<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/medya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2026 17:18:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/medya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA["CDU ile AfD arasında fark yok" demişti: Sol Parti lideri Pantisano özür diledi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/cdu-ile-afd-arasinda-fark-yok-demisti-sol-parti-lideri-pantisano-ozur-diledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/cdu-ile-afd-arasinda-fark-yok-demisti-sol-parti-lideri-pantisano-ozur-diledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da Sol Parti'nin (Die Linke) yeni eş genel başkanı Luigi Pantisano, CDU ile aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi arasında "hiçbir fark görmediğini" söylemesinin ardından yükselen tepkiler üzerine geri adım attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pantisano, sözlerinin "aşırı basitleştirilmiş ve bu haliyle yanlış" olduğunu belirterek CDU'dan kamuoyu önünde özür diledi.</strong></p>

<p>19-21 Haziran tarihlerinde Potsdam'da düzenlenen Sol Parti Kongresi'nde eş genel başkanlığa seçilen Pantisano, Bild gazetesine verdiği röportajda, <strong>"Şu anda faşizan politikalar izleyen CDU ile AfD ya da faşistler arasında kesinlikle hiçbir fark yok." </strong>ifadelerini kullanmıştı. Açıklama hem siyasi rakiplerinden hem de kendi partisinden sert eleştiriler almıştı.</p>

<p><strong>"Sözlerim bu haliyle yanlıştı"</strong></p>

<p>Tepkilerin büyümesi üzerine Alman Haber Ajansı'na (dpa) konuşan Pantisano, önceki açıklamasını düzelterek özür diledi.</p>

<p>Pantisano, "CDU ile AfD politikaları arasında hiçbir fark görmediğim yönündeki ifadem aşırı basitleştirilmişti ve bu haliyle yanlıştı. Bunun için özür diliyorum. Özellikle de CDU içinde AfD'ye karşı net bir güvenlik duvarının korunması gerektiğini sürekli savunanlardan özür diliyorum." dedi.</p>

<p>Demokratik siyasi partiler ile demokrasiyi ortadan kaldırmayı hedefleyen güçler arasındaki ayrımın bulanıklaştırılmaması gerektiğini vurgulayan Pantisano, buna karşın CDU'nun son dönemde izlediği sağ politikaları eleştirmeyi sürdürdü. Ayrıca CDU ile AfD arasında gelecekte siyasi yakınlaşma yaşanabileceğine ilişkin endişelerini de yineledi.</p>

<p><strong>CDU özrü kabul etmedi</strong></p>

<p>Pantisano'nun açıklaması CDU yönetimini ikna etmedi.</p>

<p>CDU Genel Sekreteri Carsten Linnemann, özrü yetersiz bulduklarını belirterek, <strong>"Buna 'basitleştirilmiş' demek küstahlıktır. Söyledikleri son derece açıktı. Şimdi bu ifadeden kaçmaya çalışıyor."</strong> dedi.</p>

<p>Linnemann, Hristiyan Demokratları faşistlerle bir tutmanın faşizmin işlediği suçları hafife almak anlamına geldiğini savunurken, Pantisano'nun bu açıklamalarla siyasi sorumluluk taşıyamayacağını öne sürdü.</p>

<p>CSU Genel Sekreteri Martin Huber de Pantisano'nun göreve "felaket bir başlangıç" yaptığını belirterek istifa etmesi çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Parti içinde de eleştirildi</strong></p>

<p>Pantisano'nun açıklamaları yalnızca muhafazakâr partilerden değil, Sol Parti içinden de tepki gördü.</p>

<p>Özellikle Doğu Almanya'daki eyalet örgütleri, CDU ile AfD arasında doğrudan eşitlik kurulmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Saksonya-Anhalt Sol Parti Meclis Grubu Başkanı Eva von Angern, söz konusu açıklamayı "yalnızca talihsiz değil, aynı zamanda kabul edilemez" olarak değerlendirdi.</p>

<p><strong>Zayıf destekle göreve seçildi</strong></p>

<p>Rakipsiz aday olmasına rağmen Pantisano'nun kongrede delegelerin yalnızca yüzde 53'ünün oyunu alabilmesi de parti içinde tartışma yarattı. Eski eş genel başkan Jan van Aken'in sağlık gerekçesiyle yeniden aday olmamasının ardından göreve seçilen Pantisano, Sol Parti'nin mevcut eş genel başkanı Ines Schwerdtner ile birlikte partiyi yönetecek.</p>

<p>Siyasal gözlemciler, düşük oy oranının parti tabanında yeni yönetime yönelik çekincelerin göstergesi olduğu değerlendirmesini yapıyor.</p>

<p><strong>Kongrede CDU işbirliği ve Gazze tartışmaları</strong></p>

<p>Potsdam'daki kongrede yalnızca Pantisano'nun açıklamaları değil, partinin siyasi yönelimine ilişkin kararlar da dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Federal Meclis Grup Başkanı Heidi Reichinnek, kongrede yaptığı konuşmalarda kendilerini "faşizme karşı barikat" olarak tanımlarken, CDU ile işbirliğini tamamen reddeden önergenin kabul edilmesini engelledi. Kabul edilen "Lex Sachsen-Anhalt" kararıyla eyalet teşkilatlarına CDU ile işbirliği konusunda kendi kararlarını verme yetkisi tanındı.</p>

<p>Kongrede ayrıca Sol Parti, ilk kez İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını "soykırım" olarak nitelendiren bir kararı kabul etti. Nihai metinde hem Hamas'ın saldırıları hem de İsrail'in Gazze'deki eylemleri kınanırken, iki devletli çözüm çağrısı da yinelendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/cdu-ile-afd-arasinda-fark-yok-demisti-sol-parti-lideri-pantisano-ozur-diledi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/sol-parti-4.JPG" type="image/jpeg" length="30584"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lula'dan Trump'a tepki: "Hürmüz Boğazı'nda yaşananların sorumluluğu ABD'ye aittir"]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/luladan-trumpa-tepki-hurmuz-bogazinda-yasananlarin-sorumlulugu-abdye-aittir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/luladan-trumpa-tepki-hurmuz-bogazinda-yasananlarin-sorumlulugu-abdye-aittir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden yüzde 20 geçiş ücreti alınacağı yönündeki açıklamasına sert tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gerilimin sorumluluğunu Washington yönetimine yükleyen Lula, "Hürmüz Boğazı'nda yaşananların sorumluluğu ABD'ye aittir." dedi. Trump'ın planını ise "korsanlık" olarak nitelendirerek, ABD'nin uluslararası deniz yollarından tek taraflı vergi alma hakkı bulunmadığını savundu.</strong></p>

<p>Sao Paulo kentinde katıldığı bir etkinlikte konuşan Lula da Silva, Washington yönetiminin Hürmüz Boğazı'na ilişkin kararını uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendirdi.</p>

<p>"Uzun yıllar korsanlıkla mücadele eden ABD gibi önemli bir ülke şimdi kendisi korsana dönüşemez." diyen Lula, "Bundan yıllar önce buna korsanlık denirdi. Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden vergi almak gibi bir hakları yok." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Hürmüz Boğazı'ndaki krizin sorumlusu ABD"</strong></p>

<p>Lula, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gerilimin sorumluluğunun ABD'ye ait olduğunu savunarak, "Hürmüz Boğazı'nda yaşananların sorumluluğu ABD'ye aittir. ABD'nin İran'a yönelik saldırılarından önce boğaz uluslararası deniz trafiğine açıktı." dedi.</p>

<p>Trump yönetimini bölgedeki çatışmaları ekonomik kazanca dönüştürmeye çalışmakla suçlayan Brezilya lideri, "Felaketleri fırsata çevirerek bundan kazanç sağlamaya çalışıyorlar." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>"Savaşın bedeli sofralara yansıyor"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Orta Doğu'da süren çatışmaların yalnızca bölgeyi değil küresel ekonomiyi de olumsuz etkilediğini vurgulayan Lula da Silva, savaşın maliyetinin dünya genelinde tüketicilere yansıdığına dikkat çekti.</p>

<p>"Savaşın bedeli sofralara ulaşıyor. Petrol fiyatları yükseldikçe fasulyenin, pirincin, domatesin ve soğanın fiyatı da artıyor." diyen Lula, enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmaların özellikle gelişmekte olan ülkeleri ağır biçimde etkilediğini söyledi.</p>

<p><strong>Trump yüzde 20 geçiş ücreti açıklamıştı</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nda İran'a yönelik deniz ablukasının yeniden yürürlüğe girdiğini açıklamış ve boğazdan geçen tüm ticari gemilerden yüzde 20 oranında geçiş ücreti alınacağını duyurmuştu.</p>

<p>Trump, söz konusu uygulamanın bölgede deniz güvenliğinin sağlanması için yapılan askeri harcamaların karşılanmasına katkı sağlayacağını belirterek, "Dünyanın son derece istikrarsız bu bölgesinde güvenlik ve emniyetin sağlanması için gerekli tüm masraflar kapsamında boğazdan geçen tüm kargolardan yüzde 20 oranında geçiş ücreti alınacaktır." ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p>Trump'ın açıklaması, uluslararası deniz ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nın statüsü ve uluslararası hukuk açısından yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.</p>

<p>Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün gerçekleştiği Hürmüz Boğazı'na ilişkin son gelişmeler, küresel enerji piyasaları ve uluslararası deniz taşımacılığı açısından yakından izlenmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/luladan-trumpa-tepki-hurmuz-bogazinda-yasananlarin-sorumlulugu-abdye-aittir</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 08:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/lula-1.webp" type="image/jpeg" length="80296"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[FDP, Berlin seçim kampanyasını Türkiye sınırına taşıdı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/fdp-berlin-secim-kampanyasini-turkiye-sinirina-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/fdp-berlin-secim-kampanyasini-turkiye-sinirina-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da FDP (Hür Demokrat Parti), Berlin Eyalet Meclisi seçimleri için dikkat çeken bir kampanyaya başladı. Partinin Berlin-Lichtenberg seçim bölgesi adayı Batuhan Temiz (30), seçim afişlerini ve broşürlerini bu kez Berlin'de değil, Bulgaristan ile Türkiye arasındaki Kapitan Andreewo–Kapıkule Sınır Kapısı'nda seçmenlerle buluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sarı yazı, mavi zemin ve FDP logosunun yer aldığı afişlerle kampanya yürüten Temiz, yaz tatili için Türkiye'ye giden Alman vatandaşı Türk kökenli seçmenlere ulaşmayı hedefliyor. </strong></p>

<p>Süheyla KAPLAN</p>

<p>Tatil sezonunda sınır kapısında saatler süren araç kuyruklarının oluşmasını fırsat olarak değerlendiren aday, bekleyen araçlar arasında dolaşarak broşür dağıtıyor.</p>

<p>Batuhan Temiz, araç plakalarına bakarak Almanya'dan gelen seçmenleri tespit edebildiğini belirterek, seçim çalışmasını özellikle bu seçmen kitlesine yönelik yürüttüğünü ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Berlin'de seçim afişlerinin ancak seçim gününden yedi hafta önce asılmasına izin verildiğini hatırlatan Temiz, Türkiye tarafında ise gerekli resmi izinleri aldığını söyledi. Kampanya için sınır bölgesinde afiş asma izninin Türkiye'deki ilgili valilik tarafından verildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/fdp1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>FDP'li siyasetçi, Berlin seçimlerinde oy kullanma hakkına sahip 200 binden fazla Alman vatandaşı Türk kökenli seçmen bulunduğunu belirterek, bu seçmenlerin küçük bir bölümünün bile FDP'ye oy vermesi halinde partinin yeniden Berlin Eyalet Meclisi'ne girebileceğini savundu. Son yıllarda birçok Türk kökenli seçmenin CDU'dan uzaklaştığını, bir kısmının Sol Parti veya AfD'ye yöneldiğini söyleyen Temiz, bu seçmenleri FDP'ye kazandırmak istediğini dile getirdi.</p>

<p>Ailesiyle birlikte Türkiye'de tatilde bulunan Batuhan Temiz, tatil süresince de seçim çalışmalarını sürdürüyor. Ankara'da liberal derneklerde konuşmalar yapmayı planlayan Temiz, dedesini ziyaret ederken de Berlin'de yaşayan Türk kökenli seçmenlerle seçimler hakkında görüşeceğini belirtti.</p>

<p>Kreuzberg doğumlu olan Temiz, daha sonra ailesiyle birlikte Charlottenburg'a taşındığını, eğitim hayatının ve kendi çabasıyla yükselmenin kendisi için önemli olduğunu ifade ediyor. Altı yıl önce FDP'ye katılan Temiz, meslek olarak doktor ve halen Alman Silahlı Kuvvetleri'nde üst düzey askeri doktor olarak görev yapıyor.</p>

<p>Seçim kampanyasında eğitim konusuna ağırlık veren Temiz, Türk kökenli seçmenler açısından en önemli konulardan birinin saygı görmek ve ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmemek olduğunu söyledi.</p>

<p>Türkçe hazırlanan seçim afişlerinde ise soyadının anlamından yararlanılıyor. Türkçede "Temiz" anlamına gelen soyadı üzerinden hazırlanan afişlerde "Berlin'i temizleyelim" sloganı kullanılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/fdp-berlin-secim-kampanyasini-turkiye-sinirina-tasidi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 22:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/fdp.jpg" type="image/jpeg" length="70237"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'li Senatör Lindsey Graham hayatını kaybetti: Trump "şüpheli bir durum yok" dedi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/abdli-senator-lindsey-graham-hayatini-kaybetti-trump-supheli-bir-durum-yok-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/abdli-senator-lindsey-graham-hayatini-kaybetti-trump-supheli-bir-durum-yok-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'li Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham'ın 71 yaşında yaşamını yitirmesinin ardından ölüm nedenine ilişkin ilk resmi bulgular açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Washington DC Adli Tıp Kurumu'nun ön incelemesine göre Graham'ın, aterosklerotik kardiyovasküler hastalığa (damar sertliği) bağlı gelişen aort diseksiyonu (ana atardamar yırtılması) sonucu hayatını kaybettiği bildirildi.</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump ise ölümün ardından ortaya atılan suikast iddialarını reddederek, Reuters'a yaptığı açıklamada olayda herhangi bir şüpheli durum bulunmadığını söyledi. Trump, Graham'ın ani gelişen bir kalp rahatsızlığı nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirtti. Başkan Trump'ın talimatıyla ülkede bayrakların 18 Temmuz Cumartesi gecesine kadar yarıya indirilmesine karar verildi.</p>

<p><strong>Suikast iddiaları gündeme geldi</strong></p>

<p>Lindsey Graham'ın ölümü, Ukrayna'nın başkenti Kiev'e yaptığı ziyaretin hemen ardından gerçekleşmesi nedeniyle sosyal medyada çeşitli iddiaları da beraberinde getirdi.</p>

