ve Brexit sonrası oluşan ekonomik sorunlarla mücadele etme sözü verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>56 yaşındaki Burnham’ın göreve gelişi, yalnızca İngiltere’nin iç siyaseti açısından değil, Londra’nın Avrupa Birliği ile gelecekteki ilişkileri açısından da yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.</strong></p>

<p>Brexit’e karşı çıkan ve 2016 referandumu öncesinde Avrupa Birliği’nden ayrılmanın İngiltere’yi zayıflatacağını savunan Burnham’ın önündeki en kritik soru ise şu: İngiltere’yi yeniden Avrupa’ya yaklaştıracak bir politika izleyebilecek mi?</p>

<p>Yeni Başbakan, kısa vadede AB’ye yeniden katılma hedefi ortaya koymasa da ekonomi, sanayi, teknoloji ve güvenlik alanlarında Avrupa ile daha yakın işbirliğine kapı aralayabilecek bir çizgi izleyebilir. Avrupa başkentlerinden gelen ilk mesajlar da Burnham döneminde Londra-Brüksel ilişkilerinde yeni bir sayfa açılması beklentisini yansıtıyor.</p>

<p><strong>Brexit karşıtı geçmişiyle biliniyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Andy Burnham, 2016’daki Brexit referandumu öncesinde Avrupa Birliği’nden ayrılmaya karşı çıkan siyasetçiler arasında yer alıyordu. Dönemin İşçi Partisi’nde gölge içişleri bakanlığı görevini yürüten Burnham, Brexit’in İngiltere’nin uluslararası konumunu zayıflatacağını ve ülke içinde yeni bölünmelere yol açacağını savunmuştu.</p>

<p>Burnham, o dönemde Brexit’in ülkeye vereceği zararın büyük olacağını belirterek, Avrupa’dan kopuşun İngiltere’yi ekonomik ve siyasi açıdan daha kırılgan hale getireceği uyarısında bulunmuştu.</p>

<p>Şimdi ise Brexit’in ardından başbakanlık koltuğuna oturan Burnham için en büyük soru şu: İngiltere’yi yeniden Avrupa Birliği’ne yaklaştıracak bir yol izleyebilecek mi?</p>

<p><strong>AB ile ilişkilerde yeni sayfa mı?</strong></p>

<p>Burnham, Avrupa Birliği’ne yeniden katılma konusunu kısa vadeli bir hedef olarak gündemine almış değil. Ancak uzmanlara göre, ekonomik, sanayi ve teknoloji alanlarında daha fazla işbirliğini savunan yaklaşımı Londra ile Brüksel arasında yeni bir yakınlaşmanın önünü açabilir.</p>

<p>Avrupa’dan gelen ilk mesajlar da olumlu oldu. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, İngiltere ile ilişkilerin güçlendirilmesi konusunda yeni hükümetle çalışmaya hazır olduklarını belirtti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz de AB ile İngiltere arasında daha yakın bir ortaklık kurulması gerektiği mesajını verdi.</p>

<p>Ancak uzmanlara göre Burnham’ın önceliği Avrupa değil, ülke içindeki sorunlar olacak. Özellikle yüksek yaşam maliyetleri, ekonomik durgunluk ve kamu hizmetlerindeki sorunlar, yeni hükümetin ilk sınavları arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Downing Street’in istikrarsız dönemi</strong></p>

<p>Brexit referandumunun yapıldığı 2016’dan bu yana İngiltere siyasi açıdan çalkantılı bir dönem geçirdi.</p>

<p>David Cameron, Brexit referandumunu kaybetmesinin ardından görevinden ayrıldı. Theresa May, Brexit anlaşmasını parlamentodan geçirmekte başarısız oldu. Boris Johnson döneminde kabul edilen ayrılık anlaşması tartışmalara yol açarken, Liz Truss yalnızca yaklaşık 50 gün başbakanlık koltuğunda kalabildi. Rishi Sunak ise Brexit sonrası sorunlarla mücadele etmeye çalıştı.</p>

<p>Son 10 yılda hiçbir İngiliz başbakanı tam bir seçim dönemini tamamlayamadı.</p>

<p>Burnham şimdi bu siyasi mirasın yanı sıra Brexit’in ekonomik ve toplumsal sonuçlarıyla da mücadele etmek zorunda.</p>

<p><strong>İngiltere’nin Avrupa’ya dönüş ihtimali</strong></p>

<p>Uzmanlar, Burnham’ın hemen AB’ye dönüş gibi radikal bir adım atmasının beklenmediğini belirtiyor. Bunun yerine savunma, ticaret, enerji, gıda güvenliği ve gençlerin hareketliliği gibi alanlarda Avrupa ile ilişkilerin güçlendirilmesi daha olası görülüyor.</p>

<p>Brexit sonrası özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler, gümrük işlemleri, ek maliyetler ve ticari engeller nedeniyle zorlandı. Bazı ekonomistler, İngiltere ekonomisinin Brexit nedeniyle potansiyelinin altında kaldığını savunuyor.</p>

<p>AB ile daha kolay ticaret yapmanın ve bazı ortak pazarlara yeniden yaklaşmanın İngiliz ekonomisine katkı sağlayabileceği belirtiliyor.</p>

<p><strong>Ancak siyasi riskler devam ediyor</strong></p>

<p>Burnham’ın önündeki en büyük engellerden biri ise Brexit konusundaki toplumsal hassasiyet. İngiltere’de Avrupa Birliği meselesi hâlâ siyasi açıdan son derece tartışmalı.</p>

<p>Muhafazakar Parti lideri Kemi Badenoch, Avrupa karşıtı çizgisini sürdürürken, Brexit’in mimarlarından biri olan Reform UK lideri Nigel Farage da yeniden güçlü bir siyasi aktör olma ihtimalini koruyor.</p>

<p>Uzmanlara göre Burnham, iç politikada başarılı olması halinde 2029 seçimlerinden sonra Avrupa ile daha büyük bir yakınlaşma adımı atabilir. Ancak bunun için hem kamu desteğini kazanması hem de Brexit konusunda bölünmüş toplumu ikna etmesi gerekiyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/isci-partisi-lideri-andy-burnham-ingiltereyi-yeniden-abye-yaklastirabilir-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/ingiltere1.JPG" type="image/jpeg" length="92136"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BM'de Volker Türk krizi: ABD heyeti Fransa'yı protesto edip salonu terk etti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/bmde-volker-turk-krizi-abd-heyeti-fransayi-protesto-edip-salonu-terk-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/bmde-volker-turk-krizi-abd-heyeti-fransayi-protesto-edip-salonu-terk-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nde ABD ile Fransa arasında dikkat çeken bir diplomatik kriz yaşandı. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik savaşı gündemiyle toplanan Güvenlik Konseyi'nde Fransa'nın söz alması üzerine ABD heyeti protesto amacıyla salonu terk etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk'ün görev süresinin uzatılması konusunda iki ülke arasında yaşanan sert polemik krize yol açtı.</strong></p>

