<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Avrupa Postası - Avrupa'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.avrupa-postasi.com</link>
    <description>Özgür ve doğru haberin adresi. Avrupa Haber, Almanya Haber, Hamburg Haber, Avrupa son dakika, son dakika haber, güncel haberler, haber avrupa, berlin haber, fransa haber, özgür haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/kultur" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2012. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 16 Aug 2026 21:32:57 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/rss/kultur"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kampnagel’de Grup Yorum sahne alacak]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/kampnagelde-grup-yorum-sahne-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/kampnagelde-grup-yorum-sahne-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin en tanınmış protest müzik gruplarından Grup Yorum, 16 Ağustos Pazar günü Hamburg’da düzenlenecek konserde dinleyicileriyle buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Grup Yorum, Hamburg’daki Kampnagel’de düzenlenen Uluslararası Yaz Festivali kapsamında 16 Ağustos Pazar günü saat 20.00’de sahne alacak.</strong></p>

<p><strong>Konser öncesi F Tipi Film gösterimi</strong></p>

<p>Grup Yorum konserinden önce saat 18.00’de Alabama Kino sahnesinde F Tipi Film gösterilecek. Hüseyin Karabey, Ezel Akay, Reis Çelik, Barış Pirhasan, Aydın Bulut, M. İlker Altınay, İnan Altın (Grup Yorum), Sırrı Süreyya Önder ve Vedat Özdemir’in yönetmenliğini üstlendiği film, orijinal dilinde Almanca altyazılı olarak izleyiciyle buluşacak.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/f-tipi-film.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Dokuz yönetmenin dokuz ayrı bölümle, siyasi tutsakların tek kişilik hücrelerde tutulmasına ve Türkiye’deki F Tipi yüksek güvenlikli cezaevlerindeki insanlık dışı koşullara karşı direnişi anlattığı film, Grup Yorum’un yapımcılığında farklı sanatçıların çalışmalarını bir araya getiriyor. F Tipi Film, cezaevi, tecrit ve direniş temalarını işleyen kolektif bir yapım olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Film gösteriminin konuğu Grup Yorum olacak. Gösterimin ardından grup, saat 20.00’de Kampnagel’de sahne alacak.</p>

<p><a href="https://kampnagel.de/produktionen/grup-yorum-konzert" rel="nofollow"><span style="color:#e74c3c">Kampnagel</span></a>, Grup Yorum’u "Sanat halk içindir, iktidar sahipleri için değil" anlayışıyla tanımlarken, grubun konserini kolektif direniş ruhunu müziğe taşıyan bir buluşma olarak duyurdu.</p>

<p><img alt="" height="438" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/grup-yorum1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Grup Yorum, 16 Ağustos Pazar günü saat 20.00’de Hamburg'daki Kampnagel’de düzenlenen Uluslararası Yaz Festivali kapsamında sahne alacak. </p>

<p><img alt="" height="560" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/kampnagel.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Konserden önce: Saat 18.00, Alabama Kino sahnesinde F-Tipi filmi gösterilecek.</p>

<p><strong>F Tipi Film biletleri:</strong> 10 Euro. Festival kartı sahiplerine: Yüzde 20 indirim.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Grup Yorum konser biletleri:</strong></p>

<p>Ön satış (VVK): 20 Euro. Gişe (AK): 23 Euro. Festival kartı sahiplerine: Yüzde 50 indirim.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GÖÇ POLİTİKALARI, HAMBURG, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/kampnagelde-grup-yorum-sahne-alacak</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 23:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/grup-yorum.jpg" type="image/jpeg" length="31036"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa Göçmen Emekçiler Birliği’nden Yunanistan’da Tatil Kampı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-gocmen-emekciler-birliginden-yunanistanda-tatil-kampi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-gocmen-emekciler-birliginden-yunanistanda-tatil-kampi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Göçmen Emekçiler Birliği (AGEB) tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Kolektif Tatil Kampı, 26 Temmuz–9 Ağustos tarihleri arasında Yunanistan’ın Tolo kasabasında yüzü aşkın kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İki hafta süren kampta politik eğitim çalışmalarının yanı sıra kadın ve gençlik buluşmaları, kültür-sanat etkinlikleri ve kolektif yaşam çalışmaları düzenlendi. Program, katılımcıların görüş ve önerileri doğrultusunda şekillendirildi.</strong></p>

<p>Kampta ağırlıklı olarak emperyalist savaş politikaları, militarizasyon, sosyal hak gaspları, ırkçılık ve göçmen düşmanlığı ele alındı. Avrupa’da artan silahlanma harcamalarının işçi ve emekçiler üzerindeki ekonomik ve sosyal etkileri değerlendirilirken, yerli ve göçmen emekçilerin ortak mücadelesinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/6-23.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Türkiye’deki güncel gelişmeler, emperyalizme karşı mücadele, Kürt ulusal sorunu ve Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı da kampın önemli gündemleri arasında yer aldı. Kadınların ve gençlerin örgütlenmesi ile politik çalışmalara daha aktif katılımı üzerine değerlendirmeler yapıldı.</p>

<p>Kamp süresince kültür-sanat etkinlikleri ve gezilerin yanı sıra devrimci mücadelede yaşamını yitirenler de anıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="600" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/7-16.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Kampın sonunda yapılan değerlendirmede, farklı ülkelerden ve kentlerden gelen katılımcıların ortak yaşamı paylaşması, günlük sorumlulukları kolektif biçimde üstlenmesi ve kadınlarla gençlerin çalışmalara aktif katılımı öne çıkan kazanımlar olarak değerlendirildi.</p>

<p><img alt="" height="404" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/5-43.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>AGEB 4. Kolektif Tatil Kampı, kolektif yaşam, dayanışma ve politik eğitim vurgusuyla 9 Ağustos’ta sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, EĞİTİM, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/avrupa-gocmen-emekciler-birliginden-yunanistanda-tatil-kampi</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/4-63.jpeg" type="image/jpeg" length="75378"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıskançlıktan eşini öldüren Erhan Ö. için müebbet hapis talebi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/oglunun-18-yas-gununde-esini-oldurdu-d</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/oglunun-18-yas-gununde-esini-oldurdu-d" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletindeki Schrozberg kentinde 38 yaşındaki Renur Ö.’nün eşi tarafından öldürülmesiyle ilgili davada, 37 yaşındaki Erhan Ö. cinayet suçundan hakim karşısına çıktı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya’nın 6 bin nüfuslu Schrozberg kentinde geçen yıl yaşanan cinayet davası, aile içinde yaşanan trajik bir olayın ayrıntılarını gündeme taşıdı. Üç çocuk annesi 38 yaşındaki Renur Ö., ailesiyle birlikte en büyük oğlunun 18. yaş gününü kutlamaya hazırlanıyordu.</strong></p>

<p>Ancak iddianameye göre kutlama öncesinde genç kadının hayatı, eşi tarafından sonlandırıldı.</p>

<p><strong>Eşini arka merdivende öldürdü</strong></p>

<p>Olay, çiftin birlikte işlettiği “Özbey” adlı döner işletmesinin arka bölümündeki yangın merdiveninde meydana geldi.</p>

<p><img alt="" height="355" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/ozbey.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>İddianameye göre Erhan Ö., eşini burada bekledi ve 38 yaşındaki kadına yaklaşık 50 santimetre mesafeden başına ateş etti. Savcılık, saldırının Renur Ö.’nün kendisini savunmasına fırsat vermeyecek şekilde gerçekleştirildiğini ve bu nedenle cinayetin “tasarlayarak ve hazırlıksız yakalama” niteliği taşıdığını savunuyor.</p>

<p>Davanın ilk duruşmasında savcılık iddianameyi okudu. Savcı Johannes Heth, sanığı cinayeti “alçakça nedenlerle” işlemekle suçladı.</p>

<p>Savcılığın iddiasına göre Erhan Ö., eşinin kendisini aldattığını düşünüyordu. Renur Ö.’yü davranışları nedeniyle sürekli suçlayan sanığın, eşinin ölümünü kendi açısından “onurunu yeniden tesis etmenin” bir yolu olarak gördüğü ileri sürüldü.</p>

<p><strong>“Öldü, bunu hak etti” dediği öne sürüldü</strong></p>

<p>Savcılığın iddiaları bununla da sınırlı değil.</p>

<p>Sanığın, eşini vurduktan sonra silahını üç kez havaya ateşlediği ve ardından “Öldü, bunu hak etti” şeklinde sözler söylediği öne sürülüyor.</p>

<p>Cinayetin ardından Erhan Ö.’nün polisi kendisinin aradığı belirtildi. Sanık, gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı hakimlikte ise olayla ilgili ifade vermedi.</p>

<p>Davanın ilk duruşmasında sanığın savunması yerine yalnızca suçlamalar ve iddianame okundu.</p>

<p><strong>20 yıl önce Türkiye’den Almanya’ya geldiler</strong></p>

<p>Mahkeme tarafından verilen bilgilere göre Erhan Ö. ile Renur Ö. Türkiye’de aynı köyden geliyordu. Kürt kökenli çift, yaklaşık 20 yıl önce Almanya’ya taşındı.</p>

<p>Çift, Schrozberg’de açtıkları döner işletmesiyle bir hayat kurdu ve üç çocuk sahibi oldu.</p>

<p>Cinayetin yaşandığı gün ailenin en büyük çocuğu 18. yaş gününü kutlayacaktı. Ancak doğum günü kutlaması yerine aile, anne acısıyla karşı karşıya kaldı.</p>

<p>Renur Ö.’nün 16 ve 9 yaşlarındaki iki çocuğuyla birlikte üç kardeşin, olayın ardından baba tarafından büyükanne ve büyükbabalarının yanında yaşamaya başladığı bildirildi.</p>

<p><strong>Kararın 23 Eylül’de açıklanması bekleniyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erhan Ö. hakkında cinayet suçundan dava açılırken, savcılığın yönelttiği suçlamalar mahkeme tarafından henüz kesinleşmiş bir hüküm olarak değerlendirilmiş değil. Sanık hakkındaki yargılama devam ediyor ve karar aşamasına kadar suçsuzluk karinesi geçerli.</p>

<p>Dava kapsamında beş duruşma günü daha belirlendi. Mahkemenin kararını 23 Eylül’de açıklaması bekleniyor.</p>

<p>Cinayet suçundan yargılanan Erhan Ö. hakkında mahkûmiyet kararı çıkması halinde müebbet hapis cezası gündeme gelebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EKONOMİ, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KADIN, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, SAĞLIK, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/oglunun-18-yas-gununde-esini-oldurdu-d</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 01:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/erhan-ozbey.JPG" type="image/jpeg" length="10225"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanye West, yasaklara rağmen Portekiz’de on binlerce kişiye konser verdi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/kanye-west-yasaklara-ragmen-portekizde-on-binlerce-kisiye-konser-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/kanye-west-yasaklara-ragmen-portekizde-on-binlerce-kisiye-konser-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Ye” adıyla da bilinen ABD’li rapçi Kanye West, İngiltere, Fransa ve Polonya başta olmak üzere çeşitli ülkelerde konserlerinin iptal edilmesi ve bazı ülkelerden girişinin engellenmesinin ardından Portekiz’de sahne aldı. West, Algarve Stadyumu’ndaki konserde 34 bin hayranıyla buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kanye West, hakkındaki tartışmalar ve konserlerinin iptal edilmesine yönelik baskılara rağmen Portekiz’de sahne aldı. West’in cuma günü Algarve Stadyumu’nda verdiği konsere yaklaşık 34 bin kişi katıldı.</strong></p>

<p>Portekiz’de özellikle İsrail’in Lizbon Büyükelçisi Oren Rozenblat, West’in konserinin iptal edilmesi çağrısında bulundu. Rozenblat, geçmişte Adolf Hitler’i övmesi ve antisemitik açıklamaları nedeniyle West’in konserinin düzenlenmesinin Portekiz açısından “utanç” olacağını savundu. Ancak konser iptal edilmedi.</p>

<p>West, planlanan başlangıç saatinden 45 dakika sonra sahneye çıktı. Dev bir küre üzerinde performans sergileyen sanatçı, “Stronger”, “Gold Digger”, “American Boy” ve “I Can’t Wait” gibi parçalarını seslendirdi. Kızı North West’i de düet yapmak üzere sahneye davet etti.</p>

<p>Konserde, West’in geçmiş yıllardaki performanslarında sıkça görülen provokatif açıklamalar veya polemik konuşmaların yaşanmadığı belirtildi.</p>

<p><strong>Avrupa’da konserleri iptal edildi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanye West’in uluslararası turnesi aylardır tartışmaların gölgesinde ilerliyor. Avustralya West’e vize vermedi. İngiltere ise ülkeye girişine izin vermedi. Fransa, Polonya, İtalya ve Çekya’nın da aralarında bulunduğu bazı Avrupa ülkelerinde konserleri iptal edildi.</p>

<p>West’in turnesinin, 12. albümü “Bully” kapsamında düzenlendiği belirtiliyor.</p>

<p>West, geçmişte yaptığı antisemitik açıklamalar ve Nazi Almanyası ile Adolf Hitler’e yönelik olumlu ifadeleri nedeniyle yoğun tepki çekti. Rapçinin daha önce “köleliğin bir seçim olduğu” yönündeki açıklaması da büyük tepkiye yol açmıştı.</p>

<p>West, ocak ayında <i>Wall Street Journal</i> gazetesinde tam sayfa ilan yayımlayarak geçmişteki antisemitik açıklamaları nedeniyle özür dilemişti. Davranışlarını dört aylık “manik bir dönem” sırasında yaşadığı psikolojik sorunlarla açıklayan West, o dönemde gerçeklikle bağını kaybettiğini ifade etmişti.</p>

<p><strong>İstanbul’da 118 bin kişiye konser vermişti</strong></p>

<p>West, Avrupa turnesi kapsamında 30 Mayıs 2026’da İstanbul’da da sahne almıştı. Atatürk Olimpiyat Stadı’ndaki konsere yaklaşık 118 bin kişi katılmıştı.</p>

<p>İstanbul konseri, West’in Türkiye’deki ilk konseri olurken, kariyerinin en büyük katılımlı performanslarından biri olarak kayda geçti. Konserde sanatçı, “Stronger” başta olmak üzere kariyerinin öne çıkan parçalarını seslendirdi.</p>

<p>West’in Portekiz konseri, sanatçının ülkedeki üçüncü konseri oldu. İlk konserini 2006’da Oeiras’taki Cool Jazz festivalinde veren West, 2011’de de Zambujeira do Mar’daki Festival do Sudoeste kapsamında sahne almıştı.</p>

<p><strong>Yeni adres Kazakistan</strong></p>

<p>Portekiz’deki konserinin ardından turnesine devam eden Kanye West’in 14 Ağustos’ta Kazakistan’ın Almatı kentindeki Merkez Stadyumu’nda sahne alması planlanıyor.</p>

<p>West’in ardından 28 Ağustos’ta New Orleans’ta, 3 Eylül 2026’da ise Chicago’da iki konser daha vermesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, GÜNDEM, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/kanye-west-yasaklara-ragmen-portekizde-on-binlerce-kisiye-konser-verdi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 07:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/1-220.JPG" type="image/jpeg" length="49709"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilgesu Erenus: Zor günlerin kadife sesli, dirençli sanatçısı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/bilgesu-erenus-zor-gunlerin-kadife-sesli-direncli-sanatcisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/bilgesu-erenus-zor-gunlerin-kadife-sesli-direncli-sanatcisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tiyatro ve edebiyat dünyasının özgün isimlerinden Bilgesu Erenus, eserleri kadar zor dönemlerde sergilediği aydın tavrı ve dayanışmacı kimliğiyle de hafızalarda yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bilgesu Erenus'un sanatçı kimliğinin ötesinde aydın sorumluluğunu ve mücadeleci duruşunu anlatan, gazeteci-yazar Turan Dolu'nun Bianet'te kaleme aldığı "Zor günlerin kadife sesli, dirençli sanatçısı" başlıklı yazıyı yayımlıyoruz.</strong></p>