<p>Donald Trump'ın eski Ukrayna Özel Temsilcisi Keith Kellogg'un kızı Meaghan Mobbs, sosyal medya platformu X'te yaptığı paylaşımda, ölüm nedeninin kapsamlı şekilde araştırılması gerektiğini savundu. Mobbs, tam kapsamlı adli otopsi yapılmasını, toksikolojik ve histolojik incelemelerin gerçekleştirilmesini, biyolojik örneklerin korunmasını ve soruşturmaya kolluk kuvvetleri ile karşı istihbarat birimlerinin de dahil edilmesini istedi.</p>

<p>Bu açıklamaların ardından sosyal medyada özellikle Rusya'nın olası bir suikast veya zehirleme girişiminde bulunmuş olabileceğine yönelik çok sayıda iddia ortaya atıldı. Ancak şu ana kadar bu iddiaları doğrulayan herhangi bir resmi bulgu paylaşılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ön otopsi: Aort diseksiyonu</strong></p>

<p>Graham'ın ofisinden yapılan açıklamada, adli tıp uzmanlarının ön değerlendirmesine göre ölümün ana atardamarda meydana gelen yırtılmadan kaynaklandığı belirtildi. Yetkililer, kesin ölüm nedeninin laboratuvar ve toksikolojik incelemelerin tamamlanmasının ardından netlik kazanacağını ifade etti.</p>

<p>ABD basınında yer alan haberlere göre, Graham'ın Washington'daki evine olay gecesi kalp rahatsızlığı ihbarı üzerine acil sağlık ekipleri sevk edildi.</p>

<p><strong>Ukrayna ve İsrail'in en güçlü destekçilerindendi</strong></p>

<p>Cumhuriyetçi Parti'nin dış politika alanındaki en etkili isimlerinden biri olan Graham, ölümünden bir gün önce Kiev'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya gelerek Rusya'ya yönelik yeni yaptırımları görüşmüştü.</p>

<p>Zelenskiy, yayımladığı taziye mesajında Graham'ı "özgürlüğün gerçek savunucularından biri" olarak nitelendirirken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da "İsrail en güçlü dostlarından birini kaybetti." ifadelerini kullandı ve cenaze törenine katılacağını açıkladı.</p>

<p><strong>Trump'ın yakın müttefiklerinden biri olmuştu</strong></p>

<p>Güney Carolina'yı uzun yıllar Senato'da temsil eden Lindsey Graham, 1990'lı yıllarda Başkan Bill Clinton'ın azil sürecindeki rolüyle ulusal siyasette öne çıktı. Daha sonra Senato Yargı Komitesi Başkanlığı görevini üstlenen Graham, yüzlerce federal yargıcın ve Yüksek Mahkeme Üyesi Brett Kavanaugh'un onay süreçlerinde önemli rol oynadı.</p>

<p>2016 başkanlık seçimleri sırasında Donald Trump'ın en sert Cumhuriyetçi eleştirmenlerinden biri olan Graham, ilerleyen yıllarda Trump'ın en yakın siyasi müttefikleri arasında yer aldı. Dış politikada sert çizgisiyle tanınan Graham, Ukrayna'ya askeri desteğin artırılmasını savunurken, İran yönetimine karşı da en sert açıklamaları yapan isimlerden biri olarak biliniyordu.</p>

<p><strong>Senato'da dengeler değişiyor</strong></p>

<p>Graham'ın yaşamını yitirmesi ve Cumhuriyetçi Senatör Mitch McConnell'ın sağlık sorunları nedeniyle görevine ara vermesi, Cumhuriyetçilerin Senato'daki etkin çoğunluğunu geçici olarak azalttı.</p>

<p>Güney Carolina Valisi Henry McMaster'ın boşalan koltuk için geçici bir atama yapması beklenirken, daha sonra düzenlenecek özel seçimle Graham'ın yerine gelecek senatör belirlenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/abdli-senator-lindsey-graham-hayatini-kaybetti-trump-supheli-bir-durum-yok-dedi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/graham.JPG" type="image/jpeg" length="61157"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hürmüz Boğazı'nda belirsizlik: İran "Kapalı", ABD "Açık" diyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/hurmuz-bogazinda-belirsizlik-iran-kapali-abd-acik-diyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/hurmuz-bogazinda-belirsizlik-iran-kapali-abd-acik-diyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasında yeniden tırmanan askeri gerilim, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nı yeniden küresel krizin merkezine taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Taraflar son 24 saat içinde karşılıklı olarak füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları düzenlerken, İran Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattığını ilan etti. </strong></p>

<p>ABD ise boğazın uluslararası deniz trafiğine açık olduğunu ve seyrüsefer güvenliğini sağlamaya devam edeceğini açıkladı.</p>

<p>Karşılıklı açıklamalar, bölgede tansiyonun daha da yükseleceğine işaret ederken, Körfez ülkeleri alarm seviyesini artırdı.</p>

<p><strong>ABD: İran'ın askeri kapasitesini hedef aldık</strong></p>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere yönelik saldırılarının ardından İran'a karşı yeni bir saldırı dalgası başlatıldığını duyurdu.</p>

<p>CENTCOM'un açıklamasına göre son operasyonda yaklaşık 140 askeri hedef vuruldu. Son üç gün içinde ise toplam 300'den fazla hedefin imha edildiği belirtildi. Hedefler arasında hava savunma sistemleri, radar istasyonları, füze rampaları, insansız hava aracı üsleri, Devrim Muhafızları'na ait deniz unsurları, mühimmat depoları ve komuta merkezlerinin bulunduğu ifade edildi.</p>

<p>ABD yönetimi, operasyonların amacının İran'ın Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik saldırı kapasitesini azaltmak olduğunu bildirdi.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump da yaptığı açıklamada, "İran'a ağır darbe vurduk." ifadelerini kullanırken, Hürmüz Boğazı'nın açık kalacağını ve uluslararası deniz ulaşımının korunacağını söyledi.</p>

<p><strong>İran: Hürmüz Boğazı kapalı</strong></p>

<p>İran Devrim Muhafızları ise ABD saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı'nın ikinci bir duyuruya kadar kapatıldığını açıkladı.</p>

<p>İran devlet medyasına göre, izinsiz rotada ilerlediği belirtilen bir gemiye uyarı ateşi açıldıktan sonra boğaz deniz trafiğine kapatıldı. Ertesi gün ikinci bir gemiye de müdahale edildiği öne sürüldü.</p>

<p>Yeni kurulan Basra Körfezi Boğaz İdaresi tarafından yapılan açıklamada, "ABD'nin yasa dışı askeri faaliyetleri nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndan geçişler şu an mümkün değildir. Güvenlik yeniden sağlandığında geçişlere izin verilecektir." denildi.</p>

<p>Ancak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı bu açıklamayı reddederek, Umman kıyılarına yakın oluşturulan alternatif güney rotasının çift yönlü deniz trafiğine açık olduğunu ve ticari gemilerin geçişlerini sürdürdüğünü duyurdu.</p>

<p><strong>Körfez ülkelerine saldırılar</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran, ABD'nin son operasyonlarına karşılık Körfez'deki Amerikan askeri varlığını hedef aldı.</p>

<p>İran Devrim Muhafızları, Ürdün, Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD askeri tesisleri ile komuta merkezlerine saldırılar düzenlediklerini açıkladı. İran kaynakları ayrıca Katar, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki ABD askeri unsurlarının da hedef alındığını öne sürdü.</p>

<p>Körfez ülkeleri ise peş peşe güvenlik uyarıları yayımladı.</p>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri, hava savunma sistemlerinin çok sayıda füze ve İHA'yı etkisiz hale getirdiğini açıkladı.</p>

<p>Bahreyn, İran kaynaklı hava saldırılarının önlendiğini duyururken, Kuveyt ordusu bazı tesislerde hasar meydana geldiğini ve bir petrol platformunda çalışan bir kişinin yaralandığını bildirdi.</p>

<p>Katar ise düşen füze parçaları nedeniyle biri çocuk olmak üzere üç kişinin yaralandığını açıklayarak saldırının tüm sorumluluğunun İran'a ait olduğunu bildirdi.</p>

<p>Umman da iki farklı bölgede düzenlenen İHA saldırılarının ardından İran'ın Maskat Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığı'na çağırarak resmî protestoda bulundu.</p>

<p><strong>Bender Abbas ve Kiş Adası çevresinde patlamalar</strong></p>

<p>İran basını, ABD'nin son saldırılarının ardından ülkenin güneyindeki stratejik Bender Abbas Limanı ile Hürmüz Boğazı girişindeki Kiş ve Kişm (Gheschm) adaları çevresinde çok sayıda patlama meydana geldiğini duyurdu.</p>

<p>Patlamaların askeri tesisler ve hava savunma sistemlerini hedef aldığı belirtilirken, İran ordusundan bir subayın yaşamını yitirdiği bildirildi.</p>

<p><strong>Hürmüz Boğazı yeniden enerji piyasalarının odağında</strong></p>

<p>Dünya petrolü ile sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki kriz, küresel enerji piyasalarını da doğrudan etkiledi.</p>

<p>Artan güvenlik endişeleri nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3'ün üzerinde yükselerek 78 doların üzerine çıktı. ABD tipi ham petrol (WTI) de benzer oranda değer kazandı.</p>

<p>Enerji fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon üzerindeki baskıyı artırabileceği değerlendirilirken, özellikle ABD'de yaklaşan Kongre seçimleri öncesinde akaryakıt fiyatlarının Donald Trump açısından siyasi risk oluşturabileceği yorumları yapılıyor.</p>

<p><strong>Diplomasi tamamen sona ermedi</strong></p>

<p>Askeri gerilim sürerken diplomatik temaslar ise tamamen kesilmiş değil.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi hafta sonu Maskat'ta Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik düzenlemelerini görüştü. İran tarafı, teknik ve siyasi düzeyde görüşmelerin Katar'ın da katılımıyla devam edeceğini açıkladı.</p>

<p>Arakçi ayrıca Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar ile yaptığı telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri değerlendirdi. İran basını, Pakistan'ın Washington ile Tahran arasında olası yeni müzakerelerde önemli arabuluculardan biri olabileceğini öne sürdü.</p>

<p>Öte yandan İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Tek taraflı anlaşmalar dönemi sona erdi. Ya sözünüzü tutun ya da bedelini ödeyin." ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD ile İran arasındaki karşılıklı saldırılar sürerken, Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmeler yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel enerji arzı, uluslararası deniz ticareti ve dünya ekonomisini de doğrudan etkilemeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/hurmuz-bogazinda-belirsizlik-iran-kapali-abd-acik-diyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 08:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/hurmuz-2.JPG" type="image/jpeg" length="85336"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Japonya'da gözaltına alınan Kürt senarist Murat Çiçek yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/japonyada-gozaltina-alinan-kurt-senarist-murat-cicek-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/japonyada-gozaltina-alinan-kurt-senarist-murat-cicek-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japonya'da yaşayan Kürt senarist, oyuncu ve işçi Murat Çiçek, maddi hasarlı bir trafik kazasının ardından götürüldüğü polis merkezinde yaşamını yitirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ailesi, 25 Haziran'da gözaltına alınan Çiçek'in 3 Temmuz'da hayatını kaybettiğini, ancak ölüm haberinin kendilerine beş gün sonra bildirildiğini açıkladı. Çiçek'in ölüm nedeni ise henüz açıklanmadı.</strong></p>

<p>Edinilen bilgilere göre, 2019 yılından bu yana Kürt nüfusunun yoğun olarak yaşadığı Kawaguchi kentinde yaşayan Murat Çiçek, karıştığı maddi hasarlı trafik kazasının ardından Hachioji kentindeki Takao Polis Karakolu'na götürüldü. Yakınlarının aktardığına göre, gözaltına alındıktan sonra telefonuna el konuldu ve avukatı dâhil hiç kimseyle görüştürülmedi.</p>

<p>Çiçek'in Kürt ve Japon arkadaşları bilgi almak amacıyla üç kez karakola başvurdu ancak yalnızca gözaltında olduğu bilgisi verildi. Durum daha sonra Almanya'da yaşayan ailesine ulaştırıldı.</p>

<p><strong>JAPON MAKAMLARI TÜRK KONSOLOSLUĞUNA BİLDİRDİ</strong></p>

<p>Aileye 8 Temmuz'da Japonya'daki Türkiye Konsolosluğu'ndan bir görevli tarafından yapılan bilgilendirmede, Japon makamlarının aktardığına göre Murat Çiçek'in 3 Temmuz'da yaşamını yitirdiği, ancak ölüm nedeninin henüz belirlenemediği ifade edildi.</p>

<p>Bunun üzerine aile, cenaze işlemlerini takip etmek ve süreci yerinde izlemek amacıyla 10 Temmuz'da Japonya'ya gitti. Aile, Çiçek'in hangi koşullarda yaşamını yitirdiğinin ve ölüm haberinin neden günlerce kendilerinden gizlendiğinin açıklığa kavuşturulmasını isterken, kötü muamele veya işkence ihtimalinin de araştırılmasını talep ediyor.</p>

<p>Japonya'ya yerleştikten sonra çeşitli işlerde çalışan Çiçek, geçen yıl gösterime giren ve biri Japon, diğeri Kürt iki işitme engelli kişinin iletişim mücadelesini anlatan <i>Minna, Oshaberi!</i> filminde rol aldı. Film, Tokyo Uluslararası Film Festivali programında da yer aldı. Türkiye'de ise çeşitli yapımlarda yardımcı rollerde görev alan Çiçek, bir süre Beşiktaş Kültür Merkezi'nde (BKM) oyuncu ve senarist olarak çalıştı.</p>

<p><strong>MERAL DANIŞ BEKTAŞ: "JAPON MAKAMLARINDAN AÇIKLAMA BEKLİYORUZ"</strong></p>

<p>Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş da Murat Çiçek'in gözaltında yaşamını yitirmesine ilişkin sosyal medya platformu X üzerinden açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beştaş, "Gözaltında bir insanın yaşamını yitirmesi mutlaka açıklığa kavuşturulması gereken son derece ciddi bir olaydır. Yaşanan sürece ilişkin tüm sorular şeffaf biçimde yanıtlanmalı, etkin ve bağımsız bir soruşturma yürütülmelidir. Murat Çiçek'e rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Gerçeklerin ortaya çıkmasını ve adaletin sağlanmasını, Japonya makamlarından açıklama bekliyoruz." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/japonyada-gozaltina-alinan-kurt-senarist-murat-cicek-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/murat-cicek.jpg" type="image/jpeg" length="90563"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran Hürmüz Boğazı'nı kapattı, ABD yeni saldırı başlattı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/iran-hurmuz-bogazini-kapatti-abd-yeni-saldiri-baslatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/iran-hurmuz-bogazini-kapatti-abd-yeni-saldiri-baslatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasında yeniden tırmanan gerilim, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nı savaşın merkezine taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD Başkanı Donald Trump'ın ateşkesin sona erdiğini açıklamasının ardından Washington'un İran'a yönelik yeni saldırılar başlattığını duyurması üzerine, İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Hürmüz Boğazı'nın "ikinci bir duyuruya kadar" deniz trafiğine kapatıldığını açıkladı.</strong></p>