<p>Diplomatik gerilim, BM Genel Kurulu'nda Volker Türk'ün dört yıllık görev süresinin uzatılmasına ilişkin yapılan oylamanın ardından başladı.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/fr-21.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Filistin ve İran'da İsrail ile ABD'nin uluslararası hukuku ihlal ettiğini sık sık dile getiren Türk, BM Genel Kurulu'nda yapılan oylamada 144 "evet", 10 "hayır" ve 13 "çekimser" oy alarak görevine yeniden seçildi.</p>

<p>ABD, Kuzey Kore, Rusya, Nikaragua ve Mali ile birlikte Türk'ün görev süresinin uzatılmasına karşı oy kullanan 10 ülkeden biri oldu.</p>

<p><strong>Fransa'dan sert çıkış</strong></p>

<p>Oylamanın ardından Fransa'nın Cenevre'deki BM Daimi Temsilciliği, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Washington'u sert sözlerle eleştirdi.</p>

<p>Açıklamada, "ABD bir zamanlar insan haklarının feneriydi. Artık öyle değil. Bugün Kuzey Kore, Nikaragua, Mali ve Rusya ile aynı safta yalnız kaldı. Dünya artık onu dinlemiyor." ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Bu açıklama Washington'da büyük tepkiye yol açtı.</p>

<p><strong>ABD: "İkiyüzlü gösteriş"</strong></p>

<p>ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz da Fransa'yı, ABD, İngiltere ve İsrail gibi "özgür ve egemen demokrasilere ders vermeye çalışırken dünyanın en zalim rejimlerine yakın duran" bir insan hakları yüksek komiserini desteklemekle suçladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BM Güvenlik Konseyi'ndeki oturumun ardından konuşan ABD'nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Dan Negrea ise Fransa'nın açıklamalarını "ikiyüzlü gösteriş" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Negrea, "Bu konseyde ahlaki üstünlük taslayan ve herkese ders vermeye çalışan bir üye var. Üstelik bunu uluslararası barış ve güvenlikle ilgisi olmayan insan hakları gibi konularda da yapıyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD'li diplomat, Fransa "tepeden bakan ve saygısız üslubunu" değiştirmediği sürece Amerikan heyetinin Fransa'nın konuşmaları sırasında salonu terk etmeye devam edeceğini söyledi.</p>

<p><strong>Fransa sessiz kaldı</strong></p>

<p>Fransa'nın BM Daimi Temsilcisi Jérôme Bonnafont ise Güvenlik Konseyi'ndeki konuşmasında ABD'nin protestosuna değinmedi.</p>

<p>Bonnafont, Fransa'nın BM'nin bağımsızlığını ve hareket kabiliyetini korumak için çalışmayı sürdüreceğini vurguladı.</p>

<p><strong>Trump yönetimi BM ile karşı karşıya</strong></p>

<p>Donald Trump yönetimi, 2025 yılından bu yana BM organlarına sağladığı mali katkıları önemli ölçüde azaltırken, birçok BM kuruluşundan da çekilmişti. Washington yönetimi ayrıca Volker Türk'ün görev süresinin uzatılması halinde BM'deki varlığını yeniden değerlendirebileceği uyarısında bulunmuştu.</p>

<p>ABD ile Fransa arasında son dönemde NATO savunma harcamaları, ticaret politikaları, Trump'ın Danimarka'ya bağlı Grönland'a ilişkin açıklamaları ve İran konusunda izlenen politikalar nedeniyle de görüş ayrılıkları yaşanıyordu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/bmde-volker-turk-krizi-abd-heyeti-fransayi-protesto-edip-salonu-terk-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/un.jpg" type="image/jpeg" length="69053"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrailli yerleşimciler Batı Şeria'da iki camiyi ateşe verdi: Evler ve araçlar da hedef alındı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/israilli-yerlesimciler-bati-seriada-iki-camiyi-atese-verdi-evler-ve-araclar-da-hedef-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/israilli-yerlesimciler-bati-seriada-iki-camiyi-atese-verdi-evler-ve-araclar-da-hedef-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgal altındaki Batı Şeria'da cuma günü yaşanan ölümcül silahlı çatışmanın ardından gerilim daha da tırmandı. İsrailli yerleşimciler gece saatlerinde çok sayıda Filistin yerleşim yerine saldırı düzenlerken, olaylarla ilgili henüz gözaltı yapılmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İsrail ordusu ve Filistinli kaynaklara göre, saldırılarda iki cami, en az bir ev, çok sayıda araç ve iş makinesi ateşe verildi. Saldırılar, Nablus, Tulkerim ve Ramallah çevresindeki çeşitli köylerde gerçekleşti.</strong></p>

<p><strong>Cami ateşe verildi</strong></p>

<p>Nablus'un güneyindeki Kusra köyünde yapımı henüz tamamlanmamış El-Rahma Camisi ateşe verildi. Kusra Belediye Başkanı Abdülazim Vadi, yangında inşaat malzemeleri ile çeşitli ekipmanların zarar gördüğünü açıkladı. Olay yerinden paylaşılan görüntülerde caminin duvarına Davut Yıldızı ile birlikte İbranice "Benajahu'nun intikamı" yazıldığı görüldü.</p>

<p>İsrail ordusu bölgeye asker sevk etti ancak şüphelilerin güvenlik güçleri olay yerine ulaşmadan önce kaçtığı bildirildi. Ordu saldırıyı kınayarak, polisin askeri koruma eşliğinde delil toplayacağını ve tanık ifadelerine başvuracağını açıkladı.</p>

<p>Tulkerim yakınlarındaki Kur köyünde de Filistinli kaynaklara göre bir cami ateşe verildi. Caminin duvarlarına İbranice, "Yahudi kanı boşuna değildir" ifadelerinin yazıldığı belirtildi.</p>

<p><strong>Evler ve araçlar hedef alındı</strong></p>

<p>Nablus yakınlarında kimliği belirsiz kişilerin bir evi ateşe vermeye çalıştığı, olayda yaralanan olmadığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ramallah'ın kuzeydoğusundaki el-Muğayyir yakınlarında ise çok sayıda aracın ateşe verildiği aktarıldı. Filistinli kaynaklar, bazı bölgelerde yerleşimcilerin Filistinlilere ait araçlara taş attığını ve yolları kapattığını da bildirdi.</p>

<p>Filistin haber ajansı Wafa'ya göre, Beyt Furik beldesinde bir ev ateşe verildi. Yangın, mahalle sakinlerinin müdahalesiyle söndürüldü.</p>

<p>Ramallah'ın doğusundaki Ayn Samiya bölgesinde ise başka bir yerleşimci grubunun bir taş işleme tesisine saldırdığı, çok sayıda Filistinliyi yaraladığı ve ağır iş makinelerini ateşe verdiği bildirildi. Yaralıların sağlık durumuna ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/israil-ve-isgal.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Çatışmaların ardından şiddet arttı</strong></p>

<p>Saldırılar, cuma günü yaşanan ve iki İsrailli ile dört Filistinlinin yaşamını yitirdiği silahlı çatışmanın ardından gerçekleşti.</p>