<p>Dolu, 12 Eylül sonrası baskı ortamında gençlik mücadelesine destek veren Erenus'un cesaretini, dostluğunu ve aydın sorumluluğunu anlatıyor.</p>

<p>İşte Turan Dolu'nun o yazısı:</p>

<p tabindex="0"><a href="https://bianet.org/yazi/zor-gunlerin-kadife-sesli-direncli-sanatcisi-322269" rel="nofollow"><strong>Zor günlerin kadife sesli, dirençli sanatçısı</strong></a></p>

<p>"Çoğu kurumdan eyleme destek sözleri almamıza rağmen kalacak yer konusunda olumlu bir cevap alamadık. Tam bu arada sanatçı-yazar Bilgesu Erenus’tan davet geldi. Bilgesu-Müştak Erenus çifti bizi evlerine davet ediyorlardı. “Bütün kültür ve sanat insanları adına evimi açtım” diyordu Bilgesu Erenus."</p>

<p>[related-posts id="117607" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><a href="https://bianet.org/etiket/bilgesu-erenus-93396" rel="nofollow">Bilgesu Erenus</a>'un ölüm haberini bir dostumun telefonuyla öğrendim. İster istemez 40 yıl öncesine, 80 sonrası öğrenci gençliğin ilk kitlesel eylemlerle 12 Eylül karanlığını yırtmaya başladığı günlere gittim. İlk öğrenci eylemleriyle, söylemde değil tavır ve eylemde aydın bir kişiliğin buluşması bizim kişisel tanışıklığımızın zemini olmuştu.</p>

<p>"Kelaynaklar" oyunuyla tanıdığımız Bilgesu Eranus'la yolumuzun kesişmesi, tanışmamız o günkü olağanüstü koşullarda (bu ülke tarihinde olağanüstü olmayan bir dönem var mı bilmem) gösterdiği aydın sorumluluğunun, demokrat kişiliğinin, cesaretinin sonucu oldu.</p>

<p>Gençlik mücadelesinin yeniden canlanmaya başladığı, öğrenci derneklerinin kurulmaya çalışıldığı günlerdi. Baskılar, gözdağları, gözaltılar, rektörlük izni dayatmaları, adam kaçırmalar, muhbirlik dayatmaları (yani bugün de yabancısı olmadığımız birçok yöntemle) örgütlenme ve hak arama mücadelesi boğulmaya çalışılıyordu. YÖK eliyle üniversitelerde kurulan baskı, aynı zamanda binlerce öğrencinin okuldan atılmasıyla da kendini yakıcı olarak gösteriyordu.</p>

<p><img alt="" height="924" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/dergi-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<p>Okuldan atılan Marmara üniversitesi öğrencisi İsa Tanrıverdi'nin intiharı sabrı taşıran damla olmuş. 27 Ekim 1986 günü 500 civarında öğrenci Sultanahmet’teki Marmara Üniversitesi önünde toplanmış, polisin gözaltıları sonrası oturma eylemine başlamıs ve 12 Eylül sonrasının ilk kitlesel öğrenci eylemini gerçekleştirmişti.</p>

<p>Bu eylemden sonra YöK'ün 44. maddesi ve Üniversiteden atılmalara karşı mücadele hız kazanmış, bir grup ögrenci derneği kurucusu toplanan imzaları meclise götürmek için Ankara'ya yola çıkarken bir grup kurucu da 7 Kasım 1986'da Çemberlitaş'taki Marmara üniversitesi Basın Yayın Öğrenci Deneği'nde açlık grevine başlamıştı. Benim de içinde bulunduğum 18 öğrencinin başlattığı açlık grevi hem öğrencilerin hem de polisin yoğun ilgisine mahzar olmuştu.</p>

<p>Gözaltı ve tutuklamalar beklendiğinden 18 öğrenciyle sınırlı tutulan eylem birkaç saat içinde polis baskınına uğramış kimlik tesbiti ve tehditlelerle açlık grevinin sonlandırması istenmiş ve derneğin bulunduğu işhanı polis ablukasına alınmıştı. Gazeteciler yoğun bir ilgiyle eylemi izliyor, polis gözaltı yerine başka baskı yöntemlerini uyguluyordu.Akşam saatlerinde hanın kapatılacağı, bu nedenle binanın boşaltılması istendiğinde hanın yöneticisiyle tartışıldı ve dernek merkezi boşaltılmadı. Geceyi burada geçirip, ertesi gün İstanbul Üniversitesi’nin önüne giderek eyleme orada devam edecektik. Saat 23:00’te polis yeniden geldi ve eylemi bitirmemiz için gözdağı verdi. Saat 23:30’da ise polis bu kez derneğin Valilik tarafından üç ay süreyle kapatıldığı kararıyla geldi ve derneğin mühürleneceğini, bu nedenle boşaltılması gerektiğini tebliğ etti. Bürokrasi gece olmasına rağmen hızlı işletilmişti. Dernek boşatıldığında eylemin biteceğini hesaplıyorlardı.</p>

<p><img alt="" height="912" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/dergi1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<p>Polislerle aramızda yaşanan tartışmalardan sonra dernek boşaltıldı, ama eylem devam etti. Dışarıda yoğun bir yağmur yağıyordu ve iliklerimize kadar işleyen bir soğuk vardı. Biz on sekiz öğrenci, gazeteciler ve arkamızda bir polis ordusuyla gecenin karanlığında Sirkeci’ye doğru yürümeye başladık. Bir sabahçı kahvesi bulup oraya sığınma düşüncesindeyiz.</p>

<p>Sirkeci’de bir sabahçı kahvesine girip oturmaya başlamıştık ki polis kahveyi de kapattırdı. Sonrasında da yolumuzun üzerinde ne kadar sabahçı kahvesi varsa tek tek kapattırmaya başladılar. Yağmur ve soğuğun altında, iliklerimize kadar ıslanmış vaziyette Kabataş’a kadar yürüdük. Hedefimiz Kabataş’taki Sebil Çay Bahçesi. Sebil Çay Bahçesi 7/24 açık bir çay bahçesiydi ama vardığımızda orası da kapatılmıştı. Polis gözaltı yapmıyor, ufak tefek sataşmalarla yetiniyordu. Gazeteciler ve polislerde yağmurun ve soğuğun altında bizle beraber yürüyorlardı.</p>

<p>Gazeteciler ve polis de yağmurun ve soğuğun altında bizle beraber yürüyorlardı. Kabataş’tan tekrar Eminönü’ne yürüdük ve sabaha doğru Cağaloğlu’nda açık bir kahveyi nihayet bulduk. Sanırım polisler kahve kapatma işinden yorulmuşlardı. Bir, iki saatte üstümüzdekileri kurutup biraz ısındıktan sonra saat 07:30’da İstanbul Üniversitesi önündeki banklarda yerimizi aldık.</p>

<p>Basın gece boyu sokaklarda süren eyleme geniş yer vermiş, arkadaşlarımız ve ziyaretçiler gün boyu bizi yalnız bırakmamıştı. Yeni katılan beş öğrenciyle sayımız yirmi üçe çıkmıştı. Bütün gün sohbetler, değerlendirmelerle üniversitenin önünde geçti.</p>

<p>Oluşturduğumuz bir heyet çeşitli sendika, ilerici demokrat dernek merkezlerini ziyaret ederek hem eylemi ve taleplerini duyurmaya, hem de gece kalacak yer sorununu çözmeye çalışıyordu. Çoğu kurumdan eyleme destek sözleri almamıza rağmen kalacak yer konusunda olumlu bir cevap alamadık. Tam bu arada sanatçı-yazar Bilgesu Erenus’tan davet geldi. Bilgesu-Müştak Erenus çifti bizi evlerine davet ediyorlardı. “Bütün kültür ve sanat insanları adına evimi açtım” diyordu Bilgesu Erenus. “Kültürsüzleştirme politikası güden, boyutsuz insanlar yaratmak isteyen YÖK’e karşı giriştikleri bu eylemlerini destekliyorum” açıklamasıyla gerçek aydın tavrının pratik ve güzel bir örneğini sergiliyordu. "Bütün kültür ve sanat insanları adına", "kim olsa benim yaptığımı yapardı diyerek de mütevazi bir tutum sergiliyordu. Onun ve Müştak abinin açtığı ev gerçek aydının aydınlığa açtığı bir kapıydı aslında. Sadece sanatıyla değil tutum ve tavrıyla da "aydın sorumluluğunu" hatırlatıyordu bu dünyaya. Bugün aramızdan ayrılan Bilgesu Abla bu ve benzer tavırlarıyla hep aramızda yaşayacak.</p>

<p>Erenus çiftinin Cihangir’deki evlerine Beyazıt’tan yürüyerek, yürüyüşü de bir protesto biçimi olarak eyleme dönüştürerek gittik.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yirmi üç kişilik bir misafir grubunu, açlık grevi eylemcilerini büyük bir misafirperverlikle ve dostlukla ağırladılar.</p>

<p>Sabaha kadar sohbetler ve Bilgesu Erenus’un gitarı eşliğinde şarkılar, Müştak Erenus’un şiir dinletileriyle geçti zaman.</p>

<p>Ertesi sabah bu kez Cihangir’den Beyazıt’a doğru uzanıyordu yürüyüş kolu. Yürüyerek vardığımız üniversite önü bu kez daha çok kalabalıktı. Öğlen saatlerinde bir basın açıklamasıyla açlık grevi bitirildi.<br />
Bilgesu Eranus'la yaşadığımız bir anıyı daha tarihin belleğine geçirerek devam edelim. Tarihe "Nisan Direnişleri" olarak geçen Tek Tip Öğrenci Derneği Yasa Tasarısına karşı tüm Türkiye genelinde birçok ilde gerçekleşen eylemler süreciydi. 14 Nisan'da o dönemin en kitlesel öğrenci protesto yürüyüşü Aksaray'dan Beyazıt'a kadar gerçekleşmiş, polis saldırısıyla onlarca yaralı ve gözaltı ile yürüyüş bitirilmeden yarıda kalmış, ancak mücadeleye büyük bir coşku ve ivme katmıştı.</p>

<p>17 Nisan'da Beyazıt Meydanı'nda 85 ögrenci ile başlayıp 300'leri aşan bir kitleselliğe ulaşan açlık grevi ve oturma eylemi başladı. Polisin vahşi saldırısı protesto ediliyor ve gözaltındaki öğrencilerin serbest bırakılması isteniyordu. Üç gün süren eylemi Bilgesu Erenus her gün ziyaret etti, saatlerce öğrencilerle beraber oturdu ve onlarla aynı havayı soludu. Ayaküstü, yasak savan bir ziyaretçi, destekçi değil bizzat içindeydi pratiğin.</p>

<p>Polis helikopteri eylemcilerin üzerine alçalıp tozu dumana kattığında Bilgesu Erenus ayağa kalktı<br />
"Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz" türküsünü başlatarak tüm kitlenin hep bir ağızdan haykırdığı bir direniş ve coşkuyu örgütledi.</p>

<p>O Solcu öğrencilerin BİLGESU ablasıydı. Sığınağıydı.</p>

<p>Zor dönemlerin dirençli sesiydi. Muhalif sanatın özel ve cesur örneklerinden biriydi...</p>

<p>Geride,<br />
paylaştığımız direniş günleri, şarkıları, sımsıcak anısı kaldı...</p>

<p>(TD/Mİ)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KADIN, KÜLTÜR, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/bilgesu-erenus-zor-gunlerin-kadife-sesli-direncli-sanatcisi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 18:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/bilgesu-erenus-1.jpeg" type="image/jpeg" length="27389"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazar, şair ve senarist Bilgesu Erenus yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/yazar-sair-ve-senarist-bilgesu-erenus-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/yazar-sair-ve-senarist-bilgesu-erenus-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tiyatro ve edebiyatın toplumcu gerçekçi çizgideki önemli isimlerinden yazar, şair ve senarist Bilgesu Erenus, 83 yaşında hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşamı boyunca tiyatro, edebiyat ve müzik alanındaki üretiminin yanı sıra demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesindeki duruşuyla da tanınan Erenus için 8 Ağustos Cumartesi günü İstanbul'da tören düzenlenecek.</strong></p>

<p>Bilgesu Erenus'un yaşamını yitirdiği haberi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları tarafından sosyal medya üzerinden duyuruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="594" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/bilgesu-erenus.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="590" /></p>

<p>Şehir Tiyatroları'nın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><strong>"Türk tiyatrosunun ve edebiyatının değerli isimlerinden Bilgesu Erenus'un vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Kaleme aldığı eserlerle tiyatro edebiyatında derin izler bırakan, repertuvarımızda yer alan <i>Yaftalı Tabut</i> oyununun yazarı Bilgesu Erenus'u saygı ve rahmetle anıyoruz. Değerli yazarımız için 8 Ağustos Cumartesi günü saat 10.30'da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde tören düzenlenecektir. İBB Şehir Tiyatroları ailesi olarak değerli sanatçımıza Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm sanat camiasına başsağlığı diliyoruz."</strong></p>

<p>Bilgesu Erenus için 8 Ağustos Cumartesi günü saat 10.30'da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde bir veda töreni gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>Bilgesu Erenus kimdir?</strong></p>

<p>1943 yılında Bilecik'in Gölpazarı ilçesinde doğan Bilgesu Erenus, İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü'nden mezun oldu. 1965-1973 yılları arasında TRT'de metin yazarı ve prodüktör olarak görev yaptı. Toplumcu gerçekçi anlayışla kaleme aldığı tiyatro oyunları, romanları ve senaryolarıyla Türk edebiyatı ve tiyatrosunda önemli bir yer edindi. Uzun yıllar emek, demokrasi ve özgürlük mücadelesi içinde yer alan Erenus, <i>El Kapısı</i>, <i>Misafir</i> ve <i>Yaftalı Tabut</i> gibi eserleriyle tanındı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/yazar-sair-ve-senarist-bilgesu-erenus-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/08/1-217.JPG" type="image/jpeg" length="80652"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berlin saldırısı sonrası Wegner'den İslam dersi çağrısı, Özdemir'den sert eleştiri]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/berlin-saldirisi-sonrasi-wegnerden-islam-dersi-cagrisi-ozdemirden-sert-elestiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/berlin-saldirisi-sonrasi-wegnerden-islam-dersi-cagrisi-ozdemirden-sert-elestiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Berlin'de geçen hafta sonu bir kişinin öldüğü, 31 kişinin yaralandığı İslamcı terör saldırısının ardından Almanya'da radikalleşmeyle mücadele yeniden siyasi gündemin ilk sıralarına taşındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner (CDU), gençlerin radikal dini grupların etkisine girmesini önlemek amacıyla devlet okullarında İslam din derslerinin verilmesini önerirken, radikal camilere yönelik denetimlerin de sıkılaştırılması çağrısında bulundu. Tartışmaya Baden-Württemberg Eyalet Başbakanı Cem Özdemir de katılarak, İslam çatı kuruluşlarını saldırının nedenlerini açık şekilde dile getirmemekle eleştirdi.</strong></p>

