<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/magazin" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 30 May 2026 14:08:49 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/magazin"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da “Daltonlar” alarmı: Savcı ve hâkimleri hedef aldıkları iddia edildi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-daltonlar-alarmi-savci-ve-hakimleri-hedef-aldiklari-iddia-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-daltonlar-alarmi-savci-ve-hakimleri-hedef-aldiklari-iddia-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da yayımlanan yüksek tirajlı Bild gazetesi, Türkiye ve Almanya’da faaliyet gösterdiği öne sürülen “Daltonlar” adlı organize suç yapılanmasının Alman savcı ve hâkimlerini hedef aldığını gündeme taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Alman basınında yer alan bilgilere göre, “Daltonlar” adıyla bilinen suç örgütünün Alman savcı ve hâkimlerini hedef aldığı, bazı yargı mensupları hakkında “ölüm listeleri” hazırlandığı iddia edildi.</strong></p>

<p>Türkiye’de cinayet, uyuşturucu ticareti ve silahlı saldırılarla gündeme gelen “Daltonlar” yapılanmasının, Berlin başta olmak üzere Almanya’nın çeşitli kentlerinde de uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı, haraç toplama ve tehdit faaliyetlerinde bulunduğuna yönelik genişçe yer verilen bir haber dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çete üyeleri TikTok ve Instagram’da paylaşım yapıyor</strong></p>

<p>Habere göre, “Daltonlar”, “Ezginler”, “Casperler” ve “Şirinler” gibi isimlerle anılan Türk-Kürt kökenli suç çetesi ağları, sosyal medyayı yoğun biçimde kullanarak faaliyet yürütüyor. TikTok ve Instagram’da silah ve mühimmatla paylaşımlar yapan çete üyelerinin, kendilerini adeta “gangster kültürü” üzerinden tanıttıkları belirtiliyor.</p>

<p>Güvenlik birimlerinden aktarılan bilgilere göre Berlin’de 2024’ten itibaren özellikle Türkiye kökenli iş insanlarına yönelik haraç olaylarında ciddi artış yaşandı. Çete üyelerinin önce telefonla tehditlerde bulunduğu, ardından yıllık 500 bin euroya kadar haraç istedikleri; ödeme yapmayan kişilerin iş yerlerine silahlı saldırılar düzenlendiği öne sürüldü.</p>

<p>Artan silahlı saldırılar nedeniyle Berlin polisi ve savcılığının “Ferrum” ve “Telum” isimli özel soruşturma ekipleri kurduğu belirtildi. Soruşturma dosyalarına dayandırılan iddialarda, Alman makamlarının örgüt içine muhbir yerleştirdiği, bu kişilerin gizli noktalarda koruma altında tutulduğu aktarıldı.</p>

<p><strong>Türk çetelerden Alman savcı ve hakimlere tehdit</strong></p>

<p>Söz konusu ifadelerde, örgütün bazı Alman savcı ve hâkimlerinin “başına ödül” koyduğu ve ölüm listeleri hazırladığı öne sürüldü. Alman savcılığı ise bu konuda somut bilgi bulunmadığını açıkladı. Buna karşın güvenlik önlemlerinin artırıldığı belirtilirken, bir savcılık sözcüsü,<strong> “Yargı mensuplarına yönelik bu tür tehdit durumları bizim değerlendirmemize göre istisnai bir durumdur”</strong> dedi.</p>

<p>İddialar arasında Brandenburg eyaletinde görev yapan bir kadın savcının da tehdit edilen isimler arasında bulunduğu yer aldı. Yetkili makamlar ise konuya ilişkin ayrıntılı açıklama yapmadı.</p>

<p>Soruşturmalarda adı geçen suç ağlarının kökeninin İstanbul’a dayandığı belirtilirken, 2021’den itibaren Türkiye’deki organize suç yapıları içinde ayrışan silahlı grupların Avrupa’da da etkinlik göstermeye başladığı ifade edildi. Bu yapıların zaman zaman birlikte hareket ettiği, zaman zaman ise birbirleriyle çatıştığı kaydedildi.</p>

<p>Berlin’de görev yapan bir soruşturmacının, “Bu klasik bir mafya yapılanması değil. Bunlar esnek şiddet ağları” değerlendirmesi dikkat çekti.</p>

<p>Örgütün önde gelen isimlerinden biri olarak gösterilen Beratcan Gökdemir’in, “Can Dalton” adıyla tanındığı belirtildi. Yaklaşık 300 bin Instagram takipçisi bulunan Gökdemir’in 2024 yılında Rusya’da gözaltına alındığı ancak Türkiye’ye iade edilmediği öne sürüldü. Türkiye’de hakkında çok sayıda suçlama bulunduğu ve toplamda 1200 yılı aşan hapis cezasıyla karşı karşıya olduğu ifade edildi.</p>

<p>Soruşturma belgelerinde, “Casperler” grubunun başında Koray T. adlı kişinin bulunduğu; bu kişinin 2022 yılında kızının okul kaydı için çıktığı izin sonrası Berlin’deki cezaevine geri dönmediği ve Dubai’den örgütü yönettiği iddia edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aynı belgelerde örgüt yapısında “gözetmenler”, “tetikçiler”, “üst düzey suikastçılar”, sürücüler ve lojistik sorumlularının yer aldığı; bazı kişilerin saldırılar için yurtdışından getirildiği ileri sürüldü.</p>

<p>Berlin polisinin verilerine göre kentte silahlı saldırı ve tehdit olaylarında son yıllarda dikkat çekici artış yaşandı. 2024 yılında 362 olan ateşli silahlı saldırı sayısının 2025’te 543’e yükseldiği, silahlı tehdit vakalarının ise 303’ten 629’a çıktığı belirtildi.</p>

<p>Ayrıca bazı çete üyelerinin Almanya’ya turist vizesiyle geldiği, bazılarının ise kaçak yollarla ülkeye sokulduğu; saldırıların ardından izlerini kaybettirdikleri öne sürüldü.</p>

<p>Öte yandan Berlin Emniyeti içinde örgütlerle bağlantılı olduğu iddia edilen bazı polis memurlarının da soruşturulduğu belirtildi. Berlin Emniyet Müdürü Barbara Slowik Meisel’in ise yaşanan güven kaybı nedeniyle Türk-Kürt organize suç gruplarıyla mücadeleyi doğrudan takip ettiği aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-daltonlar-alarmi-savci-ve-hakimleri-hedef-aldiklari-iddia-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/mafya-3.png" type="image/jpeg" length="21526"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da çete savaşı mı? Hells Angels üyesi silahlı saldırı sonucu öldürüldü]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-cete-savasi-mi-hells-angels-uyesi-silahli-saldiri-sonucu-olduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-cete-savasi-mi-hells-angels-uyesi-silahli-saldiri-sonucu-olduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) eyaletine bağlı Wassenberg kentinde bir kişinin silahlı saldırı sonucu öldürülmesi, ülkede yeni bir motosiklet çetesi çatışması yaşanabileceği endişesini gündeme getirdi. Polis, olayın ardından geniş çaplı operasyon başlatırken saldırganlar kaçmayı başardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Heinsberg bölgesindeki Wassenberg’de pazartesi akşamı meydana gelen olayda, bir erkek evinin önünde silahlı saldırıya uğradı. Ağır yaralanan kişi olay yerinde hayatını kaybetti.</strong></p>

<p>Polis sözcüsü, saldırgan ya da saldırganların halen firarda olduğunu doğrularken, halk için herhangi bir tehlike bulunmadığını açıkladı.</p>

<p><strong>Araçtan inip ateş açtı</strong></p>

<p>Polis kaynaklarından edinilen ilk bilgilere göre saldırı, saat 20.00’ye kısa süre kala gerçekleşti. Bir aracın içinden inen saldırgan, evin önünde bulunan kişiye ateş açtı. Saldırının ardından zanlı, araçta bekleyen başka bir kişiyle birlikte olay yerinden kaçtı.</p>

<p>Bunun üzerine polis geniş çaplı arama çalışması başlattı. Operasyonda helikopter de kullanıldı ancak kaçan araç henüz bulunamadı.</p>

<p><strong>Öldürülen kişinin</strong><strong> Hells Angels üyesi olduğu iddiası</strong></p>

<p>Bild gazetesi, öldürülen kişinin Hells Angels motosiklet kulübü üyesi “Ömer” olduğunu öne sürdü. Haberde, aynı kişinin daha önce de bir saldırının hedefi olduğu ancak o olaydan sağ kurtulduğu belirtildi.</p>

<p>İddiaya göre Ömer, bu nedenle ailesiyle yaşadığı evi adeta kaleye çevirmişti. Evin çevresi metrelerce yüksek beton duvarlarla kapatılmış, mülkün birçok noktasına güvenlik kameraları yerleştirilmişti.</p>

<p>Kapı zilinde isim bulundurmadığı belirtilen kişinin, evin dış cephesine ise bir güvenlik şirketinin tabelasını astığı aktarıldı.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/nrw-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Komşularıyla mesafeli yaşam</strong></p>

<p>Mahalle sakinlerinin, öldürülen kişiyi yalnızca görsel olarak tanıdığı ifade edildi. Komşularıyla yakın ilişki kurmadığı ancak karşılaştığında genellikle selam verdiği belirtildi.</p>

<p>Haberlere göre Ömer, zamanının büyük bölümünü ailesiyle birlikte yüksek beton duvarlarla çevrili evinde geçiriyordu. Ancak alınan yoğun güvenlik önlemleri saldırıyı engelleyemedi.</p>

<p><strong>Hollanda’ya kaçmış olabilirler</strong></p>

<p>Alman Haber Ajansı dpa’nın aktardığına göre saldırgan ateş açtıktan sonra hızla araca geri döndü ve kendisini bekleyen diğer kişiyle birlikte kaçtı.</p>

<p>Polis, kaçan şüphelilerin Hollanda’ya geçmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Çünkü olay yerinin Hollanda sınırına yaklaşık sekiz kilometre uzaklıkta olduğu belirtildi.</p>

<p><strong>Olası çete hesaplaşması araştırılıyor</strong></p>

<p>Polis ve savcılık, saldırının nedeni hakkında henüz resmi açıklama yapmadı. Ancak olayın motosiklet çeteleriyle bağlantılı olması durumunda, Kuzey Ren-Vestfalya’da yeni bir “rocker savaşı” yaşanabileceği yorumları yapılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GÜNDEM, MAGAZİN, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-cete-savasi-mi-hells-angels-uyesi-silahli-saldiri-sonucu-olduruldu</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/jells-angels.png" type="image/jpeg" length="87993"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Polis merkezinde gizli kamera skandalı: Kadın meslektaşlarını duşta görüntüledi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/polis-merkezinde-gizli-kamera-skandali-kadin-meslektaslarini-dusta-goruntuledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/polis-merkezinde-gizli-kamera-skandali-kadin-meslektaslarini-dusta-goruntuledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamburg’daki bir polis merkezinde görev yapan 28 yaşındaki polis memuru, kadın meslektaşlarını duş ve soyunma alanlarında gizlice kameraya aldığı için açığa alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya’nın Hamburg kentinde bir polis merkezinde yaşanan gizli kamera skandalı gündeme oturdu. Hamburg Emniyeti, bir polis memurunun kadın meslektaşlarını duş ve yıkanma alanlarında gizlice görüntülediği şüphesiyle hakkında soruşturma başlatıldığını doğruladı.</strong></p>

<p>Olayın, Hamburg şehir merkezindeki Caffamacherreihe’de bulunan 14 No’lu Polis Merkezi’nde meydana geldiği belirtildi. Yaklaşık 240 polisin görev yaptığı karakolda 85 civarında kadın polis memurunun çalıştığı ifade edildi.</p>

<p><strong>Gizli kamerayı kadın polis fark etti</strong></p>

<p>Alman basınında yer alan haberlere göre, 28 yaşındaki polis memuru Mihail L.’nin kadınlara ait duş alanına küçük bir casus kamera yerleştirdiği açıklandı. Kameranın, bir kadın polis tarafından tesadüfen fark edildiği ve durumun hemen amirlere bildirildiği aktarıldı.</p>

<p>Habere göre olay sonrası soruşturmacılar ikinci bir kamera yerleştirerek şüpheliyi takip etti. Kısa süre sonra duş alanındaki kamerayı kontrol etmeye gelen polis memurunun suçüstü yakalandığı belirtildi.</p>

<p><strong>Evi arandı, elektronik cihazlarına el konuldu</strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında şüpheli polisin görev yaptığı birim ve evi arandı. Polis ekiplerinin bilgisayarlar, veri depolama cihazları ve çeşitli elektronik ekipmanlara el koyduğu bildirildi.</p>

<p>Hamburg İçişleri Kurumu Sözcüsü Daniel Schaefer, olayın İç Soruşturmalar Birimi (DIE) tarafından yürütüldüğünü açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hamburg Polisi Sözcüsü Sebastian Born ise polis memurunun görevden uzaklaştırıldığını belirterek, “Polis Başkanı tarafından memurun görev yapması ikinci bir emre kadar yasaklanmıştır” dedi.</p>

<p>Şüpheli polisin hizmet silahı ve polis kimliği de geri alındı. Hakkında ayrıca disiplin soruşturması başlatıldı.</p>

<p><strong>Görüntülerin internette paylaşılıp paylaşılmadığı araştırılıyor</strong></p>

<p>Eyalet Kriminal Dairesi’ne (LKA) bağlı uzman ekiplerin, ele geçirilen dijital materyalleri incelemeye başladığı bildirildi. Soruşturmada, gizlice çekildiği iddia edilen görüntülerin internette yayımlanıp yayımlanmadığı ya da satılıp satılmadığı da araştırılıyor.</p>

<p>Şüphelinin kadın meslektaşlarını ne kadar süredir gizlice görüntülediğinin ise henüz netlik kazanmadı.</p>

<p>Alman basınında yer alan bilgilere göre, 28 yaşındaki polis memurunun kısa süre önce ebeveyn izninden dönerek yeniden göreve başladığı ifade edildi.</p>