<p>Batı Şeria'da şiddet olayları, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e düzenlediği saldırının ardından belirgin şekilde arttı. Filistin Sağlık Bakanlığı'na göre bu tarihten bu yana İsrail askerleri veya yerleşimciler tarafından 1.100'den fazla Filistinli öldürüldü. Aynı dönemde 68 İsrailli sivil ve güvenlik görevlisi hayatını kaybetti.</p>

<p>İsrail ordusunun verilerine göre, aşırılık yanlısı yerleşimcilerin gerçekleştirdiği saldırıların sayısı da yükseldi. Ordu, 2025 yılında 867 saldırı vakası kaydederken, bu sayı 2024'te 682 olarak açıklanmıştı.</p>

<p><strong>Kaynak:</strong> Times of Israel'in haberinden derlenmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/israilli-yerlesimciler-bati-seriada-iki-camiyi-atese-verdi-evler-ve-araclar-da-hedef-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/cami-atese-verildi.jpg" type="image/jpeg" length="26866"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berlin'deki CSD saldırısının zanlısı polis operasyonunda öldürüldü]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/berlindeki-csd-saldirisinin-zanlisi-polis-operasyonunda-olduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/berlindeki-csd-saldirisinin-zanlisi-polis-operasyonunda-olduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın başkenti Berlin'de Christopher Street Day (CSD) etkinliği sırasında düzenlenen ve 1 kişinin hayatını kaybettiği, 29 kişinin yaralandığı saldırının zanlısı Abdul Ballout, düzenlenen özel harekât operasyonunda vurularak öldürüldü. Alman makamları saldırıyı "İslamcı terör saldırısı" olarak nitelendirirken, olayla ilgili soruşturmayı Federal Başsavcılık devraldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Berlin Polisi'nin yaklaşık 24 saat süren arama çalışmasının ardından 21 yaşındaki Abdul Ballout'un, Spandau semtindeki Ruhlebener Straße yakınlarındaki bir hobi bahçesi yerleşkesinde saklandığı belirlendi.</strong></p>

<p>Polisin açıklamasına göre, akşam saatlerinde düzenlenen operasyonda Ballout elindeki <strong>kesici bir aletle</strong> Özel Harekât (SEK) ekiplerinin üzerine yürüdü. Bunun üzerine polis ateş açtı.</p>

<p><img alt="" height="394" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/6-22.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="500" /></p>

<p>Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri zanlıyı hayata döndürmeye çalışsa da Ballout, olay yerinde yaşamını yitirdi.</p>

<p>Berlin Polisi, zanlının vurularak öldürülmesine ilişkin soruşturmanın cinayet bürosu tarafından yürütüleceğini açıkladı.</p>

<p><strong>CSD'de araçla kalabalığın arasına dalmıştı</strong></p>

<p>Abdul Ballout'un cumartesi akşamı Berlin'deki Christopher Street Day (CSD) etkinliği sırasında beyaz bir hafif ticari araçla kalabalığın arasına daldığı öne sürülüyor.</p>

<p>Saldırıda bir kadın hayatını kaybederken 29 kişi yaralandı. Alman makamları, zanlının olay sırasında bazı kişilere kesici aletle saldırmış olabileceği ihtimali üzerinde de duruyor.</p>

<p>Berlin'de yüz binlerce kişinin katıldığı Onur Yürüyüşü, saldırının ardından güvenlik gerekçesiyle sona erdirilmişti.</p>

<p><img alt="" height="343" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin2-4.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Federal Başsavcılık soruşturmayı devraldı</strong></p>

<p>Berlin Polisi, saldırının niteliği nedeniyle soruşturmanın artık Almanya Federal Başsavcılığı tarafından yürütüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Yetkililer, olayın olası terör bağlantıları ve zanlının ilişkileri dahil tüm yönleriyle araştırıldığını belirtti.</p>

<p><strong>"İslam Devleti sempatizanıydı" iddiası</strong></p>

<p>Alman güvenlik kaynaklarına göre Ballout, daha önce güvenlik birimlerinin radarına giren isimlerden biriydi.</p>

<p>Alman basınında yer alan bilgilere göre zanlının, terör örgütü IŞİD/İslam Devleti ideolojisine sempati duyduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>21 yaşındaki zanlının Berlin'de, saldırının gerçekleştiği bölgeye yalnızca birkaç dakika uzaklıkta yaşadığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Dobrindt: Cezaevinde olması gerekirdi</strong></p>

<p>Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, kamu yayıncısı ZDF'ye yaptığı açıklamada zanlının mayıs ayında cezaevinden çıkmış olmasını eleştirdi.</p>

<p>Dobrindt, terör örgütleriyle bağlantı ve şiddet suçları bulunan kişilere yönelik denetimli serbestlik uygulamalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Bu kişinin cezaevinde tutulmasının daha doğru olacağı kanaatindeyim." dedi.</p>

<p>İçişleri Bakanı ayrıca radikalleşme riski taşıyan kişilerin daha sıkı gözetim altında tutulması ve hareket alanlarının kısıtlanması gerektiğini savundu.</p>

<p><strong>Önceki yargı süreci yeniden gündemde</strong></p>

<p>Alman basınındaki bilgilere göre Ballout hakkında daha önce terör örgütüne destek ve çeşitli şiddet suçları nedeniyle işlem yapılmıştı.</p>

<p>Gençlik Mahkemesi zanlı hakkında 1 yıl 10 ay gençlik cezası vermiş, ancak cezanın infazının ertelenip ertelenmeyeceğine ilişkin kararın altı aylık deneme sürecinin sonunda verilmesini öngörmüştü. Bu süreçte Ballout serbest bırakılmıştı.</p>

<p>Saldırının ardından bu karar da Almanya'da yeniden tartışma konusu oldu.</p>

<p><strong>Wegner: 24 saat içinde yakalanması büyük başarı</strong></p>

<p>Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner, zanlının kısa sürede bulunmasını güvenlik güçlerinin önemli bir başarısı olarak değerlendirdi.</p>

<p>Wegner, "Berlin Polisi'nin şüpheliyi 24 saat içinde tespit etmesi soruşturma makamları açısından büyük bir başarıdır." dedi.</p>

<p><strong>Berlin'de yas ve güvenlik önlemleri</strong></p>

<p>Saldırının ardından Berlin'de düzenlenen anma etkinliklerine binlerce kişi katıldı.</p>

<p>Marienkirche Kilisesi'nden Brandenburg Kapısı'na kadar düzenlenen yürüyüşte hayatını kaybeden kişi anılırken, kent genelinde güvenlik önlemleri artırıldı.</p>

<p>Yetkililer, saldırının tüm bağlantılarının ortaya çıkarılması için soruşturmanın çok yönlü şekilde sürdüğünü bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/berlindeki-csd-saldirisinin-zanlisi-polis-operasyonunda-olduruldu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 21:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin-de-saldirgan.jpeg" type="image/jpeg" length="52697"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DİSK Basın-İş'ten Ebru Çelik'e destek: "Gazeteciler hedef gösterilemez"]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/disk-basin-isten-ebru-celike-destek-gazeteciler-hedef-gosterilemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/disk-basin-isten-ebru-celike-destek-gazeteciler-hedef-gosterilemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DİSK Basın-İş Sendikası, BirGün muhabiri Ebru Çelik'in CHP'nin İstanbul'da düzenlediği üye katılım törenine ilişkin hazırladığı haberin ardından hedef gösterilmesine tepki gösterdi. Sendika, yaptığı açıklamada gazetecilerin haberleri nedeniyle baskı altına alınmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, "Ebru Çelik'in yanındayız" mesajı verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tartışmalar, CHP'nin İstanbul Sarıyer'de düzenlediği üye katılım törenine ilişkin BirGün'de yayımlanan haberle başladı.</strong></p>