<p>İran devlet ajansı IRNA'nın aktardığı açıklamada, uyarılara rağmen rotasını değiştirmediği ve deniz güvenliğini tehlikeye attığı öne sürülen bir gemiye uyarı ateşi açıldığı belirtilerek, ABD'nin bölgedeki askeri müdahaleleri sona erene kadar hiçbir geminin boğazdan geçişine izin verilmeyeceği ifade edildi.</p>

<p>Devrim Muhafızları ayrıca, "Amerikan-Siyonist düşmanın topraklarına girmesine izin veren ülkeler, bu müdahalenin sonuçlarından sorumlu tutulacaktır." açıklamasıyla bölge ülkelerine de uyarıda bulundu. İran basını, boğazda ikinci bir gemiye yönelik müdahalede bulunulduğunu da öne sürdü.</p>

<p><strong>CENTCOM: İran'a karşı üçüncü saldırı dalgası başlatıldı</strong></p>

<p>İran'ın açıklamasının ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, bu hafta İran'a yönelik üçüncü saldırı dalgasının başlatıldığını duyurdu.</p>

<p>CENTCOM, saldırıların Hürmüz Boğazı'nda Kıbrıs bandıralı bir konteyner gemisine düzenlendiği belirtilen saldırıya karşılık gerçekleştirildiğini açıkladı. Açıklamada, gemide bulunan sivil mürettebattan bir kişinin kayıp olduğu, çıkan yangın nedeniyle makine dairesinin ağır hasar aldığı ve geminin seyrine devam edemediği bildirildi.</p>

<p>ABD ordusu, Trump'ın talimatıyla gerçekleştirildiğini belirttiği operasyonlarda yaklaşık 140 hedefin vurulduğunu açıkladı. Hedefler arasında füze ve insansız hava aracı sistemleri, deniz kuvvetlerine ait tesisler, mühimmat depoları, iletişim altyapısı ve kıyı gözetleme merkezlerinin bulunduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>Körfez ülkelerinde alarm</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran ise ABD saldırılarına karşılık Körfez bölgesindeki Amerikan askeri üslerini hedef aldığını duyurdu. Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı, ülkeye yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarının hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini açıkladı.</p>

<p>Kuveyt, hava savunma sistemlerinin devreye alındığını bildirirken, Bahreyn'de sabaha karşı sirenler çaldı ve halka güvenli bölgelere geçmeleri çağrısı yapıldı. Katar İçişleri Bakanlığı da güvenlik tehdidinin ciddi olduğunu belirterek vatandaşlardan evlerinde kalmalarını ve pencerelerden uzak durmalarını istedi. Katar Savunma Bakanlığı ise hava savunma sistemlerinin bir füze saldırısını önlediğini açıkladı.</p>

<p><strong>Ateşkes fiilen sona erdi</strong></p>

<p>ABD ile İran arasında geçen ay varılan çerçeve mutabakatının ardından bölgede kısa süreli bir sakinlik yaşanmıştı. Ancak Trump'ın ateşkesin sona erdiğini ilan etmesiyle birlikte ABD'nin İran'a yönelik yeni saldırıları başladı.</p>

<p>İran Meclis Başkanı ve müzakere heyetinin önde gelen isimlerinden Muhammed Bakır Kalibaf ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Washington'u anlaşmayı ihlal etmekle suçladı. Kalibaf, "Tek taraflı anlaşmalar dönemi sona erdi. Sözünüzü tutun ya da bedelini ödeyin." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Öte yandan diplomatik temaslar tamamen kesilmiş değil. Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi'nin İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik ve deniz ulaşımını görüştüğü, tarafların teknik ve siyasi düzeyde temasları sürdürme konusunda mutabık kaldığı bildirildi.</p>

<p>Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı'nda yaşanan son gelişmeler, küresel enerji arzı ve bölgesel güvenlik açısından endişeleri yeniden artırmış durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/iran-hurmuz-bogazini-kapatti-abd-yeni-saldiri-baslatti</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/hurmuz-1.JPG" type="image/jpeg" length="35894"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da Deniz Göktaş'a Özgürlük Çağrısı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-deniz-goktasa-ozgurluk-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-deniz-goktasa-ozgurluk-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Hamburg kentinde, ODTÜ/METU Alumni Netzwerk Hamburg'un öncülüğünde ve demokratik sivil toplum kuruluşları ile çeşitli siyasi partilerin desteğiyle komedyen Deniz Göktaş'ın gözaltına alınması protesto edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kentin en işlek noktalarından Mönckebergstraße'de düzenlenen eylemde, ifade özgürlüğüne yönelik baskılar protesto edilirken, katılımcılar "Deniz Göktaş Serbest Bırakılsın" pankartları taşıdı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan açıklamalarda, Göktaş'ın hedef alınmasının yalnızca bir sanatçıya yönelik değil, ifade ve düşünce özgürlüğüne yönelik bir müdahale olduğu vurgulandı. Konuşmacılar, "Deniz'in hikâyesi artık bir stand-up gösterisinin sınırlarını aştı; farklı şehirlerde ve dayanışma etkinliklerinde yaşamaya devam ediyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hiciv ve mizahın demokratik toplumların vazgeçilmez unsurları olduğuna dikkat çekilen konuşmalarda, bir sanatçının yargılanmadan özgürlüğünden mahrum bırakılmasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı belirtildi.</p>

<p>Protestoda, Türkiye'de ifade özgürlüğünün güvence altına alınması, bağımsız yargının işletilmesi ve Deniz Göktaş'ın serbest bırakılması çağrısı yapıldı.</p>

<p>"Dışarı Atılmış İç Güçler" inisiyatifi ile ODTÜ/METU Alumni Netzwerk Hamburg'un çağrısıyla düzenlenen eylem, alkışlar ve sloganlarla sona erdi.</p>

<p>Fotoğraf: Süheyla Kaplan</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, HAMBURG, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-deniz-goktasa-ozgurluk-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 19:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/deniz-2.JPG" type="image/jpeg" length="96389"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da yeni sıcak hava dalgası: İlk altı ayda 5 bin 120 can kaybı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-yeni-sicak-hava-dalgasi-ilk-alti-ayda-5-bin-120-can-kaybi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-yeni-sicak-hava-dalgasi-ilk-alti-ayda-5-bin-120-can-kaybi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya, hafta sonundan itibaren yeni bir sıcak hava dalgasının etkisi altına girmeye hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Meteoroloji uzmanları özellikle ülkenin batı ve güneybatısında sıcaklıkların 35 dereceye yaklaşacağını belirtirken, Robert Koch Enstitüsü (RKI) yılın ilk altı ayında aşırı sıcaklara bağlı sağlık sorunları nedeniyle yaklaşık 5 bin 120 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. </strong></p>

<p><strong>Sıcaklıklar her gün artacak</strong></p>

<p>En fazla güneşin Rheinland-Pfalz, Saarland ve Baden-Württemberg eyaletlerinde görülmesi beklenirken, bu bölgelerde sıcaklıkların 26 ila 33 derece, Yukarı Ren (Oberrhein) bölgesinde ise 34 dereceye kadar çıkacağı tahmin ediliyor.</p>

<p><img alt="" height="609" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/almanya-da-hava-raporu-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="507" /></p>

<p><strong>Batı ve güneybatıda 35 derece bekleniyor</strong></p>

<p>Meteorologlara göre cuma ile pazar günleri arasında özellikle Kuzey Ren-Vestfalya, Saarland, Rheinland-Pfalz, Mosel Vadisi ve Oberrhein çevresinde sıcaklıklar 33 ila 35 dereceye ulaşacak.</p>

<p>Bu sıcaklıkların, Fransa üzerinde etkili olan "ısı kubbesi" (Heat Dome) nedeniyle Almanya'nın batı kesimlerinde daha yoğun hissedileceği belirtiliyor.</p>

<p>Kuzey ve doğu eyaletlerinde ise hava nispeten daha serin geçecek. Hamburg ve Berlin'de sıcaklıkların 28-29 derece, Berlin'de ise yer yer 30 dereceye ulaşması bekleniyor.</p>

<p><strong>Uzmanlar: Yeni sıcak hava dalgası başladı</strong></p>

<p>Meteorolog Dominik Jung, batı ve güneybatıda art arda üç gün boyunca 30 derecenin üzerindeki sıcaklıkların görülmesinin meteorolojik olarak sıcak hava dalgası anlamına geldiğini söyledi.</p>

<p>İklim bilimci Dr. Karsten Brandt ise gelecek hafta başında sıcaklıklarda kısa süreli bir düşüş ve yerel gök gürültülü sağanakların görülebileceğini, ancak bunun ardından havanın yeniden ısınacağını ifade etti.</p>

<p>Uzmanlar, bu sıcak hava dalgasının haziran sonunda yaşanan aşırı sıcaklar kadar etkili olmayacağını, mevcut tahminlere göre 40 derecenin görülmesinin beklenmediğini vurguluyor.</p>

<p><strong>Aşırı sıcaklar can almaya devam ediyor</strong></p>

<p>Öte yandan, Robert Koch Enstitüsü'nün (RKI) yayımladığı son verilere göre, yılın ilk altı ayında Almanya'da yaklaşık 5 bin 120 kişi aşırı sıcakların yol açtığı sağlık sorunları nedeniyle yaşamını yitirdi.</p>

<p>Bunların 4 bin 310'u, 22-28 Haziran tarihleri arasında etkili olan sıcak hava dalgası sırasında hayatını kaybetti.</p>

<p>Bu sayı, daha yılın ortasında önceki yılların tamamındaki rakamları geride bıraktı. Almanya'da sıcaklığa bağlı ölümler 2024 yılında yaklaşık 2 bin 900, 2023'te ise 3 bin 200 olarak kaydedilmişti.</p>

<p><strong>En büyük risk yaşlılarda</strong></p>

<p>RKI verilerine göre sıcaklığa bağlı ölümlerin yüzde 80'inden fazlasını 75 yaş ve üzerindeki kişiler oluşturuyor. Kadınlarda ölüm sayısının daha yüksek olduğu belirtilirken, bunun temel nedeninin ileri yaş grubunda kadın nüfusunun daha fazla olması olduğu ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilim insanları, sıcaklığın çoğu zaman tek başına ölüm nedeni olarak kayıtlara geçmediğini, kalp-damar hastalıkları ve diğer kronik rahatsızlıklarla birleştiğinde ölüm riskini önemli ölçüde artırdığına dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>"İklim değişikliğiyle risk daha da artacak"</strong></p>

<p>Helmholtz Münih Çevresel Riskler Araştırma Grubu Başkanı Prof. Dr. Alexandra Schneider, Avrupa'da bugün için soğuk havanın sıcaklardan daha fazla can aldığını ancak küresel iklim değişikliği nedeniyle bu tablonun hızla değiştiğini söyledi.</p>

<p>Schneider, yalnızca sıcaklığa bağlı ölümlerin değil, sıcak çarpması vakalarının, hastane başvurularının, sağlık sistemi üzerindeki yükün ve ekonomik maliyetlerin de giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurguladı. ( Kaynak: Tagesschau)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-yeni-sicak-hava-dalgasi-ilk-alti-ayda-5-bin-120-can-kaybi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/sicaklar.JPG" type="image/jpeg" length="61329"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump'tan İspanya'ya ticaret tehdidi: "Madrid yönetimiyle ticaret yapmak istemiyorum"]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/trumptan-ispanyaya-ticaret-tehdidi-madrid-yonetimiyle-ticaret-yapmak-istemiyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/trumptan-ispanyaya-ticaret-tehdidi-madrid-yonetimiyle-ticaret-yapmak-istemiyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'nde bu kez müttefik ülke İspanya'yı hedef aldı. Madrid yönetimini sert sözlerle eleştiren Trump, "İspanya ile ticaret yapmak istemiyorum" diyerek yeni bir diplomatik gerilim başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya'da haftalık çıkan Der Spiegel dergisi, Trump'ın bu çıkışının arkasında İspanya'nın İran krizi sırasında ABD'nin askeri planlarına destek vermemesinin yattığını yazdı</strong></p>

<p>Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın peş peşe yaptığı sert açıklamalar nedeniyle yeni bir diplomatik gerilime sahne oldu.</p>

<p>İran'a yönelik yeni askeri saldırının ardından bu kez NATO müttefiki İspanya'yı hedef alan Trump, Madrid yönetimiyle ticaret yapmak istemediğini söyledi.</p>

<p>NATO Zirvesi kapsamında konuşan Trump, İspanya'yı ittifakın "kötü ortaklarından biri" olarak nitelendirerek, "Onlarla ticaret yapmak istemiyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Trump'ın sözleri, NATO içinde yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi. ABD Başkanı daha önce de Avrupa ülkelerini savunma harcamalarını yetersiz bulduğu gerekçesiyle sık sık eleştirmişti.</p>

<p><strong>Gerilimin arkasında İran krizi var</strong></p>

<p>Spiegel dergisine göre Trump'ın İspanya'ya yönelik sert tavrının arkasında, İran savaşı sırasında yaşanan görüş ayrılıkları bulunuyor.</p>

<p>Haberde, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez'in, İran'a yönelik ABD operasyonları sırasında Amerikan ordusunun Rota ve Morón askeri üslerini kullanmasına izin vermemesinin Washington'da rahatsızlık yarattığı belirtildi. Dergi, bu gelişmenin ardından Sánchez'in Trump'ın en sert eleştirilerini yönelttiği Avrupalı liderlerden biri haline geldiğini aktardı.</p>

<p><strong>İran'da ateşkes yeniden sarsıldı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zirvenin gölgesinde İran ile ABD arasındaki gerilim de yeniden tırmandı. Trump, İran ile varılan kırılgan ateşkesin fiilen sona erdiğini açıklarken, ABD yönetimi İran petrolüne yönelik yaptırımları yeniden yürürlüğe koydu.</p>

<p>Buna karşılık İran yönetimi Washington'u sert ifadelerle suçladı ve ABD'nin Kuveyt ile Bahreyn'deki askeri hedeflerine insansız hava araçları ve füzelerle saldırılar düzenlediğini duyurdu.</p>