<section dir="auto">
<p>İçişleri bünyesindeki İç Soruşturmalar Birimi’nin (Dezernat Interne Ermittlungen) olaya el koyduğu belirtilirken, polis memuru hakkında ayrıca disiplin soruşturması başlatıldığı aktarıldı. Şüpheli memurun silahı ve görev kimliği de geri alındı. İddiaların doğrulanması halinde ise yalnızca görevini değil, memur statüsünü ve emeklilik haklarını da kaybedebileceği kaydedildi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, BİLİM-TEK, HAMBURG, KADIN, MAGAZİN, ÖZEL HABER, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/polis-merkezinde-gizli-kamera-skandali-kadin-meslektaslarini-dusta-goruntuledi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/05/polis-8.png" type="image/jpeg" length="35009"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Barselona’da mafya infazı: Karadağlı çete üyesi Vujic hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/barselonada-mafya-infazi-karadagli-cete-uyesi-vujic-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/barselonada-mafya-infazi-karadagli-cete-uyesi-vujic-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya’nın Barselona kentinde geçtiğimiz hafta bir kafenin terasında silahlı saldırıya uğrayan Karadağlı suç örgütü üyesi Krsto Vujic, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Barselona'nın Sant Martí semtinde gündüz saatlerinde gerçekleşen saldırıda ağır yaralanan 44 yaşındaki Vujic’in, olaydan altı gün sonra yaşamını yitirdiği bildirildi.</strong></p>

<p>Vujic’in boyun, kol ve karın bölgelerinden birden fazla kurşunla vurulduğu, ayrıca bıçaklandığı belirtildi.</p>

<p><strong>Eşi ve çocuğunun yanında hedef alındı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saldırı sırasında Vujic’in eşi ve bebek arabasındaki çocuğuyla birlikte bir kafenin terasında oturduğu öğrenildi. Yerel saatle 16.00 sıralarında gerçekleşen olayda, üç saldırganın yaklaşarak ateş açtığı ve ardından bıçakla saldırdığı aktarıldı.</p>

<p>Ağır yaralanan Vujic olay yerinde kanlar içinde yere yığılırken, saldırganların deniz yönüne doğru kaçtığı belirtildi. Saldırı sırasında seken bir kurşun nedeniyle bir kadının hafif yaralandığı da kaydedildi.</p>

<p>Katalan polisi Mossos d’Esquadra, olayın yöntemine bakarak saldırıyı başından itibaren “infaz” olarak değerlendirdi. Soruşturma kapsamında henüz gözaltı yapılmadı.</p>

<p><strong>Uluslararası suç ağı bağlantısı</strong></p>

<p>Yetkililer, Vujic’in Karadağ merkezli ve Avrupa genelinde faaliyet gösteren Skaljari suç örgütüyle bağlantılı olduğunu belirtiyor. Uzun süredir uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla arandığı ifade edilen Vujic’in, saldırının gerçekleştiği kafenin karşısındaki lüks bir dairede saklandığı ve yüksek değerli araçlara sahip olduğu öne sürüldü.</p>

<p>Vujic’in, İstanbul’da öldürülen Skaljari liderlerinden Jovan Vukotic’in yakın çevresinde yer aldığı da iddialar arasında.</p>

<p><strong>Kavac-Škaljari çatışması büyüyor</strong></p>

<p>Saldırının, Balkanlar merkezli iki büyük organize suç yapılanması olan Kavac ve Skaljari adlı mafya çeteleri arasındaki uzun süredir devam eden hesaplaşmayla bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor. 2014’ten bu yana süren bu çatışma, Avrupa’nın farklı şehirlerine yayılmış durumda.</p>

<p>Barselona ve çevresinde son dönemde benzer saldırıların artması dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yıl Castelldefels’te bir kişinin sokak ortasında öldürülmesi ve Barselona merkezde gerçekleşen diğer silahlı saldırıların da aynı suç ağlarıyla bağlantılı olduğu düşünülüyor.</p>

<p><strong>Avrupa genelinde “ çeteler arası savaş” endişesi</strong></p>

<p>Uzmanlar, Kavac ve Skaljari çeteleri arasındaki mücadelenin artık yerel sınırları aştığını ve Avrupa genelinde bir “açık savaşa” dönüştüğünü belirtiyor. Barselona’daki son saldırının da bu zincirin bir parçası olabileceği üzerinde duruluyor.</p>

<p>Polis, saldırganların kimliğini tespit etmek ve olayın arkasındaki bağlantıları ortaya çıkarmak için geniş çaplı soruşturmasını sürdürüyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, ÖZEL HABER, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/barselonada-mafya-infazi-karadagli-cete-uyesi-vujic-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/saldiri-4.png" type="image/jpeg" length="88006"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arda Güler’den Münih'te iki gol; Real Madrid elendi, maç sonu kırmızı kart gördü]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/arda-gulerden-munihte-iki-gol-real-madrid-elendi-mac-sonu-kirmizi-kart-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/arda-gulerden-munihte-iki-gol-real-madrid-elendi-mac-sonu-kirmizi-kart-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Real Madrid forması giyen Arda Güler, UEFA Şampiyonlar Ligi çeyrek final rövanşında Bayern Münih karşısında attığı gollerle rekorlara imza atsa da takımının elenmesine engel olamadı. Karşılaşmayı 4-3 kazanan Bayern Münih, yarı finale yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mücadelenin henüz 35. saniyesinde yaklaşık 30 metreden ağları havalandıran Arda Güler, Real Madrid tarihinin Şampiyonlar Ligi’ndeki en erken golünü kaydetti. Bu gol aynı zamanda Bayern Münih’in turnuva tarihindeki en erken yediği gol olarak da kayıtlara geçti. Genç futbolcu 29. dakikada serbest vuruştan bir kez daha fileleri havalandırdı.</p>

<p>Arda Güler’in bu performansı, bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde atılan en erken gol olma özelliği de taşırken; turnuva tarihinin en erken golü ise 2007 yılında 10. saniyede gol atan Roy Makaay’a ait bulunuyor.</p>

<p>21 yaşında frikikten gol atan Arda Güler, bu alanda Şampiyonlar Ligi eleme turlarının en genç golcüsü olarak tarihe geçti. Genç yıldız, daha önce bu rekoru elinde bulunduran Alessandro Del Piero’yu geride bıraktı. Ayrıca Real Madrid formasıyla Şampiyonlar Ligi’nde serbest vuruştan gol atan en genç oyuncu unvanını da elde etti.</p>

<p><strong>Nefes kesen maçta Bayern turu aldı</strong></p>

<p>İlk maçı 2-1 kazanan Bayern Münih, rövanşta da sahadan 4-3 galip ayrılarak yarı finale yükseldi. Mücadeleye hızlı başlayan Real Madrid, Arda Güler’in erken golüyle öne geçerken, Bayern kısa sürede karşılık verdi. Karşılıklı gollerle geçen ilk yarı 3-2 Real Madrid üstünlüğüyle tamamlandı.</p>

<p>İkinci yarıda baskısını artıran Bayern Münih, son bölümde bulduğu gollerle skoru 4-3’e getirdi ve turu geçen taraf oldu. Alman ekibi yarı finalde Paris Saint-Germain ile eşleşti.</p>

<p><strong>Maç sonunda tansiyon yükseldi</strong></p>

<p>Karşılaşmanın ardından Real Madridli futbolcular, kritik kararlar nedeniyle hakeme yoğun itirazlarda bulundu. Özellikle Eduardo Camavinga’nın gördüğü kırmızı kart tartışmalara neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Maçın bitiş düdüğüyle birlikte hakem Slavko Vincic’in yanına koşarak tepki gösteren Arda Güler, bunun üzerine kırmızı kartla cezalandırıldı.</p>

<p>Büyük heyecana sahne olan karşılaşma, hem Arda Güler’in rekorları hem de maç sonundaki olaylarla Şampiyonlar Ligi gecesine damga vurdu.</p>

<p><strong>Arda Güler, Şampiyonlar Ligi'nde haftanın en iyi 11'inde!</strong></p>

<p>Arda Güler, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde haftanın en iyi 11 futbolcusu arasında gösterildi.</p>

<p>UEFA'nın açıklamasına göre Real Madrid'in Bayern Münih'e konuk olduğu ve sahadan 4-3 mağlup ayrıldığı UEFA Şampiyonlar Ligi çeyrek final rövanş maçında kaydettiği 2 golle yıldızlaşan Arda Güler, haftanın 11'ine girdi.</p>

<p><strong>UEFA Şampiyonlar Ligi'nin en iyi 11'inde şu isimler yer aldı:</strong></p>

<p><strong>Kaleci</strong>: Musso (Atletico Madrid)</p>

<p><strong>Defans</strong>: Quaresma (Sporting), Upamecano (Bayern Münih), Marquinhos (PSG)</p>

<p><strong>Orta Saha:</strong> Llorente (Atletico Madrid), Kimmich (Bayern Münih), Zubimendi (Arsenal), Arda Güler (Real Madrid)</p>

<p><strong>Forvet</strong>: Olise (Bayern Münih), Torres (Barcelona), Dembele (PSG)</p>

<p><img alt="" height="597" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/spor-53.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="481" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, GÖÇ POLİTİKALARI, MAGAZİN, ÖZEL HABER, SPOR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/arda-gulerden-munihte-iki-gol-real-madrid-elendi-mac-sonu-kirmizi-kart-gordu</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/arda0.JPG" type="image/jpeg" length="34683"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sinemanın güçlü karakterlerinden usta oyuncu Mario Adorf hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/sinemanin-guclu-karakterlerinden-usta-oyuncu-mario-adorf-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/sinemanin-guclu-karakterlerinden-usta-oyuncu-mario-adorf-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alman sinemasının en önemli karakter oyuncularından biri olarak kabul edilen Mario Adorf, ardında altmış yılı aşan bir kariyer ve unutulmaz roller bırakarak hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Güçlü oyunculuğu, derinlikli karakter yorumları ve kendine özgü tarzıyla Adorf, yalnızca bir aktör değil, aynı zamanda “yaşayan bir sinema kültürü” olarak anılıyordu.</strong></p>

<p>Kariyerinin ilk dönemlerinde canlandırdığı sert ve karanlık karakterlerle öne çıkan Adorf, özellikle Winnetou filmindeki Frederick Santer rolüyle geniş kitlelerce tanındı. Her ne kadar bu rolü başlangıçta kabul etmek istemese de, karaktere kattığı insani derinlik onu klasik bir “kötü adam”ın ötesine taşıdı.</p>

<p>1958 yapımı <strong>Şeytan Gece Geldiğinde</strong> (Nachts, wenn der Teufel kam) filmindeki performansıyla büyük çıkış yakalayan Adorf, bu rolle Federal Film Ödülü’nü kazandı. Ancak yıllar sonra, canlandırdığı karakterin gerçek hayatta Nazi propagandasının kurbanı olduğunun ortaya çıkması üzerine bu rolün sorumluluğunu üstlenerek anma çalışmaları için çaba gösterdi.</p>

<p><strong>Uluslararası başarı ve unutulmaz roller</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adorf, Volker Schlöndorff imzalı ve Oscar ödüllü <strong>Teneke Trampet</strong> (Nobel ödüllü Günter Grass'ın en bilinen romanı /Die Blechtrommel) filmindeki performansıyla uluslararası alanda da büyük takdir topladı. Kariyeri boyunca İtalya ve Hollywood’da da çeşitli projelerde yer aldı.</p>

<p>1980’li yıllardan itibaren ise yalnızca sert karakterlerle değil, mizahi rolleriyle de dikkat çekti. Kir Royal  ve  Rossini –oder die mörderische Frage, wer mit wem schlief gibi yapımlarda sergilediği performanslar, onun çok yönlü oyunculuğunu gözler önüne serdi.</p>

<p><img alt="" height="308" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/mario-adorf.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="550" /></p>

<p><strong>Festivalle güçlü bağ</strong></p>

<p>Adorf’un Türkiye ile de kültürel bağları bulunuyordu. Nürnberg merkezli Türkiye-Almanya Film Festivali ile uzun yıllara dayanan ilişkisi kapsamında 2007’de onur ödülüne layık görüldü, 2016’da Kadir İnanır için düzenlenen törende konuşma yaptı. Ayrıca 2014 yılında “Son İnsan” (Der letzte Mensch) filmiyle festivalin açılışında başrol oyuncusu olarak yer aldı.</p>

<p><strong>“Memleket” sorusuna derin yanıtlar veren bir sanatçı</strong></p>

<p>Kendisine hiçbir zaman “dünya starı” denilmesini istemese de, yaşam öyküsü ve kariyeri bu unvanı fazlasıyla hak ettiğini gösterdi. “Memleket nedir?” sorusuna yüzeysel yanıtlar vermek yerine, yaşam deneyimlerinden süzülen derinlikli cevaplar arayan bir entelektüel olarak da tanındı.</p>

<p>Mario Adorf, ardında yalnızca unutulmaz roller değil; aynı zamanda güçlü bir sanatsal duruş, etik sorumluluk ve sinemaya adanmış bir yaşam bıraktı. Onun çok katmanlı oyunculuğu ve hikâye anlatıcılığı, ölümünün ardından da uzun yıllar hatırlanmaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MAGAZİN, ÖZEL HABER, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/sinemanin-guclu-karakterlerinden-usta-oyuncu-mario-adorf-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 23:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/04/mario-adorf1.JPG" type="image/jpeg" length="76519"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Raunheim’da Karakaya ve Güleç cinayeti: Uyuşturucu bağlantısı şüphesi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/raunheimda-karakaya-ve-gulec-cinayeti-uyusturucu-baglantisi-suphesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/raunheimda-karakaya-ve-gulec-cinayeti-uyusturucu-baglantisi-suphesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Raunheim kentinde bir lokali hedef alan çifte cinayetin ardından soruşturma genişletildi. Olayı aydınlatmak için yaklaşık 200 polis ve uzman görevlendirilirken, cinayetin nedeni henüz netlik kazanmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Geçtiğimiz Salı günü (17 Mart) gece saat 03.45 sıralarında, çok sayıda silah sesi ilçe sakinlerini uyandırdı. Olayda, 62 yaşındaki lokalin sahibi Nihat Karakaya en az beş kurşunla, yanında bulunan 34 yaşındaki Kenan Güleç adlı müşteri ise en az üç kurşunla vurularak öldürüldü.</strong></p>

<p><strong><img alt="" height="223" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/ffm2.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="397" /> </strong></p>

<p>Silah seslerini duyan çevre sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine gelen polis ekipleri geniş çaplı güvenlik önlemi alırken, devreye sokulan polis helikopterine rağmen saldırgan ya da saldırganlar izini kaybettirdi.</p>

<p>Soruşturmayı yürüten ekipler, saldırının planlı ve hedef gözetilerek gerçekleştirildiği görüşünde. Bir soruşturmacı, <strong>“Burada profesyoneller iş başındaydı, eylem planlı ve hedefliydi” </strong>değerlendirmesinde bulundu. Aynı kaynak, lokal işletmecisinin asıl hedef olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="444" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/raunheim.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="768" /></p>

<p><strong>Hayatını kaybedenlerin suç geçmişi ve bağlantıları araştırılıyor</strong></p>