<p>Haberde, Kemal Kılıçdaroğlu ile mutlak butlan kararı sonrası CHP İstanbul İl Başkanlığına atanan CHP İstanbul İl Yönetimi'ne görevlendirilen Gürsel Tekin'in katıldığı etkinlikte kalabalık oluşturmak amacıyla cast ajansları aracılığıyla kişi başına 950 TL ödeme yapılarak yüzlerce kişinin organizasyona getirildiği dikkat çekti.</p>

<p>BirGün muhabiri Ebru Çelik'in de figüran olarak organizasyona katılarak hazırladığı ve çeşitli belge ile tanıklıklara dayandırdığı haberin ardından sosyal medyada hedef gösterildiği belirtildi.</p>

<p><strong>DİSK Basın-İş: Gazetecilik kamu yararı içindir</strong></p>

<p>Gelişmeler üzerine açıklama yapan DİSK Basın-İş, gazeteciliğin herhangi bir siyasi partinin ya da güç odağının hoşuna giden haberleri yazmak değil, kamu yararı doğrultusunda gerçeği araştırmak ve halkın haber alma hakkını savunmak olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="" height="570" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/disk-basin-is.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="530" /></p>

<p>Sendika açıklamasında şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><strong>"BirGün muhabiri Ebru Çelik hakkında yürütülen hedef gösterme kampanyasını kaygıyla izliyoruz. Gazetecilerin itibarsızlaştırılmaya çalışılması ve mesleklerini yaptıkları için baskı altına alınmaları kabul edilemez."</strong></p>

<p><strong>"İtirazın yolu gazeteciyi hedef göstermek değildir"</strong></p>

<p>Açıklamada, Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ne de atıfta bulunularak gazetecinin temel sorumluluğunun halka ve gerçeğe karşı olduğu hatırlatıldı.</p>

<p>DİSK Basın-İş, bir habere yönelik itiraz ya da eleştirinin demokratik toplumlarda deliller üzerinden yapılması gerektiğini belirterek, gazetecilerin haberleri nedeniyle hedef gösterilmesinin kabul edilemeyeceğini ifade etti.</p>

<p>Sendika açıklamasında, "Eğer bir habere ilişkin itiraz veya eleştiri varsa bunun yolu gazeteciyi hedef göstermek, itibarsızlaştırmak ya da baskı altına almak değildir. Demokratik toplumlarda haberler delillerle tartışılır; gazeteciler ise mesleklerini yaptıkları için suçlanamaz." denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Ebru Çelik'in yanındayız"</strong></p>

<p>DİSK Basın-İş, açıklamasının sonunda Ebru Çelik'le dayanışma içinde olduklarını belirterek şu mesajı paylaştı:</p>

<p>"DİSK Basın-İş olarak gazetecilik faaliyetini yürüten meslektaşımız Ebru Çelik'in yanında olduğumuzu kamuoyuna ilan ediyoruz. Meslektaşlarımızın haber yapma hakkını, editoryal bağımsızlığı ve halkın gerçekleri öğrenme hakkını savunmayı sürdüreceğiz."</p>

<p>Sendika ayrıca gazetecilere yönelik baskı, hedef gösterme ve itibarsızlaştırma girişimlerine karşı dayanışmayı büyütmeye ve gazetecilik mesleğinin etik ilkelerini savunmaya devam edeceklerini vurguladı.</p>

<p><strong>Haberde hangi iddialar yer almıştı?</strong></p>

<p>BirGün'ün haberinde, CHP'nin Sarıyer Ayazağa'daki Rauf Denktaş Kültür Merkezi'nde düzenlediği üye katılım törenine üç farklı cast ajansı aracılığıyla yüzlerce kişinin getirildiği iddia edilmişti.</p>

<p>Habere göre katılımcılar, Mecidiyeköy'deki Trump AVM önünde toplanarak servis araçlarıyla etkinlik alanına götürüldü. Organizasyonda yer alan kişilere slogan provası yaptırıldığı, bir bölümüne CHP Gençlik Kolları yeleği giydirildiği ve konuşmalar sırasında alkış ile sloganların yönlendirildiği öne sürüldü.</p>

<p>Haberde ayrıca, etkinliğe katılan bazı kişilerin CHP etkinliğine değil, bir dizi veya reklam çekimine figüran olarak çağrıldıklarını düşündüklerini söyledikleri aktarıldı.</p>

<p><strong>CHP iddiaları reddetti</strong></p>

<p>Mutlak bultan kararıyla atanan CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı ise iddiaları kesin bir dille reddetti.</p>

<p>Sarı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada haberde yer alan iddiaların "iftira" olduğunu savunarak, partinin düzenlediği üye katılım töreninin gerçek katılımcılarla gerçekleştirildiğini öne sürdü.</p>

<p>CHP, haberde yer alan iddialara ilişkin hukuki yollara başvuracaklarını da duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/disk-basin-isten-ebru-celike-destek-gazeteciler-hedef-gosterilemez</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/ebru-celik1.JPG" type="image/jpeg" length="80236"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berlin Onur Yürüyüşü'nde dehşet: Araç kalabalığın arasına daldı, 1 kişi öldü]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/berlin-onur-yuruyusunde-dehset-arac-kalabaligin-arasina-daldi-1-kisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/berlin-onur-yuruyusunde-dehset-arac-kalabaligin-arasina-daldi-1-kisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın başkenti Berlin'de yüz binlerce kişinin katıldığı Christopher Street Day (CSD) Onur Yürüyüşü, akşam saatlerinde yaşanan kanlı saldırıyla kabusa döndü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Beyaz bir hafif ticari aracın kalabalığın arasına dalması sonucu en az bir kadın hayatını kaybetti, 16 kişi yaralandı. Alman polisi olayı "saldırı şüphesi" kapsamında soruştururken, saldırıyı gerçekleştirdiği öne sürülen 21 yaşındaki şüpheliyi yakalamak için geniş çaplı operasyon başlattı.</strong></p>

<p>Olay, cumartesi akşamı Tiergarten yakınlarında düzenlenen CSD etkinliğinin son saatlerinde meydana geldi.</p>

<p>Polisin verdiği bilgiye göre beyaz renkli bir panelvan, yürüyüş güzergâhındaki kalabalığın arasına daldı. Çarpmanın etkisiyle çok sayıda kişi yere savruldu.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin1-6.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>İlk belirlemelere göre bir kadın yaşamını yitirirken, 16 kişi yaralandı. Yaralılardan üçünün hayati tehlikesinin bulunduğu, sekiz kişinin ağır, beş kişinin ise hafif yaralandığı açıklandı.</p>