<p>Son gelişmeler, taraflar arasında yeni müzakerelerin geleceğine ilişkin belirsizliği artırırken, bölgede yeniden geniş çaplı bir askeri tırmanış yaşanabileceği yönündeki endişeleri de güçlendirdi.</p>

<p><strong>Sánchez geri adım atmıyor</strong></p>

<p>Der Spiegel, Trump'ın sert çıkışlarının İspanya Başbakanı Pedro Sánchez üzerinde beklenen baskıyı oluşturmadığını da vurguladı. Dergiye göre Sánchez, ABD Başkanı'na karşı sergilediği tutum sayesinde ülkesinde önemli ölçüde destek görüyor.</p>

<p>Haberde, "Trump öfkeleniyor, Sánchez ise gülümsüyor." değerlendirmesine yer verilerek, İspanya Başbakanı'nın Washington'a karşı izlediği çizginin iç politikada kendisine avantaj sağladığı ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/trumptan-ispanyaya-ticaret-tehdidi-madrid-yonetimiyle-ticaret-yapmak-istemiyorum</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 19:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/trump-25.JPG" type="image/jpeg" length="47370"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beş evde çıkan yangın seri cinayetleri ortaya çıkardı: Berlinli doktora müebbet]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/bes-evde-cikan-yangin-seri-cinayetleri-ortaya-cikardi-berlinli-doktora-muebbet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/bes-evde-cikan-yangin-seri-cinayetleri-ortaya-cikardi-berlinli-doktora-muebbet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Berlin'de beş hastanın evinde çıkan şüpheli yangınlar, bir seri cinayet zincirini ortaya çıkardı. Evde yaşam sonu bakım hizmeti veren doktor Johannes M., 15 ağır hastayı ölümcül ilaç karışımı enjekte ederek öldürmekten müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Savcılık ise 76 şüpheli ölümü daha soruşturuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya'nın başkenti Berlin'de yaşam sonu bakım hastalarına hizmet veren doktor Johannes M., 15 ağır hastayı "ölümcül ilaç karışımı" enjekte ederek öldürdüğü gerekçesiyle müebbet hapis cezasına çarptırıldı.</strong></p>

<p>Mahkeme, sanığın suçunun "özellikle ağır nitelikte" olduğuna hükmederken, ömür boyu meslekten men edilmesine ve cezasını tamamladıktan sonra da kamu güvenliği gerekçesiyle gözetim altında tutulmasına karar verdi. Savcılığın doktor hakkında 76 şüpheli ölümle ilgili soruşturması ise sürüyor.</p>

<p><strong>Mahkeme: Merhametten değil, öldürebildiği için öldürdü</strong></p>

<p>Berlin Eyalet Mahkemesi, 41 yaşındaki Johannes M.'nin Eylül 2021 ile Temmuz 2024 arasında, yaşları 25 ile 94 arasında değişen 12 kadın ve 3 erkek hastayı ev ziyaretleri sırasında çeşitli ilaçlardan oluşan ölümcül bir karışım enjekte ederek öldürdüğüne karar verdi.</p>

<p>Mahkeme Başkanı Sylvia Busch, iki saati aşkın süren gerekçeli kararında, sanığın eylemlerinin ne merhamet ne de "yanlış anlaşılmış ötanazi" kapsamında değerlendirilebileceğini belirterek, "Sanık hastalarını acıdığı için değil, öldürebildiği için öldürdü." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mahkeme ayrıca sanığın suçunun "özellikle ağır nitelikte" olduğuna hükmetti. Bu karar, Almanya'da müebbet hapis cezası alan hükümlüler için 15 yıl sonra yapılabilen şartlı tahliye değerlendirmesinin bu dosyada uygulanmaması anlamına geliyor.</p>

<p><strong>Ömür boyu meslek yasağı ve güvenlik gözetimi</strong></p>

<p>Mahkeme, Johannes M.'ye ömür boyu doktorluk yapma yasağı getirirken, cezasını tamamlamasının ardından da toplum için tehlike oluşturmaya devam edeceği gerekçesiyle güvenlik gözetimi (Sicherungsverwahrung) uygulanmasına karar verdi.</p>

<p>Hakimler, sanığın yeniden suç işleme eğilimi taşıdığı ve toplum açısından ciddi risk oluşturduğu değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>"Buzdağının yalnızca görünen kısmı olabilir"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kararda, davaya konu olan 15 cinayetin daha büyük bir tablonun parçası olabileceğine de dikkat çekildi.</p>

<p>Mahkeme, "Muhtemelen bu suçlar buzdağının yalnızca görünen kısmını oluşturuyor." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Savcılığın, Johannes M. hakkında Berlin'de yaşam sonu bakım hizmeti alan 76 hastanın ölümü de soruşturuluyor. ayrı bir soruşturma yürüttüğü, bu dosyalarla ilgili yeni bir iddianamenin yıl içinde hazırlanmasının beklendiği bildirildi. Ayrıca doktorun daha önce görev yaptığı Frankfurt kentindeki faaliyetleri de inceleme altına alındı.</p>

<p><strong>12 cinayeti kabul etti</strong></p>

<p>54'üncü duruşmada kısmi itirafta bulunan Johannes M., kendisine yöneltilen 15 cinayetten 12'sini kabul etti ve mağdurların yakınlarından özür diledi.</p>

<p>Mahkemedeki ifadesinde, mesleğinde giderek kendisini baskı altında hissettiğini, cinayetleri işlerken "kontrol ve mutlak güç duygusu" yaşadığını söyledi. Ayrıca, kurbanlarını acıdan kurtardığına kendisini inandırdığını öne sürdü.</p>

<p>Mahkemenin görevlendirdiği psikiyatri uzmanı ise sanığın ağır bir ruhsal hastalığının bulunmadığını, bu nedenle cezai sorumluluğunu azaltacak herhangi bir durumun söz konusu olmadığını belirtti.</p>

<p><strong>Şüpheyi yangınlar ortaya çıkardı</strong></p>

<p>Soruşturma, hayatını kaybeden bazı hastaların evlerinde çıkan yangınlar üzerine başladı. Aynı doktora ait hastaların ölümünden sonra art arda yaşanan beş yangın, ağır hastalara bakım ekibinin sorumlu doktorunun dikkatini çekti.</p>

<p>Durumu Berlin Kriminal Dairesi'ne bildirmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Johannes M., Ağustos 2024'te İtalya tatilinden dönerken Berlin Brandenburg Havalimanı'nda gözaltına alındı.</p>

<p>Soruşturma sırasında 16 hastanın mezarı açılarak otopsi yapıldı. Adli tıp uzmanları bazı cenazelerde kas gevşetici ilaç kalıntıları tespit etti. Ayrıca sanığın cep telefonu ve akıllı saat verilerinin incelenmesiyle, cinayetlerin işlendiği zaman ve yerlere ilişkin önemli delillere ulaşıldığı açıklandı.</p>

<p><strong>Karar temyize taşınacak</strong></p>

<p>Johannes M.'nin avukatı Christoph Stoll, kararın ardından temyize gideceklerini açıkladı. Stoll, mahkemenin müvekkiline ilişkin değerlendirmelerinin ve hukuki nitelendirmenin hatalı olduğunu savundu.</p>

<p>Savcılığın yürüttüğü 76 yeni soruşturmanın tamamlanması halinde Johannes M. hakkında yeni cinayet davalarının açılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/bes-evde-cikan-yangin-seri-cinayetleri-ortaya-cikardi-berlinli-doktora-muebbet</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin-mahkeme.jpg" type="image/jpeg" length="88637"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da otobüs şoförünün sefer sırasında namaz kılması tartışma yarattı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-otobus-soforunun-sefer-sirasinda-namaz-kilmasi-tartisma-yaratti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-otobus-soforunun-sefer-sirasinda-namaz-kilmasi-tartisma-yaratti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Bavyera eyaletinde bir belediye otobüsü şoförünün, sefer sırasında yolcular otobüsteyken namaz kılması kamuoyunda tartışma başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Landshut kenti yakınlarındaki Ergolding'de yaşanan olayın ardından belediyeye bağlı ulaşım şirketi iç soruşturma başlatırken, ibadet özgürlüğüne saygı duyulduğu ancak toplu taşıma hizmetinin kesintiye uğratılamayacağı vurgulandı.</strong></p>

<p>Olay, Landshut Belediyesi'ne bağlı toplu taşıma şirketinin işlettiği 612 numaralı hat üzerinde meydana geldi. Alman televizyon kanalı Sat.1 Bayern ile bölgesel haber portalı Idowa'nın aktardığına göre, otobüs şoförü Ergolding'deki bir durakta aracını durdurduktan sonra yolcu bölümünün arka tarafına geçti ve burada birkaç dakika namaz kıldı.</p>

<p><img alt="" height="501" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/landshut.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Yolcular şaşkınlık ve tedirginlik yaşadı</strong></p>

<p>Olay sırasında otobüste üç yolcunun bulunduğu belirtildi. Alman basınına göre yolcular yaşananlar karşısında şaşkınlık yaşarken, bazıları ise kendilerini tedirgin hissetti. Namaz nedeniyle sefer birkaç dakika gecikmeli devam etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Belediye: İbadet özgürlüğüne saygılıyız, ancak sefer aksatılamaz</strong></p>

<p>Olayın ardından açıklama yapan Landshut Belediyesi'ne bağlı şehir içi ulaşım işletmesi, sürücünün dini inancına saygı duyduklarını ancak görev sırasında önceliğin kamu hizmeti olduğunu vurguladı.</p>

<p>Açıklamada, "Hat seferleri sırasında çalışanlar yalnızca mesleki görevlerini yerine getirmelidir. Özel işler, özellikle toplu taşıma hizmeti yürütülürken işin aksamasına neden olamaz. İbadetler mola saatlerinde yerine getirilebilir." ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Yetkililer, olayın şirket içinde değerlendirildiğini ve gerekli incelemenin yapıldığını belirtti. Şoför hakkında disiplin yönünden nasıl bir işlem uygulanacağı ise henüz açıklanmadı.</p>

<p><strong>Hukuki çerçeve</strong></p>

<p>Almanya'da din ve vicdan özgürlüğü anayasal güvence altında bulunuyor. Ancak Yolcu Taşımacılığı Yasası (PBefG) ile toplu taşıma şirketlerinin çalışma kuralları, şoförlerin görev sırasında dikkatlerini tamamen trafik güvenliği ve yolcu taşımacılığına vermelerini öngörüyor.</p>

<p>Uzmanlara göre çalışanların ibadet hakkı korunmakla birlikte, bu hakkın kamu hizmetinin kesintiye uğramasına yol açacak şekilde kullanılması iş hukuku ve iş disiplini açısından değerlendirmeye alınabiliyor.</p>

<p>Olayın ardından sürücü hakkında idari veya disiplin yaptırımı uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin kararın, yürütülen iç incelemenin tamamlanmasının ardından verilmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-otobus-soforunun-sefer-sirasinda-namaz-kilmasi-tartisma-yaratti</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 19:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/sofor-2.JPG" type="image/jpeg" length="36411"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NATO Zirvesi'nde Grönland tartışması: Danimarka Başbakanı'ndan Trump'a sert yanıt]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/nato-zirvesinde-gronland-tartismasi-danimarka-basbakanindan-trumpa-sert-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/nato-zirvesinde-gronland-tartismasi-danimarka-basbakanindan-trumpa-sert-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin ikinci gününe, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland üzerindeki hak iddiasını yinelemesi damga vurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Trump'ın "Grönland ABD'nin kontrolünde olmalı" sözlerine Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen sert tepki göstererek, "Grönland elbette satılık değildir" dedi.</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Grönland'ın Danimarka'nın değil, ABD'nin kontrolünde olması gerektiğini savundu.</p>

<p>Trump, stratejik öneme sahip adanın güvenliğinin ancak ABD tarafından sağlanabileceğini öne sürerken, daha önce de dile getirdiği bu talebini NATO Zirvesi sırasında bir kez daha gündeme taşıdı.</p>

<p>ABD Başkanı ayrıca Avrupa'ya yönelik eleştirilerini de sürdürerek, "Gerekirse Avrupa'daki tüm askerlerimizi çekebiliriz" ifadelerini kullandı. Avrupa'nın göç ve enerji politikalarını da eleştiren Trump, "Avrupalılar dikkatli olmazsa yakında ortada Avrupa diye bir şey kalmayacak" dedi. Ancak bu açıklamalarına rağmen ABD askerlerinin çekilmesine ilişkin somut bir adım ya da takvim açıklamadı.</p>

<p><strong>Danimarka: "Grönland satılık değildir"</strong></p>

<p>Trump'ın açıklamalarına en net yanıt Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen'den geldi.</p>

<p>NATO Zirvesi kapsamında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Frederiksen, ABD'nin Grönland konusundaki tutumunun uzun süredir değişmediğini belirterek, Danimarka'nın pozisyonunun da aynı açıklıkta olduğunu söyledi.</p>

<p>"<strong>Grönland elbette satılık değildir. Müttefiklerimiz de dahil olmak üzere herkesin Grönland halkının kendi geleceğini tayin etme hakkına saygı duymasını bekliyoruz</strong>" diyen Frederiksen, Danimarka'nın egemen bir devlet olduğunu vurgulayarak tüm müttefiklerin ülkesinin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı göstermesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>"NATO'nun her karış toprağını savunmaya hazırız"</strong></p>

<p>Bir gazetecinin, olası bir askeri müdahale durumunda Grönland'ın savunulup savunulmayacağı yönündeki sorusunu da yanıtlayan Frederiksen, NATO'nun ortak savunma ilkesine dikkat çekti.</p>

<p>"Kendi topraklarımız da dahil olmak üzere NATO'nun her bir karışını savunmaya hazırız" diyen Danimarka Başbakanı, İttifak'ın kuruluş amacının da üye ülkelerin birbirini savunması olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Frederiksen, NATO Antlaşması'nın 5. maddesinin tüm üyeler için güvence oluşturduğunu ifade ederek, bunun yalnızca Rusya'nın baskısıyla karşı karşıya bulunan doğu kanadı için değil, geçmişte 11 Eylül saldırılarında ABD için geçerli olduğu gibi, Grönland için de aynı şekilde uygulanacağını söyledi.</p>

<p><strong>Rutte: "ABD'nin NATO'ya bağlılığı tam"</strong></p>

<p>Trump'ın açıklamalarının ittifak içinde yeni bir gerilim yaratabileceği yönündeki değerlendirmelere karşı NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD'nin NATO'ya bağlılığının sürdüğünü savundu.</p>

<p>Ankara'daki zirvenin ikinci gününde konuşan Rutte, "ABD'nin NATO'ya bağlılığı konusunda hiçbir şüphem yok" diyerek Washington'un ittifakı kendi güvenliği açısından da vazgeçilmez gördüğünü söyledi.</p>