<p><strong>"İslam din dersi radikalleşmeyi önleyebilir"</strong></p>

<p>CDU'lu Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner, devlet denetimindeki okullarda verilecek İslam din derslerinin gençlerin radikal çevrelerin etkisine girmesini önlemede önemli rol oynayacağını söyledi.</p>

<p><img alt="" height="424" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin-22.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>Berlin'de bazı gençlerin "arka bahçe camileri" olarak nitelendirilen ve radikal çevrelerin etkili olduğu yapılarda ideolojik olarak yönlendirildiğini belirten Wegner, devlet okullarında verilecek din eğitiminin bu süreci büyük ölçüde engelleyebileceğini ifade etti.</p>

<p>Wegner, "İslam din derslerinin devlet okullarında verilmesi, gençlerin radikal grupların etkisine girmesini önemli ölçüde önleyebilir. Böylece eğitim devlet denetimi altında yürütülmüş olur" dedi.</p>

<p>Berlin'de tüm camilerin değil, yalnızca bazı radikal yapıların sorun oluşturduğunu vurgulayan CDU'lu siyasetçi, bu nedenle radikal camilere yönelik denetimlerin artırılması ve gerekli görülmesi halinde kapatılmaları gerektiğini de söyledi.</p>

<p>[related-posts id="117552" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><strong>Koalisyon sözleşmesinde yer aldı, ancak uygulanmadı</strong></p>

<p>Berlin'de devlet okullarında din derslerine katılım isteğe bağlı olarak yürütülüyor.</p>

<p>CDU ile SPD'nin 2023 yılında imzaladığı koalisyon sözleşmesinde "Dinler ve Dünya Görüşleri" adı altında zorunlu seçmeli ders uygulamasının hayata geçirilmesi öngörülmesine rağmen, bugüne kadar bu konuda somut bir adım atılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Almanya'nın bazı eyaletlerinde ise İslam din dersleri uzun süredir devlet okullarında müfredat kapsamında veriliyor.</p>

<p><strong>Tartışmanın fitilini Berlin'deki saldırı ateşledi</strong></p>

<p>İslam din dersi önerisi, geçen hafta sonu Berlin'de düzenlenen ve eşcinsel haklarını savunan etkinlik sırasında gerçekleştirilen terör saldırısının ardından gündeme geldi.</p>

<p>[related-posts id="117555" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p>Saldırıda bir kadın hayatını kaybederken 31 kişi de yaralandı. Polis tarafından etkisiz hale getirilen 21 yaşındaki saldırganın daha önce terör örgütü DEAŞ'a katılma girişimi nedeniyle yargılandığı ve hakkında mahkûmiyet kararı bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Olayın ardından Almanya'da radikalleşmeyle mücadelede eğitim sisteminin rolü yeniden tartışılmaya başlandı.</p>

<p><img alt="" height="360" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/cem-6.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>Cem Özdemir'den İslam kuruluşlarına sert eleştiri</strong></p>

<p>Baden-Württemberg Eyalet Başbakanı Cem Özdemir de saldırının ardından Müslüman çatı kuruluşlarının yaptığı açıklamaları yetersiz bulduğunu söyledi.</p>

<p>Özdemir, saldırının açık biçimde homofobik ve LGBTİ+ karşıtı bir saldırı olduğunun vurgulanması gerektiğini belirterek, bazı açıklamalarda saldırının ideolojik motivasyonunun görmezden gelindiğini savundu.</p>

<p>Yeşiller Partili siyasetçi, saldırganın dini referanslarına da değinilmediğine dikkat çekerek, "İslamcılık konusunun açık şekilde dile getirilmesi gerekiyor. Bu konuda sessiz kalınamaz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Özdemir ayrıca Müslüman çatı kuruluşlarına homofobiyle daha güçlü mücadele etme çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Uzmanlardan önleme ve iş birliği çağrısı</strong></p>

<p>Erlangen Üniversitesi'nden İslam araştırmacısı Mahmoud Jaraba ise radikalleşmeyle mücadelede Müslüman toplum kuruluşlarının daha fazla sürece dahil edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Jaraba, birçok cami ve derneğin önleyici çalışmalara katılmak istediğini ancak yeterli maddi kaynak ve kamu kurumlarının güvenini bulamadığını belirtti. Bilimsel araştırmaların gençler arasında radikalleşme riskinin gelecekte artabileceğine işaret ettiğini söyleyen Jaraba, önleyici programlara daha fazla yatırım yapılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Osnabrück Üniversitesi'nden İslam bilimci Bülent Uçar da Müslüman toplumunda eşcinselliğe yönelik olumsuz yaklaşımın hâlâ yaygın olduğunu belirterek, bu konuda kısa vadede köklü bir zihniyet değişimi beklemediğini dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EĞİTİM, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/berlin-saldirisi-sonrasi-wegnerden-islam-dersi-cagrisi-ozdemirden-sert-elestiri</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin-de-islam-dersleri.jpg" type="image/jpeg" length="63537"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzun ve sağlıklı yaşamın sırrı genlerde mi, yaşam tarzında mı?]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/uzun-ve-saglikli-yasamin-sirri-genlerde-mi-yasam-tarzinda-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/uzun-ve-saglikli-yasamin-sirri-genlerde-mi-yasam-tarzinda-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Frankfurter Rundschau gazetesinde yayımlanan "Uzun Yaşamın Sırrı 'Mavi Bölgeler'de mi Saklı?" başlıklı makalede gastroenteroloji ve hepatoloji uzmanı Dr. Vittorio Giuliano, uzun ve sağlıklı yaşamın yalnızca genetik mirasla açıklanamayacağını ortaya koyan bilimsel bulguları değerlendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>"Mavi Bölgeler" olarak bilinen ve yüz yaşını aşan insanların yoğun olarak yaşadığı bölgelerden örnekler veren Giuliano, beslenmeden sosyal ilişkilere kadar birçok etkenin sağlıklı yaşlanmadaki rolüne dikkat çekiyor.</strong></p>

<p>İşte Dr. Vittorio Giuliano'nun <a href="https://www.fr.de/verbraucher/geheimnis-eines-langen-lebens-wie-hundertjaehrige-gesund-altern-zr-94417288.html" rel="nofollow"><strong>"Uzun Yaşamın Sırrı 'Mavi Bölgeler'de mi Saklı?"</strong></a> başlıklı makalesi:</p>

<p>Sardinya'nın küçük bir dağ köyünde, Yunanistan'ın güneşe uzanan İkaria Adası'nda ya da Japonya'nın güneyindeki Okinawa köylerinde zaman sanki biraz daha yavaş akıyor. İnsanlar yalnızca uzun yaşamıyor; ileri yaşlarına rağmen hareketli, zihinsel olarak dinç ve toplumla iç içe kalmayı başarıyor.</p>

<p>Amerikalı araştırmacı Dan Buettner, dünyada yüz yaşını aşan insanların yoğun olarak yaşadığı bu bölgeleri "Mavi Bölgeler" olarak adlandırdı. Japonya'daki Okinawa, İtalya'daki Sardinya, Kosta Rika'daki Nicoya Yarımadası, Yunanistan'daki İkaria ve ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Loma Linda, bugün uzun ve sağlıklı yaşamın adeta doğal laboratuvarları olarak görülüyor.</p>

<p>Bu bölgelerde yalnızca yaşam süresi dikkat çekmiyor. Kalp ve damar hastalıkları, diyabet, obezite ve demans gibi kronik rahatsızlıkların daha düşük oranlarda görülmesi de bilim insanlarının ilgisini çekiyor. Belki de en çarpıcı nokta şu: Buradaki birçok insan yaşlılığı bir gerileme dönemi olarak değil, hayatın saygınlık, üretkenlik ve anlam taşıyan doğal bir evresi olarak yaşıyor.</p>

<p><strong>Genler kader değil</strong></p>

<p>Modern bilim, yaşlanmayı tek bir nedene bağlamıyor. Genetik yapı, çevresel koşullar ve yaşam biçimi, birbiriyle iç içe geçen karmaşık bir tablo oluşturuyor.</p>

<p>Genlerimizi değiştiremeyiz. Ancak nasıl beslendiğimiz, ne kadar hareket ettiğimiz, nasıl uyuduğumuz ve hayatımızı nasıl düzenlediğimiz büyük ölçüde kendi elimizdedir. Başka bir deyişle, genetik bize kartları dağıtır; onları nasıl oynayacağımız ise yaşam tarzımızla ilgilidir.</p>

<p>Mavi Bölgelerde yaşayan insanların ortak bazı alışkanlıkları var. Çoğunlukla doğal ve az işlenmiş gıdalar tüketiyor, günlük hayatın içinde düzenli hareket ediyor, yeterince uyuyor ve ölçülü besleniyorlar.</p>

<p>Okinawa'da nesilden nesile aktarılan "Hara Hachi Bu" kuralı bunun en bilinen örneklerinden biri. Bu anlayışa göre kişi, tamamen doymadan, yaklaşık yüzde 80 oranında doyduğunu hissettiğinde sofradan kalkıyor. Yani mesele yalnızca ne yediğiniz değil, ne kadar yediğiniz de.</p>

<p>Ancak uzun yaşamın formülü mutfakta başlayıp mutfakta bitmiyor.</p>

<p>Güçlü aile bağları, dayanışma, komşuluk ilişkileri, topluma ait olma duygusu ve yaşlılara gösterilen saygı da bu yaşam biçiminin önemli parçaları. İnsan, yalnızca yediklerinden değil, içinde yaşadığı toplumdan da besleniyor.</p>

<p><strong>Yediklerimiz genlerimizi nasıl etkiliyor?</strong></p>

<p>Son yıllarda bilim dünyasının üzerinde en çok durduğu konulardan biri epigenetik.</p>

<p>Besinler yalnızca vücudumuza enerji sağlamıyor; bazı genlerin ne zaman ve ne ölçüde çalışacağını da etkileyebiliyor. Epigenetik, DNA dizisini değiştirmeden genlerin faaliyetini düzenleyen biyolojik mekanizmaları inceliyor.</p>

<p>Bunu bir kitap gibi düşünebiliriz: Genler kitabın metnini oluşturur, epigenetik ise hangi sayfaların açılacağını ve hangi bölümlerin okunacağını belirler.</p>

<p>Stres, uyku kalitesi, çevre kirliliği, pestisitler ve beslenme alışkanlıkları bu biyolojik düzen üzerinde etkili olabilir. DNA metilasyonu, kromatin yapısındaki değişiklikler ve mikro-RNA adı verilen küçük moleküller, genlerin çalışma biçiminde önemli rol oynar.</p>

<p>Özellikle mikro-RNA'ların metabolizma, iltihaplanma ve hücre yaşlanmasıyla bağlantılı olduğu biliniyor. Bazı mikro-RNA değişikliklerinin farklı kanser türleriyle ilişkili olduğu da araştırmalarla gösterildi.</p>

<p>Bilimsel çalışmalar, beslenme biçiminin bu moleküllerin düzeyini etkileyebileceğine işaret ediyor. Bu nedenle sofraya koyduğumuz her şeyin, yalnızca bugünkü sağlığımızı değil, uzun vadede hücrelerimizin çalışma biçimini de etkileyebileceği düşünülüyor.</p>

<p><strong>Agouti farelerinden çarpıcı ders</strong></p>

<p>Beslenmenin biyolojik süreçleri ne kadar etkileyebileceğini gösteren en dikkat çekici araştırmalardan biri, Agouti fareleri üzerinde gerçekleştirildi.</p>

<p>Bu farelerde bulunan belirli bir genetik özellik, normal koşullarda sarı tüy yapısı, kilo alma eğilimi ve bazı hastalıklara yatkınlıkla ilişkilendiriliyor.</p>

<p>Ancak bilim insanları, anne farelerin gebelik dönemindeki beslenmesinin yavruların özelliklerini değiştirebildiğini gördü.</p>

<p>Anne farelere, soyada bulunan ve bitkisel östrojen benzeri etki gösterebilen genistein verildiğinde yavruların görünümünde belirgin değişiklikler ortaya çıktı. Yavrular sarı yerine daha koyu renkli tüylere sahip oldu ve aşırı kilo alma eğilimleri azaldı.</p>

<p>Buradaki önemli nokta, genlerin değişmemesiydi. Değişen şey, genlerin çalışma biçimiydi.</p>

<p>Bu sonuçlar, beslenmenin biyolojik programları uzun süreli olarak etkileyebileceğini gösteren güçlü örneklerden biri kabul ediliyor. Bazı araştırmacılar, bu tür mekanizmaların farklı toplumlar arasındaki bazı hastalık oranlarını anlamaya da katkı sağlayabileceğini düşünüyor.</p>

<p><strong>Modern beslenmenin görünmeyen yükü</strong></p>

<p>Genlerin işleyişini yalnızca yararlı besinler etkilemiyor. Vücutta yabancı maddeler olarak tanımlanan "ksenobiyotikler" de bu süreçte rol oynayabiliyor.</p>

<p>Gıda katkı maddeleri, pestisitler, çevre kirleticiler, bazı kozmetik içerikler, küf toksinleri ve çeşitli kimyasal bileşikler bu gruba giriyor.</p>

<p>Bazı maddeler "endokrin bozucu" olarak adlandırılıyor. Bu maddeler hormonal sinyalleri etkileyerek metabolik süreçlerde değişikliklere yol açabiliyor.</p>

<p>Son yıllarda ultra işlenmiş gıdaların tüketiminin hızla artması, bilim dünyasında önemli bir tartışma konusu hâline geldi. Uzmanlar, bu beslenme biçiminin kronik hastalıkların yaygınlaşmasına katkıda bulunabileceğini değerlendiriyor.</p>

<p>Burada sorun yalnızca vitamin veya mineral eksikliği olmayabilir. Bazı maddelerin hücresel düzenleme mekanizmalarına yaptığı daha ince ve uzun vadeli etkiler de önem taşıyabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yüz yaşını aşanlar ne yiyor?</strong></p>

<p>Mavi Bölgelerde yaşayan toplumların mutfaklarının birbirinden farklı olduğu görülüyor. Ancak sofralarında ortak bazı özellikler bulunuyor.</p>

<p>Beslenmenin temelini sebzeler, baklagiller, meyveler, otlar ve kaliteli yağlar oluşturuyor. Endüstriyel olarak yoğun biçimde işlenmiş ürünler ise günlük yaşamda daha az yer tutuyor.</p>

<p>Bu beslenme biçimleri, yaşlanma süreciyle ilişkili birçok yararlı bileşen içeriyor.</p>

<p>Omega-3 yağ asitleri iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olabilir. Antioksidanlar, hücrelere zarar verebilen oksidatif stresin azaltılmasında rol oynayabilir. Folat ve çinko gibi mikro besinler ise DNA'nın onarım mekanizmalarını destekleyebilir.</p>

<p>Günümüzde Akdeniz tipi beslenme, aralıklı oruç ve ketojenik beslenme modelleri yoğun biçimde araştırılıyor. Bazı çalışmalar, bu yaklaşımların metabolik esnekliği artırabileceğini ve hücrelerin kendini yenileme süreçlerini destekleyebileceğini gösteriyor. Bu süreçlerden biri de "otofaji".</p>

<p>Otofaji, hücrelerin kendi içindeki hasarlı veya işlevini yitirmiş parçaları parçalayıp yeniden değerlendirdiği doğal bir geri dönüşüm sistemi olarak tanımlanabilir. Bir bakıma hücrelerin bahar temizliği.</p>