<p>Saldırının ardından etkinlik derhal sona erdirildi ve yüz binlerce kişi panik yaşanmaması için kontrollü şekilde alandan tahliye edildi.</p>

<p><strong>Polis: Saldırı şüphesiyle soruşturuluyor</strong></p>

<p>Berlin Polisi, olayın ardından yaptığı açıklamada soruşturmanın "saldırı şüphesi" kapsamında yürütüldüğünü duyurdu.</p>

<p>Yetkililer, saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen kişinin araçtan indikten sonra olay yerinden kaçtığını bildirdi.</p>

<p>Şüpheliyi yakalamak için Berlin'in Schöneberg semtinde bir adrese operasyon düzenlendi ancak zanlı bulunamadı.</p>

<p>Polis, kamuoyuyla paylaştığı arama duyurusunda şüphelinin 21 yaşındaki Abdul B. olduğunu açıkladı. Yaklaşık 1,90 metre boyunda, siyah saçlı ve zayıf yapılı olduğu belirtilen zanlının olay sırasında siyah kapüşonlu üst ve beyaz pantolon giydiği ifade edildi.</p>

<p>Emniyet, vatandaşlardan şüpheliye yaklaşmamalarını, gördükleri takdirde derhal polisi aramalarını istedi.</p>

<p><strong>İslamcı çevrelerle bağlantısı araştırılıyor</strong></p>

<p>Alman basınında yer alan bilgilere göre şüpheli, güvenlik birimlerince daha önce de tanınan bir isim.</p>

<p>Polis sözcüsü, zanlının İslamcı çevrelerle bağlantılı olduğunu doğrularken, Alman Haber Ajansı (dpa), şüphelinin mayıs ayında çocuk ve gençlik cezaevinden tahliye edildiğini aktardı.</p>

<p>Soruşturmayı yürüten ekipler ayrıca saldırının yalnızca araçla gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini de araştırıyor.</p>

<p>Polis, olay sırasında bazı kişilerin kesici veya delici aletlerle yaralanmış olabileceğine ilişkin ihbarlar aldıklarını, bu nedenle olası ikinci bir saldırı ihtimali üzerinde de çalışıldığını açıkladı.</p>

<p><strong>Çok sayıda soru hâlâ yanıt bekliyor</strong></p>

<p>Yetkililer, saldırının tek bir kişi tarafından mı yoksa birden fazla fail tarafından mı gerçekleştirildiğinin henüz netleşmediğini belirtti.</p>

<p>Görgü tanıklarının farklı ifadeler vermesi nedeniyle olayın tam seyri ve saldırganın kaçış rotası da henüz kesin olarak ortaya çıkarılamadı.</p>

<p>Saldırının motivasyonuna ilişkin ise resmi makamlar şu aşamada herhangi bir açıklama yapmaktan kaçınıyor.</p>

<p><strong>Merz: Toplumumuza yapılmış bir saldırı</strong></p>

<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz, saldırıyı "iğrenç bir suç" olarak nitelendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merz, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, "Dünyanın dört bir yanından yüz binlerce insan Christopher Street Day'de barış içinde kutlama yapıyordu. Birlikte hoşgörü içinde yaşamayı savunuyorlardı. Bu, toplumumuza yönelik bir saldırıdır." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Başbakanlık, Merz'in İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt ile sürekli temas halinde olduğunu ve güvenlik makamlarından gelişmeler hakkında düzenli bilgi aldığını bildirdi.</p>

<p><strong>Federal hükümetten Berlin'e destek</strong></p>

<p>İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt de federal hükümetin Berlin makamlarına her türlü desteği vermeye hazır olduğunu açıkladı.</p>

<p>Dobrindt, "Barış içinde kutlama yapan insanlara yönelik bu korkak ve alçak saldırı beni derinden sarstı. Düşüncelerim kurbanlar, yakınları ve bu dehşeti yaşayan herkesle birlikte." dedi.</p>

<p><strong>"Özgür toplumumuza saldırı"</strong></p>

<p>Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner ise saldırının yalnızca CSD katılımcılarını değil, kentin temel değerlerini hedef aldığını söyledi.</p>

<p>Wegner, "Berlin özgürlüğün kentidir ve bugün özgürlüğümüz en korkunç şekilde hedef alınmıştır. Bu saldırı özgür ve açık toplumumuza yöneliktir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yetkililer, organizatörlerin etkinliği hızla sonlandırarak alanı panik yaşanmadan boşaltmasının daha büyük bir faciayı önlediğini belirtti.</p>

<p><strong>Spekülasyon uyarısı</strong></p>

<p>Berlin Eyaleti Kentsel Gelişim Senatörü Christian Gaebler ise olayın arka planına ilişkin spekülasyon yapılmaması çağrısında bulundu.</p>

<p>Gaebler, saldırının siyasi ya da adi suç kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine ilişkin henüz yeterli bilgi bulunmadığını belirterek soruşturmanın sonuçlarının beklenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Berlin İçişleri Senatörü Iris Spranger de güvenlik güçleriyle sürekli temas halinde olduklarını belirterek, "Berlinlilerin ve kentimizi ziyaret edenlerin güvenliği en büyük önceliğimizdir." açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Dünyada yankı uyandırdı</strong></p>

<p>Berlin CSD'deki saldırı uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı.</p>

<p>Etkinliğin kapanış konserinde sahne alan Alman şarkıcı Sarah Connor, tahliye kararından kısa süre önce konserini tamamlamıştı. Connor, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Kelimeler yetersiz. Yaşananlar korkunç." diyerek hayatını kaybeden kişinin yakınlarına başsağlığı diledi.</p>

<p>Olay, başta İngiltere ve ABD olmak üzere birçok uluslararası medya kuruluşunda da son dakika gelişmesi olarak duyuruldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/berlin-onur-yuruyusunde-dehset-arac-kalabaligin-arasina-daldi-1-kisi-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin-21.jpg" type="image/jpeg" length="82994"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hindistan'da sınav skandalı: Gençlerin protestosu Eğitim Bakanı'nı istifa ettirdi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/hindistanda-sinav-skandali-genclerin-protestosu-egitim-bakanini-istifa-ettirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/hindistanda-sinav-skandali-genclerin-protestosu-egitim-bakanini-istifa-ettirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hindistan'da haftalardır milyonlarca genci sokağa döken sınav skandalı protestoları hükümete geri adım attırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ülkenin Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan görevinden istifa ederken, protestoları organize eden "Hamam Böceği Halk Partisi" (Cockroach Janata Party-CJP) hükümetin hareketin tüm taleplerini kabul ettiğini açıkladı. Böylece son yılların en büyük gençlik hareketi zafer ilan ederek ülke genelindeki eylemlerini sona erdirdi.</strong></p>

<p>Protestoların fitilini, Hindistan'da tıp fakültelerine girişte uygulanan ülke çapındaki NEET sınavının sorularının önceden sızdırılması ateşledi.</p>