<p>Rutte, özellikle Rusya'nın denizaltı faaliyetleri ve Avrupa'nın güvenliği açısından NATO'nun ABD için stratejik önem taşımaya devam ettiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Gündemde savunma harcamaları da var</strong></p>

<p>Zirvenin ikinci gününün önemli başlıklarından biri de savunma harcamalarının artırılması oldu.</p>

<p>Trump, uzun süredir Avrupa ülkelerinin savunmaya yeterince kaynak ayırmadığını savunurken, NATO Genel Sekreteri Rutte de ABD'nin bu beklentisini "tamamen haklı" olarak değerlendirdi.</p>

<p>Rutte, son dönemde Avrupa ülkeleri ile Kanada'nın savunma bütçelerini artırmasının hem NATO'nun caydırıcılığını güçlendirdiğini hem de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin açısından bir başarısızlık anlamına geldiğini belirterek, bunun aynı zamanda Trump yönetiminin önemli bir siyasi kazanımı olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/nato-zirvesinde-gronland-tartismasi-danimarka-basbakanindan-trumpa-sert-yanit</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 16:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/nato-4.JPG" type="image/jpeg" length="66428"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'den Hürmüz'de geniş çaplı saldırı: İran, ABD üslerini İHA'larla hedef aldı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/abdden-hurmuzde-genis-capli-saldiri-iran-abd-uslerini-ihalarla-hedef-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/abdden-hurmuzde-genis-capli-saldiri-iran-abd-uslerini-ihalarla-hedef-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'ın, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Liderler Zirvesi sırasında İran'a yönelik yeni askeri operasyon emrini verdiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD ordusu, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik saldırılarına karşılık olarak 80'den fazla askeri hedefi vururken, Tahran da Körfez'deki ABD üslerine füze ve İHA saldırılarıyla karşılık verdi. Böylece, kırılgan ateşkes bir kez daha ciddi biçimde sarsıldı.</strong></p>

<p><strong>Operasyon emri Ankara'da verildi</strong></p>

<p>ABD basınında yer alan haberlere göre Donald Trump, NATO Zirvesi için bulunduğu Ankara'da Savunma Bakanı Pete Hegseth, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hazine Bakanı Scott Bessent ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine ile bir güvenlik toplantısı gerçekleştirdi. Toplantının ardından Trump'ın İran'a yönelik operasyonu onayladığı ve saldırı emrini verdiği belirtildi.</p>

<p>ABD'li bir yetkili, operasyonun "İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen sivil ticaret gemilerine yönelik uluslararası hukuku ihlal eden saldırılarına doğrudan bir yanıt" olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>ABD: 80'den fazla hedef vuruldu</strong></p>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın güneyindeki ve Hürmüz Boğazı çevresindeki 80'den fazla hedefin vurulduğunu açıkladı.</p>

<p>Açıklamaya göre saldırılarda; Hava savunma sistemleri, gemi savar füze bataryaları, devrim Muhafızları'na ait 60'tan fazla sürat botu ve boğaz çevresindeki çeşitli askeri tesisler hedef alındı.</p>

<p>Washington, operasyonun amacının İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini tehdit etme kapasitesini zayıflatmak olduğunu bildirdi.</p>

<p>ABD ordusu ayrıca, İran'ın boğazdan geçen üç ticaret gemisine düzenlediği saldırının "ateşkesin açık ihlali" olduğunu belirterek Tahran'ın bunun "ağır bedelini ödeyeceğini" açıkladı.</p>

<p><strong>İran'dan misilleme</strong></p>

<p>İran ise ABD saldırılarına kısa süre içinde karşılık verdi.</p>

<p>Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD askeri üslerine füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlendiği duyuruldu.</p>

<p>İran devlet televizyonu, toplam 85 ABD askeri hedefinin vurulduğunu öne sürerken, Bahreyn ve Kuveyt yönetimleri hava savunma sistemlerinin devreye alındığını doğruladı.</p>

<p>Öte yandan İran medyası, Bandar Abbas, Sirik ve Keşm Adası çevresinde çok sayıda patlama meydana geldiğini aktardı. Tahran yönetimi saldırıları doğruladı ancak can kaybı veya hasara ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşmadı.</p>

<p><strong>Petrol yaptırımları yeniden yürürlükte</strong></p>

<p>Askeri operasyonla eş zamanlı olarak Washington yönetimi, İran petrolünün satışına ilişkin daha önce tanınan lisansı da iptal etti.</p>

<p>ABD Hazine Bakanlığı, yaptırımların yeniden yürürlüğe girdiğini belirterek, İran'ın uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmediği sürece herhangi bir yaptırım kolaylığından yararlanamayacağını açıkladı.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı ise kararı ateşkes anlaşmasının ihlali olarak nitelendirerek Washington'u bölgedeki gelişmelerden sorumlu tuttu. Açıklamada, "Ulusal güvenliğimizi korumak için gerekli tüm adımları atacağız" denildi.</p>

<p><strong>NATO'dan ABD'ye destek</strong></p>

<p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara'daki zirvede yaptığı değerlendirmede ABD'nin saldırılarını "kesinlikle gerekli" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Rutte, İran'ın ateşkesi ihlal ettiğini savunarak, "ABD'nin kararlı şekilde karşılık vermesi son derece önemliydi" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eski NATO Avrupa Kuvvetleri Komutanı James Stavridis de CNN'e yaptığı açıklamada Trump yönetiminin izlediği stratejiyi destekledi. Stavridis, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını kırmanın yolunun askeri baskının yanı sıra ekonomik yaptırımların artırılmasından geçtiğini belirterek, "Başarının anahtarı İran ekonomisi üzerindeki baskının ne kadar sürdürülebileceğidir" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Ateşkes yeniden tehlikede</strong></p>

<p>Geçtiğimiz ay haftalar süren çatışmaların ardından varılan geçici ateşkesin ardından taraflar kapsamlı bir anlaşma için müzakere yürütmeyi planlıyordu. Ancak son askeri operasyonlar ve karşılıklı saldırılar, diplomatik sürecin yeniden çıkmaza girdiğine işaret ediyor.</p>

<p>ABD Başkanı Trump daha önce İran'a yönelik "Ya anlaşma yapılacak ya da işi tamamen bitireceğiz" uyarısında bulunmuştu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise tehditler sürdüğü sürece kalıcı bir anlaşma için müzakerelere başlamayacaklarını açıklamıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/abdden-hurmuzde-genis-capli-saldiri-iran-abd-uslerini-ihalarla-hedef-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/savas-10.jpg" type="image/jpeg" length="17593"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alman basını: NATO Zirvesi öncesi Ankara'da yoksul mahalleler reklam panolarıyla kapatıldı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/alman-basini-nato-zirvesi-oncesi-ankarada-yoksul-mahalleler-reklam-panolariyla-kapatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/alman-basini-nato-zirvesi-oncesi-ankarada-yoksul-mahalleler-reklam-panolariyla-kapatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın önde gelen gazetelerinden Frankfurter Rundschau, NATO Zirvesi öncesinde Ankara'daki hazırlıkları ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi konumunu SPD Federal Milletvekili Macit Karaahmetoğlu ile yaptığı kapsamlı söyleşi üzerinden mercek altına aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haberde, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne giden yollar boyunca yerleştirilen reklam panolarıyla, NATO liderlerinin Ankara'nın yoksul mahallelerini görmesinin önüne geçildiği öne sürüldü.</strong></p>

<p>SPD'li milletvekili Macit Karaahmetoğlu, bunun yalnızca estetik bir düzenleme olmadığını savunarak, "Bu panolar sembolik bir anlam taşıyor. Erdoğan gerçekliği görünmez kılmak istiyor" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Karaahmetoğlu'na göre, Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu ekonomik sıkıntılar, yüksek enflasyon ve hızla değer kaybeden Türk lirası iktidarın toplumsal desteğini zayıflatırken, NATO Zirvesi Cumhurbaşkanı Erdoğan açısından hem uluslararası kamuoyuna hem de seçmenine yönelik önemli bir güç gösterisi niteliği taşıyor.</p>

<p><strong>Muhalefet üzerindeki baskıya dikkat çekildi</strong></p>

<p>Analizde, son aylarda Türkiye'de muhalefete yönelik baskıların daha da arttığına işaret edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından yüz binlerce kişinin protestolar için sokaklara çıktığı, güvenlik güçlerinin gösterilere sert müdahalede bulunduğu hatırlatıldı. Zirve öncesinde çok sayıda gazeteci, akademisyen ve hükümet karşıtı ismin gözaltına alınmasının da ülkedeki gergin siyasi atmosferi daha da derinleştirdiği vurgulandı.</p>

<p>Karaahmetoğlu, Erdoğan'ın siyasi rakiplerini sistemli biçimde tasfiye etmeye çalıştığını öne sürerek, <strong>"Karşısına yalnızca kendisi için tehdit oluşturmayacak isimlerin çıkmasını istiyor. Bu nedenle Türkiye'deki demokratik rekabet giderek zayıflıyor"</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Reklam panoları gerçeği değiştirmiyor"</strong></p>

<p>Alman siyasetçi, NATO liderlerinin Ankara'daki tabloyu yalnızca zirvenin görkemli atmosferi üzerinden değerlendirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Başta Almanya Başbakanı Friedrich Merz olmak üzere ittifak liderlerinin Erdoğan ile yapacakları görüşmelerde hukuk devleti, basın özgürlüğü ve demokratik standartlar konusunu da gündeme getirmesi gerektiğini belirten Karaahmetoğlu, <strong>"Reklam panoları bizi aldatmamalı. Türkiye'de demokrasinin ciddi bir baskı altında olduğu gerçeği göz ardı edilmemeli" </strong>dedi.</p>

<p><strong>Türkiye'nin NATO'daki ağırlığı artıyor</strong></p>

<p>Öte yandan değerlendirmede, tüm eleştirilere rağmen Türkiye'nin NATO açısından stratejik öneminin son dönemde yeniden arttığına dikkat çekildi.</p>

<p>Karadeniz'e açılan kapı olması, Orta Doğu'ya komşuluğu ve ittifakın güneydoğu kanadındaki konumu nedeniyle Ankara'nın Avrupa'nın güvenlik politikalarında vazgeçilmez bir aktör haline geldiği ifade edildi.</p>

<p>ABD'de Donald Trump'ın yeniden başkan seçilmesi halinde Washington'un NATO'ya yaklaşımının değişebileceği ihtimali de Avrupa başkentlerini Türkiye ile daha yakın iş birliği arayışına yöneltiyor. Bu nedenle, Ankara'daki demokratik değerlerden kopuşa yönelik eleştiriler sürse de, Türkiye'nin jeostratejik konumu Batılı müttefikler açısından önemini koruyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/alman-basini-nato-zirvesi-oncesi-ankarada-yoksul-mahalleler-reklam-panolariyla-kapatildi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 19:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/nato-yazili-panolar.JPG" type="image/jpeg" length="82455"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AP Raportörü: AKP seçimlerde başaramadığını yargıyı kullanarak yapmaya çalışıyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/ap-raportoru-akp-secimlerde-basaramadigini-yargiyi-kullanarak-yapmaya-calisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/ap-raportoru-akp-secimlerde-basaramadigini-yargiyi-kullanarak-yapmaya-calisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AP Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'de görülen davalarını takip ettikten sonra yaptığı açıklamada yargı süreçlerinin bağımsız yargıyla bağdaşmadığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, Ekrem İmamoğlu'nun duruşmalarını takip ettikten sonra yaptığı açıklamada, burada bulunmalarının Türkiye'nin iç işlerine müdahale olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti.</strong></p>

<p>Amor, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raportörü olarak görevinin, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne aday ülke olması nedeniyle katılım sürecini ve demokratik standartları takip etmek olduğunu ifade etti.</p>

<p>Avrupa Parlamentosu'nun kısa süre önce kabul ettiği Türkiye raporunu hatırlatan Amor,<strong> "Durumun daha kötüye gidebileceğini düşünmek istemiyorduk. Ancak iktidarın hayal gücü her defasında sınırları aşmayı başarıyor" </strong>dedi.</p>

<p>Ankara'da NATO Zirvesi'nin düzenlendiği gün Ekrem İmamoğlu'nun üç ayrı davada savunma yapmak zorunda bırakılmasının dikkat çekici olduğunu söyleyen Amor, Adalet Bakanı Akın Gürlek’i eleştirdi ve şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bugün Ankara'da NATO Zirvesi düzenlenirken aynı kişinin üç ayrı davada aynı gün savunma yapmak zorunda bırakılması tesadüf değildir. İstatistiksel olarak bunun bağımsız bir yargı sisteminde gerçekleşmesi mümkün değildir. Zaten burada bulunmamızın nedenlerinden biri de budur.</p>

<p>Bugün Avrupa Parlamentosu ve Avrupa'daki Sosyal Demokrat aile adına dayanışmamızı göstermek ve Türkiye'de yargı bağımsızlığındaki gerilemenin hangi noktaya ulaştığını yerinde görmek istiyoruz.</p>

<p>Dakikalar önce Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasının gelecek yılın ilk günlerine ertelendiğini öğrendik. Aynı zamanda bugün üç farklı davada savunma yapmak zorunda bırakıldı ve bu davalardan bazılarının 9 Temmuz'a kadar sonuçlandırılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gerçekten, Türkiye dışında herhangi biri bu yargının bağımsız olduğuna inanabilir mi? Eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ve mevcut Adalet Bakanı Akın Gürlek'in atanmasının ne anlama geldiğini hepiniz biliyorsunuz. Akın Gürlek hiçbir demokratik reformun parçası olamaz. Çünkü Ekrem İmamoğlu'nun siyasi rekabetten uzaklaştırılması sürecinde siyasi bir araç olarak kullanıldı. AK Parti'nin seçimlerde başaramadığını yargıyı ve savcıları kullanarak gerçekleştirmeye çalıştılar.”</p>

<p>Basın toplantısında söz alan İzlandalı AP üyesi ve NATO Parlamenterler Asamblesi İzlanda Delegasyonu Başkanı Dagur Eggertson ise İstanbul ve Türkiye'nin dostu olarak yaşanan gelişmelerden endişe duyduklarını belirterek, Eurocities, Özgür Şehirler Paktı ve B40 Balkan Kentleri Ağı'nın da aynı gün ortak açıklama yayımladığını hatırlattı.</p>

<p>İzlandalı milletvekili, <strong>"Avrupa'nın ve dünyanın birçok kentinin gözü bugün burada yaşananların üzerinde" </strong>dedi.</p>

<p>Portekizli milletvekili ve AP eski üyesi Rui Tavares de daha önce Avrupa Parlamentosu adına Macaristan raportörlüğü yaptığını belirterek, yıllarca hukukun üstünlüğü ve demokraside yaşanan gerilemeyi takip ettiğini söyledi.</p>