<p>Bu mekanizmanın hücre sağlığının korunmasında önemli rol oynadığı ve sağlıklı yaşlanmayla bağlantılı olabileceği düşünülüyor.</p>

<p><strong>Asıl sır tek bir besinde değil</strong></p>

<p>Mavi Bölgelerde yaşayan insanların keşfettiği tek bir mucize besin ya da sihirli bir formül yok.</p>

<p>Uzun yaşam, görünüşe göre birçok küçük alışkanlığın yıllar boyunca bir araya gelmesiyle ortaya çıkıyor.</p>

<p>Ölçülü beslenmek, her gün hareket etmek, yeterince uyumak, güçlü sosyal ilişkiler kurmak ve hayata anlam katan bir amaç taşımak, bu bütünün parçaları.</p>

<p>Bilimsel araştırmalar, bu alışkanlıkların yalnızca kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlamadığını; metabolizmadan hücresel onarım süreçlerine, genlerin çalışma biçiminden iltihaplanma mekanizmalarına kadar birçok biyolojik sistemi etkileyebileceğini gösteriyor.</p>

<p>Bu nedenle uzun yaşam, tek bir "süper gıda"nın ya da sıra dışı genlerin sonucu olmayabilir.</p>

<p>Asıl mesele, her gün yaptığımız küçük seçimlerin yıllar içinde büyük bir etki yaratması.</p>

<p>Mavi Bölgelerin bize verdiği en önemli ders belki de "Nasıl yüz yaşına kadar yaşarız?" sorusunun yanıtı değil.</p>

<p>Asıl soru şu:</p>

<p>Sahip olduğumuz yılları nasıl daha sağlıklı, daha anlamlı ve daha dolu yaşayabiliriz?</p>

<p>Çünkü uzun yaşamak önemli. Ancak asıl değerli olan, yaşadığımız yıllara hayat katabilmek…</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/dr-vittorio-giuliano.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Dr. Vittorio Giuliano kimdir?</strong></p>

<p>Dr. Vittorio Giuliano, gastroenteroloji ve hepatoloji alanında uzman bir hekimdir. Tıp eğitimini Roma'daki La Sapienza Üniversitesi'nde, uzmanlık eğitimini ise Perugia Üniversitesi'nde tamamlayan Giuliano, 2005 yılından bu yana sindirim sistemi hastalıkları, karaciğer, pankreas ve bağırsak rahatsızlıkları üzerine çalışmalar yürütüyor.</p>

<p>2016-2018 yılları arasında Danimarka'nın Hjørring kentinde danışman hekim olarak görev yapan Giuliano, Yeşil Burun Adaları'nda da gönüllü hekimlik yaptı. Bölgesel Çölyak Merkezi'nin yöneticisi olan Giuliano, yüksek çözünürlüklü ultrason, elastografi ve kontrastlı görüntüleme gibi modern tanı yöntemlerini koruyucu hekimlik yaklaşımıyla birleştiriyor.</p>

<p>Uzun ve sağlıklı yaşam, koruyucu tıp ve sindirim sistemi hastalıkları üzerine bilimsel çalışmaları uluslararası dergilerde yayımlanan Giuliano, erken tanı ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaşam kalitesini artırmadaki önemine dikkat çeken çalışmalarıyla tanınıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DÜNYA, EĞİTİM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, SAĞLIK, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/uzun-ve-saglikli-yasamin-sirri-genlerde-mi-yasam-tarzinda-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/saglik-4.JPG" type="image/jpeg" length="90650"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nura ve Baran Kok, Münih'te gençleri buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/nura-ve-baran-kok-munihte-gencleri-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/nura-ve-baran-kok-munihte-gencleri-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'nın Münih kentinde 28 yıldır geleneksel olarak düzenlenen "Oben Ohne" Gençlik Müzik Festivali, bu yıl da on binlerce genci bir araya getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaklaşık 24 bin kişinin katıldığı festivalde rap ve indie-pop sanatçıları sahne alırken, müzik kadar eşitlik, çeşitlilik ve toplumsal mesajlar da öne çıktı.</strong></p>

<p><strong>Nura</strong> ve <strong>Baran Kok</strong>, Münih'teki "Oben Ohne" Gençlik Müzik Festivali'nde binlerce genci aynı sahnede buluşturdu. Yaklaşık 24 bin kişinin katıldığı etkinlikte rap müziğin yükselen isimleri, sadece performanslarıyla değil, verdikleri siyasi ve toplumsal mesajlarla da alkış topladı.</p>

<p>Münih'in simge noktalarından Königsplatz, hafta sonunda rengârenk kıyafetleri, müzik ve dans eşliğinde buluşan gençlerle dolup taştı. 12 yaş ve üzerindeki gençlere açık olarak düzenlenen "Oben Ohne" Festivali, bu yıl da kısa sürede tükenen biletleriyle büyük ilgi gördü.</p>

<p>Festival programında Almanya'nın genç kuşağının yakından takip ettiği rap ve indie-pop sanatçıları sahne aldı. Günün en çok ilgi gören isimleri arasında rapçi Nura, Baran Kok ve gecenin finalini yapan Souly yer aldı.</p>

<p><img alt="" height="469" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/festival-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Müzik kadar toplumsal mesajlar da dikkat çekti</strong></p>

<p>Festivalin en dikkat çeken isimlerinden biri olan Eritre asıllı Alman rap sanatçısı Nura, konserinde yalnızca şarkılarıyla değil, verdiği siyasi mesajlarla da öne çıktı. Polis şiddeti, ırkçılık ve cinsiyetçilik gibi konuları işleyen sanatçı, sahneden izleyicilere "Aranızda Merz'e oy veren var mı?" diye seslendi. Bunun üzerine binlerce kişi hep bir ağızdan <strong>"Merz'i isteyen yok"</strong> sloganı attı. Nura'nın sözleri seyircilerden büyük alkış alırken, festivali izleyen 21 yaşındaki Eleonora Berner, <strong>"Müzik politiktir, aslında her şey politiktir"</strong> diyerek sanatçının mesajlarına destek verdi. Berner ve arkadaşları, Nura'nın toplumsal konuları sahneye taşımasının festivali daha anlamlı kıldığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Katılımcılar da müziğin yalnızca eğlence olmadığını belirterek, sanatçıların toplumsal meseleleri gündeme taşımasını önemsediklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="509" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/munih-festival1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Kürt kökenli Baran Kok'a yoğun ilgi</strong></p>

<p>Festivalin en kalabalık anlarından biri ise Berlinli rapçi Baran Kok sahneye çıktığında yaşandı. Kürt kökenli ve açık kimlikli eşcinsel sanatçı, küçük sahne önünde oluşan yoğun kalabalık nedeniyle programına yaklaşık yarım saat gecikmeli başlayabildi.</p>

<p>Hayranlarının büyük ilgi gösterdiği sanatçı, cesur şarkı sözleri ve sahne performansıyla festivalin en çok konuşulan isimlerinden biri oldu. Organizatörler, yoğunluk nedeniyle sahne alanına girişleri bir süre durdurmak zorunda kaldı.</p>

<p><strong>1998'den bu yana gençler için düzenleniyor</strong></p>

<p>İlk kez 1998 yılında gerçekleştirilen "Oben Ohne" Festivali, Münih Gençlik Konseyi tarafından kâr amacı gütmeyen bir etkinlik olarak organize ediliyor.</p>

<p>Festivalin temel hedefi, gençlerin ekonomik durumlarından bağımsız olarak kültürel etkinliklere katılabilmesini sağlamak. Bu kapsamda maddi imkânı olmayan gençlere ücretsiz "dayanışma biletleri" sunulurken, normal bilet fiyatları da benzer festivallere kıyasla düşük tutuluyor. Erken dönem satışlarında biletler 10 avroya, normal satışlarda ise 17,50 avroya sunuldu.</p>

<p><strong>29 derecelik sıcağa rağmen coşku dinmedi</strong></p>

<p>Yaklaşık 29 dereceyi bulan sıcak havaya rağmen festival boyunca coşku eksik olmadı. Katılımcılar şapkalar, yelpazeler ve su püskürtme alanlarıyla serinlemeye çalışırken, organizasyon boyunca önemli bir güvenlik sorunu yaşanmadı.</p>

<p>Yaklaşık 300 gönüllünün görev yaptığı etkinlikte gençler gün boyu konserlerin yanı sıra çeşitli gençlik kuruluşlarının stantlarını ziyaret etti, dinlenme alanlarında vakit geçirdi ve festival atmosferinin tadını çıkardı.</p>

<p><strong>Finalde Souly sahne aldı</strong></p>

<p>Güneşin Königsplatz üzerinde batmasıyla birlikte festivalin kapanışını rapçi <strong>Souly</strong> yaptı. Binlerce kişinin şarkılara hep bir ağızdan eşlik ettiği konserde alan adeta dev bir açık hava partisina dönüştü.</p>

<p>Organizatörler, hem katılımın hem de festival boyunca oluşan atmosferin beklentilerin üzerinde olduğunu belirterek, "Oben Ohne"nun Almanya'da gençlere yönelik en önemli müzik etkinliklerinden biri olmayı sürdürdüğünü vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/nura-ve-baran-kok-munihte-gencleri-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/munih-festival.JPG" type="image/jpeg" length="12560"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Molla Demirel'den "Çoğulcu Bir Toplumda Demokrasi" Kitabı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/molla-demirelden-cogulcu-bir-toplumda-demokrasi-kitabi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/molla-demirelden-cogulcu-bir-toplumda-demokrasi-kitabi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim, siyaset, eğitim ve kültür dünyasından isimleri bir araya getiren Almanca eser, demokrasi, göç ve kültürel çeşitlilik konularını çoğulcu toplum perspektifiyle ele alıyor. Kitabın geliri ise Enternasyonal Çocuk Oyuncakları Müzesi'ne bağışlanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uzun yıllardır Almanya'da yaşayan yazar Molla Demirel'in editörlüğünde hazırlanan "Çoğulcu Bir Toplumda Demokrasi" (Demokratie in der pluralen Gesellschaft) adlı kitap, Bonn'daki Free Pen Verlag tarafından Almanca olarak yayımlandı. </strong></p>

<p>Demokrasi, göç ve kültürel çeşitlilik konularını farklı yönleriyle ele alan eser, akademi, siyaset, eğitim ve kültür dünyasından önemli isimleri bir araya getiriyor.</p>

<p><a name="Bookmark"></a>Kitabın önsözünü, sosyal danışman kökenli Münster Büyükşehir Belediye Başkanı Tilman Fuchs yazdı. Eserde Molla Demirel’in yanı sıra Prof. Dr. Kemal Bozay, PD Dr. habil. Hıdır Çelik, Prof. Dr. Wolfgang Gieler, Dr. İbrahim Kızılgöz, Prof. Dr. Ingrid Artus, Selin Aktaş, Hanna Wanke, Dr. phil. Nicolas Koj, Prof. Dr. Norbert Kersting, Medya Mustafa, Prof. Dr. Johannes Nathschläger, Dr. phil. Natalie Powroznik, Münster Üniversitesi Kültür Merkezi Başkanı Joachim Sommer, Prof. Dr. phil. Kulkanti Barboza, Yazar Öğretmen Barbara Wenders, Dr. Reinhard Stähling ve Prof. Dr. Ingo Stamm’ın makaleleri yer alıyor.</p>

<p>Kitapta, göçle birlikte çeşitlenen toplumlarda demokrasinin nasıl daha kapsayıcı hâle getirilebileceği farklı bakış açılarıyla değerlendiriliyor. Katılım, aidiyet, eşitlik ve toplumsal tanınma gibi temel kavramlar; 1970'li yıllardaki göçmen kadın işçilerin grevlerinden günümüzdeki yabancılar danışma kurullarına, okul demokrasisinden sosyal yenilik çalışmalarına kadar uzanan örneklerle ele alınıyor.</p>

<p><strong>Kitabın temel mesajı ise, demokrasinin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığı; toplumdaki herkesin eşit haklarla yönetime katılabildiği ve kendisini ait hissedebildiği ölçüde güç kazanacağı düşüncesi etrafında şekilleniyor.</strong></p>

<p><strong>Yazar Molla Demirel bu yaklaşımı şu sözlerle ifade ediyor:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bir toplumun gerçek gücü, farklılıklarıyla nasıl başa çıktığıyla ortaya çıkar."</p>

<p>Kitap, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı toplumlarda ortak yaşamın nasıl güçlendirilebileceği, eşitlik ilkesinin günlük yaşamda neden her zaman karşılık bulmadığı ve dil, eğitim ile kültürel çeşitliliğin demokratik yaşam üzerindeki etkileri gibi önemli sorulara bilimsel ve toplumsal perspektiften yanıt arıyor.</p>

<p>Demokrasi, göç ve toplumsal uyum alanlarında çalışan araştırmacılar, eğitimciler, siyasetçiler ve konuya ilgi duyan okurlar için önemli bir kaynak niteliği taşıyan kitabın satışından elde edilecek gelirin tamamı Enternasyonal Çocuk Oyuncakları Müzesi'ne bağışlanacak.</p>

<p><img alt="" height="907" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/buch-cava.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>Kitabı edinme adresi:</strong></p>

<p>Free Peen Verlag, Camminer Str. 34, 53119 Bonn, Email: info@freepenverlag.de.</p>

<p>ISBN: 978-3-910806-07-8</p>

<p>Veya</p>

<p>İnternationales Kinderspielzeugsmuzeum Münster, Verspoel 7 -8, 48143 Münster</p>

<p>Tel: 0049 251 666377, E- Mail: IKmuenster@gmx.de, kaktus.ms@gmx.de</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, EĞİTİM, GENEL, GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/molla-demirelden-cogulcu-bir-toplumda-demokrasi-kitabi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 07:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/molla-demirel-2.jpeg" type="image/jpeg" length="59097"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa, AB’de bir ilke imza attı: 15 yaş altına sosyal medya yasağı geliyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/fransa-abde-bir-ilke-imza-atti-15-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/fransa-abde-bir-ilke-imza-atti-15-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’da Ulusal Meclis’te kabul edilen yasa tasarısı ile Fransa, 15 yaş altındaki çocuklara sosyal medya kullanımını yasaklayan ilk Avrupa Birliği (AB) ülkesi oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>PARİS</strong> – Fransa, Avrupa Birliği'nde 15 yaşın altındaki çocuklara sosyal medya kullanımını yasaklayan ilk ülke oldu. Fransız Senatosu'nda 243'e karşı 2 oyla kabul edilen yasa, Ulusal Meclis'te de 279'a karşı 81 oyla kabul edildi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Anayasa Konseyi'nin inceleme sürecinin tamamlanması bekleniyor.</p>

<p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un uzun süredir desteklediği yasa ile ülkede "dijital reşitlik yaşı" 15 olarak belirlendi. Macron, parlamentodaki oylamanın ardından yaptığı açıklamada, yeni kuralların yaz tatilinin ardından başlayacak eğitim-öğretim yılıyla birlikte yürürlüğe girmesini hedeflediklerini söyledi.</p>

<p><strong>Yeni hesaplar 1 Eylül'de, mevcut hesaplar 2027'de denetlenecek</strong></p>