<p>Medya organlarında yer alan bilgilere göre, hayatını kaybeden iki kişinin de daha önce polis kayıtlarında yer aldığı belirtildi. Lokali işleten kişinin uyuşturucu ticaretiyle bağlantılı olabileceği, diğer kişinin ise dolandırıcılık suçundan hapis cezası aldığı aktarıldı.</p>

<p>Ayrıca her iki ismin de Hells Angels ile bağlantıları olduğu iddia edildi. Soruşturmada, olayın suç örgütleri ve uyuşturucu ticaretiyle bağlantılı olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Basına yansıyan bilgilere göre, cinayetin arkasında büyük çaplı bir kokain anlaşmazlığı olabileceği de değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Özel ekip kuruldu, tanıklar aranıyor</strong></p>

<p>Olayın aydınlatılması için Hessen Eyalet Kriminal Dairesi (HLKA) tarafından “Taverne” adı verilen özel bir soruşturma birimi oluşturuldu. Yaklaşık 200 kişilik ekip, cinayetin tüm yönlerini araştırıyor.</p>

<p>Polis, olay öncesinde iki önemli tanığın bölgede bulunduğunu açıkladı. Buna göre saat 03.18 civarında, olay yerinin karşısındaki Frankfurter Straße’de iki kişinin görüldüğü belirtildi. Şüpheli olarak değerlendirilen bu kişilerin genç erkekler olduğu, bunlardan birinin kapüşonlu olduğu ifade edildi.</p>

<p>Yetkililer, olayla ilgili bilgisi olanların internet üzerinden veya telefon hattı aracılığıyla polise başvurmasını istedi.</p>

<p>Çifte cinayetin arka planına ilişkin soruşturma çok yönlü olarak sürerken, olayın nedeni henüz kesin olarak açıklığa kavuşmuş değil.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, SAĞLIK, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/raunheimda-karakaya-ve-gulec-cinayeti-uyusturucu-baglantisi-suphesi</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/ffm1-3.png" type="image/jpeg" length="88506"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cezaevi çalışanlarının araçlarını kundaklatan Remmo çetesine hapis cezası]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/cezaevi-calisanlarinin-araclarini-kundaklatan-remmo-cetesine-hapis-cezasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/cezaevi-calisanlarinin-araclarini-kundaklatan-remmo-cetesine-hapis-cezasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da, cezaevi personeline ait araçlara yönelik düzenlenen kundaklama saldırılarıyla bağlantılı olarak Remmo çetesine mensup iki kardeş ve bir sanık hapis cezasına çarptırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Berlin Eyalet Mahkemesi, 2024 yılında Berlin ve Brandenburg’daki cezaevleri önünde gerçekleşen saldırılara ilişkin davada kararını açıkladı.</strong></p>

<p>Mahkeme, saldırı talimatını cezaevinden verdiği belirlenen 28 yaşındaki Asies Remmo’yu azmettirme suçundan 3 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm etti. Kardeşi 23 yaşındaki Abdallah Remmo ise kundaklama suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Üçüncü sanık 23 yaşındaki Oskar K. hakkında ise kundaklama ve kundaklamaya teşebbüs suçlarından, daha önceki bir mahkûmiyetle birlikte toplam 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/berlin-18.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Saldırı talimatı cezaevinden verildi</strong><br />
Mahkeme bulgularına göre, olayların arkasındaki isim olan Asies Remmo, Berlin yakınlarındaki JVA Heidering’de uyuşturucu ticaretinden aldığı 5,5 yıllık hapis cezasını çekerken saldırı talimatını verdi. Remmo’nun, hücre aramasında cep telefonuna el konulmasına öfkelenerek cezaevi personeline ait araçların hedef alınmasını istediği belirtildi.</p>

<p>İlk saldırı 16 Mart 2024’te Brandenburg eyaletine bağlı Großbeeren’de gerçekleşti. Bu olayda çıkan yangın erken fark edilerek söndürüldü. Ancak 23 Nisan 2024’te düzenlenen ikinci saldırıda, cezaevi personeline ait dokuz araç tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında Haziran 2024’te Berlin’deki cezaevleri önünde gerçekleşen iki ayrı kundaklama olayı da incelendi. Ancak mahkeme, bu iki dosyayı tüm tarafların onayıyla düşürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“İntikam” gerekçesi</strong><br />
Sanıkların ifadelerine göre saldırıların nedeni, cezaevi yönetimine duyulan öfkeydi. Asies Remmo’nun, cep telefonuna ve daha sonra bir e-sigaraya el konulmasını “provokatif” bulduğu ve bu nedenle saldırı talimatı verdiği aktarıldı.</p>

<p>Mahkeme ayrıca, sanığın verdiği ifadede kardeşi ve diğer sanığı suçlayarak olayların aydınlatılmasına katkı sağladığını belirtti. Hakim, bu itirafın “yüksek değerde” olduğunu vurguladı. Sanığın zararların karşılanması için 50 bin euro ödediği da kararda yer aldı.</p>

<p>Diğer iki sanık da suçlarını kabul etti. Abdallah Remmo, eylemleri kardeşinin talimatıyla gerçekleştirdiğini belirtirken, Oskar K.’nin avukatı müvekkilinin saldırıları “yanlış anlaşılmış sadakat ve arkadaşlık” duygusuyla yaptığını ifade etti.</p>

<p><strong>Mahkemeden sert mesaj</strong><br />
Davanın karar duruşmasında konuşan hâkim, eylemlerin <strong>“hukuk devleti kurallarına karşı açık bir kibir ve saygısızlık”</strong> içerdiğini belirtti.</p>

<p>Berlin Adalet Senatörü Felor Badenberg ise kararın ardından yaptığı açıklamada, olayların aydınlatılmasını “önemli bir sinyal” olarak değerlendirdi. Badenberg,<strong> “Çalışanlarımızın güvenliği bizim için önceliklidir. Cezaevi içinden planlanan suçlara asla tolerans göstermeyiz”</strong> dedi.</p>

<p>Olay, Almanya’da organize suç örgütlerinin cezaevi içinden dahi etkili olabildiğine dair tartışmaları yeniden gündeme getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/cezaevi-calisanlarinin-araclarini-kundaklatan-remmo-cetesine-hapis-cezasi</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/berlin1-5.png" type="image/jpeg" length="88244"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da kredi kayıt bürosu Schufa yeni sisteme geçti: Tüketiciler için ne değişiyor?]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-kredi-kayit-burosu-schufa-yeni-sisteme-gecti-tuketiciler-icin-ne-degisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-kredi-kayit-burosu-schufa-yeni-sisteme-gecti-tuketiciler-icin-ne-degisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın en büyük kredi derecelendirme kuruluşu Schufa, uzun süredir tartışma konusu olan puanlama (skor) sistemini yeniledi. Yeni sistemle birlikte tüketicilerin kredi değerliliğinin nasıl belirlendiğinin daha anlaşılır ve şeffaf olması hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Schufa kredi notu neden önemli?</strong></p>

<p>Mobil telefon sözleşmesi, kredi başvurusu, internet alışverişlerinde fatura ile ödeme ya da konut kiralama gibi birçok durumda şirketler, müşterilerin Schufa verilerine erişmek istiyor. Amaç, kişinin ödeme yükümlülüklerini yerine getirip getirmeyeceğini öngörmek.</p>

<p>Bu noktada belirleyici olan Schufa kredi notu. Bu kredi notu, bir kişinin borçlarını zamanında ödeme olasılığını tahmin ediyor ve çoğu zaman bir sözleşmenin yapılıp yapılmayacağına doğrudan etki ediyor. Schufa, günde ortalama 350 bin kredi sorgusuna yanıt veriyor.</p>

<p><img alt="" height="534" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/schufa.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Neden eleştiriliyordu?</strong></p>

<p>Şimdiye kadar tüketiciler açısından sistem oldukça kapalıydı. Tüketicinin finansal güvenilirliğini ölçen kredi notunun nasıl hesaplandığı, neden değiştiği ya da hangi şirketin ne zaman veri talep ettiği gibi sorular çoğu zaman yanıtsız kalıyordu. Ayrıca tüketiciler ile şirketlere sunulan kredi notunun farklı olması da eleştiri konusuydu.</p>

<p>Bir diğer temel eleştiri ise, özel bir şirketin bireylerin ekonomik hayata katılımı üzerinde bu denli etkili olmasıydı. Schufa bilgilerini paylaşmayı reddeden kişilerin çoğu durumda doğrudan elendiği belirtiliyor.</p>

<p><strong>Yeni sistemde ne değişti?</strong></p>

<p>17 Mart itibarıyla yürürlüğe giren yeni sistemde, artık yüzde bazlı olasılık yerine 100 ile 999 arasında puan veriliyor. Puan ne kadar yüksekse, ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilme olasılığı o kadar yüksek kabul ediliyor.</p>

<section dir="auto">
<p>Schufa’nın ödeme sorunu (örneğin ödenmemiş fatura) kaydı bulunan kişiler için kredi notu hesaplanmıyor.</p>
</section>

<p>Yeni sistemle birlikte tüketiciler, kendi kredi notunun nasıl oluştuğunu ücretsiz olarak görebilecek. Ayrıca hangi şirketlerin ne zaman veri talep ettiği bilgisine de erişilebilecek. En önemli değişikliklerden biri de, tüketicilere artık sözleşme yaptıkları şirketlerle aynı kredi notunun gösterilecek olması.</p>

<p><strong>Yeni Schufa hesabı ve dijital erişim</strong></p>

<p>Schufa, yeni sistemle birlikte tüketicilere dijital erişim imkânını da genişletti. Tüm kullanıcılar, kendilerine ait kredi değerliliği verilerine yeni oluşturulan Schufa hesabı üzerinden çevrimiçi olarak ulaşabilecek.</p>

<p>Bu erişim, hem web uygulaması hem de mobil uygulama üzerinden sağlanabiliyor. Kayıt işlemi ücretsiz olup kimlik doğrulaması, elektronik kimlik (eID) ya da posta yoluyla gönderilen PIN kodu ile yapılabiliyor.</p>

<p>Tüketiciler, bu hesap üzerinden yalnızca yeni Schufa kredi notunu görmekle kalmayacak; aynı zamanda bu kredi notunun hangi kriterlere göre hesaplandığını da ayrıntılı şekilde inceleyebilecek. Veriler ve kredi notu, her çeyreğin başında güncelleniyor.</p>

<p>Ayrıca sistemin ilerleyen aşamalarında, olumsuz kayıtlar oluştuğunda ücretsiz bildirim gibi ek hizmetlerin de bu dijital hesap üzerinden sunulması planlanıyor.</p>

<p><strong>Tam şeffaflık hedefi</strong></p>

<p>Schufa, yeni sistemi “tamamen şeffaf ilk kredi notu modeli” olarak tanımlıyor. Yeni kredi notu, yalnızca 12 temel kritere dayanıyor ve her kriterin puan üzerindeki etkisi açık şekilde gösteriliyor.</p>

<p>Böylece tüketiciler, herhangi bir istatistik bilgisine ihtiyaç duymadan kendi kredi güvenilirliği puanının nasıl oluştuğunu anlayabiliyor, hatta teorik olarak kendileri de hesaplayabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Schufa Yönetim Kurulu Başkanı Tanja Birkholz, yeni sistemle birlikte şeffaflık, anlaşılabilirlik ve veri kontrolü konusunda önemli bir adım attıklarını belirtti.</p>

<p><strong>Kredi notunu hangi faktörler etkiliyor?</strong></p>

<p>Yeni puanlama sistemi 12 kritere dayanıyor. Bunlar arasında:</p>

<p>En eski banka hesabını ile kredi kartı kullanım süresi, aynı adreste ne kadar süredir yaşandığı ve konut kredisi bulunup bulunmadığı gibi unsurlar yer alıyor.</p>

<p>Örneğin son 12 ayda taksitli kredi kullanmayanlar en yüksek puanı alırken, birden fazla kredi kullanımı puanı düşürüyor. Tüketiciler artık bu kriterlerin her biri için aldıkları puanı ayrı ayrı görebilecek.</p>

<p><strong>Skor nasıl yükseltilebilir?</strong></p>

<p>Schufa, ilk kez tüketicilere kredi notunu iyileştirmeye yönelik öneriler de sunuyor. Buna göre:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Eski sözleşmelerin mümkünse korunması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yeni sözleşmelerin kısa sürede sonuçlandırılması önem taşıyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>Örneğin bankalar birkaç ay boyunca sık sık kredi sorgusu yaparsa bu durum skoru olumsuz etkileyebiliyor. Ancak 28 gün içinde yapılan başvurular tek bir sorgu olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Geçiş süreci 2028’e kadar sürecek</strong></p>

<section dir="auto">
<p>Yeni Schufa puanı, eski temel puanın yerini alırken, bankalar ve şirketler bu sisteme aşamalı olarak geçecek.</p>
</section>

<p>Şirketler yeni kredi puanını 2025’ten bu yana test edebiliyor. Halihazırda kullanıcıların yaklaşık yüzde 25’i yeni sistemi kullanırken, bu oranın 2026 sonuna kadar yüzde 50’ye ulaşması hedefleniyor. Tüm sektörlerde tam geçiş için son tarih ise 2028 olarak belirlendi.</p>

<p>Yeni sistemle birlikte daha önce bankacılık, telekomünikasyon ve ticaret gibi alanlara özel ayrı ayrı hesaplanan skorlar da kaldırılıyor. Artık tüm sektörler için tek ve ortak bir skor kullanılacak.</p>

<p><strong>Eleştiriler sürüyor</strong></p>

<p>Yeni sistemin daha şeffaf olduğu kabul edilse de eleştiriler devam ediyor. Uzmanlar, özellikle gençlerin sistemde dezavantajlı olduğunu belirtiyor. Uzun süreli banka ilişkileri ve konut kredisi gibi kriterlerin daha çok ileri yaş gruplarına avantaj sağladığı ifade ediliyor.</p>

<p>Ayrıca sık sık fiyat karşılaştırması yapan veya hizmet sağlayıcı değiştiren kişilerin de puan kaybı yaşayabildiği belirtiliyor.</p>

<p>Bir diğer önemli sorun ise hatalı kayıtlar. Tüketici temsilcileri, yanlış borç bildirimlerinin hâlâ büyük risk oluşturduğunu ve düzeltme sürecinin tüketicinin inisiyatifine bırakıldığını vurguluyor.</p>

<p><strong>Tüketiciler ne yapmalı?</strong></p>

<p>Uzmanlar, Schufa’da kayıtlı verilerin düzenli olarak kontrol edilmesini öneriyor. Bunun için ücretli üyelik şart değil. Avrupa Birliği veri koruma düzenlemeleri kapsamında, herkes ücretsiz veri kopyası talep edebiliyor.</p>