<p>Macaristan'da bugün değişim umudunun yeniden doğduğunu ifade eden Tavares, "Bu nedenle Türkiye için de umut olduğunu düşünüyorum. Bugün duruşma salonunda Ekrem İmamoğlu'nun sergilediği liderliği gördüm. Dayanışmam yalnızca onunla değil; gazetecilerle, sivil toplumla, sendikalarla, kadın hareketiyle, LGBTİ+ hareketiyle ve demokrasi, hukukun üstünlüğü ile temel haklar için mücadele eden herkesledir. Bugün bu adliyede tanık olduğumuz şey, demokrasi ile otokrasi arasındaki mücadeledir. Aynı zamanda Türkiye'nin de parçası olabileceği ortak demokratik Avrupa projesi için verilen bir mücadeledir" diye konuştu.</p>

<p>ANKA</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/ap-raportoru-akp-secimlerde-basaramadigini-yargiyi-kullanarak-yapmaya-calisiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 18:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/amor1.JPG" type="image/jpeg" length="43761"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Venezuela'daki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bini aştı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/venezueladaki-depremlerde-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-3-bini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/venezueladaki-depremlerde-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-3-bini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Venezuela'da 24 Haziran'da meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki iki yıkıcı depremin ardından bilanço ağırlaşmaya devam ediyor. Yetkililer, hayatını kaybedenlerin sayısının 3 bin 342'ye yükseldiğini açıklarken, arama kurtarma ekipleri enkaz altında yaşam belirtisi aramayı sürdürüyor. Birleşmiş Milletler ise kayıp kişi sayısının on binlerle ifade edilebileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Jorge Rodríguez, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, depremlerde yaralananların sayısının 16 bin 740'a ulaştığını bildirdi.</strong></p>

<p>Yaralı sayısı 16 bini aştı<strong> </strong></p>

<p>Rodríguez, şu ana kadar 6 bin 462 kişinin enkazdan sağ çıkarıldığını, 17 bin 345 kişinin evsiz kaldığını ve afetzedeler için 79 geçici barınma merkezinin kurulduğunu belirtti.</p>

<p>Yetkililerin bugüne kadar 86 bin 794 aileye insani yardım ulaştırdığını aktaran Rodríguez, deprem bölgesine 9 bin 585 ton gıda ile 669 bin litreden fazla içme suyu sevk edildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Kayıp sayısı hâlâ belirsiz</strong></p>

<p>Hükümet, kayıp kişilerin sayısına ilişkin resmî bir açıklama yapmazken, kayıp başvurularının alınabilmesi amacıyla telefon hattı ve dijital platform oluşturuldu. Yerel basına göre, "Venezuela Depremi Kayıpları" adlı sivil girişimin internet sitesine şimdiye kadar 31 binden fazla kayıp bildirimi yapıldı.</p>

<p>Birleşmiş Milletler ise kayıp kişi sayısının 50 bine kadar ulaşabileceği tahmininde bulunurken, belirsizlik felaketin gerçek boyutuna ilişkin endişeleri artırıyor.</p>

<p><strong>La Guaira en ağır darbeyi aldı</strong></p>

<p>ABD Jeolojik Araştırma Merkezi'nin (USGS) verilerine göre, 24 Haziran'da yalnızca 39 saniye arayla meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki iki deprem özellikle La Guaira eyaletinde büyük yıkıma yol açtı.</p>

<p>Resmî verilere göre 190 bina tamamen yıkıldı, en az 856 bina ise ağır hasar gördü. Aralarında hastanelerin de bulunduğu çok sayıda kamu binası kullanılamaz hale gelirken, bazı köprü ve karayolları çöktüğü için birçok bölgeye ulaşım hâlâ sağlanamıyor.</p>

<p><strong>Arama kurtarma çalışmaları sürüyor</strong></p>

<p>Venezuelalı ekiplerin yanı sıra çok sayıda ülkeden gelen arama kurtarma ekipleri de enkaz altında kalanlara ulaşmaya çalışıyor. Yetkililer, bölgede 29 bin 567 asker ve polis ile 27 bin 482 gönüllünün görev yaptığını açıkladı.</p>

<p>Ancak depremzedeler ve yardım kuruluşları, ağır iş makinelerinin yetersizliği nedeniyle enkaz kaldırma çalışmalarının yavaş ilerlediğini belirterek hükümeti gecikmekle eleştiriyor. Birçok bölgede kurtarma çalışmalarının büyük ölçüde gönüllüler ve uluslararası ekiplerin desteğiyle sürdürüldüğü ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Hükümete eleştiriler arttı</strong></p>

<p>Depremin ardından hükümetin müdahalesinin yetersiz kaldığı yönündeki eleştiriler kamuoyunda giderek büyüyor. Depremzedeler ve sivil toplum kuruluşları, özellikle ilk günlerde koordinasyon eksikliği ve ekipman yetersizliği yaşandığını savunuyor.</p>

<p>Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez ise ülkenin 215. Bağımsızlık Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada eleştirilere yanıt verdi. Rodríguez, güvenlik güçlerinin depremin hemen ardından bölgeye sevk edildiğini belirterek, gelecekte benzer afetlere daha hızlı müdahale edebilmek amacıyla yeni bir askerî acil durum ve afet müdahale birimi kurulacağını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Maddi hasar milyarlarca doları buldu</strong></p>

<p>Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), depremlerin yol açtığı doğrudan fiziksel hasarın yaklaşık <strong>6,7 milyar dolar</strong> olduğunu tahmin ediyor.</p>

<p>Arama kurtarma çalışmalarının devam ettiği ülkede, enkaz altında hâlâ çok sayıda kişinin bulunabileceği endişesi nedeniyle can kaybının önümüzdeki günlerde daha da artmasından korkuluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/venezueladaki-depremlerde-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-3-bini-asti</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/venezuela-da-deprem.jpg" type="image/jpeg" length="59712"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NATO Zirvesi Ankara'da: Erdoğan dünya liderlerini ağırlayacak]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/nato-zirvesi-ankarada-erdogan-dunya-liderlerini-agirlayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/nato-zirvesi-ankarada-erdogan-dunya-liderlerini-agirlayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'ne ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, Ankara hem uluslararası diplomasinin hem de güvenlik önlemlerinin merkezine dönüşüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><strong>ABD Başkanı Donald Trump, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve 30'dan fazla liderin katılacağı zirve, Türkiye'nin NATO içindeki artan ağırlığını da yeniden gündeme taşıyor.</strong></p>

<p><strong>Erdoğan'ın gövde gösterisi</strong></p>

<p>Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan açısından yalnızca diplomatik bir organizasyon değil, aynı zamanda uluslararası arenadaki konumunu güçlendirme fırsatı olarak görülüyor.</p>

<p>Liderler, 2014 yılında tamamlanan ve bini aşkın odasıyla dünyanın en büyük devlet başkanlığı komplekslerinden biri olan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırlanacak. Zirve öncesinde Ankara'da güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarılırken, yaklaşık 56 bin güvenlik görevlisinin görev yapacağı açıklandı. Devlet konuklarının ulaşımı için askerî havaalanının da genişletildiği bildirildi.</p>

<p><strong>Türkiye yeniden NATO'nun kilit ülkesi</strong></p>

<p>Son yıllarda Rusya ile yakın ilişkileri nedeniyle NATO içinde eleştirilerin hedefi olan Türkiye, bugün yeniden ittifakın vazgeçilmez üyelerinden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Karadeniz'e açılan boğazları kontrol etmesi, Orta Doğu'ya komşu olması ve ABD'den sonra NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip bulunması nedeniyle Ankara'nın stratejik önemi giderek arttı.</p>

<p>Erdoğan da zirve öncesinde yaptığı açıklamalarda Türkiye'nin askerî gücünün NATO için vazgeçilmez olduğunu belirterek, <strong>"Texas'tan Ankara'ya uzanan güçlü bir güvenlik ve savunma ağı kurulmalı"</strong> mesajını verdi.</p>

<p><strong>Trump-Erdoğan görüşmesi merakla bekleniyor</strong></p>

<p>Zirvenin en dikkat çeken başlıklarından biri ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılması beklenen görüşme olacak.</p>

<p>Trump'ın geçmişte Erdoğan'ı "güçlü bir lider" ve "dost" olarak nitelendirmesi, iki lider arasındaki ilişkinin diğer Batılı liderlere kıyasla daha sıcak olduğu değerlendirmelerine yol açıyor.</p>

<p>Diplomatik çevreler, Trump ile Erdoğan arasındaki temasların zirvenin en kritik görüşmelerinden biri olacağını belirtiyor.</p>

<p><strong>Avrupa'nın Türkiye'ye ihtiyacı arttı</strong></p>

<p>Avrupa başkentlerinde de Türkiye'nin NATO içindeki rolüne yönelik yaklaşımın değiştiği değerlendiriliyor.</p>

<p>Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, Orta Doğu'daki çatışmalar ve ABD'nin gelecekte NATO'daki rolüne ilişkin belirsizlikler nedeniyle Avrupa ülkeleri Ankara'yı güvenlik mimarisinin vazgeçilmez parçalarından biri olarak görüyor.</p>

<p>Diplomatik kaynaklara göre Avrupa, hem Ukrayna savaşında Rusya üzerindeki baskının artırılmasında hem de olası yeni güvenlik düzenlemelerinde Türkiye'nin desteğini önemli görüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>S-400 krizinden yeni iş birliklerine</strong></p>

<p>2017 yılında Türkiye'nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini satın alması NATO içinde ciddi kriz yaratmış, Ankara'nın Finlandiya ve özellikle İsveç'in NATO üyeliğini uzun süre geciktirmesi de ittifak içinde gerilime neden olmuştu.</p>

<p>Ancak son dönemde Türkiye'nin Moskova ile ekonomik ilişkilerini azaltması ve Suriye'deki gelişmeler sonrasında Rusya ile mesafenin açılması, Ankara ile Batılı müttefikler arasındaki ilişkilerin yeniden güçlenmesini sağladı.</p>

<p>Zirvede yeni savunma sanayi iş birliklerinin de gündeme gelmesi bekleniyor. Türkiye'nin ABD'den F-35 savaş uçakları başta olmak üzere çeşitli savunma sistemlerine yönelik taleplerini yeniden dile getirmesi öngörülüyor.</p>

<p><strong>AB ile ilişkilerde yeni dönem arayışı</strong></p>

<p>NATO Zirvesi öncesinde Avrupa Birliği de Ankara ile temaslarını hızlandırdı.</p>

<p>AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile Avrupa Komisyonu üyeleri Marta Kos ve Magnus Brunner, Ankara'da güvenlik, ticaret, enerji ve göç alanlarında iş birliğini görüştü.</p>

<p>Her ne kadar Avrupa Parlamentosu son Türkiye raporunda demokrasi, hukuk devleti ve muhalefete yönelik baskılar konusunda eleştirilerini sürdürse de, güvenlik alanındaki gelişmeler nedeniyle Türkiye ile iş birliğinin artırılması gerektiği yönündeki yaklaşımın güç kazandığı belirtiliyor.</p>

<p><strong>İnsan hakları eleştirileri gölgede kaldı</strong></p>

<p>Öte yandan zirve öncesinde Türkiye'de muhalefet, gazeteciler ve sivil toplum temsilcilerine yönelik operasyonlar da uluslararası kamuoyunun gündeminde yer aldı.</p>

<p>Uluslararası insan hakları örgütleri son günlerde çok sayıda gazeteci, çevre aktivisti ve insan hakları savunucusunun gözaltına alındığını, çok sayıda muhalif basın mensubu ile bazı yabancı basın mensuplarına ise akreditasyon verilmediğini açıkladı.</p>

<p>Buna karşın NATO yönetiminin bu konuda kamuoyu önünde eleştirel bir açıklama yapmaması dikkat çekti. Diplomatik kaynaklar, ittifakın mevcut jeopolitik koşullarda birlik görüntüsünü korumayı öncelikli gördüğünü belirtiyor.</p>

<p><strong>Erdoğan'ın yeni hedefi: Avrupa savunma projelerinde yer almak</strong></p>

<p>Ankara'nın zirvedeki en önemli beklentilerinden biri ise Türkiye'nin Avrupa'nın yeni savunma girişimlerine tam olarak dahil edilmesi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa savunma projelerinin dışında bırakılmasının kimseye fayda sağlamayacağını savunurken, Ankara'nın milyarlarca avroluk savunma fonlarına ve ortak projelere erişim talebini de zirvede müttefiklerin gündemine taşıması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/nato-zirvesi-ankarada-erdogan-dunya-liderlerini-agirlayacak</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/erdo-ve-trump.JPG" type="image/jpeg" length="86153"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da aşırı sağcı AfD Kurultayı on binler tarafından protesto edildi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-asiri-sagci-afd-kurultayi-on-binler-tarafindan-protesto-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-asiri-sagci-afd-kurultayi-on-binler-tarafindan-protesto-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Erfurt kentinde düzenlenen aşırı sağcı AfD'nin federal kurultayı, geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleşirken, on binlerce kişi partiyi protesto etmek için sokaklara çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kurultayda yeniden eş başkan seçilen Alice Weidel, erken seçim beklentisini dile getirerek 2027'yi beklemediğini söyledi.</strong></p>

<p><strong>Weidel ve Chrupalla yeniden seçildi</strong></p>

<p>Yaklaşık 600 delegenin katıldığı kurultayda aşırı sağcı AfD'nin eş genel başkanları Alice Weidel ve Tino Chrupalla yeniden görevlerine seçildi. Weidel delegelerin yüzde 81,3'ünün oyunu alırken, Chrupalla yüzde 70 destekle yeniden seçildi. Chrupalla'nın iki yıl önceki kurultayda aldığı yüzde 82,7'lik desteğin yaklaşık 13 puan gerisine düşmesi dikkat çekti.</p>

<p>Kurultayda parti yönetimi, AfD'nin son dönemde yükselen kamuoyu desteğini "iktidar hedefi" olarak yorumladı ve kendisini "halk partisi" olarak konumlandırmaya çalıştı.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/erfurt2-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>"Bu CDU ile koalisyon mümkün değil"</strong></p>

<p>Phoenix televizyonuna konuşan Alice Weidel, Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ile olası bir koalisyona ilişkin soruları da yanıtladı.</p>

<p>"Mevcut CDU yönetimiyle herhangi bir koalisyon ihtimali görmüyorum" diyen Weidel, bununla birlikte geleceğe kapıyı tamamen kapatmadı.</p>