<p>Hükümetin planına göre, 1 Eylül 2026'dan itibaren 15 yaşın altındaki çocuklar yeni sosyal medya hesabı açamayacak. Halihazırda sosyal medya hesabı bulunan 15 yaş altı kullanıcılar için ise platformlara dört aylık geçiş süresi tanınacak. Bu sürenin sonunda, 1 Ocak 2027 itibarıyla mevcut hesaplar da yaş doğrulama sisteminden geçirilecek ve kurallara uymayan hesaplar kapatılabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, EĞİTİM, GENEL, GÜNDEM, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/fransa-abde-bir-ilke-imza-atti-15-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-geliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/fr1-6.JPG" type="image/jpeg" length="89708"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'den Küba'ya yeni yaptırım dalgası: Turizm Bakanlığı da hedefte]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/abdden-kubaya-yeni-yaptirim-dalgasi-turizm-bakanligi-da-hedefte</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/abdden-kubaya-yeni-yaptirim-dalgasi-turizm-bakanligi-da-hedefte" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD yönetimi, Küba üzerindeki ekonomik baskıyı artıran yeni yaptırım paketini açıkladı. Turizm Bakanlığı, devlet şirketleri ve hükümete bağlı bazı kuruluşlar yaptırım listesine alınırken, Washington yönetimi Havana'yı siyasi ve ekonomik reform yapmaya çağırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Küba'ya yönelik yaptırımları genişletti. </strong></p>

<p>ABD Hazine ve Dışişleri bakanlıklarının açıkladığı yeni yaptırım paketi kapsamında, Küba Turizm Bakanlığı'nın yanı sıra çok sayıda devlet kurumu, ticaret şirketi ve hükümete bağlı kuruluş yaptırım listesine eklendi.</p>

<p>Yeni yaptırımların, Küba ekonomisinin temel gelir kaynaklarından biri olan turizm sektörünü doğrudan hedef alması dikkat çekti.</p>

<p><strong>Turizm Bakanlığı yaptırım listesinde</strong></p>

<p>ABD'nin yaptırım listesine alınan kurumlar arasında Küba Turizm Bakanlığı, bir devlet dış ticaret şirketi, liman ve denizcilik faaliyetlerini yürüten kamu holdingi ile çeşitli devlet kuruluşları yer aldı.</p>

<p>Bu karar doğrultusunda ABD vatandaşları ve Amerikan şirketleri, yaptırım uygulanan kurumlarla ticari ilişki kuramayacak. ABD'deki olası mal varlıkları da dondurulacak.</p>

<p>Washington yönetimi ayrıca, ithalat ve yakıt ticareti yapan bazı devlet şirketlerinin de yaptırımlardan etkileneceğini açıkladı.</p>

<p><strong>Hükümete yakın gruplar da hedef alındı</strong></p>

<p>Yaptırım listesine yalnızca ekonomik kurumlar değil, hükümete yakın bazı örgütler de eklendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunlar arasında, insan hakları örgütlerinin hükümet karşıtı gösterilere müdahale etmekle suçladığı "Hızlı Müdahale Tugayları" ile Küba Silahlı Kuvvetleri'ni destekleyen gönüllü "Toprak Savunma Milisleri" de bulunuyor.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı ayrıca, muhalifleri izlemekle suçlanan Küba Devrim Savaşçıları Birliğini de yaptırım kapsamına aldığını duyurdu.</p>

<p><strong>Rubio'dan reform çağrısı</strong></p>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yaptırımların Küba'nın siyasi ve ekonomik yapısının temel unsurlarını hedef aldığını belirterek Havana yönetimine reform çağrısını yineledi.</p>

<p>Rubio, Küba hükümetinin siyasi ve ekonomik reformlara yönelmesi halinde iki ülke arasında farklı bir ilişkinin mümkün olabileceğini savunurken, bunun "çok geç olmadan" gerçekleşmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Turizm gelirleri ağır darbe aldı</strong></p>

<p>Turizm, uzun yıllardır Küba'nın en önemli döviz kaynaklarından biri olarak görülüyor. Ancak ABD yaptırımları, ekonomik kriz ve enerji sorunları nedeniyle adaya gelen turist sayısında son yıllarda ciddi düşüş yaşandı. Çok sayıda uluslararası hava yolu şirketi uçuşlarını azaltırken, bazı otel zincirleri de faaliyetlerini durdurdu veya sınırlandırdı.</p>

<p>ABD'li yetkililer, yaptırım uygulanan bazı şirketlerin daha önce de yaptırım kapsamına alınan ve Küba ordusunun kontrolündeki GAESA grubuyla bağlantılı olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Küba derin ekonomik krizle mücadele ediyor</strong></p>

<p>Küba, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana en ağır ekonomik krizlerinden birini yaşıyor. Ülke genelinde uzun süreli elektrik kesintileri, yakıt sıkıntısı ve temel gıda ürünlerine erişimde yaşanan sorunlar günlük yaşamı ciddi biçimde etkiliyor.</p>

<p>Son haftalarda ülke çapında art arda yaşanan elektrik şebekesi çökmeleri nedeniyle milyonlarca kişi saatlerce elektriksiz kaldı. Bazı bölgelerde planlı elektrik kesintileri günde 20 saati aşarken, kırsal kesimlerde bu süre zaman zaman 70 saatin üzerine çıkıyor.</p>

<p>Enerji krizinin sağlık hizmetlerinden toplu ulaşıma, içme suyu temininden bankacılık ve iletişim altyapısına kadar birçok alanda ciddi aksamalara yol açtığı belirtiliyor.</p>

<p><strong>Almanya'dan seyahat uyarısı</strong></p>

<p>Almanya Dışişleri Bakanlığı da Küba'daki ağır enerji krizi nedeniyle vatandaşlarına seyahat uyarısında bulundu.</p>

<p>Bakanlık, ülke genelinde sık sık yaşanan elektrik kesintileri, yakıt yetersizliği ve hava yolu şirketlerinin uçuşlarını azaltması nedeniyle Küba'ya zorunlu olmayan seyahatlerden kaçınılmasını tavsiye etti. Açıklamada, sağlık hizmetlerinin ciddi ölçüde aksadığı, otellerin kısıtlı hizmet verdiği ve yeni kesintilerin her an yaşanabileceği uyarısına da yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/abdden-kubaya-yeni-yaptirim-dalgasi-turizm-bakanligi-da-hedefte</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/cuba-6.JPG" type="image/jpeg" length="27542"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Japonya'da gözaltına alınan Kürt senarist Murat Çiçek yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/japonyada-gozaltina-alinan-kurt-senarist-murat-cicek-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/japonyada-gozaltina-alinan-kurt-senarist-murat-cicek-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japonya'da yaşayan Kürt senarist, oyuncu ve işçi Murat Çiçek, maddi hasarlı bir trafik kazasının ardından götürüldüğü polis merkezinde yaşamını yitirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ailesi, 25 Haziran'da gözaltına alınan Çiçek'in 3 Temmuz'da hayatını kaybettiğini, ancak ölüm haberinin kendilerine beş gün sonra bildirildiğini açıkladı. Çiçek'in ölüm nedeni ise henüz açıklanmadı.</strong></p>

<p>Edinilen bilgilere göre, 2019 yılından bu yana Kürt nüfusunun yoğun olarak yaşadığı Kawaguchi kentinde yaşayan Murat Çiçek, karıştığı maddi hasarlı trafik kazasının ardından Hachioji kentindeki Takao Polis Karakolu'na götürüldü. Yakınlarının aktardığına göre, gözaltına alındıktan sonra telefonuna el konuldu ve avukatı dâhil hiç kimseyle görüştürülmedi.</p>

<p>Çiçek'in Kürt ve Japon arkadaşları bilgi almak amacıyla üç kez karakola başvurdu ancak yalnızca gözaltında olduğu bilgisi verildi. Durum daha sonra Almanya'da yaşayan ailesine ulaştırıldı.</p>

<p><strong>JAPON MAKAMLARI TÜRK KONSOLOSLUĞUNA BİLDİRDİ</strong></p>

<p>Aileye 8 Temmuz'da Japonya'daki Türkiye Konsolosluğu'ndan bir görevli tarafından yapılan bilgilendirmede, Japon makamlarının aktardığına göre Murat Çiçek'in 3 Temmuz'da yaşamını yitirdiği, ancak ölüm nedeninin henüz belirlenemediği ifade edildi.</p>

<p>Bunun üzerine aile, cenaze işlemlerini takip etmek ve süreci yerinde izlemek amacıyla 10 Temmuz'da Japonya'ya gitti. Aile, Çiçek'in hangi koşullarda yaşamını yitirdiğinin ve ölüm haberinin neden günlerce kendilerinden gizlendiğinin açıklığa kavuşturulmasını isterken, kötü muamele veya işkence ihtimalinin de araştırılmasını talep ediyor.</p>

<p>Japonya'ya yerleştikten sonra çeşitli işlerde çalışan Çiçek, geçen yıl gösterime giren ve biri Japon, diğeri Kürt iki işitme engelli kişinin iletişim mücadelesini anlatan <i>Minna, Oshaberi!</i> filminde rol aldı. Film, Tokyo Uluslararası Film Festivali programında da yer aldı. Türkiye'de ise çeşitli yapımlarda yardımcı rollerde görev alan Çiçek, bir süre Beşiktaş Kültür Merkezi'nde (BKM) oyuncu ve senarist olarak çalıştı.</p>

<p><strong>MERAL DANIŞ BEKTAŞ: "JAPON MAKAMLARINDAN AÇIKLAMA BEKLİYORUZ"</strong></p>

<p>Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş da Murat Çiçek'in gözaltında yaşamını yitirmesine ilişkin sosyal medya platformu X üzerinden açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beştaş, "Gözaltında bir insanın yaşamını yitirmesi mutlaka açıklığa kavuşturulması gereken son derece ciddi bir olaydır. Yaşanan sürece ilişkin tüm sorular şeffaf biçimde yanıtlanmalı, etkin ve bağımsız bir soruşturma yürütülmelidir. Murat Çiçek'e rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Gerçeklerin ortaya çıkmasını ve adaletin sağlanmasını, Japonya makamlarından açıklama bekliyoruz." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/japonyada-gozaltina-alinan-kurt-senarist-murat-cicek-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/murat-cicek.jpg" type="image/jpeg" length="41061"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa'dan Deniz Göktaş için ortak ses: "Mizah suç değildir, derhâl serbest bırakılsın"]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/avrupadan-deniz-goktas-icin-ortak-ses-mizah-suc-degildir-derhal-serbest-birakilsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/avrupadan-deniz-goktas-icin-ortak-ses-mizah-suc-degildir-derhal-serbest-birakilsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya, Belçika, Hollanda, Avusturya, Fransa, İsveç, İngiltere ve İsviçre'de yaşayan 100'ü aşkın yazar, gazeteci, tiyatrocu, müzisyen, karikatürist ve sanatçı, komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasına Türkçe ve İngilizce ortak bir açıklamayla tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa'da yaşayan Türkiye kökenli sanat ve edebiyat dünyasının önde gelen isimleri, komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasına karşı ortak bir bildiri yayımladı.</strong></p>

<p>Açıklamada, "Sanat ve mizah cezalandırılamaz. İfade özgürlüğü demokratik toplumların vazgeçilmez temelidir" denildi.</p>

<p>Aralarında Almanya'nın ilk Türkiye kökenli kabare sanatçısı Şinasi Dikmen, sanatçı Ferhat Tunç, rapçi Ezhel, gazeteciler Can Dündar, Doğan Özgüden, İnci Tuğsavul, Osman Okkan, Gürsel Köksal, Erdinç Utku, Süheyla Kaplan, Işın Ertürk, Recai Aksu, Adil Yiğit, tiyatro yönetmenleri İbrahim Yarar, Atilla Cansever, Şaban Ol, yazarlar Aslı Erdoğan, Atilla Keskin, Yener Orkunoğlu, Murat Tuncel, Kazım Gündoğan Murat Çakır, Selçuk Şahin Polat, Hıdır Eren Çelik, İlhami Yazgan, halk ozanları Âşık Şahturna ve Ozan Emekçi, ressam Aslı Filiz, karikatüristler İsmail Doğan ile Erdoğan Karayel ve çok sayıda kültür-sanat emekçisinin bulunduğu 100'ü aşkın imzacı, Göktaş'ın derhâl serbest bırakılmasını istedi.</p>

<p><strong>"İfade özgürlüğü yalnızca beğenilen düşünceler için değildir"</strong></p>

<p>Ortak açıklamada, düşünce ve ifade özgürlüğünün, sanatın ve mizahın demokratik yaşamın ayrılmaz parçaları olduğu vurgulandı. Toplumu düşündüren, eleştiren ve sorgulatan mizahın tarih boyunca ifade özgürlüğünün en önemli araçlarından biri olduğu belirtilen açıklamada, sanatçıların eleştirel ya da mizahi ifadeleri nedeniyle cezalandırılmasının hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi hatırlatılarak, ifade özgürlüğünün yalnızca toplumun benimsediği düşünceleri değil, rahatsız edici, eleştirel ve mizahi ifadeleri de güvence altına aldığına dikkat çekildi.</p>

<p><strong>"Sanatın özgür olmadığı yerde demokrasi eksik kalır"</strong></p>

<p>Bildiride, sanatın ve mizahın baskı altına alınmasının demokratik toplum açısından ciddi sonuçlar doğuracağı belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi:</p>

<p>"Eleştiri, mizah ve sanat cezalandırılması değil korunması gereken alanlardır. Bir düşünceye katılmamak, onu ceza tehdidiyle susturmanın gerekçesi olamaz. Sanatın ve mizahın özgür olmadığı bir toplumda demokrasinin de eksik ve güdük kalması kaçınılmazdır."</p>

<p>Açıklamada ayrıca, <strong>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Eon/Fransa kararına</strong> atıfta bulunularak hicvin demokratik toplumlarda meşru bir ifade biçimi olduğunun altı çizildi.</p>

<p><strong>"Nasrettin Hoca'nın ülkesinde mizah cezalandırılamaz"</strong></p>

<p>Ortak bildiride Türkiye'nin köklü mizah geleneğine de vurgu yapıldı. Nasrettin Hoca, Bektaşi fıkraları, Karagöz-Hacivat geleneği ve Mevlânâ'nın hoşgörü anlayışı hatırlatılarak, böylesine zengin bir kültürel mirasa sahip bir ülkede sanatçıların cezai yaptırım korkusu yaşamadan üretim yapabilmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, Osmanlı döneminde Diyojen dergisiyle kurumsallaşan modern mizah geleneğinin mirasına sahip çıkılması gerektiği belirtilerek, tüm demokratik kamuoyu ifade özgürlüğünü ve hukukun üstünlüğünü savunmaya çağrıldı.</p>

<p><strong>"Tutuklama kararı yeniden değerlendirilmeli"</strong></p>

<p>İmzacılar, son gösterisindeki bazı mizahi ifadeler gerekçe gösterilerek <strong>"Cumhurbaşkanına hakaret"</strong> ve <strong>"dini değerleri alenen aşağılama"</strong> suçlamalarıyla tutuklanan Deniz Göktaş hakkında verilen kararın ifade özgürlüğü açısından kaygı verici olduğunu belirtti.</p>

<p>Açıklamanın sonunda şu çağrı yapıldı:</p>

<p>"Kararın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi ışığında yeniden değerlendirilmesini talep ediyor, Deniz Göktaş'ın temel hak ve özgürlükler çerçevesinde derhâl serbest bırakılmasını bekliyoruz. Kutuplaşmanın yerini yeniden barışa, hoşgörüye ve özgür düşünceye bıraktığı demokratik bir gelecek diliyoruz."</p>