<p>Hatalı bir kayıt tespit edilmesi durumunda hem Schufa’ya hem de veriyi bildiren kuruma başvurulması gerekiyor. Ayrıca tüketici kuruluşları, Schufa verilerini ücret karşılığı sunan üçüncü taraf platformlara karşı da uyarıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-kredi-kayit-burosu-schufa-yeni-sisteme-gecti-tuketiciler-icin-ne-degisiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/3-66.JPG" type="image/jpeg" length="61545"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Leipzig Kitap Fuarı: Ödüller sahiplerini buldu, Kültür Bakanı açılışta yuhalandı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/leipzig-kitap-fuari-oduller-sahiplerini-buldu-kultur-bakani-acilista-yuhalandi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/leipzig-kitap-fuari-oduller-sahiplerini-buldu-kultur-bakani-acilista-yuhalandi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Leipzig kentinde her yıl düzenlenen Leipzig Kitap Fuarı, bu yıl 19–22 Mart tarihleri arasında gerçekleşti ve dört günlük yoğun programın ardından bugün (Pazar) sona eriyor. Fuara 54 ülkeden katılan edebiyat, çizgi roman ve manga meraklıları büyük ilgi gösterirken, bu yıl ilk kez Kongo ve Birleşik Arap Emirlikleri de fuarda temsil edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Leipzig Kitap Fuarı, edebiyat dünyasının en önemli buluşmalarından biri olmayı sürdürürken, bu yılki etkinlik hem ödüller hem de ifade özgürlüğü tartışmalarıyla gündeme geldi.</strong></p>

<p>Bu yıl fuara 54 ülkeden 2 bin 44 yayınevi ve kuruluş katıldı. Organizasyonun ilk yarısında yaklaşık 105 bin ziyaretçi fuarı gezdi; bu sayı geçen yıla göre 9 bin artışa işaret etti. Geçen yıl fuarda 45 ülkeden 2 bin 40 yayınevi yer almıştı.</p>

<p><img alt="" height="371" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/leipzig.webp" width="660" /></p>

<p><strong>Edebiyat ödülü Katerina Poladjan’a</strong></p>

<p>Fuar kapsamında verilen Leipzig Kitap Fuarı Ödülü’nün edebiyat kategorisi, yazar Katerina Poladjan’a verildi. Poladjan, “Goldstrand” adlı romanıyla ödüle layık görüldü.</p>

<p><img alt="" height="461" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/poladjan1.JPG" width="796" /></p>

<p>Romanda bir yönetmenin Odessa’dan Roma’ya ve Bulgaristan’a uzanan anıları üzerinden kendi yaşam öyküsünü kurma süreci anlatılıyor. Jüri, eseri “biyografinin kurgu ve hafıza üzerinden ustalıkla inşası” olarak nitelendirirken, Poladjan’ın dilinin hem akıcı hem de derinlikli olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>1970’lerin sonunda ailesiyle birlikte Sovyetler Birliği’nden ayrılan Poladjan, çocukluk yıllarında Roma’da ve daha sonra Almanya’da yaşadı. Romanına adını veren “Goldstrand” ise yazarın geçmişte tatil yaptığı Bulgaristan’daki bir sahil bölgesi.</p>

<p>Toplam 60 bin Euro değerindeki ödülün diğer kategorilerinde ise, Marie-Janine Calic “Balkan-Odyssee, 1933–1941” adlı eseriyle kurgu dışı ödülünü kazanırken, çeviri ödülü Manfred Gmeiner’e verildi.</p>

<p><strong>Açılışta protesto: Kültür Bakanı yuhalandı</strong></p>

<p>Fuarın açılış töreni ise siyasi tartışmaların gölgesinde geçti. Almanya Kültürden Sorumlu Devlet Bakanı Wolfram Weimer, konuşması sırasında izleyicilerin bir bölümü tarafından yuhalandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="449" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/demo-in-leipzig.png" width="800" /></p>

<p>Tepkilerin odağında, Weimer’in üç sol görüşlü kitabevini Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın (Verfassungsschutz) bulgularını gerekçe göstererek Alman Kitapçılık Ödülü aday listesinden çıkarması yer aldı. Karara karşı fuar öncesinde yüzlerce kişi Leipzig’de protesto gösterisi düzenledi.</p>

<p>Weimer ise kararını savunarak, ifade özgürlüğü ile devlet desteklerinin farklı kategoriler olduğunu belirtti. Devletin kamu kaynakları söz konusu olduğunda “özen yükümlülüğü” bulunduğunu ifade eden Weimer, her tür aşırılığa karşı eşit mesafede olunması gerektiğini söyledi.</p>

<p>İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt de Weimer’e destek vererek, kararın “mantık olarak anlaşılabilir” olduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong>Kitapevlerinden açıklama: Karara karşı hukuki yollara başvurduk</strong></p>

<p>Bu yılki Alman Kitapçılık Ödülü’nden çıkarılan Berlin’deki Buchladen zur schwankenden Weltkugel, Bremen’deki The Golden Shop ve Göttingen’deki Rote Straße adlı kitabevleri ise karara karşı hukuki yollara başvurduklarını açıkladı.</p>

<p>Üç kitabevi yaptıkları ortak açıklamada, <strong>‘Bir ödüle başvurduk, kazanacaktık, bize yalan söylendi ve sonradan listeden çıkarıldık; çünkü aşırı muhafazakâr bir bakanın görüşlerine uymuyoruz’ </strong>ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Kitap sektörü tepki gösterdi</strong></p>

<p>Öte yandan Alman Yayıncılar ve Kitapçılar Birliği (Börsenverein des Deutschen Buchhandels) de karara eleştirel yaklaştı. Birlik Başkanı Sebastian Guggolz, kitap sektörünün siyasi müdahalelerle baskı altına alınamayacağını vurguladı.</p>

<p>Guggolz yaptığı açıklamada, <strong>“Ne tehdit edilen anayasa koruma uygulamalarıyla ne de başka yollarla bölünmemize ve karşı karşıya getirilmemize izin veririz”</strong> dedi.</p>

<p><img alt="" height="524" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/kitap-fuari-leipzig.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>Leipzig ve Frankfurt Kitap Fuarı arasındaki fark nedir?</strong></p>

<p>Frankfurt Kitap Fuarı’nın ardından Leipzig Kitap Fuarı, Almanya’daki en büyük ikinci edebiyat etkinliğidir. Genellikle her yıl mart ayında Leipzig fuar alanında düzenlenir ve yılın ilk büyük sektör buluşması olarak kabul edilir. Frankfurt Kitap Fuarı’ndan farklı olarak Leipzig’deki fuar, öncelikli olarak halka yönelik bir fuardır.</p>

<p>2025 Leipzig Kitap Fuarı’na toplam 296.000 ziyaretçi katıldı; bu rakam, fuar alanı ile birlikte düzenlenen “Leipzig Okuyor” festivalini de kapsıyor ve fuarın tüm zamanların ziyaretçi rekorunu kırdığını gösteriyor.</p>

<p>Leipzig Kitap Fuarı’nın tarihi oldukça eskiye dayanıyor. Leipzig, Reform hareketi ve ardından gelen matbaanın yayılmasıyla Avrupa’nın en önemli basım merkezlerinden biri haline geldikten sonra, 16. yüzyılın ikinci yarısında şehirde fuar etkinlikleri hız kazandı. 1594’te yayımlanan ilk şehir konseyi fuar kataloğu ise yeni çıkan kitapları listeliyordu; bu, Frankfurt’taki benzer katalogdan dört yıl daha önce gerçekleşmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EĞİTİM, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/leipzig-kitap-fuari-oduller-sahiplerini-buldu-kultur-bakani-acilista-yuhalandi-1</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 09:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/leipzig-kitap-fuari.JPG" type="image/jpeg" length="44228"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hamburg’da döner büfesinde tartışma: 60 yaşındaki mağdur komada, sanık beraat etti]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-doner-bufesinde-tartisma-60-yasindaki-magdur-komada-sanik-beraat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-doner-bufesinde-tartisma-60-yasindaki-magdur-komada-sanik-beraat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Hamburg kentinde bir döner büfesinde çıkan tartışma sonucu 60 yaşındaki bir kişinin komaya girmesiyle ilgili davada karar açıklandı. Mahkeme, eski karma dövüş sanatları (MMA) sporcusu 31 yaşındaki sanığı bu olay özelinde beraat ettirirken, diğer iki ayrı darp suçundan mahkûm etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hamburg Sulh Ceza Mahkemesi, St. Pauli semtinde yaşanan ve ağır sonuçlara yol açan olayda, sanık Ömer S.’ın meşru müdafaa kapsamında hareket etmiş olabileceğini değerlendirdi. Bu nedenle, 60 yaşındaki Ali A.’nın komaya girmesine yol açan olayla ilgili sanık hakkında beraat kararı verildi.</strong></p>

<p>Mahkeme kararıyla birlikte, kamuoyunda geniş yankı uyandıran olay hukuki açıdan sonuçlanırken, beraat kararı mağdurun yakınlarının tepkisine yol açtı.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/mahkeme-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Olay, Ağustos 2025’te Paul-Roosen-Straße üzerindeki "Babanın Yeri" adlı döner büfesinde meydana geldi. İddiaya göre taraflar arasında sigara içilmesi nedeniyle tartışma çıktı. Mahkeme bulgularına göre, dış bölümde başlayan tartışmanın ardından sanık içeri geçerek uzaklaşmak istedi. Ancak tanık ifadelerine göre alkollü olduğu belirtilen 60 yaşındaki Ali A., sanığın peşinden içeri girdi, hakaretlerde bulundu ve tehditkâr tavırlar sergiledi.</p>

<p>Sanık ise savunmasında, mağdurun kendisini rahatsız ettiğini, üzerine gelmesi üzerine yalnızca iterek uzaklaştırmaya çalıştığını söyledi. Tanıklar ise sanığın mağdura yüzüne doğru bir darbe vurduğunu ifade etti.</p>

<p>Yaşanan olay sırasında dengesini kaybederek yere düşen 60 yaşındaki Ali A.’nın başını sert şekilde çarptığı, ağır kafa travması ve çoklu beyin kanaması geçirdiği belirtildi. Mağdurun o tarihten bu yana komada olduğu ve kalıcı bakıma muhtaç kalacağı ifade edildi.</p>

<p><strong>Mahkemeden beraat kararı</strong></p>

<p>Savcılık iddianamesinde, sanık Ömer S.'ın mağdurun hayati tehlikesini fark etmesine rağmen yardım çağırmadığı da öne sürüldü. Sanık ise komaya girdiğini bilmediğini, diğer kişilerin ambulans çağırdığını belirterek mekândan ayrıldığını söyledi.</p>

<p>Mahkeme, bu ağır olayda kesin bir saldırı kastının ve olayın tüm yönleriyle netliğinin ortaya konamadığını değerlendirerek beraat kararı verdi.</p>

<p><strong>Diğer suçlardan 1 yıl 4 ay hapis cezasına mahkûm edildi</strong></p>

<p>Öte yandan sanık, dosyadaki diğer iki ayrı şiddet olayı nedeniyle suçlu bulundu. Aralık 2023’te Hamburg-Bergedorf’taki bir spor merkezinde bir kişiyi darp ettiği ve Ekim 2024’te park yeri tartışması sırasında bir başka kişiye yumruk attığı gerekçesiyle toplam 1 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ceza ertelenerek sanık hakkında hükmün açıklanması geri bırakıldı.</p>

<p>Dava dosyasında, sanığın geçmişte radikal İslamcı eğilimler nedeniyle güvenlik birimleri tarafından izlemeye alındığı bilgisi de yer aldı. Olay sonrası bir süre Türkiye’ye gittiği, hakkında yakalama kararı çıkarılmasının ardından Almanya’ya döndüğünde havalimanında gözaltına alındığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÜNDEM, HAMBURG, MAGAZİN, ÖZEL HABER, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/hamburgda-doner-bufesinde-tartisma-60-yasindaki-magdur-komada-sanik-beraat-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 07:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/omer-s.jpg" type="image/jpeg" length="65394"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya'da Yeni Nesil Türk Mafyası]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-yeni-nesil-turk-mafyasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-yeni-nesil-turk-mafyasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da güvenlik birimleri ve savcılıklar, son yıllarda ortaya çıkan yeni bir Türk mafya neslinin faaliyetlerinden giderek daha fazla endişe duyuyor. Özellikle sosyal medya üzerinden organize olan ve gençleri bünyesine katan bu grupların Avrupa genelinde şiddet olaylarına karıştığı belirtiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ARD'nin siyasi araştırma programı Kontraste için RBB'den Daniel Donath, Viviane Menges ve Markus Pohla'nın yaptığı araştırmaya göre, bu grupların en dikkat çekenlerinden biri "Daltonlar grubu" olarak bilinen suç örgütü.</strong></p>

<p>Süheyla KAPLAN</p>

<p><strong>Rusya'da bulunan mafya lideri</strong></p>

<p>Araştırmaya göre "Daltonlar" grubunun lideri olduğu iddia edilen 29 yaşındaki Berat Can Gökdemir hakkında Türkiye'de çok ağır suçlamalar bulunuyor. Türkiye'de savcılık, Gökdemir'i cinayet, cinayete azmettirme, silahlı saldırı ve soygun gibi birçok suçtan sorumlu tutuyor. Toplamda 1.281 yıl hapis ve iki kez müebbet hapis cezası ile yargılanma riski bulunmasına rağmen Gökdemir'in şu anda Rusya'da bulunduğu ve Türkiye'nin iade talebine rağmen teslim edilmediği ifade ediliyor.</p>

<p>Türkiye'deki soruşturma dosyalarına göre, Gökdemir'in liderliğini yaptığı grubun silah ve uyuşturucu ticareti yaptığı, ayrıca iş insanlarından zorla para aldığı iddia ediliyor.</p>

<p><strong>Sosyal medyada şiddet ve gençlerin örgüte katılması</strong></p>

<p>Araştırmada dikkat çeken bir diğer nokta ise örgütün gençleri sosyal medya üzerinden etkilemesi. İnternette dolaşan bazı videolarda gençlerin motosiklet veya araçlardan rakip gruplara ateş ettiği görülüyor. Araştırmacılara göre örgütler genç erkeklere para, lüks arabalar ve silah vaat ederek onları bünyesine katmaya çalışıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bazı gençler 15 yaşında bile tetikçi olarak kullanılabiliyor ve saldırılarda çoğu zaman Kalasnikov gibi ağır silahlar kullanılıyor.</p>