<p><strong>"Bir ya da iki yıl sonra ne olacağını kimse bilemez. CDU'da kadro değişiklikleri yaşanabilir. Bizimle birlikte hareket etmek isteyen isimler de var. Ancak Friedrich Merz liderliğindeki CDU ile bu mümkün görünmüyor"</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Weidel ayrıca mevcut Bundestag'daki CDU milletvekilleri arasında AfD'nin savunduğu reformları birlikte hayata geçirebilecek kimseyi görmediğini söyledi.</p>

<p><strong>"Erken seçim bekliyorum"</strong></p>

<p>Kurultayın en dikkat çekici açıklaması ise erken seçim öngörüsü oldu.</p>

<p>Weidel, mevcut federal hükümetin görev süresini tamamlayamayacağını savunarak şunları söyledi:</p>

<p><strong>"Ben 2029'da yapılacak bir federal seçim beklemiyorum. Seçimlerin çok daha önce yapılacağını düşünüyorum. Önümüzdeki yıl erken genel seçim olacağını öngörüyorum."</strong></p>

<p>Bu açıklama, kurultayın siyasi açıdan en çok konuşulan mesajlarından biri oldu.</p>

<p><strong>Protestolar gölgesinde başladı</strong></p>

<p>Erfurt'taki kurultay yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleştirildi.</p>

<p>Polis, ilk etapta yaklaşık 50 bin gösterici beklenirken gün içinde protestolara en yüksek katılımın 31 bin kişi civarında olduğunu açıkladı. Organizatörler ise katılımın 50 bine ulaştığını savundu.</p>

<p><img alt="" height="388" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/erfurt0.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="367" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aşırı sağcı AfD karşıtı gösterileri organize eden "Widersetzen" (Direniş/Karşı Koyma) platformu, kurultayı engellemek amacıyla fuar alanına giden yolları kapatmaya çalıştı. Bazı eylemciler tramvay raylarına kendilerini zincirledi, çeşitli noktalarda ulaşım geçici olarak aksadı.</p>

<p>Thüringen polisi, Almanya'nın diğer eyaletlerinden ve Federal Polis'ten gelen destekle yaklaşık 6 bin polis görevlendirdi. Yetkililer, yaklaşık 2 bin 500 şiddet eğilimli sol görüşlü aşırılık yanlısının da protestolara katılabileceğini değerlendirmişti.</p>

<p><strong>Gazetecilere saldırılar soruşturuluyor</strong></p>

<p>Polis, kurultayın ilk gününde genel olarak olayların büyük ölçüde barışçıl geçtiğini bildirdi.</p>

<p>Buna rağmen biri ağır kamu düzenini bozma şüphesi olmak üzere toplam 48 suç ve 11 idari ihlal kayda geçti. Bazı göstericilerin polis barikatlarını aşmaya çalıştığı, güvenlik güçlerine saldırdığı belirtildi.</p>

<p>Öte yandan sağ-popülist eğilimli Apollo News ve Junge Freiheit muhabirlerinin de aralarında bulunduğu bazı gazetecilerin protestolar sırasında saldırıya uğradığı açıklandı.</p>

<p>Thüringen Polisi, gazetecilere yönelik saldırılarla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu.</p>

<p><strong>"Daha ılımlı" görüntü verme çabası</strong></p>

<p>Kurultay boyunca AfD yönetimi, geçmiş yıllardaki sert iç tartışmaların aksine birlik görüntüsü vermeye çalıştı.</p>

<p>Eş Genel Başkan Tino Chrupalla, kurultayın zamanında başlamasını "profesyonelliğin göstergesi" olarak değerlendirirken, "Partimiz hiç olmadığı kadar birlik içinde" dedi.</p>

<p>Parti yönetimi, kamuoyunda yeni tartışmalar yaratabileceği gerekçesiyle sağ ve sol aşırılık yanlısı örgütleri kapsayan "uyuşmazlık listesi" üzerinde yapılması planlanan tartışmayı gündemden çıkardı. Böylece özellikle Thüringen AfD lideri Björn Höcke'nin desteklediği tartışmalı öneri kurultayda ele alınmadı.</p>

<p>Buna karşın göç ve sığınma politikalarında sert söylem sürdürüldü. Weidel, Almanya'nın "daha iyisini hak ettiğini" belirterek, düzensiz göçmenlerin "kararlılıkla sınır dışı edileceğini" söyledi.</p>

<p><strong>AfD yükselişini sürdürmek istiyor</strong></p>

<p>Kurultayda yapılan konuşmalarda 2026 yılı, AfD açısından "süper seçim yılı" olarak nitelendirildi. Parti yönetimi özellikle doğu eyaletlerindeki seçimlerde ilk kez hükümet sorumluluğu üstlenebileceklerine dikkat çekti.</p>

<p>Kamuoyu yoklamalarında tarihinin en yüksek destek oranlarına ulaşan AfD, Erfurt kurultayını hem iç birlik mesajı vermek hem de kendisini geleceğin iktidar alternatifi olarak sunmak amacıyla kullandı. Ancak parti, bir yandan da kitlesel protestolar ve aşırı sağ tartışmalarının gölgesinde kamuoyunu ikna etmeye çalışıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÜNDEM, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-asiri-sagci-afd-kurultayi-on-binler-tarafindan-protesto-edildi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 07:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/erfurt.jpg" type="image/jpeg" length="82117"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa'dan Deniz Göktaş için ortak ses: "Mizah suç değildir, derhâl serbest bırakılsın"]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/avrupadan-deniz-goktas-icin-ortak-ses-mizah-suc-degildir-derhal-serbest-birakilsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/avrupadan-deniz-goktas-icin-ortak-ses-mizah-suc-degildir-derhal-serbest-birakilsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya, Belçika, Hollanda, Avusturya, Fransa, İsveç, İngiltere ve İsviçre'de yaşayan 100'ü aşkın yazar, gazeteci, tiyatrocu, müzisyen, karikatürist ve sanatçı, komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasına Türkçe ve İngilizce ortak bir açıklamayla tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa'da yaşayan Türkiye kökenli sanat ve edebiyat dünyasının önde gelen isimleri, komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasına karşı ortak bir bildiri yayımladı.</strong></p>

<p>Açıklamada, "Sanat ve mizah cezalandırılamaz. İfade özgürlüğü demokratik toplumların vazgeçilmez temelidir" denildi.</p>

<p>Aralarında Almanya'nın ilk Türkiye kökenli kabare sanatçısı Şinasi Dikmen, sanatçı Ferhat Tunç, rapçi Ezhel, gazeteciler Can Dündar, Doğan Özgüden, İnci Tuğsavul, Osman Okkan, Gürsel Köksal, Erdinç Utku, Süheyla Kaplan, Işın Ertürk, Recai Aksu, Adil Yiğit, tiyatro yönetmenleri İbrahim Yarar, Atilla Cansever, Şaban Ol, yazarlar Aslı Erdoğan, Atilla Keskin, Yener Orkunoğlu, Murat Tuncel, Kazım Gündoğan Murat Çakır, Selçuk Şahin Polat, Hıdır Eren Çelik, İlhami Yazgan, halk ozanları Âşık Şahturna ve Ozan Emekçi, ressam Aslı Filiz, karikatüristler İsmail Doğan ile Erdoğan Karayel ve çok sayıda kültür-sanat emekçisinin bulunduğu 100'ü aşkın imzacı, Göktaş'ın derhâl serbest bırakılmasını istedi.</p>

<p><strong>"İfade özgürlüğü yalnızca beğenilen düşünceler için değildir"</strong></p>

<p>Ortak açıklamada, düşünce ve ifade özgürlüğünün, sanatın ve mizahın demokratik yaşamın ayrılmaz parçaları olduğu vurgulandı. Toplumu düşündüren, eleştiren ve sorgulatan mizahın tarih boyunca ifade özgürlüğünün en önemli araçlarından biri olduğu belirtilen açıklamada, sanatçıların eleştirel ya da mizahi ifadeleri nedeniyle cezalandırılmasının hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi hatırlatılarak, ifade özgürlüğünün yalnızca toplumun benimsediği düşünceleri değil, rahatsız edici, eleştirel ve mizahi ifadeleri de güvence altına aldığına dikkat çekildi.</p>

<p><strong>"Sanatın özgür olmadığı yerde demokrasi eksik kalır"</strong></p>

<p>Bildiride, sanatın ve mizahın baskı altına alınmasının demokratik toplum açısından ciddi sonuçlar doğuracağı belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi:</p>

<p>"Eleştiri, mizah ve sanat cezalandırılması değil korunması gereken alanlardır. Bir düşünceye katılmamak, onu ceza tehdidiyle susturmanın gerekçesi olamaz. Sanatın ve mizahın özgür olmadığı bir toplumda demokrasinin de eksik ve güdük kalması kaçınılmazdır."</p>

<p>Açıklamada ayrıca, <strong>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Eon/Fransa kararına</strong> atıfta bulunularak hicvin demokratik toplumlarda meşru bir ifade biçimi olduğunun altı çizildi.</p>

<p><strong>"Nasrettin Hoca'nın ülkesinde mizah cezalandırılamaz"</strong></p>

<p>Ortak bildiride Türkiye'nin köklü mizah geleneğine de vurgu yapıldı. Nasrettin Hoca, Bektaşi fıkraları, Karagöz-Hacivat geleneği ve Mevlânâ'nın hoşgörü anlayışı hatırlatılarak, böylesine zengin bir kültürel mirasa sahip bir ülkede sanatçıların cezai yaptırım korkusu yaşamadan üretim yapabilmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, Osmanlı döneminde Diyojen dergisiyle kurumsallaşan modern mizah geleneğinin mirasına sahip çıkılması gerektiği belirtilerek, tüm demokratik kamuoyu ifade özgürlüğünü ve hukukun üstünlüğünü savunmaya çağrıldı.</p>

<p><strong>"Tutuklama kararı yeniden değerlendirilmeli"</strong></p>

<p>İmzacılar, son gösterisindeki bazı mizahi ifadeler gerekçe gösterilerek <strong>"Cumhurbaşkanına hakaret"</strong> ve <strong>"dini değerleri alenen aşağılama"</strong> suçlamalarıyla tutuklanan Deniz Göktaş hakkında verilen kararın ifade özgürlüğü açısından kaygı verici olduğunu belirtti.</p>

<p>Açıklamanın sonunda şu çağrı yapıldı:</p>

<p>"Kararın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi ışığında yeniden değerlendirilmesini talep ediyor, Deniz Göktaş'ın temel hak ve özgürlükler çerçevesinde derhâl serbest bırakılmasını bekliyoruz. Kutuplaşmanın yerini yeniden barışa, hoşgörüye ve özgür düşünceye bıraktığı demokratik bir gelecek diliyoruz."</p>

<p><strong>Avrupa'nın birçok ülkesinden geniş destek</strong></p>

<p>Ortak çağrıya Almanya başta olmak üzere <strong>Belçika, Hollanda, Fransa, Avusturya, İsveç, İngiltere ve İsviçre</strong>'de yaşayan çok sayıda yazar, gazeteci, tiyatrocu, müzisyen, şair, ressam ve karikatürist imza attı.</p>