<p><strong>Avrupa'nın birçok ülkesinden geniş destek</strong></p>

<p>Ortak çağrıya Almanya başta olmak üzere <strong>Belçika, Hollanda, Fransa, Avusturya, İsveç, İngiltere ve İsviçre</strong>'de yaşayan çok sayıda yazar, gazeteci, tiyatrocu, müzisyen, şair, ressam ve karikatürist imza attı.</p>

<p><strong>İşte ilk imzacıların tam listesi:</strong></p>

<p>1-İbrahim Yarar (Tiyatro Yönetmeni- Hollanda)</p>

<p>2- Erdinç Utku (Mizah Yazarı ve Tiyatro Yönetmeni - Belçika)</p>

<p>3- Aşık Şahturna (Halk Ozanı- Aktivist)</p>

<p>4- Ezhel (Rapçi - Almanya)</p>

<p>5- Doğan Özgüden (Gazeteci, Yazar - Belçika)</p>

<p>6- İnci Tuğsavul (Gazeteci, Yazar - Belçika)</p>

<p>7- Can Dündar (Gazeteci Yazar - Almanya)</p>

<p>8- Ozan Şiar (Yazar- Sanatçı, Şair ve Gazeteci - Almanya)</p>

<p>9- Haydar Eroğlu (Şair - Hollanda)</p>

<p>10- İsmail Doğan (Karikatürist - Belçika)</p>

<p>11- Birol Kılıç (Yayıncı Yazar - Avusturya)</p>

<p>12- Gürsel Köksal (Gazeteci Yazar - Almanya)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>13- Attilla Keskin (Yazar- Almanya)</p>