<p><strong>Avrupa'ya yayılan şiddet</strong></p>

<p>Türkiye'de mafya gruplarına yönelik operasyonların artmasıyla birlikte birçok üyenin Avrupa'ya kaçtığı belirtiliyor. Bu durumun ardından Avrupa'nın çeşitli şehirlerinde saldırı ve cinayet vakalarının arttığı ifade ediliyor.</p>

<p>Almanya Federal Kriminal Dairesi'ne (BKA) göre bu gruplar Almanya'da özellikle şu alanlarda faaliyet gösteriyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İş insanlarına yönelik tehdit ve şantaj</p>

<p>Koruma parası talebi</p>

<p>Yasa dışı silah ticareti</p>

<p>Berlin'de son aylarda sürücü kursları, süpermarketler ve restoranlara yönelik silahlı saldırıların yaşanması da bu suç ağlarıyla ilişkilendiriliyor.</p>

<p><strong>Berlin'de özel polis birimleri kuruldu</strong></p>

<p>Artan silahlı saldırılar nedeniyle Berlin polisi "Ferrum" adlı özel bir ekip kurdu. Bu birimin amacı yasa dışı silahları ele geçirmek ve sokaktaki silahlı şiddeti azaltmak. Ayrıca Berlin savcılığı da "Telum" adlı özel bir birim oluşturarak bu tür suçları tek merkezde soruşturuyor.</p>

<p>Berlin Adalet Senatörü Felor Badenberg'e göre saldırılar çoğu zaman Türk veya Kürt kökenli işletme sahiplerini hedef alıyor. Bu kişilerin tehdit edildiği, korkutulduğu ve koruma parası ödemeye zorlandığı belirtiliyor.</p>

<p><strong>Bir şantaj vakası</strong></p>

<p>Kontraste araştırmasında bir süpermarket zinciri sahibinin yaşadıkları da yer alıyor. Telefonda kendisini "Daltonlar Grubundan Ahmet" olarak tanıtan bir kişi işletme sahibinden 250 bin euro koruma parası talep etti ve ödeme yapılmazsa mağazaların havaya uçurulacağını söyledi. Kısa süre sonra iki şubeye ateş açıldı.</p>

<p>Saldırıyı gerçekleştiren Alican C. yakalanarak iki yıl dokuz ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme belgelerine göre zanlı Almanya'ya çocuk yaşta gelmiş ve bir mülteci yurdunda Daltonlar grubunun üyeleri tarafından örgüte kazandırılmıştı.</p>

<p><strong>Rusya bağlantısı iddiaları</strong></p>

<p>Araştırmada dikkat çeken bir başka iddia ise örgüt lideri Gökdemir'in Rusya'daki durumu. Türkiye'de ulusal basında çıkan haberlere göre Gökdemir 2024 yılında Rusya'da gözaltına alınmıştı. Ancak Kontraste'ye konuşan ve kendisini Daltonlar grubunun sözcüsü olarak tanıtan bir kişi, Gökdemir'in Rus hükümetinin sağladığı bir "güvenli evde" yaşadığını ve telefon ile bilgisayar üzerinden örgütün faaliyetlerini yönetmeye devam ettiğini öne sürdü.</p>

<p>Ayrıca internette bulunan bazı videolarda Ukrayna savaşında Rus tarafında savaşan kişilerin Gökdemir'in doğum gününü kutladığı görülüyor.</p>

<p>Siyaset bilimci ve güvenlik uzmanı Gustav Gressel ise devlet kurumları ile organize suç örgütleri arasında zaman zaman gayriresmi iş birlikleri olabildiğini belirtiyor. Bu tür ilişkilerde suç ağlarının kara para aklama, kaçakçılık, ajan devşirme veya istikrarsızlaştırma faaliyetlerinde kullanılabildiği ifade ediliyor.</p>

<p>Almanya'daki güvenlik birimleri, sosyal medya üzerinden örgütlenen ve gençleri hedef alan yeni nesil mafya gruplarının Avrupa'da giderek daha büyük bir güvenlik sorunu oluşturabileceği konusunda uyarıyor. Uluslararası bağlantıları olan bu suç ağlarıyla mücadele için Europol ve diğer Avrupa ülkeleriyle koordinasyonun artırıldığı belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, ÖZEL HABER, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanyada-yeni-nesil-turk-mafyasi</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 18:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/mafya-2.jpg" type="image/jpeg" length="51245"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rebetiko’nun ezgileri Sakız Adası’nda Ege’nin iki yakasını buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/rebetikonun-ezgileri-sakiz-adasinda-egenin-iki-yakasini-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rebetikonun-ezgileri-sakiz-adasinda-egenin-iki-yakasini-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege’nin iki yakası, Xios/Sakız Adası’nda düzenlenen 'Köklerin Dönüşü' konserinde tek yürek oldu. Homerion Kültür Merkezi’nde gerçekleşen gecede 95 korist ve Türk-Yunan müzisyenlerden oluşan dev kadro “Müziğin pasaportu yok” mesajıyla ortak kültürün güçlü bağlarını sahneye taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000">Sakız Adası Homeros Kiralık Odalar, Apartlar ve Turistik Konutlar Derneği, kültür etkinlikleri kapsamında 12 Mart Perşembe gecesi Omirio Kültür Merkezi’nde düzenlediği "Köklerin Dönüşü" temalı rebetiko konseriyle duygu ve tarih dolu bir geceye imza attı. Sakız ve İzmir’in bu müzikal buluşması, Ege’nin iki yakasında paylaşılan ortak köklerin gücünü ortaya koyan canlı bir kültür köprüsü oluşturdu.</span></p>

<p><span style="color:#000000">Fulya OMAÇ / Sakız Adası - YUNANİSTAN</span></p>

<p><strong><span>NOTALAR PASAPORT TANIMADI</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Gecede Şef Berkant Atılgan yönetimindeki 40 kişilik İzmir Rebetiko Korosu ile Şef Vina Ambanoudi yönetimindeki 55 kişilik Georgios Vouros Korosu, izleyicilere eşsiz bir müzik ziyafeti sundu.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/foto2-38.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></span></p>

<p><span style="color:#000000">İzmir ve Sakız’ın müzikal mirasını bir araya getiren etkinlik, "müzikte sınır yoktur" mesajıyla güçlü bir yankı uyandırdı. Sahnedeki 95’i aşkın şarkıcı, müzisyen ve dansçı, performanslarıyla notaların yolculuğu için pasaporta ihtiyaç duyulmadığını ve müziğin sınır tanımayan gücünü bir kez daha ortaya koydu. Bir müzik etkinliğinin ötesine geçen bu anlamlı gece, iki halkın ortak hafızasını ve kültürel bağlarını hatırlatan güçlü bir buluşmaya dönüştü. Sakız Adası’nın köklü medya kuruluşlarından Alithia TV<strong> </strong>tarafından canlı yayınlanan konser, müziğin birleştirici ruhunu geniş kitlelerle buluşturdu. Ücretsiz olarak düzenlenen etkinliğe Türkiye’den de çok sayıda müziksever katıldı.</span></p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/foto3-32.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><span style="color:#000000">Türk ve Yunan dansçıların sahne aldığı performans izleyicilerden büyük alkış aldı.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">"SENİ SEVİYORUM ÇÜNKÜ GÜZELSİN"</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Konserin genel müzik direktörlüğünü Sakızlı Şef Vina Ambanoudi’nin üstlendiği gecede, 5’i Türk, 3’ü Yunan olmak üzere toplam 8 müzisyen Ege’nin ortak ezgilerini seslendirdi. Georgios Vouros grubuna bağlı 8 Yunan ve 2 Türk dansçı ise performanslarıyla geceyi görsel bir şölene dönüştürdü. Konser boyunca rebetiko müziğinin sevilen eserlerinin seslendirildiği etkinlikte Georgios Vouros Korosu’ndan solist Filitsa Fafaliou’nun yorumladığı S’agapo Giati Eisai Oraia (Seni Seviyorum Çünkü Güzelsin) parçası izleyicilerden büyük alkış aldı. Programın devamında Prin To Harama Monahos (Şafaktan Önce Tek Başıma), Fragosyriani (Frankosüryan Kızı), Synnefiasmeni Kyriaki (Bulutlu Pazar), Pino Kai Metho (İçiyorum ve Sarhoş Oluyorum) ile Aeroplano Tha Paro (Uçağa Bineceğim) gibi rebetiko repertuvarının tanınmış eserleri koro ve müzisyenler tarafından seslendirildi. </span></p>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/foto6-24.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /><span style="color:#000000">Homerion Kültür Merkezi’nde düzenlenen konserde salon tamamen doldu.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">REBETİKO’NUN İZMİR KÖKLERİ SAKIZ’DA YANKILANDI</span></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="color:#000000">İzmir Rebetiko Korosu, konserin ruhuna uygun olarak tamamı Yunanca 12 eserle sahne aldı. Programda Ege’nin ortak müzik mirasının en bilinen rebetiko parçaları yer aldı. Koronun repertuvarında Alacatiani (Alaçatılı Kız), Meneksedes kai Zoumpoulia (Menekşeler ve Sümbüller), Paporaki tou Bournova (Bornova’nın Küçük Vapuru), O Anthropos (İnsan), Misirlou (Mısırlı Kız) ve Apo to Vrady os to Proi (Akşamdan Sabaha Kadar) gibi klasik eserler seslendirildi. İzmir ve Batı Anadolu kökenli bu ezgiler, ortak kültürel izleri sahneye taşırken dinleyiciler tarafından dakikalarca alkışlandı.</span></p>

<p><img alt="" height="533" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/foto7-21.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong><span style="color:#000000">KONSER TAM BİR KÜLTÜREL ŞÖLENE DÖNÜŞTÜ </span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Konserin finalinde iki koronun birlikte seslendirdiği “Ehe geia Panagia” (Elveda Meryem Ana) eseri, salondaki coşkuyu zirveye taşıdı. Duygusal ve hareketli parçaların bir arada seslendirildiği konserde, koro üyeleri sahnedeki uyumları ve performanslarıyla dikkat çekti. 95 korist, müzisyen ve 10 dansçının sahnede buluştuğu bu özel performans, buzuki, gitar, bas gitar, akordeon, kanun, bendir ve cajondan oluşan zengin orkestra eşliğinde adeta bir müzik şölenine dönüştü. Rebetiko ezgileri, İzmir şarkıları ve Yunan danslarının iç içe geçtiği gecede duygu yüklü anlar yaşayan izleyiciler zaman zaman eserlere eşlik ederken, konser uzun süren alkışlarla tamamlandı.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">MYLONADİS: “ZİYARETÇİ ARTIK DENEYİM ARIYOR”</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Etkinliğin mimarı, Sakız Adası Homeros Kiralık Odalar, Apartlar ve Turistik Konutlar Derneği Başkanı Giorgos Mylonadis, yaptığı açılış konuşmasında turizm ve misafirperverlikte yeni bir döneme vurgu yaparak şunları söyledi: </span></p>

<p><span style="color:#000000">“Kiralık Odalar Birliği olarak şuna gönülden inanıyoruz ki günümüz ziyaretçisi artık sadece bir oda değil, bir deneyim arıyor. Bu nedenle, Sakız Adası’nın yıl boyunca uluslararası bir kültür destinasyonu olması için dışa dönük yatırımlar yapıyoruz. Bu geceki ücretsiz giriş imkanı, Sakız halkına bir teşekkürümüz ve bize duydukları güvene bir karşılıktır.” </span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">DOSTLUK MESAJLARI SAHNEDEN YÜKSELDİ</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Homerion Kültür Merkezi’nde gerçekleşen ve salonun tamamen dolduğu konserde Sakız Adası Belediye Başkanı Ioannis Malafis, Kültürden Sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Anastasia Galani ve Livadion Georgios Vouros Kültür Derneği Başkanı Loukas Ampeliotis de kısa birer konuşma yaptı. Belediye Başkanı Malafis, derneğin Sakız Adası’nın dışa dönüklüğünü güçlendirmeye yönelik bu anlamlı girişimini takdirle karşıladıklarını ifade ederken, Başkan Yardımcısı Galani kültür ve sanat alanındaki iş birliklerinin zamansız değerine dikkat çekti. Ampeliotis ise böylesi etkinliklerin kolektif çabanın ve kültürel dayanışmanın en güçlü örneklerinden biri olduğunu vurguladı.<br />
İzmir Rebetiko Korosu Şefi Berkant Atılgan da sahnede yaptığı konuşmada iki halkın sıcak misafirperverliğinin kendilerini derinden etkilediğini belirterek, rebetiko müziğinin Ege’nin iki yakasını buluşturan ortak bir kültür dili olduğunu dile getirdi.</span></p>

<p><img alt="" height="883" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/foto8-16.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /><span style="color:#000000">İzmir Rebetiko Korosu Şefi Berkant Atılgan, Giorgos Mylonadis ile Şefi Vina Ambanoudi’ye iki ülke arasındaki dostluk ve kültürel iş birliğine katkılarından dolayı birer teşekkür plaketi sundu.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">NOTALARIN PASAPORTA İHTİYACI YOK</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Konser sonunda sahneye çıkan Homeros Derneği Başkanı Giorgos Mylonadis ile iki koronun şefleri Vina Ambanoudi ve Berkant Atılgan, Sakız halkına gösterdikleri yoğun ilgi için teşekkür etti. Gecenin sonunda İzmir Rebetiko Korosu Şefi Berkant Atılgan, iki ülke arasındaki dostluk ve kültürel iş birliğine katkılarından dolayı Başkan Giorgos Mylonadis ile Georgios Vouros Korosu Şefi Vina Ambanoudi’ye birer teşekkür plaketi takdim etti. Uzun alkışlarla sona eren gece, Ege’nin iki yakasında paylaşılan kültürün müziğin ortak diliyle yeniden hayat bulduğu anlara sahne oldu. Geceden geriye, Ege’nin serin sularında yankılanan sıcak dostluk mesajları ve hafızalara kazınan eşsiz ezgiler kaldı. 95 kişilik dev koro ve 10 dansçının birlikte selamladığı seyirci, Ege’nin her iki yakasındaki ortak köklerin gücünü bir kez daha tescilledi.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" height="473" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/foto4-30.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" />Sakız Adası Homeros Kiralık Odalar, Apartlar ve Turistik Konutlar Derneği Başkanı Giorgos Mylonadis.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>3.SAYFA, AVRUPA, GÖÇ POLİTİKALARI, KÜLTÜR, MAGAZİN, ÖZEL HABER, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/rebetikonun-ezgileri-sakiz-adasinda-egenin-iki-yakasini-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/foto1-42.jpg" type="image/jpeg" length="37657"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[30. Türkiye Almanya Film Festivali’nde kazananlar belli oldu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/30-turkiye-almanya-film-festivalinde-kazananlar-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/30-turkiye-almanya-film-festivalinde-kazananlar-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Nürnberg kentinde 30. Türkiye Almanya Film Festivali’nin ödülleri, 7 Mart akşamı düzenlenen törende açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yarışma bölümünde üç farklı jüri ile seyirci oyları, ilgili kategorilerde kazananları belirledi. Toplamda dokuz para ödülü sahiplerine takdim edildi.</strong></p>