<p>Sınav sorularının önceden sızdırılmasının ortaya çıkmasının ardından yaklaşık iki milyon aday sınava yeniden girmek zorunda kaldı. Olay, uzun yıllardır sınav güvenliği ve eğitim sistemindeki adaletsizlikler nedeniyle biriken öfkeyi yeniden gündeme getirdi.</p>

<p>AP'nin haberine göre göstericiler, yaşanan skandalın siyasi sorumluluğunu taşıdığı gerekçesiyle Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan'ın istifasını talep etti.</p>

<p><img alt="" height="393" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/3-79.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="531" /></p>

<p><strong>İnternette doğdu, milyonları sokağa çıkardı</strong></p>

<p>Kısa sürede ülke çapında yayılan CJP hareketi, başlangıçta sosyal medyada ortaya çıkan bir protesto girişimiydi.</p>

<p><strong>"Hamam böcekleri"nden "çapulcular"a</strong></p>

<p>Hareketin adı, Hindistan Yüksek Mahkemesi Yargıcı Surya Kant'ın işsiz gençleri "hamam böcekleri" ve "parazitler" olarak nitelendiren açıklamalarına tepki olarak ortaya çıktı. Gençler, hakaret olarak görülen bu ifadeyi sahiplenerek <strong>"Cockroach Janata Party" (Hamam Böceği Halk Partisi)</strong> adını benimsedi ve sosyal medya üzerinden örgütlendi. Bu durum, Türkiye'de 2013'teki Gezi Parkı protestoları sırasında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eylemcileri "üç beş çapulcu" diye nitelendirmesinin ardından protestocuların "çapulcu" ifadesini sahiplenerek bir direniş sembolüne dönüştürmesini hatırlattı.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/hindistan-2.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Milyonlarca takipçiye ulaşan hareket, kısa süre içinde internet kampanyasından ülke tarihinin en büyük gençlik protestolarından birine dönüştü.</p>

<p>CJP'nin kurucusu Abhijeet Dipke, "Bu demokrasidir." diyerek istifayı "adaletin zaferi" olarak nitelendirdi.</p>

<p><strong>Delhi'de büyük kutlama</strong></p>

<p>Eğitim Bakanı'nın istifasının açıklanmasının ardından başkent Yeni Delhi'deki Jantar Mantar meydanında toplanan binlerce genç büyük kutlamalar yaptı.</p>

<p>Bollywood şarkıları eşliğinde bayraklar sallayan ve sloganlar atan göstericiler, haftalardır sürdürdükleri direnişin ilk büyük siyasi sonucunu elde etmiş oldu.</p>

<p>İstifa mektubunu kamuoyuyla paylaşan Dharmendra Pradhan ise, "Gençlik Bharat'ın gücüdür." ifadelerini kullandı. Bharat, Hindistan Cumhuriyeti'nin resmi adlarından biri olarak kullanılıyor.</p>

<p><strong>Polis müdahalesi protestoları büyüttü</strong></p>

<p>Gösteriler sırasında en kritik dönüm noktası, protestocuların parlamentoya yürümek istemesi oldu.</p>

<p>Güvenlik güçleri yürüyüşü göz yaşartıcı gaz, cop ve tazyikli suyla durdurdu. Yaşanan müdahalede çok sayıda gösterici ve polis yaralandı.</p>

<p>Ancak sert polis müdahalesi protestoları bastırmak yerine daha da büyüttü.</p>

<p>Yeni Delhi'nin yanı sıra Mumbai, Kolkata ve birçok kentte yüz binlerce kişi sokaklara çıktı. CJP'nin düzenlediği oturma eylemlerine her gün yeni gruplar katıldı.</p>

<p>Hareketin görünürlüğünü artıran isimlerden biri de iklim aktivisti Sonam Wangchuk oldu. Haftalar süren açlık grevinin ardından eylemini sonlandıran Wangchuk, istifayı "demokrasinin zaferi" olarak değerlendirdi.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/4-62.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Hükümet geri adım attı</strong></p>

<p>Haftalar boyunca protestoları görmezden gelen Başbakan Narendra Modi hükümeti, eylemlerin ülke geneline yayılması üzerine CJP temsilcileriyle görüşmeyi kabul etti.</p>

<p>Modi daha önce sınav sorularının sızdırılmasıyla mücadele amacıyla özel hızlı mahkemeler kurulacağını ve sınav güvenliğine ilişkin yeni önlemler alınacağını açıklamıştı.</p>

<p>Ancak protestocular bunun yeterli olmadığını belirterek Eğitim Bakanı'nın istifasında ısrar etti.</p>

<p>Pradhan'ın istifasıyla birlikte Modi hükümeti, üçüncü döneminde ilk kez kitlesel sokak gösterileri karşısında önemli bir siyasi geri adım atmış oldu.</p>

<p><strong>Hükümet CJP'nin tüm taleplerini kabul etti</strong></p>

<p>İstifanın ardından CJP temsilcileri ile BJP hükümeti arasında gerçekleştirilen görüşmelerde protesto hareketinin diğer talepleri de masaya yatırıldı.</p>

<p>CJP, hükümetin tüm taleplerini kabul ettiğini açıkladı.</p>

<p>Buna göre sınav skandalıyla bağlantılı olarak yaşamını yitiren öğrencilerin ailelerine yaklaşık 90 bin avro tutarında tazminat ödenecek.</p>

<p>Ayrıca protestolara katılanlar hakkında açılan ceza soruşturmalarından vazgeçilecek, gösterilere müdahale eden Delhi Polisi ile Hızlı Müdahale Gücü'nün (RAF) sert müdahalesi nedeniyle kamuoyundan özür dilemesi sağlanacak.</p>

<p>Bunun üzerine CJP, haftalardır süren ülke çapındaki protestoların sona erdirildiğini duyurdu.</p>

<p><strong>Muhalefet ve uzmanlar: Asıl sorun eğitim sistemi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göstericiler ise Eğitim Bakanı'nın istifasının tek başına yeterli olmadığını vurguluyor.</p>

<p>Delhi'deki bir protestocu, "Yeni bir bakan gelmesi eğitim sistemindeki sorunları çözmeyecek. Ama en azından ilk kez biri sorumluluk üstlendi." sözleriyle mücadelelerinin süreceğini ifade etti.</p>

<p>Uzmanlar da hareketin yalnızca sınav skandalından ibaret olmadığını belirtiyor.</p>

<p>Analistlere göre CJP, genç işsizliği, fırsat eşitsizliği, ekonomik büyüme ve eğitim sistemindeki yapısal sorunlara yönelik daha geniş bir toplumsal tepkiyi temsil ediyor. Hindistan'da tıp eğitimi, milyonlarca genç için sosyal yükselişin en önemli yollarından biri olarak görülüyor ve NEET sınavı bu nedenle büyük önem taşıyor.</p>

<p>Muhalefet lideri Rahul Gandhi'nin protestolara verdiği destek de hareketin siyasi etkisini artıran unsurlar arasında gösteriliyor.</p>

<p><strong>Modi yönetimi için kritik sınav</strong></p>

<p>2014'ten bu yana iktidarda bulunan Narendra Modi hükümeti, geçmişte protesto hareketleri karşısında nadiren geri adım attı. Uzmanlara göre bu süreç, yaklaşık bir yıl süren çiftçi eylemlerinin ardından tartışmalı tarım yasalarının geri çekilmesinden sonra hükümetin sokak baskısıyla attığı en önemli geri adım oldu.</p>