<p><strong>İşte ilk imzacıların tam listesi:</strong></p>

<p>1-İbrahim Yarar (Tiyatro Yönetmeni- Hollanda)</p>

<p>2- Erdinç Utku (Mizah Yazarı ve Tiyatro Yönetmeni - Belçika)</p>

<p>3- Aşık Şahturna (Halk Ozanı- Aktivist)</p>

<p>4- Ezhel (Rapçi - Almanya)</p>

<p>5- Doğan Özgüden (Gazeteci, Yazar - Belçika)</p>

<p>6- İnci Tuğsavul (Gazeteci, Yazar - Belçika)</p>

<p>7- Can Dündar (Gazeteci Yazar - Almanya)</p>

<p>8- Ozan Şiar (Yazar- Sanatçı, Şair ve Gazeteci - Almanya)</p>

<p>9- Haydar Eroğlu (Şair - Hollanda)</p>

<p>10- İsmail Doğan (Karikatürist - Belçika)</p>

<p>11- Birol Kılıç (Yayıncı Yazar - Avusturya)</p>

<p>12- Gürsel Köksal (Gazeteci Yazar - Almanya)</p>

<p>13- Attilla Keskin (Yazar- Almanya)</p>

<p>14- Erdoğan Karayel (Karikatürist - Almanya)</p>

<p>15- Ali Cabbar (Sanatçı ve Yazar - Belçika)</p>

<p>16- Nihat Kemal Ateş (Şair - Belçika)</p>

<p>17- Tanar Çatalpınar (Sanatçı - Belçika)</p>

<p>18- Sibel Dinçer (Tiyatrocu Müzisyen - Belçika)</p>

<p>19- Atilla Cansever ( Theater Ulm Tiyatro Yönetmeni - Almanya)</p>

<p>20- Mehmet Tanlı (Gazeteci - Almanya)</p>

<p>21- Mehmet Emin Alkanlar (Gazeteci-Hollanda)</p>

<p>22- Adil Yiğit, (Gazeteci - Almanya)</p>

<p>23- Süheyla Kaplan (Gazeteci - Almanya)</p>

<p>24-Ufuk Evlâ Bostan (Gazeteci - Almanya)</p>

<p>25- Ali Bağseven (Sanat Organizatörü - Belçika)</p>

<p>26- Doç.Dr. Hıdır Eren Çelik (Yazar - Almanya)</p>

<p>27- Murat Çakır (Yazar - Almanya)</p>

<p>28- Murat Saydam (Şair Yazar Radyo Programcısı - Belçika)</p>

<p>29- Selçuk Şahin Polat (Yazar - Almanya)</p>

<p>30- Ferman F. Karayığit (Tiyatro Yönetmeni - Almanya)</p>

<p>31- Kasım Palabıyık (Tiyatro Oyuncusu - Almanya)</p>

<p>32-Leyla Dönmez Suveren ( Ressam - Almanya)</p>

<p>33-Ali Temiz (Müzisyen - Almanya)</p>

<p>34- Nida Sevindik (Oyuncu - Almanya)</p>

<p>35- Meryem Ağgül (Oyuncu - Almanya)</p>

<p>36- Nuhmettin Karagül (Tiyatro Grubu Yöneticisi - Almanya)</p>

<p>37- Serpil Yıldız ( Oyuncu - Almanya)</p>

<p>38- Pakize Palabıyık ( (Tiyatro Grubu Yöneticisi - Almanya)</p>

<p>39- Maviṣ Güneșer (Müzisyen - Almanya)</p>

<p>40- Reyhan Kuyumcu (Yönetmen - Almanya)</p>

<p>41- Fatma Çiftçi (Oyuncu- Almanya)</p>

<p>42- Gülşure Keskin (Müzisyen - Almanya)</p>

<p>43- Taner Tanrıverdi (Müzisyen - Almanya)</p>

<p>44- Orhan Çelik (Yazar- Almanya)</p>

<p>45- Ümmü Yılmaz (Oyuncu - Fransa)</p>

<p>46- Nurcan Keskin (Tiyatrocu - Almanya)</p>

<p>47- Mehmet Esatoğlu (Tiyatro Yönetmeni- Almanya/Türkiye)</p>

<p>48- Sevim Tarhan (Șair/Yazar - Almanya)</p>

<p>49- Ali Riza Korkut (Tiyatrocu/Eğitmen - Almanya)</p>

<p>50- Erdal Boyoğlu (Yazar- Almanya)</p>

<p>51- Ali Haydar NERGİS (Gazeteci - İsveç)</p>

<p>52- Faruk Eskioğlu (Gazeteci Yazar - İngiltere)</p>

<p>53- İbrahim Eroğlu (Yazar/Şair - Hollanda)</p>

<p>54- Yalçın Baykul (Yazar - Almanya)</p>

<p>55- Arif Bektaş (Gazeteci - İngiltere)</p>

<p>56- Hasan Boz (Gazeteci Yazar - İngiltere)</p>

<p>57- Sedat Sarıcı (Müzisyen Yazar - İngiltere)</p>

<p>58- Fergül Yücel (Heykeltraş Yazar - İngiltere)</p>

<p>59- Nevzat Çopur (Ressam - Belçika)</p>

<p>60- Kadir Kankılıç ( Besteci Müzisyen - Belçika)</p>

<p>61- Cemal Bozoğlu ( Gazeteci - Almanya)</p>

<p>62- Mevlüt Asar (Yazar - Almanya)</p>

<p>63- Prof. de. H. Neşe Özgen (Yazar - Almanya)</p>

<p>64-Zeki Rüzgar ( Gazeteci - Almanya)</p>

<p>65- Cem Duman (Yayıncı-Yazar-Hollanda)</p>

<p>66- Medine Durmann (Gazeteci - Almanya)</p>

<p>67- Aslı Filiz (Ressam -Almanya)</p>

<p>68- Kazım Gündoğan (Araştırmacı Yazar - Almanya)</p>

<p>69- Ozan Emekçi (Halk Ozanı - Almanya)</p>

<p>70- Ümit Kaya (Şair Müzisyen - Almanya)</p>

<p>71- Şükrü Yıldız (Gazeteci - Almanya)</p>

<p>72- Kenan Taşkesen (Tiyatrocu - Almanya)</p>

<p>73- Zerrin Buğday ( Müzisyen - Almanya)</p>

<p>74- Işın Ertürk- (Gazeteci- Almanya)</p>

<p>75- Ferhat Tunç (Sanatçı - Almanya)</p>

<p>76- Hasan Hayri Ateş (Yazar - Almanya)</p>

<p>77- Yaşar Kahraman ( Müzisyen - Almanya)</p>

<p>78- Seher Yeğin (Yazar - Almanya)</p>

<p>79- İlhan Atasoy (Kabaretist ve yazar - Almanya )</p>

<p>80- Canan Kayışlı (Yazar- Almanya)</p>

<p>81- Kazım Cumert (Yazar- Hollanda)</p>

<p>82- Cemal Akça (Yazar, Fotoğraf Sanatçısı- Hollanda)</p>

<p>83- Recai Aksu (Gazeteci, Yazar - Almanya)</p>

<p>84- Ahmet Sefa (Yazar- Hollanda)</p>

<p>85- Aytekin Kılıç (Saz Sanatçısı- Belçika)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>86- Kamil Aydemir (Şair- Hollanda)</p>

<p>87- Bülent Kaya (Yazar - İsviçre)</p>

<p>88- Agop Yıldız (Halk Ozanı- Hollanda)</p>

<p>89- Sırrı Ayhan (Yazar- Almanya)</p>

<p>90- Serap Varan (Şair- Hollanda)</p>

<p>91- Cahide Özer (Şair- Almanya)</p>

<p>92- Gani Cansever (Şair Halk Ozanı- Almanya)</p>

<p>93- Ali Yıldırım (Yazar, Sanatçı- Hollanda)</p>

<p>94- Sabri Varan (Yazar Fotoğraf Sanatçısı - Almanya)</p>

<p>95- Yaşar Çiçekdemir (Yazar- Hollanda)</p>

<p>96- Murat Tuncel (Yazar Gazeteci- Hollanda)</p>

<p>97- Ali Gümüş (Şair- Hollanda)</p>

<p>98- İrfan Erdoğan (Yazar- Almanya)</p>

<p>99- Halit Umar (Yazar, Şair- Hollanda)</p>

<p>100- Hilal Nesin (Tiyatrocu ve Yazar - Fransa)</p>

<p>101- Şinasi Dikmen (Kabaretist ve yazar - Almanya)</p>

<p>102- Şaban Ol (Tiyatro Yönetmeni ve Yazar - Hollanda)</p>

<p>103- Hıdır Murat Doğan (Sanatçı Yazar - Polonya)</p>

<p>104- Mustafa Temel (Gazeteci- Almanya)</p>

<p>105- Hayati Boyacıoğlu ( Karikatürist- Almanya)</p>

<p>106- Osman Okkan ( Gazeteci- Almanya)</p>

<p>107- Yener Orkunoğlu (Yazar- Almanya)</p>

<p>108- Selma Koçiva ( Yazar- Almanya)</p>

<p>109- Mehmet Taş (Yazar- İngiltere)</p>

<p>110- Selman Şimşek (Şair, Yazar, Yayıncı - Hollanda)</p>

<p>111- Gülnar Meral ( Şair, Tiyatro Sanatçısı- Hollanda)</p>

<p>112- Berin Uyar ( Yazar- Almanya)</p>

<p>113- Nilüfer Yıldırım ( Şair- Hollanda)</p>

<p>114- Erkan Pehlivan ( Gazeteci- Almanya)</p>

<p>115- Çağdaş Gökbel ( Gazeteci- Yazar İrlanda)</p>

<p>116- Vicdan Özerdem (Yazar- Almanya)</p>

<p>117- Sultan Karataş ( Şair, Yazar- İngiltere)</p>

<p>118- Seda Şanlıer (Gazeteci- İsveç)</p>

<p>119- Aslı Erdoğan ( Yazar- Almanya)</p>

<p>120- Erhan Eren ( Yapımcı- Yönetmen- Almanya)</p>

<p>121- Olcay Jennings ( Çevirmen- İngiltere)</p>

<p>122- Bahar Kimyongör ( Yazar- Belçika)</p>

<p>123- Mustafa Bozdurgut (Gazeteci- Almanya)</p>

<p>124- Haydar Doğan (Şair Yazar- Hollanda)</p>

<p>125- Öncü Göçebe ( Müzisyen- İngiltere)</p>

<p>126- Bülent Koçuroğlu ( Yazar Sanatçı- Hollanda)</p>

<p>127- Hakan Erol ( Gazeteci Yazar- Almanya)</p>

<p>128- Sevim Ünal ( Ressam Yazar- Belçika)</p>

<p>129- Birgül Göker Perdisa ( Gazeteci Yazar- İtalya)</p>

<p>130- Şükrü Bağcı ( Şair- Almanya)</p>

<p>131- Gülsen Gülbeyaz (Yazar - Almanya)</p>

<p>132- Vehbi Koca (Fotoğraf Sanatçısı- İngiltere)</p>

<p>133- Nedim Şahin ( Sanatçı Almanya)</p>

<p>134- Hasan Subaşı ( Gazeteci- Almanya)</p>

<p>135- Cumali Yağmur ( Gazeteci- Almanya)</p>

<p>136- Birol Keskin ( Gazeteci - Almanya)</p>

<p>137- Yunus Ülger ( Gazeteci, Yazar- Almanya)</p>

<p>138- Mehmet Yıldız ( Gazeteci, Yazar- Almanya)</p>

<p>139- Bektaş Tosun ( Şair, Yazar- Hollanda)</p>

<p>140- Hüseyin Eryılmaz ( Şair- Belçika)</p>

<p>141- Temel Işık ( Gazeteci -Almanya)</p>

<p>142- Mehmet Ötün ( Müzisyen - Almanya)</p>

<p>143- Başak Canda (Gazeteci, Yazar- Belçika)</p>

<p>144- Özcan Buze ( Gazeteci Yazar- Norveç)</p>

<p>145- İlhan İşözen ( Ebru Sanatçısı- Almanya)</p>

<p>146- Orhan İşözen ( Ebru Sanatçısı- Almanya)</p>

<p>147- Demir Sönmez (Gazeteci Yazar- Fotoğraf sanatçısı)</p>

<p>148- Kemal Yalçın ( Yazar- Almanya)</p>

<p>149- Necdet Yüksekbaş ( Şair- Hollanda)</p>

<p>150- Sidem Samsun ( Yazar- Almanya)</p>

<p>151- Ufuk Uyanık ( Karikatürist- İngiltere)</p>

<p>152- Hüseyin Kaplan ( Müzisyen- İngiltere)</p>

<p>153- Kazım Doğan (Gazeteci- Almanya)</p>

<p>154- Ali Çolak (Müzisyen- Almanya)</p>

<p>155- Yusuf Demir ( Yazar, TV Programcısı- Almanya)</p>

<p>156 -Dilek Dizdar (Yazar- Almanya)</p>

<p>157- Aliriza Güler ( Gazeteci- Almanya)</p>

<p>158- Muzaffer Topgume ( Müzisyen Belçika)</p>

<p>159- Nafiz Özbek ( Yazar- Almanya)</p>

<p>160- Hüseyin Şenol (Gazeteci- Almanya)</p>

<p>161- Ekin Kapusuz (Basın Sözcüsü- Almanya)</p>

<p>162- Bahattin Gemici ( Şair, Yazar- Almanya)</p>

<p>163- Adnan Aytaç ( Gazeteci- Almanya)</p>

<p>164- Gülay Kılıçdoğan ( Rejisör- Almanya)</p>

<p>165- Hilmi Tozan ( Halkla İlişkiler Uzmanı- Almanya)</p>

<p>166- Mehmet Tepebaşı ( Yazar- Hollanda)</p>

<p>167- Ömer Yaprakkıran (Grafiker- Almanya))</p>

<p>168- Tuncay Yıldırım ( Gazeteci- Almanya)</p>

<p>169- Halil İçöz (Yazar- Almanya)</p>

<p>170- Turan Akpınar (Yazar Almanya)</p>

<p>171- Nafize Can (Ressam- Belçika)</p>

<p>172- Enver Enli (Gazeteci Yazar- Almanya)</p>

<p>173- Yaşar Ekin (Şair Yazar- Almanya)</p>

<p>174. Halil Beran ( Yazar- Almanya)</p>

<p>175- Prof. Dr. Kemal Bozay ( Akademisyen Yazar- Almanya)</p>

<p>176- Ali Baran ( Sanatçı- Almanya)</p>

<p>177- Ozan Özgür Çağdaş ( Müzisyen- İsviçre)</p>

<p>178- Ümit Erzurumlu ( Ressam- İngiltere)</p>

<p>179- Ahmetcan Uzlaşık ( Gazeteci Yazar / Şair Belçika)</p>

<p>180- Ahmet Güven ( Yazar- İngiltere)</p>

<p>181- Akman Gedik ( Şair Yazar- Almanya)</p>

<p>182- Yaver Zeytinoğlu ( Yazar- Belçika)</p>

<p>183- Ali Rıza Orman ( Yazar- Almanya)</p>

<p>184- Cafer Cebe ( Şair- Almanya)</p>

<p>185- Zafer Yörük ( Akademisyen Yazar- İngiltere )</p>

<p>186- Birgül Solmaz ( Şair- Hollanda)</p>

<p>187- Zafer Albayrak ( Şair Yazar- İsveç)</p>

<p>188- Aytekin Karaçoban ( Şair Çevirmen- Fransa)</p>

<p>189- Nuray Aslan ( Yazar- Almanya)</p>

<p>190- Musa Öztürk (Şair- Hollanda)</p>

<p>191- Bektaş Çağdaş ( Şair, Yazar, Tiyatro Oyuncusu- İsviçre)</p>

<p>192- Ali Kızılgedik ( Yazar Şair- Almanya)</p>

<p>193- Ali Şerik ( Şair- Hollanda)</p>

<p>194- Elif Akyüz ( Yönetmen- Belçika)</p>

<p>195- Ali Yıldırım ( Müzisyen- İsviçre)</p>

<p>196- Volkan Üce ( Yönetmen- Belçika)</p>

<p>197- Serap Kurtbağrı ( Radyo Programcısı- Belçika)</p>

<p>198- Selma Erdemir ( Radyo Programcısı- Belçika)</p>

<p>199- Ali Develioğlu ( Yazar- Hollanda)</p>

<p>200- Erol Buldak (Yazar- Almanya)</p>

<p>201- Bülent Eroğlu ( Tiyatro Yönetmeni- Almanya)</p>

<p>202- Yüksel Şahin ( Şair- Hollanda)</p>

<p>203- İsmail Doğruer ( Gazeteci- Almanya)</p>

<p>204- Nevin Lutz ( Çevirmen Yazar- Almanya)</p>

<p>205- Mehmet Ali Demir ( Gazeteci- Avusturya)</p>

<p>206- Can Ali Türkmen ( Müzisyen Fotoğraf Sanatçısı- Almanya)</p>

<p>207- Ali Erenler ( Şair- Almanya)</p>

<p>208- ( Asaf Demirhan ( Yazar- Almanya)</p>

<p>209- Gülcan Kahraman ( Şair- Belçika)</p>

<p>210- Doğuş Sarpkaya ( Eleştirmen Editör- Almanya)</p>

<p>211- Cemal Özkan Esrari ( Ressam Şair- Hollanda)</p>

<p>212- Leyla Gün Gürsel ( Yönetmen- Fransa)</p>

<p>213- Zeynep Hayır ( Gazeteci Yazar Müzisyen- Almanya)</p>

<p>214- Hamza Yalçın ( Yazar- İsveç)</p>

<p>215- Mehmet Güzel ( Yazar- İsveç)</p>

<p>216- Şenay Tosun ( Yazar- Hollanda)</p>

<p>217- Gülten Abacı ( Yazar- Almanya)</p>

<p>218- Yıldız Akalın ( Yazar- Almanya)</p>

<p>219- Mehmet Aydoğdu (Ressam- Belçika)</p>

<p>220- Hasan Arslan ( Yazar- Almanya)</p>

<p>Bu ortak bildiri, Deniz Göktaş'ın tutuklanmasının ardından Avrupa'dan gelen en geniş katılımlı kültür ve sanat dayanışması açıklamalarından biri olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/avrupadan-deniz-goktas-icin-ortak-ses-mizah-suc-degildir-derhal-serbest-birakilsin</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 22:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/000.JPG" type="image/jpeg" length="23944"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