<p>Ödül töreninde, Nürnberg Belediye Başkanı Prof. Dr. Julia Lehner ile Almanya’nın eski Federal Kültür Bakanı Claudia Roth ve çok sayıda izleyici hazır bulundu.</p>

<p>Künstlerhaus’ta düzenlenen törende Dieter Kosslick başkanlığındaki uzun metraj film jürisi aşağıdaki ödülleri verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>En iyi film:</strong><strong> </strong> <strong>Sarı Zarfar</strong><br />
Yönetmen: İlker Çatak</p>

<p><strong>Büyük Jüri Ödülü: </strong><strong> </strong><strong>Altı Haftalık Veda</strong><br />
Yönetmen: Jacqueline Jansen</p>

<p><strong>En iyi kadın oyuncu:</strong><strong> </strong><strong>Magdalena Laubisch</strong><br />
Film: Altı Haftalık Veda<br />
Yönetmen: Jacqueline Jansen</p>

<p><strong>En iyi erkek oyuncu: </strong><strong> </strong> <strong>Nazmi Kırık</strong><br />
Film: Uçan Köfteci<br />
Regie: Rezan Yeşilbaş</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top">
   <p><img alt="" height="309" src="https://www.fftd.net/fileadmin/_processed_/4/f/csm_KD__5192_8c23d26d8a.jpg" width="550" /></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>Seyirci Ödülü</strong>: „<strong>Erken Kış</strong>” (Yönetmen: Özcan Alper)</p>

<p>Bu yıl <strong>Öngören Ödülü</strong>, „<strong>Kardeş Türküler</strong>“ filmine verildi.<br />
Çayan Demirel ve Ayşe Çetinbaş, bu filmle festivalin <strong>Demokrasi ve İnsan Hakları Ödülü</strong>’nü kazandılar.</p>

<p>Tevfik Başer başkanlığındaki kısa film jürisi ödülleri şu şekilde verdi:</p>

<p><strong>En iyi kısa film:</strong><strong> </strong> <strong>Home</strong><br />
Yönetmen: Esa-Lu Lorenz</p>

<p><strong>2. en iyi </strong><strong>kısa film:</strong><strong> </strong> <strong>Ölüm Bizi Ayırana Dek</strong><br />
Yönetmen: Deniz Koloş</p>

<p><strong>3. en iyi </strong><strong>kısa film:</strong><strong> </strong> <strong>Liminal</strong><br />
Yönetmen: Ege Yılmaz</p>

<p>En iyi uzun metraj ve en iyi kısa film, 8 Mart Pazar günü saat 18:00’de gösterilecek.</p>

<p><strong>Teşekkür Plaketi:</strong><strong> </strong> <strong>Dr. Ludwig Ammann</strong></p>

<p><strong>Onur Ödülü:</strong> <strong>Haluk Bilginer</strong></p>

<p><strong><img alt="" height="337" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/foto-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></strong></p>

<p>30. Türkiye Almanya Film Festivali, bazı gösterimlerin tamamen dolmasıyla birlikte artan izleyici ilgisinden büyük memnuniyet duydu. Almanya ve Türkiye’den 70’in üzerinde sanatçı festivale katılırken, çok sayıda oyuncu film gösterimleri ve festival söyleşilerinde izleyicilerle buluştu.</p>

<p>Foto: Kaan Deniz</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/30-turkiye-almanya-film-festivalinde-kazananlar-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/film-2.jpg" type="image/jpeg" length="83910"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ege’nin iki yakası Sakız’da “Köklerin Dönüşü” konserinde buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/egenin-iki-yakasi-sakizda-koklerin-donusu-konserinde-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/egenin-iki-yakasi-sakizda-koklerin-donusu-konserinde-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakız Adası’nda 12 Mart’ta düzenlenecek “Köklerin Dönüşü” temalı konser, Türkiye ve Yunanistan’dan iki önemli koroyu aynı sahnede buluşturacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color:#000000">90 sanatçının yer alacağı gece, ortak kültürel mirasın müzikle yeniden hayat bulmasına sahne olacak. </span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Fulya OMAÇ / Sakız Adası - YUNANİSTAN</span></p>

<p><span style="color:#000000">Simgeleşmiş rebetiko ve İzmir şarkıları, Yunan danslarının renk kattığı performanslarla seslendirilecek. Organizasyonun ev sahiplerinden Başkan Mylonadis, geceye ilişkin yaptığı açıklamada, “Müziğin birleştirici ruhunu herkesle paylaşmak amacıyla girişler tamamen ücretsiz. Tüm ada halkını ve Türk misafirleri bu tarihi buluşmaya davet ediyoruz” diyerek geniş katılım çağrısında bulundu.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">İZMİR REBETİKO KOROSU VE GEORGİOS VOUROS KOROSU AYNI SAHNEDE</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Turizm alanındaki vizyoner projeleriyle "2025 Yunanistan Turizm Ödülleri"nde (Greek Tourism Awards) büyük bir başarıya imza atan Sakız Adası Homeros Kiralık Odalar, Apartlar ve Turistik Konutlar Derneği, Ege’nin iki yakasını bu kez notaların birleştirici gücüyle bir araya getiriyor. 12 Mart 2026 Perşembe günü Sakız Adası’nda (Xios) gerçekleşecek "Köklerin Dönüşü" temalı konser, Türkiye ve Yunanistan arasındaki köklü bağları müzik aracılığıyla güçlendirmeyi ve ortak mirası onurlandırmayı hedefliyor.</span></p>

<p><img alt="" height="534" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/foto3-31.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><span style="color:#000000">Homerion Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek bu tarihi sanatsal buluşmada, Ege’nin iki yakasından iki önemli müzik topluluğu aynı sahneyi paylaşacak. Şef Berkant Atılgan yönetimindeki, Türkiye’nin rebetiko müziğine adanmış tek korosu olma özelliğini taşıyan ve şarkılarını Yunanca seslendiren 40 kişilik İzmir Rebetiko Korosu; Sakız Adası’nın en köklü korolarından biri olan Livadia Kültür ve Eğitim Derneği bünyesindeki şef Virginia Ampanoudi yönetiminde 50 kişilik "Georgios Vouros" Korosu ile bir araya gelecek. Simgeleşmiş rebetiko ve İzmir şarkıları, Yunan danslarının renk kattığı performanslarla seslendirilecek. Toplamda 90 korist ve müzisyenin aynı paydada buluşacağı bu sanatsal iş birliği buzuki, gitar, bas gitar, akordeon, kanun, bendir ve cajondan oluşan zengin bir orkestra eşliğinde tam bir kültürel şölene dönüşecek.</span></p>

<p><img alt="" height="465" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/foto5-23.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong><span style="color:#000000">HER ŞARKI SIRASINDA SAHNE ARKA PLANINDA FOTOĞRAFLAR YANSITILACAK</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">"Köklerin Dönüşü" temasıyla düzenlenen bu buluşma, notaların yanı sıra görsel bir tarih anlatısına da ev sahipliği yapacak. İzmir Rebetiko Korosu şarkılarını seslendirirken, sahne arka planında İzmirli fotoğrafçı ve koleksiyoner Mert Rüstem’in "Smyrna / İzmir 1860-1920" koleksiyonundan özel fotoğraflar yansıtılacak. İzleyiciler, Rebetiko ve İzmir şarkılarını dinlerken aynı zamanda dönemin atmosferini yansıtan bu tarihi karelerle duygusal bir yolculuğa çıkacak.</span></p>

<p><img alt="" height="441" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/foto6-23.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong><span style="color:#000000">MÜBADİL GEÇMİŞİN İZLERİ, SANATSAL BİR VEFA ÖRNEĞİYLE SAKIZ ADASI’NA TAŞINACAK </span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">"Özünde bir 'eve dönüş' hikayesini barındıran bu müzikal kucaklaşma, koro üyelerinin taşıdığı mübadil ruhu sayesinde bir konser olmanın ötesine geçerek tarihi bir anma törenine dönüşecek. Selanik ve Girit göçmeni ailelerin üçüncü kuşak temsilcilerinden oluşan İzmir Rebetiko Korosu, bu anlamlı buluşma ile dedelerinin ezgilerini Ege’nin karşı kıyısında yeniden yankılandıracak. Böylece mübadil geçmişin izleri, sanatsal bir vefa örneğiyle Sakız Adası’na taşınacak. </span></p>

<p><img alt="" height="870" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/foto2-37.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong><span style="color:#000000">ŞEF ATILGAN: ORTAK TARİHİMİZİ SANATIMIZLA YAŞATMAK BİZİM İÇİN BÜYÜK BİR ONUR</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Bu güçlü tarihsel bağa vurgu yapan ve köklerinin Yunanistan’a dayandığını belirten Şef Berkant Atılgan, etkinliğin kendileri için taşıdığı manevi değeri şu sözlerle ifade etti:</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="color:#000000">'Köklerimiz Yunanistan’dan geliyor, şarkılar içimizde hep canlı kaldı. Bu rebetikoları Sakız Adası’nda söylemek ve ortak tarihimizi sanatımızla yaşatmak bizim için büyük bir onur. Sakız Adası Homeros Kiralık Odalar, Apartlar ve Turistik Konutlar Derneği’nden adada konser vermemiz için gelen teklifi büyük bir memnuniyetle kabul ettik. Dedelerimizin şarkılarını emanet oldukları topraklarda söylemek üzere adaya geri döneceğiz. Aynı sahneyi paylaşacağımız Georgios Vouros Korosu, bizlere aynı zamanda danslarıyla da eşlik edecek. Müziğin sınırları aşan gücüyle dostluk ve kardeşlik duygularını hep birlikte büyütmeyi amaçlıyor, bu buluşmanın iki yaka arasında yeni kültürel köprüler kuracağına yürekten inanıyoruz.”</span></p>

<p><span style="color:#000000"><img alt="" height="1132" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/foto1-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">12 MART SAKIZ, 1 MAYIS URLA, 2 MAYIS BURSA KONSERLERİ</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Temelleri 2016 yılında atılan İzmir Rebetiko Korosu, on yılı aşkın süredir Yunanistan ve Makedonya’daki uluslararası festivallerde Türkiye’yi başarıyla temsil eden bir ekol olarak tanınıyor. 21 Şubat’taki Elhamra konserinin ardından rotasını 12 Mart’ta Sakız Adası’na çeviren topluluk, bahar ve yaz aylarında da dopdolu bir takvimle izleyici karşısına çıkacak. 1 Mayıs’ta Urla’da Drama Korosu ile gerçekleşecek buluşmayı, 2 Mayıs Bursa, 1 Ağustos Drama ve 2 Ağustos Kavala konserleri izleyerek dostluk turlarını taçlandıracak.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">MYLONADİS: GÜNÜMÜZ TURİSTİ SADECE BİR ODA DEĞİL, BİR DENEYİM ARIYOR</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Adanın kültürel kimliğini yansıtan bir "vitrin" ve halklar arasında kurulan en güçlü iletişim köprüsü olarak gördüğü sanatsal faaliyetlerine, hafızalardan silinmeyecek bir yenisini daha ekleyen Sakız Adası Homeros Kiralık Odalar, Apartlar ve Turistik Konutlar Derneği Başkanı Giorgos Mylonadis yaptığı özel açıklamada kültürün ve sanatın en saf diplomasi yöntemi olduğuna inandıklarını söyledi. Dernek olarak hedeflerinin Sakız Adası’nı uluslararası bir kültür merkezi olarak tanıtmak olduğunu dile getiren Mylonadis, “Hem ziyaretçilerimizin hem de komşularımızın, adamızı sanatın birleştirdiği ve dostluklar kurduğu bir yer olarak görmelerini istiyoruz. Kültürel bir kurum değiliz ancak böyle bir sanatsal gecenin organizasyonunu bir Konaklama Tesisleri Derneği olarak üstlenmekten mutluluk duyuyoruz. Çünkü günümüz turisti sadece bir oda değil, bir deneyim arıyor. Kültür turizmiyse Sakız Adası'nın geleceğidir” diye konuştu.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">İZMİR FOTOĞRAFLARI SERGİSİ 5 MART’TA ATİNA’DA</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Geçtiğimiz 30 Ocak’ta yine Homerion Kültür Merkezi’nde 15 gün boyunca İzmirli fotoğrafçı ve koleksiyoner Mert Rüstem’in aile arşivinde yer alan Smyrna / İzmir 1860-1920” başlıklı fotoğraf sergisinin düzenlenmesine öncülük ettiklerini hatırlatan Mylonadis, bu serginin 5 Mart'ta da Atina’nın en varlıklı ve prestijli yerleşimlerinden Filothei'de Ege’nin iki yakasını bir kez daha bir araya getireceğini aktararak, “Bu tür uluslararası buluşmaları düzenleyerek, Sakız Adası'nı dünya genelinde kaliteli destinasyonlar haritasına yerleştirmeyi amaçlıyoruz. Ziyaretçilerimizin, Sakız Adası'nda yıl boyunca harika şeyler olduğunu bilmesini istiyoruz” dedi.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">ULUSLARARASI BAŞARILARIN VERDİĞİ GÜÇ</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Derneğin bu tür dışa dönük etkinliklerdeki kararlılığı, kazanılan prestijli ödüllerle de tescillenmiş durumda. 2024 yılında düzenlenen voleybol turnuvaları sayesinde elde edilen başarının ardından, Sakız Adası Homeros Kiralık Odalar, Apartlar ve Turistik Konutlar Derneği 2025 Yunanistan Turizm Ödülleri'ne (Greek Tourism Awards) layık görüldü. Mylonadis, bu ödülün kendilerine adayı sınırların ötesinde tanıtma konusunda büyük bir motivasyon sağladığını ve doğru yolda olduklarının kanıtı olduğunu belirtti. </span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">SİYASETİN ÖTESİNDE HALKLARIN DİPLOMASİSİ</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Etkinliğin siyasi atmosferdeki boyutuna da değinen Mylonadis, "Kültür ve müzik siyaset yapmaz, halkların diplomasisini yapar. Rebetiko, her iki kıyıdaki limanlarda doğmuş ortak bir dildir. Sakız Adası’nın bir dostluk köprüsü olması gerektiğine tüm kalbimizle inanıyoruz. Adaya gelecek olan sanatçılar, aslında buradan ayrılan insanların torunlarıdır, bizler ortak mirasımıza büyük bir saygı ve sevgi duyuyoruz" sözleriyle değerlendirdi.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000">MYLONADİS TÜM ADA HALKINI VE TÜRK MİSAFİRLERİ BU TARİHİ BULUŞMAYA DAVET ETTİ</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000">Başkan Mylonadis, Sakız Adası toplumunun bu anlamlı girişimi şimdiden büyük bir ilgi ve samimiyetle kucakladığını belirterek tüm ada halkını ve Türk misafirleri bu tarihi buluşmaya davet etti. Homeros Kiralık Odalar, Apartlar ve Turistik Konutlar Derneği olarak kaynaklarını adanın tanıtımı için harcadıklarına dikkat çeken Mylonadis sözlerini şöyle noktaladı:</span></p>