<p>Siyasi gözlemciler, CJP'nin protestoları sonlandırmasına rağmen hareketin milyonlarca genci kısa sürede örgütleyebilme kapasitesinin Hindistan siyasetinde kalıcı etkiler bırakabileceği görüşünde birleşiyor. Eğitim, istihdam ve fırsat eşitliği taleplerinin ise önümüzdeki dönemde de ülkenin en önemli siyasi gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EĞİTİM, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/hindistanda-sinav-skandali-genclerin-protestosu-egitim-bakanini-istifa-ettirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 09:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/hindistan-da-protesto.JPG" type="image/jpeg" length="75022"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB’den Google’a 890 milyon euroluk para cezası: ABD’den sert tepki]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/abden-googlea-890-milyon-euroluk-para-cezasi-abdden-sert-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/abden-googlea-890-milyon-euroluk-para-cezasi-abdden-sert-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BRÜKSEL – Avrupa Komisyonu, ABD'li teknoloji devi Google'ın çatı şirketi Alphabet'e, Dijital Piyasalar Yasası'nı (DMA) ihlal ettiği gerekçesiyle toplam 890 milyon euro para cezası verdi. Bu ceza, DMA kapsamında bir teknoloji şirketine kesilen ilk mali yaptırım olarak kayıtlara geçerken, Washington kararı sert sözlerle eleştirdi. Google ise karara itiraz edebileceğinin sinyalini verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa Komisyonu, cezanın 460 milyon euroluk bölümünü Google'ın internet aramalarında kendi hizmetlerini rakip platformlara göre öne çıkarması nedeniyle verdi.</strong></p>

<p>Komisyona göre Google, spor sonuçları, otel, restoran, uçak ve tren rezervasyonları ile çeviri hizmetleri gibi alanlarda kendi lisanslı içeriklerini arama sonuçlarının en üst sıralarında göstererek rakip hizmetleri dezavantajlı duruma düşürdü. Avrupa Birliği'nin Dijital Piyasalar Yasası ise büyük dijital platformların arama sonuçlarında şeffaf, adil ve ayrımcılık içermeyen sıralama kriterleri uygulamasını zorunlu kılıyor.</p>

<p>Kalan 430 milyon euroluk ceza ise Google Play Store uygulamalarıyla ilgili ihlaller nedeniyle kesildi. Komisyon, Google'ın uygulama geliştiricilerinin kullanıcıları daha uygun fiyatlı alternatif satış kanallarına yönlendirmesini engellediğini ve bu konuda Avrupa kurallarını ihlal ettiğini belirtti.</p>

<p><strong>Google Play uygulamaları da inceleme altında</strong></p>

<p>AB düzenlemelerine göre uygulama geliştiricileri, kullanıcıları kendi internet siteleri veya alternatif uygulama mağazalarındaki daha düşük fiyatlı tekliflerden ücretsiz şekilde haberdar edebilmeli ve bu kanallara yönlendirebilmeli.</p>

<p>Ancak Komisyon, Google'ın geliştiricilerin bu iletişimi kurmasını sınırlandırdığını, alternatif ödeme yöntemlerini tanıtmasını zorlaştırdığını ve bazı durumlarda DMA'nın izin verdiğinin üzerinde komisyon talep ettiğini savundu.</p>

<p>Avrupa Komisyonu, Google'ın söz konusu uygulamalarını 60 gün içinde değiştirmesini istedi. Aksi halde şirkete, küresel yıllık cirosunun yüzde 5'ine kadar ulaşabilecek günlük ek para cezaları uygulanabileceği uyarısında bulunuldu.</p>

<p><strong>Google: Hizmetler kötüleşecek</strong></p>

<p>Google ve Alphabet'in Küresel İlişkiler Başkanı ve Hukuk Direktörü Kent Walker, Brüksel'in kararına sert tepki gösterdi.</p>

<p>Walker, DMA'nın uygulanış biçiminin Avrupalı kullanıcıların günlük hayatta kullandığı hizmetleri olumsuz etkileyeceğini savunarak, "Kurallara uyabilmek için otel, uçuş ve restoranlara ilişkin anlık fiyat ve müsaitlik bilgileri gibi kullanıcıların değer verdiği bazı gerçek zamanlı arama özelliklerini kaldırmak zorunda kalabiliriz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Google Play tarafında da benzer değişikliklerin güvenliği zayıflatacağını öne süren Walker, düzenlemenin adil rekabet yaratmadığını ve ürünleri geliştirmek yerine kötüleştirdiğini söyledi.</p>

<p>Şirket, karara karşı hukuki yollara başvurabileceğinin de sinyalini verdi.</p>

<p><strong>ABD: Ticarette belirsizlik yaratıyor</strong></p>

<p>Karara Washington'dan da tepki geldi.</p>

<p>ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Avrupa Komisyonu'nun kararının ABD şirketleri açısından ciddi ticari belirsizlik oluşturduğunu belirtti. Greer, AB'nin ticaret ilişkilerinde istikrar ve öngörülebilirlik hedeflediğini savunmasına rağmen bu tür kararların Amerikan mal ve hizmet ihracatını olumsuz etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Açıklama, son dönemde dijital düzenlemeler nedeniyle ABD ile Avrupa Birliği arasında artan ticari gerilimin yeni bir göstergesi olarak değerlendirildi.</p>

<p><strong>İlk DMA cezası, ancak beklentilerin altında</strong></p>

<p>890 milyon euroluk ceza, DMA kapsamında verilen ilk para cezası olmasına rağmen Brüksel'de tartışmaları da beraberinde getirdi.</p>

<p>Avrupa Parlamentosu'ndaki bazı milletvekilleri, Alphabet'in yıllık küresel cirosu dikkate alındığında cezanın oldukça düşük kaldığını savunuyor. Mevzuat kapsamında Komisyon'un teorik olarak şirketin küresel cirosunun yüzde 10'una kadar para cezası kesme yetkisi bulunurken, verilen ceza Alphabet'in yıllık gelirinin yalnızca yaklaşık yüzde 0,22'sine denk geliyor.</p>

<p>Avrupa Parlamentosu'nun Avrupa Halk Partisi (EPP) üyesi Andreas Schwab, Komisyon'un büyük teknoloji şirketlerine karşı yeterince kararlı davranmadığını belirterek, "Komisyon geri adım attı." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Trump iddiaları yeniden gündemde</strong></p>

<p>Kararın ardından Brüksel'de, cezanın beklenenden düşük tutulmasında ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin olası baskısının etkili olup olmadığı yönünde tartışmalar da yeniden alevlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump, seçim kampanyası döneminden itibaren Avrupa'nın Amerikan teknoloji şirketlerine yönelik dijital düzenlemelerini sık sık eleştirmiş ve bu uygulamaların sürmesi halinde Avrupa ülkelerine yönelik ilave gümrük tarifeleri uygulanabileceği uyarısında bulunmuştu. Haziran 2026'da ise ABD'li teknoloji şirketlerine dijital vergi uygulayan ülkelere yüzde 100'e varan ek gümrük vergisi getirebileceğini açıklamıştı.</p>