<p>14- Erdoğan Karayel (Karikatürist - Almanya)</p>

<p>15- Ali Cabbar (Sanatçı ve Yazar - Belçika)</p>

<p>16- Nihat Kemal Ateş (Şair - Belçika)</p>

<p>17- Tanar Çatalpınar (Sanatçı - Belçika)</p>

<p>18- Sibel Dinçer (Tiyatrocu Müzisyen - Belçika)</p>

<p>19- Atilla Cansever ( Theater Ulm Tiyatro Yönetmeni - Almanya)</p>

<p>20- Mehmet Tanlı (Gazeteci - Almanya)</p>

<p>21- Mehmet Emin Alkanlar (Gazeteci-Hollanda)</p>

<p>22- Adil Yiğit, (Gazeteci - Almanya)</p>

<p>23- Süheyla Kaplan (Gazeteci - Almanya)</p>

<p>24-Ufuk Evlâ Bostan (Gazeteci - Almanya)</p>

<p>25- Ali Bağseven (Sanat Organizatörü - Belçika)</p>

<p>26- Doç.Dr. Hıdır Eren Çelik (Yazar - Almanya)</p>

<p>27- Murat Çakır (Yazar - Almanya)</p>

<p>28- Murat Saydam (Şair Yazar Radyo Programcısı - Belçika)</p>

<p>29- Selçuk Şahin Polat (Yazar - Almanya)</p>

<p>30- Ferman F. Karayığit (Tiyatro Yönetmeni - Almanya)</p>

<p>31- Kasım Palabıyık (Tiyatro Oyuncusu - Almanya)</p>

<p>32-Leyla Dönmez Suveren ( Ressam - Almanya)</p>

<p>33-Ali Temiz (Müzisyen - Almanya)</p>

<p>34- Nida Sevindik (Oyuncu - Almanya)</p>

<p>35- Meryem Ağgül (Oyuncu - Almanya)</p>

<p>36- Nuhmettin Karagül (Tiyatro Grubu Yöneticisi - Almanya)</p>

<p>37- Serpil Yıldız ( Oyuncu - Almanya)</p>

<p>38- Pakize Palabıyık ( (Tiyatro Grubu Yöneticisi - Almanya)</p>

<p>39- Maviṣ Güneșer (Müzisyen - Almanya)</p>

<p>40- Reyhan Kuyumcu (Yönetmen - Almanya)</p>

<p>41- Fatma Çiftçi (Oyuncu- Almanya)</p>

<p>42- Gülşure Keskin (Müzisyen - Almanya)</p>

<p>43- Taner Tanrıverdi (Müzisyen - Almanya)</p>

<p>44- Orhan Çelik (Yazar- Almanya)</p>

<p>45- Ümmü Yılmaz (Oyuncu - Fransa)</p>

<p>46- Nurcan Keskin (Tiyatrocu - Almanya)</p>

<p>47- Mehmet Esatoğlu (Tiyatro Yönetmeni- Almanya/Türkiye)</p>

<p>48- Sevim Tarhan (Șair/Yazar - Almanya)</p>

<p>49- Ali Riza Korkut (Tiyatrocu/Eğitmen - Almanya)</p>

<p>50- Erdal Boyoğlu (Yazar- Almanya)</p>

<p>51- Ali Haydar NERGİS (Gazeteci - İsveç)</p>

<p>52- Faruk Eskioğlu (Gazeteci Yazar - İngiltere)</p>

<p>53- İbrahim Eroğlu (Yazar/Şair - Hollanda)</p>

<p>54- Yalçın Baykul (Yazar - Almanya)</p>

<p>55- Arif Bektaş (Gazeteci - İngiltere)</p>

<p>56- Hasan Boz (Gazeteci Yazar - İngiltere)</p>

<p>57- Sedat Sarıcı (Müzisyen Yazar - İngiltere)</p>

<p>58- Fergül Yücel (Heykeltraş Yazar - İngiltere)</p>

<p>59- Nevzat Çopur (Ressam - Belçika)</p>

<p>60- Kadir Kankılıç ( Besteci Müzisyen - Belçika)</p>

<p>61- Cemal Bozoğlu ( Gazeteci - Almanya)</p>

<p>62- Mevlüt Asar (Yazar - Almanya)</p>

<p>63- Prof. de. H. Neşe Özgen (Yazar - Almanya)</p>

<p>64-Zeki Rüzgar ( Gazeteci - Almanya)</p>

<p>65- Cem Duman (Yayıncı-Yazar-Hollanda)</p>

<p>66- Medine Durmann (Gazeteci - Almanya)</p>

<p>67- Aslı Filiz (Ressam -Almanya)</p>

<p>68- Kazım Gündoğan (Araştırmacı Yazar - Almanya)</p>

<p>69- Ozan Emekçi (Halk Ozanı - Almanya)</p>

<p>70- Ümit Kaya (Şair Müzisyen - Almanya)</p>

<p>71- Şükrü Yıldız (Gazeteci - Almanya)</p>

<p>72- Kenan Taşkesen (Tiyatrocu - Almanya)</p>

<p>73- Zerrin Buğday ( Müzisyen - Almanya)</p>

<p>74- Işın Ertürk- (Gazeteci- Almanya)</p>

<p>75- Ferhat Tunç (Sanatçı - Almanya)</p>

<p>76- Hasan Hayri Ateş (Yazar - Almanya)</p>

<p>77- Yaşar Kahraman ( Müzisyen - Almanya)</p>

<p>78- Seher Yeğin (Yazar - Almanya)</p>

<p>79- İlhan Atasoy (Kabaretist ve yazar - Almanya )</p>

<p>80- Canan Kayışlı (Yazar- Almanya)</p>

<p>81- Kazım Cumert (Yazar- Hollanda)</p>

<p>82- Cemal Akça (Yazar, Fotoğraf Sanatçısı- Hollanda)</p>

<p>83- Recai Aksu (Gazeteci, Yazar - Almanya)</p>

<p>84- Ahmet Sefa (Yazar- Hollanda)</p>

<p>85- Aytekin Kılıç (Saz Sanatçısı- Belçika)</p>

<p>86- Kamil Aydemir (Şair- Hollanda)</p>

<p>87- Bülent Kaya (Yazar - İsviçre)</p>

<p>88- Agop Yıldız (Halk Ozanı- Hollanda)</p>

<p>89- Sırrı Ayhan (Yazar- Almanya)</p>

<p>90- Serap Varan (Şair- Hollanda)</p>

<p>91- Cahide Özer (Şair- Almanya)</p>

<p>92- Gani Cansever (Şair Halk Ozanı- Almanya)</p>

<p>93- Ali Yıldırım (Yazar, Sanatçı- Hollanda)</p>

<p>94- Sabri Varan (Yazar Fotoğraf Sanatçısı - Almanya)</p>

<p>95- Yaşar Çiçekdemir (Yazar- Hollanda)</p>

<p>96- Murat Tuncel (Yazar Gazeteci- Hollanda)</p>

<p>97- Ali Gümüş (Şair- Hollanda)</p>

<p>98- İrfan Erdoğan (Yazar- Almanya)</p>

<p>99- Halit Umar (Yazar, Şair- Hollanda)</p>

<p>100- Hilal Nesin (Tiyatrocu ve Yazar - Fransa)</p>

<p>101- Şinasi Dikmen (Kabaretist ve yazar - Almanya)</p>

<p>102- Şaban Ol (Tiyatro Yönetmeni ve Yazar - Hollanda)</p>

<p>103- Hıdır Murat Doğan (Sanatçı Yazar - Polonya)</p>

<p>104- Mustafa Temel (Gazeteci- Almanya)</p>

<p>105- Hayati Boyacıoğlu ( Karikatürist- Almanya)</p>

<p>106- Osman Okkan ( Gazeteci- Almanya)</p>

<p>107- Yener Orkunoğlu (Yazar- Almanya)</p>

<p>108- Selma Koçiva ( Yazar- Almanya)</p>

<p>109- Mehmet Taş (Yazar- İngiltere)</p>

<p>110- Selman Şimşek (Şair, Yazar, Yayıncı - Hollanda)</p>

<p>111- Gülnar Meral ( Şair, Tiyatro Sanatçısı- Hollanda)</p>

<p>112- Berin Uyar ( Yazar- Almanya)</p>

<p>113- Nilüfer Yıldırım ( Şair- Hollanda)</p>

<p>114- Erkan Pehlivan ( Gazeteci- Almanya)</p>

<p>115- Çağdaş Gökbel ( Gazeteci- Yazar İrlanda)</p>

<p>116- Vicdan Özerdem (Yazar- Almanya)</p>

<p>117- Sultan Karataş ( Şair, Yazar- İngiltere)</p>

<p>118- Seda Şanlıer (Gazeteci- İsveç)</p>

<p>119- Aslı Erdoğan ( Yazar- Almanya)</p>

<p>120- Erhan Eren ( Yapımcı- Yönetmen- Almanya)</p>

<p>121- Olcay Jennings ( Çevirmen- İngiltere)</p>

<p>122- Bahar Kimyongör ( Yazar- Belçika)</p>

<p>123- Mustafa Bozdurgut (Gazeteci- Almanya)</p>

<p>124- Haydar Doğan (Şair Yazar- Hollanda)</p>

<p>125- Öncü Göçebe ( Müzisyen- İngiltere)</p>

<p>126- Bülent Koçuroğlu ( Yazar Sanatçı- Hollanda)</p>

<p>127- Hakan Erol ( Gazeteci Yazar- Almanya)</p>

<p>128- Sevim Ünal ( Ressam Yazar- Belçika)</p>

<p>129- Birgül Göker Perdisa ( Gazeteci Yazar- İtalya)</p>

<p>130- Şükrü Bağcı ( Şair- Almanya)</p>

<p>131- Gülsen Gülbeyaz (Yazar - Almanya)</p>

<p>132- Vehbi Koca (Fotoğraf Sanatçısı- İngiltere)</p>

<p>133- Nedim Şahin ( Sanatçı Almanya)</p>

<p>134- Hasan Subaşı ( Gazeteci- Almanya)</p>

<p>135- Cumali Yağmur ( Gazeteci- Almanya)</p>

<p>136- Birol Keskin ( Gazeteci - Almanya)</p>

<p>137- Yunus Ülger ( Gazeteci, Yazar- Almanya)</p>

<p>138- Mehmet Yıldız ( Gazeteci, Yazar- Almanya)</p>

<p>139- Bektaş Tosun ( Şair, Yazar- Hollanda)</p>

<p>140- Hüseyin Eryılmaz ( Şair- Belçika)</p>

<p>141- Temel Işık ( Gazeteci -Almanya)</p>

<p>142- Mehmet Ötün ( Müzisyen - Almanya)</p>

<p>143- Başak Canda (Gazeteci, Yazar- Belçika)</p>

<p>144- Özcan Buze ( Gazeteci Yazar- Norveç)</p>

<p>145- İlhan İşözen ( Ebru Sanatçısı- Almanya)</p>

<p>146- Orhan İşözen ( Ebru Sanatçısı- Almanya)</p>

<p>147- Demir Sönmez (Gazeteci Yazar- Fotoğraf sanatçısı)</p>

<p>148- Kemal Yalçın ( Yazar- Almanya)</p>

<p>149- Necdet Yüksekbaş ( Şair- Hollanda)</p>

<p>150- Sidem Samsun ( Yazar- Almanya)</p>

<p>151- Ufuk Uyanık ( Karikatürist- İngiltere)</p>

<p>152- Hüseyin Kaplan ( Müzisyen- İngiltere)</p>

<p>153- Kazım Doğan (Gazeteci- Almanya)</p>

<p>154- Ali Çolak (Müzisyen- Almanya)</p>

<p>155- Yusuf Demir ( Yazar, TV Programcısı- Almanya)</p>

<p>156 -Dilek Dizdar (Yazar- Almanya)</p>

<p>157- Aliriza Güler ( Gazeteci- Almanya)</p>

<p>158- Muzaffer Topgume ( Müzisyen Belçika)</p>

<p>159- Nafiz Özbek ( Yazar- Almanya)</p>

<p>160- Hüseyin Şenol (Gazeteci- Almanya)</p>

<p>161- Ekin Kapusuz (Basın Sözcüsü- Almanya)</p>

<p>162- Bahattin Gemici ( Şair, Yazar- Almanya)</p>

<p>163- Adnan Aytaç ( Gazeteci- Almanya)</p>

<p>164- Gülay Kılıçdoğan ( Rejisör- Almanya)</p>

<p>165- Hilmi Tozan ( Halkla İlişkiler Uzmanı- Almanya)</p>

<p>166- Mehmet Tepebaşı ( Yazar- Hollanda)</p>

<p>167- Ömer Yaprakkıran (Grafiker- Almanya))</p>

<p>168- Tuncay Yıldırım ( Gazeteci- Almanya)</p>

<p>169- Halil İçöz (Yazar- Almanya)</p>

<p>170- Turan Akpınar (Yazar Almanya)</p>

<p>171- Nafize Can (Ressam- Belçika)</p>

<p>172- Enver Enli (Gazeteci Yazar- Almanya)</p>

<p>173- Yaşar Ekin (Şair Yazar- Almanya)</p>

<p>174. Halil Beran ( Yazar- Almanya)</p>

<p>175- Prof. Dr. Kemal Bozay ( Akademisyen Yazar- Almanya)</p>

<p>176- Ali Baran ( Sanatçı- Almanya)</p>

<p>177- Ozan Özgür Çağdaş ( Müzisyen- İsviçre)</p>

<p>178- Ümit Erzurumlu ( Ressam- İngiltere)</p>

<p>179- Ahmetcan Uzlaşık ( Gazeteci Yazar / Şair Belçika)</p>

<p>180- Ahmet Güven ( Yazar- İngiltere)</p>

<p>181- Akman Gedik ( Şair Yazar- Almanya)</p>

<p>182- Yaver Zeytinoğlu ( Yazar- Belçika)</p>

<p>183- Ali Rıza Orman ( Yazar- Almanya)</p>

<p>184- Cafer Cebe ( Şair- Almanya)</p>

<p>185- Zafer Yörük ( Akademisyen Yazar- İngiltere )</p>

<p>186- Birgül Solmaz ( Şair- Hollanda)</p>

<p>187- Zafer Albayrak ( Şair Yazar- İsveç)</p>

<p>188- Aytekin Karaçoban ( Şair Çevirmen- Fransa)</p>

<p>189- Nuray Aslan ( Yazar- Almanya)</p>

<p>190- Musa Öztürk (Şair- Hollanda)</p>

<p>191- Bektaş Çağdaş ( Şair, Yazar, Tiyatro Oyuncusu- İsviçre)</p>

<p>192- Ali Kızılgedik ( Yazar Şair- Almanya)</p>

<p>193- Ali Şerik ( Şair- Hollanda)</p>

<p>194- Elif Akyüz ( Yönetmen- Belçika)</p>

<p>195- Ali Yıldırım ( Müzisyen- İsviçre)</p>

<p>196- Volkan Üce ( Yönetmen- Belçika)</p>

<p>197- Serap Kurtbağrı ( Radyo Programcısı- Belçika)</p>

<p>198- Selma Erdemir ( Radyo Programcısı- Belçika)</p>

<p>199- Ali Develioğlu ( Yazar- Hollanda)</p>

<p>200- Erol Buldak (Yazar- Almanya)</p>

<p>201- Bülent Eroğlu ( Tiyatro Yönetmeni- Almanya)</p>

<p>202- Yüksel Şahin ( Şair- Hollanda)</p>

<p>203- İsmail Doğruer ( Gazeteci- Almanya)</p>

<p>204- Nevin Lutz ( Çevirmen Yazar- Almanya)</p>

<p>205- Mehmet Ali Demir ( Gazeteci- Avusturya)</p>

<p>206- Can Ali Türkmen ( Müzisyen Fotoğraf Sanatçısı- Almanya)</p>

<p>207- Ali Erenler ( Şair- Almanya)</p>

<p>208- ( Asaf Demirhan ( Yazar- Almanya)</p>

<p>209- Gülcan Kahraman ( Şair- Belçika)</p>

<p>210- Doğuş Sarpkaya ( Eleştirmen Editör- Almanya)</p>

<p>211- Cemal Özkan Esrari ( Ressam Şair- Hollanda)</p>

<p>212- Leyla Gün Gürsel ( Yönetmen- Fransa)</p>

<p>213- Zeynep Hayır ( Gazeteci Yazar Müzisyen- Almanya)</p>

<p>214- Hamza Yalçın ( Yazar- İsveç)</p>

<p>215- Mehmet Güzel ( Yazar- İsveç)</p>

<p>216- Şenay Tosun ( Yazar- Hollanda)</p>

<p>217- Gülten Abacı ( Yazar- Almanya)</p>

<p>218- Yıldız Akalın ( Yazar- Almanya)</p>

<p>219- Mehmet Aydoğdu (Ressam- Belçika)</p>

<p>220- Hasan Arslan ( Yazar- Almanya)</p>

<p>Bu ortak bildiri, Deniz Göktaş'ın tutuklanmasının ardından Avrupa'dan gelen en geniş katılımlı kültür ve sanat dayanışması açıklamalarından biri olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM, YAZARLAR</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/avrupadan-deniz-goktas-icin-ortak-ses-mizah-suc-degildir-derhal-serbest-birakilsin</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 22:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/000.JPG" type="image/jpeg" length="93662"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berlin'de Deniz Göktaş'a destek eylemi: Ezhel'den Cem Karaca'lı mesaj]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/berlinde-deniz-goktasa-destek-eylemi-ezhelden-cem-karacali-mesaj</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/berlinde-deniz-goktasa-destek-eylemi-ezhelden-cem-karacali-mesaj" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasını protesto etmek amacıyla Almanya'nın başkenti Berlin'deki Oranienplatz'ta (Oranien Meydanı) bir dayanışma gösterisi düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiyeli göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı Kreuzberg semtindeki eyleme yüzlerce kişi katıldı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle "dini değerleri aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla yurt dışından dönüşünde İstanbul Havalimanı'nda ters kelepçeyle gözaltına alınarak tutuklanan Göktaş'a destek amacıyla düzenlenen gösteriyi, kendisi de stand-up komedyeni olan Şafak Salda ile yaşamını Berlin'de sürdüren rap sanatçısı Ezhel organize etti.</p>

<p><img alt="" height="476" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/27.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Rap sanatçısı Ezhel, etrafında heyecanla ne söyleyeceğini bekleyen destekçilerine, Cem Karaca'nın "Düştüm mapus damlarına / Öğüt veren bol olur / Toplasam o öğütleri / Buradan köye yol olur" dizeleriyle seslendi.</p>

<p><img alt="" height="440" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/00-6.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Deniz Göktaş'ın tutuklanmasını protesto etmek için bir araya gelen yüzlerce kişinin ilgiyle dinlediği Ezhel, "Bugün Berlin'de harika bir gün oldu. Özgürlüğe inanan birçok arkadaşımız Deniz'i yalnız bırakmadı" dedi.</p>

<p><img alt="" height="532" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/b-2.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="803" /></p>

<p>Bir sonraki eylemde daha kalabalık olacaklarını belirten Ezhel, "İnsanların yüzündeki mücadele azmini görmek bizim için harikaydı" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" height="517" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin0.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="798" /></p>

<p>Fotoğraflar: Mustafa Temel</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/berlinde-deniz-goktasa-destek-eylemi-ezhelden-cem-karacali-mesaj</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 19:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/ezhel-3.JPG" type="image/jpeg" length="97243"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deniz Göktaş'a Hamburg'dan destek: "Sanat susturulamaz, mizah suç değildir"]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/deniz-goktasa-hamburgdan-destek-sanat-susturulamaz-mizah-suc-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/deniz-goktasa-hamburgdan-destek-sanat-susturulamaz-mizah-suc-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de komedyen Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisindeki ifadeleri nedeniyle tutuklanmasının ardından Almanya'nın Hamburg kentinde yaşayan Türkiye kökenli sanatçılar ortak bir bildiri yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hamburg merkezli tiyatro grupları ve sanat emekçilerinin imzasını taşıyan açıklamada, "Sanat susturulamaz. Mizah suç değildir. İfade özgürlüğü demokratik toplumların vazgeçilmez temelidir" denilerek Göktaş'ın ve düşüncelerini ifade ettikleri için tutuklanan tüm sanatçıların serbest bırakılması istendi.</strong></p>

<p><strong>"Sanat düşüncenin ve eleştirinin en güçlü ifade alanıdır"</strong></p>

<p>Tiyatro Asmin öncülüğünde hazırlanan açıklamada, Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisinin ardından İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alınarak tutuklanmasının kaygıyla karşılandığı belirtilerek, bu uygulamanın ifade ve sanat özgürlüğüne yönelik kabul edilemez bir müdahale olduğu vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada, sanatın düşüncenin, eleştirinin ve mizahın en güçlü ifade alanlarından biri olduğuna dikkat çekildi. Bir komedyenin ya da herhangi bir sanatçının sahnede dile getirdiği sözlerin tartışılabileceği, eleştirilebileceği veya beğenilmeyebileceği, ancak bunun cezai yaptırımla karşılık bulmasının demokratik toplum ilkeleriyle bağdaşmadığı ifade edildi.</p>

<p><strong>"Mizah yüzyıllardır toplumsal eleştirinin en etkili aracıdır"</strong></p>

<p>Sanatçılar, mizahın tarih boyunca toplumsal eleştirinin en etkili araçlarından biri olduğuna dikkat çekerek, farklı düşüncelerin özgürce ifade edilebildiği demokratik bir ortamın güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Ortak bildiride şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Sanatçılar toplumun aynasıdır. Mizah ise yüzyıllardır toplumsal eleştirinin en etkili araçlarından biridir. Sanatı ve mizahı cezalandırmak yerine, farklı düşüncelerin özgürce ifade edilebildiği demokratik bir ortamın güçlendirilmesi gerekmektedir."</p>

<p><strong>"Yalnızca Deniz Göktaş için değil"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, yalnızca Deniz Göktaş'ın değil, düşüncelerini ifade ettikleri için özgürlüklerinden mahrum bırakılan tüm tiyatrocuların, müzisyenlerin ve sanatçıların serbest bırakılması talep edildi.</p>

<p>Bildiri, "Sanat susturulamaz. Mizah suç değildir. İfade özgürlüğü demokratik toplumların vazgeçilmez temelidir." sözleriyle sona erdi.</p>

<p><img alt="" height="380" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/asmin.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="690" /></p>

<p><strong>Çok sayıda sanatçı ve kültür insanı imzaladı</strong></p>

<p>Ortak açıklamaya, <strong>Tiyatro Asmin</strong> öncülüğünde yönetmen <strong>Ferman F. Karayığit</strong>, yönetmen <strong>Reyhan Kuyumcu</strong>, yönetmen <strong>Mehmet Esatoğlu</strong>, tiyatrocular <strong>Kasım Palabıyık</strong>, <strong>Fatma Çiftçi</strong>, <strong>Serpil Yıldız</strong>, <strong>Nurcan Keskin</strong> ve <strong>Ali Rıza Korkut</strong>, ressam <strong>Leyla Dönmez Suveren</strong>, müzisyenler <strong>Ali Temiz</strong>, <strong>Maviş Güneşer</strong>, <strong>Gülşure Keskin</strong> ve <strong>Taner Tanrıverdi</strong>, yazarlar <strong>Orhan Çelik</strong> ile <strong>Sevim Tarhan</strong> imza attı.</p>

<p>Ayrıca <strong>Migra Kunst e.V.</strong> adına <strong>Nida Sevindik</strong>, <strong>Meryem Ağgül</strong>, <strong>Nuhmettin Karagül</strong> ve <strong>Pakize Palabıyık</strong> da ortak bildiriyi destekleyen isimler arasında yer aldı.</p>

<p><strong>"İfade özgürlüğü demokrasinin temelidir"</strong></p>

<p>Hamburg'dan yapılan ortak çağrı, Almanya'da yaşayan Türkiye kökenli sanatçıların ifade ve sanat özgürlüğü konusundaki ortak duruşunu ortaya koyarken, bildiride demokratik toplumlarda sanatın ve mizahın cezalandırılmaması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Deniz Göktaş'ın tutuklanmasına yönelik uluslararası tepkilerin giderek büyüdüğü bir dönemde yayımlanan açıklama, yurt dışındaki sanat çevrelerinden gelen en kapsamlı dayanışma mesajlarından biri olarak değerlendiriliyor</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, HAMBURG, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/deniz-goktasa-hamburgdan-destek-sanat-susturulamaz-mizah-suc-degildir</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/asmin1.jpg" type="image/jpeg" length="72501"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deniz Göktaş'ın tutuklanması dünya gündeminde: Uluslararası tepki büyüyor]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/deniz-goktasin-tutuklanmasi-dunya-gundeminde-uluslararasi-tepki-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/deniz-goktasin-tutuklanmasi-dunya-gundeminde-uluslararasi-tepki-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Komedyen Deniz Göktaş'ın YouTube'da milyonlarca kez izlenen stand-up gösterisinin ardından tutuklanması, yalnızca Türkiye'de değil uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa'nın önde gelen yazar kuruluşlarından PEN Berlin, Göktaş'ın derhal serbest bırakılmasını isterken, çok sayıda uluslararası medya kuruluşu da tutuklamayı Türkiye'de ifade özgürlüğü tartışmalarının yeni bir örneği olarak değerlendirdi.</strong></p>

<p><strong><img alt="" height="533" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/deniz-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></strong></p>

<p><strong>Dış basında geniş yankı buldu</strong></p>

<p>Deniz Göktaş'ın tutuklanması, uluslararası basında da geniş yer buldu.</p>

<p><strong>BBC</strong>, Göktaş'ın İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde savcılık sorgusunun ardından mahkeme tarafından tutuklandığını yazdı.</p>

<p>Haberde komedyene "Cumhurbaşkanına hakaret" ile "dini değerleri alenen aşağılama" suçlamalarının yöneltildiği belirtilirken, Göktaş'ın savcılık ifadesinde herhangi bir dini inanca sahip kişileri incitme amacı taşımadığını söylediği aktarıldı.</p>

<p>BBC'ye göre Göktaş ayrıca "diktatör" ifadesinin Türkiye'de uzun süredir kamuoyunda tartışılan bir kavram olduğunu belirterek Cumhurbaşkanı'na hakaret suçlamasını reddetti.</p>

<p>Haberde, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın cuma hutbesinde isim vermeden söz konusu gösteriye atıfta bulunduğu bilgisine de yer verildi.</p>

<p><strong>Euronews ve Deutsche Welle: Havalimanında gözaltına alındı</strong></p>

<p><strong>Euronews</strong>, 32 yaşındaki komedyenin yurt dışı tatilinden döndüğü sırada İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alındığını aktardı.</p>

<p><strong>Deutsche Welle</strong> ise soruşturmanın, gösteriden alınan görüntülerin sosyal medyada milyonlarca kişiye ulaşmasının ardından başlatıldığını yazdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>AP: Baskılar sanatçılara da yöneldi</strong></p>

<p><strong>Associated Press (AP)</strong>, Deniz Göktaş'ın gösterisinin internette geniş kitlelere ulaşmasının ardından hakkında "dini değerleri aşağıladığı" gerekçesiyle soruşturma açıldığını aktardı.</p>

<p>Ajans, son dönemde Türkiye'de ifade özgürlüğüne yönelik baskıların yalnızca siyasetçi ve gazetecilerle sınırlı kalmadığını, sanat ve eğlence dünyasından isimlerin de soruşturma ve gözaltılarla karşı karşıya kaldığını değerlendirdi.</p>

<p><strong>Bloomberg: Erdoğan'a hakaret suçlaması</strong></p>

<p><strong>Bloomberg</strong>, Göktaş'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret ettiği ve dini değerlere yönelik ifadeleri nedeniyle tutuklandığını duyurdu.</p>

<p>Haberde, davanın Türkiye'de ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdiği vurgulandı.</p>

<p><strong>PEN Berlin: "Mizah suç değildir"</strong></p>

<p>Almanya'nın önemli yazar örgütlerinden PEN Berlin, yayımladığı açıklamada Deniz Göktaş'ın tutuklanmasını protesto etti.</p>

<p>Açıklamada, Göktaş'ın geçen hafta <strong>"Ölü Deniz"</strong> adlı gösterisinin tamamını reklamsız olarak YouTube'da yayımladığı, kısa sürede yaklaşık 10 milyon izlenmeye ulaştığı ve kendi kuşağının en önemli mizah seslerinden biri olduğu belirtildi.</p>

<p>PEN Berlin, Göktaş'ın gösterisinde yalnızca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ve İslam'ı değil, kendisini, yetiştiği Alevi-sol çevreyi ve toplumun farklı kesimlerini de mizahın konusu yaptığını vurgulayarak, bunun nefret söylemi değil, eleştirel ve zekice hazırlanmış bir stand-up gösterisi olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>YouTube gösterisi milyonlara ulaştı</strong></p>

<p>Deniz Göktaş, geçen hafta Harbiye Açıkhava Sahnesi'nde gerçekleştirdiği "Ölü Deniz" gösterisinin kaydını YouTube kanalında yayımlamıştı.</p>