<p><span style="color:#000000">“Öncelikle Dernek olarak, bu önemli kültürel girişim için Homerion Kültür Merkezi salonunu bizlere tahsis eden Sakız Adası Belediyesi’ne içtenlikle teşekkür ederiz. Müziğin birleştirici ruhunu herkesle paylaşmak amacıyla konser girişi ücretsiz olacak. Bunu Sakız Adası toplumuna bir hediye olarak görüyoruz, çünkü iş birliği ve dostluk mesajının her eve ulaşmasını istiyoruz. Bu organizasyon, adamızın dışa dönük vizyonuna yapılmış bir yatırımdır. Rebetiko sesleri eşliğinde bu eşsiz "Anadromi sti Smyrni" (İzmir’e Yolculuk) deneyimini birlikte yaşamak için hepinizi etkinliğimize bekliyoruz. Sanatseverlerin rezervasyon ve yer ayırımı için “info@chios-seafront-studios.gr” adresine e-posta göndermelerini rica ediyoruz. Konser biletleri ise ücretsiz olarak Homerion Sanat Merkezi’nden temin edilebilir.”</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>3.SAYFA, AVRUPA, GÖÇ POLİTİKALARI, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/egenin-iki-yakasi-sakizda-koklerin-donusu-konserinde-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 08:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/foto1.jpg" type="image/jpeg" length="46093"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çatak Altın Ayı ödülünü Hamburg'a taşıdı: "Gelbe Briefe" büyük ödülün sahibi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/catak-altin-ayi-odulunu-hamburga-tasidi-gelbe-briefe-buyuk-odulun-sahibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/catak-altin-ayi-odulunu-hamburga-tasidi-gelbe-briefe-buyuk-odulun-sahibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yönetmen İlker Çatak'ın politik dram filmi "Gelbe Briefe" (Sarı Mektuplar), 2026 Berlin International Film Festival'nde (Berlinale) en büyük ödül olan Altın Ayı'yı kazandı. Çatak, ödülün ardından filmini Hamburg'daki Zeise Kino'da izleyiciyle buluşturdu ve Altın Ayı heykelciğini de beraberinde getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hamburg Media School mezunu olan ve daha önce "Das Lehrerzimmer" filmiyle Oscar adaylığı elde eden Çatak, ödül sonrası yoğun bir programa başladı. Röportajlar ve galalar arasında Hamburg'daki gösterim de önemli duraklardan biri oldu.</strong></p>

<p>Süheyla KAPLAN</p>

<p><strong>Fatih Akın ile 22 Yıl Sonra Aynı Kare</strong></p>

<p>Çatak için Hamburg'daki en özel anlardan biri, 22 yıl önce Berlinale'de "Gegen die Wand" filmiyle Altın Ayı kazanan Fatih Akın ile bir araya gelmek oldu. İki yönetmen, Altın Ayı ödülleriyle birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.</p>

<p><img alt="" height="610" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/111-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Çatak, Berlinale'de jüri başkanı Wim Wenders'in sahnede adını ve filmini anons ettiği anı şöyle anlattı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Tüm ekip üzerime atladı, hepimiz ayağa fırladık. Zaten çok duygusal bir akşamdı. O an sahnede durmak, bir hayalin gerçeğe dönüşmesiydi."</strong></p>

<p>Yönetmen, gençliğinde Fatih Akın'ın ödül kazandığı ana tanıklık ettiğini belirterek Berlinale ile büyüdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="" height="629" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/dscf3709-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>İstanbul Hamburg'da, Ankara Berlin'de</strong></p>

<p>Gelbe Briefe", Ankara'dan sürgün edilmek zorunda kalan bir sanatçı çiftin hikâyesini anlatıyor. Devlete karşı geldikleri iddiasıyla yargılanan Derya ve Aziz, işlerini ve evlerini kaybediyor. Film, çiftin "önce hayatta kalmak mı yoksa ahlak mı?" sorusuyla yüzleşmesini konu alıyor. İdealleri ile yaşam mücadelesi arasındaki gerilim, evliliklerini ve ergen kızlarıyla ilişkilerini zorluyor.</p>

<p>Çatak, filmi Almanya'da çektiklerini belirterek, "İstanbul'u Hamburg'da, Ankara'yı Berlin'de çekiyoruz gibi davranıyoruz," dedi.</p>

<p>Hamburg'u çok sevdiğini vurgulayan yönetmen, kenti daha önce de çeşitli projelerinde kullandığını ifade etti.</p>

<p>Film, 21 gün Hamburg ve çevresinde, ek günler ise Berlin'de çekildi. Yapım, Moin Filmförderung tarafından 450 bin euro destek aldı. Senaryo İlker Çatak'ın yanı sıra Ayda M. Çatak ve Enis Köstepen imzası taşıyor.</p>

<p><strong>Güçlü Oyuncu Kadrosu</strong></p>

<p>Filmde Türk sinemasının önemli isimleri Özgü Namal ve Tansu Biçer rol alıyor. Görüntü yönetmenliğini Judith Kaufmann üstlenirken, yapımcılığını Ingo Fliess üstlendi. Fliess ve Çatak daha önce "Es gilt das gesprochene Wort" ve "Das Lehrerzimmer" projelerinde de birlikte çalışmıştı.</p>

<p>Çatak'ın sıradaki projesi ise yazar Bernhard Schlink'in çok satan romanı "Die Enkelin"in (Torun) dizi uyarlaması. Altı bölümlük seri, Münih merkezli Trimafilm ortak yapımı olarak hayata geçirilecek.</p>

<p>Roman, eşinin ölümünden sonra onun Doğu Almanya'da bıraktığı bir çocuğu olduğunu öğrenen 64 yaşındaki bir kitapçının hikâyesini anlatıyor. Adam, kırsalda aşırı sağ bir topluluk içinde yaşayan kızını bulmak için geçmişin izini sürüyor.</p>

<p>Dizi projesinin senaryosunu Annika Pinske ve Jacob Hauptmann kaleme alacak. Yapım, FFF Bayern tarafından destekleniyor.</p>

<p><strong>Oscar Yolculuğu ve Akademi Üyeliği</strong></p>

<p>İlker Çatak, 2015 yılında Hamburg Media School'daki mezuniyet filmi "Sadakat" ile Öğrenci Oscar'ı kazanmıştı. 2024 yılında ise Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından yeni üyeler arasına davet edildi.</p>

<p>Altın Ayı ödülüyle kariyerinde yeni bir zirveye ulaşan Çatak, hem Almanya hem Türkiye sinema dünyasında adından söz ettirmeye devam ediyor.</p>

<p>(Fotos: Heike Blenk/Alamode Film)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, HAMBURG, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/catak-altin-ayi-odulunu-hamburga-tasidi-gelbe-briefe-buyuk-odulun-sahibi</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 00:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/03/toplu-18.jpeg" type="image/jpeg" length="56703"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye Almanya Film Festivali'nin özel kitabı 'Uzak Yollardan Geldik' çıktı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/turkiye-almanya-film-festivalinin-ozel-kitabi-uzak-yollardan-geldik-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/turkiye-almanya-film-festivalinin-ozel-kitabi-uzak-yollardan-geldik-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Almanya Film Festivali'nin 1992'den bugüne uzanan serüveni, Türkçe ve Almanca yayımlanan 'Uzak Yollardan Geldik / Von Weitemgekommen' adlı özel kitapta anlatılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye ile Almanya arasında sinema aracılığıyla kurulan en uzun soluklu ve en tanınan kültürel köprülerden biri olan Türkiye Almanya Film Festivali, 34 yıla yayılan birikimini 'Uzak Yollardan Geldik / VonWeitem gekommen' adlı özel bir kitapla kalıcı hale getirdi. </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkçe ve Almanca olarak hazırlanan kitap, festivalin yalnızca tarihini değil, iki ülke sineması arasındaki kültürel etkileşimi de katmanlı bir anlatıyla ortaya koyuyor.</p>

<p><img alt="" height="615" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/02/film-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>Festivalin kurucularından <strong>Adil</strong> <strong>Kaya'nın</strong> yayına hazırladığı, editörlüğünü İstanbul'dan gazeteci ve sinema yazarı <strong>Olkan</strong> <strong>Özyurt'un</strong> üstlendiği; grafik tasarımını <strong>Metin</strong> <strong>Kayıp</strong> ile <strong>Bülent</strong> <strong>Bayraktar'ın</strong> gerçekleştirdiği kitap, <strong>Frank Becher</strong> ve <strong>Georg Escher</strong>'in danışmanlığı altında festivalin kuruluşundan bugüne uzanan süreci seçkiler, ödüller, tanıklıklar, tartışmalar ve karşılaşmalar üzerinden ele alıyor.</p>

<p><img alt="" height="182" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/02/3-61.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>Kitabın en belirleyici yönlerinden biri, yazar, yönetmen, oyuncu, festivalci, eleştirmen ve siyasetçi kimlikleriyle tanınan 28 kişilik çok sesli yazar kadrosu. <strong>Zülfü Livaneli</strong>, <strong>Uğur</strong> <strong>Yücel</strong>, <strong>Ercan</strong> <strong>Kesal</strong>, <strong>Tevfik</strong> <strong>Başer</strong>, <strong>Nur</strong> <strong>Sürer</strong>, <strong>Osman</strong> <strong>Okkan</strong>, <strong>Can</strong> <strong>Dündar</strong> ve <strong>Ayhan</strong> <strong>Salar</strong> gibi isimler festivalin Türkiye ve Almanya arasında hem sinemasal hem de kültürel anlamda nasıl bir köprü oluşturduğunu tanıklıklar üzerinden değerlendirirken;</p>

<p>Almanya'nın eski Kültür Devlet Bakanı <strong>Claudia</strong> <strong>Roth</strong>, Almanya'nın önde gelen politikacılarından <strong>Cem</strong> <strong>Özdemir</strong> ve Dr. <strong>UlrichMaly</strong> festivalin kültürel diplomaside oynadığı role dikkat çekiyor. <strong>Hülya Uçansu</strong>, <strong>Klaus</strong> <strong>Eder</strong>, <strong>Alexander</strong> <strong>Bohr</strong>, Dr. <strong>Ludwig Ammann</strong>, Dr. <strong>Ahmet</strong> <strong>Boyacıoğlu</strong>, <strong>Ayten</strong> <strong>Akyıldız</strong>, <strong>Marcus</strong> <strong>König</strong>, Prof. Dr. <strong>Julia</strong> <strong>Lehner</strong> ve Dr. <strong>Bettina Berns</strong> ise yazılarında festivalin bir sinema etkinliğinin ötesine geçen yapısını ele alıyor.</p>

<p><img alt="" height="182" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/02/2-128.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>Kitap yalnızca yazılardan oluşmuyor. Festivalin yıllar içinde biriken hafızası da görsel bir seçkiyle sunuluyor. Fotoğraflar, afişler ve festival anlarına ait belgeler; <strong>Atıf</strong> <strong>Yılmaz</strong>, <strong>Ömer</strong> <strong>Kavur</strong>, <strong>Tuncel Kurtiz</strong>, <strong>Tarık</strong> <strong>Akan</strong>, <strong>Fatih</strong> <strong>Akın</strong>, <strong>Ferzan Özpetek</strong>, <strong>Şener</strong> <strong>Şen</strong>, <strong>Kenan</strong> <strong>İmirzalıoğlu</strong>, <strong>Cem Yılmaz</strong>, <strong>Kadir</strong> <strong>İnanır</strong> ve <strong>Türkan</strong> <strong>Şoray</strong> gibi isimlerle; <strong>Hanna</strong> <strong>Schygulla</strong>, <strong>Margarethe</strong> <strong>von</strong> <strong>Trotta</strong>, <strong>Volker</strong> <strong>Schlöndorff</strong>, <strong>Mario</strong> <strong>Adorf</strong>, <strong>Armin</strong> <strong>Mueller</strong>-<strong>Stahl</strong>, <strong>Senta</strong> <strong>Berger</strong> ve <strong>Iris</strong> <strong>Berben</strong> gibi Alman sinemasının önemli figürlerini aynı görsel evrende buluşturuyor. Kitapta ayrıca festivalin yıllar içinde ulusal ve uluslararası basındaki yansımalarına da kapsamlı bir yer veriliyor.</p>

<p>Festivalin 30. yılı için hazırlanan eser, iki ülke arasında kurulan ortak sinema hafızasını görünür kılan kapsamlı bir bellek çalışması niteliği taşıyor. Festivalin bir gösterim alanı olmanın ötesinde, bir karşılaşma ve diyalog zemini olduğuna işaret eden kitap, iki ülke arasında gelişen sinema dilinin ortak ve ayrışan yönlerine de ışık tutuyor. Bu yönüyle eser, bir arşiv çalışmasının ötesinde eleştirel bir başvuru kaynağı olarak da değerlendirilebilir.</p>

<p>Adil Kaya kitapla ilgili olarak, "Almanya'nın ısrarla inşa ettiği unutmama kültürünün bir parçasını oluşturduk. Türkiye'nin postmodern jargonuyla söylersek: 'Bu kitapla tarihe bir not düştük.' Okuması sizden..." diyor.</p>

<p>Otuzdört yıllık kültürel emeğin izini süren 'Uzak Yollardan Geldik / Von Weitem gekommen', festivalin süreklilik üreten bir kültürel zemin olduğunu ortaya koyarken geleceğe dönük güçlü bir perspektif de sunuyor.</p>