<p>Avrupa Komisyonu ise cezanın tamamen hukuki değerlendirmeler sonucunda belirlendiğini, siyasi baskıların karar üzerinde hiçbir etkisinin olmadığını savunuyor.</p>

<p><strong>Dijital düzenlemelerde kritik dönüm noktası</strong></p>

<p>Google'a verilen ceza, Avrupa Birliği'nin büyük teknoloji platformlarını daha sıkı denetlemeyi amaçlayan Dijital Piyasalar Yasası'nın ilk önemli uygulaması olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/abden-googlea-890-milyon-euroluk-para-cezasi-abdden-sert-tepki</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 19:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/google-5.JPG" type="image/jpeg" length="66980"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin’den AB’nin Rusya yaptırımlarına karşılık: 14 Avrupa şirketine ihracat kısıtlaması]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/cinden-abnin-rusya-yaptirimlarina-karsilik-14-avrupa-sirketine-ihracat-kisitlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/cinden-abnin-rusya-yaptirimlarina-karsilik-14-avrupa-sirketine-ihracat-kisitlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin, Avrupa Birliği’nin (AB) Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşı nedeniyle kabul ettiği 21. yaptırım paketine karşılık olarak, aralarında Almanya’dan şirketlerin de bulunduğu 14 Avrupa şirketi ve kuruluşa çift kullanımlı (dual-use) ürünlerin ihracatını yasakladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karar yürürlüğe girerken, Brüksel gelişmenin etkilerini incelemeye başladığını ve Pekin’den açıklama talep edeceğini duyurdu.</strong></p>

<p><strong>Pekin’den yaptırımlara karşı hamle</strong></p>

<p>Çin Ticaret Bakanlığı, AB’nin son yaptırım paketi kapsamında Çin ana karası ve Hong Kong merkezli 14 şirketin ihracat kısıtlamaları listesine alınmasına karşılık aynı sayıda Avrupa şirketine ihracat kontrolü uygulandığını açıkladı.</p>

<p>Bakanlık, kararın "ulusal güvenliği ve ulusal çıkarları korumak" amacıyla alındığını belirterek, Çin menşeli çift kullanımlı ürünlerin söz konusu şirketlere satışının yasaklandığını bildirdi. Açıklamada, yalnızca Çinli ihracatçılar değil, Çin menşeli bu ürünleri üçüncü ülkeler üzerinden söz konusu şirketlere ulaştırabilecek yabancı kişi ve kuruluşların da yasak kapsamına girdiği ifade edildi. İstisnai durumlarda ise ihracat için özel izin başvurusu yapılabileceği kaydedildi.</p>

<p><strong>Alman şirketleri de listede</strong></p>

<p>Çin’in yaptırım listesinde Almanya’dan üç şirket bulunuyor. Bunlar, Düsseldorf merkezli savunma sanayi şirketi Rheinmetall, Duisburg merkezli kimyasal hammadde ticareti yapan Antraco Chemie-Handelsgesellschaft ve Kempten merkezli malzeme tedarikçisi Sindlhauser Materials.</p>

<p>Sindlhauser Materials, yarı iletken, sensör ve aydınlatma sanayilerinde kullanılan vakum kaplama malzemeleri, seramikler, tungsten, tantal ve molibden bileşenleri ile nadir toprak elementleri tedarik ediyor. Antraco Chemie ise uluslararası kimyasal hammadde ticaretinde faaliyet gösteriyor. Ancak Çin’in ihracat kontrollerinin bu şirketlerin hangi ürün veya ticari ilişkilerini doğrudan etkileyeceğine ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<p><strong>Avrupa’nın farklı ülkelerinden şirketler de etkilendi</strong></p>

<p>Çin’in listesinde Almanya’nın yanı sıra Fransa, İtalya, Polonya, Hollanda, Çekya, Bulgaristan ve Litvanya’dan şirket ve kuruluşlar da yer aldı.</p>

<p>Bunlar arasında İtalyan elektrik motoru üreticisi Lafert, Fransız insansız hava aracı geliştiricisi Cavok UAS, Çek kamyon üreticisi Tatra Trucks, Polonyalı elektronik ve optik teknolojileri şirketi Vigo Photonics ile Polonya’daki Wrocław Teknik Üniversitesi de bulunuyor.</p>

<p><strong>AB’nin yaptırımlarının gerekçesi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AB üyesi ülkeler, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları nedeniyle kabul edilen 21. yaptırım paketi kapsamında toplam 51 şirket ve kuruluşu çift kullanımlı ürünler ile ileri teknoloji ihracatına yönelik kısıtlama listesine ekledi.</p>

<p>Bu kuruluşların 14’ü Çin ve Hong Kong merkezli. AB Konseyi, söz konusu şirketlerin Rusya’nın savunma sanayisini desteklediğini veya mevcut yaptırımların aşılmasına yardımcı olduğunu öne sürüyor. İddialar arasında mikroelektronik, bilgisayar kontrollü takım tezgâhları ve yarı iletken üretim ekipmanlarının tedarik zincirlerine katkı sağlanması da yer alıyor.</p>

<p>Pekin ise bu suçlamaları reddederek AB’nin kararını "kabul edilemez" olarak nitelendirdi ve aldığı karşı önlemlerin ulusal güvenliğin korunması ile uluslararası silahların yayılmasını önleme yükümlülükleri çerçevesinde uygulandığını savundu.</p>

<p><strong>Brüksel: Çin’den açıklama isteyeceğiz</strong></p>

<p>Avrupa Komisyonu, Çin’in aldığı kararın olası etkilerini değerlendirdiklerini açıkladı.</p>

<p>Komisyon Sözcüsü Paula Pinho, AB kurumlarının üye ülkeler ve etkilenen şirketlerle temas halinde olduğunu belirterek, "Çinli muhataplarımızdan açıklama isteyeceğiz. Öncelikle bu önlemlerin kapsamını ve etkilerini net biçimde anlamak istiyoruz." dedi.</p>

<p><strong>İlk örnek değil</strong></p>

<p>Çin, Avrupa merkezli şirketlere yönelik benzer ihracat kısıtlamalarını daha önce de uygulamıştı. Nisan ayında, aralarında Alman savunma elektroniği şirketi Hensoldt’un da bulunduğu yedi Avrupa savunma ve havacılık şirketi ihracat kontrol listesine alınmıştı. Pekin, o dönemde bu kararı şirketlerin Tayvan ile silah satışları ve askeri iş birliği faaliyetleri nedeniyle aldığını açıklamıştı.</p>

<p>Son adımla birlikte, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Batı ile Çin arasındaki yaptırım ve karşı yaptırım süreci yeni bir boyut kazanırken, teknoloji ve çift kullanımlı ürün ticaretine yönelik gerilim de daha da derinleşmiş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/cinden-abnin-rusya-yaptirimlarina-karsilik-14-avrupa-sirketine-ihracat-kisitlamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/cin-ve-eu.jpeg" type="image/jpeg" length="37809"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