<p>Gösteri kısa sürede yaklaşık 10 milyon izlenmeye ulaşırken, özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan ve din üzerine yaptığı espriler sosyal medyada yoğun şekilde paylaşılmıştı.</p>

<p><strong>Soruşturma YouTube gösterisinin ardından başlatıldı</strong></p>

<p>Komedyen Deniz Göktaş, Harbiye Açıkhava Sahnesi'nde sahnelediği "Ölü Deniz" adlı gösterisinin YouTube'da yayımlanmasının ardından hakkında başlatılan soruşturma kapsamında, Hollanda'daki tatilini yarıda keserek Türkiye'ye döndü.</p>

<p>İstanbul Havalimanı'ndaki pasaport kontrolü sırasında gözaltına alınan Göktaş, Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Geceyi nezarethanede geçiren komedyen, ertesi gün Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde savcılığa ifade verdi. İfadesinin ardından "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" ile "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla tutuklanması talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilen Göktaş, suçlamaları reddetmesine rağmen tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/deniz-goktasin-tutuklanmasi-dunya-gundeminde-uluslararasi-tepki-buyuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 20:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/goktas.jpg" type="image/jpeg" length="84229"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya: Ezhel'den Deniz Göktaş'ın tutuklanmasına karşı dayanışma çağrısı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-ezhelden-deniz-goktasin-tutuklanmasina-karsi-dayanisma-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/almanya-ezhelden-deniz-goktasin-tutuklanmasina-karsi-dayanisma-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'da bir süredir sürgünde yaşayan rap müziğin önde gelen isimlerinden Ezhel, komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasına karşı yarın Berlin'deki Oranienplatz'da düzenlenecek dayanışma eylemine çağrı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye'de komedyen Deniz Göktaş'ın son gösterisinde yaptığı bazı espriler nedeniyle tutuklanmasına ülke içinde ve yurt dışında tepkiler büyüyor.</strong></p>

<p>Almanya'da yaşayan Ezhel, Göktaş'ın tutuklanmasına karşı Berlin'de düzenlenecek protesto gösterisine çağrı yaptı.</p>

<p>Ezhel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda <strong>“Deniz Göktaş'ın tutuklanması, sadece bir komedyenin değil; mizahın, sanatın ve ifade özgürlüğünün de yargılanması anlamına geliyor. Yarın sesimizi barışçıl bir şekilde yükseltmek, ifade özgürlüğüne sahip çıkmak ve dayanışmamızı göstermek için buluşuyoruz”</strong> dedi.</p>

<p>Ezhel, yarın saat 13.00’te Oranienplatz, Berlin’de yapılacak eyleme çağrıda bulundu: “İfade özgürlüğü herkes içindir. Bugün susarsak, yarın konuşacak alanımız daha da daralır. Gelebilen herkesi bekliyoruz.”</p>

<p>İşte o paylaşım:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="589" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/ezhel-2.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="342" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/almanya-ezhelden-deniz-goktasin-tutuklanmasina-karsi-dayanisma-cagrisi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 18:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/07/berlin-20.JPG" type="image/jpeg" length="78702"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de Deniz Göktaş'ın gösterisine sansür: X'teki paylaşımlar görünmez kılındı]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/turkiyede-deniz-goktasin-gosterisine-sansur-xteki-paylasimlar-gorunmez-kilindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/turkiyede-deniz-goktasin-gosterisine-sansur-xteki-paylasimlar-gorunmez-kilindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YouTube'da milyonlarca kişi tarafından izlenen "Ölü Deniz" gösterisinden paylaşılan iki video, "milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle Türkiye'de görünmez kılındı. Karar, hem sosyal medyada hem de siyaset ve medya dünyasında yeni bir sansür tartışmasını beraberinde getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Komedyen Deniz Göktaş'ın büyük ilgi gören "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisinden paylaşılan iki video, 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi kapsamında "milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle erişime engellendi.</strong></p>

<p>İfade Özgürlüğü Derneği'nin (İFÖD) internet sansürlerini takip eden platformu EngelliWeb, X'te paylaşılan iki kesitin mahkeme kararı doğrultusunda Türkiye'den görünmez kılındığını duyurdu.</p>

<p>Engellenen iki paylaşımın toplamda 7 milyondan fazla görüntülenmeye ulaştığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kısa sürede milyonlara ulaştı</strong></p>

<p>Deniz Göktaş'ın 1 Haziran'da Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda sahnelediği <strong>"Ölü Deniz"</strong> gösterisi, 24 Haziran'da YouTube kanalında ücretsiz olarak yayımlandı.</p>

<p>Yaklaşık 90 dakikalık politik mizah gösterisi, kısa sürede 4,5 milyondan fazla izlenmeye ulaşırken sosyal medyada en çok konuşulan içerikler arasına girdi. Gösteriden paylaşılan kısa videolar da X başta olmak üzere sosyal medya platformlarında geniş yankı uyandırdı.</p>

<p>Göktaş, gösterisini herhangi bir ücretli dijital platform yerine doğrudan YouTube üzerinden herkesin erişimine açmayı tercih etti. Dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise videoda YouTube'un para kazanma (monetizasyon) özelliğinin de aktif edilmemesi oldu. Böylece milyonlarca kez izlenen gösteri, izleyicilere reklam gösterilmeden ücretsiz olarak sunuldu. Bu tercih de sosyal medyada en çok konuşulan başlıklardan biri haline geldi.</p>

<p>Göktaş, gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, diploma tartışmaları, Saraçhane protestoları, CHP'deki "mutlak butlan" tartışmaları, gözaltılar, YouTube haberciliği ve siyasi ideolojiler gibi Türkiye gündemindeki birçok konuya mizahi bir dille değindi.</p>

<p><strong>Sansür tartışması yeniden gündemde</strong></p>

<p>İfade Özgürlüğü Derneği'ne (İFÖD) göre erişim engeli, 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi uyarınca "milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle alındı. Karar sonrasında ilgili paylaşımlar X tarafından Türkiye'den erişilemez hale getirildi.</p>

<p>2007 yılında yürürlüğe giren 5651 sayılı Kanun, internet yayınlarının düzenlenmesini amaçlasa da, uzun yıllardır ifade özgürlüğünü sınırladığı ve sansür amacıyla kullanılabildiği yönündeki eleştirilerin odağında bulunuyor.</p>

<p><strong>Gösteri siyasetin de gündemine girdi</strong></p>

<p>Gösteri yalnızca sosyal medyada değil, siyasi çevrelerde de tartışma yarattı.</p>

<p>AKP eski MKYK Üyesi Şamil Tayyar, Deniz Göktaş'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik ifadelerini eleştirerek, bunların "mizah değil hakaret" olduğunu savundu.</p>

<p>Tayyar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Ağır eleştiriyi mizahta bir yere kadar kabul ediyorum. Fakat doğrudan hakaret edip 'haha huhu' diyerek densizliğin şaka ambalajıyla sunulmasının mizahla hiçbir ilgisi olamaz." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Fatih Altaylı: "Çok güldüm"</strong></p>

<p>Gazeteci Fatih Altaylı ise gösteriye ilişkin yaptığı değerlendirmede farklı bir yaklaşım sergiledi.</p>

<p>Göktaş'ın kendisi, Celal Şengör ve merhum İlber Ortaylı hakkında yaptığı esprilere değinen Altaylı, "Ne yalan söyleyeyim, çok güldüm." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gösterinin siyasi içeriği nedeniyle Göktaş adına kaygı duyduğunu belirten Altaylı, asıl endişesinin komedyenin troll saldırılarının hedefi haline gelmesi olduğunu söyledi.</p>

<p>Deniz Göktaş'ı Cem Yılmaz ile kıyaslayan yorumları da eleştiren Altaylı, iki komedyenin tarzlarının tamamen farklı olduğunu belirterek, "Ben Deniz'i Cem Yılmaz'la değil, Trevor Noah ile karşılaştırırım. Karşılaştırma da Deniz'in lehine sonuçlanırdı." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ksaVzHyClto?rel=0" width="640"></iframe></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KÜLTÜR, MAGAZİN, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SİYASET, TEKNOLOJİ, TÜRKİYE, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/turkiyede-deniz-goktasin-gosterisine-sansur-xteki-paylasimlar-gorunmez-kilindi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/denizgoktas.JPG" type="image/jpeg" length="11716"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Futbolun ötesinde bir hikâye: Mesut Özil’in yaşamı tiyatro sahnesinde]]></title>
      <link>https://www.avrupa-postasi.com/futbolun-otesinde-bir-hikaye-mesut-ozilin-yasami-tiyatro-sahnesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.avrupa-postasi.com/futbolun-otesinde-bir-hikaye-mesut-ozilin-yasami-tiyatro-sahnesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir dönem Almanya Milli Takımı'nın en önemli yıldızları arasında yer alan ve 2014 Dünya Kupası zaferinin mimarlarından biri olarak gösterilen Mesut Özil, bu kez futbol sahalarında değil tiyatro sahnesinde gündeme geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bremen'de sahnelenen "Der Zauberer von Öz – Eine Fußballtragödie" (Öz'ün Sihirbazı – Bir Futbol Trajedisi) adlı oyun, Özil'in kariyerini ve özellikle 2018 sonrası yaşadığı tartışmaları merkezine alıyor.</strong></p>

<p><strong>Bir futbolcunun ötesine geçen hikâye</strong></p>

<p>Theater Bremen tarafından sahnelenen oyun, yazar Akın Emanuel Şipal tarafından kaleme alındı. Eser, Mesut Özil'in futbol kariyerini yalnızca sportif başarılar üzerinden değil, Almanya'daki göç, aidiyet, kimlik, entegrasyon ve ayrımcılık tartışmaları ekseninde ele alıyor.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/akin-emanuel-sipal.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Oyunun merkezinde, 2018 yılında Mesut Özil ile Almanya Milli Takımı'nda forma giyen Türk kökenli futbolcuların, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile çektirdiği fotoğrafın ardından başlayan tartışmalar yer alıyor. Söz konusu fotoğraf, Almanya'da siyaset, medya ve sosyal medyada uzun süre gündem olmuş; Özil ağır eleştirilere maruz kalmıştı.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/mesut-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Dünya şampiyonluğundan istifaya</strong></p>

<p>Gelsenkirchen doğumlu Mesut Özil, genç yaşta profesyonel futbola adım attıktan sonra Almanya'nın en önemli futbol yıldızlarından biri haline geldi. 2010 yılında entegrasyona katkıları nedeniyle ödüllendirilen Özil, 2014 Dünya Kupası'nı kazanan Alman Milli Takımı'nın da kilit isimleri arasında yer aldı.</p>

<p>Ancak 2018'deki fotoğraf krizi sonrasında kamuoyunda yoğun bir tartışmanın odağına yerleşti. Aylar süren eleştirilerin ardından milli takımı bırakan Özil, dönemin futbol federasyonu yöneticilerini, sponsorları ve medyayı çifte standart uygulamakla suçlamıştı. Özil'in o dönemde yaptığı "Kazandığımızda Alman, kaybettiğimizde göçmen oluyorum" açıklaması uzun süre tartışılmıştı.</p>

<p><strong>"Öz'ün Sihirbazı": Futbol, siyaset ve toplum</strong></p>

<p>Oyunda Mesut Özil'in hayatı gerçekçi bir biyografi olarak değil, masalsı ve çok katmanlı bir anlatımla sahneye taşınıyor. Futbol, popüler kültür, siyaset ve toplumsal kutuplaşma iç içe geçirilirken, Özil'in kariyeri üzerinden Almanya toplumundaki kırılmalar ve aidiyet tartışmaları da sorgulanıyor.</p>

<p><img alt="" height="392" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/2-144.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="588" /></p>

<p>Daha önce "İstanbul" ve "Mutter Vater Land" gibi yapıtlarıyla dikkat çeken Akın E. Şipal'in eseri, futbolun yalnızca bir spor olmadığını; aynı zamanda toplumsal ve siyasi tartışmaların da bir parçası haline gelebildiğini gösteriyor.</p>

<p>Oyun, Bremen'deki gösterimlerinde Türkçe ve İngilizce üst yazıyla sahnelendi.</p>

<p><strong>ZDF de Özil'i mercek altına aldı</strong></p>

<p>Mesut Özil'in yaşam öyküsü ve kamuoyunda yarattığı tartışmalar yalnızca tiyatro sahnesine taşınmadı. Almanya'nın kamu yayın kuruluşlarından ZDF de kısa süre önce Özil'in kariyerini, milli takım yıllarını ve 2018 sonrasında yaşanan gelişmeleri konu alan [video color="bg-primary"][/video] <a href="https://www.zdf.de/dokus/mesut-oezil-zu-gast-bei-freunden-100" rel="nofollow">üç bölümlük bir belgesel </a>yayımladı.</p>

<p>Hem tiyatro oyunu hem de belgesel, Mesut Özil'in hikâyesinin yalnızca bir futbolcunun kariyerinden ibaret olmadığını; Almanya'da göç, kimlik, entegrasyon ve toplumsal aidiyet tartışmalarının da önemli bir parçası haline geldiğini bir kez daha ortaya koyuyor.</p>

<p><img alt="" height="800" src="https://avrupa-postasicom.teimg.com/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/erdo-34.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Ne olmuştu?</strong></p>

<p>Tartışmalar, Mayıs 2018'de Mesut Özil, İlkay Gündoğan ve Cenk Tosun'un Londra'da AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelmesiyle başladı. Türkiye'deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinden kısa süre önce gerçekleşen görüşmede futbolcular Erdoğan'a imzalı formalar hediye etti.</p>

<p>Özellikle İlkay Gündoğan'ın formasına el yazısıyla yazdığı <strong>"Sayın Cumhurbaşkanıma büyük saygılarımla"</strong> notu Almanya'da yoğun eleştirilere neden oldu. Bazı siyasetçiler ve yorumcular, Almanya'da sık sık "diktatör" olarak nitelendirilen Erdoğan ile poz veren milli takım oyuncularının Alman Milli Takımı'nı temsil etmesinin sorgulanması gerektiğini savundu.</p>

<p>Görüşmenin ardından futbolcular uzun süre kamuoyuna ayrıntılı bir açıklama yapmadı. Özil, sosyal medya hesabında yalnızca takım arkadaşları Gündoğan ve Tosun ile çekilmiş bir fotoğraf paylaşırken, Erdoğan'ın görüşmede yer aldığı fotoğrafları kendi hesabından yayımlamadı.</p>

<p>Ancak tartışmalar dinmedi. 2018 Dünya Kupası'nda Almanya'nın erken elenmesinin ardından eleştirilerin merkezine yerleşen Mesut Özil, daha sonra milli takımı bırakarak Alman Futbol Federasyonu'nu (DFB), medyayı ve sponsorları çifte standart uygulamakla suçladı.</p>

<p>Arsenal'li futbolcu Mesut Özil, Twitter hesabından paylaştığı mesajda, Erdoğan ile çektirdiği fotoğrafı savunarak "Bu saygının gereğidir, siyasi amacı yoktur" demişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, GENEL, GÖÇ POLİTİKALARI, GÜNDEM, KÜLTÜR, MEDYA, ÖZEL HABER, POLİTİKA, SPOR, TÜRKİYE</category>
      <guid>https://www.avrupa-postasi.com/futbolun-otesinde-bir-hikaye-mesut-ozilin-yasami-tiyatro-sahnesinde</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://avrupa-postasicom.teimg.com/crop/1280x720/avrupa-postasi-com/uploads/2026/06/tiyatro-2.jpeg" type="image/jpeg" length="47233"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