<p>Kitap, 30. Türkiye Almanya Film Festivali günlerinde edinilebilir ya da ISBN numarası <strong>(ISBN: 978-3-00-085893-2)</strong> üzerinden Türkiye ve Almanya'dan sipariş edilebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/turkiye-almanya-film-festivalinin-ozel-kitabi-uzak-yollardan-geldik-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/02/1-186.jpg" type="image/jpeg" length="61400"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berlinale’de “Gazze” Gerilimi: İlker Çatak’ “Sarı Zarflar” filmiyle “Altın Ayı” ödülünü kazandı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/berlinalede-gazze-gerilimi-ilker-catak-sari-zarflar-filmiyle-altin-ayi-odulunu-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/berlinalede-gazze-gerilimi-ilker-catak-sari-zarflar-filmiyle-altin-ayi-odulunu-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Berlin Film Festivali, ödül gecesinde yaşanan siyasi tartışmaların gölgesinde tamamlandı. Türkiye kökenli yönetmen İlker Çatak, Sarı Zarflar filmiyle festivalin en prestijli ödülü olan “Altın Ayı”ya layık görüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çatak’ın başarısı sanat çevrelerinde büyük takdir toplarken, aynı gece yapılan Gazze savaşıyla ilgili açıklamalar, Alman siyasetinde ve diplomatik çevrelerde geniş yankı uyandırdı.</strong></p>

<p>Sanat ile siyasetin kesiştiği bir atmosferde gerçekleşen ödül töreni, Berlinale’nin ifade özgürlüğü ile politik hassasiyetler arasındaki dengeyi bir kez daha gündeme taşıdı.</p>

<p>Suriye-Filistin kökenli yönetmen Abdallah Alkhatib, ilk uzun metraj filmi “Kuşatma Sırasından Tanıklıklar" ile (Chronicles from the Siege) ödülünü kazandı. Elinde Filistin bayrağıyla sahneye çıkan Alkhatib, teşekkür konuşmasında Almanya hükümetini “Gazze’deki soykırıma ortak olmakla” suçladı.</p>

<p>“Bir gün Gazze’de harika bir film festivali olacak” diyen Alkhatib,<strong> “Yanımızda olanları da karşımızda duranları da hatırlayacağız. Özgür Filistin, şimdi ve sonsuza dek”</strong> ifadelerini kullandı. Salondaki izleyiciler konuşmayı hem alkışlarla hem de protesto sesleriyle karşıladı.</p>

<p><strong>Bakan Schneider Salonu Terk Etti</strong></p>

<p>Törende hükümeti temsilen bulunan Almanya Çevre Bakanı Carsten Schneider (SPD), konuşma sırasında salonu terk etti. Bakanlık sözcüsü, Alkhatib’in açıklamalarının “kabul edilemez” olduğunu ve bu nedenle Schneider’in protesto amacıyla etkinlikten ayrıldığını duyurdu. Schneider’in, konuşma sırasında törende bulunan tek federal hükümet temsilcisi olduğu belirtildi.</p>

<p><strong>İsrail’den Destek Mesajı</strong></p>

<p>İsrail’in Berlin Büyükelçisi Ron Prosor, Schneider’in tavrını “ahlaki netlik” olarak nitelendirerek övdü. Prosor, festival yönetimini de eleştirerek, “Berlinale, İsrail düşmanlığına sahne olursa saygınlığını kaybeder” dedi. Hamas’ın 7 Ekim’de gerçekleştirdiği saldırıları hatırlatan Prosor, Gazze’deki insani krizin sorumluluğunun Hamas’a ait olduğunu savundu.</p>

<p>CSU Federal Meclis Grup Başkanvekili Alexander Hoffmann ise ödül törenindeki sahneleri “iğrenç” olarak tanımladı. Hoffmann, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “soykırım suçlamaları, antisemitik ifadeler ve Almanya’ya yönelik tehditlerin kesinlikle kabul edilemez” olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Weimer: “Kötü Niyetli İddialar”</strong></p>

<p>Kültür ve Medyadan Sorumlu Devlet Bakanı Wolfram Weimer, Alkhatib’in açıklamalarını “tamamen yersiz ve kötü niyetli” olarak değerlendirdi. Alman hükümetinin Gazze’de soykırıma ortak olduğu yönündeki suçlamaları reddeden Weimer, <strong>“Bu tür art niyetli iddialar siyasi tartışmaları zehirliyor ve Berlinale’nin sanat ödüllerine zarar veriyor”</strong> dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Weimer ayrıca yaklaşık 100 sanatçının kaleme aldığı ve festival yönetimini Gazze konusunda “kurumsal sessizlikle” suçlayan açık mektubu da eleştirdi.</p>

<p><strong>Festival Yönetiminden “Diyalog” Vurgusu</strong></p>

<p>Festival Direktörü Tricia Tuttle, gala gecesinde yaptığı konuşmada, bir film festivalinin küresel çatışmaları çözemeyeceğini ancak <strong>“karmaşıklık, dinleme ve insani bağ kurma için alan yaratabileceğini”</strong> söyledi.</p>

<p>Jüri Başkanı Wim Wenders ise sanat ve siyasetin ilişkisine dair değerlendirmeleri nedeniyle festival süresince eleştirilmişti.</p>

<p>Öte yandan Lübnanlı yönetmen Marie-Rose Osta, kısa filmi Someday a Child ile ödül alırken Gazze ve Lübnan’da çocukların bombardıman tehdidi altında olduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong>İlker Çatak’ “Sarı Zarflar” filmiyle “Altın Ayı” ödülünü kazandı </strong></p>

<p>Gecede Türkiye kökenli yönetmen İlker Çatak “Altın Ayı” ödülünü kazanırken, Emin Alper de “Gümüş Ayı” ile onurlandırıldı. Almanya-Frans-Türkiye ortak yapımı olan, senaryosunu İlker Çatak, Ayda Meryem Çatak Çatak ve Enis Köstebek’in yazdığı “Sarı Zarflar” jüri tarafından “Altın Ayı” ödülüne layık görüldü.</p>

<p>“Sarı Zarflar” Ankara’da yaşayan sanatçı çift Derya ve Aziz’in yeni oyunlarının prömiyerinden sonra yaşadıkları olayları, işlerini ve evlerini nasıl kaybettiklerini ve 13 yaşındaki kızları Ezgi ile İstanbul'da yeni bir yaşam kurma çabalarını konu ediyor.</p>

<p>Çatak, ödül öncesinde yaptığı açıklamada, karmaşık siyasi meselelerin kısa basın açıklamalarına sığmayacağını ve daha geniş bağlamda ele alınması gerektiğini ifade etmişti.</p>

<p><strong>Siyaset Gölgesinde Bir Festival</strong></p>

<p>Bu yılki Berlinale, Gazze savaşı ekseninde süren tartışmaların gölgesinde gerçekleşti. Aralarında Tilda Swinton ve Javier Bardem gibi isimlerin de bulunduğu çok sayıda sanatçı, festival yönetimini Gazze konusunda sessiz kalmakla eleştiren bir açık mektuba imza atmıştı.</p>

<p>22 Şubat’ta sona eren festival, sanat ve siyasetin sınırlarının yeniden tartışılmasına yol açarken, Berlinale’nin ifade özgürlüğü ile diplomatik hassasiyetler arasındaki dengeyi nasıl kuracağı sorusunu da gündeme taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MAGAZİN, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/berlinalede-gazze-gerilimi-ilker-catak-sari-zarflar-filmiyle-altin-ayi-odulunu-kazandi</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/02/berlinale.jpg" type="image/jpeg" length="72715"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berlin'de Türk Kökenli Çeteler Alarmı: Silahlı Saldırılar ve Uyuşturucu Ağı Büyüyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/berlinde-turk-kokenli-ceteler-alarmi-silahli-saldirilar-ve-uyusturucu-agi-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/berlinde-turk-kokenli-ceteler-alarmi-silahli-saldirilar-ve-uyusturucu-agi-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın başkenti Berlin'de son aylarda artan silahlı saldırılar ve patlamalarla gündemde. Alman güvenlik birimlerine göre Türkiye bağlantılı organize suç örgütleri, şehirde uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı ve haraç faaliyetleri yürütüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gece saatlerinde bar ve restoranlara ateş açılması, Kreuzberg'de boş bir gece kulübüne el bombası atılması ve bazı iş insanlarının evlerinin kurşunlanması kamuoyunda büyük endişe yarattı.<span style="color:#0000ee"> </span><span style="color:#000000">Berlin Kriminal Dairesi</span><span style="color:#0000ee"> </span> (LKA), başkentte Türkiye'den taşınan bir çete savaşının yaşandığını belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Süheyla KAPLAN</strong></p>

<p><strong>2025'te Silahlı Olaylarda Büyük Artış</strong></p>

<p>Yetkililere göre 2025 yılında Berlin'de 543 silahlı saldırı ve 629 silahla tehdit vakası kaydedildi. 2024'te ise bu sayı daha düşüktü (363 silahlı saldırı, 303 tehdit).</p>

<p>Berlin Adalet Senatörü Felor Badenberg, durumu "yeni bir tehdit seviyesi" olarak tanımladı. Sokaklarda el bombası atılması ve insanların hedef alınmasının organize suçta yeni bir boyut olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Türkiye'den Tetikçi Getiriliyor</strong></p>

<p>Berlin Emniyet Müdürü Barbara Slowik Meisel, bazı saldırganların Türkiye'den turist vizesiyle kısa süreliğine Almanya'ya giriş yaptığını ve burada işledikleri suçların ardından ülkeyi terk ettiklerini açıkladı.</p>

<p><strong>"Yeni Nesil" Sokak Çeteleri</strong></p>

<p>Gazeteci ve yazar Osman Çaklı'ya göre, Türkiye'de özellikle İstanbul merkezli "yeni nesil" sokak çeteleri son yıllarda güç kazandı. "Daltons" adıyla bilinen grup, gençleri sosyal medya üzerinden lüks yaşam, para ve silah görüntüleriyle etkiliyor.</p>

<p>Mahkeme belgelerine göre bu örgütler çoğunlukla 15–20 yaş arası gençleri bünyesine katıyor. "Casper" adlı bir başka çeteye yönelik davada yaklaşık 70 çocuk sanık bulunuyor.</p>

<p>Çetelere katılımın özellikle TikTok üzerinden kolaylaştığı, gençlerin kısa sürede yasa dışı faaliyetlere yönlendirilebildiği iddia ediliyor.</p>

<p><strong>Berlin'de Özel Operasyon Birimi Kuruldu</strong></p>

<p>Artan şiddet olayları sonrası Berlin LKA bünyesinde "BAO Ferrum" adlı özel bir operasyon birimi kuruldu. Polis, Kreuzberg, Neukölln ve diğer bazı semtlerde yoğun baskınlar ve kimlik kontrolleri gerçekleştirdi.</p>

<p>Yaklaşık 5 bin kişi ve 3 bin araç kontrol edildi, yüzlerce işletme denetlendi. Operasyonlarda çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirilirken, onlarca şüpheli hakkında işlem başlatıldı.</p>

<p>Yetkililer, sahadaki yoğun polis varlığının organize suç örgütlerine açık bir mesaj olduğunu ve mücadelenin kararlılıkla süreceğini belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, ÖZEL HABER, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/berlinde-turk-kokenli-ceteler-alarmi-silahli-saldirilar-ve-uyusturucu-agi-buyuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/02/berlin-17.jpg" type="image/jpeg" length="59753"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeşiller’in başbakan adayı Cem Özdemir, seçime haftalar kala hukukçu Flavia Zaka ile evleniyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/yesillerin-basbakan-adayi-cem-ozdemir-secime-haftalar-kala-hukukcu-flavia-zaka-ile-evleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/yesillerin-basbakan-adayi-cem-ozdemir-secime-haftalar-kala-hukukcu-flavia-zaka-ile-evleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın eski Tarım Bakanı ve Baden-Württemberg’de mart ayında yapılacak eyalet seçimlerinde Yeşiller’in başbakan adayı olan Cem Özdemir, seçim kampanyasının en yoğun döneminde evlenmeye hazırlanıyor. 60 yaşındaki Özdemir, 40 yaşındaki Kanadalı hukukçu Flavia Zaka ile şubat ayında nikâh masasına oturacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özdemir, Alman haber ajansı dpa’ya yaptığı açıklamada, “Tören en dar çevrede gerçekleşecek” dedi. Düğün planlarını ilk olarak <em>Stuttgarter Zeitung</em> duyurdu. Nikâhın şubat ayı içinde, 23 Şubat’taki eyalet seçimlerinden kısa süre önce yapılması planlanıyor.</p>

<p><strong>Nikâhı Boris Palmer kıyacak</strong></p>

<p>Çifti, Tübingen Büyükşehir Belediye Başkanı Boris Palmer evlendirecek. Özdemir’in sözcüsü, Palmer’ın aile dostu olduğunu belirterek, büyük kutlamanın ise yıl içinde aile ve arkadaşlarla yapılacağını söyledi ve çiftin özel hayatına saygı gösterilmesini istedi.</p>

<p>Ancak nikâhın Tübingen’de yapılacak olması siyasi kulislerde tartışma yarattı. Özdemir Stuttgart’ta yaşıyor ve CDU çevrelerinden yapılan değerlendirmelerde, mekân seçiminin “sembolik bir anlam taşıdığı” ve zamanlamanın seçim öncesine denk gelmesinin dikkat çekici olduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>Rakibinden iyi dilek mesajı</strong></p>

<p>Özdemir’in seçimdeki en güçlü rakibi, CDU Eyalet Başkanı Manuel Hagel ise tartışmalara girmek yerine çifte iyi dileklerini iletti. Hagel, “içtenlikle mutluluk, sağlık, Tanrı’nın bereketi ve birlikte nice güzel yıllar” dilediğini açıkladı.</p>

<p><strong>İlişki 2024’te duyurulmuştu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özdemir ve Zaka, ilişkilerini Ağustos 2024’te kamuoyuna açıklamıştı. Çift o tarihten bu yana Bayreuth Festivali, Berlin’deki geleneksel “Stallwächterparty” ve Baden-Württemberg Eyalet Basın Balosu gibi birçok etkinlikte birlikte görüntülendi.</p>

<p>Özdemir daha önce gazeteci Pia Castro ile 20 yıl evli kalmış, çift Kasım 2023’te ayrıldıklarını duyurmuştu. Özdemir’in bu evlilikten bir kızı ve bir oğlu bulunuyor.</p>

<p>Seçim kampanyasının hız kazandığı bir dönemde gerçekleşecek nikâh, Baden-Württemberg siyasetinde hem özel hem de sembolik yönleriyle gündem olmaya devam edecek gibi görünüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, MAGAZİN, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/yesillerin-basbakan-adayi-cem-ozdemir-secime-haftalar-kala-hukukcu-flavia-zaka-ile-evleniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Feb 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/02/cem-2.JPG" type="image/jpeg" length="18762"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
